PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Hangi Partiye Oy Vereceksiniz?


Natan
26-05-2011, 20:44
Arkadaşlar, seçimler geldi çattı.
Bi yoklama yapalım dedim. Ne dersiniz?

Seçimlerde hangi partiye oy vermeyi düşünüyorsunuz?


saygılarımla
Natan

Firestorm
26-05-2011, 20:46
Beni tatmin edicek bir parti olmadıgı için ve arıca oy vermem gerekicegi bölgeden iyi bir bağımsız aday göremedigim için bu seçimlerde oy vermiyicem. Eğer ist/3 bölgede oy kullanmam gerekse idi Turgut Öker'e vericektim oyumu...

ahmetsln
26-05-2011, 20:57
Öncelikle insanları en iyi temsil edebileceklerin bağımsız adaylar olduğunu düşünüyorum.
eğer başka şehirde olsaydım cumhuriyet güçbirliği adayları olacaktı.

ancak yaşadığım şehirde öyle bir durum yok. ailem ise mhp'li idi. ancak bu seçimlerde karar değiştirip chp'ye oy verecekler. şahsi olarak bende bu şehrin chp'li milletvekil adaylarını seviyorum ve destekliyorum.genel olarak sevmesem de :)

ama ailemin oy verme sebebi bu aile sigortası falan. chp bu açıdan iyi oy kapıyor.

Natan
26-05-2011, 21:04
Ben de bu seçimde oy kullanmayacağım. Sanırım bu şekilde akp'ye gidiyor istemeden, değil mi?

Önceleri Ödp yada Bdp diye düşündüm. Sonra hiçbirine oy vermemeye karar verdim. Görüşümü yansıtan bir parti yok.

İvan Karamazov
26-05-2011, 21:09
ben oyumu saadet partisine vereceğim...:)

murted
26-05-2011, 21:11
Ne talihsiz insanım ya... Bir seçim öncesi de ''mecburiyetten Chp'ye vereceğim.'' demesem tavuk keseceğim. :(

Arkadaşlar, kullanmadığınız her oy Akp'ye yarıyor. Bunu unutmayın.

Ha bir de Numan'a kanım çok ısındı, temiz yüzlü bir adam. :)

Firestorm
26-05-2011, 21:15
Ben de bu seçimde oy kullanmayacağım. Sanırım bu şekilde akp'ye gidiyor istemeden, değil mi?

Önceleri Ödp yada Bdp diye düşündüm. Sonra hiçbirine oy vermemeye karar verdim. Görüşümü yansıtan bir parti yok.

Ne talihsiz insanım ya... Bir seçim öncesi de ''mecburiyetten Chp'ye vereceğim.'' demesem tavuk keseceğim. :(

Arkadaşlar, kullanmadığınız her oy Akp'ye yarıyor. Bunu unutmayın.

Ha bir de Numan'a kanım çok ısındı, temiz yüzlü bir adam. :)


AKP'ye gitmez genel olarak seçime katılanlar azaldıgı için seçim yüzdeleri tüm partilerde farklılık gösterir sadece... Bu tek bir partiyi değil seçime katılan tüm partileri etkiler yani...

ahmetsln
26-05-2011, 21:19
Yarıyor ne yazık ki bir ilde en fazla oyu kim alırsa boşa atılan veya atılmayan oylar o partiye gidiyor bu parti ise genellikle akp oluyor. milletvekili seçimlerde durum böyle. yani boşa atılan oylar akpnin hanesine gidiyor

murted
26-05-2011, 21:22
Hımmm, olabilir.
Ama bir de şöyle bakalım. Siz bilinçli seçmen olarak oy kullanmazsanız bilinçsiz olanlar ben mevcut partilerden birini beğenmiyorum, boş atacağım ya da oy kullanmayacağım demeyeceği için gene durum Akp'ye yarar.

Ps: Bilinçsiz seçmen illa ki Akp'ye atar ön kabulünü araya sıkıştırdığımı itiraf ediyorum. Astur gelip bunun ne safsatası olduğunu söyler artık. :D

TUBA
26-05-2011, 21:22
bence oyları bölmemek lazım

herkes oyunu atsın

hangi partiye oy vereceğim konusunda tam emin olamasamda chp biraz göz kırpıyor bana

Özgürcan
26-05-2011, 21:24
Yeşiller partisini ekler misniz?

perfect_storm
26-05-2011, 21:27
kızıl parti varmı oyum bu sefer ona

kasarsis
26-05-2011, 21:36
Kılıçdaroğlunun durumuna düştüm
sistemden silinmişim
bu nedenle oy kullanamıyorum

Natan
26-05-2011, 21:38
Hangi yeşiller :)

Sanırım akp karşıtları (ben de karşıtım) akp kazanmasın diye chp'ye verecek oylarını.

taylan
26-05-2011, 21:40
Devletçi, tam bağımsız ve Kemalist bir Türkiye için oyum Cumhuriyet Güç Birliği adaylarına.

Natan
26-05-2011, 21:51
Taylan hocam senin CHP'ye vereceğini düşünüyordum.

Saygılarımla

Sangre
26-05-2011, 21:58
BDP'nin aday olarak gösterdiği, Emek, Demokrasi ve Özgürlük bloğu adaylarını destekliyorum.. Yani oyum bağımsızlara. (Seçim sonrasında BDP mecliste grup kuracağı için, ankete BDP olarak eklenebilirdi.. Ama normal şartlarda bağımsız adaylar tabii.. Yine de siz bilirsiniz)

İstanbul 3. bölgedeyim.. 1. bölgede olsam Sebahat Tuncel'i hiç kuşkusuz desteklerdim.. 2. bölgede olsam Sırrı Sureyya'yı seve seve desteklerdim :).. Benim bölgemde BDP, Emep genel başkanı Levent Tüzel'i ve BDP'nin ilçe teşkilatından Mustafa Avcı'yı destekliyor.. Sosyalistlerin son bölünmelerinden sonra Tüzel'in açıklamarına felan sinir olmuştum.. O yüzden, -her ne kadar tanımasam da, ayrıca alternatifsizlikten ve BDP'nin meclisteki çoğunluğunu düşünerek- oyumu Mustafa Avcı'ya vereceğim.

Sangre
26-05-2011, 22:05
Yeşiller partisini ekler misniz?

Hangi yeşiller :)

Sanırım akp karşıtları (ben de karşıtım) akp kazanmasın diye chp'ye verecek oylarını.

Yeşiller partisi var ama seçime girip girmeyeceklerini, yada bağımsız mı çıkarıcaklarını bilmiyorum;

http://www.yesiller.org/V1/index.php

Sangre
26-05-2011, 22:07
Bu konu hakkındaki bir beyanlarını buldum.. Ankete eklemenize gerek kalmadı;

Yeşiller Partisi 12 Haziran 2011 genel seçimlerinde Emek, Özgürlük ve Demokrasi Bloğu’nun adaylarını destekliyor. Bunun en önemli nedeni Kürt sorununun şiddetsiz, demokratik ve barışçı yollardan çözümünün Türkiye’nin en önemli meselelerinden biri olduğunu düşünmemizdir. Kürt siyasi hareketinin Meclis’te temsili bu yoldaki en önemli adımdır.

Giriş bölümünün ilk cümlesi; http://www.yesiller.org/V1/index.php?option=com_content&task=view&id=512&Itemid=1

Natan
26-05-2011, 22:10
BDP'nin aday olarak gösterdiği, Emek, Demokrasi ve Özgürlük bloğu adaylarını destekliyorum. - Sangre

Ben de destekliyorum. Fakat son zamanlarda kararsız kaldım. :(

Özgürcan
26-05-2011, 22:17
Eğer Yeşiller aday göstermediyse Cumhuriyet Güçbirliği'ne!

Sangre
26-05-2011, 22:29
Eğer Yeşiller aday göstermediyse Cumhuriyet Güçbirliği'ne!

:biggrin1:

Neyse, bişey demiyim en iyisi.

Yalnız bu cümlenin, şu cümleden hiçbir farkı yok bana göre;

''Eğer BDP aday göstermediyse, oyum MHP'ye!'' veya ''Eğer BDP aday göstermediyse, oyum HEPAR'a!''

Siz nasıl siyasetle felan ilgilenip de böyle şeyler yazabiliyorsunuz, ona da şaşıyorum.

Jolly Jocker
26-05-2011, 22:49
Emperyalizm ve burjuvazinin programını uygulamaya direnen ve tekelci medyanın şişirmediği bir partinin hükümet yapılacağını hiç sanmadığımdan sandığa gitmiyorum.

Antidemokratik seçim yasakları, seçim barajı ve 'büyük' partilerdeki lider sultasından ötürü oy verme işinin tümüyle göstermelik olduğunu düşündüğümden sandığa gitmiyorum.

''Oyum boşa gitmesin'', ''Oylar bölünmesin'', ''Oy vermezsem bilmem kime yarar o yüzden istemeyerek de olsa şuna atacağım'' türünden ilkesiz ve etik dışı tavırları kendime yakıştıramadığımdan sandığa gitmiyorum.

Yönetilmek istemediğim, beni ancak yine ben temsil edebileceğim için, temsiliyet ilişkilerini yücelten ve halkın erkini 550 vekile devretmeyi dayatan bu düzene karşı olduğum için sandığa gitmiyorum.

Devleti ve üreten-yöneten ayrımını benimsemediğimden, emir duymak istemediğimden sandığa gitmiyorum.

Hayatın mecliste değil sokaklarda olduğunu, köklü bir düzen değişikliği olmadan, parlamento temelli bir yoldan hiçbir yere varılamayacağını bildiğimden sandığa gitmiyorum.

TC gibi yarı sömürge ülkelerde aslolanın sömürge tipi faşizm olduğunu ve mevcut demokrasinin ise sadece bunun üzerini örten bir kılıf olduğunu düşünüyorum. Sandığa gitmek bu göstermelik demokrasi oyununa gelmek anlamını taşıdığı için oy vermiyorum.

Mühür vurulan seçim listesinde benim de görüşüm yer almadığı, ''Hepiniz S.ktirin Gidin!'' seçeneği bulunmadığı için oy vermeyeceğim.

Burjuva meclise kapağı atmak için uğraşmaktansa, BDP'lilerin Demokratik Topluk Kongresi gibi, halkın direndiği ve ikili iktidar durumunun zeminini yaratacak olan sokak meclislerini örgütlemenin daha yaşamsal bir tercih olduğunu düşündüğümden sandığa gitmeyeceğim.

Devrimcilerin, burjuva parlamentosunda vekillik yapmak yerine, o parlamentoyu patlatmayı düşünmesinin çok daha yerinde olduğuna inandığım için oy vermeyeceğim.

Sanırım bu kadar açıklama yeterli olmuştur. :)

iceman
26-05-2011, 23:02
Oyumu Türkiye Komünist Partisi ne vereceğim...

Dark_Prince
26-05-2011, 23:05
Türkiye'de oy verilmeye değer bir parti yok,CHP de bazı şeyleri atıyor gibime geliyor.Mecburiyetten Chpye verecem oyu.Bence Akpyi indirebilmemiz için boş oy kullanmamamız lazım.Aslında en çok taraftarı olan parti hangisiyse o partili olmasam bile ona kullanmayı da düşünmüyor değilim,Akp bir şekilde gitmeli sonuçta,gelecek iktidar için de bişeyler düşünürüz.

AhbAp
26-05-2011, 23:38
Her zamanki gibi oyum HABP'ye!..

bakkalmahmud
27-05-2011, 00:25
Turan dursun sitesi bir parti kurarsa oyumu onlara veririm,o güne kadar bekliyorum.

AlbatrosS
27-05-2011, 00:33
rüyamda hangi dilber gönlümü çelerse oyum da boyum da ona...

cem-66
27-05-2011, 02:19
Cumhuriyet Halk Partisi

cem-66
27-05-2011, 02:25
Oyumu Türkiye Komünist Partisi ne vereceğim...

senin Türkiye Komünist Partisi ne oyunu vermen demek AKP ye oy vermen demektir.neden dersen TKP nin seçim barajını aştığı gözükmemiştir.Barajı aşamayacağı için oyun AKP nin işine yarayacaktır. Barii CHP ye oyunu verde bir işe yarasın. kusura bakma bu bir gerçek.

Ascendent
27-05-2011, 02:25
tkp'ye verirdim önceki seneler ancak oyumun boşa gittiğini görmek beni hep üzerdi.

Kemalizmi ve çakma solcuları son derece sevmesem de düşmanımın düşmanı dostumdur hesabı bu seçimde chp'ye oy vereceğim. akp'nin hakkından herşeye muhalefet chp gelir. islamcı anlayış karşıtı olduğum için islamcı partiler en nefret ettiğim siyasi parti türü.

mosthed
27-05-2011, 04:47
bu seçimde oyumu Hak ve Eşitlik partisine vereceğim. Osman Pamukoğlu sicili düzgün,dürüst bir adama benziyor ve dediklerinide yapacağından eminim bu yüzden

Olimpiyat
27-05-2011, 15:46
kararsızım..
muhtemelen oy kullanmayacağım, geçmişte bdp ye vermiştim..

bursali68
27-05-2011, 16:45
Merhaba,

Tam olarak düşüncelerimizi yansıtamasa da oyum CHP ye dir...Yaşasaydı Ecevit'ti...Onun vefatından sonra sürekli CHP...Oyumun boşa gitmemesi de seçimimde etken tabii ki...Ayrıca kadrosunda pırıl pırıl,ışıl ışıl çalışkan olabileceğini tahmin ettiği Deniz GEZMİŞ in de yeğeni var...Bağımsızlardan da Sırrı SÜREYYA gerçekten dikkate değer biri diye düşünüyorum...

Sağlıcakla kalınız...

Psiko
27-05-2011, 16:48
Yaşasaydı Ecevit'ti...


Üstad bu kadar benzeşme nasıl olabilir ?

bursali68
27-05-2011, 16:53
Üstad bu kadar benzeşme nasıl olabilir ?

Merhaba,

:))) bilemiyorum benim için Karaoğlan gibisi yok sanırım...Belki DSP veya CHP nin başına Yılmaz Hoca ( BÜYÜKERŞEN ) geçseydi farklı olabilirdi,ama olmadı...

Sağlıcakla kalınız...

Jolly Jocker
27-05-2011, 21:08
En fazla yapabildiğiniz dört yılda bir sandığa gidip oy atmaktan ibaret olduğu için bugün memleket bu halde. Ve hala oy vermeyi düşünüyorsunuz. Oy vermekle birşeylerin değişeceğine hakikaten inanıyor musunuz? Yani emperyalizmin, para babalarının, generallerin, cemaat liderlerinin v.s. değil de attığınız oylarla sizin dediğiniz olacak bu ülkede öyle mi? Peki sizin fikirlerinizi hakikaten yansıtıyor mu oy atacağınız parti? O parti hükümet olsa, sizin fikirlerinizi uygulayabileceğini düşünüyor musunuz peki?

TC'nin ve dünyada bizim gibi yarı sömürge durumunda olan tüm ülkelerin yaşadıkları gayet açık. Egemenlerce onaylanıp desteklenen, öne çıkarılan adamlara yönettiriyorlar ülkeyi. Siz, birilerince uygun bulunanları seçebiliyorsunuz en fazla. Çizgiyi birazcık aşar gibi olduğunuzda ise her türlü hukuk ve etik dışı yollarla, nihayet darbelerle ortam yine egemenler için düzleniyor. Bizim gibi ülkelerde demokrasi sadece görüntüyü kurtarmak içindir; aslolan ise faşizmdir. Demokrasi aldatmacasına kanıp bu tiyatroda figüranlık eden herkes, egemenlerin üstünü örtmeye çalıştıkları faşizm realitesini göz ardı ediyor demektir. Faşizmin örtük biçimde kendini sürdürmesine bilinçli ya da bilinçsiz olarak payanda oluyorsunuz.

Şu ''oylar bölünmesin'' ilkesizliğine ise diyecek birşey bulamıyorum. İnsan biraz karakterli olmalıdır. Zaten çok partili sistem tam da oylar bölünsün, her türlü görüş kendini ifade etsin diye yok mu? Kaldı ki adres gösterilen CHP bugüne dek ne yapmıştır? Yıllar yılı ''oylar bölünmesin'' v.b. mazeretlerle CHP'cilik yapılır, sonuç hep hayal kırıklığıdır. Devrimci hareket ve sokak mücadelesi gerileyip CHP'cilik öne çıktıkça ülke daha da sağcı, gerici, baskıcı, bağımlı bir yer haline gelmiştir. Üstelik burjuva medyanın gözdesi olan, patron örgütlerine güvence verip destek arayan, hatta yurt dışına gönderdiği heyetle emperyalizmden icazet almaya çalışan bir CHP var karşımızda. Laiklik konusunda bile son derece ilkesiz ve ikiyüzlüler. Şeriat tehlikesi yoktur söylemlerinden, başörtüsü sorununu biz çözeriz zevzekliğine dek her türlü ilkesizlik bunlarda. Zaten Diyanetli, din dersli, cemaatlerle içli dışlı bir garip laikliği savunuyorlardı. Şimdi onu bile yapamıyorlar. CHP'nin tarihini incelerseniz, daha çok oy için halkın gözündeki 'dinsiz'' imajını ortadan kaldırmak amacıyla imam hatipler başta olmak üzere gericiliğe pek çok katkısı olduğunu görürsünüz. Hiçbiri bir işe de yaramamıştır. Ama CHP bu tür tavizler üzerine politika geliştirmeyi hiç bırakmamıştır. CHP'nin ''ehven-i şer'' görülecek bir yanı bile yoktur. Öbür burjuva partilerinden hiçbir farkı yoktur. CHP'ye oy vermek ile faşist MHP'ye oy vermek arasında hiç fark yoktur.

İktidar sahipleri toplumun algısını yöneterek kendi tahakkümlerini kurarlar. Bu açıdan semboller ve imaj çok önemlidir. CHP solcu, emekten yana, devrimci, sosyalist, gerçek anlamda laik ve demokrat bir parti olmamasına rağmen böyle bir imaj sahibidir ve bu imajla en az yüzde yirmilik bir kitleyi kendine çekebilmektedir. Fakat sorun şu ki imaj gerçeği yansıtmamakta, bilakis, gerçeği gizlemektedir. Bunu göremeyip kendilerine sunulan imajlara kanmaya devam edenler sandığa gidip nihayetinde hayal kırıklığı yaşamaya mahkumlar. İmajlara kanmak ise, politik-ideolojik konularda hala ''önüne konanı yiyip'', kendi çıkarlarının bilincine varmamış olmayı, asgari düzey düşünsel birikime bile erişememiş olmayı gösterir.

iceman
27-05-2011, 23:09
senin Türkiye Komünist Partisi ne oyunu vermen demek AKP ye oy vermen demektir.neden dersen TKP nin seçim barajını aştığı gözükmemiştir.Barajı aşamayacağı için oyun AKP nin işine yarayacaktır. Barii CHP ye oyunu verde bir işe yarasın. kusura bakma bu bir gerçek.

senin gibi düşünen miLyonLar TKP ye verse oyunu zaten AKP değiL küLLeri biLe kaLmayacakta......neyse...

VraeL
27-05-2011, 23:36
3 mantık var.

1- İdeolojine yakın olan partiye oy vermek,

2- İktidarda ki kaka-cız(!)!? insanları tahttan indirmek için oy vermek

3- Bir de öylesine kafasına göre her sene farklı bir partiye oy vermek

1- İdeolojime göre bir parti yok, yakınından geçeni bile yok, o yüzden ilk mantığa göre bir parti ismi söyleyemeceğim...
2- Şuan ki iktidardan kurtulabilmek için tabiki tek yol: Chp
3- Öylesine kafama göre vericek olsam ve akp iktidarından kurtulup kurtulmamak çok da umrumda olmasaydı: Hepar

Henüz hangi mantığa göre hareket edeceğime karar vermediğim için 2'sinden birini söyleyemiyorum.

VraeL
27-05-2011, 23:39
Devletçi, tam bağımsız ve Kemalist bir Türkiye için oyum Cumhuriyet Güç Birliği adaylarına.

Sevgili taylan, yanlış hatırlamıyorsam bir mesajında milliyetçi görüşte olduğunu söylemiştin, cgb sana ters düşmez mi?

bakkalmahmud
27-05-2011, 23:48
Kapitalist sistem önümüze bütün insanlarin mutlu olabileceyi sistem ve parti zaten sunmaz,hangisini secerseniz secin dairede kuyrugunu kovalayan köpek gibi sadece kuyrugumuzu kovalariz,efendilerimiz icin oy atacaksaniz hic atmayin ,sistem sizlede sizsizde zaten devam edecek,oyla sistemi milim dahi yerinden oynatamazsiniz,sadece kisiler deyisip sizi aldatir ama sistem uzun bir süre daha ayakta kalmayi garanti etmisdir,sen kirmiziyi sec,maviyi sec bu hicbirseyi deyistirmez,sadece kendini kandirirsin,ben oy kullanmam,herzaman bu aldatmacanin farkindaydim,bu düzende herkese mutluluk bekleyecekler sadece apdallardir.

SHADOWofGODonEARTH
28-05-2011, 02:11
Kimseye karışmak gibi olmasın ama, oy vermeyecekler bence hata yapıyor..
sizinle uyuşmayan parti olabilir ama en azından size en yakın, Türkiyeyi çağdaşlaştırmaya en yakın partiye oy vermelerini gerektiğini düşünüyorum.. en azından bu iktidardan kurtulalım, görüşüme uymuyor kimseye vermeyeceğim demek bencillik bence.. gelecek nesilleri de düşünmek lazım..

ahmetsln
28-05-2011, 02:36
Sevgili taylan, yanlış hatırlamıyorsam bir mesajında milliyetçi görüşte olduğunu söylemiştin, cgb sana ters düşmez mi?

hayır düşmüyor cgb oluşumu ulusalcıdır. içinde ki bir çok aday veya ona destek verenler ise bilimsel sosyalizmi savunanlardır.

taylan
28-05-2011, 11:01
Sayın Vrael, CGB adayları benim görüşüme en uygun siyasi oluşumdur. Milliyetçi anlayışım, devletçi, bütünleştirici ve tam bağımsız Kemalist bir Türkiye idealiyle örtüşmektedir. Sosyalizmin bu idealler doğrultusunda uygulanmasından yanayım. Emperyalizme ancak güçlü bir milli devletle karşı konulabilir.

Ovidius
28-05-2011, 11:04
Güzel günler görmek uğruna ve ülke yönetimine katılmak için oy vereceğiz.Bir şeylerin değişmesi umuduyla.Benim oy verdiğim parti kazanırsa daha iyi şartlarda yaşayabilirim diye..

Sene darbeden evvel.Gözü gara delaannılar bi Anadolu gaavesine dalmışlar halkı gışgırdacahlar,gominis olun,oyunuzu gominis partiye virin diyii.
Delaannı başlamış anlatmaya :
-durum şöyledir,
-siz şöylesiniz,
-biz böyleyik,
-sorun şu
-çözüm bu..
her cümlenin arkasınada ''BU DÜZEN DEĞİŞMELİ'' diyormuş..Arkada oturan yaşlı emminin biride habire delannıya bahıp gülüyormuş.

Provakasyon bitince devrimci genç emminin yanına varmış, ve sormuş.

Emmi yoldaş,ben ''bu düzen değişmeli diyom, sen gısgıs gülüyon'' nedendir de kara gözlü emmim nedendir demiş?

Emmide; Oğul oğul ''Elbet bu DÜZEN değişir ama DÜZÜLEN değişmez '' demiş..

Bu hesaptan gidersem,neyderim bilmem..
Sanırım ''HALKA RAĞMEN HALK İÇİN''

Subat
28-05-2011, 11:08
Bilinçli kararsızım ben :)

Şaka bir yana, oy kullanacağımı düşünmüyorum

VraeL
28-05-2011, 12:25
hayır düşmüyor cgb oluşumu ulusalcıdır. içinde ki bir çok aday veya ona destek verenler ise bilimsel sosyalizmi savunanlardır.

Sayın Vrael, CGB adayları benim görüşüme en uygun siyasi oluşumdur. Milliyetçi anlayışım, devletçi, bütünleştirici ve tam bağımsız Kemalist bir Türkiye idealiyle örtüşmektedir. Sosyalizmin bu idealler doğrultusunda uygulanmasından yanayım. Emperyalizme ancak güçlü bir milli devletle karşı konulabilir.

Ulusalcı olduklarını okumuştum evet, fakat doğru perinçeke büyük bir hayranlık duyduklarını siteleri sayesinde öğrenince şüphe ettim. Ondan dolayı sordum zaten; milliyetçi görüşte olan birinin doğru perinçeki bu kadar ön planda tutan bir oluşuma oy vericem demesi ters düşmez mi diye. Gerçi ben siyaseti hiç takip etmediğim için detayları atlıyorum, pek anlamam işin özünü, siyaseti falan... Ondan dolayı sorularımı öğrenme amaçlı sorular olarak görürseniz çok müteşekkür olurum ^^ .D

Sangre
28-05-2011, 14:15
Ulusalcılık ile Milliyetçilik arasında bir fark olduğunu mu düşünüyorsun Vrael?.. Eğer böyle düşünen başkaları da varsa, lütfen biri bu iki kavram arasındaki farkı bana anlatabilir mi?

Özgürcan
28-05-2011, 14:19
Milliyetçiler bir millet ya da ırkın çıkarlarını savunurken ulusalcılar bir ulusun, devletin çıkarlarını savunur...

Sangre
28-05-2011, 14:30
Milliyetçiler bir millet ya da ırkın çıkarlarını savunurken ulusalcılar bir ulusun, devletin çıkarlarını savunur...

Benim bildiğim kadarıyla ''millet'' kavramı, ''ulus'' kavramının osmanlıcadaki karşılığı.. Her ikisi de aynı anlama geliyorlar.

Milliyetçiler devletin çıkarlarını düşünmüyorlar mı?.. Tanzimattan sonra Osmanlı'yı içine düştüğü durumdan kurtarmak için ortaya atılan kavramlardan biridir Milliyetçilik.. Ve son dönemlerinde en üst seviyede İttihat ve Terakki taraftarlarınca savunulmuştur.. Daha sonra ise Kemalist Cumhuriyetin resmi ideolojisi haline gelmiştir.

Bu kavram da 'devletin bekasını sağlamak', 'devleti iç ve dış güçlere karşı korumak' ifadeleriyle şekillendi.. Dolayısıyla Ulusalcılık ile arasında bir fark olduğunu sanmıyorum.

murted
28-05-2011, 15:10
Ben sığ düşünüyor olabilirim ama bir şey soracağım. Sizce meclisin çoğunluğunu Akp'nin ele geçirmesi durumunda yapmaya kalkacaklarına dair söylenenelerin tamamı bazı kesimlerin paranoyasının ürünleri mi? Hal böyleyken oy kullanmamayı ya da yüzde bir oy bile alamayacak partilere oy vermenin mantığını anlayamıyorum. Bir günde halk bilinçlenmeyeceğine göre faydacı yaklaşıp meclise girebilecek partilere ya da bölgenizde güçlü iseler bağımsızlara oy vermenin dışındaki seçenekleri makul bulmuyorum.

Psiko
28-05-2011, 15:41
"Dilden gelen elden gelmiş olaydı.Felekle dans etmesi kolaydı."

Jolly Jocker
28-05-2011, 15:55
Ulusalcılık ile Milliyetçilik arasında bir fark olduğunu mu düşünüyorsun Vrael?.. Eğer böyle düşünen başkaları da varsa, lütfen biri bu iki kavram arasındaki farkı bana anlatabilir mi?
Valla pratikte görebildiğim tek fark şu sevgili Sangre; bildiğimiz ülkücü faşistin biraz daha laiklik ve Atatürk vurgusu yapanına ulusalcı deniyor.

Onun dışında arada hiçbir fark yok. İkisi de faşist-oligarşik devletten yana, orducu, milliyetçi, siyasal ve toplumsal özgürlüklere karşı devletçi, ekonomide ise piyasayla sorunu olmayan, ulus devleti savunmakla antiemperyalist olunabileceğini sanan, emperyalizmin içsel bir olgu olduğunu ve her ulusun burjuvazisiyle bütünleştiğini kavrayamayan, dünya kapitalizminden yalıtık-bağımsız bir kapitalist ulusal pazarla yetinilebileceğini sanacak derecede cahil, akılları iki yüzyıl öncesinde kalmış insanlar bunlar. Başa geçerlerse, her zaman yaptıklarını yapacaklar. İlk bizi, devrimcileri, gerçek sosyalistleri yok edecekler.

Jolly Jocker
28-05-2011, 16:14
Ben sığ düşünüyor olabilirim ama bir şey soracağım. Sizce meclisin çoğunluğunu Akp'nin ele geçirmesi durumunda yapmaya kalkacaklarına dair söylenenelerin tamamı bazı kesimlerin paranoyasının ürünleri mi? Hal böyleyken oy kullanmamayı ya da yüzde bir oy bile alamayacak partilere oy vermenin mantığını anlayamıyorum. Bir günde halk bilinçlenmeyeceğine göre faydacı yaklaşıp meclise girebilecek partilere ya da bölgenizde güçlü iseler bağımsızlara oy vermenin dışındaki seçenekleri makul bulmuyorum.
AKP'nin yapacağı şey ne? Emperyalizmin Sovyet sonrası dünyada ülkemiz için uygun gördüğü yeni rol ne ise o. Yani eskisine göre daha piyasacı, sosyal hakları daha geri düşmüş, dinle daha fazla tahakküme alınmış, daha işbirlikçi bir Türkiye. Emperyalizmin Orta Doğu ve Kuzey Afrika pazarında rahat hegemonya kurabilmesi için eskinin Osmanlı'sına daha fazla benzeyecek, böylece o coğrafyanın halklarının boyun eğmesini sağlayacak, bu hizmeti karşısında da emperyalist şirketlerin komisyonculuğunu yapacak Türk şirketleri. Yeni vizyon bu. Baykal'lı CHP buna bir süre direndi. Hala Sovyetlerin olduğu dünyadaki Türk ulus devletini savunuyorlardı. Emperyalizmin değişen yönelimlerini doğru okuyamamışlardı. Ordunun ulus devlet ve laiklik için nihayet emperyalizme baş kaldıracağını, yönünü Avrasya'ya döneceğini, bu yönde bir askeri müdahele olacağını düşünüyorlardı. Ulusalcı söyleme gaz verilip MHP ile kol kola girilmesinin arkasında da bu beklenti vardı. Parti tüm politik söylemini bu beklentiye göre inşa etmişti. Ama NATO ordusu gıkını bile çıkarmadı. Çıkaranlar da ergenekon operasyonlarında bir bir toplanıp içeri tıkıldı. Bunun üzerine Kılıçdaroğlu'lu yeni CHP ortaya çıktı. Yeni-Osmanlı'nın ''solu'' olacak, emperyalist projeyle uyumlu bir CHP. Bu CHP hiçbir şekilde AKP'yi durdurmaz. Ama tek isteğiniz, ülkenin dinselleşmesine karşı küçük kazanımlarla yetinmek ise bu partiyi destekleyin elbette.

Biz oy vermeyip evimizde oturmayı tavsiye etmiyoruz. Meclisten birşeyler beklemek yerine halkın kendi hayatı için sokaklarda mücadele etmeye odaklanması gerektiğini, bunu başarmak için enerji sarfetmek gerektiğini söylüyoruz. Hedeflerimizi gerçekleştirecek kökten dönüşüm zaten ancak bu yolla gerçekleşebilir. Meclis belirleyici değildir, hiçbir zaman da olmamıştır. Sadece AKP için düşünme; ondan öncesinde de kimler kimler hükümet oldu, ne koalisyonlar kuruldu. Peki sonuç? İşbirlikçilikte, IMF'ci ekonomik paketlere bel bağlamakta, emek düşmanlığında, dincilikte bir gerileme oldu mu? Bunun cevabı hayır ise, hala sandıktan medet ummak niye? Ben de bunu anlayamıyorum. Bu partileri farklı, sizden yana, ''oyunu bozacak'' gibi görmenizi anlayamıyorum. Çok istenen ulusalcı koalisyonun bir benzeri AKP hükümetinden hemen önce vardı. DSP-MHP ikilisi, yanlarına küçük ortak ANAP'ı da alıp hükümet olmuşlardı. Ne olmuştu peki? IMF'nin ekonomik programı Kemal Derviş eliyle uygulandı. Emperyalizmin karşısında süt dökmüş kedi gibi durmaya devam edildi. Emek düşmanı politikalardan milim sapma olmadı. Sonunda da bir ekonomik krizle herkesi perişan edip yerlerini AKP'ye bıraktılar. Bu sefer CHP-MHP ikilisi başa geçse, dünkünden çok mu farklı olacak sanıyorsunuz? Üstelik bu seferki hayal kırıklığından sonra dincileri kimse durduramaz.

Halkın bilinçlenmesi elbette bir günde olmayacak. Ama bu bir günde olmayacak diye bu işi erteleye erteleye ülke hep daha kötü duruma gitti. Farklı bir örnek ama sokak mücadelesinin önemini vurgulamak açısından söylüyorum, bak PKK'ye. Adamlar dağlarda, sokak barikatlarında ısrarla mücadele etti. Hala yüzde on barajını geçecek bir kitleleri yok. Ama Kürt hakları konusunda ''kart-kurt'' noktasından çok ilerideyiz. Meclisteki bağımsızları da gücünü bizzat dağdaki ve sokaklardaki faaliyetten alıyor. Yoksa devlet parti kapatmalar v.s. ile demokratik mücadelenin önünü hemen kesiverirdi. Bunu engelleyen esas güç hep meclis dışı muhalefet olmuştur. YSK bağımsız adayların seçime girmesine engel olmuştu, nasıl kalktı bu yasak? Sokak muhalefetiyle! Kürt devrimci gençleri sokaklara çıkıp yoğun protesto gösterileri yaptılar, bedel ödediler, hatta ortalığı yıktılar. Esas muhalefet böyle olur ancak. Sistem içi kazanımlar da yine ancak böyle elde edilir. Bak zamanında CHP sola bir hayli yaklaşmıştı. Bunun sebebi neydi? Ecevit'in birden hidayete ermesi mi? Elbette değil. O dönemki güçlü devrimci mücadele, öğrenci hareketleri, TİP'in entelektüel gücünün etkisi bu partiyi sola itmiş ve sol politikalar geliştirmek zorunda bırakmıştı. Kısacası, sokak muhalefeti bu denli güçsüzken ve sosyalist sol yok denecek denli azken, CHP'yi istersen yüzde 50 oyla meclise sok hiçbir idealinin gerçekleşmesine yaklaşamazsın bile. Ama sokak muhalefeti güçlenirse, devrimci hareket güçlenirse biz şimdiden sistem içi sosyal ve demokratik kazanımlar da elde ederiz. Ülkenin daha iyi duruma gelmesi, bir anda devrim olmasa bile, yine de devrimci bir mücadele ile sokak muhalefetini güçlendirmekten geçiyor. Afrika ülkeleri ve Suriye'deki reformlara bakın. Oy vemekle mi oluyor yoksa bu ülkelerin halkları sokağa indiği için mi? Cevap çok açık. Kolay lokma yok. ''Dört yılda bir sandığa gidip oyumu ehven-i şere atayım, herşey güllük gülistanlık olsun'', yok böyle birşey.

TurkceRap
28-05-2011, 17:14
Kesinlikle Chp.ye oy vereceğim...

oy atmayacağım diyen arkadaşların tabiki kendi kararıdır, ama Eğer şu anki durumdan memnun değilseniz, böyle bir hataya düşmemenizi nacizane tavsiye ederim.

Sözüm ona muhafazakar olduğunu iddia eden bir partinin otoriterleşmesinden memnun değiliz öyle değilmi? Peki o zaman şunu sormak isterim.

Aynı sözleri muhafazakarlardan duyuyormusunuz arkadaşlar?

Birçoğu oylarını kullanacak, haliyle zihniyetlerinin oy verdikleri partiye yansıması da doğal.

oy sizin oyunuz, ama Cumhuriyet güç birliği falan bunlar bana çok boş işler gibi geliyor.

Bu seçim çok önemli, oyları dağıtacak zaman değil, olur da akp.nin bir daha iktidar olması duruunmda olabilecekleri düşünüyormusunuz?

Biz Akp.nin özellikle son 4 yıldır baskıcı yüzünü iyiden iyiye görüyoruz, hele de ülkenin hiçbir altyapısı olmadığı halde başkanlık sistemine geçilirse o zaman görün siz.

Benim seçmen kütüğüm İstanbulda kalmış, ama buna rağmen gidip hem başka işleri aradan çıkarıp, hem de oyumu vereceğim.

Muhafazakarlık bu ülkede büyük olasılıkla uzun bir süre için son seçimini görüyor, Çünkü bundan 4 yıl sonra yeni seçimler olduğunda bu ülkenin demografik yapısı sebebiyle özellikle muhafazakar vugruları olmayan partilerin oy potansiyeli daha da artacak.

Bu yasakların travmatik etkisi sebebiyle gençlerden tepki oyları gelecek.

Biraz uzun vadeli düşünelim arkadaşlar.

Biz gençlerin oylar üzerindeki etkisi az-çok bu seçimlerde görülür, ama bir dahaki seçimlerde bu etki daha da artacak, bu yasakçı zihniyetten, yapılan haksızlıklardan memnun değilsek, zahmet edip 1-2 saatimizi feda edip oy sandığına gitmek, oylar boşa gideceğine istemediğimiz bir yere gitmesini önlemek yerinde olacaktır kanaatimce.

TurkceRap
28-05-2011, 17:38
Hangi yeşiller :)

Sanırım akp karşıtları (ben de karşıtım) akp kazanmasın diye chp'ye verecek oylarını.



Yanlış bir mantık sayılmaz, insanların o kadar çok haklı sebebi var ki bunun için...

Jolly Jocker
28-05-2011, 18:04
Türkiye'de hiç otoriter bir yapı yoktu da ilk defa AKP'yle birlikte başladı değil mi? Bazen AKP eleştirileri öyle bir ima yapıyor ki, sanki onun öncesinde TC muhteşem bir yermiş gibi bir izlenim veriyor. Yok böyle birşey. AKP'den önce DSP'nin başı çektiği koalisyon vardı. CHP'nin sola en yakın olduğu döneminin lideri ''karaoğlan'' Ecevit başbakandı. Ve ''Hayata Dönüş'' adı verilen terör operasyonu bizzat onun başbakanlığında yapılmıştı. Ecevit, hapishanelerde zaten tutsak durumdaki devrimcileri kimyasal silahlar da kullanarak öldürtmüş, altı kadın tutsağı diri diri yaktırtmıştı. Bu tarihte de böyledir. Dersim katliamı CHP iktidarına denk düşer. Sivas katliamı sırasında SHP hükümet ortağıdır. Devletin sol düşmanı, emek düşmanı faşist saldırılarına her türlü otoriteryan yönelimine gıklarını bile çıkarmamış, tam aksine, destek olmuşlardır. ''Son kale'' olarak görüp gözü kapalı destek verdikleri 'laik' yargı da sola karşı işlenen cinayetleri, faili meçhulleri, katliamları aklamakla, zaman aşımından katilleri serbest bırakmakla sorumludur. CHP ve faşist devletin sol görünümlü ulusalcıları ile AKP arasında halk açısından bakıldığında fark yoktur. Söz konusu fark, burjuva medya tarafından işlenen ve beyinlerinize oturtulan imajlardan kaynaklanıyor.

VraeL
28-05-2011, 19:58
Ulusalcılık ile Milliyetçilik arasında bir fark olduğunu mu düşünüyorsun Vrael?.. Eğer böyle düşünen başkaları da varsa, lütfen biri bu iki kavram arasındaki farkı bana anlatabilir mi?

Sevgili sangre,

Kavram olarak aralarında bir fark tabi ki yok.
Fakat kendilerini günümüzde ulusalcı ve milliyetçi olarak tanıtan (ve anladığım kadarıyla farklı siyasi görüşte-çizgide olan) insanlar, kesimler var.
Kendine beyazcılar ile akçılar adını veren ve farklı ideolojileri savunan 2 ayrı kesim olabilir mi mesela. Olabilir tabiki. Bunun da onun gibi birşey olduğunu düşünüyorum. Tabi madalyonun görünen yüzüne göre konuşuyorum, işin derinini, underground'ını falan bilmem. Bakın ne demişim üstteki yorumumda, iyi okuyunuz:
Gerçi ben siyaseti hiç takip etmediğim için detayları atlıyorum, pek anlamam işin özünü, siyaseti falan... Ondan dolayı sorularımı öğrenme amaçlı sorular olarak görürseniz çok müteşekkür olurum.
Yani kesin birşeyi savunduğum için değil, daha çok siyaseti takip etmediğim ve derinlemesine araştırmadığım için hem sosyal hayatta hemde sanal alemde çorba haline gelmiş ulusalcılık kavramını anlamaya çalışıyorum, sorduğum sorular bu amaç üzerine. Ulusalcı ya da milliyetçi olmadığımı da belirtmek isterim.

Lynx
28-05-2011, 20:06
Cecenleri Bu Ülkeden kovmak icin FPÖ ye oy verecegim :) Bunlar ilticaci olarak yerlestiler buralara ! Ekmek elden , su Gölden gül gibi geciniyorlar ! Calisma izinleri yok diye Aile basina ayda 1000 euro aliyorlar ! Olsada calismazlar zaten ! Cocuk parasi verdiklerini ögrenince it gibi ürediler ! Her ceninin arkasinda it sürüsü gibi 5-6 tane cocugu var ! Sirf para almak icin yaptilar iste MÜSLÜMAN ZIHNIYETI !

Buda yetmemis gibi hirsizliklar , kavgalar hep bu pisliklerden cikiyor ! Avusturyada bütün yerlesim birimlerini isgal ettiler ! Nerden nekadar ucuz kirali evler varsa hepsine yerlestiler simdi buralarda ucuz ev bulmak zor oldu !

Sirf bu pislikler yüzünden SOSYAL yardim kisi basina 1000 euro iken 700 e düsürdüler her sene iki kere 1500 euroda elbise ve kalorifer yardiminida kestiler malum cok para gitti diye !

Daha ne bekliyorsunuz

TurkceRap
28-05-2011, 21:21
Türkiye'de hiç otoriter bir yapı yoktu da ilk defa AKP'yle birlikte başladı değil mi? Bazen AKP eleştirileri öyle bir ima yapıyor ki, sanki onun öncesinde TC muhteşem bir yermiş gibi bir izlenim veriyor. Yok böyle birşey. AKP'den önce DSP'nin başı çektiği koalisyon vardı. CHP'nin sola en yakın olduğu döneminin lideri ''karaoğlan'' Ecevit başbakandı. Ve ''Hayata Dönüş'' adı verilen terör operasyonu bizzat onun başbakanlığında yapılmıştı. Ecevit, hapishanelerde zaten tutsak durumdaki devrimcileri kimyasal silahlar da kullanarak öldürtmüş, altı kadın tutsağı diri diri yaktırtmıştı. Bu tarihte de böyledir. Dersim katliamı CHP iktidarına denk düşer. Sivas katliamı sırasında SHP hükümet ortağıdır. Devletin sol düşmanı, emek düşmanı faşist saldırılarına her türlü otoriteryan yönelimine gıklarını bile çıkarmamış, tam aksine, destek olmuşlardır. ''Son kale'' olarak görüp gözü kapalı destek verdikleri 'laik' yargı da sola karşı işlenen cinayetleri, faili meçhulleri, katliamları aklamakla, zaman aşımından katilleri serbest bırakmakla sorumludur. CHP ve faşist devletin sol görünümlü ulusalcıları ile AKP arasında halk açısından bakıldığında fark yoktur. Söz konusu fark, burjuva medya tarafından işlenen ve beyinlerinize oturtulan imajlardan kaynaklanıyor.



Yahu Freddie birgün geçmiyo ki yazdığın bir iletinin ardından ideolojik farklılığımıza rağmen sahip olduğum iyi düşüncelerim bir sonraki iletimde değişmek zorunda kalmasın.

Malesef, bu topraklarda yüzyıllardır Tiranlar çeşitli kılıklarda var, tamam ona birşey dediğimiz yok.

Ama en azından akp.den önce meseleleri sadece işlerine gelmeyen karşıt kutuplarlaydı, şimdi sıradan vatandaşı bunaltıyor.

Demek istediğimiz budur, konuyu başka noktalara çekmeyelim.

ahmetsln
28-05-2011, 21:26
Ulusalcı olduklarını okumuştum evet, fakat doğru perinçeke büyük bir hayranlık duyduklarını siteleri sayesinde öğrenince şüphe ettim. Ondan dolayı sordum zaten; milliyetçi görüşte olan birinin doğru perinçeki bu kadar ön planda tutan bir oluşuma oy vericem demesi ters düşmez mi diye. Gerçi ben siyaseti hiç takip etmediğim için detayları atlıyorum, pek anlamam işin özünü, siyaseti falan... Ondan dolayı sorularımı öğrenme amaçlı sorular olarak görürseniz çok müteşekkür olurum ^^ .D

CGB oluşumunda yapı taşlarından biri işçi partisi yani işçi partisi daha ağırlıklı. Örneğin seçim burolarının neredeyse tamamı ip'in başkanlık bürolarıdır falan. maddi kaynak olarakta işçi partisi ve gönüllerin paraları gidiyor. yani bir istanbulda add daha etkin çalışıyor.ancak izmir ve diğer illerinde tamamen partililer ve tgb.

Ulusalcılık ile Milliyetçilik arasında bir fark olduğunu mu düşünüyorsun Vrael?.. Eğer böyle düşünen başkaları da varsa, lütfen biri bu iki kavram arasındaki farkı bana anlatabilir mi?

Benim bildiğim kadarıyla ''millet'' kavramı, ''ulus'' kavramının osmanlıcadaki karşılığı.. Her ikisi de aynı anlama geliyorlar.

Milliyetçiler devletin çıkarlarını düşünmüyorlar mı?.. Tanzimattan sonra Osmanlı'yı içine düştüğü durumdan kurtarmak için ortaya atılan kavramlardan biridir Milliyetçilik.. Ve son dönemlerinde en üst seviyede İttihat ve Terakki taraftarlarınca savunulmuştur.. Daha sonra ise Kemalist Cumhuriyetin resmi ideolojisi haline gelmiştir.

Bu kavram da 'devletin bekasını sağlamak', 'devleti iç ve dış güçlere karşı korumak' ifadeleriyle şekillendi.. Dolayısıyla Ulusalcılık ile arasında bir fark olduğunu sanmıyorum.

yurtseverlik ulusalcılık herhangi bir ırka dayanmaz ama milliyetçilik dayanıyor aslında mhp tarzı vyea hepar veya bbp tarzı milliyetçilik ile Atatürk'ün milliyetçiliği arasında çok fark var.

Ben ve çevrem hakkında konuşursam ulusalcı olanlar asla bir ulusun ırkına bakmıyor.

ahmetsln
28-05-2011, 21:37
Sevgili sangre,

Kavram olarak aralarında bir fark tabi ki yok.
Fakat kendilerini günümüzde ulusalcı ve milliyetçi olarak tanıtan (ve anladığım kadarıyla farklı siyasi görüşte-çizgide olan) insanlar, kesimler var.
Kendine beyazcılar ile akçılar adını veren ve farklı ideolojileri savunan 2 ayrı kesim olabilir mi mesela. Olabilir tabiki. Bunun da onun gibi birşey olduğunu düşünüyorum. Tabi madalyonun görünen yüzüne göre konuşuyorum, işin derinini, underground'ını falan bilmem. Bakın ne demişim üstteki yorumumda, iyi okuyunuz:

Yani kesin birşeyi savunduğum için değil, daha çok siyaseti takip etmediğim ve derinlemesine araştırmadığım için hem sosyal hayatta hemde sanal alemde çorba haline gelmiş ulusalcılık kavramını anlamaya çalışıyorum, sorduğum sorular bu amaç üzerine. Ulusalcı ya da milliyetçi olmadığımı da belirtmek isterim.

Vrael sevgili dostum sana tek bir şey demek istiyorum

ülkücüler bizi sevmez. asla sevmez.

bence yeterli cevap bu.
Ayrıca ırkçı-faşist düşüncelerimizde yok bazı arkadaşlar sürekli bunu söylüyor ama ben asla görmedim böyle bir şey.

taylan
28-05-2011, 21:50
Uusalcılık ve milliyetçilik arasında fonetik dışında bir fark ben de görmüyorum.
Siyasi görüşümü tanımlarken her iki terimi de kullanıyorum. Irk konusu kişinin kendisini bağlar. Bir baskı aracı olarak kullanılması doğru değil. Yurtseverlik, vatanperverlik, vs hepsinin anlamı aynıdır bence. Öztürkçe kelimeleri kullanmayı daha doğru buluyorum.

CGB adaylarının dinci diktatörlüğe karşı en doğru refleksi verdiklerini düşünüyorum. Oyum bu sefer CGB adaylarına. Ankara'da adayımız Uğur Mumcu'nun ağabeyi değerli aydın Ceyhan Mumcu. Meclis'de çok önemli bir muhalefet yapacağını umuyorum. Doğu Perinçek, Çetin Doğan, Mehmet Haberal, Tuncay Özkan,,, Ayrıca emekli paşalarımızın da meclise girmeleri durumunda çok sert bir muhalefet yapacaklarını umud ediyorum. Bu isimlerle meclisin görünümü çok değişecek. Özellikle Perinçek'in " Tayyip nereye cukkaladın paraları", deyişini duyar gibiyim. :)

Sangre
29-05-2011, 00:31
yurtseverlik ulusalcılık herhangi bir ırka dayanmaz ama milliyetçilik dayanıyor aslında mhp tarzı vyea hepar veya bbp tarzı milliyetçilik ile Atatürk'ün milliyetçiliği arasında çok fark var.

Ben ve çevrem hakkında konuşursam ulusalcı olanlar asla bir ulusun ırkına bakmıyor.

Ulusalcılık düşüncesinin her hangi bir ırka dayanmadığı ifadesi doğru değil (Eğer bu kavramla Atatürk Milliyetçiliği kastediliyorsa)

Çünkü Atatürk'ün ifade ettiği milliyetçilikte; Orta asyadaki soydaşları tanıma, geçmişteki Türk devletlerinin tarihine sahip çıkma, medeniyetin Avrupa'ya geçmişte Türkler tarafından taşındığı gibi ırka, soya dayalı referanslar bulunuyor.

Ayrıca bu birlikteliği dil ve kültür gibi öğelerle pekiştiriyor.. Ki, bu iki öğe de iki farklı etnik unsurda aynı anda bulunmasının zor olduğu kavramlar (Örnek; Türkler ve Kürtler)

Örneğin Tanzimat sonrasında 'Osmanlıcılık' olarak ifade edilen bir düşünce sistemi vardı.. Meşrutiyetçilerden oluşan bu grup tüm Osmanlı tebaasının, hiçbir din veya millet gözetmeksizin yasa önünde eşitliğini savunuyordu.. Gerçektende bu aydın grubunun düşüncesi hiçbir ırkı referans almaz.. Çünkü ülkenin adı 'Osmanlı Devleti', tebaanın ismi de 'Osmanlılar' olarak kaldığı sürece bu böyledir.. Ama ülkenin ismi 'Türkiye', halkın ismi de 'Türk Milleti' olursa, burada 'Biz bir etnik unsuru öne çıkarmıyoruz, bir ırkı referans almıyoruz' demek, çok komik bir yaklaşım.. Hiç kimseye inandırabilmeniz mümkün değil yani.

Benim anladığım kadarıyla 'ulusalcılık' ile 'milliyetçilik' arasında kavram ve anlam olarak hiçbir fark yok.. Hepar'ı bilmiyorum ama diğer iki saydığın parti (MHP ve BBP) aynı zamanda dini öne çıkarak partiler.. Geçmişin Milliyetçileri günümüzde kendilerini belli etmek ve farklı bir pozisyonda olduklarını göstermek için (özellikle din konusunda) kendilerine 'ulusalcı' demeyi tercih etmişler.. Ama diğer grupların milliyetçiliğini de aynı şekilde muhafaza ediyorlar.. Sadece milliyetçiliğin yanında bazı konularda farklı düşüncelere sahipler (Sosyalizm'i referans alma, dini ön plana çıkarmama/laiklik vs)

Squall
29-05-2011, 13:50
Akepe illetinden kurtulmak için tek yol Kemal abinin partisi gibi gözüküyor...Kürt ve Alevi olmasıda bence çok oy kazandıracaktır CHP'ye..Özetle söylemeye çalıştığım;ideolojilere fazla takılı kalmadan tez elden bu ülkenin siyasi islam pisliğinden kurtulması amaçlanmalı..ben şahsen bahsettiğim yönde bir değerlendirme yapıp Chp'yi deneyecem bu seçimlerde.

Özgürcan
29-05-2011, 16:06
Akepeye bir kişi oy vermiş gözüküyor. O akıllı(!) kimdir?

ahmetsln
29-05-2011, 16:36
Ulusalcılık düşüncesinin her hangi bir ırka dayanmadığı ifadesi doğru değil (Eğer bu kavramla Atatürk Milliyetçiliği kastediliyorsa)

Çünkü Atatürk'ün ifade ettiği milliyetçilikte; Orta asyadaki soydaşları tanıma, geçmişteki Türk devletlerinin tarihine sahip çıkma, medeniyetin Avrupa'ya geçmişte Türkler tarafından taşındığı gibi ırka, soya dayalı referanslar bulunuyor.

Ayrıca bu birlikteliği dil ve kültür gibi öğelerle pekiştiriyor.. Ki, bu iki öğe de iki farklı etnik unsurda aynı anda bulunmasının zor olduğu kavramlar (Örnek; Türkler ve Kürtler)

Örneğin Tanzimat sonrasında 'Osmanlıcılık' olarak ifade edilen bir düşünce sistemi vardı.. Meşrutiyetçilerden oluşan bu grup tüm Osmanlı tebaasının, hiçbir din veya millet gözetmeksizin yasa önünde eşitliğini savunuyordu.. Gerçektende bu aydın grubunun düşüncesi hiçbir ırkı referans almaz.. Çünkü ülkenin adı 'Osmanlı Devleti', tebaanın ismi de 'Osmanlılar' olarak kaldığı sürece bu böyledir.. Ama ülkenin ismi 'Türkiye', halkın ismi de 'Türk Milleti' olursa, burada 'Biz bir etnik unsuru öne çıkarmıyoruz, bir ırkı referans almıyoruz' demek, çok komik bir yaklaşım.. Hiç kimseye inandırabilmeniz mümkün değil yani.

Benim anladığım kadarıyla 'ulusalcılık' ile 'milliyetçilik' arasında kavram ve anlam olarak hiçbir fark yok.. Hepar'ı bilmiyorum ama diğer iki saydığın parti (MHP ve BBP) aynı zamanda dini öne çıkarak partiler.. Geçmişin Milliyetçileri günümüzde kendilerini belli etmek ve farklı bir pozisyonda olduklarını göstermek için (özellikle din konusunda) kendilerine 'ulusalcı' demeyi tercih etmişler.. Ama diğer grupların milliyetçiliğini de aynı şekilde muhafaza ediyorlar.. Sadece milliyetçiliğin yanında bazı konularda farklı düşüncelere sahipler (Sosyalizm'i referans alma, dini ön plana çıkarmama/laiklik vs)

Sangre dediğiniz bir çok şeye katılıyorum. Ama osmanlının yıkılma sebeplerinden en büyüğü olan milliyetçilik akımının etkisinde kurulaca olan yeni bir devlet diğer ırklara mı izin verir yoksa osmanlı üzerinde yaşamış ve misaki milli sınırları içerisinde yaşayan tüm etnik kökenleri bir çatı altında birleştirmek mi daha mantıklı sizce ? bence 2. şık. Ancak Türkiye üzerinde yaşayan türkler kürtler vs hepsi birden türkiye yi oluşturur ben bu görüşteyim. tabi ki o zaman 1930 yılların koşulları ile günümüz çok farklı.
Ayrıca Atatürk'ün milliyetçiliğinin en önemli odak noktası aydınlanmak ve ilerici olmaktr.

Diğer bir şey ise mhp bbp gibi partiler kendi ırkları ve dinleri için adam dahi öldürmüş gerçekten faşist oluşuumlardır. ama ben veya benim gibi düşünen adamlar sen türk değilsin diye adam öldürmez.

AlbatrosS
29-05-2011, 18:46
Sevecen, iyiniyetli ancak otoriter bir lidere "Diktatör" deyip abartmak değil amaç burada, mecazi anlamda kullanmıyoruz bu kelimeyi. 'Bir kurtarıcı' değil benim için o adam. Güzel zamanları hatırlatmıyor.
Beyaz Türklerin ortasında, sistemin kaymağını yiyenler arasından çıkan özgür ruhlu bir birey atatürkistlerin monolitik 'vatandaş saplantısı'ndan çekerken Kürdistan'ın en uzak beldesindeki şanssız(lar) da “Bi kodu mu oturtan paşa”ların ırkcılığından çekti. İnanmayanlar mı daha fazla çekti, inananlar mı bilinmez ama sonunda saltanatın malı mülkü olmaktan başka bir kimlik bilmeyen bir topluluğa asıl ne olduklarını, nasıl yaşamaları gerektiğini kaba kuvvetle bildiren bir otoritenin kendi imgesinde yarattığı sistemin sonunun gelişini görmekten mutluluk duyduğumu gizleyemiyorum.
Bence kemalizmin sonunun geldiğinin en güzel göstergesi de son moda retro-“Türkiye diktatörlüğe gidiyor” teranesi. Mustafa Kemal'i idol olarak görüp benimseyen insanların Tayyip Erdoğan’ın tavrını yadırgamaması lâzım. Yeri gelince “Devrim Şartları" diyerek "Milli Birlik ve Bütünlük" adına insanların asılması, tutuklanması, sürülmesi, gazetelerin yasaklanması, kitapların yakılması, muhalefeti susturup seçimlerin askıya alınması mübâh, ama şimdi diktatörlük korkusu yaşanıyor; sevsinler. Türkiye’de postal yalayıcılar başta birçok insan tarafından diktatörlükle suçlanan Menderes, Özal ve Erdoğan dönemleri ile 1925-46 arası CHP-Tek parti iktidarı ve askeri idareler arasında kimin faşist, insafsız, sabitfikirli olduğu, kimin 'korku taktikleri ile duyguları ovalayıp başa oturma' huyunun olduğu belli. Kemalistler, kendileri yapınca bunlara devrim ve ilericilik diyor. Sivil toplumun baskısını dikkate alan ve toplumsal rahatlama getiren uygulamaları (yandan çarklı da olsa) yapan hükümetlere “sivil dikta” deniyor, onlarınki “diktatörlük” oluyor. Evet, politikacıların yaptığı basit bir oy avcılığı, bunlar
devletin meşruiyetini reddedenler için oyunun 'it dişi-domuz derisi' sahnesinde aktörler. Bildik 'kötü aktörler'in yeni modelleri.
Mesaj basit: Bu 'basit oy avcılığı'nı kemalist bürokrasi ve atatürkist militarizmin 'egemenlik gaspı'na yeğliyorum.
Türkiye diktatörlüğe gitmese de 'diktatörlük' kokacaktır. Çünkü diktatörlükten geliyor.
Malûm, 'iktidat partisi', 'milletin vekili' demeden 27 kez parti kapatmış, darbeler yapmış bir gelenek bu gelenek. Kaba güç olmazsa, seviyeler inmezse, mantık ve insanlık çerçevesinde ne kadar fakir-fukara olduğu belli olan bir gelenek. Herbiri kendi başına bir delil, bir argüman olan, o içleri dolu-dolu kelimelerden tırsa tırsa gelip ancak bildiği, ezberlediği klişeleri tekrarlar duruma düşmüşlerse, tabular yıkılıyorsa, seçimle gelmis bir iktidar partisi kapatmaya kalkacak kadar fasist, derin-devlet-perest atatürkistler de takkelerini önlerine koyup düsünüyorlar, ağlaşıyorlarsa, bu zaman benim çocukluğumdan beri içimde yankılanan ifâdelerin apaçık paylaşılması zamanıdr. Herbiri kendi başına bir delil, bir argüman olan kelimeleri inadına yazma-söyleme zamanıdır: Seyid Rıza, Dersim, Koçgiri, Zilan, 'Güneş Dil Teorisi', İstiklal Mahkemeleri, Süryâni,
Ermeni Soykırımını, "kendini bilmez-belki de bilir de söylemez" bir diktatörün sisteminin Anadolu'nun halklarının boğazlarından elini çekmesinin zamanının geldiğini söyleme zamanıdır. Kimlik kargaşasının sebebinin kafalardaki kimlik kargaşaları,
onun sebebinin de bilinçli bir propaganda ve toplum mühendisliği olduğunu söyleme zamanıdır.
Yalanların kuru yapraklar gibi düşüp “Bu Kürtler de nereden çıktı? Huzurumuz kaçtı” fısıltılarının geleneksel 'gerçekleri düpedüz inkâr' alışkanlığı ile bilişsel uyuşsuzluk yarattığı bu zamanlarda, kemalist görüşün alâmet-i farikası 'düpedüz inkâr'ların arasında bir tanesi ilginçtir. Genelde Tayyip Erdoğan’a diktatörlük yakıştıranların ironik olarak çok sevdikleri bir savunma:
<<mâdem kemalist devlet faşist askeri bir diktatörlük, sen bunları nasıl dile getirebiliyorsun>> ...
Balık baştan kokar hesabı, Mustafa Kemal'in 1935'de kullandığı bu savunma, bir 'Kıyas-ı batıl', bir mantık hatası, yani Safsatadır. "Su içsem yarıyor" ile aynı klasmanda olan bu safsatanın adı latincede 'cum hoc ergo propter hoc' , türkçede ise 'Bağıntı, neden-sonuç belirtir' safsatasıdır. Olay 'A', olay 'B' den önce gelişti, o yüzden olay 'A', olay 'B'nin nedeni..!?!. şeklinde yanlış bir genelleme içerir. Oysa ilgi-ilişki, sebep-sonuç göstermez. Hattâ sözügeçen örnekte olduğu gibi olay 'B', olay 'A'ya RAĞMEN olmuş olabilir.
Gerçekten biz buralarda bildiğimiz gerçekleri söyleyebiliyorsak, bu kuşkusuz t.c. ve kemalistler sayesinde değil,
t.c. ve kemalistlere rağmen olan birşeydir.
Kim unuttu?: 141-142-163..askerlikten soğutmaktan-bâzı ideolojileri savunmaya, bâzı dilleri kullanmaktan-tabulara dil uzatmaya, hemen hemen aykırı ifâdelerin hepsi, kendilerini ifâde etmekten başka suçu olmayanları hapislere, işkencelere götürmek için SUÇ yapılmadı mı?
Otosansürün yetmediği durumlarda kabakuvvete başvurulmadı mı?
'Türkiye Cumhuriyeti', 1959'dan beri AİHM'de çıkan, 47 ülke arasında paylaşılan toplam 4oo küsur "ifâde özgürlüğünü ihlâlden suç hükmü"nün yarısından fazlasını tek başına almış "ifâde özgürlüğünün ihlâli" şampiyonudur.
Bir taraftan yazılarından dolayı 24 yaşındaki kürt gazeteci Emine Demir'e 138 yıl, Vedat Kurşun'a 166 yıl hapis cezası ver,
öteki taraftan düşünce ve fikir özgürlüğünün varlığını savun...
adama 'aptal' derler.
Gelelim bu "Atatürk diktatör değildi" safsatasının orijinal versiyonuna:
1935 yılında gazeteci Gladys Baker, Avrupa'da Papa Pius XI ve Mussolini'den sonra röportaj yapmak için kusursuz smokini ile bekleyen Mustafa Kemal'ile Dolmabahçe'de buluşur. Aralarında romantik bir ilişkiden sonra Gladys Baker, geri döndüğünde bir aşk mektubu gibi övgülerle dolu röportajı yayınlar. Mustafa Kemal'in o arada flört ederken “Eğer ben diktatör olsaydım hanımefendi bu soruyu sorduktan sonra siz asla canlı kalamazdınız“
değil de ne gibi bir şey söylemesini isterler ki?
"Bak üç sene dâhilinde Dersim'de soykırım yapıp insanlık suçları işleyeceğim, bak gör hele!" mi deseydi?
Diktatörün popüleritesinden etkilenen kadın, 'Siz diktatör müsünüz?' diye kibarca sormuş...
Kalkıp 'Siz Refik Halit Karay 'ı ne hakla sürgüne yollarsınız?', ya da '1926'da İzmir'de tertiplenen suikast girişiminin ardından girişilen siyasal tasfiye ve keyfî idâmları nasıl açıklıyorsunuz?' gibi bir sorular değil ki. Kimse suratına 'sen eli kanlı bir diktatörsün!' diyebilmiş mi...sonra ne olmus?
Diktatör olmasaydı sorarlardı adama:
1925'de zorla dayatılan "Şapka giyilmesine Dair Kanun"la başlayan 'şapka baskısı' sonucunda, (başta şapka kanununun yayımlanmasından bir yıl önce yazdığı, ‘Yabancı Hayranlığı ve Şapka’ adlı kitabından dolayı idam edilen) İskilipli Atıf Hoca olmak üzere, kaç insanın canı gaddarca alındı,
kaç köy topa tutuldu?
Komunist Mustafa Suphi ve arkadaşlarını kalleşce öldürttüğün Topal Osman'ın senin için
Sarı Efe Edip gibi öteki kullanıp attığın yandaşlarıdan,
Kazım Karabekir, Hüseyin Rauf Orbay gibi sırttan vurduğun eski silah arkadaşlarından
bir farkı, bir özelliği var mıydı? Senin esasında ne kadar gaddar ve insafsız olduğunu
sana fanatikçe bağlı olarak yaptıklarıyla gözler önüne serdiği için mi öldürttün Topal Osman'ı?
'Koçgiri Kasabı' Abdullah Alpdoğan'dan ne farkı vardı onun?
Kendini bilmez-belki de bilir de söylemez Diktatör, 1935'deki röportajda Gladys Baker'e kur yaparken anlatıyor:
"Ben diktatör değilim,...Çünkü, ben zoraki ve insafsızca hareket etmek bilmem. Bence diktatör, diğerlerini iradesine bağlayandır. Ben kalpleri kırarak değil, kalpleri kazanarak hükmetmek isterim."
Bu sözler Gladys Baker hanımefendiye yetmiş olabilir, ama tarihi gerçeklere duygusallığın ötesinde bir dürüstlükle bakabilen her insanın gördüğünü tekrarlıyalım.
Zorla güzellik yapmaktır, "kalpleri kazanarak hükmetmek" dediğin.
Kendini bilmez-belki de bilir de söylemez Diktatör...
Elin kanlı, sonun hazin, kafandaki planları, eline geçirdiğin insanlara zorla dikte ettin.
Ülke kurmadın, İttihat ve Terakki'nin imkânları ile yönetimi ele geçirdin.
Osmanlı hanedanlarının nesiller boyu sömürdüğü Anadolu'nun 'stockholm sendromu'nu, 'toplum mühendisliği' hırsıyla kendin de sömürdün. Herkesin nasıl yaşamasının gerektiğini bildiğine inanmanın psikopatisini o zırvalarına inanmanın getirdiği bir sosyopatiye dönüştürdün...
Tebrikler!

http://www.khaos.info/kose-yazilari/13570-turkiye-devleti-bir-diktatorun-kurdugu-fasist/

başka bir forum'dan alıntı yapıyorum...

80 yıla yayılmış bir totalitarizm zikriyatını ''zamane şartları'' nedeniyle meşrulaştırıp bir türlü demokrasiye geçemeyen ulusalcı-kemalistler karşısında mevcut iktidarın ''diktatör'' güzellemeleriyle eleştirilmesi hakikaten midemi bulandırıyor...

tayyip ve şürekasının türk-islamcı reflekslerini kutsamak ve oradan bir demokrasi payesi çıkarmak değil derdim; bilakis, kendilerinin geçmişte aynı ulusalcı şürekayla ortak/stratejik müttefik olduğunu düşünüyorum. gel gelelim bugün yollar ayrışmış görünmekte...

yine de, anlı şanlı paşaların tepemize dikilip ''çağdaşlık, milli birlik ve bütünlük'' brifingleri vermesindense eli mahkum ''seçilme kaygısı ve telaşı'' olan, benzer derece otoriter eğilimlere sahip ama ''sivil'' bir ''dikta''(?)yı tercih ederim...

evrensel demokrasi teamülleri ve ilkeleri sınavından her seferinde çakacak olan kemalist ulusalcıların içi boş ve çiğ ''uygarlık'' teranelerini yiyen yesin; benim karnım tok! uygarlık denen mereti demokrasi ve özgürlüklerden yalıtık düşünmek tipik ve aşina diktatörlüklerin alemeti farikasıdır.

ulusal çıkarlar, milli hassasiyetler ve bütünlük teraneleri de farklı coğrafyalarda, farklı kültürlerde de olsa hep söylenegelmiş; özgürlük ve demokrasinin önüne hep bu teraneler çıkarılmıştır...

akp ve şürekasının yarattığı bayağılık, dezenformasyon ve populis/islamcı söylemleri ile teraneleri 90'ların askeri vesayet ortamının kaotizmini düşündüğümde ve toplumsal yaşama iliştirilmiş prangaları hissettiğimde cidden 'naif'' gelmektedir.

99 hayata dönüş operasyonunu, ohal'leri, her hafta bir paşa'nın nutuk vermesini, devrimci demokratlara yapılan yaygın ve sistematik baskıları hatırlayanınız var mı? ben dün gibi hatırlıyorum.

önceden asker nutuk atar, savcı göreve çağrılır ve bir parti ucube bir davayla kapatılırdı. şimdi ysk bir karar alıyor; mhp dışında tüm partiler bunu eleştirdiği gibi toplumda inanılmaz bir reaksiyon görülüyor! kimse kendini kandırmasın, bu akp'nin bize bahşettiği bir lütuf değil; onca yıllık mücadele, emek ve çaba ile sosyolojik gerçeklerin artık vesayet rejimi ile ondan nemalanan/rantlanan sermaye erbabına yol vermemesidir!

el hak, sonunca ''chp'' dahi hizaya gelmekte, kürt sorununda konjonktürel ve seçime dönük olsa dahi akp'den de ileri söylemleri dile getirmektedir. (ne kadar içi dolu olduğunu seçimlerden sonra göreceğiz)

kürt sorununda en katı söylemlere sahip mhp dahi, ironik olarak ''yeni anayasa'' kaygısında görünmektedir!

uyanın ahali, bürokratik/askeri vesayet bir yandan gevşemekte; bir yandan da toplum daha aktif/bilinçli hale gelmektedir. bu akp'nin bize bahşettiği lütuf değil; tamamen sosyolojik/iktisadi şartlarla mücadelelerin bir sonucudur.

devir artık ''nasıl daha fazla demokrasi ve özgür olabiliriz''in devridir! seçimler bu işin bahanesidir. özgürlüğün karşısına çıkan, direten ve demokrasiye karşı gelen siyasetler tarihin çöplüğüne gitmeye mahkumdur.

kürt-kadın-demokrasi vb sorunlarda gerçekçi, özgürlükçü tutum almayanlar kaybetmeye mahkumdur...

TurkceRap
29-05-2011, 19:57
"yine de, anlı şanlı paşaların tepemize dikilip ''çağdaşlık, milli birlik ve bütünlük'' brifingleri vermesindense eli mahkum ''seçilme kaygısı ve telaşı'' olan, benzer derece otoriter eğilimlere sahip ama ''sivil'' bir ''dikta''(?)yı tercih ederim..."

Demiş zat-ı muhterem.

Ben de bireylsel özgürlüklerime dokunulmadığı, 4 yıllık mazbata aldı diye kendini padişah sananların milletin kaç çocuk yapacağına dahi karar verme hakını kendinde görmediği askerî bir diktayı tercih ederim.

Yanlış anlaşılmasın postalsever olduğumdan ya da darbe merakımdan değil, kesinlikle kimsenin gelip demir yumrukla birşeyleri değiştirmeye kalmasını onaylamıyorum.

Fakat, Ortada bir darbe, bir diktatörlük olduktan sonra, Ünüformalı olmuş, Sivil olmuş hiçbir şey farketmez.

Onun içinh, bu yazıyı yazan vatandaşın karnı neye tok bilmem ama, benim de karnım bu saçmalıklara tok, Kaç senedir bu tarz retorikleri okuya-duya boğazımıza kadar doyduk...

Jolly Jocker
29-05-2011, 21:53
Ben de bireylsel özgürlüklerime dokunulmadığı, 4 yıllık mazbata aldı diye kendini padişah sananların milletin kaç çocuk yapacağına dahi karar verme hakını kendinde görmediği askerî bir diktayı tercih ederim.
Evet, bu ülke kendi yaşam tarzını başkalarına devlet gücü üzerinden dayatmaya kalkan tektipçi faşistler yüzünden bu kadar kutuplaştı. Bir tarafta islami despotizm taraftarları, diğer tarafta milliyetçi-kemalist despotizm taraftarları. Aynı madalyonun iki yüzü aslında. Yiyin birbirinizi! Yiyin ama arada olan hem bize hem memlekete oluyor. Yazık oluyor. Artık gerçek bir özgürlük, eşitlik, demokrasi hareketini tabandan başlarak mahallelerde kurmak için mücadele verip hem islami hem kemalist despotizmleri eleştirmek yerine, seçimlerde iki despotizm arasında tercih yapmayı öne çıkarıyorsunuz. Ne biçim insanlarsınız be! Birbirinize ettiğiniz herşeyi hak ediyorsunuz aslında. Ama arada biz de kaynıyoruz, itirazım ona.

müşkülpesent
29-05-2011, 23:22
Seçim zamanları sürekli yapılan ve bu başlık altında da defalarca yapılmış şu edebiyata hastayım; “oy kullanmamak iktidarın işine gelir, dolaylı olarak onları desteklemiş olursunuz.” Yapma ya.. Dünyanın nadide akıllıları bunlar. Biraz daha gaza gelseler, iktidara karşı olan tüm partilerin züper olduğunu iddia edecekler. AKP'ye alternatif olarak gösterdikleri parti CHP. Yaşadığım ilde de MHP. Öyle ki eskinin komünistiyim diye geçinenleri bile faşizme destek verecek, sırf AKP gelmesin diye. Merak ediyorum yeni gelen, var olan düzeni yıkacak da yeni bir sistem mi kuracak? Buna gerçekten inanılmış olunmalı ki, artık örgütlenme olayı bile CHP'de birleşme olarak algılanır olmuş. Vay bea.

Neyse seçim zamanı tüm partilere ve bağımsızlara tek tek mühür basacağım. O kadar propaganda yaptılar sonuçta, hakları.

AlbatrosS
29-05-2011, 23:41
"yine de, anlı şanlı paşaların tepemize dikilip ''çağdaşlık, milli birlik ve bütünlük'' brifingleri vermesindense eli mahkum ''seçilme kaygısı ve telaşı'' olan, benzer derece otoriter eğilimlere sahip ama ''sivil'' bir ''dikta''(?)yı tercih ederim..."

Demiş zat-ı muhterem.

Ben de bireylsel özgürlüklerime dokunulmadığı, 4 yıllık mazbata aldı diye kendini padişah sananların milletin kaç çocuk yapacağına dahi karar verme hakını kendinde görmediği askerî bir diktayı tercih ederim.

Yanlış anlaşılmasın postalsever olduğumdan ya da darbe merakımdan değil, kesinlikle kimsenin gelip demir yumrukla birşeyleri değiştirmeye kalmasını onaylamıyorum.

Fakat, Ortada bir darbe, bir diktatörlük olduktan sonra, Ünüformalı olmuş, Sivil olmuş hiçbir şey farketmez.

Onun içinh, bu yazıyı yazan vatandaşın karnı neye tok bilmem ama, benim de karnım bu saçmalıklara tok, Kaç senedir bu tarz retorikleri okuya-duya boğazımıza kadar doyduk...

akp'nin otoriter eğilimleri ve dışavurumları vaki olsa da ''seçim kaygısı'' denen bir şey var. ''sivil dikta'' söylemi de fazlasıyla sorunlu. hitler dahil tüm diktatörlükler ''askeri''dir.

sosyoloji özürlü değilseniz, akp'nin ''dikta'' sevdasına girmiyeceği; buna ne lokal ne de uluslar arası konjonktürün müsade etmiyeceği; dahası, bu ülkenin ''islami bir şerri'' yönetime ''onay'' vermiyeceğini anlayabilirsiniz.

ne akp'nin böylesi bir kaygısı vardır(zira sorun iktisadidir) ne de bu ülkede şeriat istemi ciddiye alınacak denli yaygındır!

iktisadi ve toplumsal kaygılar taşıyan bir görece hesap verebilir bir güçle; hiçbir kaygı taşımayan, seçimle gelmemiş,şeffaf olmayan bir gücü kıyaslamak ancak tek parti aklına delalet eder.

kaldı ki bugün nefret ettiğiniz muhafazakar sistemi topluma aşılayan da bizzat ''askeri güç''tür! bu ülke bu denli devlet eksenli ve fetiş düşünüyorsa bunu akp ve türevlerine değil devasa bir toplum mühendisliği katliamı olan ''ordu''ya borçluyuz! dört başı mağmur 12 eylül ruhuna el fatiha, siz kutsamaya devam edin...

TurkceRap
30-05-2011, 13:33
akp'nin otoriter eğilimleri ve dışavurumları vaki olsa da ''seçim kaygısı'' denen bir şey var. ''sivil dikta'' söylemi de fazlasıyla sorunlu. hitler dahil tüm diktatörlükler ''askeri''dir.

sosyoloji özürlü değilseniz, akp'nin ''dikta'' sevdasına girmiyeceği; buna ne lokal ne de uluslar arası konjonktürün müsade etmiyeceği; dahası, bu ülkenin ''islami bir şerri'' yönetime ''onay'' vermiyeceğini anlayabilirsiniz.

ne akp'nin böylesi bir kaygısı vardır(zira sorun iktisadidir) ne de bu ülkede şeriat istemi ciddiye alınacak denli yaygındır!

iktisadi ve toplumsal kaygılar taşıyan bir görece hesap verebilir bir güçle; hiçbir kaygı taşımayan, seçimle gelmemiş,şeffaf olmayan bir gücü kıyaslamak ancak tek parti aklına delalet eder.

kaldı ki bugün nefret ettiğiniz muhafazakar sistemi topluma aşılayan da bizzat ''askeri güç''tür! bu ülke bu denli devlet eksenli ve fetiş düşünüyorsa bunu akp ve türevlerine değil devasa bir toplum mühendisliği katliamı olan ''ordu''ya borçluyuz! dört başı mağmur 12 eylül ruhuna el fatiha, siz kutsamaya devam edin...



Yahu cevap verirken kimin iletisine cevap verdiğinize bakın bari, Ben ne zaman orduyu kutsamışım ya da darbe taraftarı olmuşum?

Orada aslında kastettiğim şeyin darbe taraftarlığı olmadığını üzerine basa basa söylediğim halde yazıyorsun bi de bunu.

Evet diktatörlükler genellikle Asker kökenlidir, bu konuda haklısın, Akp.nin Tek adam yönetimi kuramayacağı konusunda da haklısın.

Ama adamlar istediklerini yaptıktan, bizim haklarımızı gaspettikten sonra iş bir al takke ver külaha bakar.

Şeriat demedim, konuyu farklı mecralara çekmenin alemi yok, Ama Ben yarın elimden hangi hakkım gidecek endişesiyle yaşadıktan sonra, Şeriat olmuş olmamış, hiç birşey farketmez.

Özellikle son 4 yılda fazlasıyla (söyleyeni hangi ideolojiden olursa olsun), Akp ile ilgili olumsuz birtakım öngörüler şöyle ya da böyle gerçekleşti, Siz halâ ders almadınız, laf ebeliği peşindesiniz.

Hadi bunu AKp taraftarları yapsa anlayacağım, yazana bak, sol görüşlü olma iddiasındaki bir zaat.

Sizin farkınız ne Bu ülkenin bazı çakma Liberal yazarlarından?

yucemanitu
30-05-2011, 21:19
İlla AKP ya da ordunun diktası arasında seçim yapmak zorunda mısınız? İkisinin de diktasını istemem.

vesper
30-05-2011, 22:03
Ne talihsiz insanım ya... Bir seçim öncesi de ''mecburiyetten Chp'ye vereceğim.'' demesem tavuk keseceğim. :(

Arkadaşlar, kullanmadığınız her oy Akp'ye yarıyor. Bunu unutmayın

Aynennn

Kemal kılıçdaroğlunu bir türlü sevemesem de CHP

zaten iktidara gelemeyecek koltuk sayısı artsın diye umuyorum.

TurkceRap
31-05-2011, 11:05
İlla AKP ya da ordunun diktası arasında seçim yapmak zorunda mısınız? İkisinin de diktasını istemem.



Benim mi, Yoksa Albatross'un iletisine yönelik mi buynu yazdın bilmiyorum üstad, ama Ben onu Albatross'un alıntı yaptığı yazıya atfen söyledim, yoksa ikisi de benim tercihim değil.

Sadece aynı zırvaların allanıp pullanıp tekrar tekrar farklı ambalajlarda durmadan karşımıza çıkarılmasından aşırı derece sıkıldım.

Birileri şeriat geldi, gelecek diye diye muhafazakar statükoyu baş köşeye oturttu, şimdi de onun yerini darbe geyiği aldı, bakalım bu yaygara nelere sebep olacak.

_muhammed_
31-05-2011, 12:44
Oy kullanmayacağım..

Die
31-05-2011, 23:31
Bağımsızları destekliyorum; her ne kadar içlerinden bir çoğunun politika yapış tarzını sevmesem de Sırrı Süreyya ve Ertuğrul Kürkçü gibi vatandaşların hatrı için vereceğim.

Atmadığınız her oy AKP'ye gidiyor, bence herkes Liberal Demokrat Partiye versin oyunu. :lol:

yucemanitu
01-06-2011, 21:03
Benim mi, Yoksa Albatross'un iletisine yönelik mi buynu yazdın bilmiyorum üstad, ama Ben onu Albatross'un alıntı yaptığı yazıya atfen söyledim, yoksa ikisi de benim tercihim değil.

Sadece aynı zırvaların allanıp pullanıp tekrar tekrar farklı ambalajlarda durmadan karşımıza çıkarılmasından aşırı derece sıkıldım.

Birileri şeriat geldi, gelecek diye diye muhafazakar statükoyu baş köşeye oturttu, şimdi de onun yerini darbe geyiği aldı, bakalım bu yaygara nelere sebep olacak.

Aslında bunu senin ya da Albatros'un yazısına yönelik olarak yazmadım. Biraz kendi düşüncelerimi ifade etmek için yazdım. Çünkü ben ikisinin de diktasından bıktım. Henüz AKP'nin eli bu kadar güçlü değilken ordunun sürekli her konuda manipülasyon yapmasından, siyasete sürekli müdahale etmesinden bıkmıştım. Oysa şimdi AKP öyle bir despotlaştı öyle bir dikta kurdu ki... Hatta biri çıkıp "Eskiden onlar bizi fişliyordu, şimdi biz onları fişliyoruz." diyecek kadar azıttı.

Son dediğine katılıyorum. Eskiden statükocular şeriat öcüsüyle korkutup ordunun diktasını savunurlardı, şimdiki statükocular darbe öcüsüyle korkutup AKP diktasını savunuyorlar.

Jolly Jocker
01-06-2011, 22:29
Aynennn

Kemal kılıçdaroğlunu bir türlü sevemesem de CHP

zaten iktidara gelemeyecek koltuk sayısı artsın diye umuyorum.
''Aslında hiç istemiyorum ama başka bir seçeneği düşünecek vizyon ve cürete sahip değilim, bu yüzden ehven-i şerlerin kralı CeHePe'ye vereceğim yine.'' diyorsun özetle.

Her zaman söylemişimdir, CHP seçmeni çok ilkeli(!), çok omurgalı(!) bir seçmendir. Hep ardında durabileceği(!) işler yapar.

Şaka bir yana, üzülüyorum sizler için. Bu ülkede oy verdiği partiye ''aslında hiç istemeden'' oy verenler sadece CHP'liler. Aradıkları şeyi başka yerlerde aramak ya da kendileri örgütlemek gibi bir yönelimleri hiç olmadı ve olmayacak. Zaten aradıklarının ne olduğundan da muhtemelen emin değiller. Varsa yoksa CHP, meclis, onlar da olmazsa yargı, ordu. Aslında ülkedeki en apolitik kitle de yine kendileri. Zira içkileri ve etek boylarına karışılmaması dışında dertleri yok. Böyle diyorum, çünkü oy verdikleri partinin diğerlerinden bu konular dışında bir farkı yok.

endulus
02-06-2011, 09:40
Ben aslında oy kullanmayacağım bu seçimde fakat nefret ettiğim halde akp nin tek başına iktidarının devam etmesini istiyorum. Sırf filmin sonunu görmek için.
Yoksa çok merak ederim. :)

Squall
02-06-2011, 09:40
Aslında ülkedeki en apolitik kitle de yine kendileri. .

Her yaklaşık 20 yılda bir Amerikanın sipariş ettiği birini seçip, seçmekle de kalmayıp onu peygamber mertebesine çıkaran sağ seçmene hayli politik diyorsun yani..İlginç bir tespit olmuş.

Astur
02-06-2011, 11:47
Squall Freddie apolitik demiş, politik değil.

VraeL
02-06-2011, 17:42
Ben aslında oy kullanmayacağım bu seçimde fakat nefret ettiğim halde akp nin tek başına iktidarının devam etmesini istiyorum. Sırf filmin sonunu görmek için.
Yoksa çok merak ederim. :)

Filmin sonu yok,

bu bir dizi,

her hafta yeni bir malzemeyle ekran başına kitliyorlar karşılarındakini,

her hafta aptal bir hikaye, salak bir plan, çılgın(!) bir projeyle insanların dikkatini dağıtıyorlar.

asla sonu gelmiyor.

endulus
02-06-2011, 23:51
Squall Freddie apolitik demiş, politik değil.

Sanırım squall da menderes demirel özal ve tayyipden bahsetmiş.

KızıL
03-06-2011, 18:07
kullanılmayan oylar barajı aşan partiler arasında aldıkları orana göre dağıtılır ama en çok akp nin işine yarar ;)

Jolly Jocker
03-06-2011, 20:34
kullanılmayan oylar barajı aşan partiler arasında aldıkları orana göre dağıtılır ama en çok akp nin işine yarar ;)
İşte bu yüzden yasaklı, barajlı, adaletsiz, hileli ''demokrasiler'' yerine sokakları temel almak gerekir. :)

Özgürcan
03-06-2011, 21:09
İşte bu yüzden yasaklı, barajlı, adaletsiz, hileli ''demokrasiler'' yerine sokakları temel almak gerekir. :)
Ve bundan dolayı da bağımsızlara oy verilmeli!

Sangre
03-06-2011, 21:31
http://www.economist.com/node/18774786?story_id=18774786

marcos
03-06-2011, 21:35
Türkiye Liberalleri neden LDP' ye oy vermezler anlamış değilim.LDP ülkede demokrasinin gelişmesi için önemli bir parti oysa.

Firestorm
03-06-2011, 21:39
Türkiye Liberalleri neden LDP' ye oy vermezler anlamış değilim.LDP ülkede demokrasinin gelişmesi için önemli bir parti oysa.


Pek pasif bir parti ama açıkcası kamoyunda olsun internette olsun pek ismini gördgüm bir parti değil nasıl bir gelişme sağlıya bilir ki bu pasifligi ile?

Sangre
03-06-2011, 21:42
Türkiye Liberalleri neden LDP' ye oy vermezler anlamış değilim.LDP ülkede demokrasinin gelişmesi için önemli bir parti oysa.

Liberallerden al cevabı :)

http://www.3hhareketi.com/tr/blog/21-hur-yorum/1617-akp-ldp-ve-liberal-tavir

http://www.3hhareketi.com/tr/blog/31-kursat-cetinkoz/1662-ldp-baykallasti-bir-ldpliden-ldp-elestirisi

marcos
03-06-2011, 21:43
Pek pasif bir parti ama açıkcası kamoyunda olsun internette olsun pek ismini gördgüm bir parti değil nasıl bir gelişme sağlıya bilir ki bu pasifligi ile?

Liberaller libarelimzi manipule eden partilerin peşinde koşacaklarına LDP yi destekleseler LDP bu kadar pasif olmazdı.

Firestorm
03-06-2011, 21:45
Liberaller libarelimzi manipule eden partilerin peşinde koşacaklarına LDP yi destekleseler LDP bu kadar pasif olmazdı.


Yanlız sorumun ana noktası neden pasifler değil, bu pasiflikle nasıl demokrasiyi ilerleticek kadar iyi bir yere gelicekler onu diyorum...

marcos
03-06-2011, 21:57
Yanlız sorumun ana noktası neden pasifler değil, bu pasiflikle nasıl demokrasiyi ilerleticek kadar iyi bir yere gelicekler onu diyorum...

Pasif kalarak elbette demokrasiyi ilerletemezler.Fakat temsil ettiği felsefe demokrasinin ilerlemesine büyük katkılar sağlayabilir.Bana göre bunun için parlemantoda yerlerini alabilmeleri gerekir.

Zaten bende pasiflikten çıkmaları gerektiğini vurguluyorum.Ama bunun için liberallerin sağ partilerin kuyruğundan kurtulmaları gerektiği kanaatindeyim.

Liberallerde bu durumu tartışıyormuş zaten.

Sangre arkadaşa teşekkür ederim.



Liberallerden al cevabı :)

http://www.3hhareketi.com/tr/blog/21...-liberal-tavir (http://www.3hhareketi.com/tr/blog/21-hur-yorum/1617-akp-ldp-ve-liberal-tavir)

http://www.3hhareketi.com/tr/blog/31...ldp-elestirisi (http://www.3hhareketi.com/tr/blog/31-kursat-cetinkoz/1662-ldp-baykallasti-bir-ldpliden-ldp-elestirisi)

redyellow
03-06-2011, 22:56
SAADET PARTİSİ oy vereceğim partidir.

Squall
03-06-2011, 23:38
Liberaller libarelimzi manipule eden partilerin peşinde koşacaklarına LDP yi destekleseler LDP bu kadar pasif olmazdı.

Liberallerin desteği olmadan, AKP faşizmi eksik kalırdı.. kendilerini en iyi şekilde pazarlayabildikleri en doğru yerdeler.

TurkceRap
05-06-2011, 16:34
Liberaller libarelimzi manipule eden partilerin peşinde koşacaklarına LDP yi destekleseler LDP bu kadar pasif olmazdı.



Çok doğru ama, Bu Türkiyede Liberal geçinen tayfanın önemli bir kısmının Liberallikle ne kadar alakalı olup olmadığıyla da doğru orantılı biraz.

Ben kendim bir Liberal olarak (liberteryen görüşte) bazı çakma Liberallerden bizzat tiksindiğimi itiraf etmeliyim.

Hatta bir yazar cvar ismi aklıma gelmiyor, Herhalde şu dünyada işkence yapmaktan zevk alacağım sayılı insanlardan biridir, o denli sinirlerimi zıplatıyor.

Jolly Jocker
12-06-2011, 22:45
AKP %50 oyla, seçimleri hiç yıpranmadan birinci bitirdi. CHP oylarını artırmakla birlikte beklediği sıçramayı yapamayarak hayal kırıklığı yaşadı. MHP nakşibendilerin ve Diyarbakır'da olay çıkarmamak için çok uğraşan BDP'nin desteğiyle yaptığı Diyabakır şovunun ardından barajı geçti. BDP'nin bağımsızları ise meclise 35 milletvekili göndererek başarılı oldu.

CHP'li seçmen açısından demokrasi dışı yollardan(darbe veya parti kapama) sonuca gitme umudu zaten yok olmuştu. Görülüyor ki artık bu partinin tek başına iktidar olmasını bırakın, %30'u geçebilmesinin bile hayal gibi birşey olduğu netlik kazandı. Artık CHP'ye verilecek her oyun boşa gideceği herhalde yeterince anlaşılmıştır. Anlaşılmadıysa da anlaşılmasını sağlamak tüm devrimcilerin sorumluluğudur. CHP'liler açısından bir ikilem kendini dayattı; ya sokak ya teslimiyet. Kılıçdaroğlu'nun liberal siyaset dili, uysalca emperyalizmin sırayı bir gün kendisine vermesini bekleyen bir çizgiye sahip olduğunu belli ediyor. CHP ulusalcı politikayı bir yana bıraktı. Liberal demokrat bir çizgiye daha fazla kayacak gibi görünüyor. MHP ise milliyetçiliğin dozunu artırarak oy alma çabalarına devam edecek ve tarikatlarla arasını daha iyi tutmaya özen gösterecek gibi görünüyor. Baraj altında kalma korkusunu aşabilmek için dine daha fazla vurgu yapmaya yönelebilir. Ulusalcı cephenin hepten çöktüğünü söylemek yanlış olmayacaktır. Bu arada 500.000 boyun eğmeyen arayan TKP'ye de birşeyler söylemek lazım. Bu parti, elinden gelen her türlü propogandayı yapmasına karşın bir önceki seçimde aldığı oyu bile alamamıştır. Hezimet yaşamaktadır ve başarısızdır. Yöneticilerinin istifa etmesi gerekir. Partinin de kendi politikalarını ve sandık merkezli tutumunu gözden geçirmesi gerekir.

Bağımsızlar, meclise giren sosyalistlerin de etkisiyle, sokak muhalefetine güçlerini dayayarak siyaset yapma yoluna giderlerse hem kendileri hem emekçi halklarımız kazanır. BDP, diğer sosyalist odaklarla arasındaki açıyı daha da kapamalı ve sol bir Türkiye partisi haline gelmelidir. Sadece Kürt halkının değil ezilen ve ötekileştirilen tüm kesimlerin sesi olmalıdır. Zaten yönelimi de bu şekildeydi.

AKP ise bu seçim zaferiyle birlikte, her ne kadar oylarını düşürmüş de olsa, daha da muktedir bir hale gelecek ve iyice despotikleşecektir. Polis devleti ve her tür muhalefete yönelik tahammülsüzlük daha da belirginleşecektir. AKP hükümet olmaktan iktidar olma haline gelmişti zaten. Bunu daha da pekiştirecek. Emeğe yönelik saldırı daha da artacak. Milliyetçilik ve din vurgusunun prim yaptığını gören başbakan, CHP'nin de son süreçte özerkliğe olumlu bakmasıyla birlikte daha da milliyetçi bir yönelime girebilir. Bu süreçe liberallerin ''Ülkeye demokrasi bahşeden AKP'' tablosu çizmesi hepten olanaksızlaşacak, bilakis, AKP baskıcı bir tek parti diktası haline gelecektir.

AKP'nin despotik, emek düşmanı ve milliyetçi polis devleti uygulamalarına karşı ancak sokak muhalefeti güçlendirilirse direnilebilir. Kuşkusuz hükümet sokak muhalefetine bugüne dek nasıl yaklaştıysa artık daha da sert biçimde yaklaşacak ve keyfi gözaltılar, işkenceler, biber gazları ve ölümler yaşanacaktır. Buna karşı devletin faşist yüzünün açığa çıkarılması, sandıktan kitlelerin umudu keserek yüzlerini sokağa dönmeleri, sivil itaatsizlik eylemlerinin her alanda yayılması ve tüm ötekileştirilenleri kapsayan bir dili benimsemiş militan bir devrimci sokak hareketi yükseltilebilir. Meclisteki bağımsız vekiller de bu devrimci ve mücadeleci sokak eylemlerinin sesi olabilirler. Türkiye'nin biricik çıkışının buradan geçtiğini düşünüyorum. CHP'den hiçbir halt olmayacağının netleşmesiyle birlikte, CHP'li solcuların da bu partiden koparılması ve militanlaştırılması gerektiğini düşünüyorum. Bir diğer önemli nokta da, artık ''askeri vesayet düzeni ve ona karşı mücadele eden demokrat AKP'' yok; artık ''tek parti rejimine yönelmiş muktedir ve muhalafete tahammülsüz AKP ile ona direnen halkın sokak muhalefeti'' var. Demokrasi ve özgürlükler başlığı artık gerçek sahiplerinin, yani bizlerin ellerindedir. Bunu elimizden almak isteyecek olan yandaş medyanın liberal işbirlikçileri daha da çirkefleşecektir. Onlara karşı kesintisiz ve kararlı bir ideolojik mücadele elzemdir.

ereninthenature
12-06-2011, 23:07
ilk defa oy kullandım bu seçim.salak hissettim kendimi.oy verilecek parti yok niye oy hakkı veriyosunuz ki.bir anti-tayyip olarak gördüğüm chp'ye attım oyumu ama chp gelmiş gelmemiş umrumda değil açıkcası.politika kadar nefret ettiğim bir şey yok.neyin doğru neyin yanlış olduğu lastik top gibi.nereye çeksen oraya gidiyor.ama bilim öyle mi?bir tane doğru var ve bir şeye doğru diyecek insan kanıtarını göstermek zorunda:)

şu veya bu şekilde bilim gelişse bari ülkemde diyorum.

taylan
12-06-2011, 23:10
İlk darbeyi eğitim sistemi yiyecek bence. İşin içinde olduğum için yakından takip ediyorum. Dinsel eylemlerin ağırlık kazanacağı bir eğitim dönemi gelecek gibi görünüyor. Resim branşındayım ve dersimin her an müfredattan kaldırılması endişesini yaşıyorum.

Diğer yandan yaratılış fikri daha çok girecek müfredata.

perfect_storm
12-06-2011, 23:29
bilim partisi olsaydı belki vereblrdim oyumu o da yok ep diye bi parti olsa onada olablrdi o da yok ne kaldı hepsi aynı hepsi bi potada eriyor ağzı en yi laf yapan en yakışıklı en genç en karizmatik halkın dilini konuşmayı en iyi becereblen kimse oy ona gidiyor hatrlarsınız genç parti sarışın mavi gözlü genç aday ayağına yarım yüzyıllık mph nin oylarına eşit oy almıştı demekki neymiş:ohwell: siz de bilrsiniz

marcos
12-06-2011, 23:32
Her ne kadar emek demokrasi barış bloğu mecliste grup kuracak kadar vekil kazanmış olsada seçimlere genel bakınca bu seçim sol/sosyalist güçler açısından tam bir yenilgidir.

Bloğun en yüksek oy aldığı yerlerde AKP nin aldığı oy oranı.

Dıyarbakır AKP %32
Batman AKP %36
Muş AKP %43
Van AKP %40
Mardin AKP %32
Şırnak AKP %26
Hakkari AKP %16


Ve Ertuğrul Kürkçü ve Mersin Kürtlerin nüfusun çoğunluğunu oluşturduğu sosyal demokrasinin kalesi Mersin.

AKP %32 Ertuğrul Kürkçü % 9

Ve Tunceli devrimin gözbebeği Dersim.

AKP %16 Ferhat TUNÇ % 22

Ve HOPA Metin öğretmenin memleketi HOPA

AKP % 35

Bumudur başarı?

Poyra
12-06-2011, 23:35
Lan kardeşim AKP Tunceli'de nasıl o kadar oy alıyor?

marcos
12-06-2011, 23:54
Lan kardeşim AKP Tunceli'de nasıl o kadar oy alıyor?

Sıfır çalışma % 16 oy

Geceli gündüzlü durdurak bilmeden çalışma %22 oy


Birşeyler ters gidiyor

spartacus
12-06-2011, 23:54
Diğer yerler için net sonuçlara bakmadım, Tunceli biraz farklı bir yer, polis, subay vs oyları hayli kabarıktır..

Polis devletinde Tunceli merkez üs gibidir. (http://www.tumgazeteler.com/?a=2642422)

Özgürcan
12-06-2011, 23:56
Antalya ve İzmir beni bu sene çok üzdü...

AlbatrosS
13-06-2011, 00:28
Sıfır çalışma % 16 oy

Geceli gündüzlü durdurak bilmeden çalışma %22 oy


Birşeyler ters gidiyor

bu aleviler bir garip... ben asıl şoku ''chp''yle yaşadım tunceli'de :)

marcos
13-06-2011, 00:32
bu aleviler bir garip... ben asıl şoku ''chp''yle yaşadım tunceli'de :)


10 yıl yaşadığım Hozat % 74 CHP demiş.

Sosyalist belediye başkanı Cevdet KONAK'ın da işi zor artık.

AlbatrosS
13-06-2011, 00:44
10 yıl yaşadığım Hozat % 74 CHP demiş.

Sosyalist belediye başkanı Cevdet KONAK'ın da işi zor artık.

yeterince kürt değiller mi acaba :):)

Subat
13-06-2011, 10:03
Seçim adayları açıklandığı ilk gün Dersim'de Ferhat Tunç'un hiç şansının olmadığı söylemiştim. Şerafettin Halis daha iyi bir tercih olacaktı. Genel olarak şahsi başarısızlıkların yanında, yönetimsel ve taktiksel bir sürü hata yapıldı. Belediye başkanından da kimsenin memnun olduğu söylenemez. Bir de seçim öncesi bir kaç kurumla çıkan tartışma/kavga, bu sonucun çıkmasında etkin oldu denebilir.
Ha bundan, sosyalistler CHP'ye oy verdi sonucu çıkmasın. Çoğu boykot kararı aldı.

Ülke genelinde de durum hiç farklı değil zaten.
Bir arkadaşım facebook'ta şunu yazmış.
"siyanurlu kutahya'dan sosyolojik tepki %65,sampiyonluklarinin calindigini dusunen trabzon net konustu %59,protestocu ogretmenin olduruldugu hopa'dan ibretlik mesaj %46,universitelerini kuranlara zonguldaktan vefa %47.5,sinoptan nukleer santrale veryansin %55,findiklarina dusuk fiyat verildigi icin sokaga doken ordu magdur %61,heykeli yikilan memleketim karstan sanata tam destek %44.yetmez ama evet hedef 2023..."
Çok da söz bırakmayacak bir durum benim açımdan.

Olimpiyat
13-06-2011, 16:46
Tunceli de halkın sayısı çok az..polisi,askeri vs.. sayısı hiç de az değil...

Yani sırf halkın oyları ile AKP %16 almaz...alamaz...çok özel bir durum olmadıkça..

Ama ben olsam Ferhat tunç a oy verirdim..İzmir de CHP ye oy vermeme rağmen..

marcos
20-06-2011, 19:58
Diğer yerler için net sonuçlara bakmadım, Tunceli biraz farklı bir yer, polis, subay vs oyları hayli kabarıktır..

Polis devletinde Tunceli merkez üs gibidir. (http://www.tumgazeteler.com/?a=2642422)


Hayır dostum iş o kadar basit değil.Asker deyince sadece rütbelileri gözönüne almalıyız erleri seçim sürecine dahil edemeyiz.

Dersim devrimci kimliğinden vazgeçmiştir.Öyle boykot filan da yoktur.Seçim haritasına bakılabilir.Dersimde katılım hiç olmadığı kadar yüksektir.

Dersim feodal/mezhepçi yönünü belkide hiç atmamıştır.Çemizgezek/Pertek gibi yerler sünni anlayışla diğer yerler alevi anlayışla hareket etmiştir.

Nerden baksan tutarsızlıktır.

marcos
20-06-2011, 19:59
yeterince kürt değiller mi acaba :):)

Yeterince komünist değiller(miş).

marcos
20-06-2011, 20:15
Seçim adayları açıklandığı ilk gün Dersim'de Ferhat Tunç'un hiç şansının olmadığı söylemiştim. Şerafettin Halis daha iyi bir tercih olacaktı. Genel olarak şahsi başarısızlıkların yanında, yönetimsel ve taktiksel bir sürü hata yapıldı. Belediye başkanından da kimsenin memnun olduğu söylenemez. Bir de seçim öncesi bir kaç kurumla çıkan tartışma/kavga, bu sonucun çıkmasında etkin oldu denebilir.
Ha bundan, sosyalistler CHP'ye oy verdi sonucu çıkmasın. Çoğu boykot kararı aldı.

Ülke genelinde de durum hiç farklı değil zaten.
Bir arkadaşım facebook'ta şunu yazmış.
"siyanurlu kutahya'dan sosyolojik tepki %65,sampiyonluklarinin calindigini dusunen trabzon net konustu %59,protestocu ogretmenin olduruldugu hopa'dan ibretlik mesaj %46,universitelerini kuranlara zonguldaktan vefa %47.5,sinoptan nukleer santrale veryansin %55,findiklarina dusuk fiyat verildigi icin sokaga doken ordu magdur %61,heykeli yikilan memleketim karstan sanata tam destek %44.yetmez ama evet hedef 2023..."
Çok da söz bırakmayacak bir durum benim açımdan.

Seçime katılım oranı % 79 sadece %21 lik bir kesim sandığa gitmemiş.
%21 in de acaba ne kadarı boykotu amaçlamış.İkametgahı Dersimde olupta Dersim dışında olanların oranı ne kadar acaba.

Yazının ikinci paragrafına arkadaşın "Anaları ağlayan Dersimlilerden Onur ÖYMEN'e cevap evet çok hoşumuza gitti % 56" eklemeli.

Ahlaksız
31-07-2013, 18:42
Chp'ye oy vereceğim..
Biraz erken oldu ama forumu tararken karşılaştım bu başlıkla ve konuyu hortlatayım dedim:)

Erdem Alaca
31-07-2013, 21:55
Hiçbirine.

Bayrak
31-07-2013, 22:32
CHP ye oy vereceğim zaten hep ona oy veriyorum

tuberk
01-08-2013, 00:37
CHP ye oy vereceğim

bilgetonyukuk
01-08-2013, 01:04
İlk oyum CHP ye.

Ebu Sübyan
01-08-2013, 03:16
Chp'ye oy vereceğim..
Biraz erken oldu ama forumu tararken karşılaştım bu başlıkla ve konuyu hortlatayım dedim:)

bence yeni başlık açılması gerek. çünkü bu başlık eski ve ankette var. geçmiş anketin üzerine bu anketin devam etmesi doğru olmaz.

xlarge
01-08-2013, 09:03
bence yeni başlık açılması gerek. çünkü bu başlık eski ve ankette var. geçmiş anketin üzerine bu anketin devam etmesi doğru olmaz.
iyi işte.
sen açar mısın?
hem reytingi yüksek bi başlık olur : )

Fear
01-08-2013, 15:33
Tabiki AKP.

Lakin buda komikmiş.d
http://img801.imageshack.us/img801/1249/akpl.jpg

Ebu Sübyan
01-08-2013, 16:23
iyi işte.
sen açar mısın?
hem reytingi yüksek bi başlık olur : )

reyting kaygılarım yoktur. :) bir şeyler alabilme kaygısındayım sadece.
mesela şeriat gelse de 4 hatun alabilsem.. :D

Roger
05-08-2013, 05:19
oy kullanmayan 10 milyona yakın insan var bunların %80'i mevcut hükümetin politikalarından rahatsız iken oy kullanmıyor akp'nin ekmeğine yağ sürüyorlar ankette gördüğümüz gibi

Engse Hohol
22-06-2018, 18:42
|| (https://www.facebook.com/metin.feyzioglu.79/videos/1751116608299015/?hc_ref=ARS3d0IDi02JRg53PdJX4aBxnxCDoyA6pBavVPIlRr kLcVfU1gdQuNNx3KroryaBAF0) Milli iradenin sandığa âdil girmesi ve âdil çıkması için Metin Feyzioğlu sandık uyarıları yaptı.

Paylaşıyorum. Seçim günü 24 haziran 2018. Yalnız sandık kurulu görevlileri değil, MÜŞAHİTLER de sabah 6.00 da görev yerinde olmalı.

Sabah ilk iş ne yapılacak: Sandık kurulu teslim aldığı evrakı sayacak. Zarfları ve pusulaların arkasını MÜHÜRLEYECEK ve SANDIK KURULU TUTANAK DEFTERİNE (kâğıda değil) yazacak.

Sandık kurulu görevlileri boş tutanakların altını kolaylık olsun diye ASLA önceden imzalamayacak. Suçtur.

Vatandaş ne yapacak:

a) Mazeret yok, oy vermeye gideceğiz.

b) Sandık kurulundan iki ayrı pusulayı ve zarfı alacağız. Zarf içinde değil, ayrı ayrı.

b) Üçünde de sandık kurulu mühürü var mı bakacağız.

c)Mühür yoksa kurula bildireceğiz, tutanağa yazılmasını isteyeceğiz.

Oy verme bitti. Sayıma geçilecek : Sabah sandık kurulu tutanağına “zarflar ve pusulalar mühürlendi†diye yazılmış ise, mühürsüz zarf ve pusulalar geçerli olmayacak.

Sandık kurulundaki siyasi parti temsilcilerinin her biri, sayım sonunda, orijinal ve imzalı tutanakların bir suretini alacak, partisine ulaştıracak.

Akşam oy pusulası torbaları okullardan toplama merkezlerine götürülürken siyasi partilerin yetkili temsilcileri buna nezaret edecek.

Tarafsız olmayabilecek bazı ajanslardan, televizyonlardan algı yaratma amaçlı yapılabilecek seçim sonucu / sandık sonucu haberlerine itibar edilmeyecek. Görev yerleri terk edilmeyecek.