PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Baykalın İkinci Vukuatı....


ahmetaltan
07-03-2011, 13:57
http://im.haberturk.com/2011/03/07/607967_detay.jpg?1299494948




Ergenekon soruşturması (http://www.turandursun.com/etiket/ergenekon_soruşturması) kapsamında gözaltına alınan ve ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılan gazeteci İklim Bayraktar (http://www.turandursun.com/etiket/iklim_bayraktar)'ın, savcı Zekeriya Öz'e çok çarpıcı ifşaatlarda bulunduğu ileri sürüldü. İddiaya göre Bayraktar, Deniz Baykal (http://www.turandursun.com/etiket/deniz_baykal)'ın kendisini taciz ettiğini öne sürdü. Bayraktar, teknik takibe takılan görüşmelerinde ise, tacizi görüntülemek için Kılıçdaroğlu'ndan cihaz istediğini ancak 'kendi imkanlarınla yap' cevabını aldığını iddia etti.
Bayraktar röportaj için 21 Ocak 2011’de Meclis’teki odasına gittiği Baykal’ın kendisini taciz ettiğini ileri sürerek durumu dinlemeye takılan telefon görüşmesinde Soner Yalçın (http://www.turandursun.com/etiket/soner_yalçın)’a şöyle anlattı: “Utanç verici bir durum. Evet elle ve ağızla. Zor attım... Bak şimdi size bir şey anlatayım mı? Bu görüşme başka bir yerde olsaydı kıyameti koparırdım. Ama Meclis’te ve odasındaydım. Güvenlikle beni dışarı attırsa rezillik. Der ki bana tacizde bulundu. Aleni yaptı ki dondum kaldım. Ona ‘kafanız güzel mi?’ dedim. Bana, ‘Sen çok fevrisin. Hayatı bu kadar ciddiye alma. Hepsi hikaye gel seninle havuza gidelim” dedi ve ev numarasını verdi. Numaranın temiz olduğunu rahatlıkla konuşabileceğimizi söyledi.

Ertesi gün Baykal’ın sekreterini tekrar aradım. ‘Ben odatv’den İklim’ dedim. Hemen telefona geldi ve ‘odatv’den misin sen?’ dedi. ‘Bugün gözlerine ve güzelliğine, aurasına kapılıp gözlerimi ayıramadığım bayan gazeteci mi yani’ dedi. Adamın telefonda ilk cümlesi bu oldu, ‘evet’ dedim.”
"KILIÇDAROĞLU'NDAN CİHAZ İSTEDİM"
İddiaya göre eski YARSAV Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu’yla yaptığı telefon görüşmesi de teknik takibe takılan Bayraktar, Kılıçdaroğlu ile görüşmesini şöyle anlattı: “Böğüre böğüre ağlamak istiyorum. 45 dakika görüştük. Ama inancımı, umutlarımı yitirdim. O kadar açık konuştum ki. Ama yok bundan bir cacık olmaz. ‘Sana en büyük balığı getireceğim. Bana destek ver, güç ver, cihaz ver’ dedim. ‘Yok olmaz sen kendin yap getir’ dedi. Ben yaptıktan sonra youtube’a koyar yayınlarım sana ne ihtiyacım var.”

zahit
07-03-2011, 14:52
sen vede sana benzeyenler-ne iştir hep belden aşagı vuruyorsunuz!!!
Yapacak başka işleriniz kalmadımı-bu karanlık ikdidarların,vede zalimlerin,
uşaklıgını,kalemşörlügünü,haramlarını vs vs lerini nereye kadar yürüteceksiniz.tamam vicdanlarınız yokolmuş amma-yüzleriniz'demi kızarmıyor?

oguzay
07-03-2011, 15:08
sen vede sana benzeyenler-ne iştir hep belden aşagı vuruyorsunuz!!!
Yapacak başka işleriniz kalmadımı-bu karanlık ikdidarların,vede zalimlerin,
uşaklıgını,kalemşörlügünü,haramlarını vs vs lerini nereye kadar yürüteceksiniz.tamam vicdanlarınız yokolmuş amma-yüzleriniz'demi kızarmıyor?

Arkadasim, ben yazacaktim senin yazdiklarini, ama böyle tiplere yazmaya üseniyorum. Baydilar. Bayagi bi baydilar.

ahmetsln
07-03-2011, 22:45
Yalancılar sizi..

"BASIN DUYURUSU VE İHTARNAMEDİR

Müvekkilim İklim Ayfer KALELİ(BAYRAKTAR) İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2010 / 857 Soruşturma Numarası üzerinden yürütülen ve kamuoyunda “ODATV” Soruşturması olarak da anılan dosyada ifade vermiştir.

Müvekkilim ile her aşamasında beraber olduğumuz bu süreçte Savcılık ve Emniyet ifadelerinde bahsi geçen konu ile ilgili Basına yansıyan birçok ifade GERÇEKLERLE BAĞDAŞMAMAKTADIR!

Müvekkilemin geçmiş bir tarihte talihsiz bir takım olaylar yaşadığı doğrudur fakat bu olaylar herhangi bir amaca yönelik olarak, herhangi bir kişi veya grubun yönlendirmesi olmaksızın sadece ve sadece GAZETECİLİK MESLEĞİNİ İFA ETMEK AMACI ile görüşmeye gittiği sırada yaşanmıştır.

Yazılı ve Görsel BASINDA yer aldığı gibi “Şantaj” veya “Komplo” kelimeleri müvekkilemin ne Emniyet ne Savcılık ifadesinde yer almamaktadır! Kendisine ait görüşmelerde de bu anlama gelebilecek hiçbir ifade bulunmamaktadır. Böyle bir durumun içerisinde olması asla söz konusu değildir.Yaşanan talihsiz olay bireysel bir gazetecilik faaliyeti neticesinde gerçekleşmiştir.

Bahsi geçen olayı müvekkilim, olayın hemen ertesi günü CHP’nin o anda ulaşabildiği en üst düzey yetkilisi olan Sn.Gürsel TEKİN’e ve daha sonraki gün de Sn. Kemal KILIÇDAROĞLU’na bizzat aktarmıştır.

Bu konuda başkaca herhangi bir açıklama yapmak istemeyen müvekkilim, bu durumu ve gerekli bilgilerin kendilerine bizzat ilettiği en yetkili kişilerden öğrenilmesi gerektiğini düşünmektedir.

Müvekkilim bu olaylarla ilgili olarak SAVCILIĞA ŞİKAYETTE bulunmamayı tercih etmiştir.Takdir edersiniz ki evli ve 1 çocuk annesi olan müvekkilim bu olayın duyulmaması ve bu olayla gündeme gelmek istememesi en doğal hakkıdır. Aksi yönde bir düşüncesi olsa idi bunu olayın olduğu tarihlerde açıklardı.Bunu yapmak yerine yukarıda da belirttiğimiz üzere yetkili kişilere olayı aktarmış ve işin gereğinin bu kişilerce yapılmasını beklemiştir.

Bu konu ile ilgili olarak GERÇEĞE AYKIRI haber yapanlarla ve ayrıca Soruşturmadaki GİZLİLİK kararına uymayanlarla ilgili olarak tarafımızca yasal süreç başlatılacağını ihtar eder, yukarıda bahsi geçen hususların haber yapılırken göz önüne alınmasını talep ederiz.07.03.2011

Herkesi bulunduğu konumun ve koltuğun gereğini yapmaya davet ediyoruruz…"

Av. Öncü ÖZBAY

İklim Ayfer Kaleli(Bayraktar)

kerem190
10-03-2011, 23:06
kadın kafayı yemiş bence... böyle bir şeyi uluorta yapacağını hiç sanmıyorum! kadın şeytandır örneği gayet net verilmiş olayda... :)

errata
11-03-2011, 23:17
Kadın çok sevimsiz! Lakin Türkiye'de sarı saç, mavi göz tribini ekarte edebilecek erkek sanırım çok azdır.

Baykal söylentileri gerçekleştirmişse bile bu onun özel hayatını bağlar, ama gel gelelim bunu Türkiye'de kime anlatacaksın.

evrensel-insan
11-03-2011, 23:22
Saygideger arkadaslar;

Bu olayin gundeme gelmesinin tek sebebi; dikkatleri, diger ergenekon tutuklamalarindaki hukuksuz icerikten dagitmak icindir.

Nitekim, "yandas medya" bu konuyu, diger tutuklamalara nazaran daha bir "onemsedi."

Saygilarimla;
evrensel-insan

ahmetsln
11-03-2011, 23:30
Kadının CIA ajanı olduğu bile iddia edliyor. :O

kerem190
12-03-2011, 01:13
bence bu kadın müslümanların ilk kadın peygamberi... :)

Termo
12-03-2011, 15:01
Ahmet Hakan'ın bir açıklaması var, bu konuda. Bu bayandan şüphelendim açıkcası ben..

Okumanızı dilerim, bu yazıyı.
(http://gundem.milliyet.com.tr/-mesai-arkadasim-iklim-/gundem/gundemdetay/12.03.2011/1363390/default.htm)

Termo
16-03-2011, 18:17
Baykal'ın tacizine uğradığını öne süren İklim Bayraktar'ın, 19 yıl önce SHP'li Sarıyer Belediye Başkanı'na tuzak kurmaya çalıştığı iddia edildi.
İklim Bayraktar'dan SHP'li başkana tuzak iddiası

Ayfer İklim Bayraktar’ın 1992 yılında SHP’li Sarıyer Belediyesi’nde geçici kadro ile 1 yıla yakın çalıştığı ve ‘uygunsuz davranış’ gerekçesiyle işten çıkarıldığı ortaya çıktı. İddiaya göre Personel İşlerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Aydın Akdoğan, ‘personelden gelen şikâyetler ve dikkat çeken davranışları’nı dikkate alarak Başkan Yalçın’a “Daha fazla kalırsa başımıza bela olacak” dedi ve Bayraktar’ın işine son verilmesini önerdi. Başkan Yalçın da Bayraktar’ın geçici sözleşmesini sonlandırdı.

Dönemin Belediye Başkanı Yalçın, Radikal’in soruları üzerine Bayraktar’ı yardımcılarının tavsiyesi üzerine ve ‘uygunsuz davranışlar’ nedeniyle işten çıkardıklarını doğruladı. Yalçın, ayrıca kendilerinin İklim Bayraktar’ı ‘Ayfer’ olarak bildiklerini, gazetelerde fotoğrafı çıkınca da “Bu Ayfer değil mi” diye konuştuklarını söyledi. Basın ve halkla ilişkiler âlemine genç yaşta ve ‘Ayfer’ adıyla giren Ayfer Kaleli Bayraktar, daha sonra iş dünyasında ‘İklim’ ve ‘İlkim’ adlarını da kullandı. Kaleli ise eşinin soyadıydı. Bu süre içinde sık sık işyeri de değiştirdi.

“Başkan’a gitme dedim”
İddiaya göre işten çıkarılmayı kabullenemeyen Bayraktar, Belediye Başkanı’ndan intikam alacağını söyledi; sık sık Başkan Yalçın’ı arayarak Pen Otel’de görüşme talep eden Bayraktar, bir TV’de muhabirlik yapan arkadaşının da bu görüşmeyi gizlice kaydetmesi için hazırlık yaptı, ancak Yalçın’dan hep olumsuz yanıt aldı. Dönemin Zabıtadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Ali Oral, işten çıkarıldıktan sonra Bayraktar’a “Sana iş buluruz üzülme” dediğini, buna karşın “Görür o gününü” karşılığını aldığını anlattı. Bayraktar’ın Pen Otel’deki planını da kendisine anlattığını belirten Oral, “Bunun üzerine Başkan’a ‘Pendik’te randevusu varmış, oraya gitmesin’ diye mesaj gönderdim. O da gitmedi” diye konuştu. Bayraktar’ın ise yakın çevresine Belediye’deki işinden ayrılmasının nedeni olarak SHP’nin seçimleri kaybetmesini ve kapanmasını gösterdiği öğrenildi.

Avukatı bıraktı
İklim Bayraktar’ın avukatı Öncü Özbay, Bayraktar’ın açıklama yapmama kararı aldığını, kendisinin de vekâlet sözleşmesi sona erdiği için bundan sonra açıklama yapmayacağını söyledi. Radikal’in telefonla ulaştığı Ayfer İklim Kaleli Bayraktar ise “gelinen süreçte her türlü açıklamanın kişi ve kurumları odak haline getirdiğini” belirterek konuşmak istemedi.

İlgili haber için kaynak;http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&ArticleID=1043075&Date=16.03.2011&CategoryID=77