Orijinalini görmek için tıklayınız : Sevgiye Ne Oldu?
Sevgi, insanlar arasındaki ilişkileri hoş bir durumu getirmekte çok önemli bir etkendir.
Bu sebepten o, bir makinada bulunan yağa benzetilebilir.
Makina yağlanmamışsa, zor çalışır veya hiç çalışmaz.
Benzer şekilde insanlarda sevgi yoksa, hayat can sıkıcı ve boş olur.
Bu, bazen kötü sonuçlar da meydana getirebilir.
Yaşanmış şu olay bunu ispatlar:
İş hayatında başarılı bir kadın, ‘Yalnızlığı seviyorum ve misafirlerin evime habersiz gelmesini hiçbir zaman teşvik etmedim’ diye yazdı ve şunları ekledi:
‘Bir akşam takriben saat 19.30’da biri kapımı vurdu.
Gelen aynı apartmanda başka bir dairede oturan dul bir kadındı.
Yalnızdı ve girip biraz oturabilir miyim diye sordu. Kendisine nezaketle fakat açıkça meşgul olduğumu söyledim.
Özür diledim.
Özür dileyip gitti. Böyle can sıkıcı birinin beni yakalayamamış olmasından gurur duydum.
Ertesi akşam bir arkadaşım telefon edip benimle aynı apartmanda oturan ve önceki akşam intihar eden kadını tanıyor muyum diye sordu.
Eğer henüz anlamadıysanız söyliyeyim, intihar eden kadın, kapımı vuran kadındı!’
spartacus
21-03-2012, 00:25
Garip, sevgi ile başlayan bir yazı, ama ölümle bitiriliyor...
Sevgi için diyebileceğin bu kadar mı?
Hadi bir kez puta tapma, zayıflıkdan tapma sevgisi(sevgi değil bu!) kısaca içinde ilahi belirsiz sevgi değilde, insani sevgiyi anlatan bir kaç cümle kur...
ozgur_beyin
21-03-2012, 00:40
.............................
hur-kus'un inançlarını, dinsel algılarını oluşturan ve o sevgi dediği şeyi şekillendiren kavramların tümü, yukarıdaki sığlıkta arabesk acındırmalara dayanıyor. Size din tebliği yapan çoğu hristiyan din mezhebi de - büyük ihtimalle sizi dinsiz/sapık olarak gördüğünden - bu yola başvurur.
Modern insanın içine düştüğü buhranlı pozisyonlar, şeytanın krallığını kurması, içki/kumar/fuhuş/hırsızlık gibi suçların artması, insanların yalnızlığa itilmeleri, insanların yaşlı ebeveynlerine kötü davranmaları, cinsel sapkınlıkların - geylik, lezbiyenlik - artışı, büyük savaşlar, depremler/seller/tayfunlar...
Bunlar çoğu düz hristiyan evangelist için insanları huzura kavuşturma işinde kullanılan giriş/hazırlık argümanlardır.
Bunlar çoğu düz hristiyan evangelist için insanları huzura kavuşturma işinde kullanılan giriş/hazırlık argümanlardır.
Sayın Mentor haklısınız, insanların huzuru bizim için önemlidir.
Madem bu kadar çok istiyorsunuz hazır olun "Bu gece, sizin huzura kavuşmanız için" dua edecem... :)
Dinsel bir konu olmadığından yazımı özellikle Cafe bölümünde yazdım. Sevginin insanlığın ortak paydası olduğuna inandığımdan ötürü.
Ama bakıyorum herkes dinle ilgili konularda o kadar meraklı ki konuyu ne yapıp ne edip yine dine getiriyorsunuz...
Ben değil sizler yapıyorsunuz... :)
Saygılarımla
şimdi kaptan bu tip pek bilinmeyen kavramlar içeren yazılar yazarken, not düşüp kavramları bi açıklamak lazım.
Misal sevgiyi ben ilk defa duyuyorum? Nedir sevgi? Hiç rastlamadım vallahi? Fransız kaldım ben konuya? Hani kelime olarakta yeni duyduğum bir kelime... sevgi... hımmmm
bi araştırmak lazım.
Sayın Mentor haklısınız, insanların huzuru bizim için önemlidir.
Madem bu kadar çok istiyorsunuz hazır olun "Bu gece, sizin huzura kavuşmanız için" dua edecem... :)
Ben huzur için otuz sene kendi dinimde, kendim için dua ettim. Siz de bir gece, benim için kendi dininizde dua edin. Belki ben o derin dinsel bürokrasiyi yanlış anlamışımdır.
Bu gece, yarın gece dua etmek. Huzur aramak, istemek.
Bu şey ya da şeyler, öyle aramakla, istemekle erişilecek olsa idiler keşke...
Keşke, iyi şeyler düşündüğümüzde evren de bize iyilikler bahşedebilse ya da bir tanrı bizi gözetse, iyiliğe sevketse. Yalnız, öyle bir tanrı olsa ki kötülüğü hiç yaratmamış olsa, yaratsa bile bu kadar yaygınlaştırmamış olsa, kendi oğlunu kendi yaratıklarına öldürtmemiş olsa ve bir de beni yakacak cehennemi ben doğmadan tasarlamamış olsa, kısaca benden istediği gibi hep herşeyi iyiye yorsa, iyi düşünse.
Tanrı deyince aklıma; adaletsizlik, sapkınlık, megalomanlık ve duyarsızlıktan başka bir şey gelmiyor. Tanrının varlığını, saçlarımın dipleri zangırdayarak, gözlerim dolarak, titreyerek hissedip; ibadete, duaya gömüldüğüm günlerin üzerinden çok sular aktı. :)
Dinsel bir konu olmadığından yazımı özellikle Cafe bölümünde yazdım. Sevginin insanlığın ortak paydası olduğuna inandığımdan ötürü.
Ama bakıyorum herkes dinle ilgili konularda o kadar meraklı ki konuyu ne yapıp ne edip yine dine getiriyorsunuz...
Ben değil sizler yapıyorsunuz... :)
Din, tüm insanlığın ortak paydalarından, birikimlerinden maalesef. Bir tanrı yoksa bile din diye apaçık bir anlayış, kavram ve birikim vardır. Burası da bir din forumu olduğuna göre, tüm konuların eninde sonunda dine bağlanması doğaldır. Hikayenizde kullandığınız, hikayenin temel amacını pompalayan jargonu yakından tanıyorum, sevgiden kastınızı da diğer başlık ve iletilerinizden anlayamamak düpedüz ahmaklık olurdu.
Cevaplarınız için teşekkür ederim.
Epey uzak kaldım şimdi bakabildim.
Sağolun
"ictenlik"
11-09-2017, 14:33
sevgi diye bir tohumu suluyorsunuz ve cılız boy veriyor neden?