PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : BDP nin MHP tutumu


ahmetaltan
07-06-2011, 10:09
6 haziranda MHP nin Diyarbakır mitingi vardı. Mitingin gidişatına bakarsak, sanki MHP orta anadolunun bir yerinde miting yapıyor. Gayet sakin bir ortam, sanki PKK ve DTP nin ağırlıklı olduğu bir yer değilmişcesine bir sakinlik.
Aynı bölgede Ak parti miting yaptığında ise, KCK lılar (BDP - PKK) zorla kepenk kapattırarak ortalığı karıştırdılar.
PKK ile MHP görünüşte zıt kutuplar iken, bu kankalığın sebebi nedir acaba?

Ak Parti iktidarında, Kürt kardeşlerimize Cumhuriyat tarihinde verirlmemiş haklar verildi, verilmeye devam edeceğini "yeni anayasa" söylemiyle Akparti deklare etti.

Eğer PKK ve BDP nin amacı üzüm yemek olsa, AkPartiye minnet duyup, ona müteşekkir olması, MHP ye ise, Ak Partinin bu icraatlarının en büyük karşıtı olması sıfatı ile kin duyması gerekir iken, bu durumu nasıl okumalıyız?

PKK, kürt halkına Ak Parti hükümetince haklar verilmesinden neden rahatsızlık duyuyor dersiniz?

Sakın elindeki argümanların yok olacağı ve kendi varlık nedeni kaybolacağı endişesi olmasın.

Bu durumda şu analizi yapmak insafsızca olmaz herhalde : PKK ve MHP birbirinden beslenen iki kutup. Birinin büyümesi, diğerinin büyümesini sağlıyor diyebiliriz herhalde..

Ey kürt halkının haklarını savunduğunu iddia eden PKK - KCK - BDP üçlüsü, sizler asla davalarınızda samimi değilsiniz.

Ey MHP, sizler PKK nın bitmesini kalben istemezsiniz. Aksi halde varlık nedeniniz yok olacak.

İşte şer ittifakın (MHP - PKK ittifakı) gerçek yüzü....

Olimpiyat
07-06-2011, 10:14
şu noktada katılmıyorum.
PKK nin bitmesi MHP yi de bitirmez..yeni düşman bulabilirler..zira geçmişte de onlar için düşmanlar, komünistler ve solculardı..

BDP nin MHP ye ses çıkarmamasının bence 2 nedeni var..
1-Devlet Bahçeli nin ılımlı yapısı
2.neden ise bence daha önemlisi..MHP nin rakip görülmemesi..
Kürt oyları 2 partiye gidiyor..BDP ve AKP..

bu yüzden bir rekabet var..

Sangre
07-06-2011, 11:59
Merak ediyorum, AKP iktidarında Kürtlere ne gibi haklar verildi?.. Tüm yazı bu varsayım üzerine kurulmuş da, ben de merak ettim.

ahmetaltan
07-06-2011, 13:43
"Kürt açılımı" adı altında samimi bir takım girişimler oldu. Fakat malesef BDP ve PKK tarafından Habur provakasyonuyla önü durduruldu. Buna rağmen, ilk defa bir TRT şeş yayını başladı. Birtakım önyargılar kırılarak Kürtçe şarkı ve konuşma önündeki psikolojik engeller kaldırıldı.

Bundan öte daha yeni hak ve özgürlük alanları açacak olan "yeni anayasa" sözü verilerek, kürtlere umut verildi.

Aslında kendi kanaatim şu : Bir kürt ün önünde öyle problem edecek bir engel yok.
Demokratik cumhuriyette bir Türk ile eşit haklara sahip, isterse cumhurbaşkanı bile seçilebilen bir kürt daha ne isterki?

Sadece birtakım ana dil gibi konularda sıkıntı olsada, bunu tarihi gelişime ve doğal akışa bırakılsa, insanların demokrasi ve kişisel hak ve özgürlükler anlayışı geliştikçe ve değiştikçe o meselelerde kolaylıkla hallolur. 80 yıllık sorunu sanki bu hükümet zamanında oluşmuş gibi tamamını hemen bu hükümetin acil çözmesini istemek biraz insafsızlık değilmi?

Ama BDP ve PKK nın samimi isteği bu problemlerin çözümü olmadığı kabak gibi ortada. Onları ayrı bir "kürt devleti" haricindeki çözümler kesmez.

Türkiyede Kürt ten başka Türk olmayan unsurlar yokmu?
Aynı istekleri onlarda niye istemiyor. (anadilde eğitim özerklik vs..)

Amaç üzüm yemek değil olduğu için durum böyle....

Subat
07-06-2011, 14:12
Bariz bir şekilde, bir kesimi kin ve düşmanlığa itmeye çalışmak, hatta "neden kin duymuyorlar?" dedikten sonra, sanki herşey güllük gülistanlıkmış gibi bir de olmayan şeyleri varmış gibi göstermek, aymazlığın son noktalarındandır. Biraz kafanızı kaldırıp geçmişe bakın. Kazım koyuncu'nun kaç kasedinin yasaklanmış olduğuna bakın. Lazların anadilde eğitim taleplerine bakın. Kaldı ki, onların bunu istememesi(!), bu haktan diğer unsurların da feragat etmesini gerektirmiyor. Devletin güdümünde olan, kürtçe kelimelerin bir çoğunun yasak olduğu bir kanal kurup, bakın sizin için kanal açtık demek, açıkça terbiyesizliktir. Diğer yanıyla da kürtler dışındaki halkı dolaylı olarak kürtlere düşman etme çabasıdır. Yazının en başında ayrı devlet yalanını dile getiriliyorken, sona doğru bu yalan devam ettirilemiyor. Bu bile bir çok şeyin göstergesi aslında.

Bir söz var tam size denk düşen;
Bilmez ki sussun,
sussa bilirdi.
Susmaz ki bilsin,
bilse susardı...

Sangre
07-06-2011, 14:36
Yukarıda yazdıklarından hiçbiri 'somut hak' değil.. Ne senin samimi olarak gördüğün, fakat AKP'nin devam ettirmek için hiçbir irade göstermediği Kürt açılımı (aslında gerçek ismi Milli Birlik Projesi, Kürt açılımı değil), ne TRT şeş yayının olması bir hak durumudur. (Kürtlerin devlet ideolojisi tarafından kendi dillerinde bilgilendirilmesi ne zamandan beri hak olarak görülüyor merak ettim)

Kürtçe şarkı ve konuşma önündeki psikolojik engellerin kaldırılması konusunda AKP'nin ilk dönemlerindeki 'milliyetçiliği öne çıkarmayan politikalarının' elbette etkisi vardır, fakat hiçbir fiili girişimi olmamıştır.. BDP'nin etkin ve solu da içine alan geniş bir alanda politika yapmasının, demokrat, liberal ve solcuların bir çok alanda aktif olmasının bu psikolojik engellerin kalkmasında çok daha büyük bir payı var.. Yine de burada da somut bir hak göremiyoruz elbette.

AKP'nin yeni anayasa sözü vermesi de, somut bir hak verme durumu değil.

Evet, buraya kadar hiçbir somut hak göremediğimiz halde, senin yazdığın şu cümlenin ne kadar absürd kaldığını tekrar tekrar görüyoruz;

''Ak Parti iktidarında, Kürt kardeşlerimize Cumhuriyat tarihinde verirlmemiş haklar verildi, verilmeye devam edeceğini "yeni anayasa" söylemiyle Akparti deklare etti.''

:) .. Neyse.

Aslında sarfettiğin şu cümleyle zihniyetini ortaya koyuyorsun;

''Aslında kendi kanaatim şu : Bir kürt ün önünde öyle problem edecek bir engel yok. Demokratik cumhuriyette bir Türk ile eşit haklara sahip, isterse cumhurbaşkanı bile seçilebilen bir kürt daha ne isterki?''

Eee güzel arkadaşım.. 2003'deki AKP iktidarından önce de böyle değil miydi?.. İsmet İnönü bir Kürt olarak 12 sene C.başkanlığı yaptı, Özal 9 sene Başbakanlık ve C.Başkanlığı yaptı.. O zamanlar, isterse bir C.Başkanı bile seçilebilen Kürtler daha ne isteyebilirlerdi ki?.. Demek ki AKP dönemine gelmeden önce, Cumhuriyet tarihi boyunca Kürtlere tüm hakları verilmiş.. C.Başkanı bile olabildiklerine göre!?

''Ama BDP ve PKK nın samimi isteği bu problemlerin çözümü olmadığı kabak gibi ortada. Onları ayrı bir "kürt devleti" haricindeki çözümler kesmez.

Türkiyede Kürt ten başka Türk olmayan unsurlar yokmu?
Aynı istekleri onlarda niye istemiyor. (anadilde eğitim özerklik vs..)''

Ayrı bir Kürt devleti kurmak, o topraklarda yaşayan insanların somut bir 'hakkı' zaten.. Dolayısıyla sorunun çözümü de olabilir ama BDP-PKK çizgisi ayrı bir devlet istemiyor zaten.. Özerklik istiyorlar.

Türkiye'de Kürtlerden başka Türk olmayan unsurlar var elbette.. Ama hiçbir unsur Kürtler kadar örgütlü, siyasi olarak aktif, hakları konusunda bilinçli değil.

Tabii ki diğer unsurların da istekleri dahilinde bir takım ayrıcalıklara sahip olabilmesi mümkün.

Ayrıca Kürt bölgelerinde artan askeri operasyonlardan, KCK davalarından, Kürtçe konuşma önündeki psikolojik engellerin kalkmasına rağmen Kürtçe savunma yapamayan sanıklardan felan da hiç bahsetmedim.

TurkceRap
07-06-2011, 19:34
Yukarıda yazdıklarından hiçbiri 'somut hak' değil.. Ne senin samimi olarak gördüğün, fakat AKP'nin devam ettirmek için hiçbir irade göstermediği Kürt açılımı (aslında gerçek ismi Milli Birlik Projesi, Kürt açılımı değil), ne TRT şeş yayının olması bir hak durumudur. (Kürtlerin devlet ideolojisi tarafından kendi dillerinde bilgilendirilmesi ne zamandan beri hak olarak görülüyor merak ettim)

Kürtçe şarkı ve konuşma önündeki psikolojik engellerin kaldırılması konusunda AKP'nin ilk dönemlerindeki 'milliyetçiliği öne çıkarmayan politikalarının' elbette etkisi vardır, fakat hiçbir fiili girişimi olmamıştır.. BDP'nin etkin ve solu da içine alan geniş bir alanda politika yapmasının, demokrat, liberal ve solcuların bir çok alanda aktif olmasının bu psikolojik engellerin kalkmasında çok daha büyük bir payı var.. Yine de burada da somut bir hak göremiyoruz elbette.

AKP'nin yeni anayasa sözü vermesi de, somut bir hak verme durumu değil.

Evet, buraya kadar hiçbir somut hak göremediğimiz halde, senin yazdığın şu cümlenin ne kadar absürd kaldığını tekrar tekrar görüyoruz;

''Ak Parti iktidarında, Kürt kardeşlerimize Cumhuriyat tarihinde verirlmemiş haklar verildi, verilmeye devam edeceğini "yeni anayasa" söylemiyle Akparti deklare etti.''

:) .. Neyse.

Aslında sarfettiğin şu cümleyle zihniyetini ortaya koyuyorsun;

''Aslında kendi kanaatim şu : Bir kürt ün önünde öyle problem edecek bir engel yok. Demokratik cumhuriyette bir Türk ile eşit haklara sahip, isterse cumhurbaşkanı bile seçilebilen bir kürt daha ne isterki?''

Eee güzel arkadaşım.. 2003'deki AKP iktidarından önce de böyle değil miydi?.. İsmet İnönü bir Kürt olarak 12 sene C.başkanlığı yaptı, Özal 9 sene Başbakanlık ve C.Başkanlığı yaptı.. O zamanlar, isterse bir C.Başkanı bile seçilebilen Kürtler daha ne isteyebilirlerdi ki?.. Demek ki AKP dönemine gelmeden önce, Cumhuriyet tarihi boyunca Kürtlere tüm hakları verilmiş.. C.Başkanı bile olabildiklerine göre!?

''Ama BDP ve PKK nın samimi isteği bu problemlerin çözümü olmadığı kabak gibi ortada. Onları ayrı bir "kürt devleti" haricindeki çözümler kesmez.

Türkiyede Kürt ten başka Türk olmayan unsurlar yokmu?
Aynı istekleri onlarda niye istemiyor. (anadilde eğitim özerklik vs..)''

Ayrı bir Kürt devleti kurmak, o topraklarda yaşayan insanların somut bir 'hakkı' zaten.. Dolayısıyla sorunun çözümü de olabilir ama BDP-PKK çizgisi ayrı bir devlet istemiyor zaten.. Özerklik istiyorlar.

Türkiye'de Kürtlerden başka Türk olmayan unsurlar var elbette.. Ama hiçbir unsur Kürtler kadar örgütlü, siyasi olarak aktif, hakları konusunda bilinçli değil.

Tabii ki diğer unsurların da istekleri dahilinde bir takım ayrıcalıklara sahip olabilmesi mümkün.

Ayrıca Kürt bölgelerinde artan askeri operasyonlardan, KCK davalarından, Kürtçe konuşma önündeki psikolojik engellerin kalkmasına rağmen Kürtçe savunma yapamayan sanıklardan felan da hiç bahsetmedim.



Sangre dostum, şu değerlendirmelerin kesinlikle bu başlıkta harcanmış.

Bu vatandaşın yazılarının çoğu akp propagandası üzerine kurulu zaten, Ne hikmetse çoğu zaman açtığı başlıklarda kendisi ve türevleri kendi çalıp kendi söylüyor.

Gelelim konuya, gariptir çoğu kişi dile getirmiyor ama "kürtlere verilen hak" olarak gösterilen şeylerin çoğunun temeli aslında önceki hükümet döneminde atıldı (Kürtçe kursları vs).

Tabî yanlışım varsa düzeltebilirsin.

ama bu hükümetin genellikle çok şey yapıyormuş gibi görünüp pek birşey yapmadığını (Hatta sahip olduğu yasakçı zihniyeti de hesaba katarsak yapılmışları da bozduğunu) söylememiz yanlış olmaz sanırım.

marcos
07-06-2011, 19:50
Ahmetaltan sözüm sana değil.

Birileri BDP liler ile MHP liler niye kavga etmiyor diye çok üzülüyor olsa gerek kavganın ortamını hazırlamak için ellerinden ne geliyorsa yapmaya başladılar.

Kendileri kendilerinden olmayan tüm kesimlerle kavgalı olduklarından herkez böyle olsaun istiyorlar.

AlbatrosS
09-06-2011, 23:26
Yukarıda yazdıklarından hiçbiri 'somut hak' değil.. Ne senin samimi olarak gördüğün, fakat AKP'nin devam ettirmek için hiçbir irade göstermediği Kürt açılımı (aslında gerçek ismi Milli Birlik Projesi, Kürt açılımı değil), ne TRT şeş yayının olması bir hak durumudur. (Kürtlerin devlet ideolojisi tarafından kendi dillerinde bilgilendirilmesi ne zamandan beri hak olarak görülüyor merak ettim)

Kürtçe şarkı ve konuşma önündeki psikolojik engellerin kaldırılması konusunda AKP'nin ilk dönemlerindeki 'milliyetçiliği öne çıkarmayan politikalarının' elbette etkisi vardır, fakat hiçbir fiili girişimi olmamıştır.. BDP'nin etkin ve solu da içine alan geniş bir alanda politika yapmasının, demokrat, liberal ve solcuların bir çok alanda aktif olmasının bu psikolojik engellerin kalkmasında çok daha büyük bir payı var.. Yine de burada da somut bir hak göremiyoruz elbette.

AKP'nin yeni anayasa sözü vermesi de, somut bir hak verme durumu değil.

Evet, buraya kadar hiçbir somut hak göremediğimiz halde, senin yazdığın şu cümlenin ne kadar absürd kaldığını tekrar tekrar görüyoruz;

''Ak Parti iktidarında, Kürt kardeşlerimize Cumhuriyat tarihinde verirlmemiş haklar verildi, verilmeye devam edeceğini "yeni anayasa" söylemiyle Akparti deklare etti.''

:) .. Neyse.

Aslında sarfettiğin şu cümleyle zihniyetini ortaya koyuyorsun;

''Aslında kendi kanaatim şu : Bir kürt ün önünde öyle problem edecek bir engel yok. Demokratik cumhuriyette bir Türk ile eşit haklara sahip, isterse cumhurbaşkanı bile seçilebilen bir kürt daha ne isterki?''

Eee güzel arkadaşım.. 2003'deki AKP iktidarından önce de böyle değil miydi?.. İsmet İnönü bir Kürt olarak 12 sene C.başkanlığı yaptı, Özal 9 sene Başbakanlık ve C.Başkanlığı yaptı.. O zamanlar, isterse bir C.Başkanı bile seçilebilen Kürtler daha ne isteyebilirlerdi ki?.. Demek ki AKP dönemine gelmeden önce, Cumhuriyet tarihi boyunca Kürtlere tüm hakları verilmiş.. C.Başkanı bile olabildiklerine göre!?

''Ama BDP ve PKK nın samimi isteği bu problemlerin çözümü olmadığı kabak gibi ortada. Onları ayrı bir "kürt devleti" haricindeki çözümler kesmez.

Türkiyede Kürt ten başka Türk olmayan unsurlar yokmu?
Aynı istekleri onlarda niye istemiyor. (anadilde eğitim özerklik vs..)''

Ayrı bir Kürt devleti kurmak, o topraklarda yaşayan insanların somut bir 'hakkı' zaten.. Dolayısıyla sorunun çözümü de olabilir ama BDP-PKK çizgisi ayrı bir devlet istemiyor zaten.. Özerklik istiyorlar.

Türkiye'de Kürtlerden başka Türk olmayan unsurlar var elbette.. Ama hiçbir unsur Kürtler kadar örgütlü, siyasi olarak aktif, hakları konusunda bilinçli değil.

Tabii ki diğer unsurların da istekleri dahilinde bir takım ayrıcalıklara sahip olabilmesi mümkün.

Ayrıca Kürt bölgelerinde artan askeri operasyonlardan, KCK davalarından, Kürtçe konuşma önündeki psikolojik engellerin kalkmasına rağmen Kürtçe savunma yapamayan sanıklardan felan da hiç bahsetmedim.

Yazacaktım ama itirazlarını gördükten sonra gerek duymadım... Ağzına sağlık, sahici bir ''kapak'' olmuş... Umarım daha da yazmaya tenezzül edip kendini rezil etmez...