PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Deizm Çıkmazı


VraeL
24-07-2011, 18:08
"Tanrı" kavramı görecelidir.

* Pagan topluluklarda tanrıların "yapabildikleri, güçleri, güçlerinin sınırları" bellidir.

* Semavi dinlerde tek tanrı vardır "gücünün sınırı yoktur"

* Günümüz neopagan topluluklarında ise tanrılar aslında enerji formlarıdırlar, güçleri sınırlıdır.

Ateizm tüm bu tanrı kavramlarını reddeder. Herhangi bir tanrı figürünün, tamamen kendi şahsi gücünü kullanarak herşeyi baştan ve yoktan "yarattığı" fikrini, ateizm bütünüyle reddetmektedir.

Fakat deizm der ki: "hiç bir dinden değilim, ama tanrı vardır, kainatı "yaratmıştır", yarattıktan sonra hiçbirşeye karışmamış ve olduğu gibi bırakmıştır. Tüm bunların sonucunda doğa kendi başına şekillenmiş, insanlar evrimleşmiş, cart curt olmuştur..."


Peki şunu sormak gerekir: eğer deizm hiç bir dini kabul etmiyorsa, varlığına inandığı tanrı hangi -tipteki- tanrıdır ?
Semavi, pagan, neopagan ve saymayı unuttuğum diğer tiptekiler ? Hangisi?

Deizmin tanrısını belirleyen-anlatan-betimleyen genel jargonda kabul görülmüş herhangi bir kitap-yazılı kaynak yoktur. Tek şart vardır, tanrı evreni yaratmış gerisine karışmamıştır.
Sonuç olarak deist'im diyen kişinin kafasında, kendisine özel bir tanrı figürü oluşur. Yani kişiye özel tanrı...
Bu yüzden bir ateist ile bir deistin tanrının varlığı yokluğu konusundaki tartışması tam bir çıkmaza meyilli tartışmadır.

Ateist deizmin tanrıyı eleştirmek ister, fakat deizmin genel bir tanrı figürü yoktur. Bahsi geçen tanrının bir dini, bir kitabı da yoktur. Bahsi geçen tanrının kendini ifade ettiği, kendiğini anlattığı sözleride yoktur. Doğal olarak deist ortaya somut bir veri ve iddia koyamaz. Sadece kafasındaki tanrı figürünü anlatmakla kalır. Sonuç itibari ile ateist ortada somut birşey olmadığı için somut bir eleştiride yapamaz. Tartışma çıkmazda kalır.

Tüm bunlardan ziyade deist olan kişi tartışmada tanrı kavramını istediği yöne çekebilme, tanrıyı istediği gibi ifade ederek ateist bireyin sorularından "kaçabilme" şansına sahiptir, bir örnek vermek gerekirse eğer:

Ateist olan birey, şöyle bir soru soracaktır:
Ateist: Eğer tanrı varsa ve herşeyi o yarattıysa, dünyanın böyle bir yer olacağını, insanların maddi değerler uğruna birbirine zarar vereceğini bile bile neden yarattı?

(bu soruya bakıldığında ateist birey, semavi dinlerin çoğunluğundan dolayı tanrıyı, "herşeyi bilen tanrı" şeklinde düşünerek sormuştur sorusunu.)

Deist: İyide ben tanrının herşeyi bildiğini iddia etmedim ki, zaten deizmde böyle bir bilgi-kural'da yok...
Görüldüğü gibi tartışma çıkmazda kalır, verim alınamaz.

Şahsımca deizm, dinlerden arınmış fakat tanrı kavramına bağlılığını kesememiş bireylerin sığınma kalesidir. Bir nevi teizmden, a-teizme geçiş aşamasıdır.

Saygılarımla.

Deistic Thought
24-07-2011, 20:56
Deizm geçiş aşaması değildir. Ateizmden deizme geçen bir sürü kişi var, örneğin filozof Anthony Flew.

Deizmi geçiş amacı olarak kullanıp bir süre ''ben deistim'' diyen insanlar zaten deizmin mantığını kavramamış kişilerdir.

Üstteki sorular için Albert Einstein'dan alıntı yapalım:

“Benim inancım, zayıf ve çelimsiz akıllarımız ile algılayabildiğimiz ve kendisini küçük detaylarda açığa vuran sonsuz üstün bir ruhun mütevazi hayranlığından ibaretir.Bu kavrayamadığımız evrendek açığa çıkan üstün bir mantık gücünün varlığına olan derin duygusal sağlam inanç benim Tanrı düşüncemi şekillendiriyor.”

Olimpiyat
24-07-2011, 21:18
einstein bunu ne zaman nerede söylemiş ya da yazmış, kaynak?

(merak ettiğim için soruyorum)

bakkalmahmud
24-07-2011, 21:44
Deizmde neden tanri?,tanrilar deyil?,bunun bir sebebi varmi?.

Olimpiyat
24-07-2011, 21:53
Sanırım deistlerde 3 büyük dinin dolaylı etkisi var...

AhbAp
24-07-2011, 21:53
Deizmde neden tanri?,tanrilar deyil?,bunun bir sebebi varmi?.

Genellikle teist günlerden bir kalıntı, bir alışkanlık olsa gerek.

bakkalmahmud
24-07-2011, 23:06
Tanri var demek, onu bir olarak tarif etmek, bir bilgi gerektirir,yoksa ic düyamizdaki hislerlemi onu bir olarak tarif ediyoruz?

VraeL
25-07-2011, 00:52
Deizm geçiş aşaması değildir. Ateizmden deizme geçen bir sürü kişi var, örneğin filozof Anthony Flew.

Deizmi geçiş amacı olarak kullanıp bir süre ''ben deistim'' diyen insanlar zaten deizmin mantığını kavramamış kişilerdir.

Üstteki sorular için Albert Einstein'dan alıntı yapalım:

“Benim inancım, zayıf ve çelimsiz akıllarımız ile algılayabildiğimiz ve kendisini küçük detaylarda açığa vuran sonsuz üstün bir ruhun mütevazi hayranlığından ibaretir.Bu kavrayamadığımız evrendek açığa çıkan üstün bir mantık gücünün varlığına olan derin duygusal sağlam inanç benim Tanrı düşüncemi şekillendiriyor.”

Deizm geçiş aşaması olabilir veya olmayabilir fakat benim şahsi fikrim olduğu yönündedir :

Şu ana kadar dışarıda görüp-tanıyıpta Deist olan kişiliklerde gördüğüm şey, dinin gerçek yüzünü görmüş, fakat tanrı dediğimiz figürden bir türlü kurtulamamış kişilerdi.

Tanrı dediğimiz varlığı reddetmek çoğu için yalnız kalmak, savunmasız kalmak, sahipsiz kalmak gibi birşeydi onlar için.

Şuan ki görüşüm geçiş aşaması taşıdığı yönündedir.

Bunun yanı sıra "Deizmi geçiş amacı olarak kullanıp bir süre ''ben deistim'' diyen insanlar zaten deizmin mantığını kavramamış kişilerdir." şeklinde bir cümleniz olmuş.

Bize deizmin size göre olan mantığını anlatır mısınız?

paslıçivi
26-07-2011, 05:35
Ateist deizmin tanrıyı eleştirmek ister

sevgili vrael..

deistin tanrısının kime ne zararı olmuştur ki bir ateist bu tanrıyı eleştirmek ister ve eleştirir de..

ya da bir ateist niçin tüm tanrı kavramlarını eleştirmek, yoklamak ister?

bu sorulara kendi içinde tatminkar bir cevap verebilirsen bazı şeyleri kavraman açısından çok faydalı olacağını düşünüyorum..

ya da şöyle sorayım.. bir materyalist niçin insanüstü/dışı bir iradeyi yoklamaya/yanlışlamaya çalışır?

bir ateisti böyle düşünmeye ve davranış sergilemeye iten şey nedir?

ereninthenature
26-07-2011, 05:40
sevgili vrael..

deistin tanrısının kime ne zararı olmuştur ki bir ateist bu tanrıyı eleştirmek ister ve eleştirir de..

ya da bir ateist niçin tüm tanrı kavramlarını eleştirmek, yoklamak ister?

bu sorulara kendi içinde tatminkar bir cevap verebilirsen bazı şeyleri kavraman açısından çok faydalı olacağını düşünüyorum..

ya da şöyle sorayım.. bir materyalist niçin insanüstü/dışı bir iradeyi yoklamaya/yanlışlamaya çalışır?

bir ateisti böyle düşünmeye ve davranış sergilemeye iten şey nedir?

insanlar sorumluluklarindan kaciyor insanustu varliklar sayesinde.o yuzdendir belki.

paslıçivi
26-07-2011, 05:43
hangi sorumluluklarından mesela?

ya da bir materyalist bu tanrıcı zihniyetin kaçtığı hangi sorumluluğu yerine getiriyor..

Olimpiyat
26-07-2011, 08:59
Hayatta anlayamadığı ve bilimin henüz cevap bulamadığı boşlukları Tanrı ile doldurmak olabilir mi?

Bu ise teslimiyetçi bir tavıra neden olup, araştırma duygusunu köreltebilir.

Örnek: Big bang öncesi..

Daha çok dindarlarda var gerçi, çok fazla deist tanımıyorum.

ereninthenature
26-07-2011, 12:35
hangi sorumluluklarından mesela?

ya da bir materyalist bu tanrıcı zihniyetin kaçtığı hangi sorumluluğu yerine getiriyor..

bilimi, teknolojiyi, sanati insanca yasamayi ileri tasimak sorumlulugu.

ben teist arkadaslarima teknolojinin gelisimi tum dunyayi doyurabilir ve savasi bitirebilir dedigimde nolcak 150 yil sonra kiyamet kopcak diyorlar.umrunda degil adamin dunya, yasam kalitesi.

afrikada cocuklar pis su icmekten olunce ben uzuluyorum.o Allahin taktiri diyor.cennette acisinin karsiligini verir diyor.

TurkceRap
26-07-2011, 13:11
insanlar sorumluluklarindan kaciyor insanustu varliklar sayesinde.o yuzdendir belki.


Tam olarak öyle değil aslında,Organize dine mensup biri herhangibir suçun cezasını öbür dünyaya bırakmak isteyebilir, fakat Bir Ateist, Agnostik veya Deist bu konuda birbirinden çok da fazla farklı davranışlar göstermeyecektir, Çünkü Deizmin dünya işlerine karışan bir şeriatı yoktur.

Belki Deist kişiler TANRI'nın dünya işlerine karışıp karışmadığı ile ilgili farklı görüşler ileri sürebilir, fakat genel olarak kişisel yaşamlarında Teist inançlara has özellikler görmeyiz diye düşünüyorum.

TurkceRap
26-07-2011, 13:13
bilimi, teknolojiyi, sanati insanca yasamayi ileri tasimak sorumlulugu.

ben teist arkadaslarima teknolojinin gelisimi tum dunyayi doyurabilir ve savasi bitirebilir dedigimde nolcak 150 yil sonra kiyamet kopcak diyorlar.umrunda degil adamin dunya, yasam kalitesi.

afrikada cocuklar pis su icmekten olunce ben uzuluyorum.o Allahin taktiri diyor.cennette acisinin karsiligini verir diyor.


Siz Teist yaklaşımlardan bahsediyorsunuz, Deizim'den değil...

VraeL
26-07-2011, 23:33
sevgili vrael..

deistin tanrısının kime ne zararı olmuştur ki bir ateist bu tanrıyı eleştirmek ister ve eleştirir de..

ya da bir ateist niçin tüm tanrı kavramlarını eleştirmek, yoklamak ister?

bu sorulara kendi içinde tatminkar bir cevap verebilirsen bazı şeyleri kavraman açısından çok faydalı olacağını düşünüyorum..

ya da şöyle sorayım.. bir materyalist niçin insanüstü/dışı bir iradeyi yoklamaya/yanlışlamaya çalışır?

bir ateisti böyle düşünmeye ve davranış sergilemeye iten şey nedir?

Sevgili paslıçivi

Tanrı dediğimiz varlık, bir kolaya kaçış yöntemidir.

Kişiler doğa üstü birşeyi anlayamadığı zaman o şeyi tanrıya yorar, işin içinden çıkıp gider.

Bugün nice müslüman arkadaşıma "derinlemesine araştılmadığı müddetçe kolay anlaşılmayan birşeyi sorduğumda", "amaaan allahın işi işte" cevabını çok sık alırım.

Gerçek bir örnek vermek gerekirse, geçmişteki kimi topluluklar "hortum" dediğimiz hava olayını anlayamamışlar.
Ani bir fırtına sonrası çıkan hortum, binalarını, yapılarını, ekinlerini mahveder, korkulu bir gün yaşatırdı onlara.
Hortumun şeklinden, hareketinden, orta kısmındaki kırıklığından yola çıkarak hortumun "tanrının parmağı" olduğu düşüncesine kapılan topluluklar vardı. Özellikle orta çağda "tanrı parmağını kullanarak bizi cezalandırıyor" düşüncesi oldukça yaygındı.

Bahsini ettiğim bu topluluklar pagan veya katolik hristiyan olabilirler fakat bu örnekte görülüyor ki tanrı figürü, kişilerin anlam veremediği "neredeyse" her türlü olayı bağladığı bir figürdür.

Tanrı kavramının bu etkisinin; kişilerin, olaylar arkasındaki nedenleri derinlemesine düşünmesini engelleyeci nitelik taşıdığı düşünülebilir.

Richard dawkins'in Stephen Hawking ile konuştuğu-fikir paylaştığı bir videosu vardı, kendiside aynı etkiyi yaptığını düşünerek tanrı figürüne karşı olduğunu söylemişti.

Bundan dolayı bir ateist; ister deistin, ister satanistin, ister müslümanın tanrısı olsun, her türlü tanrı kavramına karşı çıkmalı şahsımca.

paslıçivi
27-07-2011, 06:54
Tanrı kavramının bu etkisinin; kişilerin, olaylar arkasındaki nedenleri derinlemesine düşünmesini engelleyeci nitelik taşıdığı düşünülebilir.

Richard dawkins'in Stephen Hawking ile konuştuğu-fikir paylaştığı bir videosu vardı, kendiside aynı etkiyi yaptığını düşünerek tanrı figürüne karşı olduğunu söylemişti.

Bundan dolayı bir ateist; ister deistin, ister satanistin, ister müslümanın tanrısı olsun, her türlü tanrı kavramına karşı çıkmalı şahsımca.

yani öncelik bilim, bilgiye ulaşmak diyorsun.. o insanın inandığı, yaşamına verdiği anlama/tanrısına tutunarak huzur içinde yaşamasının hiç bir önceliği yok..

sevgi vrael bilim ne için var?
kimin için var?
kaplumbağalar için mi,
çam ağaçları için mi,
dağlar taşlar için mi?

niçin varlığı/evreni tanımaya bilmeye çalışıyoruz,
niçin bilimde her konuda bir takım teknolojiler, tıbbi gelişmeler için uğraşıyoruz..

ormanda yaşayan ayılar için mi,
denizde yaşayan hamsiler için mi?

hepsi insan için değil mi, kendi türümüz için bir şeyler yapmaya, daha kaliteli daha medeni daha uzun ve sağlıklı yaşayıp türümüzü devam ettirebilek için yapıyoruz bunları..

şayet önceliğin; insanoğlunun işine yarayacak bilgiye/gerçeğe ulaşmak ve bu uğurda tüm insani değerleri parçalayıp, yokedip, ayaklar altına alıp bu yolda gitmekse,

senin karşındaki adamın tavrı da aynı olacaktır, o da hakikat zannettiği şeye ulaşmak ve korumak adına sana saldıracak seni yoketmeye çalışacaktır..

yani binlerce yıldır devam eden senaryonun devamı..

yiyelim biribirimizi, yokedelim tüm insani değerleri, insanın mutluluğu huzuru kimin umrunda, önemli olan hakikat zannettiklerimizi korumak kollamak zaten..

çünkü o hakikat zannetleklerimizi şu an hiç kimse

gözlemlenebilir
sınanabilinir
tekrarlanabilinir
ve evrensel onay almış olarak

ortaya koyamıyor.. hepimiz uykumuzda gördüğümüz rüyanın bozulmaması için diğer rüyaları yoketmeye devam edelim..


-evren bir sırdır/gizemdir/bilinemezdir demiyelim..

-evreni biz biliyoruz işte böyle böyle deyip, ondan sonra kanıtlayamadığımız için de

-hayır evren sizin dediğiniz gibi değil, evren şöyle böyledir diyen adamları kesmeye devam edelim..


buyrun efendim siz biribirinizi kesmeye devam edin, uyumaya ve o gördüğünüz güzel rüyadan uyanmayın..

insanoğlundan insana olan evrimimiz kertile kertile daha binlerce yıl sürsün..


tabii bu arada kendi neslimizin soyunu kendi ellerimizle sona erdirmeden o düzeye gelebilirsek..

hani bilimde bunca ileerlemize sadece ateist dediğimiz insanlar neden olsa bir parça olsun hak vericem size ama..

neyi nereden tutacağımı bilmiyorum artık..

Khaos
27-07-2011, 13:02
tanrı yalandır.
yalanı redetmek, bireyin en doğal hakkıdır.

şu yada bu sözde gerekçe ile,
yalanı redetme hakkımız sorgulanıyor görüyorum ki.

şu ya da bu gerekçe ile bu yalanı sorgulamaya yanaşmayanlar,
yalanı sorgulayanları baskı altına almaya çalışıyor.

kendi pasifist idealizmlerinden duydukları rahatsızlığın dışavurumu bu.

bir materyalist/ateist tanrı kavramını neden eleştirir diye sormanın motivasyonu nedir.

eleştirmesin mi.
yalanı kabul mu etsin.
paslıçivi
senin bu sitede bulunma amacın bu mu.

VraeL
27-07-2011, 18:04
yani öncelik bilim, bilgiye ulaşmak diyorsun.. o insanın inandığı, yaşamına verdiği anlama/tanrısına tutunarak huzur içinde yaşamasının hiç bir önceliği yok..

sevgi vrael bilim ne için var?
kimin için var?
kaplumbağalar için mi,
çam ağaçları için mi,
dağlar taşlar için mi?

niçin varlığı/evreni tanımaya bilmeye çalışıyoruz,
niçin bilimde her konuda bir takım teknolojiler, tıbbi gelişmeler için uğraşıyoruz..

ormanda yaşayan ayılar için mi,
denizde yaşayan hamsiler için mi?

hepsi insan için değil mi, kendi türümüz için bir şeyler yapmaya, daha kaliteli daha medeni daha uzun ve sağlıklı yaşayıp türümüzü devam ettirebilek için yapıyoruz bunları..

şayet önceliğin; insanoğlunun işine yarayacak bilgiye/gerçeğe ulaşmak ve bu uğurda tüm insani değerleri parçalayıp, yokedip, ayaklar altına alıp bu yolda gitmekse,

senin karşındaki adamın tavrı da aynı olacaktır, o da hakikat zannettiği şeye ulaşmak ve korumak adına sana saldıracak seni yoketmeye çalışacaktır..

yani binlerce yıldır devam eden senaryonun devamı..

yiyelim biribirimizi, yokedelim tüm insani değerleri, insanın mutluluğu huzuru kimin umrunda, önemli olan hakikat zannettiklerimizi korumak kollamak zaten..

çünkü o hakikat zannetleklerimizi şu an hiç kimse

gözlemlenebilir
sınanabilinir
tekrarlanabilinir
ve evrensel onay almış olarak

ortaya koyamıyor.. hepimiz uykumuzda gördüğümüz rüyanın bozulmaması için diğer rüyaları yoketmeye devam edelim..


-evren bir sırdır/gizemdir/bilinemezdir demiyelim..

-evreni biz biliyoruz işte böyle böyle deyip, ondan sonra kanıtlayamadığımız için de

-hayır evren sizin dediğiniz gibi değil, evren şöyle böyledir diyen adamları kesmeye devam edelim..


buyrun efendim siz biribirinizi kesmeye devam edin, uyumaya ve o gördüğünüz güzel rüyadan uyanmayın..

insanoğlundan insana olan evrimimiz kertile kertile daha binlerce yıl sürsün..


tabii bu arada kendi neslimizin soyunu kendi ellerimizle sona erdirmeden o düzeye gelebilirsek..

hani bilimde bunca ileerlemize sadece ateist dediğimiz insanlar neden olsa bir parça olsun hak vericem size ama..

neyi nereden tutacağımı bilmiyorum artık..

Ben ne yazmışım, siz ne anlamışsınız.

Ben "bir ateist her türlü tanrı kavramına karşı çıkmalı" derken her türlü tanrı kavramını eleştirmeli demeye çalışıyorum.
Siz ise çıkmış :
"yiyelim biribirimizi, yokedelim tüm insani değerleri, insanın mutluluğu huzuru kimin umrunda, önemli olan hakikat zannettiklerimizi korumak kollamak zaten.." diyorsunuz.

Bir kavramı, figürü eleştirmek; mantık dışı yönlerini irdelemek, kaleme almak, anlatmak, yazmak ne zamandan beri vahşetlik, canilik, kesmek-saldırmak gibi eylemler ile bir tutuluyor?

Ben başlığımda ve yorumlarımda, bir ateist, hangi tip ve özellikte olursa olsun, tanrı kavramını eleştirmeli, deist tanrısı veya pagan tanrısıdır diye eleştirmekten çekinmemeli diyorum, siz çıkmış "buyrun efendim siz biribirinizi kesmeye devam edin" diyorsunuz. Bravo.

paslıçivi
28-07-2011, 05:19
Ben ne yazmışım, siz ne anlamışsınız.

Ben "bir ateist her türlü tanrı kavramına karşı çıkmalı" derken her türlü tanrı kavramını eleştirmeli demeye çalışıyorum.
Siz ise çıkmış :
"yiyelim biribirimizi, yokedelim tüm insani değerleri, insanın mutluluğu huzuru kimin umrunda, önemli olan hakikat zannettiklerimizi korumak kollamak zaten.." diyorsunuz.

Bir kavramı, figürü eleştirmek; mantık dışı yönlerini irdelemek, kaleme almak, anlatmak, yazmak ne zamandan beri vahşetlik, canilik, kesmek-saldırmak gibi eylemler ile bir tutuluyor?

Ben başlığımda ve yorumlarımda, bir ateist, hangi tip ve özellikte olursa olsun, tanrı kavramını eleştirmeli, deist tanrısı veya pagan tanrısıdır diye eleştirmekten çekinmemeli diyorum, siz çıkmış "buyrun efendim siz biribirinizi kesmeye devam edin" diyorsunuz. Bravo.

sevgili vrael..

görebildiğim kadarıyla hayatınızda ateizmden başka hiç bir bilinç açıklığını doğru dürüst deneyimlememişsiniz.. şayet deneyimleseydiniz bu tartışmaların, konuşmaların, karşısında durmaların karşı tarafta nasıl bir duygulanmaya ve tepkimeye neden olduğunu bir parça olsun kavrayabilir ve empati kurma şansınız olurdu..

bakın mesela ateizm de; yaşama/varlığa anlam verme, sıfatlandırma bilinç açıklığıdır, aynı idealizm gibi.. her ikisinin yönü biribirinin zıttıdır sadece..

ben bu sitede önceleri ateizmi yaşamış deneyimlemiş biri olarak ateizmi yanlışlamaya değil, sadece "insanı merkeze alma bilinç tabanlı" deklarasyonlarımla bile ateistlerin ne kadar şiddetli tepkisine maruz kalıyorum.. duymadığım laf işitmediğim hakaret kalmadı.. hem idealistlerden hem de materyalistlerden.. bu durum benim için hiç sorun değil ama egoda yaşayan biri için bu bir cinayet sebebi bile olur ki nitekim dünya insanlığının binlerce yıldır halini biliyoruz..


demek ki; herkesin yaşama verdiği anlam ve sıfatlandırma o kişi için hayati önem taşıyor ve tüm bahsettiğim bu insanlar egoda/zihinde yaşadıkları için nasıl savruluyorlar, nasıl saldırıyorlar..

bir insanın varlığa verdiği anlam/sıfatlamayı tehdit eden her görüş o kişiyi ister idealist olsun ister materyalist, ciddi oranda rahatsız edip ekseninden/merkezinden savurur ve çepere kaydırır.. ortada artık o kişinin kendisi değil çepere kaymış öfkesinden başka bir şey yoktur..

yani kişi; kişi olmaktan çıkıp öfkeye dönüşür.. oysa kişi ve öfke farklı, biribirinden ayrık iki kavramdır.. ama bu bahsettiğim durumlarda ortada kişinini bilinci değil sadece öfkesi kalır.. yani bilinç öfkeye dönüşmüş bir hal alarak tutum ve davranış gösterir..

insanı merkeze/temele alma bilinçaçıklığına ulaşılmadığı sürece siz onları onlar sizi yanlışlayıp duracaksınız ve biribirinizi yiyeceksiniz..

yani ben hiç bir şeyi yanlış anlamış değilim ama sizin yaşınız genç olduğu için yaşam tecrübeniz çok kısıtlı, bu da çok doğal bir durum..

burda yazdığın söylediğin sözleri meydanlara çık söyle bakalım, neler yaşandığını kendi gözlerinle gör.. Turan Dursun olayı bile daha taptaze dururken hem de..

bu site yaşamın bir sanal kesiti, somut olarak biribirimizin karşısında olmadığımız için hepimiz bol keseden sallıyoruz sadece.. buna ben de dahilim..

paslıçivi
28-07-2011, 05:34
bir materyalist/ateist tanrı kavramını neden eleştirir diye sormanın motivasyonu nedir.

eleştirmesin mi.
yalanı kabul mu etsin.
paslıçivi
senin bu sitede bulunma amacın bu mu.

sevgili khaos, materyalist/ateist dediğimiz insanlar "tanrı kavramını eleştirmesinler" diye bir öğüt vermem en başta kendi tezime en büyük çelişkidir..

ben zaten; ister idealist olsun ister materyalist kendi bilinçaçıklık deklarasyonun dışında olan tüm deklarasyonları eleştirmek, yanlışlamak zorundadır diyorum.. yani "benim inancım hakikat/gerçek diğer tüm inançlar yanlıştır" olayı..

bu durum ikinci benlik katmanımız olan egoda yaşayan tüm dünya insanlığı için geçerlidir.. bu benlik katmanında yaşadığınız sürece bu tür davranışlarınız zaten bir zorunluluktur.. farklı şekilde davranmanız imkansızdır..

benim bu sitede bulunma amacım; insan tabanlı bilinçaçıklığını aktarabilmek, şimdiki bilinçaçıklığının insanoğlu soyunu ve yaşam kalitesini çok ciddi tehdit eden ve tedavi edilmesi gereken bir tıbbi hastalık olduğunu savunmaktır.. ve asıl önemlisi bu uğurda profesyonel insanlardan (bilim/tıpla uğraşan) en azında birine ulaşabilmek ve bu konuda bir itki, ivme yaratabilmek..

VraeL
28-07-2011, 15:49
sevgili vrael..

görebildiğim kadarıyla hayatınızda ateizmden başka hiç bir bilinç açıklığını doğru dürüst deneyimlememişsiniz.. şayet deneyimleseydiniz bu tartışmaların, konuşmaların, karşısında durmaların karşı tarafta nasıl bir duygulanmaya ve tepkimeye neden olduğunu bir parça olsun kavrayabilir ve empati kurma şansınız olurdu..

bakın mesela ateizm de; yaşama/varlığa anlam verme, sıfatlandırma bilinç açıklığıdır, aynı idealizm gibi.. her ikisinin yönü biribirinin zıttıdır sadece..

ben bu sitede önceleri ateizmi yaşamış deneyimlemiş biri olarak ateizmi yanlışlamaya değil, sadece "insanı merkeze alma bilinç tabanlı" deklarasyonlarımla bile ateistlerin ne kadar şiddetli tepkisine maruz kalıyorum.. duymadığım laf işitmediğim hakaret kalmadı.. hem idealistlerden hem de materyalistlerden.. bu durum benim için hiç sorun değil ama egoda yaşayan biri için bu bir cinayet sebebi bile olur ki nitekim dünya insanlığının binlerce yıldır halini biliyoruz..


demek ki; herkesin yaşama verdiği anlam ve sıfatlandırma o kişi için hayati önem taşıyor ve tüm bahsettiğim bu insanlar egoda/zihinde yaşadıkları için nasıl savruluyorlar, nasıl saldırıyorlar..

bir insanın varlığa verdiği anlam/sıfatlamayı tehdit eden her görüş o kişiyi ister idealist olsun ister materyalist, ciddi oranda rahatsız edip ekseninden/merkezinden savurur ve çepere kaydırır.. ortada artık o kişinin kendisi değil çepere kaymış öfkesinden başka bir şey yoktur..

yani kişi; kişi olmaktan çıkıp öfkeye dönüşür.. oysa kişi ve öfke farklı, biribirinden ayrık iki kavramdır.. ama bu bahsettiğim durumlarda ortada kişinini bilinci değil sadece öfkesi kalır.. yani bilinç öfkeye dönüşmüş bir hal alarak tutum ve davranış gösterir..

insanı merkeze/temele alma bilinçaçıklığına ulaşılmadığı sürece siz onları onlar sizi yanlışlayıp duracaksınız ve biribirinizi yiyeceksiniz..

yani ben hiç bir şeyi yanlış anlamış değilim ama sizin yaşınız genç olduğu için yaşam tecrübeniz çok kısıtlı, bu da çok doğal bir durum..

burda yazdığın söylediğin sözleri meydanlara çık söyle bakalım, neler yaşandığını kendi gözlerinle gör.. Turan Dursun olayı bile daha taptaze dururken hem de..

bu site yaşamın bir sanal kesiti, somut olarak biribirimizin karşısında olmadığımız için hepimiz bol keseden sallıyoruz sadece.. buna ben de dahilim..

Sevgili paslıçivi,

Sizin bu "bilinç açıklığı" kavramınızdan net olarak kastınız nedir bilemeyeceğim fakat ateizmden daha önceki dönemlerimde farklı anlayışları, farklı forumlarda paylaştığım dönemlerim oldu. Üstelik çokta ağır eleştirel almıştım zamanında ve çokta iyi savunmasını yapmıştım düşüncelerimin.
Bir süre sonra zihniyet farklılığı ve "amaçta değişiklik" yaşayınca eski anlayışımı paylaşıma sunmaktan vazgeçip pasif olarak ateist anlayıştaki sitelerde takılmaya karar verdim, son 1 senedir ise aktif olarak ateist düşünceyi yavaş yavaş savunmaya başladığımı söylebilirim. Kısacası sandığınız gibi deneyimlediğim tek şey ateizm değil. Kısacası karşıt görüşlü bir sitede, kendi iddialarını yazıp, sonrada eleştiri almanın nasıl bir duygu olduğunu bilirim.

demek ki; herkesin yaşama verdiği anlam ve sıfatlandırma o kişi için hayati önem taşıyor ve tüm bahsettiğim bu insanlar egoda/zihinde yaşadıkları için nasıl savruluyorlar, nasıl saldırıyorlar..bir insanın varlığa verdiği anlam/sıfatlamayı tehdit eden her görüş o kişiyi ister idealist olsun ister materyalist, ciddi oranda rahatsız edip ekseninden/merkezinden savurur ve çepere kaydırır.. demişsiniz.

Öncelikle şunu söyleyeyim, yaşama ve hayata verdiğim anlam, benim için hayati önem arz etmiyor. Çünkü ben, yaşam deneyimlerimden yola çıkarak hayata verdiğim anlamın an ve an değişebileceğini anlayabilmiş-kavrayabilmiş bir bireyim.
Kendi değerleri eleştirildiğinde küplere binen, öfke besleyen tipler, işte bunu kavrayamamış-anlayamamış bireylerdir.

Zayıf zihniyetler, önyargılı zihniyetler, kendi düşüncem doğru diğerleri yanlış anlayışına sahip zihniyetler doğal olarak kendi ideolojisine yapılan eleştiriyi kaldıramaz. Eleştiride bulunan kişiye öfke besler, o kişinin kötülüğün askeri olduğu gibi saçma-hurafe-şizofrenik düşüncelere kapılır. Bu vaziyet ya kişinin kendisinden, ya da savunduğu ideolojinin, kendisinden böyle davranmasını istemesinden dolayı kaynaklanmaktadır.

Eleştiride bulunan kişi, sırf karşısındaki birey bu duruma girecek diye eleştiri yapmaktan kaçınacaksa eğer, bu adeta toplumsal baskıya girer. Özgürlük kısıtlamasına girer. Ayrıca eleştirdiği ideolojinin, eleştiriye kapalı, dogmatik, baskıcı, faşist bir yapıya sahip olduğu sonucu çıkar.

Ben bir ateist olarak ateizmin eleştirisine açığım. Şu ana kadar hiç bir Ateist, ateizm eleştirildi diye insanları sokağın ortasında sırtından vurmamıştır. Fakat bunu yapan Teistler var öyle değil mi? Ve bunu yapmalarındaki sebeb o sevgili "kutsal"larının, tanrılarının böyle emrediyor olmasıdır.

Eğer bir ideoloji, kendi safında olan insanlara; "diğer saftan olanlar ile arkadaşlık kurmayın, bizi eleştireni öldürün, bizim ideolojimizi ise dünyaya yayın" diyorsa, o şey ideoloji değil, bildiğin sapkınlık-canilik-ruh hastalığıdır...

İşte bu tip bireyler, sizin bahsettiğiniz "insanı merkeze/temele alma bilinçaçıklığı"na ulaşamayan insanlardır.

Ve eğer yaptığım eleştiriler sonucunda bir birey karşısındaki ideolojiyi saygı çerçevesi içerisinde dinleme alışkanlığı kazanıyor, öfkelenmeden, alınganlık yapmadan, nefret beslemeden cevap verebilme olgunluğu kazanıyorsa; karşı ideolojiyi eleştirmek, insanlık adına gerekli olan, "insanı merkeze/temele alma bilinçaçıklığı"na ulaşmış her bireyin yapması gereken bir eylemdir.

Saygılarımla

paslıçivi
29-07-2011, 07:49
Öncelikle şunu söyleyeyim, yaşama ve hayata verdiğim anlam, benim için hayati önem arz etmiyor. Çünkü ben, yaşam deneyimlerimden yola çıkarak hayata verdiğim anlamın an ve an değişebileceğini anlayabilmiş-kavrayabilmiş bir bireyim.


bu cümleniz benim için yeterlidir sevgili vrael..

ileriki yaşamınızda "bir an" deizmi deneyimleme şansınız olursa bunun bir "çıkmaz" değil, aynı teizm ateizm gibi bir insanın "insandan öte" bir kavrama tutunma ihtiyacından kaynaklandığını kavrarsınız.. ateizmle deizm arasında bu açıdan hiç bir fark olmadığını görürsünüz..

VraeL
29-07-2011, 14:31
bu cümleniz benim için yeterlidir sevgili vrael..

ileriki yaşamınızda "bir an" deizmi deneyimleme şansınız olursa bunun bir "çıkmaz" değil, aynı teizm ateizm gibi bir insanın "insandan öte" bir kavrama tutunma ihtiyacından kaynaklandığını kavrarsınız.. ateizmle deizm arasında bu açıdan hiç bir fark olmadığını görürsünüz..

Sevgili paslıçivi

Genel düşüncem birbiri ile çatışan-zıt olan 2 ideolojiyi veya devletleri veya olayları anlamanın en güzel yolu içlerine girmeden, ikisinede dışardan bakmaktır.Fakat bazı şeyler o kadar detaylı, o kadar karışık oluryor ki, anlayabilmeniz için illaki içlerine dahil olmanız gerekiyor.

Umarım ki, bir gün her ideoloji ve düşünce, onları anlamamız için içlerine girmeye gerek kalmayacak kadar saydamlaşır ve anlaşılır hale gelir.

Saygılar.

Russell
29-07-2011, 23:27
Ben deistken inandığım yaratıcı tam da islamın bahsettiği şekilsiz, ne erkek ne dişi, başı sonu yok, her harekette her düşünüşte benimle içiçe bir varlık inancıydı. İslamdan kurtulunca bu yaratıcının dininden arındım ama kendinden değil. Sonra ne oldu, ateizme geçtim mi? Evet geçtim, ama ateizm de agnostisizme geçişimde aracı oldu. Deizm(tez) + Ateizm(antitez) = Agnostisizm(sentez) denklemi işledi. Yani deizme geçiştir diyenler her zaman kendi inandıkları ateizmi de bir son nokta gibi görmemeli.


Türkiye gibi nüfusunun çoğu müslüman(hoşgörüsüz, saldırgan) olan bir ülkede birbirimizin inançsızlığının türüne takacağımıza dinsiz olmak ortak payesinde buluşmalıyız.

VraeL
30-07-2011, 00:01
Ben deistken inandığım yaratıcı tam da islamın bahsettiği şekilsiz, ne erkek ne dişi, başı sonu yok, her harekette her düşünüşte benimle içiçe bir varlık inancıydı. İslamdan kurtulunca bu yaratıcının dininden arındım ama kendinden değil. Sonra ne oldu, ateizme geçtim mi? Evet geçtim, ama ateizm de agnostisizme geçişimde aracı oldu. Deizm(tez) + Ateizm(antitez) = Agnostisizm(sentez) denklemi işledi. Yani deizme geçiştir diyenler her zaman kendi inandıkları ateizmi de bir son nokta gibi görmemeli.


Türkiye gibi nüfusunun çoğu müslüman(hoşgörüsüz, saldırgan) olan bir ülkede birbirimizin inançsızlığının türüne takacağımıza dinsiz olmak ortak payesinde buluşmalıyız.

Takıntılıktan dolayı açılmış bir başlık değil yalnız bu,
sitedeki siyasi başlıklardan ve tartışmalardan "gına" geldi,
semavilerin tanrısının varlığı yokluğu üzerine felsefik "sıkı-sağlam" bir başlıkta yok,
şöyle iştahlı bir erken tarih veya tarih öncesi döneme ait tartışmada yok,

Konuşacak felsefik bişeyimiz olsun diye açtım daha çok. Özledim eski tip ateizm-teizm-deizm üzerine olan başlıkları (.

Deistic Thought
30-07-2011, 12:45
Deizm geçiş aşaması olabilir veya olmayabilir fakat benim şahsi fikrim olduğu yönündedir :

Şu ana kadar dışarıda görüp-tanıyıpta Deist olan kişiliklerde gördüğüm şey, dinin gerçek yüzünü görmüş, fakat tanrı dediğimiz figürden bir türlü kurtulamamış kişilerdi.

Tanrı dediğimiz varlığı reddetmek çoğu için yalnız kalmak, savunmasız kalmak, sahipsiz kalmak gibi birşeydi onlar için.

Şuan ki görüşüm geçiş aşaması taşıdığı yönündedir.

Bunun yanı sıra "Deizmi geçiş amacı olarak kullanıp bir süre ''ben deistim'' diyen insanlar zaten deizmin mantığını kavramamış kişilerdir." şeklinde bir cümleniz olmuş.

Bize deizmin size göre olan mantığını anlatır mısınız?

Sevgili VraeL

Gördüğünüz bir kaç kişiye bakarak ile ''deizm geçiş aşamasıdır'' diye fikir sahibi olmak doğru değildir.

Ben mesela dini inançları bıraktıktan sonra direk ateist olmuş bir insanım. Ama cevaplayamadığım sorular ve şahsi görüşüme göre ateizmin temel bir mantık üzerine oturmaması sebebiyle ateizmi bıraktım. Bu açıdan da bakarsak ateizme de geçiş aşaması diyebiliriz. Ama bu benim açımdan geçiş aşaması olmuş, başkaları için değil. Ama ben çıkıp ateizm geçiş aşamasıdır demem. Her türlü inanç ve görüş geçiş aşaması, ya da durak olarak kullanılabilir.

Deizmin mantığı, kitaplardan veya safsatalardan değil, mantık ve akıl yoluyla tanrının varlığını kabul etmektir. Dini inançları bıraktıktan sonra, ''ya cehennem varsa'' deyip tanrıya inandığını söyleyen, ya da çevresindekilere Allah'sız gözükmemek için deistim diyen, ''bu ayetlerin sebebi kitapların ve dinlerin değiştirilmiş olması yoksa tanrı var. üç kitabı o yolladı'' diyen insanlar biliyorum. bu insanların deizmin mantığını kavramadığı ve deist olmadığı bir gerçektir.

saygılarımla

VraeL
30-07-2011, 22:50
Sevgili VraeL

Gördüğünüz bir kaç kişiye bakarak ile ''deizm geçiş aşamasıdır'' diye fikir sahibi olmak doğru değildir.

Ben mesela dini inançları bıraktıktan sonra direk ateist olmuş bir insanım. Ama cevaplayamadığım sorular ve şahsi görüşüme göre ateizmin temel bir mantık üzerine oturmaması sebebiyle ateizmi bıraktım. Bu açıdan da bakarsak ateizme de geçiş aşaması diyebiliriz. Ama bu benim açımdan geçiş aşaması olmuş, başkaları için değil. Ama ben çıkıp ateizm geçiş aşamasıdır demem. Her türlü inanç ve görüş geçiş aşaması, ya da durak olarak kullanılabilir.

Deizmin mantığı, kitaplardan veya safsatalardan değil, mantık ve akıl yoluyla tanrının varlığını kabul etmektir. Dini inançları bıraktıktan sonra, ''ya cehennem varsa'' deyip tanrıya inandığını söyleyen, ya da çevresindekilere Allah'sız gözükmemek için deistim diyen, ''bu ayetlerin sebebi kitapların ve dinlerin değiştirilmiş olması yoksa tanrı var. üç kitabı o yolladı'' diyen insanlar biliyorum. bu insanların deizmin mantığını kavramadığı ve deist olmadığı bir gerçektir.

saygılarımla

Deizmin mantığı, kitaplardan veya safsatalardan değil, mantık ve akıl yoluyla tanrının varlığını kabul etmektir.

bu insanların deizmin mantığını kavramadığı ve deist olmadığı bir gerçektir.

Pekala o halde tipik yoldan gidelim,

Bana deizmin tanrıyı bulmadaki kullandığı mantığı ve aklı anlatabilirmisiniz? Deizmin tanrısının var olduğuna dair mantıksal çıkarımlar, dayanaklar nelerdir?

Deistic Thought
31-07-2011, 14:23
Pekala o halde tipik yoldan gidelim,

Bana deizmin tanrıyı bulmadaki kullandığı mantığı ve aklı anlatabilirmisiniz? Deizmin tanrısının var olduğuna dair mantıksal çıkarımlar, dayanaklar nelerdir?

Bende size ateizmin ''tanrının kesinkes olmadığını, herşeyin tesadüfen oluştuğuna'' dair kanıt ve belgeleri sorarım. Bana aynı şeyleri söylerseniz, bende size aynı şeyleri.. bu konu uzar gider.

VraeL
31-07-2011, 21:53
Bende size ateizmin ''tanrının kesinkes olmadığını, herşeyin tesadüfen oluştuğuna'' dair kanıt ve belgeleri sorarım. Bana aynı şeyleri söylerseniz, bende size aynı şeyleri.. bu konu uzar gider.

Sevgili Deistic Thought

Yahu ortadan birşeyin varolduğu iddia ediliyor, dayanak istediğimizde, "önce siz var olmadığına dair dayanak getirin, biz sonra kanıtlarız" deniliyor.

Neyse dediğiniz çok doğru, çok uzayacak konu, klasik tartışmalara dönecek, gerçi iyi olurdu sitedeki politik başlık ve tartışmalar çok bunaltmıştı ama neyse artık sağlık olsun ^_^ ben politika bölümüne gideyim, birbirine salak, dangalak, öküz, pis, cız, kaka diyen "siyasi ideoloji fanatikleri"nin yorumlarını okuyayım (=

Hem zaten askeriyede bitti, yakında şeriat ilan edilir, sohbetimiz yarı da kalır hiç girmeyelim :D

Deistic Thought
31-07-2011, 22:17
Neyse dediğiniz çok doğru, çok uzayacak konu, klasik tartışmalara dönecek, gerçi iyi olurdu sitedeki politik başlık ve tartışmalar çok bunaltmıştı ama neyse artık sağlık olsun ^_^ ben politika bölümüne gideyim, birbirine salak, dangalak, öküz, pis, cız, kaka diyen "siyasi ideoloji fanatikleri"nin yorumlarını okuyayım (=

Hem zaten askeriyede bitti, yakında şeriat ilan edilir, sohbetimiz yarı da kalır hiç girmeyelim :D

sonuçta aynı geminin yolcularıyız :D güzel bitirelim

http://www.youtube.com/watch?v=56k0nGhNMM8

VraeL
31-07-2011, 22:38
Bak dimmu borgır mimmu börgır falan kışkırtıyorsun beni :D
:D al sana :
http://www.youtube.com/watch?v=VBIMFWayD_U

Deistic Thought
31-07-2011, 22:52
yanlış hatırlamıyorsam baphomet'da vokalleri celtic frostlu eleman yapmıştı. ama ikiside (moreal dahil) bir azathoth etmez.

neyse konu dağıldı yeterince

MRBEKTAS99
02-03-2014, 14:45
Tanri dÜnyayi yaratti ve İnsanlara mi birakti akiŞini?

Ve İnsanlarla İlgİlenİyor mu tanri deİzm'e gÖre?

Stepal Kepton
14-01-2015, 12:33
Tanri dÜnyayi yaratti ve İnsanlara mi birakti akiŞini?

Ve İnsanlarla İlgİlenİyor mu tanri deİzm'e gÖre?

Merhaba. Deist bir insanın yaratıcı inancı makuldür. Hangi dinin yaratıcısına benziyor demek yanlış bir sorudur. Hangi din olursa olsun hangi yaratıcı olursa olsun, aslında hepsi tek yaratıcının olduğu anlamına gelir. Sadece ortak özellikleri farklı yerlerde, dinlerde tasvir edilir. Aynın tek dinin mezhepleri gibi düşün.

Yaratıcı tüm kozmosu, dengeyi ve tasarımı! yaratmıştır. Dünya da milyonlarca yıl önce nasıl hakim olan canlı Dinozor ise günümüz de insan hakim olmaktadır. İlerleyen zamanlarda ne olacağı bilinmez. Buradan şuna ulaşırız. Her canlının yapı taşı aslında aynıdır. Evrim yaratıcının en büyük mucizesidir.

Tanrı insanlarla ilgilenmiyor mu soru ise dar bir soru tipidir. Dünya üzerinde onca yaşam formu varlık hayat vardır. Yaratıcı sadece insanla değil ondan öncesi ve sonrasıyla da ilgilenmek zorundadır.

Peki ölünce ne olacak? Deism buna cevap aramaz gerçekte. Çünkü asıl olan kavrayıp fark etmektir. Yani yaratıcıyı bulmaktır. Bu tip sorular aslında gereksizdir. Bunu soran kişiye doğmadan önce ne idin diye sorulmalıdır. Var olmadan önce ve fiziki ölümden sonra ki kısımlar bilinmezliktir. Dinler ahiretten bahseder. Deistler farklı görüşte olabilirler. Kimileri yenide farklı türde yaşayacağını, kimileri ışık olacağını, kimileri ahireti kabul edebilirler. Bu noktada dayatma yoktur sadece akıl mantık özgürlüğü vardır. Dünyada ki hiç bir otorite ölüm sonrasını bilemez ve bilememiştir. O yüzden her mantığa ayak uydurmak ya da hiç uydurmamak yaratıcının planını bilemeyiz demek en iyisidir. Çünkü yaratıcı bu kadar büyük bir evren ki ne kadar olduğu bilinmiyor, bir plan dahilinde yarattığı kesindir. Sonraki aşamada ancak onun bileceği bir şeydir.

Desit insan kendi halinde aklıyla hareket edendir. Ne dinlere inanır, nede yaratıcıyı reddeder. Bu yüzden en çok hırpalanan kişilerdir. Bir kavgayı ayırmaya çalışan kişi gibidir desem yeridir. En çok o hırpalanır toplumda. Çünkü hem atelerle hem de dincilerle uğraşmak zorundadır. Desitlik tam ortada olmaktır. Aklın beynin mantığın izinde, bilimin yön vermesiyle yaşar. Çok büyük kesim evrime inanır. Hiç bir taşkınlığı fanatizm mi olmaz. Yaratıcının salt olduğu konularda dilediği gibi dua ve ibadet edebilir. Hatta dini inançların sadece yaratıcıya!!! yaptığı ibadetlere bile katılabilir. Bunu istediği her dinde ki ibadetle yapabilir. Önemli olan yaratıcı için olmasıdır. Yani Türkçe konuşan veya Arapça konuşan o bölgede yetişen bir desit Allahım diyebilir. Ya da Tanrım diyebilir. Sonuçta ibadetler tümevarımdır. Asla bir DİNİ KABUL ETMEZ. Şartlarını kabul etmez. Peygamber veya kitaplara inanmaz AMA SAYGILIDIR. Öğüt vermez ikna etmez kafa kesmez veya küfretmez aptal yerine koymaz. Bu konuda desit az önce de dediğim gibi fanatizm aşırıcılık veya taşkınlık yapmayan kişidir. Etliye sütlüye karışmayandır.

Umarım çoğu sorunuza cevap bulmuşsunuzdur. Teşekkürler.

evrensel-insan
14-01-2015, 19:27
Genelde atelerin klasik neden soruları bunlar. Onların bile cevap bulamadığı soruları silah olarak kullanma fikirleri... Yazdığınız mesajda hep soru var ama hiç bir açıklamanız yok düşündürücüdür! Aslında klasik ate hareketleri bunlar.

Her deist olmayan ateist midir?

Felsefenin teolojik bakis acilari olarak ana uc dal vardir.

Tanrili/dinli-teist

Dinsiz/tanrili-deist

Dinsiz/tanrisiz-ateist

Deistin neyi ve nasil tanrilastirdiklari acisindan da cesitleri vardir.

Deizm-geneldir ve tanrisi belirsizdir.

Hyloteizm- maddeyi tanrilastirir

Panteizm-evreni tanrilastirir

Panenteizm- evren ile tanriyi "ickin/diskin" kilar.

Bir de bunlarin disinda;

Belirsizler vardir;

Teist agnostikler ve ateist agnostikler

Ayrica teolojik noncognitivistler vardir.

Apateistler/ignostikler

Bir de tamamen din ve tanri disinda olan non teistler vardir ve bunlarda cesitlidir.

1. Bir denge dediniz şeyi eğer tahterevalli gibi düşünüyorsanız başta hata yapıyorsunuz demektir. Elbette ki zaman aralığında her şey değişecektir ve şuan ki yazıyı yazıyor olmamız bile belirli bir zaman sonra olmuştur. Her şey rastlantı sonucu olsaydı bu zaman aralığına gerek olmaması lazımdı. Ya da niye zamanla oluyor? Big bang genişleme zamanın hız konusu falan. Evet o yüzden zaten. Bu bir döngüdür. Zamanla farklı koşullarda farklı türler çıkacaktır. Bu bir denge ve plan meselesidir.

Her sey ne zamana bagimlidir ne de bir raslantidir. Bilim bilimsel olarak sadece neyi algiliyorsa onu gozlemi deneyi bulusu ve olgusu ile dile getirir.

2. Evrimin yaratılması nedir? Olaya nesnesel yaklaşmak ne kadar saçma! Evrim değişimdir. Ekmek yerken bile yaptığınız şeydir. İnsanlığın kökeni, kromozomları, dna sayısı ve dizilimi gibi konuları araştırmanızı öneririm. Bir bebeğin geçirdiği evreleri izleyin evrimi anlamak için.

Evrim bir yaratim degil; bilimsel olarak gozlemlenen ve deneye tabi tutulabilen bir olgu ve teoridir.

3. Tanrının zorunda kısmını cımbızlamaya veya zamanı boşa harcamaya gerek yok. Yaratıcı zorunlu değildir. Bazı desitler zorunlu da diyebilir mesela ben. Bir yaratıcının yarattığını izlemesi veya takip etmesi çok mu anormal bir durum? Siz insan olarak kendi çocuğunuzu doğurunca öylece ortada bırakıyorsunuz gibi bir şey bu.

Yaratim ve yaratma insanoglu yetisidir. Soyutlari bilgiyi ve kavrami yaratmistir. Bir yaraticinin ise yaratilmislik kisire dongusu vardir. Yani her bir yaratici kendi oncesi onu yaratan baska bir yaraticiya acilir. Yani yaratilis edilgen olarak bir yaratan kisir dongusunu ozne olarak icerir.

4. Klasik ate soruları. Yaratıcıyı buldum. Aslında benim yaratıcı. Varlığımı yok edebiliyor musun? Şuan bu yazıyı yazan beni görmüyorsun ama varlığımı biliyorsun, neden yazı yazıyorum çünkü dimi. peki beni bana anlatabiliyor musun? Nasıl biriyim? Öyle tıkanıp kalırsın işte. Etrafına ve doğa üstü şeylere bak. Mesela evrene çok zor değil. Bir yaratıcı yok demek için evrenin varlığının sebebini ve ilk dokunuşu kanıtlaman lazım. Hiç bir fikri olmayanın iddiası da olamaz.

Bu paragrafa bir anlam veremedim, neyi anlatmak istedin?

5. Doğmadan önce neredeysin veya neydin öldükten sonra neydin veya ne olacağını açıklaman lazım. Sadece desitlere göre bilinmezlik değil bu şartsız ve kesin bilinmezliktir. İddia ediyorsan doğma öncesi ve ölüm sonrasını delil ve ispat göstermen lazım ki asla ve asla bir delil değil yazacak iki kelimen olmayacaktır.

Bilimsel olarak bir fenomen yani mustakil var olan varlik, mesela isanoglu turunun biri; dogarak mustakil gorungusunu verir. Olmesi ise onun bu mustakilliginin korunamamasi demektir.

Yine bilimsel olarak bir insanoglu biri fenomeninin nasil olustugunu ve dogdugunu bilim aciklar.

6. Plan bir problem değil bir tasarımdır. Önce bunu anlayın. Her şeye tersten yaklaşıp farklı anlamalar yüklemek yerine, ne ima edildiğini anlayın. Kelime oyunları ile kendinizi kandırırsınız. Zaman dediğiniz şey ilk başta ne kadar hızlı ise şimdiden sonrada yavaş olacaktır. Zamanın veya varlığın olması yaratıcının bunlardan uzak veya bağımsız olduğu anlamına gelmez. Eğer yaratıcıyı bir çoban gibi düşünürseniz bu sizin kısır düşüncenizin eseridir ancak. Yok olmayı ve var olmayı yaratan elbette bu meziyetleri kendinden barındıracaktır.Siz ufkunuzu genişletin bence. İnsan ve diğer canlılar bazı özellikleri barındırır. Bazıları 5 km uzağı görür bazıları 10 km uzaktaki kokuyu alır. İnsanın ses ve görme gibi duyularının belirli limitleri vardır. Algı dışına taşan şeyler vardır. Bilimseldir. Köpeklerin duyduğu ses gibi. Ya da Yarasanın özellikleri gibi. Yaratıcıyı elinde değneği ile görmek isteyen için anlamak zor değildir ama anlamamak kolaydır. Zaten yaratıcı elinde değnekle beklese o zaman da kabul edilemezdi. Eee sonuç? Size bir yaratıcnın varlığını somut veya soyut kanıtlamak ne mümkün olacaktı? Saygılar.

Tek planlayici ve tasarimci insanogludur.Zaman da bir insanoglu urunudur. Fenomen zamandan bagimsizdir.

Kisaca insanoglu fenomeni disinda baska bir ozne ve neyin ne oldugunu sadece kendi Adina ve eliyle koyan baska bir fenomen henuz yoktur.

Dolayisi ile hic bir fenomen kendini ortaya koyamaz, insanoglu fenomeni algiladigi kendi ve digger fenomenleri kendi oznel ve ozel yetileri ve soyut degerleri degerlendirmeleri ile ortaya koyar.

Bu arada ben serbest dusunurum. Ayni zamanda da bilissel noncognitivizm yani teolojik hic bir bakis acisinin bilimsel olmadiginin farkinda ve bilincindeyim.

Ayrica herhangibir seyin varliksal var yok tartismasini degil; her bir seyin kavramsal varliginin anlam ve icerigini ortaya koyarim.

Cercis Hz Circis
18-01-2015, 03:19
dinlerden bağımsız bir evren tanrısının, din tanrılarının tekeline katlanması umulamaz.
insanlar aralarında kendilerinden daha akıllı insanların peygamberliklerine katlanırlar ama tanrı aynı şeyi yapamaz.

Neva
06-04-2015, 15:18
Deist bir insanın yaratıcı inancı makuldür. Hangi dinin yaratıcısına benziyor demek yanlış bir sorudur. Hangi din olursa olsun hangi yaratıcı olursa olsun, aslında hepsi tek yaratıcının olduğu anlamına gelir.



Peki bu halde deist yaklasimda neden tek yaratici vardir? Ornegin neden, 3, 5 vs. yaratici degilde tek yaratici?

Stepal Kepton
06-04-2015, 16:44
Peki bu halde deist yaklasimda neden tek yaratici vardir? Ornegin neden, 3, 5 vs. yaratici degilde tek yaratici?

Çünkü canımız öyle istiyor. Bakınız ben deizmi şu yüzden seviyor ve benimsiyorum;

Deism tüm soruların cevaplarına sahip olduğunu iddia etmiyor, biz sadece cevapların doğru tarafında olduğumuzu iddia ediyoruz.

Ne kadar güzel bir söz dimi? Belki, bizim neden tek yaratıcı fikrinde olduğumuz hakkında size de ipucu verir.
Evren hakkında neredeyse sıfır bilgiyle sahip iken, kesin olarak hüküm vermek, ancak ön yargı, saplantı ve cehaletle açıklanabilir.

Neva
06-04-2015, 17:15
Çünkü canımız öyle istiyor.

Anladim, soruya verecek cevabiniz yok. Muhtemelen baska bir deist arkadas cevap verecektir.

Stepal Kepton
06-04-2015, 17:29
Anladim, soruya verecek cevabiniz yok. Muhtemelen baska bir deist arkadas cevap verecektir.

Vereceğimiz cevap sizi tatmin etmeyeceği için bence beklemeyin. Ne de olsa siz ön görü ve ön yargı sahibi insansınız. Birisi ne demişti, ön yargıyı yıkmak, atomu parçalamaktan zordur. Siz bu bilgiyi bir yaratıcıya inanmak veya olabilir mi acaba dediğiniz için mi soruyorsunuz yoksa dalga geçmek için mi önce bu soruya kendiniz cevap verin sonra buraya yazabilirsiniz dilerseniz.

Neva
06-04-2015, 18:35
Vereceğimiz cevap sizi tatmin etmeyeceği için bence beklemeyin.

Bekledigimi soylemedim ki zaten size dair!!? Ben canimiz oyle istiyor'dan farkli tutarli bir cevap verebilecek arkadaslarin da oldugunu dusunuyorum. Tek deist de siz olmadiginiza gore sorun nedir?

Stepal Kepton
06-04-2015, 18:54
Bekledigimi soylemedim ki zaten size dair!!? Ben canimiz oyle istiyor'dan farkli tutarli bir cevap verebilecek arkadaslarin da oldugunu dusunuyorum. Tek deist de siz olmadiginiza gore sorun nedir?

Verdiğim cevapta "bence" ibaresi var okumayı denediniz mi?

Şüpheci Dinsiz
06-04-2015, 23:45
Sevgili Stepal Kepton,

- Boşlukların Tanrısı (God of the gaps) kavramının sizdeki karşılığı nedir?
- "İnanmak değil, bilmek istiyorum" sözünün sizdeki karşılığı nedir?
- Sizce bir olguyu/bulguyu bilgi olarak benimsemek için yeterlilik şartları nelerdir?

--/--

Ateizmle bir kavga haliniz var. Halbuki Ateizm, "bilgiye ulaşma" yolunda en tarafsız, en objektif duruşu temsil eder. Belki biraz katı materyalist, robotik, duygusuz gibi görünebilir ama bilgiye ulaşmak için tarafsız, objektif olmak çok önemlidir.

Ateizmin Deizme yönelttiği eleştiriler objektif ve (diyalektik) materyalist doğası gereğidir ve yerindedir. Ateizmin duruşunu iyi anlamak gerek.

Gerçekten çoğu Deist, Teizmin etkisinden/manipülasyonundan/şablonundan kendisini tam kurtaramamıştır. En azından benim forumlardaki gözlemim budur. Forumda ruha/sınava/vahiye inanan çok Deist geldi geçti. Bu sebeple Ateistlerden -Teistlere yapılan türden- eleştiriler aldılar. Oysa Deizmin de bir bilim+akıl duruşu olduğunun Deistler tarafından anlaşılmış olması gerekirdi.

Bir bilgi/kanıt olmadan inanmanın, temelde Teizmden farklı olduğunu pek düşünmüyorum. Teistler ebeveylerinin ve toplumun dayatmalarıyla bir dine inandırıldılar, Deistler biraz kafalarını kaldırıp "bu dinler saçma" diyebildiler, ama çoğu Deist hala Tanrı/sınav/ruh vesaire dogmalarını aşamadı. Çoğu kendilerince daha adaletli bir Tanrı icat etti, şimdi ona tapıyor/inanıyor, artık her ne yapıyorsa.

Örneğin çoğu Vahdeti Vücut ve tek Tanrı dogmasını sürdürüyor. Vahdeti Vücut, yoktan var olan, -üstelik bilinçli ve kudretli olarak yoktan var olan- bir Tanrı vardır demek. Mantık dışı elbette. Tek Tanrı dogması da ucunu herhangi bir yere bağlayacağımız bir ipe sahip değil. Öyle öğretildik basitçe.

Bilmediğimiz şeylere bilmiyoruz demek gerek. Hakkında fikir üretebiliriz elbette. Ama tek gerçeğin "bilmediğimiz" olduğunun bilinciyle.

Ateizm, bu bilmediğimiz şeylere "iddia edilen şeyleri destekleyen hiç bulgu yok, haliyle gündem dışı" der, konuyu kapatır. İyi de yapar. İnsanlığın bu duruşa ihtiyacı vardır.

Bilim her şeyi bilmiyor. Mutlaka evren hakkında bilgimiz artacak, ama belki evrenin/maddenin nasıl meydana geldiğini, geçmişini hiç öğrenemeyeceğiz. Bırakalım bilim tutarlı ve objektif çalışmalarını sürdürsün, dinsizler bunlara destek olsun, bulgularından faydalansın, bilime ayak sürüme ve boşluklarını doldurma işi de dincilere kalsın.

Sevgiler

Stepal Kepton
07-04-2015, 00:17
Sevgili Stepal Kepton,

- Boşlukların Tanrısı (God of the gaps) kavramının sizdeki karşılığı nedir?
- "İnanmak değil, bilmek istiyorum" sözünün sizdeki karşılığı nedir?
- Sizce bir olguyu/bulguyu bilgi olarak benimsemek için yeterlilik şartları nelerdir?

--/--

Ateizmle bir kavga haliniz var. Halbuki Ateizm, "bilgiye ulaşma" yolunda en tarafsız, en objektif duruşu temsil eder. Belki biraz katı materyalist, robotik, duygusuz gibi görünebilir ama bilgiye ulaşmak için tarafsız, objektif olmak çok önemlidir.

Ateizmin Deizme yönelttiği eleştiriler objektif ve (diyalektik) materyalist doğası gereğidir ve yerindedir. Ateizmin duruşunu iyi anlamak gerek.

Gerçekten çoğu Deist, Teizmin etkisinden/manipülasyonundan/şablonundan kendisini tam kurtaramamıştır. En azından benim forumlardaki gözlemim budur. Forumda ruha/sınava/vahiye inanan çok Deist geldi geçti. Bu sebeple Ateistlerden -Teistlere yapılan türden- eleştiriler aldılar. Oysa Deizmin de bir bilim+akıl duruşu olduğunun Deistler tarafından anlaşılmış olması gerekirdi.

Bir bilgi/kanıt olmadan inanmanın, temelde Teizmden farklı olduğunu pek düşünmüyorum. Teistler ebeveylerinin ve toplumun dayatmalarıyla bir dine inandırıldılar, Deistler biraz kafalarını kaldırıp "bu dinler saçma" diyebildiler, ama çoğu Deist hala Tanrı/sınav/ruh vesaire dogmalarını aşamadı. Çoğu kendilerince daha adaletli bir Tanrı icat etti, şimdi ona tapıyor/inanıyor, artık her ne yapıyorsa.

Örneğin çoğu Vahdeti Vücut ve tek Tanrı dogmasını sürdürüyor. Vahdeti Vücut, yoktan var olan, -üstelik bilinçli ve kudretli olarak yoktan var olan- bir Tanrı vardır demek. Mantık dışı elbette. Tek Tanrı dogması da ucunu herhangi bir yere bağlayacağımız bir ipe sahip değil. Öyle öğretildik basitçe.

Bilmediğimiz şeylere bilmiyoruz demek gerek. Hakkında fikir üretebiliriz elbette. Ama tek gerçeğin "bilmediğimiz" olduğunun bilinciyle.

Ateizm, bu bilmediğimiz şeylere "iddia edilen şeyleri destekleyen hiç bulgu yok, haliyle gündem dışı" der, konuyu kapatır. İyi de yapar. İnsanlığın bu duruşa ihtiyacı vardır.

Bilim her şeyi bilmiyor. Mutlaka evren hakkında bilgimiz artacak, ama belki evrenin/maddenin nasıl meydana geldiğini, geçmişini hiç öğrenemeyeceğiz. Bırakalım bilim tutarlı ve objektif çalışmalarını sürdürsün, dinsizler bunlara destek olsun, bulgularından faydalansın, bilime ayak sürüme ve boşluklarını doldurma işi de dincilere kalsın.

Sevgiler

Aslında çok farklı şeylerden bahsetmiyoruz. Ateizmle inanın bir kavgam yok hatta çokta faydalandığım yönü var. İşte bazı ucu sivrilmiş başlıklar böyle bir izlenim veriyor çevreye. Üzülüyorum. Sanki ben bilim değil de burada tanrı kabul ettirmeye çalışıyorum. İnsanların bu ön yargısını kıramıyorum. Onlarda bundan kurtulamıyor. Bende üsteleyince ortaya daha karışık bir durum çıkıyor. Yani çözüm foruma hiç yazmamak mı bilemedim. Biliyorum ki biz aslında ortak bir fikre sahibiz ama ateistlerin dindarlarla yıllardır olan tartışması sonucu ne yazık ki aynı fikirde olmayanlara şartlanmış oldukları ve bu şartlanmayı göremediklerini gözlemlemekteyim.

Aleph
07-04-2015, 00:23
Şahsımca deizm, dinlerden arınmış fakat tanrı kavramına bağlılığını kesememiş bireylerin sığınma kalesidir. Bir nevi teizmden, a-teizme geçiş aşamasıdır.

Saygılarımla.

İlginç, ama iddialı bir saptama. Ben buna katılmıyorum. Deistlerin Tanrı inancını muhafaza etmeleri pekala fizikle ve kozmolojiyle de ilgili olabilir. Nitekim kabul edelim ya da etmeyelim bugün fizik, yaratıcının varlığına inananların lehine çalışmaktadır. Şöyle ki:

- Big Bang, kanıtlanması pek mümkün olmayan multiverse ve megaverse teorilerini bir kenara bırakırsak doğrudan yaratılışı çağrıştırmaktadır.

- Hassas ayarlı (ben balık sırtı demeyi tercih ediyorum) kozmolojik sabitler. Bu hassas ayar (fine tuning) mevzusu gerçekten düşündürücü. "Bu sabitler farklı olsaydı yine farklı evrenler oluşurdu" argümanına karşı, "kimya olmayacağı için bilinç sahibi varlıklar da oluşmazdı" şeklinde güçlü bir karşı argüman var.

- Entropi yasası (Termodinamiğin II. kanunu) kuracağımız evren modeli ne olursa olsun (cyclic, mutli, mega..) evrenin muhakkak bir başlangıcının olması gerektiğini bize söylüyor. Zaman evrenle birlikte başlamış ve evrenin toplam enerjisi sıfır olsa dahi bu, hiçlikten varlığın ortaya çıktığı gerçeğini değiştirmiyor. Quantum fluctuations henüz taze bir karşı argüman ve üzerinde çalışılması gerekiyor.

- Evrenin, bizim fizik yasaları dediğimiz belli birtakım yasalara sahip olması; deney ve gözlemin çok mümkün olmadığı yerlerde (örneğin atomaltı dünyada) matematik modellerin mantıklı ve tutarlı sonuçlar vermesi bir rasyonalitenin olduğunu gösteriyor. Bu rasyonelite evrenin dışında (aşkın) ise deistler, evrene içkin ise panteistler haklı olabilir.

Ben rasyonel bir insanım, dinden aklımı kullanarak kurtuldum. Dolayısıyla fiziği, bilimi takip eden ve seven birisi olarak bu argümanların bana da hitap ediyor olması gerek. Ancak ben aynı zamanda adalet duygusu fazlaca gelişmiş duygusal bir insanım. Bütün bu fiziksel argümanların yanında bir de kötülük sorunu diye birşey var. Bu yüzden Tanrıya inan(a)mıyorum. Ancak Deistleri ve Panteistleri anlayabiliyorum.

dine mine ne
08-06-2015, 00:59
Peki bu halde deist yaklasimda neden tek yaratici vardir? Ornegin neden, 3, 5 vs. yaratici degilde tek yaratici?

sayin Neva

cok zor bir soruya ,bu kafayla nasil cevap vericem bilemiyorum


bence herseyin ,bir bas sorumlusu vardir , tabiki bu insani bir düsüncedir,

ama yaratici hep vardi bunu niye diyorum ,cünkü yokluk
diye bir kavram gercekten yok, bilim adamlari dahi bunu sölüyor
bunu baska bir sayfadan kopyaladim

"Fizik için boşluk sanılandan farklıdır. Kuantum kuramı, boşluğun tam boşluk olmadığını göstermiştir.

Boşluk, kaynaşan bir durumdur, çok dinamiktir, edimsiz (virtuel) parçacıklarla doludur. Çok şiddetli olayların oluştuğu bir yerdir. Boşluktan doğmuş bir parçacık çifti gözlenemez, fakat onların yığınsal etkisi gözlenebilir.

Boşluk, boş değildir. Bu sözün, bir paradoks ile ilgisi yoktur. Boşluğun en derinlerinde bile sürgit birşeyler vardır. En iyi boşlukta bile, kimi varlıklar saklıdır. İçinde gaz, en küçük bir molekül, en yalın bir atom ya da en küçük kuark (bir kuantum parçacığı) bile bulunmayan bir uzay bölgesi düşünelim. Bu en boş sanılan uzay bile tam bir boşluk değildir; bir etkinlikler bölgesidir, alanlar vardır. Boşluk titreşir, dalgalanır. Boşluğun bu dalgalanmaları enerji demektir ".


belki bizler bu enerji,ye yaratici demekteyiz kim billr

kayit altina alinan ölümden dönenlerin hikayeleri ,de

beyaz bir tünelin sonunda o isigin icine girdiklerini ,ve

bu isigin bir enerji ve kendilerinin,de bu enerjinin bir parcasi

olup , onu his etiklerini okuya bilirsin

alman sayfalarinda ben bunlari cok okudum.


soruna cevap bu olsun ozaman

belki ,de yaratici dedigimiz isik gibi taneciklerden olusur ama

hepsine birden isik deriz ,

bir sürü ama.... tek,de tümü birdir

bir sürü var , tek,de var , yok ,enerjimis


tanriya ataistler yok diyor , belkide deist enerjiye tanri,diyor


cik isin icinden , cika bilirsen :closed_2:




saygilarimla

Yıldıztozu
08-06-2015, 01:40
Tanrının tanımı nedir? Varlığını tartışmadan önce buna karar vermek lazım.
Dinleri bir kenara bırakırsak tanrı kimdir? neye denir?
Özelliklerini nereden bilebiliriz?
Bizim zihnimizle onu nasıl tanımlayabiliriz?

Bence tanrı, bilinmeyenlerin toplamıdır.
Eğer ilk neden arıyorsak veya evrenin varolmasını sağlayan nedeni arıyorsak ona tanrı diyebiliriz. Onun ne olduğunu bilmiyoruz ama varoluşu başlattığını biliyoruz. Ona tanrı diyelim o halde.

Neden tek tanrı olmalı sorusuna cevap için de aynı şekilde ilk neden tektir şeklinde cevap verilebilir.

Tanrı doğal seçilimdir, tanrı kütleçekimidir. Bu bilinçsiz ve iradesiz yasaları yaratan iradeli bir yaratıcı var mıdır bilinmez. bilinmezliğe mahkumuz bu konuda.

Odyssey
20-08-2015, 20:32
Dinlere karşı geliştirilmiş tüm felsefelerde bir yanılma payı var.
Herhangi birini "çıkmaz" olarak nitelemek bence doğru değil.
Genel olarak nonteizm, aklın ve bilimin yoludur.

Evrenin başlangıcında, bilinçli bir çalışma olabilir. Ancak bu etkenin, tek olması ve çok büyük güçlere sahip olması gerekmiyor.

Tek olduğuna inanılmasının faydaları ise, dinlerden deizme geçişi kolaylaştırması ve bir yaratıcıya saygı için, dine ihtiyaç olmadığını, tüm insanlığa gösterebilmesi.
Bence deizm, teistleri dinden kurtarmak için uzatılmış bir dost elidir.
Deizm, yaratıcı adına herhangi bir kural veya ayrımcılık getirmediğine göre, burda eleştirebileceğimiz ciddi bir konu yok.

Bu sebeplere ek olarak, en azından nonteistlerin birliği için, her ateistin, deizm'e saygı duyması gerekir.

Engse Hohol
18-01-2016, 00:36
Dinlerden bağımsız bir evren tanrısının, din tanrılarının Hegemonya tekeline katlanması umulamaz. insanlar aralarında kendilerinden daha akıllı insanların peygamberliklerine katlanırlar ama tanrı aynı şeyi yapamaz. İnsanların başına gelen herşeyden haberdar olan gerçek bir evren tanrısı varsa, dinlerin sahte tanrılarına hoşgörü göstermesi olanaksızdır.

http://4.bp.blogspot.com/-Y6RizZIlQEc/VpwHeEIyX2I/AAAAAAAAF8s/IwS-ujW2b64/s640/mumin40.jpg

İnançlar, üzerlerine din adamlarının oturduğu, insan bilinçlerine vurulan semerlerdir. İnançlar, hakikat düşmanları olarak, yalanlardan daha tehlikelidirler.

Tumagü İskicap
24-01-2016, 18:05
Bağnazlık, dindarların kendi tanrılarını tanıyamamaktan ötürü, kişisel uslarındaki tanrı fikrini, inandıkları ilahi dinin tanrısına eşleştirme yapamadıkları için asabiyetlik ve eleştiriye tahammülsüzlük yaratıyor. Peygamberine sen sadece uyarıcı bir peygambersin ve beşeri bir insansın diyen allah, onunla işbirliği yaparak onun sadece bir beşeri insan ve uyarıcı bir peygamber olmasını değiştirerek peygamberlerini "sadece insan" olmaktan kendisi çıkarıyor.

SlayerCommand
20-04-2016, 19:27
Bazı ateistlerin sorduğu deistlerin inandığı tanrı sadece kafasındaki tanrıdır söylemi aslında bana bi noktada mantıksız geliyor. İnsan ürünü olmadığı bilinen ve bu evreni yaratmış olduğu düşünülen, herşeyin başını tesadüfler zincirine vs. bağlamaktan daha yakın bi düşünce olarak gelen; en önemlisi ise bana göre yaratıp gitmiş olan değil ancak insanları kendisine inanması için falan zorlamasa da hala her yerde olan bi tanrıdır deizmin tanrısı. Aslında deizmin tanrısı demek saçma kaldı ama neyse anlayan ne demek istediğimi anlamıştır bu konuda sanıyorum.

morrigan
21-04-2016, 00:25
Deistlerin yaratıcısı nasıldır? Her deistin yaratıcısı farklı mıdır yoksa bütün deistlerin yaratıcıları aynı özelliklere mi sahiptir?

Bu yaratıcı neye benziyor? İslam dinindeki yaratıcı gibi görünmez midir, yoksa arada bir kendini gösteren bir yaratıcı mıdır? Görünmez ise bu dinlerden araklama bir yaratıcı olmuyor mu?

Evreni ve canlılığı hangi amaçla yaratmıştır? Bir amacı yoksa öylesine zevkine göre gelişi güzel bir şekilde mi yaratmıştır?

Bu yaratıcının özellikleri dinlerdeki gibi midir, yani örnek zamandan ve mekandan münezzeh midir? Böyle ise yine bu özellik dinlerden araklama bir özellik olmuyor mu? Değil ise eveni ve canlılığı yaratmak için milyarlarca yıl neden beklemiştir?

Yoksa çabucak yaratmak için gücümü yetmiyor du da bu kadar zaman beklemiştir?
Bu yaratıcı tam olarak bu evrende ne yapmamızı istiyor? Kafamıza göre takılmalımıyız yoksa onun da yasakları kuraları var mıdır?
Yaratıcının büyüklüğü ne kadardır? Yerde midir gökte midir?

Desitler bu sorularıma cevap verirse memnun olacağım.

dine mine ne
28-11-2016, 03:52
[=morrigan;584464]Deistlerin yaratıcısı nasıldır? Her deistin yaratıcısı farklı mıdır yoksa bütün deistlerin yaratıcıları aynı özelliklere mi sahiptir?[/QUOTE]


Hmmm. yaratıcı nasıldır?bilmiyok.
Farklı olabilir, olmayabilir,onu da bilmiyok.Insana göre degisebilir.


Bu yaratıcı neye benziyor? İslam dinindeki yaratıcı gibi görünmez midir, yoksa arada bir kendini gösteren bir yaratıcı mıdır? Görünmez ise bu dinlerden araklama bir yaratıcı olmuyor mu?

Tanrının tapusu dinlerin elinde olduğunu bilmiyordum.Tapusu bizde koklatmayız ,ilk biz bulduk hadi ordan mi diyorsun.Ilk olan ne?. Din mi ,tanri mi.






Evreni ve canlılığı hangi amaçla yaratmıştır? Bir amacı yoksa öylesine zevkine göre gelişi güzel bir şekilde mi yaratmıştır?
Hangi amaçla yarattı?.Hmmm vallahi yalan yok ,ben kapının zili neden çalındığını bile bilmiyorum,kapıyı açınca ancak öğreniyorum. Kapıyı bir gün ölüm çalınca ne olacak?.Onu da bilmiyorum.Kapinin neden calindigini bilmemek ,kapinin calinmadigi anlamina gelmez.Kapiyi calanin bir amaci varsa yaratanin da bir amaci olabilir gidiyorum.


Yoksa çabucak yaratmak için gücümü yetmiyor du da bu kadar zaman beklemiştir?
Bu yaratıcı tam olarak bu evrende ne yapmamızı istiyor? Kafamıza göre takılmalımıyız yoksa onun da yasakları kuraları var mıdır?
Yaratıcının büyüklüğü ne kadardır? Yerde midir gökte midir?


Yaratılışın Şak diye olmadığının bir kanıtı var mı?. O kadar ,bu kadar zaman beklediğini nerden biliyorsun?.


Benim tanrı seni Tanrı'yı postalar,seninkinin ruhu bile duymaz . O birbirinizden araklıdığınız tanrının kuralları bile birbirine uymuyor. Kaldıki tanrın kitap yazdırmaya muhtaç.Yücelik dediğin yaradılışın kendisidir aslinda ,her canlının kendiliğinden ne yapacağını bilmesidir, işte yücelik budur.Sen kafana göre mi takiliyorsun?.Ben degil ben hep ne olur acaba diye düsünüyorum.Sakincasi yoksa satmisim anasini deyip ne olacak ki deyip aancak o zaman yaptigim isi yapabiliyorum.Bu icimden geliyor kitaba lüzum yok.Lafa gelince insan oluyoruz ama tanri degince neden kitap diyoruz.Kitap dedigimiz an sencede tanri kafasini sallamiyormudur.
Iste budur yav bütün olay..Sen neyin kötü neyin iyi oldugunu bilmiyormusun.Hep ama hep kitaba mi bakiryorsun.Kurala ne gerek var,yasaklara ne lüzum var,sen varsin ya senin insanligin yetmiyormu.


Yaratıcının büyüklüğü ne kadardır? Yerde midir gökte midir?.Bana göre sonsuzlugun kendisidir, herseyin icinde ve disinda olan,yani her yerde olan o dur.

hypatiaa
19-02-2017, 16:41
İlahi dinlerden koptuktan sonra deist olan insanlar genelde ilahi dindeki Tanrı ile aynı yola devam ediyor, tek farkları ise dinsel ritüellere devam etmemeleri. Normalde Tanrı dini yaratmış gibi görünsede bir ateist için dinler Tanrı'yı yaratmıştır. Bu bağlamda deistlik absürt bir hal almaktadır. Ama gel gelelim dinden vazgeçmiş bir insan neden hala Tanrı'ya inanmaya devam eder. Yanıt basit aslında. Kafasında hala evrenin düzenine ait birtakım sorular vardır ve manevi yönden hala bir korumaya ihtiyacı olduğunu hissetmektedir. Eğer aklında bunları karşılayacak bir kavram olmazsa -Tanrı kavramı gibi- ve henüz materyalist şekilde düşünemiyorsa insan doğası gereği bir boşluğa düşer. Deizm bu bağlamda aslında bir nevi Ateizme geçiş sürecindeki bir basamaktır. Düştüğü boşluktan kurtulursa Ateist, kurtulamazsa ve kafasındaki sorulara cevap veremezse de Deist olarak yoluna devam eder.

Nero
25-05-2017, 17:27
Tanrıyı bir şahıs, bir zat olarak algılamak insanı hatalı düşüncelere sevk ediyor. Tanrı bizlerden uzakta ve ötede duran bir varlık değil. Evreni yaratıp köşesine çekilen bir kişi değil. Evrenin yaratılışı düşüncenin ürünü. Maddeye dönüşebilen bir düşünce.

Maddî ve fizik evreni asıl gerçeklik olarak görmek de yanıltan unsurlardan biri. Bu bakış, kuyudaki kurbağanın evreni sınırlı bir gökyüzünden ibaret sanması gibi.

Evrene geçici bir ilüzyon olarak bakılınca, arkasındaki asıl gerçeğe yönelmek daha kolay oluyor.

Kuantum fiziği maddenin yanıltıcı bir ilüzyon olduğunu gösterdi. Maddenin içi büyük ölçüde boş. Maddeyi ve maddî evreni biz kafamızın içinde algılıyor ve ona gerçek muamelesi yapıyoruz.

SelGom
25-05-2017, 17:37
Tanrıyı bir şahıs, bir zat olarak algılamak insanı hatalı düşüncelere sevk ediyor. Tanrı bizlerden uzakta ve ötede duran bir varlık değil. Evreni yaratıp köşesine çekilen bir kişi değil. Evrenin yaratılışı düşüncenin ürünü. Maddeye dönüşebilen bir düşünce.

Maddî ve fizik evreni asıl gerçeklik olarak görmek de yanıltan unsurlardan biri. Bu bakış, kuyudaki kurbağanın evreni sınırlı bir gökyüzünden ibaret sanması gibi.

Evrene geçici bir ilüzyon olarak bakılınca, arkasındaki asıl gerçeğe yönelmek daha kolay oluyor.

Kuantum fiziği maddenin yanıltıcı bir ilüzyon olduğunu gösterdi. Maddenin içi büyük ölçüde boş. Maddeyi ve maddî evreni biz kafamızın içinde algılıyor ve ona gerçek muamelesi yapıyoruz.

Sizce tanrının varlığının ispatı nedir? Tanrı evrenin arkasındaysa yani evreni aşkın ise onu nerden bileceğiz? Daha evreni bile çözemedik, arkası önünü şurasını burasındaki tanrıyı nerden bileceğiz ki? Ayrıca fiziksel olmayan bir şeyi nasıl bilebiliriz?

katatonia
25-05-2017, 19:19
Sizce tanrının varlığının ispatı nedir? Tanrı evrenin arkasındaysa yani evreni aşkın ise onu nerden bileceğiz? Daha evreni bile çözemedik, arkası önünü şurasını burasındaki tanrıyı nerden bileceğiz ki? Ayrıca fiziksel olmayan bir şeyi nasıl bilebiliriz?

Tanrının klasik ispatları dörttür:

1) zamansal kozmolojik argüman, veya hudus delili: zaman geriye doğru sonsuz olamaz, bir ilk an olmalıdır çünkü geriye doğru sonsuzca gidiyorsa şu an hiçbir zaman gelmezdi. o zaman bir ilk in, saniye vardır. bu ilk saniyenin olma sebebi de olmalıdır, o da allahtır denir.

2) kipsel kozmolojik argüman, veya imkan delili: birşey ya zorunlu olarak vardır ya da olumsal olarak vardır, yani varolmamış olması da mümkündür. Zorunlu olarak varolan birşeyin varolmamış olması mümkün değildir (bunlar kipselliğin tanımından gelir). Kainat ise bu iki kategoriden hangisidir? Kainat olumsaldır. Ama varolan herşey olumsal olamaz, o zaman hiçbir şey olamazdı. olumsal birşeyin olması zoırunlu birşeyin de olduğu manasına gelir. Buna da allah denir (gazali yazıyorsa, tomas akinas yazıyorsa "o zaman ona tanrı denir".)

3) teleolojik argüman veya tasarım delili: buna göre kainatta belli bir tasarım vardır ve bunun sebebi olarak kainat dışında bir akıllı varlık olması gerekir. Bu ispat Darwin'den önce canlılar örnek gösterilerek savunulurdu. En büyük savunucularından biri Paley idi. Türkçe yazmış Said Nursi'nin ispatlarının da büyük kısmı bu çeşittir. Ama günümüzde bu ispat sadece "kainatın hassas kozmolojik ayarları, sabitleri" argümanı olarak karşımıza çıkar.

4) ontolojik ispat: aziz anselm, descartes, hegel gibi farklı versiyonları vardır. Aziz anselm versiyonu: hayalimde birşey canlandırayım, ismi "kendisinden daha muhteşem birşey olmayan" olsun. Bu kendinden daha muhteşem birşey olmayan şey benim hayalimde değil de gerçek dünyada da var ise, gerçek dünyadaki benim hayalimdekinden daha muhteşem olacaktır. O zaman sadece hayalde varolan ve gerçekte varolmayan bir "kendisinden daha muhteşem birşey olmayan şey" kavramı bir çelişkidir. Böyle birşey gerçekten varolmak zorundadır. Bu da allahtır.

Nero
26-05-2017, 09:00
Sizce tanrının varlığının ispatı nedir? Tanrı evrenin arkasındaysa yani evreni aşkın ise onu nerden bileceğiz? Daha evreni bile çözemedik, arkası önünü şurasını burasındaki tanrıyı nerden bileceğiz ki? Ayrıca fiziksel olmayan bir şeyi nasıl bilebiliriz?

Öncelikle evrenin kendiliğinden var olma ihtimaline göre bir güç tarafından yaratılmış olması akla daha yatkın geliyor. Akıl ve mantık bu ikinci ihtimali daha yakın buluyor.

Tanrıya bizden ayrı bir varlık gözüyle bakmamak gerektiği düşüncemi tekrarlıyorum. Bu bizi kaçınılmaz hatalara sürüklüyor.

Evrene geçici bir ilüzyon olarak bakmak gerekir. Kalıcı olan bizim fizik olmayan varlığımızdır. Yani ruhtur. Evrene sayısız kez gelip giderek sadece ders alıyor ve öğreniyoruz.

Fizik olmayan şeyleri epey bir süredir az çok bilebiliyoruz. Sadece resmî bilim bunu kabul etmek istemiyor. Gerçek bilim ile resmî olan arasında dağlar kadar fark var.

Mesela uzayda başka canlıların varlığını da resmî bilim hâlâ tam kabul eder görünmek istemiyor. Oysa bu aslında zaten biliniyor.

Nasa bu konuda yeni yeni, o da ağzının ucuyla konuşmaya başladı. "Olabilir, galiba var" falan diyor.

Yanlış anlaşılmaya karşı tekrar yazıyorum; monoteist dinlerin ayrı, özel, zatî, münezzeh tanrısı yok; ama bir yaratıcı güç olarak var ve o biziz.

upuaut
28-08-2017, 07:47
Siz daha deizmde çıkmaz aramaya devam edin. Fakat gerçek şu ki deizm artık günümüzde normal bir şey.

Bkz. Bugünkü HaberTürk'e:

http://gazetemanset.blob.core.windows.net/resim/egazete/2017/08/28/haberturk/29c8f310-b5c5-4263-9036-bf81d5114fca.jpg

estrelland
25-10-2017, 20:44
Forumlarda ayetlerin defalarca gözden geçirildiğini biliyorum. Sadece deizm açısından aşağıda verdiğim bazı ayetlerin söz konusu kitabın ve Allah'ının kafasının karışıklığı, özgüven düşüklüğü, eminsizliği noktasında insanları (Tabii Türkçe okuyup anlayabilen) insanları deizme sürükleyeceği aşikar. Kitap var deyip yok demek. Ya varsa ya yoksa çelişkisi ile (kesinlik yok ama Allah her şeyi biliyor aynı zamanda-hayır daha Allah kitabı kendisinin gönderdiğinden emin değilken... kul ne yapsın!), olay tekrarları ile (bir kıssadan hisseyi 20 kere sözle anlatırsın ama 20 kere bir kitap içinde yazıya dökmezsin. Üstelik her yazıya döküş de birbirini tutmuyorsa, okuyanların vay haline! -bu nida daha çok tevrat-incil nidası)

Ben artık ayetlerin içeriği ile uğraşmak yerine, ayetlerin gerçek sıralamasına (çünkü yerleri çok farklı) ve Roma projesi olmasından sebep diğer dinlere katkısına, içeriğinde aslında hangi dini yeriyor ya da yüceltiyor (üçü bir arada gibi-paganizm+hıristiyanlık+musevilik), siyaseti yönlendirme, İsrail'in çalıp çırpıp yazdığı sözde kutsal toprak tarihini destekleyici yönü noktasına odaklanmalıyız diye düşünüyorum. Mutlaka bu yönü ile uğraşanlar var, ben de bu aşamadayım diyerek iletimi paylaşıyorum.

Başta ipe sapa gelmez Arap Bedevilerini toparlamayı hedef alan tek başına taşeron iken, daha sonra Türkleri yoldan çıkararak taşeronluk görevini maalesef Türklerin sırtına yüklüyor. Bu noktada elbette (ırkçılığın uzağında hissiyatla) Türklerin en büyük talihsizliğinin (ki tarih sayfalarında tam da Yahudiliğe giriş aşaması ya da girmiş olanlar var Hazarlar gibi) islamın kanlı dayatmasına karşı koyamaması ki bunda da en büyük etken para karşılığı ruhunu satanlar gibi gözüküyor. Moğollar ile bu sürecin başladığını düşünebiliriz. Paralı askerliğe soyunmuş gibi bir halleri var ve oradan da Türkler bu oyunun içinde buluyorlar kendilerini.

Şahsi fikrim; islamın Türklüğe hiç uygun olmayan bir din-inanç sistemine sahip olması. Türklere bugün ön Türklükten elinde ne var kültürel, dilsel, inançsal, töresel diye sorunca boşluğa kaymış bakıştan başka şey yok elimizde. İslam Türklüğü bitirici son darbeydi. Arapları önümüze katan Roma'yı, saz arkadaşları Ermenistan, Bizans, Yahudi tayfalarını kutluyorum. Hala devam ediyorlar, nasıl baş koydularsa bu yola! Biz de daha ayet tırtıklıyoruz, saçma sapan Arap hikayelerinde dedi ki o ona dedi ki rivayet silsilesinden anlam bulmaya çalışıyoruz. Bence bu ayetlerin içinde ciddi anlamda masonik şifreler var. Kalbinde olanı saklayanların kurtarıcısı, kimlik gizleyicisi, Türkiye topraklarında müslüman kisvesi altında at koşturmasına sebep en güçlü silah! İslamdan çok Hıristiyanlık ya da Yahudiliğe bağlı olduklarından artık adımız kadar eminiz Türkler olarak. Ama bunu Türklere anlatamamak da en büyük eksiğimiz.


Fussilet 52: de ki: ne der siniz? eğer o Allah tarafından ise siz de onu (kuranı/kitabı) inkar etmişseniz o zaman (haktan) uzak bir ayrılığa düşenden daha sapık kim vardır?

Şura 17: Kitabı ve mizanı hak olarak indiren Allah'tır. Ne biliyorsun, belki de kıyamet saati yakındır?

Şura 21: Yoksa onların Allah'ın izin vermediği bir dini getiren ortakları mı var? Eğer erteleme sözü olmasaydı, derhal aralarında hüküm verilirdi...... (kıyamet/azap/ayırma gününün ne olduğu ne zaman olacağına dair yanıt bulunamayınca Allah'ın sürekli ertelediğini öğreniyoruz ayetten, yoksa anında kopacak)

Ahkaf 4: De ki: Söylesenize! .................... bundan evvel bir kitap yahut bir bilgi kalıntısı varsa onu bana getirin.

Ahkaf 10: Hiç düşündünüz mü? Şayet bu Allah katından ise ve siz onu inkar etmişseniz, İsrailoğullarından bir şahit de bunun benzerini görüp inandığı halde siz yine de büyüklük taslamışsanız!...........

Ahkaf 12: Ondan önce de bir rahmet ve rehber olarak Musa'nın kitabı vardır.