PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Kİmlİklerde dİn hanesİ


kral ciplak
20-01-2012, 18:42
KİMLİKLERDE DİN HANESİ

Sinan Işık adlı vatandaşın nüfus cüzdanlarında din hanesi bulunduğu gerekçesiyle Türkiye’yi AİHM’de mahkum ettirmesini hatırlatan soru önergesinde İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’e, “Nüfus cüzdanlarındaki din hanesiyle ilgili ne zaman değişiklik yapılacak?” sorusu soruldu.
Şahin, “Kimlik kartı genel uygulamasına geçilmeden önce kimlik kartlarında hangi bilgilerin yer alacağı belirlenecektir” yanıtını verdi. Bu sözler, yeni kimlik kartlarına din hanesinin konulmayabileceği şeklinde yorumlandı.
CHP Bursa Milletvekili Aykan Erdemir, “AİHM’in vermiş olduğu karar tarihinden yaklaşık 20 ay geçtiği göz önünde bulundurulduğu, hükümet konuyla ilgili hangı çalışmaları yürütmüştür. AİHM’nin verdiği karar doğrultusunda nüfus cüzdanlarında din hanesiyle ilgili olarak, Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun ilgili maddesinde gerekli değişiklik ne zaman yapılacaktır?” sorularını Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a yöneltti. Soru önergesini yanıtlayan Bakan Şahin, şunları kaydetti:


Henüz belirlenmedi
“Vatandaşlık kartının pilot uygulaması ve yaygınlaştırılması ile biyometrik unsurlar da içeren elektronik vatandaşlık kartının kimlik doğrulama için kullanımının sağlanması ve tüm kimlik doğrulama fonksiyonlarının tek bir elektronik kartta toplanması öngörülmüştür. Kimlik kartı hazırlık çalışmaları halen sürdürülmektedir. Kimlik kartı genel uygulamasına geçilmeden önce Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 41. maddesi kapsamında, kimlik kartlarında hangi bilgilerin yer alacağı belirlenecektir.”
Bu sözler, Türkiye’nin AİHM’de mahkum olmasına neden din hanesinin yeni kimlik kartlarına konulmayabileceği şeklinde yorumlandı.


20 Ocak 2012, Cuma MİLLİYET GAZETESİ

MERİÇ TAFOLAR -Ankara

DEMAN
21-01-2012, 22:14
Her defasinda laiklik naralari atan ve din bezirganligi kurumunun (diyanet) lagvedilmesini talep eden, alevi kurum ve kuruluslari (abf, aabk, pskad, vs.) gercek laiklik icin atilmis olan bu önemli adimin nedense takipcisi olmadilar. Saygideger Sinan ISIK a olan gicikliklarindanmi, yoksa Müslümanlik Asklarindanmi, bilemiyorum:confused:

VraeL
22-01-2012, 01:05
Her defasinda laiklik naralari atan ve din bezirganligi kurumunun (diyanet) lagvedilmesini talep eden, alevi kurum ve kuruluslari (abf, aabk, pskad, vs.) gercek laiklik icin atilmis olan bu önemli adimin nedense takipcisi olmadilar. Saygideger Sinan ISIK a olan gicikliklarindanmi, yoksa Müslümanlik Asklarindanmi, bilemiyorum:confused:

alevi sünni kürt türk laz çerkez lezbiyen abaza farketmez,
neden bilmiyorum ama bu "torrpaaağğlarda" yaşayan halklarda bir vurdum duymazlık, bana dokunmayan yılan bin yaşasınlık, üşengeçlik alıp başını gidiyor.

hadi hayırlısı.

Natürelist
22-01-2012, 10:39
Her defasinda laiklik naralari atan ve din bezirganligi kurumunun (diyanet) lagvedilmesini talep eden, alevi kurum ve kuruluslari (abf, aabk, pskad, vs.) gercek laiklik icin atilmis olan bu önemli adimin nedense takipcisi olmadilar. Saygideger Sinan ISIK a olan gicikliklarindanmi, yoksa Müslümanlik Asklarindanmi, bilemiyorum:confused:


Sevgili Deman,

Yeni dogmus bir bebege bir din dayatilmis ve karar verme sansi birakmayan hane... daha dogdugunda cocuga yapistirilan bir etikettir din, cünkü çocuk secmemistir hangi dine mensup olacagini, ya da bir dine mensup olmak isteyip istemedigini. Ama laik denilmesine ragmen, diyanet isleri gibi bir kurumu bünyesinde barindiran bir devlet de bu tür hatalarin cikmasina cok da sasirmayalim. Asil beni sasirtan burada tüm alevi kuruluslarinin yapamadigini ve/veya istemediklerini, bizzat sayin Sinan Isik tarafindan yapilmasi ve belirttiginiz gibi de hic bir sekilde destek vermedikleri'dir ve bu da üzücü bir durumdur.

Kimliginde nicin dini de yazar? Bunu bilmenin kime ne yararı vardır? kimligimizi soran polis dinimizi ögrense ne olacak, ögrenmese ne olacak? Müslüman oldugumuzu görünce ceza da, indirim mi uygulayacaklar? Müslüman anne-babadan dogan herkes muslumandir mantigiyla yola cikan diyanet islerinin tek amaci tüm türkiye'yi "sünnilestirmek"tir.

Keza; insanlar kimliklerindeki dini ibareyi sirf ayrimcilikdan korunmak icin degistirmemektedirler de. Tamamen bir kategorizasyon meselesi olan mardin'deki yezidileri kimligindeki "dini" hanesinde "x" yazmakta, avrupa birligi bunun ayrimcilik oldugunu düsünerek tüm yezidilere iltica hakki vermistir. Tabii ki sorun sadece yazilan "x" harfinde degil, bu insanlar devlet kurumlarinda ve özel kurumlarda karsilastigi muamelededir. Yezidi köylerinde ancak yaslilar ve sakatlar bulunmaktadir su anda, gidebilecek durumda olanlar avrupa'ya gitmistir. Ayrica yillar öncesi din hanesinde mezhep ayrimciligi vardi, ve bu da sünni-alevi gerginligi yaratiyordu. Fiilen ayrimcilik gayet yapilmaktadir, ise alimlardaki "mülakat" olgusu ayrimciligin egalizasyon örneklerinden sadece biridir

Bakiniz; http://www.sabah.com.tr/Yasam/2010/02/09/din_hanesinde_x_yazan_yezidiler_aihm_kararindan_um utlu

Dogustan doldurulmamasi, kisinin gercek secimini yapabildigi zaman (veya resit oldugu zaman) gidip düzelttirilmesi gereken haneyi degistirirken mesela ateist yaptiktan sonra olasi bir gözalti durumunda yada bürokratik islemlerde nasil zorluklar cikacagini hatta toplumdan dislanmaya kadar gidebilecegini hepimiz kestirebiliriz. Bu uygulama, Nazi isgali altinda bulunan ülkelerde vardi savas sirasinda.. Yahudi'lerin kimliklerinde koskoca bir 'J' harfi bulunurdu, iceri tikmasi kolay olsun diye... Böyle utanc verici bir hanenin kaldirilmasinda tek basina mücadele veren sayin Sinan Isik'a Ateist'ler olsun, Dinlere inanmayanlar olsun, Alevi'ler olsun Yezidi'ler olsun, bir tesekkürü borc bilseler az gelir diye düsünüyorum.

Sevgiler...

Natürelist
22-01-2012, 12:14
Zaman gazetesinde Ali Bulac'in yorumu,

Burada AIHM sine vermis veristirmis(..!..)

Hic bir sekilde etnik, bölgesel, sehir, dil, cinsiyet, mesleki, siyasi vs. dini kimliginden daha önemli degilmis..(!)

Haberin devami buradan; http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazino=949175

Natürelist
22-01-2012, 12:48
Hala bu utanc verici uygulamayi savunan zihniyetler (hristiyan) misyonerligin suc olup olmadiginin tartisildigi bir ülkede devletin insanlarin hangi dine ait oldugunu bilmesinin "masumane" bir sey oldugunu san(diril)mak garip bir seydir.

Ali Bulac'in yazisindaki önerisi ise, tamamen bir dayatmadir, ötekilestirmektir, ayrimciliktir.

AIHM kararlarini hice sayan bu sahsiyet asagida bakiniz nasil bir öneri vermis;

================================================== ===========

Pekiyi, diyeceksiniz ki, farklı din, mezhep veya düşüncelerden olanlar "Müslüman" olarak isimlendirilmek istemiyorlarsa ne yapmalı? Benim önerim şu: Nüfus cüzdanları tanzim edilirken ebeveynlerin beyanı esas alınmalıdır. Cüzdanlarda "Türkiye Cumhuriyeti Nüfus Cüzdanı" üst başlığı altında haneler şöyle yazılabilmelidir:
Din: İslam, Yahudi, Hıristiyan, Yezidi, Alevi, Atesit, Agnostik, Budist vs.
Mezhep: Sünni, Alevi, Şii/Ca'feri.
Kavim/Etnik: Türk, Kürt, Çerkez, Arnavut vs.
İsteyen de herhangi bir haneyi boş bırakabilmelidir. Tercihleri ebeveynlere bırakmak lazım. Çocuk 18 yaşına geldiğinde, eğer anne ve babasının kendisine verdiği kimliği beğenmiyorsa, mahkemeye müracaat edip, cüzdandaki herhangi bir haneyi değiştirebilmelidir. İnsanları inanç ve kimlik beyanlarında özgür bırakmak lazım..
================================================== =


Cocuk ilerde eger dinini degistirirse, din hanesini düzeltmek icin bunu resmi dilekce ile beyan etmek zorunda kalır. Böyle bir durumda kalan cocuk; ya nüfus cüzdaninda inanmadigi bir dinin yazmasina zorlanmaktadir, ya da yeni dinini aciklamaya zorlanmaktadir. Hic kimse bu ikisi arasinda secim yapmaya zorlanamaz.

kral ciplak
22-01-2012, 15:02
Her defasinda laiklik naralari atan ve din bezirganligi kurumunun (diyanet) lagvedilmesini talep eden, alevi kurum ve kuruluslari (abf, aabk, pskad, vs.) gercek laiklik icin atilmis olan bu önemli adimin nedense takipcisi olmadilar. Saygideger Sinan ISIK a olan gicikliklarindanmi, yoksa Müslümanlik Asklarindanmi, bilemiyorum:confused:



Sevgili Erdal... Bu ülkede her şey o kadar ters yüz oldu ki insan ne kadar tecrübeli olursa olsun şaşırmadan edemiyor... Şeriat devletini yıkıp yerine laik bir devlet kuranlar laikliğin en çok tehlikede olduğu bu dönemde laikliklik adını ağızlarına almaz oldular... AİHM DİN HANESİ KALDIRILSIN kararını verileli iki sene bitti üçüncü seneye giriyoruz..6 senelik hukuk mücadelesinin ardından bu dava kazanıldı ama.bunca zamandan beri AKP AİHM kararını kasten uygulamıyor... Malesef durum bununla da kalmıyor, üstelik bu durum laikliği bu ülkeye getiren CHP tarafından da gündeme getirilip hükumutten hesap sorulmuyor dediğim bu günlerde bir de baktık ki CHP-den bir millet vekili bu görevi yerine getirip, başbakana karşı soru önergesi vermiş ve başbakanın yerine de içişleri bakanı açıklama yapmış... Açıklasmaya bakılırsa sayın bakan bu işi geçiştirmeye çalışmış...Bakanın açıklamasına göre kesin bir şey yok... Demiş ki yeni kartlar hazırlanıyor, o zaman kartlarda hangi hanelerin yer alcağına karar verilecek...Benim bundan anladığıma göre AİHM kararını dikkate almıyorlar, bu işe kendileri karar verecekmiş...

Peki bu ülkenin laiklik bekçisi olan biz Alevilerin ve Alevileri temsil ettiğini iddia eden Alevi kurumlarının bu meseledeki son durumu nedir diye soracak olursan buna verebileceğim cevap hiç te iç açıcı olmayacaktır...
Hani bir hal deyimi vardır " AL BİRİNİ VUR ÖTEKİNE " denir ya, işte Alevi kurumlarının durumu da tıpkı CHP-nin durumuna benziyor...
Aslında buna hiş şaşırmamak lazım, çünkü nede olsa Alevi kurumları CHP-nin arka bahçesi oluyorlar... Yani AL CHP-yi, VUR ALEVİ KURUMLARINA...

DEMAN
07-12-2012, 20:47
SUÇ DUYURUSU...

BAŞBAKAN RECEP TAYYİP ERDOĞAN VE CHP GENEL BAŞKANI KEMAL KILIÇDAROĞLU HAKKINDA KAMU DAVASI AÇILMASI TALEBİYLE SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDUM... ÇOKTANDIR YAPMAYI İSTEDİĞİM EYLEMİ GERÇEKLEŞTİRMEK İÇİN, YAZDIĞIM ŞİKAYET DİLEKÇESİNİ CUMHURİYET SAVCILIĞINA VERMEK ÜZERE BUGÜN İZMİR ADLİYESİNE GİDİP DİLEKÇEMİ VEREBİLECEĞİM BİR SAVCI ARADIM... ADLİYEDEKİ GÖREVLİLERİN YÖNLENDİRMELERİ DOĞRULTUSUNDA BİR KAÇ SAVCI VE BİRİM DOLAŞTIKTAN SONRA, EN SONUNDA BİR CUMHURİYET BAŞ SAVCI VEKİLİNE GÖNDERİLDİM... ODASINA GİRDİĞİM SAVCI BEY 4 SAYFALIK DİLEKÇEMİN İLK BÖLÜMÜNÜ OKUMAYA BAŞLADIĞINDA, DİLEKÇENİN BAŞ KISMINDAKİ SANIK BÖLÜMÜNDE YAZAN İSİMLERİ GÖRÜNCE DİĞER SAYFALARA HİÇ BAKMADAN BEKLEDİĞİM TEPKİYİ GÖSTEREREK " BU İŞTEN VAZGEÇMEM " DOĞRULTUSUNDA KONUŞMAYA BAŞLADI... SAYIN SAVCI İLE SÜREN TARTIŞMA SONUNDA EYLEMİMDEN VAZGEÇMEYECEĞİM ANLAŞILINCA ,İŞLEME KOYULMAK ÜZERE DİLEKÇEM ALINDI... BUNDAN SONRA OLACAKLAR ŞUNLARDIR... TAHMİNİMCE ÖNCELİKLE TAKİPSİZLİK KARARI VERİLECEKTİR... ASLINDA BU ŞİKAYETE TAKİPSİZLİK KARARI VERİLMESİ İÇİN HAKLI BİR GEREKÇE BULMAK MÜMKÜN DEĞİLDİR... FAKAT BİZLER BURANIN TÜRKİYE OLDUĞUNU BİLEREK ÖNCELİKLE BÖYLE BİR ŞEYLE KARŞILAŞACAĞIMIZI BİLMEK VE BEKLEMEK ZORUNDAYIZ... EĞER OLAKİ DAVA AÇILMASI İÇİN İLGİLİ MAHKEMEYE SEVK EDİLİRSE BUNDAN SONRASI OLDUKÇA İLGİNÇ OLACAKTIR... BU ŞİKAYETİ İLGİNÇ KILACAK OLAN DURUM BAŞBAKAN HAKKINDAKİ ŞİKAYETTEN ZİYADE, KEMAL KILIÇDAROĞLU-NUN DA BU DİLEKÇEDE YER ALMASIDIR... ÇÜNKÜ BANA GÖRE ORTADA KAMUYA KARŞI İŞLENMİŞ BİR SUÇ VAR VE BAŞBAKANLA BİRLİKTE BU SUÇUN EŞ SUÇLUSU KEMAL KILIÇDAROĞLU-DUR... ŞİKAYETİN KONUSU 02-02-2010 TARİHİNDE AİHM TARAFINDAN VERİLEN - KİMLİKLERDEN DİN HANESİ KALDIRILSIN - KARARININ UYGULAMAYA KONULMAMASIDIR...

Sinan IŞIK

http://www.facebook.com/pages/Asimilasyona-ve-i%C5%9Fbirlik%C3%A7ilere-kar%C5%9F%C4%B1-m%C3%BCcadele-eden-Aleviler-grubu/539196692775486

DEMAN
07-12-2012, 20:49
BAŞBAKAN RECEP TAYYİP ERDOĞAN VE CHP GENEL BAŞKANI KEMAL KILIÇDAROĞLU HAKKINDA SUÇ DUYURUSU DİLEKÇESİ...

İzmir Cumhuriyet Savcılığına

Şikayet Eden : Sinan IŞIK

Adresi :

Sanık : Recep Tayyip ERDOĞAN Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı
Adresi : Türkiye Cumhuriyeti Büyük Millet Meclisi – ANKARA
Sanık : Kemal KILIÇDAROĞLU Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı
Adresi : Türkiye Cumhuriyeti Büyük Millet Meclisi – ANKARA


Suç Tarihi : 02-02-2010 tarihinden beri devam ediyor.

Olaylar
1. Şikayetim üzerine 07-05-2004 Tarihinde İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesinde başlayan KİMLİĞİMDEN İSLAM İBARESİNİ SİLİN, YERİNE GERÇEK İNANCIM OLAN ALEVİLİK-İ YAZIN istemli dava, yerel mahkemece görüşülüp, Diyanet İşleri Başkanlığından ( DİB ) alınan görüş doğrultusunda reddedildikten sonra, davayı temyiz etmem nedeniyle, dava Yargıtay-ca yeniden görüşülüp, yerel mahkemenin vermiş olduğu karar uygun bulunarak talebim reddedildi…
2. Bu aşamadan sonra anayasal ve uluslar arası hukuktan edinilmiş olan hakkımı kullanmak üzere davayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi-ne ( AİHM ) götürdüm…
3. 2005 tarihinden başlayarak devam eden AİHM yargılama süreci, 02-02-2010 tarihinde açıklanan karar ile sonuçlanmış oldu…
4. 02-02-2010 tarihinde açıkladığı kararında sayın AİHM, şikayetimi haklı buldu ve kimliklerdeki din hanesinin hem laikliğe aykırı bir uygulama ve hem de AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMES-İNİN ( AİHS ) DİN VE VİCDAN ÖZGÜRLÜĞÜNÜ DÜZENLEYEN 9. MADDESİNE AYKIRI VE İNSAN HAKLARI İHLALİ olduğu tespitine vararak, bu sorunun çözümü anlamına gelen KİMLİKLERDEN DİN HANESİ KALDIRILSIN kararını verdi…
5. Türkiye Cumhuriyeti devletinin altına imza attığı AİHS sözleşmesinin, iç hukukun üstünde olduğunu vurgulayan anayasasının 90. maddesinde de ifadesini bulan ve AİHS-nin uluslar arası yargı organı olan AİHM-nin 02-02-2010 tarihli KİMLİKLERDEN DİN HANESİ KALDIRILSIN KARARI yazılı ve görsel medya tarafından dünya kamuoyuna duyurulduktan sonra, dönemin ve günümüzün de Türkiye Cumhuriyeti Devleti Başbakanı sıfatını taşıyan sayın Recep Tayyip ERDOĞAN-a basın mensuplarının AİHM KİMLİKLERDEN DİN HANESİ KALDIRILSIN KARARI hakkındaki düşünceleri sorulduğunda, basına yansıyan ve tekzip edilmeyen beyanatı özet olarak “ KARARI NORMAL BULDUĞU“ şeklinde olmuştur…
6. AİHM kararlarının uygulanma şekli itibariyle, verilen bir karara 3 ay içinde itiraz edilmediğinde o karar yürürlüğe girer ve gereği yapılır… Ortaya konulan AİHM kararının üzerinden 3 ay geçmesine rağmen, devleti temsilen yürütmenin başındaki sayın başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN ve dolayısıyla kabinesindeki ilgili bakanlıkça AİHM kararına itiraz edilmediği görüldükten sonra, konunun önemi ve hassasiyeti nedeniyle ilk günden itibaren yazılı ve görsel basında bol miktarda yer alması ve sayın başbakanın yukarıdaki beyanatı sonucu bu konuda oluşan kanaat, AİHM kararının en kısa sürede hayata geçirileceği yönünde olmuştur… Bir çok ünlü gazetecinin köşe yazılarında belirttiği görüşleri de genel kanaat yönünde olmuştur… Şahsen buna inanan biri olmasam da, basının ve ulusal vede uluslar arası kamu oyunun baskısı sonucu mecbur kalınıp yerine getirileceğine dair bir kanaat bende de oluşmuştu…. Tüm bu baskı unsurları bir tarafa, zaten ortada duran bir AİHM kararı vardı ve uygulanmak zorundadır diye düşünmekteydim…
7. Tüm beklentilerim ve gereklilik hallerine rağmen, kararın uygulanmasında karşılaşılacak zorlukları da düşünerek, sayın hükümet-e ve dolayısıyla icranın başındaki sayın başbakan-a makul bir süre tanımak amacıyla bekledim… 02-02-2010 tarihinde verilen AİHM kararının üzerinden 8 ay geçmesine rağmen, sayın başbakan veya ilgili bakanlık tarafından bu konuda hiçbir açıklama yapılmadığı ve olumlu bir adım atılmadığı görülünce, sayın başbakanı uyarmak ve AİHM kararını bir an önce hayata geçirmesini istemek amacıyla, 2010 yılının Ekim ayında bir uyarı yazısı yazıp, AİHM kararının bir an önce uygulanmasını talep ettiğim ve kendilerine bir ay daha süre verdiğimizi içeren dilekçeyi basın önünde açıklayarak başbakanlığın ilgili birimine imza karşılığı avukatımla birlikte elden teslim ettik…
8. Şikayet dilekçemizde belirttiğimiz 30 günlük süre dolduğunda tıpkı daha önce olduğu gibi, sayın başbakan veya ilgili bakanlık tarafından konuya ilişkin olumlu bir adım veya açıklama gelmeyince, yine AİHM uygulamaları gereği olarak, AİHM kararlarının uygulanıp uygulanmadığını takiple görevli olan Avrupa Bakanlar Komitesine ( ABK ) bir uyarı yazısı yazarak durumu kendilerine bildirdik…
9. 2010 yılının Aralık ayı başlarında yazılı dilekçeyle durumu bildirdiğimiz Avrupa Bakanlar Komitesi ( ABK ) duruma müdahale ederek, davalı ve aynı zamanda suçlu konumundaki Türkiye Cumhuriyeti Devleti temsilcilerine yani sayın hükümete uyarıda bulunarak, kararın uygulanmama gerekçesini sormuşlardır… Bunun üzerine ABK-ne yazılı açıklama ile cevap veren sayın hükümet inandırıcı olmayan bazı gerekçelerle kendini savunmuştur ve fakat kararın ne zaman uygulanacağına dair her hangi bir bildirimde bulunmamıştır…Aradan geçen yaklaşık üç yıllık süreye ve uluslar arası baskıya rağmen, KİMLİKLERDEN DİN HANESİ KALDIRILSIN yönündeki AİHM kararı hayata geçmemiş ve, geçeceğine dair beklenti, kanaat ve umutlar giderek azalmıştır…
10. KİMLİKLERDEN DİN HANESİ KALDIRILSIN yönünde verilmiş olan AİHM kararının hayata geçmesi için vatandaşlık kanununda yasal düzenleme yapılması gerekmektedir… Hal böyle olunca bu işlemin yapılması için öncelikle ülkeyi yöneten hükümetin başındaki başbakanın gerekli emirleri vermesi gerekmektedir… Bu zaman zarfında demokrasimizi ileri götürecek adımlar atıyoruz iddiasıyla 2010 yılının 12 Eylül tarihinde bir Anayasa referandumu da yapılmasına rağmen KİMLİKLERDEKİ DİN HANESİ konusunda hiçbir adım atılmaması sayın başbakanın bu konuda ki tutumunun habercisi olmuştur…
11. Şahsım, yargı/AİHM ve devlet yönetimi arasında bu olaylar cereyan ederken, devlet yönetiminin dizaynında hükümetten sonra ikinci derecede ve hatta ileri demokrasilerde hükümetten de öncelikli sorululukları bulunan Ana Muhalefet Partisi konumundaki Cumhuriyet Halk Partisi-nin, AİHM kararının hükümet tarafından BİLEREK UYGULANMAMASI KONUSUNDA ne bir itiraz ve ne de her hangi bir girişimde bulunulmamış olması, bu haksızlığın ve YARGI KARARINA KARŞI DİRENİŞİN DAYANAKLKARINDAN BİRİ HALİNE GELMİŞTİR… Türkiye Cumhuriyetini kuran ve Laiklik ilkesini devlet yönetimine yerleştiren parti olarak on yıllarca oy verdiğim Cumhuriyet Halk Partisinin ( CHP ) bu duyarsızlığı, bende derin üzüntü ve hayal kırıklığı yaratmış, kendimi açıkça ALDATILMIŞ hissetmeme sebep olmuştur… Hal böyle olunca, bu konuda en az hükümet kadar suçlu olduğuna inandığım CHP-nin genel başkanı sayın Kemal KILIÇDAROĞLU-nun da suç işlediğine inanmaktayım…
12. 02-02-2010 tarihinde AİHM-nin vermiş olduğu KİMLİKLERDEKİ DİN HANESİ KALDIRILSIN KARARI, sizinde çok iyi bileceğiniz gibi kişiye özgü bir karar değildir… 75 milyon civarında olduğu söylenen ülkemiz nüfusunun tümünü ilgilendirmektedir… Bu kararla yalnız şahsıma ait kimlikteki din hanesi kaldırılmayıp, tüm vatandaşlarımızın kimliklerindeki din hanesinin aynı anda kaldırılması anlamına gelmektedir… AİHM kararlarının bağlayıcı ve aynı zamanda iç hukukumuzun da üstünde olduğu hükme bağlandığına göre, sayın başbakanın İNSAN HAKLARINI VE KANUNLARI HİÇE SAYARAK AİHM KARARINA BİLEREK DİRENMESİ ULUSAL BİR SUÇ İŞLEDİĞİ ANLAMINA GELMEKTEDİR. .. Aynı zamanda CHP-nin de böylle bir hukuksuzluğa sessiz kalması SUÇA İŞTİRAK ANLAMINA GELMEKTEDİR…
13. Bu nedenlerle, sayın başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN ile Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı sayın Kemal KILIÇDAROĞLU-ndan şikayetçiyim…
14. Sanıkların eylemi suç teşkil ettiğinden gerekli cezai kovuşturmanın yapılarak kamu davası açılması ve sanıkların cezalandırılması için Savcılığınıza müracaat zorunluluğu hasıl olmuştur. Saygılarımla arz ederim…

Deliller: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Karar No : Sinan Işık- Türkiye 21924/05
Karar tarihi : 02-02-2012
Ayrıca bu dava hakkında yazılı ve görsel basında çıkan haberler elimde mevcuttur… Dava açıldığında tüm bilgi ve belgeleri sayın mahkemeye sunacağımı beyan ederim…

http://www.facebook.com/pages/Asimilasyona-ve-i%C5%9Fbirlik%C3%A7ilere-kar%C5%9F%C4%B1-m%C3%BCcadele-eden-Aleviler-grubu/539196692775486

ALKA
08-12-2012, 00:10
Hem AKP hem CHP bu davayı ve yargılanmayı çoktan hak ettiler.

AİHM kararlarını yerine getirmeyerek hem laikliği baltalıyorlar hem de halkı kandırıyorlar.

Umarım benzer davalar başkalarınca da açılır ve bunu takip eder.

Baskoylu
08-12-2012, 06:23
Egemen guclerden hic bir zaman haklar yalvararak alinmamistir, Alinmasi gereken butun haklar zor ile alinmistir.

Saygideger Sinan Isik Can kendi hak ve ozgurlugu olan taleplerini fasist duzenden talep etmesine regmen verilmemistir, verilmiyecektir, Ama verdigi mucadelenin sonucunda basari elde edecegine inaniyorum.

Turkiye`de yasamis olsaydim ve Turk Vatandasi olmus olsaydim, Saygideger Sinan Isik Can`nin baslattigi bu mucadeleyi desteklemenin yani sira kendisi gibi ayni teleplerimi fasist devletten zorla`da olsa almaya calisirdim...
Turkiye sinirlari icinde yasiyan, kendisine Aleviyim diyen her birey Sinan Isik Canin verdigi bu mucadeleyi desteklemelidir, yok degilse kafasini kuma gommelidir, kendisine Aleviyim dememelidir....

Yasadigimiz su duzende Namuslular`da, Namusuzlar Kadar Cesaretli Olsalar... Egemen olan namusuzlar degil, namuslular olurdu ve herkes ozgurce istedigi gibi yasamis olurdu.....

Saygi ve Insani Sevgilerimle.

DEMAN
08-12-2012, 19:59
Egemen guclerden hic bir zaman haklar yalvararak alinmamistir, Alinmasi gereken butun haklar zor ile alinmistir.

Saygideger Sinan Isik Can kendi hak ve ozgurlugu olan taleplerini fasist duzenden talep etmesine regmen verilmemistir, verilmiyecektir, Ama verdigi mucadelenin sonucunda basari elde edecegine inaniyorum.

Turkiye`de yasamis olsaydim ve Turk Vatandasi olmus olsaydim, Saygideger Sinan Isik Can`nin baslattigi bu mucadeleyi desteklemenin yani sira kendisi gibi ayni teleplerimi fasist devletten zorla`da olsa almaya calisirdim...
Turkiye sinirlari icinde yasiyan, kendisine Aleviyim diyen her birey Sinan Isik Canin verdigi bu mucadeleyi desteklemelidir, yok degilse kafasini kuma gommelidir, kendisine Aleviyim dememelidir....

Yasadigimiz su duzende Namuslular`da, Namusuzlar Kadar Cesaretli Olsalar... Egemen olan namusuzlar degil, namuslular olurdu ve herkes ozgurce istedigi gibi yasamis olurdu.....

Saygi ve Insani Sevgilerimle.

Saygideger Baskoylu abicigim, KRAL CIPLAK mahlasli, saygideger Sinan ISIK'IN HAKKINI verip ve verdigi mücadeleyi destekledigin icin, tesekkürler. Wes u war be :)
Aktif bir sekilde facebook'ta sevgili Sinan ISIK'IN acmis oldugu"Asimilasyona ve işbirlikçilere karşı mücadele eden Aleviler grubu" na katilmani tavsiye ederim. Umarim bizimle birlikte sanal ortamda mücadele etmeye devam edersin...

http://www.facebook.com/pages/Asimilasyona-ve-i%C5%9Fbirlik%C3%A7ilere-kar%C5%9F%C4%B1-m%C3%BCcadele-eden-Aleviler-grubu/539196692775486

Sevgi ve saygilarimla...

AlbatrosS
09-12-2012, 16:53
Hala bu utanc verici uygulamayi savunan zihniyetler (hristiyan) misyonerligin suc olup olmadiginin tartisildigi bir ülkede devletin insanlarin hangi dine ait oldugunu bilmesinin "masumane" bir sey oldugunu san(diril)mak garip bir seydir.

Ali Bulac'in yazisindaki önerisi ise, tamamen bir dayatmadir, ötekilestirmektir, ayrimciliktir.

AIHM kararlarini hice sayan bu sahsiyet asagida bakiniz nasil bir öneri vermis;

================================================== ===========

Pekiyi, diyeceksiniz ki, farklı din, mezhep veya düşüncelerden olanlar "Müslüman" olarak isimlendirilmek istemiyorlarsa ne yapmalı? Benim önerim şu: Nüfus cüzdanları tanzim edilirken ebeveynlerin beyanı esas alınmalıdır. Cüzdanlarda "Türkiye Cumhuriyeti Nüfus Cüzdanı" üst başlığı altında haneler şöyle yazılabilmelidir:
Din: İslam, Yahudi, Hıristiyan, Yezidi, Alevi, Atesit, Agnostik, Budist vs.
Mezhep: Sünni, Alevi, Şii/Ca'feri.
Kavim/Etnik: Türk, Kürt, Çerkez, Arnavut vs.
İsteyen de herhangi bir haneyi boş bırakabilmelidir. Tercihleri ebeveynlere bırakmak lazım. Çocuk 18 yaşına geldiğinde, eğer anne ve babasının kendisine verdiği kimliği beğenmiyorsa, mahkemeye müracaat edip, cüzdandaki herhangi bir haneyi değiştirebilmelidir. İnsanları inanç ve kimlik beyanlarında özgür bırakmak lazım..
================================================== =


Cocuk ilerde eger dinini degistirirse, din hanesini düzeltmek icin bunu resmi dilekce ile beyan etmek zorunda kalır. Böyle bir durumda kalan cocuk; ya nüfus cüzdaninda inanmadigi bir dinin yazmasina zorlanmaktadir, ya da yeni dinini aciklamaya zorlanmaktadir. Hic kimse bu ikisi arasinda secim yapmaya zorlanamaz.

Yazının devamında(ali bulaç) tipik bir inkarcı(tarihsel) pozisyon alıp ''bizim tarihimizde dinsel çatışma, ötekileştirme vs yoktur'' denerek AİHS'nin hükümleri boşa çıkarmaya çalışılmış:

- Muhafazakarların ''dinsel tercihlerin seçmeli de olsa görünür'' olmalarındaki ısrarı ''dini-iyi niyetli'' bir çaba değildir. Din hanesi boş da olsa mezhepleri de içererek görünür de olsa, birçok şekilde, kurumda ve yerde halihazırdaki Türkiye koşullarında ayrımcılıklara sebebiyet olmakla kalmayacak; ayrımcılıkları daha da körükleyecektir!

- Mevcut uygulamada, herkesi ''islam'' göstererek en azından göreli bir ''görünmezlik/koruma'' zırhı sağlanmış durumdadır. Şöyle bir örnek verelim: Alevi inancına mensup biri kimlikte halen ''Müslüman'' görünerek misal bir öğretmen olarak ''muhafazakar-sünni'' bir köye atansın. Öğretmen kendini ifşa etmediği sürece, çalıştığı kurum ve köydekiler kendinin bir Alevi olduğunu bilmezler. Bu da göreceli olarak köylülerle herhangi bir sosyal problem yaşamasına sebep olmaz.

Ancak!

Kimliğinde diyelim ki açık açık Alevi yazsın: Bu durumda inancı kolaylıkla afişe olacaktır. Türkiye gerçeğinden biliyoruz ki, öğretmen şayet o köyde yaşamak zorundaysa köylüler kendisine su bile vermez. Köydeki kamusal alanlarda dışlanır(misal bir kahveye gidip oturamaz)

Ha, Alevi örgütleri buna razıysa bu onların kararıdır, biz saygı duyar; muhtemel bir sorunda yanlarında oluruz.

Dediğimiz gibi, mezhep vs hanelerinin açık açık yazması durumunda, örneğin ''iş ararken'', örneğin ''kamuda mülakat vs ile tercih yapılacakken'', örneğin ''ücretli öğretmenlik için başvurduğunda'' DİREKT elenebilecektir. Bu sorun, Alevilerin başına gelecekler kadar yaygın olmasa da Sünni Müslümanlar için de geçerli olacaktır.

Birçok kurum, şayet yakından tanımıyor ve kişi açıkça ifşa etmediyse işe alacağı elemanın inancını bilmez.

Kendimden örnek vereyim: Ateist olduğum bilinseydi, Milli Eğitime Bağlı bir kurumda ücretli öğretmenlik yapamazdım kesinlikle!(batıda dahi yaşasam milli eğitim şube müdürleri ya muhafazakar yahut ekseri milliyetçilerden oluşur) Ve benim ateist olduğumu ben ifşa etmeden kimse bilemez.

Keza özel teşebbüste de bu böyledir: Ateist, solcu vs olduğumu bilecek çoğu işletme beni işe almayacaktır.

Sonuç olarak; belki yalnızca kendileri namına bile istense, din hanesinde ''çoklu seçenek'' sosyal bakımdan mevcut durumu ve olası istismarları daha da kötüleştirecektir. Ha, bu ''siyaseten'' kötü bir şey midir? Bence değil. Daha çok sayıda insanın mağdur olması, iktidara tepkileri arttıracaktır. Fakat şu tehlike de var: Bu yüzden bazı sünni müslümanlar da zaman zaman sosyal tecride, dışlamaya ve istismara uğrayacaktır.

Avrupa bu konuda oldukça tecrübeli olduğu için mümkün olan en makul seçeneğin ''din hanesinin olmaması'' olduğunda hem fikir.

DEMAN
20-12-2012, 19:48
SUÇ DUYURUSU...

BAŞBAKAN RECEP TAYYİP ERDOĞAN VE CHP GENEL BAŞKANI KEMAL KILIÇDAROĞLU HAKKINDA KAMU DAVASI AÇILMASI TALEBİYLE SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDUM... ÇOKTANDIR YAPMAYI İSTEDİĞİM EYLEMİ GERÇEKLEŞTİRMEK İÇİN, YAZDIĞIM ŞİKAYET DİLEKÇESİNİ CUMHURİYET SAVCILIĞINA VERMEK ÜZERE BUGÜN İZMİR ADLİYESİNE GİDİP DİLEKÇEMİ VEREBİLECEĞİM BİR SAVCI ARADIM... ADLİYEDEKİ GÖREVLİLERİN YÖNLENDİRMELERİ DOĞRULTUSUNDA BİR KAÇ SAVCI VE BİRİM DOLAŞTIKTAN SONRA, EN SONUNDA BİR CUMHURİYET BAŞ SAVCI VEKİLİNE GÖNDERİLDİM... ODASINA GİRDİĞİM SAVCI BEY 4 SAYFALIK DİLEKÇEMİN İLK BÖLÜMÜNÜ OKUMAYA BAŞLADIĞINDA, DİLEKÇENİN BAŞ KISMINDAKİ SANIK BÖLÜMÜNDE YAZAN İSİMLERİ GÖRÜNCE DİĞER SAYFALARA HİÇ BAKMADAN BEKLEDİĞİM TEPKİYİ GÖSTEREREK " BU İŞTEN VAZGEÇMEM " DOĞRULTUSUNDA KONUŞMAYA BAŞLADI... SAYIN SAVCI İLE SÜREN TARTIŞMA SONUNDA EYLEMİMDEN VAZGEÇMEYECEĞİM ANLAŞILINCA ,İŞLEME KOYULMAK ÜZERE DİLEKÇEM ALINDI... BUNDAN SONRA OLACAKLAR ŞUNLARDIR... TAHMİNİMCE ÖNCELİKLE TAKİPSİZLİK KARARI VERİLECEKTİR... ASLINDA BU ŞİKAYETE TAKİPSİZLİK KARARI VERİLMESİ İÇİN HAKLI BİR GEREKÇE BULMAK MÜMKÜN DEĞİLDİR... FAKAT BİZLER BURANIN TÜRKİYE OLDUĞUNU BİLEREK ÖNCELİKLE BÖYLE BİR ŞEYLE KARŞILAŞACAĞIMIZI BİLMEK VE BEKLEMEK ZORUNDAYIZ... EĞER OLAKİ DAVA AÇILMASI İÇİN İLGİLİ MAHKEMEYE SEVK EDİLİRSE BUNDAN SONRASI OLDUKÇA İLGİNÇ OLACAKTIR... BU ŞİKAYETİ İLGİNÇ KILACAK OLAN DURUM BAŞBAKAN HAKKINDAKİ ŞİKAYETTEN ZİYADE, KEMAL KILIÇDAROĞLU-NUN DA BU DİLEKÇEDE YER ALMASIDIR... ÇÜNKÜ BANA GÖRE ORTADA KAMUYA KARŞI İŞLENMİŞ BİR SUÇ VAR VE BAŞBAKANLA BİRLİKTE BU SUÇUN EŞ SUÇLUSU KEMAL KILIÇDAROĞLU-DUR... ŞİKAYETİN KONUSU 02-02-2010 TARİHİNDE AİHM TARAFINDAN VERİLEN - KİMLİKLERDEN DİN HANESİ KALDIRILSIN - KARARININ UYGULAMAYA KONULMAMASIDIR...

Sinan IŞIK

http://www.facebook.com/pages/Asimilasyona-ve-i%C5%9Fbirlik%C3%A7ilere-kar%C5%9F%C4%B1-m%C3%BCcadele-eden-Aleviler-grubu/539196692775486

BAŞBAKAN RECEP TAYYİP ERDOĞAN VE CHP GENEL BAŞKANI KEMAL KILIÇDAROĞLU HAKKINDA SUÇ DUYURUSU DİLEKÇESİ...

İzmir Cumhuriyet Savcılığına

Şikayet Eden : Sinan IŞIK

Adresi :

Sanık : Recep Tayyip ERDOĞAN Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı
Adresi : Türkiye Cumhuriyeti Büyük Millet Meclisi – ANKARA
Sanık : Kemal KILIÇDAROĞLU Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı
Adresi : Türkiye Cumhuriyeti Büyük Millet Meclisi – ANKARA


Suç Tarihi : 02-02-2010 tarihinden beri devam ediyor.

Olaylar
1. Şikayetim üzerine 07-05-2004 Tarihinde İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesinde başlayan KİMLİĞİMDEN İSLAM İBARESİNİ SİLİN, YERİNE GERÇEK İNANCIM OLAN ALEVİLİK-İ YAZIN istemli dava, yerel mahkemece görüşülüp, Diyanet İşleri Başkanlığından ( DİB ) alınan görüş doğrultusunda reddedildikten sonra, davayı temyiz etmem nedeniyle, dava Yargıtay-ca yeniden görüşülüp, yerel mahkemenin vermiş olduğu karar uygun bulunarak talebim reddedildi…
2. Bu aşamadan sonra anayasal ve uluslar arası hukuktan edinilmiş olan hakkımı kullanmak üzere davayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi-ne ( AİHM ) götürdüm…
3. 2005 tarihinden başlayarak devam eden AİHM yargılama süreci, 02-02-2010 tarihinde açıklanan karar ile sonuçlanmış oldu…
4. 02-02-2010 tarihinde açıkladığı kararında sayın AİHM, şikayetimi haklı buldu ve kimliklerdeki din hanesinin hem laikliğe aykırı bir uygulama ve hem de AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMES-İNİN ( AİHS ) DİN VE VİCDAN ÖZGÜRLÜĞÜNÜ DÜZENLEYEN 9. MADDESİNE AYKIRI VE İNSAN HAKLARI İHLALİ olduğu tespitine vararak, bu sorunun çözümü anlamına gelen KİMLİKLERDEN DİN HANESİ KALDIRILSIN kararını verdi…
5. Türkiye Cumhuriyeti devletinin altına imza attığı AİHS sözleşmesinin, iç hukukun üstünde olduğunu vurgulayan anayasasının 90. maddesinde de ifadesini bulan ve AİHS-nin uluslar arası yargı organı olan AİHM-nin 02-02-2010 tarihli KİMLİKLERDEN DİN HANESİ KALDIRILSIN KARARI yazılı ve görsel medya tarafından dünya kamuoyuna duyurulduktan sonra, dönemin ve günümüzün de Türkiye Cumhuriyeti Devleti Başbakanı sıfatını taşıyan sayın Recep Tayyip ERDOĞAN-a basın mensuplarının AİHM KİMLİKLERDEN DİN HANESİ KALDIRILSIN KARARI hakkındaki düşünceleri sorulduğunda, basına yansıyan ve tekzip edilmeyen beyanatı özet olarak “ KARARI NORMAL BULDUĞU“ şeklinde olmuştur…
6. AİHM kararlarının uygulanma şekli itibariyle, verilen bir karara 3 ay içinde itiraz edilmediğinde o karar yürürlüğe girer ve gereği yapılır… Ortaya konulan AİHM kararının üzerinden 3 ay geçmesine rağmen, devleti temsilen yürütmenin başındaki sayın başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN ve dolayısıyla kabinesindeki ilgili bakanlıkça AİHM kararına itiraz edilmediği görüldükten sonra, konunun önemi ve hassasiyeti nedeniyle ilk günden itibaren yazılı ve görsel basında bol miktarda yer alması ve sayın başbakanın yukarıdaki beyanatı sonucu bu konuda oluşan kanaat, AİHM kararının en kısa sürede hayata geçirileceği yönünde olmuştur… Bir çok ünlü gazetecinin köşe yazılarında belirttiği görüşleri de genel kanaat yönünde olmuştur… Şahsen buna inanan biri olmasam da, basının ve ulusal vede uluslar arası kamu oyunun baskısı sonucu mecbur kalınıp yerine getirileceğine dair bir kanaat bende de oluşmuştu…. Tüm bu baskı unsurları bir tarafa, zaten ortada duran bir AİHM kararı vardı ve uygulanmak zorundadır diye düşünmekteydim…
7. Tüm beklentilerim ve gereklilik hallerine rağmen, kararın uygulanmasında karşılaşılacak zorlukları da düşünerek, sayın hükümet-e ve dolayısıyla icranın başındaki sayın başbakan-a makul bir süre tanımak amacıyla bekledim… 02-02-2010 tarihinde verilen AİHM kararının üzerinden 8 ay geçmesine rağmen, sayın başbakan veya ilgili bakanlık tarafından bu konuda hiçbir açıklama yapılmadığı ve olumlu bir adım atılmadığı görülünce, sayın başbakanı uyarmak ve AİHM kararını bir an önce hayata geçirmesini istemek amacıyla, 2010 yılının Ekim ayında bir uyarı yazısı yazıp, AİHM kararının bir an önce uygulanmasını talep ettiğim ve kendilerine bir ay daha süre verdiğimizi içeren dilekçeyi basın önünde açıklayarak başbakanlığın ilgili birimine imza karşılığı avukatımla birlikte elden teslim ettik…
8. Şikayet dilekçemizde belirttiğimiz 30 günlük süre dolduğunda tıpkı daha önce olduğu gibi, sayın başbakan veya ilgili bakanlık tarafından konuya ilişkin olumlu bir adım veya açıklama gelmeyince, yine AİHM uygulamaları gereği olarak, AİHM kararlarının uygulanıp uygulanmadığını takiple görevli olan Avrupa Bakanlar Komitesine ( ABK ) bir uyarı yazısı yazarak durumu kendilerine bildirdik…
9. 2010 yılının Aralık ayı başlarında yazılı dilekçeyle durumu bildirdiğimiz Avrupa Bakanlar Komitesi ( ABK ) duruma müdahale ederek, davalı ve aynı zamanda suçlu konumundaki Türkiye Cumhuriyeti Devleti temsilcilerine yani sayın hükümete uyarıda bulunarak, kararın uygulanmama gerekçesini sormuşlardır… Bunun üzerine ABK-ne yazılı açıklama ile cevap veren sayın hükümet inandırıcı olmayan bazı gerekçelerle kendini savunmuştur ve fakat kararın ne zaman uygulanacağına dair her hangi bir bildirimde bulunmamıştır…Aradan geçen yaklaşık üç yıllık süreye ve uluslar arası baskıya rağmen, KİMLİKLERDEN DİN HANESİ KALDIRILSIN yönündeki AİHM kararı hayata geçmemiş ve, geçeceğine dair beklenti, kanaat ve umutlar giderek azalmıştır…
10. KİMLİKLERDEN DİN HANESİ KALDIRILSIN yönünde verilmiş olan AİHM kararının hayata geçmesi için vatandaşlık kanununda yasal düzenleme yapılması gerekmektedir… Hal böyle olunca bu işlemin yapılması için öncelikle ülkeyi yöneten hükümetin başındaki başbakanın gerekli emirleri vermesi gerekmektedir… Bu zaman zarfında demokrasimizi ileri götürecek adımlar atıyoruz iddiasıyla 2010 yılının 12 Eylül tarihinde bir Anayasa referandumu da yapılmasına rağmen KİMLİKLERDEKİ DİN HANESİ konusunda hiçbir adım atılmaması sayın başbakanın bu konuda ki tutumunun habercisi olmuştur…
11. Şahsım, yargı/AİHM ve devlet yönetimi arasında bu olaylar cereyan ederken, devlet yönetiminin dizaynında hükümetten sonra ikinci derecede ve hatta ileri demokrasilerde hükümetten de öncelikli sorululukları bulunan Ana Muhalefet Partisi konumundaki Cumhuriyet Halk Partisi-nin, AİHM kararının hükümet tarafından BİLEREK UYGULANMAMASI KONUSUNDA ne bir itiraz ve ne de her hangi bir girişimde bulunulmamış olması, bu haksızlığın ve YARGI KARARINA KARŞI DİRENİŞİN DAYANAKLKARINDAN BİRİ HALİNE GELMİŞTİR… Türkiye Cumhuriyetini kuran ve Laiklik ilkesini devlet yönetimine yerleştiren parti olarak on yıllarca oy verdiğim Cumhuriyet Halk Partisinin ( CHP ) bu duyarsızlığı, bende derin üzüntü ve hayal kırıklığı yaratmış, kendimi açıkça ALDATILMIŞ hissetmeme sebep olmuştur… Hal böyle olunca, bu konuda en az hükümet kadar suçlu olduğuna inandığım CHP-nin genel başkanı sayın Kemal KILIÇDAROĞLU-nun da suç işlediğine inanmaktayım…
12. 02-02-2010 tarihinde AİHM-nin vermiş olduğu KİMLİKLERDEKİ DİN HANESİ KALDIRILSIN KARARI, sizinde çok iyi bileceğiniz gibi kişiye özgü bir karar değildir… 75 milyon civarında olduğu söylenen ülkemiz nüfusunun tümünü ilgilendirmektedir… Bu kararla yalnız şahsıma ait kimlikteki din hanesi kaldırılmayıp, tüm vatandaşlarımızın kimliklerindeki din hanesinin aynı anda kaldırılması anlamına gelmektedir… AİHM kararlarının bağlayıcı ve aynı zamanda iç hukukumuzun da üstünde olduğu hükme bağlandığına göre, sayın başbakanın İNSAN HAKLARINI VE KANUNLARI HİÇE SAYARAK AİHM KARARINA BİLEREK DİRENMESİ ULUSAL BİR SUÇ İŞLEDİĞİ ANLAMINA GELMEKTEDİR. .. Aynı zamanda CHP-nin de böylle bir hukuksuzluğa sessiz kalması SUÇA İŞTİRAK ANLAMINA GELMEKTEDİR…
13. Bu nedenlerle, sayın başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN ile Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı sayın Kemal KILIÇDAROĞLU-ndan şikayetçiyim…
14. Sanıkların eylemi suç teşkil ettiğinden gerekli cezai kovuşturmanın yapılarak kamu davası açılması ve sanıkların cezalandırılması için Savcılığınıza müracaat zorunluluğu hasıl olmuştur. Saygılarımla arz ederim…

Deliller: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Karar No : Sinan Işık- Türkiye 21924/05
Karar tarihi : 02-02-2012
Ayrıca bu dava hakkında yazılı ve görsel basında çıkan haberler elimde mevcuttur… Dava açıldığında tüm bilgi ve belgeleri sayın mahkemeye sunacağımı beyan ederim…

http://www.facebook.com/pages/Asimilasyona-ve-i%C5%9Fbirlik%C3%A7ilere-kar%C5%9F%C4%B1-m%C3%BCcadele-eden-Aleviler-grubu/539196692775486

Bilirkişisi Diyanet olan mahkeme

İZMİR'de bir vatandaş nüfus cüzdanının "din" hanesine "Alevi" yazdırmak amacıyla bir dava açmış .

İzmir'deki Asliye Hukuk Mahkemesi, vatandaşın bu talebini değerlendirirken Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan görüş almış . Başkanlığın görüşünü biliyoruz zaten, "Alevilik bir din değildir" görüşünü alan mahkeme vatandaşın talebini reddetmiş .

Vatandaş daha sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne kadar gitmiş ve Türkiye'ye karşı açtığı davayı kazanmış . Aradan geçen 3 yıla rağmen mahkeme kararını uygulatmayı başaramamış olması da ilginç bir durum .

Geçen gün, TBMM'ye cemevi kurulması için açılan dava ile ilgili olarak "laik Türkiye Cumhuriyeti Mahkemesi bakalım nasıl karar verecek" diye sormuştum .

Gazetede bu vatandaş ile ilgili haberi okuyunca, yanıtımı da almış oldum .

Laik cumhuriyetin mahkemesi kararını verirken Diyanet İşleri Başkanlığı'na danışıyor!

Kararını verirken özgürlüklerin evrensel yorumuna değil, Diyanet İşleri'nin bir mezhebin bakış açısıyla verdiği yorumuna bakıyor .

Demek ki Diyanet'in tanımadığı dinlerden birine inanıyor olursanız, bunu açıklama ve bununla ilgili taleplerde bulunma hakkına da sahip olamayacaksınız .

Mahkemenin yanlışı AİHM'den dönmüş ama vatandaşın konuyla ilgili bütün başvurularının 3 yıldır yanıtsız kalmasına ne demeli?

Bu ülkede gerçekten laik hukuk düzeni var mı?

Mehmet Y. YILMAZ

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/22173850.asp

Natürelist
20-12-2012, 22:23
......"Laik cumhuriyetin mahkemesi kararını verirken Diyanet İşleri Başkanlığı'na danışıyor!".....

Demekki bu ülke artik mahkeme yargi organlarina gerek duymuyor, ee..artik bu isleri tümüyle Diyanete verelim olsun bitsin bu is. Hele hele Avrupa Insan Haklari Mahkemesi karar'ini görmezden gelerek unutturulmaya calisilmasi, sac bas yolduracak cinsten!

Ne ile yönetiliyor bu ülke? söz'de güya laik olan bir ülke.

Laik'lik ile bu ülke yönetilmiyor! diyebilmeleri icin dürüst serefli midirler? sanmiyorum.

Burada CHP'nin de bir tokat yiyip kendine gelmesi lazim, zira hangi akla zihniyete hizmet ettigi belli degil?

DEMAN
19-01-2013, 00:10
Kimliklerde din hanesine 'Alevi' yazılamamasının AİHM'Sine kadar taşıyan İzmirli belediye işçsinin 'gereğini yapmadığı' için Başbakan Erdoğan ve 'muhalefet etmediği' için CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu hakkında yaptığı suç duyurusuna takipsizlik kararı verildi.
http://i.radikal.com.tr/480x325/2013/01/18/fft64_mf1295045.Jpeg
İZMİR – Kimliğe ‘Alevi’ yazdırılamadığı için görevlerini ihmal ettikleri iddiasıyla yargılanmaları istenen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hakkında savcılık takipsizlik kararı verdi. Başvuruyu İzmir’de, nüfus cüzdanındaki din hanesine ’Alevi’ yazılması isteği yerel mahkemede reddedilince Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvuran ve buradaki dava lehine sonuçlanan Sinan Işık yapmıştı.
İzmir’de yaşayan, belediye işçisi 51 yaşındaki Sinan Işık, nüfus cüzdanındaki din bölümüne, ‘İslam’ yerine ‘Alevi’ yazılması isteğiyle mahkemeye başvurdu. 11’inci Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen dava sonucunda, Diyanet’ten de alınan görüş doğrultusunda, Aleviliğin bir din olmadığı kanaatiyle dava reddedildi. Yargıtay’dan da aynı sonuç çıkınca Işık, 2005 yılında AİHM’de dava açarak, Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin, din ve vicdan özgürlüğünü garanti altına alan 9’uncu, adil yargılama hakkını düzenleyen 6’ncı ve ayrımcılığı yasaklayan 14’üncü maddesini ihlal ettiğini savundu.

AİHM HAKLI BULDU

Talebi değerlendiren AİHM, 2010 yılı Şubat ayında, kimlik kartlarında din hanesinin bulunmasının başlı başına insan hakları ihlali olduğuna ve devletin bu konuda tarafsız olması gerektiğine hükmetti, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 9’uncu maddesinin ihlal edildiğini belirtti. Karar, hukukçular tarafından din hanesinin tamamen kaldırılması, aksi durumda kişinin kendi istediği inancın yazılması gerektiği olarak yorumlandı. Aradan geçen üç yıla rağmen bu konuda herhangi bir adım atılmamasına kızan Işık, Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurarak, AİHM kararını uygulamadığı gerekçesiyle Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile muhalefet görevini yerine getirmediğini ileri sürdüğü CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yargılanmasını istedi.
Suç duyurusunu değerlendiren Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Parlamenterler Bürosu, yargılamanın kendi yetkileri dahilinde ve kovuşturmaya yer olmadığını, kusur yüklenemeyeceğini belirterek takipsizlik kararı verdi.

"İTİRAZ EDECEĞİM"

Bu kararın kendisinde şaşkınlık yaratmadığını dile getiren Işık, "Bir üst mercii olan Sincan Ağır Ceza Mahkemesi’ne başvuracağım. Takipsizlik kararını doğru bulmuyorum. Ortada bir suç var ve bunun gereği yapılmalıdır" diye konuştu. (Turaç TOP/DHA)
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&ArticleID=1117519&CategoryID=78

DEMAN
06-07-2013, 12:41
AİHM yetmedi şimdi de AYM’ye gidiyor
http://www.hurriyet.com.tr/_np/9720/19809720.jpg
İzmir’de, nüfus cüzdanındaki din hanesine ‘Alevi’ yazılmasını isteyerek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) açtığı dava lehine sonuçlanan Sinan Işık’ın (51) mücadelesi sürüyor.

Görevlerini yapmadıkları gerekçesiyle yargılanmalarını istediği Başbakan Erdoğan ile CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’yla ilgili de takipsizlik kararı kesinleşip Yargıtay yolu kapanan Sinan Işık, Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvurma kararı aldı. Bireysel başvuru hakkını kullanacağını dile getiren Işık, “Son merci AYM. Vatandaşların başvuru yapma konusunda sürekli uyarıldığı mahkemeden nasıl sonuç çıkacağını çok merak ediyorum” dedi.

AYM’ye 6 ayda 3 bin 893 başvuru

ANAYASA Mahkemesi’ne 6 ayda, 3 bin 893 başvuru yapıldı. Başvuruların 418’i başvuru posta yoluyla yapıldığı için kayda girmedi. Anayasa Mahkemesi, 24 Eylül 2012-22 Mart 2013 tarihleri arasında yapılan başvurulara göre hazırlanan istatistikleri internet sitesinden duyurdu. Verilere göre, başvuruların 3 bin 421’i mevzuatta belirtilen yerlere yapıldığı için kayda alındı, 418 başvuru da posta yoluyla yapıldığı için kayda girmedi. Bireysel başvuru bürosunda, 937 dilekçe de inceleme sırası bekliyor. Komisyonlara gönderilen başvuru sayısı 2 bin 388, bölümlere gönderilen başvuru sayısı ise 96 oldu. Genellikle ceza davalarının bireysel başvuru konusu yapıldığı görüldü. Başvuruların 1307’si ceza, 967’si hukuk, 710’u idari yargı davalarıyla ilgili. Yargı yoluna gidilmemiş konularla ilgili de 437 başvuru tespit edildi. Başvurular en çok Yargıtay kararları üzerine yapıldı.
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/23008695.asp

DEMAN
06-07-2013, 12:49
https://fbcdn-sphotos-c-a.akamaihd.net/hphotos-ak-ash4/1002983_657925444235943_988723222_n.jpg

SİNAN IŞIK'IN, 2 ŞUBAT 2010 TARİHLİ AİHM KARARINA RAĞMEN KİMLİKLERDEN DİN HANESİ KALDIRILMADIĞI İÇİN, BAŞBAKAN RECEP TAYYİP ERDOĞAN VE ANA MUHALEFET LİDERİ KEMAL KILIÇTAROĞLU'NA KARŞI BAŞLATMIŞ OLDUĞU HUKUK MÜCADELESİNDE GÖNÜLLÜ AVUKATLARA İHTİYAÇ VARDIR.
BU NEDENLE BİR İİMZA KAMPANYASI BAŞLATILMIŞTIR!
BİR İMZADA SEN VER!

http://www.change.org/tr/kampanyalar/t%C3%BCrkiye-ve-yurt-d%C4%B1%C5%9F%C4%B1ndaki-avukatlar-g%C3%B6n%C3%BCll%C3%BC-avukatlik-deste%C4%9Fi-talep-ediyorum

TÜRKİYE VE YURT DIŞINDAKİ AVUKATLAR: GÖNÜLLÜ AVUKATLIK DESTEĞİ TALEP EDİYORUM.

Petition by
Sinan IŞIK
İzmir, Turkey

Anayasa Mahkemesinde inceleme safhasında olan şikayetimin konusu AİHM TARAFINDAN VERİLEN BİR KARARIN 4 SENEDİR BAŞBAKAN TARAFINDAN KASTEN UYGULANMAMASI VE KEMAL KILIÇDAROĞLU TARAFINDAN DA GÜNDEME GETİRİLMEMESİ.
AİHM tarafından verilen karar KİMLİKLERDEKİ DİN HANESİ KALDIRILSIN şeklinde ve uygulaması mecburi olan bir karardır...

Aradan 4 sene gibi bir zaman geçmiiş olmasına rağmen bu karar yukarıda adları geçen iki devlet yöneticisi tarafından kasten yok sayılıyor... Bu nedenle ilk önce Cumhuriyet Başsavcısına şikayet ettim... Oradan gelen KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA DAİR KARAR üzerine bir üst yargı mercii olan Sincan 2. Ağır Ceza Mahkemesine başvurdum...

Oradan da beklediğim şekilde bir cevap geldi ve ititazım reddedildi... Bu aşamadan sonra vatandaşlara tanınan hak üzerine Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkımı kullanarak dosyayı tüm belge ve delilleriyle oraya gönderdim... İlk aşama olan evrakların incelenmesi safhası tamamlandı...

Şimdi sıra bu şikayetin KABULEDİLEBİLİRLİK AŞAMASI-na geldi... Bu girişimimin başından beri bana gerçek anlamda yardım edecek avukat ve avukatlar bulamadım... İşte bu nedenle bu kampanyayı başlatmak istedim... Bu davanın önemini anlatmayı gereksiz görüyorum...
Saygılarımla
Sinan IŞIK

DEMAN
06-07-2013, 12:55
Sevgili Ateistler, Deistler ve gayri müslimler!

Sayin Sinan ISIK ( kral ciplak ) sizler icinde mücadele etmektedir. Bu dava sadece Alevilerin davasi degildir. Lütfen duyarli olup, kampanyayi imzalayalim, hatta gönüllü avukatlar bulmaya calisalim, temin edelim!

Kimliklerden din hanesi kaldirilsin, dinlerden özgürlügümüze kavusalim!

Saygilarimla

DEMAN

http://www.change.org/tr/kampanyalar/t%C3%BCrkiye-ve-yurt-d%C4%B1%C5%9F%C4%B1ndaki-avukatlar-g%C3%B6n%C3%BCll%C3%BC-avukatlik-deste%C4%9Fi-talep-ediyorum

idontneedagod
06-07-2013, 13:09
Üşenmeden gidip din hanesi boş olan kimlik çıkarttıracağım.

Umarım bir gün bu çabalar sonuç verir de din hanesinin olmadığı kimlik kartlarımıza kavuşuruz.

la la la
06-07-2013, 15:09
Kimliklerdeki dîn hanesi kalkmamalıdır.

Natan
08-07-2013, 23:02
Ben geçenlerde nüfuz müdürlüğüne gittim.
Kimliğimdeki İslam ibaresini sildirmek istediğimi söyledim.
Bir dilekçe imzaladım talebime yönelik.
6 TL yeni cüzdan kartı için ödedim

ve İslam yazısını sildirdim.
ve rahatladım.

Natan
09-07-2013, 03:15
Ben din hanesinin kimlik kartında yer almamasından yanayım. Çünkü bu ayrımın yada belirtimin açık bir ifadesini ayrımcılık ve seküler-laik sistemde sorun yarattığını, bu sorunun bireyin sosyal çevresine yansımasının iş ve ilişki bazında farklı algılar doğurduğunu görüyorum.

İnanç temelinde düşünüldüğünde, bu olgunun yaratan ile yaratılan birey arasında özel bir inanç ve ilişki olması gerektiğini aksi taktirde gösterişe dönüşeceğini düşünüyorum. İnanç olacaksa bu, kişisel bir durum olmalıdır.

Yani inanan inanmak istiyorsa inansın.

İnanmayan da devam etsin. Fakat bireyinn inancını açıklamama gibi bir hakı da vardır. Din hanesi işte bu inanç ve insani hakkını ihlal eden bir durum olarak ortaya çıkıyor.

evrensel-insan
09-07-2013, 03:20
Ben din hanesinin kimlik kartında yer almamasından yanayım. Çünkü bu ayrımın yada belirtimin açık bir ifadesini ayrımcılık ve seküler-laik sistemde sorun yarattığını, bu sorunun bireyin sosyal çevresine yansımasının iş ve ilişki bazında farklı algılar doğurduğunu görüyorum.

İnanç temelinde düşünüldüğünde, bu olgunun yaratan ile yaratılan birey arasında özel bir inanç ve ilişki olması gerektiğini aksi taktirde gösterişe dönüşeceğini düşünüyorum. İnanç olacaksa bu, kişisel bir durum olmalıdır.

Yani inanan inanmak istiyorsa inansın.

İnanmayan da devam etsin. Fakat bireyinn inancını açıklamama gibi bir hakı da vardır. Din hanesi işte bu inanç ve insani hakkını ihlal eden bir durum olarak ortaya çıkıyor.

Evet, din bir inanctir ve sadece kisiyi ilgilendirir, yani kisiye ozeldir.

Eskiden soyle bir deyim vardi.

"Ibadet te gizli, kabahat de"

la la la
09-07-2013, 12:23
Ben din hanesinin kimlik kartında yer almamasından yanayım. Çünkü bu ayrımın yada belirtimin açık bir ifadesini ayrımcılık ve seküler-laik sistemde sorun yarattığını, bu sorunun bireyin sosyal çevresine yansımasının iş ve ilişki bazında farklı algılar doğurduğunu görüyorum.

İnanç temelinde düşünüldüğünde, bu olgunun yaratan ile yaratılan birey arasında özel bir inanç ve ilişki olması gerektiğini aksi taktirde gösterişe dönüşeceğini düşünüyorum. İnanç olacaksa bu, kişisel bir durum olmalıdır.

Yani inanan inanmak istiyorsa inansın.

İnanmayan da devam etsin. Fakat bireyinn inancını açıklamama gibi bir hakı da vardır. Din hanesi işte bu inanç ve insani hakkını ihlal eden bir durum olarak ortaya çıkıyor.

Ben din hanesinin kimlik kartında yer almasından yanayım. Kadın ile erkek tuvaletleri de ayrı. Buradan hareketle de "cinsiyet ayrımcılığı yapılıyor" diye mi şikayet edeceksiniz?

spartacus
09-07-2013, 12:38
Ben din hanesinin kimlik kartında yer almasından yanayım. Kadın ile erkek tuvaletleri de ayrı. Buradan hareketle de "cinsiyet ayrımcılığı yapılıyor" diye mi şikayet edeceksiniz?

Benim dinim ne?

Kimliğinizde cinsiyetiniz ne olarak yazılmış? Aksi yazılsa neden kabul edersiniz? Eder misiniz?

Audaz
09-07-2013, 13:02
Bemde sildirmeyi düşünüyorum

DEMAN
23-07-2013, 13:49
https://fbcdn-sphotos-c-a.akamaihd.net/hphotos-ak-ash4/1002983_657925444235943_988723222_n.jpg

SİNAN IŞIK'IN, 2 ŞUBAT 2010 TARİHLİ AİHM KARARINA RAĞMEN KİMLİKLERDEN DİN HANESİ KALDIRILMADIĞI İÇİN, BAŞBAKAN RECEP TAYYİP ERDOĞAN VE ANA MUHALEFET LİDERİ KEMAL KILIÇTAROĞLU'NA KARŞI BAŞLATMIŞ OLDUĞU HUKUK MÜCADELESİNDE GÖNÜLLÜ AVUKATLARA İHTİYAÇ VARDIR.
BU NEDENLE BİR İİMZA KAMPANYASI BAŞLATILMIŞTIR!
BİR İMZADA SEN VER!

http://www.change.org/tr/kampanyalar/t%C3%BCrkiye-ve-yurt-d%C4%B1%C5%9F%C4%B1ndaki-avukatlar-g%C3%B6n%C3%BCll%C3%BC-avukatlik-deste%C4%9Fi-talep-ediyorum

TÜRKİYE VE YURT DIŞINDAKİ AVUKATLAR: GÖNÜLLÜ AVUKATLIK DESTEĞİ TALEP EDİYORUM.

Petition by
Sinan IŞIK
İzmir, Turkey

Anayasa Mahkemesinde inceleme safhasında olan şikayetimin konusu AİHM TARAFINDAN VERİLEN BİR KARARIN 4 SENEDİR BAŞBAKAN TARAFINDAN KASTEN UYGULANMAMASI VE KEMAL KILIÇDAROĞLU TARAFINDAN DA GÜNDEME GETİRİLMEMESİ.
AİHM tarafından verilen karar KİMLİKLERDEKİ DİN HANESİ KALDIRILSIN şeklinde ve uygulaması mecburi olan bir karardır...

Aradan 4 sene gibi bir zaman geçmiiş olmasına rağmen bu karar yukarıda adları geçen iki devlet yöneticisi tarafından kasten yok sayılıyor... Bu nedenle ilk önce Cumhuriyet Başsavcısına şikayet ettim... Oradan gelen KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA DAİR KARAR üzerine bir üst yargı mercii olan Sincan 2. Ağır Ceza Mahkemesine başvurdum...

Oradan da beklediğim şekilde bir cevap geldi ve ititazım reddedildi... Bu aşamadan sonra vatandaşlara tanınan hak üzerine Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkımı kullanarak dosyayı tüm belge ve delilleriyle oraya gönderdim... İlk aşama olan evrakların incelenmesi safhası tamamlandı...

Şimdi sıra bu şikayetin KABULEDİLEBİLİRLİK AŞAMASI-na geldi... Bu girişimimin başından beri bana gerçek anlamda yardım edecek avukat ve avukatlar bulamadım... İşte bu nedenle bu kampanyayı başlatmak istedim... Bu davanın önemini anlatmayı gereksiz görüyorum...
Saygılarımla
Sinan IŞIK

Sinan Işık: "BAŞBAKAN VE KILIÇDAROĞLU-NUN İŞBİRLİĞİ/SUÇBİRLİĞİ YAPARAK KASTEN UYGULATMADIKLARI ALEVİLİĞİ RESMEN TANIYAN VE KİMLİKLERDEKİ DİN HANESİNİN KALKMASINI EMREDEN AİHM KARARI NEDENİYLE HAKLARINDA ANAYASA MAHKEMESİNE GÖNDERDİĞİM ŞİKAYET DOSYASI KİMLERİ İLGİLNDİRİYOR???
ALEVİLER ( ABF+AABF)
DİĞER GAYRİ MÜSLİMLER
LAİKLER
A-TEİSTLER
GNOSTİKLER
KOMÜNİSLTLER
SOSYALİSTLER
SOLCULAR
DEVRİMCİLER
DEMOKRATLAR
SOSYAL DEMOKRATLAR
LİBERALLER.....
ANAYASA MAHKEMESİNDE BEKLEYEN BU DAVA İÇİN 20 GÜN ÖNCE BAŞLATTIĞIM GÖNÜLLÜ AVUKAT ARIYORUM KAMPANYASINDA SON DURUM...
iMZALAYAN DESTEKÇİ SAYISI 116
DAVAYA SAHİP ÇIKAN AVUKAT SAYISI 0 ( SIFIR )
NE YAZIK Kİ BU KOSKOCA BİR UTANÇ TABLOSU...
İMZA ATARSAM BAŞIM DERDE GİRER DÜŞÜNCESİYLE DESTEK VEREMEYEN DOSTLARA HİÇ BİR DİYECEĞİM YOK...
ÇÜNKÜ BURASI TÜRKİYE CUMHURİYETİ...
DERDİM BAŞKALARIYLA...
ONLAR KENDİNİ ÇOK İYİ BİLİYOR..."

https://www.facebook.com/photo.php?fbid=657925444235943&set=a.548079905220498.136638.539196692775486&type=1&theater

https://www.facebook.com/AleviAsimilasyonunaHayir

DEMAN
18-09-2013, 12:26
https://fbcdn-sphotos-c-a.akamaihd.net/hphotos-ak-ash4/1002983_657925444235943_988723222_n.jpg

SİNAN IŞIK'IN, 2 ŞUBAT 2010 TARİHLİ AİHM KARARINA RAĞMEN KİMLİKLERDEN DİN HANESİ KALDIRILMADIĞI İÇİN, BAŞBAKAN RECEP TAYYİP ERDOĞAN VE ANA MUHALEFET LİDERİ KEMAL KILIÇTAROĞLU'NA KARŞI BAŞLATMIŞ OLDUĞU HUKUK MÜCADELESİNDE GÖNÜLLÜ AVUKATLARA İHTİYAÇ VARDIR.
BU NEDENLE BİR İİMZA KAMPANYASI BAŞLATILMIŞTIR!
BİR İMZADA SEN VER!

http://www.change.org/tr/kampanyalar/t%C3%BCrkiye-ve-yurt-d%C4%B1%C5%9F%C4%B1ndaki-avukatlar-g%C3%B6n%C3%BCll%C3%BC-avukatlik-deste%C4%9Fi-talep-ediyorum

TÜRKİYE VE YURT DIŞINDAKİ AVUKATLAR: GÖNÜLLÜ AVUKATLIK DESTEĞİ TALEP EDİYORUM.

Petition by
Sinan IŞIK
İzmir, Turkey

Anayasa Mahkemesinde inceleme safhasında olan şikayetimin konusu AİHM TARAFINDAN VERİLEN BİR KARARIN 4 SENEDİR BAŞBAKAN TARAFINDAN KASTEN UYGULANMAMASI VE KEMAL KILIÇDAROĞLU TARAFINDAN DA GÜNDEME GETİRİLMEMESİ.
AİHM tarafından verilen karar KİMLİKLERDEKİ DİN HANESİ KALDIRILSIN şeklinde ve uygulaması mecburi olan bir karardır...

Aradan 4 sene gibi bir zaman geçmiiş olmasına rağmen bu karar yukarıda adları geçen iki devlet yöneticisi tarafından kasten yok sayılıyor... Bu nedenle ilk önce Cumhuriyet Başsavcısına şikayet ettim... Oradan gelen KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA DAİR KARAR üzerine bir üst yargı mercii olan Sincan 2. Ağır Ceza Mahkemesine başvurdum...

Oradan da beklediğim şekilde bir cevap geldi ve ititazım reddedildi... Bu aşamadan sonra vatandaşlara tanınan hak üzerine Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkımı kullanarak dosyayı tüm belge ve delilleriyle oraya gönderdim... İlk aşama olan evrakların incelenmesi safhası tamamlandı...

Şimdi sıra bu şikayetin KABULEDİLEBİLİRLİK AŞAMASI-na geldi... Bu girişimimin başından beri bana gerçek anlamda yardım edecek avukat ve avukatlar bulamadım... İşte bu nedenle bu kampanyayı başlatmak istedim... Bu davanın önemini anlatmayı gereksiz görüyorum...
Saygılarımla
Sinan IŞIK

https://www.change.org/petitions/t%C3%BCrkiye-ve-yurt-d%C4%B1%C5%9F%C4%B1ndaki-avukatlar-g%C3%B6n%C3%BCll%C3%BC-avukatlik-deste%C4%9Fi-talep-ediyorum?utm_campaign=share_button_action_box&utm_medium=facebook&utm_source=share_petition

DEMAN
31-12-2013, 16:07
https://www.change.org/petitions/t%C3%BCrkiye-ve-yurt-d%C4%B1%C5%9F%C4%B1ndaki-avukatlar-g%C3%B6n%C3%BCll%C3%BC-avukatlik-deste%C4%9Fi-talep-ediyorum?utm_campaign=share_button_action_box&utm_medium=facebook&utm_source=share_petition

GÖNÜLLÜ AVUKATLIK DESTEĞİ TALEP EDİYORUM!

Anayasa Mahkemesi'nde inceleme safhasında olan şikayetimin konusu AİHM tarafından verilen bir kararın 4 senedir başbakan tarafından kasten uygulanmaması ve Kemal Kılıçdaroğlu tarafından gündeme getirilmemesi.

AİHM tarafından verilen karar kimliklerdeki din hanesi kaldırılsın şeklinde ve uygulaması mecburi olan bir karardır. Aradan 4 sene gibi bir zaman geçmiş olmasına rağmen bu karar yukarıda adları geçen iki devlet yöneticisi tarafından kasten yok sayılıyor.

Bu nedenle ilk önce Cumhuriyet Başsavcısı'na şikayet ettim. Oradan gelen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar üzerine bir üst yargı mercii olan Sincan 2. Ağır Ceza Mahkemesine başvurdum. Oradan da beklediğim şekilde bir cevap geldi ve itirazım reddedildi.

Bu aşamadan sonra vatandaşlara tanınan hak üzerine Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkımı kullanarak dosyayı tüm belge ve delilleriyle oraya gönderdim. İlk aşama olan evrakların incelenmesi safhası tamamlandı. Şimdi sıra bu şikayetin 'kabuledebilirlik aşaması'na geldi.

Bu girişimimin başından beri bana gerçek anlamda yardım edecek avukat ve avukatlar bulamadım. İşte bu nedenle bu kampanyayı başlatmak istedim. Bu davanın önemini anlatmayı gereksiz görüyorum.

Saygılarımla

Sinan Işık

https://www.change.org/petitions/t%C3%BCrkiye-ve-yurt-d%C4%B1%C5%9F%C4%B1ndaki-avukatlar-g%C3%B6n%C3%BCll%C3%BC-avukatlik-deste%C4%9Fi-talep-ediyorum?utm_campaign=share_button_action_box&utm_medium=facebook&utm_source=share_petition

DEMAN
26-10-2014, 22:02
https://fbcdn-sphotos-e-a.akamaihd.net/hphotos-ak-xpa1/v/t1.0-9/1653901_946459628715855_3901879749059803599_n.jpg? oh=2aa14ab73e223ae881f185c67659847a&oe=54E91DCD&__gda__=1425501680_a9cb5efff206ae49b97a1b3c7960154 8

ÇOK ÖNEMLİ İMZA KAMPANYASI - SENDE İMZALA!

Saygıdeğer Sinan Işık'ın AİHM kapılarını zorlayarak kazandırdığı 'kimliklerden din hanesi kaldırılsın kararı'nın uygulanması için Umut Önder isimli duyarlı bir vatandaşımızın başlatmış olduğu imza kampanyasına destek olalım sevgili dostlar!

http://www.change.org/p/t%C3%BCrkiye-cumhuriyeti-i%C3%A7i%C5%9Fleri-bakanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1-insan-haklar%C4%B1-s%C3%B6zle%C5%9Fmesini-ihlal-etme-yeni-n%C3%BCfus-c%C3%BCzdanlar%C4%B1nda-din-hanesine-yer-verme