Orijinalini görmek için tıklayınız : Muazzez Hoca'dan ''Dindar Nesil'' Üzerine....
Dark_Prince
20-03-2012, 19:49
Harika bir yazı;
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ağzından çıkan yeni bir inciyi gazetelerde okudum ve TV’ lerde kulağımla duydum: “Muhafazakâr/Dindar Gençlik Yetiştireceklermiş.” Biz eskiden muhafazakâr denince gerçek imanlı, ayni zamanda çağa ayak uyduran kimseler olarak anlardık. Rahmetli babam ve annem onlardandı. Hala öyle olanların var olduğunu biliyorum, ama sözüm onlara değil, alınmasınlar. Şimdi, “Dindar” geçinenler iki yüzlü. Atatürk zamanında böyle olanlar laiklik çıkınca hemen kendilerini gösterdiler. Eğitimi olmayan rahmetli annem bunu çok güzel gözlemiş ve anlatmıştı bana. “Kızım, millet dinini bırakmaya ne de istekli imiş. Laiklikle inancınızda özgürsünüz, kimse kimsenin inancına karışmayacak, denince herkes dinlerini bırakıverdi, sanki Atatürk onlara, dininizi bırakın dedi!” demişti. Evet, o zamanlar zorla, onun bunun baskısı, ayıplanma, korkusu ile zorla dinlerini yapanlar rahatlayıvermiş, bırakmışlardı. Çünkü kimse onlara, “camiye gitmiyorsun, içki içiyorsun” diyemiyor, onlar da vicdanlarının istediğini yapıyorlardı. Şimdi ne oluyor? Camilere birbirinden çekinip gidenler, dindar görünüp bir şeyler kapmak isteyenler aldı yürüdü. İçki açıkta içileceğine evlerde gizli içilmeye başlandı. Gazetelerde en çok içkinin Konya’da tüketildiğini duyunca hiç şaşırmadım. Çünkü en dindar yer orasıymış! İki yüzlü insanlar çevirdi etrafımızı. Biz din ve imanın en başta dürüstlük olduğunu öğrendik. Önce olduğun gibi görüneceksin. Ne istemeyerek dindar görüneceksin, ne de istemeyerek çağdaş görüneceksin. Bizim bildiğimiz gerçek dindarlık abdest namaz değil, dürüst olmak, çalmamak, çalanları, kötülük yapanları korumamak, iftira atmamak, yalan söylememek, devlet malını kendi malın gibi korumaktır. Kadına, kıza kendi kardeşin, kızın gibi bakacaksın. Şimdi bunların ne yazık ki, hepsi dama kaldırıldı. Mayolu resimler, çıplak yapma mankenler, başı açık kadınlar erkekleri tahrik ediyormuş. Benim gençliğimde ve daha sonra arkadaşlık yaptığımız erkeklerden duymadık böyle laflar. Ne oldu insanlarımıza?
Başkasının çalışmasını kopya ederek kitap yazan ve suçundan dolayı üniversiteden atılan, profesörlüğü kaldırılan bir şahıs devletin en üst yerine getiriliyor. Dış ülkede yardım olarak toplanan paraları yedikleri, oralardaki mahkeme ile kanıtlananlar, mevkilerinde bırakılarak korunuyorlar. Onları suçluluğunu gösterecek yargıçlar işlerinden atılıyor. Ülkenin dürüst gazetecileri, en üstün bilim adamları, büyük bir güvenle dayandığımız şanlı ordumuzun seçme komutanları, neden bile gösterilemeden hapse atılıyor ve yıllarca orada çürümeye bırakılıyor. Bu mu din, iman? Bu mu adalet? Peygamberimizin “Bir saatlik adalet bir yıllık ibadete bedeldir” sözü nerede?
Dindarlık diye zavallı gençlerimize bunları gösterirseniz, bunları öğretirseniz Türkiye Cumhuriyetinin adı kalmaz. Onlar da ikiyüzlü olacaklar. Evet, ikiyüzlü olacaklar. Bir taraftan çağın önlerine serdiği olanaklar, diğer taraftan Ortaçağ kafasıyla yasaklar, günahlar ve ayıplar. Düşünemeyen, kendi kendine karar veremeyen, bu yüzden boyuna karar değiştiren gençler. Benden kanıt isterseniz, en önemli örnek ülkeyi idare edenlerimiz. Ben TV de gördüm ve duydum, Cumhurbaşkanımızın ve Başbakanımızın laikliğin dinsizlik olduğunu söylediğini. Ona karşılık 6 Şubat 2012 tarihli Sözcü gazetesinde, Cumhurbaşkanının laiklik ilkesinin anayasamıza girmesinin 75. yıl dönümü nedeniyle yayınlattığı mesajda “Türk milleti, Cumhuriyetin diğer nitelikleri yanında laiklik ilkesi üzerinde güçlü bir anlayış birliği içinde imiş ve laiklik toplumsal barış açısından önemli bir işlev görmekte imiş”.Başbakan da laikliğin Türk milletinin ortak paydası olduğunu, birlik ve beraberlik içinde geleceğe yürüyüşün teminatı olmaya devam edeceğini söylüyor. Vay, vay, vay!! Bu ne büyük geri dönüş ve nasıl bir kararsızlık!? Hani laiklk dinsizlikti?
Laiklik dinsizlik mi? Yoksa laiklik, dine karışmadığı, insanları vicdanlarında özgür bıraktığı için mi onlara barış getiriyor? İşte ikiyüzlülüğün, kararsızlığın en somut örneği. Hem de Devletin başları yapıyor bunu. Onların eşlerini yüzleri, gözleri boyalı, acayip kıyafetlerle kollarına takıp oraya buraya götürmeleri hangi muhafazakârlık/dindarlık? Atatürk‘ün getirdiği laik Cumhuriyet olmasaydı, öyle gidebilirler miydi? Eğer halkımız hala özgürlük içinde ise, 80 yıl içinde dünya çapında kadınlı erkekli bilim insanlarımız, sanatcılarımız yetişmişse, partiler kurulmuş üniversiteler açılmışsa, o zamanın laik gençlerinin kurduğu düzen, attığı temel sayesinde olmuştur, unutmayalım! Zorla dindar yapılan iki yüzlü gençler değil, inancında özgür vatanını, milletini seven, halkını dinli dinsiz, şu bu diye ayırmayan, çıkarları için kendilerini satmayan, yalan söylemeyen, cesur, ahlaklı, sorup öğrenmeye meraklı gençler yetiştirelim ki, ülkemiz yücelsin!
http://www.ulusalkanal.com.tr/dindar-nesil-makale,8.html
ozgur_beyin
20-03-2012, 21:03
daha önce yazmıştım tekrar edeyim. iranda 30 yaşın altındakiler islami olduğunu söyleyen rejimin içine doğmuşlar. ben gittiğimde ,dindar nesil görmedim.tam aksine dinle uzaktan yakından alakası olmayan . bir nesil gördüm bu iş emir komuta zinciriyle mümkün görünmüyor
Din açısından orta yolcu, klasik CHP mentalitesi taşıyan bir yazı. On yılların bu zihniyetinin geçer akçe olmadığı bugün belli iken, hala bunda ısrarı anlayamıyorum.
Mutezile
20-03-2012, 21:38
Zorla dindar yapılan iki yüzlü gençler değil, inancında özgür vatanını, milletini seven, halkını dinli dinsiz, şu bu diye ayırmayan, çıkarları için kendilerini satmayan, yalan söylemeyen, cesur, ahlaklı, sorup öğrenmeye meraklı gençler yetiştirelim ki, ülkemiz yücelsin!
Muazzez hanımın bu cümlesi TuranDursun2012'ye hiç oturmadı...
MİLLETİNİ
VATANINI
HEM DE özgür vatanını..bak bak
SEVEN gençler.
Bizim sitede ''IN'' = günde 5 vakit türk milletine, yurduna, misakı milliye, ata'sına sövmek
Bizim sitede ''IN''= günde 5 vakit ermeni soykırımını tanı, özür dile, toprak ver, tazminat sökül diye sayıklamak
Bizim sitede ''IN'' = günde 5 vakit ''Hocalı'da ülkücü türkler provokasyon yaptı, katliam, soykırım falan nerde, hani'' diye gevelemek
Bizim sitede ''IN'' = günde 5 vakit Kaçaznuni kimmiş, Lalayan kim oluyor, Guenther Lewy TC'den maaaşlı dava adamı, satılmış diye hönkürmek
Bizim sitede ''IN'' = günde 5 vakit ''Taner Akçam saygıdeğer bilimadamıdır, muteber kitaplar yazdı, hatta tanışmışlığım var'' diye Akçam'dan ilim adamı yaratmak gayretkeşliği sergilemek
Bizim sitede ''IN'' = günde 5 vakit ''Kürdün özgürlük savaşına'' kalbiyle, ruhuyla, (silahı muhtemelen yok - yoksa silahıyla da) tüm benliğiyle Serhildana Naat'lar düzmek..
Bizim sitede ''IN'' = günde 5 vakit bölücübaşı / başterörist'i anarken belli bir itinayla, saygı ve muhabbet ifade etmek.
Bir de ''Halkını......ayırmayan'' / ''Ülkemiz yücelsin'' diye bir cümle var ki, hiç ona girmeyeyim.
Evet bizim sitenin gençleri...Nerden bilsin Muazzez hanım bizim gençleri..Geçen Tüyapta konuşmuştuk oysa. Ama hiç aklıma gelmedi ona ''bizim gençlerden'' bahsetmek.
Belki kısmet, seneye.
Dark_Prince
20-03-2012, 21:51
daha önce yazmıştım tekrar edeyim. iranda 30 yaşın altındakiler islami olduğunu söyleyen rejimin içine doğmuşlar. ben gittiğimde ,dindar nesil görmedim.tam aksine dinle uzaktan yakından alakası olmayan . bir nesil gördüm bu iş emir komuta zinciriyle mümkün görünmüyor
İran'da evrim bile ders olarak okutuluyor bildiğim kadarıyla,bilime önem veriyorlar.Ama nesil dindar değilse bir devrim yapıp ülkeyi neden ''İslam ülkesi'' sıfatından kurtarmıyorlar?Yoksa dini takmayıp da sen müslüman mısın sorusuna ''elhamdülillah'' diyen tiplerden mi oluşuyor halk?
Sevgilerimle...
Din açısından orta yolcu, klasik CHP mentalitesi taşıyan bir yazı. On yılların bu zihniyetinin geçer akçe olmadığı bugün belli iken, hala bunda ısrarı anlayamıyorum.
Evet hocam,Kur'an dışı İslam'ı gördüm ben de yazıda İslam'da laiklik yoktur fakat laikliği savunan Müslümanlar da az değildir mesela,Muazzez Hoca'nın anlattığı dönemler tamamıyla böyleymiş anlaşılan.
Kafaya göre İslam'ın bize bir zararı yok,Muazzez Hoca halkın gerçek İslam'ı uygulamasına karşı anlaşılan,herkes ibadetini etsin,dinini yaşasın fakat farklı inançlara ve düşüncelere de hoşgörülü olsun diyor.Tayyip böyle olsaydı endişelenmemize gerek kalmazdı,evrim dersleri vb. müfredattan çıkarılmazdı.
Hiç yoktan iyidir yani,tamamen ateist olamıyorsa toplum,bari böyle ılımlılaştırılsın.
Sevgilerimle...
Evet hocam,Kur'an dışı İslam'ı gördüm ben de yazıda İslam'da laiklik yoktur fakat laikliği savunan Müslümanlar da az değildir mesela,Muazzez Hoca'nın anlattığı dönemler tamamıyla böyleymiş anlaşılan.
Kafaya göre İslam'ın bize bir zararı yok,Muazzez Hoca halkın gerçek İslam'ı uygulamasına karşı anlaşılan,herkes ibadetini etsin,dinini yaşasın fakat farklı inançlara ve düşüncelere de hoşgörülü olsun diyor.Tayyip böyle olsaydı endişelenmemize gerek kalmazdı,evrim dersleri vb. müfredattan çıkarılmazdı.
Hiç yoktan iyidir yani,tamamen ateist olamıyorsa toplum,bari böyle ılımlılaştırılsın.
Sevgilerimle...
İşte imkansız olan, tam da senin söylediğin şey sevgili Dark. Çünkü İslam, bu şekilde uygulanabilecek bir din değil. İslam, bireyleri kendisine çağırıp, kendi içlerinde inanmalarını isteyen bir din değil, aksine, inanan/inanmayan herkesin üzerine yürüyen bir din.
"Kur'an, İncil ve Tevrat'ın Sümer'deki Kökeni" de dahil olmak üzere, İslam'ın ve diğer dinlerin Sümer'den nasıl araklandığının anlatıldığı bir çok kitabın yazarı ve kendisinden çok şey öğrendiğim için minnettar olduğum Muazzez İlmiye Çığ'ın, şimdi İslam'dan "bizim dinimiz" ve Muhammed'den "peygamberimiz" diye bahsetmesini hazmedemiyorum.
Dawkins gibi, Harris gibi ateistlerin, yurt dışında dine karşı çıkışlarını, din adamlarıyla tartışmalarını ayakta alkışlıyoruz ama kendi aydınlarımızın bu gibi şeylere fazlaca bulaşmaması karşısında laf etmiyoruz. Hatta ılımlı yaklaşımların desteklenmesi gerektiğini söylüyoruz; ortada ılımlı olan veya olabilecek hiçbir şey yokken.
Yıllarca baş örtüsü muhabbetine, "Kuran'da örtünme emri yok" diye karşı çıkanlar, "Bilakis İslam'da kadın korunmuştur, erkekle eşittir" gibi söylemlerle İslam'ı yumuşatmaya çalışanlar, sevimsizi sevimli gibi göstermekten, yani hastalığın devamına katkı sunmaktan başka bir şey yapmamışlardır.
Konunun din ve vicdan özgürlüğü kısmına diyeceğim yok. İSteyen istediğine inansın. Ama gerçek İslam, din bu değil ki gibi söylemler, sorunun çözümüne hiçbir katkı sağlamıyor. Artık insanlığın, köleleştirici, aptallaştırıcı ve matıksızlaştırıcı bu hastalıklı dinlerden gerçek anlamda kurtulması gerekiyor. Hanyayı Konyayı anlayanların da bu işe destek vermesi.
Benim açımdan Çığ'ın bu yazısı, tam bir hayal kırıklığı oldu.
yucemanitu
21-03-2012, 00:53
gerçek İslam, din bu değil ki gibi söylemler, sorunun çözümüne hiçbir katkı sağlamıyor. Artık insanlığın, köleleştirici, aptallaştırıcı ve matıksızlaştırıcı bu hastalıklı dinlerden gerçek anlamda kurtulması gerekiyor. Hanyayı Konyayı anlayanların da bu işe destek vermesi.
Benim açımdan Çığ'ın bu yazısı, tam bir hayal kırıklığı oldu.
+1
Kendisine çok saygım vardır ama bu yazıyı hiç ama hiç yakıştıramadım ben ona. İkiyüzlülükten bahsediyor bir de önce dönüp aynaya bir baksın Muazzez Hoca.
Dark_Prince
21-03-2012, 01:19
İşte imkansız olan, tam da senin söylediğin şey sevgili Dark. Çünkü İslam, bu şekilde uygulanabilecek bir din değil. İslam, bireyleri kendisine çağırıp, kendi içlerinde inanmalarını isteyen bir din değil, aksine, inanan/inanmayan herkesin üzerine yürüyen bir din.
"Kur'an, İncil ve Tevrat'ın Sümer'deki Kökeni" de dahil olmak üzere, İslam'ın ve diğer dinlerin Sümer'den nasıl araklandığının anlatıldığı bir çok kitabın yazarı ve kendisinden çok şey öğrendiğim için minnettar olduğum Muazzez İlmiye Çığ'ın, şimdi İslam'dan "bizim dinimiz" ve Muhammed'den "peygamberimiz" diye bahsetmesini hazmedemiyorum.
Dawkins gibi, Harris gibi ateistlerin, yurt dışında dine karşı çıkışlarını, din adamlarıyla tartışmalarını ayakta alkışlıyoruz ama kendi aydınlarımızın bu gibi şeylere fazlaca bulaşmaması karşısında laf etmiyoruz. Hatta ılımlı yaklaşımların desteklenmesi gerektiğini söylüyoruz; ortada ılımlı olan veya olabilecek hiçbir şey yokken.
Yıllarca baş örtüsü muhabbetine, "Kuran'da örtünme emri yok" diye karşı çıkanlar, "Bilakis İslam'da kadın korunmuştur, erkekle eşittir" gibi söylemlerle İslam'ı yumuşatmaya çalışanlar, sevimsizi sevimli gibi göstermekten, yani hastalığın devamına katkı sunmaktan başka bir şey yapmamışlardır.
Konunun din ve vicdan özgürlüğü kısmına diyeceğim yok. İSteyen istediğine inansın. Ama gerçek İslam, din bu değil ki gibi söylemler, sorunun çözümüne hiçbir katkı sağlamıyor. Artık insanlığın, köleleştirici, aptallaştırıcı ve matıksızlaştırıcı bu hastalıklı dinlerden gerçek anlamda kurtulması gerekiyor. Hanyayı Konyayı anlayanların da bu işe destek vermesi.
Benim açımdan Çığ'ın bu yazısı, tam bir hayal kırıklığı oldu.
Sevgili Hocam;
Evet bundan ben de çok rahatsızım fakat kendine göre nedenleri vardır elbet,gerçi yurt dışındaki ateistler serbestler buradakiler linç edilirler derdim ama "Kur'an, İncil ve Tevrat'ın Sümer'deki Kökeni" gibi bir kitabın yazarı olduğu için diyemiyorum.
Evet çözüme katkı sağlamıyor zaten en sinir olduğum Müslüman tipidir onlar fakat benim ''ılımlılaştırılsınlar'' diye söylememin nedeni en azından bu din olduğundan farklı öğretilsin de yavaş yavaş dinsizleştirilebilirler diye düşünmemden dolayı.
Misal evrim İslam'a ters değil diye öğretiriz ve evrime engel olunmaz,İslam hoşgörü dinidir,tartışılabilir diye öğretiriz ne bileyim kanallarda tartışırız,çelişkilerini gösteririz vb. gibi şeyler.
Tamamen kaldıramıyorsak yavaş yavaş kazıyabiliriz belki.
Bilmiyorum ben Muazzez Hoca'ya aşık olduğum için,dindar gençliiğin aksine yazması bile güzel :D
Sevgilerimle...
Jolly Jocker
21-03-2012, 03:12
Mutezile,
Millet denen şey tümüyle soyut birşeydir. Bu milletin büyük bölümü evlenirken bekaret şartı arıyor mesela, ciddi bir kısmı namus cinayetlerine taraftar, yine ciddi bir kesim evde karısını dövüyor v.s... Eğer millet dediğin çoğunluk olan görüşler ise, böyle bir milleti sevebilir misin hakikaten? Ben sevemem, bu yüzden değiştirmeye-dönüştermeye çabalıyorum bazı şeyleri. Çünkü ''sevemem'' derken, insanları değil önyargı ve baskıcı düşüncelerini kastediyorum.
Millet dediğin şey tektip insan yığınından oluşmuyor. İçinde türlü türlü inançlar, ideolojiler, tercihler, yaşam tarzları, etnik kökenler, sınıflar v.s. var. Monolitik bir yapı yok. Aslında millet denen bir bütünlük yok. Zaten dünya görüşleri, kültürleri, inançları bambaşka olan insanlardan sırf aynı dili konuşuyorlar diye millet icat etmeye kalkmak büyük yanılgı. Bu da Türk ulusçularının zavallılığı. Tek tip ulus için ne katliamlar yaptılar geçmişte ama sonunda en az hıristiyan-müslüman ayrımı gibi bir ayrım bu topraklarda egemen oldu yine. Sekülerler ve muhafazakarlar ayrımı denebilir buna. Bu yüzden aslında ''milletini seven gençlik'' lafı geçersiz bir laf. Keza millet iradesi de öyle. Tümüyle geçersiz bir laf. Hangi millet? Millet derken ne kastediliyor? Sünniler mi Aleviler mi? Türk etnik kökenliler mi diğerleri mi? Sağcılar mı solcular mı? Erkekler mi kadınlar mı? Kim?
Vatan mevzuu ise ayrı bir hikaye. Doğduğun değil doyduğun yer kıymetlidir demiştik sana daha önce. Göçebe bir kültürden gelen Türklerin bu kadar vatan edebiyatı yapmalarını da anlamıyorum. Göçebenin vatanseveri nasıl oluyormuş? Anadolu'yu çok seviyorsun da Orta Asya'nın, Doğu Avrupa'nın v.s. suyu mu çıktı? Bir zamanlar buralarda yaşıyorlardı. Bu vatan severlik muhabbeti manasızdır. Önemli olan, nereden yaşıyor olursan ol, bağımsız ve özgür olabilmektir. Yani vatansevicilik ve milliyetçilik değil özgürlük önemli. İşsiz güçsüzsün ya da evde kocandan üç öğün dayak yiyen güvencesiz bir kadınsın ya da asgari ücrete 14 saat sömürülen bir işçisin diyelim. Böyle bir hayatta, köle gibiyken, neyin-kimin vatanı milleti umurunda olurdu?
Bırak bu demagojileri de aklını başına topla artık.
Muazzez İlmiye Çığ'ın yazısında kendini müslüman gibi göstermesi ve kemalizmin klasik zihniyeti olan ''saf dindarlar kaka yobazlar'' ayrımını tekrar etmesi hoş olmamış. TC'de hakiki bir laiklik varmış gibi varsayması da büyük bir eksiklik olmuş. Ordu güzellemesi yapması da hoş değil. Kemalist bir yazarın sınırlarını Çığ'ın bu yazısında net görebilmek mümkün. Olumlu şeyler var ama ciddi eksik ve yanlışlar da var.
Muazzez hanıma saygım sonsuz, lakin bence de olmamış bu yazı. Bilhassa Ahbap'a katılıyorum bu konuda.
Yazı bazılarına niye battı anlıyamadım. Yazının hedefi belli niye gocunuluyor.
Yazı bazılarına niye battı anlıyamadım. Yazının hedefi belli niye gocunuluyor.
Yazının bazılarına batması gibi bir durum yok. Gerçekten anlayamamışsın. Batması gibi bir durum söz konusu olmadığı gibi, gocunan biri ya da gocunulan bir şey de yok; yoksa gocunmak fiilinin anlamını ben mi yanlış biliyorum?
Herkes kendi bakış açısı bazında yazı üzerinde fikir beyan etti ve gerekçelerini de açıkladı. Anlayamıyorsan tekrar oku. Forum ortamında insanlar fikirlerini paylaşırlar ve senin bu fikirleri tasvip edip etmemene göre hareket etmezler. Senin, yazıyı beğenme ve savunma gibi amacın varsa, konuya buradan gir ki sohbet oluşsun. "Kime battı" ve "kim gocundu" gibi gereksiz ve tartışılan konu ile ilgili alakasız şeylerle, ne anlatılanları (aynen dediğin gibi) anlayabilirsin ne de konuya dair bir katkı sunabilirsin.
Ahbap, +1
O tafrayı sen bir kaç mesaj önce yapacaktın. Yada benim alıntımla beraber arkadaşıda uyaracaktın. Samimi değilsin o yüzden uyarını dikkate almıyorum.
İnsanların dinden özgürleşmesi bir politika gerektirir. Sizin de böyle bir derdiniz var ki yazıyorsunuz. İllede hakaret mi edilecek.
Ahbap, +1
O tafrayı sen bir kaç mesaj önce yapacaktın. Yada benim alıntımla beraber arkadaşıda uyaracaktın. Samimi değilsin o yüzden uyarını dikkate almıyorum.
İnsanların dinden özgürleşmesi bir politika gerektirir. Sizin de böyle bir derdiniz var ki yazıyorsunuz. İllede hakaret mi edilecek.
Madem samimi değilim, verilecek bir cevabın da değeri yok. Sadece sana, ön kabullerini bir kere daha gözden geçirmeni öneriyorum. Konu üzerinden değil, kişiler üzerinden gitmenin hiçbir faydası olamdığını gör.
Bazı(Özgürlükçü diyelim onlara) ateist ve solcularımızın kafası karışık. Hem nalına hem mıhına hali var. Sesleri çok çıkıyor ve çıktığı oranda da insanlar soğutuluyor. 80 öncesi solcular devrime inanan ne kelime an meselesi dolduğunu düşünen solculardır. Ne oldu? Ne değişti?
İki olayını etkili olduğu söylenir. Söylenir ancak dünya da yanlız biz yokuz. Başka toprakların insanları daha güzel dünyalar kurabiliyor. Bizde niye olmuyor diye hayıflanıyoruz. Teknoloji gelişti ve dünya ile etkileşimin olması gereken bütün gereçler mevcut. Niye islamcı bataklığına saplanıldı. Soran oldu mu? Yine aynı nakart. Yine büyük tufan.
Nesiller nesillere karıştı. 80 öncesi o büyük insanlar artık yok. Devleti hatta dünyayı yıkıp tekrar kuracaklardı. Şimdi oda yok. Hayaller bile yoksa nasıl bir dünya kuracaksın.
O zaman o insanlarda mı sorun. 60-80 arası tarihi bir olaydır. Bu toprakların büyük devrim teşebbüsüdür. Oradan ders çıkartılır ancak, mücadelenin yıkımı o insanların sırtına yüklenilmez. İnsan kıyımının üstüne bir nevi kültürel bir kıyımda olur. 80 darbesi o zaman zafer kazanmış olur.
ozgur_beyin
22-03-2012, 10:34
herksei rebrik adiyorum .bir bardak suda fırtına kopartmışsınız.bir birinizi konuşturmamaya çalışıyorsunuz. tayyipte bunu yapıyor.eleştiren herkesin ağzının payını veriyor.sizde öyle yapmışsınız. hala tenkitle hakareti ayıracak ferasete ulaşmamış beyinler.
arkadaşlar şunu hiç bir zaman unutmayın.
herkesin. ispat edilmemiş gerçekleri vardır kendi zehabınca.
bu yüzden herkes kendi zehabını gerçek sanıyor tıpkı dinler gibi
yucemanitu
23-03-2012, 22:50
Çığ elbette dünya tarihine dev katkılar yapmış biri. Elbette büyük bir bilim insanı bunu kimse inkar etmiyor. Onun değerli biri olduğunu bu başlığa yazan (zannediyorum ki) herkes kabul ediyor. Ama Çığ'ın bu yazısı insanda hayal kırıklığı ve kızgınlık yaratıyor. Çünkü Çığ cahil biri değil tam da bu yüzden yazısı insanlarda hayal kırıklığı yaratıyor, Çığ dinlerin palavra olduğunu insanları gütmek için araç olduğunu biliyor tam da bu yüzden bu yazı Çığ'a yakışmıyor. Biz Muazzez İlmiye Çığ'ı seviyoruz ve ona değer veriyoruz tam da bu yüzden yazıyı okuyunca kızıyoruz. Kral Gılgameş kitabını, adını tam hatırlayamadığım bir kitabını daha ve netteki pek çok makalesini çeşitli kitaplarından pasajları okudum, bulunduğum şehirde Kaynak yayınları yok bu yüzden almak istediğim bir iki kitabını da henüz alamadım. Mesele şu ki Çığ "Kur'an İncil ve Tevrat'ın Sümer'deki Kökeni" kitabının yazarıdır. Bu kitabı yazmış pek çok bilimsel çalışmada yer almış 100 yaşına gelmiş bir profösöre, dünyanın sayılı tarihçilerinden birine İslam'ı övmeyi yakıştıramadık. Bunu inanan biri yapsa yine anlayacağım ama Çığ inansa herhalde "Kur'an İncil ve Tevrat'ın Sümer'deki Kökeni" diye bir kitap yazmazdı işte rahatsız edici olan bu. İnanmadığı halde İslam'ı ne diye övüyor onu bir anlasak.
demirefe
24-03-2012, 00:41
On yılların bu zihniyeti
Ne ilginç! Bin yılların sapık dinsel dogmaları geçer akçe oluyor, ama onyılların en muhteşem aydınlanma devrimi geçer akçe olmuyor!
Siz böyle nasıl paslanmış küflenmiş tahta ile bütünleşmiş saplantılara sahipsiniz, özel gayret gerekiyor mu her gerçeği tersyüz etmek, yoksa içten gelen doğal bir dogmatik içgüdü mü?
demirefe
24-03-2012, 00:53
İslam'ı övmeyi yakıştıramadık.
Yazısında Muazzez hocanın islamı övdüğünü nerden çıkardınız doğrusu anlayamadım! Bir kere yazının konusu din gerçek midir yoksa din yalan mıdır değil! Bu, yazıda irdelenmemiş apayrı bir konu. Bu yazının konusuyla ilgisi yok. Hiç yazıda anafikir diye bir şey duymuş muydu acaba bu yazıyı eleştirenler?
yucemanitu
24-03-2012, 01:17
Yazısında Muazzez hocanın islamı övdüğünü nerden çıkardınız doğrusu anlayamadım! Bir kere yazının konusu din gerçek midir yoksa din yalan mıdır değil! Bu, yazıda irdelenmemiş apayrı bir konu. Bu yazının konusuyla ilgisi yok. Hiç yazıda anafikir diye bir şey duymuş muydu acaba bu yazıyı eleştirenler?
demirim efem, önce biraz sakin... Bir bardak tarçınlı çay içelim, sonra bizim de değer verdiğimiz Çığ'ın yazısına bakalım:
Bizim bildiğimiz gerçek dindarlık abdest namaz değil, dürüst olmak, çalmamak, çalanları, kötülük yapanları korumamak, iftira atmamak, yalan söylememek, devlet malını kendi malın gibi korumaktır. Kadına, kıza kendi kardeşin, kızın gibi bakacaksın. Şimdi bunların ne yazık ki, hepsi dama kaldırıldı. Mayolu resimler, çıplak yapma mankenler, başı açık kadınlar erkekleri tahrik ediyormuş. Benim gençliğimde ve daha sonra arkadaşlık yaptığımız erkeklerden duymadık böyle laflar. Ne oldu insanlarımıza?
Tabii dindarlık dürüst olmaktır üç kere hacca gitmiş bir mikrobun yanında çalışıyordum, it herif yemedik halt bırakmadı, en başta çalıştığım uzun bir sürenin sigortasını yapmadı, böyle bir patronun yanında çalışamadım şu an bu yüzden işsizim. Geçen sene beni ücretimi vermeyip dolandıran patron da cumaları kaçırmıyordu çok dindardı. Ama Çığ'a göre gerçek dindarlık dürüst olmak, çalmamak. Muhammed'in Beni Mustalık'ta tecavüze cevaz verişini evlatlığını boşatıp onun karısıyla evlenmesini biliyoruz ama Çığ'a göre dindar olan Kadına, kıza kendi kardeşi, kızı gibi bakarmış.
demirefe
24-03-2012, 01:44
Çığ'a göre gerçek dindarlık
Yanılmışsınız. Çığ kendi dindarlık algısını anlatmıyor. Toplumda bir dindarlık algısı var, daha doğrusu vardı, doğru veya yanlış bir algıdır, din gerçekte budur değildir ayrı konu, ama Çığ toplumda geçmişte var olan ve şimdiki din algısından bahsediyor.
Yazıların anafikirlerini gözden kaçırmayın diyorum. Çığ çok haklı. Dindarlık algısı gerçekten çok değişti.
rastaman
24-03-2012, 02:10
Din açısından orta yolcu, klasik CHP mentalitesi taşıyan bir yazı. On yılların bu zihniyetinin geçer akçe olmadığı bugün belli iken, hala bunda ısrarı anlayamıyorum.
Benim epey yaşlı bir akrabam vardı,beş sene önce öldüğünde doksan yaşındaydı,klasik kemalist,Chp'li.Namazını kılan,ama fanatik bir laikdi.Hafiften sinir hastasıydı.Caminin çayocağına gider,hacılarla didişir,yetmezmiş gibi ordaki tartışmayı bir de eve taşırdı.
Muazzez Hocanın yazısını okurken kendimi o yaşlı akrabamı dinliyormuşum gibi hissettim.
Ne ilginç! Bin yılların sapık dinsel dogmaları geçer akçe oluyor, ama onyılların en muhteşem aydınlanma devrimi geçer akçe olmuyor!
Siz böyle nasıl paslanmış küflenmiş tahta ile bütünleşmiş saplantılara sahipsiniz, özel gayret gerekiyor mu her gerçeği tersyüz etmek, yoksa içten gelen doğal bir dogmatik içgüdü mü?
Nedir tam olarak anlatmak istediğiniz? Aydınlanma ile tam olarak kastettiğiniz nedir?
Bu bir içgüdü değil. Bu, apaçık, sırılsıklam ve çırılçıplak bir isyan! Aydınlanma diye, ılımlılık diye, yumuşatma diye insanları kandırdığınız, cahilliğe destek vermeniz el verdi gayrı.
Madem ki "bin yılların sapık dinsel dogmaları" diye başlıyorsunuz lafa, lafın gerisini de öyle getirin. Dinin bizatihi kendisinin bir rezillik olduğundan açıkça ve net bir şekilde bahsedin; onun yanlış anlaşılıp yanlış uygulanmasından değil.
Kadını yerin dibine sokan bir dini, "Hayır, İslam'da kadının yeri bu değildir, yanlış anlaşılmıştır, yanlış aktarılmıştır, insanlar gerçek dinden soğutulmuştur" diyerek sevimli gösterme çabaları yeter artık!
Din, rezilliğin, kepazeliğin ve sömürerek yönetmenin ta kendisidir. Yazılarımdan niyet okuyacağınıza, yukarıda tırnak içinde verdiğim ifadeyi samimi bir şekilde ifade ediyorsanız, bunu artık yüksek sesle herkese ilan edin!
Bugünlerde herkesin dilinde, diğer insanlara karşı bir tepkisizlik eleştirisi var. Doğru mu?
Tepki, yanlışı ve hatalıyı tespit etmekle mümkündür. Yanlışı ve hatalıyı tespit etmek, mukayese edebilmek ve doğruyu arayıp sonuçlara varabilmek ile mümkündür. Mukayese edebilmek ve doğruyu arayabilmek ise, özgürlükle ve bilimsellikle mümkündür.
Bu zincir, din tarafından iğfal edilmiş ve her şeyi masalsı bir ilahi öcüye bağlayan beyinler vasıtasıyla kurulamaz. Bunu yumuşatmaya çalışmak, yumuşatarak iş yaptığını sanmak iş değildir. Küflenmiş tahtalar üzerinde raks etmeye çalışanlar sizlersiniz!
Daha önce de ifade ettim! Çığ'ın yeri bende başkadır. Hayal kırıklığının nedeni de odur zaten. Bende yeri olmasa, ne diye beni rahatsız etsin bu yazı?
Yanlış, dinin hatalı algılanıp uygulanmasında değil, bizatihi kendisindedir. İyi olmak ya da kötüyü algılamak için dine ihtiyaç yoktur; hele ki o dinler zaten yanlışın kaynağı iken. Ağza bir parmak bal çalmakla bir iş başarmış olmuyorsunuz. Hastalıklı bir ağacın yapraklarını yolmakla da... Mesele, o ağacı kökünden devirip söküp atabilmektir. Çaput bağlayıp renklendirerek yutturmaya, ikna etmeye çalışmak değil. Bunun hiçbir yeri aydınlanma değil.
TD com'un ahbap ı olamamış Muzaffer hanım. Bak ne güzel esip gürlüyor ahbap...
Küfe taşımıyor ki ahbap...
Kadın 90 yaşına gelmiş hala mücadelenin içinde bir tek kızı bir tek çocuğu kurtarabilirsem kardır diyor. Bizimkisi kibir abidesi...
Kızmak darılmak yok. Yazılan mesajlar çerçevesinde yazıyoruz. Yukarda mesajına bir cevap vardı. 80 öncesi bu toplum ateizm nedir bilmezdi. Solun altın çağıydı. Siyasal islam %10 ları bile bulamıyordu. Elimizde başarısı kanıtlanmış bir yol haritasi var. O dönemin solcularıda kadının söylemini tutturdular.Hani birşey çıkmayan mücadeleden. Mesele karanlığa karşı mücadelede ne yapıyorsun.
Bir yol verin. Gölgeniz öyle karanlık ki... farkında değilsiniz.
demirefe
24-03-2012, 09:43
Nedir tam olarak anlatmak istediğiniz? Aydınlanma ile tam olarak kastettiğiniz nedir?
Tabii ki "allah yok, din yalan" diye haykırmaktır aydınlanma. Dinlerin çürümüş, çağ dışı, insanlık dışı paslı, küflü zincirlerinden özgürlüktür. Bu zincirleri, allahı, kuranı, muhammedi ve diğer paslı, çürümüş leşleri çöpe atmaktır.
Bence Çığ'ın bu yazısından rahatsız olmayın. Çığ çok yerinde bir belirleme yapıyor, din algısının nasıl hızla değiştiğini belirliyor. Belirlemesi doğru. Din algısı inanılmaz bir hızla büyük bir yozlaşmaya ve kokuşmaya doğru sürükleniyor. Bundan dindarların bile rahatsız olması bir aşamadır. Ama dincilerle dini tartışacak olursak elbette allah yok, din yalan!
O ayrı bir konu. Din ile siyasetin tartışılmasında bir fark her zaman vardır, bunu gözden kaçırmayın. Bu da laikliğin bir yansımasıdır. Siyaset tartışırken konu siyasidir, toplumda gözlemlenen belirlemeler ön plandadır.
Ama bizzat din tartşmaya açıldığında allah yok, din yalan. Bu kesin ve kuşkusuz, bunun dışında laf söyleyen, dine en küçük bir savunu yapan dogmatiktir, bilim dışıdır, yobaz değilse yobaz çanakçısıdır.
Yobaz çanakçılarından din savunucularından daha çok nefret ederim. Hatta dindar olup laik olanla bir sorunum yoktur, olamaz. Onun inancına baskı yapma hakkına sahip olamam çünkü. İnanç özgürlüğü en önemli insanlık haklarındandır. Onunla allahın yok, dinin yalan olduğunu tartışmam ayrı, o bir inanç tartışmasıdır. Laik çerçevede özgürce, insanca, uygarca yapılabilir.
Ama laikliği tartşmaya dahi ne yobazlara, ne çanakçılarına açtırmam. Laikliği, Atatürk'ü, demokrasiyi tartışmaya açan herkesle külahları değişiriz. Onu itin botuna sokmak vatandaşlık görevim, insanlık görevimdir. O zaten insan olmayı başaramamış bir yaratıktır!
Mutezile
24-03-2012, 10:34
Muazzez hocaya ''İkiyüzlü / aynaya baksın'' diye kin kusanların ..
gelinen noktada 'edep' dahilinde davranmayı seçmeleri, sevgili hocayı göklere çıkarmaya çalışmaları..
kısaca hadlerini ufaktan bilme noktasına gelmeleleri çok sevindirici
TD com'un ahbap ı olamamış Muzaffer hanım. Bak ne güzel esip gürlüyor ahbap...
Küfe taşımıyor ki ahbap...
Kadın 90 yaşına gelmiş hala mücadelenin içinde bir tek kızı bir tek çocuğu kurtarabilirsem kardır diyor. Bizimkisi kibir abidesi...
Kızmak darılmak yok. Yazılan mesajlar çerçevesinde yazıyoruz. Yukarda mesajına bir cevap vardı. 80 öncesi bu toplum ateizm nedir bilmezdi. Solun altın çağıydı. Siyasal islam %10 ları bile bulamıyordu. Elimizde başarısı kanıtlanmış bir yol haritasi var. O dönemin solcularıda kadının söylemini tutturdular.Hani birşey çıkmayan mücadeleden. Mesele karanlığa karşı mücadelede ne yapıyorsun.
Bir yol verin. Gölgeniz öyle karanlık ki... farkında değilsiniz.
Yazısını savunduğun hanımın adı Muzaffer değil, Muazzez'dir. 90 küsür yaşına gelmiş Çığ'ın mücadelesinden de bahsetme bana. Neyle nasıl mücadele ettiği konusunda, senden daha çok şey bildiğimi sanıyorum. Ve bunlardan da faydalandığımı... (Sümer Dini'nin Serüveni - Gönül Tekin'e Saygıyla... (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=16286) , Sümer'e Yolculuk (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=26389) , İbrahim ve Lût'un Kutsal(!) Hikayesi (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=14754) , Kuran'daki Bazı İddialara Yanıtlar - Sümer'den Kuran'a Mitos İzleri Üzerine (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=16285))
Dinlerin göksel olmayıp araklanma olduğunu öğrendiğimiz ana kaynaklardan birisidir Çığ. Söylemek istediklerimizi daha yüksek sesle ve daha net bir şekilde ifade edebilmemizin referanslarındandır.
Senin anlamadığın (ilk başta belirttiğin ve anlamamak için direttiğin üzere), eleştirilen genel olarak Çığ değil, Çığ'ın bu yazısıdır. Rahatsızlık gibi bir şey de söz konusu değildir; üstüne basa basa söylendiği gibi ortada bir hayal kırıklığı vardır. Çünkü bu kadar birikimi sunmuş bir insandan ve diğer aydınlardan artık daha açık söylemler bekleniyor.
"80 yıl öncesi solun altın çağıydı"... Peki! :) Ve elinizde de başarısı kanıtlanmış bir yol haritası var, hımm? Ona da peki. :) Şu an bu yolun neresine geldik senin zihniyetince? Pek beğendiğin bir yer olmasa gerek ki, bunu hem 80 yıl muhabbetinden hem de bugünün siyasal yapısından, şehirleri avaz avaz yırtan cami hoparlörlerinden, 5 duyusundan çoğunu sıkma başla kapattığı için görmez-duymaz bir şekilde her gün yola atlayan ve gün aşırı 1-2'sini arabayla ezmekten son anda kurtulduğum kızların sayısındaki ani artıştan görebiliyoruz.
Bu ortamı sağlayan mücadeleden sen bir daha bahset bana. Bugün sonucu nereye varan o mücadeleden, "başarısı kanıtlanmış bir yol haritası olan" mücadeleden. Al, sana yol verdim; o süperimsi gibi mücadelenizle "Durmak yok, yola devam" diyenlere teslim ettiğiniz o yolu. 1 tane kızı "Yalan kızım, İslam'da örtünme yok, örtünmesen de Allah sana bir şey demez" diye "kurtarın" -bu ne menem bir kurtarmaysa-, buna karşılık yüz kızı İslam'a kurban edin.
Gölge, senin kafanın içinde. Zihniyetiniz, sizlerin sıkmabaşı olmuş, ne görüyor ne duyuyorsunuz. O sıkmabaşla, benden beyhude istediğin, zaten sizin olan fakat şimdi başkasına kaptırdığınız o yola körlemesine fırlıyorsunuz. Ben frene basabiliyorum da, bazıları "Durmak yok, yola devam" diyor. Buyur işte, senin başarısı kanıtlanmış mücadelenin haritası. İstediğin yöne git şimdi.
yucemanitu
24-03-2012, 13:22
Muazzez hocaya ''İkiyüzlü / aynaya baksın'' diye kin kusanların ..
gelinen noktada 'edep' dahilinde davranmayı seçmeleri, sevgili hocayı göklere çıkarmaya çalışmaları..
kısaca hadlerini ufaktan bilme noktasına gelmeleleri çok sevindirici
Kin kusmadım. Muazzez hocayı sevsem de onu eleştiririm. Edebi senin gibisinden öğrenecek değilim. Yaptığın yılan benzetmesi yeterince tahrik ediciydi düş yakamdan, benimle muhattap olma. Birini eleştirmek için sizden izin mi alacağız yahu. O hocanın kim olduğunu ben senden iyi bilirim ama yine diyorum Kuran'ın kökeninin Sümer'de olduğunu bilen birinin dini övmesi bir Ateistin gerçek din bu değil demesi sonra da ikiyüzlülükten bahsetmesi saçma evet aynaya baksın. Senle de muhattap olmayalım.
AlbatrosS
24-03-2012, 17:13
TD com'un ahbap ı olamamış Muzaffer hanım. Bak ne güzel esip gürlüyor ahbap...
Küfe taşımıyor ki ahbap...
Kadın 90 yaşına gelmiş hala mücadelenin içinde bir tek kızı bir tek çocuğu kurtarabilirsem kardır diyor. Bizimkisi kibir abidesi...
Kızmak darılmak yok. Yazılan mesajlar çerçevesinde yazıyoruz. Yukarda mesajına bir cevap vardı. 80 öncesi bu toplum ateizm nedir bilmezdi. Solun altın çağıydı. Siyasal islam %10 ları bile bulamıyordu. Elimizde başarısı kanıtlanmış bir yol haritasi var. O dönemin solcularıda kadının söylemini tutturdular.Hani birşey çıkmayan mücadeleden. Mesele karanlığa karşı mücadelede ne yapıyorsun.
Bir yol verin. Gölgeniz öyle karanlık ki... farkında değilsiniz.
Gerçek din bu değildir; çalmamak, çırpmamak vs'dir... söylemi ''populizm'' olmaktan öte gitmez. Çünkü hiçbir dindar ''din çalıp çırpmaktır, yalan söylemektir, köçekliktir vs'' demez.
Realitedeyse bunun bir karşılığı yoktur.
Ben Muazzez Hoca'nın bahsettiği tarzda yaşayan mahallelerden birinde büyüdüm. Büyük ölçüde Balkan Muhacirlerinin olduğu bir yer. Yaşlıların çoğu kara çarşaflıydı, Kur'an okurlardı ve mevlitlere giderlerdi.
Şikayetçi olduğunuz muhafazakarlıksa kent merkezlerinde neredeyse bir tepki hareketi olarak doğan muhafazakarlıktır. Önemli bir bölümü devletin dini kontrol etme çabası neticesinde tepki hareketi olarak doğmuştur. Diğeriyse kentleşme, kapitalistleşme süreçlerinde kültürel bir koruma zırhı olarak.
Muazzez Hoca'nın söylemindeyse şöyle bir sıkıntı var: Dine radikal eleştiriler getirmek, bilimsel argümanlarla doğrudan saldırmak (Kemalistlerin Türban direnci gibi değil elbette) onları ya daha çok araştırmaya yahut bazı görüşlerini revize etmelerine yol açar(agnostikleşme süreci). Oysa diğer söylemin muhafazakarlık karşısında şansı yoktur; çünkü ''dinde örtünmek şart değil'' deyip örneğin üniversitelerde baş örtüsünü yasaklar. Buysa arzu edilenden çok daha radikal bir tepkiye yol açar. Başörtüsünü yıllarca islamcıların bir ''mağduriyet silahı'' haline getiren Kemalistlerdi örneğin.
Bizim muhafazakarlardan talep etmemiz gereken şey ''özgürlükler''dir. Onların özgürlüklerine müdahale etmek değil. Baş örtüsü şart değil deyip ikincil olarak Türban yasağını savunursan karşında baş örtüsünü hem dini hem siyasal bayrak olarak taşıyan bir birey bulursun. Buldun da.
Oysa dinin karşısına ''laiklikle'' değil; ÖZGÜRLÜKLER ve SINIFLA çıkarsın. Hadi sınıfsal hak mücadelesini koy bir yana; özgürlüklerle. Özgürlüklerden daha meşru bir argüman yoktur.
Senin başarılı oldu dediğin şey de:
1. Sovyetlerin reel politik bir çekim merkezi olduğu
2. 12 Eylülün yaşanmadığı
3. Sınıfsal mücadelenin görece daha örgütlü olduğu
bir dönemdir.
"80 yıl öncesi solun altın çağıydı"
Ahbap anlamamışsın. Bir önceki mesajı da okumamışsın.
Bizim muhafazakarlardan talep etmemiz gereken şey ''özgürlükler''dir. Onların özgürlüklerine müdahale etmek değil. Baş örtüsü şart değil deyip ikincil olarak Türban yasağını savunursan karşında baş örtüsünü hem dini hem siyasal bayrak olarak taşıyan bir birey bulursun. Buldun da.
Oysa dinin karşısına ''laiklikle'' değil; ÖZGÜRLÜKLER ve SINIFLA çıkarsın. Hadi sınıfsal hak mücadelesini koy bir yana; özgürlüklerle. Özgürlüklerden daha meşru bir argüman yoktur.
Senin başarılı oldu dediğin şey de:
1. Sovyetlerin reel politik bir çekim merkezi olduğu
2. 12 Eylülün yaşanmadığı
3. Sınıfsal mücadelenin görece daha örgütlü olduğu
bir dönemdir.
Ahbap bak albatros anlamış,
Albatros sıyıracaksınız yakında özgürlük özgürlük diye... Ne özgürlüğü kimi kandırıyorsunuz. Temel çelişkiyi önüne koyacaksın. Yoksulun özgürlüğü mü olur. Bak özgürlükse Emine akçay (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=27659) ın da özgürlüğü var.
3. Sınıfsal mücadelenin görece daha örgütlü olduğu
Görece daha örgütlü olan toplum şimdi örgütlenemiyor. Damdan mı düşdü o toplum. Nasıl örgütlendi?
Oysa dinin karşısına ''laiklikle'' değil; ÖZGÜRLÜKLER...
Tarihi niye ters tüz etmeye çalışıyorsun. Aydınlanma denen bir olgu var, sonucu nedir? Kayış kopuk anlaşılan :) Sınıfı zaten bir kenara koymuşsun. İşin olmaz.
1. Sovyetlerin reel politik bir çekim merkezi olduğu
Şimdi yok mu? AB sosyaldemokratları ve liberalleri var? Üstelik size de yakın duruyorlar.
AlbatrosS
24-03-2012, 21:20
Ahbap anlamamışsın. Bir önceki mesajı da okumamışsın.
Ahbap bak albatros anlamış,
Albatros sıyıracaksınız yakında özgürlük özgürlük diye... Ne özgürlüğü kimi kandırıyorsunuz. Temel çelişkiyi önüne koyacaksın. Yoksulun özgürlüğü mü olur. Bak özgürlükse Emine akçay (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=27659) ın da özgürlüğü var.
3. Sınıfsal mücadelenin görece daha örgütlü olduğu
Görece daha örgütlü olan toplum şimdi örgütlenemiyor. Damdan mı düşdü o toplum. Nasıl örgütlendi?
Oysa dinin karşısına ''laiklikle'' değil; ÖZGÜRLÜKLER...
Tarihi niye ters tüz etmeye çalışıyorsun. Aydınlanma denen bir olgu var, sonucu nedir? Kayış kopuk anlaşılan :) Sınıfı zaten bir kenara koymuşsun. İşin olmaz.
1. Sovyetlerin reel politik bir çekim merkezi olduğu
Şimdi yok mu? AB sosyaldemokratları ve liberalleri var? Üstelik size de yakın duruyorlar.
Biz ne diyoruz ?
Dine karşı ''radikal eleştiri'' ve ''özgürlük bilinci'' derken neyi anlatıyoruz farkında mısın?
Biz ne diyoruz ?
Dine karşı ''radikal eleştiri'' ve ''özgürlük bilinci'' derken neyi anlatıyoruz farkında mısın?
Albatross,
Sürekli tartışmalarımızda bunu yapıyorsun. Uyarma gereği hissediyorum artık. Senin istediğin gibi cevap yazılmayınca hemen başka konulara atlıyor derenin yatağını değiştirmeye çalışıyorsun. Olmaz samimiyet karşılıklı olmalıdır.
Konu Çığ'ın yazısıdır. O yazıyı eleştiriler ve yorumlar üzerinden gidiyoruz. Özellikle ahbap ın ortaya attığı ve mahkum ettiği bir argüman üzerinden ilerledik.
Din açısından orta yolcu, klasik CHP mentalitesi taşıyan bir yazı. On yılların bu zihniyetinin geçer akçe olmadığı bugün belli iken, hala bunda ısrarı anlayamıyorum.
Bak ne diyor. Bu yazı ve arkasından ;
Dawkins gibi, Harris gibi ateistlerin, yurt dışında dine karşı çıkışlarını, din adamlarıyla tartışmalarını ayakta alkışlıyoruz ama kendi aydınlarımızın bu gibi şeylere fazlaca bulaşmaması karşısında laf etmiyoruz. Hatta ılımlı yaklaşımların desteklenmesi gerektiğini söylüyoruz; ortada ılımlı olan veya olabilecek hiçbir şey yokken.
Şimdi burda yazılanlar üzerinden gidiyoruz. sapla samanın karşıştırıldığı var m? Yok...
Senin yazına dönersek.
Oysa diğer söylemin muhafazakarlık karşısında şansı yoktur; çünkü ''dinde örtünmek şart değil'' deyip örneğin üniversitelerde baş örtüsünü yasaklar.
Bu alıntına genel bir cavap yazıldı. Senin için önemli olduğu için tekrar cevap yazalım.
1977 seçimleri (http://tr.wikipedia.org/wiki/1977_T%C3%BCrkiye_genel_se%C3%A7imleri);
CHP : 41,38
AP : 36,87
MSP : 8,56
Bu argümana cevap var mı? Hakkını yemiyelim var.
Senin başarılı oldu dediğin şey de:
1. Sovyetlerin reel politik bir çekim merkezi olduğu
2. 12 Eylülün yaşanmadığı
3. Sınıfsal mücadelenin görece daha örgütlü olduğu
bir dönemdir.
Peki bu cevaba karşılık ne diyorum.
Şimdi yok mu? AB sosyaldemokratları ve liberalleri var? Üstelik size de yakın duruyorlar.
Buna bir cevap alınabildi mi?
AB sovyetlerden daha itici bir güçtür. Özgürlükler konusunda mangalda kül bırakırlar mı ?
Peki sen ne yazıyorsun. Radikal eleştiri ve özgürlük bilinci...
İnsanın nasıl yazacağını eleştirmek hakkınız. Ancak hakaret etmeden. Ve burda argümanlarınızı koyarken cevap hakkına da saygı duyacaksınız. Ve hatta saygının ötesinde çürütmeye çalışacaksınız.
Var mı ? Yok.
İnsanın nasıl yazacağını eleştirmek hakkınız. Ancak hakaret etmeden. Ve burda argümanlarınızı koyarken cevap hakkına da saygı duyacaksınız. Ve hatta saygının ötesinde çürütmeye çalışacaksınız.
Var mı ? Yok.
Eleştiri yapılırken nerede hakaret edildiı? Benden alıntı yaptığın ve çoğul konuştuğun için, herhalde bunu da sormak hakkımdır. Ha bir de, geriye dönük olarak mesajlarını bir oku ve hakaret dediğin şeylere ne kadar katkı sağladığını, kullandığını gör. Sürekli olarak kişiselleştirme peşindesin.
Ahbap niye o kadar yazmışsın gerek yoktu.
Ne kişiselleştirilmesi, mağduru oynamayı bırak sana yakışmıyor. Samimi değilsin dedim ya, haklı çıkarmak için elinden geleni yapıyorsun. Cevap yazacaksan bekliyorum, aksi taktirde birdaha bu başlık altında seni muhatap alarak cevap yazmamaya karar verdim. Buna yucemanutu da dahil.
Sevinirsin artık :)
rastaman
25-03-2012, 20:14
Şu ''sen önce onun kadar ol da öyle konuş''culara bayılıyorum,hala var bunlardan piyasada.
Muazzez hanımın Hititolojiye,Sümerolojiye,dinler tarihine katkıları var,o zaman her dediğini kabul edelim,eleştirmeyelim.Sümerlilerin Türk olduğuna,tufanın orta Asyada gerçekleştiğine inanalım!
Topluca ulusalcı oluyoruz,toplayın bavulunuzu.:)
AlbatrosS
25-03-2012, 23:48
Albatross,
Sürekli tartışmalarımızda bunu yapıyorsun. Uyarma gereği hissediyorum artık. Senin istediğin gibi cevap yazılmayınca hemen başka konulara atlıyor derenin yatağını değiştirmeye çalışıyorsun. Olmaz samimiyet karşılıklı olmalıdır.
Konu Çığ'ın yazısıdır. O yazıyı eleştiriler ve yorumlar üzerinden gidiyoruz. Özellikle ahbap ın ortaya attığı ve mahkum ettiği bir argüman üzerinden ilerledik.
Tamam.
Biz de eleştiri radikal olmalıdır; ''gerçek din şu-bu değildir'' üzerinden bir mevzi elde edemezsin diyoruz.
Eleştirinin merkezinde özgürlük ve haklar olmalı diyoruz. Muazzez Hoca'da özgürlük ve hak nerede?
Bak ne diyor. Bu yazı ve arkasından ;
Şimdi burda yazılanlar üzerinden gidiyoruz. sapla samanın karşıştırıldığı var m? Yok...
Senin yazına dönersek.
Katılıyorum.
Biz;
a. dinle uzlaşmaya çalışmıyoruz.
b. Özgürlük ve hakların mücadelesini veriyoruz.
Bu alıntına genel bir cavap yazıldı. Senin için önemli olduğu için tekrar cevap yazalım.
1977 seçimleri (http://tr.wikipedia.org/wiki/1977_T%C3%BCrkiye_genel_se%C3%A7imleri);
CHP : 41,38
AP : 36,87
MSP : 8,56
77'de Türban yasağı mı vardı?
Bu argümana cevap var mı? Hakkını yemiyelim var.
Peki bu cevaba karşılık ne diyorum.
Buna bir cevap alınabildi mi?
AB sovyetlerden daha itici bir güçtür. Özgürlükler konusunda mangalda kül bırakırlar mı ?
Peki sen ne yazıyorsun. Radikal eleştiri ve özgürlük bilinci...
Mesele ''sosyalizm''se ne alakası var?
Cevap mıdır bu şimdi?
AB sınıf hareketleri için kısmi bir itici güç olabilir(İLO şartları, bazı demokratik adımlar vs).
Ancak ''bireysel özgürlüklerse'' doğrudur. İtici bir güçtür. Hala bir çekim merkezidir. Bunu kim inkar edebilir ki?
İnsanın nasıl yazacağını eleştirmek hakkınız. Ancak hakaret etmeden. Ve burda argümanlarınızı koyarken cevap hakkına da saygı duyacaksınız. Ve hatta saygının ötesinde çürütmeye çalışacaksınız.
Var mı ? Yok.
Apsi,
Hakaret nerede?
Gerçek ahlak, çalmamaktır vs'dir şeklinde önermelere ben de katılırım hatta. İnsanlar bunu takdir etse keşke. Ama onunla sınırlı olmadığını bal gibi biliyoruz.
Radikal eleştiri başka bi'şi.
Dawkins'in yaptığıdır.
Anarşistlerin yaptığıdır.
Marksistlerin yaptığıdır.
Feministlerin yaptığıdır.
Toplum kabul eder yahut etmez. Onaylar yahut onaylamaz. Eee, bize ne?
Turan Dursun Muhammed'in pedofilisini ortaya koyarken ''Bu kadar üstüne gitmeyelim, toplum hazır değil'' diyor muyuz?
Eee, bize ne?
Albatros git kumda oyna :) Egolarını orda da tatmin edebilirsin.
Sana ne olabilir. Bana ne değl işte. Sen dindar nesilden rahatsız olmayabilirsin. Yada madımaklardan( Bu ağır oldu ancak bize ne )...
Eğitimciydin sahi albatros...
Ne eğitimi veriyorsun. Öğrencilere ateizmi mi öğretiyorsun?
Büyük bir ihtimal cevabın ; Sana ne...
AlbatrosS
26-03-2012, 02:50
Albatros git kumda oyna :) Egolarını orda da tatmin edebilirsin.
Sana ne olabilir. Bana ne değl işte. Sen dindar nesilden rahatsız olmayabilirsin. Yada madımaklardan( Bu ağır oldu ancak bize ne )...
Eğitimciydin sahi albatros...
Ne eğitimi veriyorsun. Öğrencilere ateizmi mi öğretiyorsun?
Büyük bir ihtimal cevabın ; Sana ne...
Doğrudur, Turan Dursun'un kitabını da ''Din Bu Değil'' (http://urun.gittigidiyor.com/kitap-dergiler/din-bu-turan-dursun-2-cilt-39725805#product-information) diye basıveririz olur biter. Ayşe... neyim birkaç rahatsız edici anlatıyı da editledik mi tamamdır.
http://radorecdn.bobiler.org/upload/all/259/dindar_nesil_islamic_evolution_dindar_ne_259315251 86.jpg
demirefe
01-08-2012, 10:15
Oysa dinin karşısına ''laiklikle'' değil; ÖZGÜRLÜKLER ve SINIFLA çıkarsın.
Bu doğru söylem. Laiklik siyasal bir kavramdır, dinin karşısına çıkarılmaz. Dinin karşısına laikliği çıkarmak da laikliği ihlal eder.
Dinciliğin, şeriatçılığın karşısına laiklik ile çıkılır.
Ama dinin karşısına felsefe ile çıkılır. Ateizm, deizm, panteizm, agnostisizm, artık görüşün neyse onunla...
Tabii bir de bilimden veri almayan hiç bir görüş yoktur, onunla da...
Türban konusunda ise türbanın kuranda olmadığı da doğru bir söylem. Kuranda türban yoktur. Örneğin tevratta tesettüre uymayan yahudi kadınların başına tanrının kel vereceği tehdidi vardır. Bununla saçlarını örtmeleri belirtilmiş olur. Tevratta ayrıca peçeden de açıkça söz eder. Kuranda ise böyle bir söylem yok. Örtülerini yakalarına indirsinler söylemi var. Bu da anısı saygılı Benazir Butto'nun başörtüsü tipinde saçı tam örtmeyen ama yakalara indirilen bir başörtü kurana aykırı değil demektir.
Ha, tabii asla bu başörtüsü konusunun ekseni olamaz. Ama doğrudur, onu anlatıyorum. Ama başörtüsü konusunun ekseninin bu söylem yapılmasının yanlış olduğu konusunda sonuna kadar haklısınız.