PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Dünya Devletsizliğe doğru mu gidiyor?


TurkceRap
07-08-2011, 23:16
Bilindiği üzere artık devletler tek tek kurumlarını elden çıkarıyor, Sosyal devlet/Refah devleti yapısının getirdiği hantallık revize edilmeye çalışılıyor.

Fakat bundan daha önemli olan birşey varsa o da hem bireylerin, hem de paranın dolaşımı artık eskisine nazaran çok kolay.

Sadece bu kadar da değil, gelişen iletişim teknolojileri sayesinde insanlar oturduğu yerden birkaç tuşa basıp dünyanın öbür ucunda kurduğu şirket sayesinde üzerinde gereğinden fazla olan vergi yükünden kurtulabiliyor.

Peki ekonomi böyleyken sosyal özellikler yerinde duruyormu? kesinlikle hayır.

Örn: Bir site düşünün, içinde birden fazla ev, kendi güvenliği, alış-veriş merkezleri, sosyal tesisler, insanların devlet kavramına ihtiyacını oldukça azaltan etmenler.

Peki sizlerin görüşleri nedir? Küreselleşme, teknolojik gelişmeler, kentleşme, Şirketler, Kapitalizm ve dolayısıyla bu kavramlar etrafında ivme kazanan unsurlar tüm insanlık önünde devletsizliğe giden kademeli bir dönüşüme yol açarmı? Sizlerin fikirleri nelerdir?

ereninthenature
07-08-2011, 23:30
Bilimin gelisimi devlete olan ihtiyaci azaltiyor mu?
Bu soruya verilen cevap evet olursa ilerde devlet yok olur hayirsa devlet var olmaya devam edecektir.

Benim sahsi gorusum yakin bir gelecekte teknoloji gida, barinma, ulasim gibi problemleri cok ucuza cozucek.Herkes evinde tarim yapacak, hayvansal gidasini ucuza alicak.Elektrik gunes enerjisinden saglanacak bedava olacak.Suyunu aninda temizleyip icecek:DArabalarda gunes enerjisiyle calisacak.

Boyle bir dunyada savas olur mu acaba cok merak ediyorum?Ne icin savasilir, toprak mi?Yuzen sehirlerde kurulacaktir, toprakta manasini kaybedecek bir yerde.

Gene boyle bir Dunya'da devlet ne is yapar onuda bilemiyorum.

Ama cok yuksek yasam standartlari -herkes icin- cok uzakta degil, cok zor degil.

Jolly Jocker
08-08-2011, 17:21
Devletteki dönüşümü ''devletsizliğe doğru gidiş'' olarak görmek hata olur bence. Nasıl ki cumhuriyetler imparatorluklardan farklıdır, faşizm demokrasiden, bugünkü dönüşüm de biraz bununla ilgili. Kapitalizmin gelişimi, nasıl geçmişte feodal yapıları birleştirip ulus devleti yarattıysa, günümüzde de ulus devletleri aşındırıp ulus üstü projeleri ortaya çıkarıyor. Dünya sanki tek bir dünya devletine doğru gidiyor. Ama bu devletsizlik değildir.

Eşitsizlik ve çıkar uyuşmazlıkları oldukça, çıkarların korunması için silahlı güçlere ve buna uygun örgütlenmelere ihtiyaç da sürer. Sınıflı toplum sürdüğü sürece devlet de sürer. Aksi halde, alt sınıflar rahatça üst sınıfların mülküne el koyar. Zaten günümüz devletlerinde de silahlanma devam ediyor, ordular profesyonelleştiriliyor. Kontrol ve gözetim mekanizmaları günden güne gelişiyor. Mahkemeler, hapishaneler, karakollar yerli yerinde duruyor. Hal böyleyken devletin ortadan kalktığını söylemek fazlasıyla zorlama bir iddia olacaktır.

Devlet dediğimiz şey bir tahakküm ilişkisidir. Günümüz kapitalizmi düne göre daha da otoriteryan bir yönelime giriyor. Tahakkümü sadece devlet gücüyle değil, teknolojik olanakları(mobese kameraları gibi) ve özel güvenlik güçlerini de kullanarak her yere yayıyor. Kapitalist iş sürenin kendisi ise zaten yeterince tehditkar ve kontrolcü. Devlet ortadan kalkmıyor, biçim değiştirerek daha da yayılıyor. İktidar tek merkezli olmaktan çıkıyor, her yere siniyor.

İktidar her yerde ama direniş de öyle. :)

AhbAp
08-08-2011, 17:29
Devletteki dönüşümü ''devletsizliğe doğru gidiş'' olarak görmek hata olur bence. Nasıl ki cumhuriyetler imparatorluklardan farklıdır, faşizm demokrasiden, bugünkü dönüşüm de biraz bununla ilgili. Kapitalizmin gelişimi, nasıl geçmişte feodal yapıları birleştirip ulus devleti yarattıysa, günümüzde de ulus devletleri aşındırıp ulus üstü projeleri ortaya çıkarıyor. Dünya sanki tek bir dünya devletine doğru gidiyor. Ama bu devletsizlik değildir.

Eşitsizlik ve çıkar uyuşmazlıkları oldukça, çıkarların korunması için silahlı güçlere ve buna uygun örgütlenmelere ihtiyaç da sürer. Sınıflı toplum sürdüğü sürece devlet de sürer. Aksi halde, alt sınıflar rahatça üst sınıfların mülküne el koyar. Zaten günümüz devletlerinde de silahlanma devam ediyor, ordular profesyonelleştiriliyor. Kontrol ve gözetim mekanizmaları günden güne gelişiyor. Mahkemeler, hapishaneler, karakollar yerli yerinde duruyor. Hal böyleyken devletin ortadan kalktığını söylemek fazlasıyla zorlama bir iddia olacaktır.

Devlet dediğimiz şey bir tahakküm ilişkisidir. Günümüz kapitalizmi düne göre daha da otoriteryan bir yönelime giriyor. Tahakkümü sadece devlet gücüyle değil, teknolojik olanakları(mobese kameraları gibi) ve özel güvenlik güçlerini de kullanarak her yere yayıyor. Kapitalist iş sürenin kendisi ise zaten yeterince tehditkar ve kontrolcü. Devlet ortadan kalkmıyor, biçim değiştirerek daha da yayılıyor. İktidar tek merkezli olmaktan çıkıyor, her yere siniyor.

İktidar her yerde ama direniş de öyle. :)

Altına imza... (son cümle hariç)

VraeL
08-08-2011, 20:38
Tam tersini düşünüyorum.

Zeitgeistte'de geçtiği gibi... Bir "Dünya devleti"ne doğru gidiyoruz gibi görünüyor.

Gerçi ZG ekibinin ön gördüğü "asya birliği"nden pek ses soluk çıkmadı. Amerika, kanada ve meksikanın birleşip dolardan farklı bir para birimine geçişi falanda gerçekleşmedi ama,
şöyle bir gerçek var:

İnsanlar artık sokaklarda adım başı sağda solda kamera olmasından, nette yaptıkları, girdikleri sitelerden devletin haberdar olmasından, sürekli takip altında tutulmaktan ve aşırı denetimci-otoriter bir düzende yaşamaktan pekte şikayetçi değil. Üstelik bu düzeni isteyen, herkesin yaptığı ettiği bilinsin, özel hayat kalmasın diyen yobazlar ve korkaklarda var... (sırf çocuğum kaybolursa hemen bulunur, trafik kazaları önlenir, kapkaçcı beni öldürürse katilimin bulunur gibi saçma gerekçeler yüzünden hemde(!))

Dünya devleti düzenini veya aşırı otoriter-baskıcı sistemleri hollywoodun bir çok bilimkurgu-gerilim filminde de gördük zamanında.

Kapital zihniyet, yaptığı işleri simgesel yolla anlatmayı, paralarının arkalarına çizmeyi, sadist hayallerini ve geleceği dönük planlarını filmlerinde üstü kapalı olarak anlatmayı çok sever. Zayıf yönü budur, niyetini önceden belli eder...

Asıl önemli olan halkların erken teşhisi koymayı başarıp bir an önce örgütlenmesidir.

Tabi fikrimce böyle (.

TurkceRap
08-08-2011, 22:35
Devletteki dönüşümü ''devletsizliğe doğru gidiş'' olarak görmek hata olur bence. Nasıl ki cumhuriyetler imparatorluklardan farklıdır, faşizm demokrasiden, bugünkü dönüşüm de biraz bununla ilgili. Kapitalizmin gelişimi, nasıl geçmişte feodal yapıları birleştirip ulus devleti yarattıysa, günümüzde de ulus devletleri aşındırıp ulus üstü projeleri ortaya çıkarıyor. Dünya sanki tek bir dünya devletine doğru gidiyor. Ama bu devletsizlik değildir.

Eşitsizlik ve çıkar uyuşmazlıkları oldukça, çıkarların korunması için silahlı güçlere ve buna uygun örgütlenmelere ihtiyaç da sürer. Sınıflı toplum sürdüğü sürece devlet de sürer. Aksi halde, alt sınıflar rahatça üst sınıfların mülküne el koyar. Zaten günümüz devletlerinde de silahlanma devam ediyor, ordular profesyonelleştiriliyor. Kontrol ve gözetim mekanizmaları günden güne gelişiyor. Mahkemeler, hapishaneler, karakollar yerli yerinde duruyor. Hal böyleyken devletin ortadan kalktığını söylemek fazlasıyla zorlama bir iddia olacaktır.

Devlet dediğimiz şey bir tahakküm ilişkisidir. Günümüz kapitalizmi düne göre daha da otoriteryan bir yönelime giriyor. Tahakkümü sadece devlet gücüyle değil, teknolojik olanakları(mobese kameraları gibi) ve özel güvenlik güçlerini de kullanarak her yere yayıyor. Kapitalist iş sürenin kendisi ise zaten yeterince tehditkar ve kontrolcü. Devlet ortadan kalkmıyor, biçim değiştirerek daha da yayılıyor. İktidar tek merkezli olmaktan çıkıyor, her yere siniyor.

İktidar her yerde ama direniş de öyle. :)




Evet dünya devleti ya da Ab tarzı Dünya çapında birkonfederasyon malesef bir korkulu rüya olarak duruyor, fakat tam tersi Diğer bir teori olarak dünya düzeni çok kutuplu da olabiliriş.

Bu arada Kameralar daha çok devletle alakalıdır, Kapitalizm ile Kameraların alakası ile neden bahsetttiğini tam olarak anladığımı söyleyemem.

Ben devlet ortadan kalktı demiyorum, bu yönde bir eğilim olup olmadığı ya da bu süreç devletsizliğe gidermi konusunda sizlerin fikirleri nelerdir diyorum.

TurkceRap
08-08-2011, 22:40
Tam tersini düşünüyorum.

Zeitgeistte'de geçtiği gibi... Bir "Dünya devleti"ne doğru gidiyoruz gibi görünüyor.

Gerçi ZG ekibinin ön gördüğü "asya birliği"nden pek ses soluk çıkmadı. Amerika, kanada ve meksikanın birleşip dolardan farklı bir para birimine geçişi falanda gerçekleşmedi ama,
şöyle bir gerçek var:

İnsanlar artık sokaklarda adım başı sağda solda kamera olmasından, nette yaptıkları, girdikleri sitelerden devletin haberdar olmasından, sürekli takip altında tutulmaktan ve aşırı denetimci-otoriter bir düzende yaşamaktan pekte şikayetçi değil. Üstelik bu düzeni isteyen, herkesin yaptığı ettiği bilinsin, özel hayat kalmasın diyen yobazlar ve korkaklarda var... (sırf çocuğum kaybolursa hemen bulunur, trafik kazaları önlenir, kapkaçcı beni öldürürse katilimin bulunur gibi saçma gerekçeler yüzünden hemde(!))

Dünya devleti düzenini veya aşırı otoriter-baskıcı sistemleri hollywoodun bir çok bilimkurgu-gerilim filminde de gördük zamanında.

Kapital zihniyet, yaptığı işleri simgesel yolla anlatmayı, paralarının arkalarına çizmeyi, sadist hayallerini ve geleceği dönük planlarını filmlerinde üstü kapalı olarak anlatmayı çok sever. Zayıf yönü budur, niyetini önceden belli eder...

Asıl önemli olan halkların erken teşhisi koymayı başarıp bir an önce örgütlenmesidir.

Tabi fikrimce böyle (.



Bilakis insanlar şikayetci ama kameraların ne olduğu konusunda bazı insanların fikir sahibi olmadığı çok açık.

Fakat, otoriter bir devlet hiçbir iş adamının işine yaramaz...

Devlet de zamanla dönüşmek, evrimleşmek, hatta Münkünse Dilerim TANRI'dan buharlaşıp yok olmak zorunda.

Brian
10-08-2011, 00:48
Globalleşme bazı bakımlardan insanlara yeni fırsatlar tanıdı.

Örneğin internet ile dünyanın birçok ülkesinden banka hesabı açabilirsiniz. Hesaplarınızı online hareket ettirebilirsiniz.

Yine birçok bilgi kaynaklarına hızlı bir şekilde ulaşma imkanınız var.

Bu imkanlar çoğaltılabilir.

Örneğin parası çok olan biri uçağına atlar, gider; kolayca vize alır; yine parası sayesinde birçok problemden kurtulabilir.

Ama şunu unutmamak gerekir, burası çok önemli: gelişen teknoloji sadece vatandaşlara bir takım olanaklar tanımadı. Aynı zamanda devlet de bu olanakların çok daha fazlasına sahip.

Örneğin:



Vergi Borcu Olan 6 bin 102 Mükellefin Banka Hesapları Bloke Edildi!

MALİYE Bakanlığı’nın talimatıyla, vergi borcu olan mükelleflerin banka hesaplarının bloke edilmesi ve bu kişilerin kimlik bilgilerininin tüm bankalara gönderilmesi İzmit’te ticari hayatı felce uğrattı. Aralarında sanayici, tüccar, esnaf ve kira geliri olan gayrimenkul sahiplerinin bulunduğu 6 bin 102 mükellef, vergi borcunu ödediğine ilişkin belge ibraz edene kadar hesaplarından para çekemiyor.

Kentte binlerce sanayici, esnaf, tüccar ve kira geliri olan gayrimenkul sahibinin çekleri, dün sabahtan beri hesaplarında para olmasına rağmen ödenmeyince kent bir anda karıştı. Hesap sahipleri bankalara akın edince durum anlaşıldı.

Maliye Bakanlığı’nın borçlu mükelleflerin tamamının kimlik bilgilerini bankalara gönderdiği ve bankaların da bu talimat üzerine hesaplarındaki parayı bloke ettiği belirlendi.

Sadece İzmit’te bu durumdan 6 bin 102 mükellefin etkilendiği, bunlardan 3 bininin Ticaret Odası’na kayıtlı esnaf, geri kalanının sanayici, tüccar ve gayrimenkul sahipleri olduğu belirtildi.

Kaynak (http://www.kobidunyasi.com/modules.php?name=haberler&pa=showpage&pid=24)

Görüldüğü gibi devletin de elinde epey imkan var. Ve bu imkanlar giderek daha fazla biçimde kullanılacak.

İyi olur, vergisini ödemeyenler ödesin, devlet sıkı takip yapsın, göz açtırmasın, devlet kutsaldır, yeter artık diyenler çıkabilir. Veya Vergi memurları yapılanları şöyle açıklayabilir:

İzmit Vergi Dairesi Başkanı Bekir Bayraktar, DHA muhabirinin konuyla ilgili sorularını yanıtlarken şunları söyledi:

“Biz bu noktaya gelmeden önce neredeyse mükelleflerimize yalvarıyorduk. ‘Gelin bu borçlarınızı ödeyin. Sıkıntı yaşamayın’ dememize rağmen, sanıyorum umursamıyorlardı.

Ama yasalar çok yetersiz daha etkili yasalar olmalı, çok kapsamlı olmalı diyenler de merak etmesin o kadar:

Oda Başkanı Hüseyin Zeytinci, “Bir esnafın bin YTL vergi borcu bile olsa, bankadaki 100 bin YTL’si bloke edilmiş. Bu uygulamanın yasada yeri var.

Kaynak (http://www.kobidunyasi.com/modules.php?name=haberler&pa=showpage&pid=24)

Tabi Vergi dairelerinin her zaman haklı olduğunu, doğruyu söylediğini filan düşünmeniz gerekir.

Kanunlar da güçlü burjuvanın istediği biçimde yapılacak merak etmeyin. Güçlü burjuvanın talepleri artacağı için devlette ona göre davranacaktır merak etmeyin.

Özellikle işçi, emekçi sınıfı bundan sonra sıkıysa vergi kaçırsın veya ödemesin de görelim. Vergisini ödemeyen işçilere, emekçilere filan çok büyük cezalar gelmesi gerekir ki ülke düzelsin. O yüzden tabii devlet çok güçlü olmalı.

Türkiye ilerliyor merak etmeyin.

Muhafazakarlık çok önemli....

Taraf okuyun....:cheer2:

TurkceRap
10-08-2011, 12:22
Globalleşme bazı bakımlardan insanlara yeni fırsatlar tanıdı.

Örneğin internet ile dünyanın birçok ülkesinden banka hesabı açabilirsiniz. Hesaplarınızı online hareket ettirebilirsiniz.

Yine birçok bilgi kaynaklarına hızlı bir şekilde ulaşma imkanınız var.

Bu imkanlar çoğaltılabilir.

Örneğin parası çok olan biri uçağına atlar, gider; kolayca vize alır; yine parası sayesinde birçok problemden kurtulabilir.

Ama şunu unutmamak gerekir, burası çok önemli: gelişen teknoloji sadece vatandaşlara bir takım olanaklar tanımadı. Aynı zamanda devlet de bu olanakların çok daha fazlasına sahip.

Örneğin:



Kaynak (http://www.kobidunyasi.com/modules.php?name=haberler&pa=showpage&pid=24)

Görüldüğü gibi devletin de elinde epey imkan var. Ve bu imkanlar giderek daha fazla biçimde kullanılacak.

İyi olur, vergisini ödemeyenler ödesin, devlet sıkı takip yapsın, göz açtırmasın, devlet kutsaldır, yeter artık diyenler çıkabilir. Veya Vergi memurları yapılanları şöyle açıklayabilir:



Ama yasalar çok yetersiz daha etkili yasalar olmalı, çok kapsamlı olmalı diyenler de merak etmesin o kadar:


Kaynak (http://www.kobidunyasi.com/modules.php?name=haberler&pa=showpage&pid=24)

Tabi Vergi dairelerinin her zaman haklı olduğunu, doğruyu söylediğini filan düşünmeniz gerekir.

Kanunlar da güçlü burjuvanın istediği biçimde yapılacak merak etmeyin. Güçlü burjuvanın talepleri artacağı için devlette ona göre davranacaktır merak etmeyin.

Özellikle işçi, emekçi sınıfı bundan sonra sıkıysa vergi kaçırsın veya ödemesin de görelim. Vergisini ödemeyen işçilere, emekçilere filan çok büyük cezalar gelmesi gerekir ki ülke düzelsin. O yüzden tabii devlet çok güçlü olmalı.

Türkiye ilerliyor merak etmeyin.

Muhafazakarlık çok önemli....

Taraf okuyun....:cheer2:



Devletin de bu imkanlara sahip olduğu konusunda haklısın, fakat vbunu zamanın değişmesiyle yöntemlerin de değişmesi olarak kabul etmek mümkün, bi.ortalama bir iş adamı senin de dediğin gibi isterse parasını oturduğu yerden dünyanın öbür ucunda devletin ulaşamayacağı bir yere gönderebilir, bu da bizi sorunun çözümü de olduğu sonucuna ulaştırır.

Bence devletler halk üzerindeki gücünü günümüzde korku psikolojisi üzerinden alıyor, ne kadar bu psikolojiye kapılmazsan, o kadar rahat yaşarsın, ne kadar devlete bulaşmazsan o kadar bağımsız olursun.