Sesli
13-08-2012, 22:43
Dostlar,
İnsanoğlu tuhaftır demiş şairimiz ya, bence de insanoğlu tuhaftır.
İnsanoğluna yanlışını anımsatırsınız, o yine aynı yanlışı yapmaktan kendini alamaz.
Örnek olarak bazı sözcüklerin ülkemizdeki basın ve yayın kuruluşlarınca bilinmediğini belirtmek isterim. Bunlardan biri ''MÜRETTEBAT'' sözcüğü olup, çoğu basın ve yayın kuruluşunca yanlış bir tarzda kullanılmaktadır.
Bu yayın kuruluşları ''mürettebat '' denilince bir gemideki tayfaları tek, tek anlamakta, ve bu nedenle de, mesela ''gemi batmış ve 15 mürettebat ölmüştür'' şeklinde söz edebilmektedir.
Diğer taraftan ''MÜRETTEBAT'' = TERTİP EDİLENLER demektir. Ve gemi battığında eğer gemideki tüm görevliler 15 kişiden oluşmuşlarsa, bunu belirtmenin doğru söylenişi ''batan geminin mürettebatı 15 kişiden oluşmaktaydı ve mürettebattan kurtulan olmamıştır'' şeklinde olmalydı.
Bir diğer yanlış kullandığımız sözcük de ''KATKI'' olup, pek çok devlet adamı olarak tanımakta olduğumuz ve diğer bilgili olduklarını sandığımız kişilerce yapılmaktadır; bu kişiler ''katkı yapıyoruz, veya katkı yapmaya hazırız'' gibisinden söylemlerde bulunmaktadırlar.
Aslında ''katkı'' doğrudan yapılan bir eylem değildir. Dolaylı olarak yapılan bir eylem olduğu için ''katkı yapılmaz''. Ancak KATKIDA BULUNULUR.
''MÜRETTEBAT'' sözcüğünün yanlış kullanıldığını TRT ve diğer yayın kuruluşlarına elimdeki olanaklar ölçüsünde bildirmiş olmama karşın, pek olumlu bir yanıt alamadığımı, aynı yanlışın yinelenmesi nedeniyle açıkça anlamış bulunmaktayım.
Bir diğer yanlış kullanmakta direndiğimiz sözcük de ''GURUR '' olup, bu sözcüğün manası KİBİR, BÜYÜKLENME, BENCİLLİK, ÇALIM olmasına karşın, bu sözcüğü de çoğu devlet adamı ve bilgili kişi ''KIVANÇ'' ve ''ONUR'' ile özdeşleştirme çabasındadır. Ulusal bir başarı kazandığımızda ''gurur'' değil de, ancak ''KIVANÇ'' duyarız.
Türkçemizi sevgi ve ilgi ile kullanmaya çalışmak her TÜRK vatandaşının görevidir diye bilmekteyim.
Sevgi ve saygılarımla,
İnsanoğlu tuhaftır demiş şairimiz ya, bence de insanoğlu tuhaftır.
İnsanoğluna yanlışını anımsatırsınız, o yine aynı yanlışı yapmaktan kendini alamaz.
Örnek olarak bazı sözcüklerin ülkemizdeki basın ve yayın kuruluşlarınca bilinmediğini belirtmek isterim. Bunlardan biri ''MÜRETTEBAT'' sözcüğü olup, çoğu basın ve yayın kuruluşunca yanlış bir tarzda kullanılmaktadır.
Bu yayın kuruluşları ''mürettebat '' denilince bir gemideki tayfaları tek, tek anlamakta, ve bu nedenle de, mesela ''gemi batmış ve 15 mürettebat ölmüştür'' şeklinde söz edebilmektedir.
Diğer taraftan ''MÜRETTEBAT'' = TERTİP EDİLENLER demektir. Ve gemi battığında eğer gemideki tüm görevliler 15 kişiden oluşmuşlarsa, bunu belirtmenin doğru söylenişi ''batan geminin mürettebatı 15 kişiden oluşmaktaydı ve mürettebattan kurtulan olmamıştır'' şeklinde olmalydı.
Bir diğer yanlış kullandığımız sözcük de ''KATKI'' olup, pek çok devlet adamı olarak tanımakta olduğumuz ve diğer bilgili olduklarını sandığımız kişilerce yapılmaktadır; bu kişiler ''katkı yapıyoruz, veya katkı yapmaya hazırız'' gibisinden söylemlerde bulunmaktadırlar.
Aslında ''katkı'' doğrudan yapılan bir eylem değildir. Dolaylı olarak yapılan bir eylem olduğu için ''katkı yapılmaz''. Ancak KATKIDA BULUNULUR.
''MÜRETTEBAT'' sözcüğünün yanlış kullanıldığını TRT ve diğer yayın kuruluşlarına elimdeki olanaklar ölçüsünde bildirmiş olmama karşın, pek olumlu bir yanıt alamadığımı, aynı yanlışın yinelenmesi nedeniyle açıkça anlamış bulunmaktayım.
Bir diğer yanlış kullanmakta direndiğimiz sözcük de ''GURUR '' olup, bu sözcüğün manası KİBİR, BÜYÜKLENME, BENCİLLİK, ÇALIM olmasına karşın, bu sözcüğü de çoğu devlet adamı ve bilgili kişi ''KIVANÇ'' ve ''ONUR'' ile özdeşleştirme çabasındadır. Ulusal bir başarı kazandığımızda ''gurur'' değil de, ancak ''KIVANÇ'' duyarız.
Türkçemizi sevgi ve ilgi ile kullanmaya çalışmak her TÜRK vatandaşının görevidir diye bilmekteyim.
Sevgi ve saygılarımla,