PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Gözlemlenen Türleşme


istatistik
12-03-2012, 17:15
Evrime yönelik sıkça dile getirilen eleştirilerden biri de “Türleşme” konusundadır. Evrim karşıtları, canlılarda türleşmenin olmadığı ve olamayacağını iddia ederler ve bu yolla evrimin imkansızlığı sonucuna ulaşırlar. Ancak, gerek laboratuar ortamında, gerekse doğal ortamlarda meydana gelen türleşme örnekleri, evrim karşıtlarının bu iddialarını yanlışlamaktadır.


Öncelikle “Tür” ve “Türleşme” kavramlarını açıklayacak olursak:
En basit tanımı ile tür, doğada birbiri ile çiftleşebilen ya da çiftleşme potansiyeline sahip olan popülasyonun üyelerine verilen isimdir. Bu bakımdan tür, doğada rastlanabilecek olan en büyük gen havuzu olarak da düşünülebilir. Tanımdan da anlaşılacağı üzere tür için asıl önemli olan dış görünüş değil, çiftleşebilme yeteneğidir.


http://img406.imageshack.us/img406/3762/sekil1.jpg


Yukarıdaki resimde görülen “Gülen Yüz Örümcekleri” görünüş olarak bir birlerinden farklı olsalar da birbirleri ile çiftleşip kısır olmayan yavrular meydana getirebildikleri için aynı türe mensupturlar. Yukarıdaki tanım her ne kadar türün tanımlarından biri olsa da türü tam olarak karşılamamaktadır. Bunun nedeni ise eşeysiz üreme gösteren canlıların ve melez yavrular dünyaya getirebilen canlıların da bulunmasıdır. Ancak türleşmeyi anlatabilmek için yukarıda vermiş olduğumuz tanım uygundur.


Türleşme ise aynı türün bireylerinin doğal ya da yapay nedenler ile birbirinden ayrılması(bölünmesi) nedeniyle iki ya da daha fazla farklı türün oluşmasıdır. Bir örnek üzerinden açıklayacak olursak: Aynı türe ait meyve sineklerinden bir grubun, çeşitli yollarla doğal yaşam ortamından taşınarak yeni bir yaşam ortamına ulaştığını düşünelim. Eskisinden farklı olan bir yaşam alanına ulaşan meyve sineklerinin bir takım genetik değişikliklere uğraması muhtemeldir. Benzer şekilde, doğal ortamında kalan meyve sineklerinin de genetik olarak değişikliğe uğraması ihtimali vardır. Muhtemel genetik değişikliklerin ardından bu meyve sineklerinin tekrar karşılaşmaları(yeni bir göç sonrasında) sonrasında birbirleri ile çiftleşebilme özelliklerini kaybettiklerinin gözlenmesi, türleşmenin meydana geldiğini anlamamızı sağlar.


http://img535.imageshack.us/img535/1062/sekil2.jpg


Türleşme olayı yukarıda anlatıldığı şekliyle doğal yollardan meydana gelebileceği gibi, laboratuar ortamında kontrollü olarak da gerçekleştirilebilir.


http://img99.imageshack.us/img99/7298/sekil3y.jpg



Şekil 3’de verilen örnekte de görüleceği üzere, sadece beslenme düzenlerinin değiştirilmesi de türleşme olayının meydana gelmesi için yeterlidir.


Türleşme olayı, en kolay tek hücreli canlılarda gözlemlenebilir. Bunun nedeni, çok kısa zamanlarda, çok fazla sayıda soy üretebilmeleridir. Peki yakın zamanda doğal ya da laboratuar ortamında gözlemlenmiş türleşme olayları var mıdır? Bu soruya cevap “Evet” olacaktır. Farklı canlılarda (bitki, böcek, fare vb) türleşmeler gözlenmiş ve kayıt altına alınmıştır. İsterseniz yazıya, gözlenen bu türleşmelerden bazılarını inceleyerek devam edelim:


1. Bitkilerde Gözlenen Türleşme Olayları:

1.1 Akşam Çuha Çiçeği (Oenothera gigas): Vries(1905), akşam çuha çiçeği (Oenothera lamarckiana) üzerinde yaptığı çalışması sırasında alışılmadın bir bitki türü ile karşılaştı. O. Lamarckiana 2N=14 kromozoma sahipken, bulduğu yeni türün 2N=28 kromozomu vardı. Vries, bu yeni türü “Oenothere Gigas” olarak adlandırdı.


1.2 Yakıotu (Epilobium angustifolium): Doskuin(1967), Evolution dergisinde yayınlanan çalışmasında (21: 713-719), “Yakıotu”( Epilobium angustifolium) bitkisinin kromozomal çiftleşmenin korunumu sonucunda, ataları ile çiftleşme özelliğini yitiren yeni bir tür meydana getirdiğini belirtti.


1.3 Tekesakalı (Scorzonera hieraciifolia): Asıl yaşam alanı Avrupa olan bu bitki, 1900’lü yılların başında Amerika kıtasına götürüldü. Çok kısa bir süre içinde tüm kıtaya yayılan bitkinin, 1940’lara gelindiğinde Batı Amerikada, türleşmeye uğradığı ve yeni türün ataları ile çiftleşme özelliğini yitirdiği anlaşıldı. Ayrıca Washington’da iki yeni tekesakalı türünün bulunduğu görüldü. Bu türler de tıpkı Batı Amerika’daki akrabaları gibi ataları ile çiftleşebilme özelliğini yitirmişti.


2. Hayvanlarda Görülen Türleşme Olayları:

2.1 Faroe Adalarında Ev Faresinin Türleşmesi: Stanley, Macroevolution: Pattern and Process isimli kitabında, Avrupa’dan Faroe Adalarına taşınan ev farelerinin, 250 yıldan daha az bir süre içerisinde türleştiğinden bahseder. Daha önceden bu adalarda bulunmayan bir tür olan ev faresi, burada bulunduğu süre içerisinde gerek morfolojik gerekse genetik olarak atalarından farklılaşmıştır. Öyle ki, ataları ile çiftleşmeyi reddetmiş, zorlanması ile çiftlenmesi sonucunda ise kısır soylar meydana getirmiştir.

2.2 13 Nesilde Somon Balığında Türleşme: Amerika’da bir gölde bulunan somon balıkları iki farklı popülasyona ayrılmış ve 13 nesil (60-70 yıl kadar) boyunca gözlemlenmişlerdir. Sadece 13 nesil sonra türler arasında morfolojik yapılarına da yansıyan genetik türleşme ve artık birbirleri ile çiftleşmeme durumuna rastlanmıştır (Science 290 (5491)::516-518).

Verilen örnekler, türleşme ile ilgili kayda alınan çalışmalardan sadece birkaç tanesidir. Benzer çalışmalarda; bitkilerin, hayvanların ve bakterilerin türleşmelerine şahit olunmuş ve bilimsel yayınlar ile kayıt altına alınmıştır. Bu çalışmalar ışığında, evrim karşıtlarının iddia ettiği gibi türleşmenin imkansız olmadığı ve bunun da makro-evrimi destekler bir kanıt olduğu söylenebilir.


Kaynaklar:


1. Evrimi Anlamak: Türün Tanımı (http://evrimianlamak.org/e/Evrim101:T%C3%BCr%C3%BCn_Tan%C4%B1m%C4%B1)
2. Evrimi Anlamak: Türleşmenin Tanımı (http://evrimianlamak.org/e/Evrim101:T%C3%BCrle%C5%9Fmenin_tan%C4%B1m%C4%B1)
3. Evrim Ağacı: Güncel Türleşme ve Evrim Örnekleri (https://www.facebook.com/note.php?note_id=188809271177156)
4. Ring Species end Clinal Variation (http://darwiniana.org/rings.htm#Rings)
5. Kirkpatrick, M. and V. Ravigné (2002) “Speciation by Natural and Sexual Selection: Models and Experiments” The American Naturalist 159:S22–S35

yucemanitu
13-03-2012, 01:47
Teşekkürler türleşme daha sade anlatılamazdı ama evrim karşıtları bunu da anlamayacaktır.

istatistik
14-03-2012, 16:25
Sadece 13 nesillik bir süre içinde bile türleşme belirtileri görülmekte olmasına karşın 4.5 milyar yıllık dünya tarihinde bunun olamayacağını iddia etmek mantıklı bir davranış olmaz.

Aslında bakterilerin türleşip evrilmesine yönelik pek çok deney de var ancak bunlar bakteri diye burun kıvrılabileceğinden daha kompleks canlıları örneklemeyi tercih ettim.

vartor
14-03-2012, 17:52
Grip virusunun devamli degisimi, bagisikligi olanlarda bile hastaligi yenilemekte. Bu da, hepimizin gozlemledigi, bildigi bir gercektir.

Natan
14-03-2012, 18:44
Sadece 13 nesillik bir süre içinde bile türleşme belirtileri görülmekte olmasına karşın 4.5 milyar yıllık dünya tarihinde bunun olamayacağını iddia etmek mantıklı bir davranış olmaz.

Aslında bakterilerin türleşip evrilmesine yönelik pek çok deney de var ancak bunlar bakteri diye burun kıvrılabileceğinden daha kompleks canlıları örneklemeyi tercih ettim.


Türleşme konusunda yazdıkların bir kez daha taktire değer. Kısa ve net örneklerle göstermişsin arkadaşım. Ancak birinci pasajında var olan türleşmeden yola çıkarak tüme varım tekniğini hatırlatmışsın. Tüme varım ise kesinlik göstermez ve yanlışlanabilir. Dolayısıyla meyve sineklerindeki değişimler makro evrime yolu açar mı? Bunu araştıralım. Böyle düşünmemiz için sebepler var mı?

istatistik
14-03-2012, 20:35
Sayın Natan,

Öncelikle güzel bir noktaya değindiğiniz için teşekkür ederim. Türleşmenin varolması makro evrimin de varlığının kesin kanıtı mıdır? Bu konuda bazı çalışmalar olsa da kesinlik içermekte midir? Bildiğim kadarıyla şimdilik bir kesinlik söz konusu değil. Bu nedenle makro evrim konusunda özellikle "Destekler" ifadesini kullandım.

Makroevrim, adında geçen makro kelimesinden de anlaşılabileceği gibi türleşmeden daha büyük bir değişimi anlatır. Örnek verecek olursak memelilerin kökeni ya da daha dar anlamda insanın kökeni.

Bu süreç türleşmeden daha büyük bir değişimi kapsaması nedeniyle, zaman olarak da türleşmeden çok daha uzun bir süreye ihtiyaç duyar. Bu nedenle, gelişmiş yaşam formlarında (memeliler, sürüngenler vb) şimdilik gözlemlenmiş bir makroevrim yok. Bunun yerine fosil kayıtları var. Bu konudaki en başarılı fosil kayıtları "Balinalara" aittir.

Gözlemlenmiş makroevrim ise bakteriler üzerinde yapılan çalışmaların sonucunda elde edilebilmiştir. KAYNAK 1 (http://www.springerlink.com/content/afwdrkhtl7t9r69d/), KAYNAK 2 (http://www.springerlink.com/content/7w1r31p8268u0263/)

Bunun dışında özellikle virüslerin sürekli olarak geçirdikleri değişimler de makroevrim olarak değerlendirilmektedir.

ALKA
15-03-2012, 10:46
Çok güzel bir yazı olmuş İstatistik. Tebrikler..Hemen Evrim Teorisi.org sitesine alıyorum. Şurada yayınlandı..

http://evrimteorisi.org/index.php?option=com_content&view=article&id=376:goezlemlenen-tuerleme&catid=25:hayat-deiimdir&Itemid=109

istatistik
16-03-2012, 01:55
Teşekkür ederim sayın Alka, beğenmenize sevindim.