PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : 6'da İşbaşı Biyolojik Dengeyle Uyumlu


istatistik
14-10-2011, 14:45
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın ''Mesai saatinin 06.00'da başlaması, Cumartesi günleri de çalışılması'' önerisini değerlendirirken, ''Taner beyin bu fikri hakikaten çok güzel bir fikir, biyolojik ritm açısından da bu çok doğru'' dedi.
AA (http://www.cumhuriyet.com.tr/?yer=yazar&aranan=AA)
http://www.cumhuriyet.com.tr/medya.php?mn=39024Ankara (http://www.cumhuriyet.com.tr/?yer=kent&aranan=Ankara)- Sağlık Bakanı Recep Akdağ, ancak bunun sadece Enerji Bakanı'nın tavsiyesiyle hayata geçirilemeyeceğini, toplumun kültürel alışkanlıklarının değişmesi gerektiğini belirtti.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın ''Mesai saatinin 06.00'da başlaması, Cumartesi günleri de çalışılması'' önerisi sorulan Akdağ, ''Taner beyin bu fikri hakikaten çok güzel bir fikir, şunu söyleyeyim, biyolojik ritm açısından da bu çok doğru'' dedi.
Güneş ışığının insan vücudu için önemine işaret eden Akdağ, özellikle gece uykusunun gelişen bünyeler, ergenler ve çocuklar üzerinde çok olumlu etkileri olduğuna dikkati çekti.
Yapılan bir araştırmada, karanlıkta uyumanın meme kanserlerini azalttığına dair bulgular elde edildiğini, bilimsel literatürde bu ve buna benzer başka hususlar da yer aldığını ifade eden Akdağ, şu değerlendirmelerde bulundu:
''Yani Allahutaala gündüzü çalışmak, geceyi dinlenmek için yaratmış, bunu biliyoruz. Fakat, bu sadece Enerji Bakanımızın tavsiyesiyle olabilecek bir şey de değil. Burada da toplumun kültürel alışkanlıklarının değişmesi lazım. Eğer ben sabah 02.00'de yatacak bir yaşama düzenine sahipsem, sabah 06.00'da nasıl çalışmaya başlayacağım? O zaman mesailer, mesai derken 5 mesaisini söylemiyorum, bizim gibi mesaisi bitmeyen kişiler için konuşuyorum, akşam saat 8-9'da filan bitecek ki bir değişiklik olsun.''
Konunun mesai saati kavramı gözetmeden çalışanlar açısından önemine işaret eden Akdağ, espirili bir değerlendirmede bulunarak ''Sayın Başbakan sabahın 1'inde bizi aramaya devam edecek ve sonra da 'Recep bey uyumuş muydun' filan diye soracaksa, bu olmaz. Bu bütün olarak değişebilecek bir şey. Televizyonlarda en güzel seyredilecek şeyler saat 10.00'dan 11.00'den sonra başlarsa insanlar yatamaz yani'' dedi.

İlgili haberler için tıklayınız:
"Güneş doğduktan 1 saat sonra mesai uygun" (http://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=285140)


Kaynak: CUMHURİYET (http://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=285280&kw=%226%27da+i%FEba%FE%FD+biyolojik+dengeyle+uyuml u%22)

staind
14-10-2011, 16:08
Dün ki zamlardan sonra gündem değiştirme operasyonları bunlar. Bu işleri çok iyi beceriyorlar gerçekten.

istatistik
14-10-2011, 16:11
Lütfen zam değil güncelleme :D

müşkülpesent
14-10-2011, 16:19
En iyisi 7/24 çalışalım, hiç nefes almayalım.

staind
14-10-2011, 16:20
Lütfen zam değil güncelleme :D

Tabi doğru ya güncelleme olacaktı özür :confused:

Khaos
14-10-2011, 16:29
bu gündem değiştirme değil.

bu kapitalist kokuşmanın ayak sesleri.
kapitalizm daha çok sömürmek istiyor.

günışığından daha çok yararlanma görüntüsü altında,
haftalık çalışma saatlerinin artırılması var.

kapitalizm kokuştukça bu tarz uygulamalar artarak devam edecektir.

ileri demokraside; emekçiler hak kazanamıyor hatta gittikçe kazanılmış haklarını kaybediyorlar.

büyüyormuşuz.
neden büyüdükçe standartımız artmak yerine azalıyor peki.

düşünün ulan korkmayın.
başınız ağrımaz.

bu bir sınıf savaşıdır.
birileri emekçileri daha çok çalıştırmanın ve daha çok sömürebilmenin derdinde sadece.

çünkü kapitalizm kendi sonuna yaklaştıkça burjuva kardan zarar etmeye ve bu kardan zararı emekçiden çıkarmaya çalışır.

bu onun habercisidir.

istatistik
14-10-2011, 16:44
En yüksek verim kapitalist sistemde elde edilir. Ancak bu verimin elde edilebilmesi için de belirli şartlar vardır. Bunların başında üretenin sonuna kadar sömürülmesi gerekir. Burada uygulanmaya çalışılan da bunun aynısı.

aslında yapılmaya çalışılan gündem değiştirmekten çok nabız yoklamak. Akp ve mirasını devam ettirdiği düşüncenin bir yötemi vardır; Alıştıra alıştıra...

TUBA
14-10-2011, 16:53
En iyisi 7/24 çalışalım, hiç nefes almayalım.

bencede en iyisi bu, 7/24 ve hatta asgari ücretle :)

AhbAp
14-10-2011, 16:55
Recep Akdağ, iyi ki kutuplara yakın bir ülkenin sağlık bakanı değil. Allahu Teala'sının müthiş gece-gündüz yaratımını nasıl yorumlardı orada acaba? Orada biyolojik ritmi tutturabilecek miydi?

Khaos'a genel itibariyle katılıyorum.

Hele ki işin madem gün ışığından faydalanmakla alakası var, Cumartesi de neyin nesidir? Bu durumda ben Yahudiliğe geçiyorum; benim Yahova-u Teala'm da Cumartesi çalışmanın benim bio ritmimi bozacağını söylüyor.

Yakında daha başka neler olabilir?

Mesela, kadınların bio ritmlerinin çalışmak için uygun olmadığı, işten çıkarılmaları gerektiği, böylece işsiz erkeklerin de iş bulmaları sayesinde işsizliğin biteceği önerilebilir. Her aileden bir kişi çalışır, eve ekmek girer (başka da bir şey girmez zaten), "kadın kısmısı" da kıçını kırar oturur, çocuk bakar, akşam 8'de herifinin gönlünü hoş eder (mümkünse 9'a kadar bitmeli, sabah 4-5'te kalkılıp işe gidilecek).

Efendim, bekar kadınlar ne yapacak? Evlensinler yahu! Gece gündüzü babalar gibi yaratan Allah-u Teala'nın sevgili peygamberi de "Evleniniz" diye buyurmamışlar mı? Bu hususu da laik Türkiye'nin ampül bakanları açıklarlar ise, zaten gönüller ikna olur.

"Alıştık artık"çılar Cumhuriyeti'nde her şey mümkün, her şey çok güzel!

Khaos
14-10-2011, 16:58
kapitalist sistemin verimi aslında çok düşüktür.

çünkü bir yandan asalak bir sınıfın lüks hayatını finanse edersiniz.
bir diğer yandan sömürü düzenini şiddet ve zor kullanarak devam ettirmekten başka çareniz olmadığı için bunu finanse edersiniz.
bir diğer yandan üretici kesimleri aptallaştırabilmek için bir sürü üstyapı kurumunu yaşatmak adına maliyetlere katlanırsınız.


kapitalist sistem kendini ayakta tutabilmek için maliyetleri yine üretici olanın yani emekçinin sırtına yükler.

bir ülkenin üretime sokcağı kaynak miktarı veridir.
o kaynak miktarının fonksiyonu olan ürün miktarı da veridir.

kapitalizm bu mekanizmayı verimli işletmek bir yana en verimsiz biçimde kullanır.
kaynakları israf eder.
kaynakların bir kısmını sırf sistemin devamına uluslarası emperyalizmin gereklerine ve savaşa ayırır çünkü.

bunu telafi etmenin tek yolu,
emekçileri daha fazla çalıştırmaktan geçer.

müşkülpesent
14-10-2011, 17:20
Şu dakkadan itibaren bu adamlar suratımıza okkalı bi küfür sallasa hissetmeyiz herhalde.. O derece kıvama geldik..

murted
14-10-2011, 17:50
Sabah namazıyla başlayalım hatta güne. Akşam namazıyla beraber de mesailer bitsin. Allahu Teala hazretlerinin bir bildiği olsa gerek değil mi? Zaten bu ülkeynin nasıl yönetileceğini ona sormak lazım esasında? Soranların burnu moktan çıkmıyor ama bunlar da hep yanlış anlaşılmalar yüzünden değil mi sanki?

Şu dakkadan itibaren bu adamlar suratımıza okkalı bi küfür sallasa hissetmeyiz herhalde.. O derece kıvama geldik..

Delik kocaman oldu, artık hissetmez olduk. Zevk almaya bakanlar bile var.

Khaos
14-10-2011, 21:23
kurbağa ve sıcak su deneyini bilirsiniz.

kurbağayı kaynayan suya atarlar ve hayvan can havliyle kendini dışarı atar.

ama soğuk suya koyarlar ve suyu kaynatmaya başlarlar, yavaş yavaş su kaynar ve kurbağa haşlanır.

emekçiler kazanılmış haklarını birer ikişer kaybediyor.
kapitalizm sıkıştıkça emekçiye saldırıyor.

tepki geliştirmek ve kapitalist saldırıyı geri püskürtmek zamanı.
ama kurbağa misali olmuşuz.
komünistler sosyalistler ve anarşistler emekten yana olan herkes emeğe karşı alıştıra alıştıra girişilen bu şerefsizliği deşifre edebilmenin yöntemlerini yüksek sesle konuşmalıdır.

emekçiler de çaresiz.
önderlik geliştirilmiyor.
sendikalar işlevsizleştirilmiş.

üstyapı savsatalarıyla dinle milliyetçilikle kitleler tamamen robota çevrilmiş durumda.

SHADOWofGODonEARTH
14-10-2011, 21:28
bir sonraki aşama, pazar günü yerine cuma günü tatil olsun

Khaos
14-10-2011, 21:30
cuma ya da pazar olması değil asıl dertleri.
onların kapitalistlikleri islamcılıklarından daha fazladır.

ilk bakışta islamizasyon gibi görünen bu manevra,
islamizasyondan öte haftalık çalışma saatlerini daha yukarı çekmek ve emekçileri daha çok sömürebilmek.

istatistik
14-10-2011, 21:37
aslında taktik çok belli. Bugün kanallara baktığımız zaman çalışanlara uygulama hakkındaki düşünceleri soruluyor:

- Ya saat 6 olmasa da belki mesai saatleri değiştirilir de cumaetesi çalışma olmasın.

Yarın hükümet ne yapacak? Hay hay paşam buyrun saat 6:30 mesai cumartesi tatil. Bir sonraki hamlede de cumartesi günü kaybedilir.

ALKA
15-10-2011, 19:09
Anlamadığım durum, fabrikalar ve işçileri zaten 24 saat durmaksızın mesai yapıyorlar ve gece - gündüz - öğle olmak üzere değişik vardiyalarından birinde çalışıyorlar. Keza maden işçileri de öyle.

Bunun yanında, devlet hastaneleri, cezaevleri, itfaiye gibi belediyeye veya devlete bağlı kurumlar da acil durumlar için 24 saat açık olmak zorundalar.

Bu anlamda diğer memurların veya büro çalışanların (mesela bankalar) saat 6'da işe başlaması pek bir anlam içermiyor. Bu saatte ne bankaya ne de devlet bürolarına müşteri ve insan gelmez. Sonra AVM çalışanları, restoran veya barlar da sabahın 6'sında açılacak değil, bu kimin işine yarayacak ki?

AKP ne tasarlıyor anlamış değilim. Belli ki saçma gündem değiştirmekten başka bir şey değil bu..

Sangre
15-10-2011, 20:32
Sermaye sınıfının da ağızlarının suyu akmaya başlamış.. Her biri öneriyi destekleyen açıklamalar yapmışlar;

http://ekonomi.milliyet.com.tr/-pazar-gunleri-de-calisilsin-/ekonomi/ekonomidetay/15.10.2011/1451183/default.htm

AB'de 'Cumartesi' günü çalışan hiçbir ülke yokmuş.. İki düzenlemenin de istihdama hiçbir şekilde katkısı olmadığı söyleniyor.

Ekonomistlerin, sendikaların vs. açıklamalarına da buradan bakılabilir;

http://www.aksam.com.tr/patronlar-saat-duzenlemesine-destek-verdi,-calisanlar-ise-cumartesi-ise-gelmem-d-73376h.html

spartacus
15-10-2011, 21:00
Çalışma saatlerini arttırma olabilir. Bu halde çok çalışmamız lazım çoook dedirtiliyor olmalı, yani bu mesele öyle büyük dertki der gibi yapıp, insanları kıvama getiriyor. Kısaca çok çalışın, çok ihtiyacımız var havası yaratıyor. O kadar çok çalışmalı ki hatda sabah 6 da mesai başlamalı... Daha önce ne demişti, işçi gerekirse 16-18 saat çalışmalı. Bu tamamen kafa karışıklığı bir ayak oyunudur. Ülkede işsizlik var, ne gerekecek?
çalışma saatlerinin artması demek, sadece kar odaklı bir eyleme girişilmiş demektir. Sadece sermayenin sesi-örgütü olan tüccar bir hükümet görevini yapıyor. AKP baştan aşağı ve en temelden sermayedarlar, rantçılar ve tüccarlardan örgütlü-örgütlenen bir parti. Taban bastırıyor demek ki..

Ülkede işsizlik yok mu? İş kovalanıyor da yetişilmiyor mu? Türkiye de işgücü problemi yoktur, işgücü fazlalığı ve üretim azlığı vardır. peki o halde sorun ne ki böyle saçma sapan konuşuluyor? İşin özü, bir ülkede çalışma saatlerinin yükseltilmesinden dem vuruluyorsa o ülke de sermayedarlar daha fazla kar istiyor demektir.

Çalışma saati yükselirse ne olur? Daha fazla ürün, aynı emek bedeline üretilmiş olur. Kim kazanır? Kapitalist. Bir A ürünü diyelim ki 10 liraya mal oluyor olsun.... çalışan ücretini aylık alıyor. 8 saat çalışarak 10 ürün üretiyor olsun. 16 saat çalışırsa ne eder? 20 ürün. çalışana 10 ürün, bedavaya ürettirildi..

Bu gün çalışma saatlerinin 4 saat olması lazım. Bu ülke tüm ihtiyaçlarını karşılayacak işgücüne fazlasıyla sahip. İnsanlar 4 saat çalışmakla, rahatlıkla ve sıkıntısız hayatlarını sürdürebilirler(emeklerinin karşılığını almak kaydıyla..), bu işsizliği de ortadan kaldırır...
Normalde bu gün 8 saat çalışmanın 4 saati artı-değerdir. yani üretenin, kapitalist için-karşılığı olmadan- çalıştığı süredir... Şimdi birde bunu 10-16 saat arasına çıkartmayı düşünün. 3-5 kapitalist daha fazla kar edecek diye nüfusun çoğunluğu zora, işsizliğe, sefil ve rezilliğe itiliyor. Sebep 2 ayaklı tanrılar mutlu olsun, hizmet için yaratılanlarda hizmetde kusur etmesin, daha çok çalışsın, daha az maaliyetle daha fazla üretsin diye. 10.000 yıldır aynı kafayız, ot geldik, saman gidiyoruz..

VraeL
15-10-2011, 21:58
az önce bir arkadaşla konuştum

- ne guzel olm işte devlet gelişsin biraz, güçlensin, 7'de çıkcaaana 9'da çığarsın çoğmu şey değiiceğ, akşam çığyon işte sonuçta la

dedi... =S

dedim stockholm sendromu sen nelere kadirsin

murted
16-10-2011, 00:26
Harbi mal bunlar, çalışmayanları istihdam etmek yerine çalışanı daha fazla çalıştırarak mı kalkınacaklarmış? Bana kalırsa bunlar gündem değiştirmeye yönelik hareketler, bir şey olduğundan olacağından değil...

Neva
16-10-2011, 00:35
Sabah namazıyla başlayalım hatta güne. Akşam namazıyla beraber de mesailer bitsin. Allahu Teala hazretlerinin bir bildiği olsa gerek değil mi? Zaten bu ülkeynin nasıl yönetileceğini ona sormak lazım esasında? Soranların burnu moktan çıkmıyor ama bunlar da hep yanlış anlaşılmalar yüzünden değil mi sanki?




Bu gidisle, o da olacak sanirim cok yakinda..

AlbatrosS
16-10-2011, 14:07
...

Giderek derinleşen muhafazakârlaşma süreci, şenlikli toplumu, yani insanların kapitalist zorunlu çalışma saatleri dışında gezme, tozma, -Başbakanın da bir konuşmasında vurgu yaptığı- “tıksırıncaya kadar içme”, gülme, eğlenme, sevme, sevişme pratiklerini hedef almış durumda. Bu süreç salt dini motivasyonlar üzerinden gerçekleştirilmiyor. Kapitalist zorunlu çalışmayı kutsayan muhafazakâr islamcılık, kültürel-ideolojik duruşunu bu ülkedeki sermaye birikiminin muhafızı haline getiriyor.
Kapitalizm her zaman için ve her coğrafyada işçi sınıfının, çalışan kesimlerin hayatlarını düzenlemeye soyunmuştur. Daha on dokuzuncu yüzyılda, liberal düşüncenin “babalarından” J.S. Mill dâhil tüm “hayat gardiyanları” işçi sınıfının bir gün sonra işine gücüne gidebilmesi için -bizdeki kahvehanelerin içkilisi ve toplumsal cinsiyet katılımı açısından homojen olmayanı diyebileceğimiz- “Pub”ların erken vakitte kapanması gerektiğini vaz etmemişler miydi? Bu minvalde süren tartışma sonucunda İngiltere’de -yakın zamanlara kadar- tüm publar, tüm ülkede saat 23:00’da kapanmıyor muydu? Bu uygulamanın kaldırılması, “yahu ne saçma iş yapmışız, bırakalım millet istediği saate kadar içsin, eğlensin” mantığı ile olmadı. Uygulama kaldırılırken amaç, özellikle saat 23:00’a kadar haldır huldur içip, daha sonra da sokaklara dağılarak, İngilizler’in “anti-social behaviour” dedikleri, bizimse kısaca “içip-dağıtma” olarak çevirebileceğimiz davranışların sergilenmesinin bir nebze de olsa önlenmesi idi. Yani mesele yine dönüp dolaşıp İngiliz halkının davranış biçimlerinin kontrol altına alınması, denetim altında tutulması idi.

...

http://jiyan.org/2011/10/az-calismak-iyidir-ahmet-bekmen/

Uygarlaştırma ve üretkenlik mottosu altında insanlar çalışan disiplinli robotlara indirgenemez. Elbette kölelik metaforundan zevk alan, çalışmayı bir alışkanlık-yaşam kültürü olarak yaşayanlara saygımız var; ancak, günlük 8 saatlik çalışma süresi için verilmiş tarihsel mücadele ve yitip giden onlarca canı düşündüğümüzde, kapitalizmin yeni dalga krizleri ''Yunanistan gibi oluruz'', ve ''Tanrı çalışmayı lutfetti'' hurafeleriyle pratikte zaten birçok yerde uygulama sahasına sahip kölelik mevzuatını yasal hale getirip meşrulaştırmaya çalışmaktadırlar.

12 saat çalışma+8 saat uyku=20 saat. Kalan 4 saati ne şekilde organize etmemiz istenmektedir örneğin?

Örneğin evli ve çocuklarınız olduğunu düşünün:

- Yemek, gündelik temizlik ve çocukların genel ihtiyaçları için en az 2 saatinizin gittiğini düşünelim.

- Kalan 2 saatte ne yapabilirsiniz?

- Çalışma saatleri dışında ''iş yerinden eve yol süresi''nin bir saat ve üzeri olduğu durumlar da mevcutsa kalır 1 saat.

- Kitap okuma, tiyatroya gitme, film izleme, gidip birkaç tek atma vs vs eğlenceler ile eşinizle sevişme için yalnızca BİR SAAT!

TUBA
16-10-2011, 14:15
http://jiyan.org/2011/10/az-calismak-iyidir-ahmet-bekmen/

Uygarlaştırma ve üretkenlik mottosu altında insanlar çalışan disiplinli robotlara indirgenemez. Elbette kölelik metaforundan zevk alan, çalışmayı bir alışkanlık-yaşam kültürü olarak yaşayanlara saygımız var; ancak, günlük 8 saatlik çalışma süresi için verilmiş tarihsel mücadele ve yitip giden onlarca canı düşündüğümüzde, kapitalizmin yeni dalga krizleri ''Yunanistan gibi oluruz'', ve ''Tanrı çalışmayı lutfetti'' hurafeleriyle pratikte zaten birçok yerde uygulama sahasına sahip kölelik mevzuatını yasal hale getirip meşrulaştırmaya çalışmaktadırlar.

12 saat çalışma+8 saat uyku=20 saat. Kalan 4 saati ne şekilde organize etmemiz istenmektedir örneğin?

Örneğin evli ve çocuklarınız olduğunu düşünün:

- Yemek, gündelik temizlik ve çocukların genel ihtiyaçları için en az 2 saatinizin gittiğini düşünelim.

- Kalan 2 saatte ne yapabilirsiniz?

- Çalışma saatleri dışında ''iş yerinden eve yol süresi''nin bir saat ve üzeri olduğu durumlar da mevcutsa kalır 1 saat.

- Kitap okuma, tiyatroya gitme, film izleme, gidip birkaç tek atma vs vs eğlenceler ile eşinizle sevişme için yalnızca BİR SAAT!

oldukça kötü bir tablo, resmen robotvari bir yaşam tek eksiğimiz hükümetin elinde bizleri kontrol edecek kumandaları.

VraeL
16-10-2011, 20:34
- Kitap okuma, tiyatroya gitme, film izleme, gidip birkaç tek atma vs vs eğlenceler ile eşinizle sevişme için yalnızca BİR SAAT!

e tamam...

teknoloji gelişti.

tiyatroya gidiceksin,
sağ tarafına sehpanın üstüne tablet pc koyacan,
sol koluna eşini alıcan, (eş kucakta olacak)
sağ elinde ise tek'in olacak,

Bir yandan tiyatroyu izleyecen, 20 saniyede bir değişim yapıp filme dönücen,
bu sırada eşin zaten kucakta hoplaya zıplaya kendi işini görür,
sağ elinle de tekini içersin
kitabıda tiyatroya ara verilince okursun.

1 saat fazla bile.

ileri demokraside çare çözülmez.
no passaran... :peace: