PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Rig Veda'daki Çok Çarpıcı Bir Bilimsel Mucize!


Dark_Prince
27-04-2012, 21:26
Ye by eternal Order govern all the world. Ye set the Sun in heaven as a
refulgent car.

Sen bütün dünyayı yöneten hükümdarsın.Gökyüzüne ışıl ışıl bir araba olarak Güneş'i koyansın.Rig Veda:1.63.7

Gördüğünüz gibi Rig Veda Güneş'in bir ''araba'' olduğundan bahsediyor.Bu bilgi bilimle tamamen uyum içindedir.Zira Güneş Solar Apex adı verilen bir yörünge boyunca çok büyük bir hızla ilerlemektedir.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta Güneş'in ''çekim gücü''dür.Güneş ilerlerken tıpkı bir araba gibi sistemindeki diğer gezegenleri de(dünya vb.) kendiyle birlikte gittiği yöne sürüklemektedir.

Gerçekten bu bilimsel bilgi daha güzel anlatılamazdı,hem de 3,3.5 bin yıl öncesinden!

Bu Müslüman tarzı mucizenin yanında,Vedalardan diğer tespit ettiğim mucizeleri de sunayım;

Like kine unmilked we call aloud, Hero, to thee, and sing thy praise,
Looker on heavenly light, Lord of this moving world, Lord, Indra, of what
moveth not. Rig Veda:7.32.22

Süt vermeyen inekler gibi yüksek sesle sesleniriz sana Kahraman! ve seni öven şarkılar söyleriz,görkemli göksel ışık,hareket eden bu dünyanın Efendisi ve hareket etmeyen herşeyin efendisi,İndra!

Rig Veda 10.25.6=Our herds thou guardest, Soma, and the moving world spread far and wide.

Soma!Sen topluluğumuzu ve uzak mesafelere hareket eden dünyayı koru.

Görüldüğü gibi dünyanın hareket ettiği açıkça yazıyor.İsteyene indirip kontrol edebilecekleri Rig Veda'nın İngilizce çevirisini indirebilecekleri linki verebilirim.

YasasinBilim
27-04-2012, 23:58
bu eski hint metinleri beni de epey sarsmıştır.

"bir benzeri dahi yazılamaz", "inkâr edenler bir tek ayet üretsinler" türünden saçmalıklara verilecek en güzel cevap M.Ö 3000-5000 yıllarında yazılmış bu metinlerdir.

geçen seneye kadar kur-an'da bir tek mucize varsa bunun "izafiyet teorisi" çağrışımlı ayetler olduğunu düşünürdüm. ama araştırdığımda cevap yine hindistandan gelmişti.

Aşağıdaki paragraf, 5000 yıl öncesine ait bir hikâye'den alıntıdır.

http://lifeasitis4me.blogspot.com/20...ent-india.html (http://lifeasitis4me.blogspot.com/2005/11/relativity-in-ancient-india.html)

Uzun zaman önce bir kral vardı. Kral, kızı için uygun bir eş aradı ama bulamadı.
Gücünü kullanarak Brahmaloka'ya (evrenin en yüksek yerine) ulaştı. Orada, cennetten gelme bir müzik çalmaktaydı. Kral, müziğin kısa bir süre durmasını istedi. Müzik durduğu zaman, Kral Brahmaya danıştı ve kendi insanları arasında kızına uygun bir eş olup olmadığını sordu. Brahma güldü ve ona dedi ki: "senin bu kısa yolculuğun sırasında dünyada binlerce yıl geçti, hatta senin torunlarının ismi bile dünyada duyuldu. Kendi yerine git. Tanrı, Krishna ve Balarama'nın doğumunu gerçekleştirdi. Balarama senin kızın için ideal eş olacaktır".

Kur-an'daki pek çok olayın antik Hint kitaplarından alıntı olduğuna dair bir başlık da bu sitede mevcut.

http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=13318&highlight=hindu (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=13318&highlight=hindu)

saygılar...

Dark_Prince
30-04-2012, 00:01
bu eski hint metinleri beni de epey sarsmıştır.

"bir benzeri dahi yazılamaz", "inkâr edenler bir tek ayet üretsinler" türünden saçmalıklara verilecek en güzel cevap M.Ö 3000-5000 yıllarında yazılmış bu metinlerdir.

geçen seneye kadar kur-an'da bir tek mucize varsa bunun "izafiyet teorisi" çağrışımlı ayetler olduğunu düşünürdüm. ama araştırdığımda cevap yine hindistandan gelmişti.

Aşağıdaki paragraf, 5000 yıl öncesine ait bir hikâye'den alıntıdır.

http://lifeasitis4me.blogspot.com/20...ent-india.html (http://lifeasitis4me.blogspot.com/2005/11/relativity-in-ancient-india.html)

Uzun zaman önce bir kral vardı. Kral, kızı için uygun bir eş aradı ama bulamadı.
Gücünü kullanarak Brahmaloka'ya (evrenin en yüksek yerine) ulaştı. Orada, cennetten gelme bir müzik çalmaktaydı. Kral, müziğin kısa bir süre durmasını istedi. Müzik durduğu zaman, Kral Brahmaya danıştı ve kendi insanları arasında kızına uygun bir eş olup olmadığını sordu. Brahma güldü ve ona dedi ki: "senin bu kısa yolculuğun sırasında dünyada binlerce yıl geçti, hatta senin torunlarının ismi bile dünyada duyuldu. Kendi yerine git. Tanrı, Krishna ve Balarama'nın doğumunu gerçekleştirdi. Balarama senin kızın için ideal eş olacaktır".

Kur-an'daki pek çok olayın antik Hint kitaplarından alıntı olduğuna dair bir başlık da bu sitede mevcut.

http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=13318&highlight=hindu (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=13318&highlight=hindu)

saygılar...


Teşekkürler dostum,bu da çok güzel :) İzafiyet çağrışımlı ayetler bile aslında Tevrat-İncil kökenli.

Saygılarımla...

YasasinBilim
30-04-2012, 00:20
Teşekkürler dostum,bu da çok güzel :) İzafiyet çağrışımlı ayetler bile aslında Tevrat-İncil kökenli.

Saygılarımla...

rica ederim dostum.
Kur-an yazılırken çoğunlukla tevrat, bir miktar da incil'den faydalanılmıştır. izafiyet çağrışımlı ayetler de tevrat'tan aktarılmadır.

ama o kitaplara da hint, mısır ve sümer metinlerinden geçmiştir. m.ö. 5000-3000 tarihlerinde yazılmış bu metinler, bugün bile okunduğunda anlaşılabiliyor.

saygılar...

Sesli
30-04-2012, 00:55
Hinduizmin kutsal kitabı olan Bhagavat gitada da yıldız savaşlarına benzer anlatımlar vardır. Ateşli silahlar havada uçan arabalar vesaire...Bunca yıl önce böylesi bir anlatım başka hiç bir kutsal kitapda belki yoktur.

Dark_Prince
30-04-2012, 01:19
rica ederim dostum.
Kur-an yazılırken çoğunlukla tevrat, bir miktar da incil'den faydalanılmıştır. izafiyet çağrışımlı ayetler de tevrat'tan aktarılmadır.

ama o kitaplara da hint, mısır ve sümer metinlerinden geçmiştir. m.ö. 5000-3000 tarihlerinde yazılmış bu metinler, bugün bile okunduğunda anlaşılabiliyor.

saygılar...

Aynen dediğin gibi dostum,hepsi birbirinden çalmıştır :)

Saygılarımla...

Hinduizmin kutsal kitabı olan Bhagavat gitada da yıldız savaşlarına benzer anlatımlar vardır. Ateşli silahlar havada uçan arabalar vesaire...Bunca yıl önce böylesi bir anlatım başka hiç bir kutsal kitapda belki yoktur.

Evet dede,misal Rig Veda'da da şu araçlardan bahsedilir;

Jalayan - hem suda hem havada seyahat icin dizayn edilmis bir tasit (Rig Veda 6.58.3)
Kaara- hem yerde hem suda seyahat icin dizayn edilmis bir tasit (Rig Veda 9.14.1)
Tritala- uc katli bir tasit(Rig Veda 3.14.1)
Trichakra Ratha - havada ucan uc tekerlekli bir tasit (Rig Veda 4.36.1)
Vaayu Ratha- havadaki gazlari ayristirma gucuyle calisan araba (Rig Veda 5.41.6)
Vidyut Ratha- guc kaynagi tasiti(Rig Veda 3.14.1).

Saygılarımla...

Dark_Prince
30-04-2012, 01:20
Yeni Mucizeler;

Rig Veda:Who scatter clouds about the sky, away over the billowy sea:
O Agni, with those Maruts come.

Bulutları dalgalı denizden uzaklara dağıtan;
Ey Agni,Marutlar ile gel.

Müslümanlar bulutların hareketine bile mucize diyor,dolayısıyla bunu mucize olarak sunmama şaşmayın :D

Rig Veda:Where now is Surya, where is one to tell us to what celestial sphere his ray
hath wandered?

Güneş şimdi nerede,nerede bize göksel kürenin ışınlarını gönderdiği yeri söyleyecek olan?

Görüldüğü gibi Güneş'in küre oluşundan bahsedilmiş,halbuki Güneş tepsi gibi görünür,bunun keşfedilebilmesi imkansızken o zamanlar,nasıl bilmişler?

Rig Veda:THREE spheres of light, O Varuna, three heavens, three firmaments ye
comprehend, O Mitra...

Sen 3 ışık küresi,Varuna,3 cennet,3 göğü algılarsın,Ey Mitra...

Hindularda da gök katlıdır,7 katlıdır hem de,gördüğünüz gibi burada 3 katından bahsedilmiş,3 gök denilerek.

Rig Veda:ONE half of day is dark, and bright the other: both atmospheres move on
by sage devices.

Günün bir yarısı karanlık,diğer yarısı aydınlıktır:her iki atmosfer muhtemeşem düzen içinde ilerleyip durur.

Burada bilimsel bir hata var,fakat bilimsel hatadan doğan bir mucize de;

Bu ayetten kolayca dünyanın bir tarafında karanlık iken bir tarafında gündüz olması mucizesi çıkarılabilir.Hatta ondan başka sonuç da çıkmıyor aslında,atmosferi ikiye bölmüş,bir tarafı karanlık,bir tarafı aydınlık demiş,bunlar yer değiştirir demiş.Yer değiştirdiklerinde bi taraf aydınlık iken bir taraf mecburen karanlık olacak :)

Ayrıca bu ayet şu Kur'an ayetlerinin de kaynağı gibi gözüküyor,örneğin şu;

Enbiya/33 “Geceyi, gündüzü, Güneşi ve Ayı yaratan da Odur. Bunların herbiri bir yörüngede yüzmektedir.”

Gördüğünüz gibi burada gece ve gündüzden ayrı varlıklar olarak söz edilmiş ve bunların da yörüngede yüzdükleri yazılmış.Bu ayetin birebir kopyası ve yanlış bir bilgi elbette.

Vedalar:In the expanse of space.

Uzayın genişlemesiyle.

Evrenin genişlemesinden bahsetmiyor mu açıkça?

Vedalar:As the exalted horn of bulls for splendid might, as the Sun's eye set in the
firmament's expanse,

Muhteşem güçlü boğaların yüce boynuzu gibi,genişleyen göğe yerleştirilmiş Güneş'in gözü gibi.

Yine evrenin genişlemesinden...

Şimdilik bu kadar yeter :)

Neva
30-04-2012, 02:01
Yeni Mucizeler;

Rig Veda:Who scatter clouds about the sky, away over the billowy sea:
O Agni, with those Maruts come.

Bulutları dalgalı denizden uzaklara dağıtan;
Ey Agni,Marutlar ile gel.



Marut isimli melek burdan asirma olabilir. (Harut'la Marut bahsi)

Kitapta melek(tekil) olarak gecer, burda cogul kullanilmis.

vishnu
30-04-2012, 11:37
hoş bir paylaşım...gerçekten...

aliyarasfal
30-04-2012, 13:00
Öncelikle merhaba;

Konu ilginç.Konuyu dağıtmadan aklıma takılan bir soruyu paylaşmak istiyorum. Biliyorsunuz kurandaki büyük hatalardan biri kalbin beyin sanılması. Bu hata geriye doğru incil, tevrat ve rig vedalarda da var. Diyeceğim oki vedalarda sözde mükemmel son dini bile silip süpürecek bilgiler mevcutken, ayrıca diğer dinler bunlardan etkilenip aynı hatayı (kalp-beyin) yansıtmayı sürdürürken bu vedaları yada bilgileri binlerce yıl önce insanlara sunan her kimse neden bu bariz hatayı yapmış olabilir?

Ben nedense bilinçli bir hatanın yapıldığı izlenimi ediniyorum. Düşünsenize evrenle ilgili bu kadar doğru bilgiler sunarken kalbi beyin yerine koyacak kadar bilgisiz olabilir mi bu kişi(ler)?

Diyorum ki, bu bilimsel hata özellikle konulmuş gibi duruyor inançların içine. Bir gün yeterli bilimsel bilgiyle çözüleceğini ve insanların bu inançların tanrısal olmadığını anlayacağı öngörüsüyle vedaları insanlara aktaranlarca yapılmış kasıtlı bir yanlıştır.

Ben bu hata ile binlerce yıl önceden inançların tanrısal olmadığının geleceğe bir uyarı ve mesaj olarak insanlara iletildiğini düşünüyorum.

Bilmem siz ne dersiniz.

Şimdilik saygımla gittim...

eminmisin
30-04-2012, 15:33
Sizler Allah'a ve peygamberlerine karşı o kadar inkarcısınız ki, aynı tavrı günümüz bilim verilerine sergileyemiyorsunuz. Sergilerseniz tutunacağınız bir şey kalmaz. Günümüz bilimsel verilerin hinduizm dininden çalıntı olmadığını nerden biliyorsunuz? İkiside aynı şeyleri söylüyorlarsa nasıl böyle bir tavır koyamıyorsunuz? Bi dakka böyle olamaz değil mi? Ama sizin yaptığını bu değil mi?

Bir kişi hakikat olanı söylerse ve o hakikati kendi çabalarıyla herhangi bi kaynaktan okumadan ortaya çıkarırsa çalmış, almış gibi şeyler söyleyebilir misiniz? Söyleyemezsiniz. Ama bunu bi peygamber söylediyse "mutlaka bir yerden aldı/çaldı" yaklaşımını sergileyebilmek için delil ararsınız. (Zaten peygamberler vahyedileni tebliğ ederler.) Bulamayıncada bir gerçeği kılıfınıza uydurmaya çalışırsınız. Geçmişte bir kaynakta bu bilgilerin mevcut olduğunu görünce işte buradan almış diyecek kadar ileri gidebilirsiniz. Bu yaklaşımınız hiç samimi ve bi o kadar da dürüst değildir. Yaptıklarınızdan tövbe edin. Hakikat üzerinde olun. Dürüst olun.

Allah'ın her millete peygamberler gönderdiğini kabul edin. Yukarıda kendi ellerinizle yazdıklarınızdan ötürü Allah'ın varlığını kabul etmeniz gerekir. Son nefesinizi vermeden samimi olarak kabul edin tek bir yaratıcının olduğunu...

Not: Hinduizmle ilgili fazla bilgim yoktur...

sergenci
30-04-2012, 18:17
sn. Eminmisin, (Günümüz
bilimsel verilerin
hinduizm dininden
çalıntı olmadığını nerden biliyorsunuz?) demişsiniz. Günümüz bilimsel veriler hinduizm den gelme ise demekki dinler üstü bir yazılımdır, eski hint metinleri M.Ö.5000 yıllarına dayanıyorsa Hangisi alıntı ve çalınt diye düşünmek lazım. Eğer o bilgilerden insanlık yararlanıyorsa çalıntı değil alıntıdır çünkü onların insan yazması olduğunu ve Ring Veda dan alındığı açıklanıyor . Fakat bu kitaptan alıntı yapılıp semavi kitaplara yapıştırılıyor ise çalıntıdır. sn. eminmisin, Ring Veda ve diğer semavi olmayan dinler hata ve yanılgı kaldırır çünkü insan ürünü olduğunu herkes biliyor fakat her biri allah tarafından ve peygamberleri ile beraber geldiği ve kutsal olduğu empoze edilen ilahi dinlerin kitapları asla ve asla hata kabul etmez. Bakın sizde söylüyorsunuz, tek yaratıcı, tek yaratan diye, bu tek olma durumunu dayatmak yaratıcıyı insan konumuna kadar düşürür, (zorla hiçbir şeyi insana sevdiremezsin, korktuğu için sever görünür). Bu dahi bir çelişkidir. Esenkalın.

eminmisin
30-04-2012, 23:28
sn. Eminmisin, (Günümüz
bilimsel verilerin
hinduizm dininden
çalıntı olmadığını nerden biliyorsunuz?) demişsiniz. Günümüz bilimsel veriler hinduizm den gelme ise demekki dinler üstü bir yazılımdır, eski hint metinleri M.Ö.5000 yıllarına dayanıyorsa Hangisi alıntı ve çalınt diye düşünmek lazım. Eğer o bilgilerden insanlık yararlanıyorsa çalıntı değil alıntıdır çünkü onların insan yazması olduğunu ve Ring Veda dan alındığı açıklanıyor . Fakat bu kitaptan alıntı yapılıp semavi kitaplara yapıştırılıyor ise çalıntıdır. sn. eminmisin, Ring Veda ve diğer semavi olmayan dinler hata ve yanılgı kaldırır çünkü insan ürünü olduğunu herkes biliyor fakat her biri allah tarafından ve peygamberleri ile beraber geldiği ve kutsal olduğu empoze edilen ilahi dinlerin kitapları asla ve asla hata kabul etmez. Bakın sizde söylüyorsunuz, tek yaratıcı, tek yaratan diye, bu tek olma durumunu dayatmak yaratıcıyı insan konumuna kadar düşürür, (zorla hiçbir şeyi insana sevdiremezsin, korktuğu için sever görünür). Bu dahi bir çelişkidir. Esenkalın.

Sn. sergenci, çalıntı / alıntı şeklinde yazmayı ihmal etmişim. Kusur bende. Diğer cümlelerime bakarsanız ihmal etmiş olduğumu anlarsınız. Şimdi gelelim konuya. Allah-u Teala Kuran-ı Kerim'de Hz. Adem'e eşyanın isimlerini öğrettiğini bildiriyor. Biz Müslümanlar hakikat olan tüm bilgilerin Allah tarafından öğretildiğine iman ederiz. Sen sağlıklı (öğrenebilmek için asgari yeterli) bir bedene sahip olmadıkça nasıl öğrenebileceksin? Bedeni verende Allah... Gerçekten öğreten Allah'tır. Bu gerçeklikte insanlar tüm bilgileri Allah'tan almışlardır. Ring Veda denilen kişi aktardığı bilgileri nereden ve nasıl almış peki? 7000 yıl önce sanırım günümüz imkanları ile ölçümü bile zor yaptığımız imkanlar mı vardı? Söylediklerinin günümüzün geçmişe göre gelişmiş bilimi ile tutarlı olduğunu söylüyorsunuzda bunları nasıl söyleyebilmiş olabileceği üzerinde neden durmuyorsunuz? Bu kişinin peygamber olma ihtimalini nasıl göz ardı edebiliyorsunuz? Halbuki peygamberlik Hz. İbrahim ile başlamadı... İlk insan Hz. Adem a.s. dan son peygamber Muhammed Mustafa s.a.v. e kadar niceleri geldi geçti. Kuran-ı Kerim'de peygamberleri yaşıyorken sapanların halleri de bize misal olarak yetse gerek. Kuran-ı Kerim'i her yönüyle anlayabilmek için iki üç okuma yapmak yeterli olmasa gerek. Kuran-ı Kerim tabiri caiz olursa kendini sanki naza çeker. Kendini hemen açmaz. İnsanı kapısında bekletir sanki. Yaratıcının tek oluşu hakikattir. Ya hakikatle olursun ya batılla. Seçim senin. Allah'tan korkmakta haktır, Allah'ı sevmekte haktır. Her suçlu adaletten korkar. Allah adildir. Sen, ben, o hala suçlu taraflara sahibiz. Korkmamamız nasıl mümkün olur? Allah'tan korkun, suç işlemeyin. Yoksa size karşılığını vermekle müjdeler. Ve bu müjde hiç hoşa gelmez.

Neva
01-05-2012, 00:00
Sizler Allah'a ve peygamberlerine karşı o kadar inkarcısınız ki, aynı tavrı günümüz bilim verilerine sergileyemiyorsunuz. Sergilerseniz tutunacağınız bir şey kalmaz. Günümüz bilimsel verilerin hinduizm dininden çalıntı olmadığını nerden biliyorsunuz? İkiside aynı şeyleri söylüyorlarsa nasıl böyle bir tavır koyamıyorsunuz? Bi dakka böyle olamaz değil mi? Ama sizin yaptığını bu değil mi?



Elbette, oyle bir konu da soz konusu olabilir. Hinduizm'deki bilgiler de calinti olabilir.

Ancak bilim hicbir zaman cikip, ortaya koymus oldugum bu bilgiler ilahidir, kutsaldir, bunlara iman edin veya tapin gibi bir iddiada bulunmaz.

Arada boyle ciddi bir fark var.

Bilakis bilim, her zaman insanin ortaya koydugu bir sonuctur.

Inanir arkadaslar zaten Allah'in tam olarak ne oldugunu ortaya koymus olabilselerdi dusunceler cok daha farkli olurdu.

anthemoessa
01-05-2012, 04:12
Bu konuda birkac ayet de ben paylasmak istiyorum, digerlerini bilmem ancak bu yazdiklarimi ben bizzat kendim okuyup cevirileri kontrol ettim.

"Güneş gerçekte doğmaz ya da batmaz, siz onun gerçekten battığını düşürken o (yani güneş) diğer tarafı aydınlatıyor siz onun doğduğunu düşürken de diğer kısım karanlıkta kalıyor" ( Aitareya Brahmana 3.4.4 ve 3.14 )

Bu Hindu kutsal kitabi Milattan önce 800 ila 600 yılları arasında yazılmış...


MÖ 100 yılında yazılmış Vishnu Puranada şöyle denir:

" Güneş gerçekte batmaz veya doğmaz, onun battığını ve doğduğunu görürsün, fakat gerçekte o hep aynı yerde durur" ( Vishnu Purana Kitap 2 bölüm 8)


"..... ateşin konacağı şu yer (altar) yuvarlaktır, aynı şekilde dünya da yuvarlaktır, kesinlikle yuvarlaktır" (Satapatha Brahmana 7.1.1.37)

(Satapatha Brahmana MÖ 1000 ila MÖ 800 yılları arasında yazılmış, binlerce sayfa büyüklüğünde daha çok sembolik ritüelleri açıklıyor ama içinde felsefi ve masalsı bölümler de var.)


Orijin olarak MO 2000 lere hatta daha eskiye ait Veda Samhitalarda da benzeri ayetler var onlari da iyice kontrol ettikten sonra yazarim.

Dark_Prince
01-05-2012, 19:29
Marut isimli melek burdan asirma olabilir. (Harut'la Marut bahsi)

Kitapta melek(tekil) olarak gecer, burda cogul kullanilmis.

Evet dostum olabilir,sonuçta Pagan Tanrılarının Semavi dinlere melek,cin,peygamber vb. olarak geçtikleri bir gerçek.Marutlar da Hindu Tanrılarıdır.

hoş bir paylaşım...gerçekten...

Beğendiğine sevindim dostum :)

Öncelikle merhaba;

Konu ilginç.Konuyu dağıtmadan aklıma takılan bir soruyu paylaşmak istiyorum. Biliyorsunuz kurandaki büyük hatalardan biri kalbin beyin sanılması. Bu hata geriye doğru incil, tevrat ve rig vedalarda da var. Diyeceğim oki vedalarda sözde mükemmel son dini bile silip süpürecek bilgiler mevcutken, ayrıca diğer dinler bunlardan etkilenip aynı hatayı (kalp-beyin) yansıtmayı sürdürürken bu vedaları yada bilgileri binlerce yıl önce insanlara sunan her kimse neden bu bariz hatayı yapmış olabilir?

Ben nedense bilinçli bir hatanın yapıldığı izlenimi ediniyorum. Düşünsenize evrenle ilgili bu kadar doğru bilgiler sunarken kalbi beyin yerine koyacak kadar bilgisiz olabilir mi bu kişi(ler)?

Diyorum ki, bu bilimsel hata özellikle konulmuş gibi duruyor inançların içine. Bir gün yeterli bilimsel bilgiyle çözüleceğini ve insanların bu inançların tanrısal olmadığını anlayacağı öngörüsüyle vedaları insanlara aktaranlarca yapılmış kasıtlı bir yanlıştır.

Ben bu hata ile binlerce yıl önceden inançların tanrısal olmadığının geleceğe bir uyarı ve mesaj olarak insanlara iletildiğini düşünüyorum.

Bilmem siz ne dersiniz.

Şimdilik saygımla gittim...

Ben bilinçli bir hata olduğunu sanmam dostum,ihtimal bile vermem.Hindu metinleri de hatalarla doludur.Vedaların bir çok ayetinde dünyanın sabit olduğundan bahsedilir mesela.

Hareket eden dünya,genişleyen gök vb. gibi bilimsel görünen ayetler de muhtemelen mitolojik inanışlara dayalıdır,benim göstermek istediğim Müslümanlara nasıl mantıksızca iddialar öne sürdükleridir.

Bilimle hiçbir ilgisi olmayan ayetler,bilime güzelce yamanabiliyor,Müslümanların da yaptıkları bundan başka değildir.

Saygılarımla...

Bu konuda birkac ayet de ben paylasmak istiyorum, digerlerini bilmem ancak bu yazdiklarimi ben bizzat kendim okuyup cevirileri kontrol ettim.

"Güneş gerçekte doğmaz ya da batmaz, siz onun gerçekten battığını düşürken o (yani güneş) diğer tarafı aydınlatıyor siz onun doğduğunu düşürken de diğer kısım karanlıkta kalıyor" ( Aitareya Brahmana 3.4.4 ve 3.14 )

Bu Hindu kutsal kitabi Milattan önce 800 ila 600 yılları arasında yazılmış...


MÖ 100 yılında yazılmış Vishnu Puranada şöyle denir:

" Güneş gerçekte batmaz veya doğmaz, onun battığını ve doğduğunu görürsün, fakat gerçekte o hep aynı yerde durur" ( Vishnu Purana Kitap 2 bölüm 8)


"..... ateşin konacağı şu yer (altar) yuvarlaktır, aynı şekilde dünya da yuvarlaktır, kesinlikle yuvarlaktır" (Satapatha Brahmana 7.1.1.37)

(Satapatha Brahmana MÖ 1000 ila MÖ 800 yılları arasında yazılmış, binlerce sayfa büyüklüğünde daha çok sembolik ritüelleri açıklıyor ama içinde felsefi ve masalsı bölümler de var.)


Orijin olarak MO 2000 lere hatta daha eskiye ait Veda Samhitalarda da benzeri ayetler var onlari da iyice kontrol ettikten sonra yazarim.

Bu kitaplara ulaşabileceğim bir link vb. verebilir misin dostum?Kontol etmek isterim,zira nette verilen birkaç mucizeyi Vedalardan kontrol ettim,hepsi fos çıktı.

Eğer ayetlerde aynen bu şekilde yazılıysa,Müslümanlara çok güzel kapak olur bunlar da :)

anthemoessa
01-05-2012, 21:46
Dostum, ozellikle Veda Samhitalardaki "mucize"lerin aslinda fos cikmasi diye bir sey yok sanirim yani soyle aciklayabiliriz... Ben Vedalari ve Puranalarin da cogunu (ingilizce olarak) okudum. 4 Veda Samhita nin (yani Rig-Veda, Yajur-Veda, Sema-Veda ve Atharva veda) bir ozelligi vardir. Bu metinler cok kapali, anlasilmasi cor zor sembolizm ve ezoterizmle bezenmis metinlerdir. Bunlar yetmezmis gibi bir de bu metinlerin dili yani antik Sanskritce (Sanskitce nin cok eski bir hali) hala tam olarak cozulebilmis degildir ancak birtakim ipuclariyla anlamli bir translation yapilmaya calisilmistir. Benim baktigim, yaklasik 120 yil once yapilmis cok eski bir ingilizce ceviride bu gosterilen mucizelerdeki kadar acik yazmasa da benzer anlamlar cikabiliyor ayetlerden. Mesela "Sun" demiyor da gunesin kisilestirmesi olan gunes Tanrisinin ismini soyluyor ya da "move" demiyor da "yuruyor" diyor. Fakat daha yeni mesela Dayananda`nin yaptigi cevirilerde ayetler cidden mucizevi gibi ceviri dogru deniyor hatta bazilari kelimesi kelimesine translate edilmis, iste kelime kelime Sanskritce ceviri:


Rig Veda 10.22.14
“This earth is devoid of hands and legs, yet it moves ahead. All the objects over the earth also move with it. It moves around the sun.


In this mantra,

Kshaa = Earth
Ahastaa = without hands
Apadee = without legs
Vardhat = moves ahead
Shushnam Pari = Around the sun
Pradakshinit = revolves



Rig Veda 10.149.1
“The sun has tied Earth and other planets through attraction and moves them around itself as if a trainer moves newly trained horses around itself holding their reins.”


In this mantra,
Savita = Sun
Yantraih = through reins
Prithiveem = Earth
Aramnaat = Ties
Dyaam Andahat = Other planets in sky as well
Atoorte = Unbreakable
Baddham = Holds
Ashwam Iv Adhukshat = Like horses


Yani diyebiliriz ki Veda Samhitalardaki o mucizevi ayetler daha cok modern ceviriden cikiyor ama o ceviri nette yok... Sorun da bu, netteki ceviri Griffith`in 100 kusur yil once yaptigi kusurlu bir ceviri...

Her neyse ben onceki mesajimdaki ayetlerin linklerini de (100 kusur yil onceki ceviriden vermek durumundayim linkleri cunku online baska yok) vereyim:

"..... ateşin konacağı şu yer (altar) yuvarlaktır, aynı şekilde dünya da yuvarlaktır, kesinlikle yuvarlaktır" (Satapatha Brahmana 7.1.1.37)

"is Agni: he thus makes the womb of equal size to his (Agni's) body. It is circular, for the womb is circular; and moreover the Gârhapatya is this (terrestrial) world, and this world doubtless is circular."

http://www.sacred-texts.com/hin/sbr/sbe41/sbe4155.htm


Aitareya Brahman`daki bu ceviriyi netten degil Hindu bir arkadasimin verdigi translation`dan kontrol etmistim ondan onun linkini veremeyecegim zaten Aitareya Brahmana`nin cevirisi nette yok bildigim kadariyla.


Gelelim Visnu Purana`ya

" Güneş gerçekte batmaz veya doğmaz, onun battığını ve doğduğunu görürsün, fakat gerçekte o hep aynı yerde durur" ( Vishnu Purana Kitap 2 bölüm 8)

"Whilst the sun, who is the discriminator of all hours, shines in one continent in midday, in the opposite Dwípas, Maitreya, it will be midnight: rising and setting are at all seasons, and are always (relatively) opposed in the different cardinal and intermediate points of the horizon. When the sun becomes visible to any people, to them he is said to rise; when he disappears from their view, that is called his setting. There is in truth neither rising nor setting of the sun, for he is always; and these terms merely imply his presence and his disappearance."

http://www.sacred-texts.com/hin/vp/vp066.htm

Bu son verdigim 3 ayetin fos cikmasi diye bir sey soz konusu degil cevirilerde direkt boyle geciyor.

Sevgilerimle,

sergenci
01-05-2012, 21:59
sn. eminmisin,
( Ring Veda denilen kişi aktardığı bilgileri nereden ve nasıl almış peki? 7000 yıl önce sanırım günümüz imkanları ile ölçümü bile zor yaptığımız imkanlar mı vardı? Söylediklerinin günümüzün geçmişe göre gelişmiş bilimi ile tutarlı olduğunu söylüyorsunuzda bunları nasıl söyleyebilmiş olabileceği üzerinde neden durmuyorsunuz? Bu kişinin peygamber olma ihtimalini nasıl göz ardı edebiliyorsunuz? Halbuki peygamberlik Hz. İbrahim ile başlamadı.) demişsiniz.

Böyle söyleyerek Rig Veda hakkında pek bilginiz olmadığını ve düşünerek mantıklı bir cevap vermediğini düşünüyorum. Böyle biri nasıl peygamber olabilir, bu yazılmış olan kitap zaten başlı başına islama tam olarak aykırı ve inandığın yaratıcının böyle bir peygamber göndermesini nasıl düşünebilirsiniz.

Vedalarda adı en sık geçen tanrı tabiat ve savaş tanrısı İndra'dır. Diğerleri gök tanrısı Varuna, ışığın ve adaletin tanrısı Mitra, ateş tanrısı Agni, ve kutsal içki tanrısı Soma'dır. Vedalarda ana tema kurban ve kurbanın gerekliliği üzerinedir. Kurban tanrıların nafakasıdır ve insanlar ancak kurban sunmak yoluyla selamete erebilirler. Kurban törenleri din adamları olan brahmanlar tarafindan yaptırılmaktadır.

Bir örnek te bu ("..... ateşin konacağı şu yer (altar) yuvarlaktır, aynı şekilde dünya da yuvarlaktır, kesinlikle yuvarlaktır" (Satapatha Brahmana 7.1.1.37) burada dünyayı yuvarlak olarak söyleten allah kuranda düzleştiriyor, yoksa genemi unuttu veya şeytanmı ayetleri değiştirdi.

Arkadaşlar, Buradan Rig Vedaları, hint dinleri, Brahmanizm, Hinduizm, Cainizm, Buddhizm dinlerinden açıklayıcı bilgiler var. Üye olursanız kütüphanesinde ilginç bilgiler mevcuttur.

Erciyes Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Doğu Dilleri ve Edebiyatları Bölümüne bağlı

http://www.hindoloji.com
















http://www.hindoloji.com/index.php/dinler

Dark_Prince
01-05-2012, 23:33
Dostum, ozellikle Veda Samhitalardaki "mucize"lerin aslinda fos cikmasi diye bir sey yok sanirim yani soyle aciklayabiliriz... Ben Vedalari ve Puranalarin da cogunu (ingilizce olarak) okudum. 4 Veda Samhita nin (yani Rig-Veda, Yajur-Veda, Sema-Veda ve Atharva veda) bir ozelligi vardir. Bu metinler cok kapali, anlasilmasi cor zor sembolizm ve ezoterizmle bezenmis metinlerdir. Bunlar yetmezmis gibi bir de bu metinlerin dili yani antik Sanskritce (Sanskitce nin cok eski bir hali) hala tam olarak cozulebilmis degildir ancak birtakim ipuclariyla anlamli bir translation yapilmaya calisilmistir. Benim baktigim, yaklasik 120 yil once yapilmis cok eski bir ingilizce ceviride bu gosterilen mucizelerdeki kadar acik yazmasa da benzer anlamlar cikabiliyor ayetlerden. Mesela "Sun" demiyor da gunesin kisilestirmesi olan gunes Tanrisinin ismini soyluyor ya da "move" demiyor da "yuruyor" diyor. Fakat daha yeni mesela Dayananda`nin yaptigi cevirilerde ayetler cidden mucizevi gibi ceviri dogru deniyor hatta bazilari kelimesi kelimesine translate edilmis, iste kelime kelime Sanskritce ceviri:


Rig Veda 10.22.14
“This earth is devoid of hands and legs, yet it moves ahead. All the objects over the earth also move with it. It moves around the sun.


In this mantra,

Kshaa = Earth
Ahastaa = without hands
Apadee = without legs
Vardhat = moves ahead
Shushnam Pari = Around the sun
Pradakshinit = revolves



Rig Veda 10.149.1
“The sun has tied Earth and other planets through attraction and moves them around itself as if a trainer moves newly trained horses around itself holding their reins.”


In this mantra,
Savita = Sun
Yantraih = through reins
Prithiveem = Earth
Aramnaat = Ties
Dyaam Andahat = Other planets in sky as well
Atoorte = Unbreakable
Baddham = Holds
Ashwam Iv Adhukshat = Like horses


Yani diyebiliriz ki Veda Samhitalardaki o mucizevi ayetler daha cok modern ceviriden cikiyor ama o ceviri nette yok... Sorun da bu, netteki ceviri Griffith`in 100 kusur yil once yaptigi kusurlu bir ceviri...

Her neyse ben onceki mesajimdaki ayetlerin linklerini de (100 kusur yil onceki ceviriden vermek durumundayim linkleri cunku online baska yok) vereyim:

"..... ateşin konacağı şu yer (altar) yuvarlaktır, aynı şekilde dünya da yuvarlaktır, kesinlikle yuvarlaktır" (Satapatha Brahmana 7.1.1.37)

"is Agni: he thus makes the womb of equal size to his (Agni's) body. It is circular, for the womb is circular; and moreover the Gârhapatya is this (terrestrial) world, and this world doubtless is circular."

http://www.sacred-texts.com/hin/sbr/sbe41/sbe4155.htm


Aitareya Brahman`daki bu ceviriyi netten degil Hindu bir arkadasimin verdigi translation`dan kontrol etmistim ondan onun linkini veremeyecegim zaten Aitareya Brahmana`nin cevirisi nette yok bildigim kadariyla.


Gelelim Visnu Purana`ya

" Güneş gerçekte batmaz veya doğmaz, onun battığını ve doğduğunu görürsün, fakat gerçekte o hep aynı yerde durur" ( Vishnu Purana Kitap 2 bölüm 8)

"Whilst the sun, who is the discriminator of all hours, shines in one continent in midday, in the opposite Dwípas, Maitreya, it will be midnight: rising and setting are at all seasons, and are always (relatively) opposed in the different cardinal and intermediate points of the horizon. When the sun becomes visible to any people, to them he is said to rise; when he disappears from their view, that is called his setting. There is in truth neither rising nor setting of the sun, for he is always; and these terms merely imply his presence and his disappearance."

http://www.sacred-texts.com/hin/vp/vp066.htm

Bu son verdigim 3 ayetin fos cikmasi diye bir sey soz konusu degil cevirilerde direkt boyle geciyor.

Sevgilerimle,

Fos çıktı dememin nedeni deişte tam bu Veda ayetleridir dostum,bunları geçen nette buldum ve kontrol edeyim dedim.Pdf olarak elimde bu dört Veda da var.Ralph T.H. Griffith'in çevirisi olduğunu sanıyorum.O numaralar da ne yazdığını aynen aktarıyorum;

Rig Veda 10.149.1SAVITAR fixed the earth with bands to bind it, and made heaven stedfast where no prop supported.Savitar milked, as 'twere a restless courser, air, sea bound fast to what no foot had trodden.

Savitar yeryüzünü bağlayarak sabitledi ve ve cenneti(göğü) destekler olmaksızın kararlı(sabit) kıldı.

Mesela senin verdiğin çeviride dünyanın ve yeryüzünün çekim kuvveti ile Güneş'e bağlı olup,bunların hep birlikte hareket ettiklerinden söz ederken bu çeviride yeryüzünün ve gökyüzünün sabit olduğu söyleniyor,hangisi doğru?

Bunun gibi birkaç ayet daha vardı kontrol etmiştim fos çıkmışyır.Öte yandan ikinci ayet şaşırttı beni,zira bendeki çeviride de aynen şöyle deniyor;

Rig Veda 10.22.14=That Earth, through power of knowing things that may be known, handless and footless yet might thrive, Thou slewest, turning to the right, gu;na for every living man.

Bu dünya bilinen şeylerin gücü sayesinde bilinebilir,elsiz ve ayaksızdır ama gelişebilir,Sen döndürürsün,sağa döndürensin,ve yaşayan bütün insanlık için buna(döndürmeye) devam edeceksin.

Yaptığım bu Türkçe çeviride hemfiki rmiyiz?Eğer onay verirseniz(ki ben eminim) açıkça dünyanın döndüğü yazıyor fakat dönüş yönü yanlış verilmiş.Bu konuda ne düşünüyorsun?

Dünyanın yuvarlaklığı konusundaki ayette dünyanın ''circular'' yani ''çembersel'' olduğu yazıyor.Bu ilkel dünya modelidir,düz tepsi(circular) şeklindeki model.Oysa ''spherical'' olması gerekmez miydi,doğru olabilmesi için?

Güneş'in batmaması ise harika dostum,teşekkür ederim bunun için.

Ben mucize aramaya devam ediyorum,yorumlarını ihmal etmezsen sevinirim.

Sevgilerimle...

anthemoessa
02-05-2012, 00:06
Dostum iste Griffith`in cevirileri nerdeyse 120 yillik ve zaten kusurlu ceviriler oldugu soyleniyor yani benim bildigim gunumuzde cok da onaylanan ceviriler degil o mucizevi ayetler ise modern cevirilerden, hangi cevirinin daha dogru oldugu tartisilir. Ornegin Griffith`in cevirilerinde yukarda dediklerin yaziyor pek de anlasilir seyler yok o cevirilerde, zaten Griffith`in cevirileri pek cok yerde ince ince ayrintisiyla elestiriliyor, ancak Dayananda nin cevirilerinden bakarsan mesela (online yok) o ayetler gercekten de mucizevi gibi gorunuyor. Zaten 4 Veda Samhita`yi cevirmek cok zor bir is oldugundan uzmanlik istediginden fazla alternatif de yok etrafta...

Su asagidaki ayet hangi ceviri kullanilirsa kullanilsin "mucizevi" bir ayet ancak : :) :)

Vishnu Purana

" Güneş gerçekte batmaz veya doğmaz, onun battığını ve doğduğunu görürsün, fakat gerçekte o hep aynı yerde durur" ( Vishnu Purana Kitap 2 bölüm 8)

"Whilst the sun, who is the discriminator of all hours, shines in one continent in midday, in the opposite Dwípas, Maitreya, it will be midnight: rising and setting are at all seasons, and are always (relatively) opposed in the different cardinal and intermediate points of the horizon. When the sun becomes visible to any people, to them he is said to rise; when he disappears from their view, that is called his setting. There is in truth neither rising nor setting of the sun, for he is always; and these terms merely imply his presence and his disappearance."

http://www.sacred-texts.com/hin/vp/vp066.htm (http://www.sacred-texts.com/hin/vp/vp066.htm)


Benim sahsi fikrim sudur ben bu tip "mucize" ayetlerin bir dini daha dogru yapacagina inanmiyorum, sahsen Hinduizm`i sevmemin /ilgilenmemin nedeni de bu tip "mucizevi" ayetler falan degil, hicbir dinde ve sistemde benzerini goremedigim, Upanishad`lardaki, Brahma Sutralardaki, Bhagavad Gita, Ashtavakra Gita gibi metinlerdeki mistik ve felsefi derinliktir.

Sevgilerimle,

anthemoessa
02-05-2012, 00:35
Rig Veda 10.22.14=That Earth, through power of knowing things that may be known, handless and footless yet might thrive, Thou slewest, turning to the right, gu;na for every living man.

Bu dünya bilinen şeylerin gücü sayesinde bilinebilir,elsiz ve ayaksızdır ama gelişebilir,Sen döndürürsün,sağa döndürensin,ve yaşayan bütün insanlık için buna(döndürmeye) devam edeceksin.

Bu eski ceviri yeni ceviride ise yukarda dedigim seyi diyor hangisi dogru tartisilir ancak ayet iki ceviride de ilginc... Eski ceviride "saga dogru" demis ancak bu nerden bakildigina gore de degismez mi acaba? Ornegin wiki answers de soyle bir sey gordum:

"if you look at a video and the North Pole is at the top, the Earth would appear to move from left to the right (the Pacific Ocean would first appear on the left side then rotate across and disappear on the right)"

http://wiki.answers.com/Q/Does_earth_spin_from_left_to_right_or_right_to_lef t

Yani yonu degil de donmesinin soylenmesi ilginc aslinda

Dark_Prince
02-05-2012, 00:36
Dostum iste Griffith`in cevirileri nerdeyse 120 yillik ve zaten kusurlu ceviriler oldugu soyleniyor yani benim bildigim gunumuzde cok da onaylanan ceviriler degil o mucizevi ayetler ise modern cevirilerden, hangi cevirinin daha dogru oldugu tartisilir. Ornegin Griffith`in cevirilerinde yukarda dediklerin yaziyor pek de anlasilir seyler yok o cevirilerde, zaten Griffith`in cevirileri pek cok yerde ince ince ayrintisiyla elestiriliyor, ancak Dayananda nin cevirilerinden bakarsan mesela (online yok) o ayetler gercekten de mucizevi gibi gorunuyor. Zaten 4 Veda Samhita`yi cevirmek cok zor bir is oldugundan uzmanlik istediginden fazla alternatif de yok etrafta...

Su asagidaki ayet hangi ceviri kullanilirsa kullanilsin "mucizevi" bir ayet ancak : :) :)

Vishnu Purana

" Güneş gerçekte batmaz veya doğmaz, onun battığını ve doğduğunu görürsün, fakat gerçekte o hep aynı yerde durur" ( Vishnu Purana Kitap 2 bölüm 8)

"Whilst the sun, who is the discriminator of all hours, shines in one continent in midday, in the opposite Dwípas, Maitreya, it will be midnight: rising and setting are at all seasons, and are always (relatively) opposed in the different cardinal and intermediate points of the horizon. When the sun becomes visible to any people, to them he is said to rise; when he disappears from their view, that is called his setting. There is in truth neither rising nor setting of the sun, for he is always; and these terms merely imply his presence and his disappearance."

http://www.sacred-texts.com/hin/vp/vp066.htm (http://www.sacred-texts.com/hin/vp/vp066.htm)


Benim sahsi fikrim sudur ben bu tip "mucize" ayetlerin bir dini daha dogru yapacagina inanmiyorum, sahsen Hinduizm`i sevmemin /ilgilenmemin nedeni de bu tip "mucizevi" ayetler falan degil, hicbir dinde ve sistemde benzerini goremedigim, Upanishad`lardaki, Brahma Sutralardaki, Bhagavad Gita, Ashtavakra Gita gibi metinlerdeki mistik ve felsefi derinliktir.

Sevgilerimle,

O kadar bilmiyorum dostum.Şu sitede bayaa bi mucize verilmiş fakat birkaç tanesine baktım bendekiyle eşleşmiyor;

http://agniveer.com/663/science-in-vedas/

Bayaa da tartışılmış,hepsini okumak lazım.Ve yanılmıyorsam ''agniveer'' bu mucizeleri nete döküp,ilk kez kelime kelime inceleyen adam.Hatta ona karşı bir de reddiye hazırlanmış;

http://www.scribd.com/doc/45265865/Debunking-Science-in-Vedas

Evet dostum,o ayet için çok teşekkür ederim,Müslümanlara çok güzel bir kapak.Bir yanda Müslümanın kara balçıklı suda batan güneşi,diğer yanda Hindu'nun batmayan göze öyle görünen güneşi :)

Peki dostum elindeki Veda çevirisinden ilgili ayetlerin resimlerini çekip veya tarayıp bizimle paylaşabilir misin?Bloğumda bu mucizeleri kanıtlamak için kullanacam,zira Vedalarda gerçekten mucize yok deyip deyip duruyolar,mucizeleri aldığım site de kapanmış,ben de mucize arayışına düştüm :)

Sevgilerimle...

anthemoessa
02-05-2012, 00:45
Benim elimdeki Veda cevirileri, Dayananda`ya ait idi yanlis hatirlamiyorsam hem Sanskritceleri hem Hintceleri hem de calisma grubu tarafindan tek tek Hintceden ingilizceye tekrar cevrilmis translation lari vardi 2 torba halinde gecmisti elime hic unutmam :) ve bildigin gibi dostum sadece 4 Veda Samhita`nin cevirisi 10 bin sayfa falan dolayisiyla o kitaplari Hintli arkadasima iade edeli cok oldu yanimda tasimadim uzgunum su anda yok, cogunu okuyup kitaplari geri vermistim ama blogunda yukardaki ayetleri yazarsan bile yeterli olur sanirim :)

Agniveer`i sahsen pek sevmiyorum ama bu ayri bir konu... :)

Dark_Prince
02-05-2012, 00:53
Benim elimdeki Veda cevirileri, Dayananda`ya ait idi yanlis hatirlamiyorsam hem Sanskritceleri hem Hintceleri hem de calisma grubu tarafindan tek tek Hintceden ingilizceye tekrar cevrilmis translation lari vardi 2 torba halinde gecmisti elime hic unutmam :) ve bildigin gibi dostum sadece 4 Veda Samhita`nin cevirisi 10 bin sayfa falan dolayisiyla o kitaplari Hintli arkadasima iade edeli cok oldu yanimda tasimadim uzgunum su anda yok, cogunu okuyup kitaplari geri vermistim ama blogunda yukardaki ayetleri yazarsan bile yeterli olur sanirim :)

Agniveer`i sahsen pek sevmiyorum ama bu ayri bir konu... :)

Tamamdır dostum :) Ama mesela gezegenlerin çekim gücü filan kesin var hindu metinlerinde,güneşin yıldız oluşu bilgisi vb. de çünkü bunu Dick Teresi de söylüyor Modern Bilimin Antik Kökenleri isimli kitabında :)

anthemoessa
02-05-2012, 01:02
Olabilir tabi ki, eski, 110 kusur yil once hristiyan misyoneri Ingiliz`lerin yaptigi cevirilerde dahi bu tip ayetler varsa (yukarda dunyanin donusu ve yonu ile ilgili ayet mesela) daha duzgun cevrildiklerinde kimbilir neler cikiyordur tek sorun butun cevirilere ulasamiyoruz Hintce ogrenmeden, :P Cunku bu metinlerin tamami (Puranalar. 4 Veda Samhita. Brahmanalar...vs) onbinlerce sayfa yer kapliyor her seyi nette bulmak imkansiz. :)

Dark_Prince
02-05-2012, 01:22
Olabilir tabi ki, eski, 110 kusur yil once hristiyan misyoneri Ingiliz`lerin yaptigi cevirilerde dahi bu tip ayetler varsa (yukarda dunyanin donusu ve yonu ile ilgili ayet mesela) daha duzgun cevrildiklerinde kimbilir neler cikiyordur tek sorun butun cevirilere ulasamiyoruz Hintce ogrenmeden, :P Cunku bu metinlerin tamami (Puranalar. 4 Veda Samhita. Brahmanalar...vs) onbinlerce sayfa yer kapliyor her seyi nette bulmak imkansiz. :)

Lanet olsun ki öyle dostum :) O kadar sayfadan kimbilir neler çıkar daha :D Peki dostum çok oluyorum ama bir soru daha sorayım;

Rig Veda'da sadece 10 kitap mı var yoksa nette sadece 10 kitabının çevirisi mi?

Bir de şöyle bir kitap var;

http://www.amazon.com/The-Celestial-Key-Vedas-Civilization/dp/0892817534

Bu kitaba göre Markedanya Purana'nın 54. Bölümünün 12 ayetinde dünyanın kutuplardan basık olduğu yazıyor fakat şu siteden kontrol ettim öyle birşey yok;

http://www.ramayana.pushpak.de/pdf/markandeya_en.pdf

Hangisine güveneceğimi şaşırdım :) Acaba her iki anlama da gelebiliyor olabilir mi?

anthemoessa
02-05-2012, 01:31
Rig Veda 10 kitap evet... 4 Veda Samhita`nin tamaminin cevirisi bulunuyor nette ingilizce (her ne kadar cok eski, kusurlu denilen bir ceviri olsa da)

Fakat Puranalar`in ve Brahmanalarin buyuk bolumu en azindan ingilizce olarak yok nette su an.

Cevrilen Puranalarin da cogu "abridged" versiyon yani metnin tam cevirisi degil kisaltilmis ozetlenmis versiyonlari... Ornegin Vishnu Purana`nin tam cevirisini sadece sacred-texts.org da bulabilmistim digerleri ozet ceviriler. (ustelik "ozet" oldugunu da soylemiyorlar)

Markedanya Purana sanirim buyuk bir Purana, 192 sayfaya sigar mi bilmem o ceviri de abridged olabilir emin degilim tabi. Bu Puranayi kendim okumadim hic. Onlarca degisik Purana var. Bazilarinin (mesela Srimad Bhagavatam) sayfa sayisi onbini bulabiliyor.

Hepsinin Hintce cevirisi var ama ingilizce yok. :)

Dark_Prince
02-05-2012, 01:34
Rig Veda 10 kitap evet... 4 Veda Samhita`nin tamaminin cevirisi bulunuyor nette ingilizce (her ne kadar cok eski, kusurlu denilen bir ceviri olsa da)

Fakat Puranalar`in ve Brahmanalarin buyuk bolumu en azindan ingilizce olarak yok nette su an.

Cevrilen Puranalarin da cogu "abridged" versiyon yani metnin tam cevirisi degil kisaltilmis ozetlenmis versiyonlari... Ornegin Vishnu Purana`nin tam cevirisini sadece sacred-texts.org da bulabilmistim digerleri ozet ceviriler. (ustelik "ozet" oldugunu da soylemiyorlar)

Markedanya Purana sanirim buyuk bir Purana, 192 sayfaya sigar mi bilmem o ceviri de abridged olabilir emin degilim tabi. Bu Puranayi kendim okumadim hic. Onlarca degisik Purana var. Bazilarinin (mesela Srimad Bhagavatam) sayfa sayisi onbini bulabiliyor.

Tamamdır dostum,çok teşekkür ederim verdiğin bilgiler için :)

Sevgilerimle...

anthemoessa
02-05-2012, 01:38
Dostum konuyla dogrudan ilgisi yok ama Buddhizm`de de benzeri mucizeler var ozellikle Mahayana Sutralarinda... Asagidaki link (kitap tanitimi) ilginc, tavsiye ederim :)

http://www.integralscience.org/einsteinbuddha/

Dark_Prince
02-05-2012, 01:50
Dostum konuyla dogrudan ilgisi yok ama Buddhizm`de de benzeri mucizeler var ozellikle Mahayana Sutralarinda... Asagidaki link (kitap tanitimi) ilginc, tavsiye ederim :)

http://www.integralscience.org/einsteinbuddha/

Teşekkür ederim dostum,bu da güzel oldu :) Vedalardan sonra onlarda da araştırma yapmak lazım :) Bu arada Merve nickli,muhtemelen Türk olan biri agniveer'e verdiği bilgilerin yanlış olduğunu söylüyor ve sacred-text'teki Vedaların linkini veriyor agniveer ise;

The links you are giving are works of ignorant western indologists like Max Muller or Wilson.

Verdiğin linklerdeki çeviriler Max Muller,Wilson gibi cahil batılı İndolojist'lerin çevirileri diyor.

Bu Agniveer ile iletişime geçmek lazım :)

anthemoessa
02-05-2012, 02:02
Evet Griffith in cevirileri de MAx Muller inkine dayaniyor sanirim yani Max Muller ile Griffith ayni kamptan, hristiyan misyonerligi yapmis, Ingiltere`nin Hindistan`i isgali olaylari falan da var siyaset girmis falan filan. Agniveer de bunu diyor genelde.

Merve`yi taniyorum kendisi benim uzaktaki bir arkadasim o da benim gibi uzakdogu felsefelerine kafayi takmisti bi ara, "hindu oldum" falan derdi ama metinlerdeki mucize denilen seylere inanmazdi.

Agniveer misyonerlerin cevirilerine en cok karsi cikanlardan. :)

Sevgilerimle,

Dark_Prince
02-05-2012, 02:35
Evet Griffith in cevirileri de MAx Muller inkine dayaniyor sanirim yani Max Muller ile Griffith ayni kamptan, hristiyan misyonerligi yapmis, Ingiltere`nin Hindistan`i isgali olaylari falan da var siyaset girmis falan filan. Agniveer de bunu diyor genelde.

Merve`yi taniyorum kendisi benim uzaktaki bir arkadasim o da benim gibi uzakdogu felsefelerine kafayi takmisti bi ara, "hindu oldum" falan derdi ama metinlerdeki mucize denilen seylere inanmazdi.

Agniveer misyonerlerin cevirilerine en cok karsi cikanlardan. :)

Sevgilerimle,

O halde Agniveer'in çevirileri de doğru oalbilir.Zaten birini Griffith'in çevirisiyle de tescilleyebildik :)

Aslında Agniveer'in bununla ilgili de bir yazı yazması gerek,en iyisi sitesindeki yorumlarını okuyayım,orada yapıyodur açıklamaları.İlla birinin çevirisine güvenmemiz lazım.

O halde Dick Teresi'nin şu tespitlerini de gözönünde bulundurarak;

Isaac Newton'dan yirmi dört yüzyıl önce Hintli Rig-Veda evreni bir arada tutan şeyin çekim kuvveti olduğunu yazmıştır.

Sanskritçe konuşan Ari Irkı,Yunanlılar dünyanın düz olduğuna inandıkları bir dönemde yeryüzünün bir küre şeklinde olduğu düşüncesini benimsemişlerdi.

M.S beşinci yüzyıl Hintlileri bir şekilde dünyanın yaşının 4.3 miyar yıl olduğunu hesaplamışlardı.

Teleskopsuz olsa bile ,Kopernik'ten uzun zaman önce antik Hintliler dünyanın Güneşin etrafında döndüğünü ve Kepler'den bin yıl önce gezgenlerin yörüngelerinin elips şeklinde olduğunu biliyorlardı.

Bir antik dönem Sanskritçe mısrası çok sayıda Güneş düşüncesinden bahsetmektedir:

''Sarva Dishanaam Suryaham Suryaha,Surya'' bu mısra kabaca tercüme edildiğinde ''Tüm yönlerde Güneşler vardır,gece gökyüzü onlarla doludur''. anlamına gelmektedir.Bu erken dönem gökyüzü izleyicilerinin görülebilir yıldızların Güneş türüne benzer olduğunu anlamış olabileceklerini ortaya koymaktadır.

Erken dönem Hint metinleri arasında,ilahi şiirsel bir biçimde yazılmış olan,astronomi ve matematik üzerine tezler içeren siddhantas bulunmaktadır.O,hem bir bellek oluşturma amacıyla,hem de sanat ve bilim olgusu olarak yazılmıştır.18 erken dönem siddhanta'nın 5 tanesi Surya-Siddhanta adıyla anılmakta ve Hint astronomisi üzerine erken dönem metin niteliği taşımaktadır.Onlar M.Ö 400 dolaylarında yazılmıştır.Surya-Siddhanta antik dönem Mezopotamya trigonometrisinin temel bir sorunu olan gezegenlerin yörünge eksenlerinin bulunması için bir yöntem içermektedir.Surya-Siddhanta'da gezegenlerin hareketlerine ilişkin olarak gezegenlerin birbirini çekmeleri ve itmelerinden bahsedilmektedir.Bu çekim kuvvetine ilişkin erken dönem bir düşüncedir.Çekim kuvveti sözcüğünün Sanskritçe karşılığı ''gurutvakarshan''dır.Akarshan çekilmiş olmak anlamına gelmektedir.Erken dönemlerden itibaren,dilin kendisi bu kuvvetin karakterinin çekim olduğunu yansıtmıştır.

Bazı bilim adamları Kopernik,Galileo ve Newton'dan bin yıl önce güneş-merkezlilik ve yerçekimi kavramlarının bu erken dönem metinlerinde yer aldığını tartışmaktadır.Surya-Siddhanta 'da Vedalar Güneşin tüm dünyaların babası olduğuna inanmaktadır;o varlık nedeni olarak görülmektedir.


M.S 425 dolaylarında Paitamahasiddhanta dünyasal ve göksel kürelerin ve gezegen hareketlerinin geometrik modellerinin ifade edildiği bir metin olmuştur.Metin temel düz-dünya modelini alır ve onu küresel evrene dönüştürür.Burada sabit bir hız yerine herbir gezegenin birbiriyle etkileşim halinde olduğu bir durumdan bahsedilmektedir.


Kerala şehrinde doğmuş olan genç Hintli gökbilimci Aryabhata 499 yılında ''Aryabhatiya'' adlı Matematik ve Astronomi üzerine yazdığı tezi ortaya koymuştu.Aryabhatiya Hint matematiğinin o döneme kadar olan gelişiminin bir özetiydi.Ayrıca,astronomi,küresel trigonometri,aritmetik,cebir,düzlem trigonometrisini de içeriyordu.Aryabhata'nın temel amaçlarından birisi Hint astronomisinin karmaşık hesaplamalı matematiğini basitleştirmekti.O,bunun için pratik bir amaca sahip olmuştu: Ay ve Güneş tutulmalarının öngörülmesini daha kolay kılmak ve göksel yapıların hareketlerinin daha kolay anlaşılabileceği bir Hint takvimi oluşturmak.


Bu süreç içinde Aryabhatiya uzaydaki gezegenlerin konumlarının yeni bir savını ortaya koymuştur.O,göksel yapıların görünür dönüşlerinin yeryüzünün eksen dönüşüne göre olan durumunu içermektedir.Aryabhata pek çok alanda devrimsel bir düşünür olarak gezegenlerin yörüngelerinin, güneş ile gezegen arasındaki değişen uzaklıklarını vermiştir.Onların yörüngeleri temel olarak dünya-güneş yörüngesini uzaklık terimleriyle belirmektedir. O ay ve gezegenlerinin yörüngelerinin elips şeklinde olduğunu kavramıştır.Aryabhata ay tutulmasının nedeninin dünyanın gölgesi olduğunu yazmıştır.O döneme kadar bunun nedeninin Rahu adlı bir şeytan olduğuna yaygın olarak inanılırdı.Onun yılın uzunluğu için bulduğu değer 365 gün,6 saat,12 dakika ve 30 saniyedir.Bu gerçek değerin çok üzerinde olan bir tahmindir;gerçek değer 365 gün ve 6 saatten biraz azdır.Başka bir gökbilimci olan Bhaskara,yüzyıl sonra Aryabhatiya üzerine yazdığı yorumda şöyle demiştir:


Aryabhata, matematik,kinetik ve küre bilimi sonsuz bilgisinin denizinin en derin noktalarına inerek onu kıyıya çıkarmayı başarmış bir ustadır.


Aryabhatiya 13. yüzyılda Latince'ye çevrilmiştir.Bu çeviri boyunca Avrupalı matematikçiler üçgenlerin alanlarını ve kürelerin hacimlerini hesaplamanın yöntemlerini öğrenmişlerdir.Ay ve güneş tutulmalarının nedeni hakkındaki açıklamalar ve ay ışığının kaynağı Avrupa'da çok fazla heyecan yaratmamıştır.Çünkü bu dönemde onlar Kopernik ve Galileo'nun araştırmalarından bunları öğrenmiş bulunuyorlardı.Ancak Aryabhata'nın Avrupalı bilim adamlarından bin yıl önce yaşamış olduğu ve bu düşünceleri o zaman kavramış olması onun başarısını ortaya koymaktadır.
628 yılında,antik Hint gökbilimcilerinin en başarılılarından biri olan Brahmagupta,Brahmasphutasiddhanta(Evrenin Açılımı) yapıtında kendi gökbilimsel sistemini ortaya koymuştur.Brahmagupta antik Hindistan'ın matematik merkezi olan Ujjain'deki astronomi gözlemevinin başı olmuştur.Burada güçlü bir matematiksel astronomi oluşturmak amacıyla Varahaminhira gibi büyük matematikçiler çalışmıştır.


Brahmasphutasiddhanta 25 bölüm içermektedir.Bunların ilk on tanesi gezegenlerin yörüngeleri,ay tutulmaları,güneş tutulmaları,doğuşlar ve batışlar,ayın evreleri,ayın gölgesi,gezegenlerin birbiriyle olan konumları ve sabit yıldızlar ele alınmıştır.Diğer 15 bölüm ikinci bir çalışmayı biçimlendiriyor gözükmektedir.Burada matematiğin astronomi üzerine uygulanmasının yöntemleri anlatılmaktadır.Brahmasphutasiddhanta'nın büyük bir bölümü 770'lerin başlarında Arapça'ya çevrilmiştir ve gökbilimci Yakup İbn Tarık tarafından çeşitli çalışmaların temeli olmuştur.1126'da o Latince'ye tercüme edilmiştir.Bu çalışma Batı astronomisinin Hint-Arap aşamasının temelini oluşturmaktadır.

Higgs alanı yüzyıllarca önce antik Hindistan'da gösterilmiştir.Bu,maddesel dünya içinde nesnelere ağırlık veren bir yanılsama örtüsü olarak tanımlanabilecek ''maya'' adı verilen bir yapıdır.

Hem antik Hintliler hem de ön-Sokratik Yunanlılar mantık aracılığıyla farklı mantıksal yollar izleyerek atomlar üzerine kendi inanışlarına ulaşmışlardı.Demokritos basit olarak maddenin bölünemeyen parçacıkları olarak atomların var olması gerektiğini öne sürmüştü.Büyülü bir bıçak ile bir peynir parçasının git gide daha küçük parçalara ayrıldığını düşünün.Onu sonsuza kadar kesebilir misiniz?O, hayır sonucuna ulaşmıştır.Nihai olarak,siz atoma ulaşırsınız.Ancak bu yalnızca bir varsayım,iyi bir tahmindir.Neden sonsuza dek kesemeyelim ki?Hintliler aynı sonuca farklı rota izleyerek ulaşmışlardır.Bir dağ ile bir köstebek yuvasını ele alın demişlerdir.Hangisi daha çok parçacığa sahiptir?Açık bir şekilde, dağ.Bu onu sonsuza dek parçalayamayacağımızı gösterir.Çünkü sonlu, bölünemeyen bir parçacık vardır.Eğer parçacıklar bölünemeyecek kadar küçük ise, dağ ve köstebek yuvası eşit parçacık sayısına sahip olacaklar, ve onlar herhangi gerçek anlamlarını kaybedeceklerdir.Yine bir varsayıma ulaşılmıştır fakat bu kez Demokritos'un tahmininden daha sıkı bir düşünce yapısı vardır.Ve Hintliler, Demokritos'tan farklı olarak sonlu oluşumların gelişmemiş,ilkel bir anlayışını ortaya koymuşlardır.

Aristo'dan yaklaşık bin yıl önce,Vedik Ariler dünyanın yuvarlak olduğunu ve güneşin etrafında döndüğünü iddia etmişlerdi.Arunachalan tarafından tercüme edilen bir Rig-Veda yazısında; ''Güneş,güneş sisteminin merkezinde bulunmaktadır'' ifadesi yer almaktadır.Bir öğrenci ''Dünyayı havada tutan varlığın doğası nedir?'' diye sormuştur.Öğretmen yanıt verir, ''Risha Vatsa'ya göre, Dünya'yı uzayda tutan şey Güneş'tir''.Bu ifadeler çekim kuvvetinin modern düşüncelerinin ipuçlarını taşımaktadır

Ortaçağ'daki jeoloji tarihi kısa bir tarihtir.İki akademisyen öne çıkmaktadır:Varahaminhira ve Vagbhatta.Varahaminhira (M.S 499-587) Kapitthaka (bugünkü Kapitha)'da doğmuştur.Burası orta Hindistan'da büyük bir kültür merkezidir.Varahaminhira'nın 106 bölümlük Brhatsamhita (Büyük Özet) kitabı coğrafya,meteoroloji,botanik,tarım,takvim ve mücevher bilimi konularını kapsamaktadır.O, başka şeylerin yanı sıra depremlerin yerleri konusunda teoriler oluşturmuştur.Depremlerin oluşumunda Ay'ın bir faktör olduğu iddiasında bulunmuştur.O, dünyanın yuvarlak olduğunu öne sürmüştür ve değerli taşların zaman içinde kayalrın başkalaşımı ile meydana geldiğini savunmuştur.Daha sonraları, Vagbhatta (M.S 1300) değerli taşlar,metaller ve alaşımları kapsayan mineral sınıflandırmasının bir sistemini geliştirmiştir.

Agriveer'in çevirilerini doğru kabul edebiliriz rahatlıkla,hepsi Teresi'nin tespitleriyle uyumlu.Yani Agriveer'i doğru kabul etmememiz için hiçbir sebep yok.

Bu konuda görüşlerini de belirtirsen sevinirim :)

Umarım şimdi dinsizleşmiştir Merve :)

Ben biraz şu Agniveer'in sitesinde geziniyim :)

Sevgilerimle...

Dark_Prince
03-05-2012, 02:44
Edit......................

anthemoessa
03-05-2012, 04:48
O halde Agniveer'in çevirileri de doğru oalbilir.Zaten birini Griffith'in çevirisiyle de tescilleyebildik :)

Aslında Agniveer'in bununla ilgili de bir yazı yazması gerek,en iyisi sitesindeki yorumlarını okuyayım,orada yapıyodur açıklamaları.İlla birinin çevirisine güvenmemiz lazım.

O halde Dick Teresi'nin şu tespitlerini de gözönünde bulundurarak;



Agriveer'in çevirilerini doğru kabul edebiliriz rahatlıkla,hepsi Teresi'nin tespitleriyle uyumlu.Yani Agriveer'i doğru kabul etmememiz için hiçbir sebep yok.

Bu konuda görüşlerini de belirtirsen sevinirim :)

Umarım şimdi dinsizleşmiştir Merve :)

Ben biraz şu Agniveer'in sitesinde geziniyim :)

Sevgilerimle...

Bu konuda Agniveer`i dogru kabul edebiliriz kendisi zaten Arya Samaj (kurucusu Dayananda) cevirilerini kullaniyor ki bu adam (Dayananda) antik Sanskritce konusunda bir uzman olarak kabul edilirdi.

Benim Agniveer`i sevmeme nedenim ise kendisi diger konularda (mucizeler degil de diger, felsefi konular) cok tutarsiz sadece 4 Veda Samhita`yi kabul ediyor vedalarin diger bolumleri "olmasa da olur" diyor ki hicbir Hindu bunu kabul etmez. Kendisinin Vedanta felsefesi konusunda da cok bilgisi oldugunu sanmiyorum bazi yazilarinda Dvaita`yi savunuyor bazilarinda baska seyler savunuyor sanirim muslumanlarla didismekten kendi icinde tutarliligini iyice yitirmis biri. :)

Dark_Prince
06-05-2012, 18:15
Bu konuda Agniveer`i dogru kabul edebiliriz kendisi zaten Arya Samaj (kurucusu Dayananda) cevirilerini kullaniyor ki bu adam (Dayananda) antik Sanskritce konusunda bir uzman olarak kabul edilirdi.

Benim Agniveer`i sevmeme nedenim ise kendisi diger konularda (mucizeler degil de diger, felsefi konular) cok tutarsiz sadece 4 Veda Samhita`yi kabul ediyor vedalarin diger bolumleri "olmasa da olur" diyor ki hicbir Hindu bunu kabul etmez. Kendisinin Vedanta felsefesi konusunda da cok bilgisi oldugunu sanmiyorum bazi yazilarinda Dvaita`yi savunuyor bazilarinda baska seyler savunuyor sanirim muslumanlarla didismekten kendi icinde tutarliligini iyice yitirmis biri. :)

Çok teşekkür ederim dostum :) Demekki bizim reformcu Müslümanlar gibi,yakında dinden çıkmasın? :)

Bu arada yeni mucizeler var;

Rig Veda:These herbs, these milch-kine, and these running waters, all these, O
Soma, thou hast generated.The spacious firmament bast thou expanded, and with the light thou hast
dispelled the darkness.

Bu bitkileri,bu sağmal inekleri ve bu akan suları,bunların hepsini sen yarattın Ey Soma.Bu geniş göğü sen genişlettin ve ışığı kullanarak karanlığı dağıtan da sensin.

Her ne kadar genişleme devam etse ve burada geçmiş zaman kipinde kullanılsa da evren geçmiş zamanda da genişlemiştir.Bigbang'den dünya oluşana kadar sürede devamlı genişledi.Dolayısıyla önce göğü genişletip(gezegenlere alan yaratıp) sonra gezegenleri yaratması bilimle tam bir uyum içindedir.

Rig Veda:Thou art the Vrtra-slayer, thou, Indra, hast spread the firmament:
Thou hast with might upheld the heavens.

Sen Vrtra-slayer'in ustasısın,sen İndra,göğü genişletirsin:
Gücünle cennetleri tutansın.

Burada da geniş zaman kipinde kullanılmıştır ve bu da günümüz bilimiyle tamamen uyumludur,zira gök genişlemeye devam etmektedir.

Brahmanda Purana:8:8=The magnitude and the movement of the planets
dependiing on the sun are mentioned.

Gezegenlerin büyüklüğü ve hareketlerinin Güneş'e bağlı olduğundan bahsedildi.

Gördüğünüz gibi açıkça çekim gücünden bahsetmiş,gerçekten de Güneş'e bağlıdır hareketleri.

Brahmanda Purana:Soma (the moon) which is of the nature of the essence of
waters,which has two movements,the bright and the dark ones.

Suların özü olan,karanlık ve aydınlık olmak üzere iki hareketi olan Soma(Ay).

Bu ayet de Ay'ın ışığını Güneş'ten aldığına işaret ediyor.Ayın sabahleyin Güneş'ten ışın almadığı bu nedenle de karanlık olduğu düşünülmüş olmalı.

Brahmanda Purana:12=Presided over by Dhruva,the sun takes up water
and showers it.

Dhurva'nın yönetimindeki Güneş,suyu yukarı çeker ve ona döker(yağdırır).

Aynen öyle,Güneş suyu buharlaştırıp yukarı çeker ve böylece yağmur yağar.

Brahmanda Purana:37=The sun releases heat energy during the summer.He scatters rain during the rainy season and snow(during winter).

Güneş yaz boyunca ısı enerjisini gönderir.O yağmur ve kar(kış) sezonu boyunca yağmur dağıtır.

Mucizelere devam;

Rig Veda:He filled the earthly atmosphere and pressed against the lights in heaven.
None like thee ever hath been born, none, Indra, will be born like thee.
Thou hast waxed mighty over all.

O dünyasal atmosferle doldurdu ve gökte ışıklara karşı sıkıştırdı.Daha önce hiçkimse senin gibi doğmamıştır,hiçkimse,İndra,senin gibi doğacak.Senin gücün herşeyin üstündedir.

Gerçekten de burada denildiği gibidir,Güneş'in zararlı ışınları Mezosfer tarafından engellenir dolayısıyla bizim için koruyucudur;

http://tr.wikipedia.org/wiki/Atmosferin_katmanlar%C4%B1

Şimdi de Aryabhata'nın Aryabhatiya isimli kitabından mucizeler verelim.Aryabhatiya her ne kadar dönüş yönünü yanlış verse de(doğudan batıya) dünyanın döndüğünü söyler,ki önemli olan dünyanın döndüğünü söylemesidir,ufak hatalar elbette olur,sonra dünyanın kürelerinden (http://www.fenokulu.net/portal/Sayfa.php?Git=KonuKategorileri&Sayfa=KonuBaslikListesi&baslikid=102&KonuID=556) vb. de bahseder,tutulma nedenlerinden vb.de.Öncelikle Dick Teresi bunun hakkında ne yazmış ona bakalım;

Kerala şehrinde doğmuş olan genç Hintli gökbilimci Aryabhata 499 yılında ''Aryabhatiya'' adlı Matematik ve Astronomi üzerine yazdığı tezi ortaya koymuştu.Aryabhatiya Hint matematiğinin o döneme kadar olan gelişiminin bir özetiydi.Ayrıca,astronomi,küresel trigonometri,aritmetik,cebir,düzlem trigonometrisini de içeriyordu.Aryabhata'nın temel amaçlarından birisi Hint astronomisinin karmaşık hesaplamalı matematiğini basitleştirmekti.O,bunun için pratik bir amaca sahip olmuştu: Ay ve Güneş tutulmalarının öngörülmesini daha kolay kılmak ve göksel yapıların hareketlerinin daha kolay anlaşılabileceği bir Hint takvimi oluşturmak.

Bu süreç içinde Aryabhatiya uzaydaki gezegenlerin konumlarının yeni bir savını ortaya koymuştur.O,göksel yapıların görünür dönüşlerinin yeryüzünün eksen dönüşüne göre olan durumunu içermektedir.Aryabhata pek çok alanda devrimsel bir düşünür olarak gezegenlerin yörüngelerinin, güneş ile gezegen arasındaki değişen uzaklıklarını vermiştir.Onların yörüngeleri temel olarak dünya-güneş yörüngesini uzaklık terimleriyle belirmektedir. O ay ve gezegenlerinin yörüngelerinin elips şeklinde olduğunu kavramıştır.Aryabhata ay tutulmasının nedeninin dünyanın gölgesi olduğunu yazmıştır.O döneme kadar bunun nedeninin Rahu adlı bir şeytan olduğuna yaygın olarak inanılırdı.Onun yılın uzunluğu için bulduğu değer 365 gün,6 saat,12 dakika ve 30 saniyedir.Bu gerçek değerin çok üzerinde olan bir tahmindir;gerçek değer 365 gün ve 6 saatten biraz azdır.Başka bir gökbilimci olan Bhaskara,yüzyıl sonra Aryabhatiya üzerine yazdığı yorumda şöyle demiştir:

Aryabhata, matematik,kinetik ve küre bilimi sonsuz bilgisinin denizinin en derin noktalarına inerek onu kıyıya çıkarmayı başarmış bir ustadır.

Aryabhatiya 13. yüzyılda Latince'ye çevrilmiştir.Bu çeviri boyunca Avrupalı matematikçiler üçgenlerin alanlarını ve kürelerin hacimlerini hesaplamanın yöntemlerini öğrenmişlerdir.Ay ve güneş tutulmalarının nedeni hakkındaki açıklamalar ve ay ışığının kaynağı Avrupa'da çok fazla heyecan yaratmamıştır.Çünkü bu dönemde onlar Kopernik ve Galileo'nun araştırmalarından bunları öğrenmiş bulunuyorlardı.Ancak Aryabhata'nın Avrupalı bilim adamlarından bin yıl önce yaşamış olduğu ve bu düşünceleri o zaman kavramış olması onun başarısını ortaya koymaktadır.

Kitaba şuradan ulaşabilirsiniz;

http://archive.org/stream/The_Aryabhatiya_of_Aryabhata_Clark_1930#page/n0/mode/2up

Mucizelere geçelim;

Sayfa:55:12:The planets moving equally in their orbits complete the circle of the asterisms in sixty solar years and circle of the sky in a divine age.

Gezegenler hep aynı yörüngede hareket ederek takım yıldızlarını 60 güneş yılında, gökyüzünü bir tanrısal çağda turlar.

Sayfa:56:13:The moon being below, completes its small orbit in a short time. Saturn being above all others, completes its large orbit in a long time.

Ay aşağıdadır,küçük yörüngesini kısa zamanda tamamlar.Satürn diğer hepsinin yukarısındadır ve geniş yörüngesini uzun zamanda tamamlar.

Sayfa:64:5:Half of the sphere of the Earth, the planets, the asterisms is darkened by their shadows, and half being turned toward the Sun, is light being small or large according to their size.

Dünya'nın bir yarısı, gezegenler, takım yıldızları gölgeleri tarafından karartılır ve Dünya'nın diğer yarısı Güneş'e döner, boyutlarına göre ışık az ya da fazla olur.

Görüldüğü gibi bunlar da insanlar tarafından bilinemezdi,1000 yıl öncesinden.Bu adam nasıl bilmiş peki?İmana gelmek için neyi bekliyorsunuz daha? :D

http://g1205.hizliresim.com/x/6/5f18t.jpg

Ay sudan oluşur,güneş ateşten,dünya ise topraktan ve gölgesi karanlıktan.Ay Güneş'i saklar,Dünya'nın büyük gölgesi ise Ay'ı.

Gördüğünüz gibi burada da Güneş ve Ay tutulmasının nedeni tam olarak doğru verilmiştir.

anthemoessa
07-05-2012, 05:23
Link icin sagol dostum, kitabi incelemeye basladim. Bu arada "Hindu Kutsal KItaplarindan bolumler" ile ilgili video serime basladim belki bu "mucize"lerle ilgili de bir video yaparim ilerde :) :) Ilk videom:

http://youtu.be/2yhpHjw1rLM

Sevgilerimle,

Dark_Prince
08-05-2012, 22:34
Link icin sagol dostum, kitabi incelemeye basladim. Bu arada "Hindu Kutsal KItaplarindan bolumler" ile ilgili video serime basladim belki bu "mucize"lerle ilgili de bir video yaparim ilerde :) :) Ilk videom:

http://youtu.be/2yhpHjw1rLM

Sevgilerimle,

Videon harika olmuş dostum ve mucizeler için de video yapsan harika olur :) Kur'an'da mucize var dedikleri zaman anında yapıştırırız :)

Ayrıca şöyle bir kitap buldum;

http://books.google.com.tr/books?id=LWZ0PmhGf9gC&pg=PA5&lpg=PA5&dq=Markandeya+Purana++54.12&source=bl&ots=HihD8PEjLJ&sig=hm_DowMepQIbRTm_039X_ceuZtw&hl=tr&sa=X&ei=HWCgT6mSK-nh4QTlp-W2Aw&sqi=2&ved=0CCgQ6AEwAQ#v=onepage&q=Markandeya%20Purana%20%2054.12&f=false

Kitabı çevirmeye çalışıyorum,biraz örnek vereyim çevirdiklerimden;

Puranalarda aynı zamanda oldukça gelişmiş fikirlerin izlerine de rastlanır.Örneğin su döngüsü Ramayana’nın Aditya Hridayam’ında tam da günümüz verileriyle uygun bir şekilde grafiksel olarak açıklanmıştır.Mahabharata da birçok modern gerçekten bahseder.Örneğin 3.42.24. ayette yıldızların aslında çok büyük olduklarından ve mesafelerinin uzaklığı sebebiyle küçük göründüklerinden bahsedilir.İlginç bir şekilde Mahabharata küçük şeyleri büyük gösteren büyüteç gibi bir aletten bahseder.Belki de M.Ö 1400 yılında Güney Amerika’da bulunan konkav lens tipi nesneleri göz önünde tutarak anmıştır.

Birbaşka dikkat çekici bilgi Markedanya Purana’nın 54:12. ayetinde şöyle verilir;

Dünya kutuplarda düzdür(basıktır) ve ekvatorda şişkindir,kusursuz bir küre değildir.

Vishnu Purana çok açık bir şekilde Aitareya Brahmana’dan yaptığı bir alıntıda dünyanın antipotlarından ve dünyanın dönüşünden bahseder.Ek olarak Hindu metinleri Ay’ın evreleri ve alacakaranlığın nedeni ile gökyüzünün aslında mavi olmayıp güneş ışınlarının dağılımından dolayı mavi gözüktünü de söyler(Markedanya Purana 78.8 ya da 103.9. ayetlere bakabilirsiniz).

Belki bu da ilgini çekebilir :)

Bu arada videon süper olmuş ama ayetlerin geçiş sürelerini biraz daha uzatırsan daha iyi olur bence :)

Sevgilerimle...

anthemoessa
11-05-2012, 23:37
Ikinci videom da Full HD (1080p) olarak hazir:

http://youtu.be/P9Kp1kAFWzA

Sanirim sirada bu tip "mucize" lerle ilgili bir video var. :)

Dark_Prince
18-05-2012, 22:37
Ikinci videom da Full HD (1080p) olarak hazir:

http://youtu.be/P9Kp1kAFWzA

Sanirim sirada bu tip "mucize" lerle ilgili bir video var. :)

Çok dehşet olmuş dostum,mucizelerle ilgili yapacağın videoyu merakla bekliyorum :) Bu arada hangi programı kullanıyorsun?

anthemoessa
18-05-2012, 23:49
Çok dehşet olmuş dostum,mucizelerle ilgili yapacağın videoyu merakla bekliyorum :) Bu arada hangi programı kullanıyorsun?

Begendigine sevindim :) Pinnacle Studio 15 kullaniyorum ben, ilgilenenlere tavsiye ederim.

Dark_Prince
25-05-2012, 17:26
Begendigine sevindim :) Pinnacle Studio 15 kullaniyorum ben, ilgilenenlere tavsiye ederim.

Teşekkür ederim dostum,şimdi indirmeye başlıyorum :)

Corpse Bride
26-05-2012, 00:35
Öncelikle merhaba;

Konu ilginç.Konuyu dağıtmadan aklıma takılan bir soruyu paylaşmak istiyorum. Biliyorsunuz kurandaki büyük hatalardan biri kalbin beyin sanılması. Bu hata geriye doğru incil, tevrat ve rig vedalarda da var. Diyeceğim oki vedalarda sözde mükemmel son dini bile silip süpürecek bilgiler mevcutken, ayrıca diğer dinler bunlardan etkilenip aynı hatayı (kalp-beyin) yansıtmayı sürdürürken bu vedaları yada bilgileri binlerce yıl önce insanlara sunan her kimse neden bu bariz hatayı yapmış olabilir?

Ben nedense bilinçli bir hatanın yapıldığı izlenimi ediniyorum. Düşünsenize evrenle ilgili bu kadar doğru bilgiler sunarken kalbi beyin yerine koyacak kadar bilgisiz olabilir mi bu kişi(ler)?

Diyorum ki, bu bilimsel hata özellikle konulmuş gibi duruyor inançların içine. Bir gün yeterli bilimsel bilgiyle çözüleceğini ve insanların bu inançların tanrısal olmadığını anlayacağı öngörüsüyle vedaları insanlara aktaranlarca yapılmış kasıtlı bir yanlıştır.

Ben bu hata ile binlerce yıl önceden inançların tanrısal olmadığının geleceğe bir uyarı ve mesaj olarak insanlara iletildiğini düşünüyorum.

Bilmem siz ne dersiniz.

Şimdilik saygımla gittim...

Olabilir mi ve neden olmasın diye düşünmeden edemiyor insan. mesajlarda saptırma yoluna gitmiş olabilirler, glia hücrelerinin işlevi konusunda dahi yakın zamanda çalışmalar var yada vardı da yeni ortaya çıkıyor önemi. başlangıçta çok zeki varlıklar belkide insanoğlunun beyin gücüyle dünyaya zarar verebileceğini bildiklerinden bu yöntemi kullandılar. halende kullanıyor yada kullandırıyor olabilirler. hatta son 50 yıldır beyin gelişimini yeniden geriletecek gıda beslenme ürün çeşidine yönlendiriliyor olabiliriz gibi paranoyalarımda mevcut.

vishnu
30-11-2014, 18:26
kalp ve düşünce duygu arasında bağıntıda var , yeni sonuçlara göre.

aliyarasfal
30-11-2014, 22:10
kalp ve düşünce duygu arasında bağıntıda var , yeni sonuçlara göre.
Kusura bakmayın sevgili vishnu;

Hangi sonuçlarmış onlar? Bakın kalp hücreleri ve sinir hücreleri çok farklı hücrelerdir. umarım bize yıllar önce kalbi ve bağırsakları kuşatan ganglian(sinir hücreleri) hücrelerini kalbin parçası gibi göstermeye çalışan batılı ruhçu metafizikçilerin varsayımlarını tekrarlamazsınız. Çünkü bilim böyle bir hata yapacak kadar hücre yapıları ve farklılığını bilmeyen insanların varsayımsal çıkarımlarını kaale almadı ve alamazda.

Çünkü kalbi ve bağırsakları çepeçevre kuşatan sinir hücreleri refleks hareketine sahip bu iki hayati organı beyinle irtibatlandırmak ve her an kontrol altında tutmakla görevli sinir sistemine ait hücrelerden oluşur. Kalp hücreleri güçlü kas yapısını oluşturacak şekilde olan hücrelerden oluşur. Sinir sistemi hücreleri ile karıştırdığınızı düşünüyorum.

Yani kalbin bir şeyle ilgisi yok. Ha siz bilim sinir hücreleri dışındaki hücrelerde(kalp hücreleri) düşünür, algılar, yargılar v.s. gibi bir sonuç elde etti diyorsanız doğrusu makalesinide okumak isterim.

Şimdilik saygımla gittim...

kalemerre
02-05-2015, 15:53
Yeni Ümit Dergisi.
Hindu Kutsal Metinleri.

Bu Nurcular her şeye kadir, yakında Tanrıyı da bulacaklar.

Parantezler çok önemli, onları kaldırarak okuyalım veya parantezlerin içindeki açıklamalara İsa yı ve havarileri koyalım bir mucize daha çıkıyor. ))


Açıklama olarak, (Kuntap Sukt’un 1–13 arası âyetlerinin (mantra) tercümesi Pandit Raja Ram ve diğer Hindu din âlimlerinin çalışmalarından yararlanılarak aşağıda verilmiştir. Okuyuculara kolaylık olması için parantez içindeki açıklamalar eklenmiştir.)


1. Ey insanlar, şunu dinleyin! Takdire değer bir zat övülüp takdir edilecek. Ey Kaurama (barışsever muhacir, Hz. Muhammed), Rushama’lardan (düşmanlık yapan putperestlerden) 60.090 kişiyi teslim aldık. (Resûlüllah’ın (s.a.s.) muzaffer olarak şehre girişi sırasında Mekke’nin nüfusu yaklaşık o kadardı.)

2. Yanındaki eşleriyle beraber O’nun yükünü yirmi deve taşır. Yüklerin ya da arabanın en üstünde O, başı semalara değmesin diye boyun eğip iki büklüm olur. (Hz. Peygamber Efendimiz’in Mekke’nin Feth’i sırasında mütevazi hâline işaret vardır.) (İbn Hişam, 4:47–48)

3. O, Mamah Rishi’ye (Muhammed’e) yüz altın para, (çiçekten yapılmış) on taç, üç yüz savaş atı ve on bin inek verdi. (Yukarıda da ifade edildiği gibi, 80’i Habeşistan’a hicret eden 100 sahabi; Hz. Peygamber (s.a.s.) tarafından Cennet’le müjdelenen 10 güzîde sahâbî; 313 Bedir Ashâbı; ve Allah Resülü’nün zaferle Mekke’ye girişi ve Kâbe’yi putlardan temizleyişi sırasında yanında bulunan 10.000 sahâbîye işaret edilmektedir.)

4. Hakikati tebliğ et, ey ibadet eden (Ahmed); aynen meyveye durmuş ağacın başında şakıyan bir kuş gibi, (kökü yerde sabit, dalları göğe açılmış, bol yemişli kelime–i tayyibe ağacının başında duran Sen de) etrafına tatlı nağmeler söyle. Senin dudakların ve dilin bahçe makasının keskin ağzı gibi hızlı hareket eder. (Hz. Peygamber'in (s.a.s.) Hz. Cebrâil aracılığıyla vahiy aldığı zamanki hâline işaret vardır. (Kıyamet/75: 16–18)).

5. Ey onların ibadetleriyle dua ve ibadet eden Zât, (kutsal) güçlü boğalar gibi çabuk ol. Evde sadece onların çocukları var ve evde onlar (kutsal) ineklerin gelmesini bekliyorlar. (İnekler, Hz. Peygamber’in (s.a.s.) ashâbını simgelemektedir. Ashâb–ı Resül, belli zamanlarda günlük beş vakit kılınan namaza sıkı sıkıya bağlıdır. Bu âyet Bedir, Uhud ve Ahzab (Hendek) savaşlarına da telmihte bulunmaktadır. (Buhari, megazi 17; Müslim, cihad 67, 83)

6. Ey (Tanrı’yı) senâ eden, sana inekleri ve hayırlı şeyleri kazandıracak hikmet ve bilgeliği çabucak elde et. İyiliğe istidadı olanlar arasında hikmet tohumları saç, tıpkı okunu tam hedefine isabet ettiren bir okçu gibi.

7. Dünyanın Kralı veya Kâinâtın Nuru için en üstün övgüleri söyle; (O’nu sena et ki) O çok sevilen bir kimsedir ve insanlar arasında en yüce olandır. O bütün insanlara bir rehberdir ve herkesi (bir sığınak gibi) bağrına basar. (Hz. Muhammed'in (s.a.s.) sıfatları anılmaktadır. (A’râf/7:158; Tevbe/9: 128; Enbiyâ/21: 107)

8. O, herkesi görüp gözeten zât, tahta çıkar çıkmaz dünyaya barış ve güven hediye etti. Kuru ülkesinin halkı, O’nun, Beyt’in inşası sırasındaki arabuluculuğunu anlatıp duruyorlar. (İbranice’de, bir evi koruyana Kuru; o eve de Kore denir. Bu kelime, ilk ibadethane, Kâbe’yi ima etmektedir. Bu mânâda, Kuru ülkesi, Koreish (Kureyş) olmaktadır.) Bu mantra (âyet), Hz. Muhammed’in (s.a.s.) peygamberliğinden beş yıl önce, Kâbe’nin yeniden inşa edilişini, ve Kureyş’in her bir oymağının Hacerü’l–Esved’i uygun yerine koymanın yegâne onurunu istemesi ve bu maksatla birbirlerine savaş tehdidinde bulunup münakaşa etmeleri esnasındaki Resûlüllah’ın arabuluculuğunu kastetmektedir. (Müsned, 3:425)

9. Herkese barış ve güven dağıtan Kral’ın ülkesinde, bir kadın kocasına, sofrasında lor mu yoksa başka bir içecek mi tercih ettiğini sorar. (Hz. Peygamber’in (s.a.s.) himayesi, tedbir ve emirleri sayesinde kadınlar da hiçbir refakatçiye ihtiyaç duymadan ve korku da hissetmeden rahat bir şekilde uzun yolculuk yapabiliyordu.)

10. Olgun arpalar, yarıklardan başlarını çıkarıverir ve semalara doğru yükselir (Fetih/49: 29). Herkese emniyet dağıtan Sultan’ın ülkesinde insanlar zenginleşir. (Halk, sefalet çukurundan çıkıp zekât verilecek insanların arandığı Ömer b. Abdülaziz dönemine işaret.)

11. Indra (Hinduizm’de Tanrılar kralı, fırtına ve gök gürültüsü Tanrısı), kendisine medhiyeler dizen aşığı uyandırdı ve ondan her taraftaki insanlara gitmesini istedi. Ondan, Yüce Indra’yı senâ etmesi istenmişti; bütün dindar insanlar müteşekkirâne onu takdir eder ve Tanrı, ona nimetlerini ihsan ederdi. (Hz. Peygamber (s.a.s.), her taraftaki birtakım kral ve hükümdarlara, onları İslâm’a davet eden mektuplar göndermişti. (Buhari, bed’u’l–vahy 16; Müslim, cihad 74)

12. Bu ülkede, inekler, atlar ve insanlar çoğalmış ve artmıştı; çünkü burada, sadaka ve kurban olarak binlerce para veren cömert ve olağanüstü eli açık bir Zât idarecilik yapmaktadır. (Bunlar, Son Peygamber’in vasıflarıdır.)

13. Ey Indra, izin ver de bu (kutsal) sığırlar emniyette olsun; onların sahibinin incinmesine müsaade etme. Ve hiçbir düşmana, ey Indra, ya da hiçbir hayduta onları ezdirme. (Indra, Tanrı demektir; sığırlar taå÷#yle de Hz. PeygambÜZúÀ6#8217;in (s.a.s.) aziz ruhlu ashâbı kastedilir.)

Daha önce de kısaca değindiğimiz, Hz. Muhammed’in (s.a.s.) bir hadîsi, sahâbeyle alâkalı olarak verilen bu haberleri daha anlaşılır hâle getirecektir. Hadîs–i Şerif, Buhari ve Müslim’de nakledilmektedir. Bu hadîs, Mekke’deyken, yani Medine’ye hicretten önce Hz. Peygamber’in (s.a.s.) gördüğü bir rüya ile alâkalıdır. Bu rivâyete göre “Ebû Musa (r.a.), Hz. Peygamber’in (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle dediğini rivâyet etmiştir: “Rüyamda, Mekke’den ayrılıp hurma ağaçlarının olduğu bir yere göç ediyordum. İlk anda oranın Yemâme veya Hecer olduğunu zannettim; fakat daha sonra onun Yesrib (Medîne) olduğunu anladım. Orada boğazlanan sığırlar ve bir de Allah indinde hayırlı bir şey gördüm. Neticede ortaya çıktı ki; o sığırlar, Uhud Savaşı’nda şehit olan inananları ve hayırlı olarak gördüğüm şey de, Allah’ın, Bedir Harbi’nden sonra mü’minlerin sadakatine bir mükâfat olarak ihsan ettiği (Müslümanların çoğalması ve Kâbe’nin Fethi gibi) nimetleri temsil ediyormuş." (Buhari, menakıb 25; Müslim, rüya 20)

Bu hadîs göstermektedir ki, rüyadaki sığırlar Ashâb–ı Resûl’ü simgelemektedir. Bu durumda, Veda âyetlerindeki on bin sığırın da Hz. Muhammed’in (s.a.s.) 10.000 aziz sahâbîsine işaret etmektedir.

Devamı;

http://www.yeniumit.com.tr/konular/detay/hindu-kutsal-metinlerinde-hz--muhammed-s-a-v

Bu adreste ilginç.

http://www.muhammedmustafa.net/tr/altsayfa.php?sayfa=yazilar/kutsalmetinlerdepeygamberimiz