PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Yİne tayyİp yİne dayak


yucemanitu
22-02-2012, 23:16
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan önceki gün Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'le Tarabya Köşkü'nde yaptığı görüşmeden sonra Kıyı Emniyeti"ne ait tahlisiye botuyla Anadolu yakasına geçti.
Kuzguncuk'ta bekleyen başbakanlık aracına binen Erdoğan, Kısıklı'daki evine doğru harekete geçti. Saat 18:30 sıralarında konvoy Altunizade Köprüsü'ne ulaştığında hareketlilik yaşandı.

Konvoydaki bir cipten inen görevliler sivil bir kişiye önce sert bir şekilde müdahale ettiler. Sonra da, bir cipe bindirerek uzaklaştılar. Konuyla ilgili bir açıklama yapılmazken, Altunizade Köprüsü'nü yaya olarak geçen bazı vatandaşlar trafikte yaşadıkları sorundan yakındı



http://www.cnnturk.com/2012/guncel/02/22/erdoganin.konvoyunda.dayak.ve.gozalti/650155.0/index.html

Adamı vahşice dövüyorlar ve iğrenç küfürler ediyorlardı sürekli bip bip sesleri ve yerde perişan vaziyette, bilmemkaç tane iki ayaklı hayvandan dayak yiyen bir insan. Hay ben bu adama demokrat diyenin beynine turp suyu dökeyim. Bazıları da demokratlık adı altında halen bunu şakşaklayıp çoktaan ölüp gitmiş Kemalizm'le uğraşıyor. Ulan sizin o yerden yere vurduğunuz halefiniz Kemalistlerden ne farkınız var ki? Hatta daha betersiniz be! Acaba Sevgili Sünger Bob ve türevi bazı forumdaşlar eleştirdikleri bir siyasetçi kendilerini bu şekilde dövdürse, bunları yaptırsa ne halt ederlerdi ona da övgüler düzerler miydi?

Neva
22-02-2012, 23:31
Elestirmeyeceksin, ne diyorsa dinleyeceksin, biat edeceksin.(!)

spartacus
22-02-2012, 23:54
Bizde(toplumda) malum bir sorun(hastalık, arıza) var diye düşünüyorum. Bu arıza, aidiyet hastalığı olarak ifade edilebilir. Kendimizi bir şeye ait hissettiğimizde ilk yaptığımız kof bir savunu mekanizması geliştirmek, ikincisi ise farklı her tür görüş ya da inancı ötekileştirmek, hiç bir biçimde eleştiri kabul etmeyen bir canavara dönüşmektir... Bilinç düzeyide aidiyetlerin isimlerini bilmek, kendi aidiyetini olabildiğince yüceltmek, ötekinin kötülüklerini sıralamak ya da bir biçimde kötülemek biçiminden ibaret. Bilinç düzeyimizde hem bu düzeyi aşmıyor hemde aşırı biat, sembolizm ve inanç-tapınım içeriyor.

Bu bize iki yönden aşılanıyor.
Birincisi enjeksiyona uğradığımız dini yapının(islamiyet) karakteri(ötekileştirmeci ve aşırı ayrımcı, belirginci)
İkincisi ise resmi ideoloji, milliyetçilik, güce tapınma, biat kültürü...

İslamiyet belkide dinlerin en sıkı olanı. Ya da daha doğrusu ibadetde en fazla kuralı olan, örneğin günde 5 vakit namazı(ki gitmeyen şak diye ortaya çıkıyor), bir sürü okunacak dualar, ayetleri, biçimsel-kılık, kıyafet, sakal vs- vs olan ve en basit bu örneği yerine getirmeyenin rahatlıkla dışlandığı, hor görüldüğü ya da gaflet içinde olduğu düşüncesine yol açan dini bir tutum, buyruklarda içeren bir yapı. Bir diğeride islamiyetin aşırı derecede(!) biz ve öteki -anti-demokratik- temeli üzerine kurulmuş bir yapıya sahip olması. İslamiyet kadar -kitlesel- biz ve öteki ayrımı-üzerine kurulu bir başka din daha var mıdır, varsa bu düzeyde midir bilmiyorum... Yalnız görülen şu ki; rahatlıkla faşist diyebileceğimiz bir davranış biçimine yol açıyor-dönüşüyor.

Resmi ideoloji, tabular, milliyetçilik vb de tamamen subjektif unsurlar olarak aynı biçimde aşılanmakta ve bilinç, insan öznesi, sosyal kapsayıcılık vb içermemekte, yine aynı biçimde aidiyet-biat biçimiyle rahatlıkla faşist diyebileceğimiz bir davranış biçimine yol açmakta-dönüşmektedir.

Bir futbol holiganı gibi insan kategorize eden tipler ortaya çıkmaktadır. Bu ister milliyetçiler olsun isterse köktendinciler(dindar nesil bu oluyor) veya onların demokrasi getirdiğine ve gerçekten de demokrat olduklarına inanan insanlar olsun, davranış ve algılayış biçimleri fark etmiyor....

Öyleki geçtiğimiz 10 yıl içinde demokrasiyi dahi ötekileştirme, ötekisi üzerinde ancak tanımlayabilen bir yapıda oluştu. Örneğin resmi ideolojinin milliyetçi ayağına darbe vurulması, beri yanda demokrasi kavramınıda, tanımınıda zaafiyete uğratabiliyor. Buna bakarak, beriki demokrat sayılabiliyor. Oysa doğru tartışma anlayışı demokrasi nedir? Nasıl olmalıdır? var olan(iktidar) nedir? Ne yapılmaktadır? Staratejisi nedir, neye dayalıdır, hangi aidiyet üzerine-istismarına kuruludur-dayalıdır, neden? İstismarcı ve ötekileştirmeci midir yoksa kapsayıcı mıdır? gibi sorularla ve objektif, somut örneklerle anlam kazanır.

Sürekli tekrar ediyorum, toplumsal alanda neredeyse kendiliğinden mobbing (http://tr.wikipedia.org/wiki/Mobbing)diyeceğimiz bir durum yaşıyoruz(ciddi düzeyde ibadet baskıları, namaz, kur'an kursu, umre gibi ibadetler konusunda gittikçe artan, hatda tehdit edilir düzeylere geldiğimiz baskılarla, dışlanma ve ötekileştirilme ile karşı karşıyayız. Hatda şehirlerin simaları dahi bir bir değişmekte, sanata, görüntüye, kaldırımlara, panolara, duvarlara dahi karşı başlayan hınçlı savaş, gittikçe sosyal, kültürel ve düşünce-ifade alanına da yayılmaktadır. TC de resmi dairelerde kullanılan yapıları tarihiyle incelemenizi öneririm, örneğin Hitler Almanyasının etkin olduğu dönemlerde resmi daireler soğuk yüzlü, sert ve küçük pencereli yapılmıştır... Yani bırakın inancı, ifadeyi, ideolojik yapılaşma ve baskınlık bildiğiniz yapılara varana değin yansır).

Demokrasiyi berikinin, ötekisini ezmesi olarak anlayan sakat anlayışların bir an önce terk edilmesi gerekiyor diye düşünüyorum. Zira bu sakat-hastalıklı bir durum diye düşünüyor ve vaktinde yapılamayan bir tespitin(teşhisin) gelecekte-ki bu günde ulaştığı- ulaşacağı boyutunda önemsenmesi gerektiğini düşünüyorum.

Herneyse defalarca örneğini yaşadığımız ve şimdi de yaşadığımız ve bir örnek daha diyeceğimiz bu haber, tabloyu özetliyor.

sergenci
23-02-2012, 00:45
Her insan yetki ve selahiyeti kaldıramaz, bunu her yürek taşıyamaz . Bir millete baş olan insanlara öncelikle pisikolojik destek verilmeli yoksa kendi yaptığı hataları göremezler. Aynı allah gibi hür ve köle gibi ayırt ederler insanları, bunların ayarları kaçmış şebeke değişikliği gerekiyor. Büyük ikramiyeyi kazanan insanlar nasıl raydan çıkıyor ve şaşırıyorlar pisikolojik destek olmadığı için. Ama asil azmaz bal bozmaz bozarsa ayran bozar mayası süttür. Biad et rahat et. Esenkalın.

AhbAp
23-02-2012, 01:30
http://www.cnnturk.com/2012/guncel/02/22/erdoganin.konvoyunda.dayak.ve.gozalti/650155.0/index.html

Adamı vahşice dövüyorlar ve iğrenç küfürler ediyorlardı sürekli bip bip sesleri ve yerde perişan vaziyette, bilmemkaç tane iki ayaklı hayvandan dayak yiyen bir insan. Hay ben bu adama demokrat diyenin beynine turp suyu dökeyim. Bazıları da demokratlık adı altında halen bunu şakşaklayıp çoktaan ölüp gitmiş Kemalizm'le uğraşıyor. Ulan sizin o yerden yere vurduğunuz halefiniz Kemalistlerden ne farkınız var ki? Hatta daha betersiniz be! Acaba Sevgili Sünger Bob ve türevi bazı forumdaşlar eleştirdikleri bir siyasetçi kendilerini bu şekilde dövdürse, bunları yaptırsa ne halt ederlerdi ona da övgüler düzerler miydi?

Ahmet, aynı mahallede oturduğu Ali ve Mehmet'i her gördüğünde dövüyormuş. Onları canlarından bezdirmiş. Ali, yediği dayakların etkisiyle günden güne sinip ufalır ve için için Ahmet'e olan nefretini büyütürken, Mehmet yediği dayakların etkisiyle nefretini büyütmüş, gücünü de artırmış. Öyle bir gün gelmiş ki, artık Mehmet Ahmet'i döver olmuş.

Ali, bu işe çok sevinmiş. Öyle ki, artık Mehmet'ten daha beter dayak yediğini umursamıyormuş. Ahmet'ten intikamı alınıyormuş ya, olsunmuş! Yetmez ama evetmiş! Masal da burada bitmiş!