PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Suç, Ceza, Adalet ve Ahlak.


kaanuni
08-01-2012, 19:16
Bir hırsız sizden 100 tl çalıyor. O hırsızın size 100 tl'yi faiziyle geri vermeye zorlanması adalettir. 10 kişiyi vahşice öldürmüş sonra cesetleriyle cinsel münasebette bulunmuş bir insanı adil bir biçimde cezalandırmak mümkün değildir. Adamı on kere öldürmek mümkün olsa, ölüsünün de 10 kere ırzına geçmeye gönüllü, ahlaktan yoksun bir başkasını bulabilseniz bile, bu onun öldürdüğü insanların yakınlarına getirdiği hüzünü karşılamaz. Yani dişe diş, göze göz, mümkün değildir. Verilen ceza işlenen suçtan daha ufak olmak zorundadır. Bu adil değildir. Böyle bir durumda adalet, ne ceza ile ne de başka bir yöntemle mümkün değildir.

Peki ne yani bütün hırsızları, katilleri serbest mi bırakalım? Hayır, ceza adalet veya intikam aracı değil, suça karşı tedbir de olabilir. Ceza suçlunun bir daha suç işlemesini önlenmeye ve suç işleyebilecek insanları caydırmaya yarar. Sadece tedbir için gerekli azami ceza adildir, fazlası intikamdır, ahlaksızlıktır.

Tedbir ve intikam için uygulanan cezanın farkını bilmek, intikamın yanlış olduğunu bilmek ahlakın temellerinden biridir. Ancak ne devletimizin, ne insanımızın büyük bir kısmının, ne de dinlerimizin sözde tanrılarının bunu takdir ettiklerini zannetmiyorum.

Özellikle din ile ilgili sorunum şurada: Bir tanrının yukarıdaki örnekteki katilin kurbanlarına ve kurbanların yakınlarına telafi ile adalet getirebilir ama telafiden değil devamlı cezadan bahsediliyor. Dine inanların günahları tevbe ettiklerinde af ediliyor, sadece inanmayanlar cezalandırılıyor. Yani cezalandırılan aslında inançsızlık. Ancak inançsızı cezalandırmak caydırıcı tedbir niteliğini taşımıyor, çünki inanmayan zaten cezalandırılacağına da inanmıyor, varlığına inanmadığın cezanın da caydırıcı olması mümkün değil. Geriye ne kalıyor? İntikam.


Not: Bu konuyu politika bölümüne koydum. Aslında dinler bölümüne koymayı yeğlerdim, ama hem islam, hem hristiyanlık, hem de diğer birçok dini kapsadığı, genel bir din bölümü olmadığı ve politika ile de ilgili olduğu için buraya yazdım. Aslında bir iki bölüm fikrim var bunları başka bir iletiyle önereceğim.

vartor
09-01-2012, 01:44
Cok dogru bir noktaya deginmissin kaanuni kardes. Ceza sistemi intikam degil islah uzerine olmalidir ve cogu gelismis ulkelerde de bu boyledir. Goze goz, dise dis, sonu gelmeyen bir vendettaya da neden oldugunu da tecrubeyle biliyoruz. Ulkemizde, kan davasindan yikilan yuvalarin haddi hesabi yok. Intikam adalet gibi gorunse de, sonucta zarari herkese oldugundan kazanan olmayacagi ortada.

Jolly Jocker
14-01-2012, 11:34
İntikama dayanan kısasçı ceza anlayışının yanlışlığı ortada. Çünkü ''ateş ateşle söndürülmez''. Kısas, aynı suçu çoğaltmaktan başka bir işe yaramıyor. Adaletin temeli, suçluyu yaptığının bilincine vardırarak topluma yeniden kazanmak olmalı. Suçlu yaptığının yanlış olduğunun farkına varmadıkça onu cezalandırmak sadistlikten başka birşey olmayacaktır. Bilincine vardıktan sonra ise zaten cezalandırmaya gerek kalmaz. En etkili ceza samimi bir pişmanlıktır.

Öte yandan, suçlular gökten zembille inmez. Onu doğuran koşulları dikkate almadan sadece cezayı ağırlaştırarak suçla mücadele edeceğini sanan zihniyet, bataklığa dokunmadan sinek öldürmekle sinekleri bitireceğini sanan zihniyete benziyor.

Zaten iktidara cezalandırma yetkisi vermek çok tehlikelidir. O yetkiyi aldığı an iktidar toplumsal temelinden kopup özerk-ayrı bir hale gelir. Suçun tanımı da iktidara bırakılmamalıdır. Aksi halde memlekette hiç muhalif kalmaz.