Orijinalini görmek için tıklayınız : Somali Üzerine Oynanan Oyunlar
KozmikSakaci
11-08-2011, 18:19
olaymahali.blogspot.com hemen girişte Somalideki açlık oyunları yazısına bi bakın derim. büyük bir oyun var gibime geliyor.arkadasımın blogu.
Ramazan ayında tak diye gündeme afrika kıtlığı, somali fakirliği şuyu buyu geliyor.
birden bire yardımlar toplanıyor.
büyük paralar dönüyor.
kimsede demiyor ki -ulan adamlar yıllardır aç, şu ana kadar kimse yardım etmedi şimdimi yardım edecekler- diye.
denizfenerinden farksız... milletin dini duygularını kullanarak paranın zamına koyuyorlar.
suç kandıranda olduğu kadar aynı zamanda, her b*ka kanacak kadar zayıf zihniyetli, kendini geliştirmekten aciz insanlarındır da..
Esasında durum hiç açlıkla ilgili değil. Özellikle Çin'in süper güç konumuna geldiği şu günlerde, Türkiye'ye biçilen asker rolünün oynanması sağlanıyor. Bir kaç yıl önce ortaya çıkan somalili korsanlar olayı, ABD'nin somali'ye girmekteki amacını sağlamak içindi. Hatırlayacaksınız, Türkiye'de dönüşümlü olarak filolar göndermişti. Somali, Çin için önemli bir konumda ve orada işletilen madenlerin hepsi Çin'in kontrolünde. Endonezya'nın yıllardır bilinçli bir şekilde sürdürdüğü olumsuz tarım politikası sonucu açlık ile terbiye edilmeye çalışılan afrika halklarının direnmesini önlemek ve Çin'in bir nevi can damarlarından birini etkisiz hale getirmektir esas gaye. Önümüzdeki günlerde bir Somali çıkartması görürsek, hiç şaşırmamak gerekiyor. Çünkü tam da buna doğru bir gidişat var ve Türkiye burada asker rolünü oynamaya başladı bile. Libya için gerekmedikçe hareket etmeyeceğini belirten Türkiye 6 gemi gönderdi. Toplam gönderilen gemi sayısı ise 20. Buradan bile ne derece oyunlar oynanmaya başlandığı görülüyor.
SHADOWofGODonEARTH
11-08-2011, 21:16
Ramazan ayında tak diye gündeme afrika kıtlığı, somali fakirliği şuyu buyu geliyor.
birden bire yardımlar toplanıyor.
büyük paralar dönüyor.
kimsede demiyor ki -ulan adamlar yıllardır aç, şu ana kadar kimse yardım etmedi şimdimi yardım edecekler- diye.
denizfenerinden farksız... milletin dini duygularını kullanarak paranın zamına koyuyorlar.
suç kandıranda olduğu kadar aynı zamanda, her b*ka kanacak kadar zayıf zihniyetli, kendini geliştirmekten aciz insanlarındır da..
Ver afyonu, al parayı,
Ramazanda da afyon bol alındığı için sömürülmesi daha kolay.
Nuri Alço gibi, gazoza ilaç sonra tecavüz..
iki afyon ver, sonra sömür..
SHADOWofGODonEARTH
11-08-2011, 21:20
Esasında durum hiç açlıkla ilgili değil. Özellikle Çin'in süper güç konumuna geldiği şu günlerde, Türkiye'ye biçilen asker rolünün oynanması sağlanıyor. Bir kaç yıl önce ortaya çıkan somalili korsanlar olayı, ABD'nin somali'ye girmekteki amacını sağlamak içindi. Hatırlayacaksınız, Türkiye'de dönüşümlü olarak filolar göndermişti. Somali, Çin için önemli bir konumda ve orada işletilen madenlerin hepsi Çin'in kontrolünde. Endonezya'nın yıllardır bilinçli bir şekilde sürdürdüğü olumsuz tarım politikası sonucu açlık ile terbiye edilmeye çalışılan afrika halklarının direnmesini önlemek ve Çin'in bir nevi can damarlarından birini etkisiz hale getirmektir esas gaye. Önümüzdeki günlerde bir Somali çıkartması görürsek, hiç şaşırmamak gerekiyor. Çünkü tam da buna doğru bir gidişat var ve Türkiye burada asker rolünü oynamaya başladı bile. Libya için gerekmedikçe hareket etmeyeceğini belirten Türkiye 6 gemi gönderdi. Toplam gönderilen gemi sayısı ise 20. Buradan bile ne derece oyunlar oynanmaya başlandığı görülüyor.
Obama'nın seçilmesideki, ön plana çıkarılmasındaki amaç da afrika üzerinde çin etkisini kırmak diye okumuştum bazı yerlerde..
istatistik
12-08-2011, 00:49
Somalideki açlığın temel nedeni iç istikrarsızlık. Ülkenin bir bölümü islamcı militanların elinde, bir bölümü korsanların elinde kalan bölümü ise komşu ülkelerden birinin elinde. Bu istikrarsızlık nedeniyle de üretim araçları kullanılamıyor. Sonucunda da yapay bir açlık ortaya çıkıyor.
Tabi olayların fitilini ateşleyen sağolsun islamcı grupların şeriat devleti kurma sevdasıdır.
YasasinBilim
12-08-2011, 04:54
Libya'da, Suriye'de, Mısır'da, Yemen'de ve Somali'de şeriat devleti kurmak isteyen ayrılıkçı (ve de isyancı) gruplar var. Şu anki iktidarın bu devletlerin işlerine burnunu sokması ve isyancıları desteklemesi de bundandır.
BOP projesinin içinde, Ortadoğu ülkelerini dinle yönetilen (ve bu sayede kolaylıkla kontrol altına alınabilen) bir hale getirmek de var.
Türkiye'nin son dönemlerde attığı her adım ABD talimatıyla olmaktadır.
saygılar...
Singularity
12-08-2011, 09:09
Esasında durum hiç açlıkla ilgili değil. Özellikle Çin'in süper güç konumuna geldiği şu günlerde, Türkiye'ye biçilen asker rolünün oynanması sağlanıyor. Bir kaç yıl önce ortaya çıkan somalili korsanlar olayı, ABD'nin somali'ye girmekteki amacını sağlamak içindi. Hatırlayacaksınız, Türkiye'de dönüşümlü olarak filolar göndermişti. Somali, Çin için önemli bir konumda ve orada işletilen madenlerin hepsi Çin'in kontrolünde. Endonezya'nın yıllardır bilinçli bir şekilde sürdürdüğü olumsuz tarım politikası sonucu açlık ile terbiye edilmeye çalışılan afrika halklarının direnmesini önlemek ve Çin'in bir nevi can damarlarından birini etkisiz hale getirmektir esas gaye. Önümüzdeki günlerde bir Somali çıkartması görürsek, hiç şaşırmamak gerekiyor. Çünkü tam da buna doğru bir gidişat var ve Türkiye burada asker rolünü oynamaya başladı bile. Libya için gerekmedikçe hareket etmeyeceğini belirten Türkiye 6 gemi gönderdi. Toplam gönderilen gemi sayısı ise 20. Buradan bile ne derece oyunlar oynanmaya başlandığı görülüyor.
Konuyla doğrudan bağlantısı olmayacak belki ama Türkiye'nin o kadar savaş gemisi bulunmuyor. Türkiye'de destroyer bulunmuyor, 19 adet fırkateyni olan bir ülkenin 20 gemi gönderebilmesi için donanmasında eksi 1 adet gemi kalması gerekir.
Yani eğer göndermişse, gemi değil de, bot tipinde ufak tefek deniz araçları göndermiştir, ama savaş gemisi değil. o kadar savaş gemisi yok.
Turkey Military Strength
NAVAL POWER
http://www.globalfirepower.com/imgs/graph.gif (http://www.globalfirepower.com/navy-ships.asp) Total Navy Ships: 265
http://www.globalfirepower.com/imgs/graph.gif (http://www.globalfirepower.com/merchant-marine-strength-by-country.asp) Merchant Marine Strength: 645 [2011]
http://www.globalfirepower.com/imgs/graph.gif (http://www.globalfirepower.com/major-ports-and-terminals.asp) Major Ports & Terminals: 8
http://www.globalfirepower.com/imgs/graph.gif (http://www.globalfirepower.com/navy-aircraft-carriers.asp) Aircraft Carriers: 0 [2011] (uçak gemisi)
http://www.globalfirepower.com/imgs/graph.gif (http://www.globalfirepower.com/navy-destroyers.asp) Destroyers: 0 [2011] (destroyer-savaş gemisi)
http://www.globalfirepower.com/imgs/graph.gif (http://www.globalfirepower.com/navy-submarines.asp) Submarines: 16 [2011] (denizaltı)
http://www.globalfirepower.com/imgs/graph.gif (http://www.globalfirepower.com/navy-frigates.asp) Frigates: 19 [2011] (fırkateyn-savaş gemisi)
http://www.globalfirepower.com/imgs/graph.gif (http://www.globalfirepower.com/navy-patrol-coastal-craft.asp) Patrol Craft: 108 [2011]
http://www.globalfirepower.com/imgs/graph.gif (http://www.globalfirepower.com/navy-mine-warfare-craft.asp) Mine Warfare Craft: 20 [2011]
http://www.globalfirepower.com/imgs/graph.gif (http://www.globalfirepower.com/navy-amphibious-craft.asp) Amphibious Assault Craft: 55 [2011]
http://www.globalfirepower.com/country-military-strength-detail.asp?country_id=Turkey
Ben Namık' ın yazısında destroyer yada fırkateyn yazdığını göremedim 6 si Türkiyeden olmak üzere toplamda 20 gemi diyor.
Corpse Bride
12-08-2011, 14:00
iyiniyetli düşüncelerle yapılan bu yardımların , (elit ırk yaratma hevesiyle sıyırmış rockefeller ailesinin sistemli uyguladığı az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde; açlık hastalık aile planlaması adı altında doğum kontrolü uygulamaları domuz kuş gribi vb hastalıklar, genetiği değiştirilmiş tohumlarla ve sözde geçerli nedenlerle çıkartılan savaşlar ve kimyasal silahlarla) SOYKIRIM uygulamasına çözüm olamayacağı ortada. elit ırk yaratma ,dunyaya hakim olma saplantısı ve elindeki güçle yıllardır sistemli olarak insanlar ÖLDÜRÜLÜYOR.
Henry Kissinger'in sözü amacı ortaya koyuyor
"Petrolü kontrol edersen, ülkeyi kontrol edersin; gıdayı kontrol edersen, insanları kontrol edersin"
not: F. William Engdahl' ın "ölüm tohumları" kitabını ve yayınlanan diğer makalelerini okumanızı salık veririm.
kitaptan alıntı
Kissinger NSSM raporunda fakir ülkeleri kastederek En az gelişen ülkeler için (LDC) için şöyle demiştir: dünya giderek gelişmekte olan ülkelerin mineral stoklarına bağımlı hale geliyor hızlı nufus artışı iktisadi ve toplumsal gelişmeleri engellerse bunun sonucunda ortaya çıkacak olan istikarsızlık bu kaynakların düzenli ve rahat akışı için koşulları ortadan kaldırabilir. bu hızlı nufus artışı kaynakların sonunu getirebilir.hızlı nufus artışı ekonomik gelişmeye ağır bir engel oluşturur. (4)
vaşingtonun planı açıktı ABD nufus kontrolu ve azaltımı projelerinde en önde olmalıydı. yapacağı yardımların ön şartı da doğumların azaltıması olacaktı. birleşmiş milletler ımf ve dunya bankası üzerinden dolaylı olarak bu plan devreye girecekti. amerikan politikası açıkça bu değersiz ırkların yoluna çıkmasından endişe duyuyordu ve bunlardan kurtulması gerektiğini biliyordu. bu ifade NSSM 200' de geçen süslü bürokratik ifadenin gerçek yüzüydü. NSSM 200 nüfüs kontrolü hakkında açıkça şunları ifade ediyordu. abd stratejisi doğurganlığı kontrol amaçlı her türlü genel faaliyetin destekleyicisi olmalıdır. örn daha etkili basit doğum kontrol yöntemleri ve biomedikal araştırmaların desteklenmesi tüm ulkelerin yararına olacaktır. demografik değişikliklerin ölçülme yöntemlerindeki gelişmeler bazı az gelişmiş ulkelerdeki son nufus artış oranlarını belirlemeye ve nufus/aile planlama faaliyetlerini zaman içindeki etkilerini tespit etmeye yardımcı olacaktır.(5)
kissinger daha etkili , basit doğum kontrol yöntemleri ve biomedikal araştırmaların desteklenmesi demekle neyin kastedildiğini çok iyi biliyordu. rockefeller ailesiyle çok yakın temas içindeydi ve biomedikal araştırmaların detseklenmesi yeni bir doğum kontrol yöntemi olacaktı. auschwitz de biomedikal araştırmaların kullanım araçlarının ortaya çıkması yla bu terim kötu bir nam saldı 2. dünya savaşında önce bu terim soy arıtımı çalışmaları olarak biliniyordu.savaştan sonra ise destek verenler tarafından daha üstü kapalı olarak "nüfüs kontrolü" terimi ile adlandırıldı. işinözü değişmemişti: değersiz ırklar üstün ırkın korunması amacıyla kontrol altına alınacaktı kissenger şöyle devam ediyordu "asıl zorluk gelişmiş ülkelerdeki gıda üretimini artırmak ve sistemi liberalleştirerek tahılın üretici ülkelerden tüketici ülkelere ticari olarak satışını sağlamaktı.(6) aslında kissenger rockefeller vakfının Yeşil Devrimini yayarken ulusal gümrük korumalarınında kaldırılmasını öngörüyordu. amaç anahtar konumdaki gelişmekte olan ülke pazarlarını abd nin ithal tarım ürünlerine açmaktı. kiisenger özellikle yeşil devrimin özünü oluşturan şunları önerdi: gıda üretimi için gerekli girdi üretimini yani gübre su ve yuksek verimli tohum stoklarını vs artırılması veya yaygınlaştırılmasıyle endüstriyel tarım için teşviklerin artırılması. gerekli gubre ve özel yuksek verimli tohumları da tabiki abd şirlketleri sağlayacaktı. 1960 larda yeşil devrimin yapmak istediği buydu.
.... NSSM 200 kissinger in " silah olarak gıda" siyasetinin yeni kılıfla sunulmuş hali idi.
...nufusta istikrar amaçlı gelişimin en üst düzeye getirilmesi için hızla büyüyen gelişmekte olan ülkelere öncelik verilecektir. bu ülkelerde artan nufus ve gelişme potansiyeli istikrarsızlık,asayişsizlik ve uluslar arası çatışmalara neden olabilir
bu ülkeler şunlardır: banglades pakistan nijerya meksika endonezya brezilya filipinler tayland mısır türkiye etyopya ve kolombia. bu öncelikli ülkelerin bazıları aile planlamasına hiç ilgi göstermezken diğerleri aile planlama proğramlarını aktif olarak desteklemekte ve daha fazla teknik ve mali desteğe de sıcak bakmaktadırlar. bu ülkelerde kaynak dağıtımı ve/veya diğer hibeci ve örgütlerin ve faaliyetlerini cesaretlendirmede liderlik desteği vermek açısından AID nüfüs proğramında en üst düzey önceli k tanınmalıdır.(7)
şanssız 13 ... dünyadaki 13 gelişmekte olan ülke hindistan nijerya meksika endonezya brezilya türkiye ve kolombiya da dahil kaynak zenginliği açısından aslında zengin ülkelerdir. fakat gelecek 30 sene boyunca da politik olarak en istikrarsız ülkeler olacaklardır. NSSM politikasına göre bu ülkelerdeki nufus hızla azaltılırsa ancak abd o ülkelerin hammaddelerini rahatlıkla sömurebilirdi. ....kissengerin gizli planı ivedilikle yürülüğe kondu . nufus azaltımında öncelikli 13 ülke de önümüzdeki 30 yıl boyunca değişiklikler yaşanacaktı. çoğu ülkeler neler döndüğünden bile haberdar değildi. brezilya NSSM in açık belgelenmiş örneklerinden biriydi. 80 lerin sonunda başlayarak neredeyse 14 yıl içinde NSSM 200 uygulanmaya konmuştu. brezilya sağlık bakanı kandınlarda başlayan kısırlık sorunlarıyla ilgili soruşturma başlattı (9).. hükümet 14-55 yaş arası kadınlarda %44 oranında kısırlık görüldüğünün ortaya çıkmasıyla sarsılmıştı. nispeten yaşlı kadınların proğramın başladığı 70 lerden itibaren kısırlaştırıldığı ortaya çıkmıştı... bu süreç, bazıları brezilyalı pek çok organizasyon ve ajans tarafından yürütülüyordu. tamamı abd uluslararası gelişim ajansının (US-AID) himayesi altındaydı.(10)
5. bölümden
.JDR III yada john d. rockefeller insan denekler üzerinde çalışmaktaydı. 1950 de JDR nufus kontrolune yönelik çalışmalar için porto riko yu büyük bir laboratuara çevirmişti. halk sağlığı bölümünün yaptığı araştırmalara göre 1965 yılı itibarıyle doğum yapma yaşındaki kadınların %35 i kısırlaştırılmıştı.(4)
1931 de adı sonradan rockefeller universitesi olacak olan sağlık araştırma enstitüsü, dr cornelius rhoads u adaya kanser araştırmaları için göndermişti. rhoads sıradan bir bilim adamı değildi. sonraları ortaya çıktıki rhoads 8 hastasına ne olacağını görmek için kasıtlı olrak kanser hücreleri yerleştirmişti ve sekizide ölmüştü. rhoads a göre portorikolular dunyanın en pis en tembel en soysuz insanlarıdır. adanın ihtiyacı olan bir sağlık çalışması değil, büyük bir gelgit dalgası yada nufusun tamamen yok edilmesidir ben elimden geleni 8 kişiyi öldürerek yaptım(6)
...Alan greg rockefeller vakfında 34 sene hizmet etmiş tıp bölümümnün başında bulunmuştu çalıştığı süre boyunca kendini gizlemiş büyük bir nufuz kullanmıştı. 1956 da emekli olduğunda vakfın başkan vekiliydi. ideoloisi yılar sonra bile vakfa hakim olmuştu. bu ideoloji maltuzyan gaddarlığı ve ırkçılıktı. gregg bir keresinde yazdığı bilimsel bir makalede "insan vucudunda kanserin gelişmesiyle ekolojik ekonomide nufusun artması arasında büyük bir paralellik vardır. kanserin buyümesi için gıda gerekir ama tedavi edildiği hiçgörülmemiştir. benzer durumlar yağmalanmış gezegenimizde daha öncede görülmüştür" aslında bu deyiş " insanlar kirlenme yaratır kirlenmeyi önlemek içinde insanları elemek gerekir" demenin başka yöntemiydi. greg devam eder; "büyük şehirlerdeki derme çatma mahalleler ne kadar da ölü tümörleri andırmaktadır." "hangisi asalet ve güzellik için daha iticidir" kokuşmuş bir tümör mü yoksa kenar mahallelermi.(12)
11. blümden
1990 da emekli amiral Elmo R. Zumwalt, turuncu maddenin askerler ve siviller üzerindeki zehirleyici etkisine dair hükümetin bilgisi dahilinde bir araştırma yürüttü. Zumwalt ın raporunda şöyle diyordu: "1962 den 1970 e kadar amerikan ordusu vietnam da, büyük çoğunluğu turuncu madde olmak üzere, 72 milyon litre bitki öldürücü kullanmıştır. Bir milyonun üzerinde vietnamlı, 100 000 üzerinde amerikan ve müttefik ülke askeri buna maruz kalmıştır."
Bitki ölüdürücü püskürtme haznesini tasarlamış ve 1979 da Ranch Hand Operasyonu (püskürtme proğramının adı) üzerine bir rapor yazmış olan, Eglin hava kuvvetleri merkezi kimyasal silahlar bölümü bilim adamlarından dr. james clary 1988 de senatör Daschle' a şunları söylüyordu: "biz askeri bilim adamları olarak 1960 larda bitki öldürücü proğramını başlattığımızda bitki öldürücülerdeki dioksin bulaşmasına bağlı olarak oluşabilecek zararın farkındaydık. hatta düşük ücret ve üretim hızı gibi nedenlere bağlı olarak, askeriyede kullanılan formülün sivillerde kullanılan oranla daha fazla dioksin yoğunluğuna sahip olduğunu da biliyorduk. fakat bu madde "düşman" a karşı kullanılıyor olduğundan hiç birimiz fazlaca ilgilenmedik. hiçbir zaman kendi personelimizin de bitki öldürücülerden etkilenebileceği bir senaryo gelmedi aklımıza(2)
not: somali gibi açlıkla yüzyüze kalmış ülkelerin nasıl bu duruma getirildiği kitapta detaylı anlatılmakta
Konuyla doğrudan bağlantısı olmayacak belki ama Türkiye'nin o kadar savaş gemisi bulunmuyor. Türkiye'de destroyer bulunmuyor, 19 adet fırkateyni olan bir ülkenin 20 gemi gönderebilmesi için donanmasında eksi 1 adet gemi kalması gerekir.
Yani eğer göndermişse, gemi değil de, bot tipinde ufak tefek deniz araçları göndermiştir, ama savaş gemisi değil. o kadar savaş gemisi yok.
Turkey Military Strength
NAVAL POWER
http://www.globalfirepower.com/imgs/graph.gif (http://www.globalfirepower.com/navy-ships.asp) Total Navy Ships: 265
http://www.globalfirepower.com/imgs/graph.gif (http://www.globalfirepower.com/merchant-marine-strength-by-country.asp) Merchant Marine Strength: 645 [2011]
http://www.globalfirepower.com/imgs/graph.gif (http://www.globalfirepower.com/major-ports-and-terminals.asp) Major Ports & Terminals: 8
http://www.globalfirepower.com/imgs/graph.gif (http://www.globalfirepower.com/navy-aircraft-carriers.asp) Aircraft Carriers: 0 [2011] (uçak gemisi)
http://www.globalfirepower.com/imgs/graph.gif (http://www.globalfirepower.com/navy-destroyers.asp) Destroyers: 0 [2011] (destroyer-savaş gemisi)
http://www.globalfirepower.com/imgs/graph.gif (http://www.globalfirepower.com/navy-submarines.asp) Submarines: 16 [2011] (denizaltı)
http://www.globalfirepower.com/imgs/graph.gif (http://www.globalfirepower.com/navy-frigates.asp) Frigates: 19 [2011] (fırkateyn-savaş gemisi)
http://www.globalfirepower.com/imgs/graph.gif (http://www.globalfirepower.com/navy-patrol-coastal-craft.asp) Patrol Craft: 108 [2011]
http://www.globalfirepower.com/imgs/graph.gif (http://www.globalfirepower.com/navy-mine-warfare-craft.asp) Mine Warfare Craft: 20 [2011]
http://www.globalfirepower.com/imgs/graph.gif (http://www.globalfirepower.com/navy-amphibious-craft.asp) Amphibious Assault Craft: 55 [2011]
http://www.globalfirepower.com/country-military-strength-detail.asp?country_id=Turkey
Toplam gönderilen gemi sayısı 20 derken, bu gemilerin tümü Türkiye tarafından gönderildi demedim. Eksik kelime, bu hatayı doğurdu sanırım. Buradaki gemi sayısı, diğer ülkelerin gönderdiği sayıdır.
Somali yaklaşık olarak 9 milyon nufüslu bir ülke ( bu rakam 2006 verisidir )
Ülke topraklarının %2 si tarıma el verişli olmasına rağmen, bu miktar aslında tüm Somali için yeterli durumdadır. Ancak tarımdan elde edilen ürünlerin büyük kısmı yabancı kartellere gidiyor. 1991 de devrilen Geneler Becce'den sonra ülke bir daha toparlanamadı.
Korsan hikayesine de aldanmayın. Korsanların şimdiye kadar aldıkları toplam fidye 60 milyon dolar. Oysa korsanlara karşı alınan önlemin sadece lojistik kısmına harcanan miktar, bunun kat be kat fazlası. Yani deve de kulak bile değil. Aden körfezinin kontrolü'nün sağlanmasıdır tek amaç. Kaldı ki korsanlık olayları Somali ile sınırlı değildir. Endonezya'dan doğu Akdeniz sahillerine kadar korsan görmek mümkün. Aden körfezini kim kontrolü altına alırsa, Yeni süper güç o olacaktır. Konuyla ilgili geniş bir yazı yazıyorum. Bitince paylaşacağım.
Corpse Bride
12-08-2011, 17:39
link'deki geniş özet dünya genelinde az gelişmiş ülkelerin açlık ve sefaletinin sebebini izah etmiş.
http://www.yaklasansaat.com/dunyamiz/genetik/%C3%B6l%C3%BCm_tohumlari.asp
KozmikSakaci
13-08-2011, 04:00
konuyu ben açmadım yanlız ben açmış gözüküyom en üstte benim mesaj var meraktan soruyom nasıl oldu bu :)
Keriz Feneri'nden sonra bu sefer de Somali bahanesiyle yine iyi ağdaladılar milleti. Eee böyle başa böyle tıraş yakışır... Uniceftürk'ü hariç tutuyorum ama diğer yerlere yapılan bağışlardan epey cukkalandı herhalde. Bir gazete geçenlerde bu yolsuzluklarla ilgili haber yapacağını duyurmuştu da anında baskın yapıldı adamların binasına.
Somalideki açlığın temel nedeni iç istikrarsızlık. Ülkenin bir bölümü islamcı militanların elinde, bir bölümü korsanların elinde kalan bölümü ise komşu ülkelerden birinin elinde. Bu istikrarsızlık nedeniyle de üretim araçları kullanılamıyor. Sonucunda da yapay bir açlık ortaya çıkıyor.
Tabi olayların fitilini ateşleyen sağolsun islamcı grupların şeriat devleti kurma sevdasıdır.
Haklisin. Istikrarsizlik ozellikle yaratiliyor.