AlbatrosS
28-07-2011, 02:06
‘‘Benim beyim de yoktu burada, Bursa’daydı, ben Meral’in çobanıydım, kurt aldı götürdü, sağ çıkmadı, parçaladı yavrumu, acımadı. Sahip çıkamadım, uçtu Meral. Böyle olmasın ne olur” diyor ve ağlamaya başlıyor 54 yaşında, dokuz çocuk annesi Bitlisli Nuriye Hanım. 22 Haziran’da, boşandığı kocası Burhan B. tarafından dokuz bıçak darbesiyle öldürülen 22 yaşındaki sekizinci çocuğu Meral’i anlatıyor. Derdi, gencecik yaşta artık aile içi bile denmeyecek şiddete kurban giden kızının “hakkını aramak”. Meral’i öldüren eski kocadan, Meral’i koruyamayan devletten ve tabii ki kadın cinayetlerine sesini adam gibi çıkarmayan toplumdan. Nuriye Hanım, arada ağlayarak, arada Meral’in iki buçuk yaşındaki sevimli kızı Busenaz’ı severek anlatıyor. Öldürülen bir evladın arkasından, bize laf düşmüyor.
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalEklerDetayV3&ArticleID=1057688&Date=28.07.2011&CategoryID=42
* ''her koşulda'' aileyi hastalıklı biçimde kutsayan(aile=devlet olarak okuyunuz) ''cehalet'' bile denemeyecek; aslında, basbayağı ''ideolojik'' bir duruştan bahsediyoruz.
* tam 10 yıllık iktidarında bu konuya ilişkin tek bir adım atmadığı gibi adında ''kadın'' geçen bakanlıktan dahi hazetmeyen sofuca bir taassub topluma dayatılıyor.
* ab ve üyelik masallarıyla toplum oyalanırken; alttan alta 2000'ler öncesi seviyede ahlaki bağnazlık ve önyargılar siyasetin malzemesi olmakta.
* abdestli kapitalizm, kendine özgü ''mistik'' yorumuyla toplumu yeniden biçimlendirmeye çalışmakta; bu arada bol bol ''içeriksiz ve tutarsız'' demokrasi-özgürlük-kardeşlik retoriği dillerden düşmemekte.
* kadının gördüğü şiddet ve baskıları bir kez olsun ağzına almayanlar sıkıştıkları her durumda ''türban'' ve rezilce ahlaki kara çalmalara sığınmakta.
* muhafazakar sağ populizmin sefaleti tel tel dökülürken ve kadınlar her gün daha fazla katledilirken; şiddet oranları %1400 artarken ''demokrasi'' demenin kıymeti olabilir mi?
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalEklerDetayV3&ArticleID=1057688&Date=28.07.2011&CategoryID=42
* ''her koşulda'' aileyi hastalıklı biçimde kutsayan(aile=devlet olarak okuyunuz) ''cehalet'' bile denemeyecek; aslında, basbayağı ''ideolojik'' bir duruştan bahsediyoruz.
* tam 10 yıllık iktidarında bu konuya ilişkin tek bir adım atmadığı gibi adında ''kadın'' geçen bakanlıktan dahi hazetmeyen sofuca bir taassub topluma dayatılıyor.
* ab ve üyelik masallarıyla toplum oyalanırken; alttan alta 2000'ler öncesi seviyede ahlaki bağnazlık ve önyargılar siyasetin malzemesi olmakta.
* abdestli kapitalizm, kendine özgü ''mistik'' yorumuyla toplumu yeniden biçimlendirmeye çalışmakta; bu arada bol bol ''içeriksiz ve tutarsız'' demokrasi-özgürlük-kardeşlik retoriği dillerden düşmemekte.
* kadının gördüğü şiddet ve baskıları bir kez olsun ağzına almayanlar sıkıştıkları her durumda ''türban'' ve rezilce ahlaki kara çalmalara sığınmakta.
* muhafazakar sağ populizmin sefaleti tel tel dökülürken ve kadınlar her gün daha fazla katledilirken; şiddet oranları %1400 artarken ''demokrasi'' demenin kıymeti olabilir mi?