PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Alevilik ve panteizm


vishnu
03-05-2012, 12:42
eski bir caferi olarak alevi kardeşlerime soruyorum. ben deyişlerde panteizm izini görüyorum.

tüm kainatı tanrı olarak gören örneğin vahdetname gibi çok sayıda deyiş var. sizin fikriniz nedir ?

DEMAN
03-05-2012, 13:05
eski bir caferi olarak alevi kardeşlerime soruyorum. ben deyişlerde panteizm izini görüyorum.

tüm kainatı tanrı olarak gören örneğin vahdetname gibi çok sayıda deyiş var. sizin fikriniz nedir ?

Sevgili vishnu, seninle hemfikirim. Alevilik vahdet i vücut, yani insanla tanri birlik icerisinde oldugunu ve vahdet i mevcut, yani tanrinin yedi gögün katinda degilde, tüm varlikta oldugu felsefesini benimseyen, dogal, felsefi ve ayni zamanda PANTEIST bir inanctir.

Sevgilerimle...

bakkalmahmud
03-05-2012, 22:50
Bazen Tanri( varsa)herseyi otomatigemi baglamis diye düsünüyorum cünkü aptalligin cezasi arkadan geliyor bazen kötülük ve hile yapaninda cezasinin arkadan geldiyine sahit oldum buda beni hep acaba tanri icimizdemi düsüncesine yöneltdi ve bu dogru ise peygamberlik kurumunun yalan oldugu ortaya cikiyor,sonucda düsün babam düsün bokdur isin cikiyor,gene sevgiler ve saygilar.

vishnu
04-05-2012, 20:04
ben panteizm veya deizmi kendime yakın görüyorum.

islamın tanrısını ise red ediyorum.

Sesli
04-05-2012, 21:08
Panteizmde ritüel yoktur. Panteismde düşkünlük yoktur. Ve panteizmde ibadethane yoktur. Panteizmde yola girmek için musahip gerekmez...

Yani Panteizm ile Alevilik birbirlerine o kadar uzak ki...Ancak pantezmi bilmeyince dondurma sananlar vardır...

Farkındalık / Farkındalık / Farkındalık

vishnu
04-05-2012, 22:23
o senin panteizm anlayışın.

inançta panteistiz

ve uyguladıgımız ritüeller var musahiplik gibi.

müsahiplik uygulayan panteist olamıyor mu ?

ozgur_beyin
04-05-2012, 22:58
arkadaşlar belki ukalalık olacak ama şiada caferilikte alevilikte panteizm yoktur.
panteizmi islama sokacaksak bu mevlana ve mevlevilikte var ayrıca sünni islam vahdeti vucudu kendinden saymaz

vishnu
04-05-2012, 23:07
alevi deyişlerini inceledin mi harabiye baktın mı

ozgur_beyin
04-05-2012, 23:25
alevi deyişlerini inceledin mi harabiye baktın mı

sevgili vişnu aleviliğinyedi büyük şairi vardır .sanırım biliyorsundur.
pirsultan abdal ,nesimi, hatayi (şah ismail), fuzuli ,kul himmet, yemini ve viranidir
harabi tarih olarak bunlara göre dündür.
ayrıca harabi vahdeti vucudcu değil vahdetçidir. yanılıyorsam bir kaç örnek ver

vishnu
04-05-2012, 23:44
nesimi tam vahdetçidir.

ilk olarak harabiyi vereyim

Daha Allah ile cihan yok iken
Biz anı var edip ilan eyledik
Hakk''a hiçbir layık mekan yok iken
Hanemize aldık mihman eyledik

Kendisinin ismi henüz yok idi
İsmi şöyle dursun cismi yok idi
Hiçbir kıyafeti resmi yok idi
Şekil verip tıpkı insan eyledik

Allah ile burda birleştik
Nokta-i amaya girdik birleştik
Sırr-ı Küntü kenzi orda söyleştik
İsmi şerifini Rahman eyledik

Aşikar olunca zat ü sıfatı
Kûn dedik var ettik bu semavatı
Birlikte yarattık hep kainatı
Nam ü nişanını cihan eyledik

Yerleri gökleri yaptık yedi kat
Altı günde tamam oldu kainat
Yarattık içinde bunca mahlûkat
Erzakını verdik ihsan eyledik

Asılsız fasılsız yaptık cenneti
Huri gılmanlara verdik ziyneti
Türlü vaidlerle her bir milleti
Sevindirip şad ü handan eyledik

Bir cehennem kazdık gayetle derin
Laf ateşi ile eyledik tezyin
Kıldan gayet ince kılıçtan keskin
Üstüne bir köprü mizan eyledik

Gerçi Kün emriyle var oldu cihan
Arş-ı Kürsü gezdik durduk bir zaman
Boş kalmasın diye bu kevnü mekan
Ademin halkını ferman eyledik

İrfan olan bilir sırrı müphemi
İzhar etmek için ism-i azamı
Çamurdan yoğurduk yaptık ademi
Ruhumuzdan bir ruh revan eyledik

Adem ile Havva birlik idiler
Ne güzel bir mekan bulduk dediler
Cennetin içinde buğday yediler
Sürdük bir tarafa puyan eyledik

Adem ile Havva''dan geldi çok insan
Nebiler Veliler oldu mümayan
Yüzbin kerre doldu boşaldı cihan
Nuh Naciyullah''a tufan eyledik

Salih''e bir deve eyledik ihsan
Kayanın içinden çıktı nagehan
Pek çokları buna etmedi iman
Anları hak ile yeksan eyledik

Bir zaman Eshab-ı Kefh''i uyuttuk
Hazreti Musa''yı Tur''da okuttuk
Şit''i çulha yaptık bezler dokuttuk
İdris''e biçtirip kaftan eyledik

Süleyman''ı Dehr''e sultan eyledik
Eyyub''a acıdık derman eyledik
Yakub''u ağlattık nalan eyledik
Musa''yı ?uayb''a çoban eyledik

Yusuf''u kuyuya attırmış idik
Mısır''da kul diye sattırmış idik
Zeliha''yı ona çattırmış idik
Zellesinden bendi zindan eyledik

Davut peygambere çaldırdık udu
Kazadan kurtardık Lût ile Hûd''u
Bak ne hale koyduk nar-ı Nemrud''u
?brahim''e bağ u bostan eyledik

?smail''e bedel cennetten kurban
Gönderdik şad oldu Halil ür rahman
Balığın karnını bir hayli zaman
Yunus peygambere mekan eyledik

Bir mescide soktuk Meryem Ana''yı
Pedersiz doğurttuk orda ?sa''yı
Bir ağaç içinde Zekeriyya''yı
Biçtirip kanına rızan eyledik

Beyt-i Mukaddes''te Kudüs şehrinde
Nehri Şeria''da Erden nehrinde
Tathir etmek için günün birinde
Yahya''yı, İsa''yı üryan eyledik

Böyle cilvelerle vakit geçirdik
Bu enbiya ile çok iş bitirdik
Başka bir Nebi''y-yi zişan getirdik
Anın her nutkunu Kur''an eyledik

Küffarı Kureyşi ettik bahane
Muhammet Mustafa geldi cihane
Halkı davet etmek için imane
Murtaza''yı ona ihvan eyledik

Ana kıyas olmaz asla bir nebi
Nebiler şahıdır Hakk''ın habibi
Biz anı Nebi''y-yi ihsan eyledik

Hak Muhammed-Ali ile birleştik
Hep beraber Kabe-kavseyn''e gittik
O makamda pek çok muhabbet ettik
Leylerel esrayı seyran eyledik

Bu sözleri sanma her insan anlar
Kuş dilidir bunu Süleyman anlar
Bu sırrı müphemi arifan anlar
Çünkü cahillerden pinhan eyledik

Hak ile hak idik biz ezeliden
Ta ruz-i Elest''te Kalubeli''de
Mekan-ı Hüda''da bezm-i celide
Cemalini gördük iman eyledik

Vahdet alemini bilmeyen insan
İnsan suretinde kaldı bir hayvan
Bizden ayrı degil Hazreti Süphan
Bunu Kur''an ile ayan eyledik

Sözlerimiz bizim pek muhakkaktır
Doğan ölen yapan bozan hep Hak''tır
Her nereye baksan Hakk''ı mutlaktır
Ahval-i vahdeti beyan eyledik

Vahdet sarayına girenler için
Hakkı hakkel yakın görenler için
Bu sırrı Harabi bilenler için
Birlik meydanında cevlan eyledik

vishnu
04-05-2012, 23:45
http://e-dergi.atauni.edu.tr/index.php/taed/article/viewArticle/2153

vishnu
04-05-2012, 23:53
http://meltemler.blogcu.com/seyyid-nesimi-zahidin-bir-parmagini-kessen-doner-hakk-dan-ka/6286245

Sesli
05-05-2012, 00:10
Mevlananın panteist olmasıyle Alevilerin panteist olmaları arasında fazla bir fark yok.

Panteistin musahibi yoktur. Ritueli yoktur.Panteistle Alevinin ilgisi dondurmanın panteizmle ilgisine benzer.

Panteist olan hiç bir dine mensup olmaz. Kendi tasarlar,kendi biçer, Kendi diker, kendi giyer. Bu olmadıkça panteistlik dondurmaya benzer. Erir ve gider...Böylesi bir panteistlik dondurmanın varlığı gibidir...

Mevlana 6 cilt Mesnevide devamlı Muhammed peygamberi över., Sıra kadınlara gelince onları aşağılar...Böyle bir kişi nasıl panteist oluyormuş!

Bakınız Mahadma Gandhi tanrıyı nasıl açıklamaktadır, GERÇEK OLAN TANRIDIR

vishnu
05-05-2012, 00:14
advaita vedantayı nasıl görüyorsun

ozgur_beyin
05-05-2012, 00:28
sevgili vişnu vahdeti vucudla VAHDET'i karıştırmışsın sanırım .sevgili vişnuislam ekolleri arasında önemli bir yer tutan batıniliktir. bu ekol islama farklı bir gözle bakar hurufulikte bu kabil yollardandır.
sanırım bu konulara biraz daha vukuf olman gerekiyor

vishnu
05-05-2012, 07:22
bu konuların uzmanıyım emin ol. sen biraz araştır bunu göreceksin.

monizm ve panteizm çoğu zaman aynıdır. eğer değillerse panenteizm olur zaten.

yaratıcı tüm varlıktır diyenler panteist olmuyorsa kim panteist o zaman ?

advaita vedantacılar panteist sayılıyorda

aynısını söyleyenler niye panteist sayılmasın ?

kral ciplak
05-05-2012, 17:24
Panteizm hakkında pek bilgim yok...
Panteizm kısaca tanrı evren birliği ve nihayetinde evrendeki tüm varlıkların tanrının bir parçası olduğu şeklinde ise Aleviliğin bununla bire bir örtüştüğünü söylemek çok zor...
Sanırım her şeyden önce bu konuda sözü edilen tanrı mevhumunun tanımı yapılmak zorundadır...
Eğer tanrı dan kasıt tıpkı tek tanrılı dinlerdeki gibi ve hatta İslam-ın her şeyi yaratan ve hükmeden tanrısı ise bu durumda bağ kurmak mümkün değildir...
Evet Alevilikte bir tanrı anlayışı var ama bu tanrı anlayışının yukarıdakiyle zerre kadar bağlantısı yok...
Aleviler evrende mevcut bir çok varlığı kutsamıştır...
Başta güneş olmak üzere,
yıldızları,
ay-ı,
yeryüzündeki insan-ı,
akar suları,
bazı hayvanları,
ağaçları...
Vs. vs. vs. bir çok varlığı kutsamıştır...
Fakat hiç bir şekilde bunları bir yaratıcı tanrının parçası olarak görmemiştir...
Örneğin Kızlıbaş-Alevilikte bir HIZIR vardır ki bu başlı başına bir İNSAN TANRI-dır...
HIZIR, darda kalanın çağrısına koşan bir tanrıdır...
Hiç bir şartı ve yaptırımı ve de beklentisi yoktur...
Yine benim gözlemime göre Alevilikte tıpkı antik Yunan inançlarına benze tanrılar, tanrıçalar ve yarı tanrılar vardır...
Örneğin bir tanrısı HIZIR-dır...
Diğer bir tanrısı ALİ-dir...
Tanrıçası ANA FATMA-dır...
Yarı tanrılar Hüseyin, Hacı BEKTAŞ, Baba MANSUR, Düzgün BABA ve diğer erenler gibi...
Alevilik tanımlanırken çoğunlukla başvurulan kaynak ulu ozanların deyişleridir...
Bu konuda yedi ulu ozandan söz edilir...
Bana göre diğer bir çok konuda olduğu gibi bu konuda da derin bir yanılgı söz konusudur...
Yedi ulu ozan içerisinden PİR SULTAN ABDAL-ı ayrı tutarak değerlendirme yapmak istiyorum,
çünkü bu ozanın, gerçekten yaşayıp yaşamadığı konusunda kesin kanıtlara sahip değiliz...
Pir Sultan ABDAL dışındaki 6 ULU OZAN-a baktığımızda bunların hepsinin ilham kaynağının İslam bağlantılı Sufızm olduğunu görürüz...
Hal böyle olunca bu şahsiyetleri Kızılbaş-Alevi olarak değerlendirmek bana çok yanlış geliyor...
Bunların hepsi kendilerince yarattıkları sufist Allah inancı üzerinden şiirler yazmışlardır...
Bu şiirlere baktığımızda iyilik ve güzellikler tanrısı Allah ve yine buna uygun bir İslam ile karşılaşırız...
Her ne kadar durum bu şekilde yansıtılıyor olsa da,
bizler bunun gerçek olmadığını çok iyi biliriz...
Bu tür sufist yaklaşımlar özellikle Bektaşiler tarafından benimsenip hatta bol miktarda da katkı sunulmak suretiyle Aleviler içinde yaygınlaşmasına sebep olmuşlardır...Çünkü Bektaşiler çoğunlukla şehirlerde yaşayan, mektep medrese görmüş ve üstelik te İslami kökenden gelen kişilerdir...
Oysa Kızılbaş-Aleviler bu tür yorum ve yaklaşımlarla bire bir ilişkili olmamışlardır...
Çünkü bu toplumun öz inançları İslamdan yorumlar yapmaya müsaitti ve nede mektep medreseye gitmeye müsaitti...
İslamın şeriatından kaçan kişilerin kurduğu Bektaşi yapılanması zamanla Alevi-Kızılbaşları da etkilemiştir ve hatta bir zaman sonra belirleyen haline gelmiştir...
İşte bu gün adına Alevi Ozanları denen bu şahsiyetler sadece ve sadece İslami kökenli sufistlerdir...
Bunların icat ettikleri vahdeti vucut veya vahdeti mevcut anlayışı bir zaman sonra sanki Kızılbaş-Aleviler-in de inancıymış gibi anlatılır olmuş...
Her ne kadar sapla saman birbirine karışmış olsa da,
Kızılbaş-Alevilik zamanla kendi özüne dönecektir...
Önemli olan bu toplumsal sorgulamanın başlamış olmasıydı ve bu sorgulama 2004 yılında başladı...
Peki nedir Alevilik diye bana soracak olursanız,
yine kendi tespitime göre kısaca ALEVİLİK DOĞAL DOĞA DİNİDİR derim...

Firestorm
06-05-2012, 15:35
Alevi'lik Panteizim düşüncesine yakındır ama aslen Panteizim değil Panenteizim düşüncesi vardır.


Panenteizim hakkında kısa bilgi eklemek gerekir ise;

PANENTEİZM NEDİR?
Spinoza ağırlıklı Panteizm algılayışına göre, Tanrı her şeydir ve her şey Tanrı 'dır. Tanrı-Evren-İnsan ayırımı yoktur, böyle bir ayrım aklın yanılsamasıdır. tanrıbilimsel olarak Tanrı, Evren, İnsan bir ve aynıdır. Aşkın bir Tanrı var olmadığı gibi, her hangi bir yaratmadan da söz edilemez. Spinoza 'nın bu görüşü, ailesinin göç ederek ayrıldığı Endülüs İspanya 'sındaki ünlü mutasavvıf Muhiddin-i Arabî 'nin etkisiyle oluşmuştur. Bilindiği gibi Arabî 'nin görüşü "Vahdet-i Vücut" olarak ileri sürülmüştü. Ancak bir çoklarının sandığının aksine, Spinoza 'nın Panteizmi ile Arabî 'nin Vahdet-i Vücut anlayışı birbirinin aynı değildir. Spinoza 'da Tanrı evrendedir ve evren kadardır. Arabî 'de ise Evren Tanrı 'dadır ve bu durum Tanrı 'yı sınırlamamaktadır.

İngiliz düşünürü White Head 'e göre, Tanrı 'nın her türlü değişmenin ötesinde değişmez bir niteliği ve bunun yanında bir de değişen ve oluşan bir niteliği vardır. Tanrı değişmeyen yanıyla devinimi başlatmıştır ve Evrenin bilincindedir. Ancak Tanrı bu konumda kalmış olsaydı, ilk devindirici, özgür, öncesiz ve yetkin olarak kalacak ama varoluşa katılmamış olacaktı. Diğer niteliği ile ise Tanrı, değişme ve oluşma sürecinin içinde ve bilincindedir. Bu nedenle Tanrı 'nın evrende içkin (evrenin maddesine karışmış-içinde bulunan) olduğunu söylemek de doğrudur. Evrenin Tanrı 'da içkin olduğunu söylemek, Tanrı-Evren ilişkisinin karşılıklı olduğunun farkına varışın göstergesidir.

Süreç felsefesi olarak da ifade edilen ve White Head 'le başlayan bu akıma Pan-enteizm ya da Diyalektik teizm denir. Pan-enteizme göre Tanrı, hem değişmeyen (mutlak), hem de değişen (göreli) dir. Hem zamanın içinde, hem dışında, hem sonlu, hem de sonsuzdur. Aynı zamanda hem tikel hem tümel, hem neden hem sonuçtur.

Hartshorne Tanrı 'nın bir soyut bir de somut iki yüzü olduğunu söyler. Soyut niteliğiyle Tanrı, mutlak, etkilenmez, erişilmez ve değişmezdir. Somut yanıyla ise etkilenir ve değişir. Tanrı bu iki niteliğinde de yetkindir. Ancak bu yetkinlik klâsik Teizmdeki gibi değildir. Oradaki yetkinlik değişmeyen donmuş bir yetkinliktir. Buradaki yetkinlik değişir, ancak bu değişme tanrısal bir değişmedir. Yani yetkinliğe doğru değil, yetkinlik içinde bir değişmedir. Bu tanımla Pan-enteizm, hem Deizmden hem de Panteizmden ayrılır.

Özet olarak; Panteizm ile Pan-enteizm arasında önemli bir fark vardır. Panteizmde her şey tanrıdır. Pan-entezimde ise, her şey Tanrı 'dan sudur etmiştir (oluşmuştur). Ruhun tek amacı, oluştuğu Tanrı 'ya dönmektir. Bunun da yolu tek evrensel yasa olan evrim/tekamül den geçmektir.
http://www.turandursun.com/index.php?option=com_content&view=article&id=712:din-karsiti-felsefeler&catid=56:din-karsiti-felsefeler&Itemid=137#5

Sesli
06-05-2012, 23:05
Sayın Firestorm,

Panteizmi Spinoza veya Muhyiddin Arabi ile anlatmaya kalkmak eğer gerçekçi olsaydı, bakınız ADVAİTA VEDANTA'dan da söz edenler var. Yani çok daha eskilerden ...

Lütfen bu panteizm konusunu ona buna bağlayarak bir şekilde tarife kalkışmayalım. Çünkü Şankara isimli hintli filozof bu konuda daha derindir.Ve daha öncedir.

Panteizm doğa denilen olgunun varoluşla birlikteliği şeklinde bir düşünce olup, kimseye bağlı veya başlangıcı olan bir düşünce değildir...

Doğa neye bağlı ise panteizm de ona bağlıdır. Gerisi masal olur...

Sevecenlikle kalın,

Jolly Jocker
09-05-2012, 22:06
Panteizm tek tip değildir. Budizm de panteisttir, Spinoza da, Bruno da, alevilik de, gnostisizm de.

Advaita bilmemne panteist diye onun dışındaki hiçbir şey panteist olamayacak mı? Bu ne saçma sapan bir düşünce.

Sesli
09-05-2012, 22:24
Kaç tip panteizm varmış acaba? Herhalde panteistler bir din mensubu gibiyse, yandık demektir...Önce panteizmi tarif edeceksiniz ki ne olduğunu sandığınız ortaya çıksın.

Panteizmde bir inanç yok diye bilinmektedir. Öte yandan tüm dinlerde bir inanç söz konusu...

Dedim ya panteizm eğer bir din gibi algılanıyorsa o aslında dondurmadır...Erir ve gider...

Jolly Jocker
09-05-2012, 23:22
Ateist din bile var, pantesit din niye olmasın?

İnternette biraz araştır mesela gnostisizmi, panteist bir inanç olduğunu görürsün.

Birazcık araştırsan üç tip panteizmin varolduğunu da görürsün.

Wikipedia'ya baksan bile yeter. Gözünü aç sadece.

Sesli
10-05-2012, 23:10
Panteizmi tarif etmedikçe panteizmin kaç türlü olduğundan söz etmek boşuna bir çaba olur. Çünkü anladığınızın ne olduğu önem taşıyor. Aynı kavramı mı anlıyoruz? Yoksa değişik kavramlara aynı adı mı vermekteyiz?

Tartışmalarda esas budur. Gerisi masal olur... Vikipedya vesaireyi kenara koymak gerek. Siz panteizm denilince nasıl tarif edersiniz? Soru ve yanıtı budur...

ylmz3490
26-11-2013, 19:10
Panteizmden ziyade panenteizme yakın