PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : İleri Demokrasinin Cihan Kırmızıgül ve Puşiyle Davasında 45 yıl İstemi


AlbatrosS
17-11-2011, 20:33
http://www.demokrathaber.net/guncel/beraat-beklenirken-45-yil-hapis-istendi-h4976.html

http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=RadikalYazar&ArticleID=1069415&Yazar=YILDIRIM%20T%DCRKER&Date=17.11.2011&CategoryID=97

İleri demokrasi böyle bir şey. Devlete düşman kesimlere yardım ve yataklığını yapamıyacağın gibi propaganda da yapamaz; hatta, bu kişi ulu devletimizce öldürüldüğü zaman cenazesine bile gidemezsin.

Bununla da kalmıyor tabi:

Devlete karşı gelmiş anarşikleri çağrıştırıcak puşi, atkı, şal vb eşya takamazsın. Devletimiz nereden bilsin senin boynundaki puşiden terörist mi sıradan vatandaş mı olduğunu? Devletimiz onca işi gücü bırakıp bir de bunun ayrımını mı yapsın.

Bu ülkede yaşıyorsan Türk gibi konuşman yetmez, Türk gibi giyinip Türk gibi düşünecek hatta Türk gibi de ibadet edeceksin. Ne o öyle poşu mudur puşi midir atkı neyim?

Devletimiz onca çabalamış, ''kardeşlerimiz'' demiş, ehmede hani demiş... Ne var yani sen de puşi yerine normal bir kırmızı-beyaz atkı giysen, bileklik taksan? Devletimiz vatandaşın ''hizmetkarı'' olmuş, ne var yani sen de devletimizin ''neferi-askeri'' olsan, azimle andlar okuyup marşlar söylesen?

AlbatrosS
06-12-2011, 22:21
http://www.demokrathaber.net/guncel/abim-ankarali-olsa-2-tokat-atip-birakirlardi-h5465.html

Cihan Kırmızıgül'ün kardeşi anlatıyor.

Sevgili Cihan Padişah demokrasisinin en yalın halini oluşturuyor.

22 aydır içeride olup suçsuzluğu aşikar bu genç dostumuzun durumunu bize Ahmet İnsel şu cümlelerle anlatıyor :

...

Öğrencinin ‘normalleşmesi’
Kocaeli Üniversitesi öğretim elemanlarının yayımladıkları açıklama, tutuklama gerekçelerinin vahim olduğunu hatırlatıyor. Artık siyasetçiler, sendikacılar, yerel yöneticilerle sınırlı olmayan, kitlesel olarak öğrencileri de sınırları içine alan bir baskı ve yıldırma operasyonu tüm hızıyla devam ediyor. İsteyen buna Orwell’dan ilham alarak ‘Büyük Birader Rejimi’ desin, isteyen bunu iktidarın terör örgütü bağı kurarak makbul görmediği muhalefeti yıldırma, sürekli olağanüstü durum yaratma politikası olarak tanımlasın, ortada yurttaşlık haklarını ve hukuku askıya alan kabul edilemez bir durum var.
AKP hükümetinin bu politikasının üniversite gençliğini iktidar uyumlu kılma amacının bir aracı olduğunu görebiliyoruz. Üniversitelerin normalleştirilmesinden sonra sıranın öğrencilerin normalleştirilmesine gelmesi eşyanın tabiatına uygun. YÖK, aynı YÖK. Üniversite yönetim yapısı aynı. “Şimdi sıra bizde” diye tepinen öğretim elemanı kalabalığı da. 12 Eylül rejiminin zarfı bile değiştirilmeden, mazrufu aynen uygulanıyor. DGM’ler kalktı ama bugün yeni DGM’ler işbaşında. Eski, yeninin içinde tüm canlılığıyla yaşıyor. Muhafazakâr demokratın demokrat yaldızı düşünce, ortaya 12 Eylül devletinin polisi ve yargısı, gençliği en büyük tehdit olarak gören 12 Mart zihniyeti çıkıyor.
“Yeni anayasa sonrası bu sorunlar çözülecek, biraz bekleyelim” diyenler, “amacımıza ulaşmamıza az kaldı, aman gevşemeyin” diyenlere çanak tutmakla kalmıyorlar. Fiili olağanüstü durumu meşrulaştırıyorlar. Halbuki anayasa değişikliğini beklemeden, bugün ve hemen ceza yasalarının birkaç maddesinde yapılacak değişikliklerle AİHM yargıcı Işıl Karakaş’ın işaret ettiği vahim hak ihlallerinin önemli bir kısmına son vermek mümkün.
Bugün Türkiye’de, bu parlamenter çoğunlukla TCK, TMK ve CMK’nın birkaç maddesinde acilen değişiklik yapmamanın yegâne nedeni olabilir: Bugünkü durumdan memnun olmak! Nitekim bu konuda Başbakan bir rahatsızlık emaresi göstermiyor.

Buyrun size iktidarın ''ileri'' yahut PUTİN demokrasisi.

GS Üniversitesi öğretim görevlisi Prof. İnsel'i de Ergenekonculukla suçlayanlar, değilse de HİZMET ETMEKLE suçlayanlar çıkacaktır.

Bir şeye dikkat lütfen:

Akp'ye muhalif demokratlara karşın kullanılan dil örneğin sanıkları artık var olmayan bir örgüt propogandası yapmakla suçlayan SAVCININ DİLİYLE ne derece benzeşiyor değil mi?

Tüm yandaşlar henüz sanıkların ve sanık avukatlarının dahi eline geçmeyen iddianameleri ''istihbarat basın büroları''ndan beklemeye koyulmuş; her biri savcıdan ''sav-ıcı'' ; her biri hakim!