Orijinalini görmek için tıklayınız : Ataturk'u Koruma Kanunu ve Elestrisi
Tarihsel kisilikleri isimlerine ozel olarak hazirlanmıs kanunlar ile koruma altina almak benim mantigim ile bagdasmamaktadir. Zaten bu, icerisinde ozel kisi ismi gecen, dunyadaki sayili kanunlardan birisidir. Peki, bu kanun hangi akla hizmet etmektedir? Gercekleri kanun ile gizlemek mumkun mudur? Tarihsel yargilama bu kanun ile engellenebilir mi?
Bazilari der ki, O bu ulkenin kurucusudur ve O'na alenen hakaret edilememelidir. Ama boyle bakacak olursak o zaman Humeyni de Iran rejiminin kurucusuydu. Sadece o insan kurucuydu diye nasil olur da vatandaslarin, o rejimi ve kurucu liderini elestrilmesi engellenebilir? Hani cumhuriyet bizi kulluktan esit yurttaslar haline getirmisti? Sayet ben kurucu liderin hatali veya saibeli gordugum yonlerini elestrimeyeceksem, o zaman koleden ne farkim kaldi? Senin icin mukemmel olan bu sistem, benim icin bastan sona yanlislarla dolu olmaz mi? Hangi hakla beni susturmaya calisirsin? Hani ben senle esittim?
Soyle bir yanit verilir. Eger bu kanun kaldirilirsa o zaman cumhuriyet rejimiyle hesaplasmak isteyen yobazlar, ic ve dis mihraklar aninda bu boslugu firsat bilip Ataturk'e ve onun hedef gosterdigi muasir medeniyet hedefine sovmek isteyeceklerdir. Bre gafil, senin hedef olarak belirledigin dusunce sistemi sana dusunmeyi, sorgulamayi ve ilerlemeyi ogretirken, sen nasil olurda bir insani, en ilkel ve bagnaz icguduler ile koruma altina almayi talep edebilirsin? Muasir seviyeye bu yontem ile mi ulasacaksin? Baski ve sansur altinda ezilen hangi halkin cagdaslastigi gorulmustur?
Eger Ataturk futursuz ve haksiz yere elestriliyorsa, insanlar o elestriyi zaten ciddiye almaz. Veya alsalar bile biri cikip dogrusunu anlatarak insanlari ikna eder. Eger bunu yapamiyorlarsa o zaman o kiside bir sakatlik vardir diyebiliriz. Acaba o kisi ne yapmistir da boyle sacma yasalarla korunasi durumlara dusmustur? Bu insani hala korumaya calismak bize ne kazandiacaktir?
Bir de insanlarin cogu sanir ki, eger bu insan elestrilir veya yipratilir ise o zaman laiklik elden gider, biz de Suudi Arabistan gibi oluruz. Ne M.Kemal'in ne de kemalizm rejiminin laiklik kavramiyla en ufak alakalarinin olmadigini daha onceki notlarimda anlatmaya calistim. Zaten diyanet gibi bir kurumun var oldugu bir ulkede laiklikten bahsetmek bile bana absurd geliyor. Ilaveten, eger biz laikligi milliyetciligin ve irkciligin sembolu haline gelmis ve bir kisi kultu olmus, 30'lu yillarin diktatoryal ruhunu animsatan bir tek adam tabusu ile koruyacaksak, o laiklik bir an once defolup cehennemin dibine gitsin. Laiklik asla boyle bisey degildir. Musluman olmayanlara yasam hakki tanimayan bir rejim asla laiklikten dem vuramaz.
Ister Ghandi olsun, ister Eistein, ister John Locke, ister Buda, ismine ozel bir kanun ile korunamaz, tabulastirilamaz. Bu demokrasinin, ifade ozgurlugunun ve insan haklarinin ruhuna aykiridir. Devlet, insanlara bu sekilde baski yapamaz ve hicbir seyi dayatamaz. Yeni anayasamizda bu tip cag disi maddelerin olmamasi umuduyla...
sevgili jadi,
Esasdan değil de usulden hata yapmışsın, bir kanun eleştirilirken 1-kanunun tarihi 2-maddeleri 3-kanunun gerekçesi 4-uygulanma şekli yazılmalıdır, bunları yaparsan bizde bilgi sahibi olup belki katkı sağlayabiliriz.
saygılar
sevgili jadi,
Esasdan değil de usulden hata yapmışsın, bir kanun eleştirilirken 1-kanunun tarihi 2-maddeleri 3-kanunun gerekçesi 4-uygulanma şekli yazılmalıdır, bunları yaparsan bizde bilgi sahibi olup belki katkı sağlayabiliriz.
saygılar
Inonu iktidari suresince Ataturk'un resimlerini, heykellerini kaldirtmis, yerine kendisini koydurtmustu. Menderes is basina gelince Inonu'nun resimlerini kaldirtir ve Ataturk'un resim ve heykellerini geri koydurtur. Amaci, gecmis diktatorlugun izlerini silmek ve kendisini mesrulastirmaktir.
Ayni esnada ticaniler diye bir tarikat ortaya cikar ve mutemadiyen Ataturk'un heykellerina saldirmaya baslarlar. Bir gecede 20 tane bust kirilir. Bu saldirilar uzerine Menderes koruma kanununu cikartmak zorunda kalir. Soylentiye gore heykelleri kirdirtan aslinda Menderes'i zor duruma dusurmek isteyen Inonu'dur. Ticaniler tarikati aniden ortaya cikmis ve yasa ciktiktan sonra bir daha sesleri duyulmamistir.
Ataturk'u bugunku haliyle bir kisi kultu haline getirenler dp'lilerdir. Inonu kendi devri boyunca Ataturk'u unutturmak icin elinden gelen herseyi yapmisti zaten
istatistik
28-02-2012, 21:06
Kharon'un da belirttiği gibi tartışmaya kanun, tarihi, maddeleri vb maddi bilgileri de ekleyerek devam etmek daha mantıklı olacaktır.
Kanun Numarası : 5816
Kabul Tarihi : 25/7/1951
Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 31/7/1951 Sayı : 7872
Yayımlandığı Düstur : Tertip : 3 Cilt : 32 Sayfa : 1842
Madde 1 : Atatürk'ün hatırasına alenen hakaret eden veya söven kimse bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Atatürk'ü temsil eden heykel, büst ve abideleri veyahut Atatürk'ün kabrini tahrip eden, kıran, bozan veya kirleten kimseye bir yıldan beş yıla kadar ağır hapis cezası verilir.
Yukarki fıkralarda yazılı suçları işlemeye başkalarını teşvik eden kimse asıl fail gibi cezalandırılır.
Madde 2 : Birinci maddede yazılı suçlar; iki veya daha fazla kimseler tarafından toplu olarak veya umumi veya umuma açık mahallerde yahut basın vasıtasiyle işlenirse hükmolunacak ceza yarı nispetinde artırılır.
Birinci maddenin ikinci fıkrasında yazılı suçlar zor kullanılarak işlenir veya bu suretle işlenmesine teşebbüs olunursa verilecek ceza bir misli artırılır.
Madde 3 : Bu kanunda yazılı suçlardan dolayı Cumhuriyet savcılıklarınca re'sen takibat yapılır.
Madde 4 : Bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Madde 5 : Bu kanunu Adalet Bakanı yürütür.
Ek olarak, bu kanun üzerinden yargılamaların da bir kaç tanesini paylaşmak faydalı olacaktır.
Bu basliktaki amac maddeyi hukuki acidan tartismak degil aslinda. Acilis yazisinda kanunun hukuki statusu hakkinda herhangibir bilgi eklemedim. Ama arzu eden varsa elinde dava orneklerini falan ekleyebilir elbette. Demokrasi, ifade ozgurlugu, insan haklari ve tarihsel kisiliklerin yorumlanmasi acisindan sakincali oldugunu dusunuyorum. Hukuki acidan ise elbette bir facia. Dunyada birtek bizde varmis zaten, bunu tartismak bile absurd
teşekkürler istatistik,
Bu kanun Atatürkün eleştirilmesini yasaklamaz , hakaret kime yapılırsa yapılsın suçtur, bugün bende başka birine sövsem, yada ölmüş birinin mezarını kırsam aşağı yukarı aynı cezaları alırım, bir lider neden kanunla korunur ki ? bu kanun boşu boşuna konmuş, ayrıca anayasaya da aykırı, 1924 anayasası bildiğim kadarıyla kişi(ler) için özel kanun çıkarılmasını engelliyor.
Sevgili jadi ben dedikodu üzerine konuşmayı pek sevmem, ciddi kanıtların varmı ? Chp kanuna karşımıydı ? değilmiydi ? Ticaniler kimdir şimdi nerdeler ?
Saygılar
Ticaniler hakkinda bilgi edinmek isteyenler asagidaki siteye basvursun. Konumuz bu degil. Ataturk'un Dp tarafindan bir kisi kultu haline getirildigini kimse inkar etmiyor zaten. Inonu zamaninda kendisi neredeyse unutulmustu..
http://www.arastiralim.com/chp-ticaniler-ve-ataturku-koruma-kanunu.html (Ayse Hur)
Bu yasa hakkinda karsit goruste olan varsa soylesin. Mesela neden bu yasa olmali, veya neye hizmet ediyor, veya gercekte kimi koruyor gibi bir tartisma olmasi gerekiyor bence.
sevgili jadi,
Kafamı karıştırdın biraz, sen şimdi DP, Atatürk'ü CHP nin saldırılarından korumak için bu kanunu çıkarttığını mı söylüyorsun ?
edit: kanunu hukuki açıdan tartışmıyoruz zaten ama kanun olmadan tartışmanın hiçbir manası olmaz.
saygılar
Inonu secimi kaybeder kaybetmez, Dp'lilere laiklik uzerinden saldiriya geciyor. Bu esnada Dp'liler Inonu'nun resim ve heykellerini kaldirtip yerine Ataturk'u yerlestirmekle mesguller. Anıtkabir'in yapini asagi yukari bir yıl icerisinde tamamliyorlar mesela.
Sonra bu ticaniler cikip Ataturk heykellerine saldirmaya basliyorlar. Daha sonra bu tarikat Inonu tarafindan sanki laiklige bir tehditmis gibi kullanilmaya basliyor. 28 subat surecindeki aczimendiler gibi biraz. Bu tarikatin yaptiklari saldirilar yuzunden Menderes Ataturk'un manevi hatirasini koruma yasasi cikartiyor. Yani o tarikat o devirde aniden ortaya cikmasaydi, bugun boyle bir yasa olmayacakti. Inonu'nun amaci boyle bir yasa cikartmak degildi bence. O sadece iktidari yipratma derdindeydi. Ama daha sonra yapilan darbelerde bu kanuna tsk da dokunmamistir
istatistik
28-02-2012, 22:52
Yasada bulunan "Atatürk" ismini çıkardığınız zaman diğer yasalardan herhangi bir farkı yok aslında. Kaldı ki zaten bahsettiğim hali (yani tüm insanlar için geçerli olan hali) TCK içerisinde yanlış bilmiyorsam var. Burada bahsedilen Atatürk heykelleri tanımı yerine de genel olarak heykelleri yazmak yine mantıksız olmaz. Aynı durum mezarlar için de geçerli.
Buradaki temel hata (bence) kişiye özel şekilde bir yasa olarak çıkarılmış olmasında. Çünkü yukarıdaki fiiller bu ülkenin ya da başka bir ülkenin de vatandaşı olsa, hiç bir insana karşı kabul edilebilir değildir. Tabi bu işin yasa maddesindeki boyutu işin bir de uygulama boyutu var ki eski davaların da burada yazılmasının faydası olacağını düşünmemin nedeni bu. Çünkü, bu yasanın uygulanması sırasında kraldan fazla kralcılık sergilenerek tam bir cadı avı başlatmak mümkün.
Yasada bulunan "Atatürk" ismini çıkardığınız zaman diğer yasalardan herhangi bir farkı yok aslında. Kaldı ki zaten bahsettiğim hali (yani tüm insanlar için geçerli olan hali) TCK içerisinde yanlış bilmiyorsam var. Burada bahsedilen Atatürk heykelleri tanımı yerine de genel olarak heykelleri yazmak yine mantıksız olmaz. Aynı durum mezarlar için de geçerli.
Buradaki temel hata (bence) kişiye özel şekilde bir yasa olarak çıkarılmış olmasında. Çünkü yukarıdaki fiiller bu ülkenin ya da başka bir ülkenin de vatandaşı olsa, hiç bir insana karşı kabul edilebilir değildir. Tabi bu işin yasa maddesindeki boyutu işin bir de uygulama boyutu var ki eski davaların da burada yazılmasının faydası olacağını düşünmemin nedeni bu. Çünkü, bu yasanın uygulanması sırasında kraldan fazla kralcılık sergilenerek tam bir cadı avı başlatmak mümkün.
Sevgili istatistik,
O tarihte geçerli olan TCK(765) da bunlar (ölen kişinin hatırası, ibadethane ve mezarlıklar) zaten suç olarak tanımlı, bugün kullandığımız TCK (5237)'da da suç olarak kabul ediliyor,bence ayrıca bir kanuna gerek yoktu, siyasi amaçlı bir kanun olduğu açık, kanun koyucu bunun zeminini yaratmış gibi görünüyor.
Emsal kararlar için araştırma yapıcam bulursam eklerim buraya.
saygılar
istatistik
28-02-2012, 23:12
Sevgili istatistik,
O tarihte geçerli olan TCK(765) da bunlar (ölen kişinin hatırası, ibadethane ve mezarlıklar) zaten suç olarak tanımlı, bugün kullandığımız TCK (5237)'da da suç olarak kabul ediliyor,bence ayrıca bir kanuna gerek yoktu, siyasi amaçlı bir kanun olduğu açık, kanun koyucu bunun zeminini yaratmış gibi görünüyor.
Emsal kararlar için araştırma yapıcam bulursam eklerim buraya.
saygılar
Yasa numaraları konusunda pek bir bilgim yok. Örneklediğiniz için teşekkür ederim.
Gördüğüm kadarıyla aynı fikirdeyiz. Zaten genel olarak çıkarılmış yasalar mevcutken, gereksiz bir şekilde bunu özele indirgemek yanlış. Sizin de dediğiniz gibi siyasi bir çıkar güdüldüğü açık.
Benim asil merak ettigim, Ataturk'in mal varligi, Ali Sukru cinayeti ve Is bankasi vurgunu gibi meseleler, bu madde var oldugu surece devlet tarafindan sorusturulabilir mi? Diyelim sarusturdu ve Is bankasi davasinda M.Kemal'in buyuk bir yolsuzluk yaptigi belirlendi. O zaman ne olacak? Bu devletin kurucu babasi bir hortumcudur mu denecek? Bu gercek ortaya ciktigi anda savcilar manevi bilmemneye hakaretten dava acmaz mi?
Veya M.Kemal'in mulkiyetinde gorunen mallarin, gayrimuslimlerden kalmis tapusuz mallar oldugu belirlenirse ne olacak? Mubadil mallari tamam ama Ermeni mallari sorun yaratir
sevgili jadi, ölen kişi için dava açılamaz,yapmış olsa bile hukuki bağlayıcılığı yok,
Bu konu ile ilgili yazılmış makale veya kitaplar var bildiğim kadarıyla, kitap yazarı hakkında ilgili kanun gereği kovuşturma yapılmışmı buna bakmak lazım.
Bana sorarsan bu kanun araştırma yapılmasını engellemez, yeterli bilgi ve belgen varsa bunları açıklayabilirsin. ('' sin '' derken seni kasdetmedim,genel olarak yazdım)
saygılar
sevgili jadi, ölen kişi için dava açılamaz,yapmış olsa bile hukuki bağlayıcılığı yok,
Bu konu ile ilgili yazılmış makale veya kitaplar var bildiğim kadarıyla, kitap yazarı hakkında ilgili kanun gereği kovuşturma yapılmışmı buna bakmak lazım.
Bana sorarsan bu kanun araştırma yapılmasını engellemez, yeterli bilgi ve belgen varsa bunları açıklayabilirsin. ('' sin '' derken seni kasdetmedim,genel olarak yazdım)
saygılar
Olen kisi aleyhinde dava acilmayacak, veya suc duyurusu da yok. Sadece Is bankasi'nin kurulusunu arastirmak icin bir komisyon kurulacak. Herhangibir usulsuzluk varmi bu arastirilacak.
Veya Ali Sukru cinayeti arastirma konisyonu kurulacak. Bu cinayet bugune kadar devlet tarafindan hic arastirilmamis mesela
Is bankasi davasi neticesinde bu bankanin hisseleri Chp'den alinip kamulastirilabilir. Yapritim bu olur yani. Ali Sukru cinayeti arastirilirsa Lozan anlasmasinin mesruiyeti tartisma konusu haline gelebilir. Bu tip arastirmalar neticesinde chp mal varliginin buyuk kismini kaybedip tarihin cop tenekesine yollanir gibime geliyor
Is bankasi davasi neticesinde bu bankanin hisseleri Chp'den alinip kamulastirilabilir. Yapritim bu olur yani. Ali Sukru cinayeti arastirilirsa Lozan anlasmasinin mesruiyeti tartisma konusu haline gelebilir. Bu tip arastirmalar neticesinde chp mal varliginin buyuk kismini kaybedip tarihin cop tenekesine yollanir gibime geliyor
sevgili jadi
herşeyi devletten beklemek olmaz :) kimin elinde bilgi belge varsa bunları ortaya koyar,kanun ölçüsünde gereği yapılır, yapılmazsa üst mahkemelere gidilir vs.. şimdiki hükümetin bunu yapacak gücü vardır, sen AKP ye konuyu dilekçe ile bildir belki bişeyler yapar.....
saygılar
Bu tip davalar neticesinde sayet bir usulsuzluk yaptigi ortaya cikarsa Ataturk soyadinin kendisinden geri alinmasi da gundeme gelebilir. O soyadi sadece kendisine has olarak verilmis ve baskasinin kullanmasi kanunen yasak. Bu kanun kaldirilabilir mesela. Yani bu tip sorusturmalar rejimin kuruculariyla buyuk bir yuzlesmeye yol acabilecek seylermis gibime geliyor. Bugune kadar hicbiri arastirilmis degil. Hasan Mezarci kalin dosyalar halinde hazirlayip meclise onerge vermis ama adami sonra ne hale getirdiler biliyorsunuz
Kisiye ozel konulmus olmasi anlamsiz.
Bu tip davalar neticesinde sayet bir usulsuzluk yaptigi ortaya cikarsa Ataturk soyadinin kendisinden geri alinmasi da gundeme gelebilir. O soyadi sadece kendisine has olarak verilmis ve baskasinin kullanmasi kanunen yasak. Bu kanun kaldirilabilir mesela. Yani bu tip sorusturmalar rejimin kuruculariyla buyuk bir yuzlesmeye yol acabilecek seylermis gibime geliyor. Bugune kadar hicbiri arastirilmis degil. Hasan Mezarci kalin dosyalar halinde hazirlayip meclise onerge vermis ama adami sonra ne hale getirdiler biliyorsunuz
Once usulsuzluk yaptigini ortaya cikarman lazim Jadi.
Bunun ucu da Osmanli'ya kadar gider, once o arsivlerin acilmasi lazim ki, ne var ne yok gorelim.
spartacus
29-02-2012, 00:03
Bu yasa anlamsızda.
Kısaca Kamu malının korunması çerçevesi zaten yeterli.....
Geçelim, sadece bu yasayı değil, şu dine dayalı yasalarında kaldırılması gerekir diye düşünüyorum. İnsanlar fikir ve düşüncelerini ve inançlarını özgürce ifade edebilmeliler...
Gerçi islam ağır basan ülke ve toplumlarda demokrasi pek mümkün değil, zira dinin yapısı zaten anti-demokratik, korku temelli baskıya dayalı... Nasıl olur, kaç nesil geçer, bu toplum ne zaman korku imparatorluklarından kurtulur hayli uzun bir süreç...
Yinede bir yerlerden başlamak lazım...
Usulsuzluk oldugunu ortaya cikarmak icin arastirmak gerekiyor. Bu konular bugune kadar hic arastirilmamistir tekrar ediyorum, hic arastirilmamistir.. Is bankasi Pakistanlilarin yolladigi yardim paralari Kemal'in sahsi bankasi olarak ile kuruldu. Ali Sukru 1923 tarihinde olduruldu. Kemal'in onca varligi ne zaman edindigi bilinmiyor ama buyuk ihtimalle cumhuriyetten sonraydi. Osmanli'ya kadar gitmeye gerek oldugunu sanmam. Gerek duyulursa gidilebilir elbette ama ozellikle Kemal'in adinin karistigi saibeli isler icin o kadar geriye gitmeye gerek yoktur
istatistik
29-02-2012, 00:24
Usulsuzluk oldugunu ortaya cikarmak icin arastirmak gerekiyor. Bu konular bugune kadar hic arastirilmamistir tekrar ediyorum, hic arastirilmamistir.. Is bankasi Pakistanlilarin yolladigi yardim paralari Kemal'in sahsi bankasi olarak ile kuruldu. Ali Sukru 1923 tarihinde olduruldu. Kemal'in onca varligi ne zaman edindigi bilinmiyor ama buyuk ihtimalle cumhuriyetten sonraydi. Osmanli'ya kadar gitmeye gerek oldugunu sanmam. Gerek duyulursa gidilebilir elbette ama ozellikle Kemal'in adinin karistigi saibeli isler icin o kadar geriye gitmeye gerek yoktur
Bu konuda çekinceleriniz var ise dilekçe vererek bunu dile getirmek ve hukuki bir süreç başlatmak hakkına sahipsiniz. Şöyle olsa böyle olurdu, öyle olsaydı da şunun gibi olması gerekirdi şeklinden yazmak pke de işe yarar bir çözüm değil. Ya da tarihi bir araştıma yaparak bunun sonuçlarını açıklamanız da mümkün. Daha pozitif bir yaklaşım olacağı görüşündeyim.
Bu yasa anlamsızda.
Kısaca Kamu malının korunması çerçevesi zaten yeterli.....
Geçelim, sadece bu yasayı değil, şu dine dayalı yasalarında kaldırılması gerekir diye düşünüyorum. İnsanlar fikir ve düşüncelerini ve inançlarını özgürce ifade edebilmeliler...
Gerçi islam ağır basan ülke ve toplumlarda demokrasi pek mümkün değil, zira dinin yapısı zaten anti-demokratik, korku temelli baskıya dayalı... Nasıl olur, kaç nesil geçer, bu toplum ne zaman korku imparatorluklarından kurtulur hayli uzun bir süreç...
Yinede bir yerlerden başlamak lazım...
Aslında yasalarımıza baktığımızda düşünceyi sınırlayan o kadar fazla kanun var ki. Sizin de dediğiniz gibi, bunlara bir yerden başlamak gerekir. En azından insanların konuya aşina olması ve bu yönde bir şeylerin yanlış olduğunu düşünen kişilerin olduğunu bilmesi lazım.
AlbatrosS
29-02-2012, 00:25
Yasada bulunan "Atatürk" ismini çıkardığınız zaman diğer yasalardan herhangi bir farkı yok aslında. Kaldı ki zaten bahsettiğim hali (yani tüm insanlar için geçerli olan hali) TCK içerisinde yanlış bilmiyorsam var. Burada bahsedilen Atatürk heykelleri tanımı yerine de genel olarak heykelleri yazmak yine mantıksız olmaz. Aynı durum mezarlar için de geçerli.
Buradaki temel hata (bence) kişiye özel şekilde bir yasa olarak çıkarılmış olmasında. Çünkü yukarıdaki fiiller bu ülkenin ya da başka bir ülkenin de vatandaşı olsa, hiç bir insana karşı kabul edilebilir değildir. Tabi bu işin yasa maddesindeki boyutu işin bir de uygulama boyutu var ki eski davaların da burada yazılmasının faydası olacağını düşünmemin nedeni bu. Çünkü, bu yasanın uygulanması sırasında kraldan fazla kralcılık sergilenerek tam bir cadı avı başlatmak mümkün.
Mesele de bu zaten. Genel olarak ''şahsa hakaret'' suçsa, kişiye özel kanun çıkarıp vurgualamak şu anlama gelir: Tamam hakaret zaten edemezsin; ama eleştiremezsin de...
Örneğin Atatürk'e ''diktatör'' diyemezsin. Dersen işte bu kanun işletilir...
istatistik
29-02-2012, 00:28
Mesele de bu zaten. Genel olarak ''şahsa hakaret'' suçsa, kişiye özel kanun çıkarıp vurgualamak şu anlama gelir: Tamam hakaret zaten edemezsin; ama eleştiremezsin de...
Örneğin Atatürk'e ''diktatör'' diyemezsin. Dersen işte bu kanun işletilir...
Yasanın kraldan çok kralcılığa olanak sağlaması dediğim nokta da bu zaten. Kişiye özel bir yasa çıkararak toplumun ya da toplumda bulunan bir bireyin üstünde izlenimi yaratırsanız, toplum içinde tapınmaya benzer eylemlerin türemesi de normaldir.
AlbatrosS
29-02-2012, 00:32
Yasanın kraldan çok kralcılığa olanak sağlaması dediğim nokta da bu zaten. Kişiye özel bir yasa çıkararak toplumun ya da toplumda bulunan bir bireyin üstünde izlenimi yaratırsanız, toplum içinde tapınmaya benzer eylemlerin türemesi de normaldir.
İlginç olan bunu DP'nin yapması. Ha, bu AKP döneminde kalkar mı? Olabilir ama benim değinmek istediğim daha çok şu: Jadı'nın mevzuyla alakalı sorduğu, şayet İş bankası'nda yolsuzluk yaptığı saptanırsa ünvanları vs... alınıp kendisiyle hesaplaşılır mı?
Bence olmaz. Nasıl ki DP o kanunu çıkararak kurucu ATA(SEMBOL)ü sahiplendiyse bunu AKP de sahiplenir. Jadı İnönü isminin İKİNCİ BİR KURUCU ATA(SEMBOLLEŞMESİ)ne karşı bir önlem tespiti de önemlidir. İnönü tehlikesi bugün yoksa da illa ki KURUCU ATA'YA ve bu minvaldeki bir sembole iktidar partisi asla ilişmez. Bunu en fazla entelektüeller daha özgürce yapar...
istatistik
29-02-2012, 00:41
İlginç olan bunu DP'nin yapması. Ha, bu AKP döneminde kalkar mı? Olabilir ama benim değinmek istediğim daha çok şu: Jadı'nın mevzuyla alakalı sorduğu, şayet İş bankası'nda yolsuzluk yaptığı saptanırsa ünvanları vs... alınıp kendisiyle hesaplaşılır mı?
Bence olmaz. Nasıl ki DP o kanunu çıkararak kurucu ATA(SEMBOL)ü sahiplendiyse bunu AKP de sahiplenir. Jadı İnönü isminin İKİNCİ BİR KURUCU ATA(SEMBOLLEŞMESİ)ne karşı bir önlem tespiti de önemlidir. İnönü tehlikesi bugün yoksa da illa ki KURUCU ATA'YA ve bu minvaldeki bir sembole iktidar partisi asla ilişmez. Bunu en fazla entelektüeller daha özgürce yapar...
Devleti kökünden değiştirecek bir şekilde iktidar ele geçirilmediyse (devrim, ayaklanma vb.), devletin kurucusu ve kurucu esasları konusunda devlet geleneği devam ettiriliyor. Hesaplaşma ise kendinden önceki iktidarlar ve kurucunun/kurucu deolojinin devamı olarak görülenler ile yapılıyor. Sanırım DP iktidarının kendisine hedef olarak İnönü'yü seçmesinin nedeni de budur.
Bunu yapmakla amaçladıklarının "Bu ülkenin kurucusuna biz sahip çıkıyoruz" mesajı vermek olduğunu düşünebiliriz. Zaman zaman Akp'nin de Atatürk vurgusu yapmasının nedeni aynı strateji gereğidir.
Akp'lilerin geldigi gelenegi azicik arastirmis biri olarak, onlarin Ataturk'e sahip cikacaklarina hic ihtimal vermiyorum. Hasan Mezarci gecmiste RTE'en en yakinlarindan biriymis. Keza, Kadir Misiroglu, kendisini hem cok sever hem de uzun yillardan beri tanirmis. Fetullah Gulen'in de gecmiste yaptigi cok sert konusmalar vardir.
Ataturkculer "o kadar da yapamazlar" diye kendini avutmasin bosuna. Yikacaklar goreceksiniz . Is sadece koruma kanununu kaldirmaya bakar heheh
Ek olarak, bu kanun üzerinden yargılamaların da bir kaç tanesini paylaşmak faydalı olacaktır.
Ben şöyle bir bakındım 3 tane karar buldum,
karar1 (http://adalet.org/cbekran.php?id=6050)karar2 (http://www.yeniasir.com.tr/HayatinIcinden/2009/10/22/aydogduya_ataturke_hakaret_cezasi) karar3 (http://www.ntvmsnbc.com/id/25314339/)
saygılar
istatistik
29-02-2012, 02:49
Ben şöyle bir bakındım 3 tane karar buldum,
karar1 (http://adalet.org/cbekran.php?id=6050)karar2 (http://www.yeniasir.com.tr/HayatinIcinden/2009/10/22/aydogduya_ataturke_hakaret_cezasi) karar3 (http://www.ntvmsnbc.com/id/25314339/)
saygılar
Özellikle 3. karara baktığımız zaman, işlerin gelebileceği noktaya gayet güzel bir örnek teşkil etmekte. Nezaket kurallarının aşılmış olarak kabul edilebileceği bir nokta, koruma kanunu kapsamına girebilmekte.
Jolly Jocker
06-03-2012, 05:04
Kanunen kimseye hakaret edilemiyor ama Atatürk'e 'daha bir' edilemiyor.
Çünkü herkesten daha eşit! 'Eşitler arasında birinci!'
Bu kanun eleştiriyi de sindirmek amacı güdüyor. Sindirmek için ceza çıkması gerekmiyor, dava konusu olması yeterli.
Psikolojik olarak Atatürk'ü eleştirmekten caydırmaya çalışıyor.
Arabistan'da Allah hakkında islam dışı fikirler ileri sürmenin suç olması gibi, bizde de Atatürk tabusu var.
Bu forumda da bugün birşey dikkatimi çekti. İki kez, Atatürk'e hakaret ettiğim ve bunun kanunen suç olduğu Atatürk severlerce ima edildi.
Bu tür tehditlerle karşılaşıldığında tehdit eden kişinin -tartışma değil, kanuna güvenip susturma amacı güttüğü için- tez elden forumdan şutlanması gerekir.
Tehditlere pabuç bırakılmamalı.
Allah'ı bile eleştiriyorsak Atatürk de eleştirilecek elbette.
Buna dayanamayacak denli fanatik ya da yobaz olan varsa okumamakta ya da buradan çekip gitmekte özgürdür.
Fakat bir başkasını kanuna dayanarak susturmak, tehdit etmek de neyin nesi?
Burası din eleştirisi yapan bir forum ve kanunlara göre ''halkın kutsal değerlerini aşağılamak'' da suç. Bu kanundan hedeflenen de din eleştirisini caydırmak ve ateistleri sindirmektir.
Atatürk hakkındaki kanunu kullananların, kutsal değerlerin eleştirisine dair kanunu sömüren dincilerden farkı yok.
İkisine de pabuç bırakmamak gerekir.
Zaten dilin kemiği yoktur, ağızlar da torba değildir. Herşey eleştirilir. Bu tür kanunların mantığı yok. Bu tür kanunlar dini de Atatürk'ü de daha zor durumda bırakıyor aslında.
Bu tür kanunlardan anlıyoruz ki dinciler de Atatürkçüler de eleştirilmekten korkuyor ve kanuna sığınmaya ihtiyaç duyuyorlar. Demek ki kendilerine güvenleri yok.
İyi.
YasasinBilim
06-03-2012, 07:32
Akp'lilerin geldigi gelenegi azicik arastirmis biri olarak, onlarin Ataturk'e sahip cikacaklarina hic ihtimal vermiyorum. Hasan Mezarci gecmiste RTE'en en yakinlarindan biriymis. Keza, Kadir Misiroglu, kendisini hem cok sever hem de uzun yillardan beri tanirmis. Fetullah Gulen'in de gecmiste yaptigi cok sert konusmalar vardir.
Ataturkculer "o kadar da yapamazlar" diye kendini avutmasin bosuna. Yikacaklar goreceksiniz . Is sadece koruma kanununu kaldirmaya bakar heheh
Atatürk'ün bir foyası olsaydı, AKP bunu çoktan meclise taşımış olurdu merak etme.
seçim propagandaları sırasında camilerin ahır yapıldığı yalanına başvuran takunyalı başbakanımız bunu da severek yapardı.
ilk başlarda atatürk'e söyleyemedikleri sözleri inönü'ye söylerek ısınma turları yaptılar. şimdi iyice rahatlar.
atatürk'ü koruma kanunu nerdeyse şapka kanunu gibidir. uygulanmıyor.
açın tv kanallarını, okuyun gazeteleri "atatürk'e hakaret etmenin dayanılmaz hafifliğini" görürsünüz. bırakın ceza almayı, bu serbestlikte kim daha çok hakaret edebilir yarışına bile girmişlerdir.
dincilerin atatürke saldırmalarını bir yere kadar anlayışla karşılayabiliyorum. "mustafa" filminde atatürk'ün dine bakışının ifşa edilmesi de nefretlerini körüklemiştir.
ama bu sitede dinlerden özgür üyelerin atatürk'le ne alıp veremediği olur (kürtlere söz verip tutmadığı masalı dışında) merak ediyorum.
saygılar...
Ataturk'u koruma kanununun asil fonksiyonu anlasilsin diye su ornegi vermek istiyorum. Mesela, sayet, başarısız olmasa idi, Osmanli'nin yikilisindan sonra kurulacak ulus devletin ilk diktatoru Enver olacakti. Yani, su an bizim kurtarici babamiz Enver diye kabul edilecekti. Eger o olmasa babamiz kim bilemeyecegiz sanacaktik. Ama bu insan gecmisi son derece kirli eylemlerle dolu, girtlagina kadar soykirimlara bulasmis bir insanlik dusmani oldugu icin ismine ozel bir yasa ile dokunulmazlik zirhina sokulma ihtiyaci zuhul edecekti. Mevzu bundan ibarettir
Buna bir hukukçu olarak cevap verme ihtiyacı hissediyorum.
Hukuk fakültesine gitmiş , yada giden , yada merakına yenik düşerek biraz araştıran herkes görebilecektir ki ; ilk öğretilenlerden biri şudur ;
Kanun , iki unsurdan oluşur.
1- Sözü
2- Özü
Kanunları , onların maddelerini eleştirirken , sözüne bakarak eleştiri yapmak mümkündür.Bu genellikle '' sokakta ki insan '' dediğimiz halktan herhangi birinin rahatlıkla yapabileceği eleştiri türüdür.Örneğin ; hırsızlık yapana da şu kadar ceza mı verilir yahu !
Daha çarpıcı olması açısından , hırsızın bile zilyetlik davası açabileceğini sizlere söylemek istiyorum.Kanunun sözünden , taşınır eşyalara ilişkin bu davayı , haksız zilyet yani haksız olarak elinde bulunduran kimsenin de açabileceğini görebiliyoruz.
Şöyle ki ; sizin cep telefonunuzu çalan bir hırsızı siz daha sonra 5 arkadaşınızla birlikte döverek cep telefonunuzu ondan alırsanız , oda size karşı bu davayı açabilecektir. [ Not : Mahkeme de kesin delille cep telefonunuzun size ait olduğunu ispat edemezseniz , telefon hırsızda kalır , ancak faturası vs herhangi bir şekilde ispat ederseniz , telefon size geri iade edilir.Bu tabi ki teorik olarak mümkün olan bir durum ]
Ancak , aynı kanun maddesinin özüne baktığımızda , aslında amaç haksız zilyede dava açma hakkı vermek değildir.Daha anlaşılır bir dille , hırsıza dava açma hakkı vermek değildir.Amaç şudur : İnsanlar , fiziksel güçlerini değil , kanunun gücünü kullansın , hukuku kullansın.Aksi halde yukarıda ki hırsız örneğinde olduğu gibi , herkes kaba kuvvet kullanmaya kalkarsa , kamu düzeninden bahsetmekte olanaksız olur.
Görüldüğü gibi ; sadece kanunun sözüne bakarak bir yere varamaz , kanunu yada söz konusu hükmü anlayamayız.
Atatürk'ü koruma hakkında kanuna gelecek olursak , Türkiye Cumhuriyeti Atatürk ilke ve inkılaplarına dayalı olarak kurulmuş , O'nun önderliğinde O'nun fikirlerinin ışığında inşa edilmiştir.
Kaldı ki ; Sözü geçen kanunu okuduğumuzda , Atatürk'ün şahsına , hatırasına , hakaret ve sövmenin suç olduğunu görüyoruz.Fikirleri ve ideolojisini tartışmanın suç sayılmadığı ortadadır.
Ayrıca ; hakaret ve sövme , TCK'da suç olarak sayılmıştır.Dolayısıyla , siz Atatürk'e değilde , herhangi birine karşıda bu eylemi gerçekleştirdiğinizde , TCK ya göre yargılanmanız gerekecektir.
Sevgiyle...
Kaldı ki ; Sözü geçen kanunu okuduğumuzda , Atatürk'ün şahsına , hatırasına , hakaret ve sövmenin suç olduğunu görüyoruz.Fikirleri ve ideolojisini tartışmanın suç sayılmadığı ortadadır.Ataturk'un hedef gosterdigi muasir medeniyetlerin hicbirinde, tarihsel sahsiyetler bu sekilde korunmazlar. Bu ifade ozgurlugune, demokrasiye ve tarih bilimine aykiridir. Sen bir bireysindir ve devlet, hicbir gerekceyle seni bir insana saygi gostermeye zorlayamaz. Hele ki bu kisi, bir ulkeyi 15 yil diktatorce yonetmis biriyse.
Ama Kemal'in soyledigi sozler ile fiili uygulamalari her zaman taban tabana zit olmustur. Muasir medeniyeti hedef gosterir, ama memleketi tam tersi istikamete surukler. Egemenlik kayitsiz sartsiz milletindir der ama dunyadaki en kati diktatorluk rejimini kurar falan.
Ataturk'un hedef gosterdigi muasir medeniyetlerin hicbirinde, tarihsel sahsiyetler bu sekilde korunmazlar. Bu ifade ozgurlugune, demokrasiye ve tarih bilimine aykiridir..
Afedersin ama yukarıda ki kanun ifade özgürlüğüne ne aykırılık teşkil ediyor ?
Atatürk'e söverek mi ifade özgürlüğü oluyor ? Zirâ yukarda bahsi geçen kanun Atatürk'e küfür ve hakareti cezalandırıyor.
Bir şeyi eleştirirken , körü körüne değil , biraz mantıklı eleştirin biz de tartışabilelim.Ne alakası var ifade özgürlüğü ile bunun.Küfür ederek söverek mi özgürce ifade ediyorsun ?
Değerli arkadaşlar ;
Bir eleştiri yapacaksanız , enine boyuna gerçekten düşünerek eleştiri yapalım.Söz konusu kanunu eleştiriyorsunuz.Tabi ki eleştirebilirsiniz.Buna kim karışabilir ?
Ancak husus başka.Yukarıda ki kanunu eleştirirken , demokrasiye , tarihe , ifade özgürlüğüne aykıdır derseniz , bu saçmalamaktır.
Tarihle ne alakası var bu kanunun ?
Demokrasi ile ne alakası var ?
İfade özgürlüğü ile ne alakası var ?
Kaldı ki , çıkarılan bütün kanunlar anayasaya uygun olmak zorundadır.Normlar hierarşisi diye isimlendirilen olgu budur.
İfade özgürlüğü anayasa ile teminat altına alınmıştır , çıkarılan herhangi bir kanun buna ters düşüyorsa , zaten Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilir.Yukarıda ki kanunda Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmediğine göre , ifade özgürlüğüne uygundur.
Zaten , kanunla teminat altına alınan , Atatürk'ün şahsı ve hatırasıdır.Bu demektir ki ; '' Ben Atatürk'ü sevmiyorum '' diyebilirsin.Ben Atatürk'ün siyasetini çok yanlış buluyorum da diyebilirsin.Ama kalkıp ben Atatürk'ün taa...... diye sövemezsin.Buda ifade özgürlüğüne girmez.
Bunu herhangi bir insana yapsan , zaten yine TCK ya göre suç işlemiş olursun.
Değerli arkadaşlar ;
Bir eleştiri yapacaksanız , enine boyuna gerçekten düşünerek eleştiri yapalım.Söz konusu kanunu eleştiriyorsunuz.Tabi ki eleştirebilirsiniz.Buna kim karışabilir ?
Ancak husus başka.Yukarıda ki kanunu eleştirirken , demokrasiye , tarihe , ifade özgürlüğüne aykıdır derseniz , bu saçmalamaktır.
Tarihle ne alakası var bu kanunun ?
Demokrasi ile ne alakası var ?
İfade özgürlüğü ile ne alakası var ?
Kaldı ki , çıkarılan bütün kanunlar anayasaya uygun olmak zorundadır.Normlar hierarşisi diye isimlendirilen olgu budur.
İfade özgürlüğü anayasa ile teminat altına alınmıştır , çıkarılan herhangi bir kanun buna ters düşüyorsa , zaten Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilir.Yukarıda ki kanunda Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmediğine göre , ifade özgürlüğüne uygundur.
Zaten , kanunla teminat altına alınan , Atatürk'ün şahsı ve hatırasıdır.Bu demektir ki ; '' Ben Atatürk'ü sevmiyorum '' diyebilirsin.Ben Atatürk'ün siyasetini çok yanlış buluyorum da diyebilirsin.Ama kalkıp ben Atatürk'ün taa...... diye sövemezsin.Buda ifade özgürlüğüne girmez.
Bunu herhangi bir insana yapsan , zaten yine TCK ya göre suç işlemiş olursun.
Turkiye'de cikartilan butun kanunlar anayasaya uygun olmak zorunda degildir. Ornegin anayasanin ikinci maddesinde laik bir devlet oldugu yazilidir aman birkac madde sonra diyanet denilen kurumu belirtir ve bu kurumun sunni muslumanlara dini hizmet sunmakla yukumlu oldugunu aciklar. Imamlar kadrolu devlet memurudur ve bu uygulama saniyorum Suudi Arabistan ve bizden baska hicbir yerde yoktur. Yani anayasa kendi icerisinde bile surekli kendisiyle celiskiye dusebilmektedir
Hicbir tarihi karakterin boyle kanunlarla korunma altina alinmamasi gerekir. Soyle ornek vereyim. Mesela 2. Abdulhamid kemalist rejim boyunca en agir hakaretler ile saldiriya ugramis bir padisahtir. Ne kadar hatali yanlari da olsa butun bu saldirilara ragmen halkin buyuk bolumunun gozunde itibarini korumayi basarmis ve en azindan hakkinda hicbir soykirim, ihanet veya yolsuzluk iddasi kanitlanamamistir. Otekinin korunmak zorunda kalinmasi, bu tip yuz kizartici mevzularda cok fazla falso barindiriyor olmasindandir.
Turkiye'de cikartilan butun kanunlar anayasaya uygun olmak zorunda degildir. Ornegin anayasanin ikinci maddesinde laik bir devlet oldugu yazilidir aman birkac madde sonra diyanet denilen kurumu belirtir ve bu kurumun sunni muslumanlara dini hizmet sunmakla yukumlu oldugunu aciklar. Imamlar kadrolu devlet memurudur ve bu uygulama saniyorum Suudi Arabistan ve bizden baska hicbir yerde yoktur. Yani anayasa kendi icerisinde bile surekli kendisiyle celiskiye dusebilmektedir
Hicbir tarihi karakterin boyle kanunlarla korunma altina alinmamasi gerekir. Soyle ornek vereyim. Mesela 2. Abdulhamid kemalist rejim boyunca en agir hakaretler ile saldiriya ugramis bir padisahtir. Ne kadar hatali yanlari da olsa butun bu saldirilara ragmen halkin buyuk bolumunun gozunde itibarini korumayi basarmis ve en azindan hakkinda hicbir soykirim, ihanet veya yolsuzluk iddasi kanitlanamamistir. Otekinin korunmak zorunda kalinmasi, bu tip yuz kizartici mevzularda cok fazla falso barindiriyor olmasindandir.
Ben işin hukuki boyutuyla ilgileniyorum Sayın Jadi.
Lütfen bahsi geçen kanunun , ifade özgürlüğü ile ne açıdan çeliştiğini söyler misiniz ?
Atatürk'e sövme ve hakaret suçunu cezalandıran bu kanunun , ifade özgürlüğü açısından nasıl ters düşmektedir.
Ayrıca çıkarılan bütün kanunlar anayasaya uygun olmak zorundadır.Aksi halde Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilir.Lütfen bilmediğiniz konuda ısrarcı olmayın.
rastaman
09-03-2012, 02:29
Başlıkta tartışan her iki tarafa da bir bilgi;
Bu yasa Menderes tarafından 1951'de çıkarılmıştır,asıl sebep paraların üzerinden Atatürk'ün resmini
kaldıran İnönü'nün 1. adam rolünü kapmasını önlemektir.Ticanilerin büstlere yaptığı saldırılarsa işin
bahanesidir.
Menderes yasa görüşülürken bile İnönü'nün paralara kendi resmini basmasını eleştirmiştir.
70 yıl önceki günübirlik politik oyunlar yüzünden getirilmiştir.
Sonra ki yıllardaysa malum faşizan anlayışa hizmet eder,binlerce insan bu yasayla yargılanır.
Bir an önce kaldırılmalıdır.
siparisci
09-03-2012, 12:21
Tarihsel kisilikleri isimlerine ozel olarak hazirlanmıs kanunlar ile koruma altina almak benim mantigim ile bagdasmamaktadir. Zaten bu, icerisinde ozel kisi ismi gecen, dunyadaki sayili kanunlardan birisidir. Peki, bu kanun hangi akla hizmet etmektedir? Gercekleri kanun ile gizlemek mumkun mudur? Tarihsel yargilama bu kanun ile engellenebilir mi?
Bazilari der ki, O bu ulkenin kurucusudur ve O'na alenen hakaret edilememelidir. Ama boyle bakacak olursak o zaman Humeyni de Iran rejiminin kurucusuydu. Sadece o insan kurucuydu diye nasil olur da vatandaslarin, o rejimi ve kurucu liderini elestrilmesi engellenebilir? Hani cumhuriyet bizi kulluktan esit yurttaslar haline getirmisti? Sayet ben kurucu liderin hatali veya saibeli gordugum yonlerini elestrimeyeceksem, o zaman koleden ne farkim kaldi? Senin icin mukemmel olan bu sistem, benim icin bastan sona yanlislarla dolu olmaz mi? Hangi hakla beni susturmaya calisirsin? Hani ben senle esittim?
Soyle bir yanit verilir. Eger bu kanun kaldirilirsa o zaman cumhuriyet rejimiyle hesaplasmak isteyen yobazlar, ic ve dis mihraklar aninda bu boslugu firsat bilip Ataturk'e ve onun hedef gosterdigi muasir medeniyet hedefine sovmek isteyeceklerdir. Bre gafil, senin hedef olarak belirledigin dusunce sistemi sana dusunmeyi, sorgulamayi ve ilerlemeyi ogretirken, sen nasil olurda bir insani, en ilkel ve bagnaz icguduler ile koruma altina almayi talep edebilirsin? Muasir seviyeye bu yontem ile mi ulasacaksin? Baski ve sansur altinda ezilen hangi halkin cagdaslastigi gorulmustur?
Eger Ataturk futursuz ve haksiz yere elestriliyorsa, insanlar o elestriyi zaten ciddiye almaz. Veya alsalar bile biri cikip dogrusunu anlatarak insanlari ikna eder. Eger bunu yapamiyorlarsa o zaman o kiside bir sakatlik vardir diyebiliriz. Acaba o kisi ne yapmistir da boyle sacma yasalarla korunasi durumlara dusmustur? Bu insani hala korumaya calismak bize ne kazandiacaktir?
Bir de insanlarin cogu sanir ki, eger bu insan elestrilir veya yipratilir ise o zaman laiklik elden gider, biz de Suudi Arabistan gibi oluruz. Ne M.Kemal'in ne de kemalizm rejiminin laiklik kavramiyla en ufak alakalarinin olmadigini daha onceki notlarimda anlatmaya calistim. Zaten diyanet gibi bir kurumun var oldugu bir ulkede laiklikten bahsetmek bile bana absurd geliyor. Ilaveten, eger biz laikligi milliyetciligin ve irkciligin sembolu haline gelmis ve bir kisi kultu olmus, 30'lu yillarin diktatoryal ruhunu animsatan bir tek adam tabusu ile koruyacaksak, o laiklik bir an once defolup cehennemin dibine gitsin. Laiklik asla boyle bisey degildir. Musluman olmayanlara yasam hakki tanimayan bir rejim asla laiklikten dem vuramaz.
Ister Ghandi olsun, ister Eistein, ister John Locke, ister Buda, ismine ozel bir kanun ile korunamaz, tabulastirilamaz. Bu demokrasinin, ifade ozgurlugunun ve insan haklarinin ruhuna aykiridir. Devlet, insanlara bu sekilde baski yapamaz ve hicbir seyi dayatamaz. Yeni anayasamizda bu tip cag disi maddelerin olmamasi umuduyla...
Sen en büyük tabu olan dinin liderlerini eleştirebiliyor, karikatürlerini falan çizebiliyor musun ? Kalkmışsın rüzgarın estiği yönde eleştiri yapıyorsun. Şimdi moda bu oldu çünkü di mi, sana kimse bi yaptırım uygulamaz, tepki göstermez diye düşünüyorsun çünkü.
Tabuların tabusu dini eleştirileri hallettin de mi sıra Mustafa Kemal'e geldi ? Yoksa Mustafa Kemal'e olan kinini rahat kusamadığın için mi böyle bir argüman geliştirdin ?
Türkiye'nin, Humeyni'nin İranı'na benzememesi için elinden gelenin fazlasını yapan adama minnet duyacağına yaptığın dalkavukluğa bak.
Sanırım bir de ateistsin, şurda kırbaçlanmaman veya idam edilmemen için bir sebep göremiyorum. Zira istediğin budur. Hiç bana yaptığı iyi şeyleri de vardır deme. Seni ne zaman görürsem göreyim, ağzına pelesenk ettiğin Kemalist, Kemalizm kelimeleri var. Dincilerden hiç bir farkın yok.
Kanunu neresinden anlıyorlar ben anlamadım gitti.
Sayın Jadi demiş ki ;
Bazilari der ki, O bu ulkenin kurucusudur ve O'na alenen hakaret edilememelidir. Ama boyle bakacak olursak o zaman Humeyni de Iran rejiminin kurucusuydu. Sadece o insan kurucuydu diye nasil olur da vatandaslarin, o rejimi ve kurucu liderini elestrilmesi engellenebilir?
Sen Atatürk'ü eleştiremiyor musun ? Daha nasıl eleştireceksin ? Irkçı dediniz , faşist dediniz , diktatör dediniz , daha nasıl eleştireceksiniz ?
DİKKAT ! Bu kanun eleştirmeye karşı değil ki , sövme ve hakarete karşıdır.Siz Atatürk'ü sevmiyorum diyebilirsiniz.Siz Cumhuriyet kötü bir rejimdir diyebilirsin.Siz Atatürk'ün fikirleri ve ideoloji tamamen yanlıştır diyebilirsiniz.Eleştirebilirsiniz ! Ama hakaret edemezsiniz.Dolayısıyla , bu kanun benim eleştiri hakkımı , ifade özgürlüğümü elimden alıyor gibi saçma sapan bir argümanla gelirseniz , bu hatadır , yanlıştır.Yaptığınız eleştirinin , hukuk bilimi açısından hiç bir değeri yoktur.Dolayısıyla , bu tartışma benim için son bulmuştur.
Sevgiyle...
AlbatrosS
09-03-2012, 13:06
Afedersin ama yukarıda ki kanun ifade özgürlüğüne ne aykırılık teşkil ediyor ?
Atatürk'e söverek mi ifade özgürlüğü oluyor ? Zirâ yukarda bahsi geçen kanun Atatürk'e küfür ve hakareti cezalandırıyor.
Bir şeyi eleştirirken , körü körüne değil , biraz mantıklı eleştirin biz de tartışabilelim.Ne alakası var ifade özgürlüğü ile bunun.Küfür ederek söverek mi özgürce ifade ediyorsun ?
1. Atatürk'ü koruma kanunu olmasa Atatürk'e örneğin ''sin kaflı küfürler etmek'' serbest mi olacaktı?
2. Şahsa hakaret... mevzusunu biraz açalım: Şahsiyet, yaşayan, diri insanların haiz olabileceği bir niteliktir. Atatürk'ün ''şahsiyeti'' derken, ölmeden önce, yapıp ettikleri ve düşünceleriyle anlamlı olan DİRİ bir varlıktan bahsederiz. Ölmüş bir insanın ''şahsiyeti'' olamaz; zira, bu CANLı İNSANlara has bir özelliktir. Ölü bir insan, yaşadığı zamanki tüm vasıflarını kaybeder, nihai bir sona erişir. Artık ona küfür de etseniz ''alınmaz, incinmez, göz yaşı dökmez''... Hatta bedenini paramparça edip yaksanız dahi gıkını çıkartmaz. Demek ki neymiş???
Biz yaşayanlar, hakareti ''psikolojik bir saldırı ve tehdit'' olarak algılayıp dirileri bu durumdan koruyor muşuz. Çünkü hakaret uğrayan diri psikolojik dengesi ve manevi sağlığını kaybedebilir, hatta bu durum onun beden sağlığına bile etki edebilir.
Özetle Atatürk'e tüm Türkiye birleşip ''andımız okur'' gibi her sabah ''ana avrat sövsek'' mezarından kalkıp ''MEDET YA ALİ! '' diyemiyeceğine göre; aslında korunmaya çalışılan şey Atatürk'ün kişiliği falan değil... Çünkü ''kişilik ancak dirilerde olur''... Öyle değilse nedir?
İşte sizin ''Atatürk'ü fikri olarak eleştirmek suç mu'' dediğiniz şeydir. Evet, suçtur. Örneğin Atatürk'e ''diktatör'' diyemezsiniz. Hele mecliste bunu söylerseniz, ''kınama cezası'' alırsınız. Dokunulmazlığınız olmasa, mazalah aylarca hapis yatma durumunuz dahi olurdu.
YasasinBilim
11-03-2012, 06:11
atatürk'ün sırf türkiye cumhuriyetinin kurucusu olduğu için kanunla korunması doğru değildir, zaten böyle bir gerekçe de yoktur.
bana göre bu kanunun amacı, asılsız (belgeyle ispatlanabilir gerçeklere dayanmayan) ithamların önüne geçmektir (her ne kadar demokrat parti döneminde başka bir gerekçeyle çıkarılsa da).
bu tür ithamları, atatürk'ün gıyabında dava edecek bir varisinin olmayışı bu kanunu gerekli kılmış olabilir. bu tür durumda, kurucusunu iftiracılara karşı korumak da devlete düşer. humeyni örneği abestir.
saygılar...
AlbatrosS
11-03-2012, 11:15
atatürk'ün sırf türkiye cumhuriyetinin kurucusu olduğu için kanunla korunması doğru değildir, zaten böyle bir gerekçe de yoktur.
bana göre bu kanunun amacı, asılsız (belgeyle ispatlanabilir gerçeklere dayanmayan) ithamların önüne geçmektir (her ne kadar demokrat parti döneminde başka bir gerekçeyle çıkarılsa da).
bu tür ithamları, atatürk'ün gıyabında dava edecek bir varisinin olmayışı bu kanunu gerekli kılmış olabilir. bu tür durumda, kurucusunu iftiracılara karşı korumak da devlete düşer. humeyni örneği abestir.
saygılar...
Tarihsel bir mevzuda tarihi belgeleri ''çarpıtmak, saptırmak ve tahrif etmek'' adli bir suç değildir. Akademik bir kurumdaysanız, olsa olsa bazı idari tedbirler düşünülür; ancak tarihsel yayınların yargılanacağı yerler ''mahkeme salonları'' değildir.
Atatürk'e iftira atmak da, küfretmek de vs de... Atatürk'ü herhangi bir biçimde etkilemez. Şayet ''dirilerin ölülere övgüleriyle cennet için bonus puanlar kazandırdığını'' düşünmüyorsanız tabi.
Bakın, tekrar tekrar söylüyoruz:
Maneviyat ancak dirilere has bir özelliktir. Manevi şahsiyetini ölerek yitirmiş birinin ''topraktan, kömürden, odundan'' bir farkı yoktur. Sabah akşam ''toprağa'' küfretmekle ''sabah akşam ölüye küfredip iftira atmak'' arasında sonuçları itibariyle herhangi bir fark olamaz. Odun da ölü de ''çüşşş'' demez.
Dememiz o ki bu kanun basbayağı ''siyasal'' bir zırhtır, korumadır. Hukuki bir dokunulmazlıktır. Kimse ''ifade özgürlüğü''ne engel değil demesin. Bu tamamen ''hukuk adamlarının'' insafına kalmıştır...
YasasinBilim
14-03-2012, 05:18
...
Bakın, tekrar tekrar söylüyoruz:
Maneviyat ancak dirilere has bir özelliktir. Manevi şahsiyetini ölerek yitirmiş birinin ''topraktan, kömürden, odundan'' bir farkı yoktur. Sabah akşam ''toprağa'' küfretmekle ''sabah akşam ölüye küfredip iftira atmak'' arasında sonuçları itibariyle herhangi bir fark olamaz. Odun da ölü de ''çüşşş'' demez.
...
o zaman ölmüş anne-babaya, büyüklere küfretmek serbest.
(yazdığın bu cümlelere kendin de itibar etmiyorsun bence.)
saygılar...
AlbatrosS
14-03-2012, 10:42
o zaman ölmüş anne-babaya, büyüklere küfretmek serbest.
(yazdığın bu cümlelere kendin de itibar etmiyorsun bence.)
saygılar...
Cinsel özgürlük... fikrini savunan birine teistlerin '' o halde senin kızının, bacının önüne gelenin altına yatması sorun değil'' demesine benziyor bu cümle. Şahsi olarak onaylamasam, kızacak olsam hatta tepki gösterecek olsam dahi; ilkesel(hukuki olarak) yaptırımı doğru bulmam.
Oysa bu benim yazıma bir ''yanıt'' değil ki. Cevap vermeniz gereken soru şuydu :
Ölülerin şahsiyeti olabilir mi ? Şahsiyet dirilere has bir özellik değil mi?
Demokrasi ve özgürlükler, ilkesel tutumları ifade eder. Cinsel özgürlük... fikrini savunmak ilkesel olarak yakınımız olan kadınların ''özgürlüğünü'' de savunmaktan geçer. Yaşam tarzları velev ki hoşumuza gitmesin. Bizi incitsin vs. Bu durumda ''ölülerimize küfredilmesi'' hoşumuza gitmese dahi, onların ''şahsiyetleri olmadığını'' söylemek zorundayız. Bir vak'anın ilkesel(hukuki) meşruluğu bizim ''ne hissettiğimiz''den bağımsızdır. Örneğin aldatılmaktan birçok kadın/erkek hoşlanmaz; ama çok büyük bir ''travma yaşıyoruz'' diye partnerimize şiddet uygulamayı, onu katletmeyi ''meşru buluyor'' değiliz.