AlbatrosS
28-11-2011, 21:41
Hayrettin Eren nasıl kayboldu?
Yıldırım Türker Radikal'de 31 yıllık bir kayıp hikayesini yazdı...
Neredeyse 20 yıl olmuş. Kayıp aileleriyle yaptığım birkaç söyleşi, Expres dergisinde çıkmıştı. Daha sonra ‘Gözaltında Kayıp-Onu Unutma’ adıyla küçücük bir kitap olarak yayımlandı. 'Afili Küçük Abim Hayri’ başlığı altında Hayrettin Eren üstüne anası güzel Elmas Hanım’dan dinlediklerimin bir dökümü vardı. Çocukluğundan kayıp edilişine kadar... Gencecik bir çocukken yaptığı yağlıboya resimlerin önüne oturup Hayrettin’den konuşmuştuk. Koyu Fenerbahçeli oluşundan... Arabalara olan düşkünlüğünden... Son bölümü aktarmak isterim:
...
http://www.demokrathaber.net/yasam/hayrettin-eren-nasil-kayboldu-h5253.html
Soru son derece yalın ve basit: Onlarca muvazzaf-emekli askeri Ergenekon davası nedeniyle içeri attıran sürecin kararlılıkla arkasında duran iktidar, 30 yıl önce kaybedilmiş insanların akıbeti için neden hiçbir şey yapmıyor?
En son komutanların topluca istifa etmesiyle şöyle demiştik: Vesayet rejimi FİİLEN bitmiştir. Nokta.
Artık iktidarın elini kolunu bağlayacak hiçbir bahanesi kalmamıştır. Onca davanın, kaotik sürecin kararlılıkla arkasında duran iktidar 12 Eylül rejiminin kaybettiklerinin hesabını kolaylıkla sorabilir.
Artık toplumun hazır olmaması gibi bir bahane de mümkün değil: Gerek basına sızdırılan MİT-PKK görüşmelerinin infiale yol açmaması gerekse Dersim'de yapılanların alenen-belgeleriyle konuşulmasına AKP tabanı tepki vermemiş, hatta desteklemiştir.
Hükümet istese, bizzat Mustafa Kemal dahil bu ülkede herkesin bir şekilde bulaştığı muhtemel suçların hesabı sorulabilir, hatta iktidar kendi tabanını kolaylıkla buna ikna edebilir.
Soru gayet yalın ve basit: Geçmişle hesaplaşmak adına hakikat komisyonları neden kurulmaz ve neden eften-püften bahanelerle bu geçiştirilir?
Emekleyen demokrasi vb zırvalıklara yanıt: ERGENEKON VE İÇERİDEKİ KOMUTANLAR'dır.
Soru gayet yalın ve basit: İktidar bu suça daha ne kadar iştirak edecek?
Yıldırım Türker Radikal'de 31 yıllık bir kayıp hikayesini yazdı...
Neredeyse 20 yıl olmuş. Kayıp aileleriyle yaptığım birkaç söyleşi, Expres dergisinde çıkmıştı. Daha sonra ‘Gözaltında Kayıp-Onu Unutma’ adıyla küçücük bir kitap olarak yayımlandı. 'Afili Küçük Abim Hayri’ başlığı altında Hayrettin Eren üstüne anası güzel Elmas Hanım’dan dinlediklerimin bir dökümü vardı. Çocukluğundan kayıp edilişine kadar... Gencecik bir çocukken yaptığı yağlıboya resimlerin önüne oturup Hayrettin’den konuşmuştuk. Koyu Fenerbahçeli oluşundan... Arabalara olan düşkünlüğünden... Son bölümü aktarmak isterim:
...
http://www.demokrathaber.net/yasam/hayrettin-eren-nasil-kayboldu-h5253.html
Soru son derece yalın ve basit: Onlarca muvazzaf-emekli askeri Ergenekon davası nedeniyle içeri attıran sürecin kararlılıkla arkasında duran iktidar, 30 yıl önce kaybedilmiş insanların akıbeti için neden hiçbir şey yapmıyor?
En son komutanların topluca istifa etmesiyle şöyle demiştik: Vesayet rejimi FİİLEN bitmiştir. Nokta.
Artık iktidarın elini kolunu bağlayacak hiçbir bahanesi kalmamıştır. Onca davanın, kaotik sürecin kararlılıkla arkasında duran iktidar 12 Eylül rejiminin kaybettiklerinin hesabını kolaylıkla sorabilir.
Artık toplumun hazır olmaması gibi bir bahane de mümkün değil: Gerek basına sızdırılan MİT-PKK görüşmelerinin infiale yol açmaması gerekse Dersim'de yapılanların alenen-belgeleriyle konuşulmasına AKP tabanı tepki vermemiş, hatta desteklemiştir.
Hükümet istese, bizzat Mustafa Kemal dahil bu ülkede herkesin bir şekilde bulaştığı muhtemel suçların hesabı sorulabilir, hatta iktidar kendi tabanını kolaylıkla buna ikna edebilir.
Soru gayet yalın ve basit: Geçmişle hesaplaşmak adına hakikat komisyonları neden kurulmaz ve neden eften-püften bahanelerle bu geçiştirilir?
Emekleyen demokrasi vb zırvalıklara yanıt: ERGENEKON VE İÇERİDEKİ KOMUTANLAR'dır.
Soru gayet yalın ve basit: İktidar bu suça daha ne kadar iştirak edecek?