PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Darwin'in Türk Düşmanlığı: Tipik bir yaratılışçı ahlaksızlığı


murted
03-07-2011, 01:05
Evrim Teorisi Ve Din Bezirganları

Artık bilimsel literatürde tartışmasız bir gerçek olan, modern biyolojinin temeli olan evrim olgusunun din bezirganlarının tekerlerine çomak soktuğu için gene bu kesimler tarafından kasıtlı çarpıtma ve iftiralarla tartışmasız bir gerçek değilmiş gibi lanse edilmesi alışıldık bir durumdur. Bu bezirganlar ellerinden gelen her türlü pisliği, çirkefliği, sahtekarlığı yaparak evrim teorisinin halk arasında da kabul görmesini engellemeye çalışmaktadırlar.

Halkın teoriyi benimseyip, ne olduğunu anlaması aslında bilimsel açıdan bir önem arz etmemektedir. Çünkü halk kabul etse de etmese de evrimin varlığı bir bilim insanı için çok açık biçimde her şekilde ortadadır. Karşı propaganda yapıp bilim adamları arasında evrime inanmayan bir kesim varmış gibi göstermek gayretinde olanlar ancak cahil halk kesimlerini kendilerine inandırabilirler. Gerçekte ortada evrime tümden karşı çıkan bilim insanı sayısı yok denecek kadar azdır, olanların da kimlerin maşası oldukları bellidir, bilime katkıları ortadadır.

Cahil halk tabakası arasında bu şarlatanların ciddiye alınmasının tek sebebi vardır:

O da halkın yüzyıllardır doğru bilip, hayatlarını onlara göre şekillendirdikleri alışkanlık halini almış olmasından gücünü alan, akli ve mantıki açıdan hiçbir dayanağı olmayan inançlarını sorgulamaya yanaşmamalarıdır. Araştırma, sorma alışkanlığı yerine inanma alışkanlığı olan toplumlarda bu yalancı propaganda işe yarayabilmektedir. Çocukluğundan itibaren beynine korku ve baskıyla kazınmış olan inancını tek gerçek kabul edenler, hiç bir şekilde sorgulamaya yanaşmayanlar önlerine sürülen üç beş yalana kanıp bakın zaten evrim yalanmış deyip kestirip atmaktadırlar.

Evrim karşıtı şarlatanlar, bilimsel açıdan ortaya bir şey koyamayacaklarını bildiklerinden iftira ve çeşitli çarpıtmalarla iddialarını inandırıcı kılmaya çalışmaktadırlar. Bu yöntemler çeşit çeşittirler ve ayrı bir yazının konusudurlar.
Bu adamlar evrim teorisi karşısında acizliklerinden ortaya adam gibi bilimsel açıdan kıymeti olan bir şey koymak yerine-ki zaten bu olanaksızdır- şahıslara saldırıp insanlar üzerinde tesir etmeye çalışmaktadırlar. İnsanlığa zarar verdiğini iddia ettikleri her türlü ideolojinin kaynağı olarak evrim teorisini lanse etmektedirler.

Pek çok bilim adamının çoktan farkında olduğu evrimi mekanizmalarıyla bir bütün halinde sistematize eden Darwin’i ırkçı gösterip gözden düşürmek için çeşitli tahrifatlara girişmektedirler. Bunların Türkiye’deki kolu/temsilcisi olan birileri koskocaman bir yalanı büyük harflerle her yerde söylemektedir:

Darwin Türk düşmanıdır!

Darwin'in Türk Düşmalığıyla Evrime Dair Ortaya Koydukları Birbiriyle İlişkili midir?

İşin aslı nedir? Buna bakmadan evvel şöyle bir düşünelim. Darwin'in gerçekten ırkçı olması neyi ya da neleri değiştirebilir?

Farzı muhal, bugün bilimsel bir araştırmanın sonuçları Türklerin diğer milletlerden daha az zeki olduğunu ortaya koydu diyelim. Bu durum tabi ki bizim açımızdan rencide edici olacaktır. Ama bu durumun gerçek oluşu bize göre üzücü oluşundan bağımsızdır. Bilimsel açıdan tersini ispat etmeden bizim işimize gelmeyen bu durumu inkar etmemiz bu durumun gerçek oluşunu değiştirir mi?

Darwin’in ırkçı sapkın fikirlerinin olmasıevrimle ilgili ortaya koyduklarının tamamını çöpe gönderir mi? Darwin evrimi sağlam temellere oturtmasaydı, bugün evrim teorisi olmayacak mıydı? Darwin’in farkına vardıklarının başkaları farkına varamayacaklar mıydı?

Bu sahtekarların cahil halkın gözünde Darwin'i olumsuz bir imge olarak göstermeye çalışmaları aslında ne mal olduklarının delilidir. Aslında onlar da bilmektedirler evrim bilim dünyasının tamamında kabul görmektedir, Darwin’in ırkçı ve de aşağılık bir adam olması ortaya koyduklarının yanlış olduğunu göstermemektedir. Darwin amatör bir gözlemciydi, biyoloji bilgisi zayıftı şeklindeki diğer uydurmalar da varsın doğru olsun. Darwin olmasaydı da er ya da geç bir başkaları aynı sonuçlara varacaktı. Nitekim Darwin'den bağımsız çalışan çağdaşı Wallace evrim hakkında benzer kanaatlere varmıştır.

Alfred Russel Wallace (http://tr.wikipedia.org/wiki/Alfred_Russel_Wallace)

Bu açıdan Darwin üzerinden evrime saldıran şarlatanların tek yaptıkları cahil halkın işine geldiği sürece önüne sürüleni olduğu gibi doğru kabul etmesinden faydalanarak evrim teorisinin halk tarafından anlaşılmasına köstek olmaktır.Halkın kabul etmesi demiyorum dikkat ederseniz. Çünkü tavşan dağa küser; dağın haberi bile olmaz. Bu şarlatanlar birilerini iftira ve yalanlarla uyuturken her yeni bilimsel bulgu evrimin anlaşılamayan kısımlarını aydınlatmakta ve teoriyi daha da sağlamlaştırmaktadır.

Darwin gerçekten de ırkçı mıydı?

Önce ilgili soyarıların iddialarına (iftiralarına) bakalım:

"doğal seleksiyona dayalı kavganın, medeniyetin ilerleyişine sizin zannettiğinizden daha fazla yarar sağladığını ve sağlamakta olduğunu ispatlayabilirim. Düşünün ki, birkaç yüzyıl önce Avrupa, Türkler tarafından işgal edildiğinde, Avrupa milletleri ne kadar büyük risk altında kalmıştı, ama artık bugün Avrupa’nın Türkler tarafından işgali bize ne kadar gülünç geliyor. Avrupa ırkları olarak bilinen medeni ırklar, yaşam mücadelesinde Türk barbarlığına karşı galip gelmişlerdir. Dünyanın çok da uzak olmayan bir geleceğine baktığımda, bu tür aşağı ırkların çoğunun medenileşmiş yüksek ırklar tarafından elimine edileceğini (yok edileceğini) görüyorum. "
(47. Francis Darwin, the life and letters of charles Darwin, vol. I, 1888. New york:d. Appleton and company, s.285-286 )

ayrıca Darwin Afrikalıların (sözde)evrim sürecinde geri kaldıklarını,beyaz ırklar tarafından sömürülmeleri gerektiğini düşünüyordu. Adolf Hitler de Darwin’i örnek alarak ırkçı katliamlar yapmıştır. Terörizmin,faşizmin ön kaynağı Darwinizm'dir.


Görüldüğü gibi önce Darwin, Türkleri barbar bir halk olarak görmekteydi havası verilmiş yapılan çeviride. Ardından da sanki Darwin evrim teorisinin öngörüsü olan güçlülerin ayakta kalıp, zayıfların yok olması ilkesini (değişen şartlara ayak uydurabilenin hayyatta kalması) sanki insanlar arasında uygulamaya pek meraklıymış, bunun savunucusuymuş gibi gösterilmiş. Böyle olmadığını bilmekle beraber böyle bile olsa bu, evrim olgusunu geçersiz kılar mı? Bu ahlaksızlar bunu düşünemeyen kitleleri böyle palavralarla uyutmaktadırlar. Ancak savundukları şeylerin ne bir mantıksal ne de bilimsel dayanağı vardır. Bu yüzden çıkıp da iddialarını bilimsel bir ortamda bir bilim adamı karşısında dillendiremezler.

Irkların birbirlerine karşı üstünlükleri meselesine gelince modern bilim, insanın yeni bir tür olması sebebiyle insan ırkları arasında diğerini genel anlamda devre dışı bırakabilecek keskin farklar olmadığını ortaya koymaktadır. Kısacası batılı toplumların gelişmişliklerinin sebebini kalıtsal materyallerinde değil, tarihsel süreçlerde aramalıdır.

Şimdiyse bakalım; yukarıdaki metnin aslında gerçekten de Türk barbarlığından söz ediliyor mu?

Asıl metin:
the more civilised so-called caucasian races have beaten the turkish hollow in the struggle for existence. Looking to the world at no very distant date, what an endless number of the lower races will have been eliminated by the higher civilized races throughout the world.

Sahtekarın çevirisi:
Avrupa ırkları olarak bilinen medeni ırklar, yaşam mücadelesinde Türk barbarlığına karşı galip gelmişlerdir. Dünyanın çok da uzak olmayan bir geleceğine baktığımda, bu tür aşağı ırkların çoğunun medenileşmiş yüksek ırklar tarafından elimine edileceğini (yok edileceğini) görüyorum.

Sağlıklı çeviri:
Kafkasyalı (beyaz ırk) denen daha medeni ırklar yaşam mücadelesinde Türk yalanını (abartısını) yenmişlerdir. Dünyanın pek uzak olmayan bir tarihte geleceğine bakarsak, sayısız aşağı ırkların üstün uygar ırklar tarafından yok edileceğini görürüz.

hollow:
s. Boş, kof, delikli, oyuk, delik, boşluktan gelen, aç, sahte, yalan, çökük, çökmüş, çukur
İ. Boşluk, çukur
F. Oymak, çukur açmak, kazmak
Zf. Boş bir şekilde, tamamen, bütünüyle

Hani nerde Türk barbarlığı? ''turkish hollow'' kısmından Türk barbarlığını çıkarmak nasıl bir tahrifattır?
Bu sahtekarların şekilde görüldüğü gibi yapmayacağı ahlaksızlık yoktur. Her iddialarında mutlaka bu tarz tahrifatlar vardır, iftiralar vardır.

Darwin’in geri kalmış ırkların yok olacağını düşündüğünü belirttiği ifadesinden hadi biz kendi ellerimizle aşağı ırkları yok edelim manasını çıkarmak art niyetten başka bir şey değildir. Ve ortama ayak uyduramayanların, yani zayıf ırkların yok olacak olması maalesef bir gerçektir.

Bu şuna benziyor:
Hitler gibilerin yaptıkları katliamlardan Darwin sorumlu tutmakMüslümanlara göre süper bir adam olan İslam peygamberini Usame bin Ladin’in yaptıklarından sorumlu tutmaya benziyor. Muhammed'in süper bir adam olup olmadığı tabi başka bir tartışma konusu, en azından müslğümanların algısı bu şekilde.

Son olarak, Prof. Dr. Haluk Ertan'ın Bilim ve Gelecek dergisinin Nisan 2007 tarihli 38. sayısında yayımlanan makalesinden alıntı yapalım:

Darwin, ırkçı ve Türk düşmanı mıydı?

Kendisi gerçek çeviriyi şu şeklilde veriyor:

“Kafkas ırkları olarak bilinen daha uygar ırklar, varolma mücadelesinde Türkler’i tam bir yenilgiye uğratmıştır. Dünyanın çok da uzak olmayan bir geleceğine bakarsak, daha düşük uygarlık seviyesindeki sayısız ırk, daha uygarlaşmış ırklar tarafından tüm dünyadan ortadan kaldırılmış olacaktır.”

Yapılan ahlaksızlığı da şu şekilde izah ediyor:
(...)
Yaratılışçıların çevirisine bakılırsa, İngilizce orijinal metinde bulunmayan, “Türk barbarlığı” ve “bu tür aşağı ırklar” ifadelerini çeviriye sokarak, bunları birbirleriyle örtüştürmeyi amaçladıkları görülür. Böylece Darwin’in Türkler’e barbar ve aşağı (ya da adi) ırk diyerek hakaret ettiği propagandasına malzeme hazırlanmış olmaktadır.
(....)

Ardından da işin aslını, ortada neler döndüğünü anlatıyor. Milli Eğitim Bakanımız Hüseyin Çelik'in cehaletinden bahsediyor.
Bu adam bu mevkideyken geleceğimiz adına endişelenmek için yeterince sebebimiz var demektir.

Sonuç:

Evrimin halk tarafından anlaşılmasına köstek olmak isteyenlerin yapmayacakları ahlaksızlık yoktur. Yukarıda bunun bir örneğini gördük. Bu adamların idialarının tamamı bu tarz ahlaksızlıklardan ibarettir. Evrimin toplumumuz tarafından anlaşılması, artık bu yalanlara kanmaması için bu sahtekarlarının yalanlarını ortaya koymak ve gerçek yüzlerini göstermek ne derece güvenilir olduklarını ortaya sermek etkili bir yöntem olacaktır.

Ben kendi çapımda bir tanesini ele aldım. Aşağıda bağlantılarını vereceğim sitelerin yazarları ise işin teknik kısmını bilen
ve uzun zamandır bu yalancılarla mücadele eden insanlardır. Evrim lehine makalelerden oluşan Türkçe kaynakların pek bulunmadığı internette arama sonuçlarıyla kolayca ulaşılamayan bu sitelerin daha fazla insana ulaşmasını sağlamak hepimizin boynunun borcudur.

Evrim teorisinin ne olduğunu gerçekten öğrenmek kaygısı güdenlerin mutlaka uğraması gereken sitelerden bir demet:
(Bu sitelerin nerdeyse tamamı kapanma tehlikesi ile karşı karşıyadır.)

Evrim Teorisi Sitesi

http://www.evrimteorisi.org/

Evrim Olgusu

http://evrimolgusu.blogspot.com/

Evrimi Anlamak

http://evrimianlamak.org/e/Ana_Sayfa

Harun Yahya Çarpıtmaları

http://hycarpitmalari.blogspot.com/

Evrim Çalışkanları

http://evrimcaliskanlari.org/blog/

Bilgehan Bengi Blog

http://bilgehanbengi.blogspot.com/search/label/Evrim

Yaratılışçılara Cevaplar

http://yaratiliscilaracevaplar.wordpress.com/

Müsbet İlimler Blog

http://muspetilimler.blogspot.com/search/label/Evrim

Evrim neden bu kadar önemli peki? Evrim tanrıyı çöpe mi gönderiyor? Bu sorunun cevabı elbette hayır. Ama semavi dinlerin yaratılış masallarını, dolayısıyla da kendilerini çöpe gönderdiği kesin. Evrim olgusunun anlaşılması insanları din batağından kurtarmak ve bilimin tek gerçek olduğunun anlaşılması açısından çok ama çok önemlidir.

Sevgiler...

murteddd, 2008

ereninthenature
04-07-2011, 12:43
evrim turnusol kağıdı gibi ayırır insanları benim için.2011'de bilgiye ulaşmanın bu kadar olduğu bir dönemde evrimi anlayamayan bir beynin diğer çalışmalarına şüpheyle yaklaşmak lazım.

TurkceRap
04-07-2011, 13:01
Böyle saçmalıklara prim verilmesinn ki sebebi var.

1. çoğu zaman ne söylenildiğine değil kimin söyldiine bakan bir mantığa sahip olmamız.

Bkz: Sırf Bdp.liler söylediği için "Demokratik özerklik" gibi %100 Bu ülkenin ihtiyacı olan birşeye karşı çıkmak.

2. Tarihimizin mükemmel olduğuna Hali hazırda ikna olmuş olmak.

Hallbuki geçmişte Barbar olarak tanımlanabilecek yönlerimiz olduğunu kabuletmek gerekiyor, Vikinglerin de geçmişi barbarlıktır, Ama bugün Danimarka, İsveç, Norveç gibi ülkelerin ve burada yaşayan milletlerin Medeniyete olan katkısı tartışılmaz.

ALKA
06-07-2011, 19:16
Bilimsel bir gerçek olarak ırkçılık yanlıştır, kendi döneminin politik ve genel görüşlerinden etkilenen ve Viktoryen dönemi bir orta sınıf Lord'u olan Darwin'in hatası ırkların gerçekten var olduğuna inanmasıydı. Dolayısıyla Darwin’in bu konudaki görüşleri bilimsel olarak evrim kuramına uymaz. Günümüzdeki modern evrim kuramı (buna çoğu zaman Neo Darwinizm veya Yeni Darwincilik de deniliyor) Darwin'in Evrim Kuramı ile Mendel'in kalıtım kuramını birleştirerek modern moleküler biyoloji ve genetik araştırmaların ortaya çıkardığı sonuçlarla evrim kuramına yeni bilgiler getirmiştir. Özellikle son zamanlarda genler üzerine yeni edinilen bigilerle evrimin mekanizması ve doğal seçilim arasındaki bağlantı daha iyi kurulmuştur. Özellikle 1930 ve 40'larda başlayan gen araştırmalarıyla bugün DNA kopyalanmas sırasındaki hatalarla oluşan mutasyon ve rekombinasyonların işleme mekanizmaları, gen havuzunun genetik kayma ve gen akımı mekanizmaları ile ilgisi daha iyi ortaya konmuştur.

"1930'lar ve sonrasında daha önce Gregor Mendel tarafından ortaya konmuş olan kalıtım kuramı, moleküler biyoloji'nin kalıtımın moleküler temellerine ilişkin sağladığı bilgi ve Charles Darwin'in kuramının bütünleştirilmesiyle evrim kuramı çağdaş halini aldı.R.A Fisher, Sewall Wright , J.B.S. Haldane, T. Dobzhansky, kuramın mimarisinde one çıkan isimlerdir " Wikipedia

Bugün genetik biliminin daha başarılı olmasının temel sebeplerinden birisi, evrime dair bilgilerin temellerini atan Darwin'den ve Darwin'in kişisel olarak doğru ve yanlışlarından evrim kuramını daha bağımsız olarak ele alabilmesidir.

Bu anlamda Darwin'in Türkler hakkındaki göreceli yorumu ve önyargısı, bunun yanında daha uygar, daha az uygar ayrımında bulunması günümüzdeki liberal düşünceler çerçevesinde savunulabilecek bir görüş de değil.

Darwin Türklere veya Herhangi bir Ulusa kişisel Husumet Beslemedi

Darwin'in anlatımlarında Türklere veya herhangi bir ulusa kişisel veya özel olarak belirgin bir düşmanlık veya husumet beslediği görülmüyor ama pekala çok önyargılı ve genel anlamda ırkçı düşünceleri mevcut. Belki bu önyargılı ve ırkçı düşüncelerin nedeni olarak Darwin’in yaşadığı zamanın, İngiltere’nin koloniyal projelerinin en tepede olduğu zamanlar olmasından kaynaklanıyor olabilir. Bu zamanlarda İngiliz toplumu genel olarak diğer ırklara karşı yüksekten bakan, paternalistik bir tavır içindeydile ve Darwin'in de bilimsel objektifi terk edip bu tür politik ve ırkçı önyargılara kanmış ve aldanmış olması düşünülebilir. Hatta aynı mantık ve düşünce hatası içinde aynı zaman Osmanlı Döneminde bile Avrupalıların daha üstün ırk olduğuna inanan Türkler bile olmuştur. Hepimizin görüşlerinin içinde bulunduğumuz toplum tarafından etkilenebileceğini var sayarsak, dolayısıyla Darwin’in uygarlıklar arasında ileri-geri, uygar-vahşi farkı görmesi o dönem için çok da şaşırtıcı değil. Bunun bilinmesinde ve sorunun tanınmasında objektifliklik ve bilimsellik çabası içinde olan günümüz bilim adamları için de ders çıkarılabilecek faydalar var. Bilim insanları günün siyasi görüşlerinden etkilenmemeli ve bilimde buna yer vermemelidirler.

Darwin bu fikirlerini açıklayalı 120 seneden fazla zaman geçti, dolayısıyla evrim teorisinin kurucusu Darwin olsa da bugünkü çağdaş evrim anlayışımız onun anlayışıyla bir değil. Dolayısıyla Darwin bu konuda ne yazmış olursa olsun, bugün genetik araştırmalar üzerinde yoğunlaşmış olan evrimsel biyologların ırkçı olmak bir yana, topladıkları veriler ve popülasyonlar arasındaki farkları ve benzerlikleri evrim ışığınnda açıklamaları ile, bilakis ırkçılığa karşı bilimsel kanıtlar ortaya koydukları söylenebilir. Yani bilimsel veriler Darwin'in ırkların üstünlüğüne dair görüşlerini tümüyle yanlışlıyor.

Bunun yanında Evrim olgusu veya Darwin bu ırkçı düşüncelerin tetikleyicisi değildir. Bu ırkçı düşünceler Darwin'den ve Darwin'in Evrim Kuramı'nı ele almasından çok daha önceleri mevcut olup günümüzde de hala vardır. 16.yy'da Afrikalı yerlilerin başka bir hayvan türü olduğu düşünülmüş, sonra insanlarla bu yerlilerin birleşiminden çocuklar olamayacağı sanılmıştı, çocukların oluştuğu görüldüğünde bu çocukların melez ve bu yüzden kısır olacakları düşünülmüştür. Mülatta ismi verilen bu melezlerin "mülat" gibi (ispanyolca; katır) kısır olacakları dahi düşünültür. Bu anlamda Darwin veya evrim ırkçılığın kendisini yaratmış değil veya oluşturmuş değil, o devirde ve ondan önce yaygın olan ırkçılıktan ve ırkçı dünya görüşlerinden etkilenmiştir. Bu düşüncelerin Evrim Kuramından ayıklanması uzun sürmüştür ve hala günümüzde de evrim ile ırkçılık arasında bilinçli veya bilinçsiz kendi amaçları için bir ilişki kuranlar, Evrim ile ırkçı görüşlerin doğruluğunu göstermek veya Irkçılığı gerekçelendirmek isteyen kişiler çıkmaktadır.

Evrim Kuramı uygarlıklar ve çeşitli insan fenotipleri arasında neden kültürsel gelişim farklılıkları olduğunu insanın DNA'sı veya biyolojisi ile açıklamaz. Aksine bu farklılıkların genlere ve biyolojiye dayanmadığını söyler. Bu farklıları ancak tarihi gelişimler, insan toplumların birbirlerine olan coğrafi uzaklıkları ve kültür alışverişinde çıkan zorluklar temelinde ele alınabilir ve sosyal bilimleri ilgilendiren bu kategoriler Evrim Kuram'ın ilgi veya araştırma alanında da değildir.

Bunun nedeni de biyolojide insanlar bugün artık ırklara ve alt türlere göre sınıflandırılmamaktadırlar. 1970li yıllardan beri yapılan molekülerbiyolojik ve genetik araştırmalar insanların çok zengin çeşitlilikler gösterdiğini ve coğrafi popülasyonlar arasında akıcı bir geçiş bulunduğunu, bu yüzden herhangi bir sistematiğe bağlı olarak sınıflandırılmayacaklarını ve bunun mümkün olmadığını göstermiştir. Bunun yanında insanlardaki genetik farklılıkların büyük çoğunluğunun aynı coğrafi popülasyon içinde bulunan insanlar arasında da bulanabileceği tespit edilmiştir. Yani Darwin'in ırkların üstünlüklerine dair görüşleri çürütülmüştür.

Darwin Bir Hümanisti

Ek olarak söylenebilir ki, Darwin bir hümanisttir. Zira eğitimini tamamlaması için tıp okuluna gönderildiğinde çok sevinmiş olmakla birlikte onun zamanında anestezikler kullanılmadığı için bir çocuk üzerinde yapılan ameliyatı izledikten sonra kan ve acı nedeniyle kaygı duyarak odadan kaçarak geri dönmemiştir. Bu nedenden dolayı da yaşamının ilerleyen dönemlerinde teşrih sanatını öğrenemediği için duyduğu pişmanlığı dile getirmiştir.

Ayrıca Darwin'in Beagle gemisinin kaptanı Fitzroy ile başlangıçta son derece iyi olan ilişkilerinde sonradan sorun yaşamasının nedeni, Fitzroy'un köleliğin Kitabı Mukaddes kadar eski olduğunu savunması ve kölelere ihtiyaç duyulduğunu ileri sürmesidir. Darwin, Brezilya'dan ayrıldıktan sonra bir daha köleliğin olduğu bir ülkeye gitmeyeceği için duyduğu memnuniyeti ifade etmiştir.

Darwin'in Beagle yolculuğu sırasında kız kardeşi Catherine'e yazdığı 1833 tarihli mektupta yer alan bir paragrafta:

" Seçimlerde de görüldüğü gibi, köleliğe karşı yaygın duyarlılığın, sürekli arttığını gözlemekteyim. İngiltere köleliği tamamen kaldıran ilk Avrupa ulusu olsa, bu onun için ne kadar övünülecek bir şey olur! İngiltere'den ayrılmadan önce, köleliğin olduğu ülkelerde yaşadıktan sonra tüm düşüncelerimin değişeceği bana söylenmişti; şu an farkında olduğum tek değişiklik, zenci karakteri hakkında bende çok daha yüksek bir takdirin oluştuğudur. Böyle neşeli, içten, dürüst ifadeli ve böylesine sağlıklı, kaslı bedenlere sahip bir zenci görüp de, ona karşı sevecenlik duymamak olanaksızdır".

Darwin bunları ne zaman söylemişti? Örneğin, 19. yüzyıl Amerika'sının en önemli doğa bilginlerinden, Yaratılışçı Louis Agassiz'in zencilerle beyazların ayrı türler olduğunu ve Tanrı tarafından yaratıldığını söylediği bir dönemde.

Hristiyan Yaratılışçılara Göre Kölelik Neden Doğruydu?

Peki bazı Hristiyan Yaratılışçılar Kitab-ı Mukaddes'in hangi bölümlerine dayanarak zenci diye tabir edilen siyahi ırkın Tanrı tarafından bir ceza olarak yaratıldığını, dolayısıyla köleliğin Tanrısal olarak da meşru olduğunu ve istenildiği düşündüler?


Bu tür ırkçı görüşlere sebep olan bölümler Eski Ahit'in Yaratılış bölümünde (Genesis) Kain ile Abel'in hikayesini anlatan ayetlerin yanlış yorumlanmasında yatıyor. Buna göre Tanrı kardeşini öldürdüğü için Kain'in üzerine bir nişan koyar ve bu nişan da siyah ten renkli olmak olarak anlaşılır. Buna göre günümüz Afrikalıları Kain'in soyundan gelmektedirler ve Kain gibi lanetlilerdir.

Yaratılış 4

1 Adem karısı Havva ile yattı. Havva hamile kaldı ve Kayin'i doğurdu. "RAB'bin yardımıyla bir oğul dünyaya getirdim" dedi.
2 Daha sonra Kayin'in kardeşi Habil'i doğurdu. Habil çoban oldu, Kayin ise çiftçi.
3 Günler geçti. Bir gün Kayin toprağın ürünlerinden RAB'be sunu getirdi.
4 Habil de sürüsünde ilk doğan hayvanlardan bazılarını, özellikle de yağlarını getirdi. RAB Habil'i ve sunusunu kabul etti.
5 Kayin'le sunusunu ise reddetti. Kayin çok öfkelendi, suratını astı.
6 RAB Kayin'e, "Niçin öfkelendin?" diye sordu, "Niçin surat astın?
7 Doğru olanı yapsan, seni kabul etmez miyim? Ancak doğru olanı yapmazsan, günah kapıda pusuya yatmış, seni bekliyor. Ona egemen olmalısın."
8 Kayin kardeşi Habil'e, "Haydi, tarlaya gidelim" dedi. Tarlada birlikteyken kardeşine saldırıp onu öldürdü.
9 RAB Kayin'e, "Kardeşin Habil nerede?" diye sordu. Kayin, "Bilmiyorum, kardeşimin bekçisi miyim ben?" diye karşılık verdi.
10 RAB, "Ne yaptın?" dedi, "Kardeşinin kanı topraktan bana sesleniyor.
11 Artık döktüğün kardeş kanını içmek için ağzını açan toprağın laneti altındasın.
12 İşlediğin toprak bundan böyle sana ürün vermeyecek. Yeryüzünde aylak aylak dolaşacaksın."
13 Kayin, "Cezam kaldıramayacağım kadar ağır" diye karşılık verdi,
14 "Bugün beni bu topraklardan kovdun. Artık huzurundan uzak kalacak, yeryüzünde aylak aylak dolaşacağım. Kim bulsa öldürecek beni."
15 Bunun üzerine RAB, "Seni kim öldürürse, ondan yedi kez öç alınacak" dedi. Kimse bulup öldürmesin diye Kayin'in üzerine bir nişan koydu.
16 Kayin RAB'bin huzurundan ayrıldı. Aden bahçesinin doğusunda, Nod topraklarına yerleşti.


Tarihler boyunca, özellikle Afrika'nın deniz yoluyla keşfedilmesinden sonra Tevrat'ın bu bölümlerinde anlatılan Kain'in soyundan gelenlere nişan yani bir alamet veya işaret konulmuş olması siyah deri rengi olarak yorumlanmış ve Kain'in soyundan geldiği düşünülen bu zencilerin öldürülmemesi ama lanetlendikleri için köle yapılabileceklerine ve bunun da dini olarak doğru bir davranış olacağına inanılmıştı.

"Yeryüzünde aylak aylak dolaşacaksın"...

Afrikalı yerlilerin köle alınarak Amerika, Avrupa ve Dünyanın dört bir köşesine gemilerle götürülmesiyle Tanrı'nın buna dair emrinin ve kehanetinin yerine getirileceği de savlanmıştır...

Hatta pek geç değil 20.yy'da dahi Mormon kilisesi gibi bazı modern kiliseler kölelik kaldırıldığı halde kilise içindeki afro-amerikan erkek hristiyanları rahip yapmakta tereddüt etmiştir ve uzun bir süre için afro amerikanların rahip olmasını yasaklamıştır.

Köleliğin Kitab-ı Mukaddes kadar eski olduğunun savunulmasının nedeni budur...

milomanara
07-07-2011, 03:00
Mükerrer başlık olmuş:

15023

murted
07-07-2011, 05:44
Mükerrer başlık olmuş:

15023

O başlığın ilk iletisini okudum. Orada yaratılışçıların kendi iddialarını desteklemek için kasıtlı olarak metinleri yanlış çevirdikleri ve bu oyuna gelinmemesi gerektiği uzman kişilerce anlatılmış.

Yalnız zamanında yazdığım bu yazı sadece bu kısmı içermiyor. Karşı iddiaların yani ırkçılık ihtamının -ki aslında ifitirasının desek daha uygun olur.- doğru olması halinde bile bunun hiçbir şeyi değiştirmeyeceğine de nedenleriyle beraber değinilmiş (ad hominem, Wallace gibi başkalarının da benzer sonuçlara varmış olması/eninde sonunda varacak olması vs. vs.).

Bu yüzden ben başlığın mükkerrer olduğunu düşünmüyorum, olsa olsa kısmen mükerrer denilebilir.

düşünsel
06-08-2011, 18:19
ah bilseniz ne kadar kızgınım yıllarca evrim teorisini yalan olarak bilmek ve niçin karşı çıkıldığınız bilmeden buna destek vermek. insanın zoruna gidiyor.

bilimle aramıza duvar ören bu din olgusunun yediği nane bununla kalmıyor:

-matbaayı yıllarca osmanlıya getirmeyen
-avrupanın ilk rasathanesini meleklerin ayaklarını gözetliyor diye yıktıran yine bu dindir.

şimdi aynı senaryo evrim teorisine yapılıyor karşımızda gene din var. uyan türk ulusu yine aynı yanlışa düşecek misin?

Violadagamba
06-08-2011, 19:15
Böyle neşeli, içten, dürüst ifadeli ve böylesine sağlıklı, kaslı bedenlere sahip bir zenci görüp de, ona karşı sevecenlik duymamak olanaksızdır.

Harun Yahya'ya ve diğer Müminlere malzeme çıktı.

"Darwin sadece Türk düşmanı olmakla kalmadı; aynı zamanda hipneydi de! Tövbeler olsun, abavvvv!"

AlbatrosS
06-08-2011, 22:51
Harun Yahya'ya ve diğer Müminlere malzeme çıktı.

"Darwin sadece Türk düşmanı olmakla kalmadı; aynı zamanda hipneydi de! Tövbeler olsun, abavvvv!"

faşo maşosun ama iyi espiriymiş :D

Neva
22-02-2012, 08:05
Guncelleme.

Turdur
13-11-2017, 19:54
... Bunlar çoğunlukla teknik kitaplardır. Darwin'in görüşlerini, özellikle de iç dünyasını ve yakın çevresi ile paylaştığı düşüncelerini en iyi yansıtan kaynak ise, ölümünden altı yıl sonra oğlu Francis Darwin tarafından yayınlanan Life and Letters of Charles Darwin (Charles Darwin'in Hayatı ve Mektupları) adlı kitaptır. Bu kitapta Darwin'in çok sayıda mektubu vardır ve bu mektuplarda ilginç görüşler dile getirilmektedir.

Bu kitap yayınlandıktan sonra İngiliz fikir adamları arasında önemli bir yankı uyandırmış, özellikle de Darwin'in taraftarları, kitabın her satırını inceleyerek kendilerine akıl hocalığı yapan kişinin görüşlerini etüd etmişlerdir.

Kitapta yer alan mektuplardan bir tanesi ise, oldukça önemli siyasi mesajlar taşıdığı için büyük dikkat çekmiştir. Özellikle İngiltere'nin Osmanlı İmparatorluğu'na cephe aldığı, İngiliz başbakanı Gladstone'un "Türkler insanlığın insan olmayan numuneleridir. Medeniyetimizin bekası için onları Asya steplerine geri sürmeli veya Anadolu'da yok etmeliyiz"[Süleyman Kocabaş, Hindistan Yolu ve Petrol Uğruna Yapılanlar, Türkiye ve İngiltere, 1.b., İstanbul: Vatan Yayınları, 1985, s. 231 ] gibi sözleri ısrarla tekrarladığı bir dönemde yayınlanan bu mektup kısa sürede önemli bir propaganda malzemesi haline gelmiştir. Çünkü Darwin'in bu mektuptaki fikirleri Gladstone'unkiyle aynı, hatta daha da fanatiktir.

Söz konusu mektup, Charles Darwin tarafından 3 Temmuz 1881 tarihinde W. Graham adlı bir bilim adamına yazılmıştır. Darwin, mektubun girişinde doğada bir amaç ve anlam olmadığı yönündeki klasik materyalist mantıklarını tekrar etmektedir. Ancak sonra konuyu doğal seleksiyon kavramına çekmekte ve doğal seleksiyonun "geri ırkları" eleyerek medeniyetin gelişmesine katkıda bulunduğunu öne sürmektedir. Darwin'in "geri ırk" kavramına kendince örnek olarak gösterdiği millet ise Türk Milleti'dir. Darwin aynen şöyle yazmaktadır:
"Doğal seleksiyona dayalı kavganın, medeniyetin ilerleyişine sizin zannettiğinizden daha fazla yarar sağladığını ve sağlamakta olduğunu gösterebilirim. Düşünün ki, birkaç yüzyıl önce Avrupa, TÜRKLER TARAFINDAN İŞGAL EDİLDİĞİNDE, Avrupa milletleri nasıl risk altında kalmıştı, bugün Avrupa'nın TÜRKLER TARAFINDAN İŞGALİ bize ne kadar gülünç geliyor.

Avrupa ırkları olarak bilinen medeni ırklar, yaşam mücadelesinde Türklere karşı kesin bir galibiyet elde etmişlerdir. Dünyanın çok da uzak olmayan bir geleceğine baktığımda, çok sayıdakı AŞAĞI IRKLARIN medenileşmiş yüksek ırklar tarafından ELİMİNE EDİLECEĞİNİ (YOK EDİLECEĞİNİ) görüyorum." (Francis Darwin, The Life and Letters of Charles Darwin, Vol. I, 1888. New York: D. Appleton and Company, s. 285-286) ...

Dijwar
14-11-2017, 00:40
Türkler ve Türk Milliyetçileri genelde kompleksli oluyorlar ama ben şu zamana kadar şunu gözlemledim:
Gelişme ve ilerleme, genetik değil, gelenektir.

Yani kim disiplinli çalışırsa, başarıyor. Almanlar; Türklerden ya da Kürtlerden daha üstün oldukları için değil, sistem ,hedef ve disiplin insanı oldukları için başarılı oluyorlar.

Felâsife
14-11-2017, 01:36
Darwin amcamız da belli ki Avrupa'nın Türk sempatizan söylemlerinden, propagandalarından hayli etkilenmiş, hoş gerçi etkilenmesinde ne olsun, Avrupa'lının anlayacağı şekilde de doğal seçilimi, Türklerin nasıl elendiği şeklinde misal vermiş. Siyaseten de böyle demiş olabilir, Türkler üzerine oynamak her zaman geçerli akçe olsa gerek. Helede ortada kabul ettirilecek bir teori varken.

İşin garibide gelecekte görüyorum derken, şimdilerde zaten "doğal seçilim" diye bir şey kalmadı ki?
Olan şeyin adı "suni seçilim"
Yüksek ırk meselesi de ilginç tabi, kim bunlar merak ediyor insan.

Bilim artık önüne geleni yaşatıyor, yaşayanları da daha uzun yaşatıyor, öyle güçlü olan ayakta kalır diye bir prensipte kalmadı ortada. Bilakis "zayıf" olanlarda ayakta kalıyor, oysa doğal seçilim zayıfa şans vermiyordu ki? Hatta çoğu durumda güçlüye de bir şans vermiyor.
Zaten insanlık bu zayıfıda ayakta tutmak meselesi yüzünden, geleceğe sağlam ırk taşıyamayacak.

Şimdilerde insan mısın? zayıf, güçlü hiç fark etmiyor, daha fazla yaşamak kesin, nüfusun katlaması ise garanti.
Yüksek ırk teknoloji ile ayakta kalan, yarı mekanik insan çeşitiyse bilemedim.

ilahimasal
18-11-2017, 23:56
Aklı evvelin birisi harun cami mahyasının iddiası ile konuyu çarpıtarak açmış.

Harun cami mahyası kaynaklı safsata şu

. "Darwin ırkçı ve Türk düşmanıydı. W. Graham’a yazdığı 3 Temmuz 1881 tarihli mektubunda, ırkçı düşüncesini şöyle ifade etmişti: "(...) Avrupalı ırklar olarak bilinen medeni ırklar, yaşam mücadelesinde TÜRK BARBARLIĞINA karşı galip gelmişlerdir. Dünyanın çok da uzak olmayan bir geleceğine baktığımda, BU TÜR AŞAĞI IRKLARIN çoğunun medenileşmiş yüksek ırklar tarafından elemine edileceğini (yok edileceğini) görüyorum."" (Harun Yahya, Yaratılış Atlası 1, s.606

İşin aslıda altta ki linkte.

http://evrimagaci.org/article/tr/darwin-irkci-ve-turk-dusmani-miydi.

Darwin i insanların gözünde, milliyetci safsata yolunu kullanarak küçük düşürmek , kadın bacak göğüs programları dahi tutmayan fetoş aşığı, tescilli bir delinin sözü ile olmaz zaten.

Darwin evrim konusu ile çığır. Harun cami mahyası ise dansöz açmıştır. Bu tip sorunlu insanların iddiaalarını ciddiye dahi almamak geekir.

Turdur
19-11-2017, 21:20
Aklı evvelin birisi harun cami mahyasının iddiası ile konuyu çarpıtarak açmış.


Konuyu alıntıladım, aklı ahir bey efendi.

ilahimasal
03-03-2021, 11:01
Darvin e ait olduğu söylenen metnin , dil cevirisi an itibarı ile bu şekilde çevirdi.

İngilizce metin

the more civilised so-called caucasian races have beaten the turkish hollow in the struggle for existence. Looking to the world at no very distant date, what an endless number of the lower races will have been eliminated by the higher civilized races throughout the world

Türkcesi çevirisi
daha medeni sözde Kafkas ırkları, varoluş mücadelesinde Türk çukurunu yendi. Dünyaya çok uzak olmayan bir tarihte bakıldığında, dünya çapındaki yüksek uygar ırklar tarafından ne kadar çok sayıda alt ırkın ortadan kaldırılmış olacağı

" Türk çukuru" diyor.
Osmanlı devletinden sebep bunu diyor ama osmanlı kendini " türk " degil , ibrahim milleti yani müslüman olarak görüyor.
Darvin nin , osmanlıya " türk" demesi garip. Demekki avrupada algı bu şekilde.

Darvin haksızmı?
Bence haklı , türkler dedigi , islam egemenligini (arap milliyetçiliği) kabul etmiş ve arapların ardından hiç bir gelişme ortaya koyamamış , derleme toplama osmanlı türklügünün saldırmak ve işgal etmekten başka hiç bir meziyeti olmayan haline " çukur" demiş.
O çukurun icine düşen tüm halklar kendini çukurdan çıkartmaya ugraşmış , çukurdan kurtulanlarda var kurtulamayanlarda var.
Birde o cukurun dibinde gönüllüler var.

Çukur bu gün halen mevcut.
Adıda kemalizm çukuru.
Kemalizm çukuru, eskiden osmanlı çukuruydu , çukur aynı çukur , ismi ve birazda işlevi degişmiş o kadar.

Bu forumun geçmidindeki etkin üyelere baktığımda bir çok kemalisti fark ettim.
Ben kemalist taraftayken , kemalizmin solda bir düşünce ve yapılanma oldugu saftirikligi ile yaşıyıp gidiyordum.
Aynı dine allaha inandıgım gibi.

İkisinide birazcık kurcalayınca , ikisininde aldatmaca oldugunu hatta gözümüzün ićine soka soka , tarih boyunca yaptıkları zalimlikleri devrim diye haykırmamız , onların degil ben ve gibilerinin suçu.
Şimdi forumda olmayan ve kemalist ateist olanların olan biteni bilipte halen kemalizme dayanak vermeleri enteresan.
Hadi ben bilgi sahibi degildim. Farkına varamadım. O cukurda bekledim durdum. E be enteresan ateist kemalist üyeler siz bilipte o cukurda niye durdunuz.

Sevgili dilaverde bu dunyada yok ama onunda bir yazısında , kemalizmi savundugu bir yazıya denk geldim.
Olabilir insanlar dine , kemalizme sempati duyabilirde , e be kardeşim kemalist devrim dedigin dönemde , neresi devrimse! Tarihi bilip nasıl olurda bu fikre, sırf dinci tehlikye karşı taraf olabilirsin?
Bakın mesela
Tercih yapmak ZORUNDA kalsam secenekte olmasa , bu günkü farkındalığımla
İslamcıları , ülkücü kemalistlere tercih ederim.

Ülkücü , ırkcı , türkcü , turancı , kemalist , bunların tamamı beni rahatsız ediyor. Hepside aynı şeyler.
Kemalizmin düzeninde hepsi kemalizme hizmet eden ideolojiler ve tamamı emeğe düşman , halka düşman yapılar.
Alayı komunuzmin , sosyalizmin azılı düşmanı.

Ulan ne var bu sosyalizmde ? Sadece bir grup şerefsizin , insanların , doğanın sömürülmesinin yanlış oldugunu ve bunun engelenmesi gerektigini söyleyen bir düşünce.
Adamlar yani kemalizm , daha t.c olmadan bu düşüncedeki insanlara saldırıp katletmiş halende katlediyor. Bu günkü kemalizmin adı. Akp zihniyeti

Halkı öyle manipule etmişlerki , şöyle hafiften ne oluyor diye bir baksa anlayacak ama işte o manipule olma durumu , kendine faydası olacak duruma baş düşman diye kudurmuş gibi her yerde saldırıyorlar.
Hah işte o çukur bu çukur.

Singularity
03-03-2021, 14:51
Mu kıtası battığında Türkler yani Mo'oğulları İrlanda ve İngiltere'den girip tüm Avrupa'nın üstünden geçmişler ve Anadolu'ya kadar yerleşmişler, bir taraftan Amerika'ya diğer taraftan Asya'ya yerleşmiştir. Yapılan genetik araştırmalar Avrupalıların en az %10 Türk geni taşıdığını, aynı şekilde Çinlilerin de %10 oranında Moğol hükümdarı Cengiz Han'ın genini taşıdığını göstermektedir.
Dolayısıyla Avrupalıların Türklere karşı kompleksli, ezik ve kindar davranmalarının gerçekçi bir backgroundu vardır.