PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Evrim'e Soru


Evren34
04-03-2011, 15:33
Taylan arkadasımın verdigi evrimteorisi.org adresini iyice inceledim ve bir kac sorum olucak

1.Balinanın evrimini anlatan video'da anlatılmak istenen canlının bulundugu ortama ayak uydurması bu canlı bir memeliyse cok cok uzun zaman sonra suyun altında sudaki oksijeni kullanarak hava almayı kendine ayarlayamazmı? yani ortama ayak uyduramazmı? esen kalın

taylan
04-03-2011, 17:10
Saygıdeğer Evren,

Balina bir kara memelisinin denize uyum sağlamış torunudur. Bir memeli vücudunu hidrodinamik bir hale getirmek isterseniz balina evrimindeki aşamalara bakmanız yeterlidir. Bakınız mesela ön kol durumunu ele alalım. Aşağıdaki çizim ön kolun atadan toruna nasıl konumlandığını gösteriyor:

http://evolution.berkeley.edu/evolibrary/images/evo/whaleancestors3.gif

Ayrıca tüm iskeletin konumu için bu çizime bir göz atalım:

http://5xjkig.bay.livefilestore.com/y1paKiACnzI9Dn9SYd0ru4QE3UG2_gYlSWMDVX0jfMly_zy6_G cyEKMaPRfHRuEoY3RWtU6AVPxQtEadGSP918CRpG8qgz9dgzu/Whale%20Evolution%20(Large).jpg

Bu canlının atası olarak bilinen Mesonychid suya çok iyi uyum sağlamış, suyu tanıyan ve suya yakın yerlerde avlanarak yaşayan iyi bir yüzücüymüş.

http://www.harunyahya.org/resimler/image002.gif

http://www.digitaljournal.com/img/8/7/8/i/3/6/1/o/indohyus.jpg

Sonra ambulocetus geliyor. İşte burdan itibaren bir memelinin nasıl bir başka deniz memelisine dönüştüğünü görebiliyoruz.

http://news.nationalgeographic.com/news/2009/02/photogalleries/darwin-birthday-evolution/images/primary/090211-05-ambulocetus-missing-link_big.jpg

Bu canlının fosilleri için nette araştırma yapabilirsiniz.


Gelelim sorunuza:

bu canlı bir memeliyse cok cok uzun zaman sonra suyun altında sudaki oksijeni kullanarak hava almayı kendine ayarlayamazmı?

Yani bir memeli tamamen balığa dönüşebilir mi? Hayır dönüşmez. Yani doğal seleksiyon 50 milyon yıl içinde nefes alabilmek için yine havadaki oksijene bağımlı olan bir canlı üretebilmiş. Bir memelinin balığa dönüşmesi mümkün değil. Çünkü evrimde işler böyle yürümüyor. Ortak atadaki materyal ne ise onun üzerinden çalışılır. Balinanın ortak atası bir kara memelisidir. Eldeki kara materyali deniz materyaline bu kadar dönüşebilmiştir. Bir balinayı balık yapamazsınız çünkü balıkla sürüngenin ayrılma noktasında o iş bitmiştir. Aynı filmi tekrar baştan izleme imkanınız olamaz çünkü işin içinde tesadüfi süreçler de var.

Gezegenimizde oksijen ve okyanus varolduğu sürece balina sadece alt varyetelere ve çok daha farklı ama yalnızca memeli bir türe evrilebilir.

Saygılar

Evren34
04-03-2011, 17:54
Sevgili taylan öncelik olrak cevap verdiğiniz için teşekkür ederim,lakin soruma gelince anlamışsınız ama tatmin edici cevap verememişsiniz evrimin temelinde canlı savasarak oldugu ortama ayak uydurur vurgulanması yapılır,bundan yolacıkarak bir kara memelisinin zamanla çok çok derinlere dalması orada hayatını sürdürmesi ve orya tam manasıyla adapde olması gerekir karadan denize geçiş sürecinde mutlaka sudaki oksijeni kullanabilme yeteneği gelişmesi lazımdı balinanın. 50 milyon yıl içinde bu oluşumun olması gerekmezmiydi? tekrar aynı soruyu sorduğum için özür dilerim. Esen kalın

taylan
04-03-2011, 18:10
bundan yola cıkarak bir kara memelisinin zamanla çok çok derinlere dalması orada hayatını sürdürmesi ve orya tam manasıyla adapde olması gerekir karadan denize geçiş sürecinde mutlaka sudaki oksijeni kullanabilme yeteneği gelişmesi lazımdı balinanın.

Evrimde böyle lazımdı şöyle olmalıydı gibi bir tanım yapılamaz. Evet zamanla daha derinlere dalmayı öğrenmişlerdir. Mavi balina bugün çok derinlere dalabiliyor ama yine de hava almak için okyanus yüzeyine çıkıyor. Zaten gereken adaptasyon sağlanmış. Siz bir balinanın tamamen balığa dönüşmesi gerektiğini söylüyorsunuz ben de bu mümkün değil diyorum. Yani balina asla hava almadan yaşayamaz. 50 milyon yılda bir akciğeri sadece hacimsel olarak büyütebilirsiniz bir akciğerden tekrar solungaç oluşmaz. Sanırım sorunuzu anladım aynı soruyu tekrar sormamanızı diliyorum.

Balinalarda, yemek borusu ile soluk borusunun hiçbir irtibatı olmadığından, ağızdan alınan suyun akciğerlere kaçma tehlikesi yoktur. Balinaların akciğerleri çok fazla miktarda hava depolayabilir. Böylece kan yoluyla hücrelerine daha fazla oksijen gider. Uzun dalışlar esnasında kalp atışları ve kan dolaşımları yavaşlar.

İşte bu geçiş bu şekilde olmuştur. Akciğerlerin büyümesi. Her nesilde daha da büyüyen akciğerler canlının daha derin sulara dalmasına yol açan uyumu yani sizin dediğiniz gibi yeteneği sağlamıştır.

Sizin bulmak istediğiniz boşluk şu: Balina hiç su yüzeyine çıkmadan sadece derinlerde yaşayan bir canlı olarak gelişmeliydi. Tamamen su solunumu yapmalıydı.

Atası kara memelisi olan bir canlı neden derin deniz diplerinde hiç hava almadan yaşamak durumunda olsun? Akciğeri olan bir canlının denize uyumu ancak bu şekilde olabilir.

50 milyon yıl çok uzun bir süredir ve bir deniz memelisinin okyanusa gereken uyumu sağlaması için yeterli bir süredir.

Mesela biraz kurgu olsun diye şöyle bir örnek verelim:

İnsanın tamamen suyla kaplı bir dünyada suya adapte olan bir canlıya dönüştüğünü farzedelim. Bizde solungaç çıkmayacaktır. Muhtemel olarak akciğerlerimiz büyüyecek ve zaman içinde parmak arasındaki boşluklar deriyle örtülecek başka türlü bir uyum kurgu bile olsa mümkün görünmüyor. Akciğeri büyüt suda daha uzun süre kalabilmek için daha fazla hava depola. Evrim böyle işliyor. Gezegenimizde bir memeli denizde yaşamak istiyorsa bu yoldan geçecek. Başka bir yol pek mümkün görünmüyor.

Evren34
04-03-2011, 18:45
bundan yola cıkarak bir kara memelisinin zamanla çok çok derinlere dalması orada hayatını sürdürmesi ve orya tam manasıyla adapde olması gerekir karadan denize geçiş sürecinde mutlaka sudaki oksijeni kullanabilme yeteneği gelişmesi lazımdı balinanın.

Evrimde böyle lazımdı şöyle olmalıydı gibi bir tanım yapılamaz. Evet zamanla daha derinlere dalmayı öğrenmişlerdir. Mavi balina bugün çok derinlere dalabiliyor ama yine de hava almak için okyanus yüzeyine çıkıyor. Zaten gereken adaptasyon sağlanmış. Siz bir balinanın tamamen balığa dönüşmesi gerektiğini söylüyorsunuz ben de bu mümkün değil diyorum. Yani balina asla hava almadan yaşayamaz. 50 milyon yılda bir akciğeri sadece hacimsel olarak büyütebilirsiniz bir akciğerden tekrar solungaç oluşmaz. Sanırım sorunuzu anladım aynı soruyu tekrar sormamanızı diliyorum.

Balinalarda, yemek borusu ile soluk borusunun hiçbir irtibatı olmadığından, ağızdan alınan suyun akciğerlere kaçma tehlikesi yoktur. Balinaların akciğerleri çok fazla miktarda hava depolayabilir. Böylece kan yoluyla hücrelerine daha fazla oksijen gider. Uzun dalışlar esnasında kalp atışları ve kan dolaşımları yavaşlar.

İşte bu geçiş bu şekilde olmuştur. Akciğerlerin büyümesi. Her nesilde daha da büyüyen akciğerler canlının daha derin sulara dalmasına yol açan uyumu yani sizin dediğiniz gibi yeteneği sağlamıştır.

Sizin bulmak istediğiniz boşluk şu: Balina hiç su yüzeyine çıkmadan sadece derinlerde yaşayan bir canlı olarak gelişmeliydi. Tamamen su solunumu yapmalıydı.

Atası kara memelisi olan bir canlı neden derin deniz diplerinde hiç hava almadan yaşamak durumunda olsun? Akciğeri olan bir canlının denize uyumu ancak bu şekilde olabilir.

50 milyon yıl çok uzun bir süredir ve bir deniz memelisinin okyanusa gereken uyumu sağlaması için yeterli bir süredir.

Mesela biraz kurgu olsun diye şöyle bir örnek verelim:

İnsanın tamamen suyla kaplı bir dünyada suya adapte olan bir canlıya dönüştüğünü farzedelim. Bizde solungaç çıkmayacaktır. Muhtemel olarak akciğerlerimiz büyüyecek ve zaman içinde parmak arasındaki boşluklar deriyle örtülecek başka türlü bir uyum kurgu bile olsa mümkün görünmüyor. Akciğeri büyüt suda daha uzun süre kalabilmek için daha fazla hava depola. Evrim böyle işliyor. Gezegenimizde bir memeli denizde yaşamak istiyorsa bu yoldan geçecek. Başka bir yol pek mümkün görünmüyor.
Sevgili taylan bir boşluk var evet bunuda her zamanki gibi sorarak bulmamız lazım , 50 milyon yıl çok uzun bir süre ve verdiğiniz şekillerde videoda geçiş sürecinde suya adapte olabilmek için kollar yok oluyo daha iyi yüze bilmesi için kuyruk bölümü yüzgece benziyor,yani tam su icin degisim yasiyo(Evrime göre) bundan dolayıdır hava olayı degisimi gerceklesmemesi kafama takılan en önemli sorundur.Esen kalın

errata
04-03-2011, 19:08
Evren34, balina akciğerlerini nasıl solungaç yapabilir, bu sizce de olması mümkün olmayan çok temel bir mekanizmanın değişimi olmaz mı? Yaşamını devam ettirebilmesi için biyolojik olarak evrilebilecek mekanizmanın işleyişi, varolan sisteme küçük eklenmeler ya da eksilmeler (körlenme) şeklinde olmalıdır. Bu da balinanın neden akciğerden -> solungaca değilde daha ufak akciğerden daha büyüğüne sahip olduğu gerçeğini gayet net açıklıyor.

uyar
04-03-2011, 21:27
sevgili evren kardeş..

bu solungaç meselesi bana insanda da diğer embryolarda oluşan solungaçların ilk şekli brankial arkları çağrıştırdı...

bu konuda aşağıdaki link açıklayıcı

http://musom.marshall.edu/anatomy/grosshom/allppt/pdf/BranchialArchesLectureff.pdf

ayrıca tabii şu kitabı tavsiye ederim:

http://static.ideefixe.com/images/337/337287_2.jpg

sevgiler

taylan
04-03-2011, 22:42
Sayın Uyar, "İçimizdeki Balık" kitabını iki gün önce bitirdim. Tam bir şaheser ve uzun süre kendinden bahsettirecek bir çalışma. Evren arkadaşımızın da mutlaka okuması gerekiyor.

Sevgili taylan bir boşluk var evet bunuda her zamanki gibi sorarak bulmamız lazım , 50 milyon yıl çok uzun bir süre ve verdiğiniz şekillerde videoda geçiş sürecinde suya adapte olabilmek için kollar yok oluyo daha iyi yüze bilmesi için kuyruk bölümü yüzgece benziyor,yani tam su icin degisim yasiyo(Evrime göre) bundan dolayıdır hava olayı degisimi gerceklesmemesi kafama takılan en önemli sorundur.Esen kalın

Değerli Evren, balinada kollar yokolmuyor. Sadece yüzgeç taklit edilmiş. Yüzgecin altında beş parmaklı ön kolu yerli yerinde duruyor. Evet tam anlamıyla bir benzeme söz konusu. Belki bir nevi atavizm.

http://www.locolobo.org/whale_fin_06.jpg

Aslında hava olayı değişiyor. Akciğerin daha çok hava depolayacak şekilde büyümesi önemli bir değişimdir. BU değişim ancak su içinde olabilirdi. Eğer balinanın atası karada yaşayan bir canlı olarak kalsaydı bu değişim gerçekleşmeyebilirdi. Burada kafanıza soru takılmasın. Olay gayet açık ve net. Evrimde geri dönüş olmaz. Yön belli değildir ama geri dönüş de olmaz. Filmi ancak bir kez izleyebilirsiniz.

varolan sisteme küçük eklenmeler ya da eksilmeler (körlenme) şeklinde olmalıdır.

Sayın Jiro evrimde yeni bir eklenme olmaz. Ortak atadaki ana yapı üzerinden çalışılır. Hamuru sağa sola çekiştirirsiniz ama hamura yeni bir hamur parçası katılmaz. Karaya çıkıştaki et yüzgeçlilerin parmak kemikleri bile varolan ana yapıdan gelişmiştir. Belki eksilme vardır ama eklenme olmuyor. Mesela 400 milyon yıldır ana omurgamız ve ona bağlı 5 eklentiden (kafa, kollar ve bacaklar) oluşuyoruz. T sistem. Bu yapıya eklenen belki sırt yüzgeçleri ve dinozor yelkenleri görülebilir ama bunlar da omurganın devamı niteliğindedir. Ana yapıdan bağımsız bir eklenti çıktığı canlılarda görülmemiştir.

Saygılarımla

Saygılar

mahirzz
05-03-2011, 01:26
çok güzel animasyonlar, avatar filminde bunlardan daha güzelini çizebiliyorlar, evrimcilerin hayal güçleri güzel.

taylan
05-03-2011, 01:33
çok güzel animasyonlar, avatar filminde bunlardan daha güzelini çizebiliyorlar, evrimcilerin hayal güçleri güzel.

Bunlar animasyon ya da çizgi film değil sayın Mahirzz. Hepsi fosil bulgulardan elde edilmiş model çizimler. Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmayın.

Saygılar

Evren34
07-03-2011, 16:29
Bunlar animasyon ya da çizgi film değil sayın Mahirzz. Hepsi fosil bulgulardan elde edilmiş model çizimler. Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmayın.

Saygılar

Sevgili Taylan evrimle ilgili bir soru daha zürafanın evrimini anlatırmısınız? esen kalın

taylan
07-03-2011, 17:00
Sayın Evren,

Zürafa çift toynaklılar ailesindendir. Geviş getirir. Kökeni daha ufak tefek geyik türü bir canlıdan gelir. Boyun uzaması, tamamen adaptif bir değişimdir.

Muhtemel ata şu tiptedir. Samotherium.

http://www.oddee.com/_media/imgs/contrib/c9027.jpg

http://dino.disneyjazz.net/flerov/c5_1.jpg

Bugünkü Okapiler zürafaların akrabasıdır.

http://animalhub.info/wp-content/uploads/2010/07/Okapi.jpg

Boyun uzaması ise adaptiftir ve tamamen doğal elenme yoluyla gelişmiştir. Konuyla ilgili bir makaleyi ekte sunuyorum.

http://www.weloennig.de/Giraffe.pdf

Bir de video ekliyorum.

http://www.biyolojiegitim.yyu.edu.tr/f/zurfaanat/zurfaanat.swf

taylan
07-03-2011, 17:24
Develerin evriminden de bahsedelim:

http://www.answersingenesis.org/assets/images/articles/ee/v2/camel-evolution.jpg

http://brianswitek.com/wp-content/uploads/2010/09/camel-evolution-Scott.png

Muhtemel ata poebrotherium dur. Oligocene döneminde (yaklaşık 33 milyon yıl önce) yaşamıştır. Ufak tefek olan bu tarihöncesi memeli otçul devenin atasıdır. Hörgüç yapısı çok sonra oluşmuş. BU gruptan lamalar da türemiştir. Lama devenin Güney Amerika versiyonudur.

http://t0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcQpSufnEZMl-PeR8oQ9ZA-wuddkuvqZGy45h7GuAg-Ql2ThqIhE&t=1

http://0.tqn.com/d/dinosaurs/1/G/M/O/-/-/poebrotheriumWC.jpg

Fosili:

http://farm4.static.flickr.com/3218/2883121387_06e593bb60.jpg

Bir diğer deve atası devasa Titanotylopus. 10 milyon yıl önce pleistosen dönemde yaşadı:

http://hankfox.com/wp-content/uploads/2008/07/titanotylopus_abc.jpg

Evren34
07-03-2011, 18:42
Develerin evriminden de bahsedelim:
]
Sevgili taylan benim bildiğim kadarıyla develer genellikle çölde yaşarlar ve yüksek sıcaklıklar fazla su kaybına ugramadan ilerleyebilirler .bunu konularda evrimini verirseniz sevinirim esen kalın

taylan
07-03-2011, 18:58
Sayın Evren,

Develer ikiye ayrılır. Eski dünya ve Yeni dünya Develeri şeklinde. Eski dünya develerinin memleketi Orta Asya'dır. Her ikisinin de görünüşleri farklıdır ama aynı soydan gelirler. Bugünkü Arap yarımadasındaki develerin soyu Orta Asya'dan gelmektedir. Ayrıca Avustralya 'da bile insan elinden kaçarak ortama uyum sağlamış yabani deve sürüleri tespit edilmiştir. Lamalar, Alpakalar da And dağlarının kuru ve soğuk ortamına uyum sağlamış farklı bir deve türüdür. Kızdığı zaman meşhur tükürüklerini bilmeyen yoktur :)

Yukardaki şemalarda da göründüğü gibi her dönem bir uyum devresini temsil eder. Çöle uyum sağlamış türlerde bu yaşam biçimine uygun yapıların evrimleştiğini görüyoruz. Hörgücün çok sonra ortaya çıkan bir yapı olduğunu görebiliriz. Eski dünya develerinin hörgüçlerinde su değil yağ depolanır. Devegiller kurak bölgelere uyum sağlamışlardır.

Evrimsel taksonomileri çift toynaklılara dahildir. Hatta bu grup balinaları bile içine almaktadır.

Cetartiodactyla (Çift toynaklılar ve balinalar)
|--Devegiller/Topuktabanlılar (Tylopoda)
|--N.N.
|--Suoidea (Domuzgiller ve Pekarigiller)
|--N.N.
|--Gevişgetirenler (Ruminantia)
|--Cetancodonta
|--Su aygırıgiller (Hippopotamidae)
|--Balinalar (Cetacea)

Deve bir topuktabanlı türdür. 20 milyon yıl önce Amerika otlaklarında evrilen bir türden geliyorlar. O zamanlar tamamen ceylan ya da geyiklere benzer bir fenotibi vardı (Bkz. poebrotherium). 4 milyon yıl önce Bering Boğazı kara köprüsü konumundayken Asya'ya geçtiler. Devamını vikipediadan okuyalım:

Topuktabanlılara ait olan en eski kalıntılar Kuzey Amerika'da bulunmuş ve 40-50 milyon yaşındadırlar. İlk topuktabanlıların yalnızca Amerika kıtasında yaşamış oldukları kabul edilir. Örneğin Miozen çağında yaşamış olan Aepycamelus cinsi fosillerden tanılır. Denizlerin su seviyesi alçaldığı ve Amerika'nın Asya ile bağlanmasını sağladığı bazı dönemlerde Asya kıtasına ulaşıp oradada yayılmışlardır. Kuzey Amerika'nın en son deve cinsi Camelops ancak 10.000 yıl evvel ortadan kaybolmuştur ve devegiller sadece Güney Amerika'da, Asya'da ve Afrika'da kalmışlardır. Devegillerin Kuzey Amerika'da tükenmesinin nedenleri iklimsel değişklikler mi yoksa Asya'dan göç eden yerlilerin aşırı av yapmasından mı kaynaklandığı (Overkill-Hipotezi) olduğu hala tartışılmaktadır.

Görüldüğü üzere devegillerin genelde evrimsel sürecini kurak bölgelerde geçirdiğini görüyoruz. Her nesilde daha da artan uyum sonucu kuraklığa ve susuzluğa karşı dayanabilen modern develer oluşmuştur. Bir alıntı daha yapalım:

Devegiller kurak bölgelerde yaşadıkları için suyla tasaruf etmek için birçok özellikler geliştirmişlerdir. Az sıvı ile çalışabilen böbrekler, diğer memelilerde olanlardan çok daha katı bir dışkı. Alyuvarlarının diğerleri gibi yuvarlak değil elips şeklinde olması çok kısa zamanda çok fazla su alabilmelerini mümkün kılar (15 dakkada 200 litre). Yeni Dünya develerinde alyuvarların şekli ayrıca az oksijen bulunan 5000 metre kadar yükseklerde bile yeterince oksijen alabilmelerini sağlar. Devegillerin vücut ısıları diğer memelilerde olduğundan daha fazla oynama payı vardır ve normalinden 6 - 8 ° farklı olabilir. Bu özellikleri sayesinde çok daha az terler ve fazla su kaybetmezler. Eski Dünya develerinin hörgüçlerinde eskiden düşünüldüğü gibi su değil yağ depolanır. Hörgüçlerin kalın ve dik durduğundan devenin iyi besili olduğu, zayıf ve yana yatık durduğundan yetersiz beslenmiş olduğu anlaşılır.

Evrimin temel anahtarı olan hayatta kalma. Tüm sorularınızın cevabı buradadır.

Saygılar

Astur
07-03-2011, 19:00
Evrimden ziyade taylan'a sorular başlığı olmuş bu başlık. Paylaştığın bilgiler için çok teşekkürler sevgili taylan, bizler de yararlanıyoruz açıklamalarından. :)

Evren34
07-03-2011, 19:06
Bıkmadan cevap veriyo kendisini tebrik ederim. Ayrıca sorularımında devamı geleceğinden süpesi olmasın :) kızmazsa tabi esen kalın

uyar
07-03-2011, 19:06
nuh acaba bu develerin her birinden birçift mi götürmüştür?? eğer öyleyse işi bayağı zormuş...

http://omerharmankaya.files.wordpress.com/2010/09/deve.jpg

http://img1.loadtr.com/b-14932-deve.jpg

http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/6/6a/Lama_animal.jpg

taylan
07-03-2011, 19:09
Bıkmadan cevap veriyo kendisini tebrik ederim. Ayrıca sorularımında devamı geleceğinden süpesi olmasın :) kızmazsa tabi esen kalın

Sayın Evren, merak etmeyin bilgim dahilinde olan her konuyu cevaplamaya çalışıyorum. Yalnız tekrar söylemek isterim ki uzman biri değilim. Oluşturduğum arşiv ve okuduğum kitaplar sayesinde konulara hakim olmaya çalışıyorum.

Moleküler ve kimyasal evrim hakkında pek bilgim yok. Ayrıca böceklerin evrimi konusunda da çok yetersizim. Şimdiden söylemek istedim :)

uyar
07-03-2011, 19:23
bu da 5 bölümlü zürafa anotomisi:

http://www.youtube.com/watch?v=TUlx0LVzeP0

kötü tasarıma güzel bir örnektir.... :) vagus sinirinin neden tüm boyunu dolaştığını anlatır

taylan
07-03-2011, 22:47
http://www.biyolojiegitim.yyu.edu.tr/f/zurfaanat/zurfaanat.swf

Sayın Uyar bu belgeselin burada türkçe dublajlısı var ama sesi biraz kısık. Hatta dawkins gelio bi ara :D

Evren34
07-03-2011, 22:51
http://www.biyolojiegitim.yyu.edu.tr/f/zurfaanat/zurfaanat.swf

Sayın Uyar bu belgeselin burada türkçe dublajlısı var ama sesi biraz kısık. Hatta dawkins gelio bi ara :D

araştırmalarınızı merakla bekliyorum sayın taylan esen kalın

ALKA
08-03-2011, 04:40
Balinaların evriminde onların geri döndükleri sularda neden tekrar solungaçlar geliştirmediklerinin diğer bir nedeni de omurgalı kara hayvanlarının vucüt ve metabolizma fonksiyonlarında, su canlılarındakinde olduğundan daha çok oksijene ihtiyaç duyacak şekilde karalarda evrim geçirmiş olmalarıdır.

Evrimlerinin önemli bir bölümünü karalarda tamamlayan balinaların ataları tekrar sulara döndüklerinde vücut fonksiyonlarının gelişmişliği ve işlevliliği artık onların tekrar su canlılarında olduğu gibi solungaçla oksijen almalarını olanaksız kılmıştır. Vucüt fonksiyonlarını ayakta tutabilmek için artık akçiğerler kaçınılmaz olmuştur ve bu yüzden akciğer fonksiyonlarını saklayarak sürdürmüşler ama tekrar solungaçlar geliştirmemişlerdir.

Solungaçlar sadece balıkların ihtiyacını karşılayabiliyor ama daha gelişkin olan omurgalı memeli türlerin bu ihtiyaçlarını (daha çok oksijene ihtiyaç duyduklarından) karşılamaya artık yetmiyor. Sadece balinalarda değil, bu durum Yunuslar, Fokgiller (Phocidae), Morsgiller (Odobenidae), Denizaslanıgiller (Otariidae), Deniz inekleri (Sirenia), Deniz samuru (Enhydra lutris) gibi suda yaşayan diğer memeli hayvanlarda da böyledir.Ve evrim pek de geriye dönmemektedir..

kaanuni
08-03-2011, 05:02
Orijinal sorunun cevabı oldukça güzel ve eksiksiz verilmiş. Ama gelecek için prognoz yapsak, aceba bir gün hem ciğer hem de takviye için solungaç veya benzeri bir organa sahip balinalara rastlanabilir mi? Çift organlı hayvanlar doğuyor. Çift ciğerli bir balina doğması ve bu ciğerlerin bir tanesinin küçülüp büzülerek solungaç tarzı bir organa dönüşmesi imkansız mıdır?

Çift ciğerli bir balinanın ne gibi avantaj veya dezavantajları olabilir?

KozmikSakaci
08-03-2011, 23:28
balinalar hala evriminin orta aşamalarında olabilir yani birkaç yüzbin veya milyon yıl sonra sudaki oksijeni soluyabilecek solungaclara sahip olabilir.

Evren34
08-03-2011, 23:44
balinalar hala evriminin orta aşamalarında olabilir yani birkaç yüzbin veya milyon yıl sonra sudaki oksijeni soluyabilecek solungaclara sahip olabilir.

sevgili dostum 50 milyon yılda yapamamışlar bir kaç milyon yıldamı yapıcaklar .lütfen mantıklı olun esen kalın

Astur
08-03-2011, 23:52
balinalar hala evriminin orta aşamalarında olabilir yani birkaç yüzbin veya milyon yıl sonra sudaki oksijeni soluyabilecek solungaclara sahip olabilir.

Orta aşama ne demek? Sanki sonu var bu işin de ortasını belirleyeceğiz... :)

taylan
09-03-2011, 00:24
Bence evrim bu mantıkla düşünülmez. Balina denizdeki memeli nişini temsil ediyor. Soyu tükenme eğiliminde bir canlı. 50 milyon yıl daha yaşayabileceğini sanmıyorum çünkü bilim insanları memelilerin çok da uzun ömürlü olmayacağını düşünüyor.

Balinanın temsil ettiği alanı derhal bir alt deniz memelisi doldurur. O da boşaltırsa bir diğeri.

BU şekilde soylar tükenene kadar bir memeliden balık oluşmaz. Evrim ortak ata üzerinde çalışır. Evrim balinayı balığa dönüştürmek yerine, varolan balıkları daha farklı adaptasyonlara itebilir. Öyle ya bir balina hangi balığın nişini doldurucak? Ortada bu kadar balık varken, bir balinadan balık imal etmenin bir anlamı olmaz. Ayrıca nihai bir hedef olmadığı için evrimde geriden ileriye değil ileriden geriye konuşulur. Buluntular geçmişten gelir. Geleceğe dair sadece tahmin yürütülür.

Balina yokolur gider. Memeli olmak demek bir ton masraf demek. Doğa eninde sonunda balığı destekler karada da böceği. Onlar daha masrafsız çünkü. Memeli bir daha gezegene gelmeyebilir.

Evren34
09-03-2011, 00:37
Bence evrim bu mantıkla düşünülmez. Balina denizdeki memeli nişini temsil ediyor. Soyu tükenme eğiliminde bir canlı. 50 milyon yıl daha yaşayabileceğini sanmıyorum çünkü bilim insanları memelilerin çok da uzun ömürlü olmayacağını düşünüyor.

Balinanın temsil ettiği alanı derhal bir alt deniz memelisi doldurur. O da boşaltırsa bir diğeri.

BU şekilde soylar tükenene kadar bir memeliden balık oluşmaz. Evrim ortak ata üzerinde çalışır. Evrim balinayı balığa dönüştürmek yerine, varolan balıkları daha farklı adaptasyonlara itebilir. Öyle ya bir balina hangi balığın nişini doldurucak? Ortada bu kadar balık varken, bir balinadan balık imal etmenin bir anlamı olmaz. Ayrıca nihai bir hedef olmadığı için evrimde geriden ileriye değil ileriden geriye konuşulur. Buluntular geçmişten gelir. Geleceğe dair sadece tahmin yürütülür.

Balina yokolur gider. Memeli olmak demek bir ton masraf demek. Doğa eninde sonunda balığı destekler karada da böceği. Onlar daha masrafsız çünkü. Memeli bir daha gezegene gelmeyebilir.

Sevgili taylan hazır sizi yakalamışken sorumu yönelteyim :) Piranaların yanlış yazdıysam kusurumu affedin evriminide bir inceleyebilirmiyiz bu konuda araştırmalarınızı bekliyorum esen kalın

taylan
09-03-2011, 10:59
Sayın Evren,

Piranaların evrimi ile ilgili çok detaylı bilgi bulunmuyor ama genel olarak balıkların evrimi başlığı içinde incelenebilir. Balıklar fazla değişmiyor fenotibik olarak. En eski fosil kayıtları 25 milyon yıl öncesine kadar dayanıyor. Bugünkü modern piranaların benzerleri.

Modern piranalar ise 3 milyon yıl önce ortaya çıkmış. Piranalar tatlı sularda yaşayan bir tür. Dolayısıyla en çok bulundukları bölge Amazon havzası. Bu bölgeyi incelemek gerekir. Piranalar Serraselmus olarak bilimsel bir isme sahip. Işınsal yüzgeçliler grubundan bir çok akvaryum balığıyla da akraba. Etçil olmaları ile bulundukları gruptan ayrılmıyor. Her tür içinde etçil bireylere rastlıyoruz. Memeliler, sürüngenler, bitkiler ve böcekler. Tüm faunaların etçil grupları var ve hepsinin özellikleri belirgin doğal silahlara sahip olması. Piranhalar da ustura diş denilen oldukça keskin dişlere sahip. Sürü halinde dolanıyorlar. Genelde su havzalarında beslenen otçul memeli ve kemirgenlere saldırıyorlar.

5 milyon yıl önce Atlas okyanusunun Amazon havzasına doğru ilerlemesi sonucu bazı türlerin yokolduğunu, üç milyon yıl önce okyanusun çekilmesiyle bir çok türün tekrar amazon havzasına dağıldığı belirtiliyor. Deniz seviyesinin yükselmesi sonucu oluşan izolasyon sonucu her ortama göre farklı pirana türleri evrimleşmiş. Bu büyük su hareketleri sonucu piranhalar bir çok gruba ayrılarak evrimleşmiş. Bir hipoteze göre de piranaların nehirlerin alt kısımlarında evrimleşti.

http://www.inthenews.co.uk/news/piranha-evolution-explored-$1175387.htm

http://www.riiaamazonia.org/PUBS/T10.pdf

http://i1103.hizliresim.com/2011/3/9/2747.jpg

taylan
09-03-2011, 14:14
Orijinal sorunun cevabı oldukça güzel ve eksiksiz verilmiş. Ama gelecek için prognoz yapsak, aceba bir gün hem ciğer hem de takviye için solungaç veya benzeri bir organa sahip balinalara rastlanabilir mi? Çift organlı hayvanlar doğuyor. Çift ciğerli bir balina doğması ve bu ciğerlerin bir tanesinin küçülüp büzülerek solungaç tarzı bir organa dönüşmesi imkansız mıdır?

Akciğer hava biriktirme özelliği olan bir damardan evrimleşmiştir. Tüm memelilerde ve akciğer solunumu yapan canlılarda benzerdir.

http://i1103.hizliresim.com/2011/3/9/4623.jpg

Solungaç ise memelilerde çok farklı yerlere göç etmiş hatta hipofiz bezi haline gelmiş olduğu söylenen bir yapı. Bir akciğerin solungaca dönüşmesi mümkün değil. Evrimde hedef yoktur ama geriye dönüş de olmaz belli sınırlar dahilinde.

Balina belki atasına yakın bazı özellikleri geri getirebilir mesela tüyleri tekrar çıkabilir, arka bacakları tekrar gelişebilir, balina tekrar karaya dönebilir, bunlar muhtemel değişimler.

Başka neler olabilir?

Balinanın muhtemel atasına benzeyen bir forma geri dönmesi daha olasıdır. Solungaç solunumu yapan bir canlı olmasına gerek yok çünkü zaten yeteri kadar balık var doğada.

Çift ciğerli bir balinanın ne gibi avantaj veya dezavantajları olabilir?

Eğer geçici bir mutant değilse bu tip türler daha fazla hava depolaması sağlayabilirler. Derin bölgelerde işe yarayabilir. Çevre şartlarıyla bağlantılı olarak gelişebilir. Çift ciğer tek başına gelmez başka organlarda da değişiklik gerekebilir. Evrimi lokal düşünmeyin. Organlar tek başına evrimleşmez hepsi birden değişir.

Bazı omurgalı fenotip kuralları. (Her türlü vücut sisteminin temeli balıkta atılmıştır. Değişim buradan baz alınarak düşünülmelidir. Vagus sinirinin uzun bir yol alıp dönmesi balıktaki tasarımın memelilere aktarılmasından kaynaklanır.) :

Boyun uzarsa kafatası ve vücut küçülür.

Beden aşırı büyürse fazladan kalbe ihtiyaç duyulabilir.

Kollar kısalırsa bacaklar güçlenir. Kollar uzarsa bacaklar kısalır.

Renkli görüşün varsa, iyi koku alamazsın.

İyi koku alırsan renkli görmezsin.

İyi koku alacaksan burnun büyür ama çenen kaybolur dolayısıyla konuşamazsın. Köpek bu yüzden daha iyi koku alır ama konuşamaz.

Gözlerin az görüyorsa, işitmen kuvvetlenir. İşitmen yetersizse görüşün keskinleşir.

vs vs

priapos
10-03-2011, 19:11
Boyun uzarsa kafatası ve vücut küçülür.

Beden aşırı büyürse fazladan kalbe ihtiyaç duyulabilir.

Kollar kısalırsa bacaklar güçlenir. Kollar uzarsa bacaklar kısalır.

Renkli görüşün varsa, iyi koku alamazsın.

İyi koku alırsan renkli görmezsin.

İyi koku alacaksan burnun büyür ama çenen kaybolur dolayısıyla konuşamazsın. Köpek bu yüzden daha iyi koku alır ama konuşamaz.

Gözlerin az görüyorsa, işitmen kuvvetlenir. İşitmen yetersizse görüşün keskinleşir.

vs vs

Söyledikleriniz tam olarak doğru değil. Eksik söylenince yanlış anlaşılmaya açık bir durum oluyor.
Herhangi bir canlının evriminde bazı kısıtlamalar var. Örneğin bir omurgalıdan
bir böcek evrimleşemez. Evrim eski canlının çatısı üzerine kurulur. Bu nedenle örneğin memelilere dikkat ettiğimizde hepsinin dört uzvu vardır. Kimi uzun, kimi kısa, kimi körelmiş sadece kalıntı şeklinde olabilir ama bu sayı sabittir. Yani çatı bellidir. Bu da demektir ki örneğin insan hem kanatlı hem de bundan ayrı kolları olacak şekilde olamaz. Kısaca bir önceki evrim basamağından çok farklı olamaz.
İkinci önemli kısıt enerji kısıtıdır. Yanisi şudur eğer bir organın veya organdaki değişikliğin canlıya getireceği enerji götüreceğinden az ise bu yeni yapı doğal seçilim tarafından elenecektir.

Bu bilgileri harmanlayıp Taylan arkadaşımızın dedikleri üzerinden örneklemek gerekirse;
Köpek örneğini açalım(ki en kötü örnek çünkü yapay seçilim söz konusu ve burnu küçücük köpek türleri de var) ne demiş Taylan

İyi koku alacaksan burnun büyür ama çenen kaybolur dolayısıyla konuşamazsın. Köpek bu yüzden daha iyi koku alır ama konuşamaz.

İşin aslı burnun büyürse çenen küçülür değildir, burnun büyür ve beyin büyüklüğün sabit kalırsa bu başka yerden çalardır. Büyük burun beyinde daha büyük koku merkezi olmasını gerektirir.Bu da beyinden başka bölgelerden çalmasını gerektirir. Ki köpeğin burnu çenesine göre büyüktür ama köpeğin çenesi kafasına göre bizden çok daha büyüktür. Elleri olmadığına göre bir çok görev çenesine düşmektedir. Araştırmadım ama çenesinin-dudağının değil motor homonkulustaki(motor kas hareketlerini koordine eden beyin bölgesi) yeri tahminen bizim başparmağımızdan büyüktür. Neyse ayrıntıyı geçelim bu burun büyüklüğü tahminen köpeklerde gece görüşünden ve daha koordineli kas hareketlerinden çalmıştır bir kedi gibi değildir köpek. Ama bir ayıyla kıyaslarsak hem daha kötü koku alır hem de ellerini kullanamaz köpek. Ayı iki açıdan da daha iyi(aslında daha iyi kelimesini kullanmak yanlışa yol açıyor ama napalım) konumdadır köpekten. Pek ayı bunları geliştirirken nerden ödün vermiştir bilmiyorum ama illa ödün vermek durumunda değildir anlatmak istediğim.

Neyse sıkıldım daha uzun uzun anlatmak gerekiyo ki anlaşılsın ama üşeniyorum umarım anlatmak istediğim anlaşılmıştır.

ulpian
10-03-2011, 19:22
sayın priapos,

forumumuza hoş geldiniz. Umarım kalıcı ve katılımcı olursunuz. Bu alanlarda bilgisi olan daha çok arkadaşın paylaşımlarıyla başlıklar zenginleşebiliyor ancak.

Yalnız eksik gördüğünüz bir konuya sayın taylan daha önce (yine bu başlıkta) açıklık getirmişti zaten.

Söyledikleriniz tam olarak doğru değil. Eksik söylenince yanlış anlaşılmaya açık bir durum oluyor.
Herhangi bir canlının evriminde bazı kısıtlamalar var. Örneğin bir omurgalıdan
bir böcek evrimleşemez. Evrim eski canlının çatısı üzerine kurulur. Bu nedenle örneğin memelilere dikkat ettiğimizde hepsinin dört uzvu vardır. Kimi uzun, kimi kısa, kimi körelmiş sadece kalıntı şeklinde olabilir ama bu sayı sabittir. Yani çatı bellidir. Bu da demektir ki örneğin insan hem kanatlı hem de bundan ayrı kolları olacak şekilde olamaz. Kısaca bir önceki evrim basamağından çok farklı olamaz.



Mesela:

Ortak atadaki ana yapı üzerinden çalışılır. Hamuru sağa sola çekiştirirsiniz ama hamura yeni bir hamur parçası katılmaz. Karaya çıkıştaki et yüzgeçlilerin parmak kemikleri bile varolan ana yapıdan gelişmiştir. Belki eksilme vardır ama eklenme olmuyor. Mesela 400 milyon yıldır ana omurgamız ve ona bağlı 5 eklentiden (kafa, kollar ve bacaklar) oluşuyoruz. T sistem. Bu yapıya eklenen belki sırt yüzgeçleri ve dinozor yelkenleri görülebilir ama bunlar da omurganın devamı niteliğindedir. Ana yapıdan bağımsız bir eklenti çıktığı canlılarda görülmemiştir.

taylan
10-03-2011, 19:36
Sayın Priapos forumlarımıza hoş geldiniz. Eksik bilgileri tamamladığınız için teşekkür ederim. Köpekteki koku duyusunun konuşma yetisini arka plana attığını ifade etmek istemiştim. Çeneyi konuşma için yeterli büyüklüğe sahip olmadığından örnek vermiştim. Gerçekten bize göre çok daha kuvvvetli çeneleri vardır ve bazı türlerde tonlarca basınç uygular.

Ben bir çok canlıda bazı organların bazılarına feda edildiğinin gözlemlenmesi üzerine bu örnekleri verdim.

Yeni yorum ve yazılarınızı bekliyoruz.

Saygılar

priapos
10-03-2011, 19:40
sayın priapos,

forumumuza hoş geldiniz. Umarım kalıcı ve katılımcı olursunuz. Bu alanlarda bilgisi olan daha çok arkadaşın paylaşımlarıyla başlıklar zenginleşebiliyor ancak.

Yalnız eksik gördüğünüz bir konuya sayın taylan daha önce (yine bu başlıkta) açıklık getirmişti zaten.

Teşekkürler
Ancak
[QUOTE]Ortak atadaki ana yapı üzerinden çalışılır. Hamuru sağa sola çekiştirirsiniz ama hamura yeni bir hamur parçası katılmaz.

Bu söylenenlerdeki eksiklik zaten burada da var. Ne demek hamura yeni bir hamur parçası katılmaz. o halde tek hücreliden bugüne gelen yaşamı açıklayamazsınız. Ama bu hamuru şekillendirmek hamura yeni parça katmaktan çok çok daha kolaydır. ve genellikle bu olur zaten ama hep böyle olur gibi kullanırsanız yanlış anlaşılır.

priapos
10-03-2011, 19:43
Sayın Priapos forumlarımıza hoş geldiniz. Eksik bilgileri tamamladığınız için teşekkür ederim. Köpekteki koku duyusunun konuşma yetisini arka plana attığını ifade etmek istemiştim. Çeneyi konuşma için yeterli büyüklüğe sahip olmadığından örnek vermiştim. Gerçekten bize göre çok daha kuvvvetli çeneleri vardır ve bazı türlerde tonlarca basınç uygular.

Ben bir çok canlıda bazı organların bazılarına feda edildiğinin gözlemlenmesi üzerine bu örnekleri verdim.

Yeni yorum ve yazılarınızı bekliyoruz.

Saygılar

Teşekkürler..

taylan
10-03-2011, 19:46
Sayın priapos ben hamur örneğini T biçimli vücut yapısının evrimleşmesinden sonrasını anlatmak için örnek verdim. Tek hücrelilerin ya da ondan sonraki ilkel çok hücreli yaşam birimlerinden bahsetmiyorum. Omurgalıların genel anatomik yapısını bir hamura benzettim. Gerçekten de tüm memeli sürüngen ana yapısı aynıdır. Hamurun sağa sola biraz çekiştirilmiş hali gibidir. Aslında bu örneği Dawkins vermişti ben de burada tekrarlamış oldum.

Bu arada eksik gördüğünüz tüm yorumlarımı düzeltirseniz ben de sevinirim. Konunun akademik uzmanı olmadığımı yinelemek istiyorum.

Saygılar

Evren34
12-03-2011, 18:20
Arı(Sevgili taylan böceklerle ilgili donanamlı olmadığınızı biliyorum sorum bilgili kişileredir) Bilinen bütün kanunlara göre uçmaması gereken bir canlı bu nasıl bir tesadüfdür ki bilinen tüm yasaları egale edip uçmakdadır bu canlının bu kuralları aşıcak kadar evrimden geçmesinin imkanı varmı? diğer bir tarafdan kuşlarda kanat vardır (size göre=>) Evrimleşip uçtukları söylenir ,doğaya baktığımızda başda deve kuşu olmak üzere bir çok türde kanat vardır ama uçamamış neden?50 milyon gibi bir sürede kara canlısı su canlısına dönüşüyorsa pek tabi tavuğun deve kuşununda uçması gerekmezmiydi? Soruları cevaplıycak arkadaşlara şimdiden teşekkürler.

taylan
12-03-2011, 18:23
Evren bin kere cevapladık bunları hala daha soruyorsun. Hiç mi okumadın arkadaşım yazdıklarımızı???????

Kim demiş arının uçmaması gerek diye? Ayrıca arının uçma eylemini hangi tesadüfe bağladın? Böyle bir idda yok ki? Arı evrimi ile ilgili bir kaynak vermiştim daha önce forumlara bakabilirsin.

Devekuşu ve uçamayan diğer kuşların olmasının sebebi KANADIN UÇMAK İÇİN OLUŞMADIĞI. Defalarca bahsettik bundan. Hala garip sorularla gelmişsin. Çok fazla okuman gerek kaynakları hem de çok fazla....

Evren34
12-03-2011, 18:26
Evren bin kere cevapladık bunları hala daha soruyorsun. Hiç mi okumadın arkadaşım yazdıklarımızı???????

Kim demiş arının uçmaması gerek diye? Ayrıca arının uçma eylemini hangi tesadüfe bağladın? Böyle bir idda yok ki? Arı evrimi ile ilgili bir kaynak vermiştim daha önce forumlara bakabilirsin.

Devekuşu ve uçamayan diğer kuşların olmasının sebebi KANADIN UÇMAK İÇİN OLUŞMADIĞI. Defalarca bahsettik bundan. Hala garip sorularla gelmişsin. Çok fazla okuman gerek kaynakları hem de çok fazla....

sayın taylan kızmayın sakin olun öncelikle donanımlı olmamayı hakaret kabul etmeyin size hakaretim yoktur.Özür dilemesini bilir forumlarıda araştırırız sakin olun

taylan
12-03-2011, 18:46
Sayın Evren esas ben özür dilerim, kızmadım sadece okumamana içerledim. Elbette böcek evrimi konusunda bilgim az buna neden kızayım ki:)

Arıların evrimi konusunda bir çok yabancı kaynak var google dan araştırın. Evrim çalışma grubuna bir arı evrimi kaynağı göndermiştim ben o forum başlığını artık göremiyorum yönetici arkadaşlar ilgilenirse kaynağın linkine ulaşabiliriz.

Kanatlar uçmak için oluşmadı. Öncelikle ısı yalıtımı, cinsel seçilim ve denge unsurları olarak ortaya çıktı. Uçabilen tür teropodlardan evrilen hafif varyetelerdi. Bunların kemiklerinin içi boş ve sternumları var. Kuşlar burdan geliyor. Şekilde ön kolların kanada dönüşme aşamalarını görüyoruz.

http://www.pbs.org/wgbh/evolution/library/03/4/images/l_034_01_l.jpg

Devekuşu, hindi vs aslında kuş gibi görünmesine rağmen modern bir raptordur. Horoz da öyle. Bunların kanatları vücut ağırlıklarını kaldırabilecek şekilde gelişmemiş. Ama deve kuşu iyi koşar. Kanadı da denge sağlar sonuçta bir adaptasyon var ve işe yaramış. Uçması gerekmiyor. Tavuk vs de aynı şekilde. Uçabilen türlerin kemik yapısı farklıdır. Teropodların ev modern kuşların anatomik benzerliklerini şekilde görebiliriz:

http://www.evrimteorisi.org/images/stories/belgeler/800px-dino_bird_air_sac_ger.jpg

Teropod dinozorları ile kuşların anatomik karşılaştırması:

Lades kemiği ve göğüs kemiği
Birçok theropod dinozorun iki clavicula (köprücük kemiğinin) kaynaşmasıyla oluşan bir lades kemiği(furcula) vardır. Göğüs kemiği(sternum) ise hem dinozorlara hem de kuşlara özgü bir özelliktir.

Omuz bıçağı
Kuşların ve dinozorların uzun ve ince omuz bıçakları vardır.

Kemik kütlesi
Kuşlar ve dinozorların içi hava keseleriyle dolu ve ince bir duvara sahip kemikleri vardır. Dolayısıyla vücutları hafiftir.
Dönebilen bilek kemikleri, yarım ay biçimli kemikler, ellerin alt kola ve vücuda doğru katlanmasını sağlar.

El tasarımı
Hem kuşlar hem de kuş gibi olan theropodlar iki parmaklarını kaybetmişlerdir. Kalan üç tane parmaktan, ortadaki en uzunudur

Pubis
Pubik kemik birçok dinozorda ileriye doğru, ancak theropodlarda ve kuşlarda geriye uzanır

Bacaklar
Kuşlarda theropodlarda iki ayak üzerinde yürüyecek biçimde tasarlanmıştır.

Ayaklar
Kuşların da, theropodların da üç tane ileriye doğru bakan tırnakları ve bir “hallux’u(I. parmak)” vardır. Diğer birçok tüneyici kuşlarda olduğu gibi, dinozorlarda “hallux” tam geriye doğru dönmemiştir.

taylan
12-03-2011, 21:15
50 milyon gibi bir sürede kara canlısı su canlısına dönüşüyorsa pek tabi tavuğun deve kuşununda uçması gerekmezmiydi?

Hayır evrim böyle işlemiyor malesef. Deve kuşu, kivi, moa gibi uçamayan dev ebatlı kuşların kanatları bedenleri ağır oldukları için uçma yönünde gelişmemiş.

Horoz, tavuk vs gibi reptil torunları da çok kısa süreli süzülürler ama uçamazlar. Penguen de uçamaz çünkü kanat yerine yüzgeç geliştirmiştir. Uçamayan kuşların uçamama nedenleri uçabilen kuşlara göre daha ağır bir bedene ve gelişmemiş kanatlara sahip olmalarından kaynaklanır.

Evren34
19-03-2011, 13:02
AeXoxgy9dBY

Sevgili Taylan Videonun başlangıcında Mavi balinadan kısaca söz ediyor bu verdiği bilgiler milyonlarca yılda evrildi tezini cürütür isterseniz birde siz izleyin.

errata
19-03-2011, 15:57
Evren34, ben videoyu izledim ve "milyonlarca yılda evrildi" ""tezinin"" nasıl çürüdüğünü anlayabildiğimi söyleyemem. Sen video'daki anlatımdan alıntı yaparak izah edebilir misin? Lütfen.

Evren34
19-03-2011, 16:45
Evren34, ben videoyu izledim ve "milyonlarca yılda evrildi" ""tezinin"" nasıl çürüdüğünü anlayabildiğimi söyleyemem. Sen video'daki anlatımdan alıntı yaparak izah edebilir misin? Lütfen.

Güzel kardeşim balinanın bir kalbi otomobil kadar karadan denize geçtiği söylenen bir canlı Bu denli büyümüye neden ihtiyaç duymuş? bu denli büyümeye ne sebeb olmus?

errata
19-03-2011, 17:16
Evren34, ben onu sormuyorum sevgili kardeşim. Videoda geçtiğini söylediğin "milyonlarca yılda evrildi ''tezinin'' çürümesi" ile ilgili nokta neresi, anlatımda bu nerede geçiyor diyorum.

Demişsin ki: "Mavi balinadan kısaca söz ediyor bu verdiği bilgiler milyonlarca yılda evrildi tezini cürütür". Nasıl yani? Nasıl çürütüyor? Örneğin araba değil de TIR büyüklüğünde kalbi olduğunda "milyonlarca yılda evrildi" ""tezi"" nasıl çürüyor? Bunu izah etmeni istiyorum.

Belli ki balinanın araba büyüklüğünde kalbe sahip olması hakkında teknik, biyolojik bir bilgi sahibisin, bunun "milyonlarca yılda evrilme" ""tezine"" ters olduğunu neye dayanarak düşünüyorsun. Bunu izah etmeni istiyorum.

taylan
20-03-2011, 13:49
Güzel kardeşim balinanın bir kalbi otomobil kadar karadan denize geçtiği söylenen bir canlı Bu denli büyümüye neden ihtiyaç duymuş? bu denli büyümeye ne sebeb olmus?

Bir canlının büyümesi ya da küçülmesi tamamen adaptasyonuyla alakalıdır. Mavi balinanın bu kadar büyümesinin sebebi su altındaki yerçekimin karaya göre daha az olması olabilir.

Mavi balina 140 tonu geçen bir ağırlığa sahip. Karada yaşayamaz çünkü bu ağırlığın yarattığı basınçla kemikleri un ufak olurdu. Suyun kaldırma kuvveti sebebiyle böyle bir basıncın etkisi azaltılmıştır. Bu yüzden zaten Basilosordan beri büyüme eğiliminde olan balina türü giderek daha da devleşmiştir. Şu an kararlı bir boyda seyretmektedir.

Sürekli olarak bir nedensellik aramaya gerek yok. Tüm bu devleşme cüceleşme vs gibi olaylar uyumla alakalıdır.