PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Bir dezenformasyon haber daha: Kandil gecesi camiileri bombaladılar, 300'ü aşkın ölü!


upuaut
04-02-2012, 22:54
Arkadaşlar, maalesef bugün Suriye ile ilgili bir dezenformasyon daha yapıldı.

Bazı televizyon kanallarında 100'ü aşkın, bazı kanallarda 200 olarak bildirilen Suriye'deki ölenlerin sayısının şimdilerde 300'ü aştığı söyleniyor.

Önce haberle ilgili Diyanet İşleri Başkanı Görmez'in yaptığı yazılı şu açıklamaya bakalım:

"Suriye'de 300'ü aşkın kişinin ölümüyle sonuçlanan saldırıların tüm Müslümanlar arasında derin bir infiale yol açtığın belirterek, olayın katliam olarak değerlendirilebileceğini ve gönül dünyalarının hüzünle kaplandığını belirtti. Görmez açıklamasında şunları kaydetti: "Dünyanın hemen her yerinde olduğu gibi Suriye'de de alemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimizin veladetini dua ve niyazlarla idrak etmek için toplanan cemaate ateş açılmış ve yüzlerce insanın canına acımasızca kastedilmiştir. Cenab-ı Allah'a yakarmak için bir araya gelinmiş böyle mübarek bir günde, hemen her hanede İslam kardeşliğini yaralayacak adeta yeni bir fitneye öncülük edilmiştir. İnanç ve düşünce hürriyetinin korunması başta olmak üzere ibadet mahal ve mekanlarının her türlü tehdit ve taarruzdan uzak kılınmasına yönelik insani, dini ve uluslararası kriterleri hiçe sayan bu eylemi şiddetle kınıyoruz. Bu vahim saldırılarda hayatının kaybeden kardeşlerimize Cenab-ı Mevla'dan rahmet, bundan sonraki yaşamlarını bu meş'um olayın acılarıyla sürdürecek olan ailelere başsağlığı diliyodrum. Bu vesileyle tüm kardeşlerimi aklı selime, sabır ve sükunete davet ederken, maruz kaldıkları bu şiddetten bir an önce kurtulmaları için yüce Rabbime niyazda bulunuyorum."

Bu açıklamada bir şey dikkatinizi çekiyor mu? Hani, Taraf gazetesi tarafından deşifre edildiği söylenilen ve Sakal’, ‘Çarşaf’, ‘Oraj’ ve ‘Suga’ isimli dört Eylem Planı’ndan oluşan "sözde" Balyoz Harekat Planı'nına göre,

1. Fatih ve Beyazıt camileri Cuma namazı sırasında bombalanacak.
2. Cemaat arasına karışan kişiler ve bölgede esnaf kılığında konuşlanan elemanlarca provake edilecek sakallı ve cübbeli kişiler Askeri Müze’yi basacak.

Fakat Suriye'deki tüm gelişmeleri anı anına veren (örneğin Rusya ve Çin'in vetosu anında yayımlandı (http://www.sana.sy/tur/237/2012/02/04/398475.htm)) Suriye Haber Ajansı (SANA) sitesinde böyle bir haber olmadığı gibi, tam tersine, "Sözde Muhalifler Büyükelçiliklere Saldırdı... Kuveyt Saldırıyı Kınadı (http://www.sana.sy/tur/237/2012/02/04/398424.htm)" haberinde İstanbul meclisine bağlı ve kendilerine muhalif diyen grupların bu sabah Suriye’nin Mısır, Kuveyt, Ürdün ve İngiltere'de bulunan büyükelçiliklerine saldırı düzenlendiği bildiriliyor.

SANA, sözkonusu bu ve diğer dezenformasyon haberler için 7 dilde yaptığı yayınlarını "Türkçe (http://www.sana.sy/index_tur.html)" olarak da yayımlamaya başladı. SANA, sitesinde dezenformasyon haberler için "Yalan Haberler Teröristlerin Katliamlarını Örtmeyi Amaçlıyor (http://www.sana.sy/tur/339/2012/02/04/398387.htm)" uyarısını yapıyor. Bu haber siteye bugün konuldu.

Demek ki Diyanet İşleri Başkanı, "hemen her hanede İslam kardeşliğini yaralayacak adeta yeni bir fitneye öncülük edilmiştir" derken, aslında yeni bir fitneye öncülük etmiştir.

Sebahattin Önkibar, şimdi (21:00) Ulusal Kanal'daki "Alternatif" programında bu haberin bir dezenformasyon haber olduğunu bas bas bağırarak anlatıyor. İnanmıyorsanız, açın televizyonu, görün!!!

rastaman
05-02-2012, 13:54
Ben bu gibi bir durumda diktatör Esadın resmi haber ajansı yerine muhalif kaynakları esas alırım,sonuçda içsavaşın başından beri sizin kaynak diye gösterdiğiniz SANA'nın nasıl bir dezenformasyon hareketi yürüttünü,katliamları gizlemeye çalıştığını hep beraber gördük.

Çok şükür ki artık herkesin elinde en azından telefon kamerası var ve SANA'nın olmadığını varsaydığı tüm o katliamları,vahşeti ispatlayan görüntüleri internette rahatlıkla bulabiliyoruz.

Sunnilere ait dükkanları yağmalayan,yakaladıkları göstericilere yaptıkları işkenceleri kameraya alan,binlerce göstericinin üzerine sürek avına çıkmış gibi kurşun yağdıran Esadın askerleri de onun ajansı SANA da bu savaşın en kirli tarafıdır.Sizse SANA'yı kaynak gösterip ''bakın adamlar biz öldürmedik diyor,meğer bir iftiraymış''diyorsunuz.Hiçbirimiz Esad'ın ajanslarının bu katliamları üslenmesini beklemiyoruz.

Kaldı ki pratiklerine baktığımızda kandil gecesi böyle bir saldırıda bulunmaları da şaşırtıcı değil,geçen Ramazanın Suriyede nasıl geçtiğini de gördük.Camilere saldırmayı alışkanlık haline getirdiklerini de biliyoruz
.
Aşağıdaki videolar geçen yüzyıldan kalma despot kafalarıyla bir ülkeyi baskıyla yönetmeye çalışan diktatörlerin resmi haber ajanslarındaki ''iddialardan'' daha geçerli ve elle tutulur kanıtlardır;

Deyr ez-Zor,10 Ağustos,Ramazan.Esadın askerleri bir camiyi ateş altına alıyor.Hedef tahtası haline getirilen caminin minaresi sonunda yıklıyor;

http://www.youtube.com/watch?v=Kse8eCNrbhE

Bombalanan bir başka minare,Hama;

http://www.youtube.com/watch?v=zoHYkyDS1CA

Humusda kurşun yağmuruna tutulan bir başka minare;

http://www.youtube.com/watch?v=EThbyGe1vto

Askerlerin insanlık dışı vahşetlerini gösteren yüzlerce video bulabilirsiniz internette,konumuz ''Esad'ın dini değerlere saldırdığı iftirası'' olduğu için o videolara girmiyorum.

Burada asıl sorun bir diktatörü sırf seküler olduğu için savunmak,aklamaya çalışmak.Türkiyeden Esada destek çıkanların aynı onun gibi laik ve milliyetçi bir despotizmi benimseyen ulusalcılar-kemalistler olmasına şaşmamak gerek.

Bilmem hatırlar mısınız,CHP Suriyeye kadınlardan oluşan bir grup göndermişti,bu gezinin Suriyede olan biteni anlamaktan çok Baas rejimiyle dayanışma gezisi olduğu kısa sürede anlaşıldı;


CHP: Suriye'de terör ve batının oyunu var

CHP'nin ikinci Suriye heyetinden, ülkede yaşananlarla ilgili çok daha net açıklamalar geldi: İç savaş yok, terör örgütü faaliyetleri ve bir senaryo var...


HATAY - Kadınlardan oluşan bir grupla Suriye'de incelemelerde bulunan CHP Genel Başkan Yardımcısı Birgül Ayman Güler'den açıklamalar geldi.
6'sı CHP'li 38 kadının oluşturduğu grupla 4 gün boyunca Halep, Şam ve Laskiye'yi gezdiklerini belirten Güler, ülkede çatışmalar olduğunu ve bunların terör örgütü faaliyeti olarak değerlendirilebileceğini söyledi.
Güler, ''Biz senaryo yazıp, oyun kurup, perdeyi açıp ülkeleri işgal etmeye onay vermeyeceğiz'' şeklinde konuştu.
Suriye dönüşü Hatay'da konuşan CHP Genel Başkan Yardımcısı Birgül Ayman Güler'in açıklamaları şöyle:

— "Panellere katıldık, çarşı pazar gezdik. Yalnızca yöneticilerden değil, sıradan insanlarla görüşme şansına kavuştuk.
— Suriye'den 'hem ülkeyi hem bölgeyi ateşe sürükleyebilecek senaryo ve oyunlara geçit vermemek gerek' duygusuyla döndük.
— Suriye ile ilgili televizyonlarda batı kaynaklı haberlerler yer alıyor ve bu haberlerin son derece rahatsız edici, bize söylenenlerden farklı. Akademisyenler, Suriye ile iş yapan iş adamları, burayla ilişkisi olan çeşitli kesimler olayların televizyonlarda söylenenler gibi olmadığını yoğun bir şekilde bildirdiler.

"TERÖR ÖRGÜTÜ FAALİYETİ"
— Yaptığımız görüşmelerde çok sıcak ve içten karşılandık. Bu ortamda üç il çerçevesinde ve yaptığımız görüşmelerde yönetimin uyguladığı vahşet gibi bir şeyin, bir iç savaşın olmadığını söylemek istiyorum. Suriye'de bizim gördüğümüz ve genel olarak bilinen belli noktalarda çeşitli çatışmalar var. Bunlar terör örgütü faaliyeti olarak isimlendirilebilir. Suriyeliler, Türkiye ile Suriye'nin düşman olamayacağını söylediler.

"BİR SENARYO VAR"
— Burada gördüğümüz şey, daha çok elde ettiğimiz izlenim sonuç; bir senaryo var. Senaryo sahipleri oyun kurmuşlar, o oyunu oynamak üzere perdeyi açmışlar. Suriye'nin iç işlerine karışma bir gerçek olarak ortaya çıkmış,
— Biz senaryo yazıp, oyun kurup, perdeyi açıp ülkeleri işgal etmeye onay vermeyeceğiz. Ülkelerin egemenliğini, dışa karşı bağımsızlığını herkesten önce Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti'nin yurttaşları olarak biz savunacağız. Hem ülkeyi hem bölgeyi ateşe sürükleyebilecek bu tarz senaryo ve oyunlara geçit vermemek gerek duygusuyla döndük Suriye'den. Öyle bir şey ki kazanılacak diye beklenen hiçbir kazanç ödenecek bedele değmez.
http://www.ntvmsnbc.com/id/25294365/ (http://www.ntvmsnbc.com/id/25294365/)



Böyle değerlendiriyor CHP olayları,bize hiç de yabancı olmayan bir dille konuşuyor;olaylar terör örgütü faaliyetidir,dış güçlerin oyunudur,yönetim kesinlikle vahşet uygulamamıştır diyor.

Sormak isterim CHP'li ve ulusalcı arkadaşlara,öldürülen onbinlerce insanı görmezden gelmek,onları terörist saymak,teknoloji sayesinde gözlerimizle gördüğümüz vahşeti yok saymak,katilleri aklamaya çalışmak size ne kazandırıyor?

Böyle sakat bir anlayışa sahip bir grubun Türkiyeyi yönetmeye başladığını düşünün.

Libya sürecinde de benzer bir tavır almıştı CHP.Halkın değil,laik diktatörün yanında yer aldı.Eleştirileri de hep yarım ağızdı.Kendi geleneğinde ne varsa,heybesini neyle doldurmuşsa onunla konuşuyor,öyle yorumlıyor dünyayı.Temelde demokratik olmaktan çok uzak bir hareket nihayetinde.

Esad da yarın öbür gün Kaddafi gibi gidecek,CHP yöneticileri seçimle gelecek hükumetin temsilcileriyle görüşmek zorunda kalacak,adamlara ne anlatacaklar,nasıl yüzlerine bakacaklar hep beraber göreceğiz.

upuaut
05-02-2012, 14:37
rastaman, peki 22 Suriyeli askerin şehit olmasına ne diyeceksin? Bak burada upuuuzun bir liste var! (http://www.sana.sy/tur/339/2012/02/05/398404.htm)

Ha, şimdi sen diyeceksin ki, kandi gecesi öldürülenler için ne dersin?

Olay şu kardeşim: Suriyeliler de tıpkı bizim PKK ile mücadele ettiğimiz gibi başlarına bela olan bu teröristlerle mücadele ediyorlar.

Sakın dezenformasyon bilgi veren "şişme medya" ile kafanı karıştırma!

c m
05-02-2012, 15:10
Suriye'de yaşananlarla ilgili haberleri incelediğimizde bilgi kirliliği ve taraflı haberlerin varlığı ile karşı karşıya kalırız. İster A tarafı isterse B tarafı olsun kendisinin haklılığını ortaya koymak adına eksik bilgi veya taraflı bilgi sunma çabasında olabilir. Suriye'de güdümlü hareket eden muhalif gruplarla iktidar-iktidar yanlısı gruplar arasında yaşanan bir savaşın olduğunu ve savaşın söz konusu olduğu ortamda ölümlerin olabileceğini bilmek gerektiğini düşünüyorum. Bu ölümlerin gerçekleşme şekli nasıl olursa olsun karşımızda ölen insanların söz konusu olduğunu unutmayalım.

Konu açısından incelediğimizde minarelerin ve camilerin saldırıya maruz kalmasının nedenlerini anlamak için muhalif grupların içerdiği unsurları göz önüne almak gerektiğini belirtmeliyim. Muhalif grupların içerdiği önemli unsurlardan biri de Müslüman Kardeşler adı verilen örgüttür. Bu örgütün örgütlendiği ve eylemlerini yürüttüğü yerler ise doğal olarak camiler olacaktır. Karargah veya karakol olarak kullandıkları yerlerin de bu camilerin olmasına şaşırmamak gerektiğini düşünüyorum. Bu durumda gözdağı vermek veya mevcut çatışma ortamında veya çatışmanın yaşandığı anda minarenin bir savaş aracı olarak kullanılmasını engellemek adına camilerin birer hedef haline gelmesine de şaşırmamak gerektiğini düşünüyorum.

Suriye'yi genel anlamda incelediğimizde refah ve adil bir ülke olduğunu söyleyemeyiz. Fakat yaklaşık 11 aydır yaşananların nedenlerini de düşünmek gerektiği de ortadadır. Suriye'de ortaya çıkan savaşın ve savaşta yaşananların tek sorumlusu olarak Suriye iktidarını ve iktidar yanlıları olduğunu söylemek için analiz konusunda kabiliyet yoksunluğuna sahip olmak gerektiğini düşünüyorum. Beşar'ın ortaya koyduğu tavra rağmen halen çatışmaların sürdürülmesinin anlamını düşünmek gerektiği de ortadadır. Bu konuda inceleyebileceğiniz haberler...

http://www.hurriyet.com.tr/planet/19285500.asp
http://www.ntvmsnbc.com/id/25285796/
http://www.ntvmsnbc.com/id/25305112/
http://www.sabah.com.tr/Dunya/2012/01/10/besar-esad-konusuyor

Diğer Arap ülkelerinde yaşanan olayların benzerlerinin yaşanıyor olmasının tesadüf olup olmadığını düşündüğümüzde, tesadüf olmadığını görüyoruz. Tesadüf olmayan bu durumun özgürlükleri arttırıcı bir eylemler bütününe dönüştüğünü söylemek güç görünüyor. Taraf olmak değil durumun daha nitelikli yapıya kavuşması adına eylemlerin ortaya konulması gerektiğini düşünüyorum.

rastaman
05-02-2012, 15:19
İzin verirsen sana bazı eleştirilerim olacak,umarım anlayışla karşılarsın.

http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=27248

Linkini verdiğim yukarıdaki başlığı açmış,ve şöyle yazmıştın;


Arkadaşlar, Cumhuriyetçi adaylar tam bizim kafamıza göre. Onlar da müslümanların sevmez. Örneğin, Ron Paul, Jay Leno'ya konuk olduğunda, ekibindeki birkaç Cumhuriyetçi adayın müslümanları sevmediğini söylemiş ve bunu açık açık Jay Leno'nun programında açıklamıştı!

Benim oyum, Cumhuriyetçilere.

Suriye başlığında yazdıklarınızı yukarıdaki cümlenizde belirttiğiniz anlayıştan bağımsız değerlendiremeyiz.
Sizi bilmem ama ben ve birçok ateist kendini İslam düşmanı olarak tanımlamaz,tüm dinler bizim için masaldan ibarettir,birbirlerinden çok da farkı yoktur.
Hele hele bir başka dinin fanatiğini sırf Müslümanları sevmediği için desteklemek akıl almaz bir iş değildir.

Üstelik sizin vurguladığınız İslam'ı sevmemek değil,topluca Müslümanları sevmemek.Bizim problemimiz sayısı milyarı geçen bu insanlarla değil,onların ve dünyadaki tüm dinlerin insanlar üzerindeki olumsuz etkileriyle.
İnanırlarla değil,inançlarla.

Hatta -kendi adıma konuşuyorum-inançlarla da değil,o inançların benim ve toplumun diğer fertlerine empoze edilme çabalarıyla.

Yoksa beni zerre kadar ilgilendirmez,kendi isteğiyle olduktan sonra isteyen türbanını da takar,cübbesini de.

Desteklediğiniz,''tam bizim kafa'' dediğiniz adamlar siz dahil tüm ortadoğuluları böcek gibi gören,İsrailin yaptığı her tür işgali,katliamı destekleyen,Bosnada katledilen Müslümanlar söz konusu olduğunda oraya savaşmaya gitmiş 3-5 Vehhabinin resmini gösterip ''bakın bu sakallılar radikal İslamcı,tüm bunları haketmişler'' diyebilecek kadar rezilleşen Hristiyan fanatikler.

Yeryüzünde ne Müslümanlar,ne Budistler,ne Hindular nede Hristiyanlar bizim için düşman olamaz.Forumda ''Müslümanlar'' diye eleştirdiklerimiz de geniş halk kitleleri,sıradan Müslümanlar değil,o dinin propagandistleri ve fanatikleridir.

Esad'ın ve partisinin ülkeyi belli bir etnik-dini grubun hakimiyeti altına alması,ordudan yürütmeye,yargıya,polise,ekonomiye kadar her alanda Nusayrilerin yönetiminde bir ülke inşa etmesi bu olayların en büyük sebebidir,kitleler de ayaklanmakda haklıdır.

Görünüşe göre Suriye içsavaşında Esad güçlerine sempati duymanızın asıl sebebi bu,Esad'ın İslamla savaşması.Çıkış noktanız sakat herşeyden önce,sonraki analizlerinizin ve geldiğiniz noktanın da sakat olmasının sebebi bu.

SeBaT
05-02-2012, 16:02
Beşşar Esad bağlı güçlerin Humus’a gerçekleştirdiği tank ve top saldırısında ilk belirlemelere göre aralarında çocuk ve kadınların da bulunduğu 337 kişinin öldüğü 500’den fazla kişi de yaralandığı öğrenildi.
Humus Yerel Koordinasyon Komitesi sözcüsü Ebu Abdullah, El Cezire televizyonuna telefonla bağlanarak yaptığı açıklamada, Suriye ordusunun, Humus’un Halidiye mahallesini havan topuna tuttuğunu ve ağır silahlar kullandıklarını belirtti. Müslüman ülkelere seslendiğini kaydeden Abdullah, “Neyi bekliyorsunuz? Burada insanlar ölüyor. Rusya bizden ne istiyor? Arap Birliği neyi bekliyor? Birleşmiş Milletler neyi bekliyor? İnsanlık nerede?” diye tepki gösterdi.

Suriyeli aktivistlerden Halid Ebu Sabah, El Cezire'ye yaptığı açıklamada, Suriye'de en kanlı gecelerden birisinin yaşandığını, ordunun 300'den fazla havan mermisi ile Halidiye mahallesini bombaladığını aktardı. Yaralı sayısının 700'ü aştığını iddia eden Ebu Sabah, "Evler havan topu ve tank ateşi ile bombalanıyor. İnsanlar ölüyor, çok sayıda yaralı var. Humus kan gölü haline geldi. İnsanlar camileri doldurup Allah'a yalvarıyor. Çünkü bize yardım eden hiçkimse yok. Neden kimse bizim sesimizi duymuyor? İnsanlar nerede? Buna daha ne kadar sessiz kalınacak?" şeklinde duygularını dile getirdi.
Humus'ta yaralılara müdahale etmek için sağlık personelinin yanı sıra tıbbı malzeme eksikliği yaşandığı belirtiliyor.
!!! Kahire'de bulunan Suriye Büyükelçiliği Humus'taki katliam üzerine işgal edildi.
İşte katliamdan görüntüler:

http://www.youtube.com/watch?v=Zvs88fS4TfA&feature=player_embedded


Adam kendi halkıyla savaşıyor. Babası da daha önce Hama şehrini yerle bir edip 40.000 suriyeliyi katletmişti. Demek iş diktatörleri savunmaya kadar vardırılabiliyor. Sırf BAAS ideolojisinden diye, sekuler, din düşmanı, Laik oldukları için bu "Sosyalist BAAS Rejimi'nin" katliamlarını övmek de ancak aynı fabrikanın ürünü olan bir Kemalistten beklenirdi.

AlbatrosS
05-02-2012, 18:37
El-insaf;

Biz devlet PKK'yle savaşırken de Kürtlerin hakkı'nı ve hukukunu savunup hem savaşın yersizliğini hem de Kürtlere yapılan insanlık suçlarını eleştirdik.

Sayın UPUAUT;

Dünya tarihi ''devlet ajanslarına güvenmemek'' için sayısız veriyle doludur. Siyasal iktidarlar siyasal hegemonya ve kamplaşmanın da tarafıdırlar. Daha Muhalifler silaha sarılmadan evvelce ESAD iktidarı büyük bir güç ve sertlikle gösterileri bastırma yoluna gitti. Şu koşullarda savaş kaçınılmaz bir hal aldı yalnızca.

Ne yapmasını bekliyordunuz insanların? İsyancılar Sünni fanatiklerden ibaret değil üstelik. Toplumun birçok siyasi yelpazesinden insanlar var ve hemen her kesimden insan ESAD rejiminin zindanlarında tutuklu durumda.

Baas rejiminin ne denli otoriter bir rejim olduğu da ''arasınız HİTLER DE DAHİ BULUNABİLECEK İYİ YANLARI'' yanında mutlak bir realite. Şunu artık anlamamız gerekiyor zannımca: Siyasal İslam hayalleri dahi kursalar artık devir insanların siyasal otoritelerce despotça kontrol edileceği, keyfi tutuklanacağı ve baskı altında tutulacağı bir devir değil.

İletişim araçlarının bu denli geliştiği günümüzde, eyvallah toplumsal denetim mekanizmaları ve anti demokratik fikirler de kendini yeniden üretiyor; ancak insanlık biraz sancılı da olsa değişecektir.

Maalesef bu uğurda bazı savaşlar olacak, yine ciddi acılar yaşanacaktır. Bizlerin göreviyse dini ve inançlarından bağımsız bir biçimde otoriteler, baskılar ve despotluklara karşı gelmektir. Gerek kendi ülkemizde gerekse bölgede.

20. yy'a özgü insanları ZORLA DEĞİŞTİRME, DEVLET OTORİTESİNİ HAKİM VE GÜÇLÜ KILMA devri geride kalmıştır. Güçlü devlet, siz karşı da çıksanız artık siyasal bir doğru değildir. İnsanlar zannediyorum ki ''güçlü devlet ve zamanla güçlü ordu''nun ne manaya geldiğini idrak edeceklerdir.

Tabi şunu da eklemekte fayda var: Bu uğurda örneğin Suriye ve İran'a dışarıdan askeri müdahaleleri doğru bulmuyorum. Bu durum devletlerin muhtemel demokratik örgütlülük potansiyellerine sekte vurup yeni ve aşılması zor düşmanlıklar yaratacaktır. İşte IRAK örneği önümüzde. İşte LİBYA önümüzde. Yapılması gereken; diplomatik yollarla bu ülkelerin mümkün mertebe yalıtılıp Ortadoğu'da daha adil siyasal yönelimler belirlenmesidir. Örneğin Filistin sorunu siyasal İslam'ın en büyük YAKITI'dır. İsrail'in bölgedeki saldırgan nüfuzu ve yayılmacılığı engellenmelidir. Bu sorun BM çatısında onurlu ve hakça bir projeyle çözülüp Filistinliler ikna edilirse siyasal islam'ın temel yakıtlarından biri biter.

Siyasal İslam'ıysa bu denli güçlendiren şey Ortadoğu'daki müdahaleci ve hegemonik süreçlerdir.

Nasıl ki 12 EYLÜL REJİMİ siyasal islam'a yol verip laik-seküler kitleleri ketlediyse; aynı şeyi Suriye için isteyemezsiniz...

apsimon
05-02-2012, 19:44
Albatross,

Harbi şaşı bir bakışın var. Türkiyede olan biten için ortalık ayağa kalkıyor mu? 34 kürt öldürüldü. Kim ayağa kalktı. YAda bahreyde ki gösteriler bastırılırken kim ayağa kalktı.

Suriyede ki muhalif(silahlı) güçler kimin adına Türkiyede eğitiliyor. Az kaldı sabır. 1-2 yıl içerisinde Türkiyeyi de bu bataklığın içine çekecekler. Şii-sünni tarihini iyi okumayanlar ortadoğuya da şaşı bakar.

Kan akmaya devam edecek. Ayrım zannettiğinizden de büyük. Suriyeyi de rejim değişse ne olur? Bahreyn'i var,suidi arabistanı var, kuveyti var daha bu işin. ABD ırakta İran a yenik düşdü. Türkiye ve diğer despot vahabi rejimleri üzerinden güç tazelemeye çalışıyor.

jadi
05-02-2012, 20:18
Ulusalcilar, halk katliami yapan bir rejimde hala devleti savunmaya devam ediyor. Bahane de hazir : antiemperyalizm

Ben kemalistleri, Esad'in askerleri olmak icin Suriye'ye gitmeye davet ediyorum. Baska bir deyimle "kamalistler Suriye'ye"

apsimon
05-02-2012, 21:13
Jadi,

Ulusalcılar yada kemalistler yanlız değil. Sosyalistler de var. Hiç mi Sosyalist yayınları okumuyorsun. Körsün anladıkta genetik mi onu çözemedim.

Merak buyurma senin taşeron ordun girecek. Girmek zorunda. Dış ticaret açığın nasıl karşılanıyor? Sahi kördün ya...

jadi
05-02-2012, 21:31
Arap ulkelerinde tek tek yikilmakta olan baas diktatorlukleri, Araplara dayatilmis kemalist baski rejimine denk duser. Ulusalcilarin hala ah cekerek yad ettigi 1930'lu yillarin tek partili yillari, bu toplumlarda maalesef 2010'lu yillarda devrilebilmistir. Kemalistler o yuzden bu kadar huzunlu, bu kadar tepkili


Baas aslinda, Osmanli'nin Tc disinda kalan topraklarinda olusturulmus ittihatcilik denilen lanet fikriyatin Arap versiyonudur. Ideolojik aynilik cok nettir. Milliyetcilik, irkcilik, darbecilik, militarizm, kendi halkini katletmek, laikcilik gibi uygulamar hemen hemen aynidir.

Tc'de sosyalistler de kemalizm'den fazlasiyla etkilenmis olduklari icin bu rejimlere sempati beslemeleri normaldir. Zaten onlara sorsan sosyalizm esittir emperyalist ulkelere her halukarda karsi cikmak demektir. Bu konu uzerinde yazdigim cok sayida iletim forumda mevcut oldugu icin simdi burda tekrar etmiyorum

upuaut
06-02-2012, 16:55
Ben bu gibi bir durumda diktatör Esadın resmi haber ajansı yerine muhalif kaynakları esas alırım,sonuçda içsavaşın başından beri sizin kaynak diye gösterdiğiniz SANA'nın nasıl bir dezenformasyon hareketi yürüttünü,katliamları gizlemeye çalıştığını hep beraber gördük.

Çok şükür ki artık herkesin elinde en azından telefon kamerası var ve SANA'nın olmadığını varsaydığı tüm o katliamları,vahşeti ispatlayan görüntüleri internette rahatlıkla bulabiliyoruz.

Sunnilere ait dükkanları yağmalayan,yakaladıkları göstericilere yaptıkları işkenceleri kameraya alan,binlerce göstericinin üzerine sürek avına çıkmış gibi kurşun yağdıran Esadın askerleri de onun ajansı SANA da bu savaşın en kirli tarafıdır.Sizse SANA'yı kaynak gösterip ''bakın adamlar biz öldürmedik diyor,meğer bir iftiraymış''diyorsunuz.Hiçbirimiz Esad'ın ajanslarının bu katliamları üslenmesini beklemiyoruz.

Sayın rastaman, sizin fikrinize hiçbir şey demiyorum; sözkonusu bu haberi istediğiniz kaynaktan takip edip, istediğiniz çıkarımda bulunabilirsiniz. Fakat ben bu tartışma konusunu açan mesajı yazarken, neden bu mesajı yazdığımı açık açık belirttim.

Şimdi izninizle bu mesajı neden yazdığımı anlatayım.

Herhalde Cumartesi gecesi çoğumuz bir televizyon kanalına takılmış, orada ne varsa (film, haber, dizi vs.) onu seyrediyorduk. Ben de Ulusal Kanal'da olduğum için oradaki programları seyrediyordum. Ama genelde zapping yaptığım için, o gün de zapping yaptım ve birçok kanala baktım. Derken, saat 21:00'da Ulusal Kanal'daki Sebahattin Önkibar'ın sunduğu "Alternatif" programı geldi, çattı. Bilirsiniz, Sebahattin Önkibar aynı programı daha önceden de TGRT'de yapıyordu. Ben de "Alternatif" programının eski müdavimlerden olduğumdan, bu programı mutlaka seyretmeye çalışırım.

Fakat Sebahattin Önkibar, bu sefer Cumartesi gecesi saat 21:00'daki "Alternatif" programı öyle bir dehşetli bir şekilde açılışını yaptı ki, adeta ekran karşısında dondum kaldım. Bu adam ne diyor? diye. Sebahattin Önkibar, bazı televizyon kanallarında 100'ü aşkın, bazı kanallarda 200 ve Diyanet İşleri Başkanı'nın 300'ü aşkın olarak bildirdiği Suriye'deki ölenler ilgili medyada büyük bir dezenformasyon haberinin yapıldığını ve buna kesinlikle inanmamamızı söyledi.

Bu doğru mu idi? Hemen bütün kanallara baktım. Gerçekten de başta NTV, CNN Türk, Sky 360, HaberTürk, TGRT Haber, Ülke TV ve TRT 1 olmak üzere haber amaçlı olmasa bile diğer kanallarda Sebahattin Önkibar'ın söylediği gibi tamamen dezenformasyon haberler sunuluyordu. Yani ortada müthiş bir çekişme var: Biri, Suriye'de ölenlerin sayısını her defasında (100'ü aşkın, 200'ü aşkın, 300'ü aşkın) artırır ve tamamen Esad karşıtı yayınlar yaparken, diğeri ve tek olan Ulusal Kanal bu haberin doğru olmadığını, tam tersine, teröristlerin Suriye Ordusu'na ağır bir kayıp verdiğini söylüyordu.

Kim doğruyu söylüyordu? Bunu o an kestirmek çok güçtü. Fakat buradaki hiçbir tartışmacı, Suriye'de ölenlerin sayısının devamlı surette televizyon kanallarında arttılmasını ya hiç görmek istemedi, ya da dikkatinden kaçtı, bilemiyorum. Ancak her seferinde artan ölü sayısı dikkatimi çekmesi için yerterliydi (ki bu, asparagas haber olduğunu gösteren en dikkat çekici noktalardan biridir). Sonra internette "Syria News" yazarak konuyla ilgili haberlere baktım. Suriye'nin Resmi Haber Ajansı olan "SANA"yı bu araştırma sırasında gördüm. Bundan önce SANA'dan haberim yoktu. SANA'nın sitesinde haberler için "Türkçe" dil desteğini görünce açıkçası şaşırdım. Çünkü şimdiye kadar hiçbir haber sitesinde "Türkçe" dil desteğini görmemiştim. Bu son gelişme için SANA'da ne yazıyor diye aradım. Hiçbir haber göremedim. Tam tersine, muhaliflerin HUMUS'ta Suriyeli askerlere saldırdığı ve ölen askerlerin olduğunu duyuruyordu.

Arkadaşlar, hiç kimse kıvırtmadan söyleyin. Siz benim yerinde olsanız, bu olay karşısında şaşırmaz mısınız? İşte ben de o anda açıkçası şok geçirdim ve size bu haberle ilgili gelişmelerden söz ettim.


Bu arada, söylemezsem çatlarım; Cumhuriyetçi aday Rick Perry'nin;

Turkey reacts Rick Perry's terrorist accusation (http://news.yahoo.com/turkey-reacts-rick-perrys-terrorist-accusation-143042524.html)

açıklamalarının ülkemizdeki mevcut durum (korku imparatorluğu) hakkında son derece umut verici olduğu görülüyor.

Arkadaşlar, Cumhuriyetçi adaylar tam bizim kafamıza göre. Onlar da müslümanların sevmez. Örneğin, Ron Paul, Jay Leno'ya konuk olduğunda, ekibindeki birkaç Cumhuriyetçi adayın müslümanları sevmediğini söylemiş ve bunu açık açık Jay Leno'nun programında açıklamıştı!

Benim oyum, Cumhuriyetçilere.

rastaman, neden sözümü keserek değerlendiriyorsun. Mesajın tamamı (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=27248) yukarıdaki gibidir. Ben o sözü Rick Perry'nin ülkemizde bir korku imparatorluğu yaratanlar için söylemiştim. Orada "Bu adamlar tam kafamıza göre" derken, bunu kastetmiştim. Yoksa, insanların inançlarıyla uğraşmam. Eğer "inanç" konusunda bir faaliyette bulunuyorsam, bunu öncelikle kendim için yaparım. Sonra fırsat olursa, bu gelişmelerden sizi haberdar ederim.

Ha, burada şu olmuş olabilir. Arka arkaya ABD'li Cumhuriyetçi adayların müslümanlardan nefret ettiklerine ilişkin açıklamaları yapmaları karşısında, ben de onlara bağlı olarak uçmuşumdur. Öyle oldu zaten. Yıllardır ilk kez Amerika'dan bu tür açıklamaların yapılmış olması, seni de uçurmaz mı?

Herkes uyurken ben, Cumhuriyetçi ekibin başkanı olan Ron Paul'ün Jay Leno'nun "Tonight Show" programına katılmasını o gün takip etmiş birisiyim. Programda Ron Paul çok rahattı, bacak bacak üstüne atmış Jay Leno'nun sorularını son derece keyifli bir şekilde yanıtlıyordu. Ron Paul, ekibindeki birkaç Cumhuriyetçi adayın neden "müslümanlardan nefret ettiğini" açık açık anlattı.

rastaman
06-02-2012, 19:34
Upuaut birkaç güne diğer görüntülerde düşer internete,öğreniriz neler olduğunu.

Bu arada Sana'yı epey bir karıştırdım,pek inandırıcı bulduğumu da söyleyemem.Bugünkü anasayfadaki ilk haber ''teröristlerin'' bir mescidi ateşe verdiği şeklinde mesela,üstelik Humusta.
Siteyi Türkçe hazırlamaları da kendileri için akıllıca olmuş.Çeviri de fena sayılmaz.

O terörist saldırıları haberleriniyse asıl bundan sonra daha sık duymaya başlayacağız,silahlı mücadeleye geçiş süreci çoktan başlamış bulunuyor,geç bile kaldılar.

Türkiyenin silahlı direnişe finansal destek sağladığını tahmin etmek zor değil,bu saatten sonra Esad'ın gitmesi dışında hiçbir seçenek Türkiyeyi girdiği çıkmazdan kurtaramaz,sadece Esadla değil tüm Şii dünyayla problem yaşamasına sebep oluyor bu süreç.Maliki hükumeti daha şimdiden Türkiyeyle ilgili iki açıklama yaptı,İrandan da çatlak sesler çıkmaya başladı.Üstelik önceki gün doğalgaza indirim yapmasına kesin gözüyle bakılan İran hiç geri adım atmadı.

Yine de tarafsız gözle bakan herkes Esad'ın haksız olduğunu anlayabilir,Maliki'nin sert açıklamasına rağmen laik Şii gruplardan ve özellikle İyad Allaviden Türkiyeye hak veren,Esadı eleştiren açıklamalar geldi.Kendisi de Şii olan Allavi son yaşanan Haşimi gerginliğinde de herkesi şaşırtmış sunni Haşimi'yi desteklemişti.
Düşünsene bu ülkede birileri Erdoğanın Haşimiye yapılan haksızlığı eleştirmesine karşı çıkıyor,başkalarının işine karışmakla,hatta mezhepçi olmakla suçlıyor,ama aynı Haşimiye ülkesindeki laik Şiiler bile sahip çıkıyor.

Sağlıklı düşünebilen her insan Suriyenin bir azınlık grubu tarafından yönetilmesinin ülkenin istikrarı için tehlike yarattığını bilir,doğru olan bu iktidarın gitmesidir ve öyle olacaktır.

Esad'ı destekleyen ülkelere baksana,Rusya ve Çin! Diplomasi geleneğini her zaman despot iktidar ve gruplar ekseninde yürüten ülkeler bunlar.Kaddafiye,K.Koreye nerede diktatör varsa hepsine destek verdiler.Rus muhalefeti bunu bir utanç olarak,Türk ulusalcılarıysa antiemperyalizm olarak adlandırıyor.
Türkiyede omuz verdikleri gruplar bile aynı tornadan çıkmış,sizin ulusalcılar mesela.Perinçek yıllarca boşuna 3. dünyacılık,Avrasyacılık yapmamış,Rusya ve Çini dış politika söylemlerinde yıllarca boşuna merkeze oturtmamış ulusalcılar.

Upuaut ulusalcı kanattan bu aralar-muhtemelen seninde katıldığın-bir eleştiri geliyor;'' sıfır sorunla başlamıştık,sorun yaşamadığımız ülke kalmadı'' diyorlar.70'lerin 80'lerin içe dönük,dış politikada iddiasız dönemlerinde çakılıp kalmış ve bugüne kadar bize pek bir şey getirmediği ortada olan bir yöntem bu.Diplomasi bazen kumara benzer,ortaya birşey koyup riske girmezsen eline de hiçbirşey geçmez.Sen yeter ki haklı olduğunu bil,tüm faktörleri doğru tart,gerisi geliyor.

AlbatrosS
06-02-2012, 23:33
Albatross,

Harbi şaşı bir bakışın var. Türkiyede olan biten için ortalık ayağa kalkıyor mu? 34 kürt öldürüldü. Kim ayağa kalktı. YAda bahreyde ki gösteriler bastırılırken kim ayağa kalktı.

Suriyede ki muhalif(silahlı) güçler kimin adına Türkiyede eğitiliyor. Az kaldı sabır. 1-2 yıl içerisinde Türkiyeyi de bu bataklığın içine çekecekler. Şii-sünni tarihini iyi okumayanlar ortadoğuya da şaşı bakar.

Kan akmaya devam edecek. Ayrım zannettiğinizden de büyük. Suriyeyi de rejim değişse ne olur? Bahreyn'i var,suidi arabistanı var, kuveyti var daha bu işin. ABD ırakta İran a yenik düşdü. Türkiye ve diğer despot vahabi rejimleri üzerinden güç tazelemeye çalışıyor.

Her muhalif eylemi birilerinin ''oyuncağı'' görmekten imtina etmek lazım. Aynı kafa AKP'yi de ABD'nin kumandayla başımıza getirdiği toplumdan tecrit olmuş bir düzenek sanıyor. Hal böyle olunca ''egemenlik ilişkileri'' rejimin niteliği bağlamında buhar olup her şeyi eliyle KUMANDA EDEN ÜBER GÜÇ'ün kaotik projelerine bakıyor.

Suriye muhalefetini beğenmeyebilirsiniz; ancak, bu ''rejimin niteliği'' konusundan bağımsız düşünülebilir mi? Suriyeli muhalifleri Suriye toplumundan tecrit edip tabansız, yabancı ve bünyeyle ilintisiz bir ''olgu'' olarak görebilir miyiz?

Bu sözlerim muhaliflerin hedef ve amaçlarını olumladığım manasına gelmez. Neticede ortada oldukça otoriter ve tarihi kitle kıyımlarıyla dolu bir rejim var. Rejim'in ''insani'' olduğu iddia edilebilir mi?

Şöyle düşünün: Türkiye'deki baskı ve tutuklama furyalarından kaçıp Avrupa ülkelerine sığınan yüzlerce ''devrimci'' var. Ve Türkiye muhtelif zamanlarda Avrupa'yı bu nedenle eleştirmekte. Misal, Avrupa'yı ''pkk'ye yardım etmekle suçlamakta''. Misal PKK'yi Siyonistlerin yahut ABD'nin oyuncağı olmakla itham etmekte. Bu liste uzar gider; ancak burada ''eksik bir şey'' göze çarpmıyor mu?

Türk devlet sisteminin NİTELİĞİ ve PKK'nin Tc'deki toplumsal tabanı. Bu iki olgunun belirleyiciliğini es geçerek ayakları yere sağlam basan bir PKK tahlili yapmak mümkün müdür?

Türkiye elbette Suriye muhaliflerini kullanmak, ondan faydalanmak ve belli ölçüde destek vermek isteyebilir. Ancak bu ortada fol ve yumurta olmadan yapılan bir iş olmadı ki. Öncelikle Suriye'de bu durumu yaratacak süreçler gelişti. Bu süreçleri geliştiren de ne ABD ne başka bir güç. Bölgede esen rüzgarlar ve bundan etkilenen kitlelerdi. Rejimin cevabıysa şimdiye kadar öğrenebildiklerimiz kadarıyla EPEY SERT oldu.


Kürt sorunuyla ayakla ve kalkmakla nasıl bir alaka kurdun onu da çözemedim. Suriye'de yaşananlara yalnızca ''ihtiyatlı'' yaklaşıyorum. Bilgi akışının objektif ve tarafsız gelmediğinin farkındayım; ancak Suriye rejimi'nin bir tür KEMALİST olduğunu da seziyorum.

rastaman
07-02-2012, 01:41
http://www.posta.com.tr/dunya/HaberDetay/Suriye_den_sok_goruntuler.htm?ArticleID=108087&Date=08.10.2011

apsimon
07-02-2012, 03:22
Kürt sorunuyla ayakla ve kalkmakla nasıl bir alaka kurdun onu da çözemedim.

Burda ki amaç türk medyası ve batının iki yüzlülüğünün tespitidir. Ses seda yok. Hatta batıdan olayın üstünü örtmek ve unutturmak için bir çaba var.

Bir sabah kalktık ve Suriye düşmanımız oldu. Bu tuhaf değilmidir?

O toprakların (arab) rejimleri değişecekse suud dan başlanır. Tunus ve Mısırdan değil. Bu arab baharı değil. Ha diyeceksin ki sokağa çıkmanın ne kötülüğü var. Eylem yapmanın diktatör yıkmanın ne kötülüğü var. Yok da her sakallıyı da dedemiz sanmıyalım. Biri gider diğeri gelir. Alışık o topraklar kan ve zulme…

Olaylara komplocu zihniyetle yaklaşmıyorum. Zira ha mübarek ha müslüman kardeşler. Benim nazarımda bir fark yok. Mesele olayı büyütmek, mesele medet ummaktır.
Katarın şeyhi para basacak Türk devleti eğitecek, özgürlük savaşcısı diye suriyeye demokrasi getireceksin. İşin birçok boyutu var.
Anlaşılan artık bu topraklar kana ve şiddete doymayacak. ABD dış işlerinde ki hanım(?) akacak kanın sorumlusu sizsiniz(Çin ve Rusya için) diyor. Al birini vur diğerine kan akıtmayı iyi bilirler.

AlbatrosS
07-02-2012, 13:44
Burda ki amaç türk medyası ve batının iki yüzlülüğünün tespitidir. Ses seda yok. Hatta batıdan olayın üstünü örtmek ve unutturmak için bir çaba var.

Bir sabah kalktık ve Suriye düşmanımız oldu. Bu tuhaf değilmidir?

O toprakların (arab) rejimleri değişecekse suud dan başlanır. Tunus ve Mısırdan değil. Bu arab baharı değil. Ha diyeceksin ki sokağa çıkmanın ne kötülüğü var. Eylem yapmanın diktatör yıkmanın ne kötülüğü var. Yok da her sakallıyı da dedemiz sanmıyalım. Biri gider diğeri gelir. Alışık o topraklar kan ve zulme…

Olaylara komplocu zihniyetle yaklaşmıyorum. Zira ha mübarek ha müslüman kardeşler. Benim nazarımda bir fark yok. Mesele olayı büyütmek, mesele medet ummaktır.
Katarın şeyhi para basacak Türk devleti eğitecek, özgürlük savaşcısı diye suriyeye demokrasi getireceksin. İşin birçok boyutu var.
Anlaşılan artık bu topraklar kana ve şiddete doymayacak. ABD dış işlerinde ki hanım(?) akacak kanın sorumlusu sizsiniz(Çin ve Rusya için) diyor. Al birini vur diğerine kan akıtmayı iyi bilirler.

Olur apsi, göstericilere söylerim, suud'a bakıp ibret alsınlar :)

yamans
07-02-2012, 14:55
Şu ana kadar düşmeyen sadece Esad kaldı, tüm kalbimle Esad'ı destekliyorum.

c m
07-02-2012, 15:52
Youtube'den birçok video sunuluyor. Sunulan videolara incelerken cami minarelerine ateş açılması gibi saldırıların dışında havan saldırsı gibi saldırıların gerçekleştiği anlara dair bir tek videoya rastgelmediğimi belirtmeliyim. Çok ilginç bir durum, değil mi? O türde bir videoya rastgelen bir üye varsa burada paylaşırsa memnun olurum.

Bununla birlikte diğer Arap ülkelerinde yaşanan olayları -özellikle Libya'da Kaddafi'nin öldürülüşünü- gören Esad'ın gördüğü olaylar karşısında nasıl bir psikolojiye sahip olabileceğini düşünmemiz de gerekebilir. Tabii tüm koşulların yarattığı etkilerle de ele alınması gerekebilecektir.

upuaut
07-02-2012, 18:35
Upuaut'ın İnanılmaz Bir Tespiti

Arkadaşlar, ben o haberi yazarken, Sebahattin Önkibar'ın Ulusal Kanal'daki 04.02.2012/Cumartesi günü saat 21:00'daki "Alternatif" programının başlamasından 54 dakika sonra yazmışım. İnanmayan, açılış mesajımın tarihine ve saatine büyüteçle bir baksın.

Şimdi de herkes bu açılış mesajımın 2. paragrafında yazdığım şu tespite bir baksın:

Bazı televizyon kanallarında 100'ü aşkın, bazı kanallarda 200 olarak bildirilen Suriye'deki ölenlerin sayısının şimdilerde 300'ü aştığı söyleniyor.

Sonra da 2. mesajımda bu haberi sıcağı sıcağına (Sebahattin Önkibar'ın uyarısından 54 dakika sonra) anlatırken, şuna da bir bakınız:

Fakat Sebahattin Önkibar, bu sefer Cumartesi gecesi saat 21:00'daki "Alternatif" programı öyle bir dehşetli bir şekilde açılışını yaptı ki, adeta ekran karşısında dondum kaldım. Bu adam ne diyor? diye. Sebahattin Önkibar, bazı televizyon kanallarında 100'ü aşkın, bazı kanallarda 200 ve Diyanet İşleri Başkanı'nın 300'ü aşkın olarak bildirdiği Suriye'deki ölenler ilgili medyada büyük bir dezenformasyon haberinin yapıldığını ve buna kesinlikle inanmamamızı söyledi.

Bu doğru mu idi? Hemen bütün kanallara baktım. Gerçekten de başta NTV, CNN Türk, Sky 360, HaberTürk, TGRT Haber, Ülke TV ve TRT 1 olmak üzere haber amaçlı olmasa bile diğer kanallarda Sebahattin Önkibar'ın söylediği gibi tamamen dezenformasyon haberler sunuluyordu. Yani ortada müthiş bir çekişme var: Biri, Suriye'de ölenlerin sayısını her defasında (100'ü aşkın, 200'ü aşkın, 300'ü aşkın) artırır ve tamamen Esad karşıtı yayınlar yaparken, diğeri ve tek olan Ulusal Kanal bu haberin doğru olmadığını, tam tersine, teröristlerin Suriye Ordusu'na ağır bir kayıp verdiğini söylüyordu.

Kim doğruyu söylüyordu? Bunu o an kestirmek çok güçtü. Fakat buradaki hiçbir tartışmacı, Suriye'de ölenlerin sayısının devamlı surette televizyon kanallarında arttılmasını ya hiç görmek istemedi, ya da dikkatinden kaçtı, bilemiyorum. Ancak her seferinde artan ölü sayısı dikkatimi çekmesi için yerterliydi (ki bu, asparagas haber olduğunu gösteren en dikkat çekici noktalardan biridir).

Suriyeli muhalifler ölü sayısını 55'e çekiyor!

Özetle Batı medyası Hums'ta 337 kişi öldü derken ve bizim sazanlar da bu rakamın üzerine atlarken (örneğin Diyanet İşleri Başkanı Görmez, "Suriye'de 300'ü aşkın kişinin ölümüyle sonuçlanan saldırıların tüm Müslümanlar arasında derin bir infiale yol açtığın belirterek, olayın katliam olarak değerlendirilebileceğini ve gönül dünyalarının hüzünle kaplandığını belirtti" demişti. Bundan daha kötüsü, olayı Taraf gazetesinin Sakal’, ‘Çarşaf’, ‘Oraj’ ve ‘Suga’ isimli dört Eylem Planı’ndan oluşan "sözde" Balyoz Harekat Planı'nındaki gibi "Dünyanın hemen her yerinde olduğu gibi Suriye'de de alemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimizin veladetini dua ve niyazlarla idrak etmek için toplanan cemaate ateş açılmış ve yüzlerce insanın canına acımasızca kastedilmiştir. Cenab-ı Allah'a yakarmak için bir araya gelinmiş böyle mübarek bir günde, hemen her hanede İslam kardeşliğini yaralayacak adeta yeni bir fitneye öncülük edilmiştir." şeklinde değerlendirmiş ve ister bilerek söylesin, ister bilmeyerek söylesin, yeni bir fitneye yol açarak bir "korku imparatorluğu"nda yaşadığımızı ifşa etmişti!!!), Suriyeli muhalifler bugün (07.02.2012) bu rakamı 55'e çekti.

Bu son rakama ilişkin haber şöyle verilmiş: Suriye'nin Hums kentinde önceki gün gerçekleşen operasyonda ölenlerin sayısının 55 olduğu açıklandı.

BBC'nin haberine göre, Suriye ordusu tarafından Cuma gecesi Hums'ta topçu ateşiyle öldüğü iddia edilen kişi sayısının abartıldığı, gerçek sayının 55 olduğu belirtildi. Suriye muhalifleri tarafından BBC'ye yapılan açıklamada, basının belirttiği ölü sayısının gerçeği yansıtmadığı ifade edildi.

Hums'ta Cuma günü yaşanan olaylarda ölü sayısı El Arabiya televizyonu 337, Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi örgütü 260 olarak vermişti. Suriye ordusu da bu rakamları yalanlamış, gösterilen cesetlerin teröristlerce kaçırılıp katledilen kişiler olduğunu açıklamıştı.

Suriye Hükümeti'nin SANA'ya yaptığı açıklamaya göre, Cuma günü Hums'ta yapılan operasyonda 30 Suriye askerinin hayatını kaybettiğini ve 70 kadar askerin de yaralandığını belirtti.

Demek ki neymiş: Gerçekler ayrıntılarda gizliymiş! Buradaki ilk ayrıntı, ölü sayısının devamlı olarak artırılması idi. Çok şükür, Suriyeli muhalifler ölü sayısının "şişme medya"daki olmadığını, yalnızca 55 kişi olduğunu açıkladı da, kafalardaki ilk soru işareti böylece silinmiş oldu.

Teşekkür

Müsadenizle, ben bu başarımı uzun yıllar "Alternatif" programcılığı yapan ve gerçekleri olduğu gibi söyleyen Sebahattin Önkibar'a ithaf etmek istiyorum. Çünkü ben ona inanmıştım ve karşılığını da bu başarıyla aldım.

İkinci Şifre

Şimdi geldik, ikinci ayrıntıya. c m, mesajında bu ayrıntı hakkında şunları söyler:

Youtube'den birçok video sunuluyor. Sunulan videolara incelerken cami minarelerine ateş açılması gibi saldırıların dışında havan saldırsı gibi saldırıların gerçekleştiği anlara dair bir tek videoya rastgelmediğimi belirtmeliyim. Çok ilginç bir durum, değil mi? O türde bir videoya rastgelen bir üye varsa burada paylaşırsa memnun olurum.

Bununla birlikte diğer Arap ülkelerinde yaşanan olayları -özellikle Libya'da Kaddafi'nin öldürülüşünü- gören Esad'ın gördüğü olaylar karşısında nasıl bir psikolojiye sahip olabileceğini düşünmemiz de gerekebilir. Tabii tüm koşulların yarattığı etkilerle de ele alınması gerekebilecektir.

Vatan gazetesi bu ayrıntı hakkında sorular sormaya başladı bile. Vatan gazetesi son olarak "Camilere sığındık Allah’a yalvarıyoruz! (http://haber.gazetevatan.com/Haber/428897/1/Gundem)" makalesini yazıyor ama aşağıdaki soruları sorarak kendisini ayıltmaya çalışıyor. Çünkü makaleye attığı başlık (ki önceki haberleri de tetikçilik kokuyordu) ile acaba ben tetikçilik mi yapıyorum diyor, sonra bu soruların yanıtlanmasını istiyor:

CEVAP BEKLEYEN SORULAR

1- Esad, Suriye için en kritik günde, BM Güvenlik Konseyi’nin oylamasına saatler kala, hem Hama katliamının yıldönümünde hem de Kandil gecesi böyle bir katliam emri vermiş olabilir mi?

2- İddia edilen katliamla ilgili olarak yayımlanan YouTube videolarında cesetler görülüyor ancak belirtildiği gibi 300’ü aşkın ölü olduğunu gösteren bir belirti yok.

3- Esad tarafından yayınlanan açıklamada, “Ordu Humus’a yaklaşmadı bile” deniyor. İki açıklama arasında nasıl bu kadar büyük çelişki olabiliyor?

4- Gerçekten bir katliam yaşandıysa, bu ordu içinde Esad’ı köşeye sıkıştırmak isteyen unsurların işi olabilir mi? (Esad, Genelkurmay başkanını geçtiğimiz günlerde darbe söylentisi nedeniyle görevden almıştı)

Ben bu sorular ile makale başlığını karşılaştırdığımda, Vatan'ın tetikçilik yapmak ya da yapmamak gibi bir ikilem içinde kaldığını gördüm. Burada 2. soru, tastamam c m'nin de yanıtını aradığı sorudur.

Öyle ya, Youtube başta olmak üzere birçok video platformunda, ölülerin nerede nasıl çekilmiş ve kim tarafından yapılmış olduğu hep perde arkasındaydı. Üstelik, bu ölenlerin öyle havan topuyla parçalanmadığı da ortadadır. Çünkü havan topuyla ölen kişinin cesedi paramparça olur. Suriye Hükümeti'nin bu videolar için açıklaması çok nettir: "Suriye ordusu da bu rakamları yalanlamış, gösterilen cesetlerin teröristlerce kaçırılıp katledilen kişiler olduğunu açıklamıştı."

Evet, biz şimdi Suriyeli mıhalifler tarafından piyasaya sürülen bu videoların da "fake (uydurma)" olduğuna inanıyoruz. Tıpkı ölü sayısındaki gibi.

marcos
11-02-2012, 17:42
yahu bu ülke dinci değilmiydi şeriat mahkemeleri yokmuydu bu ülkede, liberallerimiz-kemalistlerimiz öyle diyorlardı.Ne oldu şimdi birdenbire dinden başka birşey bilmeyen gerici dinci Arap camilerimi bombalıyormuş.

Wafa Sultan'a ne oldu bu arada.

Klavuzu emperyalist olanın burnu .oktan çıkmazmış.

ahmetsln
12-02-2012, 15:37
Ulusalcilar, halk katliami yapan bir rejimde hala devleti savunmaya devam ediyor. Bahane de hazir : antiemperyalizm

Ben kemalistleri, Esad'in askerleri olmak icin Suriye'ye gitmeye davet ediyorum. Baska bir deyimle "kamalistler Suriye'ye"


hahaha dostum bu sana iyi bir kapak olur bence

http://www.facebook.com/photo.php?v=2283396943614

bakın katliama bakın siz :)

ahmetsln
12-02-2012, 15:38
yahu bu ülke dinci değilmiydi şeriat mahkemeleri yokmuydu bu ülkede, liberallerimiz-kemalistlerimiz öyle diyorlardı.Ne oldu şimdi birdenbire dinden başka birşey bilmeyen gerici dinci Arap camilerimi bombalıyormuş.

Wafa Sultan'a ne oldu bu arada.

Klavuzu emperyalist olanın burnu .oktan çıkmazmış.


suriye'de durum daha farklı. esad şii. eşi açıktır. din bakımından belkide en rahat ülkelerden bir tanesidir. geçenlerde oranın en önemli kilisesinin rahibi konuşuyordu. biz rejimden gayet memnunuz, eğer bu ülkede esad düşerse inancımızı asla yaşamayız diyordu.

SeBaT
13-02-2012, 03:19
ahmetsin,
merak ediyorum da acaba ESED denen katil diktatör senin gibilere maaş felan veriyor mu?
ESED denen katil ve çetesini aklamak için yapıştığın dezenformasyon haberlerin aslını öğrenmen için sana bir link veriyorum. Bakalım bunu okuduktan sonra yüzün kızaracak mı...

http://www.haksozhaber.net/baas-rejiminin-enformasyon-savasinda-cifte-hile-27703h.htm (http://www.haksozhaber.net/baas-rejiminin-enformasyon-savasinda-cifte-hile-27703h.htm)

marcos
13-02-2012, 20:38
suriye'de durum daha farklı. esad şii. eşi açıktır. din bakımından belkide en rahat ülkelerden bir tanesidir. geçenlerde oranın en önemli kilisesinin rahibi konuşuyordu. biz rejimden gayet memnunuz, eğer bu ülkede esad düşerse inancımızı asla yaşamayız diyordu.

Yanlışın var dostum Esad gidince Suriye demokratikleşecek İhvan ile El-Kaide Natoyla elele verip Suriye'de demokratik bir sistem kuracaklar bireysel özgürlüklerin önündeki engelleri kaldıracaklar.

Esad rejimi insanların en temel ihtiyacı olan facebooka dahi yasak koyuyor.Suriye'de internet kullanımını kısıtladı.Ülkenin şeyh-şıh-hocaefendi potansiyelinin gelişmesine engel oldu.Bu faşist rejim natoya ufacık bir üssü dahi çok görüyor.Neresinden bakarsan bak yıkılmayı hakediyor.

Esad rejimi Suriye vatandaşlarının tanklara roket atma haklarını gaspediyor.Camilerde cihat çağrısı yapıyorlar diye üzerlerine bomba atıyor.Suriye vatandaşları şeytani rejim yüzünden cihat ibadetlerini layıkıyla yerine getiremiyor.

Biran önce Suriye'ye müdahale edilmeli El-Kaide Afganistandan atıldı Pakistanda da barınması zora girdi Irakta da kontrolü İran aldı.Uluslararası toplum daha fazla beklememeli.

Tabi Suriye'de olan olayların arkasında;

Ali Mabud’dur, Tanrı’dır, Doğurmamıştır, Doğrulmamıştır, Ölümsüzdür.

Eşhedü en la ilahe illa Ali. “Ali’den başka İlah olmadığına şehadet ederim.”

(Salma Farisinin yarattığı 5 yetim.)

1- Mikdad b. Esved: Tabiat olaylarını ve depremleri idare eder.

2- Ebu Zerr Ğıfari: Yıldızların hareketini idare eder.

3- Abdullah b. Revaha: Canlıların hayatlarını idare eder.

4- Osman b. Maz’um: Rızık ve hastalıklarla uğraşır.

5- Kanber b. Kadan ed-Devrî: Ruhları cesetlere gönderir.

Nusayrilerin Sünni-Vahhabileri kızdıran inançları yok.Nede olsa savaşların temelinde sınıfsal nedenler olduğunu marksistler söylüyor.Marksistleri yalancımı çıkaralım şimdi.

rastaman
13-02-2012, 21:06
Marcos dokundurmalarının istikametine bakılırsa 28 Şubata sıcak bakmaman için bir sebep göremiyorum.Yazdıklarının ucu ''Seçim sandığı İslamcıları getirecekse ordu daha iyidir''e varıyor.

marcos
14-02-2012, 00:29
Marcos dokundurmalarının istikametine bakılırsa 28 Şubata sıcak bakmaman için bir sebep göremiyorum.Yazdıklarının ucu ''Seçim sandığı İslamcıları getirecekse ordu daha iyidir''e varıyor.

Tespitin ne doğru ne yanlış.

murted
14-02-2012, 00:49
Esad'ın da Esad gibilerin de cehennemin dibine kadar yolu var. Lakin Esad'ın Suriye'sinden evvel insanlık adına endişelenilmesi gereken çok coğrafya var. Gene aynı filmi izliyoruz. Nedense fillm bitip perdeler indiğinde neredeyse öncekilere rahmet okuyoruz her seferinde. Yazık...

marcos
19-02-2012, 17:33
Esad'ın da Esad gibilerin de cehennemin dibine kadar yolu var. Lakin Esad'ın Suriye'sinden evvel insanlık adına endişelenilmesi gereken çok coğrafya var. Gene aynı filmi izliyoruz. Nedense fillm bitip perdeler indiğinde neredeyse öncekilere rahmet okuyoruz her seferinde. Yazık...

Diyorlar ki Suriye'de kardeşlerimize yapılanlara daha fazla tahammül edemeyiz.Hadi diyelimki tahammül sınırı aşıldı Suriye'ye askeri müdehalede bulunduk.İsyancıda Arap BAAS cıda Arap bu durumda bizim asker hangisinin zulüm gören kardeşimiz olduğunu nasıl ayıracak.Hadi bizim hiç tanımadığımız kardeşlerimiz var Suriye'de ya Rus'un onlarındamı hiç tanımadıkları kardeşleri var Suriye'de.

Şu kardeş kim önce onu bir anlayabilseydik.