PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Türk Mitolojisinde Tanrıça Ve Tanrılar (Genişletilmiş vers.)


VraeL
11-09-2011, 23:09
Eveeeet, en sonunda türk mitolojisindeki tanrıça, tanrı ve göksel ruhların büyük bir listesine ulaşabildim. Resimleri ve anlatımları hazırlayan sayın Nuray Yakaryılmaz'dır. (kendisinin kişisel blogu için : akana.blogcu.com (http://akana.blogcu.com/turk-mitolojisi/4864731) , burdan sevgilerimi iletiyorum) Daha öncede benzer bir konuyu açmıştım ve yine Nuray hanımın blogundan yararlanmılştım, o zaman sadece 6 tanrı falan vardı, şimdi 20-25'e kadar yükselmiş, araştırmalarını geliştirmiş bayağı. Paylaşmaya değer gördüm.

Dark_prince adlı üyeye dipnot: Elin sümerli tanrıçasına tapınacağına bizim fıstık gibi tanrıçalarımıza tapın len :P

Bir erkek olarak öncelikle tanrıçaları veriyorum (:
Önden bayanlar;

AK ANA

http://1.bp.blogspot.com/_zvIfUWhErHA/SZHfWlRfymI/AAAAAAAAAK4/yi99j1yIwxg/s1600/akana%2Bcopy.jpg

Sonsuz sulardan çıkıp, Ülgen'e yaratma emrini veren ve tekrar sulara dönen tanrıça ak anadır. Altay Türklerinin inancına göre, ışıktan bir kadın hayali şeklindedir. Ülgen ilk yaratılış ilhamını Ak anadan alır ve dünyaya destek olması için üç tane de balık yaratır.

Türk mitolojik görüşlerine göre Ak ana boynuzlu olarak betimlenir. Eski çağlarda Ana tanrıça heykelcikleri de boynuzlu olarak simgelenmiştir.

UMAY ANA

http://3.bp.blogspot.com/_zvIfUWhErHA/SZHcKf5GL8I/AAAAAAAAAJY/up1Q3215P1Q/s1600/umay%2Bcopy.jpg

Umay, çocukları ve hayvan yavrularını koruyan bir tanrıçadır.

Arkeologların Altaylarda buldukları seramik ürünler üzerindeki resimlerde Umay ana üç boynuzlu olarak betimlenir.Orta Asya da bazı arkeolojik buluntulardan anlaşıldığına göre Umay ana motifi, beyaz saçlı ve beyaz giyimli olarak, insanbiçimci bir görünüm sergilemektedir. Kuş kılığında kanatlı bir kadın görüntüsü de vermektedir. Altay Türkleri onu göklerden inen gümüş saçlı, güzel yüzlü bir kadın olarak düşünmüşlerdir.


AYIZIT

http://4.bp.blogspot.com/_zvIfUWhErHA/SZHYxWK70qI/AAAAAAAAAH4/jLILALWJB8k/s1600/ay%C4%B1s%C4%B1t%2Bcopy.jpg

Ayzıt güzelliğin sembolüdür. Bu anlamda Sümer ve Yunan mitlerindeki İştar ve Afrodit'e (Venüs) benzer. Süt gölünden getirdiği damlayı çocuğun ağzına damlatır ve çocuğa ruh verir. İnsan yavrularını, kadınları, hayvanları ve hayvan yavrularını korur. Simgesi, Kuğu kuşlarıdır. Ayızıt'ı simgeleyen kuğular kutsal sayılır ve dokunulmaz. Kuğu aslında kutsal bir kızdır. Bu kız kuğunun beyaz tülünü üzerine giyince kuğu, çıkarınca kız olur.

Ayızıt, gökten gümüş tüylü bir kısrak suretinde iner. Yele ve kuyruklarını kanat gibi kullanır. Ayzıt şaman dualarında şöyle tarif edilir. "Başında ak gökten ak bir kalpak, çıplak omuzlarında ak gökten bir atkı, baldırına kadar siyah bir çizme. Bu şekilde bir kayaya yaslanarak uyumuştur veya ormanda dolaşmaktadır".


AYIZIT'IN KIZLARI

http://1.bp.blogspot.com/_zvIfUWhErHA/SZHXlZm47SI/AAAAAAAAAHY/G5G4bh_1zh4/s1600/ay%C4%B1s%C4%B1t%2Bk%C4%B1z2%2Bcopy.jpg
http://1.bp.blogspot.com/_zvIfUWhErHA/SZHX_jK_P_I/AAAAAAAAAHo/ICC4tJ1uYf8/s1600/ay%C4%B1s%C4%B1t%2Bk%C4%B1z3%2Bcopy.jpg

Ayızıt'ın sarayının kapısında ellerinde gümüş bakraçlar olan yasakçıları vardır. Yazın şamanlar ak elbise, kışın kara elbise giyerek Ayzıt bayramını kutlarlar. Eliade'ya göre yasakçıların ellerinde gümüş kamçıları vardır ve kötü insanları içeri almazlar.

SU İYESİ - SU PERİSİ

http://2.bp.blogspot.com/_zvIfUWhErHA/SZHQclvYAkI/AAAAAAAAAEg/KQJKKjkHfXM/s1600/superisi%2Bcopy.jpg



Su iyelerinin hepsi sularda yaşar. İnsanlara zarar vermezler. Onların yaşadıkları sarayın girişi, nehirlerin derinliklerinde bir taşın altındadır. Su sahiplerine Kazaklar, "su perisi", Türkmenler "su adamı", Özbekler "su alvastisi" derler.
Pınarlarda yaşayan peri kızları, beyaz giyimlidirler ve cisimsiz varlıklardır. Kuş ve yılan kılığına girebilirler.


KÜBEY HATUN (yeah baby, favorimsin, mucuks, son yarım saattir hayatımın anlamısın, hayranınım, aşığım sana lan)

http://2.bp.blogspot.com/_zvIfUWhErHA/SZHPydmRBQI/AAAAAAAAAEQ/uzn7kf5-7Dc/s1600/k%C3%BCbey%2Bcopy.jpg


Altay Türklerine göre, ağaç, ulu ananın yaşadığı ve kahramanlara memesinden süt verdiği yerdir. Yakut Türklerine göre Doğum tanrıçası Kübey-hatundu ve ağacın içindeydi. Kökünden hayat suyu akıyordu.

Er Sogotoh destanında mitolojik bir ağaç tasviri şöyledir. "Yarı beline kadar çıplak, alt tarafı ağaç kökleri gibi,Orta yaşlı ciddi bakışlı bir kadın kabaran göğüslerinden süt verir."


Mitlerde çoğunlukla ağaç, ışık temasıyla ilişkilendirilir. Şaman dualarında ağaç, altın yapraklı, yetmiş yapraklı mübarek kayın olarak anılır. Kübey hatun yani doğum tanrıçası da bu kayın ağacının içinde yaşar.


KARTAL ANA

http://1.bp.blogspot.com/_zvIfUWhErHA/SZHNs4_e7TI/AAAAAAAAAD4/Vn1lC76VdCk/s1600/kartal%2Bana%2Bcopy.jpg

Yakut Türklerinin inanışlarına göre Şamanlar yeryüzüne kartal ana tarafından getirilmişlerdir. Er-Töştük destanında da kartal dişi olarak görünür. Kartal Yakutlara göre Güneşin sembolüdür. Yakutlar analarının bir kartaldan geldiğine inanırlar. Bundan dolayı Kartal "güneş kuşu" olarak da nitelendirilir. Kendi küllerinden doğan phoenix daha genç olarak dünyaya gelir. Bu nedenle yeniden doğuşu, ebedi hayatı, ölümsüzlüğü ve güneşin doğuşunu simgeler. Çin mitolojisinde de ateşi, sıcaklığı, hasat mevsimini ve güneşi sembolize eder.


ASENA

http://2.bp.blogspot.com/_zvIfUWhErHA/SZHMuq4MydI/AAAAAAAAADo/BjPMxPEPcnI/s1600/asena%2Bcopy.jpg

Oğuz Kağan'a yol gösteren ve liderlik yapan kurt erkektir. Türeyiş destanındaki kurt ise dişi olarak gösterilmiştir.

Göktürklerin kurttan türeyişi ile ilgili destan Bahattin Ögel'in Türk Mitolojisi adlı eserinde şu şekildedir:

"Göktürkler eski Hunların soylarından gelirler ve onların bir koludurlar. Kendileri ise Aşina (A-shih-na) adlı bir aileden türemişlerdir. Sonradan çoğalarak ayrı oymaklar halinde yaşamaya başladılar. Daha sonra Lin adını taşıtan bir ülke tarafından mağlup edildiler. Mağlubiyetten sonra Göktürkler, soyca yok edildiler. Tamamen öldürülen Göktürkler içinde, yalnızca on yaşında bir çocuk sağ kalır. Lin memleketinin askerleri, çocuğun çok küçük olduğunu görünce, ona acırlar ve öldürmezler. Çocuğun el ve ayaklarını keserek bir bataklığa bırakırlar. Bu sırada çocuğun etrafında bir dişi kurt peyda olur ve çocuğu besler. Bir süre sonra kurt hamile kalır ve bir mağaranın içinde on çocuk doğurur. Zamanla bu on çocuk büyür ve evlenir. Zamanla her birinden bir soy türer. Göktürk devletinin kurucularının geldikleri Aşina ailesi de bu on boydan biridir."


AL KARISI - AL BASTI

http://3.bp.blogspot.com/_zvIfUWhErHA/SZHLbIVPu9I/AAAAAAAAADY/qrUb33PGFPQ/s1600/alkar%C4%B1s%C4%B1%2Bcopy.jpg

Bazı edebi metinlerde çirkin, saçları dağınık, avurtları çökmüş, güçlü kuvvetli ve uzun boylu olarak tasvir edilir. Bazı mitolojik metinlerde ise, dünyadaki en güzel kadından bin kat daha güzel olduğu anlatılır. Kazaklarda "cadı kadın" "küpe giren karı" anlamında kullanılır. Baş al bastı, iri gözlere sahip, baştan aşağı demir giyimli ve erkektir. Ulu ana yani ana tanrıça arketipinin olumsuz türevidir.Kazak metinlerinde alnında tek gözü olan, iğrenç görünüşlü bir mahluk olarak tasvir edilir. Albastı, Al karısı, genellikle kırmızı siyah uzun elbise giyer. En çok sevdiği şey atların yelesini örmektir. Onu yakalamak için elbisesinin yakasına bir iğne saplamak gerekir.

Loğusalara musallat olan bu kötü ruh, al karısı, albastı, albis, almis, adlarıyla da anılır. Albastı iki surette görülür. Sarı albastı ve kara albastı. Sarı albastı sarışın bir kadın suretindedir. Bazen keçi ve tilki suretine de girer. Kara albastı daha ağırbaşlı, ciddi, sarı albastı hoppa ve şarlatandır.

VraeL
11-09-2011, 23:09
ÖTÜGEN - YER TANRIÇASI

http://1.bp.blogspot.com/_zvIfUWhErHA/SZHIvq__VtI/AAAAAAAAAC4/QGelO-VDK0I/s1600/%C3%B6t%C3%BCken%2Bcopy.jpg

Roux'a göre, etügen / itügen yer tanrıçasına verilen bir isimdir. Seyidov'a göre de Ötügen, devleti ve hakimiyeti koruyan bir ilahedir. Cengiz han Ötügen'e "ötügen anamız" der. Ayrıca bazı araştırmacılar, bir şaman ismi olan "utagan" kelimesinden türediğini ve bu kelimenin Türkçe "döl yatağı" anlamına geldiğini söyler.

İtügen, hayvanları ve toprak ile ilgili tüm ürünleri koruyan bir tanrıçadır. Aslında yer tanrıçası, ile doğum ve üretim arasındaki bağ neredeyse evrenseldir.


ATEŞ TANRIÇASI ( Od Ana- Ateş Annesi)



http://2.bp.blogspot.com/_zvIfUWhErHA/SZHH6r0w_oI/AAAAAAAAACo/k6EEwRMi5Ds/s1600/od%2Bcopy.jpg


Yakut Türkleri ateş tanrıçasını ak saçlı bir kadın olarak görürler. Buryatlar ise, kırmızılar giymiş yaşlı bir kadın olarak veya ateşin yalımıyla dalgalanan yeşil veya kırmızı ipekten kaftan giymiş bir kadın olarak da düşünmüşlerdir. Bir başka şaman duasında da şöyle tasvir edilir. "sen karanlık gecelerde, genç kızlar gibi saçlarını dalgalandırarak oynuyorsun! Kırmızı ipekli kumaşlar sallayarak, genç al kısrak üzerinde geziniyorsun".

Ocak ruhu dişildir. Evin tam ortası "evin kalbi"dir ve ocak yeri buradadır. Orta Asya da Hunlara ait, üç ayaklı ve kutlu kabul edilen kazanlar bulunmuştur. Yakutlara göre ilk ocağı Ülgen'in üç kızı yakmıştır. Yakutlarda ateş tanrıları yedi kardeştir.


DENİZ TANRIÇASI-GEYİK TANRIÇA

http://4.bp.blogspot.com/_zvIfUWhErHA/SZHCumP6SKI/AAAAAAAAABo/d-Qhp5Lvgk8/s1600/geyik%2Btanr%C4%B1%C3%A7a%2Bcopy.jpg

Göktürklerle ilgili bir mitoloji de, Göktürklerin atalarından birinin, (ki ataları kurttur) bir mağarada, ak geyik kılığına giren bir deniz tanrıçası ile ilişkisi olduğu anlatılır. Göktürkler nesillerinin kurttan geldiğini söylemekle beraber efsanelerinde dişi geyikte rol oynar. Dişi geyik bir ilahedir ve vücudundaki lekeler yıldız işaretleri olarak görülür. Dişi geyik eski Hun anlatılarında yol gösterici rolü oynar.


KARA-HAN (KAYRA-HAN)

http://2.bp.blogspot.com/_zvIfUWhErHA/SZHengvAJPI/AAAAAAAAAKg/Xw4Bl2kvdPc/s1600/karahan%2Bcopy.jpg

Altay Türklerine göre gökyüzündeki tanrıların en büyüğü Kara Han'dır. Kara Han 17. katta oturur. Bütün Tanrıların babasıdır ve oradan evrenin kaderini tayin eder. Eliade'ya göre Kara Han dünyanın yaradılışı ve sonu gibi konularda daima ön plandadır. Kara-Han yeryüzünü yarattıktan sonra dokuz dallı bir çam diker ve 16. kata oğlu Ülgen'i oturtur. Kara-Han, dokuz kişinin bu dallardan türemesini, dokuz ulusunda buradan meydana gelmesini ister. Kara-Han, insanoğlunun "ata" ve "ana"sıdır. Şamanlara göre Kara Han'ın Ülgen, Kızagan, Mergen adında üç oğlu vardır.


BAY-ÜLGEN



http://2.bp.blogspot.com/_zvIfUWhErHA/SZHd_60DIrI/AAAAAAAAAKQ/oPakZ7ZzhbY/s1600/%C3%BClgen%2Bcopy.jpg


Bay Ülgen göğün 16. katında Altın dağda ikamet eder ve altın bir taht üzerinde oturur. Tahtı ay ve güneşin ötesindedir. Ülgen, gök cisimlerini yönetir, yağmur yağdırır, gök gürültüsü ve yıldırımları da o gönderir. Tanrı Ülgen biri ak biri kara taşla gelerek ateşin nasıl yakılacağını insanlara öğretmiştir.

Eliade'ya göre gök gürültüsü ve şimşek tüm mitolojilerde gök tanrının silahıdır ve yıldırımıyla vurduğu yer kutsallık kazanır. Ülgen iyilik yapmayı sever. Ülgen'in kendisi, kızları ve oğulları insan şeklindedir

KIZAGAN TANRI

http://2.bp.blogspot.com/_zvIfUWhErHA/SZHdYU8B2MI/AAAAAAAAAKA/_bLoatDR1sI/s1600/k%C4%B1zagan%2Bcopy.jpg

Ülgen'in oğludur. Göğün 9. katında oturur. Çok kuvvetli tanrı anlamına da gelir. Roux'a göre 9. Kat Mars'ın konumlandırıldığı gök katıdır. Kızagan Tanrı, Banzarov'a göre, savaş tanrısıdır. Onlarca tehlikeli geçitlerde orduyu yönetmek ve düşmanı yenmekte, bu koruyucu ruhun yardımı olur. Altay Kamı göğe çıkarken Kızagan Tanrı'yı "kırmızı yularlı, kızıl erkek deve sırtında, gökkuşağı asalı baba!" diye çağırır. Buna bakarak, onun kırmızı renk ile simgelendiği sanılmaktadır.


ERLİK HAN

http://2.bp.blogspot.com/_zvIfUWhErHA/Sf_uIlE6gTI/AAAAAAAAAMs/TCCXU-kDtZk/s1600/erlikcopy.jpg

Erlik korkunç bir ihtiyardır. Gözleri ve kaşları kömür gibi kara, çatal sakalı dizlerine kadar uzamış, yaban domuzunun azı dişlerine benzeyen bıyığı kulakları üzerine yerleşmiş, çenesi tokmağa, boynuzları ağaç köklerine benzer. Saçları kapkara ve kıvırcıktır. Bir Şaman duasında: "bindiği kara küheylan, döşeği kara kunduz derisinden, beline kuşak yetişmez. Göz kapağı bir karış, bıyığı ve sakalı kara. Kovası kişi göğsünden, kadehi insan kafatasından, kılıcı yeşil demirden, kürek kemikleri yassı demirden, dizgini kara ipekten, kamçısı kara yılan" denmektedir. Beş oğlu iki kızı vardır. Kurban olarak koyu renkli at kesilir. İnsanlara kötülük eden bir yer altı tanrısıdır. Mitlerde Erlik tasvir edilirken körük, çekiç ve örs motifleri de birlikte geçer . Erliğin yer altında damı demirden, ocağı balçıktan yapılmış bir sarayı vardır. Bu sarayın önünde gümüşten bir tahtı vardır. Kılıcı yeşil demirden, kalkanı yassı demirden yapılmıştır. Eyerlenmiş dokuz boğası vardır .


MERGEN TANRI

http://1.bp.blogspot.com/_zvIfUWhErHA/SZHc1voP04I/AAAAAAAAAJw/AxKsAM8yPxk/s1600/mergen%2Bcopy.jpg

Her şeyi bilen, akıllı Mergen Tengere Göğün 7. katında oturur. Mergen kelime anlamı olarak okçu nişancı anlamına gelir.

Bu anlamda Mergen, Yunan mitolojisindeki Hermes'i (Merkür) anımsatır. Hermes, akıl tanrısıdır ve bütün bilgilere sahip tanrı olarak kabul edilir. O karanlığın güçlerini yenen tanrıdır, çünkü "o her şeyi bilir ve her şeyi yapabilir".

YAYIK HAN

http://4.bp.blogspot.com/_zvIfUWhErHA/SZHa9hkWcuI/AAAAAAAAAI4/RPE6mIwSZU0/s1600/yay%C4%B1k%2Bcopy.jpg

Şaman duaların da Yayık şöyle tasvir edilir. "Ülgen beyin habercisi, kızıl bulut kenarlı, gök kuşağı dizginli, solgun şimşek kamçılı, gökten haber alan Ak Yayık, üç boğumlu Ak Yayık, altın kenarlı Ak Yayık". Tuva Şamanları "ak eren" ismini kullanır. Yayık büyük tufandan sonra gökyüzüne çıkıp Ak Yayık adını alır. Güney Altaylılar ona "yaratıcı" ve "gök oğlu" adını vermişlerdir. Tölösler "koruyucu" adını verir. Ülgenin oğlu veya kızı olarak da düşünülür. Yayık sözcüğünün kökü "parçalayarak kurban vermek" anlamına gelen "yay" ile ilişkilendirilir. Mitolojik bir varlık olarak kocaman bir ejderha görünümündedir.


KARLIK

http://3.bp.blogspot.com/_zvIfUWhErHA/SZHaM604O1I/AAAAAAAAAIo/P8TjY364adk/s1600/karl%C4%B1k%2Bcopy.jpg

Suyla ile birlikte görülen ve onunkine benzeyen görevi olan bir ruhtur. İşareti dumandır.

VraeL
11-09-2011, 23:10
SUYLA

http://3.bp.blogspot.com/_zvIfUWhErHA/SZHZs13IvBI/AAAAAAAAAIY/LKjC2PS_QZA/s1600/suyla%2Bcopy.jpg

Güneş ve Ay'ın kırıntılarından yaratılmıştır. Altay Türklerine göre Suyla, at gözlü, kartal gagalı, eşek kulaklı ve yılan saçlıdır. Ağaçkakan Suyla'nın sembolüdür.


UTKUUÇİ


http://3.bp.blogspot.com/_zvIfUWhErHA/SZHZQR_ya7I/AAAAAAAAAII/-asyG-n5b-E/s1600/utkucu%2Bcopy.jpg


Kurbanı Ülgen'e ileten bir ruhtur. Güler yüzle karşılayan anlamına gelir. Gökyüzünde yaşar, Ülgen'e en yakın ruhtur. Şaman altın kazıktayken Utkuuçi'dan kazları alır ve yeryüzüne döner.


OĞUZ KAĞAN


http://1.bp.blogspot.com/_zvIfUWhErHA/SZHWzI8FOvI/AAAAAAAAAHA/tgNXiygv9pc/s1600/o%C4%9Fuz%2Bcopy.jpg

Bazin, eski Türklerde biri ata kurt, diğeri de ata boğa üzerine kurulu "ikili kökeni" yansıtan farklı iki gelenek olduğunu söylemiştir. Oğuz"a adını veren ata da bir boğadır. Oğuz, bütün yaşamı boyunca kurdun korumasına ve rehberliğine başvurmuştur.

Oğuz kağan destanında Ay, Oğuz'u doğuran tanrı olarak sunulur. Bu da Oğuzun Tanrı oğlu olduğu fikrine götürür. En eski çağlardan beri tanrısal kahramanların işaretleri boynuzlu bir taçtır. Orta çağ minyatürlerinde Oğuz Kağan ve oğulları boynuzlu olarak tasvir edilir. Campbell'a göre, Boğa, "Kutsal Ay Boğası" olarak bilinir. Boynuzları Ay'ın alegorisidir ve Tanrının sembolüdür.

OĞUZ'UN EŞLERİ

http://2.bp.blogspot.com/_zvIfUWhErHA/SZHVnsOs4zI/AAAAAAAAAGw/XU2OqzBxStc/s1600/g%C3%B6k%2Be%C5%9F%2Bcopy.jpg

http://2.bp.blogspot.com/_zvIfUWhErHA/SZHVT2UTlFI/AAAAAAAAAGg/gS3kogneEmI/s1600/a%C4%9Fa%C3%A7%2Be%C5%9F%2Bcopy.jpg


Efsanede, Oğuz kağan, ava gider. Bir gölün ortasında, önünde bir ağaç ve ağacın oyuğunda bir kız vardır. Kız muhteşem bir güzelliğe sahiptir. Saçları akarsular gibi, gözleri maviydi ve inci gibi dişleri vardır. Oğuz kağan bu kızı alır ve "gök", "dağ", "deniz" adında üç oğlu olur. Günlerden bir gün gökten mavi bir ışık düşer. Bu ışık, güneş yada aydan daha parlaktır. Oğuz Kağan yaklaşır ve bu ışığın ortasında bir kız olduğunu görür. Kız olağanüstü güzelliktedir. Başının tepesinde, sanki kutup yıldızı gibi ateşten bir ışık demeti vardır.. Oğuz kağan kızı görünce sever ve onu alır. "gün", "ay", "yıldız" adında üç oğlu olur.
AYHAN

http://3.bp.blogspot.com/_zvIfUWhErHA/SZHU4EzH4jI/AAAAAAAAAGQ/cYa5wqja0jw/s1600/ayka%C4%9Fan%2Bcopy.jpg


Oğuz Kağanın oğludur ve ongunu kartaldır. Türklerde kartal sürekli olarak hükümdarlık ongunu olmuştur. Altay Türklerine göre, Ay-ata göğün altıncı katında oturur ve Ay ile sembolize edilir.

DAĞHAN

http://3.bp.blogspot.com/_zvIfUWhErHA/SZHUN15E5AI/AAAAAAAAAGA/C68Lbf7vGsA/s1600/da%C4%9Fhan%2Bcopy.jpg

Oğuzun oğullarından olan Dağhan'ın ongunu üç kuştur.

DENİZHAN

http://3.bp.blogspot.com/_zvIfUWhErHA/SZHTuUwOP4I/AAAAAAAAAFw/9ARR0I-5Wpw/s1600/denizhan%2Bcopy.jpg

Oğuzun oğullarından biridir ve ongunu çakır (çağrı) kuşudur. Çakır, mavi gözlü, "mavi-deniz" ve "beyaz-mavi-deniz" türünden bir kuştur.

Uygur sanatında Basaman isimli alp-tanrı, kuzey yönü, Merkür (su yıldızı), su unsuru ile alakalı görülür ve bu Alp-tanrının tuğu yırtıcı hayvan kuyruklarından oluşmuş olarak resmedilirdi. Elinde tuttuğu kargı ise üç dilimlidir.

GÖKHAN

http://1.bp.blogspot.com/_zvIfUWhErHA/SZHTOBAZkgI/AAAAAAAAAFg/MvvnJcullso/s1600/g%C3%B6khan%2Bcopy.jpg

Oğuz'un oğullarından biridir ve ongunu sungurdur. Türklerde kartal hükümdarlık sembolü olurken, sungur, sıklıkla tigin unvanlarında kullanılır. Kaşgari'nin büyük bir yırtıcı kuş olarak tanımladığı sungur, maviye çalan beyaz kuşlar arasındadır. Pelliot Çin'de su kuşlarını avlamakta kullanılan sungurun, "deniz mavisi" türünden olduğunu söyler. Moğollar aynı kuşa "mavi yırtıcı kuş" derler.

GÜNHAN

http://1.bp.blogspot.com/_zvIfUWhErHA/SZHSuDcVB7I/AAAAAAAAAFQ/qnbP71agCFU/s1600/g%C3%BCnhan%2Bcopy.jpg

Oğuz'un oğullarındandır ve ongunu şahindir.

Gün han Oğuzun göksel eşinden olan en büyük oğludur. Oğuz Kağan sembolik olarak bulduğu altın yayı Günhan, Ayhan ve Yıldızhan arasında pay eder ve kendisinden sonra hakanlık tahtını Günhan'a bırakır. Günhan kendisi için altın bir çadır kurdurur ve kendi yönü olan sağ tarafa kırk kulaç yüksekliğinde bir direk ve onun tepesine de altın bir tavuk oturtur. Pelliot'a göre Günhan, Güneşi karşılar ve Güneş hanı anlamına gelir. Altın hakanlara ait bir semboldür ve güneş altının alegorisidir.

VraeL
11-09-2011, 23:11
YILDIZ HAN


http://2.bp.blogspot.com/_zvIfUWhErHA/SZHSHgGEjJI/AAAAAAAAAFA/y-LiF6k5gps/s1600/y%C4%B1ld%C4%B1z%2Bcopy.jpg

Oğuz'un oğullarındandır ve ongunu tavşancıldır. Türklerde yıldız bilgisi, çok önemlidir. Geceleri zamanı öğrenmek için yıldız bilgisi, tek yol ve çaredir. Türklerin göğün ilk ve ana yıldızları olarak gördükleri gezegenler ilk tanrısal arketiplerdir. Yaradılışın başlangıcı ve temelidir.

ÜRÜNG AYIG TOYON

http://2.bp.blogspot.com/_zvIfUWhErHA/SZHRL3a3fZI/AAAAAAAAAEw/K9NUvRkK9oA/s1600/%C3%BCr%C3%BCngay%2Bcopy.jpg

Yakut Türklerine göre ilk insanı o yaratmıştır. Eski Türkçede ürüng-beyaz, ayıg-yaratan, toyon-tanrı, efendi demektir. Yakut Türklerinde beyaz yaratıcı diğer yaratıcı ruhların en büyüğüdür. Kainatı o yaratmıştır. Dünyayı idare eden de odur. İnsanlara yaratıcı gücü ve çocukları o verir. Yerin ve toprağın verimli olmasını o sağlar. Hayvanların çoğalması ve bolluk onun sayesinde olur. Eliade aynı tanrıya ata bey de dendiğini söyler.

İnsana kut veren odur. Büyük efsane kahramanlarını yeniden hayata döndürerek ölümden kurtarır. Bu yaratıcıya canlı beyaz at kurban edilir. Ürüng Ayıg Toyon, çok saygı gösterilen, kutlu, nur yüzlü ve ulu bir varlıktır.


SEMRÜK-BÜRKÜT

http://3.bp.blogspot.com/_zvIfUWhErHA/SZHOzAYzWQI/AAAAAAAAAEI/qC4ncJ0Nkog/s1600/semr%C3%BCk%2Bcopy.jpg


Yakutlar çift başlı kartala "öksökö kuşu" derler. Türkçe "bürküt" kartal demektir. Bakır tırnaklıdır, sağ kanadı ile güneşi, sol kanadı ile ayı kaplar. Ona gök kuşu da denir. Büyük kartallar için Bürküt kelimesi kullanılır.

Çift başlı kartallar, gök direklerinin veya kayın ağacının tepesinde tasvir edilir ve tanrı Ülgenin sembolüdür. Çift başlı öksökö kuşu gökten yıldırım indirir.

Başkurt efsanesinde "Semrük" adındaki kuş iki başlı kartaldır. Bu başlardan biri insan başı olarak da düşünülür.

Türk mitolojisinde, ay ve güneşi pençeleriyle tutan doğanlar görülür. Tuğ'lar bir boz doğan ile birlikte gökten düşmüştür. Tanrıya açılan göğün kapısını çift başlı bir kartal bekler ve tanrının sembolüdür. Bu kartallar gökten yıldırım indirir.

Türk mitolojisinde çift başlı kartallar ve gün ve ay simgeleri ying ve yang sembolüdür. Çinlilerin ying-yang sembolü olarak tasvir ettikleri kozmos ve kozmosun dönüşünü, Türkler karşılıklı iki hayvan yada kartal koymak suretiyle ifade etmişlerdir. Bu sembolik hayvanların döndükleri merkez, yer ve göğün ortasıdır. Türklerin Yaruk-Kararıg ilkesini, göğü anlatan yuvarlak plakalara sarılmış siyah ve beyaz kartallar temsil eder.


AlP ER TUNGA

http://3.bp.blogspot.com/_zvIfUWhErHA/SZHKbZySXBI/AAAAAAAAADI/9QjxVC8Sj4E/s320/alp+copy.jpg

Tunga, Kaşgarlı Mahmut'a göre leopar veya kaplan cinsinden bir hayvandır. Orta Asya kaplanları Türklerin Bars dedikleri, Pars cinsinden hayvanlardır. Hun Pazırık kurganında çok rastlanan bir figürdür. Roux'a göre, ismi genelde "kahraman erkek kaplan" şeklinde algılanmaktadır, ama ona göre Tunga "Sibirya panteri" dir. Budist metinlerde "uzun saçlı tunga" tabirlerine rastlanması, uzun saçın Alplik simgesi olmasını anımsatır.Uygur döneminde, Alp Er Tunga'nın ve başka Türk beylerinin adı ve unvanı olarak yırtıcı hayvanların isimleri kullanılırdı ve Alp'ler yırtıcı hayvan postu giymiş olarak resmedilirdi. Kaplan postu savaşa giden Alpler tarafından zırh yerine giyilirdi ve savaş sembolüydü.

GEYİK

http://2.bp.blogspot.com/_zvIfUWhErHA/SZHHRGQmB_I/AAAAAAAAACg/W7ySp-AezlI/s1600/geyik%2Bcopy.jpg

Radlof, boynuzları iki kürekli sığın geyiği Altay Türklerinin ululadıklarını ifade eder.

Teleüt Türklerinde her şamanın bir ruhu vardır. "bura", "bur", "pur" gibi çeşitli sözcüklerle ifade edilir ve geyik anlamında da kullanılır. Geyik boynuzları Şamanların önemli sembollerindendir.

Türklere, Ergenekona girişte, Hunlara batıya göçlerinde dişi bir geyik yol gösterir.

Orta Asya sanatında, yarı insan yarı geyik halinde gösterilmiş tasvirler vardır. Mitlerde dokuz boynuzlu yada budaklı sigun geyikler de görülür.
Ülgen'e Yayıkla birlikte kurbanın ruhunu ulaştırır. İnsanların hayatını kontrol eder ve bir değişiklik olduğu zaman Ülgen'e bildirir. Bundan dolayı iki dilli de denir.

GÖK KURT

http://3.bp.blogspot.com/_zvIfUWhErHA/SZHGbrydZ2I/AAAAAAAAACY/KBc4YCFsrZI/s1600/kurt%2Bcopy.jpg

Gök Kurt ve Ak Geyik gökte doğmuşlardır. Kurt sürülerini idare eden kurtlara gök kurt, geyik sürülerini idare eden geyiklere gök geyik denir. Bazı Türk halkları, soylarının, kurttan bazıları geyikten türediğini kabul eder. Cengiz hanın ilk ataları gök kurt ve dişi bir geyiktir. Gök kurt Türk mitlerinde özel bir yere sahiptir, öyle ki Türkler kendilerine "göksel Türkler" anlamına gelen "Kök Türk" adını vermişlerdir.

GÖK SAKALLI HIZIR

http://3.bp.blogspot.com/_zvIfUWhErHA/SZHFlXsyahI/AAAAAAAAACI/TSn9QwDro74/s1600/h%C4%B1z%C4%B1r%2Bcopy.jpg

Hızır anlayışı, Türklerde eski Türk düşüncesi ile bezenmiştir. Mitlerde kayın ağacından inip, insanlara yardım eden ve çocuklara ad veren "gök sakallı" veya "aksakallı" ihtiyarlar görürüz.

Aksakallı yaşlılara ak-boz atlı tanıtması da eklenir. Altın sakallı "ay koca" olarak da tasvir edilir. Elinde hayvan başlı "çevgen" denen bir asa tutar, Ak-boz ata biner ve giyimi de aktır.

BÜGÜ TEKİN

http://2.bp.blogspot.com/_zvIfUWhErHA/SZHDpHoKsbI/AAAAAAAAAB4/gyzYVg_ylXc/s1600/b%C3%BCg%C3%BC%2Bcopy.jpg

En tanınmış adları "bögü" ve "tengri" idi. Bögü Uygurca alim, filozof anlamında kullanılır. Ayrıca büyücü sihirbaz anlamına da gelir. Kendisi savaşçı bir kağan değil, filozoftur. Bügü Kağan, Mani dinini Uygurların resmi dini olarak kabul etmiştir. Mani dinine mensup olanlar beyaz elbise giyerdi.


TEPEGÖZ

http://2.bp.blogspot.com/_zvIfUWhErHA/SZG--T85O0I/AAAAAAAAABY/murpMpqRI4A/s1600/tepeg%C3%B6z%2Bcopy.jpg

Tepegöz Kaf dağında yaşar çoban ve peri kızının evliliğinden doğar. Annesi dişi bir Alageyiktir.

Tepegöz su üzerinde yüzen başı gözü belirsiz bir ciğere benzetilir. Tepegöz bazen dişi bazen erkektir. Tepegöz tek gözlüdür. Tepegöz'ün parmağındaki yüzüğü annesi takmıştır.

Altay Türk destanlarında devlere yelbegen denir. Yelbegen insan biçiminde, çok büyük, üç yedi veya on iki başlı siyah ve sarı renklidir. Güneş ve ay tutulması devlerin yemesi olarak tanımlanır. Türk destanlarında devler atların düşmandır. Demir yelbegen karaçam boylu, kara atlı ve çokmarlıdır.(çokmar hayvan başlı sopa veya gürz asa sopa) Büyük kulaklı devler ise yeraltındadır. Dev anası denen dişi devler de vardı. Alt dudağı yerde üst dudağı gökte olan devler Anadolu Türk masallarında sık kullanılan bir motiftir.

kharon
11-09-2011, 23:25
sn.vrael,

Kartal Ana'yı sevdim :)

Benim bildiğim birde Umay'ın eşi Kuday/Kutay vardı,

Saygılar

VraeL
11-09-2011, 23:38
sn.vrael,

Kartal Ana'yı sevdim :)

Benim bildiğim birde Umay'ın eşi Kuday/Kutay vardı,

Saygılar

sevgili ahlen,

kartallara zaafın var galiba seninde benim gibi (:

Kutay'a dair resim ve bilgi bulabilirsem paylaşırım.

yalnizs
13-09-2011, 22:11
çok güzel bir çalışma elinize sağlık. biz halk olarak kendimizi kaybettik tekrar buluruz umarım. tanrıça ötügeni çok beğendim

Sayokan
15-07-2012, 00:43
Çok güzel bir çalışma, ilkokuldaki dini eğitim için yazılan kitaplarda
Türkler'in inançları ve islamiyet benzer olduğu için din değiştirdiler safsatasını çürütüyor.
ErlikHan biraz daha karizmatik olabilirdi :)

Neva
20-07-2012, 15:22
Vrael guzel bir calisma cikarmissin. :)

Tepegoz sirinmis ama.

VraeL
20-07-2012, 22:59
Vrael guzel bir calisma cikarmissin. :)

Tepegoz sirinmis ama.

yav Neva boşver tepegözü, sen şu hatuna bir bakar mısın?

Kübey Hatun:
http://2.bp.blogspot.com/_zvIfUWhErHA/SZHPydmRBQI/AAAAAAAAAEQ/uzn7kf5-7Dc/s1600/k%C3%BCbey%2Bcopy.jpg

ahh ahhhhh.
gelde tengrist olma .D .P

ShamandanCokShamanci
19-12-2015, 00:17
Bir kaç sorum olacaktı. Öncelikle kaynağını belirtmişsin " akana.blogcu.com", fakat o sitede araştırmanın aslıyla ilgili bir şey bulamadım. Zaten İslam öncesi Türk tarihiyle ilgili manipülasyona maruz kalmamış herhangi bir kaynak bulmak çok zor biliyorum fakat yine de çizimler veya içerikle ilgili olarak verebileceğin bir kaynak var mı acaba? Herhangi bir bilimsel kaynak veya herhangi bir etnografik araştırma olabilir. İkinci sorum ise, bu gördüğümüz mitolojik figürlerin "tanrı" ismiyle adlandırılması hakkında ne düşünüyorsunuz? İslam öncesi Türk inanışının Şamanizm olarak adlandırılmasına sıcak bakmayan düşünceler mevcut, fakat böylesi bir inanışta sizce bu figürlerin tanrıdan çok "animist" varlıklar (spirit) olarak değerlendirilmesi de mümkün müdür?

VraeL
22-12-2015, 00:59
Merhaba,
Konuyu turklerin çok tanrılı olduğunu iddia etmek amaçlı değil, eski kulturlerine dair görsel bir sunum izletmek amaçlı açmıştım.
Bu varliklarin tanri olup olmadigina dair ozel veya kapsamli bir arastirma yapmadim.
Genel görüş tanri oldukları yönünde olduğu icin tanrilari kelimesini kullandim.

Konuya gelirsek her kaynakta farkli hatta turklerin her boyunda farkli inanc var, kimisi tengriyi kisilestiriyor kimisi kisisellestirmiyor kimisinde kayra han tengrinin oglu kimisinde Tengri ile kayra kardes. Neye göre kime göre hangi boya gore tek mi çok mu diye sormak lazim. Yakutlar ayri, altaylar ayri tatarlar ayri mogollar vs ayri.

Gelelim asil olaya,
İngilizce Vikipediye gore baksak cok tanrililar
Türkçe wikipedi sayfalarina bakiyoruz orada da cok tanrililar
Fakat vikipedideki tengri sayfasinin turkce maddesini kim yazdiysa Tengriyi oyle bir anlatmış ki diğer tanrilar sanki melekmis, tengri alayının efendisiymis gibi, direk tek tanrılı sanmamizi kosullayacak sekilde yazmis. Fakat bu madde hem tr viki hem eng wikideki diger turk tanrilariyla ilgili sayfalarda yazanlarla celisiyor.

İngilizce Wikide yazanlari baz alirsak eger:
Gök baba olan Tengri ile Yer ana olan Ak-Ana birlesiminden Kayra han doguyor.
https://en.m.wikipedia.org/wiki/Kayra
Daha sonra Kayra-han annesi Ak-ana ile birlesiyor ve
Ulgen,
Kizagan,
Mergen,
Umay,
Erlik,
Koyash,
Ay-Ata seklinde tanrilar ve tanricalar doguyor
.
Kizagan ayni yunanlilardaki Ares gibi savas tanrisi,
Mergen ayni yunanlilardaki Hermes gibi bilgelik ve kurnazlik tanrisi.
Erlik ayni yunanlilardaki Hades gibi Yeralti tanrisi. Koyash güneş, Ay-ata ise Ay tanrisi.

Ama gelin görün ki celiskilerde var:
wikipedideki bu tanrilarin sayfalarina tek tek girince Uyusmayan çelişen seyler yaziyor mesela Koyash'a girdiğinizde sayfanin üstündeki kisa bilgiler kisminda koyash'in Kayranin oğlu oldugu, asagidaki paragrafta ise Koyash'in direk tengrinin oglu oldugu yaziyor.

Bkz
https://en.m.wikipedia.org/wiki/Koyash
E simdi koyash tengrinin mi Kayranin mi oglu.

Tum bu tartismalar, tanrilarin arasindaki ogul baba evlat ilişkisi vs bize basbayagi coktanrili bir dini gosteriyor Fakat:

Wikideki gösterilen kaynak kitaplari okusak bile bi sefer o kitaplarin kaynaklarini arastirmak gerekicek. Doğruya ulasmak cok zor.

Wikipedi sayfalarindaki hangi cumle hangi eserden kaynak olarak alinmis hepsi yazmaz.

Bir zaman makinasi ile geçmişe gidip bir şaman'a sorsanız dahi farkli samanlarin farkli cevap verme şansı var...

Edit: ha bu arada eger bu varliklari bir tur ruh olarak kabul edersek o halde Tengriyide tanri değilde bir tur ruh olarak kabul etmemiz gerekiyor cunku Tengri goğun yuce tini (ruhu) olarak geçiyor sanırım. O zamanda turklerin hic bir tanrıya inanmadigini sadece ruhlara jnanandiklarini İclerinden en yaratici olaninda tengri olduğunu kabul etmemiz gerekir ki bu da bizi cok ruhlu bir inanis sonuca vardirmis olur (((=

AlpAytekin
31-07-2016, 01:50
Bu tasvîrler tamâmen kaynaksız; hattâ daha açık biçimde ifâde édecek olursam "absürd". Başarısız bir tasvîr denemesi örnekleridir bunlar. Bunları hâzırlayan kişiniñ de bilimsellikle ilgisi yoktur. Halkbilimciler başta olmak üzere târîhçiler ve milliyetçi câmi'adaki aklı başında kimselerce iyi tanınır ve bilinir. Ben de bir halkbilimci olarak hem bu tasvîrleriñ, hem de açıklamalarda vérilen bilgileriñ bir kısmınıñ kaynaksız, çarpıtma veyâ "özgün çalışma" olduğunu belirtmek istiyorum. «Boş meydânda at oynatma" olayı gerçekleşiyor. Bu engellenemez bir şey. Bir alanda doğru bir çalışma, örnek, model ortaya konmazsa bir başka kişi kendine göre bir şeyi ortaya koyar. Bu boşluğu kim olursa olsun ilk dolduran kazanır. Bu yüzden bu resimler internette çokça yayılmıştır. Hattâ kimi küçüklerimiz, bunlarıñ doğru/yañlış tasvîr olduğunu bilmesini geç, bunları tamâmen gerçek bile sanabiliyor :) Bu ayrı konu tabî'î.

Bu varlıklar tañrı mıdır, büyük (yetkili, yüksek makâmlı vs.) rûh mudur konusuna da değinilmiş. Bu konunuñ aslında ayrı bir başlıkta tartışılması gereken bir konu olduğunu düşündüğüm içün değinmeyeceğim. Ancak VraeL Bey'iñ dédiği "boydan boya, bölgeden bölgeye farklılık" kısmı çok öñemli. Müslümân bir toplumda yaşadığımız içün her dîni olaya Sâmî-İbrâhîmî dînler merkezinde bakıyoruz. Bu yüzden felsefî veyâ folklorik/kültürel dîn unsurlarını yañlış yorumluyoruz. Kısaca, Türkleriñ Teñri, Kök Teñri, Gök Tañrı, Tengrizm gibi adlarla añılan dîni, pagan bir dîndir. Bunlarda "topyekûn" mutlak bir sistem olmaz. Mutlak unsurlar özdedir, ayrıntılar ise boydan boya, bölgeden bölgeye az veyâ çok değişir. Paganlık nedir, ne değildir bu konu hakkında bir yazım var; ancak birkaç yıl öñce yazdığım bu yazıda düzenlemeler ve iyileştirmeler yapmam gerekiyor. Bitirdikten soñra paylaşmak ve eleştirilerinize sunmak isterim.

AlpAytekin
31-07-2016, 01:58
Ekleme: Türk mitolojisi ve millî dîni (pagan dîni, Gök Tañrıcılık) hakkında kaynak olarak Vikipedia'yı bir halkbilimci olarak kesinlikle tavsiye étmem. Türkçe veyâ İngilizce farketmez, gösterdikleri doğru kaynaklar farketmez. Çünki bunlar değiştirilebilir, çarpıtılabilir. Bu konuda halkbilimcileriñ çalışmalarını öneririm. Fuzuli Bayat, Bahaeddin Ögel, Yaşar Çoruhlu, Yaşar Kalafat, Ahmet Yaşar Ocak, Kamal Abdulla, Mircea Eliade, Jean Paul Roux, Emel Esin, Pertev N. Boratav, Evrim Ölçer Özünel, Umay Günay, Özkul Çobanoğlu önereceğim adlardan birkaçı.

fidato
31-07-2016, 20:58
Bu tasvîrler tamâmen kaynaksız; hattâ daha açık biçimde ifâde édecek olursam "absürd". Başarısız bir tasvîr denemesi örnekleridir bunlar. Bunları hâzırlayan kişiniñ de bilimsellikle ilgisi yoktur. Halkbilimciler başta olmak üzere târîhçiler ve milliyetçi câmi'adaki aklı başında kimselerce iyi tanınır ve bilinir. Ben de bir halkbilimci olarak hem bu tasvîrleriñ, hem de açıklamalarda vérilen bilgileriñ bir kısmınıñ kaynaksız, çarpıtma veyâ "özgün çalışma" olduğunu belirtmek istiyorum. «Boş meydânda at oynatma" olayı gerçekleşiyor. Bu engellenemez bir şey. Bir alanda doğru bir çalışma, örnek, model ortaya konmazsa bir başka kişi kendine göre bir şeyi ortaya koyar. Bu boşluğu kim olursa olsun ilk dolduran kazanır. Bu yüzden bu resimler internette çokça yayılmıştır. Hattâ kimi küçüklerimiz, bunlarıñ doğru/yañlış tasvîr olduğunu bilmesini geç, bunları tamâmen gerçek bile sanabiliyor :) Bu ayrı konu tabî'î.

Neden kapsamlı çalışmalar yapılmıyor? Bir halkbilimci olarak kaynak ve kurum konusunda sıkıntılar duyuyor musunuz?

Bu varlıklar tañrı mıdır, büyük (yetkili, yüksek makâmlı vs.) rûh mudur konusuna da değinilmiş. Bu konunuñ aslında ayrı bir başlıkta tartışılması gereken bir konu olduğunu düşündüğüm içün değinmeyeceğim.

Tanrı veya ruh yanında, boyların liderlerinin efsaneleşmiş hikayeleri ve kişilikleri de olabileceği üzerinde durulmalıdır. Hepsini tanrı diye bir kefeye koyamazsınız elbette.

Ancak VraeL Bey'iñ dédiği "boydan boya, bölgeden bölgeye farklılık" kısmı çok öñemli. Müslümân bir toplumda yaşadığımız içün her dîni olaya Sâmî-İbrâhîmî dînler merkezinde bakıyoruz. Bu yüzden felsefî veyâ folklorik/kültürel dîn unsurlarını yañlış yorumluyoruz. Kısaca, Türkleriñ Teñri, Kök Teñri, Gök Tañrı, Tengrizm gibi adlarla añılan dîni, pagan bir dîndir. Bunlarda "topyekûn" mutlak bir sistem olmaz. Mutlak unsurlar özdedir, ayrıntılar ise boydan boya, bölgeden bölgeye az veyâ çok değişir.

Gerçekten sami dinlerin ve etkilerinin dışında araştırmaların yapılması ve yayımlanması gerekli.

Paganlık nedir, ne değildir bu konu hakkında bir yazım var; ancak birkaç yıl öñce yazdığım bu yazıda düzenlemeler ve iyileştirmeler yapmam gerekiyor. Bitirdikten soñra paylaşmak ve eleştirilerinize sunmak isterim.

Umarım kısa sürede paylaşırsınız. Okumak isterim.

Felâsife
27-12-2018, 15:05
Türk mitolojisinde bir dönem-ki bu dönem Umay-Tanrıça Dininden sonra, Kök Tengri/Gök Tanrıdan önce-ara döneme denk gelen Al Dini, Al Tanrı dönemi olmuş. Al-ton/Al-tun yani Altın da bu dinle oldukça özdeşleşmiş.

Tamamı bkz. TÜRK MİTOLOJİSİNDE AL DİNİ VE OKRA İLİŞKİSİ (http://www.ayk.gov.tr/wp-content/uploads/2015/01/ÇOBANOĞLU-Özkul-TÜRK-MİTOLOJİSİNDE-AL-DİNİ-VE-OKRA-İLİŞKİSİ.pdf)

VraeL
28-12-2018, 23:11
Türk mitolojisinde bir dönem-ki bu dönem Umay-Tanrıça Dininden sonra, Kök Tengri/Gök Tanrıdan önce-ara döneme denk gelen Al Dini, Al Tanrı dönemi olmuş. Al-ton/Al-tun yani Altın da bu dinle oldukça özdeşleşmiş.

Tamamı bkz. TÜRK MİTOLOJİSİNDE AL DİNİ VE OKRA İLİŞKİSİ (http://www.ayk.gov.tr/wp-content/uploads/2015/01/ÇOBANOĞLU-Özkul-TÜRK-MİTOLOJİSİNDE-AL-DİNİ-VE-OKRA-İLİŞKİSİ.pdf)

Çok değerli bir paylaşım Felâsife. İncelenecekler listeme ekledim bile. Teşekkür ederim.

ForumKirpisi
28-12-2018, 23:37
Çok değerli bir paylaşım Felâsife. İncelenecekler listeme ekledim bile. Teşekkür ederim.

Zaten çok kısa, felasifeye teşkür etçektim unuttum.

Aryan - Hint/Avrupa kültür yalanı ve Turan gerçekliği üzerine 5 sayfa bi dökümandır.

Özet:
Turan vardır, Aryan yoktur. Zerdüştlük kökeni Al dini.

Phoneix, Kızıllar(Sovyet) falan buradan sökülür gider.
Bilmem ipucunu verdik.

Felasife:
Bektaşilik, Alevilik, Zerdüştlük, Al Dini bağlantısı?

Neva
29-12-2018, 00:40
Türk mitolojisinde bir dönem-ki bu dönem Umay-Tanrıça Dininden sonra, Kök Tengri/Gök Tanrıdan önce-ara döneme denk gelen Al Dini, Al Tanrı dönemi olmuş. Al-ton/Al-tun yani Altın da bu dinle oldukça özdeşleşmiş.

Tamamı bkz. TÜRK MİTOLOJİSİNDE AL DİNİ VE OKRA İLİŞKİSİ (http://www.ayk.gov.tr/wp-content/uploads/2015/01/ÇOBANOĞLU-Özkul-TÜRK-MİTOLOJİSİNDE-AL-DİNİ-VE-OKRA-İLİŞKİSİ.pdf)

Anadolu'daki al basmasi inanisi da bununla ilgili midir acaba ?

Felâsife
29-12-2018, 01:13
@VraeL
@NikolaTeslis
Rica ederim.

@Neva
Kesinlikle alakası var görünüyor, zira sonradan "al" yazıda da geçmiş, kötü görünüyor, kötüleniyor, o yüzden Albastı veya Albıs denen şeyden halk kaçınıyor.
Halk için kötü.
Ama ilginç bir şekilde de Şamanların Şaman olma ritüelinde de ayrılmaz bir parçası olmuş, Fuzili Bayt'ın kitabına göre, Albıs/Albastı'nın sütünü içme, onunla cinsel ilişki filan meseleleri var ki, ben onu ayrı bir başlıkta geçeyim sonra.

Mesele biraz nazik malum, ahlak kriterleri oldukça yüksek bir toplumdayız, Şamanlar gibi doğa adamların da böyle bir kriteri yok, zaten doğada böyle bir kriter yok. :D

Sevgiler

Neva
29-12-2018, 01:36
Tamam yeni basligini bekleyecegiz.

Felâsife
01-01-2019, 21:12
@Neva
Kesinlikle alakası var görünüyor, zira sonradan "al" yazıda da geçmiş, kötü görünüyor, kötüleniyor, o yüzden Albastı veya Albıs denen şeyden halk kaçınıyor.
Halk için kötü.
Ama ilginç bir şekilde de Şamanların Şaman olma ritüelinde de ayrılmaz bir parçası olmuş, Fuzili Bayt'ın kitabına göre, Albıs/Albastı'nın sütünü içme, onunla cinsel ilişki filan meseleleri var ki, ben onu ayrı bir başlıkta geçeyim sonra.

Mesele biraz nazik malum, ahlak kriterleri oldukça yüksek bir toplumdayız, Şamanlar gibi doğa adamların da böyle bir kriteri yok, zaten doğada böyle bir kriter yok. :D

Bahsettiğim konuyu burada açtım.
* Şamanın cinsel eğitimi (http://turandursun.com/forumlar/showthread.php?p=630513#post630513)