Firestorm
27-07-2011, 01:35
Alevilik hakkında bilgi edinmek istiyenler için iyi bir kaynak Erdoğan Çınar bu güne kadar yazdığı kitaplar ile bir çok gerçeği ortaya sermiş bu günde buna devam etmektedir. Alevi'liğin gerçek tarihini ve kendisini öğrenmek için çok önemli bir kaynaktır.
Bu konu ile ilgili yazara iletmek istediğiniz bir şey var ise buraya yazın.
Derğah'ın sırrı Alevi'liğin kayıp hafızası
Geçmişimizin hırsızları, onlar da gidecekler, toz olup
toprağa karışacaklar, isimleri unutulacak, resimleri silinecek
ve hiç yaşamamış gibi olacaklar.
Çarşılarında insan alınıp satılan payitahtlar, altı zindan
üstü saray devasa yapılar, teker teker un ufak oldular, tozun
toprağın altında kaldılar. Binbir ah üzerine kurulmuşlardı.
Bu topraklarda işlenmiş en büyük insanlık suçunu iştahla
sürdürenler, sizler de toz olup toprağa karışacaksınız.
Hoyrat rüzgârların önünde oradan oraya savrulacak külünüz.
Sizin içinde keyif çattığınız köşkünüz, bu toprakların
çilesi üzerine bina edildi ve hâlâ orada duruyor çünkü.
Ordular dağılır, saraylar yıkılırken, Hace Bektaş Veli
Dergâhı, bu mütevazı Alevi mabedi; ordusu yok, silahısopası
yok, kalesi-burcu yok, askeri-muhafızı yok; Hitit
çağında, Helen, Pers, Roma, Bizans hükümranlıklarında,
Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde yani tüm zulüm zamanlarında
ayakta kaldı. Erenler bu yapı için “Kıyamete kadar
durur, yıkılmaz” demişler. Doğru olsa gerektir, her yapı zaman
içinde yıprandı, yıkıldı, bir o yıkılmadı. Çünkü kuranlar,
Hacı Bektaş Veli Dergâhı’nın harcına Ana Tanrıça’nın
ruhunu kattılar.
Kendisi, bozkırın ortasında sakin olsa da, bu dergâhın
kökleri İda Dağı’ndadır
Erdoğan ÇINAR
http://img845.imageshack.us/img845/6292/kopyas0807201146391000.jpg
Bu konu ile ilgili yazara iletmek istediğiniz bir şey var ise buraya yazın.
Derğah'ın sırrı Alevi'liğin kayıp hafızası
Geçmişimizin hırsızları, onlar da gidecekler, toz olup
toprağa karışacaklar, isimleri unutulacak, resimleri silinecek
ve hiç yaşamamış gibi olacaklar.
Çarşılarında insan alınıp satılan payitahtlar, altı zindan
üstü saray devasa yapılar, teker teker un ufak oldular, tozun
toprağın altında kaldılar. Binbir ah üzerine kurulmuşlardı.
Bu topraklarda işlenmiş en büyük insanlık suçunu iştahla
sürdürenler, sizler de toz olup toprağa karışacaksınız.
Hoyrat rüzgârların önünde oradan oraya savrulacak külünüz.
Sizin içinde keyif çattığınız köşkünüz, bu toprakların
çilesi üzerine bina edildi ve hâlâ orada duruyor çünkü.
Ordular dağılır, saraylar yıkılırken, Hace Bektaş Veli
Dergâhı, bu mütevazı Alevi mabedi; ordusu yok, silahısopası
yok, kalesi-burcu yok, askeri-muhafızı yok; Hitit
çağında, Helen, Pers, Roma, Bizans hükümranlıklarında,
Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde yani tüm zulüm zamanlarında
ayakta kaldı. Erenler bu yapı için “Kıyamete kadar
durur, yıkılmaz” demişler. Doğru olsa gerektir, her yapı zaman
içinde yıprandı, yıkıldı, bir o yıkılmadı. Çünkü kuranlar,
Hacı Bektaş Veli Dergâhı’nın harcına Ana Tanrıça’nın
ruhunu kattılar.
Kendisi, bozkırın ortasında sakin olsa da, bu dergâhın
kökleri İda Dağı’ndadır
Erdoğan ÇINAR
http://img845.imageshack.us/img845/6292/kopyas0807201146391000.jpg