PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : İnsanda Dik Yürüme


istatistik
24-02-2012, 18:41
İnsan türünün en belirgin özelliklerinden bir de iki ayak üstünde dik yürüyebilmesidir. Bu gerçeği hemen her gün gözlemlememize karşın, altında yatan evrimsel geçmişi bilenimiz pek azdır. Bu durumu, ülkemizdeki evrim eğitiminin yetersiz olması, konu hakkında Türkçe kaynakların sınırlı olması ve bu kaynaklara nasıl ulaşılacağının bilinmemesi gibi etkenlerin de bulunduğu uzun bir liste ile açıklamak mümkün. Ancak tüm bu olumsuzluklar, elimiz kolumuz bağlı halde oturmamıza bahane sayılamaz. Bu nedenle, bu yazımda insanın dik yürümesi evriminin nasıl geliştiğini anlatmaya çalışarak, yukarıda saydığım olumsuzlukları bir nebze olsun azaltmayı amaçlayacağım.


İnsanı diğer primat türlerinden ayıran belirgin özelliklerinden biri de iki ayak üstünde dik yürüyebilmesidir. Aralarında en yakın kuzenlerimiz şempanzelerin de bulunduğu bir grup primat da iki ayak üzerinde yürüyebilse de bu bir süreklilik arzetmez. Bu nedenle, dik yürüme konusunda insanın diğer primatlardan farkının sürekli ve düzenli şekilde bu hareketi devam ettirebilmesi olduğunu söyleyebiliriz.


1980'li yıllarda, fosiller üzerinde yapılan evrimsel çalışmalar, insanın atalarından olan "Lucy"nin (Hominid) bizler gibi dik yürüyebildiğini ortaya koymuştur. Bu da dik yürümenin, en azından 3 milyon yıllık bir geçmişi olduğu sonucunu çıkarmamızı sağlar. Ancak, son yıllarda yapılan çalışmalar, araştırmacıların, dik yürümenin daha da eski olabileceği sonucuna ulaşmasını sağlamıştır. Bu sonuca, bilinen en eski hominid olan Sahelanthropus (http://en.wikipedia.org/wiki/Sahelanthropus)'un incelenmesi ile ulaşılmıştır. İki ayak üzerinde yürümenin bu türe, ormanların ve savanların da içinde bulunduğu doğal yaşam alanında hayatta kalmasında yardımcı olduğu düşünülmektedir.

http://img41.imageshack.us/img41/8288/hominid.png


Dik yürüme konusundaki daha kesin bir bulguya ise Orrorin tugenensis (http://en.wikipedia.org/wiki/Orrorin)'in incelenmesi sonucunda ulaşılmıştır. Brian G. Richmon ve William L. Jungler tarafından yapılan bir çalışma (http://www.sciencemag.org/content/319/5870/1662.abstract)da: 2000 yılında Kenya'da bulunan Orrorin fosilinin sağlam kalmış olan "Uyluk Kemiği", günümüz primatlarının, insanın ve diğer fosillerin uyluk kemiği ile karşılaştırılmıştır. Karşılaştırma sonucunda, kemiğin boyutlarının diğer hominidler ile benzer olduğu, ancak açılı bölümünün, günümüz modern insanı ile daha benzer olduğu sonucuna varılmıştır. Bunun anlamı, Orrorin, vücut ağırlığını kalça ile destekleyebilen sağlam bir köprüye sahip olduğudur. Yani, dik yürüme, 6 milyon yıllık bir geçmişe sahiptir. Çalışmadan elde edilen bir diğer sonuç ise, dik yürümenin, en azından 4 milyon yıldır süreklilik (Modern insanın yürüyüşünü diğer primatlardan ayıran yön de dik yürümenin süreklilik göstermesidir) gösterdiği yönündedir. Dik yürümenin süreklilik göstermesine yönelik bulgular ise güçlü diz yapısının görüldüğü fosillerden elde edilmiştir.


Peki bu değişiklikler atalarımızın ağaçları terkederek yerde yaşamaya geçiş yapmaları için yeterli olmuş mudur? Bu sorunun cevabı "Hayır". Atalarımız her ne kadar dik yürümeye başlamış olsalarda, ağaçlara tırmanmayı henüz bırakmamışlardır ve doğal yaşam ortamları ormanlar ve savanları kapsayan geniş bir alandır.


Dik yürümenin başlangıcından yaklaşık 1.5 milyon yıl sonra kavisli omurga evrilmiştir. Bu evrim Australopithecus africanus (http://en.wikipedia.org/wiki/Australopithecus_africanus)'da görülebilir. Kavisli omurganın faydası, yürürken her adımda oluşan şok dalgalarını emebilmesi ve ağırlık merkezinin daha iyi ayarlanabilmesidir. Bu durum, eskisine oranla daha az yorgunluk hissi ile yürümeye ve dolayısıtla da gelecekte yapılacak olan büyük göçlere zemin hazırlamaktadır. Omurga belirli bir kavis kazanmış ve dik yürümek daha da kolaylaşmış olsa da evrim devam etmiştir. Sırada kalça kemiğinin evrimi vardır. Bundan 1.95 milyon yıl önce, Homo erectus (http://en.wikipedia.org/wiki/Homo_erectus)'un kalça kemiği, günümüz modern insanının kalça kemiğine benzer bir yapıya sahip olmuştur ve bunun sonucunda tırmanma özelliği körelmiştir. Artık iskelet yapısı tırmanmaktan çok dik yürümeye elverişlidir. Homo erectus'un günümüz modern insanına benzer bir diğer özelliği ise uyluk kemiği yapısının günümüz insanına benzer bir yapıda olmasıdır. Yani atalarımız uzun mesafeleri yürüyebilecek bir yapıya sahip olmuştur. Bu değişimden sonra(1.89 milyon yıl önce) ise uzun bacak kemikleri evrilmiştir.

http://img214.imageshack.us/img214/3757/dikyurume.jpg

Peki dik yürümek ne kazandırmıştır ya da ne gibi kayıplara neden olmuştur?
Dik Yürümenin Kazandırdıkları:


Meyvelerin alçak dallardan daha kolay alınabilmesini sağlamıştır.
Ellerin yürüme için kullanılmaması meyve, alet ve yavruların taşınmasında kolaylık sağlamıştır.
İlk insansılara, daha büyük ve dolayısıyla daha tehditkar görünme olanağı sağlamıştır.
ilk insansıların; açık, geniş ve savunmasız alanlarda çabuk ve etkili hareket edebilmesine yardımcı olmuştur.

http://img31.imageshack.us/img31/7320/hominid.jpg


Dik Yürümenin Kaybettirdikleri:


İnsanların dik yürümesi, günümüzde hemen hemen herkesin yakındığı sırt ağrılarının temel nedenidir.

KAYNKLAR
1) Human Characteristics: Walking Upright (http://humanorigins.si.edu/human-characteristics/walking)
2) Orrorin tugenensis Femoral Morphology and the Evolution of Hominin Bipedalism (http://www.sciencemag.org/content/319/5870/1662.abstract)

3) Evolution of Human Walking (http://www.clas.ufl.edu/users/krigbaum/proseminar/Lovejoy_1988_SA.pdf)

rastaman
24-02-2012, 19:05
Dik Yürümenin Kazandırdıkları:


Meyvelerin alçak dallardan daha kolay alınabilmesini sağlamıştır.
Ellerin yürüme için kullanılmaması meyve, let ve yavruların taşınmasında kolaylık sağlamıştır.
İlk insansılara, daha büyük ve dolayısıyla daha tehditkar görünme olanağı sağlamıştır.
ilk insansıların; açık, geniş ve savunmasız alanlarda çabuk ve etkili hareket edebilmesine yardımcı olmuştur.

[COLOR=#000000]


Bunlara ekleyebileceğimiz bir başka önemli kazanım da daha uzak noktaları görebilmek,böylece görüş menzilini 4-5 kat artırmak olmalı.Hayatta kalma mücadelesi veren bir primat için hem av hem de avcılara karşı önemli bir avantaj bu.

Firavun faresi,mirket gibi memelilerin iki ayak üzerinde zaman geçirecek şekilde evrilmelerinin başlıca sebebi de budur.

istatistik
24-02-2012, 19:22
Bunlara ekleyebileceğimiz bir başka önemli kazanım da daha uzak noktaları görebilmek,böylece görüş menzilini 4-5 kat artırmak olmalı.Hayatta kalma mücadelesi veren bir primat için hem av hem de avcılara karşı önemli bir avantaj bu.

Firavun faresi,mirket gibi memelilerin iki ayak üzerinde zaman geçirecek şekilde evrilmelerinin başlıca sebebi de budur.

Çok doğru bir noktaya değinmişsiniz. Savanların uzun otlara sahip olduğu düşünülürse 4 ayak üzerinde yürüyen bir primatın bu ortamda avcılarını görebilmesi oldukça zor.

Neva
24-02-2012, 22:36
Bir de ekleme; Parmaklarin daha islevsel olmasini saglamistir.

istatistik
24-02-2012, 23:14
Bir de ekleme; Parmaklarin daha islevsel olmasini saglamistir.

Yalnız parmakların kavrama özelliğini ne zaman kazandığını ayrıca incelemek gerekir. Atalarımızın ağaçlarda yaşadığını göz önünde bulundurursak dik yürüme özelliğini kazanmadan önce de dallara tutunabilecek şekilde bir el yapılarının olması gerekir.

taylan
25-02-2012, 01:01
Son derece aydınlatıcı bir yazı olmuş teşekkürler.

VraeL
25-02-2012, 02:00
ojenin icadını sağlamasını nasıl olurda kazandırdıkları kısmına eklemezsiniz O.O

ayrıca daha uzağa muz atma yeteneği vermiştir. :D

Neva
25-02-2012, 06:20
Yalnız parmakların kavrama özelliğini ne zaman kazandığını ayrıca incelemek gerekir. Atalarımızın ağaçlarda yaşadığını göz önünde bulundurursak dik yürüme özelliğini kazanmadan önce de dallara tutunabilecek şekilde bir el yapılarının olması gerekir.

Haklisin ayrica incelenmeli. Ben genel olarak yazdim.

Agac tutunmaya vs. daha musait atalar icin, ileriki zaman icin daha incelikli alet edevat yapim, kavrama vs. bunlara bakilmali.

Ahlaksız
17-07-2012, 22:29
Yürüdüler de ne oldu?
Herkes bel fıtığı oldu:)

Güzel paylaşım:yo:

Sayokan
17-07-2012, 23:57
Çok güzel bir paylaşım olmuş
Bir sorum olacak
Neandertal insanınında evrimi aynı şekilde mi olmuştur?

Bence kötü yanlarıda olmuş atletik yapımımızı kaybetmişiz,tırmanma kabiliyetlerimizi.Fiziksel yönden üstünlük kaybıda olmuş.

ALKA
18-07-2012, 03:07
Üzerinde emek verilmiş bu güzel makale şu an Evrim teorisi sitemizde İnsan Evrimi kategorisi altında yayınlanmıştır.
http://www.evrimteorisi.org/index.php?option=com_content&view=article&id=421:nsanda-dik-yuerueme&catid=35:insanin-evrimi&Itemid=159

sergenci
18-07-2012, 16:20
Sn.istatistik, bilgine sağlık, teşekkürler.

(islamda da dik yürüme muhammed ile başlamış, oda evrimci olmasın)

Esenkalın.

istatistik
18-07-2012, 19:34
Çok güzel bir paylaşım olmuş
Bir sorum olacak
Neandertal insanınında evrimi aynı şekilde mi olmuştur?

Bence kötü yanlarıda olmuş atletik yapımımızı kaybetmişiz,tırmanma kabiliyetlerimizi.Fiziksel yönden üstünlük kaybıda olmuş.

Kimi fiziksel hareketler kısıtlanmış olsa da genel itibari ile bakılırsa doğaya karşı daha etkin bir konuma gelme konusunda oldukça faydalı olmuştur.

Bel fıtığı gibi yan etkilerinin bulunması, evrimin devam ettiği yönündeki düşünceyi destekler niteliktedir.

Sayokan
18-07-2012, 20:10
Kimi fiziksel hareketler kısıtlanmış olsa da genel itibari ile bakılırsa doğaya karşı daha etkin bir konuma gelme konusunda oldukça faydalı olmuştur.

Bel fıtığı gibi yan etkilerinin bulunması, evrimin devam ettiği yönündeki düşünceyi destekler niteliktedir.

Doğrusu tırmanmak,çeviklik ,atletik yapı belki zeka ile kıyaslandığında gereksiz gibi gözükebilir fakat şu videodaki adam gibi doğuştan hiç emek ve çaba sarfetmeden olmayı kim istemez ki ?

(video çok alakasız gibi görünsede bir insanın yapabileceğinin sınırlarını gösteriyor fakat evrimimiz bu yönde olsa doğuştanda bunları yapabilecek bir halde olurduk,bu hale gelmek için senelerce süren çalışmalar gerek,videodaki kişi artistik jimnastikçi olan ve filmlerde dublörlükk yapan bir şahıstır sadece çaalışma değil aynı zamanda genetik üstünlüğü vücut yapısının uygunluğuda göze çarpıyor)

http://www.youtube.com/watch?v=zQgFxDSqft4

Free-running ile ilgilenen biri olarak evrimin fiziksel üstünlük kaybettirip zekayı öne çıkardığını görüyorum ama keşke her ikiside korunsaydı .

istatistik
18-07-2012, 21:36
Bunun için ağaçları terketmememiz gerekirdi. Bu durumda da beynin gelişimi için gerekli enerjiyi sağlayacak olan yüksek proteinli besinlere ulaşmada sıkıntı yaşanacaktı. İkisini paralel olarak götürebilmek pek olası görünmüyor. :D

Sayokan
19-07-2012, 21:40
Bunun için ağaçları terketmememiz gerekirdi. Bu durumda da beynin gelişimi için gerekli enerjiyi sağlayacak olan yüksek proteinli besinlere ulaşmada sıkıntı yaşanacaktı. İkisini paralel olarak götürebilmek pek olası görünmüyor. :D

Yanlış anlaşılmak istemem ama yüksek proteinli besinler daha çok fiziksel gücü arttırmazmı.

Özellikle vücut geliştirme sporu yapan kişiler çok yüksek miktarda protein tüketir .( Kendimde yapıyorum ondan biliyorum)

Protein değeri yüksek diyetler uygularlar,proteinin kasları geliştirmesi gerekmez mi?

istatistik
19-07-2012, 23:22
Yanlış anlaşılmak istemem ama yüksek proteinli besinler daha çok fiziksel gücü arttırmazmı.

Özellikle vücut geliştirme sporu yapan kişiler çok yüksek miktarda protein tüketir .( Kendimde yapıyorum ondan biliyorum)

Protein değeri yüksek diyetler uygularlar,proteinin kasları geliştirmesi gerekmez mi?


dedikleriniz doğru. Ancak, beynin, insanın günlük enerji tüketiminin %20-25'lik bir kısmını oluşturmaktadır. Sürekli olarak faaliyet gösteren sinir hücreleri olmasının bunda etkisi yüksektir. Beynin gelişmişliği arttıkça, tükettiği enerji de artmakta. Bu sebeple, sindirimi ve dolayısıyla enerjiye çevrilmesi zor selüloz yerine et ile kolaylıkla elde edilebilen protein, avantaj sağlar.

Burada bir diğer avantaj ise, enerjisi düşük besinden sürekli tüketmek yerine, yüksek enerjili besinden daha kısa zaman dilimlerinde faydalanmak, alan zamanlarda insanın etrafını keşfetmesine ve dolayısıyla düşünsel/beyinsel yapısının gelişmesine olanak sağlamış olabilir.