PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Daha ileri demokrasi, Daha şeffaf Devlet.


basitrasin
22-09-2011, 12:23
Herkese Selam.
Bir süredir gezetelerde, internette karşılaşıyorum. Üzeri örtülen ve devlet görevlileri tarafından işlenen cinayetler.
"Akşener'i bitirecek açıklama Ömer Lütfü Topal cinayeti sonrası Demirel, Erbakan'a gönderdiği bir yazıda suça karışan en az 100-120 kişinin bulunduğunu belirtmiş."

sonsayfa.com (http://www.sonsayfa.com/Haberler/Siyaset/Akseneri-bitirecek-aciklama-204813.html)

Ortaya çıkan garip helikopter düşürme hadisesi.
"Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, eski BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile beş kişinin yaşamını yitirdiği helikopter kazasıyla ilgili yaptığı açıklamaları sabotaj iddialarını yeniden gündeme getirdi."

taraf.com (http://www.taraf.com.tr/haber/destici-cihazlari-asker-soktu.htm)

Şimdi bir kez daha gelişmekte olan demokrasimizin geldiği noktadan memnunum. Daha da gelişmesi için yapılacak olanları sabırsızlıkla bekliyorum. Bu olayların özgürce tartışılmasında ve şeffaflaşmanın sağlanmasında emeği geçen her kesime teşekkür ediyorum.
Sağlıcakla kalın.

ferzan
22-09-2011, 12:45
Şeffaflıktan gözlerimiz kamaştı. Nasıl olsa yargının elinde henüz varlığı bile kesin olmayan bir örgüt var . Hazır varken de şeffaflık adına herşeyi yama. Bunun adı da ileri demokrasi olsun. Bu demek değil ki faili meçhul cinayetler, işkenceler bu ülke de olmamıştır. Olmuştur bunların bir an önce bulunup yargılanması dileğimdir.

Ama kimn için, kime ve neye göre şeffaf diye sormadan da edemiyorum.

basitrasin
20-11-2011, 09:26
Herkese Selam.
Artık derin devletin faliyetlerinin konuşulabildiği bir ülkede yaşıyorum.
Günümüzde bu tür faliyetlerde bulunanların yargılandığı davalar açılabiliyor.
Türkiyemizin bu seviyeye gelmesinde katkısı olan her kesime teşekkür ediyorum.
İşte derin devletin geçmişteki faliyetlerinden biri:
"Özal suikastı savcısı ifade verdi: O dönem kızımı kaçırdılar."
Haberin devamı aşağıdaki linkte.
taraf.com.tr (http://www.taraf.com.tr/haber/savci-kizimi-kacirdilar.htm)
Daha demokratik daha şeffaf bir ülke dileği ile.
Hoşça kalın.

VraeL
20-11-2011, 15:31
kenan evrenide yargılayalım mı?

sahi ne oldu o adam yahuuuuu (((.

AlbatrosS
20-11-2011, 18:06
Herkese Selam.
Artık derin devletin faliyetlerinin konuşulabildiği bir ülkede yaşıyorum.
Günümüzde bu tür faliyetlerde bulunanların yargılandığı davalar açılabiliyor.
Türkiyemizin bu seviyeye gelmesinde katkısı olan her kesime teşekkür ediyorum.
İşte derin devletin geçmişteki faliyetlerinden biri:
"Özal suikastı savcısı ifade verdi: O dönem kızımı kaçırdılar."
Haberin devamı aşağıdaki linkte.
taraf.com.tr (http://www.taraf.com.tr/haber/savci-kizimi-kacirdilar.htm)
Daha demokratik daha şeffaf bir ülke dileği ile.
Hoşça kalın.

Sayın Hocam,

Sahi iktidar hrant'ı tehdit eden bürokratların yargılanmasını neden istemez?

basitrasin
20-11-2011, 23:34
Kıymetli Arkadaşlarım.
Evet Hrant DİNK davası ve Kenan EVREV'in yargılanması konusunda sizlere katılıyorum.
Ama ben başka bir şey anlatmak istiyorum.
Geçmiş dönem ile günümüzü karşılaştırdığınızda bir nebze de olsa iyileşme
görmüyormusunuz? Aksine her şey kötüye mi gidiyor.
Tabi ki daha alınacak çok yol var.
Marifet iltifat a tabidir. Yapılan iyi şeyleri desteklemezsek gelişme nasıl olacak.
Yani bir gece yatacaz. Sabah uyanınca bir de bakacaz ki her şey güllük gülistanlık olmuş. Bu mu dur?
Böylre bir beklentiniz mi var?
Sağlıcakla kalın.

basitrasin
27-11-2011, 10:41
Herkese Selam.
Norveçli Sosyalist Bakan Eide:
“Son 10 yılda tarihiyle daha barışık, siyasi ve ekonomik gündeminde daha çok ileriye bakan ve Avrupa standartlarından çok daha hızlı ekonomik büyüme gerçekleştiren ve son yıllarda dünyada yeni bir rol düşüncesiyle hareket eden Türkiye'nin yeniden sahneye çıktığını gözlemledik”
Dedi.
Aynı düşünceyi paylaştığım Avrupalı Sosyalistlerin olması moralimi yükseltiyor.
İtirazları duyar gibiyim.
Sanırım sayın Espen Barth Eide AKP den maaşlı.
Belli ki AKP'nin Avrupa sözcüsü.
Yada AKP den bir çıkarı olmalı.
Belki de o bir troll dur. Ne de olsa Norveçli.


Haberi tamamı aşağıdaki linkte.
radikal.com.tr (http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&ArticleID=1070735&CategoryID=78)

Sağlıcakla kalın.

murted
27-11-2011, 12:57
http://www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2011/11/111125_economist.shtml

Peki bu ne? Kemalistler Economist'i ele mi geçirmişler?

Norveçli Sosyalist Bakan Eide tüm sosyalistler adına konuşma hakkına mı sahip? Sanki sosyalistlerin hepsi ya da en azından ciddi bir kısmı benzer şekilde konuşuyor gibi bir hava yaratma ucuzluğuna başvurmuşsun. Git gide savunduklarınıza benzemeye başlamışsınız.

Senin iktidarı iyi bir halt gibi sunmaya çalıştığın (Bunu da geçmişte daha kötü idi, şimdi daha iyi, daha iyi olacak, köstek değil destek olalım ayaklarıyla yapıyorsun.) bu başlık, benzer kaygılarla açtığın başlıklardan birine eklenecek. Kurallar böyle, keyfi değil sayın troll.

basitrasin
27-11-2011, 13:51
Sayın murted.
En azından benim gibi düşünenler var.Norveçli bakanın konuşması bunu kanıtlıyor.

bu başlık, benzer kaygılarla açtığın başlıklardan birine eklenecek. Kurallar böyle, keyfi değil sayın troll.

Demişsiniz.
Benim buna bir itirazım olduğunu nereden çıkardınız. Bilakis, memnun olurum. Formumuz derli toplu olur.
Hatta sırf bu kaygıyla dersim konusundaki yazımı 2007 yıllarında açılmış bir başlığın devamı olarak yazmıştım. Sonra bir baktım o başlık kaybolmuş, Yerine benim yazım ayrı bir başlık haline getirilmiş.
Sanırım o eski başlıkta yazılanlardan utananlar olmuş ki. Eski başlık tamamen silinip ortadan kaldırılmış.
Yani illa yazılarım ayrı bir topik olsun, yeni bir başlıkta olsun gibi bir kaygım yok.
Sağlıcakla kalın.

jadi
27-11-2011, 14:13
Avrupali sosyalistler ile Tc'liler arasinda cok buyuk bir fark vardir. Aslinda bizdeki solcularin %70 kadari degisik siddette olmak uzere kemalizme meylederler. Otoriter devlet anlayisindan yanadirlar. Daha demokratik, daha ozgurlukcu, daha halkci olmaktan ziyade eski sscb rejimine oykunurler falan. Ama Avrupali'lar hic oyle degil. Bence ergenekon Turkiye'de solun guclu olmamasi icin cok operasyonlar yapti ve istedigini elde etti. Yani cag disi, halktan ve halkin degerlerinden kopuk, anti demokratik bir sol kitle var. Solun olmadigi bir ulkede saglikli bir demokrasi tesis edilemez. Bizim rejimimizdeki sorun aslinda tam olarak bu

Neva
27-11-2011, 20:38
Hatta sırf bu kaygıyla dersim konusundaki yazımı 2007 yıllarında açılmış bir başlığın devamı olarak yazmıştım. Sonra bir baktım o başlık kaybolmuş, Yerine benim yazım ayrı bir başlık haline getirilmiş.
Sanırım o eski başlıkta yazılanlardan utananlar olmuş ki. Eski başlık tamamen silinip ortadan kaldırılmış.
Yani illa yazılarım ayrı bir topik olsun, yeni bir başlıkta olsun gibi bir kaygım yok.
Sağlıcakla kalın.


Sayin basitrasin;

Bahsettiginiz baslik, Tarih bolumundeki Dersim olaylari basligina eklenmistir. Silinmemistir, atilmamistir. Zira ayni konu konu orada da islenmektedir. Utanilacak birsey oldugunu hic dusunmedik, fakat sizin kendi profilinizdeki mesaj siralamanizi kontrol etmeden, "Sanırım o eski başlıkta yazılanlardan utananlar olmuş ki. Eski başlık tamamen silinip ortadan kaldırılmış." demeniz ilginc..

http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?p=263169#post263169

AlbatrosS
27-11-2011, 21:48
Avrupali sosyalistler ile Tc'liler arasinda cok buyuk bir fark vardir. Aslinda bizdeki solcularin %70 kadari degisik siddette olmak uzere kemalizme meylederler. Otoriter devlet anlayisindan yanadirlar. Daha demokratik, daha ozgurlukcu, daha halkci olmaktan ziyade eski sscb rejimine oykunurler falan. Ama Avrupali'lar hic oyle degil. Bence ergenekon Turkiye'de solun guclu olmamasi icin cok operasyonlar yapti ve istedigini elde etti. Yani cag disi, halktan ve halkin degerlerinden kopuk, anti demokratik bir sol kitle var. Solun olmadigi bir ulkede saglikli bir demokrasi tesis edilemez. Bizim rejimimizdeki sorun aslinda tam olarak bu

Sol ve sosyalist olarak karikatürlere saldırmayı ne zaman bırakacaksın cidden merak içindeyim?

Kendimden örnek vereyim mesela:

* Ermenilere yapılan bir soykırımdır. Resmi bir özür dilenip maddi zararlar tanzim edilmelidir.

* Dersim'de olanlar bir soykırımdır: resmi özür+zararların tazmini.

* 17 bin civarı faili meçhuller: devlet terörüdür. Hakikat komisyonları+özür+tazminat.

* Maraş, Çorum, Sivas, 1 Mayıs 1977, Bahçelievler vb katliamlar devlet terörü ve kontrgerilla katliamlarıdır: Davalar yeniden açılmalı, suçlar yargılanmalı ve zararlar tazmin edilmeli. + Utanç müzeleri kurulmalı(diyarbakır ceza evi'ni de sayalım)

* Zorunlu askerlik kalkmalı, askeri harcamalar şeffaflaşmalı ve askeri yargı ortadan kalkmalı.

* Vicdani ret tanınmalı.

* 12 Eylül Askeri Darbe ve devlet terörüdür: Sorumlular derhal yargılanmalı.

* 61, 71 de askeri darbedir. Özellikle Kürtlere yapılanlar devlet terörüdür. Yargılanmalı.

* Kürdistan'daki savaş derhal durmalı. Müzakereler derhal başlamalı ve hakikat komisyonları kurulmalı. + Genel Af+Anadilde eğitim+ Özerklik

* Mevcut TMK, TCK, SEÇİM YASASI İLE 12 eylül artığı YÖK, HSYK VB kurumlar lağvedilmeli.

* Değişmesi teklif edilemeyecek maddeler kaldırılmalı ile anayasadan ''dinsel ve etnik'' vurgular taşıyan ibareler kaldırılmalıdır.

* Cem evlerinin ibadethane satatüsü+zorunlu din derslerinin kaldırılması+madımak utanç müzesinin yapılması

Liste daha uzar gider ; ancak sorum şu: Türkiyeli bir demokrat olarak benim bu taleplerimin kaç tanesini AKP kabul etmiştir?

Bu taleplerimin kaç tanesini EVROPALI SOSYALİSTLER REDDETMEKTEDİR?

Şu makul taleplerin hiçbirini yerine getirmeyen İKTİDARA TEK BİR ELEŞTİRİ YOK; ancak, şu taleplerin birçoğunu amasız-fakatsız-şartsız/şurtsuz kabul eden Türkiyeli sosyalistler neredeyse DİKTATÖR?

Hede-hödö'nün dışında şuna verebileceğin, kem-küm etmeden söyleyeceğin bir tek cevap var mıdır?

AlbatrosS
27-11-2011, 21:49
Ek olarak:

Sayın Basit(rasin'i fazla gibi);

Bu taleplerin kaç tanesine ''evet'' diyorsunuz?

Bu taleplerin kaç tanesini AKP gerçekleştirmiş?

Bu taleplerin hangisini Evropa'nın solcuları reddetmekte?

basitrasin
27-11-2011, 22:11
Sayın AlbtrosS.
Sayın Basit(rasin'i fazla gibi);
Yazmışsınız.
Burada bir küçümseme seziyorum. Buna rağmen sorularınıza cevap yazacağım.
Bir yavru kuş düşünün, henüz yeni tüyleniyor. Kanat çırpma alıştırmalarına başlamış.
Bir kişi bunu görüp, a ne güzel, yakında uçmaya da başlar. Diyebilir.
Bir başka kişi ise, şuna bak ne kadar cılız kanatları var. Bu kuş uçamıyor bile. Şeklinde düşünebilir.
Kişinin bakış açısına göre değişir.
Tabi ki hükümetin bu tavrının devamı olmalı. Küçük adımlarla ilerliyen demokrasimiz dediğiniz noktaya gelecektir. Bunun için belki biz de destek oluruz. En azından köstek olmayabiliriz.

Sayın Neva.
Yazılarımın uygun yerlere taşınmasında yardımcı olduğunuz için teşekkür ediyorum.
Sağlıcakla kalın.

AlbatrosS
27-11-2011, 22:53
Sayın AlbtrosS.

Yazmışsınız.
Burada bir küçümseme seziyorum. Buna rağmen sorularınıza cevap yazacağım.
Bir yavru kuş düşünün, henüz yeni tüyleniyor. Kanat çırpma alıştırmalarına başlamış.
Bir kişi bunu görüp, a ne güzel, yakında uçmaya da başlar. Diyebilir.
Bir başka kişi ise, şuna bak ne kadar cılız kanatları var. Bu kuş uçamıyor bile. Şeklinde düşünebilir.
Kişinin bakış açısına göre değişir.
Tabi ki hükümetin bu tavrının devamı olmalı. Küçük adımlarla ilerliyen demokrasimiz dediğiniz noktaya gelecektir. Bunun için belki biz de destek oluruz. En azından köstek olmayabiliriz.

Sayın Neva.
Yazılarımın uygun yerlere taşınmasında yardımcı olduğunuz için teşekkür ediyorum.
Sağlıcakla kalın.

Okuduğunu anlama sorununuz mu var? Cevap vermeseydiniz iyimiş, ama oldukça yalın ve basit(adınız gibi) bir şey sormama rağmen anlamamazlıktan gelmişsiniz. Bu durumda sizi küçümsemiş olsam da haksız sayılır mıyım?

* Ben size bunu sormadım ki.

* Siz zannımca her kanat gördüğünüz şeyin uçabileceğini sanmaktasınız. Devekuşlarının da kanadı vardır; ama uçamıyorlar işte.

* İktidarın önünde bir engel yok, kemalist öcüler de gitti, asker de onlara emanet. Gerisi kem-küm ve hede hödö.

* Bazı yerlerde eski bir adet vardır. Buna göre düğünden sonra damatla gelin gerdeğe sokulur ve damadın ailesi kapıda bekler. Kanlı mendil için.

Tabi damat o heyecan ve bekleyenler nedeniyle ereksiyon bile olamaz. Neyse o gece öyle geçer, zaten gelin de pek iştahlı değildir; ancak gel zaman git zaman damatla gelin bir türlü zifaf eylemez. Damat sürekli bahaneler sıralar:

Önce ilk gece sendromu.

Kapıda bekleyenler.

Acemilik ve alışma dönemi.

Heyecan.

Gelin kızımız iyice sabırsızlanmak ve artık sinirlenmektedir. Damatsa hep şunu söyler: Yavru bir kuş önce yürümeyi öğrenmeli.

Sayın Basit,

Damat eşşek kadar adam olmuştur. Ne gözcüler ne de bekleşenler kalmıştır. Gelini her türlü görmüşler, defalarca birlikte uyumuşlardır.

Artık şunu anlamanın vakti gelmedi mi: Bu kuş uçmaz, uçamaz.

Brian
28-11-2011, 00:30
Norveçli Bakan AA'yı yalanladı

Norveçli Bakan Eide, basında Kemal Kılıçdaroğlu ile tartıştığı yönünde çıkan haberler üzerine, CHP Bürüksel Temsilciliği aracılığıyla dün açıklama yaptı.

PES Başkanlık Üyesi ve Norveç Savunma Bakanı Espen Barth Eide "Dostum Kemal'le birlikte mükemmel bir tartışma yaptık. Her zamanki gibi aynı siyasi görüşleri paylaştığımızı gördük" dedi.

PES Kurultayı’nda yapılan Arap Baharı değerlendirmelerinin PES'in CHP ile iyi ilişkilerini teyid ettiğini belirten ve basının asılsız görüş ayrılığı söylentilerine itibar etmemesini isteyen PES Başkanlık Üyesi ve Eide’nin CHP’nin Brüksel Temsilciliği aracılığıyla yaptığı açıklama şöyle:

"Basın asılsız görüş ayrılığı söylentilerine itibar etmesin. Dostum Kemal'le birlikte çok önemli mükemmel bir tartışmaya katıldık. Bir oturumda bir araya geldik ve her zamanki gibi aynı siyasi görüşleri paylaştığımızı gördük.

http://www.turuncutime.com/medya/78469-anadolu-ajansi-dan-akp-ye-yag-olsun-norvecli-bakan-espen-barth-eide-haberi-yalan-cikti.html

http://www.sondakkahaber.com/haber/norvecli-bakan-aayi-yalanladi-51341.html

http://www.haber365.com/Haber/Norvecli_Bakan_Barth_Eide_AAyi_Yalanladi/

http://haber.gazetevatan.com/Haber/413762/1/Gundem

ahmetaltan
30-11-2011, 11:59
Baskıcı, militarist, tabulu, kişi merkezli olmayan, devlet merkezli rejim yıkıldı.
İkinci Cumhuriyet dedikleri bu olsa gerek.
Milletimize hayırlı olsun.
Tüm tabular sorgulanıyor.
Demokrasiye balans ayarları tarih oldu.
Açık toplum olmanın, gerek sosyal, gerek ekenomik hayata yansımalarını ilerleyen tarihlerde daha belirgin göreceğimizi umuyorum.
Bu kadar kısa zamanda, bu kadar ilerlemenin olması çok manidar.
Bediüzzaman hazretleri, süfyan rejimi olarak adlandırdığı Kemalist rejimin yıkılacağına dair müjdeyi, 5. şua adlı eserinde müjdeliyor. Müjdelediği gibi oldu.
Bazı arkadaşlar bu yazıma itiraz ederek, cerbeze ve polemik yapacaklarını da biliyorum. Ama nafile.....
Yeni Cumhuriyetimiz hayırlı olsun.

murted
30-11-2011, 12:40
Çok pis cerbeze yapacam şimdi.

Öncelikle Hint kınası tavsiye ederim, bu ara yakan yakana. Çok memnunlar, kolay çıkmıyormuş.

Bir Nurcu neden Ahmet Altan diye nick alır?

Açık toplum olmanın, gerek sosyal, gerek ekenomik hayata yansımalarını ilerleyen tarihlerde daha belirgin göreceğimizi umuyorum.

Bunun arkasından Said Nursi'ye atıf. Demokrasi, açık toplum, düşünce özgürlüğü vs. arkasından şeriatı savunan bir adama atıf. Üstat şöyle demokrattı, böyle hürriyetine bağlıydı, Amerikan tarzı demokrasiyi severdi falan fişman diye başlama. Onları biliyoruz.

Bu adam İslam şeriatını yani dinden çıkanı öldürmenin gereğini ve bilimum şeri uygulamayı savunmuyor mu? Ve siz de ister istemez aynı fikirdesiniz, yanlış mıyım? Demokrasi araç mı amaç mı?

Demokrasi, fikir özgürlüğü, hürriyet, açık toplum olmak vs. tarzı söylemler sizde feci eğreti duruyor. Karikatür gibisiniz ama gülecek adam bırakmadınız, sindirdiniz. Bunları söylediğinizi hatırlayıp aranızda çok gülüyor musunuz?

Harbiden kına yakmanın zamanıdır. Allaaam yarappim, kimlere kaldı bu değerleri savunmak?

Tüm tabular yıkılıyormuş. Din de dahil mi bu tabulara? Yoksa bunlar başka tabular mı?

Bir Nurcu olarak demokratik bir yönetimi şeri bir rejime tercih ediyor musun sen? Şunu bir açıklığa kavuşturalım. Sonra cerbezemize devam ederiz. Zaten Nurcu'da laf bitti mi karşı tarafın söyledikleri cerbeze olur. Sakın inanmayın onlara!

Şaka mısınız siz? Öyleyseniz komik değilsiniz. Ama gün sizin gününüz nihayetinde, kınalı koyunlar gibi tepişip, eğlenin.

spartacus
30-11-2011, 12:54
Sağol be PAŞAM! Bizi çok aydınlattın, valla Çiller zamanı bile Çiller, Erdoğandan daha fazla eleştirilebiliyordu, şimdi Erdoğan değil eleştirmek adını besmelesiz anmak bile garipseniyor......

http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&ArticleID=1070925&CategoryID=77

Sahi bu nedir paşam! Generalim.. Bak çok şeye girmedim, bu link ne anlatıyor paşam?

istatistik
30-11-2011, 21:00
Yüksek demokrasimiz ve eşitliğimiz öyle bir seviyeye ulaştı ki, iş bulmak isteyen gençlerimize akp'ye kayıt yaptırarak bu eşitlik ve özgürlükten nasiplenmeleri öneriliyor.

Her şey konuşluyormuş gibi gösterilip hiç bir halta çare bulunmuyor ki, çenesi çok iş yapa milletimin çenesi hiç durmasın.

Astur
30-11-2011, 22:03
Şimdi kimsenin hakkını yemek istemiyorum ama basitrasin ve ahmetaltan isimli arkadaşlar sizce de birbirlerini aşırı andırmıyorlar mı?

AlbatrosS
30-11-2011, 22:11
Baskıcı, militarist, tabulu, kişi merkezli olmayan, devlet merkezli rejim yıkıldı.
İkinci Cumhuriyet dedikleri bu olsa gerek.
Milletimize hayırlı olsun.
Tüm tabular sorgulanıyor.
Demokrasiye balans ayarları tarih oldu.
Açık toplum olmanın, gerek sosyal, gerek ekenomik hayata yansımalarını ilerleyen tarihlerde daha belirgin göreceğimizi umuyorum.
Bu kadar kısa zamanda, bu kadar ilerlemenin olması çok manidar.
Bediüzzaman hazretleri, süfyan rejimi olarak adlandırdığı Kemalist rejimin yıkılacağına dair müjdeyi, 5. şua adlı eserinde müjdeliyor. Müjdelediği gibi oldu.
Bazı arkadaşlar bu yazıma itiraz ederek, cerbeze ve polemik yapacaklarını da biliyorum. Ama nafile.....
Yeni Cumhuriyetimiz hayırlı olsun.

Devri istibdatta düşünmek yasaktı söylersen ağlatırlardı ananı
Devri cumhuriyet geldi, önce söyletirler sonra ağlatırlar ananı

Yeni olmak... Epey populer bir deyiş oldu. Elbette yeni olan şeyler var. Örneğin Kemalist bürokrasi tasfiye edildi. Başta ordu ve yargı. Askerin fiiliyatta etkinliği neredeyse kalmadı. Özetle askeri-militer bürokrasinin sesi kısılıp vesayetin askeri-militer olanı bitti. Peki sorunlar bitti mi?

Yeni olan, sahiden ''eski''den köklü ve kurumsal bir kopuş yaşadı mı?

Cevabı biz değil yine bir ''yandaş'' bir hukukçu versin:



...

Son KCK operasyonları çerçevesinde, BDP siyasal kadrolarının büyük bir kısmının tutukluluğuna ilaveten Prof. Büşra Ersanlı ve Ragıp Zarakolu’nun tutuklanması, “kriminal” ile “politik” alan arasındaki ayrımın kaybolduğu, siyasal muhalifliğin de ceza tehdidiyle bastırıldığı izlenimini güçlendiriyor. Bu yargının yüz yıllık pratiği bakımından sürpriz değil.

PKK veya KCK’nın ne olduğu, bu gerçeği de değiştirmiyor.

...



http://www.stargazete.com/politika/yazar/osman-can/kck-davasi-ve-siyasette-mesruiyet-kaybi-haber-394302.htm

Buna da mı ikna olmadınız?

Peki,

Bir cevap da Nurcu bir yazardan gelsin:



Zor günlerden geçiyoruz.

Sorunu tehlikeli kılan, krize dönüşmesidir. Hukukun üstünlüğü ilkesi korunuyorsa krizler doğmaz. Hukuk ifade özgürlüğüyle korunur. İfade özgürlüğü yöneticilerin karar ve icraatlarının çeşitli siyasi görüş sahiplerince eleştiriye tabi tutulmasına imkân verir. Bu zorunludur, çünkü Allah aklı belirli kişilere tahsis etmiş değildir, yönetilenler de yöneticiler kadar, hatta daha sağlıklı düşünür. Eleştiri hakkının iptali aklın iptali anlamına gelir.

İcraatı eleştiren "suçlu-hain" ilan edilmemelidir. Siyaseten bize göre yanlış düşünen, hukuken suçlu olmaz. Düşüncelerimizi mutlaklaştırıp diğerlerini kanun marifetiyle mahkûm etmeye kalkışırsak, bundan despot ve totaliter rejim doğar.

...



http://www.sendika.org/yazi.php?yazi_no=41236

Yetmediyse Taha Kıvanç'tan devam edelim:

Yabancılar şaşırıyor. Eyüp Can’ı bulduğunda ona soruyor, bulamazsa “Korkuyorum” diyenlere...

Ak Parti döneminde, Tayyip Erdoğan’ın yönlendirmesiyle gerçekleşen onca başarı böyle gölgeleniyor; başarısızlığından memnuniyet duyan birilerine gereksiz malzeme verilerek...

Hasta yatağında yatarken AİHM yargıcı Prof. Işıl Karakaş’ın “Türkiye ifade ve basın özgürlüğü konusunda sicili en kötü ülke” dediği TV programını izlemiş midir acaba?

Suçlandığı davada mahkum edilse bile cezası o kadar olur mu, bilemem; ama ‘gazeteci’ Mustafa Balbay da içeride 1000 gününü doldurdu.

Ne bileyim, dinlenme arası belki bu durumu da gözden geçirme fırsatı bulur Allah’tan âcil şifalar dilediğim Tayyip Bey...

...


http://www.sendika.org/yazi.php?yazi_no=41283

Bu da yetmezse:


....

17 İLA 52 YIL:
Özel yetkili savcılığın hazırladığı iddianamedeki suçlamalara göre, her sanık için 17 ila 52 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Davanın ilk duruşması, Ankara’da özel yetkili ağır ceza mahkemesinde görülecek. Davanın en çok tartışılacak zafiyetlerinden biri, iddianamenin emniyetin “bilgi notları” ve “kanaat yazıları”na dayanarak hazırlanmış olması.

...


http://www.sendika.org/yazi.php?yazi_no=41274

''İleri demokrasi'' seçim zamanı beleşe makarna ve kömür dağıtırken(sadaka) aklının ucuna bile getirmediği derece detay ve soruları bakın kimlere soruyor:

Şimdi bir bakalım ‘maddeler halinde sayılan sorgulamalara’: Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Gen. Müd.’nden nüfus aile kayıt örneği, aile kayıt örneği, kişi kayıt örneği, olay bilgileri, adres bilgileri. İş-Kur Gen. Müd.’nden İş-Kur kaydı, işsizlik sigortası ödeneği, kısa çalışma ödeneği, iş kaybı tazminatı. Sosyal Hizmetler Kurumu’ndan evde bakım aylığı, ayni-nakdi yardım. Vakıflar Gen. Müd.’nden muhtaç aylığı, kuru gıda yardımı. Gelir İdaresi Bşk.’ndan vergi mükellefiyeti, araç kaydı. Tapu Kadastro Gen. Müd.’nden gayrimenkul sahipliği.

Aslında ben şu anda durmak istiyorum ama özellikle devam edeceğim, afete uğramış kişilerin yardım alabilmesi için nelerin sorgulandığını tek tek görün diye...

Devam: Sosyal Yardımlaşma Gen. Müd.’nden şartlı nakit transferi bilgileri, gelir getirici proje bilgileri, sosyal yardım bilgileri. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’ndan;çiftçi kayıt sistemi sorgulamaları. Sosyal Güvenlik Kurumu Bşk.’ndan sosyal güvenlik bilgileri, sağlık müstahaklık bilgileri, 2022 (?) maaşı bilgileri.

* * *


...

Evet... 9 ayrı devlet dairesinden toplam 23 konuda bilgileri sorgulanacak Bodrum’a (kendi imkânlarıyla) gelen depremzedelerin. Tüm bunlara ne gerek var, gelir getirici proje bilgilerini sormanın sırası mıdır insanların kafasını sokacak evi yokken filan kısımlarını yutkunarak geçiyorum.

Sadece şunu soruyorum: Kaymakamlığın tüm bilgileri soruşturması Allahaşkına ne kadar sürer? Haftalar, en iyimser ihtimalle. Öyleyse Bodrum’a sığınan aileler bu saçma sapan listenin tamamlanmasını mı bekleyecek?

...


http://www.sendika.org/yazi.php?yazi_no=41269

Hadi hala bize inanmıyorsunuz, yandaşlar da mı AKP düşmanı ve Ergenekoncu? Bakınız sevgili Bayramoğlu'nun şu isabetli görüşlerine:



AK Parti iktidarının ilk iki döneminde Türkiye'de "iktidar kavgası" ile "sivilleşme-demokratikleşme hamleleri", değişim dalgalarının tabiatına da uygun olarak, iç içe girmiş iki süreç olarak seyretmiştir. Hatta bu iki ayrı süreç birbirini tetiklemiş ve beslemiştir.

Peki bugün?

Bugün farklı bir noktadayız...

Bugün bu iki süreç adım adım birbirini beslemeyi bırakmakta, adeta birbirini iten, birbiriyle çelişen iki süreç olma yolunda ilerlemektedir.

Bu tespite yol açan pek çok gelişme var:

Daralan ifade özgürlüğü alanı... Basının rölatif bağımsızlığının iyice ortadan kalkması... Siyasi iktidarın siyaset ya da kendisi karşısında düşünsel ya da kurumsal özerk konumlara tahammülünün yok olmaya başlaması... Siyaset üretiminde özgürlüklerin kötüye kullanımı endişesinin ya da demokratik hamlelerin ters sonuçlar ürettiği fikrinin, dolayısıyla polisiye mantığının geri dönüşü... Katılım mekanizmalarını önemsizleştiren milli iradeci anlayışın iyice belirgin hale gelmesi... Velhasıl toplum üzerindeki devlet hegemonyasının yerini adeta siyaset hegemonyasına bırakması...



http://www.ilkehaber.com/yazi/yeni-donem,-yeni-ak-parti...-2-2884.htm

Adına ister pişkinlik deyin, ister cahillik, ister körlük isterse saflık. Her ne olursa olsun gözleri kör edercesine işletilen ve artık iktidara birçok kereler destek sunmaktan çekinmeyen akil isimlerin dahi içini karartan kapkara bir tablo sırıtmakta.

Taraflı tarafsız herkesin gördüğü bir gerçek ''ustalık'' dönemi gittikçe güçlenen otoriter eğilimler ve siyasal vesayetin habercisi.

Demokrasi, öncelikle ''ilkelerin insanı'' olmaktır. İktidarın yalakası ve şakşakçısı değil.

Zeytin ve ayçiçeği fiyatları da düşmüş değil, bu kadar ''yağ''ı nerede yetiştiriyorsunuz hayret.

GDO'lu siyaset dedikleri böylesi bir şey olsa gerek :)

AlbatrosS
30-11-2011, 22:52
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&ArticleID=1071121&Date=30.11.2011&CategoryID=77

11 liseliye karga tulumba göz altı.

Şu kepazeliğe iyi bakın.

Hepi topu 11 kişinin etrafını saran 100 kadar polis ve karga-tulumba götürülen çocuklar.

Bu manzara 2011 Türkiye'sinde yaşanmakta ve bu muameleye maruz kalan çocuklar henüz 17 yaşında.

Bir toplum gençlerine ve fikirlere gösterdiği özen ve derin hoşgörüsüyle geleceğini sağlıklı biçimde kurabilir. Ki o gençler ''yanlış'' da yapıyor olsalar, asla ve kat'iyen üzerlerine boca edilen ölçüsüz, düşmanca ve terbiyesizce şiddeti hak etmiyorlar.

Her ne yapıyorlarsa,

Her ne bekliyorlarsa,

Her ne istiyorlarsa,

Onlar 17 yaşında, arayışta ve genç oldukları için;

Onların kendilerine güven ve kimlik gelişimlerini teşviken özgür ifade imkanları zaruri olduğu için bırakınız düşmanlığı desteklenmelidir.

Onlar yarınlarımızdır. Onlar sesini çıkaranlar, cesaret gösterenler ve kendilerini oluşturanlarımzdır.

O resimde gördükleriniz, tehdit edilenler, karga tulumba edilenler o liseliler değildir.

Lütfen dikkat!

Orada düşmanlık beslenenler o çocuklar değildir!

Oradaki 100lerce polis 11 çocuk için gelmemiştir yalnızca.

Bir toplum, insanlık ve aklımız kuşatma altına alınmak, bu yolla terbiye edilmek isteniyoruz.

Size buyrulan dışında düşünmeniz ve davranmamanız için teatral bir şov var orada.

Bıraknız demokrasi ve özgürlüğü: İnsanlığınız, vicdanınız, çocuklara-kardeşlerimize olan sevgimiz aşkına! Bunu hangi ahlak, vicdan ve inanç kabul edebilir?

Buyrun ''ileri demokrasi''ye. Tepe tepe kullanın...

spartacus
30-11-2011, 23:54
AKP bir tuğla koyabilirdi, dün bunu koydu ve bitti. TC nin tarihine baktığımızda hep aynı tablo vardır. Bir bakarsınız bir türlü demokratikleşemeyen bir toplum yapısıyız, ama onca zamandır da ne hikmetse -ki gariptir ağırlığı sağcıdır- her gelen demokrasi naralarıyla gelmiş, temeli zayıf demokrasi binasının şöyle ilk etap örülmeye başlanan arka cephe duvarına yarı kırık bir tuğla koyup, üzerine yatmıştır, bir daha tuğla koyulmaması için. AKP açısından da bu süreç kapanmıştır. Yani demokrasi lafzı çerçevesinde AKP den dinamik beklemek bu gün-epey bir zamandır hatda- boş bir hayaldir. Kısaca TC de devlet modeli her daim tek başlı olmuştur. Görünen 2 taraf vardır ve bu iki tarafında modeli tamamen aynıdır. İkiside tamamen resmi ideoloji merkezlidir ve devlet bu yapılar ve anlayışlar için silah zoruyla kendini kabul ettirmenin, onun içinde çekişip elde etmenin aracından öte anlam taşımamaktadır. Birisi osmanlı bağnaz ve yobaz, diğeride türk milliyetçisi görünümünde, sulandırılmış faşizm.

Gün geçmiyor ki AKP faşizmi, ifade ve düşünce özgürlüğüne karşıt bir fiiliyat gerçekleştirmemiş olsun. Bu koşulda bile nasıl bir arsızlıktır ki demokrasiden dem vurabiliyorsunuz. O düzeye gelmişsiniz ki, bu olaylar karşısında bir yanda demokrasi deyip, öte yanda bu olaylara tepki gösterenleri hedef gösterip, hain ilan eder tarzlı faşist yaklaşımlarınızı nerenize sığdırabiliyorsunuz? Bu ne perhiz bu ne turşu değil mi? Bunlar bir yana neden bu faşist uygulamalar arttığında, siz gibiler daha fazla AKP ve demokrasi borazancısı kesiliyor. Bu boğmaca koro sesleriyle 80 Dönemi işkencenhanelerinde, durmaksızın okutulan şarkı gibisiniz, neydi o, Türkiyem, cennetim şarkısı. Gerçekten, ne zaman AKP faşizmi iş başı yapıyor, o dönemler ahmetyaltancadıvariler daha fazla slogan atıyor, tam o şarkı gibi başlıyorlar yüksek perdeden. Ben bu durumu şans eseri görmüyorum, bilinçli bir manipülasyon, bilinçli bir kof gündem değiştirme, faşist işleri perdeleme, belirli bir kesimin görmemesi, tepki verememesi için özellikle seçilmiş bir yöntem, bir düğmeye basma, fare kapanı olarak görüyorum. demokrasi düşünce, söz, ifade alanında olmayacaksa nerede olacak?.

Şu polisiyle ünlü TC hikayesi aklıma geldi, hani yarışma yapılıyor hayli bir ülke var ve ormana filler salınıyor. En son Türk polisi fili bulup getiriyor. Her yanı yara bere içinde, epey bir işkence görmüş garip bir deve(sanırım deveydi). Spiker polisin getirdiği deveden bahsedince Türk polisine gerke kalmıyor, çünkü deve atlayıp hayır! ben filim, ben filim, ben filim diye bağırıyor.. Evet sevgili çakma ahmetaltan ve vari-varyasyoncadıları- arkadaşlar belki kabul etmeyeceksiniz, ama siz devesiniz. Yine de söyledim diye isnatlarda bulunup, adımı darbeciye vs çıkratacaksınız, olsun, bu tipik bir sindirmeci, isnatçı, vatan hainivari, faşist refleksidir. Biz zaten alışıktık...
-------------------------------------------------------------------
Sahi her şey bir yana bu kaçıncı dönem AKP iktidarıdır, hadi halkı, sosyal ezilmişliği, olmayan demokrasi, adalet, hak, sosyal düzen, hukuk, özgürlük, guguku, asgari geçim standardının yoksulluk sınırının 3 kat altında olduğunu da bıraktım, sahi bunca yıldır neden bu devlet vergilerini hiç düşürmediniz ha? Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu diye sorulmayacak mı? Hani AKP ve siz sözümona çakma liberaldiniz ya o bakımdan. Ben şuyum dediği hiç bir şeyde o değildi, peki nesiniz? Bir tanımınız var mı?

spartacus
01-12-2011, 22:03
Yazı okumak bana eziyet diyenler olabilir, yazının sonundaki listeye baksınlar...

http://www.adanaegitimsen.org.tr/index.php/component/content/article/58-sendika/669-akpnin-demokrasi-karnesi..

Kısa ve basit bir iki sürecin değerlendirmesi var.

http://www.evrensel.net/news.php?id=8490

Hemen ardından, o psikolojiden çıkmadan: http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&Date=1.11.2011&ArticleID=1068171&CategoryID=77

basitrasin
15-12-2011, 21:22
Herkese Selam.
Bu gün güzel haberlere bir yenisi daha eklendi. Bence bu olay, demokratik teyamüllerin geliştiğinin göstergesi.
"Hükümet aleyhine slogan atan öğrenciyi yanına çağıran Bakan, bir süre öğrenciyle sohbet etti."
Haberin tamamı aşağıdaki linkte.
radikal.com.tr (http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&ArticleID=1072604&Date=15.12.2011&CategoryID=78)
Daha şeffaf, daha demokratik bir Türkiye dileği ile.
Sağlıcakla kalın.

AlbatrosS
16-12-2011, 00:00
Herkese Selam.
Bu gün güzel haberlere bir yenisi daha eklendi. Bence bu olay, demokratik teyamüllerin geliştiğinin göstergesi.
"Hükümet aleyhine slogan atan öğrenciyi yanına çağıran Bakan, bir süre öğrenciyle sohbet etti."
Haberin tamamı aşağıdaki linkte.
radikal.com.tr (http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&ArticleID=1072604&Date=15.12.2011&CategoryID=78)
Daha şeffaf, daha demokratik bir Türkiye dileği ile.
Sağlıcakla kalın.

40 küsur adamın tecavüzüne uğramış kıza ''canım sen de doğru durmamışsın, bir daha sevişeceğin adamları iyi seç'' diyerek müthiş nasihatlerle demokratlık teamüllerinin geliştiğini mücdelemişti iktidarımız.

Şimdi de bu haberi almak gönlümü ayrı bir hoş etti.

Demek ki artık devlet ebesini belliyeceği öğrencinin önce yanağını okşuyacak. Yenilik dediğin de böyle olur; değil mi ama:

S...ceğin eşşeğin önünden bile otu eksik etmeyerek.

istatistik
16-12-2011, 00:55
Herkese Selam.
Bu gün güzel haberlere bir yenisi daha eklendi. Bence bu olay, demokratik teyamüllerin geliştiğinin göstergesi.
"Hükümet aleyhine slogan atan öğrenciyi yanına çağıran Bakan, bir süre öğrenciyle sohbet etti."
Haberin tamamı aşağıdaki linkte.
radikal.com.tr (http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&ArticleID=1072604&Date=15.12.2011&CategoryID=78)
Daha şeffaf, daha demokratik bir Türkiye dileği ile.
Sağlıcakla kalın.

Ucuz popülizmden başka bir anlamı olmayan bir olay. yarın yine öğrenciler dövülecek, gözaltına alınacak, hapse atılacak. Değişen hiç bir şey olmayacak yani. Madem bu kadar anlayışlılar neden içeride bu kadar öğrenci var? Daha bugüne ait bir haber;

F Tipine 8 Lise Öğrencisi (http://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=300620)

YGS'deki şifre skandalını protesto etmek için eylem yapan liseli öğrenciler mayıs ayından beri tutuklu.

Bu duruma demokrasi diye adamın aklından şüphe ederim.

Kim ne derse desin, hükümet içinde mükemmel bir iş bölümü var. her bir kurmay farklı bir göreve sahip ve bunu en iyi şekilde yerine getiriyor. Kimi popülizm yapıyor, kimi medyada aykırı açıklamalar ile hedef saptırıyor, kimi sanatı ve sanatçıyı korur gibi yaparken kimi de karikatürü al da bi tarafına sok diyor.

Sadece son 1 ayda tutuklu olan gazeteci ve millet vekilleri için kaç tane açıklama yapıldı? Kimler durumdan rahatsız olduklarını dile getirdi? Peki onuçta değişen ne oldu? Tamamı, özgürlük, demokrasi diye ortada dolanıp da daha bu kavramların ne olduğunu bilmeyen enayileri aldatmak için yapılmış saçmalıktan başka bir şey değil.

spartacus
16-12-2011, 02:18
Sevgili istatistik
Bak alıntı yapmışsın, bende bir alıntı ekleyim altına;

YGS'deki şifre skandalını protesto etmek için eylem yapan liseli öğrenciler mayıs ayından beri tutuklu.

“Bundan bir siyasi sonuç çıkarmak, bundan kâr elde etmeye çalışmak açıkçası hiçbir şekilde insafla bağdaşmıyor” diyen Bakan Çubukçu, kendi sorumluluklarının da üzerinden atlayarak olumsuzluklardan siyasetçileri sorumlu tutmayı da insafsızlık olarak nitelendirdi. Nimet Çubukçu - http://www.evrensel.net/news.php?id=3517

Demokrasiyi öğrenemedik gitti, o çocukları F tipinde tutmak insafsızlıktır. sebep? Asmayıp da besledikleri için...

Bu nasıl bir anlayıştır ben artık anlam vermek istemiyorum, YGS protesto etti diye çocukları SİYASİ bir tercih olarak içeri at, F tipinde hapset, ama hem YGS skandalının gerçek olduğu ortada hemde Devlet tarafından da itiraf edilmişken, protesto etmek suç sayılsın... İşte ileri demokrasi bu, terör, korku, yılgı toplumu... Daha öncede dedim, düşünmeyen bir toplum, alıklaşmış bir toplum gerçekten hiç bir talep de bulunmadığında ve bu da yer yer silahla, yer, yer tatlı dille, tabusal enjeksiyonla başarıldığında, işte o zaman ileri demokrasi olacaktır. Çünkü talepsiz bir toplum yaratılmış olacaktır...
------------------------------------------------------------------
Basitrasin YGS protesto eden gençlerin F tipine atılmasının haberini neden yapmıyorsun ya da buna benzer yüzlerce vaka varken, böyle haberleri ekliyorsun. Alınma ama, dürüst olmak gerekmiyor mu? Bir kişi ne zaman anti-demokratik uygulamalara karşı ses çıkartmış, tasvip etmemiş, yeri geldi haber yapmıştır, işte o zaman hem demokratım deme şansına sahiptir hem de sözüne güvenilebilir ve dürüst olmayı da başarmıştır... demokrasi de ayrıcalık olmaz Rasin, demokrasi özünde budur. Birileri kolluk gücüdür, başka ekonomik güçtür, aidiyettir, millettir, mezheptir, bilmem nedir vs. üzerinden kendisini ayrıcalıklı ilan ettiği anda demokrasi bitmiştir, öbür biriside, ayrıcalıklı bir seçicilik yapıyorsa demokrasi onun içinde bitmiştir. Kısaca ayrım ve ayrıcalık yaptığını düşünüyorum, yani demokrasi bitmiş, belkide hiç başlamamıştır ne dersin?.

1000 anti-demokratik uygulamada ses çıkartmayıp alkış tutup, 1 tane yapmacık olayı demokrasi müjdesi olarak sunmak, takdir edersin ki kişinin demokratlığını tartışmalı hale getirir.. Amacım sana karşı yazmak değil, güvensizliğimin özünü dile getirmektir, katılır katılmazsın, senin bileceğin bir iş, ama pratik tutumunda ortada...

basitrasin
16-12-2011, 22:49
Benden önce yazan arkadaşlarım. Benim de kötü bulduğum bir çok vakayı dile getirmişler.
Türkiyede bir çok olumsuz olay geçmişte oldu, şu anda oluyor ve gelecekte de olmaya devam edecek.
Aslında bunu değiştirmek elimizde.
Ülkemizin daha iyi bir yer olmasını istiyorsak kötü olanları eleştirmeli, iyi bulduklarımızı desteklemeliyiz.
Bunu siyasi evrim gibi düşünün. Siyasetin istediğimiz, beklediğimiz hale gelmesi için siyasilerin tavırlarını seçersek (doğal seleksiyon gibi). Yeterince pozitif ve negatif tepkilerden sonra demokrasimizin gelişeceğini düşünüyorum.
Bunu sağlamanın en basit koşulu takım tutar gibi duygusal bir nefret veya sevgi yerine her olayı kendi içinde değerlendirip ona göre tepki vermektir.
Sağlıcakla kalın.

Brian
16-12-2011, 22:58
Yeterince pozitif ve negatif tepkilerden sonra demokrasimizin gelişeceğini düşünüyorum.


Tepki deyince anladığınız ne? Siz nasıl bir tepki veriyorsunuz olaylara?

Bunu sağlamanın en basit koşulu takım tutar gibi duygusal bir nefret veya sevgi yerine her olayı kendi içinde değerlendirip ona göre tepki vermektir.

Sizden de aynısını bekleriz.

istatistik
17-12-2011, 00:12
Günümüzde yaşanan siyasi bir evrimden çok siyasi bukalemunların kamuflajıdır. Bu nedenle değişim gösteren pek de bir şey olduğunu söyleyemeyiz. Ayrıca, her olaya kendi içinde bakmak yerine resmin tamamına bakarak bir yorumda bulunmak bir art niyet değil gerçekçiliktir.

Sanat
17-12-2011, 03:51
Şeffaflıktan gözlerimiz kamaştı. Nasıl olsa yargının elinde henüz varlığı bile kesin olmayan bir örgüt var . Hazır varken de şeffaflık adına herşeyi yama. Bunun adı da ileri demokrasi olsun. Bu demek değil ki faili meçhul cinayetler, işkenceler bu ülke de olmamıştır. Olmuştur bunların bir an önce bulunup yargılanması dileğimdir.

Ama kimn için, kime ve neye göre şeffaf diye sormadan da edemiyorum.

Bence yargılanmaları hiç birşey yaramaz yine aynı şekilde biri öldürülecek yine bir düşünür cahil bir genç tarafından öldürülece... asıl sorun egitim sisteminde din kültürü dersi adı altındanda islamın misonerliği yayapılıyorsa bi ülkede egitimciden çok imam müftü atanıyorsa. bir ilçede okuldan çok cami varsa once eğitimde yenilik yapmak gerekir... yaw çok iyi hatırlıyorum ilkokul 3 yada 4 tü heralde tarh kitabını okuyodum osmanlı şu savaşı kazandı bu savaşı kazandı mercidabık rıdaniye derken Atatürk bizi düşmanlardan kurtardı yaw saatlerce düşündüm biz ne zaman hangi savaşta yenildik diye hem ilk başta bize milliyetçiligi aşılıyorlar ardından dindarlıgı ve sonunda hiçbir şeyi sorgulamaz hiçbir şeyi yargılamaz olduk...

basitrasin
18-12-2011, 13:12
Sayın Brain.
Tepki deyince anladığınız ne? Siz nasıl bir tepki veriyorsunuz olaylara?
Yazmışsınız.
Ben tepkimi göstermek için internette forumlarda yazarım. Fikir alışverişi çerçevesinde arkadaşlarımla tartışırım. Günün koşullarına göre fırsatları değerlendirir tavrımı ortaya koyarım. Seçim zamanı geldiğinde oyumu kullanırım.
Benim gibi düşünmeyenlere, fikirlerine katılmasam bile saygı duyarım.
Sizden de aynısını bekleriz.
Demişsiniz.
Emin olun. duygusal biri değilim. Tavrımı belirlerken daima mantığımı kullanırım.
Saygılarımla.

AlbatrosS
18-12-2011, 14:59
Benden önce yazan arkadaşlarım. Benim de kötü bulduğum bir çok vakayı dile getirmişler.
Türkiyede bir çok olumsuz olay geçmişte oldu, şu anda oluyor ve gelecekte de olmaya devam edecek.
Aslında bunu değiştirmek elimizde.
Ülkemizin daha iyi bir yer olmasını istiyorsak kötü olanları eleştirmeli, iyi bulduklarımızı desteklemeliyiz.
Bunu siyasi evrim gibi düşünün. Siyasetin istediğimiz, beklediğimiz hale gelmesi için siyasilerin tavırlarını seçersek (doğal seleksiyon gibi). Yeterince pozitif ve negatif tepkilerden sonra demokrasimizin gelişeceğini düşünüyorum.
Bunu sağlamanın en basit koşulu takım tutar gibi duygusal bir nefret veya sevgi yerine her olayı kendi içinde değerlendirip ona göre tepki vermektir.
Sağlıcakla kalın.

Bu pişkinlik de baydı ama.

Adamın biri kadına cebirle-şiddetle tecavüz eder; diğeri hapla tecavüz eder ve bu vatandaş da ''aradaki fark''ta keramet arar.

Kardeşim biz distpik hayallerden bahsetmiyoruz. Ortalama, makul ve herkesin kabulu olabilecek şeyleri anlatıyoruz.

Canım bunları ben de biliyorum, oluyor işte... demek nasıl bir toz kondurmazlık ve pişkinliktir yahu?

Van'daki depremde bile hala ''ilahi takdir' (http://haber.gazetevatan.com/akpli-vekilin-sozleri-bdplileri-kizdirdi/418471/9/Manset)' arayan meczuplar bunlar .

Ermeni'den nefret eden, dink'in katillerini kollayan, kolluk güçleri tetikçinin yanaklarını okşayıp pis pis sırıtan, jandarması bayraklı-mayraklı pozlar veren, kürde düşman, aleviye düşman, kadına düşman, eşcinsele düşman meczuplar.

Neymiş: Vesayet, hede hödö...

basitrasin
18-12-2011, 19:18
"Hükümet aleyhine slogan atan öğrenciyi yanına çağıran Bakan, bir süre öğrenciyle sohbet etti."
Haberin tamamı aşağıdaki linkte.
radikal.com.tr (http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&ArticleID=1072604&Date=15.12.2011&CategoryID=78)

Bu olay ile ilgili yorumunuzu alalım.

basitrasin
25-12-2011, 21:06
Herkese Selam.
Demokrasimizin gelişmesi için küçük bir adım daha.

Beşir Atalay:
"Yeni bir demokratikleşme paketi üzerinde çalışıyoruz"
"Şiddet içermeyen her düşünce Türkiye'de serbest kalacak."

Haberin devamı aşağıdaki linkte.
radikal.com.tr (http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=Detay&VersionID=7965&Date=22.06.2008&ArticleID=1073483)

Hoşça Kalın.

Brian
07-01-2012, 01:23
Herkese Selam.


Hoşça Kalın.

Dama oynamayı bilir misin?

Usta dama oyuncuları bir taş verip, bir sürü taşı; hatta bazen oyunu alırlar.

Çok acemiler, ya da oyunu doğru düzgün bilmeyenler bunu göremez ve anlayamazlar kolay kolay.

Ha bire aldıkları o bir taş ile avunur dururlar. Halbuki o aldıkları tek taş aslında oyunu ileride kaybetmelerine neden olacak taştır.

Mesele o yüzden ha bire iyimser bakmak ve bu iyimser bakışı abartarak serap görmek değil, gerçekçi olmaktır.

basitrasin
07-01-2012, 03:11
Sayın Brian
Bu gün dama da bir taş daha kazandım.
Bu taşın adı İlker Başbuğ.
Tabi oyun henüz bitmedi.
Bu kadar çok taş verdikten sonra askeri vesayetin oyunu kazanma şansı olduğunu sanmıyorum.
Yine görüşmek dileği ile.
Sağlıcakla kalın.

murted
07-01-2012, 06:11
Sayın Brian
Bu gün dama da bir taş daha kazandım.
Bu taşın adı İlker Başbuğ.
Tabi oyun henüz bitmedi.
Bu kadar çok taş verdikten sonra askeri vesayetin oyunu kazanma şansı olduğunu sanmıyorum.
Yine görüşmek dileği ile.
Sağlıcakla kalın.

Sivil vesayeti napcaz peki?

Vekillerin maaşlarına yapılan zamlar çıktı basına. Sizinkileri göremedim. Kepçeyle götürenlerin kepçeleri boş kalmasın diye vatandaşın en temel ihtiyaçlarından bile ne kessek de azıcık daha para gelse diye kıvranan iktidar sizi de gördü mü, size yapılan zam yüzde kaç oranında?

AlbatrosS
07-01-2012, 19:51
Sayın Brian
Bu gün dama da bir taş daha kazandım.
Bu taşın adı İlker Başbuğ.
Tabi oyun henüz bitmedi.
Bu kadar çok taş verdikten sonra askeri vesayetin oyunu kazanma şansı olduğunu sanmıyorum.
Yine görüşmek dileği ile.
Sağlıcakla kalın.

Yavuz Sultan Selim'in vakti zamanında Ebu Suud adlı bir müftüden aldığı fetva ile Anadolu'da yaptıkları herkesin malumu.

Mısır seferi öncesi Doğu'da bir güvenlik koridoru oluşturup ordunun önünü temizlemek maksadıyla binlerce Alevi-Türkmen kadın, çocuk masum sivili kılıçtan geçirtmiştir.

Tabi bu seferden ziyadesiyle yüksek miktarda haraç ve hazinelerle döndüğü de biliniyor ve ihtimal odur ki o hazinelerin bir kısmıyla sefer öncesi yakıp yıktığı Türkmen-Alevi mahallerinde sebil-hayrat-cami-türbe gibi bazı hayır işlerine de girişmiştir. (Hayır dediysek kimseyi aldatmasın, bu biraz da yetim kalan Alevi-Türkmen çocuklarının devşirilip Müslümanlaştırılmasıdır)

Şimdi birileri katledilen binlerce canı görmüyor ve diyor ki ''bakınız Hünkar'ımız ne kadar hayırlı, şefkatli ve gönlü bol biri''.


Sayın Basitrasin'in de verdiği örnekler aynen bu misal'deki gibidir.

AKP iktidarı bir yandan ordusuyla, yargısıyla ve polisiyle kendine muhalif tüm kesimlerin üzerinden hukuku ve demokrasiyi ayaklar altına alarak silindir gibi ezerken; hatta ve hatta ''top yekun savaş-imha'' gibi 90'lı yıllardan hiç de geri olmayan bir mantıkla 35 yurttaşı öldürürken bizim Başbuğ'un yargılanmasıyla avunmamız isteniyor.

Bir yanda oluk oluk kan akıtıp baskı ve sindirme tüm hızıyla sürerken bir yandan artık miadı ve işlevi çoktan sona ermiş birkaç piyon'un -ki o da göstermelik- yargılanmasıyla ''ne kadar demokratik ve ileri'' bir yere gittiğimiz anlatılıyor.

Biz bu tavrı aslında çok iyi biliyoruz. Biz bu tavrı Irak'ta, Afganistan'da defalarca gözlemledik. Biz bu tavrı Dersim'de, Ağrı'da, Zilan'da da gördük.

Bu sömürgeci-faşist bir geleneğin ''geri, ilkel ve cahil'' olduğunu ileri sürdüğü bir toplumu ele geçirme, asimile edip imha etme mantığıdır. İktidar, 80 küsur yıldır olduğu gibi her şeyin en iyisini bildiğini iddia etmekte; bu ülkeye ''demokrasi lazımsa'' onu da kendilerinin lutfedeceğini düşünmektedir.

Bu otorite-devlet karşısında bir halkı, bir toplumu, bireyi ve özetle insanı ''kapkara cahil, oyuna getirilmiş, aldatılmış ve tamamen ilkel yaratıklar'' olarak gören çağdışı bir anlayıştır.

Bu anlayıştır ki Avrupa toplumunu 2. tane koca dünya savaşına sokup Batı'nın başına ''ırkçılık, faşizm'' gibi belaları açmıştır.

Bırakınız Başbuğ'u, Evreni ve bilumum piyonları da tüm kurum ve zihniyetiyle hala capcanlı ve anıt gibi duran 12 Eylül'ün hesabını verin!

Bırakınız piyonları da ''çoluk çocuk demeden gereğinin yapıldığı'' 35 can'ın hesabını verin!

spartacus
08-01-2012, 02:20
http://haber.sol.org.tr/medya/ece-temelkuran-el-ekbere-konustu-haberi-50215

AlbatrosS
10-01-2012, 00:38
İktidar şakşakçıları niye suskun!

35 can iktidar despotizmi ve kan banyosunu izaha yetmedi mi?

Kürdistan'ın gençleri bu kadar mı ürkütüyor sizleri? Kürdistan ve Kürd gerçeği bu kadar mı rüyalarınıza girmekte?

Öldürmekle biter mi sanıyorlar, hapsetmekle, işkenceyle, bombayla, iha'larla biter mi?

Beni bile öfkeden kudurtan, dişlerimi gıcırdatan bu vahşi katliamlara, inkara ve yok saymalara karşı bir KÜRD ne hisseder...?

Vicdanı olan, aklını yitirmemiş onurlu insanlar ne hisseder?


Daha ne kadar sürdürebilirler bu işgali?

Daha ne kadar yoksayabilirler gerçeği!

Brian
26-01-2012, 20:23
Sayın Brian
Bu gün dama da bir taş daha kazandım.
Bu taşın adı İlker Başbuğ.
Tabi oyun henüz bitmedi.
Bu kadar çok taş verdikten sonra askeri vesayetin oyunu kazanma şansı olduğunu sanmıyorum.
Yine görüşmek dileği ile.
Sağlıcakla kalın.


Demek senin için oyun demek İlker Başbuğ vb. ordu mensuplarının tutuklanması demek, oyun denince anladığın bu...

Öte yandan cari açık nedir, ekonomi nereye gider, hukuk ne boyutta, insanlar hukuktan ne kadar memnun, Avrupa insan hakları mahkemesinde en çok hangi ülkelerin davası bozuluyor, basın özgürlüğünde Türkiye, gelir dağılımı bozukluğunda OECD ülkeleri arasında Türkiye nerede çok umurunda değil sanırım.

İyi bak şunlara o zaman.

Ekonomi hakkında bir yorum. Buradan. (http://ekonomi.milliyet.com.tr/independent-turkiye-nin-sonu-yunanistan-a-benzeyecek/ekonomi/ekonomidetay/23.01.2012/1492525/default.htm)

Bu da başka yorum. Buradan. (http://www.haberx.com/ft_turkiye_kirilgan_ulke(17,n,10866769,865).aspx)

İnsan hakları ve hukuk ilgili Başbuğ'dan önce buraya bak istersen. Buradan. (http://www.haber7.com/haber/20120126/AIHM-tutuklamada-Turkiyeyi-zirveye-tasidi.php)

Bir haberde buradan. (http://gundem.milliyet.com.tr/aihm-de-ceza-rekoru-turkiye-nin/gundem/gundemdetay/06.05.2011/1386732/default.htm)

Bir tanede burada. (http://www.dunyabulteni.net/index.php?aType=haberArchive&ArticleID=96510)

Demokrasi deyince de İlker Başbuğ'un tutuklanması vb. önce basın özgürlüğüne bakarım.

Ondaki durum şöyle.

Buradan bir haber. (http://www.ntvmsnbc.com/id/25317158/)

Bu da konuyla ilgili başka bir haber. Buradan.
(http://www.farklihaber8.com/haber/basin-ozgurlugu-raporunda-turkiye-birinci-oldu/dunya/3837.aspx)

Gelir dağılımı meselesine bakalım bir de. Ben de bu da önemli bir konu. İleri demokrasi ama kime ileri demokrasi değil mi, zenginlere mi, kime?

Bakalım ve görelim az çok:

Konuyla ilgili haber buradan.
(http://www.haberayna.com/Gelir-da%C4%9F%C4%B1l%C4%B1m%C4%B1-en-bozuk-%C3%BC%C3%A7-%C3%BClkeden-biriyiz_66641.html)

Neva
16-11-2015, 08:16
Guncelleme.