AlbatrosS
09-06-2011, 23:40
Ağar'dan AKP'ye açık destek
09 Haziran 2011
Haberi Paylaş |
Eski Özel Harekâtçı Ayhan Çarkın, 1990’lı yıllarda işlenen cinayetlerden Mehmet Ağar ve Tansu Çillerin ‘haberdar’ olduğunu söylediği ve mağdur ailelerin 'Çarkın yetmez bu dava Mehmet Ağar'dan Tansu Çiller'e kadar uzanmalı' dedikleri bir süreçte Mehmet Ağar’dan AKP’ye destek geldi.
Emniyet Müdürü ve İçişleri Bakanlığı yaptığı 1990'lı yıllarda "Bin operasyon yaptık" söylemiyle dikkat çeken birçok faili meçhul cinayettin emrini verdiği yönünde itiraflar ve ifadelere rağmen Susurluk kazasının ardından cezalandırılmayan Mehmet Ağar, Elazığ'da bir televizyon kanalına yaptığı açıklamada, AKP'ye destek vereceğini söyledi. AKP'yi Adnan Menderes ve Turgut Özal'ın çizgisinde gelen tek parti olduğunu iddia eden Ağar, "Merkez sağın geleneksel normlarını içinde var eden parti, bugün iktidar partisidir. Seçmen olarak Elazığ'da bir tek oyum olduğu için yanında tercihimi kullanırdım diye düşüyordum" dedi.
Başbakan Erdoğan'a övgüler dizen Ağar, "Başbakan'ın çok dirayetle irdelediğini görüyorum. Bundan da büyük memnuniyet duyuyorum" dedi. Elazığ'daki her adayın hemşerisi olduğunu anlatan Ağar, bugün bir tercih yapmak zorunda kalması halinde AKP'yi seçeceğini belirten Ağar, şöyle konuştu: "Süleyman Bey'in (Elazığ Belediye Başkanı Süleyman Salmanoğlu) olduğu bir parti ve dolayısıyla söylediğim çizgiler içersinde hizmet eden bir parti. Herkesin bir tercihi var. Herkes herkesin tercihine saygı gösterir, bu yönde kullanırdım diye düşünürdüm."
Erkan Mumcu: Ağar neden mahkum olmuyor?
’367’ iddialarının odağındaki Erkan Mumcu, 22 Temmuz öncesi yaşanan süreçle ilgili olarak Mehmet Ağar hakkında ağır konuştu: Bana kalleşlik yaptı, ihanet üstüne ihanete uğradım.
Cüneyt Özlemir’le 5N1K’ya konuk olan Anavatan Partisi Eski Genel Başkanı Erkan Mumcu, 2007 seçimlerinde Demokrat Parti’yle yapacakları ancak son anda iptal olan ittifakın ayrıntılarını anlattı.
ANAP’ın YSK’ya seçime Demokrat Parti’yle gireceğine dair dilekçeyi teslim ettikten sonra, Demokrat Parti Genel Başkanı Mehmet Ağar’ın YSK’ya verdiği listede ortak olarak kararlaştırdıkları adayların yer almadığını belirten Erkan Mumcu, beklenmedik bu gelişme karşısında seçime DP çatısı altında giremediklerini söyledi.
Mumcu, Mehmet Ağar’ın bu hamlesine anlam veremediğini ve yapılanın “kalleşlik” olduğunu ifade ederken, “ihanet üstüne ihanete uğradıklarını” anlattı.
HERKES TUTUKLANDI, AĞAR NEDEN DIŞARIDA?
Erkan Mumcu eğer ittifak gerçekleşseydi, AKP’nin tek başına iktidar olamayacağını iddia ederken, Mehmet Ağar'ın yargılandığı davalardan hüküm giymemesinin sorgulanması gerektiğini sözlerine ekledi.
Mumcu, "Biz saat 3'te Ağar'a listemizi verdik. Saat 5'te YSK'ya sunulan listede o isimlerden tek bir kişi yoktu. Ben hayatımda böyle bir kalleşlik görmedim.
Bunu Ağar'a neden kimse sormuyor? Çünkü bu sorunun cevabını verecek tek kişi Mehmet Ağar. Ne oldu? Eğer o birleşme olsaydı, AKP yeniden tek başına iktidar olamayacaktı.
Birilerinni neden ve niçin himaye altında tutulduklarını anlamak daha kolay olur. Bir davanın onlarca sanığı mahkum olmuş, sadece bir tanesi mahkum edilmemiş.
Cüneyt Özdemir: Kim o?
Erkan Mumcu: Mehmet Ağar. Nasıl oluyor da mahkum olmayan tek sanık olarak kalabiliyor? Bunu merak eden sadece ben değilim. Gazeteciler olarak siz de bunu cevabını araştırın.
kaynak: birgün
Eski Özel Harekatçı Ayhan Çarkın'ın kirli tezgahlara karşı itirafları ve en üst askeri/siyasi noktaları işaret edip bunun ısrarla basında yaratmasından sonra düne kadar ''umursamaz/pişkince bir güven''e sahip Ağar fenomeni değişen konjonktür ve şartları gayet iyi bildiği için çareyi 'AKP'ye sığınmak''ta buldu.
Bugüne kadar elindeki koz ve devlet nizamıyla fevkalede bir kibirle böbürlenenler değişen konjonktürde nasıl harcanacaklarını iyi bildiklerinden gayet iyi bildikleri ''yaltakçılık''ta beis görmüyorlar. Özünde her otoriter, katliamcı, faşist ve kibirli şahsın ortak özelliğidir bu. Elinde kudret ve iktidar olanlar bu kudret ve iktidarı sağlayan araçlardan yoksun olduklarında kendi iradesizlik/karaktersizlik ve komplekslerini açığa vuruyor kolaylıkla. Benliklerinde iktidarı aldıklarında saklı olan öfkenin kaynağı da sahip oldukları aşağılık/hiçlik kompleksleriyle malul şizofren bir rantiye duygusu olduğu için bu gayet anlaşılır!
09 Haziran 2011
Haberi Paylaş |
Eski Özel Harekâtçı Ayhan Çarkın, 1990’lı yıllarda işlenen cinayetlerden Mehmet Ağar ve Tansu Çillerin ‘haberdar’ olduğunu söylediği ve mağdur ailelerin 'Çarkın yetmez bu dava Mehmet Ağar'dan Tansu Çiller'e kadar uzanmalı' dedikleri bir süreçte Mehmet Ağar’dan AKP’ye destek geldi.
Emniyet Müdürü ve İçişleri Bakanlığı yaptığı 1990'lı yıllarda "Bin operasyon yaptık" söylemiyle dikkat çeken birçok faili meçhul cinayettin emrini verdiği yönünde itiraflar ve ifadelere rağmen Susurluk kazasının ardından cezalandırılmayan Mehmet Ağar, Elazığ'da bir televizyon kanalına yaptığı açıklamada, AKP'ye destek vereceğini söyledi. AKP'yi Adnan Menderes ve Turgut Özal'ın çizgisinde gelen tek parti olduğunu iddia eden Ağar, "Merkez sağın geleneksel normlarını içinde var eden parti, bugün iktidar partisidir. Seçmen olarak Elazığ'da bir tek oyum olduğu için yanında tercihimi kullanırdım diye düşüyordum" dedi.
Başbakan Erdoğan'a övgüler dizen Ağar, "Başbakan'ın çok dirayetle irdelediğini görüyorum. Bundan da büyük memnuniyet duyuyorum" dedi. Elazığ'daki her adayın hemşerisi olduğunu anlatan Ağar, bugün bir tercih yapmak zorunda kalması halinde AKP'yi seçeceğini belirten Ağar, şöyle konuştu: "Süleyman Bey'in (Elazığ Belediye Başkanı Süleyman Salmanoğlu) olduğu bir parti ve dolayısıyla söylediğim çizgiler içersinde hizmet eden bir parti. Herkesin bir tercihi var. Herkes herkesin tercihine saygı gösterir, bu yönde kullanırdım diye düşünürdüm."
Erkan Mumcu: Ağar neden mahkum olmuyor?
’367’ iddialarının odağındaki Erkan Mumcu, 22 Temmuz öncesi yaşanan süreçle ilgili olarak Mehmet Ağar hakkında ağır konuştu: Bana kalleşlik yaptı, ihanet üstüne ihanete uğradım.
Cüneyt Özlemir’le 5N1K’ya konuk olan Anavatan Partisi Eski Genel Başkanı Erkan Mumcu, 2007 seçimlerinde Demokrat Parti’yle yapacakları ancak son anda iptal olan ittifakın ayrıntılarını anlattı.
ANAP’ın YSK’ya seçime Demokrat Parti’yle gireceğine dair dilekçeyi teslim ettikten sonra, Demokrat Parti Genel Başkanı Mehmet Ağar’ın YSK’ya verdiği listede ortak olarak kararlaştırdıkları adayların yer almadığını belirten Erkan Mumcu, beklenmedik bu gelişme karşısında seçime DP çatısı altında giremediklerini söyledi.
Mumcu, Mehmet Ağar’ın bu hamlesine anlam veremediğini ve yapılanın “kalleşlik” olduğunu ifade ederken, “ihanet üstüne ihanete uğradıklarını” anlattı.
HERKES TUTUKLANDI, AĞAR NEDEN DIŞARIDA?
Erkan Mumcu eğer ittifak gerçekleşseydi, AKP’nin tek başına iktidar olamayacağını iddia ederken, Mehmet Ağar'ın yargılandığı davalardan hüküm giymemesinin sorgulanması gerektiğini sözlerine ekledi.
Mumcu, "Biz saat 3'te Ağar'a listemizi verdik. Saat 5'te YSK'ya sunulan listede o isimlerden tek bir kişi yoktu. Ben hayatımda böyle bir kalleşlik görmedim.
Bunu Ağar'a neden kimse sormuyor? Çünkü bu sorunun cevabını verecek tek kişi Mehmet Ağar. Ne oldu? Eğer o birleşme olsaydı, AKP yeniden tek başına iktidar olamayacaktı.
Birilerinni neden ve niçin himaye altında tutulduklarını anlamak daha kolay olur. Bir davanın onlarca sanığı mahkum olmuş, sadece bir tanesi mahkum edilmemiş.
Cüneyt Özdemir: Kim o?
Erkan Mumcu: Mehmet Ağar. Nasıl oluyor da mahkum olmayan tek sanık olarak kalabiliyor? Bunu merak eden sadece ben değilim. Gazeteciler olarak siz de bunu cevabını araştırın.
kaynak: birgün
Eski Özel Harekatçı Ayhan Çarkın'ın kirli tezgahlara karşı itirafları ve en üst askeri/siyasi noktaları işaret edip bunun ısrarla basında yaratmasından sonra düne kadar ''umursamaz/pişkince bir güven''e sahip Ağar fenomeni değişen konjonktür ve şartları gayet iyi bildiği için çareyi 'AKP'ye sığınmak''ta buldu.
Bugüne kadar elindeki koz ve devlet nizamıyla fevkalede bir kibirle böbürlenenler değişen konjonktürde nasıl harcanacaklarını iyi bildiklerinden gayet iyi bildikleri ''yaltakçılık''ta beis görmüyorlar. Özünde her otoriter, katliamcı, faşist ve kibirli şahsın ortak özelliğidir bu. Elinde kudret ve iktidar olanlar bu kudret ve iktidarı sağlayan araçlardan yoksun olduklarında kendi iradesizlik/karaktersizlik ve komplekslerini açığa vuruyor kolaylıkla. Benliklerinde iktidarı aldıklarında saklı olan öfkenin kaynağı da sahip oldukları aşağılık/hiçlik kompleksleriyle malul şizofren bir rantiye duygusu olduğu için bu gayet anlaşılır!