PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Kırklar ve Alev-î Sözcüğünün Kökeni


Firestorm
09-12-2011, 16:18
Altaki yazıyı okumanızı tavsiye ederim. Bazı söylenilenlere katılmasamda yararlı bir yazı olmuş.



'Alevi' Sözcüğünün Kökeni


Öncelikle şunu ifade etmekte yarar var ki, Alevi ismi, Hz.Ali'den yüzyıllarca sonra ortaya çıkan bir kavramdır.Hz.Ali döneminde ve sonraki yüzyıllarda, tarihsel kaynaklarda Alevi ismine rastlanmaz.Ta ki, 1000'li yıllarda tek tük aydın isimlendirmesi ve 18.yüzyıllardaki genel bir adlandırılmaya kadar(1) .. .


Türkçe, dil olarak özellikle de Osmanlı döneminde Farsça ve Arapça'dan fazlasıyla etkilenmiştir. Köken olarak Farsça olan Alev kelimesinin Farsça'daki karşılığı 'Alaw' dır.'Allawi' kelimesi, Farsça olarak 'Işığa ait olan, ateşten olan, ışığa veya ateşe tapan' anlamlarına gelir(2) .


Konuyla ilgili olarak şunu ifade etmekte yarar vardır. Alevilikte 'IŞIK / IŞK / NUR' kavramı, genel öğretinin içinde önemli bir yer tutar. Bunu Alevi nefeslerinde SIKLIKLA görmek mümkündür. Bu konuda sayısız örnek verilebilinir.Zira Kaygusuz Abdal'ın deyişiyle: 'İnsan Nur-ı Kadimdir.'

Ayrıca Osmanlı döneminde (henüz Alevi isminin bilinmediği dönemlerde) , Osmanlı kaynaklarında Aleviler için 'IŞIKLAR, IŞIK TAİFESİ, IŞIK İNSANLARI, IŞIK MEZHEBİNDEN OLANLAR' tanımlamaları kullanılmıştır. Baki Öz'ün bu konudaki çalışmasından bir alıntı yapmakta yarar vardır.

23 Ramazan-Hicri 966-Miladi 1558 tarihli bir padişah fermanı şöyledir;

'SEYDİGAZİ IŞIKLARININ YOLA GETİRİLMESİNE DAİR

Eskişehir kadısına hükümki; Şu sıralarda mektup gönderip, yüce hüküm gelip, kutlu anlamından kavranıldığı gibi, Eskişehir ve Seydigazi kazalarında yaşayan SEYDİGAZİ IŞIKLARI'nın bazılarının fesat ehli olup, böylelerini yakalayıp, güvenilir...' (3)

'Aleviliğin Gizli Tarihi' adlı eserinde Erdoğan Çınar, konuyla ilgili, Osmanlı belgelerine dayanan bir çok aktarım yapmıştır ve örnekler çoğaltılabilinir. Özellikle de 16.Yüzyıl tarihli bu belgelerde, Alevilere IŞIKLAR dendiği görülmüştür.

Alevi teriminin 18.yüzyıl itibariyle genel olarak kullanılmaya başlanması ve daha önce IŞIK TAİFESİ olarak adlandırılmaları, IŞIK kavramının Alevi öğretisinin en temel öğesini oluşturması (...ki Alevi öğretsinin kalemsiz kitabı olan Nefesler, buna en güzel örnektir) , ALİ isminden ALEVİ sözcüğünün Türk dil kurallarına göre türetilemeyeceği gerçekleri, Alevi isminin konusunda bizi gerçeğe en yakın yerde tutacaktır.

Erdoğan Çınar'ın bir başka tezine göre ise, Alevi terimi M.Ö.2000 yıllarında Anadolu'da yaşamış gizemli bir halk olan LUVİLER'e dayanmaktadır. LUVİLER, Hİtit tabletlerinin okunmasıyla gün ışığına çıkmış bir halktır. Bu konuda Safa Taşkın'ın kaleme aldığı 'Mysia ve Işık İnsanları' adlı eserinde şu cümlelere rastlarız;

'İ.Ö. 2000'li yıllardan sonra Hititlerin bıraktığı yazılı ve resimli belgelerin bizlere tanıttığı Luviler adı verilen halkın, yanlız Anadolu'nun değil, insanlığın derin geçmişi ile ilgili önemli gizler taşıdığı, günümüzde yeni yeni ayırt ediliyor...'(4)

İlginç olan yan ise, Luvi isminin IŞIK anlamı taşımasıdır.Bu sebeple Erdoğan Çınar'ın tezine göre Alevi ismi, LUVİLER'den gelmektedir.

Sonuç olarak, hangi tezin doğruluğuna inanılırsa inanılsın, ALEVİ sözcüğünün ALİ isminden türetilmediği ve türetilemeyeceği açıktır. İster kelime kökünü farsça kabul edip 'ALAW' veya 'ALLAWİ' sözcüklerinin Alevi teriminin kökenini oluşturduğunu düşünelim, ister LUVİLER'e dayandıralım.Bunların hepsi bilimsel ve nesnel tezler olur.Lakin ALİ'den ALEVİ sözcüğünü türetmek / türediğini düşünmek, bilimsel anlayışa sığmaz ve Turan Dursun'un ifadesiyle 'MAVAL'dan ibarettir.

Alevi isminin ALİ den türemediği ile ilgili bu iki savı pekiştirdikten sonra, Aleviliğin öğretik tanımına geçebiliriz. Öncelikle Aleviliğin İslami bir mezhep olup olmadığını araştıralım.


Alevilik Bir İslam Mezhebi midir?

Alevi öğretisine genel manada bakıldığında, İslamiyet'in en temel gerek ve şartlarının dışında olduğu görülür. Gerek yaratılış anlayışı, gerek ibadet ve ritüel farklılıkları ve gerek öte dünya inanışı, İslamiyet'ten çok büyük farklılıklar gösterir. Fakat, Alevi deyiş ve öğretilerinde geçen İslami kavramlar dolayısıyla, Alevilik İslam'ın bir mezhebimi yoksa İslam dışı mı olduğu, Aleviler içinde dahi tartışma konusudur.

Bu konu, sadece Alevi öğretisinin objektif olarak irdelenmesiyle bir sonuca bağlanabilir veya gerçeğe yakın bir duruş elde edilebilir.

Şunu belirtmekte yarar vardır ki, Alevilik kapalı bir toplum anlayışına sahiptir.Öyleki ALEVİ olabilmek için, Alevi ana ve babadan doğmak gerekir. Aslında bu bile yetmez ve 4 kapı 40 makam denen öğretiye uygun bir hayat tarzı ile yaşamak lazımdır. Aleviliğin kapalı bir toplum oluşu ve OCAK sistemine bağlı kalışı, Aleviliğin tanımı konusunda yapılan bilimsel araştırmaları zorlaştırır. Fakat bu zorluk, yeterince objektif olunduğunda ortadan kalkar.

Aleviliği araştırmak için, bizzat Alevi öğretisini içinde barından Alevi deyişlerine / nefeslerine başvurmak gerekir.Çünkü Aleviliğin özü, anlayışı, bizzat bu deyiş ve nefeslerde gizlidir. Elbette bu deyiş ve nefeslerin hepsini burada yayımlamaya imkan yoktur.Biz de, belirli başlıklar halinde, nefes ve deyişlerdeki anlamı yorumlayıp, İslam ile karşılaştırmasını yapalım.

Öncelikle inanç kavramının temelini oluşturan Tanrı / Yaratan tanımını incelemek gerekir ki, aslında bilinenin aksine, Alevilik, bu konuda İslam'dan ayrılır.

1) Tanrı / Yaradan: Alevilikte, tanrı konusunda, insanla Tanrı'nın birliğine inanılır. Bu öğreti VAHDET-İ VÜCUD olarak adlandırılır ve ALİ kavramı (dolayısıyla bizzat insan) Tanrı'laştırılır ve deyişlerde Tanrı olarak geçer. Kısacası Alevilikte Tanrı = Ali dir. Ali, insanla 'bir' olandır.Mesela şu ünlü Alevi deyişi, Alevilik öğretisini baştan sona tanımlar;

'Ali şeriatta aslandır
Tarikatta Şah-ı Merdandır
Marifette büyücüdür
Sırr-ı Hakikatte Ali'den başka Allah yoktur'(5)

Alevilik, '4 kapı 40 makam'dan oluşur. Bu 'kapı' ve 'makam' kavramları, her bir Alevi'nin öğretik olarak geçmesi gereken, geçmek için çaba harcaması gereken kavramsal süreçlerdir. Aleviliğin özünü oluşturan 'Sırr-ı Hakikat' kapısında ise ALİ ismi, bilinen İslami anlamının aksine Allahlaştırılır ve İslam'ın hiçbir şekilde kabul edemeyeceği bir boyut kazanır.

Kısacası İslam'ın Tanrı'sı Allah, Aleviliğin ise ALİ'dir.Ünlü Alevi ozanı Genç Abdal'dan bir örnek daha vererek, diğer ayrılık noktalarını inceleyelim.

Yoğ iken yerle gökler zelden
Kudret kandilinde pünhan Ali'dir
Kün deyince bezm-i elestten evvel
Alemi var eden sultan Ali'dir

Öyleki bu deyiş, bu ifade, neredeyse Anadolu'nun tüm Alevi Ayin-i Ceminde tekrarlanır ve gerçeğe / ışığa dair yeminler edilir, andlar içilir.

2) Cennet ve Cehennem İnancı: Cennet ve cehennem inanışı, bilindiği gibi İslam'ın en temel inanışlarından biridir. Fakat gelin görünki Alevilikte asla ama asla bu inanışa yoktur ve hayatın gerçekliğini yadsıyan, bilimdışı olan bu inanca itibar edilmez. Tersine Alevilikte insanın cenneti de cehennemi de yaşadığı dünyadır.

Alevilikte, temel konudaki bu felsefe 'Devriye' olarak adlandırılan ve insanın kamilleşmesini / olgunlaşmasını öngören felsefeye itibar edilir. İtibar edilmekle kalmaz, Devriye inanışı, Aleviliğin temel taşlarından birini oluşturur.

Devriye, konusunda her ne kadar reenkarnasyon denilen bilimdışı benzetmeler yapılsa da, DEVRİYE inancının reenkarnasyon ile ilgisi yoktur. Devriye inancı, insanın yaşadığı hayatta, daha önce bahsini ettiğimiz 4 KAPI'dan Sırr-ı Hakikate ulaşarak olgunlaşması, Yaradanla / Ali'yle birleşmesini ve BİR olmasını öngörür. Bu birliğin anlamı, insan-ı kamildir.

Bu karşılaştırmadan sonra, Alevilik ile İslamiyet arasındaki büyük fark, derin bir uçurum haline dönüşür ve savlananın aksine bir din ile o dinin mezhebini değil, sanki iki farklı dini karşılaştırma durumu doğar.

3) Evrenin Yaratılışı: Diğer tüm temel inanışlarda olduğu gibi, Alevilik ile İslam, bu konuda da farklı inanışlara sahiptir.İslama göre 'yerler' ve 'gökler'(6) Allah'ın 'OL' deyişiyle birlikte 6 günde yaratılmıştır. Alevi inanışında ise bu inanış mevcut olmamakla birlikte, evrenin oluşumu hususunda çok farklı bir inanış mevcuttur.

Alevi inanışına göre evrenin / varlığın oluşumu IŞIK / Enerji ile olmuştur.'İnsan, Nur-u Kadimdir' inanışı, Alevilikteki varlık ve oluşumun temelidir. Bu inanışa göre insan öz itibariyle ışığa (genel tanımıyla Alev'e) aittir ve 'ışıktan olan' dır. Zira 'Alev-i' sözcüğünün kökeni, objektif olarak bakıldığında bu inanışla temellendirilebilinir.Bu inanışı, ALİ ismiyle özdeşleştirilir ve Ali, Tanrılaştırılır. Bunu, ünlü Alevi aşığı Devrani'nin bir nefesiyle inceleyelim;

'Hakk'ın kandilinde gizli nihanda
La mekan elinde sır idi Ali
Künt-ü kenzin esrarı andadır,
Dünya kurulmadan var idi Ali

Feriştahlar kendi munundan oldu
Sen kimsin diye cibrile sordu
Cibril bilemedi kanadı yandı
Ol zaman kandilde Nur idi Ali'

Bu örnekler fazlasıyla çoğaltılabilinir ve neredeyse IŞIK ve NUR kavramları, tüm alevi nefeslerinde geçer.Bir kaç örnek daha vererek, bu konuyu pekiştirelim.

'Kudret kandilinde bir ışık iken
Ta ol zaman aşık oldum nura ben

(Pervane)

Kandilde nur iken sevmiştim seni
Güzel pirim, sultan pirim, şah pirim

(Genç Abdal)

Ziyasından halk eyledi toprağı
Vücut buldu bu eşyanın menbaı

(Pervane)

Hu diyelim gerçeklerin demine
Gerçeklerin demi nurdan sayılır

(Hatayi)

Kandil asılırken Nur-u meskende
Bülbül idim,gonca gülünde idim

(Yeksani)

Işık oduna yananların
Tüm vücudu Nur olur

(Yunus Emre) ' (7)

Neredeyse her Alevi ozanında, Nur ve Işık kavramı önemli bir yer tutar. Bu bağlamda diyebiliriz ki, Alevi öğretisinde Işık, çok önemli bir merkezdir.İnsanın, evrenin, kısacası OLUŞ zincirinin ilk zinciri Nura / Işığa bağlanır ve 'İnsan Nur-u Kadimdir' sözü gerçek anlamını bulur.

4) İnsanın Yaratılışı Konusu: Bu inanç temeli de, Alevilikte, İslamiyet'ten çok büyük farklar gösterir. İslam'da insanın yaratılışı kavramı, Alevilikteki mitolojik KIRKLAR benzetmesinden çok farklıdır.Biribiriyle alakası dahi yoktur.

Alevilikte insanın yaratılışı, 'KIRKLAR MİTOLOJİSİ' ile anlamını bulurken, İslam'ın kutsal kitabı Kuran'da bu mitoloji asla geçmez..Peki KIRKLAR MİTOLOJİ si ile insanın yaratılışı nasıl olmuştur.Şimdi bu önemli konu ve farka değinelim, ve yine bizzat Alevi öğretisinin özünü içinde barındaran NEFESLER'e başvuralım.

Kırklardan birine neşter vuruldu
Aktı kan, varlığı ispat olundu
Anda hak mevcutta mevcut görüldü
Huvallah çağırdı irfan hu deyü
Kul Himmet

Kırklar; Alevi-Bektaşi mitolojisinde Tanrısal varlıklar olarak geçerler.Yani insanüstü varlıklardır. Efsaneye göre, Kırklar'dan biri birgün Yaradan'a;

'Sen kimsin? Ben kimim? '

...diye sorar ve asi olur.Bu tarif, nefeslerde şöyle geçer;

Yerin göğün binasını kurunca
İptida hidayet arife indi
Sen kimsin, ben kimim diye sorunca
Sorduğu ol demde kana boyandı
Aşık Veli

Bunun üzerine Yaradan'a sorduğu soru yüzünden asi olan Kırklar'dan biri, ondörtbin yıl boyunca firari olarak gezer, kaçaktır. Bu dönem, Alevi-Bektaşi nefeslerinde pervanelik olarak tanım bulur..

Ondört bin yıl kaldım pervanelikte
Sıdkı ismim buldum divanelikte
İçtim şarabını mestanelikte
Kırkların ceminde dara düş oldum
Sıdkı Baba

Pervanelik olarak tanımlanan bu dönemde, asi olan varlık, nefes anlatımıyla 'yeşil bir kandil'de saklanır.Şunu belirtmek gerekirki, Alevi mitolojisinde kandil, gezegen veya yıldız demektir.

Sorma ne hacet bizleri sofu
Ta ezelden künyede ismimiz vardır
Dünya kurulmadan yüzbinyıl evvel
Ol yeşil kandilde cismimiz vardır
Aşık Devrani

Asi olan Kırklar'dan biri, bu süreç sonunda tekrardan sorduğu soruya yine cevap vererek teslim olur.Verdiği cevap; 'Sen yaratansın,ben yaratılanım'dır.Bu cevaptan sonra teslim olan ve diğer Kırklar tarafından sorguya çekilip cezası kararlaştırılan Kırklardan biri, böylelikte pervanelik dönemini kapamış olur.

Kırklar meclisinde alınan karara göre, asi olana neşter vurulacak ve kanı akıtılacaktır.Bu kan, Dünya'da seçilmiş varlık olan Güruh-u Naci'ye hayat verecek, böylelikle Yaratan ve yaratılan 'bir'leşmiş olacaktır.

Yine Alevi nefeslerine göre bu seçilmiş varlığa katılan asinin kanı, Adem'i yaratmıştır.

Adem olup insan içine geldim
Hak nasip eylerse kandan içeri
Behlül gibi kandan kana gezerken
Bir kana uğradım kandan içeri
Virani

Böylelikle Adem de beliren yaratılan ve yaratan birliği, insan soyunun çoğalmasıyla anlamını bulmuştur.Kırklar'ın ilahi varlıklar oluşu ve onlardan birinin kanıyla insanın oluşumu, Tanrı ile insanın 'bir'liğini oluşturmuştur.

Bu açıklamalardan sonra, tüm önyargı ve tutumlardan sıyrılarak kendi kendimize şunu soralım; 'Hangi toplumsal süreç ve uygulamalar, Aleviliğin İslam kökenli olmasına rağmen, ondan bu kadar farklılaşmasına sebep olmuştur? '

Eğer Aleviliğin kökeni İslamiyete bağlanıp, Aleviliğin İslami bir mezhep olduğu konusu kabul edilirse, hiçbir bilimsel tez, bu sorunun cevabını veremez.Çünkü böyle büyük farkların olduğu iki inanç sistemini karşılaştırdığımızda, birinin diğerinden tarihsel süreçlerle oluştuğunu söylemek bilimdışıdır.

Görünen odur ki Alevilik, bir yön dışında hiçbir yönüyle İslam ile alakası yoktur. Tek ortak yan, bazı İslami kavramların Aleviler tarafından da kullanılmasıdır. Peki neden Aleviler, müslüman olmadığı halde İslami kavramları, öğretilerinin içinde kullanırlar? Şimdi bu önemli soruya bir açıklık getirmeye çalışalım.

devam edecek...

-hamza ince-

http://www.merdanaleviler.com/kirklar-bezm-i-elest/1256-kirklar-ve-alev-i-sozcugunun-kokeni.html

Khaos
09-12-2011, 16:36
ali kim
sen onu anlat
alevi kelimesinin kökeni üzerine çeşitlemeler anlatman bir şey ifade etmiyor.
alevi ister aliden gelsin, ister alevden sonuç değişmiyor.
alevilik ister islam mezhebi isterse başka bir din olsun yine sonuç değişmiyor.

sonuçta dinlerden bir din üzerine konuşuyoruz.
bütün dinler savsatadır.
alevilik bir dindir
o halde alevilik de savsatadır
benim aklım ancak aristo mantığına eriyor

14000 yıllık pervanelik öyle mi
iyimisiniz siz ya

bu savsata değilse
o zaman hangi hakla müslümanların savsatalarına savsata diyeceğiz

ilk sorumu tekrar ediyorum

huvallah daki allah kim
ali kim
kırklar kim yediler kim
hüseyin kim

eski palavralar islamla meczedilmiş adına alevilik denmiş
bu beni,m iddiam

burda çok sevdiğim bir sürü ateist dostum var
bakıyorum zaman zaman alınganlıkları tutuyor
alevi kökenlerinden bahsetme gereği duyuyorlar

ne kökeni bilader ya
ırk mı bu da köken olsun
bu bir inanç
ateist demek bu ve benzeri tüm inançları savsata olarak görüp terkeden demek

ister büyük farkları olsun,
isterse ortak noktaları
sonuçta alevilik senin de aynern söylediğin gibi inanç sistemidir

ne işimiz olur inançla

yok cibrile sormuş cibril bilememiş kanadı yanmış falanmış filanmış
bu cibril cebrail/gabriel değil mi

eee o halde

geyik hikayesi yani

Firestorm
09-12-2011, 16:46
ali kim
sen onu anlat
alevi kelimesinin kökeni üzerine çeşitlemeler anlatman bir şey ifade etmiyor.
alevi ister aliden gelsin, ister alevden sonuç değişmiyor.
alevilik ister islam mezhebi isterse başka bir din olsun yine sonuç değişmiyor.

sonuçta dinlerden bir din üzerine konuşuyoruz.
bütün dinler savsatadır.
alevilik bir dindir
o halde alevilik de savsatadır
benim aklım ancak aristo mantığına eriyor

14000 yıllık pervanelik öyle mi
iyimisiniz siz ya

bu savsata değilse
o zaman hangi hakla müslümanların savsatalarına savsata diyeceğiz

ilk sorumu tekrar ediyorum

huvallah daki allah kim
ali kim
kırklar kim yediler kim
hüseyin kim

eski palavralar islamla meczedilmiş adına alevilik denmiş
bu beni,m iddiam

burda çok sevdiğim bir sürü ateist dostum var
bakıyorum zaman zaman alınganlıkları tutuyor
alevi kökenlerinden bahsetme gereği duyuyorlar

ne kökeni bilader ya
ırk mı bu da köken olsun
bu bir inanç
ateist demek bu ve benzeri tüm inançları savsata olarak görüp terkeden demek

ister büyük farkları olsun,
isterse ortak noktaları
sonuçta alevilik senin de aynern söylediğin gibi inanç sistemidir

ne işimiz olur inançla

yok cibrile sormuş cibril bilememiş kanadı yanmış falanmış filanmış
bu cibril cebrail/gabriel değil mi

eee o halde

geyik hikayesi yani


Eğer düzgün sorarsanız cevabı verilemiyicek soru yoktur. Açıkcası hiç dolu yazmıyorsunuz dinlere karşı olalımda ne olursa olsun tavrındasınız sadece sizin için son kere söylüyorum Alevi'lik din filan değildir.

Khaos
09-12-2011, 16:58
bak sevgili dostum

yine kendini gaza getiriyorsun
bilenler bilir alevilik üzerine şu ana kadar hiç mesaj yazmadım ben
hep sabrettim

sevdiğim insanlar kırılmasın istedim
ama bir yere kadar

sözkonusu olan alevilik olunca bu bağlılık da nedir
bunu bir düşün

hem bu derece kendini alevi hissedip hem de ateist olamk tutarsız

bu tutarsızlığı aşabilmek için
aleviliğin sana uygun versiyonunu üretmen sonucu değiştirmez

alevilik ister dindir ister değildir
ister mezhepdir ister değildir

hristiyanlara sor
hepsi de hristiyanlık din değildir derler
senin alevilik din değildir demen onları çağrıştırıyor

sonuçta ortada bir inanç sistemi var
allahı cibrili muhammedi alisi hüsyini kırkı yedisi

ben buna palavra da derim, savsata da derim
kimse alınganlık yapmasın
ya da isterse yapsın beni dertlemez

şempanze ile aynı atadan evrildik
hepsi bu işte
bunu kabul etmek mi zor geliyor size
ısıktan yaradılış efsaneleri bu yüzden mi

hayata anlam yüklemek zorundamısınız
maneviyat ihtiyacımı bütün bunlar

benim açımdan alevilik yahudilik islam budizm ya da ideali,zmin herhangi bir biçimi
hatta deizm ve panteizm de tek kelime ile sadece ve sadece savsatadır
hepsi bu

kusura bakma dostum

kral ciplak
10-12-2011, 00:48
bak sevgili dostum

yine kendini gaza getiriyorsun
bilenler bilir alevilik üzerine şu ana kadar hiç mesaj yazmadım ben
hep sabrettim

sevdiğim insanlar kırılmasın istedim
ama bir yere kadar

sözkonusu olan alevilik olunca bu bağlılık da nedir
bunu bir düşün

hem bu derece kendini alevi hissedip hem de ateist olamk tutarsız

bu tutarsızlığı aşabilmek için
aleviliğin sana uygun versiyonunu üretmen sonucu değiştirmez

alevilik ister dindir ister değildir
ister mezhepdir ister değildir

hristiyanlara sor
hepsi de hristiyanlık din değildir derler
senin alevilik din değildir demen onları çağrıştırıyor

sonuçta ortada bir inanç sistemi var
allahı cibrili muhammedi alisi hüsyini kırkı yedisi

ben buna palavra da derim, savsata da derim
kimse alınganlık yapmasın
ya da isterse yapsın beni dertlemez

şempanze ile aynı atadan evrildik
hepsi bu işte
bunu kabul etmek mi zor geliyor size
ısıktan yaradılış efsaneleri bu yüzden mi

hayata anlam yüklemek zorundamısınız
maneviyat ihtiyacımı bütün bunlar

benim açımdan alevilik yahudilik islam budizm ya da ideali,zmin herhangi bir biçimi
hatta deizm ve panteizm de tek kelime ile sadece ve sadece savsatadır
hepsi bu

kusura bakma dostum



Alevilikle ilgili açılmış olan diğer topikte diğer arkadaşlarla birlikte ama özellikle size yönelik olmak üzere uzun bir yazı yazdım gönderme bütonuna bastım karşıma ingilizce olduğunu düşündüğün bir yazı çıktı...
Ne dediğini anlayamadım...
Bir kaç kez denedikten sonra bilmem hangi hatayı yaptıysam o yazım kaybolup gitti...
Yani onca emek heba oldu...

Şimdi bi de bu topiği gördüm...
Diğer topikte de sert yazmışsınız ama burada ise tam anlamıyla patlama yapmışsınız...
Sizin açınızdan bu durum çok gerekmiştir mutlaka...

Sizin gözünüzle baktığımızda yani A-teist pencereden bakılınca genel anlamda söylediklerinizin doğru olduğunu kabul etmek gerekiyor...
Çünkü eğer Alevilik bir dinse mutlaka tarihin çöplüğüne gitmelidir...
Tabi bi de bunun farklı bir boyutu olduğunu söylemek gerekiyor ki işte o kısımda da sizin işiniz baya bi zora giriyor...
Buradaki konuyu açan arkadaşımız Frestrom Aleviliği İslam dışı olarak görmüş fakat aynı zamanda bir din olmadığını söylemiş...
Şahsen ben de Aleviliği İslam dışı olarak görürüm ama aynı zamanda Aleviliği bir din/inanç olarak değerlendiriyorum...

Hal böyle olunca şimdi dile getireceğim düşüncelerim nedeniyle Frestrom isimli arkadaşımızdan bir adım daha öne çıkan bir suçlu pozisyonuna düşmüş olurum sizin karşınızda...

Bilimsel bir birikimle değil ama yaş ve gözlemlere dayanan bir düşünceyle sizin gibi güşünenlerin özellikle Alevilik konusunda derin bir yanılgı içerisinde olduklarını söylemek zorundayım...
Sizin mantığınızla gidecek olursak elbette tam anlamıyla haklısınızdır...
Çünkü size göre Aleviliğin diğer dinlerden hiç bir farkı yoktur ve en az onlar kadar yok olmalıdır...
Sürekli olaral A-teistlikle suçlanan biri olarak bu düz mantığa diyecek bir sözüm olmayacaktır...
Toplumun ezici çoğunluğu tarafından Ateizm büyük bir suç olsa da,
ve sürekli olarak bununla suçlanıyor olsam da, benim açımdan henüz o mertebeye ulaşamadığım yüce bir değerdir...
Fakat sizden bir ayrımla ve bazı şeylerin farkındalığıyla da olsa bi yerden sonra sizinle ayrıldığımızı söylemek zorundayım...

Yukarıda da belirtmeye çalıştığım gibi eğer Aleviliği mevcut baskın dinlerle aynı kefeye koyacak olursak size hak vermemek mümkün değildir...
FAKAT...
Aleviliğin özüne baktığımızda sizin gibi tavizsiz bir A-teist-i bile gülümsetecek ve baltasını yere gömdürecek kadar yüce değerlere sahip olduğu görülecektir...
Hem bu değerler öylesine bir benzerlikle A-teizm değerlerine benzer ki işte o nedenle şeriatçılar tarafından A-teizm olarak sunlanır...
Evet bence de İslamcılar bu söylemlerinde haklıdırlar...
Bana göre Alevilik GİZLİ A-TEİZM-DİR...
Bana göre A-teizm kaba bir tanrı ve inanç karşıtlığı değil,
insani değerler toplamıdır...
Şu an piyasada dolaşan ve özellikle de şeriatçı ve resmi güçlerce desteklenen Alevilik söylemlerine bakıpta Aleviliği gerici bir inanç birimi olarak değerlendirmek en büyük ve hayati hata olacaktır ki bunu zaten on yıllardır yapagelmiştir bizin sözde sosyalist arkadaşlarımız...
Fakat ne üzücüdür ki aydınların sosyalistlerin görenediği gerçeği beğenmediğimiz şeriatçılar yüz yıllar öncesinden görmüşlerdi...
Aleviliğin şu an ortalıkta dolaştırılan söylemlerinin ezici çoğunluğu yalan ve yanılmayla doludur...
Bırakalım İslam içi gibi büyük bir yalanı,
İslamın yanından bile geçmemiştir Alevilik...
İslamdan zerre bile almamakla birlikte üstüne üstlük onunla dalga deçmiştir...
Tani meselenin bu kısmında sizin bi itirazınızın olmadığının farkındayım...
Buna bağlı olarak şöyle devam etmek istiyorum...
Aleviliği İslami söylem ve figürlerden tamamen arındırdığımızda karşımıza çıkan ve benim de adına din/inanç dediğim bu yapı tamamen doğa, evren ve varlığa yöneliktir...
Öyle iddialıyım ki bir A-teist-in değerlerinin tanrıyı inkat etme dışındaki kısmının tamamıyla uyum sağlayacal bir değerler toplamına sahiptir gerçek Aleviliğin değerleri...
Hatta uzun zamandan beri beni Ateistlikle suçlayan canım Alevilerime derim ki " SİZ BENİ A-TEİSLİKLE SUÇLUYORSYNYZ AMABANA GÖRE ALEVİLİĞİN KAMİL İNSAN DEDİĞİ TANTI İNSAN-IN TIPAYIP BENZERİ A-TEİST-İN TAAAA KENDİSİDİR..."
Alevilik insanı tanrlaştırmış bir inançtır...
Bunun en çarpıcı örneği HIZIR-dır...
Hızır her darda kalanın çağrısına loşan ve bunun karşılığında hiç bir şey beklemeyen tanrı insandır...
Alevilikte kutsananlara baktığımızda karşımıza çıkan diğer şeyler hep doğa varlıklarıdır...
Dağ, tepe, güneş. ay. çeşitli hayvanlar, bitkiler. vs.vs.vs...
Hepsinden önemlisi Aleviliğin cennet ve cehennem gibi bir düşüncesi yok...
Aleviliğin inanç işleyişine inersek öööööyle uzun boylu bir tapınma da göremezsin...
Senenin belli bir doneminde ve yerine getirilen ritüellerinin dışında fazla bir şeyi de yoktur...
Alevilikte bütün hesap bu yaşamla ilgilidir...Her ne kadar reankarne gibi bir söylemi olsa da, bununda insanlığı gericiliğe götürecek kadar tehlikeli bir yanı yoktur...
ZATEN BUNLAR YÜZÜNDEN BEN ALEVİLİĞE DİN-İNANÇ DEMEK ZORUNDA KALIYORUM...
Fakat gerçek Alevilik toplumda kabul gören tarzda bir din tanımına asla girmez...
Hal böyle olunca Alevilik gerçeği bir A-teist-in tu kaka edeceği bir şey olmamalıdır...
Şunu baştan beri ısrarla savunmaktayım...
Aleviler Alevi kaldıkları sürece solcu, devrimci, demokrat, sosyal demokrat, sosyalist, komünit, ilerici vs.vs. vs. olabilirler...
Hatta şunuda ekleyebilirim...Gün gelip insanlık dinlerden arınacaksa ki bu mutlaka olacaktır, işte bu toplumların başında gelenler yine Aleviler olacaktır...
Gerçek Aleviliğin A-teizm-le hiç bir kavgası veya çekişmesi olmadığı için,
kendine bilinçli A-teist-im diyenlerin de Alevilikle hiç bir sorunu olmamalıdır diye düşünüyorum...


Saygılarımla...

pervane
10-12-2011, 01:19
Ben de kulağım niye çınlıyor diyordum:)

Okudukça kara kara düşünüyorum. Edoğan Çınar beyefendinin fantastik tarih yazımına duyulan bu ilginin bir çok çerçevesi var aslında.. Cin şişeden çıktıktan sonra kendi resmi tarihini yazmaya başladı..Sanki Alevilerin ışıklar tayfasından gelmesi veya hititlerin devamı olması başlarını gök kubbeye erdirecek... üretim nedir? şöyle üstün insan olmak için çalıştık ta kader müsade etmedi! kendilerini gereğinden fazla övüp, ezik geçen gecikmiş günlerini telafi etmeye çalışıyorlar. Diğer yandan da geleceğe aktarılacak resmi din tarihinin elini temizleyecek yeni hikayelere,yüzlere ihtiyaç var..bu güne kadar islam tarafındaki yüzler yeterince bulandı bulanacağına.. Yoksa inadım inat aleviler müslümandır demek için bu gayretkeşlik niye ki acep?
Khaos insanın düşünce üretim tarihine safsata demek yerine, bu gün geçmişe öykünenlerin öykünme gerekçelerine safsata demeyi tercih ediyorum.. Yok kesinlikle adamlar düşünmüşler haksızlık etmeyelim. bakmış karanlık oldu korkusunu anlatmış,güneş doğdu sevincini alatmış.. Ama bugün nasıl yorumlanıyor biz geceyi aydınlığa boğduk.. Vay ben geceyi aydınlatan bir neslin devamıyım..Yaşamak için övünmek de şart demek ki!

c m
10-12-2011, 16:35
Alevilik'in kökeni ile ilgili konu başlığında Alevilk'in İslam'dan gelip gelmediğine dair araştırma yapması için belirli ipuçları verdiğim üye araştırma gereği duymuş gibi görünmüyor. Mesajımda (http://65.18.198.4/forumlar/showpost.php?p=421347&postcount=105) belirttiğim konularda Erdoğan Çınar'ın verilerine kesinlik atfedilmesi gibi bir durum söz konusu gibi görünüyor.

Araştırılması gereken konuları sıralayacak olursak konular şu şekilde sıralanabilir...

- Ali öncesi dönemde Alevi inancının şeklinin incelenmesi ve gnostisizm-panteizm-budizm ile karşılaştırılması. Bu noktada kardeşlik örgütlerinin ve öğretilerinin incelenmesi. Özellikle panteizm ve gnostisizmle Alevilik ve Alevi Bektaşilik özdeşliğinin olup olmadığının incelenmesi sonucu inancın Alevilik olarak nitelendirilip nitelendirilmeyeceğinin düşünülmesi.

- Ali'nin Muhammed'in ölümü öncesi ve sonrası yaşamında gerçekleşen değişimler ve Ali-Bağdat/Basra ilişkisi.

- Hallac-ı Mansur'un yaşamı ve öğretileri. Bağdat Okulu gibi örgütlerle Hallac-ı Mansur ilişkisi. Hallac-ı Mansur-İslamiyet ilişkisi.

- Ahmet Yesevi ve Hacı Bektaş-ı Veli'nin yaşamı ve öğretileri. Hacı Bektaş-ı Veli öncesi ve sonrası Alevilik'in incelenmesi.

- Halkın Alevilik tanımı-yaşayışı ile dedelerin-pirlerin Alevilik tanımının-yaşayışının karşılaştırılması. Alevi olduklarını ifade eden topluluklardaki Alevilik tanım-yaşayış farklarının incelenmesi.

- Luviler'den geldiği iddia edildiği için Luvi inancı incelemesi. Luviler'in coğrafi varlığının yoğun olduğu bölgelerdeki inançların dünden bugüne değişimi.

- Öne atılan 40 ve 12 gibi rakamların Alevilik ve diğer inançlarda yeri ve kullanımının incelenmesi.

İncelenmesi gereken bir başka konu olarak da dinlerden özgür olduğunu ifade edenlerin inançlardan özgür olup olmadıklarının incelenmesi gereği olduğunu düşünüyorum. Sadece Alevilik bağlamında değil deizm, ateizm ve panteizm bağlamında da inançtan özgür olup olunmadığının değerlendirilmesi gereği olduğunu düşünüyorum.

image666
21-07-2012, 02:08
Evett dostlar bir kac kelam da ben katayim sohbete:)
Bilginin ışiginda ilerlemek cok zorlu bir yolculuk. Ben onceleri Alevilik bilim ve insanlik yoludur derdim. Ama simdilerde hangi sebeplerle bilim yoludur diye sorar oldum! Bektasi velinin, bilimden gidilmeyen yolun sonu karankiktir, dozunden baska pek fazla birsey yok. Ben Aleviyim ve ayni zamanda ateistim! Nasil olur? Bu gune kadar aleviligin gercekte ateistlik olduguna kendimi inandirmaya calistim. Aleviligi de ona gore yorumladim. Ama kimi kandiriyorum ki, alevilik hicbir zaman ateistlik olmadi. Alevilik bir din degil. Din olsa kitabi olur peygamberi olur. Evet benim nazarimda sadece bir inanc. Cemevleri de ibadethane. Aleviligin islam ici oldugunu savunan canlar da var. Oysa ki alevilik inanci ve felsefesiyle şiilikten besleniyor. En basitinden zahiri ve batini felsefesi var aleviligin. Bu ise basli basina DİN DİSİLİGİ islam nazarinda. Cem, semah, dedelik vs bunlerin hepsi islamin ozunde olmayan seyler. Alevilik asureye benziyor. Ya da kirk yamali bir bohcaya! Bir cok inanin iyi taraflarini alip karma bir inanc yaratilmis. Tum dinlere karsi ciktigim halde, kurani merkez alan siiligin inancini ya da Allahin aslani olan ali ye nasil baglanabilirim? Bence Hz Ali bugun yasasaydi katledegi ilk halk alevi toplulugu olurdu. İstesek de istemesek de Hz Ali İslam dininin bir numarali savunucusuydu. O bize birsey yapmadi ama inancimizla biz onu degistirdik! Hersey sembollestirildi...
Biraz fazla uzattim konuyu. Gercekci olmak lazim. Hayallerle, varsayimlarla, soylencelerle hakikat bulunamaz. Surasi da bir gercek ki, eger insan gercekcilik cizgisinden uzaklasmamayi becerebilirse, omur boyu da arastirsa ulasabilecegi en son nokta Ateizm dir. Ve insan icin tek kurtulus bilim ve sanattir. Kuru bir inancin hayalperestlikle aciklamaya calistigi yasam ve yasam sonrasi icin bilim tam da bulunmaz bir nimettir. Ozellikle uzay bilimi. Cunku bilim acikca dini safsatalari curutup, varolusun bir amaci olmadigini kanitliyor. Sanat ise, kendini bulan insani evrenle birlestirip daha ozgur, daha cagdas ve daha canli tutuyor. Son olarak alevi oldugum icin gurur duydugumu belirtmeliyim. Cunku benim gozumde her seyden once isyanin simgesi. Tarih boyu canlari pahasina inanclarina sadik kaldiklari icin. Ama sonuc olarak ateistlik daha agir basiyor ve bununla daha da cok gurur duyuyorum.
Saygilarimla
Günay Aktürk

Neva
21-07-2012, 02:19
Alevi ve kirklar meclisi kavrami, Musevi inancindan bozularak gelir.

Sayokan
22-07-2012, 09:30
Yazıyı tek taraflı buldum karşıt görüşü çürütme anlamında yetersiz.
"Erdoğan Çınar'ın bir başka tezine göre ise, Alevi terimi M.Ö.2000 yıllarında Anadolu'da yaşamış gizemli bir halk olan LUVİLER'e dayanmaktadır. LUVİLER, Hİtit tabletlerinin okunmasıyla gün ışığına çıkmış bir halktır. Bu konuda Safa Taşkın'ın kaleme aldığı 'Mysia ve Işık İnsanları' adlı eserinde şu cümlelere rastlarız;

'İ.Ö. 2000'li yıllardan sonra Hititlerin bıraktığı yazılı ve resimli belgelerin bizlere tanıttığı Luviler adı verilen halkın, yanlız Anadolu'nun değil, insanlığın derin geçmişi ile ilgili önemli gizler taşıdığı, günümüzde yeni yeni ayırt ediliyor...'(4)

İlginç olan yan ise, Luvi isminin IŞIK anlamı taşımasıdır.Bu sebeple Erdoğan Çınar'ın tezine göre Alevi ismi, LUVİLER'den gelmektedir."

Bu iddaayı söyleyen kişi orta asyadan gelen türkmenlerin nasıl luvilerden haberdar olmuştur buna açıklık getirmemiş.Sadece isim benzerliğinden dolayı nasıl aynı kültürdür diyorsunuz?Işık kavramı çoğu kültürde vardır.

"Alevi isminin ALİ den türemediği ile ilgili bu iki savı pekiştirdikten sonra, Aleviliğin öğretik tanımına geçebiliriz. Öncelikle Aleviliğin İslami bir mezhep olup olmadığını araştıralım."
Bu şekilde karşı tarafın tüm tezleri çürütüldü öyle mi?Yazı karşı görüşü çürütme anlamında yetersiz .


"1) Tanrı / Yaradan: Alevilikte, tanrı konusunda, insanla Tanrı'nın birliğine inanılır. Bu öğreti VAHDET-İ VÜCUD olarak adlandırılır ve ALİ kavramı (dolayısıyla bizzat insan) Tanrı'laştırılır ve deyişlerde Tanrı olarak geçer. Kısacası Alevilikte Tanrı = Ali dir. Ali, insanla 'bir' olandır.Mesela şu ünlü Alevi deyişi, Alevilik öğretisini baştan sona tanımlar;"

Bunu neye dayanarak söylüyorsunuz? Tüm alevilerin vahdet-i vucudu kabul ettiğini neye dayanarak söylüyorsunuz? Bir şairin dörtlüğünü vermekle çözülüyor mu bu iş?Aleviler arasında görüş ayrılıkları olduğunu en başta siz belirtmişsiniz.


"2) Cennet ve Cehennem İnancı: Cennet ve cehennem inanışı, bilindiği gibi İslam'ın en temel inanışlarından biridir. Fakat gelin görünki Alevilikte asla ama asla bu inanışa yoktur ve hayatın gerçekliğini yadsıyan, bilimdışı olan bu inanca itibar edilmez. Tersine Alevilikte insanın cenneti de cehennemi de yaşadığı dünyadır. "

Neye dayanarak söylüyorsunuz?

"Alevi inanışına göre evrenin / varlığın oluşumu IŞIK / Enerji ile olmuştur.'İnsan, Nur-u Kadimdir' inanışı, Alevilikteki varlık ve oluşumun temelidir. "

"Bu örnekler fazlasıyla çoğaltılabilinir ve neredeyse IŞIK ve NUR kavramları, tüm alevi nefeslerinde geçer.Bir kaç örnek daha vererek, bu konuyu pekiştirelim. "

İslamda ışık ve nur kavramları yok yani?Alevilere özgü sadece...

Aleviliği 3-5 tane dörtlükle ışığa tapanlar,ateşe tapanlar diye açıkladınız ya ne diyeyim...
Yüzlerce deyiş arasından işinize geleni ayıklamışsınız.

Yazıyı aralıksız okudum,ancak inanmak isteyen inanır bu yazıya,bilimsel bir yanı yok.