PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Yaratılıştaki Çiftler


ALKA
24-08-2011, 04:14
Aşağıdaki makale Turan Dursun Sitesi'ne ait MucizeYalanlari.com (http://www.mucizeyalanlari.com/) Sitemizden alıntıdır
ve Mucize Yalanları Sitesi Çalışma Grubumuzun ortak ürünüdür.

1. Mucize İddiası
2. İddianın Geçersizliği
3. Doğada Hermafroditzm (Çift cinsiyetlilik)
4. Doğada Cinsiyet Değiştiren Canlılar
5. Partenogenez ve Eşeyi Olmadan Üreme
6. Hem Eşeyli hem de Eşeysiz Üreyebilen Canlılar
7. İkiden Fazla Cinsiyeti Olan Canlılar
8. Eşcinsellik
9. Sonuç

http://www.mucizeyalanlari.com/wp-content/uploads/2011/08/34906150.jpg
Çift cinsiyetli antik bir Yunan heykeli

1. Mucize İddiası

Kur’an’da her canlının erkek ve dişi olarak iki cinste yaratıldığı söylenir, buna karşın doğada bazı canlılar ve türler çift cinsiyetli veya cinsiyetsiz olabilmektedir. Buna dair ilk olarak Kuran’da geçen ayetlere bir göz atalım;


Hucurat Surasi 13. Ayet - Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hakkıyla haberdâr olandır.


Necm Suresi 45 ve 46. Ayet – Şüphesiz O iki eşi, erkeği ve dişiyi, (rahme) atıldığında az bir sudan (meniden) yaratmıştır.


Zâriyât Suresi 49. Ayet - Düşünüp ibret alasınız diye her şeyden (erkekli dişili) iki eş yarattık.


Ayetlerde de görüldüğü gibi Kur’an’ın bir çok yerinde bu konuya vurgu yapılmış ve İslamın içerisinde bunun tersine bir tez çıkmasını ve bunu kabullenilmesini de engellemiştir. Bu yanlış bilgiler İslamiyetin günümüzde evrim olgusunu red etmesindeki temel sebeblerden birisini de oluşturmaktadır.

2. İddianın Geçersizliği

Doğada bazı canlılar ve türler çift cinsiyetli veya cinsiyetsizdir. Bunun yanında çifti olmayan ve eşeysiz olarak da üreyen canlı türleri olduğu gibi ikiden fazla cinsiyetlerin var olduğu veya bireylerin sonradan cinsiyet değiştirdiği türler de bulunmaktadır.

O dönemki şartlara ve bilimin ancak erişebildiği seviyeye baktığımız zaman normal olarak böyle bir şey bilinemeyeceği için canlıların istisnasız olarak erkek ve dişi olmak üzere çiftler halinde oluştuğu ve tüm canlıların eşeyli olarak çoğaldığı düşünülmüş ve böyle bir hataya düşülmüştür. Tam olarak o dönemki şartları göz önünde bulundurduğumuzda bu dönemde, dünya üzerindeki tüm biyolojik türleri ve de henüz keşfedilmemiş olan kıtalar ile daha uzak coğrafyalardaki tüm canlıları tespit edip incelemek veya onları sistematik bir şekilde sınıflandırmanın imkansız olduğu görülür. Bu gün bile hala bütün canlılar ve bütün türler bulunup incelenmiş değildir. Hala her bir gün Dünyanın çeşitli bölgelerinde ve habitatlarında yaşayan, bilmediğimiz yeni türler bulunmaya devam ediliyor.

3. Doğada Hermafroditzm (Çift cinsiyetlilik)

Yunan mitolojisindeki Hermes ve Afrodit’in isimlerinin birleşmesi ile adlandırılan, genital organlarda hem dişinin hem erkeğin karakteristik özelliklerini taşıma durumudur. Doğanın bir hatası, genetik mutasyon olarak değerlendirilebilir. Normal şartlarda cinsiyet 2 kromozomun eşleşmesiyle belirlenir. Bu kromozomların biri anneden diğeri babadan gelir. Üretilen her yumurta bir adet X kromozomu ihtiva eder. Erkeğin spermi ise X veya Y kromozomu taşıyabilir. Döllenme esnasında bu 2 kromozom XX olarak eşleşirse fetus dişi olarak, XY olarak eşleşirse erkek olarak gelişir. Kromozom eşleşmesi esnasında şekillenen anormallikler çift cinsiyete (hermafroditizm) sebep olur.

Döllenmeyle oluşan tüm embryolarda erken evrede cinsel salgı bezlerinin testis mi yoksa yumurtalık mı olduğu belli değildir. Eşleşen kromozomlar XX ise testosteron hormonu salgılanmaz, cinsel salgı bezleri yumurtalık formu alır ve embryo dişi olarak gelişimini sürdürür. Eşleşen kromozomlar XY ise testosteron hormonu salgılanmaya başlar, cinsel salgı bezleri testis formu alır ve embryo erkek olarak gelişimine devam eder. Yeterli testosteron salgılanmayan durumlarda testisler tam gelişmez, hata olarak yumurtalık gelişir. Çift cinsiyet vakalarında genellikle kromozom eşleşmesi XX olan; fakat hem testis hem yumurtalık bulunması formu hakimdir. Çok nadir olarak, gelişen fetusta hem XX hem XY kromozomunun beraber bulunduğu vakalar da görülebilir.

Hermafroditizm genellikle 3 formda şekillenir:


bir tarafta bir yumurtalık + bir testis; öbür tarafta ya tek yumurtalık ya da tek testis (toplam 3 cinsel salgı bezi)


bir tarafta bir testis, öbür tarafta bir yumurtalık


her iki tarafta da birer testis + birer yumurtalık (toplam 4 cinsel salgı bezi)


Hermafrodit vakalarda testicular dokunun miktarı hayvanın ne kadar erkek veya ne kadar dişi olduğunu belirler. Rahim gelişimi bu olguya bağlıdır. Çift cinsiyet vakalarının %25’i gerçek hermafrodizm olarak sınıflandırılır. Bu vakalarda köpek normal dişi genital organlarının yanı sıra fazla gelişmiş bir klitorise veya ufak bir penise sahip görünümündedir. Sıklıkla testisler ve yumurtalıklar yerlerine inmemiş, karın içerisinde saklıdır.

Çift cinsiyet vakalarının %75’ini ise pseudohermaphrodit vakaları oluşturur.

PSEUDOHERMAPHRODİTİZM

Kromozomlar ve cinsel salgı bezleri birbirine uyumlu olmasına rağmen dış genital organlar bu verilere uyumlu değildir (örn: kromozom eşleşmesi XX ve yumurtalıklar da mevcut ama hayvanın bir de penisi var) . Minyatür Schnauzers, Kaniş ve Pekingnese ırkı köpekler bu anomaliye yatkın ırklardır.
Pseudohermaphroditizm 3 formda görülür:

*Erkek pseudohermaphroditizm—Kromozom eşleşmesi XY, testisler mevcut fakat dişi genital organlara sahip hayvanlar. Bazı vakalarda yumurtalık kanalı ve rahim mevcuttur fakat dış genital organlar erkek organlarıdır. Normal penis ve testislere sahip bazı vakalarda dişi genital organlarının farkına dahi varılmayabilir.

*Dişi pseudohermaphroditizm—XX kromozom eşleşmesi ve yumurtalıklar olmasına rağmen yüksek testosteron salgılanmasından dolayı iç ve dış genital organlarda erkek organları görülür. Bazı vakalarda aşırı gelişmiş bir klitoris görüntüsü, bazı vakalarda ise normal görünümlü bir penis vardır. Penisin yanı sıra prostat bezleri de görülebilir. Bu tip vakalara genellikle hamilelik esnasında testosteron/progesteron içeren ilaç tedavisi uygulanan köpeklerin yavrularında rastlanır. Bu hayvanları rahim ve yumurtalık hastalıklarından korumak için kısırlaştırmak gerekir. Çift cinsiyetli hayvanlar genellikle kısırdır (çok istisnai olarak doğum yapan birkaç vaka bilinmektedir). Yine de bu hayvanları çiftleştirmek önerilmez.

*Sınıflandırılmamış vakalar—Yukarıdaki 2 sınıflandırmanın dışında kalan vakalardır.(1)

Deniz Hıyarları: Yumurtlayarak ürerler, erkek ve dişilerinin şekli birbirine çok benzer. Bâzıları hermofrodit (çift cinsiyetli)dir. Tentakülleriyle yakaladıkları plankton ve çamurlardaki organik maddelerle beslenirler. Çeşitli renkte veya cam gibi saydam olanları da vardır.(2)

4. Doğada Cinsiyet Değiştiren Canlılar

Orfoz: Orfoz (Epinephelus guaza), Serranidae familyasından bir balıktürü. Orfoz hermafrodit olup, cinsel olgunluğa eriştiği zaman dişi cinsiyet organlarına sahiptir. Hayatının belirli bir dönemini dişi olarak geçirdikten sonra 18. yaşına geldiğinde dişi cinsiyet organları kaybolarak yerine erkek cinsiyet organları gelişir ve hayatının geri kalanını erkek olarak yaşar. (3)

Diğer dişileştirilmiş balıklar: ABD’de Potomac Nehri’nde yapılan araştırmalarda balıkların nehire atılan doğal hormonlar içeren atıklardan etkilendiği ortaya çıkarılmıştır. Balıkların yüzde 42’sinde yumurtalık benzeri dokular oluştuğu gibi yüzde 79’unda cinsel anormallikler görülmüştür. Balıkların antidepresan içeren atıklardan da etkilendikleri ve bu atıkların balıkların dişileşmesine yol açabileceği anlaşılmıştır.

Common Reed Frog - Kamış kurbağası (Hyperolius viridiflavus): Hyperolius viridiflavus kurbağlarının cinsel organlarını kadından erkeğe (vajinadan penise) değiştirmekte oldukları gözlemlendi. Eğer popilasyon içerisinde erkek yok ise dişilerden bazıları bazı kimyasal tepkimeler sonuçunda cinsiyet değiştirip erkek olurlar. Sürü içerisinde erkek nüfusunun yetersiz olması sebebi ile üremeye imkan olmamasından dolayıyla ne zaman kimyasal tepkimeler aktifleşsse dişilerin cinsiyet geni parçalanır ve erkek cinsel organı olarak gelişir. (4)

Afrika Kurbağaları: Bazı öldürücü tarım ilaçları erkek kurbağalar üzerinde etkili olduğu gibi onların yumurtlamasına da sebep olabiliyor. 40 Afrika kurbağası üzerinde yapılan son deneylerde atrazinli(tarım ilacı) suda yaşayan kurbağaların yüzde 90’nın testosteron seviyelerinde ve sperm sayılarında azalma oldu. Yüzde 10’u ise tamamencinsiyet değiştirdi ve yumurtlamaya başladı.

Tavukgiller: İngiliz bilim adamları, ender rastlanan, erkek ve dişi özelliklerini birlikte taşıyan (jinandromorf/karmaeşeyli) Sam adı verilen yarı tavuk, yarı horoz örneği üzerinden giderek tavukgillerde cinsiyetin memelilerden farklı şekilde belirdiği sonucuna varmışlardır. Araştırmacılar Sam isimli tavuk/horozun kromozomunda anormallik olmasını beklediler ancak yanıldılar, zira Sam’in “tavuk tarafının” büyük oranda dişi kromozomlarla normal dişi hücrelerinden, “horoz tarafının” ise erkek kromozomlarla normal erkek hücrelerinden meydana geldiği, iki tarafın da tamamen aynı hormondan etkilendiği görüldü. “Nature” dergisinde yayımlanan araştırmada bilim adamları, hormonların horoz ve tavukta cinsiyetin belirlenmesinde asıl rolü oynamadığı, bu hayvanların hücrelerinin üreme organları gelişmeden önce “cinsel kimliğe” sahip olduğu sonucuna vardı.

Bunun yanında bir travma sonucu (tilki saldırısı) dişiye dönüşen ve yumurtlamaya başlayan horoz Gianni’nin hikayesi de araştırmacılara bu konuda yol gösterdi. Uzmanlar değişime yol açan şeyin, ilkel çağlara ait, bugüne kadar gelebilmiş bir gen olabileceğini belirtiyor. Bu görüşe göre Gianni tüm dişilerin gidişine şahit olunca soyunu sürdürmenin yolunu karşı cinse geçmekte buldu.

Transeksüel kertenkele (Augrabies kertenkelesi): Araştirmacılar, Güney Afrika’da dişi kılığına giren ve dişileri imite eden ilginç bir kertenkele türü buldu. Witwatersrand Üniversitesi bünyesinde yapılan çalışmalarda “Augrabies” cinsi erkek kertenkelelerin, büyüklerin hışmından korunmak için renklerini değiştirerek dişi kılığına girdiğini ortaya koydu. Araştırmacılar, dişilerin rengine bürünen küçük erkek kertenkelelerin yaşam şansının attığını gösterdi.

Deniziğnesi balığı: Birkaç yıl önce araştırmacılar erkeklerde kuluçka kesesinin oluşmasını tetikleyebilecek bir geni keşfetti. Bu gen yardımı ile kuluçka kesesindeki yumurtalar için tuz miktarını ayarlayabiliyor. Deniziğnesi familyasının denizatı dışındaki bir diğer üyesi deniziğnesi balığı da doğum yapmadan önce yumurtaları kuluçka kesesinde bir süre taşır.

Denizatları: Dişi denizatı yumurtalarını erkek denizatlarına aktarır. Erkek denizatlarında doğuştan kuluçka kesesi bulunur. Bu kesede yumurtaları kendi spermleriyle döllerler. Ortalama 3 hafta süren hamileliğin ardından denizatı üç gün süren doğum sancısı sonucu yaklaşık 200 bebeği denize bırakır.

Homo sapiens (İnsanlar): Bunun yanında insanlarda da bir gen defektine bağlı olarak , örneğin Karayipler’de Hispaniola adasında bazı çocukların kız olarak dünyaya geldiğini, ancak 12 yaşına geldiklerinde erkeğe dönüştükleri biliniyor. Burada doğan bazı çocukların cinsel organları dahil tüm özellikleri kızları andırıyor. Aileleri tarafından da kız olarak yetiştirilen çocuklar ergenliğe girdiklerinde bir anda boy atıyor, kıllanıyor ve erkek cinsel organı oluşuyor. 12 yaşına geldiklerinde vajinaları bir anda penise dönüşen bu çocukların çoğu hayatlarına erkek olarak devam edip çocuk sahibi bile oluyor. 5-alpha-reductase deficiency sendromu olarak da bilinen bu sendromda genetik bir bozukluk enzimlerin salgılanmasını etkileyerek çocukların penisinin zamanında oluşmasına engelliyor.

5. Partenogenez ve Eşeyi Olmadan Üreme

Lezbiyen Aşkın Ürünleri: Cnemidophorus isimli kertenkelerde erkek yoktur ve bunlar lezbiyen bir aşkın ürünü olan canlılardır. Rock lizzards kertenkelesi de benzer şekilde lezbiyenlikten başka bir cinsiyetin olmadığı türdür. Dişi kertenkeleler pseude seks yapma suretiyle birbirlerine sürtünürler ve erkeği imite ederler. Sonucunda herhangi bir döl alışverişi olmadan dişilerde yumurta oluşumu meydana gelir.

Ramphotyphlops braminus: Bu yılan türü partenogenez bir sekilde yani döllenmesiz olarak ürer ve şimdiye kadar bulunan tüm örnekleri dişidir. Yumurtlayabildikleri gibi yavrularını canlı da taşıyabilirler. Sekize kadar yumurtlayabilirler. Doğan yavruların hepsi anneleri gibi dişidir ve hepsi genetik olarak özdeştir.

Karahindiba: Karahindiba isimli çiçekli bitkinin üreme organları var olduğu halde işlevini yitirmiştir. Tüm çiçekler gibi karahindibalarında üreme organları vardır, ama bunları kullanmazlar. Zira bu çicekler eşeyli olarak üremezler; kendilerini kopyalarlar.(6)

Mycocepurus smithii: Güney Amerika’da Amazonlar’ya yaşayan bu karınca türü çiftleşmeden çoğalan ve tamamı dişi olan bir karınca türüdür. Bu türdeki kraliçe karıncalar kendilerini kopyalayarak genetik açıdan benzerlerini üretirler. Eşsiz üredikleri tespit edilen bu karınca türü, hiç çiftleşme olmaksızın bahçe mantarı gibi ürediği görülen ilk böcek türü olduğu da bilinmektedir. Proceedings of the Royal Society B. dergisinde yayımlayan araştırmada, “Mycocepurus smithii” türü karıncaların DNA’larının “parmak izini” inceleyen Biyolog Anna Himler, tüm karıncaların koloninin kraliçesinin kopyaları olduğunu ve “sekssiz bir dünyada” yaşadıklarını tespit etmiştir. Dişi karıncalar parçalanıp incelendiklerinde bunların fiziksel olarak doğuramayacak durumda oldukları ve “midye organı” olarak bilinen üreme sistemlerinin özelliğini yitirmiş bir durumda oldukları fark edilmiştir. Araştırmacılara göre, erkeklerin döllenmemiş yumurtadan eşeysiz üremelerinin bazı böcek türleri için normal olduğunu, ancak dişilerin eşeysiz üremelerinin “karıncalarda fazlasıyla ender” olduğunun altını çizmekteler. Araştırmacı Himler’e göre, “Karınca toplumunda, değişik tiplerde üreme şekilleri görüldüğü, ama bu türün kendi görülmemiş üreme şeklini geliştirtiği” vurgulanmıştır. (7)

6. Hem Eşeyli Hem Eşeysiz Üreyebilen Canlılar

Komodor Ejderi: Bu türün özelliği, doğada hem erkeği hem de dişisi olmasına rağmen dişi komodo ejderlerinin içinde gerektiğinde erkek üreme hücresi oluşturacak bir kısmın bulunması..Bu kısım üremeye dair zor durumlarda devreye girer ve dişinin kendi kendine üreyebilmesini de sağlar.

Asma bitleri (Grape phylloxera veya Daktulosphaira vitifoliae): Genelde yaz mevsimi çiftleşmezler, bunun yerine yazları herhangi bir döl alışverişi olmadan doğrudan yumurtlayıp yavrular doğururlar. Kış mevsiminde ise daha dayanıklı yumurtalar oluşturabilmek için erkeklerle çiftleşmeyi tercih ederler.

Whitespotted bamboo: Beyaz benekli bambu olarak adlandırılan bir köpekbalığı türü normalde erkek ve dişi birleşimi ile üreyerek doğarlar. Ama 2002 yılında Belle Isle Aquarium parkında sadece iki dişinin bulunduğu bir akvaryumda bu köpekbalıklarından birinin yavrulaması bakıcıları olduğu gibi bilimcileri de hayretler içinde bırakmıştır.

Çekiçbaşlı köpekbalıkları: Hem eşeyli hem eşeysiz üremeye diğer bir örnek de, yedi yıl önce Macaristan’ın Nyiregyahaza bölgesindeki bir akvaryum havuzunda doğan ve Ibolya isimli bir çekiçbaşlı anne köpekbalığının hiçbir erkek köpekbalığıyla cinsel ilişkiye girmeden hamile kalarak doğum yapması olayının gözlenmiş olmasıdır. DNA çalışmaları sonucunda çekiçbaşlı köpekbalığının kendiliğinden doğurduğu saptanmıştı. Dişi köpekbalığının erkek köpekbalıklarından ayrı bir bölümde tutulduğunu söyleyen hayvanat bahçesi yetkilisi ve uzmanlar cinsel birleşim olmadan doğum yapmasının inanılmaz olduğunu kaydettiler. (9)

Boğa yılanları: Doğada hem erkeği hem de dişisi bulunduğu halde Kuzey Karolina Devlet Üniversitesinden Dr. Warren Booth yaptığı çalışmalar sonucunda eşeysiz olarak üreyen bir boğa yılanı türü keşfedilmiştir. “Süper anne” boğa yılanının oluşturduğu yavruların hiçbiri erkek bir yılana ait etkiler göstermiyor – gen düzeyinde erkek yılanın üreme sürecinde hiçbir katkısının olmadığı görülüyor. Ayrıca tüm yavrular anneye ait çekinik renk mutasyonunu da taşıyor. Bu şimdiye kadar sürüngenler dünyasında eşeysiz üremenin gözlendiği ilk bulgu olarak da biliniyor. Erkek yılan hücreleri iki Z kromozomu içerirken dişi yılan hücreleri Z ve W kromozomları içeriyor. Dr. Booth yaptığı çalışmada eşeysiz üreme sonucu oluşan tüm dişi yavruların WW kromozomlarını içerdiğini gözlemledi. Bu şimdiye kadar görülmemiş ve imkânsız kabul edilen bir durum. Böyle bir sonuç ancak laboratuvar koşullarında kompleks müdahaleler sonucunda elde edilebilir, o da sadece balık ve kurbağalarda. Daha ilginç olanı bu süper anne boğa yılanının bundan önceki dönemlerinde eşeyli üreme de gerçekleştirmiş olması. Boğa yılanlarının her iki şekilde de üreyebiliyor olmasının evrimsel açıdan bir avantaj sağlayabileceği ve bu özelliğin sürüngenlerde şimdiye kadar bilinenlerin aksine daha yaygın olabileceği düşünülüyor. (8)

7. İkiden Fazla Cinsiyeti Olan Canlılar

Tetrahymena thermophila:
Biri erkek, biri dişi… Bilinen gelişmiş türlerin hemen hemen hepsi iki cinsiyet barındırıyor. Peki, bu sayının ötesi var mıdır? Bir canlı türü en fazla kaç cinsiyeti içinde barındırabilir? 3 mü? 5 mi?
Tetrahymena thermophila ile tanışın! Bu tek hücreli, 7 farklı cinsiyete ev sahipliği yapıyor. Uygun olarak I, II, III, IV, V, VI, ve VII olarak adlandırılan cinsiyetler, tür içi çiftleşmeleri o kadar karmaşık hale geliyor ki, T. thermophila, sırf bu amaçla ekstra bir çekirdek taşıyor.
Ana çekirdek, hücrenin temel fonksiyonlarından sorumlu iken, küçük çekirdek,hücreler arası konjügasyon iletişimini sağlıyor.

T. thermophila popülasyonları içindeki bu 7 cinsiyetin oranı da birbirinden farklı! University of Houston‘dan Rebecca Zufall‘ın gerçekleştirdiği çalışmalar da, bu cinsiyet oranlarındaki asimetriye ışık tutuyor.
Zufall, cinsiyetlerin neden farklı oranlarda bulunduğunu çözmek için, bu canlıların popülasyonlarını, matematik modellemeler kullanarak tekrar oluşturmuş. Bu modellemeler sonucunda, belirli bir genin farklı versiyonlarının (yani allellerin) farklı cinsiyetlere çoğunluk kazandırdığını gözlemlemiş.

Bilindiği üzere, biz insanların, cinsiyeti tamamen genler tarafından belirleniyor. Ancak, bizim aksimize, T. thermophila‘da cinsiyet seçimi biraz farklı şekilde gerçekleşiyor. Bu canlıdaki bazı genler, o canlının hangi cinsiyete sahip olacağının sadece bir kısmını belirliyor. Diğer kısmında ise çevre sıcaklığı gibi çevresel faktörler bulunuyor.

Bu canlılarda, cinsiyeti etkileyen önemli genetik faktörlerden biri mat adlı bir gen. Bu genin farklı versiyonları (alelleri), bazı cinsiyetlerin diğerlerine göre daha fazla görülmesine neden oluyor. Örneğin mat2 aleli ile doğan bir T. thermophila‘nın hiç bir şekilde tip I olma ihtimali bulunmazken, %15 ihtimalle tip II, %9 ihtimalle tip III olabiliyor. Kolaylık olması açısından, mat2 ve aynı genin diğer 13 aleli, Ave B adlı gruplara bölünmüş. A grubu aleller, tip I, II, III, V ve VI cinsiyetlerine; Bgrubu aleller ise II, III, IV, V, VI ve VII cinsiyetlerine dönüşümde görev alıyor.

Ancak, temel soru hala cevaplanmış değil! Bir canlı neden 7 cinsiyete sahip olmak ister? Evrimsel avantaj açısından bakıldığında, araştırmacıların gerçekleştirdiği modellemeler, 7 cinsiyetin, iki cinsiyete karşı avantajlı ortaya koyuyor. Ancak, modellemeler bazı durumlarda gerçeği yansıtmayabiliyor ve çoğu araştırmacı, “çeşitlilik güzeldir” savını tatmin edici bir cevap olarak görmüyor.

Konu üzerinde yapılan önceki bir çalışma, farklı cinsiyetlerin olmasının, bir organizmanın, karşı-cins bulma ihtimalini artıracağını, bu şekilde bir artışın da avantajlı olacağını öne sürüyor. Ancak, bu sayının neden 7 ile sınırlandığı konusunda kimsenin cevaplayamadığı bir soru. Çalışmayı gerçekleştiren Tiago Paixão, “T. thermophila popülasyonlarının tipik olarak destekleyebileceği maksimum cinsiyet sayısı 7 olabilir. Bundan yüksek sayılarda cinsiyet olması, hayatta kalma açısından yarar getirmiyor olmalı.” diyerek düşüncelerini özetliyor.(5)

8. Eşcinsellik

İNSANLARDA EŞCİNSELLİK:
Eşcinsellik, kişinin cinsel, duygusal ilgi ve isteğinin (cinsel yöneliminin) kendisiyle aynı cinsten kişilere dönük olmasıdır. Amerikan Psikiyatri Birliği (APA), 1973 yılında, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) da 1 Ocak 1993 tarihinde, objektif ve iyi planlanmış bilimsel çalışmalar ve klinik literatür doğrultusunda, eşcinselliği “Uluslararası Hastalıklar Sınıflandırması”ndan ve “Akıl Hastalıkları Teşhis ve İstatistikleri Klavuzu”ndan çıkarmışlardır. ICD-10 maddesi “cinsel yönelim, tek başına, bir rahatsızlık/hastalık olarak kabul edilemez” şeklindedir. (10)

DOĞADA EŞCİNSELLİK:

İspinozlar: Eşcinsel İspinozlar da ömür boyu seviyor. Bütün ömrünü tek bir eş ile geçiren zebra ispinozunu inceleyen araştırmacılar, eşcinsel çiftlerin en az heteroseksüel çiftler kadar birbirine bağlı ve sadık kuşlar olduğunu tespit etmişlerdir. (12)

Koçlar: Koçların yaklaşık %8′i koyunlarla çiftleşmeleri için bir şans verildiğinde bile koçlarla çiftleşmeye devam etmektedirler. Bir deney gurubunun iç, görme lobu önüdeki hipotalamus bölgesi koçlarda, aynı yaş gurubundaki koyunlara oranla çok daha büyük çıkmaktadır. (13)

Siyah Kuğular: Kabaca bir hesapla siyah kuğu çiftlerinin dörtte biri eşcinsel çiftlerdir ve, ya yuva çalarlar ya da daha sonra yumurtayı çalış dişiyi yuvadan uzaklaştırmak üzere geçici bir üçlü aile kurarlar. Aynı mantık erkek flamingo çiftlerinin yavrularında da yürümektedir.(13)

Martılar: Araştırmalar dişi batı martılarının %10 ila 15inin doğada eşcinsel davranış sergilediklerini göstermektedir. (13)

Yaban ördekleri: Erkek-dişi yaban ördeği çiftleri sâdece dişi yumurtlayana kadar oluşur, daha sonra erkek, dişiyi terkeder. Yaban ördeklerindeki erkek eşcinselliği, kuşların geneline oranla daha fazladır. Bu oran bâzı durumlarda tüm nüfusun %19′u kadardır.(13)

Penguenler: New York Timesın 2005 Şubat başında yaptığı bir habere göre New York Central Park hayvanat bahçesinde bir erkek Miğfer pengueni çifti kuluçkaya yatıp, yumurtadan çıkarttıkları bir dişi pengueni evlat edinmişlerdir. (13)

Dişi grizzly ayıları: Dişi grizzly ayılarının bazen birlikte seyahat ettikleri, birbirlerini savundukları, yavrularını beraber büyüttükleri ve sanki daha uzun süre beraber kalabilmek için kış uykusunu erteledikleri beraberlikler kuruyorlar. (14)

Erkek devekuşlarının % 2’si dişileri görmezden gelerek sadece erkeklere kur yapıyor. Erkek deve kuşları yine erkek flamingolar gibi gerçekten seks yaparken görülmeseler de yuva yapıp bazen de yetimleri büyütme görevini üstleniyorlar. (14)

Şişe burunlu yunuslar erkekli dişili çiftler oluşturmasalar da çoğu, diğer erkeklerle ömür boyu süren çiftler oluşturuyorlar. Bazıları sadece erkeklerle ilgileniyor; fakat diğerleri biseksüel ve burun ile genital uyarıma hepsi hevesle katılıyor.(14)

9. Sonuç

İlgili ayetlerden doğadaki tüm canlıların sadece dişi ve erkek olmak üzere çiftler halinde yaratıldıklarına dair hiçbir işaret yoktur. Canlılar çok çeşitli ve farklı üreme, çiftleşme ve cinsel davranışlar gösterir ve doğada çift değil çok cinsiyetlilik mevcuttur. Kuran, bu gerçeği görmezden gelmiştir ve bu biyoloji bilgilerine dönemi gereği sahip olmadığı gibi bunda mucize aramak yersiz ve gereksizdir.

Dipnotlar:
1- http://www.animallia.com/index.php?id=77
2- http://kitap.hakikatkitabevi.com/cgi-bin/cgi.exe/rehber/query=/doc/%7B@21410%7D”]http://kitap.hakikatkitabevi.com/cgi…c/%7B@21410%7D
3- http://tr.wikipedia.org/wiki/Orfoz
4- http://en.wikipedia.org/wiki/Common_Reed_Frog
5- http://kozmopolitaydinlar.wordpress.com/2011/04/16/cinsiyetin-evrimi-7-cinsiyetli-organizma (orijinal makale http://blogs.discovermagazine.com/discoblog/2011/03/04/the-genetic-gamesmanship-of-a-seven-sexed-creature/
6- http://www.agnostik.org/11123-aptal-tasarim.html
7-http://www.haberaktuel.com/erkegi-olmayan-bir-tur-kesfedildi-haberi-190139.html
8-http://www.bilimvegelecek.com.tr/?goster=1282
(orijinal makale) http://www.sciencedaily.com/releases/2010/11/101103111210.htm
9-http://www.dailygalaxy.com/my_weblog/2008/01/shark-baffles-s.html

errata
24-08-2011, 04:36
Tebrik, takdir iletisi yazmayı pek sevmem ama mükemmel bir çalışma olmuş. Giriş, gelişme, sonuç ve dipnotlar, yazının anlaşılırlığı ve sayfa düzeni çok iyi. Ayraçlarda karakter sorunları olmuş ama zaten mucizeyalanlari.com sitesinden de rahatça okunabilir.

ALKA
24-08-2011, 05:26
Tebrik, takdir iletisi yazmayı pek sevmem ama mükemmel bir çalışma olmuş. Giriş, gelişme, sonuç ve dipnotlar, yazının anlaşılırlığı ve sayfa düzeni çok iyi. Ayraçlarda karakter sorunları olmuş ama zaten mucizeyalanlari.com sitesinden de rahatça okunabilir.
Bu çalışma büyük oranda sevgili Firestorm (http://turandursun.com/forumlar/member.php?u=10832)'un çalışması. Gerçekten de bir takdiri hak etti kendisi.

Bu ara ayraçlarda karakter sorunu derken? Bende bu karakter sorunu görünmüyor..Belki İnternet Explorer veya diğer tarayıcılarda bu böyle. Ben Google Chrom kullanıyorum ve böyle bir sorun görünmüyor.

errata
24-08-2011, 06:09
İletiyi gönderdiğim sırada ayraçlar hatalı görünüyordu şimdi düzelmişler. Diğer tarayıcılarda denedim - ie hariç - hepsinde düzgün görüntüleniyor.

Firestorm
24-08-2011, 12:06
Bu çalışma büyük oranda sevgili Firestorm (http://turandursun.com/forumlar/member.php?u=10832)'un çalışması. Gerçekten de bir takdiri hak etti kendisi.


Teşekkür ederim dostum başta sen olmak üzere yardım eden herkese de ben teşekkür ederim.:hippie:

Dark_Prince
24-08-2011, 12:25
Sonunda site güncellenebilecek.Harika bir yazı olmuş başta Firestorm panpa olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ederim.

art_kitekt
24-08-2011, 13:57
Çok güzel bir çalışma tebrik ederim...

Flying Spaghetti God
24-08-2011, 16:08
Bunlari okudukdan sonra nicin burda oldugmu daha iyi algiliyorum.ayakda alkislanicak bir emek verilmis.Tebrikler.

Belki Sitedeki Müslüman Dostlarimizdan birileri bu calismaya yorum yaparsa sevinirim.

ALKA
24-08-2011, 16:18
Bunun yanında bir yerlerde değişik ve farklı cinsel davranış veya üreme şekilleri gösteren canlı türlerinden haberdar olursanız bu başlığa eklemeyi unutmayın. Bunları da reddiyeye alabiliriz ve düzenleme yapabiliriz. Bu şekilde reddiyenin daha kapsamlı ve geniş olmasına katkıda bulunabilirsiniz.

Hepinizin emekleri var, zira bu yazıları sizin yazılarınızdan esinlenerek hazırlıyoruz. Yazmaya devam, bunlar değerlendirilecektir..

AhbAp
24-08-2011, 17:50
Bunun yanında bir yerlerde değişik ve farklı cinsel davranış veya üreme şekilleri gösteren canlı türlerinden haberdar olursanız bu başlığa eklemeyi unutmayın. Bunları da reddiyeye alabiliriz ve düzenleme yapabiliriz. Bu şekilde reddiyenin daha kapsamlı ve geniş olmasına katkıda bulunabilirsiniz.

Hepinizin emekleri var, zira bu yazıları sizin yazılarınızdan esinlenerek hazırlıyoruz. Yazmaya devam, bunlar değerlendirilecektir..

Erkeği olmayan karınca türü (http://www.haberaktuel.com/erkegi-olmayan-bir-tur-kesfedildi-haberi-190139.html)

vartor
24-08-2011, 18:49
Guzel bir calisma olmus, ellerinize saglik; hemen herseyi zaten dusunmussunuz, tabi anlayabilene...

Neva
24-08-2011, 18:50
Harika bir calisma cikmis ortaya.. Emegin icin tesekkurler firestorm.

Neva
24-08-2011, 18:51
Harika bir calisma cikmis ortaya.. Emegin icin tesekkurler firestorm.

Dark_Prince
24-08-2011, 21:20
Eşeysiz üreyen boğa yılanları;

http://www.bilimvegelecek.com.tr/?goster=1282

ALKA
25-08-2011, 02:25
Erkeği olmayan karınca türü (http://www.haberaktuel.com/erkegi-olmayan-bir-tur-kesfedildi-haberi-190139.html)

Eşeysiz üreyen boğa yılanları;

http://www.bilimvegelecek.com.tr/?goster=1282

Harika, bu iki ek kaynak da reddiyeye aşağıdaki şekilde eklendi. Teşekkürler..

Boğa yılanları: Doğada hem erkeği hem de dişisi bulunduğu halde Kuzey Karolina Devlet Üniversitesinden Dr. Warren Booth yaptığı çalışmalar sonucunda eşeysiz olarak üreyen bir boğa yılanı türü keşfedilmiştir. “Süper anne” boğa yılanının oluşturduğu yavruların hiçbiri erkek bir yılana ait etkiler göstermiyor – gen düzeyinde erkek yılanın üreme sürecinde hiçbir katkısının olmadığı görülüyor. Ayrıca tüm yavrular anneye ait çekinik renk mutasyonunu da taşıyor. Bu şimdiye kadar sürüngenler dünyasında eşeysiz üremenin gözlendiği ilk bulgu olarak da biliniyor. Erkek yılan hücreleri iki Z kromozomu içerirken dişi yılan hücreleri Z ve W kromozomları içeriyor. Dr. Booth yaptığı çalışmada eşeysiz üreme sonucu oluşan tüm dişi yavruların WW kromozomlarını içerdiğini gözlemledi. Bu şimdiye kadar görülmemiş ve imkânsız kabul edilen bir durum. Böyle bir sonuç ancak laboratuvar koşullarında kompleks müdahaleler sonucunda elde edilebilir, o da sadece balık ve kurbağalarda. Daha ilginç olanı bu süper anne boğa yılanının bundan önceki dönemlerinde eşeyli üreme de gerçekleştirmiş olması. Boğa yılanlarının her iki şekilde de üreyebiliyor olmasının evrimsel açıdan bir avantaj sağlayabileceği ve bu özelliğin sürüngenlerde şimdiye kadar bilinenlerin aksine daha yaygın olabileceği düşünülüyor. (8)

Mycocepurus smithii: Güney Amerika’da Amazonlar’ya yaşayan bu karınca türü çiftleşmeden çoğalan ve tamamı dişi olan bir karınca türüdür. Bu türdeki kraliçe karıncalar kendilerini kopyalayarak genetik açıdan benzerlerini üretirler. Eşsiz üredikleri tespit edilen bu karınca türü, hiç çiftleşme olmaksızın bahçe mantarı gibi ürediği görülen ilk böcek türü olduğu da bilinmektedir. Proceedings of the Royal Society B. dergisinde yayımlayan araştırmada, “Mycocepurus smithii” türü karıncaların DNA’larının “parmak izini” inceleyen Biyolog Anna Himler, tüm karıncaların koloninin kraliçesinin kopyaları olduğunu ve “sekssiz bir dünyada” yaşadıklarını tespit etmiştir. Dişi karıncalar parçalanıp incelendiklerinde bunların fiziksel olarak doğuramayacak durumda oldukları ve “midye organı” olarak bilinen üreme sistemlerinin özelliğini yitirmiş bir durumda oldukları fark edilmiştir. Araştırmacılara göre, erkeklerin döllenmemiş yumurtadan eşeysiz üremelerinin bazı böcek türleri için normal olduğunu, ancak dişilerin eşeysiz üremelerinin “karıncalarda fazlasıyla ender” olduğunun altını çizmekteler. Araştırmacı Himler’e göre, “Karınca toplumunda, değişik tiplerde üreme şekilleri görüldüğü, ama bu türün kendi görülmemiş üreme şeklini geliştirtiği” vurgulanmıştır. (7)

Firestorm
25-08-2011, 13:03
Her birisinden bir örnek koymak istemiştim ama eğer böyle daha zengin olucak sanırsam :)

ALKA
25-08-2011, 16:05
Eşeyli ve eşeysiz üremeye bir örnek daha eklendi. Ö.M. ile bildirimde bulunan Firestorm ve Neva'ya teşekkürler.

Çekiçbaşlı köpekbalıkları: Hem eşeyli hem eşeysiz üremeye diğer bir örnek de, yedi yıl önce Macaristan’ın Nyiregyahaza bölgesindeki bir akvaryum havuzunda doğan ve Ibolya isimli bir çekiçbaşlı anne köpekbalığının hiçbir erkek köpekbalığıyla cinsel ilişkiye girmeden hamile kalarak doğum yapması olayının gözlenmiş olmasıdır. DNA çalışmaları sonucunda çekiçbaşlı köpekbalığının kendiliğinden doğurduğu saptanmıştı. Dişi köpekbalığının erkek köpekbalıklarından ayrı bir bölümde tutulduğunu söyleyen hayvanat bahçesi yetkilisi ve uzmanlar cinsel birleşim olmadan doğum yapmasının inanılmaz olduğunu kaydettiler. (9)

ereninthenature
25-08-2011, 16:14
Ben onceden yazmistim foruma gaylerin varligi Ibrahimin tanrisinin yokluguna kanittir.Hermafroditlerin varligida ayni sekilde.

Bir insanin genetik olarak gunah islemeye -homoseksuel iliskiye- meyilli yaratmak, hile yapmaktir, uc kagitciliktir, insana saygisizliktir.

ALKA
25-08-2011, 16:46
Ben onceden yazmistim foruma gaylerin varligi Ibrahimin tanrisinin yokluguna kanittir.Hermafroditlerin varligida ayni sekilde.

Bir insanin genetik olarak gunah islemeye -homoseksuel iliskiye- meyilli yaratmak, hile yapmaktir, uc kagitciliktir, insana saygisizliktir.

Yani eşcinselliği de kategoriye alalım diyorsunuz? İyi fikir...

ALKA
25-08-2011, 17:40
Eşcinsellik kategorisi de reddiyeye eklendi. Önerilen karakter sayısını aştığı için ilk mesajıma sadece bir kısmını ekleyebildim. Aşağıda eşcinsellik kategorisindeki metnin tümü verilmiştir.

8. Eşcinsellik

İNSANLARDA EŞCİNSELLİK:
Eşcinsellik, kişinin cinsel, duygusal ilgi ve isteğinin (cinsel yöneliminin) kendisiyle aynı cinsten kişilere dönük olmasıdır. Eşcinsellik doğuştan mı, yoksa kültürel şartlarla gençlerin sonradan özenmesiyle mi oluşmaktadır, bu soruya bilimsel verilerle yanıtlamak gerekirse, Sigmund Freud tarafından tanımlanan kurama göre, eşcinselliğin, erkeklerde koruyucu bir anne ve ona uzak duran bir babadan tetiklenen bir durum olduğuna dair fikrin günümüzde tamamen yanlış olduğu ortaya çıkmıştır. Amerikan Psikiyatri Birliği (APA), 1973 yılında, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) da 1 Ocak 1993 tarihinde, objektif ve iyi planlanmış bilimsel çalışmalar ve klinik literatür doğrultusunda, eşcinselliği “Uluslararası Hastalıklar Sınıflandırması”ndan ve “Akıl Hastalıkları Teşhis ve İstatistikleri Klavuzu”ndan çıkarmışlardır. ICD-10 maddesi “cinsel yönelim, tek başına, bir rahatsızlık/hastalık olarak kabul edilemez” şeklindedir. (10)

Günümüzdeki araştırmalar sonucu eşcinselliğin, erkek çocukların doğum sırası ile ilgili oldugu artık neredeyse kesin gibidir. Her erkek çocuğun doğumu, kendisinden sonra doğacak erkek çocuğun eşcinsel olma ihtimalini yaklaşık olarak % 3 – 4 oranında artırmaktadır. Daha önce erkek çocuğa hamile kalmış, bir annenin, doğuracağı yeni bir erkek çocuğun eşcinsel olma ihtimalinin kuramsal olarak ilk erkek çocuğa göre daha fazla olduğunu bilinmektedir. Erkek embriyo Y kromozonundaki üç adet Gen Anti-müller hormonu şifreler. Anne de buna karşı Histocombatibliyt antikoru oluşturur. Annenin her erkek çocuğa hamileliğinde vücudundaki Histocombatibilyt Antikorunun konsantrasyonu artar. Annenin oluşturduğu Antikor erkek çocuk embrosunun beyninin erkekleşmesini engeller. Genital olarak erkektir ama beyinsel olarak erkekleşemez. Bu durum da onların diğer erkeklerden hoşlanmasını, kadınlara karsı ilgisiz kalmasını sağlar. Bunun yanında eşcinsellik, dünyadaki her toplumda, her sosyal grupta, her din, her kültürde aşağı yukarı aynı orandadır. Kimi toplumlarda çok, kimilerinde az görünür olması, aslında sadece toplumun eşcinselliğe toleransı ile ilgili bir durumdur. (11)

Sonuç olarak, inanış şekillerindeki Tanrının bir insanı genetik olarak günah işlemeye -homoseksüel ilişkiye- meyilli yarattığına inanmak, bir anlamda Tanrının hile yaptığını onaylamak olacağı gibi etiksel açıdan da böyle bir düşünüş tarzı bir üç kağıtçılıktır ve insana saygısızlıktır.

DOĞADA EŞCİNSELLİK:
Hayvanlarda eşcinsel davranışlar, insan türü dışındaki hayvanlarda gözlemlenen ve belgelenmiş eşcinsel, biseksüel ve transeksüel davranışlardır. Bu davranışlar cinsellik, kur yapma, etkilenme, duygusal bağ kurma, eş olma ve ebeveynliği içerir. Araştırmacı Bruce Bagemihl, “hayvanlardaki cinsel çeşitliliğin – buna eşcinsellik, biseksüellik ve çoğalmaya dayanmayan cinsellik de dahil olmak üzere – bilim çevrelerinin daha önceleri kabul etmek istediğinden çok daha fazla olduğunu iddia eder. Belirlenen eşcinsel davranış gösteren türler arasında, koyundan, kediye ve ata, kediden, köpeğe ve muhabbet kuşuna kadar bilinen tüm evcilleştirilmiş hayvanları da kapsamaktadır.

Lezbiyen solucanlar: Doğada eşcinselliğin biyolojik temelli olduğunu ABD’lı araştırmacıların solucanlar üzerinde yaptığı deneylerle de anlaşıldı. Dişi solucanların beyinlerindeki genlerle oynayan ABD’li bilimadamları solucanların cinsel alışkanlıklarını değiştirmeyi başardılar. Genleri bozulan dişi solucanlar kendi cinslerine yöneldiler. Bilimadamları solucanların beynindeki dengeyi tersine dödürerek algı yanılgısı yarattılar. Bu işlemi yaparken solucanların sadece beyinlerindeki genlerle oynadılar. Yani diğer bir deyişle bu solucanlar dışardan bakıldığında dişi görünürken, erkek gibi davranıp düşünmeye başladılar. Deneyi gerçekleştiren Utah Üniversitesi Beyin Araştırmaları Bölümün Başkanı Erik Jorgensen yaptığı açıklamada eşcinsellik gibi cinsel davranış ve yönelimlerin insanın geninde şifrelendiğini belirtti. (15)

İspinozlar: Eşcinsel İspinozlar da ömür boyu seviyor. Bütün ömrünü tek bir eş ile geçiren zebra ispinozunu inceleyen araştırmacılar, eşcinsel çiftlerin en az heteroseksüel çiftler kadar birbirine bağlı ve sadık kuşlar olduğunu tespit etmişlerdir. Araştırmanın sonuçları, Behavioural Ecology and Sociobiology (Davranış Ekolojisi ve Sosyobiyoloji) adlı dergide yayımlandı. California Berkeley Üniversitesi ekibi, aynı cinsiyetten zebra ispinozlarının da çift oluşturduğunu ve bu kuşların birbirine gösterdiği özen ve dikkatin en az dişi-erkek çiftler kadar güçlü olduğunu söylüyor. Aynı yuvayı paylaşan zebra ispinozları bir çift olarak bağlılıklarını birbirine şarkı söylemenin yanısıra, gagalarıyla karşılıklı tüy temizleyerek de kanıtlıyor. (12)

Koçlar: Koçların yaklaşık %8′i koyunlarla çiftleşmeleri için bir şans verildiğinde bile koçlarla çiftleşmeye devam etmektedirler. Bir deney gurubunun iç, görme lobu önüdeki hipotalamus bölgesi koçlarda, aynı yaş gurubundaki koyunlara oranla çok daha büyük çıkmaktadır. (13)

Siyah Kuğular: Kabaca bir hesapla siyah kuğu çiftlerinin dörtte biri eşcinsel çiftlerdir ve, ya yuva çalarlar ya da daha sonra yumurtayı çalış dişiyi yuvadan uzaklaştırmak üzere geçici bir üçlü aile kurarlar. Büyük olasılıkla, ebeveynleri daha geniş bir yaşam alanını savunabildikleri için, eşcinsel çiftlerin yavrularının daha fazlası, farklı cinsten ebeveynleri olanlara oranla yetişkinliğe ulaşmaktadır. Aynı mantık erkek flamingo çiftlerinin yavrularında da yürümektedir.(13)

Martılar: Araştırmalar dişi batı martılarının %10 ila 15inin doğada eşcinsel davranış sergilediklerini göstermektedir. (13)

Yaban ördekleri: Erkek-dişi yaban ördeği çiftleri sâdece dişi yumurtlayana kadar oluşur, daha sonra erkek, dişiyi terkeder. Yaban ördeklerindeki erkek eşcinselliği, kuşların geneline oranla daha fazladır. Bu oran bâzı durumlarda tüm nüfusun %19′u kadardır.(13)

Penguenler: New York Timesın 2005 Şubat başında yaptığı bir habere göre New York Central Park hayvanat bahçesinde bir erkek Miğfer pengueni çifti kuluçkaya yatıp, yumurtadan çıkarttıkları bir dişi pengueni evlat edinmişlerdir. Roy ve Silo ile yavruları Tango’nun gerçek yaşam hikâyeleri üzerine And Tango Makes Three isimli bir çocuk kitabı yazılmıştır. Tango adlı dişi penguen, daha sonra başka bir dişi penguenle birlikte olmuştur. New York’ta bulunan diğer penguenlerin de hemcinsleriyle eş oldukları kayıtlara geçmiştir.(13)

Dişi grizzly ayıları: Dişi grizzly ayılarının bazen birlikte seyahat ettikleri, birbirlerini savundukları, yavrularını beraber büyüttükleri ve sanki daha uzun süre beraber kalabilmek için kış uykusunu erteledikleri beraberlikler kuruyorlar. (14)

Erkek devekuşlarının % 2’si dişileri görmezden gelerek sadece erkeklere kur yapıyor. Erkek deve kuşları yine erkek flamingolar gibi gerçekten seks yaparken görülmeseler de yuva yapıp bazen de yetimleri büyütme görevini üstleniyorlar. (14)

Şişe burunlu yunuslar erkekli dişili çiftler oluşturmasalar da çoğu, diğer erkeklerle ömür boyu süren çiftler oluşturuyorlar. Bazıları sadece erkeklerle ilgileniyor; fakat diğerleri biseksüel ve burun ile genital uyarıma hepsi hevesle katılıyor.(14)



Dipnotlar:

10-http://tr.wikipedia.org/wiki/E%C5%9Fcinsellik
11-http://kozmopolitaydinlar.wordpress.com/2011/08/20/escinsellik-dogustan-mi/
12-http://www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2011/08/110815_same_sex_birds.shtml
13-http://tr.wikipedia.org/wiki/Hayvanlarda_e%C5%9Fcinsel_davran%C4%B1%C5%9Flar
14- Bruce Bagemihl – “Biological Exuberance: Animal Homosexuality and Natural Diversity” . (Biyolojik Coşku: Hayvanlarda Homoseksüellik ve Doğal Çeşitlilik)
15-http://news.softpedia.com/news/Scientists-Achieve-Homosexuality-69263.shtml
veya
http://www.cnnturk.com/2009/bilim.teknoloji/02/28/solucani.lezbiyen.olduguna.inandirdilar/515745.0/

ALKA
28-08-2011, 04:08
Sevgili Neva'nın özel mesajla gönderdiği doğadaki eşcinselliğin biyolojik temelli olduğuna dair başka bir örnek de reddiyeye eklenmiştir. "Solucanların beynindeki dengeyi tersine döndürerek algı yanılgısı yarattan ve beyinlerindeki genlerle oynayan ABD'li bilimadamları solucanların cinsel alışkanlıklarını değiştirmeyi ve solucanı "lezbiyen" olduğuna inandırmayı başardılar." Tekrardan kendisine yaptığı katkılar için teşekkür ederim.

Lezbiyen solucanlar: Doğada eşcinselliğin biyolojik temelli olduğunu ABD’lı araştırmacıların solucanlar üzerinde yaptığı deneylerle de anlaşıldı. Dişi solucanların beyinlerindeki genlerle oynayan ABD’li bilimadamları solucanların cinsel alışkanlıklarını değiştirmeyi başardılar. Genleri bozulan dişi solucanlar kendi cinslerine yöneldiler. Bilimadamları solucanların beynindeki dengeyi tersine dödürerek algı yanılgısı yarattılar. Bu işlemi yaparken solucanların sadece beyinlerindeki genlerle oynadılar. Yani diğer bir deyişle bu solucanlar dışardan bakıldığında dişi görünürken, erkek gibi davranıp düşünmeye başladılar. Deneyi gerçekleştiren Utah Üniversitesi Beyin Araştırmaları Bölümün Başkanı Erik Jorgensen yaptığı açıklamada eşcinsellik gibi cinsel davranış ve yönelimlerin insanın geninde şifrelendiğini belirtti. (15)

15- http://news.softpedia.com/news/Scientists-Achieve-Homosexuality-69263.shtml
veya
http://www.cnnturk.com/2009/bilim.teknoloji/02/28/solucani.lezbiyen.olduguna.inandirdilar/515745.0/

Neva
28-08-2011, 04:41
Rica ederim. Cok guzel bir makale oldu, tum emegi gecenlere tesekkurler.

mspandora
23-04-2013, 09:05
Evet buraya kadar sirayla okudum ve sonrakileri de okuyacagim ama belirtmek isterim en guzel baslik bu olmus. Cunku digerlerinde hep insanlarin kuran'a yapmaya calistigi bir mucize yorumu var. Yani kuran mucize oldugunu iddia etmiyor ama insanlar o ayetleri yorumluyor ve mucizedir diyor. Ancak burada ayet net, yorum net, olay net. Ellerinize saglik!

inferno
06-11-2013, 00:53
Neden çift canlılarının dünyada hakim bir yapısı ve daha karmaşık yapılara dönüşmesinin cevabı da şu şekildedir.


Çift canlıları bulunduğu ortamda çiftleşirler. Dişiler bulunduğu ortamda yapısı itibarı ile avantajlı erkekleri seçer. Zayıf ve güçsüz olan erkeklerle çiftleşilmez. Böylelikle bu çiftleşmenin evrime daha fazla katkısı olur.

Çift canlıları tekli sistemdekinden daha seyrek ürerler böylelikle bulunduğu ortamdaki kaynakları daha sistematik bir şekilde tüketirler. Böylelikle o tür bir sonraki nesillere de yaşam kaynağı bırakırlar.

Evrimin daha hızlı bir şekilde ilerlemesine yardımcı olurlar dişi ve erkek çiftleşerek her ikisinin de ortak kazanılmış hakları bir sonraki nesile iletilir. böylelikle bir sonraki nesil o ortama daha iyi adapte olur.

Atalarımızın çiftleşme seçiciliğini görebiliyoruz. Erkekler daha güzel bayanlarla evlenmek ister. Kadınlar da çevrede daha seçkin akıllı ve yakışıklı erkeklerle evlenmek ister.
İnsan ırkı halen evrimleşiyor gün geçtikçe insanlar daha akıllı, daha yakışıklı ve daha güzel olacaklar.

inferno
06-11-2013, 01:00
Bu arada www.sorularlaislamiyet.com (http://www.sorularlaislamiyet.com) zıçmakla kalmamış sıvamışta aynen aktarıyorum.

Çift olmak, yalnız cinsiyet bakımından dişi-erkek anlamında kullanılmaz. Bunun yanında bir şeyin iki farklı parçadan meydana geldiğini de ifade eder. Örneğin insanlar bir yandan erkek-kadın çiftinden meydana gelir, diğer taraftan her erkek ve her kadın ruh ve beden ikilisine/çiftine sahiptir.

Çift kavramı, aynı zamanda evrenin ikili sistemini ifade etmektedir.

Kozmik Çorba: Kâinat da bu kusursuz ikili /çift sistem çer¬çevesinde yaratılmıştır. Yaratılışın ilk anlarını tasvir eden "madde-i aciniye," "ilk cevhere", "kozmik çorba" gibi isimlerle andığımız kâinatın o ilk döneminde varlıklar, "madde-anti madde" şeklinde ikili bir sisteme göre ayarla¬narak yaratılmıştır. Einstein'ın meşhur “E=mc2” formülü de kâinatın, madde-enerji ikilisinden meydana gelen bir hamurdan yaratıldığını ortaya koymaktadır(bk. Niyazi Beki, Rahman Suresi tefsiri, s.77).
............... diye gitmektedir
alt kısımlarda iyice sıvayarak
nötron- antinötron
proton - anti proton
elektron - antielektron
gibi ikili sistemden bahsettiğini söylemiş
hatta ışıkta da ikili sistem olduğunu söyleyerek melekler de ikili sistemin yaratıklarıymış.

http://www.sorularlaislamiyet.com/qna/149558/her-seyi-cift-erkek-ve-disi-yarattik-zariyat-49-ayetine-gore-melekler-de-mi-cift-yaratilmistir-halbuki-meleklerin-ve-bazi-tek-hucreli-canlilarin-cinsiyeti-bulunmuyor.html

Firestorm
30-12-2013, 01:25
Güzel bi çalışmaydı. Sanırsam güncellemeye değer :)


Dip not: Birlikle tamamlanan güzel bi çalışmaydı. :)

Firestorm
29-08-2014, 14:58
Yazıyı tekrar okudum da, cümleyi bitirmemek için ne kadar uzatmışım ve ne kadar çok "ve" kullanmışım yahu :heh:

Neva
01-10-2014, 14:24
Guncelleme.

aliyarasfal
23-10-2014, 09:56
Bu arada www.sorularlaislamiyet.com (http://www.sorularlaislamiyet.com) zıçmakla kalmamış sıvamışta aynen aktarıyorum.

Çift olmak, yalnız cinsiyet bakımından dişi-erkek anlamında kullanılmaz. Bunun yanında bir şeyin iki farklı parçadan meydana geldiğini de ifade eder. Örneğin insanlar bir yandan erkek-kadın çiftinden meydana gelir, diğer taraftan her erkek ve her kadın ruh ve beden ikilisine/çiftine sahiptir.

Çift kavramı, aynı zamanda evrenin ikili sistemini ifade etmektedir.

Kozmik Çorba: Kâinat da bu kusursuz ikili /çift sistem çer¬çevesinde yaratılmıştır. Yaratılışın ilk anlarını tasvir eden "madde-i aciniye," "ilk cevhere", "kozmik çorba" gibi isimlerle andığımız kâinatın o ilk döneminde varlıklar, "madde-anti madde" şeklinde ikili bir sisteme göre ayarla¬narak yaratılmıştır. Einstein'ın meşhur “E=mc2” formülü de kâinatın, madde-enerji ikilisinden meydana gelen bir hamurdan yaratıldığını ortaya koymaktadır(bk. Niyazi Beki, Rahman Suresi tefsiri, s.77).
............... diye gitmektedir
alt kısımlarda iyice sıvayarak
nötron- antinötron
proton - anti proton
elektron - antielektron
gibi ikili sistemden bahsettiğini söylemiş
hatta ışıkta da ikili sistem olduğunu söyleyerek melekler de ikili sistemin yaratıklarıymış.

http://www.sorularlaislamiyet.com/qna/149558/her-seyi-cift-erkek-ve-disi-yarattik-zariyat-49-ayetine-gore-melekler-de-mi-cift-yaratilmistir-halbuki-meleklerin-ve-bazi-tek-hucreli-canlilarin-cinsiyeti-bulunmuyor.html

Dostlar bu iddianın saçmalığını yine ayetde kullanılan kilit kelime ile çürütmek mümkün. Özellikle zayirat 49 ayetindeki çevirileri incelerseniz ,orda epey kıvırdıklarını mealcilerin görürsünüz.

Orda dişi erkek yazmaz, çiftte yazmaz, ama ilginç bir kelime yazar. Cinsiyet olarak birbirine karşı olan ikili , eş anlamına gelen zevc kelimesi(zevce tanıdık gelir) kullanılır ki bu kelimeyi gördüğünüz her yerde cinsiyet olarak bir çift, dişi erkek olarak algılayıp anlamanız gerekir.


Basit örnek vereyim, çocuklardan bahsediliyorsa, bir kız bir oğlandır, hayvanlardan bahsediliyorsa bir dişi bir erkektir. genel olarak insanlara yönelikse bir kadın ve bir erkektir cinsiyet olarak bahsedilen


Yani tamamen kurana ve arapça dilbilgisi ve kelime anlamına aykırı, uydurma ve zorlama, bu hatayı kurtarmaya yönelik tevil(yalan yarışı) yapmadır ortadaki olay.


Ayrıca dikkat edilmesi gereken zariyat 48 de dünyanın yapılması ,yayıp döşenmesi anlatılır. 49 da ise dünyanın yapımı bitmiş canlılığın koyulmasıdır anlatılan bu yapının üstüne.

zevc: dişi ve erkek çift,eş

zayirat 48
Ve yeryüzü; onu döşek yaptık,ne güzel düzenleyiciyiz.

zayirat 49
Ve anar, ibret alırsınız diye her şeyi çift(zevceyni) yarattık.


Şimdilik saygımla gittim...

Yıldıztozu
24-10-2014, 22:09
Zariyat 49 daki çift halinde yaratılış, maddenin çifti olduğu anlamına gelemez mi ?
Bildiğimiz gibi madde ve anti madde çift halinde yaratılmıştır evrenin ilk anlarında.
Her parçacığın çifti vardır.
Elektron pozitron
proton antiproton
nötron antinötron gibi

Her maddenin çifti vardır. Ve o ayette erkek ve dişi diye belirtmez. Parantez içine sonradan eklenmiş.

aliyarasfal
25-10-2014, 16:20
Zariyat 49 daki çift halinde yaratılış, maddenin çifti olduğu anlamına gelemez mi ?
Bildiğimiz gibi madde ve anti madde çift halinde yaratılmıştır evrenin ilk anlarında.
Her parçacığın çifti vardır.
Elektron pozitron
proton antiproton
nötron antinötron gibi

Her maddenin çifti vardır. Ve o ayette erkek ve dişi diye belirtmez. Parantez içine sonradan eklenmiş.


Hayır alamayız çünkü bir önceki yazdığım mesajı okumamışsınız ve parantez içine alma sebebim arapçasını kelimenin belirtmek içindi.

Zevc kelimesi cinsellik ifadesidir ve karşılıklı dişi ve erkekliği belirtir. Bu anlamda çift anlamanız gerekir , hatırınız için bunu farklı kullanamayız. Ayrıca o ayetin öncesindeki ayetleride okursanız canlılığın yaratılması aşamasıdır anlatılan kısım.

Madde ve anti madde çifti değil birbirini nötrleyip yok etmeyi ifade eder. Cinsiyetlede ilgisi yoktur.

Kadınla erkeğin cinsiyetinden siz nötrlük mü algılıyorsunuz, yoksa nötrlükten dişi ve erkeklik mi anlıyorsunuz? Yada anlayacağınız şekilde zıtlık mı anlıyorsunuz dişi ve erkek denilince? dişilik ve erkeklik cinsiyettir, zıtlıkla uzaktan yakından ilgisi yoktur.Antisi değil dahada net söylersek.

Anlam çarpıtmak ve olmayanı uydurmak yerine ne yazıldığını ve ne anlatıldığını anlamayı deneyin. Sıradan ve insan oğlunun yazdığı ve uydurduğu bu dinlerdeki bir cümleye haddinden fazla anlam yüklemek ve size dayatılmış kutsal masalını kaybetmemek uğruna çıkış arasanızda gerçek bu dostum.

Kısacası ordaki zevc kelimesi biyolojik cinsiyetin çiftliğidir(dişi-erkek) ve başkada anlamda kullanılmamıştır ayetde ve başkada anlama biyolojik çiftlik dışında gelmezde..

Zevc kelimesini gördüğün her yerde biyolojik karşılıklı bir dişi bir erkekten bahsedildiğini anlayacaksın. Anti demek değildir ve uzaktan yakından ilgisi yoktur ve bu saçmalığada prim vermeyeceksin kısacası.

Ayrıca yanlışınızıda düzeltin, her şey çift yaratılmıştır ilk başlangıçta diyorsunuz ya ; bu durumda biz nasıl varız.? Tanrı mı ne dediğini bilmiyor siz mi? Madem her maddenin antiside varmış, nasıl olmuşta tüm maddeyi karşılıklı antisi yok etmemiş?Az sağlıklı düşünün, sırf öğretileri kurtarmak uğruna mantıksal çıkarımlarınız bile anlamsızlaşıyor.

Şimdilik saygımla gittim..

Yıldıztozu
25-10-2014, 18:04
Hayır alamayız çünkü bir önceki yazdığım mesajı okumamışsınız ve parantez içine alma sebebim arapçasını kelimenin belirtmek içindi.

Zevc kelimesi cinsellik ifadesidir ve karşılıklı dişi ve erkekliği belirtir. Bu anlamda çift anlamanız gerekir , hatırınız için bunu farklı kullanamayız. Ayrıca o ayetin öncesindeki ayetleride okursanız canlılığın yaratılması aşamasıdır anlatılan kısım.

Madde ve anti madde çifti değil birbirini nötrleyip yok etmeyi ifade eder. Cinsiyetlede ilgisi yoktur.

Kadınla erkeğin cinsiyetinden siz nötrlük mü algılıyorsunuz, yoksa nötrlükten dişi ve erkeklik mi anlıyorsunuz? Yada anlayacağınız şekilde zıtlık mı anlıyorsunuz dişi ve erkek denilince? dişilik ve erkeklik cinsiyettir, zıtlıkla uzaktan yakından ilgisi yoktur.Antisi değil dahada net söylersek.

Anlam çarpıtmak ve olmayanı uydurmak yerine ne yazıldığını ve ne anlatıldığını anlamayı deneyin. Sıradan ve insan oğlunun yazdığı ve uydurduğu bu dinlerdeki bir cümleye haddinden fazla anlam yüklemek ve size dayatılmış kutsal masalını kaybetmemek uğruna çıkış arasanızda gerçek bu dostum.

Kısacası ordaki zevc kelimesi biyolojik cinsiyetin çiftliğidir(dişi-erkek) ve başkada anlamda kullanılmamıştır ayetde ve başkada anlama biyolojik çiftlik dışında gelmezde..

Zevc kelimesini gördüğün her yerde biyolojik karşılıklı bir dişi bir erkekten bahsedildiğini anlayacaksın. Anti demek değildir ve uzaktan yakından ilgisi yoktur ve bu saçmalığada prim vermeyeceksin kısacası.

Ayrıca yanlışınızıda düzeltin, her şey çift yaratılmıştır ilk başlangıçta diyorsunuz ya ; bu durumda biz nasıl varız.? Tanrı mı ne dediğini bilmiyor siz mi? Madem her maddenin antiside varmış, nasıl olmuşta tüm maddeyi karşılıklı antisi yok etmemiş?Az sağlıklı düşünün, sırf öğretileri kurtarmak uğruna mantıksal çıkarımlarınız bile anlamsızlaşıyor.

Şimdilik saygımla gittim..

Sorduğun soru zaten bilimdeki en büyük gizemlerden biri. Bilimsel olarak antimadde ve madde başlangıç anında yaratıldı ve bir kısmı diğer kısmını yok etti fakat fazladan biraz madde kaldı. Bu simetri kırılmasının neden olduğu bilinmiyor.Ama var olduğu biliniyor.

Zevc demek sadece kadın erkek değil, çift anlamlarına da geliyor. Ha belki ayette antimaddeyi falan kast etmiyor olabilir.Ama en azından bir tane örnek açıklama var çiftler için.

aliyarasfal
25-10-2014, 18:54
Sorduğun soru zaten bilimdeki en büyük gizemlerden biri. Bilimsel olarak antimadde ve madde başlangıç anında yaratıldı ve bir kısmı diğer kısmını yok etti fakat fazladan biraz madde kaldı. Bu simetri kırılmasının neden olduğu bilinmiyor.Ama var olduğu biliniyor.

Zevc demek sadece kadın erkek değil, çift anlamlarına da geliyor. Ha belki ayette antimaddeyi falan kast etmiyor olabilir.Ama en azından bir tane örnek açıklama var çiftler için.
Dostum o gizem falan değil, ve yaratılmak diye bir şey yok ortada, o sizin hüsnü zanınız. Önkabulünüz. Soru sormuyordum, her şeyi çiftiyle yarattık masalına uyumsıuzluğunu anlatıyordum.

gelelim zevce, anlamadığınız nedir? Çift demek değildir zevc. Sayısal anlamda çiftleri (iki) ifade eden kelime değildir zevc ve sadece cinsiyet olarak dişi ve erkekliğin bir birine göre konumunu belirten sözcük ,biyolojik olarak dişi ve erkekliği ifade eden kelimedir arapçada.

Şöyle diyeyim, erkeğin zevci dediğiniz anda karşıda bir çift varı değil, erkeğin karşıtı cinsiyeti ifade eder.

Erkeğin dişisi demektier, yada dişinin erkeği. Siz çevirilerde takılıp kalmışsınız ve sayısal iki anlamakta ısracısınız.Biyolojik eş, eşlikin karşılıklı ifadesidir ve matematiksel sayı ifadesi ile karıştırma hatanızda ısrarınız anlamanızı engelliyor.

Arapça bir çift ayakkabı derken zevc kelimesini kullanamazsınız, iki atom derken, veya iki ay derken bir çift (dişi-erkek) anlamında zevci kullanmazsınız. Siz sayısal çift olmadığını ve arapçaya özgü bir kelime olan zevci karşılıklı iki cinsiyetin dişi ve erkek olarak birbiriyle birlikteliğini,karşılıklı varlığını ifade olduğunu anlayın öyle yorumlayın.


Yani boşa zorluyorsunuz kuranı çağauydurmak için. Bir arap için gayet nettir orda yazılan, net olmayıp üstüne ahkam kesenler ise bizim insanımız çünkü bilmedikleri bir dili çevirilerden yorumlayıp yalan yanlış sonuçları dayatmakla meşguller.

Bakara 229 (iki kere) veya bakara 203(iki gün) kelimelerini inceleyerekte bir fikir edinebilirsiniz, sizin ısrarla çift algılama yanılgınızın sayısal anlamda değil cinsellik ifadesi olduğunu arapçada anladığınızı umuyorum.

Yani bu ifade tamamen hatalı ve biyolojik bilimsel açıdan yanlış bilgidir.Her canlı dişi-erkek olarak vardır savı çürük ve yanlıştır.kurandaki ifadede sadece bu biyolojik dişi-erkek çiftliğine dem vurur ki bunuda zevc kelimesi ile açıkça görmekteyiz.

Şimdilik saygımla gittim...