PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Çözüme odaklı fikirler


Corpse Bride
09-08-2012, 22:41
Geçmişin kini bırakılmadan çözüme ulaşılmaz. çözüm istiyorsak ki artık gına geldi anlatılsın çözüme dair düşünceler. o dinlemıyor bu okumuyor o saymıyor küstüm oynamıyorum olmaz. forum da olsa okuyucu kitlesi var ve fikri olanlar bu ulkede nasıl bu sorunu çözümleyebiliriz. hatta yönetim çözume odaklı fikirler yazılırken olayı tekar sabote edici kışkırtıcı yazıları kaldırsın şu andan sonraki. ve hep çözüme dair düşünceler paslaşılsın. evet paslaşılsın her kesimden çözüm okuyalım. Alevi kürt türk vs herkes adına. genelde hep tarafların kendi adına çözümlerini okuduk gördük.kanlı.

mesela model bi ülkeden yola çıkılabilinir. çeşit etnik köken barındıran.

madde halinde liste hazılanabilir bu liste ile imza kampanyası başlatılailinir. greenpeace kutuplardaki balinalar için dünyayı ayağa kaldırdı nedn biz bu oluşturulacak listeyi hükümete kabul ettimeyelim.

biliyorum herkes amaaann sende dicek. drlerde biz en iyisi en güzel yapabildiğimiz şeyi yapalım yan gelip yatalım diyodu film repliğinde. aa evt o filmi izlemenizi öneririm öncelikle, adı svimli hayvanlar. fikir verecek çok ciddiyim.

AlbatrosS
09-08-2012, 23:58
Geçmişin kini bırakılmadan çözüme ulaşılmaz. çözüm istiyorsak ki artık gına geldi anlatılsın çözüme dair düşünceler. o dinlemıyor bu okumuyor o saymıyor küstüm oynamıyorum olmaz. forum da olsa okuyucu kitlesi var ve fikri olanlar bu ulkede nasıl bu sorunu çözümleyebiliriz. hatta yönetim çözume odaklı fikirler yazılırken olayı tekar sabote edici kışkırtıcı yazıları kaldırsın şu andan sonraki. ve hep çözüme dair düşünceler paslaşılsın. evet paslaşılsın her kesimden çözüm okuyalım. Alevi kürt türk vs herkes adına. genelde hep tarafların kendi adına çözümlerini okuduk gördük.kanlı.

mesela model bi ülkeden yola çıkılabilinir. çeşit etnik köken barındıran.

madde halinde liste hazılanabilir bu liste ile imza kampanyası başlatılailinir. greenpeace kutuplardaki balinalar için dünyayı ayağa kaldırdı nedn biz bu oluşturulacak listeyi hükümete kabul ettimeyelim.

biliyorum herkes amaaann sende dicek. drlerde biz en iyisi en güzel yapabildiğimiz şeyi yapalım yan gelip yatalım diyodu film repliğinde. aa evt o filmi izlemenizi öneririm öncelikle, adı svimli hayvanlar. fikir verecek çok ciddiyim.

Olur, ama LÜTFEN önce NE YAZILMIŞ onu okuyup anlayalım.

1O yıl önce tecavüze uğrayan bir kadına ''sen hakkettin, kuyruk salladın'' deniyor ve sen de- iyi niyetli de olsa- ''geçmişin kinini bırakın'' diyorsan bu olay çözülmez kardeşim . Hele hele o kadın, hala özgürlüğünü kullanamıyor ve toplumsal baskı görüyorsa.

Açık söylüyeyim, misal ben tacize uğramış bir kadın olsam ve dallamanın biri ''dekolte davettir'' dese yüzüme karşı, kafasına alır bir şişe patlatırım :)

Corpse Bride
10-08-2012, 01:32
albatros@,

Zihinsel engelli kızların kısırlaştırılmasını istyen kadın ytkililede gördük. ama ben diyorumki bu forumda çözumden bahsedelim. çeşitli tnık kökenden oluşan insanların yaşam haklarına dair çözumler, inançlarıda barındıracaktır bu durumda dimi. o hıyar onu dedi diye çözum yok dmek diğerlerini de yok saymak demek. mesela siz, aklınıza gelen bi madde var mı?


Evet yazdıklarımı kimse ciddiye almamış. kan davası sürsün. forumda yazılarla, dışarda he türlüsüyle şiddete devam. ekşın olacak illa. ya kimse ne istediğini bilmiyor ya da halindn memnun.

neyse devam edin kaldığınız yerden birbirinizi yemeye.

Neva
10-08-2012, 06:39
Once inanc/inancsizlik ozgurlugu saglanmali.

Hypatia
10-08-2012, 17:03
Güzel bir başlık olmuş ,

Çözüm üretilebilse keşke ,

Bence özgürlükler bu konuda başı çekiyor , Şu anda ülkenin bir tarafında yaşanan çatışmalarında sebebi bu durum ,

90 lı yıllarda yakılanların sebebide bu durum .
Kendimizden olmayana tahammül edebilmeyi öğrenmeliyiz ,

Herkes aynı fikri paylaşmak zorunda değil , ki zaten böyle birşey ütopyadan başka birşey değildir .


İnsani duygularımız ; erdem , hoşgörü , empati özelliklerimizi sakladığımız sandıklardan çıkarıp kullanalım ,


Daha yaşanılası bir dünya elde etmek zor olmamalı .

Yergin
10-08-2012, 23:06
albatros@,

Zihinsel engelli kızların kısırlaştırılmasını istyen kadın ytkililede gördük. ama ben diyorumki bu forumda çözumden bahsedelim. çeşitli tnık kökenden oluşan insanların yaşam haklarına dair çözumler, inançlarıda barındıracaktır bu durumda dimi. o hıyar onu dedi diye çözum yok dmek diğerlerini de yok saymak demek. mesela siz, aklınıza gelen bi madde var mı?


Evet yazdıklarımı kimse ciddiye almamış. kan davası sürsün. forumda yazılarla, dışarda he türlüsüyle şiddete devam. ekşın olacak illa. ya kimse ne istediğini bilmiyor ya da halindn memnun.

neyse devam edin kaldığınız yerden birbirinizi yemeye.

Sevgili rakıbalık,

Kısa bir vakit önce, başka bir başlıkta yazdığım mesajdan sonra "kimler" mesela demiştiniz? Bende kimsenin adını verme huyum yoktur demiştim. Yine sizin bunu sormanızdan kısa bir zaman öncede başka bir başlıkta, politika bölümünde bir mesajım olmuştu, tıpkı burada olduğu gibi o mesajıma da kimse cevap vermemişti.

Zamana bırakmaktan başka çare yok sanırım şu an için. Elbette ki haklısınız, çözüme kavuşulmalı artık. Lakin gördüğünüz gibi, birileri çözüme kavuşulmasını istemiyor. Birileri niye savaşın bitmesini istemez?

Ülkemizde malesef, bazı şeylerden nemalanan insan sayısı çok fazla. Bu yüzden, birileri çözüme kavuşulmasını istemiyor, çünkü işlerine gelmiyor, çünkü işleri çözümsüzlük üzerine kurulmuş.

Belki bu mesajıma da cevap olarak, anadil de eğitim yok, inanç/inançsız sorunu var veya başka türlü mesajlar yazılabilir. Bunda bir sorun yok lakin, çözüm için masaya oturulmak isteniliyor ise herkes yeri geldiğinde elini taşın altına koyabilmeli. Bunu yapabilmek zaafiyet, acziyet değil, vefakarlık, fedakarlıktır.

Saygılar

Corpse Bride
10-08-2012, 23:27
Yicem seni yergin, saygılı yergin. öncelikl bu başlığı ben açmadım yöntimdekiler başka bi konuda yazdığım düşncemi alıp kendileri bu şekilde hazırlamışlar. onların inceliği.

Ve o olayda sizin yaptığınız kişileri konudan uzaklaştırıp şuan politika bölumunde olan şeye(çözümsüzlüğe) yonlendiriyordu. aynı duurm olmasın istemediğimden alakasız yaklaşıyorsunuz demiştim. ama insanımız gerçkten çözum istemiyor. aynı şeyi surekli tekrar tekrar ve tekrar yazıyorlar. söylicek söz bulamıyorum nuriye fıkrası yazdım manzaranın nasıl görundüğne dair başka yere. pes diyorum çünki.

vartor
11-08-2012, 04:24
Hep olumlu yaklasabilir, empati kurabilirsek birbirimize karsi, belki dedigin gerceklesebilir sevgili rakibalik. Onumuzdeki en buyuk engel, birbirimizi dinlemekten kacinip, hemen parlamamiz.
Kanada 72.5 milletin kaynastigi bir ulke, irkciligi kanunlarla yasaklayip, uygulamada hic tereddut etmediklerimden, etnik kokenli olaylar hemen hic yok. Secular bir ulke oldugundan, kimse dininden dolayi taciz edilemiyor. Ateistler de serbestce ortaya cikabilip fikirlerini aciklayabiliyor.
Vatandaslarinin huzur icinde yasayabilmesi icin, devlet din ve irkcilik politikalarindan uzak kalmali, hatta ceza kanunlarini uygulamalidir. Bunu yapmadigi, bir zumreyi, dilinden, dininden dolayi digerlerine ustun tuttugu muddetce, bu asil arzumuz maalesef gerceklesemiyecektir.

Corpse Bride
12-08-2012, 02:29
Hep olumlu yaklasabilir, empati kurabilirsek birbirimize karsi, belki dedigin gerceklesebilir sevgili rakibalik. Onumuzdeki en buyuk engel, birbirimizi dinlemekten kacinip, hemen parlamamiz.
Kanada 72.5 milletin kaynastigi bir ulke, irkciligi kanunlarla yasaklayip, uygulamada hic tereddut etmediklerimden, etnik kokenli olaylar hemen hic yok. Secular bir ulke oldugundan, kimse dininden dolayi taciz edilemiyor. Ateistler de serbestce ortaya cikabilip fikirlerini aciklayabiliyor.
Vatandaslarinin huzur icinde yasayabilmesi icin, devlet din ve irkcilik politikalarindan uzak kalmali, hatta ceza kanunlarini uygulamalidir. Bunu yapmadigi, bir zumreyi, dilinden, dininden dolayi digerlerine ustun tuttugu muddetce, bu asil arzumuz maalesef gerceklesemiyecektir.

zaten basiretsiz yönetimlerin(ülke-hükümet yönetimi) büyük başların hatası değil mi ki şu anki durumumuz. Ve ilginçtir herkes aynı haklara (dili dini yaşamı yaptırımlar görmesin)sahipolsun dendiğinde Türkiye Cumhuriyeti adı ortadan kalkacakmış gibi dehşete düşülüyor.

istatistik
12-08-2012, 02:48
Eğer ülkedeki bölünmüşlüğe ve uzlaşamamazlığa bir çözüm getirilmek isteniyorsa, öncelikle (inançsız kesimi baz alarak yazacağım) nasıl ki din konusunda yıllardan bu yana gelen tabulara karşı pozitif aklı kullanarak karşı durabiliyorsak, gündelik siyasi hayatta da yıllardan bu yana dini bir yapı halini almış politik görüşlere karşı pozitif aklı kullanarak karşı durabilmeliyiz. Eğer yapılmış olan bir yanlış varsa (nasıl ki aynı olay bir başka ülkede gerçekleştiğinde yanlıştır diyebiliyorsak) ortaya çıkıp bu yanlıştır ve haksızlıktır diyebilmeliyiz.

Bir başka ülkede, azınlık konumunda olan Türk ya da Müslüman halka yapılan bir yanlışı kınarken, kendi ülkemizde azınlık olarak nitelendirilebilecek kesimlere yönelik, ülkede çoğunluk olarak nitelendirilebilecek kesimlerin yapmış olduğu ayrımcılığı haklı göstermenin yollarını arıyorsak hiç bir şekilde iki yüzlülüğün pençesinden kurtulamayız ve aradığımız toplumsal uzlaşıya asla ulaşamayız.

Neva
12-08-2012, 02:53
Hep olumlu yaklasabilir, empati kurabilirsek birbirimize karsi, belki dedigin gerceklesebilir sevgili rakibalik. Onumuzdeki en buyuk engel, birbirimizi dinlemekten kacinip, hemen parlamamiz.


Otekilestirme sorunu asilamiyor maalesef, ister politik, ister din/din disi farketmez.

Neva
12-08-2012, 13:52
Kadin'in posete sokulmaya calisilmasi ve zoraki kurtajdan men edilmeye calisilmasindan vazgecilmelidir.

spartacus
12-08-2012, 17:11
Geçmişin kini bırakılmadan çözüme ulaşılmaz. çözüm istiyorsak ki artık gına geldi anlatılsın çözüme dair düşünceler. o dinlemıyor bu okumuyor o saymıyor küstüm oynamıyorum olmaz. forum da olsa okuyucu kitlesi var ve fikri olanlar bu ulkede nasıl bu sorunu çözümleyebiliriz. hatta yönetim çözume odaklı fikirler yazılırken olayı tekar sabote edici kışkırtıcı yazıları kaldırsın şu andan sonraki. ve hep çözüme dair düşünceler paslaşılsın. evet paslaşılsın her kesimden çözüm okuyalım. Alevi kürt türk vs herkes adına. genelde hep tarafların kendi adına çözümlerini okuduk gördük.kanlı.

mesela model bi ülkeden yola çıkılabilinir. çeşit etnik köken barındıran.

madde halinde liste hazılanabilir bu liste ile imza kampanyası başlatılailinir. greenpeace kutuplardaki balinalar için dünyayı ayağa kaldırdı nedn biz bu oluşturulacak listeyi hükümete kabul ettimeyelim.

biliyorum herkes amaaann sende dicek. drlerde biz en iyisi en güzel yapabildiğimiz şeyi yapalım yan gelip yatalım diyodu film repliğinde. aa evt o filmi izlemenizi öneririm öncelikle, adı svimli hayvanlar. fikir verecek çok ciddiyim.

Sevgili rakıbalık; aslında sorun ne konularda, ne de görüşlerde asıl sorun bizde, toplumsal yapımızda.

Bir zamanlar ciddi anlamda Avrupa siyasi tarihine yönelmiştim. Orada gördüğüm çirkin bir manzara varki malesef dünya o manzara ile dönüyor. Sözde bilgi kanalı, insanın düşmanı haline getirilmiş, öyle de kullanılıyor. Naziler'in kitlesel yükselişinde bir taktik göze çarpıyordu. Bu taktik ortaçağda Engizisyonu yaratmak, meşrulaştırmak için, pagan dönemlerinde de hakim siyaseti kalıcı kılmak için kullanılmıştı. Engizisyonu düşünelim, böyle bir şebekenin devletlerin resmi kurumları olması için ne yapılabilirdi? Devletler de aslında şebeke değil miydi? Sürüleştirilmiş toplum nasıl zapt altına alınabilir ve insanların ne düşünüp, düşünmeyeceği, ne hakkında konuşup konuşmayacağı, nasıl hareket edip etmeyeceği, kumandalı bir robot gibi, nasıl sağlanabilirdi, hele bir toplum neler üzerinden emre amade haline getirilebilirdi? Her şeyin temelinde önce insanlık dışı bir neden bulmak yatıyor, sonrada geniş bir propaganda. Engizisyonu yaratmanın sihirli kelimesi sadece 1 kelime idi "sapkınlık"! Bitti.

Nazilerin 5. kol faaliyetleri de böyle olmuş, 20. yüzyıl tarihi, siyasi anlayışı medyadan, basına, toplumsal bilinçten körelmeye kadar aslen nazi vb taktikleriyle yeniden şekillenmiştir.. Bir örnek vermek gerekirse atıyorum bir düşünceyi ele alalım. Amacımız aslında o düşünceleri, toplumdan yalıtmak. kısaca istiyoruz ki, toplum o düşüncelerden men olsun. hazır, dozajlı, amade bir topluma siz ne anlatırsınız? Elbetde o aydının şahsı üzerinden, kişiliği üzerinden isnatlarda bulunursunuz. Zaten amade hale getirilen, bilmediklari propaganda malzemeleri için birbirini yiyen toplum hem başka türlüsünü anlamaz hem de değer yargıları bilinç temelli olmadığı için, bir kişiye sapkın, kafir, hain vs demeniz, beri yanda da kendinizi kahraman, yol gösterici, çoban ilan etmeniz, o toplumun o kişinin düşünce ve görüşlerini dinlememesi ve size bağımlı hale gelmesi için yeterli olur... neyse uzamasın; İşte bu gün içinde bulunduğumuz toplum yapısı da böyledir. Forumlarda görüş, düşünce, fikir alışverişi değil, daha çok propagandif bir dil hakim, buda insanların malesef uzaktan kumandayla rahatlıkla yönetilen, robotlara dönüştüğünün en temel göstergesidir. Hal böyle iken, dilediğiniz kadar içerik girin, okuyucu sizi kötülemek, şahsınıza dair isnatlarda bulunabilmek için çabalıyor.(standart engizisyon anlayışı. Ne alabilir, ne verebilirsiniz? propaganda esiri bir toplumuz...

Siyasete bakın, oy zamanı kampanyalara bakın, sözümona böyük siyasetçiler, toplumun onca açmazı, gerçekliğine rağmen, gece, gündüz birbirlerinin pantolonu, paçası, kaşı, bildik sokak kavgasıyla siyaset yapmıyorlar mı? Biniyorlar bir aidiyet trenine, ellerinden geldiğince toplumu kötürümleştirmek, düşünmeyen, sorgulamayan ama etinden, sütünden faydalanılan bir sürüye çevirmek için takla atıp duruyorlar. Aslında birbirlerini tartışarak gündem etmiyorlar mı? Demek ki yediden yetmişe toplum böyle düşünebilir(düşünemez) hale getirilmiş, psikoloji ise içler acısı bilgi mi hak getire(hak da yok demek ki zor gelecek). peki neden bu siyaset, neden hep kişi merkezli? cevabı çok basit, bu toplum SEYİRCİ ve kumanda ile yönetilen hale getirilmiş, kalk deyince kalkacak, sus deyince susacak, yat deyince yatacak. Ne olacak şimdi? Seyirci iseniz ne yapabilirsiniz? Ne izlerseniz onu alırsınız, varlığınızın iradi bir bağlayıcılığı olmaz, olamaz, ne istenirse önünüze o gelir ve ne kadar açılırsanız(şehvetli yerlerinizi saçarsanız), aidiyetlerini, kutsallarını kullanırsanız, sözün özü gözlerine hitap eder, sunarsanız sizi o kadar benimser hale geliyor...

Kim olursa olsun, bir düşünceyi eleştirmek yerine o düşünceye ait kişileri, ya da kendince türettiği spekülatif uydurmaları ortaya atıp, kötüleyen, aşağılık, sapkın vs gösteren girişlerle, yani salt propaganda ile bir şeyler anlatıyorsa, orada ne bir bilgi, ne bir düşünce ne de fikir yoktur. Bunu yapan da basit bir robottur, taşıyıcıdır. Bu düpedüz nazi taktiğidir ve zaten bu taktiklere amade bir toplumdan, başka cevherlerde çok az çıkmaktadır. İnsanlar birde bilgi deyince, illa isa ya da musa ya yaranmanızı bekliyorlar. Öylesine şartlılar ki, sizi(şahsınızı!) suçlamaya başlıyorlar, engizisyon yargıcı oluveriyorlar. Örneğin; dindar bir topluma dini anlatacaksınız, düşünün, sen şöylesin, sen bilmem nesin, o şöyledir diye bu yapılabilir mi? Düşünceler, görüşler bilinç böyle ortaya konabilir mi? Bu seferde, vay efendim sen müsamaha gösteriyorsun, sen şeriatçısın, satılmışsın denmiyor mu? yani ne tarafından tutarsanız tutun, farklı görüşlere göre, illa bir şey yapılıveriyorsunuz. şeriatçı, kafir, milliyetçi, diktatörcü. Eşyanın tabşatına ayrkırı, öyle zıt şeylere birlikte sahip oluyorsunuz ki şaşırmamak elde değil.

Sevgili rakıbalık, bütün mesele aslında olgunlukla ilgili. demek ki toplum olarak olgun değiliz, amadeyiz. İncir çekirdeğini doldurmayacak hamasi nutukların esiriyiz. Görüş ve düşüncelerle ilgilenmek yerine kişilerle, kimliklerle uğraşılıyor. böyle bir kafa yapısıyla çatışma malesef kaçınılmaz,,, ama bu demek değil ki düşüncelerimizi paylaşmayalım... (başka bir zaman nazi, engizisyon taktiğini genişletmeyi düşünüyorum, yeterince izah edemediğimi düşünüyorum, alıştırılmış siyaset gereği her konuyu paparazzi biçiminde ele almayı, derinlemesine düşünmeyi, irdelemeyi sevmiyoruz, neyi seviyoruz biliyor muyuz? O kaka, bu kötü temelli, basit cümleleri, bundan zevk alan bir toplumuz yani...)

neyse propaganda(engizisyon) toplumuna, görsel bir örnek vererek bitireyim(aman o böyle dedi, sorun çıkmasın diye nasıl ki oruç tutmayacaksam, sırf birileri şahsi sürtüşmelerle düşüncelerin ele alınmasına engel oluyor diye de düşüncelerimi söylemekten vazgeçerim. Bu durum böyle anlaşılmalı, kavranmalı);
http://img6.mynet.com/ha7/o/oruc-pankart.jpg

qlause
12-08-2012, 17:19
Sevgili rakıbalık; aslında sorun ne konularda, ne de görüşlerde asıl sorun bizde, toplumsal yapımızda.

Bir zamanlar ciddi anlamda Avrupa siyasi tarihine yönelmiştim. Orada gördüğüm çirkin bir manzara varki malesef dünya o manzara ile dönüyor. Sözde bilgi kanalı, insanın düşmanı haline getirilmiş, öyle de kullanılıyor. Naziler'in kitlesel yükselişinde bir taktik göze çarpıyordu. Bu taktik ortaçağda Engizisyonu yaratmak, meşrulaştırmak için, pagan dönemlerinde de hakim siyaseti kalıcı kılmak için kullanılmıştı. Engizisyonu düşünelim, böyle bir şebekenin devletlerin resmi kurumları olması için ne yapılabilirdi? Devletler de aslında şebeke değil miydi? Sürüleştirilmiş toplum nasıl zapt altına alınabilir ve insanların ne düşünüp, düşünmeyeceği, ne hakkında konuşup konuşmayacağı, nasıl hareket edip etmeyeceği, kumandalı bir robot gibi, nasıl sağlanabilirdi, hele bir toplum neler üzerinden emre amade haline getirilebilirdi? Her şeyin temelinde önce insanlık dışı bir neden bulmak yatıyor, sonrada geniş bir propaganda. Engizisyonu yaratmanın sihirli kelimesi sadece 1 kelime idi "sapkınlık"! Bitti.

Nazilerin 5. kol faaliyetleri de böyle olmuş, 20. yüzyıl tarihi, siyasi anlayışı medyadan, basına, toplumsal bilinçten körelmeye kadar aslen nazi vb taktikleriyle yeniden şekillenmiştir.. Bir örnek vermek gerekirse atıyorum bir düşünceyi ele alalım. Amacımız aslında o düşünceleri, toplumdan yalıtmak. kısaca istiyoruz ki, toplum o düşüncelerden men olsun. hazır, dozajlı, amade bir topluma siz ne anlatırsınız? Elbetde o aydının şahsı üzerinden, kişiliği üzerinden isnatlarda bulunursunuz. Zaten amade hale getirilen, bilmediklari propaganda malzemeleri için birbirini yiyen toplum hem başka türlüsünü anlamaz hem de değer yargıları bilinç temelli olmadığı için, bir kişiye sapkın, kafir, hain vs demeniz, beri yanda da kendinizi kahraman, yol gösterici, çoban ilan etmeniz, o toplumun o kişinin düşünce ve görüşlerini dinlememesi ve size bağımlı hale gelmesi için yeterli olur... neyse uzamasın; İşte bu gün içinde bulunduğumuz toplum yapısı da böyledir. Forumlarda görüş, düşünce, fikir alışverişi değil, daha çok propagandif bir dil hakim, buda insanların malesef uzaktan kumandayla rahatlıkla yönetilen, robotlara dönüştüğünün en temel göstergesidir. Hal böyle iken, dilediğiniz kadar içerik girin, okuyucu sizi kötülemek, şahsınıza dair isnatlarda bulunabilmek için çabalıyor.(standart engizisyon anlayışı. Ne alabilir, ne verebilirsiniz? propaganda esiri bir toplumuz...

Siyasete bakın, oy zamanı kampanyalara bakın, sözümona böyük siyasetçiler, toplumun onca açmazı, gerçekliğine rağmen, gece, gündüz birbirlerinin pantolonu, paçası, kaşı, bildik sokak kavgasıyla siyaset yapmıyorlar mı? Biniyorlar bir aidiyet trenine, ellerinden geldiğince toplumu kötürümleştirmek, düşünmeyen, sorgulamayan ama etinden, sütünden faydalanılan bir sürüye çevirmek için takla atıp duruyorlar. Aslında birbirlerini tartışarak gündem etmiyorlar mı? Demek ki yediden yetmişe toplum böyle düşünebilir(düşünemez) hale getirilmiş, psikoloji ise içler acısı bilgi mi hak getire(hak da yok demek ki zor gelecek). peki neden bu siyaset, neden hep kişi merkezli? cevabı çok basit, bu toplum SEYİRCİ ve kumanda ile yönetilen hale getirilmiş, kalk deyince kalkacak, sus deyince susacak, yat deyince yatacak. Ne olacak şimdi? Seyirci iseniz ne yapabilirsiniz? Ne izlerseniz onu alırsınız, varlığınızın iradi bir bağlayıcılığı olmaz, olamaz, ne istenirse önünüze o gelir ve kadar açılırsanız(şehvetli yerlerinizi saçarsanız), aidiyetlerini, kutsallarını kullanırsanız, sözün özü gözlerine hitap eder, sunarsanız sizi o kadar benimser hale geliyor...

Kim olursa olsun, bir düşünceyi eleştirmek yerine o düşünceye ait kişileri, ya da kendince türettiği spekülatif uydurmaları ortaya atıp, kötüleyen, aşağılık, sapkın vs gösteren girişlerle, yani salt propaganda ile bir şeyler anlatıyorsa, orada ne bir bilgi, ne bir düşünce ne de fikir yoktur. Bunu yapan da basit bir robottur, taşıyıcıdır. Bu düpedüz nazi taktiğidir ve zaten bu taktiklere amade bir toplumdan, başka cevherlerde çok az çıkmaktadır. İnsanlar birde bilgi deyince, illa isa ya da musa ya yaranmanızı bekliyorlar. Öylesine şartlılar ki, sizi(şahsınızı!) suçlamaya başlıyorlar, engizisyon yargıcı oluveriyorlar. Örneğin; dindar bir topluma dini anlatacaksınız, düşünün, sen şöylesin, sen bilmem nesin, o şöyledir diye bu yapılabilir mi? Düşünceler, görüşler bilinç böyle ortaya konabilir mi? Bu seferde, vay efendim sen müsamaha gösteriyorsun, sen şeriatçısın, satılmışsın denmiyor mu? yani ne tarafından tutarsanız tutun, farklı görüşlere göre, illa bir şey yapılıveriyorsunuz. şeriatçı, kafir, milliyetçi, diktatörcü. Eşyanın tabşatına ayrkırı, öyle zıt şeylere birlikte sahip oluyorsunuz ki şaşırmamak elde değil.

Sevgili rakıbalık, bütün mesele aslında olgunlukla ilgili. demek ki toplum olarak olgun değiliz, amadeyiz. İncir çekirdeğini doldurmayacak hamasi nutukların esiriyiz. Görüş ve düşüncelerle ilgilenmek yerine kişilerle, kimliklerle uğraşılıyor. böyle bir kafa yapısıyla çatışma malesef kaçınılmaz,,, ama bu demek değil ki düşüncelerimizi paylaşmayalım... (başka bir zaman nazi, engizisyon taktiğini genişletmeyi düşünüyorum, yeterince izah edemediğimi düşünüyorum, alıştırılmış siyaset gereği her konuyu paparazzi biçiminde ele almayı, derinlemesine düşünmeyi, irdelemeyi sevmiyoruz, neyi seviyoruz biliyor muyuz? O kaka, bu kötü temelli, basit cümleleri, bundan zevk alan bir toplumuz yani...)

neyse propaganda(engizisyon) toplumuna, görsel bir örnek vererek bitireyim(aman o böyle dedi, sorun çıkmasın diye nasıl ki oruç tutmayacaksam, sırf birileri şahsi sürtüşmelerle düşüncelerin ele alınmasına engel oluyor diye de düşüncelerimi söylemekten vazgeçmemeliyim. Bu durum böyle anlaşılmalı, kavranmalı);
http://img6.mynet.com/ha7/o/oruc-pankart.jpg



Yazılarınızı severk okuyorum sanki düşünce ikizi gibiyiz ne anlatmak istesem sizde buluyorum, çok güzel bir yazı.

Corpse Bride
13-08-2012, 20:33
Sevgili rakıbalık; aslında sorun ne konularda, ne de görüşlerde asıl sorun bizde, toplumsal yapımızda.
.....
bu toplum SEYİRCİ ve kumanda ile yönetilen hale getirilmiş, kalk deyince kalkacak, sus deyince susacak, yat deyince yatacak. Ne olacak şimdi? Seyirci iseniz ne yapabilirsiniz? Ne izlerseniz onu alırsınız, varlığınızın iradi bir bağlayıcılığı olmaz, olamaz, ne istenirse önünüze o gelir ve ne kadar açılırsanız(şehvetli yerlerinizi saçarsanız), aidiyetlerini, kutsallarını kullanırsanız, sözün özü gözlerine hitap eder, sunarsanız sizi o kadar benimser hale geliyor...

.....
http://img6.mynet.com/ha7/o/oruc-pankart.jpg


evet sayın spartacus size katılıyorum bunu söylediğim için kendimden nefret ediyorum ama malesef haklısınız ne yazıkki çok haklısınız tek sorun bu hakkımızı aramıyoruz hesap sormuyouz resmen korkuyoruz haklarımızı bilmiyoruz okumuyoruz. büyük başların semirmeleri için elimizden geleni yapıoruz. aslında tek sevdiğim yönetici uye vartorun bize kanada dan örnekler vermesi işe yarayabilir. orda eğitim haklarından devletin hızmetlerinden çalışma koşullarından yazacağı ornekler elde neler varmış diyip gaza gelmemizi sağlar belkim.

Neva
08-09-2015, 14:18
Eğer ülkedeki bölünmüşlüğe ve uzlaşamamazlığa bir çözüm getirilmek isteniyorsa, öncelikle (inançsız kesimi baz alarak yazacağım) nasıl ki din konusunda yıllardan bu yana gelen tabulara karşı pozitif aklı kullanarak karşı durabiliyorsak, gündelik siyasi hayatta da yıllardan bu yana dini bir yapı halini almış politik görüşlere karşı pozitif aklı kullanarak karşı durabilmeliyiz. Eğer yapılmış olan bir yanlış varsa (nasıl ki aynı olay bir başka ülkede gerçekleştiğinde yanlıştır diyebiliyorsak) ortaya çıkıp bu yanlıştır ve haksızlıktır diyebilmeliyiz.

Bir başka ülkede, azınlık konumunda olan Türk ya da Müslüman halka yapılan bir yanlışı kınarken, kendi ülkemizde azınlık olarak nitelendirilebilecek kesimlere yönelik, ülkede çoğunluk olarak nitelendirilebilecek kesimlerin yapmış olduğu ayrımcılığı haklı göstermenin yollarını arıyorsak hiç bir şekilde iki yüzlülüğün pençesinden kurtulamayız ve aradığımız toplumsal uzlaşıya asla ulaşamayız.

Bir de toplumsal uzlasi isteniyor mu gercekten? Bu da onemli.

Boolean
08-09-2015, 14:58
HDP'nin desteklenmesi. PKK'nın silah bırakması. Barajın kaldırılması. Ülkede vatandaşlık hakları isteyen Kürtlerle, özerklik isteyen Kürtlerin ayrılması. Bunların kendi partilerini kurmaları.

Sosyal Demokrat Kürtler ve Türklerin birleşmeleri.

Ülkede sağ ve dindar kesim olmasa bile, Atatürk'e bağlılık hisseden kesim böyle olursa yumuşayacak onlar da ayrımcılık gibi konularda daha duyarlı olacaklardır.

Bu insanların çoğunda Avrupa Sosyal demokrasisine karşı bir meğil bulunuyor.

Can Dündar potansiyeli var bu insanlarda.

Fakat PKK silahlı saldırı yaptığı müddetçe, bunlar daha da sertleşeceklerdir.

Irkçılık potansiyelleri de bulunuyor çünkü.

Tabi radikal solculara ve PKK'ya göre, ya ulusların kendi kaderini tayin hakkı ya hiç şeklinde, AKP'ye göre ise ya başkanlık sistemi ya hiç şeklinde olduğundan....

Bu şekilde devam ettikleri müddetçe çözüm falan gelmez insan ölümleri durmaz ülkede.