PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Almanlar


AvniSinanoglu
06-03-2011, 00:04
Almanya da Irkcilik yükseliyor haberi ilginc
http://skyturkvngenc.wordpress.com/2011/02/07/almanyada-irkcilik-yukseliyor/
, sanki Almanya da bugüne kadar irkcilik yoktu. Almanlar icin irkci olmak bir nevi kültürel gereksinim, sari sacli ve mavi gözlü büyük gövde anlayisi her Alman da mevcuttur. Örnek veriyim mesele bu irkci temel anlayistan Alman olan ve bu bicime uymuyanlar bile pisyolojik rahatsizlik hissediyorlar. Almanlarda temel irkcilik Nazi döneminden evvel de vardi fakat Nazi dönemiyle tam yerine oturdu. Bu fikir ve anlayisin bilimsel ve mantiksal alt yapisi mevcuttur. Örnek verecek olursaz bilindigi gibi bir zenci sarisin bir Alman kadiniyle evlenirse ve cocuklari siyahi olursa bu cocuklar okullarda cok zorluk cekiyorlar ve hayatlari boyunca yabanci gibi davranilma hissiyle yasiyorlar. Demek istedigim Alman irkciligi sadece Türklere cile cektirmiyor bilhassa kendi insanlarina dahi zorluk cektiriyor. Bu irkciligin kendini kanitlamasi ve kabullendirmesi sari sacli ve mavi gözlü ve boylu postlu olmanin yani sira daha zeki ve akilli olduklarini ekonomik, tekniken ve bilimsel olarak her zaman onlar icin bir deger olarak ve motife araci olarak kullanilmistir. Diyelim ki bir Alman bu görünüs sifatlarina uymuyor ve basarili, caliskan ve hatta meshur olsa bile Alman halki bu insana yabaci gibi ve bizden degilmis gibi bakiyor. Nazilerin yenilmesiyle Alman halki temelde bu görüslerini hic denistirmedi ve denistirmesi icin hic bir gerekce görmüyor, hatta baska irklarin hatalari onlarin ne kadar dogru düsündüklerini kendilerine kanit olarak algiliyorlar. Almanya 40 senesini gecirmis ve genelde Almanlarin icinde ve yaninda yasamis biri olarak sözlerime güvenebilirsiniz. En büyük sorun burada yatiyor. Irkcilik her daim vardir ve bitmiyecek bu millette (Almanlarda). Türkler ve baska irklar bu ülkede yasadiklari müddetce (Almanlarin) onlarin irkciligin ne denli önemli bir deger oldugunu
güclendirecektir. Positif düsünceyle dünyayi iyiye gitmesi gerektigini düsünen vatandaslarima ve hatta kendi icimizden olan Kürtlere , Lazlar vs. bu konuyu iclerine sindirsinler ve kimse kendi kendini kandirmasin. Yapilmasi gereken yapilmaya calisiliyor, haberlere bakarsaniz irkcilik sorunlarina nasil girildigi Almanca google news den bakabilirsiniz http://news.google.de/news/search?aq=f&pz=1&cf=all&ned=de&hl=de&q=rassismus
Burada her habere bir genel yardim aciklamasi yapilabilir cünki temelde soruna yaklasimlarinda aldatmaca yatiyor. Kendi görüs ve fikirlerimi eklemek isterdim fakat ne yazikki konuyu irgalamak anlamak konusunda dahi biraz acizlik hissi vardir. Bakin ilk hedefte ne Merkel ne CDU partisi nede herhangi bir asiri Alman Irkci Partileri yatmaktadir, bunlarin temelinde Alman halkinin deger anlayisi, inanc ve kültürü vardir. Ne kadar da herhangi bir Alman siyasetcisi demokrasi insan haklari gibi konulardan bahsetse bunlar CILIZ sözler ve arkasinda Alman halkini bulamassiniz. Kuralci ve kanunlara uyan bir halk olarak taninirlar bu dogrudur ve bu sebeble olan kanunlar sayesinde bu ülkede yabancilar bariniyor.
Türkiye Almanya iliskileri bu cerceve ve Irkcilik anlayisi bazinda konusulmalidir, konu din kültür vs degildir konu koyu ve basit Irkciliktir. Her Almanin irkci oldugunu demek istemiyorum ama genel kültür anlayislarinda irkcilik yattiginin altini ciziyorum.
Bu aralar Almanya da Bestseller olan "Deutschland schafft sich ab" (http://de.wikipedia.org/wiki/Deutschland_schafft_sich_ab) kitabini umarim Türkce ceviren biri bulunur. Bu kitabta Alman Federe Banka sefi Thilo Sarrazin kendisinde (SPD li oldugu halde) ne denli irkcilik yattigini ve Almanlarin genel görüslerini kendisinin de var gücüyle savundugu Alman irkcilik görüslerini ortaya sermistir. Türk ve yahudilerin genlerine kadar aciklamalar yazip Almanlarin tirnagina dahi benzemezler gibi aciklamalar bulabilirsiniz. Bir nevi anlatmak istegidi temiz ARi kanindan olan Alman milletinin gittikce yabancilara maruz kalip genetik bozukluklara ve kendi kültürlerini kaybetme korkusunu anlatiyor. Tavsiye ederim bu kitabi bir aydininiz varsa mümkünse tercüme etsin ve Türkiye insani artik Almanlarin nasil insan olduklarini anlasinlar Allah veya Kosmos askina!

TurkceRap
07-03-2011, 15:52
Parklarda mangal yapanları,

gittikleri ülkeye bi türlü uyum sağlayamayan kırocanları,

30 senede tek kelime Almanca öğrenemeyen zeka yoksunlarını,

Gettolardan bir türlü Apartman dairesine terfî edemeyen gösteriş budalalarını,

Alman devleti her imkanı sağlamış olmasına rağmen bir baltaya sap olamayan Türkiye göçmeni ailelere mensup gençleri

görmezlikten gelip, özeleştiri yapmadığınız sürece, Almanlar ırkçı, Felemenkelr başka birşeyci, bahane çok.

Oraya gidenler önce kendine çeki-düzen versin, sonra şikayet etsin.

Yanlış anlaşılmasın, Ben bir genelleme yapmak amacında değilim, orada yaşayıp gayet uyum sağlayabilmiş birçok vatandaşımız var onları da tüm bunlardan tenzih ederim, ama çürük elmaların elenmesi, hatta varlığının dile getirilmesi bile olumlu bir adım olacaktır.

*********

Ek olarak; Avrupada Irkçı partilere karşı bir yönelme vardır, Bu üzücü bir tablodur, doğrudur fakat, Ben bunun tepkisel ve dönemlik bir yönelim olduğunu düşünüyorum, bu yüzden göçmenlerinde kendi içlerindeki çürük elmaları elemeleri gerektiğini söyledim.

kaanuni
08-03-2011, 03:48
Sayın Türkçe Rap,

Ben Almanya'da 8 sene yaşamış biri olarak nerdeyse baştan sona yanıldığınızı söylemeden edemiyeceğim. Almanya'da hem sadece Türkleri hedefleyen sistematik bir asimilasyon politikası uygulanıyor hem de yaygın ve asılsız ön yargılar var. Önce yazdıklarınızdan gidelim:

Parklarda mangal yapanları,

Bu nereden çıktı? Çok anormal birşey değil zaten Almanya'da birçok parkta mangal yapmak, belirli kaidelere riayet etmek şartıyla serbesttir. Bakın Almanlar 'da yapıyor:

http://einestages.spiegel.de/static/entry/wer_rastet_der_roestet/13137/grillen_im_park.html?o=position-ASCENDING&s=6&r=1&a=1886&c=1

30 senede tek kelime Almanca öğrenemeyen zeka yoksunlarını,

Kimmiş bunlar? Ben şahsen Almanca bilmeyen (birkaç turist dışında) hiç bir Türk'e rastlamadım Almanya'da iken; Türkçe bilmeyen bir çok Türk'e rastladım. Türkler'in Almanca bilmediği ön yargısının temelsiz olduğunun ispatı yazımın sonlarına doğru linklediğim Humbolt Üniversitesi araştırmasında mevcut. Almanca bilmeyenler için istatistikleri tercüme edeyim. 15-34 yaşı arası Türk kadınlarının %70'i iyi veya çok iyi derecede, %15,6'sı orta derecede Almanca biliyor. Almanca bilgileri az olanların oranı %9,7, çok az olanların oranı %4,7. Erkeklerde aynı rakkamlar: %83,5 iyi veya çok iyi, %9,7 orta ve %5,8 az ve %0 çok az.

Gettolardan bir türlü Apartman dairesine terfî edemeyen gösteriş budalalarını,

1. Yabancıların ağırlıkla yaşadıkları semtler zaten apartman dolu. Yabancılar zaten apartmanda yaşıyor yani. Siz nasıl bir şey canlandırıyorsunuz gözünüzde gerçekten merak ediyorum. Bu semtlerde ciddi sorunlar var, bunların ne olduğuna ve sebeplerine sonra değineceğim. Ama birileri bir yerden bir yere taşınacak ise apartmandan reihenhauslara veya reihenhauslardan bahçeli müstakil evlere taşınır.

2. Almanlar Türklere kolay kolay ev mi kiralıyor ki azınlık mahallelerinden taşınsınlar? Ben bu konuda ciddi sorunlar yaşamıştım. Hiç yabancının yaşamadığı bir sokakta kolay kolay Türklere kiralanmaz daireler, emlak değerleri düşer diye korkar Almanlar. İleride anlatacaklarımdan bunun bir kısır döngü olduğunu anlayacaksınız.

Alman devleti her imkanı sağlamış olmasına rağmen bir baltaya sap olamayan Türkiye göçmeni ailelere mensup gençleri

Humbolt Üniversitesi'nin araştırmasına göre Türklerin %42,4'ü ebeveynlerinden daha yüksek eğitim seviyesine ulaşıyorlar (%48,4 aynı eğitim seviyesine ulaşıyor). Bu sayının diğer yabancı gruplarının ortalamasına yakın, Almanlardan da kat kat yüksek. İlk jenerasyonun büyük çoğunluğunun köylerden kömür madenlerinde, çöpçü, fabrika işçisi gibi görevlerde çalışmak için geldikleri göze alındığında bugün Abitur ve Üniversite diploması sahip olan Türklerin oranının yerli Almanlara göre düşük olması şaşırtıcı olamamalı. Ancak abitur ve fach abitur derecesinde eğitime sahip Türklerin sayısı 1. ve 2. jenerasyon arasında %800 artmış. Bu mudur baltaya sap olamamak?

Eğitimde sonra değineceğim bazı eşitsizliklere rağmen Almanya'da yaşayan Türkler büyük aşamalar kat etmiş. Ancak bu iş bulmakta fayda sağlamıyor. Araştırmada İran, Irak ve Afganistan'lı göçmenlerin üniversiteli olma oranının (%15,2) Alman yerlilerininden (%11,7) yüksek olduğunu görülüyor, ancak yerlilerin işsizlik oranı %7,5'ken yukarıda belirtiğim grupta bu sayı %25,4. Yani göçmenler eğitim görseler de iş bulamıyor.

Türkler eğitim seviyelerine uygun iş bulmakta zorlanıyor. Almanya'da birçok şey kişisel ilişkiler üzerinden yürüyor; bu ilişkiler de insanların oturdukları yerlerde ve gittikleri okullarda gelişiyor. Türkler azınlık mahallelerinden çıkmakta zorlandığını göz önünde bulundurduğumuz zaman kısır döngüyü tamamlamış oluyoruz. Bunun dışında Türklere karşı olan ciddi ve haksız ön yargılar da Türklerin iş bulmalarını güçleştiriyor. İkinci jenerasyon Türk erkeklerin babalarının çalıştığı işleri yapması da zor: Kömür madenleri tükendi, fabrikalar doğu avrupaya taşındı.

Durum böyle olunca Türkler'in %9,5'unun devletten sosyal yardım almasına şaşırmamak lazım (Yerlilerde bu oran %3,5). Ancak SPD'li bir politikacı (Thilo Sarazzin) konuşmalarında ve kitabında bu oranı %40 olarak veriyor.

Oraya gidenler önce kendine çeki-düzen versin, sonra şikayet etsin.

Bu ne demek? Çeki düzen vermek ne demek? Almanlar da kendilerine çeki düzen vermek mi zorunda rahatsızlık duydukları herhangi bir şeyden şikayet etmeden önce? Bu cümle aşırı ırkçı.

Yanlış anlaşılmasın, Ben bir genelleme yapmak amacında değilim, orada yaşayıp gayet uyum sağlayabilmiş birçok vatandaşımız var onları da tüm bunlardan tenzih ederim, ama çürük elmaların elenmesi, hatta varlığının dile getirilmesi bile olumlu bir adım olacaktır.

Devamlı genelleme yapıp ondan sonra genelleme yapmak amacında değilim demek olmuyor. Bill Maher programında güzel söylemişti:

“New Rule: Anytime someone prefaces a statement by saying 'I'm not a racist,' some racist shit is about to come out of their mouth”

Almanya'da Türklere karşı ön yargılar sadece aşırı sağda bulunan insanlara sınırlı değil. Yukarıda bahsettiğim gibi SPD'li bir politikacı geçenlerde uydurma verilerle dolu bir kitap yazdı. Partisinden ayrılmak zorunda kalmakla beraber hem CDU/CSU'dan, hem de SPD'den onu destekleyen birçok politikacı oldu. Bunun dışında Sarazzin'in kitabı çıkmadan çok evvel üniversiteli ve üniversite mezunu bir çok arkadaşımdan benzer ön yargılar duyudum.

En yaygın önyargı Türklerin çok suç işlediği veya daha saldırgan oldukları. Veriler bu önyargıları desteklemiyor, Türkler'in demografik (Türklerin yaş ortalamaları daha düşük) ve sosyal-ekonomik (Türklerin ortalama gelirleri daha düşük) hesaba katılmasa bile aslında Türkler yerli Almanlar'dan daha az suç işliyorlar.

Thilo Sarazin'in kitabının üzerine Humbolt Üniversitesinin derlediği araştırmalar burada bulunabilir: http://www.heymat.hu-berlin.de/sarrazin2010

Türklere uygulanan asimetrik asimilasyon politikalarına da birkaç örnek vereyim:

1- Federal Almanya Cumhuriyeti Türk-Alman çifte vatandaşlığını kabul etmiyor, ancak Ruslar hem Rus hem Alman olabiliyor
2- Kablolu yayında TRT-Int bile yok (ilk geldiğimde vardı) ancak Polonya ve İtalyan kanalları mevcut.
3- Türkçe radyolar için izin almak çok zor, alındığında da şarkılar hariç konuşulan herşey hem Türkçe, hem Almanca iki kez tekrarlanmak zorunda.
4- Dijital kablo veya uydu üzerinden yayın yapan Türk kanalları yeterince eğitimsel yapmadıkları gerekçesi ile iki saat kadar Almanca belgeseller vermek zorunda kalıyor. Aynı standart, İtalyan TV'leri ve MTV'ye uygulanmıyor (tabi Jersey Shore'u belgesel olarak kabul etmiyorsanız).

Gelelim azınlık semtlerindeki problemlere. Buralarda ciddi bir uyuşturucu piyasası dönüyor. Bunun bir sebebi işsizlik, bir sebebi ise Almanların sık sık uyuşturucu almak için buralara gelmesinden kaynaklanıyor. Buralarda yetişen çocuklar çevrelerinde neredeyse sadece şu işleri yapan insanlar ile yetişiyorlar: süpermarket işçileri, dönerci, seyahat acenteci, taksi söförleri ve uyuşturucu pazalayıcıları. Gençlere ne örnek olabilecek fazla insan var ne de bu işler dışında kariyer yapmak için ilişki kurabilecekleri insanlar. Emlak vergileri düşük olduğu için okullar iyi finanse edilemiyor, bu bölgelerin çoğunda gymnasium açılmıyor ve buralarda çalışmaya istekli öğretmen bulmak zor. Çocuklar ne okullarında ne evlerinde ana dili almanca olan insanlar ile muhabbet edemiyor.

Dediğim gibi Almanların çoğunlukta olduğu bölgelerde ev kiralamak oldukça zor, ancak şu veya bu şekilde Türkler olurda normal bir semtten bir ev satın almayı becerirse problemler bitmiyor. Bu sefer çocuklar okullarda diğer öğrencilerin ve hatta öğretmen ve müdürlerin ön yargıları ile boğuşmak zorunda kalıyor. Benim yeğenim Cem (almanların çoğunlukta olduğu bir) ilkokula başlarken ilk gün toplantısında okulun müdürü kendi ismindeki A harfini “a wie Adolf” diye kodlamıştı (küçümsenecek bir şey değil, sağduyulu bir Alman böyle bir şey yapmaz, DIN 5009 standardı Anton'dur). Çocuk her gün kendisine, ailesine, kültürüne hakaret işitti. İster istemez bazen tepesi attı kavga etti, sonra ırkçı müdürün odasına gönderildi. Artık okuldan nefret ediyor. Bana geçen gün kuzeni hakkında şunu dedi, “Adnan'ın işi zor”. Neden diye sordum, “annesi öğretmen,” dedi. Bu mantıkla gymnasiumda fazla dayanamadı.

Cem'in gittiği okul aşırı bir örnek olabilir ama her okulda daha az da olsa buna benzer şeyler var. Okul mükemmel bile olsa yabancı çocuklar kendi etnik grubunun temsilcisi olarak devamlı bir hata yaparlarsa bunun etnik grubuna mal edileceği baskısı altında eziliyorlar. Tim Wise bunu bir konuşmasında Amerikadaki azınlıklar üzerinde anlatıyor (Bahsettiğim bölüm 5:00'da başlıyor. Ama 1 saatlik konuşmanın hepsi iyi): http://www.youtube.com/watch?v=wDWN8gu9fWo&feature=related .

Almanya'da Türklere karşı ırkçılık yeni bir şey değil. Günter Walraff'ın En Alttakiler kitabını tavsiye ederim. Alman bir gazeteci saçını boyayıp, solaryuma gidip ve gözüne lens takıp, tipik bir Türk işçisi kılığına girip bir sene yaşamış ve izlenimlerini yazmış. Son zamanlarda ırkçılık biraz pompalanıyor sanki Avrupa genelinde. Bu işçi sınıfını (ve işsizleri) bölmek ve birbirine düşman etmek için yapılıyor. Sarazzin'in konuşmalarının ve kitabının zamanlaması ise Almanya gündemini (tartışmalar sürerken CDU/FDP hükümeti bütçede kısıtlamalar yaptı) değiştirmek için yayınlandığı izlemini veriyor.

Anlatabileceğim birçok anektod var. Sekiz sene az değil ve Almanların kafalarındaki Türk tiplemesine uymadığım için (tenim açık renk, saçım kahve rengi siyah değil, apaçi gibi giyinmiyorum) yakınlarda hiç Türk olmadığını zannettikleri zamanlar anlattıkları birçok pisliğe kulak misafiri oldum. Türklere karşı önyargılar ile de sınırlı değil Almanlar'ın ırkçılığı. Almanların en yaygın ön yargılarına göre Polonyalılar hırsız, Yunanlılar, İspanyollar, Portekizliler ve İtalyanlar Tembel, Müslümanlar ve Ruslar agressif. Tabi bize göre de Almanlar cimri. Türkler'in ve Kürtler'in ve diğer birçok toplumda da yaygın ırkçılık. Hepimiz aynı bokuz yani.

zahit
08-03-2011, 05:04
bakın arkadaşlar olaylara yanlış pencerelerden bakıyoruz.
tartıştıgınız konular,kişilikler vede topluluklar,devletleri vede onun ikdidarlarını hiç tartışmıyoruz,almanyaya gelişlerimiz,nerelerden yollara düşüşlerimizi,kimilerimiz şehirleri,çoklarımız makinaları,üretim araçlarını,
yani buna benzer birçok şeyleri görmeyen insanlarımız,avrupa yollarına düştüler,birde egitim durumlarımız var,yüzde kaçımız dogru dürüst okul yüzü görmüşüz,50 fenige satılmışız-alman devleti bizleri misafir gördü,
şurda gerçekleri kabul ettikleri 10 sene bile olmadı-üstüne üslük türk devleti neler yaptı,yardım almak ugruna burdaki insanların,birçok insani olan haklarını peşkeş çektiler-almanyada yabancı,türkiyede almancı olmak,
haydi sıgdırın bu insanları nereye sıgdıracaksanız-birde gelenek göreneklerimiz var-birde islam müslüman olmamız var haydi burdan yak.
osmanlı oluşumuz uçguruna düşkün osmanlı olmak kolay degil,
önümüze geleni düdükleriz,yalanı varsa bir delikanlı çıkıp açıklasın?
34 senemi geçiriyorum bu ülkede-amma özümden vede degerlerimden bir gıram ödünç vermedim-çok bedeller ödedim vede ödüyorum?
devletler vede ikdidarları ne zaman sıkıntıya vede kırize düşerler,
işte bundan sonra homurdanmalar vede yabancı düşmanlıkları gündemlere
oturur,ev yakmalar,kafa göz çıkartmalar,hertürlü ırkçı söylemler başlar.
aynısı türkiyede oldugu gibi-maraşlar,çorumlar,malatyalar,sivaslar,gaziler vede ismini unuttugumuz olaylar gibi.
bu olaylar vede konular kısa yazılarlan anlatılamaz,bunların her biri yüzlerce ders konusu kitaplara sıgmayacak konular.
ileride istenirse tekrar tartışılır,yaşıma verin kısa kesiyorum.

errata
08-03-2011, 06:31
Ben de belli bir süre Almanya'nın Hannover şehrinde bulundum. Belçika Antwerp ve Norveç Espedal'da da bulunma fırsatım oldu. Şahsen buralarda da işi kişilere indirgediğiniz sürece rahatça genelleme batağına çekilebileceğinizi ve herşeyi kötü görebileceğinizi söyleyebilirim. Lakin Almanya'da sokakta anlaşamadığım Türk'ler varken, yardım etmek için bana üç dört saatini ayıran Alman'lar la da karşılaştım. Tam tersi şekilde kızgınlıkla bağırıp çağırabilen Alman kadınlarla da didiştim. Belki Almanca yerine Türkçe-İngilizce anlaşmaya çalışmamın tesiri vardır.

zahit'in de dediği gibi çok uzun ve girift bir konu. Benim gözlemleyebildiğim, Avrupa'ya bundan kırk sene önce işçi olarak giden vatandaşlarımızın oldukça büyük kısmı çok büyük eğitim ve entegrasyon sorunu yaşıyor. Bunda Avrupa hükümetlerinin göçmen yasalarının etkisi olduğunu da düşünüyorum. Göçmen insanları sürekli misafir tutma eğilimdelermiş gibi bir izlenime sahibim.

Elbette gözlemlerimin geçerliliği tartışılır. Fakat vatandaşlarımızın büyük bir kısmı kendi içine kapanık ve buradan gittikleri halde kalmışlar. Türkiye'ye döndüklerinde(yaz tatili vs.) ise Almancı ya da gurbetçi olmaktan kurtulamıyorlar. Bu sorun yalnızca vatandaşın değil, hükümetlerin ortak sorunuyken topun sadece vatandaşa atılması son derece yanlış ve düşündürücü.

bakkalmahmud
08-03-2011, 13:08
Türkcede bir laf vardir,deveye diken,insani seven yaranir,almanlar türklere ne yaparsa yapsin yaranamaz hele hele milli görüscülere hic yaranamaz,almanyanin tek kötü yani burada dogmus burada büyümüs insanlara direkt olarak vatandaslik hakki vermiyor,benim 40 yasina gelmis kardeslerim var hala oturma müsadesiyle yasiyor ama burda bulduklari imkanlarin yüzde birini türkiye vermez.

AvniSinanoglu
09-03-2011, 01:06
Türkcede bir laf vardir,deveye diken,insani seven yaranir,almanlar türklere ne yaparsa yapsin yaranamaz hele hele milli görüscülere hic yaranamaz,almanyanin tek kötü yani burada dogmus burada büyümüs insanlara direkt olarak vatandaslik hakki vermiyor,benim 40 yasina gelmis kardeslerim var hala oturma müsadesiyle yasiyor ama burda bulduklari imkanlarin yüzde birini türkiye vermez.
Size birkac örnek daha veriyim. Caliskan ve zeki cok Türk var Almanya da yemin ederim serefim ve haysiyetim adina eger bu Türkler Türkiye de, Amerikada veya herhangi baska bir ülkede bu caliskanliklarini sürdürseler dünya capinda meshur olabilirler. Konu ne yazikki irkcilik ve irkci Alman beyinleri kabul edemiyor ve icine sindiremiyor. Nasil olurda siyah sacli bir asyali Türk benden daha akilli ve bilgili olur korkusu onlari kahrediyor. Ben her yerde buna sahit oluyorum. Iste arkadaslar Thilo Sarrazin ve tüm Türklerden endise duyanlarin asil temel korkulari bunlardir. Türkler 40 sene evvel cöpcüydüler Almanca bilmiyorlardi, en pis islerde calisiyorlardi, ama kimse Thilo Sarrazinin yazdiklari gibi kitablar basip Alman halkini kiskirtmiyordu. Yukarida SABIRLI arkadasin dedigi gibi Alman senden faydalanamadigini anladigi anda seni saniyede satar bu kadar basit. Genelleme olarak söylüyorum. Aralarindan iyisi cikarda demiyorum ve bu bilgim cercevesindedir.

Evren34
22-03-2011, 12:46
Parklarda mangal yapanları,

gittikleri ülkeye bi türlü uyum sağlayamayan kırocanları,

30 senede tek kelime Almanca öğrenemeyen zeka yoksunlarını,

Gettolardan bir türlü Apartman dairesine terfî edemeyen gösteriş budalalarını,

Alman devleti her imkanı sağlamış olmasına rağmen bir baltaya sap olamayan Türkiye göçmeni ailelere mensup gençleri

görmezlikten gelip, özeleştiri yapmadığınız sürece, Almanlar ırkçı, Felemenkelr başka birşeyci, bahane çok.

Oraya gidenler önce kendine çeki-düzen versin, sonra şikayet etsin.


Almancılardan şiddetle nefret ediyorum.Bakın dikkat edin ben fransada doğup büyümeme rağmen Almanyaya göç etmiş türklerden nefret ediyorum sebebide yukarda yazılı ağzına sağlık Sevgili dostum

TurkceRap
22-03-2011, 12:54
Sayın Türkçe Rap,

Ben Almanya'da 8 sene yaşamış biri olarak nerdeyse baştan sona yanıldığınızı söylemeden edemiyeceğim. Almanya'da hem sadece Türkleri hedefleyen sistematik bir asimilasyon politikası uygulanıyor hem de yaygın ve asılsız ön yargılar var. Önce yazdıklarınızdan gidelim:



Bu nereden çıktı? Çok anormal birşey değil zaten Almanya'da birçok parkta mangal yapmak, belirli kaidelere riayet etmek şartıyla serbesttir. Bakın Almanlar 'da yapıyor:

http://einestages.spiegel.de/static/entry/wer_rastet_der_roestet/13137/grillen_im_park.html?o=position-ASCENDING&s=6&r=1&a=1886&c=1 (http://einestages.spiegel.de/static/entry/wer_rastet_der_roestet/13137/grillen_im_park.html?o=position-ASCENDING&s=6&r=1&a=1886&c=1)



Kimmiş bunlar? Ben şahsen Almanca bilmeyen (birkaç turist dışında) hiç bir Türk'e rastlamadım Almanya'da iken; Türkçe bilmeyen bir çok Türk'e rastladım. Türkler'in Almanca bilmediği ön yargısının temelsiz olduğunun ispatı yazımın sonlarına doğru linklediğim Humbolt Üniversitesi araştırmasında mevcut. Almanca bilmeyenler için istatistikleri tercüme edeyim. 15-34 yaşı arası Türk kadınlarının %70'i iyi veya çok iyi derecede, %15,6'sı orta derecede Almanca biliyor. Almanca bilgileri az olanların oranı %9,7, çok az olanların oranı %4,7. Erkeklerde aynı rakkamlar: %83,5 iyi veya çok iyi, %9,7 orta ve %5,8 az ve %0 çok az.



1. Yabancıların ağırlıkla yaşadıkları semtler zaten apartman dolu. Yabancılar zaten apartmanda yaşıyor yani. Siz nasıl bir şey canlandırıyorsunuz gözünüzde gerçekten merak ediyorum. Bu semtlerde ciddi sorunlar var, bunların ne olduğuna ve sebeplerine sonra değineceğim. Ama birileri bir yerden bir yere taşınacak ise apartmandan reihenhauslara veya reihenhauslardan bahçeli müstakil evlere taşınır.

2. Almanlar Türklere kolay kolay ev mi kiralıyor ki azınlık mahallelerinden taşınsınlar? Ben bu konuda ciddi sorunlar yaşamıştım. Hiç yabancının yaşamadığı bir sokakta kolay kolay Türklere kiralanmaz daireler, emlak değerleri düşer diye korkar Almanlar. İleride anlatacaklarımdan bunun bir kısır döngü olduğunu anlayacaksınız.



Humbolt Üniversitesi'nin araştırmasına göre Türklerin %42,4'ü ebeveynlerinden daha yüksek eğitim seviyesine ulaşıyorlar (%48,4 aynı eğitim seviyesine ulaşıyor). Bu sayının diğer yabancı gruplarının ortalamasına yakın, Almanlardan da kat kat yüksek. İlk jenerasyonun büyük çoğunluğunun köylerden kömür madenlerinde, çöpçü, fabrika işçisi gibi görevlerde çalışmak için geldikleri göze alındığında bugün Abitur ve Üniversite diploması sahip olan Türklerin oranının yerli Almanlara göre düşük olması şaşırtıcı olamamalı. Ancak abitur ve fach abitur derecesinde eğitime sahip Türklerin sayısı 1. ve 2. jenerasyon arasında %800 artmış. Bu mudur baltaya sap olamamak?

Eğitimde sonra değineceğim bazı eşitsizliklere rağmen Almanya'da yaşayan Türkler büyük aşamalar kat etmiş. Ancak bu iş bulmakta fayda sağlamıyor. Araştırmada İran, Irak ve Afganistan'lı göçmenlerin üniversiteli olma oranının (%15,2) Alman yerlilerininden (%11,7) yüksek olduğunu görülüyor, ancak yerlilerin işsizlik oranı %7,5'ken yukarıda belirtiğim grupta bu sayı %25,4. Yani göçmenler eğitim görseler de iş bulamıyor.

Türkler eğitim seviyelerine uygun iş bulmakta zorlanıyor. Almanya'da birçok şey kişisel ilişkiler üzerinden yürüyor; bu ilişkiler de insanların oturdukları yerlerde ve gittikleri okullarda gelişiyor. Türkler azınlık mahallelerinden çıkmakta zorlandığını göz önünde bulundurduğumuz zaman kısır döngüyü tamamlamış oluyoruz. Bunun dışında Türklere karşı olan ciddi ve haksız ön yargılar da Türklerin iş bulmalarını güçleştiriyor. İkinci jenerasyon Türk erkeklerin babalarının çalıştığı işleri yapması da zor: Kömür madenleri tükendi, fabrikalar doğu avrupaya taşındı.

Durum böyle olunca Türkler'in %9,5'unun devletten sosyal yardım almasına şaşırmamak lazım (Yerlilerde bu oran %3,5). Ancak SPD'li bir politikacı (Thilo Sarazzin) konuşmalarında ve kitabında bu oranı %40 olarak veriyor.



Bu ne demek? Çeki düzen vermek ne demek? Almanlar da kendilerine çeki düzen vermek mi zorunda rahatsızlık duydukları herhangi bir şeyden şikayet etmeden önce? Bu cümle aşırı ırkçı.



Devamlı genelleme yapıp ondan sonra genelleme yapmak amacında değilim demek olmuyor. Bill Maher programında güzel söylemişti:

“New Rule: Anytime someone prefaces a statement by saying 'I'm not a racist,' some racist shit is about to come out of their mouth”

Almanya'da Türklere karşı ön yargılar sadece aşırı sağda bulunan insanlara sınırlı değil. Yukarıda bahsettiğim gibi SPD'li bir politikacı geçenlerde uydurma verilerle dolu bir kitap yazdı. Partisinden ayrılmak zorunda kalmakla beraber hem CDU/CSU'dan, hem de SPD'den onu destekleyen birçok politikacı oldu. Bunun dışında Sarazzin'in kitabı çıkmadan çok evvel üniversiteli ve üniversite mezunu bir çok arkadaşımdan benzer ön yargılar duyudum.

En yaygın önyargı Türklerin çok suç işlediği veya daha saldırgan oldukları. Veriler bu önyargıları desteklemiyor, Türkler'in demografik (Türklerin yaş ortalamaları daha düşük) ve sosyal-ekonomik (Türklerin ortalama gelirleri daha düşük) hesaba katılmasa bile aslında Türkler yerli Almanlar'dan daha az suç işliyorlar.

Thilo Sarazin'in kitabının üzerine Humbolt Üniversitesinin derlediği araştırmalar burada bulunabilir: http://www.heymat.hu-berlin.de/sarrazin2010 (http://www.heymat.hu-berlin.de/sarrazin2010)

Türklere uygulanan asimetrik asimilasyon politikalarına da birkaç örnek vereyim:

1- Federal Almanya Cumhuriyeti Türk-Alman çifte vatandaşlığını kabul etmiyor, ancak Ruslar hem Rus hem Alman olabiliyor
2- Kablolu yayında TRT-Int bile yok (ilk geldiğimde vardı) ancak Polonya ve İtalyan kanalları mevcut.
3- Türkçe radyolar için izin almak çok zor, alındığında da şarkılar hariç konuşulan herşey hem Türkçe, hem Almanca iki kez tekrarlanmak zorunda.
4- Dijital kablo veya uydu üzerinden yayın yapan Türk kanalları yeterince eğitimsel yapmadıkları gerekçesi ile iki saat kadar Almanca belgeseller vermek zorunda kalıyor. Aynı standart, İtalyan TV'leri ve MTV'ye uygulanmıyor (tabi Jersey Shore'u belgesel olarak kabul etmiyorsanız).

Gelelim azınlık semtlerindeki problemlere. Buralarda ciddi bir uyuşturucu piyasası dönüyor. Bunun bir sebebi işsizlik, bir sebebi ise Almanların sık sık uyuşturucu almak için buralara gelmesinden kaynaklanıyor. Buralarda yetişen çocuklar çevrelerinde neredeyse sadece şu işleri yapan insanlar ile yetişiyorlar: süpermarket işçileri, dönerci, seyahat acenteci, taksi söförleri ve uyuşturucu pazalayıcıları. Gençlere ne örnek olabilecek fazla insan var ne de bu işler dışında kariyer yapmak için ilişki kurabilecekleri insanlar. Emlak vergileri düşük olduğu için okullar iyi finanse edilemiyor, bu bölgelerin çoğunda gymnasium açılmıyor ve buralarda çalışmaya istekli öğretmen bulmak zor. Çocuklar ne okullarında ne evlerinde ana dili almanca olan insanlar ile muhabbet edemiyor.

Dediğim gibi Almanların çoğunlukta olduğu bölgelerde ev kiralamak oldukça zor, ancak şu veya bu şekilde Türkler olurda normal bir semtten bir ev satın almayı becerirse problemler bitmiyor. Bu sefer çocuklar okullarda diğer öğrencilerin ve hatta öğretmen ve müdürlerin ön yargıları ile boğuşmak zorunda kalıyor. Benim yeğenim Cem (almanların çoğunlukta olduğu bir) ilkokula başlarken ilk gün toplantısında okulun müdürü kendi ismindeki A harfini “a wie Adolf” diye kodlamıştı (küçümsenecek bir şey değil, sağduyulu bir Alman böyle bir şey yapmaz, DIN 5009 standardı Anton'dur). Çocuk her gün kendisine, ailesine, kültürüne hakaret işitti. İster istemez bazen tepesi attı kavga etti, sonra ırkçı müdürün odasına gönderildi. Artık okuldan nefret ediyor. Bana geçen gün kuzeni hakkında şunu dedi, “Adnan'ın işi zor”. Neden diye sordum, “annesi öğretmen,” dedi. Bu mantıkla gymnasiumda fazla dayanamadı.

Cem'in gittiği okul aşırı bir örnek olabilir ama her okulda daha az da olsa buna benzer şeyler var. Okul mükemmel bile olsa yabancı çocuklar kendi etnik grubunun temsilcisi olarak devamlı bir hata yaparlarsa bunun etnik grubuna mal edileceği baskısı altında eziliyorlar. Tim Wise bunu bir konuşmasında Amerikadaki azınlıklar üzerinde anlatıyor (Bahsettiğim bölüm 5:00'da başlıyor. Ama 1 saatlik konuşmanın hepsi iyi): http://www.youtube.com/watch?v=wDWN8gu9fWo&feature=related (http://www.youtube.com/watch?v=wDWN8gu9fWo&feature=related) .

Almanya'da Türklere karşı ırkçılık yeni bir şey değil. Günter Walraff'ın En Alttakiler kitabını tavsiye ederim. Alman bir gazeteci saçını boyayıp, solaryuma gidip ve gözüne lens takıp, tipik bir Türk işçisi kılığına girip bir sene yaşamış ve izlenimlerini yazmış. Son zamanlarda ırkçılık biraz pompalanıyor sanki Avrupa genelinde. Bu işçi sınıfını (ve işsizleri) bölmek ve birbirine düşman etmek için yapılıyor. Sarazzin'in konuşmalarının ve kitabının zamanlaması ise Almanya gündemini (tartışmalar sürerken CDU/FDP hükümeti bütçede kısıtlamalar yaptı) değiştirmek için yayınlandığı izlemini veriyor.

Anlatabileceğim birçok anektod var. Sekiz sene az değil ve Almanların kafalarındaki Türk tiplemesine uymadığım için (tenim açık renk, saçım kahve rengi siyah değil, apaçi gibi giyinmiyorum) yakınlarda hiç Türk olmadığını zannettikleri zamanlar anlattıkları birçok pisliğe kulak misafiri oldum. Türklere karşı önyargılar ile de sınırlı değil Almanlar'ın ırkçılığı. Almanların en yaygın ön yargılarına göre Polonyalılar hırsız, Yunanlılar, İspanyollar, Portekizliler ve İtalyanlar Tembel, Müslümanlar ve Ruslar agressif. Tabi bize göre de Almanlar cimri. Türkler'in ve Kürtler'in ve diğer birçok toplumda da yaygın ırkçılık. Hepimiz aynı bokuz yani.



Sn Kaanuni, Ben sizin yazılarınızı az da olsa takibettiğim kadarıyla, bazı noktalarda yakın görüşlerimiz olduğunu düşünüyordfum, Sanırım Siz Benim yazılarımı pek okuma şansı bulmamış olmalısınız ki, Beni ilginç birşeyle itham ediyorsunuz.

Irkçılık ucuz ve bayağı bir ideolojidir, fakat önüne gelene ırkçılıkla yaftalamaya çalışmak bu kadar ucuz olmamalı, Benim saçım bile sarı değil, mensubu olmadığım bir ırkın ırkçılığınımı yapacağım?

1 yıldan fazladır bu forumda yazıyorum, Benim çizgim, duruşum bellidir, Sosyal olgular üzerinden yapılan nitelendirmeler ırkçılıkla değerlendirlilemez, kaldı ki Ben burada Kimisi aynı etnisiteyi, Kimisi de aynı vatandaşlığı paylaştığım insanlar arasındaki bazı kesimlerin özeleştiri yapması gerektiğini söylüyorum.

Buna ek olarak; Avni sinanoğlu rumuzlu arkadaşın Almanlarla ilgili genellemesinden rahatsız olmadınız da benim yazdıklarımdan mı gocunuyorsunuz?

bu insanların Anne-babalarının önemli bir kısmının eğitim seviyesinin düşük olduğunu, Hatta bazılarının okum-yazma dahi bilmeme ihtimalini de göz önüne alırsak, şu an ki nesilin durumu bir başarı sayılabilir, fakat, genele vurduğumuzda bu başarı tartışılır.

Kaldıki, Türkiyeli göçmenler arasında eğitim alanında bvaşarısızlıklara yönelik tartışmalar ise biliniyor.

İranlı ve Afganlarla kıyaslamanız manidar olmuş, Bir de Ermeni, Rus ve rum göçmenlerle kıyaslara bakmak gerekir aslında.

Almanlar ve diğer Avrupa milletleri arasındaki Zenefobik insanların pek de yatsınamayacak çekinceleri var.

Bir defa apayrı bir sosyo-kültürel yapı, Ben bile Türkiyede doğup büyüdüğüm halde Geleneksel yapımızın dayatmacı yanına zaman zaman tahammül edemezken, o insanlardan bunu anlamasını beklemek ne kadar mantıklıdır?

Din konusuna ise, girmeme bile gerek yok sanırım.

"Bu ne demek? Çeki düzen vermek ne demek? Almanlar da kendilerine çeki düzen vermek mi zorunda rahatsızlık duydukları herhangi bir şeyden şikayet etmeden
önce? Bu cümle aşırı ırkçı.."


Bu iğneyi kendine çuvaldızı başkasına batır demek, Evet göçmenler de, Almanya devleti de biraz kendine çeki-düzen verebilir, hatalı yaklaşımlarını irdeleyebilir, keza Almanlar da öyle.

Bana şunu deseydiniz anlardım "Herşeyi ölçen-biçen Almanya göçmenler üzerine yeterli bir vizyon geliştirmemiştir" Evet Bence de Almanya devletinin en büyük hatası budur.

Göçmenleri "Misafir işçi" olarak tanımladılar ve bu insanların birçoğunun malını-mülkünmü, neyi var neyi yoksa satıp savıp Almanyaya geldiklerini hesabedemediler, Etmek isteyip istemedikleri konusunda ise en azından benim bir bilgim yok.

Ben Almanyada ırkçılığın olmaığını söylemiyorum, Fakat, Bazı Almanların Türklere ev kiralamaması falan bahane olamaz.

bu adamların en eskisi 50 yıldır orada, Örneğin: Yahudiler dün soykırıma uğradılar, Bugünse üzerlerinde bariz bir hoşgörü var, işin garibi birçok ülkede azınlık psikolojisi tam aksine o etnik grubun başarısına artı etkendir, biz biraz şikayet etmeyi seviyoruz sanırım.

Mesela, Gerek Endonezyada, Gerek Malezyada Çinliler azınlıktır, Ama oranın yerlisinden ekonomi olarak genelde daha iyi durumdadırlar.

Ekonomi herşeyin anahtarıdır, Endonezya Çinlisi bir arkadaşım azınlıkların yoğun olduğu yerlere Müslüman Endonezyalıların hükümet tarafından göç ettirildiğini dahi söylüyor, tabi ben bu konuya şahit olmadım, Sadece Azınlıklara yönelik ırkçı yaklaşımların sadece Türkiyeli göçmenlere yönelik olmamakla beraber, şikayet etmenin tek çözüm yolu olmadığını söylemeye çalışıyorum.

Son olarak; Sizin burada vermeye çalıştığınız tavlodaki veriler tersinden okunduğunda o kadar da güllük gülistanlık olup olmadığını tartışmalı hale getiriyor.

Birşeyleri hem kabul edip hem de tersini iddia etmek gibi ilginç bir usül kullanmışsınız (En azından bu yazınızda).

Sarazin'in kitabı üzerine tartışmaları az-çok takibetmiştim, Ama o kitap ile benim söylediklerimin bir alakası yok.

iletinizi çok önce yanıtlamak isterdim, Bugünlerde biraz meşgul olduğum için fazla foruma giremiyorum, Bu yüzden kısa sürede birşeyler karalamaya çalıştım.

Saygıyla.

kaanuni
22-03-2011, 20:57
Selam TurkceRap,

Benim uslubum bazen keskin oluyor, lütfen fazla üstünüze alınmayın.

Sn Kaanuni, Ben sizin yazılarınızı az da olsa takibettiğim kadarıyla, bazı noktalarda yakın görüşlerimiz olduğunu düşünüyordfum, Sanırım Siz Benim yazılarımı pek okuma şansı bulmamış olmalısınız ki, Beni ilginç birşeyle itham ediyorsunuz.

Irkçılık ucuz ve bayağı bir ideolojidir, fakat önüne gelene ırkçılıkla yaftalamaya çalışmak bu kadar ucuz olmamalı, Benim saçım bile sarı değil, mensubu olmadığım bir ırkın ırkçılığınımı yapacağım?

1 yıldan fazladır bu forumda yazıyorum, Benim çizgim, duruşum bellidir, Sosyal olgular üzerinden yapılan nitelendirmeler ırkçılıkla değerlendirlilemez, kaldı ki Ben burada Kimisi aynı etnisiteyi, Kimisi de aynı vatandaşlığı paylaştığım insanlar arasındaki bazı kesimlerin özeleştiri yapması gerektiğini söylüyorum.

Ben size ırkçı demedim ki. Ben söylediğiniz şeyler ırkçı dedim. Şahsi (ve modern psikoloji'nin) görüşüm hepimizin doğal tavrının önyargıya yatkın olduğudur. Önemli olan insanın bunun bilincinde olup, kendi önyargılı düşüncelerinin dile getirmeden veya bu düşüncelerin eşliğinde politik ve ekonomik kararlar vermeden önce hata yapmış olabileceğinin farkına varıp önyargılarını bilimsel olarak doğrulamaya veya yalanlamaya çalışmasıdır. İnsan beyni genellemeye meyillidir. İnsan beyninin kapasitesi ve yöntemi sınırılıdır, sürekli hata yaparız.

Örneğin confirmation bias denilen hata. Bu hata insanların zaten kabul ettiği bir önyargıya uymayan delilleri unutup, uyanları hatırlamasıdır. Bu hatanın sonuçları arasında duaların işe yaradığı inancı ve çeşitli diğer batıl inançlar gibi ilk iletinizde yazdığınız önyargıların oluşması da vardır. Kısa bir örnek vereyim, siz Almanya Türklerinin gettoda yaşayan gösteriş budalaları olduğuna inanmışsanız bir kere, ondan sonra gösteriş budalası getto Türklerini gördüğünüzde aklınızda kalır, gösterişsiz Türkleri gördüğünüzde unutursunuz. Buna ek olarak zaten gösteriş meraklısı insanlar gösterişsiz insanlardan daha görünürdürler. Sonuç olarak aklınızda yanlış bir orantı ortaya çıkar.

Bir grup insan hakkında (pozitif veya negatif) genelleme yapmak için de o grubun dışında olmaya gerek yok. İlk iletinizdeki yazdığınız şeyler gerçekler ile bağdaşmıyor. Belki ırkçı biraz ağır bir kelime oldu ama bu önyargılar genelde ırkçı insanlar tarafından üretiliyor. Siz de yutmuşsunuz bunları.


Buna ek olarak; Avni sinanoğlu rumuzlu arkadaşın Almanlarla ilgili genellemesinden rahatsız olmadınız da benim yazdıklarımdan mı gocunuyorsunuz?

AvniSinanoglu'nun genellemesinden ben de rahatsız oldum tabi. Ancak başlığın ilk iletisini tam okumadan sadece göz geçiriyordum, sizin iletiniz gözüme çarptı. İki üç saat kastım yazdım iletimi ondan sonra onu da okudum. Sonra araya başka şeyler girdi. Ben de Almanya'da yaşamış bir insan olarak AvniSinanoglu'nun nasıl bu görüşe vardığını anlıyabiliyorum. Şimdi fazla irdelemeyeceğim ama kısaca: Söylediği şeyler tamamen yanlış değil, ancak tıpkı sizin gösteriş budalası gettocularınız gibi ırkçı Almanlar da normal Almanlardan daha çok göze batıyor ve insan birkaç kere ırkçı Almanlar ile karşılaştığı zaman karşılaştığı ırkçı olmayan Almanların sayısını küçümsemeye başlıyor. Yukarıda anlattığım gibi önyargılı ve ırkçı düşünceler Almanlara değil tüm insanlara has birşey.


bu insanların Anne-babalarının önemli bir kısmının eğitim seviyesinin düşük olduğunu, Hatta bazılarının okum-yazma dahi bilmeme ihtimalini de göz önüne alırsak, şu an ki nesilin durumu bir başarı sayılabilir, fakat, genele vurduğumuzda bu başarı tartışılır.

Genel görünümden tartışmak çok sığ olur. Aynı sosyal/ekonomik ve yaş-strüktüründeki Almanlar ile kıyaslayınca aradaki neredeyse bütün farklar yok oluyor, veya Türklerin lehine pozitif farklara dönüşüyor. Daha ne tartışabiliriz? Türklerin Almanlardan ortalama olarak daha genç ve daha fakir ve daha eğitimsiz oldukları bariz.


Kaldıki, Türkiyeli göçmenler arasında eğitim alanında bvaşarısızlıklara yönelik tartışmalar ise biliniyor.

Ben de diyorum ki bu tartışmalar insanların ilgisini asıl meselelerden uzaklaştırmak için yapılıyor. Bu tartışmaların mekanı Üniversitelerde eğitim bilimleri fakülteleridir, meydan gazeteleri değil.


İranlı ve Afganlarla kıyaslamanız manidar olmuş, Bir de Ermeni, Rus ve rum göçmenlerle kıyaslara bakmak gerekir aslında.

Siz sanırım kıyaslamayı anlamamışsınız. Ben (daha doğrusu Berlin Humbolt Üniversitesi) Türkleri İran, Afgan ve Iraklılara kıyaslamadım. Almanlar bu gruplara kıyaslandı. Bu üç göçmen grubun üniversite mezun oranı yerli Almanlar'dan yaklaşık %30 daha yüksek, ancak işsizlik oranları 3 kat fazla. Politik sebeplerden kaçmış üniversite mezunu İranlılar taksi şöförlüğü yapmak zorunda kalıyor. Bahsedilen üç grubun iş ararken karşılaştığı ön yargılar ile Türklerin de karşılaştığını kabul etmek gerekir.


Almanlar ve diğer Avrupa milletleri arasındaki Zenefobik insanların pek de yatsınamayacak çekinceleri var.

Hayır bunların ezici çoğu yanılgı.


Bir defa apayrı bir sosyo-kültürel yapı, Ben bile Türkiyede doğup büyüdüğüm halde Geleneksel yapımızın dayatmacı yanına zaman zaman tahammül edemezken, o insanlardan bunu anlamasını beklemek ne kadar mantıklıdır?


İlk cümleyi anlamadım. Dayatmadan kastiniz nedir? Eğer politik dayatmadan bahsediyorsanız zaten Türklerin bir çoğu (çifte vatandaşlığın Türklere yasak olmasından dolayı) politik herhangi bir rol oynayamıyor, yerel seçimlerde bile oy kullanamıyor. Eğer sosyal veya ekonomik bir dayatmadan bahsediyorsanız (tabi düzgün cevap vermem için bunu da detaylandırmanız lazım) belki hemen sonraki paragraf sizi tatmin eder.


Din konusuna ise, girmeme bile gerek yok sanırım.

Din konusuna girelim bence, sonuçta din ile ilgili bir sitedeyiz. Dinler geniş çapta başarılı olabilmek için içerlerinde çelişki içermelidirler. Yoksa mensuplarının ekonomik ve kültürel farklılıklarını kaldıramazlar. Sonuç olarak insanlar dinlerini başka yerlerden edindikleri değer yargılarının ışığında yorumlarlar. Bu bağlamda Hristiyanlık ve İslam arasında bir fark yoktur. Mevzu muhafazakarlıktır ki bu ekonomik olanaklar ile orantılıdır (tabiki başka şeylerle de orantılıdır dolayısıyla düz bir çizgi değil).


"Bu ne demek? Çeki düzen vermek ne demek? Almanlar da kendilerine çeki düzen vermek mi zorunda rahatsızlık duydukları herhangi bir şeyden şikayet etmeden
önce? Bu cümle aşırı ırkçı.."

Bu iğneyi kendine çuvaldızı başkasına batır demek, Evet göçmenler de, Almanya devleti de biraz kendine çeki-düzen verebilir, hatalı yaklaşımlarını irdeleyebilir, keza Almanlar da öyle.

Kazık Almanyalı Türklere batmışken, ya şu kazığı çıkartsanıza demeden önce kendimize iğne mi batırmamız lazım?


Bana şunu deseydiniz anlardım "Herşeyi ölçen-biçen Almanya göçmenler üzerine yeterli bir vizyon geliştirmemiştir" Evet Bence de Almanya devletinin en büyük hatası budur.

Göçmenleri "Misafir işçi" olarak tanımladılar ve bu insanların birçoğunun malını-mülkünmü, neyi var neyi yoksa satıp savıp Almanyaya geldiklerini hesabedemediler, Etmek isteyip istemedikleri konusunda ise en azından benim bir bilgim yok.

Bu devamlı tekrarlanan bir laftır. Ben bu lafı tekerrür etsem neyi çözecek? Tamamen yanlış değildir, ama gerektiğinden daha fazla ehemmiyet verilir. Devletin pozitif ayrımcılık, kültürel asimilasyon veya sınır dışı etmeler dışında oynayabileceği bir rol zaten yoktur. Bugün uygulanan ikincisidir. Bana devletin radyo ve televizyonun içeriğine (iftira veya suça teşşebüs dışında) karışması pek makul gelmiyor.

Eğer illa geçmişe bakmakta ısrar edecek olursak doğu Alman fabrikalarının batıdaki rakip firmalara satılması daha büyük bir hatadır, bu da Türklerin (ve tabi doğu Almanyanın) ekonomik sorunlarını arttırmıştır. Bu özelleştirmelerin sonuçta Batılı firmalar doğudaki fabrikaları kapatıp, azami personel artışıyla mevcut fabrikalarındaki üretimi arttırmıştır. Sonuç olarak bir sürü genç doğu Almanyalı batıya göç etmiştir. Bu da doğu Almanyayı bugün hala kalkınamış kılmak dışında, Türklerin iş olanaklarını ve aldıkları maaşları azaltmıştır. Nasıl bir özelleştirmenin daha iyi olacağı belki başka bir başlıkta tartışılabilir.


Ben Almanyada ırkçılığın olmaığını söylemiyorum, Fakat, Bazı Almanların Türklere ev kiralamaması falan bahane olamaz.

Bazı değil, hiçbir aklı salim Alman emlak değerini düşürecek bir kira sözleşmesi imzalamak istemez. Kendisinin ırkçı olmasına gerek yok, başkalarının olduğunu bilmesi yeter. Eğer çevrede başka emlağı yoksa satış farklı bir mantığa tabi.


bu adamların en eskisi 50 yıldır orada, Örneğin: Yahudiler dün soykırıma uğradılar, Bugünse üzerlerinde bariz bir hoşgörü var, işin garibi birçok ülkede azınlık psikolojisi tam aksine o etnik grubun başarısına artı etkendir, biz biraz şikayet etmeyi seviyoruz sanırım.

Mesela, Gerek Endonezyada, Gerek Malezyada Çinliler azınlıktır, Ama oranın yerlisinden ekonomi olarak genelde daha iyi durumdadırlar.

Malezya'daki Çinlileri bilmiyorum ama Musevilerin ekonomik alandaki başarıları dini sebeplere bağlanır. Protestan kiliselerinin açılması ve Katolik Reformasyonundan önce faiz ile borç vermek Hristiyanlara da yasaktı. Musevilerde ise kural, kardeşine verdiğin borçtan faiz isteyemezsin şeklindeydi. Bu kardeşlik insanoğlu değil sadece diğer Museviler olarak yorumlanırdı, dolayısıyla oldukça karlı olan borç verme işi (ki ozamanlar herhangi bir finans regülasyonu yoktu) Avrupada Yahudilere düşerdi. Bugüne kadar devam eder o zamanlarda edindikleri avantaj. Malezya ve Endonezya'nın müslüman çoğunluklu (hatta yer yer veya kişinin ırsi belirlenen dinine göre şeriat ile yönetilen) ülkeler olmalarından dolayı Çinlilerin de benzeri bir avantajları olabilir. Ancak Almanyadaki Türklerin Amerikadaki Meksikalılar, Fransadaki Cezayirliler, İngilteredeki Hintliler ve Jamaikalılar gibi böyle bir avantajları yok. Sığınabilecekleri tek niche yemekleri.



Ekonomi herşeyin anahtarıdır, Endonezya Çinlisi bir arkadaşım azınlıkların yoğun olduğu yerlere Müslüman Endonezyalıların hükümet tarafından göç ettirildiğini dahi söylüyor, tabi ben bu konuya şahit olmadım, Sadece Azınlıklara yönelik ırkçı yaklaşımların sadece Türkiyeli göçmenlere yönelik olmamakla beraber, şikayet etmenin tek çözüm yolu olmadığını söylemeye çalışıyorum.

Şikayet bir hak olmak ile beraber, nedir peki alternatif çözümünüz? Eğer Türkiye'ye geri göç ise, bu zaten oluyor. Türklerin Almanya'dan çıkışları şu an girişlerinden daha fazla, ilk iletimdeki linkte bunun istatistikleri var. Bir de anektodal bir kaynak vereyim (anektodlara tabi güven olmaz ama yine de ilginç bir belgesel):

http://www.youtube.com/watch?v=fnM5dafB2iw


Son olarak; Sizin burada vermeye çalıştığınız tavlodaki veriler tersinden okunduğunda o kadar da güllük gülistanlık olup olmadığını tartışmalı hale getiriyor.

Birşeyleri hem kabul edip hem de tersini iddia etmek gibi ilginç bir usül kullanmışsınız (En azından bu yazınızda).

Siz demediniz mi hem iğne hem çuvaldız? Daha ne istiyorsunuz? Gerçekleri istatistikleri ile beraber yansıttım. Türkler mükkemmel demiyorum. Herşey almanların suçu demiyorum. İlk iletimde Türklerin ortalama olarak daha eğitimsiz, daha fakir olduğunu söylüyorum. Bunların nedenleri üzerinde yorum yapıyorum. Irkçılığın bu sorunlardaki katkı payına ve yanlış ama yaygın önyargılara da ışık tutmaya çalışıyorum. Siz ilk iletiniz de ne yaptınız? Kulaktan dolma önyargılarla iğneyi batırdınız, çuvaldızı unuttunuz veya es geçtiniz.


Saygılarımla,
Kaan

AvniSinanoglu
25-03-2011, 23:44
Almancılardan şiddetle nefret ediyorum.Bakın dikkat edin ben fransada doğup büyümeme rağmen Almanyaya göç etmiş türklerden nefret ediyorum sebebide yukarda yazılı ağzına sağlık Sevgili dostum
Nefret edilecek konu varsa o da irkciliktir. Fransada iyiki denisik irklarin arasinda fark edilmiyorsunuz. Ingiltere ve Fransada Türklerin durumu biraz daha iyi, sebebi bu milletlerin icinde karisik irklarin asimile edilisidir.
Genelleme yapilacak olursa cogu Türk gencleri irkcilik sebebi yüzünden geleceklerinden endise duyup umutlarini yitirmektedir. Üniversitelerde meslegini yapanlarin cogu baska ülkelerde calisma umuduyla yasamaktadir. Almanyadaki irkciligi yasamadiysaniz örnegin sadece Dresden ve Rostock sehirlerinde saldiriya ugramadan bir kac gün gezebilirseniz biz Almanyali Türkler atiyoruz...deneyin Almanyaya gelip gideceginiz sehirlerin adlarini size verebilirim :)
http://www.antifaschismus.com/images/npd-plakat-hessen-08.jpg