Orijinalini görmek için tıklayınız : bir savaş fırsatçılığı ve örgütlenen faşist mobilizasyonun anatomisi
AlbatrosS
16-07-2011, 11:01
Aydın'da terör gerginliği
Aydın’ın Germencik İlçesi’ne bağlı Bozköy’de bir termal otel inşaatı şantiyesinde çalışan doğu kökenli işçilerin 13 askerin şehit olduğu haberinin ardından halay çektiği iddiasıyla başlayan olaylar nedeniyle yaya ve araç trafiğine kapatılan köy yolu yeniden açıldı.
http://gundem.milliyet.com.tr/aydin-da-teror-gerginligi/gundem/gundemdetay/16.07.2011/1415103/default.htm
Elazığ'da BDP il binası önüne giden bir kişi Türk Bayrağı açarak, "Şehitlerimiz sizin yüzünden öldü, terk edin burayı" diye bağırdı. Kendisi ile konuşmaya gelen BDP İl Başkanı Mehmet Kılıçtepe'yi tekmeleyerek düşüren protestocu diğer BDP'lilerin saldırısına uğradı. Protestocu kişi müdahale eden polis tarafından gözaltına alınırken, olay üzerine aralarında ülkücülerin de bulunduğu grup BDP binasına saldırı girişiminde bulundu.
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&ArticleID=1056428&Date=16.07.2011&CategoryID=77
ek olarak ''teröre lanet mitingleri'' fırsatçılığı ile medyadaki yaygın dezenformasyon ve şoven ajitasyonları eklersek faşizm böyle örgütleniyor...
* hiçkimse ateşkes ilan edilmesine rağmen neden sürekli operasyon yapıldığı, neden çözüm için net ve kararlı bir siyasal irade gösterilmediği ve neden en basit yasal değişikliklerin bile ertelendiğini sormak zahmetinde bulunmuyor...
* siyasetin ve aklın tüm araçlarının ''eşit ve onurlu bir çözüm'' yerine neden savaş ve dayatmacılıkta, ''ben yaparsam olur''da işletiliyor?
* faşist kibir ve düşmanlıkları nedeniyle kolaylıkla galeyana gelmeye hazır ve nazır kılınmış kitlelerin varlığı, yıllardır bu kibir ve kompleks üstünden siyaset üreten egemenler yüzünden besleniyorken ve iktidar gerek seçim öncesi gerek sonrası dönemde bu kibirli ve ''hegemonik dil''den vazgeçmezken daha kaç ''bin ölü'' gerekiyor savaşın anlamsızlığı/çıkışsızlığını anlamak için?
* daha dün, kahvede garsonluk yapan 50 yaşlarında bir adam yakınıyordu:
oğlum olsa vallahi askere göndermemeyi düşünürüm artık!...
* bu anlamsız inat ve kompleks niye? vatan, millet ve kırmızı çizgiler; eşit ve onurlu bir birliktelik ile demokrasiden daha mı kıymetli?
* eşit ve onurlu bir yaşam ile demokrasinin olmadığı yerde ''vatan'' kavramının bir kıymeti olabilir mi?
* şöyle bir benzetme yapalım: yüksek ideallere ve uhrevi değerlere sahip bir dinin ''yüce adaleti'', kadına/insana zulm etmekte araçsallaşmış bir din olarak kıymete sahip midir?
* kadının, çocukların ve kısaca insanın birilerinin keyfiyeti ve egosuna tabi olduğu gündelik yaşamda ''tanrının adaleti ve hikmeti''nin bunu hiç eleştirmeden, bu durumu değiştirmeye çalışmadan kıymeti olabilir mi?
binlerce yıldır eşit ve onurlu bir yaşam için mücadele eden, bu kavgada binlerce düşünür/savaşçı/lider çıkartan insanlık; gerekirse binlerce yıl daha eşit ve onurlu bir yaşam için mücadele etmeye devam edecektir...
köleliği bile alt eden, köleliğe isyan eden spartaküs'ten beri insanlık eşit ve onurlu bir yaşamın izlerini arıyor... bu uğurda nice ihtilaller, isyanlar ve bunları sonucu siyasal belgeler ortaya çıkarmış...
efendilerse boş durmuyor... köleliliğin açık tanımını reddetmekle birlikte, tali yollara başvuruyor... hasılı insanlık üstündeki ideolojik ve hegemonik tahakküm din-vatan-ulus adlandırmalarıyla bir biçimde ''sürdürülebilinir'' kılınmaya çalışılmakta...
Medyanın tutumu gerçekten iğrenç. İzlemeye, okumaya tahammül edemiyorum. 13 askerin neden ve ne için, neye hizmet için öldükleri üzerine kimse düşünmesin diye teker teker ateş düşen her evi, geride kalanları vatan millet edebiyatıyla beraber uzun uzun anlatıyorlar. Her ölüm ayrı bir dram, her ölüm yıkılan, yarım kalan hayaller demek. Ama neden, ne uğruna diye sormayın diye bu dramlar sanki beş dakika sonra hangi ünlü hangi ünlüye vermiş haberleri verilmeyecekmiş gibi uzun uzun anlatılıyor.
Kimse sormuyor ölüdürülen militanların aileleri, sevdikleri, hayalleri yok muydu diye? Yani bir taraf yüzde yüz iyi, bir taraf yüzde yüz kötü. Bir taraf Mars'tan gelip zevk için dünyayı işgale gelen gaddar uzaylı, öbür taraf da gezegeni korumak için kahramanca savaşan Amerikalı.
Bu arada devlet üzerine düşenleri yapmıyor, bu da yetmiyormuş gibi karşı taraf ateşkes ilan etmişken oprerasyonları sürdürüyor olabilir. Ama bu Bdp'nin yangına körükle giden tutumlarını, kendi başlarına demokratik özerklik ilan etmelerini falan haklılaştırmıyor.
Pkk da bir sağlık görevlisini kaçırarak kendisine yakıştırdığı ''gerilla'' nitelemesinin ne derece uygun olduğunu düşünmeye sevkediyor düşünebilen az sayıda insanı.
Akp'nin iki yüzlülüğüne ise hiç gimiyorum bile, adamların default halleri bu zaten.
Evladını kaybeden tüm vatandaşlarımızın ailelerine bol sabır diliyorum.
Jolly Jocker
16-07-2011, 12:26
* Bu ülkede her gün beş kadın öldürülüyor, kimsenin umurunda değil.
* İşsiz kalan, iş bulamayan ya da sınav stresinden bunalıma giren gençler intihar ediyor, kimsenin umurunda değil.
* Askere alınan gençlerin önce ''çürük'' olup olmamasına bakılıyor, eğitim sırasında ölürse de ''eğitim zaiyatı'' kategorisine konuyor; sanki meyve-sebze gibi değerlendiriliyor, kimsenin umurunda değil.
* Hakkını arayana böcek muamelesi yapılıyor, keyfi gözaltılar ve tutuklamalarla hayatlar karartılıyor, polis şiddeti dizginlenemiyor, kimsenin umurunda değil.
Ama askerler ölünce yer yerinden oynuyor! Neden? İnsan hayatına çok değer verildiği için mi? Elbette hayır. Devlet uğruna öldükleri için. Birileri, ortaya çıkacak olan milli histeriyi ustalıkla yönlendirmek istedikleri için. Bu memlekette insanlar sadece öldükleri zaman değerli oldukları için!
O askerler belki işsizdi. Belki hakkını aradı ve köpek muamelesi gördü. Belki alevi ya da Kürt'tü ve bundan kaynaklanan mağduriyetleri yaşamlarını yaralamıştı. Belki askerliği süresince çok kötü muamele görüp adam yerine bile konmadı. Bokun başında nöbet tutturuldu. Kış günü yarı çıplak eğitime alındı. Komutanının türlü küfür, dayak ve aşağılamalarına maruz kaldı. Ama ölünce birden kahraman yapılıverdi. Önünde titrediği komutanları şimdi onun tabutunun önünde hazırolda duruyordu. Çünkü yaşarken beş kuruşluk kıymet verilmeyen ''mehmetçiğimiz''in ölüsü çok kıymetliydi!
Bu iç savaş neden sürüyor? Yüzlerce yıldır yan yana yaşadığın ve kardeş dediğin bir halkın dilini, kimliğini, kültürünü kabul etmediğin, yıllar yılı inkar ve imha için yapmadık eziyet bırakmadığın, kontr gerilla örgütleriyle türlü hukuk dışılıklara imza atıp üstünü örttüğün, köyleri yaktığın, o bölgedeki halkın haklı tepkisini çektiğin için. Asimilasyon meraklısı devletin milliyetçilik takıntısı yüzünden bu savaş bitmiyor. Her ''şehit'' haberinden sonra komutan ve devlet büyüklerinden çok sert mesajlar geliyor. Hep aynı ''tavizsiz'' görüntü, ceberutluk ve inkarda aynı ısrar ve sonrasında da yine aynı ölümler.
Yetmedi mi artık?
Milliyetçi, otoriteryan, ceberut tutumla hiçbir şeyin çözülemediği, aksine, sorunu yaratanın zaten bu tutum olduğu hala anlaşılmıyor mu? Askerin de gerillanın da ölümünün sorumlusu devletin uzlaşmaz ve milliyetçi tutumudur. Birilerinin milliyetçi gözü dönmüşlüğü ve Kürtlere ''Türküm'' dedirtme takıntısı uğruna bu halk daha ne kadar evladını kaybedecek?
Ya asker cenazelerini sömürüp ellerini köpek işareti yaparak siyasal rant peşinde koşan aşağılık ülkücü-faşistlere ne demeli? Normalde belki de itip kaktığı, düşman gördüğü, reislik taslayıp serserilik ettiği, hakkını aradığında saldırdığı insanlar asker olup ölünce birden onlara sahip çıkar tavra bürünmeleri mide bulandırıcı değil midir? ''Biraz daha ölüm olsa da ben de milliyetçi tepkileri sömürüp desteğimi artırsam'' düşüncesi tam bir 'vampir siyaseti' değil midir? Milliyetçiler ölü askerlerin kanlarını içiyorlar, bu ne zaman görülecek acaba?
PKK uzun süredir eylemsizdi ama devlet ne uzlaşmaya yanaştı ne de operasyonlarını durdurdu. PKK geçmişte de defalarca silah bıraktı ama devlet hiçbir adım atmadı. ''Terörle pazarlık olmaz!'' lafından başka birşey bilmedi. Sorunu çözmek yerine çözümsüzlükte ısrar etmeyi tercih etti. Hadi şimdi bu uzlaşmaz tutumunu ölen çocukların annelerine anlatsın bakalım!
Merlinin Kazani
19-07-2011, 15:56
Siz kabul etsenizde, etmesenizde Türk halkı milliyetçidir.Sizin gibi "internet aydınları"da bunu internet üzerinde bir kaç forumda "Tsk" ve "Atatürk"e sallayarak yok edeceğini düşünüyor.Çok komik.
Olaya gelirsek; Tsk oraya çatışma amaçlı gitmemiştir zaten.PKK'nın kaçırdığı asker ve sağlık elemanlarını kurtarma amacıyla gitmiştir.Ne yani adamlar "2-3 kişinin lâfı olmaz canım,alın tepe tepe kullanın" mı deseydi? 13 asker öldürülüyor ardından Kürtler çıkıp özerklik ilan ediyor.Teröristin sözüne güvenirsen olacağı budur.
Aydın'da yaşanan olay eğer medyaya yansıdığı gibiyse bunun nesini eleştiriyor acaba arkadaşlar? Sırf "entel" görünebilmek için bu kadar çaba harcamayın a dostlar.O 13 kişiden biri sizin abiniz,kardeşiniz olsaydı ve onların ölümüne sevinip halay çeken "insanları" görseniz tepkiniz ne olur?
Anca internet üzerinden bıdı bıdı ötersiniz zaten.Devleti yok etmek isteyen arkadaş (Freddie), sana bir soru sormak istiyorum.Devlet yıkılsın falan diyorsun acaba vergilerini hiç aksatıyormusun? Yoksa sende mi devleti "online" olarak yıkmayı planlıyorsun?
Öldürülen militanlar senin abin, ablan, amcaoğlun falan olsa ne olur? İyyyk! Pis, kaka de mi onlar?
Olayın doğru olup olmadığını bilmiyoruz, doğruysa yanlış yapmışlar.
Ayrıca, ben taraf değilim. Ama bildiğim bir şey varsa o da Pkk'nın ateşkes ilan ettiği zamanlarda militan avına çıkan ordumuzun derdinin sağlık personeli kurtarmak olmadığıdır.
Merlinin Kazani
19-07-2011, 16:11
Öldürülen militanlar senin abin, ablan, amcaoğlun falan olsa ne olur? İyyyk! Pis, kaka de mi onlar?
Mürteddd kardeşim beni doğru okuduğuna ya da doğru anladığına eminmisin?
Şırnak'ta bir kaç Türk öldürülen teröristlerin ardından halay çekse başlarına gelebilcekleri tahmin edebiliyormusun? Bu ucuz "ajitasyonları" bırakalım lütfen.
Bu saldırının ve özellikle de özerklik ilanının Hillary Clinton'un ziyaretine denk gelmiş olması da ayrıca düşündürücü.
Merlinin Kazani
19-07-2011, 17:41
Olayın doğru olup olmadığını bilmiyoruz, doğruysa yanlış yapmışlar.
Ayrıca, ben taraf değilim. Ama bildiğim bir şey varsa o da Pkk'nın ateşkes ilan ettiği zamanlarda militan avına çıkan ordumuzun derdinin sağlık personeli kurtarmak olmadığıdır.
Olay bu kadar basitmi? Orada ölümlere sevinip halay çekenler "özgürlük savaşçısı" onlara tepki gösterenler ise "faşist" damgası yiyor arkadaşım. Ne demek doğruysa yanlış yapmışlar?
Ayrıca; Ordu, PKK ile resmen bir savaş içersinde değildir.PKK'nın ateşkes ilan ediyoruz sözünü tanımayabilir ve bu yüzden kimse hayrola gardaş? diyemez.Bu forumda Rasim Ozan Kütahyalı tarzı her iki kelimesinden biri "faşist" olan çok arkadaş var.Ben kendi adıma orada ölen askerlere üzülmüyorum.Ne PKK'lılara ne de Türkiye ordusu askerlerine.. Çünkü, askerlik ölme ve öldürme sanatıdır.Eğer öldüremiyorsan ölmeye mâhkumsun.
Murteddd kardeşim hayatında ki hiç PKK itirafçısı dinledin mi? Hadi bizim askerler "vatan bölünmez" nidalarıyla ve gazıyla kendilerini feda edebiliyor.Fakat PKK için ölen militanların çoğu dağa ya zorla çıkarılıyor yada "büyük abileri" tarafından şövenist duygular enjekte edilip beyin ölümleri sağlanıp çıkıyorlar.Bu düşmanlığın neden sadece T.C ye olduğunu, orada ki büyük ağalara ve feodal yapıya neden ses çıkaramadıklarını düşündün mü hiç?
AlbatrosS
19-07-2011, 21:28
Siz kabul etsenizde, etmesenizde Türk halkı milliyetçidir.Sizin gibi "internet aydınları"da bunu internet üzerinde bir kaç forumda "Tsk" ve "Atatürk"e sallayarak yok edeceğini düşünüyor.Çok komik.
Olaya gelirsek; Tsk oraya çatışma amaçlı gitmemiştir zaten.PKK'nın kaçırdığı asker ve sağlık elemanlarını kurtarma amacıyla gitmiştir.Ne yani adamlar "2-3 kişinin lâfı olmaz canım,alın tepe tepe kullanın" mı deseydi? 13 asker öldürülüyor ardından Kürtler çıkıp özerklik ilan ediyor.Teröristin sözüne güvenirsen olacağı budur.
Aydın'da yaşanan olay eğer medyaya yansıdığı gibiyse bunun nesini eleştiriyor acaba arkadaşlar? Sırf "entel" görünebilmek için bu kadar çaba harcamayın a dostlar.O 13 kişiden biri sizin abiniz,kardeşiniz olsaydı ve onların ölümüne sevinip halay çeken "insanları" görseniz tepkiniz ne olur?
Anca internet üzerinden bıdı bıdı ötersiniz zaten.Devleti yok etmek isteyen arkadaş (Freddie), sana bir soru sormak istiyorum.Devlet yıkılsın falan diyorsun acaba vergilerini hiç aksatıyormusun? Yoksa sende mi devleti "online" olarak yıkmayı planlıyorsun?
* aydın'da linç etmeye çalışılan işçilerden biri diyarbakır'da öldürülen 13 askerden birinin amcaoğlu.
* bir insan amcaoğlu askerde öldürüldü diye halay mı çekiyor mesela?
* bu ülkede 13 asker öldürüldüğü için insanlar eğlenmesin deniyorsa, yalnızca istanbul'da basılabilecek binlerce disko, bar, gece kulübü, pavyon vs var.
* ortada fırsatı ganimet bilip uyduruk nedenlerle faşistlik yapan asalaklarla galeyana gelmeye her an hazır ve nazır muhteris jönler var.
*askerdeki binlerce yoksul gencin hayat ve umudları adına, yoksullukları ve ezilmişlikleri adına tek kelime etmeyen, etme ihtiyacı hissetmeyen faşist güruhların; yani dirilerine 5 KURUŞ DEĞER VERMEYEN ÖLÜ SEVİCİLERİN, ölülerin üzerinden gaza-nameler yazmasını seyrediyoruz!
* Aydın ve çevresi ülkücü-faşist partizanların oldukça güçlü olduğu yerlerdir. Cesetlerin kokusu ve vatan-millet aşkıyla alanlara inmiş bu adamların bir gün olsun mazlumun-ezilenin hakları için alanlara indiğini tarih kaydetmiş midir?
* Tekel işçileri, güvencesizler,kot taşlamada-tuzlada-madenlerde üç kuruşa ciğerlerini paramparça edenler... yeryüzünün-sanayinin insan yakıtları... sağ ve diriyken yaşamları beş para etmeyenler, ettirilmeyenler... bu faşist kan emicilerin kaç tanesi bu lanetlilerin hakları için savaşmış?
* yeryüzünün emekçi halkları, lanetlileri, güvencesiz-korsan çalıştırılanları ve şu küçücük forumlarda kelam eyleme gayretinde olan 'internet aydınları' olarak milliyetçi ''halk''a kendi yaşamlarının ve o yaşamın kutsallığının ATATÜRK'TEN DE, DEVLETTEN DE, VATAN'DAN DA DAHA KUTSAL ve değerli olduğunu söylüyoruz!
* Bu dünyada kendi yaşamım ve özgürlüğümden kutsal olan hiç bir şeyi kabul etmiyorum.
* Tarihin kim tarafından ve nasıl yazıldığı belirsiz masallarında-efsanelerinde anlatılan savaşlar, liderler ve krallardan çok kralcı kesilenler umurumda değil.
* nazar-ı itibarımde örneğin ''sigmund freud''un milyonda biri kadar anlamı olmayan , yaşamıma herhangi bir somut katkısı bulunmuyan atatürk umurumda değildir. bilim ve psikologlar ile felsefeciler yoluyla hiç değilse kendi gerçeğimi anlayabiliyorum. atatürk'ün nutuk'unda gördüğümse birtakım efsanelerden ve hamasi cümlelerden gayrısı değil söz gelimi...
* insani gerçeği bilgece bir sorgulamayla yorumlamaya çalışan 'niçe''nin yanında muhammed'in zırvalıklarının ve sayısı bilinmiyen karılarına rağmen kadına haram ettiği özgürlük düşmanlığı ile ahlakı zerre umurumda değil...
* anayasal yurttaşlık, ne ve kim olduğuma karar verme hak ve yetkisinin yalnız bende oluşu, demokrasi ve özgürlük dışındaki hiçbir ''mazaret'' ve ''tarihi mit'' umurumda değil.
* statülerin eşitliği, eşit ve onurlu bir aradalık, kimsenin kimseye efendi-sahip olmadığı bir dünya dışında hiçbirinin nazarımda değeri yok...
* tüm dünyanın zengin aklı ve sorguları ile vicdanlı aydınları, dinlerden farkı kalmayan tarih mitleri ve ulus zırvalıklarını... kırmızı çizgileri, vatan-millet sakarya efsanelerini reddederken, etmesi gerekirken, tek amacı önce kendi ve sonra tek tek tüm bireylerin kutsiyetini geliştirmek olmak gerekirken sınırları alabildiğince despotik bir keyfiyette ve dışlayıcılıkla tanımlı ''vatan'' ucubeliğine hapsolmuş anlayışların yaşama şansı yoktur...
Merlinin Kazani
19-07-2011, 23:02
AlbatrosS,
Kimse birileri öldü diye yas tutmak zorunda değil.Benim mesajımı neden anlamak istemezsin acaba? Yada anlıyorsunda bilerek mi "salağa yatıyorsun"?
Aydın ve çevresinde fazlaca faşist var demişsin.Peki Aydın ve çevresinde ki Kürt nüfusu hakkında bir fikrin var mı? Bu Kürtler batı da veya anadolu da diğer halklarla iç içe yaşayabiliyorken, herhangi bir sıkıntı olmuyorken, insanlar teröre gösterdikleri tepkiden sonra neden faşist ilan edilir? Diyarbakır'da cam çerçeve indiren,esnafı korkutup milletin ekmeğiyle oynayan adamlar "özgürlükçü" oluyor ama Türk bayrağı açan faşist oluyor.
O zaman size bir tavsiye güzel insan.Git şu Kürtlere bir anlat.Eğer demokrasi, özgürlük falan istiyorlarsa evvela gitsinler feodal yapıya kurşunu sıksınlar.Ondan sonra devlete dayasınlar silahlarını.O feodal yapı bitmediği sürece Kürtler ayrı bir devlet dahi kursa bi boka yaramaz.
Bu bahsettiğin kan emiciler tekel işçileri için falan savaşmamıştır doğru. Peki o emekçiler için sen ne yaptın.Anlat bakalım bizde öğrenelim kan emicilerden farkını.İnternet üzerinden atıp tutmak kolay.Buraları günde en fazla 100-150 kişi okur ki onlarda sabit okuyuculardır.
Umrunda olan olmayan bir sürü şey sıralamışsın.Senin neyi umursayıp umursamadığın benim umrumda değil.Konuyla bir alakası da yok. Atatürk umrunda değilmiş. Benimde değil.90 yıl önce ölmüş gitmiş bir adam neden umrumda olsun? Niçe? Hiç umrumda değil. Muhammed? Canı cehenneme. Beni, ölmüş gitmişler inan hiç ilgilendirmiyor.
Beni; devlet,halk,millet,ırk falan hiç ama hiç ilgilendirmiyor.Ben bakarım kendi keyfime.İsterlerse ülkenin adı Kürdistan yada Kürtiye diye değiştirilirsin hiç umrumda bile değil.Milliyetçi denyolarla savaşmak gibi bir niyetim de yok.O yüzden forumlarda girip onlar hakkında atıp tutmam da.Eğer bir fikrin varsa buyur çık sahaya.
Evet, zaman teknoloji zamanı.İnternet üzerinden bir çok şeyi yapabiliyoruz.Fakat malesef online devrim henüz mümkün değil.
AlbatrosS
19-07-2011, 23:30
AlbatrosS,
Kimse birileri öldü diye yas tutmak zorunda değil.Benim mesajımı neden anlamak istemezsin acaba? Yada anlıyorsunda bilerek mi "salağa yatıyorsun"?
Aydın ve çevresinde fazlaca faşist var demişsin.Peki Aydın ve çevresinde ki Kürt nüfusu hakkında bir fikrin var mı? Bu Kürtler batı da veya anadolu da diğer halklarla iç içe yaşayabiliyorken, herhangi bir sıkıntı olmuyorken, insanlar teröre gösterdikleri tepkiden sonra neden faşist ilan edilir? Diyarbakır'da cam çerçeve indiren,esnafı korkutup milletin ekmeğiyle oynayan adamlar "özgürlükçü" oluyor ama Türk bayrağı açan faşist oluyor.
* ''şehitlere halay çekiyorlar'' konusu tam bir zırvalık. linci organize edenlerin iddiası bu. kürtler 90 sürecinde bile ölü askerlere halay çekmediler. ölüleri karşısında yas tuttular, eylem yaptılar elbette. bu aynı şey mi?
* aydın gibi bir yerde, batının göbeğinde böyle bir şey yapılabilir mi? hiç akıl-mantık alıyor mu?
* amcası askerde ölen bir adam da var orada.
http://www.internationala.org/index.php/cokusun-semptomlari/ordu-polis-devlet-teroru/2766-amedde-eht-aydinda-terorst.html
* jandarma-polis elele kitleyi galeyana getirip kışkırtıyor... size olmayabilir; ama bana epey tanıdık geliyor bu senaryo: madımak'ı hatırlamayan var mı???
O zaman size bir tavsiye güzel insan.Git şu Kürtlere bir anlat.Eğer demokrasi, özgürlük falan istiyorlarsa evvela gitsinler feodal yapıya kurşunu sıksınlar.Ondan sonra devlete dayasınlar silahlarını.O feodal yapı bitmediği sürece Kürtler ayrı bir devlet dahi kursa bi boka yaramaz.
* sayın merlin ,
kürt siyasal hareketi'nin ''feodal istekleri'' mi sorunun kaynağı? sahi, ne alakası var?
* anayasal vatandaşlık, anadilde eğitim, güçlü yerel yönetimler ve kısmi otonomi isteklerinden hangisi feodal isteklerdir?
* anayasa'dan ''etnik tabirler''in çıkarılması, demokratik-çağdaş ve özgürlükçü, ab standartlarında bir anayasa'nın neresi feodaldir örneğin?
Bu bahsettiğin kan emiciler tekel işçileri için falan savaşmamıştır doğru. Peki o emekçiler için sen ne yaptın.Anlat bakalım bizde öğrenelim kan emicilerden farkını.İnternet üzerinden atıp tutmak kolay.Buraları günde en fazla 100-150 kişi okur ki onlarda sabit okuyuculardır.
* elbette . yalnızca sabahat tuncel'in ''kadınlar, gayler, eşcinseller, emekçiler vs'' için onlarca soru önergesi ve önerisi mevcuttur. tbmm'nin resmi sitesine girip vekillerin soru önergesi ve kanun tekliflerine bakabilirsiniz. bilmediğiniz, olmadığı anlamına gelmez...
* dtp çok parçalı bir yapıdır(blogtan bahsetmiyorum).önerdikleri talepler içerisinde sendikal haklar da vardır. taşeron-güvencesiz çalıştırmaya karşı somut talepler de. kadın ve eşcinseller üzerine teklifler ve çalışmaları da mevcuttur.
* feodallikle itham ettiğiniz dtp, kadın kotası uygulayıp eşbaşkanlığına bir kadını getiren tek partidir. meclis tarihinde hiçbir parti %40 kadın vekil oranına erişememiştir ayrıca. laikliği ve modernliğiyle övünen sosyal demokrat partiler bile dtp'nin yanına yaklaşamamıştır.
* dtp, ab demokrasi kriterlerini en kararlı, iradi ve samimi biçimde savunan partidir. demokrasi ve özgürlüklerin ab standartlarına hatta fazlasına ulaşması için hiçbir kırmızı çizginin ardına sığınmamıştır: bunun neresi feodallik?
Umrunda olan olmayan bir sürü şey sıralamışsın.Senin neyi umursayıp umursamadığın benim umrumda değil.Konuyla bir alakası da yok. Atatürk umrunda değilmiş. Benimde değil.90 yıl önce ölmüş gitmiş bir adam neden umrumda olsun? Niçe? Hiç umrumda değil. Muhammed? Canı cehenneme. Beni, ölmüş gitmişler inan hiç ilgilendirmiyor.
aynı şeyi söylüyoruz zaten... bizim sorunumuz dirilerle... bu ülkede herkesin eşit ve onurlu özgürlüğe, demokrasiye ihtiyacı yok mu? herkesin eşit derece söz hakkı yok mu? kürt siyasal hareketinin hangi talebini na-meşru buluyorsunuz mesela?
Beni; devlet,halk,millet,ırk falan hiç ama hiç ilgilendirmiyor.Ben bakarım kendi keyfime.İsterlerse ülkenin adı Kürdistan yada Kürtiye diye değiştirilirsin hiç umrumda bile değil.Milliyetçi denyolarla savaşmak gibi bir niyetim de yok.O yüzden forumlarda girip onlar hakkında atıp tutmam da.Eğer bir fikrin varsa buyur çık sahaya.
milliyetçi denyo'ların ''ölümüze halay çekiyorlar'' mavalını kolaylıkla yutuyorsunuz ama... bu ülke, aynı zamanda ''yalan tarihi''dir de... 6-7 eylül'de ''atatürk'ün evi yağmalıyor'' diyenlerle aydın'dakiler emin olun farklı değil... hep aynı kafa, hep aynı mantık...
Evet, zaman teknoloji zamanı.İnternet üzerinden bir çok şeyi yapabiliyoruz.Fakat malesef online devrim henüz mümkün değil.
internet üzerinden basit bir araştırmayla bile, olayların ana akım medya'nın anlattığındanfarklı geliştiği çözülebilir. yeterki önyargısız ve uyanık olalım. egenin göbeğinde yaşayan bir kürt, içinden gelse bile kamusal alanda ölen 13 askere göbek atma kaçıklığını gösteremez, eğer canına susamadıysa.
bu tip şeylerin, tekrarı binlerce kez denenmiş aşina linç taktikleri-fısıltıları olduğu da biliniyorken üstelik...
Merlinin Kazani
20-07-2011, 09:45
Sayın AlbatrosS,
Farklı frekanslardayız sanırım.Ben daha konunun en başında "haber doğruysa" dedim.Bu haberide ilk defa burada okudum o yüzden doğruluğunu bilmiyorum.Kaldı ki Kürtlerin de askerlerin ölümüne sevinmesi benim için garip bir durum olmaz.Ancak bunu kendi çöplüğünde yaparsan hem ortam daha az gerilir hemde zarar görmezsin.
Feodaliteden neyi kastediğim anlamamışsınız.Nerede yaşıyorsunuz bilmiyorum yada o bölgelere hiç gittiniz mi?O bölgede, BDP den çok aşiret ağalarının sözü geçer.Olası bir özerklik durumunda görünürde ki söz sahipleri BDP olacaktır ama asıl sahipler her zaman ki gibi feodal toprak ağalarıdır.Devlet kendi çıkarları uğruna o feodaliteyi yıllarca körükledi durdu.Bugün ise o ağalar tabiri caizse "dokunulmaz" olmuştur.BDP kadınlar için o kadar çalışıyor ama o bölgede neden bu çalışmalar bir türlü sonuç vermiyor? Hâlâ, berdel gibi,başlık parası gibi,töre cinayetleri gibi,kızların okutulmaması gibi saçmalıklar neden var?Bahsettiğim olay tamamiyle budur.Önce kendi içlerinde "İrlandalıları" temizlemeleri gerekiyor.
Beni burada irite eden, sizlerin Kürt milliyetçilerine de çanak tutmanız.Türklerin yaptığı "hayvanlıkları" Kürtlerde yapabiliyor.Tutarlı olmak istiyorsak masumları katleden iki tarafı da yerden yere vurmak gerekir.Kürtler durduk yere gidip dükkanları taşlıyor,milletin arabasını kundaklıyor,otobüslere molotof atıyor.Hiç suçu olmayan insanların hem canını yakıyorlar hemde mallarına zarar veriyorlar.Bu faşizm olmuyor mu acaba?
Ulus devlet saçmalığı dünya üzerinde yok olmadığı sürece bu tarz olaylar her yerde olacaktır.Türklerin de milliyetçiliği bir günde bitmez.O yüzden daha çok uzun yıllar bu sorunlarla iç içe yaşayacağımız kesin.Ne diyelim yüce allah sonumuzu hayırlara vesile etsin.Hoş işimiz Allah'a kaldıysa yandık ya..
Jolly Jocker
20-07-2011, 10:23
O 13 kişiden biri sizin abiniz,kardeşiniz olsaydı ve onların ölümüne sevinip halay çeken "insanları" görseniz tepkiniz ne olur?
Şu halay çekme konusunun uydurma olduğu her halinden belli. Kitleyi gaza getirmek için üfürülmüş bir yalan. Maraş'ta alevileri kadın-çocuk demeden kesmeden evvel, ''Alevi-komünistler cami bombalıyor'' diye laf çıkarmakla aynı amaca hizmet ediyor. Milliyetçi düşmanlıkları körükleyip daha nice insanın ağabeyini-kardeşini mezara sokmaya kalkan, halkların arasını açıp oluk oluk kan akıtmaya hizmet eden, bu ülkeyi bölecek olan da sizin bu milliyetçi hezeyanlarınızdır.
13 kişiden biri benim bir akrabam olsaydı, devletten ve komutanlardan daha yüksek sesle hesap sorardım. Zira bu memlekette askerlik zorunlu. Herkese ''Ne mutlu Türk'ün diyene'' dedirtme takıntısı yüzünden benim bir sevdiğim zorla asker edilip sonra mezara girseydi, bu dünyayı o devletin başına yıkardım.
Anca internet üzerinden bıdı bıdı ötersiniz zaten.Devleti yok etmek isteyen arkadaş (Freddie), sana bir soru sormak istiyorum.Devlet yıkılsın falan diyorsun acaba vergilerini hiç aksatıyormusun? Yoksa sende mi devleti "online" olarak yıkmayı planlıyorsun?
Önce fikirler yayılır, ideolojik hegemonya kurarsın, belli bir kitlesellik edinirsin, ondan sonra mücadele şiddetlenir. Karşı tarafın saldırısı sonucunda da gerilla savaşına döner. Geçmişte önce FKF'ler vardı. Bunlar yayıldı ve Dev-Genç oldu. Bir süre eline silah almadan mücadele ettiler. Karşı tarafın saldırıları sonucu, hem kitlesellikleri hem de kitle tepkisinin uygun olduğu noktada silahlı örgütler(THKO, THKP-C, TİKKO v.s.) çıktı içinden. Aşama aşamadır bu süreç. Şu an eskinin Dev-Genç'i gibi bir sokak muhalefeti yaratıp yükseltme evresindeyiz. Bunun için de taraftar bulmak gerekiyor. Taraftar bulmak için ideolojik hegemonya gerekiyor. Karşıtlarımız bile bizim karşımızda sinecek. Propoganda için her yol kullanılacak. Günümüzün en iyi yolu internettir. Fazla uğraşmadan binlerce insana ulaşabilirsin. Hepsiyle aynı anda birebir görüşebilirsin. Görüşlerini yazılı ve görünür biçimde aktarabilirsin. Kısacası, bizim uğraşlarımız internetten ibaret değildir ama internetteki faaliyetimiz de hafife alınmamalıdır. İnternet önemli bir kanal. Kitle iletişiminde en etkili yol yüz yüze iletişimdir. Bunun en iyi yolu da ev ziyaretleridir. İnternet yoluyla onlarca eve konuk olabiliyor ve politika konuşabiliyoruz. Bu hiç de küçümsenecek birşey değildir. Devlete kaşı savaş konusunda ise, bizi biraz daha bekleyebilir devlet, nasılsa onunla savaşan başka yapılar da mevcut. :)
TurkceRap
20-07-2011, 12:32
Araya girmek istemem, fakat, benim de Merlinin Kazanı rumuzlu arkadaşa 2 sorum olacak.
Öncelikle ben sol görüşlü biri değilim.
SOruma gelecek olursak da; 1. sizin devlet mekanizmasıyla ilgili fikriniz nedir?
2. bazı arkadaşlara yönelik olarak Anca internetde yazarsın diyorsunuz, peki sizin somut öneriniz nedir, yani eğer bu yol yanlışsa sizce ne yapılması gerekiyor?
Merlinin Kazani
20-07-2011, 14:45
Araya girmek istemem, fakat, benim de Merlinin Kazanı rumuzlu arkadaşa 2 sorum olacak.
Öncelikle ben sol görüşlü biri değilim.
SOruma gelecek olursak da; 1. sizin devlet mekanizmasıyla ilgili fikriniz nedir?
2. bazı arkadaşlara yönelik olarak Anca internetde yazarsın diyorsunuz, peki sizin somut öneriniz nedir, yani eğer bu yol yanlışsa sizce ne yapılması gerekiyor?
Devlet benim için "olmasada olur" dediğimiz şeylerden biri.Devletin ilk amacı sınırları içinde yaşayan halkların refahını sağlamak olmalı.Neticede bu devlet dediğimiz şey bizim vergilerimizle ayakta kalan bir kurum.Biz olmazsak devlette olmaz.Bu yüzden insanların devletten korkmalarına hiç anlam veremiyorum.
İspanya'da en son halk "Facebook" ta örgütlenip ülkede çok ciddi değişimin ilk adımını attılar.Bizde neden bu yok? Üstelik biz "örgütlenme" işinde de fena değiliz.Sosyal medya yeterince ilerledi.2 gün içinde kendin gibi düşünen binlerce insan bulabilirsin.Devrimi falan boşver.Devrim yapmasan bile en azından hükumet üzerinde bir baskı oluşturabilirsin.Asgari ücret ile çalışan bir "köle" açlık sınırının altında yaşıyor.Peki bizim sosyalist abilerimiz neden bunu hiç gündeme getirmez? Tartışma programlarında bile bu konular açıldığında üç beş cümle geçiştirilip gidiliyor.
Emekçinin hakkını "sözde" koruyanlara bakıyorum da nerde o eski devrimciler diyorum.Ayağında adidas,nike pabuç üzerinde Levi's pantolon ile devrimcilik yapıyor.Gülemiyorum bile.
Merlinin Kazani
20-07-2011, 20:12
Önce fikirler yayılır, ideolojik hegemonya kurarsın, belli bir kitlesellik edinirsin, ondan sonra mücadele şiddetlenir. Karşı tarafın saldırısı sonucunda da gerilla savaşına döner. Geçmişte önce FKF'ler vardı. Bunlar yayıldı ve Dev-Genç oldu. Bir süre eline silah almadan mücadele ettiler. Karşı tarafın saldırıları sonucu, hem kitlesellikleri hem de kitle tepkisinin uygun olduğu noktada silahlı örgütler(THKO, THKP-C, TİKKO v.s.) çıktı içinden. Aşama aşamadır bu süreç. Şu an eskinin Dev-Genç'i gibi bir sokak muhalefeti yaratıp yükseltme evresindeyiz. Bunun için de taraftar bulmak gerekiyor. Taraftar bulmak için ideolojik hegemonya gerekiyor. Karşıtlarımız bile bizim karşımızda sinecek. Propoganda için her yol kullanılacak. Günümüzün en iyi yolu internettir. Fazla uğraşmadan binlerce insana ulaşabilirsin. Hepsiyle aynı anda birebir görüşebilirsin. Görüşlerini yazılı ve görünür biçimde aktarabilirsin. Kısacası, bizim uğraşlarımız internetten ibaret değildir ama internetteki faaliyetimiz de hafife alınmamalıdır. İnternet önemli bir kanal. Kitle iletişiminde en etkili yol yüz yüze iletişimdir. Bunun en iyi yolu da ev ziyaretleridir. İnternet yoluyla onlarca eve konuk olabiliyor ve politika konuşabiliyoruz. Bu hiç de küçümsenecek birşey değildir. Devlete kaşı savaş konusunda ise, bizi biraz daha bekleyebilir devlet, nasılsa onunla savaşan başka yapılar da mevcut. :)
Evet, benim bahsettiğimde tamda bu işte.Örgütlenmek için elinizin altında müthiş bir sosyal ağ varken neyi bekliyorsunuz? Günümün çok büyük bir zamanı internette geçiyor.Bu zaman içersinde genelde forumları takip etmeye çalışırım.Sosyalist forumlardan atsızcılara kadar bir çok farklı forumu okur gözlemlerim.Ancak bahsettiğin Dev-Genç gibi bir yapılanmayı göremiyorum.Çünkü zamanê gençleri ne anarşizmi biliyor ne komunizmi nede sosyalizmi.Aksine git gide milliyetçileşiyorlar.Şuan ki durumda Dev-Genç tarzı bir yapılanma olsa ve mücadelesini silahsız yapmak istese ülkücü faşistlerin gazabına 2 gündür dayanabilir sanırım.
TurkceRap
20-07-2011, 22:52
Devlet benim için "olmasada olur" dediğimiz şeylerden biri.Devletin ilk amacı sınırları içinde yaşayan halkların refahını sağlamak olmalı.Neticede bu devlet dediğimiz şey bizim vergilerimizle ayakta kalan bir kurum.Biz olmazsak devlette olmaz.Bu yüzden insanların devletten korkmalarına hiç anlam veremiyorum.
İspanya'da en son halk "Facebook" ta örgütlenip ülkede çok ciddi değişimin ilk adımını attılar.Bizde neden bu yok? Üstelik biz "örgütlenme" işinde de fena değiliz.Sosyal medya yeterince ilerledi.2 gün içinde kendin gibi düşünen binlerce insan bulabilirsin.Devrimi falan boşver.Devrim yapmasan bile en azından hükumet üzerinde bir baskı oluşturabilirsin.Asgari ücret ile çalışan bir "köle" açlık sınırının altında yaşıyor.Peki bizim sosyalist abilerimiz neden bunu hiç gündeme getirmez? Tartışma programlarında bile bu konular açıldığında üç beş cümle geçiştirilip gidiliyor.
Emekçinin hakkını "sözde" koruyanlara bakıyorum da nerde o eski devrimciler diyorum.Ayağında adidas,nike pabuç üzerinde Levi's pantolon ile devrimcilik yapıyor.Gülemiyorum bile.
Cevabınız için teşekkür ederim, Gerek sol kesimle ilgili, gerekse sosyal medya konusunda söylediklerinize katılıyorum, Her ne kadar devletin vatandaşın refahını sağlamak gibi bir görevi olmadığını düşünsem de.
Merlinin Kazani
21-07-2011, 08:58
Sevgili TurkceRap,
Bahsettiğim "refah" geniş kapsamlıdır.Sadece istihdam yada maddi olarak düşünmemek gerekir.Kendi fikirlerime göre elbette devlet ücretli köleliğe izin vermemelidir.Fakat bunun yanında refahtan kastım şudur; çocuklar ve gençler maximum düzeyde sosyal alanlar,ülke sınırları içinde maximum düzeyde güvenlik,suç oranlarını minimuma çekmek vs vs.. Bunlarında yanında en basiti yurtdışı seyahatlerinde ki vize sorunu.Belki, "bunun refahla alakası ne canım?" diyebilirsin ama bu bile insanları kendi ülkelerine, devletine falan bakışını değiştirebilecek bir konudur.
AlbatrosS
21-07-2011, 10:01
Emekçinin hakkını "sözde" koruyanlara bakıyorum da nerde o eski devrimciler diyorum.Ayağında adidas,nike pabuç üzerinde Levi's pantolon ile devrimcilik yapıyor.Gülemiyorum bile.
sayın merlin,
- devrimciler kara lastik mi giyer, giymeli?
- devrimci pazardan 1 ayda yırtılacak jean'imsi mi giymeli?
- peki bu kapitalistler kilot da üretiyor, devrimciler külot/bokser vs de giymemeli mi?
- adidas da, rodi de, adını bilemediğimiz imitasyon herhangi bir ürün de kapitalist üretim sistemine tabi değil midir?
- imitasyonu üreten malın sahibi adidas'ın ceosuna göre daha mı ''devrim''cidir mesela?
AlbatrosS
21-07-2011, 10:20
Sayın AlbatrosS,
Farklı frekanslardayız sanırım.Ben daha konunun en başında "haber doğruysa" dedim.Bu haberide ilk defa burada okudum o yüzden doğruluğunu bilmiyorum.Kaldı ki Kürtlerin de askerlerin ölümüne sevinmesi benim için garip bir durum olmaz.Ancak bunu kendi çöplüğünde yaparsan hem ortam daha az gerilir hemde zarar görmezsin.
hala doğruluğu hakkında fikir sahibi olmadığınız haber üzerinden yorum yapıyorsunuz, bu biraz garip değil mi?
kendi çöplüğünde yaparsan daha az gerilir... yargısında bulunmanızın bir kıymeti yok ki.
Feodaliteden neyi kastediğim anlamamışsınız.Nerede yaşıyorsunuz bilmiyorum yada o bölgelere hiç gittiniz mi?O bölgede, BDP den çok aşiret ağalarının sözü geçer.Olası bir özerklik durumunda görünürde ki söz sahipleri BDP olacaktır ama asıl sahipler her zaman ki gibi feodal toprak ağalarıdır.Devlet kendi çıkarları uğruna o feodaliteyi yıllarca körükledi durdu.
- aşiret konusunda yaygın kanaatleri sorgulamak gerekiyor.
- örneğin seçimlerde bağımsız aday olan birçok güçlü aşiret lideri seçilemedi.
- özellikle urfa'da seçilemeyen bağımsız aşiret liderleri dikkat çekiciydi
- kürt sorunuyla aşiret sorununun doğrudan alakası nedir ki?
Bugün ise o ağalar tabiri caizse "dokunulmaz" olmuştur.BDP kadınlar için o kadar çalışıyor ama o bölgede neden bu çalışmalar bir türlü sonuç vermiyor? Hâlâ, berdel gibi,başlık parası gibi,töre cinayetleri gibi,kızların okutulmaması gibi saçmalıklar neden var?Bahsettiğim olay tamamiyle budur.Önce kendi içlerinde "İrlandalıları" temizlemeleri gerekiyor.
- tc'nin en batısında yaşıyorum. daha 10 gün kadar önde bir adam ayrılmak isteyen karısını öldürdü. üstelik turistik bir tatil beldesinde yaşayan biri.
- zorla evlendirme, namus cinayeti vs olgular doğuya has değildir. namus cinayetlerini bakarsanız tc'nin her yerinde olabildiğini görürsünüz.
- bdp'nin elinde ''devlet'' imkanları yok. bu iş hukuki, sosyal ve ciddi imkanlarla; sosyo-ekonomik projelerle desteklenecek kapsamlı bir iş.
- istanbul'da sendikal haklar için mücadele veren bir sendikacı'ya, ''bakın herkes sigortasız, önce kendi evini temizle'' denebilir mi?
Beni burada irite eden, sizlerin Kürt milliyetçilerine de çanak tutmanız.Türklerin yaptığı "hayvanlıkları" Kürtlerde yapabiliyor.Tutarlı olmak istiyorsak masumları katleden iki tarafı da yerden yere vurmak gerekir.Kürtler durduk yere gidip dükkanları taşlıyor,milletin arabasını kundaklıyor,otobüslere molotof atıyor.Hiç suçu olmayan insanların hem canını yakıyorlar hemde mallarına zarar veriyorlar.Bu faşizm olmuyor mu acaba?
- bunları eleştiriririm; ama ''faşizm'' değildir. faşizm devletin baskı araç ve aygıtlarıyla örgütlediği bir yönetim şeklidir. faşist olabilmeniz için ''egemen'' olabilmeniz gerekir.
- kavramların içini boşaltıp tersinden kullanmak egemenin yaygın bir taktiğidir.
- kürt faşizmi söylemi gibi. ''kürtler faşizm yapmaz'' demek istemiyorum. bunu yapacakları bir ''devlet''leri olması gerekiyor. o devlete sahip olup hakim çoğunluğun tüm toplum nezdinde baskı araçlarını işlemesi gerekiyor. şöven milliyetçi bir ideolojik devlet ideolojisi kurmaları gerekiyor.
Ulus devlet saçmalığı dünya üzerinde yok olmadığı sürece bu tarz olaylar her yerde olacaktır.Türklerin de milliyetçiliği bir günde bitmez.O yüzden daha çok uzun yıllar bu sorunlarla iç içe yaşayacağımız kesin.Ne diyelim yüce allah sonumuzu hayırlara vesile etsin.Hoş işimiz Allah'a kaldıysa yandık ya..
milliyetçiliğin bir devlete hakim olması her zaman sorundur. türklerin milliyetçiliği maalesef herkesin sorunu, başta türk olanların.
TurkceRap
21-07-2011, 11:00
Sevgili TurkceRap,
Bahsettiğim "refah" geniş kapsamlıdır.Sadece istihdam yada maddi olarak düşünmemek gerekir.Kendi fikirlerime göre elbette devlet ücretli köleliğe izin vermemelidir.Fakat bunun yanında refahtan kastım şudur; çocuklar ve gençler maximum düzeyde sosyal alanlar,ülke sınırları içinde maximum düzeyde güvenlik,suç oranlarını minimuma çekmek vs vs.. Bunlarında yanında en basiti yurtdışı seyahatlerinde ki vize sorunu.Belki, "bunun refahla alakası ne canım?" diyebilirsin ama bu bile insanları kendi ülkelerine, devletine falan bakışını değiştirebilecek bir konudur.
Vizelerin dolaylı yoldan da olsa vatandaşın refahıyla alakası vardır zaten, bizim insanımız dünyayı tanısa bugün böyle mi olurdu, o konuda kesinlikle haklısın.