Orijinalini görmek için tıklayınız : Sizce dünya barışını ençok tehdit eden ülke hangisidir.
hiramusta
27-07-2006, 22:35
a)10.000 nükleer silaha sahip ABD
b)4.000 nükleer silaha sahip Rusya
c)500 nükleer silaha sahip İsrail
d)450 nükleer silaha sahip Fransa
e)400 nükleer silaha sahip Çin
f)300 nükleer silaha sahip İngiltere
g)Nükleer silaha sahip olmayan İran
Kesinlikle şu durumda Abd ve İsrail. Bunların yanında ülke olarak değerlendirmesek de bilimumum terör örgütü ve bunları destekleyen ülkeler. Masum insanları öldüren El Kaide vs. ve destekçileri
Nükleer silah çokluğu dünya barışını tehdit için yeterli mi?
Yokluğu ise dünya barışını tehdit etmediğini mi gösterir?
Ülkeye BM kararları sökmüyorsa,
Kamuoyu (Dünya vatandaşlarının) baskısı sökmüyorsa,
Ülke, imzaladığı uluslararası anlaşmalara uymuyorsa,
İnsan Hakları sözleşmesine uymayıp ihlallerde bulunuyorsa,
v.s.
nükleer silaha gerek kalmadan da Dünya barışını tehdit ediyor olabilir.
hiramusta
27-07-2006, 23:43
Ülkeye BM kararları sökmüyorsa,
Kamuoyu (Dünya vatandaşlarının) baskısı sökmüyorsa,
Ülke, imzaladığı uluslararası anlaşmalara uymuyorsa,
İnsan Hakları sözleşmesine uymayıp ihlallerde bulunuyorsa,
Sevgili KC bunları sıraladığınız zaman aklıma nedense ABD ve şımarık kardeşi İsrail geliyor.
Benim de aklıma onlar ve bir zamanların Sırpları geliyor ama dünya barışı tehdidini onların sadece nükleer silah sayısına göre yorumlamıyorum.
Sırplar nüleer silahsız bir vahşet yarattılar.
Ülkelerin başındaki adamların psikolojisiyle, tatminsizliğiyle ilgili biraz da.
hiramusta
28-07-2006, 00:01
Evet bu bağlamda İran'ın dünya barışını sağlamaya çalışan ülkelerden birisi olduğunu düşünüyorum.Böyle düşünmeme sebep olan 2 unsur var.Birincisi Ortadoğuda nükleer güç olmaya çalışarak,İsrail lehine olan güç dengesizliğini dengeye getirme çabaları,ikincisi de özellikle Türkiyenin başına bela olan Pkk örgütüyle en etkin mücedeleyi Türkiyenin de önünde sürdürmesi.
İran nükleer güç olabilirse bu, İsrail ve Ortadoğu'ya barış (?) getirmeye çalışan diğer ülkeler için gerçekten caydırıcı olabilir mi?
Yoksa Ortadoğu kan gölünü de geçip kan okyanusuna mı döner?
Kuzey Koreyi göremedim listede, Pyong sokaklarında kıtalar arası nükleerleriyle geçit yapıp herhangi bir ekonomiksel yaptırımı savaş nedeni sayacak olan kuzey kore...
bu soruyu "hangi ülke "olarak sormak bana göre konuyu açıklamakta yetersiz kalır ve kısır çekişmelerde buluruz kendimizi .bana göre hangi bil
inç bu modern silahları ve tarihin ilk ilkel silahlarını hangi nedenlerle üretiyor.?bu saptanırsa ve bütün ülkelerdeki hangi koşullar bu bilinci oluşturmaya devam edegitmektedir?ve hangi tür grup,sınıf insanları bu bilinci savunmaktadırlar?
hiramusta
01-08-2006, 20:54
Cevap Filistinli kızın dizelerinde,ölen masum çocukların sönmüş hayallerinde saklıdır.
http://www.gazeten.com/
http://img184.imageshack.us/img184/8169/1tr8.jpg
http://img184.imageshack.us/img184/1003/2ax8.jpg
http://image01.yuklet.com/files/5/b4364185-3.jpg
http://image01.yuklet.com/files/5/89ab9e68-4.jpg
hiramusta
01-08-2006, 21:59
Kimbilir bu bombalarla kaç Filistinli veya Lübnanlı çocuk öldü?Bari bu güzelim çocukları bu çirkinliğe alet etmeseler...:(
http://image01.yuklet.com/files/5/0b2b9cf7-IsraiL.jpg
http://image01.yuklet.com/files/5/2dd35e72-israill3.jpg
Kimbilir bu bombalarla kaç Filistinli veya Lübnanlı çocuk öldü?Bari bu güzelim çocukları bu çirkinliğe alet etmeseler...:(
http://image01.yuklet.com/files/5/0b2b9cf7-IsraiL.jpg
http://image01.yuklet.com/files/5/2dd35e72-israill3.jpg
Çok merak ediyorum neden hiç ölen israillilerden bahsetmiyorsun? Onlara yazık değil mi?
Ayrıca konuya ek olarak, şu anda ABD'nin gücü radikal islamcılarda olsa dünya nasıl bir cehenneme dönerdi düşünün.
liopleurodon
02-08-2006, 11:26
An itibarıyla, Dünya barışını en çok tehdit eden ülke, İran. İran'ın rejim ihraç etme gibi bir saplantısı var. Eline nükleer güç geçirip, isteidği gibi ahkam kesmek istiyor. Sanırım ondan sonra sıra cihat ilan etmeye gelecek.
Filistin, Lübnan, ah vede vaah etmeyin boşuna. Bu zulmün asıl sebebi İran'dır. Hizbullah, iranın oradaki adamıdır. Ve israil yanıbaşında, açık bir şekilde kendinin katlini vacip gören bu tayfayı istememektedir. Bu nedenle bilhassa sivil hedeflere saldırarak bölgeyi temizlemeye çalışmaktadır. Kendi çocuklar için ağlamaktansa (bkz: Benimustalık vakası, hayber vakası) onların anası ağlasın demektedir. İsrail doğru yapmakta mıdır bu tartışılır, ama, aynı güç Hizbullahta olsaydı, acaba durum nasıl olurdu bunu bir düşünmek gerekir.
Şuna bir bakarsanız, mevzunun ne olduğunu anlarsınız:
http://www.news.faithfreedom.org/gallery2/v/ffi_gallery/terrorism/?g2_GALLERYSID=490bd6023f256d1e8d52f996e643b8db
Şu anda, bıçağın sapı israildedir, katil o görünmektedir, fakat hiç kimse bu resimlerdekileri hatırlamamaktadır.
hiramusta
02-08-2006, 15:32
Sevgili Liop,bebeğe terörist dediklerine göre öldürülmesi de haktır herhalde!Bu arada Ahmet Altan'a ve bu yazıyı alıntılayan sevgili Psiko ağabeye bu duygu dolu ve bizimle aynı hissiyatı paylaşan yazı için teşekkür ederim.Değil bir çocuğun canı,herhangi masum bir insanın canı için herşeyden vazgeçerim.Belki o zaman gerçek bir mü'min olabilirim.
..... ve bir kimse bir hayat kurtarırsa bütün insanlığı kurtarmış gibi olur. (5/32)
exclusive
02-08-2006, 16:29
Benim için en tehditkar ve en tehlikeli ülke şu an için İran'dır.
İran şeriat rejimini ülkemize ihraç etmek için savaş sebebi sayılabilecek düşmanca eylemler yapmıştır.
İran kaynaklı Radikal İslamcıların 1990 sonrasında işledikleri önemli cinayetler:
Prof. Dr. Muammer Aksoy, Ankara 31 Ocak 1990.
Çetin Emeç, İstanbul, 7 Mart 1990.
Turan Dursun, İstanbul 4 Eylül 1990.
Doç. Dr. Bahriye Üçok, Ankara 6 Ekim 1990.
Uğur Mumcu, Ankara 24 Ocak 1993.
Ali Günday, Gümüşhane, 25 Temmuz 1995.
Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı, Ankara, 21 Ekim 1999.
İhsan Güven, İstanbul, 30 Nisan 2004.
Çetin Emeç'i öldüren İslami Hareket elemanları İran'da siyasi ve askeri eğitim almadılar mı? Örgütün lideri İrfan Çağırıcı, Çetin Emeç'i öldürmek için İran'dan emir aldığını Emniyet'teki ve DGM'deki sorgusunda itiraf etmedi mi? Uğur Mumcu'nun otomobiline bombayı yerleştirenler İran'da aylarca kalmadılar mı? 'Kudüs Ordusu' militanları Ferhan Özmen, Nejdet Yüksel, Rüştü Aytufan eylem öncesi İran'da bulunmadılar mı? Prof. Dr. gazeteci Ahmet Taner Kışlalı'nın otomobiline bomba koyanlar aynı örgütün adamları değil miydi?
Bu cinayetlere, 2 Temmuz 1993'deki Sivas Katliamını, Kasım 2003'de İstanbul'da, intihar saldırıları yoluyla yapılan Sinagog, HSBC Bank ve İngiliz Konsolosluğu bombalamalarını ve yine İstanbul'da 9 Mart 2004'de Kartal Mason Locasına düzenlenen intihar saldırısını ekleyin, manzara bütün ciddiyeti ile ortaya çıkacaktır.
Kendisine İslamcı Feminist diyen Gonca Kuriş'in öldürülmesi de bu listeye dahildir. Ayrıca Necip Hablemitoğlu cinayetini *de ekleyebiliriz (ancak failleri henüz yakalanamamıştır).
Kışlalı ve Mumcu cinayetlerinin "faili meçhul" olduğu ise doğru değildir. Bu cinayetleri işleyen tetikçiler yakalanmış ve ifadelerinde kimden emir aldıklarını itiraf etmişlerdir: İRAN
Laik ve demokratik düzene yürekten bağlı, üstelik üniversite hocası, yazar veya düşünür kimlikleriyle ön planda olan, önemli bir bölümü de kendilerini "Atatürkçü" diye niteleyen "kamuoyu önderleri" teker teker öldürülmüştür.
Böylece bir yandan toplumun laik ve demokratik kesimlerine, kendilerini "Atatürkçü" diye niteleyen bireylerine korku salınmakta, öte yandan, demokrasiyi savunan liderler ortadan kaldırılarak, laikliğin ve dolayısıyla demokrasinin düşünsel planda gelişmesi önlenmektedir.
Bu insanlık dışı cinayetler serisi, tek başına bile bir rejimi tehdit edebilecek boyutlara ulaşmışken, siyasetin ve bürokrasinin çeşitli yerlerindeki kadrolaşma hareketleri, türban eylemleri ve İmam-Hatip eğitiminin genelleştirilmesi ve yaygınlaştırılması çabaları olayı daha vahim bir hale getirmektedir.
Buna bir de Amerika'nın ve Avrupa Birliği'nin "Ilımlı İslam" yaklaşımını ve Büyük Ortadoğu Projesi bağlamında Türkiye'ye biçilmek istenen rolü eklerseniz, tehlikenin ne denli büyük olduğu açıkça ortaya çıkar.
KAYNAKLAR: Prof. Dr. Emre Kongar'ın "Tarihimizle Yüzleşmek" kitabı ve www.kongar.org adresindeki "Aydınlanma" ve "Medya Notu" yazıları.
Hiram Kardeşim;
Güç kimde ise,
tehditi o yapar.
Herkes gücü kadar tehdit gücüne de sahiptir.
Tehditin de medeniyetle ilgisi yoktur,medenilikle ilgisi vardır.
Bu gün dünyanın başındaki en tehditkar bela A.B.D. dir.
Adamlar şu anda, dünyanın kabadayısı, çünki en büyük güç onlarda.
Eskiden S.S.C.B. diye de bir güç vardı.
Onlar da,insan realitesine uymayan ahmakça teoriler sonucu silinip gittiler.
Onların güçlü zannedildiği zamanda,yani içlerinin koflukları meydana çıkmadan,
dünyada batı emperyalizmine karşı bir denge unsuru idiler.
Onlar ayrı bir kabadayı,ABD ayrı bir kabadayı,
bazen anlaşarak paylaşırlardı,
bazen de arada dürüstlük raconu kesip,
ötekinin ezmesine karşı ayak diretirlerdi.
Diğeri de bir adım geri çekilirdi.
SSCB zavallı bir hale düşüp dağılınca,
ABD rakipsiz,korkusuz tek kabadayı kaldı.
Dünyanın baş belası şu an da ABD dir.
Dünyayı, kendi dinine, kendi inancına, kendi kazancına,
özetlersek kendi paşa gönlünün isteğine göre yönetmektedir.
Filistinde ölen masum insanlara bak,zavallı yavrucuklara..
İsrail, ABD nin Orta Doğu'daki müttefiki, daha doğrusu maşasıdır.
Şu anda dünyanın başındaki bela A.B.D. dir.
Aldostu.
Gün gelir devran döner, bu dünya kimseye ebedi yar olmaz.
liopleurodon
02-08-2006, 16:45
Bak hiramusta, ben israil'de bulundum. Ve onların psikolojisini anlamakta zorlanmıyorum. Şimdi şu resme bir bak bakalım:
http://www.news.faithfreedom.org/gallery2/d/94-1/new03_11.jpg
Bu resmin canlısı her gün orada yaşanan bir durumdu zaten. Bacak kadar çocukkenden itibaren, beni katlemek üzere yoğrulan bir çocuğun, büyüyüp gelip beni veya benim çocuğumu öldürmesini beklememi mi umuyorsunuz? Ben olsam, bende acımazdım. Filsitinli, Hizbullah filan dediğiniz sütten çıkmış akkaşık olurda, arkasını ararsınız. Ben oradayken, 12 yaşındaki bir çocuk kontrol noktasında patladı. Kendi ailesinin düşünmediğine, acımadığına, bana tehdit iken ben mi acıyacağım?
Bu mevzunun çözülmesi, ancak, Hizbullah'ın oradan defolup gitmesiyle mümkündür. Siz, müslüman onlar ayağıyla, taraf tutup sadece görmek istediğinizi görüyorsunuz. İsrail bilfiil meşru müdafaa hakkını kullanmaktadır. Sanıyor musunuz ki, bunu yapmasa, o hizbullahçılar yahudi çocuklarına acıyacaktır? Adam diyor işte alanen, "Bombam var, atarım..".
Sorumlu, hizbullahtır. Ama cezayı çeken müslümanlar olmaktadır. Sizin asıl derdiniz, budur. Hizbullahın da uçakları filan olsa, tel-aviv'i düm düz etse, "Katli vacipti zaten" diye vurdumduymazlık ederdiniz. Asıl sorumlu, bu din denen, kan ve gözyaşından hariç hiç bir halta yaramayan, aptlaca safsata yığınıdır. Bu rezil müessese ortada olmasa, ne yahudi, ne müslüman kavgası olmazdı en azından..
bu soru biraz garip geldi bana. sanki dünyada barış ve kardeşlik içinde yaşıyoruz da, bu barışı kim bozabilir gibi bi soru. *tehdit yok artık resmen saldırıyor adamlar. bence bu konu değiştirilip * "dünyada nasıl barış sağlanabilir" olmalıdır. eğer sorunun özü "mevcut düzende kimler barışı engelliyor " ise, tüm BM ve NATO üyeleri diyebilirim...
Amerika,İsrail,İngiltere,Almanya....