Ascendent
01-12-2011, 00:19
Arkadaşlar bunu Multimedya kısmına mı buraya mı koysam karar veremedim ama burası ağır bastı.Hali hazırda gündemde "özürler" uçuşuyorken meseleyi asıl özür dilenmesi gereken noktaya çekmek istedim.Metnim:
Millet, ulus, toplum. Bu kavramlar size ne anlatıyor?
İnsanların bir araya gelip oluşturduğu kavramlar hepsi. Hepsinin temelinde insan bulunuyor, hepsinin en küçük yapıtaşı İNSAN.
İnsan doğası gereği kusursuz olma lüksüne sahip olmayan bir hayvan. Hepimiz ister istemez hata yapıyoruz. Elimizden gelenin en iyisi alabileceğimiz önlemlerle olsa olsa bu hataları minimuma indirmek.
Peki biz insanlar, yapmaktan kendimizi alıkoyamadığımız bu hataların ardından nasıl davranırız? Hangi tür davranış erdemlilik olarak değerlendirilir? Bu hatalarla dürüstçe yüzleşip, sebep olduğumuz zararlardan dolayı özür dileyip, bu hatalardan ders çıkarmak mı? Yoksa yanlışlarımızı yüzsüzce inkar etmek mi?
Hangimiz duymadık sağcı, muhafazakar politikacıların Türk tarihinde yüzümüzü karartacak tek bir olay olmadığını iddia ettiklerini, ardından da “Alnımız ak, başımız dik” gibilerinden klişe milliyetçi söylemlerini? Temeli insan olan bir topluluğun sütten çıkmış ak kaşık olduğunu iddia etmek kadar anlamsız birşey olabilir mi? Tabii ki hatalar yaptık, yapıyoruz ve yapacağız da. Benim gözümde böyle düşünen bir toplum; geçmişiyle korkmadan hesaplaşan toplumlara göre 2.sınıf bir toplum, 2. Sınıf bir ulus ve 2.sınıf bir millettir. Kibirli ve küstah olmak, kabak gibi ortada olan gerçekleri inkâr etmek yüz kızartıcı bir eylemden başka birşey değildir.
Çok mu zor 90 yıl önce uygulanan, Ermeniler’e zorunlu göç kararının doğru dürüst uygulanamadığını, işi beceriksiz görevliler, devlet adamları yüzünden elimize yüzümüze bulaştırdığımızı, gerekli önlemleri gerekli yer ve zamanda alamadığımız için pek çok Ermeni asıllı insanın boş yere hayatını kaybettiğini söyleyebilmek, SIÇIP BATIRDIĞIMIZI itiraf edebilmek... ve bundan dolayı erneni halkından ve devletinden resmi düzeyde özür dilemek ve mağdur ailelere tazminat ödemek?
Boşverin katliam, soykırım iddialarını. Ben bunları kastetmiyorum. Soykırım olduğunu kabul edilmesini isteyen bizim aşırı milliyetçilerimizin ermeni versiyonu: DİASPORA. Al birini vur ötekine. Bir hata ettik, bu bir soykırım değildi belki.. katliam da değildi ama ortada bir ayıp söz konusu ve bu ayıptan ötürü kaybedilen sayısız masum insan var ortada.
Büyüklük gösterip özür dileyecek miyiz? Yoksa kendini beğenmiş tavırlarla inkar politikasını mı sürdüreceğiz?
Alnımızın ak, başımızın dik olması işte tam olarak buna bağlı. Gelin hatalarımızla barışık olalım.
ve videom (metnin okunmasından ibaret):
http://www.youtube.com/watch?v=k3o4HY0YS0E
Konu üzerinde sizler ne düşünüyorsunuz? Mevcut muhafazakar hükumetin, tüm Ermenileri ezilmesi gereken bir böcek olarak gören aşırı milliyetçi partilerden bir farkı var mı? Daha doğrusu yüreği var mı böyle bir özür dilemeye?
Millet, ulus, toplum. Bu kavramlar size ne anlatıyor?
İnsanların bir araya gelip oluşturduğu kavramlar hepsi. Hepsinin temelinde insan bulunuyor, hepsinin en küçük yapıtaşı İNSAN.
İnsan doğası gereği kusursuz olma lüksüne sahip olmayan bir hayvan. Hepimiz ister istemez hata yapıyoruz. Elimizden gelenin en iyisi alabileceğimiz önlemlerle olsa olsa bu hataları minimuma indirmek.
Peki biz insanlar, yapmaktan kendimizi alıkoyamadığımız bu hataların ardından nasıl davranırız? Hangi tür davranış erdemlilik olarak değerlendirilir? Bu hatalarla dürüstçe yüzleşip, sebep olduğumuz zararlardan dolayı özür dileyip, bu hatalardan ders çıkarmak mı? Yoksa yanlışlarımızı yüzsüzce inkar etmek mi?
Hangimiz duymadık sağcı, muhafazakar politikacıların Türk tarihinde yüzümüzü karartacak tek bir olay olmadığını iddia ettiklerini, ardından da “Alnımız ak, başımız dik” gibilerinden klişe milliyetçi söylemlerini? Temeli insan olan bir topluluğun sütten çıkmış ak kaşık olduğunu iddia etmek kadar anlamsız birşey olabilir mi? Tabii ki hatalar yaptık, yapıyoruz ve yapacağız da. Benim gözümde böyle düşünen bir toplum; geçmişiyle korkmadan hesaplaşan toplumlara göre 2.sınıf bir toplum, 2. Sınıf bir ulus ve 2.sınıf bir millettir. Kibirli ve küstah olmak, kabak gibi ortada olan gerçekleri inkâr etmek yüz kızartıcı bir eylemden başka birşey değildir.
Çok mu zor 90 yıl önce uygulanan, Ermeniler’e zorunlu göç kararının doğru dürüst uygulanamadığını, işi beceriksiz görevliler, devlet adamları yüzünden elimize yüzümüze bulaştırdığımızı, gerekli önlemleri gerekli yer ve zamanda alamadığımız için pek çok Ermeni asıllı insanın boş yere hayatını kaybettiğini söyleyebilmek, SIÇIP BATIRDIĞIMIZI itiraf edebilmek... ve bundan dolayı erneni halkından ve devletinden resmi düzeyde özür dilemek ve mağdur ailelere tazminat ödemek?
Boşverin katliam, soykırım iddialarını. Ben bunları kastetmiyorum. Soykırım olduğunu kabul edilmesini isteyen bizim aşırı milliyetçilerimizin ermeni versiyonu: DİASPORA. Al birini vur ötekine. Bir hata ettik, bu bir soykırım değildi belki.. katliam da değildi ama ortada bir ayıp söz konusu ve bu ayıptan ötürü kaybedilen sayısız masum insan var ortada.
Büyüklük gösterip özür dileyecek miyiz? Yoksa kendini beğenmiş tavırlarla inkar politikasını mı sürdüreceğiz?
Alnımızın ak, başımızın dik olması işte tam olarak buna bağlı. Gelin hatalarımızla barışık olalım.
ve videom (metnin okunmasından ibaret):
http://www.youtube.com/watch?v=k3o4HY0YS0E
Konu üzerinde sizler ne düşünüyorsunuz? Mevcut muhafazakar hükumetin, tüm Ermenileri ezilmesi gereken bir böcek olarak gören aşırı milliyetçi partilerden bir farkı var mı? Daha doğrusu yüreği var mı böyle bir özür dilemeye?