PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Abd’nin en zengin 100 ismi içinde Yahudi sayısı 40-54 arasında.(2012)


rastaman
17-09-2012, 23:03
Gerçek sayı çok daha fazla olsa da en az 40 ismin,yani % 40’ın Yahudi olduğunu biliyoruz,Wikipedia sayfasında etnisite belirtilenlerin tamamında bu bilgi verilmiş zaten.Tartışmalı isimlerle beraber sayı 54’ü buluyor.Biz o 14 ismin hiçbirinin Yahudi olmadığını varsayacağız;çünkü kiminde elde kesin veri yok,kiminde dıdısının dıdısı İbrani,kimindeyse bu kimlikle bilinmek istemeyenleri Yahudi saymak doğru olmayacak.

Bu oran en zengin 400 isimde de değişmiyor;yine en az %40-42 gibi bir rakam ortaya çıkıyor.

Konuyla ilgili en güvenilir ve genel-geçer kaynağı;Forbes listesini esas aldım.

Dünya genelinde de durum farklı değil;Yahudi burjuvazisinin varolmadığı Çin,Japonya,Hindistan,Kore ve diğer Asya ve Avrupa ülkelerinin ekonomileri eklendiğinde bile tüm dünya genelinde oran %30’a yaklaşıyor.

Yani dünya nüfusunun %0.0019’unu oluşturan küçük bir azınlık dünyanın en zengin isimlerinin 3’te 1’ini oluşturuyor.

Bunun herhangi bir özel çaba,motivasyon ve organizasyon gerektirmeden kendiliğinden oluşan bir durum olduğunu kimse iddia edemez.

Bu tabloya sizin ve yakın durduğunuz/takipçisi olduğunuz politik hareketin nasıl baktığını,durumu tam olarak nasıl tanımladığını burada paylaşabilirsiniz.



3-Larry Ellison
http://en.wikipedia.org/wiki/Larry_Ellison
7-George Soros
http://en.wikipedia.org/wiki/George_Soros
14-Sheldon Adelson
http://en.wikipedia.org/wiki/Sheldon_Adelson
12-Michael Bloomberg
http://en.wikipedia.org/wiki/Michael_Bloomberg
14-Mark Zuckerberg
http://en.wikipedia.org/wiki/Mark_Zuckerberg
15-Sergey Brin
http://en.wikipedia.org/wiki/Sergey_Brin
15-Larry Page
http://en.wikipedia.org/wiki/Larry_Page
17-John Paulson
http://en.wikipedia.org/wiki/John_Paulson
18-Michael Dell
http://en.wikipedia.org/wiki/Michael_Dell
19-Steve Ballmer
http://en.wikipedia.org/wiki/Steve_Ballmer
25-Carl Icahn
http://en.wikipedia.org/wiki/Carl_Icahn
26-Donald Bren
26-Ronald Perelman
http://en.wikipedia.org/wiki/Ronald_Perelman
30-James Harris Simons
http://en.wikipedia.org/wiki/James_Harris_Simons
31-George Kaiser
http://en.wikipedia.org/wiki/George_Kaiser
32-Leonard Blavatnik
http://en.wikipedia.org/wiki/Leonard_Blavatnik
35-Steven A. Cohen
43- Samuel Irving Newhouse, Jr.
http://en.wikipedia.org/wiki/Samuel_Irving_Newhouse,_Jr.
46-Charles Ergen
48- Eli Broad
http://en.wikipedia.org/wiki/Eli_Broad
48- Leonard Lauder
http://en.wikipedia.org/wiki/Leonard_Lauder
52- Ralph Lauren
http://en.wikipedia.org/wiki/Ralph_Lauren
55- Donald Newhouse
http://en.wikipedia.org/wiki/Donald_Newhouse
55-Ira Rennert
http://en.wikipedia.org/wiki/Ira_Rennert
58- David Geffen
http://en.wikipedia.org/wiki/David_Geffen
60-Richard LeFrak
http://en.wikipedia.org/wiki/Richard_LeFrak
60-David Tepper
http://en.wikipedia.org/wiki/David_Tepper
66-Stephen A. Schwarzman
http://en.wikipedia.org/wiki/Stephen_A._Schwarzman
66-Sam Zell
http://en.wikipedia.org/wiki/Sam_Zell
73-Bruce Kovner
http://en.wikipedia.org/wiki/Bruce_Kovner
75-Micky Arison
http://en.wikipedia.org/wiki/Micky_Arison
75-Leonard N. Stern
http://en.wikipedia.org/wiki/Leonard_N._Stern
75-Daniel Ziff
http://en.wikipedia.org/wiki/Daniel_Ziff
75-Dirk Ziff
http://en.wikipedia.org/wiki/Dirk_Edward_Ziff
75-Robert Ziff
http://en.wikipedia.org/wiki/Robert_D._Ziff
80-Sumner Redstone
http://en.wikipedia.org/wiki/Sumner_Redstone
85-Les Wexner
http://en.wikipedia.org/wiki/Les_Wexner
86-Henry Kravis
91-Dustin Moskovitz
http://en.wikipedia.org/wiki/Dustin_Moskovitz
91-John Sall


Aşağıdakiler de Yahudiden saymadıklarımız;

Rupert Murdoch
Jeff Bezos
Paul Allen
Phil Knight
Harold Simmons
Abigail Johnson
Dennis Washington
Richard DeVos
Edward Johnson
Rupert Johnson
Charles Johnson
Ray Lee Hunt
Ross Perot
Charles Schwab
George R. Roberts

Ahlaksız
17-09-2012, 23:29
Musevilere göre zengin olmak iyidir..Hristiyan ve müslümanlara göre zengin olmak iyi değildir..
O yüzden bu durum ortaya çıkıyor..

Olimpiyat
18-09-2012, 09:51
Sadece zenginlik mi, Nobel alanlarda inanılmaz bir yahudi oranı var.

Dünyadaki en büyük bilimsel gelişmelere yahudiler yön veriyor.


Bu kadar az nüfusun böyle işlere imza atması ilginç.Ya adamların genlerinde yetenek var ya da başarı konusunda çok iyi gelenekleri var.

xcan
18-09-2012, 10:23
Rothschild-Rockefeller AİLESİ ;
SadecABD değil Dünyayıda. CFR vasıtasıyla yönetir.
Listede olmaması ilginç!
Bu bir durum tespitidir.
Bu yoldan Anti semitizm yapılması tehlikesinide göz ardı etmemek lazım.


Not:
CFR'nin açık okunuşu "Council of Foreign Relations" yani "Dış İlişkiler Komitesi"dir. Gizli Dünya Devleti'nin en önemli organlarından biridir ve Yuvarlak Masa teorisine göre şekillendirilmiş organizasyonların eskilerindendir. Yuvarlak Masa teorisi ise Illuminati şebekesinin dünyayı tek merkezden yönetmek amacıyla geliştirdiği bir teoridir.
CFR, 21 Temmuz 1921'de New York'ta kuruldu. Kuruluşunda yahudi kökenli Walter Lippmann'ın önemli rolü oldu. 2. Dünya Savaşı'nda çok önemli bir rol oynadı. Foreign Affairs adlı ünlü dergi bu örgütün yayın organıdır. Bu dergi vasıtasıyla dünya kamuoyu üzerinde bir politik yönlendirme yapmaya çalışmaktadır. Görünüşte CFR'nin çalışmalarının pek gizli olmadığı ileri sürülür. Gerçekte ise diğer Gizli Dünya Devleti organları gibi son derece gizli çalışmaktadır. Ancak yönlendirme amaçlı faaliyetlerini dışa yansıtmakta ve bu yansıtma ile açıktan çalıştığı intibaı vermeye gayret etmektedir.
CFR'nin bugün finans, iletişim, akademi, istihbarat, teknoloji alanlarında en etkin konumlarda bulunan 3500 civarında üyesinin olduğu sanılmaktadır. Özellikle Amerika'daki istihbarat örgütleri üzerinde etkilidir.
Gizli Dünya Devleti'nde önemli etkinliği olan yahudi kökenli Rockefeller ailesinin bir ferdi olan David Rockefeller, CFR'nin onursal başkanı olarak kabul edilmektedir.
Soros Vakfı vasıtasıyla dünya ülkelerinin geleceği için Gizli Dünya Devleti'ne hizmet edecek yöneticiler yetiştirmeye çalışan yahudi kökenli George Soros ABD'nin CFR üyesi ünlülerinin başında gelir. CFR üyelerinin birçokları aynı zamanda Bilderberg ve/veya SBS üyesidirler. CFR'nin Türkiye'den de üyeleri mevcuttur.

xcan
18-09-2012, 10:45
Faydalı bir program Erol Bilibik yorumluyor

Türk Bilderbergleri - Dünyayı Yöneten Gizli Örgütler



http://www.youtube.com/watch?v=g4sO3ugav-E&playnext=1&list=PLCC136B604DD949FB&feature=results_main

İlginizi çekerse diğer bölümlerinide izleyebilirsiniz, tavsiye ediyorum

Bunu muhakkak izlemelisiniz
Dünyayı Kim Nasıl Yönetiyor ?



http://www.youtube.com/watch?v=aRIlgW9NtEA

Herkese Pocafeller çipi takacakmışlar.

nebukadnezar
18-09-2012, 10:51
Birazdan herkesi İlluminati krizi tutar.:D

Nazar etme ne olur çalış senin de olur ...:-))

xcan
18-09-2012, 20:34
HerkesE
Rocafeller çipi takacakmışlar.Diyorum ,KİMSE UMURSAMIYOR.
Yazık ,çok yazık...

Ahlaksız
18-09-2012, 21:01
Sadece zenginlik mi, Nobel alanlarda inanılmaz bir yahudi oranı var.

Dünyadaki en büyük bilimsel gelişmelere yahudiler yön veriyor.


Bu kadar az nüfusun böyle işlere imza atması ilginç.Ya adamların genlerinde yetenek var ya da başarı konusunda çok iyi gelenekleri var.
Tevrat'ta zenginliği yeren ayetlerinde olduğunu az önce gördüm..Hem zenginliği öven,hem de yeren ayetler var..Ama başka önemli ayetlerde var...Mesela;
Lev.25: 44 "'Köleleriniz, cariyeleriniz çevrenizdeki uluslardan olmalı. Onlardan uşak ve cariye satın alabilirsiniz.
Yahudiler bu tür ayetlere önem vermiş olabilirler..Tıpkı bizim halkımızın Kuran'da birçok ayeti es geçip mesela ''Kurban kes'' ayetine önem verdikleri gibi:)

rastaman
21-09-2012, 03:27
Böyle başlıklarda çok fazla kişiyi göremezsiniz.Çünkü İslamcıların ''vahiyle gelen anti-semitizmi'' bir yana,bu asimetrik durumu açıklama işini sosyalistler ya da liberaller yapamaz.Burjuvaziyle sözüm ona savaşan,ama daha burjuvazinin kimlerden oluştuğunun bile farkında olmayanların,burjuvazinin dili,dini,milleti olmaz'a inandırılmışların bu tabloyu tanımlandırmaları mümkün değildir.

Antisemitizm bir insanlık suçudur'un çığırtkanlığını yapıp semitizmin ve siyonizmin ne suçu olduğuna tam olarak karar verememiş grubu da göremezsiniz buralarda,ortaya net deliller koyuyoruz,gösteriyoruz.Bu öyle ortaya söylenmiş ''dünyayı Yahudiler yönetiyor'' gibi yuvarlak bir geveleme değil,somut bir gerçeklik;ABD ve dünya ekonomisi büyük ölçüde Yahudilerin elindedir.

Türkiye dahil Dünyanın diğer yerleri de pek farklı değil,son yüzyılda sermaye büyük bir hızla tek bir grubun eline geçmeye başladı.Bu etnik-dinsel temele dayanan ve sadece ortadoğu değil tüm dünya için tehlike yaratan bir oluşumdur.

Bu ekonomik gücün ülkelerin politikalarına nasıl yön verdiğinin,ortadoğuda milyonlarca Filistinli tüm dünyanın gözleri önünde katledilip topraklarından çıkarılırken İsrail'in nasıl her seferinde batının ve ABD'nin sınırsız desteğini nasıl alabildiğinin,her şeyden önce neden bu asimetrik dağılımın hemen hiçbir yerde tartışılmadığının doğru değerlendirilmesi lazım.


Not defterinde bu bilgi olmayan birinin ortadoğudaki gelişmelerle ilgili görüşleri de muhtemelen yanlış olacaktır.Bu gerçek hesaplanmadan yapılan tüm siyasi değerlendirmeler eksiktir.

kaanuni
21-09-2012, 23:09
Sayısız pogromlar, enkisasyon, ve holocaust geçirip hayatta kalmayı başaran yahudilerin zeki ve/veya zengin olmasını garipsememek lazım. Konsantrasyon kamplarında ölen yahudilerin iq ortalamasını 1938 gelmeden işin gidişatını anlayıp kapağı ingiltereye veya başka bir yere atan yahudilerin iq ortalamasına kıyaslarsak istastik hatası dışında bir fark gözleneliceğine eminim. Kaldı ki musevilik nispeten agnostik bir dindir, 'bir bok bilmiyoruz ama 6000 yıllık bir geleneğimiz var, atalarımız böyle yazmış,' düşüncesinde museviler çoktur.

Zenginlerin arasında çok çıkmalarının bir sebebi daha var, o da din ile alakalı. Reformasyona kadar, hristiyan aleminde faiz günah sayılırmış. Musevilikte de aslında günah sayılırmış ama tevratta, kardeşine faizle borç verme denildiği, musevilerin de burada kardeş olarak sadece diğer musevileri anladıkları için, goylara (musevi olmayanlara) faizle borç vermeye çekinmezlermiş. Katolik olmadakları için de kilisenin yasalarına tabi değilmişler. Tabi faiz almayınca kimse kimseye, hakikaten kardeşi falan değilse, borç falan vermez. Ancak borç için o dönem Avrupa'da ciddi bir talep var. Durum böyle olunca, Avrupa'da neredeyse bütün tefeciler museviymiş. E belli bir miktar kapital biriktirdikten sonra, faiz veya rant da kazanabiliyorsan, bunu kaybetmek için aşırı müsrif ve geri zekalı olmak gerekir, nesilden nesile arttırmak için de süper zeka olman gerekmez.

rastaman
21-09-2012, 23:34
Sayısız pogromlar, enkisasyon, ve holocaust geçirip hayatta kalmayı başaran yahudilerin zeki ve/veya zengin olmasını garipsememek lazım. Konsantrasyon kamplarında ölen yahudilerin iq ortalamasını 1938 gelmeden işin gidişatını anlayıp kapağı ingiltereye veya başka bir yere atan yahudilerin iq ortalamasına kıyaslarsak istastik hatası dışında bir fark gözleneliceğine eminim.


Yukarıdaki IQ'lu önermenin elle tutulacak bir yanı yok.

Faiz,tefecilik ve bankacılıkla ilgili yazdıklarınaysa tamamen katılıyorum.Ticaret,tefecilik;kısacası para işleri hangi sebeple seçilmiş olursa olsun Yahudilerin tüm tarihlerini değiştirecek bir tercih olmalı.Osmanlıda bile ''tefeci Yahudi'' tiplemesi birçok eserde kendine yer bulur.Bunun bir seçim değil zorunluluk olduğu görüşü Yahudilerde yaygındır.

Ama işin içinde başka birşey var.Karl Marx'ı da rahatsız eden-ki kendisi de Yahudidir-bu olguyu bir başka başlıkta inceleyeceğiz.

E belli bir miktar kapital biriktirdikten sonra, faiz veya rant da kazanabiliyorsan, bunu kaybetmek için aşırı müsrif ve geri zekalı olmak gerekir, nesilden nesile arttırmak için de süper zeka olman gerekmez.

Hah işte ben de oraya gelmek istiyorum;

Sovyetler Birliği çökeli 20 küsur sene oldu.20 sene içerisinde Yahudiler nasıl oldu da Rus oligarkların çoğunluğunu oluşturabildiler?

Ortada nesilden nesile aktarılabilecek bir değer de yok,özel mülkiyetin olmadığı bir sistemden yeni çıkmışlar.

Bir insanın 20 sene içerisinde ne kadar çalışması gerekir ki milyarlarca dolara sahip olsun?

Yahudilerin 20 sene içinde alın teriyle,zekalarıyla Rus ekonomisini ele geçirmiş olabileceğine inanan kişi ya aptaldır,ya da onların chosen people olduğuna inanan başka türde bir aptaldır.

xcan
22-09-2012, 00:54
Bil Gates unutulmıyacak bir isim ki:Oda yahudidir

Google kurucuları:Sergey Brin (http://www.r10.net/google-haberleri-amp-yenilikleri/233655-sergey-brinin-ilginc-hayat-hikayesi.html) ve Lawrence Page (http://tr.wikipedia.org/wiki/Larry_Page)‘tir. onlarda öyle

Facebook: Mark Zuckerberg’dir. Kendisi Yahudidir

Paul Allen Biyografi

Paul Gardner Allen, 1953 doğumlu Amerika (http://www.biyografi.info/bilgi/amerika)lı ünlü iş adamı. Servetini, Bill Gates (http://www.biyografi.info/kisi/bill-gates) ile birlikte Microsoft'un kurucusu olmaya borçlu. Forbes Dergisi'nin 2006 "Milyarderler Listesi"ne göre 22.7 milyar dolarlık servetiyle dünyanın en zengin altıncı insanı.oda öyle

kaanuni
22-09-2012, 01:17
Yukarıdaki IQ'lu önermenin elle tutulacak bir yanı yok.
Bu ne demek ki? Yanlış bir mantık kuruyor, veya yanlış birşey söylüyorsam ne olduğunu söyleyin de ben de fikrimi değiştirebileyim. Ama sırf öjeni tatsız konu olduğu için insan eliyle seçimin bir grubun genetik distribüsyonunu etkileyebileceğini göz ardı etmeyelim. Netekim örnekleri bitki ve hayvanların evcilleştirilmelerinde çok. Gayet basit bir seçilim mantığı uyguladım. İçlerine kapanık bir grubu devamlı kovar, keser, sefil ederseniz, aralarından daha az zeki olanların daha zeki olanlarından daha az üremelerini beklemek doğru olmaz mı? Kristalnacht'tan sonra hala, burası benim vatanım terk etmem diyip dachauda ölen biri ve bize artık burada rahat yok diyip varını yokunu satan iki adamdan hangisinin sizce daha çok torunu hayattadır? Ve hangi iki adamın torunlarının daha pragmatik ve daha başarılı olmasını beklersiniz? Kaldı ki holocaust yahudilere uygulanan ilk değil sadece en son etnik temizlemeydi.

Bunun bir seçim değil zorunluluk olduğu görüşü Yahudilerde yaygındır.
Ki bu tamamen de haksızlık değildir, netekim avrupada birçok meslekten men edilmişlerdir.

Sovyetler Birliği çökeli 20 küsur sene oldu.20 sene içerisinde Yahudiler nasıl oldu da Rus oligarkların çoğunluğunu oluşturabildiler?
Bu iddianızı belgelendirmeniz lazım. Siz öyle dediniz diye kabul etmek zorunda değiliz. Ancak argümanınızdaki diğer zayıf noktaları da irdelemeden geçemiyeceğim.

Ortada nesilden nesile aktarılabilecek bir değer de yok,özel mülkiyetin olmadığı bir sistemden yeni çıkmışlar.
Nesilden nesile aktarılabilen tek değer para mı? Babası okuma yazma bilmeyen bir çocuk ve babasının 300 kitaplık bir kütüphanesi olan bir çocuğun hangisinin Komünist partisinde yükselme ihtimali daha yüksektir sizce? Hadi bunu geçelim, Sovyetler birliğinin gerçekten bu kadar egaliter olduğuna inanıyor musunuz? Hiç mi torpil yoktu zannediyorsunuz?

Bir insanın 20 sene içerisinde ne kadar çalışması gerekir ki milyarlarca dolara sahip olsun?

Yahudilerin 20 sene içinde alın teriyle,zekalarıyla Rus ekonomisini ele geçirmiş olabileceğine inanan kişi ya aptaldır,ya da onların chosen people olduğuna inanan başka türde bir aptaldır.[/B]

Bu söylediğinize karşı çıkmak mümkün değil. Sırf Rusya'da değil, hiç bir yerde, kimse sırf çok çalıştığı için milyarder olmuyor. Kaldı ki milyarderler arasında gerçek anlamda çalışanlar, örneğin sergey brin ve larry page, ufak bir azınlık. Kaldı ki bu ikisi de stanforda gitme ayrıcalığına sahip olmasaydılar milyarder falan olmazlardı. Milyarlarca dolar edinmenin en kolay ve en yaygın üç yolu var: miras edinmek (bkz Donald Trump, bu herhalde en yaygın yöntem), çalmak (bkz. Rockerfeller, bu da ikinci en yaygın yöntem, devlet hibesi şeklini de alabiliyor), ve çok şanslı bir kumarbaz olmak (bkz Soros, bu da en nadiri, her soros için aynısını deneyen ama başarız olan binlerce adam var).

Neyse demek istediğim argümanınız straw man. Rusyada oligarkların oluşumu şöyle:

Soviyetler birliği dağıtıldıktan sonra, rus vatandaşlarına kamu işletmelerinden eşit* oranda hisse alma hakkı dağıtılıyor. Eşit kelimesini işaretledim çünki tabiki de eşit falan dağıtılmıyor, küçüklü büyüklü bir sürü yolsuzluk olmuştur, ama teoride eşit. Yanlız sovyetler birliği dağıldığında herkezin koşulları eşit değil. Soviyetler döneminde gayri meşru yoldan para kazanmış veya uluslararası bankacılar ile veya devletin kasasıyla yakın ilişkileri olan insanlar var. Bunlar devlet bağlantılarını kullanarak veya dışarıdan finansman sağlayarak para elde edebiliyorlar. Şok terapisi denilen (art niyetli olduğunu düşündüğüm) bir biçimde -- bir günden bir güne -- mekezi planlama ekonomisinden, koşulların el verdiği kadar laisez faire bir serbest pazar ekonomisine geçince, birçok insan aç ve işsiz kalıyor. Yiyecek ekmek uğruna evlerinde ne bulurlarsa satıyorlar. Ee ne oluyor o zaman, durumları daha iyi olanlar, para bulabilenler, milletin hisse alma haklarını değerlerinin çok çok altında topluyorlar. Bunların çoğu partili bürokratlar veya karaborsacı. Bunun dışında büyüklü küçüklü yolsuzluklar var bahsettiğim gibi. Bazı şirketler de hiç o toplama işine girmeden oligarklara hibe ediliyor. Sonra işin içine Putin geliyor, beğenmediği, güvenmediği ve halkın en çok nefret ettiği oligarkları tasviye ediyor, yerine kendi oligarklarını getiriyor.

rastaman
22-09-2012, 01:54
Bil Gates unutulmıyacak bir isim ki:Oda yahudidir

Google kurucuları:Sergey Brin (http://www.r10.net/google-haberleri-amp-yenilikleri/233655-sergey-brinin-ilginc-hayat-hikayesi.html) ve Lawrence Page (http://tr.wikipedia.org/wiki/Larry_Page)‘tir. onlarda öyle

Facebook: Mark Zuckerberg’dir. Kendisi Yahudidir

Paul Allen Biyografi

Paul Gardner Allen, 1953 doğumlu Amerika (http://www.biyografi.info/bilgi/amerika)lı ünlü iş adamı. Servetini, Bill Gates (http://www.biyografi.info/kisi/bill-gates) ile birlikte Microsoft'un kurucusu olmaya borçlu. Forbes Dergisi'nin 2006 "Milyarderler Listesi"ne göre 22.7 milyar dolarlık servetiyle dünyanın en zengin altıncı insanı.oda öyle


Sık kullanılanlara eklediğim yüzlerce Youtube linkinde videoların kaldırıldığını görüyorum.
Teliften şiddete,uygunsuz bulunmaya kadar binbir bahaneyle kolaylıkla ve sıklıkla videoları kaldırabilen Youtube,Amerikan elçisinin ölümüne yolaçan olaylarda bu videoyu kaldırmıyor?
Neden?
Çünkü Yahudi burjuvazisinin politik reaksiyonları bellidir,İsrail ne derse onu yapar.

Bu video aylardır internette var,neden şimdi?

Size gerçek hikayeyi anlatayım.

Tarihte ilk kez bir Amerikan başkanı,bir İsrail başbakanının görüşme isteğini reddetti.Daha yeni oldu bu olay,İnnocence of Muslim muhabbeti başlamadan hemen bir gün önce.

Düşünün,İsrail'in başbakanısınız,ve karşınızda İsrail'in her dediğini harfiyyen yapmak zorunda olan bir makamın sahibi var;Amerikan başkanı!
Kendi ülkesindeki efendileri bile Yahudi olan bu adam sizi dinlemiyor,ne yaparsınız?
Obamayla ciddi sorunlar yaşayan İsrail,hemen ertesi gün çok akıllıca bir adım attı ve aylardır birkaç yerde duran,bu kalitesiz ve amatör videoyu Arapça altyazılar ekleyerek hit yaptırdı.Adamlar Müslüman yığınların ne kadar kolay yönlendirilebilecek kitleler olduğunu biliyor.

Tüm yaşananlar Obamanın ortadoğu politikasının ne kadar başarısız olduğunu seçimlerin hemen öncesindeki Amerikan kamuoyuna göstermek içindi.

Katledilen bir Amerikan elçisi,hem de ABD'nin özgürleştirdiğini sandığı bir ülkede!
Bu ne büyük bir başarısızlık!

Batıyı ve Amerikayı protesto eden binlerce kızgın İslamcı,tam da İsrail'in Amerikan kamuoyuna göstermek istediği şeydir;işte Obama'nın fiyaskosu!

Obamadan rest gören İsrail,bu seçimde tüm gücüyle Cumhuriyetçileri destekleyecektir.

Doğrudur,Google ve Youtube'ın sahipleri Brin ve Larry Page de diğerleri gibi ''sağlam'' Yahudidir.

Bu video krizinde de görevlerini eksiksiz yapmışlar,o videoyu inatla kaldırmamışlardır.

xcan
22-09-2012, 02:07
Türkiyede aydınların sürekli düştüğü hata İsraeli küçük ABD olarak görmek.
Oysa gerçek şöyledir İsrael ABD'nin efendisidir.
Şimdilerde AET 'ninde efendisidir Orta doğunun tek hakim İsraeldir.
Bu çok yakın bir gelecekte ülkemiz içinde geçerlidir.İsrael ne ABD'yi ve nede Tayyibi takar saygılar

Lynx
22-09-2012, 02:31
Müslümanlara gicik . Yahudileri severim.

rastaman
22-09-2012, 03:17
Bu ne demek ki? Yanlış bir mantık kuruyor, veya yanlış birşey söylüyorsam ne olduğunu söyleyin de ben de fikrimi değiştirebileyim. Ama sırf öjeni tatsız konu olduğu için insan eliyle seçimin bir grubun genetik distribüsyonunu etkileyebileceğini göz ardı etmeyelim. Netekim örnekleri bitki ve hayvanların evcilleştirilmelerinde çok. Gayet basit bir seçilim mantığı uyguladım. İçlerine kapanık bir grubu devamlı kovar, keser, sefil ederseniz, aralarından daha az zeki olanların daha zeki olanlarından daha az üremelerini beklemek doğru olmaz mı? Kristalnacht'tan sonra hala, burası benim vatanım terk etmem diyip dachauda ölen biri ve bize artık burada rahat yok diyip varını yokunu satan iki adamdan hangisinin sizce daha çok torunu hayattadır? Ve hangi iki adamın torunlarının daha pragmatik ve daha başarılı olmasını beklersiniz? Kaldı ki holocaust yahudilere uygulanan ilk değil sadece en son etnik temizlemeydi.




Sen zaten tüm argumanını Yahudilerin daha zeki oldukları üzerine kurduğun için baştan hata yapıyorsun,öyle bir şey yok.

İşin doğrusu,ben senin böyle saçma bir düşünceye inandığına inanamıyorum.

Var mı elinde Yahudilerin daha zeki olduğuna dair bilimsel bir çalışma?
Yok.

Ülkelere göre IQ başlığı altında onlarca çalışmanın hiçbiri böyle bir sonuca ulaşmamıştır.Tüm araştırmalarda Yahudiler ve İsrail ortalardadır.

Haritalandırmışlar bir de böyle;

http://imageshack.us/a/img594/9546/iqcountry.png


Şu araştırmaya göre Yahudiler 34. sıradalar mesela;
http://www.sq.4mg.com/NationIQ.htm

Şu araştırmadaysa İsrail 41. olabilmiş;
http://www.iqtestforfree.net/average-IQ-by-country.html

Ben Yahudilerin daha zeki olduğu gibi absurd bir iddianın işine yarayabilecek herhangi bir bilimsel çalışma ne duydum,ne gördüm.Zaten ırklar arsı IQ farkı konularına da temkinli yaklaşmak lazım.

İçlerine kapanık bir grubu devamlı kovar, keser, sefil ederseniz, aralarından daha az zeki olanların daha zeki olanlarından daha az üremelerini beklemek doğru olmaz mı?
Olmaz.
O kadar çok tarih ve mantık hatası var ki...

Osmanlı Yahudileri tarihleri boyunca sadece birkaç sorun yaşadılar,bu nettir.Kovulmayan,kesilmeyen Türkiye Yahudileri neyin seçilimiyle daha da ''zekileşti''?
Öyle ya,maden Yahudiler hep katledildiler,zeki olanlar hayatta kaldı ve gittikçe zekileştiler.Hiçbir katliam yaşamayan Türkiye Yahudileri nasıl ''zeki'' oluverdi?Ne demekse.

Gerekirse daha ayrıntılı gireriz Yahudi tarihine,buraya sıralayacağın muhtemel ''antisemitizmin tarihi'' zırvalarını zaten biliyoruz.
Dünya Yahudileri Türkler,Araplar ya da Yunanlılardan daha fazla katliam görmemiştir.

Kaldı ki holocaust yahudilere uygulanan ilk değil sadece en son etnik temizlemeydi.

Bir tek Yahudi grubunu ele alalım.Almanyanın herhangi bir yerindeki,mesela Berlindeki sıradan bir Yahudi cemaati olsun bu,holocaust'ı yaşayan.Bahsettiğin insan eliyle seçilim;yani katliamlarla zekileşme(!) teorisinin gerçekleşmiş olması için holocaust'tan önce senin bahsettiğin birçok katliama maruz kalması lazım bu Berlinli grubun.Eminim sen şimdi bana Berlin Yahudilerinin holocaust'tan önce defalarca soykırıma uğradığını gösteren kanıtları gösterirsin:)

Nasıl devamlı katliama uğramış bir halksa artık,yüzyılın ilk yarısında tüm Alman ekonomisini ellerinde bulunduruyorlar,Hitler gelene kadar.Bu yüzden anti-siyonizm ve Naziler 30'ların Almanyasında güç kazanabilmiştir.Hayat bundan ibaret;etki tepki.

Bence siz bu ''katliamlarla zekileşme'' gibi teorilerinizi başka bir yerde yazmayın,cidden kulağa bile saçma geliyor.Bir insan ırkının diğerinden daha zeki olabileceği teorilerinin de ucu ırkçılığa kadar gidiyor.

spartacus
22-09-2012, 04:59
Tevrat'ta zenginliği yeren ayetlerinde olduğunu az önce gördüm..Hem zenginliği öven,hem de yeren ayetler var..Ama başka önemli ayetlerde var...Mesela;

Lev.25: 44 "'Köleleriniz, cariyeleriniz çevrenizdeki uluslardan olmalı. Onlardan uşak ve cariye satın alabilirsiniz.

Yahudiler bu tür ayetlere önem vermiş olabilirler..Tıpkı bizim halkımızın Kuran'da birçok ayeti es geçip mesela ''Kurban kes'' ayetine önem verdikleri gibi:)

O dönem ve hatta islamın ilk dönemleri de sistem aynı. Kabile ve köleci toplumlar. Bütün iş servet biriktirmek ve tabi ganimet..

Ekonomiler ise fetih ekonomisi.. Bu ekonomiler ne zamana kadar sürdü? (Ortaçağ bitene kadar. Örneğin Osmanlı yarı dönem fetih ekonomisi sonraki yarı dönemde feodal ekonomi.). Ardından bir dönem yağma ekonomisi tekrar baş gösterdi. Amerika ve doğunun, batı tarafından yağmalanması...

Her dönem, ekonomi-politik sistemlere göre, değer yargıları üretiliyor. Dinler ise eski dünyanın en önemli meşruiyet aracı... Kabile tanrıları, kendi kabilelerine güya fetihler müjedeler. oysa gerçek hakim sınıfların fetih ve ganimet ihtiyacının karşılanmasıdır. Hazır olduklarını hissettiklerinde, ilahi buyruklar gelir ve bereketli topraklara, sözde din ya da başka aidiyetler adına hücum ederler, yağma, vergi(haracın devlet görüntüsü altında meşrulaştırılması), köleleştirme gibi sonuçlar doğurur.. Ötekiler ise başka kabileler ve yabancı toplumalrdır ve tanrıları yabancıları onlara köle, kendilerini de efendi yapmıştır. Kutsal sayılan kitaplarda rahatlıkla okunabilir. (http://www.kutsalkitap.com/kkitap/?)

20 Bir adam erkek ya da kadın kölesini değnekle döverken öldürürse, kesinlikle cezalandırılacaktır.21 Ama köle hemen ölmez, bir iki gün sonra ölürse, köle sahibi ceza görmeyecektir. Çünkü köle onun malı* sayılır.

*Özel mülkü.. Özel'in anlamı, özünde mahrum etmektir. Efendi ile köle arasındaki fark, kölenin mahrum olmasındandır. Hiç bir şeyi yoktur ve mahrumdur. Toplumsal üretime rağmen, üretim araçları üzerindeki özel mülkiyetin temeli, mahrum etmekten gelir... Bu halde mahrum olanlar, mahrum kılana köle olurlar... Tanrılar da buna göre konuşturulur, zira yasaları efendiler yazıyor, hal böyle olunca dinsel metinleride onlar, kendi yasalarını meşrulaştırmak ve kolayca kabul edilebilir kılmak için yazdı...

spartacus
22-09-2012, 05:22
Fenikelilerden (http://tr.wikipedia.org/wiki/Fenike)beri yahudiler ne ile uğraştı?

Bir diğer mesele de fırsat eşitliği, toplumsal bilinç düzeyi, ekonomik refah ve tabi piyasa ekonomisidir. Bu gün Türkiye, Ortadoğu gibi ülkeler de insanlar, bir kaç yüzyıl belkide bin yıl geride kalmış bağımlılıklarla yaşıyorlar. Ne üretebilirler? özgür irade yok, düşünebilme yok, irdeleme kaabiliyeti köreltilmiş, tamamen sanal ve hülyalı, hayal alemlerine bağımlı hale getirilmişler...

Türkiye de bir ortaokul düşünün. Din derslerinde öğretmenlerin "esnemek şeytan işidir" diye öğrettiğini düşünün. Esneyen bir çocucuğun, kendisini şeytanın esnettiğini düşündüğünü düşünün.. Bu dramatik gerçek malesef buz dağının görünen yüzünün milimetre karesidir ancak... Ne verilebilir, ne alınabilir?

Bununla birlikte, dünyanın en zengin insanlarının yahudi olması, yahudiliklerinden kaynaklı olamaz diye düşünüyorum. Bunu geçtik, nedir bu servetin kaynağı ? tanrı mı? Yoksa üretken sermaye mi? Üretken sermaye nasıl oluşur?

Üretimin toplumsallığına rağmen, üretim araçları ve doğa-kaynak üzerindeki mülkiyetin özelliği var oldukça, üretken sermayeye sahip olanlar elbette servet listesinde en üstte olacaklardır. Buyrun üretken sermayelerini bitirin(onlar adına özel mülkiyeti kaldırın), bu durum devam edecek mi?

Özel Mülkiyetin kökeni privaredir(mahrum etmek). Yahudiler yüzyıllar boyunca ticaretle uğraştı, kimse cam nedir bilmezken, ataları cam ticareti yaptılar. İnsan ticareti de yaptılar ve üretken gücü(insanları) onlarda köleleştirdiler, mahrum olanları, dolayısıyla mutaç bırakılanları köle yaptılar, çalıştırdılar....

Kolay anlaşılır kaba bir örnek;

Siz Türkiye'de Cep telefonu (http://tr.wikipedia.org/wiki/Turkcell) operatörü kurabilir misiniz? (http://tr.wikipedia.org/wiki/Avea) Kursanız bile başarılı olabilir misiniz? Piyasa yükünü almış, pastanın sahipleri belli. pastadan aslan payını alabilmek için çooook büyük bir sermayeye ya da olağanüstü bir şansa sahip olmanız gerekir. bu yoksa, piyasa hakimiyeti gibi bir olgunun olduğunu kabullenmek zorunda kalacaksınız.. Dünya da da kabuller böyle oluşuyor... Ve efendiler sürekli savaş halinde, ve hiç bir zaman da elleri armut toplamıyor. Yani dünya da durumun değişmesi öyle kolay değil ve bu işin perde arkasında ırk, gizli örgüt vb türevleri aramak, bana öyle geliyor ki, en nihayetinde öküz altında buzağı aramaktır. Kabuller belli, kaynağı da belli diye düşünüyorum.

Sanırım bu adam yahudi değil (http://tr.wikipedia.org/wiki/Carlos_Slim_Hel%C3%BA)

xcan
22-09-2012, 05:37
Dünya ultra emperyalizm çağında Banka sermayesi burjuva hakimiyetini ezmiş direkt kendi hakimiyetini kurmuştur.Dünyadaki tüm ekonomik-politik yapıyı Rocafeller ve Rothchilds hanedanının kurumları Cfr denetlemektedir.Bunların yahudi yada ermeni yada roman olması değildir sorun.Ekonomik güçleriyle insanlara çip takabilecek kadar dünyayı köleleştirecek büyük bir güce sahip olmaları.
Tüm zenginlikleri yağmalamaları savaş ve zulüm yaratmalarıdır tehlikeli olan.Belirli bir etnik kökene sahip olmaları kimseyi ırkçı bir düşünceye itmemelidir.

spartacus
22-09-2012, 06:45
Dünya ultra emperyalizm çağında Banka sermayesi burjuva hakimiyetini ezmiş direkt kendi hakimiyetini kurmuştur.Dünyadaki tüm ekonomik-politik yapıyı Rocafeller ve Rothchilds hanedanının kurumları Cfr denetlemektedir.Bunların yahudi yada ermeni yada roman olması değildir sorun.Ekonomik güçleriyle insanlara çip takabilecek kadar dünyayı köleleştirecek büyük bir güce sahip olmaları.
Tüm zenginlikleri yağmalamaları savaş ve zulüm yaratmalarıdır tehlikeli olan.Belirli bir etnik kökene sahip olmaları kimseyi ırkçı bir düşünceye itmemelidir.

Sevgili Estagfurullah

Bu bir yansıma. Banka bir araç sadece, bankalar hakim olmuyorlar, sadece işini yapıyorlar. Finans kapital bir tekelleşmenin sonucu... yani neresinden bakarsak bakalım, ne kadar soğuk savaş dönemi televole kültürüyle dalgaya alınsa da, sosyalist ekonomistlerin tahlilleri hem objektif hem de değerli. kapitalizmin tekelleşme sürecine gireceği 100 yıl öncesinden ifade ediliyor (http://www.emekdunyasi.net/ed/toplum-yasam/15653-sadece-marx-degil-lenin-de-hakliymis).yani aslında kapitalizm zaten bu, zorunlu-doğal bir sonuç...

Burjuva hakimiyetini ezmiş geçmiş demişsiniz. Marks tarih sınıf savaşından ibarettir derken başka bir şey kastetmiyordu. En nihayetinde burjuva hakimiyeti ezilmiş değil, sistemin doğası bu, çark küçükten, büyüğe doğru bir dişli sistemi... Köleci toplumlar fetih ekonomisi iken bir şeye bağımlıydı? Servet birikimine. Servet birikimi de kaynağını fetih ve ganimetlerden ve elde edilen işgücü ve üretim aracı mülkiyetinden(toprak, işgücü vs) alıyordu.....

Günümüzde yani kapitalizmde ise belirleyici olan sermaye birikimidir ve sermaye birikimi bir şekilde belirli ellerde toplanacaktır ve o servet gibi turşusu vurulacak bir şey değil, canlı, akışkan ve elde toplanması-ölü değil-, piyasada dolaşımda olması gerekir. Kapitalizmin doğası gereği üretim araçları üzerinde özel mülkiyet var. Buna sahip olanlar işgücünü kullanarak, sermaye birikimi sağlıyorlar. Biriken sermaye yayılıyor, pazarlar büyüyor, para akıyor.. Sınırların, etnik kökenlerin hiç bir değeri yok bu anlamda.

Bankaların sahipleri kimler? Türkiye'ye bakın bankalar kimlere ait? Holdinglere...

Kapitalizm de bankalar zaten sermaye dolaşımını sağlamak görevini de yerine getiriyorlar. İşin sadece tefeci yanı yok. Bir diğer taraftan da ölü sermayeyi, yani ölü parayı, sıcak paraya çeviriyor. Burjuvanın parası bankalar eliyle de değer kazanıyor ve piyasada işliyor ve para sistemli bir biçimde yönetiliyor. Kasada yatan para kimseye yarar getirmeyecektir. O para işletilirse hem küçükler hakimiyet altına alınır, bağımlı hale getirilir hem de sömürü çarkı en altdan, en üstte kadar işler hale gelir. Bu hakimiyet alanı salt ekonomik değil, kültüreldirde. Bankadan, medya ağına, bilişimden, bilim alanına, eğitimden, dinlere kadar geniş bir yelpaze hakimiyet altına alınır.(sponsorluklar dahi özünde bağımlı ilişkiler yaratır.) Bir diğeri de bu tefeci sermayeyi güçlendirirken, diğer taraftan bezirgan sermayeyide güçlendirir. Zira birileri üretir, birileri satar, birileride finans hakimiyeti kurar ve sermayesinin dolaşımını sağlar... (Örneğin -bilhassa 1990 sonrası serbest piyasa ekonomisi adı altında yapılan girişimlerle- Türkiye de bezirgan sermaye-yeşil sermaye hakim- iyi okunmalıdır.) Bununla birlikte kapitalizmin bir başka çelişkisi vardır. Kapitalist bir malı üretirken piyasaya sadece, ama sadece maaliyet oranında para bırakır. Örneğin bir kalem 5 Kuruşa mal olduysa, kapitalist piyasaya 5 kuruş bırakmış olur. Fakat o kalemi satarken 1 Lira ya satıyor. Piyasaya vermediği o 5 kuruş nereden gelecek? Bankalar bu açıdan da yani para dolaşımı açısından da önemli.

İnsanlara çip takılacağı yönünde bir kaç yıl önce sitede yazdım. Yine bu sistemin doğasıyla ilgili, o finans kapitalin tepesindeki kişilerle ilgili değil. Dediğin gibi, kişiler, etnik kökenler ya da bireylerin keyfiyeti hiç bir anlam-önem ifade etmiyor-katılıyorum-, bağlayıcı ve belirleyici olan ekonomi-politiktir. Kapitalizm de feodalite gibi şiddetli bir direnç örgütlüyor ve bu direnç ürkütücü olduğu kadar, insanlık adına korkunçta...

xcan
22-09-2012, 14:11
Banka hakimiyeti kapitalizm yerine başka birşey ikame etmemiştir .yine artı değer sömürüsüne devam.Lakin yeni olan şey paraya hakim olanlar birşeyler üretip satıyorlar fakat yeni yapılanma para basıyor burası ayırdedici nokta bu bir.Dünya kapitalizmini örgütlerinin alt basamağı yapıp örgütleniyorlar bu iki.Bu tröstler tarihin hiçbir döneminde böyle devasa güce erişmemişti (Askeri;teknolojik;Siyasi;Maddi;VS)buda üç.Abd İŞTE BUNU TEMSİL EDİYOR.
kendi halkını 11 eylülde şeytanın bile aklına gelmeyecek şekilde katlederek.3. Paylaşım savaşını(yağma)bunlar başlattı.
Şimdi Dünya insanlığının önünde düran en büyük engel budur.
DÜNYA BU GÜCÜN KÖLESİ OLACAKMIDIR ,OLMAYACAKMIDIR?soru budur.
kazanırlarsa ÇİPLENECEĞİZ!.
Kazanırlarsa dünya salhaneye dönecek.Aydın olmak burada önemli bir yol ayrımındadır.
Ateistler,dinciler komunistler milliyetçiler sırt sırta vermelidir.
Abd 'ye karşı tavır alamayana aydın olarak bakamayız.
Samuel Hantingtonun tüm yazdıkları hayata geçti,geçiyor.
İnsan olmak tehlike altındadır.Tüm insanlık sınıfsallığında ötesinde bu oyunu bozmalıdır.

qlause
22-09-2012, 14:22
Evet her şey bankaların elinde...

efeince
22-09-2012, 14:38
İşin aslı ben en zengin adamları herzaman bir idol olarak gördüm.

En zenginlere bakarsanız, çoğu bilişim ve teknoloji dünyasından çıkıyor, heleki son 10-12 seneyi göz önüne aldığımızda. Demek ki, geleceğin tek "gelecek" vaad eden sektörü bu. Bende bu sektör içerisinde yer aldığım için beni ilgilendiren konuda bu.

Bir fikir sadece. Herşey burada başlayıp, burada bitiyor.

spartacus
22-09-2012, 17:41
Banka hakimiyeti kapitalizm yerine başka birşey ikame etmemiştir .yine artı değer sömürüsüne devam.Lakin yeni olan şey paraya hakim olanlar birşeyler üretip satıyorlar fakat yeni yapılanma para basıyor burası ayırdedici nokta bu bir.Dünya kapitalizmini örgütlerinin alt basamağı yapıp örgütleniyorlar bu iki.Bu tröstler tarihin hiçbir döneminde böyle devasa güce erişmemişti (Askeri;teknolojik;Siyasi;Maddi;VS)buda üç.Abd İŞTE BUNU TEMSİL EDİYOR.
kendi halkını 11 eylülde şeytanın bile aklına gelmeyecek şekilde katlederek.3. Paylaşım savaşını(yağma)bunlar başlattı.
Şimdi Dünya insanlığının önünde düran en büyük engel budur.
DÜNYA BU GÜCÜN KÖLESİ OLACAKMIDIR ,OLMAYACAKMIDIR?soru budur.
kazanırlarsa ÇİPLENECEĞİZ!.
Kazanırlarsa dünya salhaneye dönecek.Aydın olmak burada önemli bir yol ayrımındadır.
Ateistler,dinciler komunistler milliyetçiler sırt sırta vermelidir.
Abd 'ye karşı tavır alamayana aydın olarak bakamayız.
Samuel Hantingtonun tüm yazdıkları hayata geçti,geçiyor.
İnsan olmak tehlike altındadır.Tüm insanlık sınıfsallığında ötesinde bu oyunu bozmalıdır.

Sınıfsallığın ötesinde bir oyun yok, olmadığı gibi sınıfsallığın ötesinde de bozulacak bir oyun yok diye düşünüyorum. Pardon siz monitörünüzün, telefonlarınızın, araçlarınızın kısaca piyasadaki ürünlerin markasından haberdar değil misiniz? Nasıl aldınız o ürünleri? Sınıfsallığın ötesi diye bir şey yok. En fazla popülizm yapabiliriz, ama onunda bir nihayeti yok, zaten günümüz hakim siyaseti toplumları, adiyet özneleri üzerinde kaba bir popülizmle elde tutuyor. Popülist, sınıflar ötesi dediğiniz her tutum, parmak şıklatması kadar kolay biçimde manipüle edilebilir. Örneğin ben devleti eleştirsem, birileri çıkıp beni vatan haini ilan edebiliyor, bırakın sınıf ötesini siyaset ötesi olabilmek dahi çok zor. Zira toplumun yapısı belli tabu ve dogmalar içerisinde,,,, biçare... En ön emlisi aydınlanmak, objektif olmak ve metalaştmış siyasetden, insanın kendisine yabancılaşmasından bir an önce kurtulmaktır. Gün ve gelecek mazinin hülyalı hayallerinden, söylev ne nutuklarından, cezbinden daha değerli olmalı. Zira metalaştırılmış adiyet siyaseti zaten özünde karşı çıktığınız Amerikaya hizmet ediyor... Bir taraftan sana cep telefonu satan işbirlikçi sermaye ile, sen aynı potada aidiyet söylevleriyle yan, yana gelebilirsin, ama sanma ki böyle sınıf ötesi söylemlerin ayakları yere basar, basıyor ve aidiyet politikaları nesnel gerçeklik üzerine kurulmuş, kaynağını, temelini objektif koşulalrın analizinden kalmış, hepi-topu sığ, dogmatik, ilahilik katılmış subjektif, alıklığa dayalı siyaset ürünüdürler ve birazda masal ve efsanelerdir. Seni bağımlı yapanla sen, aidiyet söylevleri ve nutukları ile mest olurken, diğeri sözde anti-Amerikancılık yaptığını iddia ederken, sana meta pazarlayacak. neyse bu konu ayrı bir yazı konusu bence. :)

Kapitalizm eleştirileri, kapitalizm yerine salt siyasi, salt iktidar olgularına yönelirse hatalı tahlillere yol açar. Bu her sistem için geçerli. Örneğin dogmatik-inanç merkezli, sekter, marjinal sosyalistlerde, ekonomik sistem, sosyo-ekonomik, sosyo-politik yaşam yerine, sistemleri salt bir iktidar olgusuna, iki zıt siyasi cepheye, düşman ve dost söylemlerine indirgeyebilmişlerdir. Yani bu alan objektif değil subjektif ve spekülatif... Buna en önemli örnek uzun dönem devlet kapitalizmi üzerine kurulu SSCB ve Çin verilebilir. Bu tür zeminlerde sağlıklı tahlil yapılacağını sanmıyorum...

ABD merkezli anti-kalkışmalarda bana mantıklı gelmiyor. Zira kapitalizmin doğasından kaynaklı her şey, ABD de bir kaç kötü kişinin, kişisel çıkarları adına ürettiği kötü politikalarıymış gibi bir yanılsama yaratıyor. ABD nin gücü ne masabaşı siyasetle ilgili ne de esip, kükremesiyle. Atında yatan asıl faktör, sermaye ve sermaye gücü , hakimiyet-hükmedebilme, yönetebilme yetisi-oranı.. Örneğin önceki yazımda operatörlerden örnek verdim. Turkcell'i düşünün, gücünün kaynağı ne ise ABD nin gücünün kaynağı da odur. sermaye. Ne kadar büyük bir sermayeye hükmediyor, yönetmeye çalışıyor, o kadar söz sahibi(tabi ki bu çerçeve de bankalar çok önemli bir araç)

Örneğin burası bir web sitesi. Dünyadaki domainlerin ya da sitelerin yüzde kaçı ABD merkezli? Kısaca bunu tüm metalar, enerji, silah sanayi-sektörü, tekellerine kadar düşünmek gerekir... Gücün kaynağı kapitalizmin doğasında, arz, talep ve ayrıca eşitsizlik temeli üzerine kurulu bir sistem olmasında diye düşünüyorum.

Yani 11 Eylül'ü kendi yaptı gibi yüzeysel ve ayağı taşa takılsa aha Amerika demek bana mantıksız geliyor. Komplo teorisi deyimini geçtim, bu deyim beni gerçekten irrite ediyor artık.. Yani bu tür söylemler kapitalizmi, emperyalizmi manipüle etmekten öteye geçmediği gibi, işi kişilere bağlayan, spekülatif siyasete hapseden, bilinci körelten, bir sonuca yol açıyor. Belkide bu sığ tarzın tercih edilmesi bilinçli bir biçimde sistem manipülasyonudur, ya da hali hazır bilinç ancak bu kadar politika üretebiliyordur, açıkcası emin değilim..

xcan
22-09-2012, 18:37
Spartaküs Kullandığımız ürünlerin kimlere kazanç sağladığını biliyorum.
Siz şunumu diyorsunuz.ABD 'ye karşı olmak gereksizdir.?
Bumu yani dediğiniz?Soruyorum ne yapmalı insanlar?
Soruyorum ABD 'nin orta doğuda ve türkiyede amacı nedir.?
Kısa ve net yanıtlarsanız sevinirim.
Soruyorum 11 eylül sizce nedir?
Soruyorum Cfr yokmudur Bilderberg yokmudur.
Soruyoyorum.
ABD 'yi yöneten 10 tröst dünyayı yönetmiyormu?
Soruyorum herkese çip takılması düşüncesi yanlışmı.
Tüm dünya ekonomik ilişkiler kurar diğer tür ilişkiler kurar bunu reddetmiyorum .
Bu ilişkiler muz cumhuriyetlerinin atadığı yönetimlerle kurulamaz.
Bağımsız olmak için verilen mücadele ilerici bir harekettir.
Tam bağımsızlık ekonumiden ayrı birşey değildir.
Tam bağımsızlığı amaç edinmek doğrudur.
Dünya savaşına karşı olmak ilericiliktir.Bir dünya savaşı tüm sınıfları yok eder .Antiemperyalist mücadeleden tüm sınıfların çıkarı ortaktır.
Tekrar son olarak soruyorum.ABD'DURDURULMALIMIDIR DURDURULMAMALIMIDIR?.
BOYUN EĞMEK ÇÖZÜM DEĞİL BİZZAT SORUNDUR.

spartacus
22-09-2012, 20:14
Sevgili estagfurullah
Her satırın farkında isen bir başlık konusu, daha doğrusu sırf başlıkları söyleyip geçiyorsun. Birde kısa cevap istiyorsun. Ne yapayım? Senin gibi alt alta yok deyim, şöyledir deyim geçeyim. sebep? Muamma... 10 tane şey sıralamışsın, 5 satır cevap versem 50 satır 5 paragraf eder... (dilersen sırasıyla cevaplayım ki kısa tutabileyim, bu arada kof-subjektif değil tam bağımsızlıktan yanayım ve ABD politikalarına elbette karşıyım, onuda sonraki yazımda kısaca ifade edeyim de atlamamış olayım.).

Kaldı ki bu konular gerçekten de basit ve hazır siyasi söylevlerle, kısaca geçilecek konular değil. manipülasyondan bahsediyorum... Şeytan icat edip, tövbe şeytan işidir derken, asıl gerçek manipüle ediliyor. Bundan daha kısa cevap olur mu ve gerekli mi bilmiyorum..

» Bu gün ABD diyoruz, dün Almanya, önceli İngiltere, önceli Fransa idi, oysa tümüde sistem içi, doğal bir sonuç. Yine de şu varki o dönemler kapitalizm daha ilk evresinde idi. Kapitalizm 20. yüzılda olgunlaştı. Bu gün emperyalizm dünden daha küreseldir ve dünden daha arıdır. yani sermaye merkezlidir, kapitalizm şimdi kapitalizm oldu-oluyor. Olgunlaştı ve beraberinde, açmazları keskinleşti, çürüme kaygılarıda başladı.

» Bazı toplantıların Türkiye'de yapıldığı ve Türkiye'ninde üyesi olduğu Bilderberg elbette var, ABD olmasa olmayacak mı? ABD nin yıldızı parlamamışken, dünyayı yine karteller ve tiröstler yönetiyordu, yine öyle. Yani sistem = ABD değil ki, kapitalizm. kapitalizm yerine ikame edilen, edilmeye çalışılan Anti-amerikancılık da bilinçli ya da bilinçsiz bir manipülasyondur.

» 11 Eylül ile yukarıdaki ifadelerimi nasıl geçersiz kılabiliriz? Mümkün olduğunu düşünmüyorum zira bu olgu karşıt bir olgu olmadığı gibi sistem dışında bir olgu da değil. ABD kendi, kendine zarar verdi söylemine ise katılmıyorum, zira çöken binalar kapitalizmin can damarları, kalbinin attığı yerler. Sonuçları ise emperyalizm açısından ciddi kaygılar, yaralar, staükoyu sarsıcı sonuçlar üretmiştir. Bu öyle bir yolcu uçağını Küba üzerinde düşürmek kadar basit değil. Bu, kof bir teröristler politikası üreten terörist ülkelerin, kendi ayağına değil, direk kafalarına sıkması olur. Konu detaylı ve kapitalizm manipülasyonu adına öne sürülecek bir konu değil diye düşünüyorum. ABD başta olmak üzere terör stratejisi o eylemden yıllar önce üretilmişti. ABD ve türevlerinin elbette, bu tür eylemlere, paravan örgütlerle iş bitirmeye ihtiyacı var, bu ülkeler yaşadığımız çağın, tanık olunan çağın bile tarihini tepe taklak yapıp, milyar insana kanıksattılar... Neyse, sırf bu nedenlerle o halde bunuda ABD yaptı demek için spekülatif değil, ciddi, objektif nedenlere ve eylemle verilmek istenen mesajın ciddi, objektif mahiyetini anlamaya ihtiyacımız var. Talibanı, El Kaide'yi ise kesinlikle küçümsememek gerekir, zira hem sermaye ve finans gücü sağlam, hem de küçük CIA olarak örgütlenmiş bir yapıdır. Öyle şalvarlı sakallı görünselerde, eğitimleri, ağababaları(ABD ve türevleri) ile ilişkileri sağlamdı. Her eylem de verilmek istenen bir mesaj var ve o mesaj alındı diye düşünüyorum. O eylem bana öyle geliyor ki, şantajlara konu olan bir eylemdi. Şantaj, blöf derken bir nihayete varılamamış olabilir diye düşünüyorum... Hadi kabul bu eylemi ABD yaptı, bu ABD yi, ABD yapan asıl gerçeği, kapitalizmi ve ABD vb sonuçları, sürekli savaşı üreten doğasını aklıyor ya da manipüle edebiliyor mu? hayır..(bu yüzden, bu örneği ifadelerime karşıt ya da çelişir bulmuyorum, bu yönde bir anlam katamıyorum.)

xcan
22-09-2012, 20:30
Sevgili Spartaküs 11 Eylül ile ilgili youtube'da birçok belgesel var.
Bende sadece 7 belgesel var .
inceleyin lütfen o belgeselleri.Size söyleyeceğim budur.Eğer bulmakta güçlük çekerseniz ben üşenmez bulur ve eklerim.
Abd bunu hep yapıyor zaten.

spartacus
22-09-2012, 20:36
Estagfurullah 11 Eylül sizin hangi öngörünüze dayanak teşkil ediyor? Asıl soru bu. Ya da önceki cevabımın son paragrafının en alt iki satırını okudunuz mu? Okuduysanız zaten cevaplamıştım...

Türkiye kendi tarihinde bizzat kendisi, ne tür eylemler yaptı?(burada yazsak, bir kitap kadar yer tutar). Neden illa bir manipülasyon üretmek ve yapıtaşı için değilde, görüntü için çabalayalım? Asıl soru NEDEN? sorusudur, neden sorusunun yanıtlarına itiraz ederken, asıl sizin cevabınız ne? Birde siz neye itiraz ediyorsunuz, mümkünse alıntılar yapıp, bu ifade, şu, şu nedenlerle bu tür sonuçlar doğurmaz, ya da ne bileyim olası değildir ya da ne bileyim masaldır(kabul) deyin...

xcan
22-09-2012, 21:00
Spartaküs 11 eylülü ABD'nin yaptığına inanmıyorum demişsiniz .Onedenle yukardaki yazıyı yazdım.
Hiç merak ettinizmi uçaklar pentogona Pensilvanyada bir araziye ve İkiz kulelere çarpıyot Çarpan uçaklar Boing (yani dev uçaklar 40 metre kanat açıklığı 50 metre uzunluğu 14 metre yüksekliği olan bu uçaklara ait herhangi bir kalıntı yok .Acaba nedendir diye sorguladınızmı.
Ne bir motor ne bir kanat ne bir koltuk ne bir ceset.
Ne oldu bu kalıntılara?

rastaman
22-09-2012, 21:10
Baştan anlatmayayım herşeyi,dün innocence of muslims kriziyle ilgili şunları yazmıştım.



Bu video aylardır internette var,neden şimdi?

Size gerçek hikayeyi anlatayım.

Tarihte ilk kez bir Amerikan başkanı,bir İsrail başbakanının görüşme isteğini reddetti.Daha yeni oldu bu olay,İnnocence of Muslim muhabbeti başlamadan hemen bir gün önce.

Düşünün,İsrail'in başbakanısınız,ve karşınızda İsrail'in her dediğini harfiyyen yapmak zorunda olan bir makamın sahibi var;Amerikan başkanı!
Kendi ülkesindeki efendileri bile Yahudi olan bu adam sizi dinlemiyor,ne yaparsınız?
Obamayla ciddi sorunlar yaşayan İsrail,hemen ertesi gün çok akıllıca bir adım attı ve aylardır birkaç yerde duran,bu kalitesiz ve amatör videoyu Arapça altyazılar ekleyerek hit yaptırdı.Adamlar Müslüman yığınların ne kadar kolay yönlendirilebilecek kitleler olduğunu biliyor.

Tüm yaşananlar Obamanın ortadoğu politikasının ne kadar başarısız olduğunu seçimlerin hemen öncesindeki Amerikan kamuoyuna göstermek içindi.

Katledilen bir Amerikan elçisi,hem de ABD'nin özgürleştirdiğini sandığı bir ülkede!
Bu ne büyük bir başarısızlık!

Batıyı ve Amerikayı protesto eden binlerce kızgın İslamcı,tam da İsrail'in Amerikan kamuoyuna göstermek istediği şeydir;işte Obama'nın fiyaskosu!

Obamadan rest gören İsrail,bu seçimde tüm gücüyle Cumhuriyetçileri destekleyecektir.
..

Bugün cumhuriyetçilerden gelen açıklamayla karşılaştırın.

ABD Temsilciler Meclisi’nin Cumhuriyetçi üyesi Louie Gohmert, ABD Başkanı Barack Obama’yı “Ortadoğu’da ikinci bir Osmanlı İmparatorluğu oluşturmaya yardım edecek bir dış politika yürütmekle” suçladı.

Gohmert, Temsilciler Meclisi’nde yaptığı konuşmada, Obama’yı Irak’ta zafer kazanıldıktan sonra ülkeden çekilmekle ve meydanı İran’a bırakmakla suçladı. Irak’tan çekilmenin ABD’nin bu ülkedeki etkisinin azalması anlamına geleceğini belirten Temsilciler Meclisi üyesi, kararın sonuçlarının Ortadoğu ve Kuzey Afrika’daki ABD diplomatik misyonlarına düzenlenen saldırılarda kendini gösterdiğini belirtti.

Gohmert, “Bu Başkan Obama’nın övünebileceği yeni bir Osmanlı İmparatorluğu oluşumunun başlangıcıdır. Teşekkürler Başkan Barack Hussein Obama. Bu sizden geriye kalan önemli bir miras olacak” dedi.

Obama’nın Hıristiyan olmadığını söylemek istemediğini de vurgulayan Gohmert, “Bu konuda bildiğim tek şey bunun onunla tanrı arasında olduğudur. Ama bildiğim bir şey var ki, Obama yeni bir Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluşuna yardım etti, dostumuz ve müttefikimiz İsrail’i oluşmasını sağladığı bu radikalizm denizinde çok savunmasız bıraktı” diye konuştu.

Golmert, “Bu başkan zorbalardan, radikal İslamcılardan, bizi yok etmek isteyen insanlardan sempati satın almak istiyor. Ama sevgi ve şefkat alamayacaksınız, aşağılama alacaksınız” dedi.
http://www.hurriyet.com.tr/planet/21530795.asp


Kimin hangi adımı neden attığı o kadar açık ki.

spartacus
22-09-2012, 21:31
ABD 'yi yöneten 10 tröst dünyayı yönetmiyormu?

Yönetiyor...

Soruyorum herkese çip takılması düşüncesi yanlışmı.

hayır, ilk cevabımda zaten yazmıştım- ki sanırım okumadan sordunuz...

Bağımsız olmak için verilen mücadele ilerici bir harekettir.

İlericiliğin ölçütü böyle kurabilir mi? Alakası yok, resmi ideolojinin, enjekteli, bağımlı kılıcı, aldatıcı kavram dezenformasyonundan kurtulmadan dünyayı nasıl yorumlayabiliriz?

Tam bağımsızlık ekonumiden ayrı birşey değildir.

Elbette değildir. lakin bağımsızlığı aidiyet, millet ekseniyle tanımlamak ve anti-amerikancı olmak gibi düzeylere indirgemek açısından, ekonomi, kenar süsü kalıyor ve o derece ki, bu dolgu malzemesi, aksine emperyalsit bağımlılığın koltuk değneği yapılabiliyor. Bir diğeride siz en önemli unsuru, SERMAYE olgusunu sanırım görmezden geliyorsunuz. Önceki yazımdan bir bölümü özellikle renklendiriyorum. Ben size deminde sordum, 11 Eylül, ABD gibi gerekçeler öne sürsek bile, bu gerekçelerin, kaba, saba, forum ortamının da olumsuz yanlarıyla, kör, topal yapmaya çalıştığım sistem analizleriyle çelişen-çatışan bir yanı var mı? Küresel siyaseti tersinden okumakta mümkün, sonuçtan gidiyorsunuz. Oysa asıl cevaplanması gereken soru NEDEN sorusudur.. Sizin cevabınız ne? İfade ettiğiniz sonuçların KAYNAĞI NE? Neden hala 11 Eylül2ü tartışıyoruz, aslında konu etmediğim, konu edilesi bir noktaya da gelmediğimzi bir ayrıntı oysa...

Örneğin önceki yazımda operatörlerden örnek verdim. Turkcell'i düşünün, gücünün kaynağı ne ise ABD nin gücünün kaynağı da odur. sermaye.


Tam bağımsızlığı amaç edinmek doğrudur.
Dünya savaşına karşı olmak ilericiliktir.Bir dünya savaşı tüm sınıfları yok eder .Antiemperyalist mücadeleden tüm sınıfların çıkarı ortaktır.

İlericilik kavramını yine köklerinden kurutarak ifade etmişsiniz. İlericilik kısımlarına katılmıyorum.. Zira en gerici, faşist kalkışmalarda anti-emperyalist olabilirler. Bu emperyalizmden ne anladığınıza bağlı. Atıyorum emperyalizm hala bir milletin, bir başka milleti öyle iş olsun, egolar tatmin olsun diye boyunduruk altına aldığını, köle ettiğini düşünüyorsanız en gerici faşist hatta dindar kalkışmalar bile ilerici olabilir... Birde DOĞRUDUR, İLERİCİDİR gibi ön kabuller sanırım bir politikanın hazır kabul edilmesi için etken, kişileri kolay yoldan bağlayıcı söylemlerdir. Bu tür söylemler bana aydınlanmayı değil kör bağımlılığı işaret ediyor.. Neden güzel, güzel sermaye, sistem, kapitalizm, emperyalizm tanımı yapmıyoruzda, bağımsızlıkçı olmak için DOĞRU, İLERİCİ gibi başka subjektif, cezbedici terimleri ölçüt, kalkış noktası kabul ediyoruz. kendisi bağımlı, kendi sömürgenince sömürülen bir toplumu bağımlılığa mahkum etmeye diretiyoruz, sebep ne? Bağımlı bir toplum bağımsız olabilir mi ki? Kısaca bu işin de var bir hikmeti(değil mi?)...

Tekrar son olarak soruyorum.ABD'DURDURULMALIMIDIR DURDURULMAMALIMIDIR?.
BOYUN EĞMEK ÇÖZÜM DEĞİL BİZZAT SORUNDUR.

ABD yi sırf anti-amerikancılıkla durduramazsınız, belkide kendine yedeklemeyi başarırsa güçlenmesine de yol açarsınız... Siz ABD deyince A'B'D harfi görüyorsunuz ben ise küresel bir kapitalizmi... Durdurulması gereken size göre ABD bana göre ise Kapitalizmdir. Aksi taktirde ABD durdursanız, fark etmez, Fransa çıkar, İngiltere çıkar vs.. Önce Türkiye'ye bakınız, vahşi sömürü Türkiye'de mevcut değil mi? Önce bunu ve önceki ifadelerimi(göbekten bağımlılık) kaldırmalı ki, ABD den kurtulabilinsin...

Ben konuya göre yazarken siz açımı daraltıp salt ABD ve anti-amerikancılığa daraltıyorsunuz. Böyle olunca da sanki ben ABD politikalarına karşı değilmişim gibi bir algı geliştiriyorsunuz.. nasıl ifade edeyim evet o açıda zaten karşıyım(üstelikte yüzeysel değil, özüyle, sermaye gerçeğiyle), geniş açıda ise karşı olmanın temel kıstası kapitalizmden kurtulmaktır. Sözün özü, dar açıda karşıyım, geniş açıda ise kaynağına(memba) karşıyım, sizde geniş açıda, dar açıyla baktığınız sürece, asıl kaynağı manipüle ediyorsunuz diyorum. Sanırım ben anlatamıyorum, biraz düşünün...

xcan
22-09-2012, 21:53
aaron russo rockefeller
http://www.jonesreport.com/images/210207_russo_rfeller_sm.jpg

http://www.youtube.com/watch?v=Vu8p9YZQIlQhttp://

Estratto Zeitgeist: Aaron Russo su Rockfeller

http://www.youtube.com/watch?v=Ow7wq79vVtE

ÇİP OLAYINI DÜŞÜNÜN

xcan
22-09-2012, 22:13
Bağımsızlık sadece ilerici bir hareket değil devrimci bir harekettir:Emperyalizme karşı kazanılmışsa:
Son Libyada üç ABD'liniin olayında;hatırlayınız Obama biz onlara demokrasi;özgürlük getirdik demişti:Oysa Libyaya küresel güçler müdahale etmişti:
Küresel emperyalizm dediğiniz yapılanma ABD eğemenliğinde bir yapıdır:ABD dediğiniz şey hepsinin patronudur:CFR ABD in ve tüm küresel emperyalizmin efendisidir:
Saygılar sevgili kardeşim:

Neva
22-09-2012, 22:35
Baştan anlatmayayım herşeyi,dün innocence of muslims kriziyle ilgili şunları yazmıştım.



Bugün cumhuriyetçilerden gelen açıklamayla karşılaştırın.



Kimin hangi adımı neden attığı o kadar açık ki.


Rastaman, ustteki mesajina cevap olarak;

Obama Israil veya lobi icin cok buyuk bir sorun teskil etmez, hicbir zaman da etmedi. Senin asmis oldugun bu gorusme talebi reddi oncesinde, zaten Israil kendi adayini belirlemis ve baskan havasiyla da agirlamisti.

Putin'de gidip Israil'le goruserek alacagini/verecegini yapmisti.

ABD'nin tek istegi baskanlik secimleri oncesinde, Israil'in bir cilginlik yapip Iran'i vurmamasi idi.(gerci bunlar diger basligin konusudur kisa geciyorum bu sebeple)

Simdi burada Obama'yi ayirip yuceltmen gibi algiladim ben, yanlis olabilir gerci ama eger boyleyse bu dogru degil.

Bunun icin de gecen seneki gelismeleri takip etmen gerekir. Filistin cozumu icin Obama'nin Israil'in eski sinirlarina geri cekilmesi gerektigi teklifi(G8 toplantisinda bunu birilerine soyle diye baski yapmasi), zaten Obama'nin notunu kirmisti.

Orn; Birinin kalkip Turkiye'ye Kibris'i geri ver denmesi gibi birsey.



Obama'nin (kendi iyi bir insan olsa bile) siyasi istikrar adina fiyaskolari zaten birden fazladir geldiginden beri.

Ancak lobi bu surecte(Obama'nin gelis ve kalis sureci)ne yapti? Black kartelleri bir sekilde guclendirme yoluna gitti.

ABD'nin ipini cekecek tek saatli bomba, siyah/beyaz kavgasidir bunu unutma sakin.

Cumhuriyetciler elbette ki soylenecekler, bundan daha dogal ne olabilir ki?

Analiz yaparken, hristiyan alemine iliskin agirlik mezheplerin kendi icindeki kavgasini unutuyorsun. Bak mesela bu yakaya iliskin analiz yaparken sunni/sii ayrimini analiz edebiliyorsun, mezhep kavgasidir bu diyebiliyorsun, ayni detayi ABD icin yapmamaktasin. Onlari dinen/mezhepsel yekpare bir yapi gibi algiliyorsun.

Turkiye'deki ilimli islamin yukselmesindeki en buyuk pay, mezhep olarak hangi kanattan gelmekte hristiyan alemine yonelik?

spartacus
22-09-2012, 23:02
Bağımsızlık sadece ilerici bir hareket değil devrimci bir harekettir:Emperyalizme karşı kazanılmışsa:
Son Libyada üç ABD'liniin olayında;hatırlayınız Obama biz onlara demokrasi;özgürlük getirdik demişti:Oysa Libyaya küresel güçler müdahale etmişti:
Küresel emperyalizm dediğiniz yapılanma ABD eğemenliğinde bir yapıdır:ABD dediğiniz şey hepsinin patronudur:CFR ABD in ve tüm küresel emperyalizmin efendisidir:
Saygılar sevgili kardeşim:

sevgili Estagfurullah siz ne yazdığımı hiç okumuyor musunuz? Lütfen oku, sonra yaz. Siz sorulara cevap vermeyip, bana sürekli, slogan atıyorsunuz, anlamadım ki...Bana soru sordunuz cevapladım, size sorulan sorulara yanıt vermelisiniz.

Neye itiraz ediyorsunuz? Alıntı yapın anlatın bende bileyim. Bana ikide bir ABD deyip durmayın, ben ABD ve türevlerini yaratan şeyin ne olduğunu yazıyorum. Bana ABD demeniz, gözüme, gözüme sokmanız saçma, kör değil mi? hayatımın uzun bir dönemi aktif, anti-kapitalizmle, anti-emperyalist mücadele ile, siyasetle, ekonomi-politikle, gece, gündüz okumakla geçti(bilmem ki bana ABD, CFR vs den bahsederken, hangi psikoloji ile yazıyorsunuz.).

Ben sorayım.

» Bir dere de suyun nereden geldiğine bakmak için sizce ne yapmamız gerekir?
» Emperyalizmin efendisi CFR olunca, CFR sistem dışı bir oluşum mudur?

Bu üçtür yazıyorum;

Örneğin önceki yazımda operatörlerden örnek verdim. Turkcell'i düşünün, gücünün kaynağı ne ise ABD nin gücünün kaynağı da odur. sermaye.

» Katılıyor musunuz? katılmıyor musunuz? Sizin 5 Milyar dolarınız(sermaye) olsa Türkiye'de ne yapardınız? Bir kapitalist gibi düşünün...

» Kapitalizm, sömürü ve sermaye ile aranızda herhangi bir gönül bağı mı var? ABD ve türevleri kapitalizmin ürünüdürler, katılıyor musunuz? katılmıyorsanız neden?

Neva
22-09-2012, 23:02
Spartaküs Kullandığımız ürünlerin kimlere kazanç sağladığını biliyorum.
Siz şunumu diyorsunuz.ABD 'ye karşı olmak gereksizdir.?
Bumu yani dediğiniz?Soruyorum ne yapmalı insanlar?
Soruyorum ABD 'nin orta doğuda ve türkiyede amacı nedir.?
Kısa ve net yanıtlarsanız sevinirim.
Soruyorum 11 eylül sizce nedir?
Soruyorum Cfr yokmudur Bilderberg yokmudur.
Soruyoyorum.
ABD 'yi yöneten 10 tröst dünyayı yönetmiyormu?
Soruyorum herkese çip takılması düşüncesi yanlışmı.
Tüm dünya ekonomik ilişkiler kurar diğer tür ilişkiler kurar bunu reddetmiyorum .
Bu ilişkiler muz cumhuriyetlerinin atadığı yönetimlerle kurulamaz.
Bağımsız olmak için verilen mücadele ilerici bir harekettir.
Tam bağımsızlık ekonumiden ayrı birşey değildir.
Tam bağımsızlığı amaç edinmek doğrudur.
Dünya savaşına karşı olmak ilericiliktir.Bir dünya savaşı tüm sınıfları yok eder .Antiemperyalist mücadeleden tüm sınıfların çıkarı ortaktır.
Tekrar son olarak soruyorum.ABD'DURDURULMALIMIDIR DURDURULMAMALIMIDIR?.
BOYUN EĞMEK ÇÖZÜM DEĞİL BİZZAT SORUNDUR.

Spartacus bunu pekcok baslikta dile getirmisti ancak katilan olmadi pek sayin Estagfurullah.

Hayir, sorun ABD'ye karsi olmayalim, emperyalizm'i destekleyelim vs. turunden birsey degil. Salt ABD'ye indirgenmesi alakasizdir.

Iyi niyetimizle yazmak ayri bir konudur, dunyanin kati dengeleri ve gercekleri de yazabilmek analiz edebilmek ayri bir konudur.


Dunyanin gelmis oldugu gercek gozle gorunur denge, sinifli bir yapidir. Dunun feodal yapisi, zaman icinde evrilip modernize olmus, silahlanmis, uretime gecmis, hem kaynak somurmus, hem de kaynak yaratmis vs. durumdadir.

Emperyalizm'e karsi olmak sadece ABD'ye karsi olmakla yapilmaz. Turkiye tarihin akisinda hicbir zaman tam bagimsiz olamamistir, eger olay tam bagimsiz olmaksa.

Turkiye bu akis icinde, tarimini oldurdu, hayvanciligini oldurdu, sunu oldurdu, bunu oldurdu. Say say bitmez.

Dunya savasina karsi olacak bir noktada degilsiniz su an. Zaten esigindesiniz. Kriterleriniz belli. Askeri ve stratejik durumunuz ortada.

Bu noktada ne yapacaksiniz?

Zaten ABD gudumunde(icinde) giderken, anti emperyalizm'i savunmak, gozonundekini gorememek demektir. Oysa emperyalizm su anda zaten kuresel. Yani emperyalizm sadece vurmak, oldurmek degildir fiziken.

Sadece ABD'den de ibaret degildir.

xcan
22-09-2012, 23:12
:) sevgili Estagfurullah siz ne yazdığımı hiç okumuyor musunuz? Lütfen oku, sonra yaz. Siz sorulara cevap vermeyip, bana sürekli, slogan atıyorsunuz, anlamadım ki...Bana soru sordunuz cevapladım, size sorulan sorulara yanıt vermelisiniz.

Neye itiraz ediyorsunuz? Alıntı yapın anlatın bende bileyim. İşte şurasına katılmıyorum de. Bana ikide bir ABD deyip durmayın, ben ABD ve türevlerini yaratan şeyin ne olduğunu yazıyorum. Bana ABD demeniz, gözüme, gözüme sokmanız saçma, kör değil mi? hayatımın uzun bir dönemi aktif, anti-kapitalizmle, anti-emperyalist mücadele ile, siyasetle, ekonomi-politikle, gece, gündüz okumakla geçti(bilmem ki bana ABD, CFR vs den bahsederken, hangi psikoloji ile yazıyorsunuz.).

Ben sorayım.

» Bir dere de suyun nereden geldiğine bakmak için sizce ne yapmamız gerekir?
» Emperyalizmin efendisi CFR olunca, CFR sistem dışı bir oluşum mudur?

Bu üçtür yazıyorum;

Örneğin önceki yazımda operatörlerden örnek verdim. Turkcell'i düşünün, gücünün kaynağı ne ise ABD nin gücünün kaynağı da odur. sermaye.

» Katılıyor musunuz? katılmıyor musunuz? Sizin 5 Milyar dolarınız(sermaye) olsa Türkiye'de ne yapardınız? Bir kapitalist gibi düşünün...

» Kapitalizm, sömürü ve sermaye ile aranızda herhangi bir gönül bağı mı var? ABD ve türevleri kapitalizmin ürünüdürler, katılıyor musunuz? katılmıyorsanız neden?
Bu Tartışmadan çekiliyorum Spartaküs.Siz daha perspektifli bakıyorsunuz umuyorum.

xcan
22-09-2012, 23:21
Spartacus bunu pekcok baslikta dile getirmisti ancak katilan olmadi pek sayin Estagfurullah.

Hayir, sorun ABD'ye karsi olmayalim, emperyalizm'i destekleyelim vs. turunden birsey degil. Salt ABD'ye indirgenmesi alakasizdir.

Iyi niyetimizle yazmak ayri bir konudur, dunyanin kati dengeleri ve gercekleri de yazabilmek analiz edebilmek ayri bir konudur.


Dunyanin gelmis oldugu gercek gozle gorunur denge, sinifli bir yapidir. Dunun feodal yapisi, zaman icinde evrilip modernize olmus, silahlanmis, uretime gecmis, hem kaynak somurmus, hem de kaynak yaratmis vs. durumdadir.

Emperyalizm'e karsi olmak sadece ABD'ye karsi olmakla yapilmaz. Turkiye tarihin akisinda hicbir zaman tam bagimsiz olamamistir, eger olay tam bagimsiz olmaksa.

Turkiye bu akis icinde, tarimini oldurdu, hayvanciligini oldurdu, sunu oldurdu, bunu oldurdu. Say say bitmez.

Dunya savasina karsi olacak bir noktada degilsiniz su an. Zaten esigindesiniz. Kriterleriniz belli. Askeri ve stratejik durumunuz ortada.

Bu noktada ne yapacaksiniz?

Zaten ABD gudumunde(icinde) giderken, anti emperyalizm'i savunmak, gozonundekini gorememek demektir. Oysa emperyalizm su anda zaten kuresel. Yani emperyalizm sadece vurmak, oldurmek degildir fiziken.

Sadece ABD'den de ibaret degildir.
Sevgili Neva Emperyalizm Abd ile sınırlı değil elbette bunu bilmediğimimi düşündünüz.Orta doğu projesi Abd patentlidie.Ben gelecekteki yıkım için bir şeylere nasıl dur denebilir noktasındayım.Sizlerle farklı düşünme hakkımda olmalı hatta hata yapma hakkımda.Ülkemizde yapılan yanlışların muhasebesinide yapabilirimÇünki birey olarak sorgulayan biriyim.Müsade edinde Abd bana kendini savunsun.
Bu tartışmayı sürdürmiyeceğim.
Haklısınız.
Herhangi bir yanlışım olduğunu sanmıyorum.
Abd bizede demokrasi getirsin!

Neva
22-09-2012, 23:46
Sevgili Neva Emperyalizm Abd ile sınırlı değil elbette bunu bilmediğimimi düşündünüz.Orta doğu projesi Abd patentlidie.Ben gelecekteki yıkım için bir şeylere nasıl dur denebilir noktasındayım.Sizlerle farklı düşünme hakkımda olmalı hatta hata yapma hakkımda.Ülkemizde yapılan yanlışların muhasebesinide yapabilirimÇünki birey olarak sorgulayan biriyim.Müsade edinde Abd bana kendini savunsun.
Bu tartışmayı sürdürmiyeceğim.
Haklısınız.
Herhangi bir yanlışım olduğunu sanmıyorum.
Abd bizede demokrasi getirsin!

Sayin Estagfurullah;

Sanirim yanlis anladiniz.

Elbette bizlerle farkli dusunme ozgurlugunuz var. Buna bir itirazimiz yok zaten, en dogal hakkiniz. Sadece fikir paylasimi yapiyoruz.

spartacus
23-09-2012, 00:31
Turkcell (http://tr.wikipedia.org/wiki/Turkcell)

Kurulduğu günden bu yana, lisans bedeli de dahil olmak üzere, yurt içerisinde, 30 Eylül 2005 itibarıyla, yaklaşık 4,5 milyar Amerikan Doları yatırım yaptı.

Şirket, abone başına ayda 17.1 Amerikan Doları kâr elde etmektedir

Turkcell'in abone sayısı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun 2012 ikinci çeyrek verilerine göre 34.7 milyondur.34.700.000 x 17.1 $ = 593.370.000 $

Turkcell, Türkiye'nin ve bölgenin lider operatörü konumuyla 2003 yılı başında GSM Association Yönetim Kurulu'na girmiştir. Vodafone (http://tr.wikipedia.org/wiki/Vodafone)Vodafone, (Londra yakınlarında, Berkshire) Newbury merkezli uluslararası bir İngiliz cep telefonu şirketidir.
Türkiye'de ise Turkcell (http://tr.wikipedia.org/wiki/Turkcell)'in en büyük rakibi konumundadır. Vodafone'un CEO'su İtalyan (http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0talyan) Vittorio Colao (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Vittorio_Colao&action=edit&redlink=1)'dur. Vodafone Grup Başkanı ise İngiliz Sir John Bond (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=John_Bond&action=edit&redlink=1)'dur.
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (http://tr.wikipedia.org/wiki/Bilgi_Teknolojileri_ve_%C4%B0leti%C5%9Fim_Kurumu)' nun verilerine göre Haziran 2012 itibariyle 18,4 milyon abonesi bulunmaktadırDeğerlere, rakamlara bakalım, çıkarlar neyin üzerine inşa edilmiş ve hangi temelde? Hani nerede iflah olmaz mezhepçiliğimiz, raflarda tozlanmış bin yıllık dini bağnazlığımız, cehaletimiz, hani nerede onun sapı, bunun çöpü, hani nerede aidiyetçiliğimiz... Tüm dünyada üretim ve hizmet sektörünü düşünelim, birde sermayenin, paranın getirdiği gücü. Birde sermaye birikimi ve yayılımı gerçeğini. Türkiye de daha dün soyguncu, yeşil sermaye dediklerimiz, bu gün Osmanlı soslarıyla sömürgeciliğe girişmedi mi? Sermaye birikiyor, yerinde durmuyor ki, yayılıyor ve her zaman kapitalistlerin çıkarı tüm toplumun çıkarıymış gibi gösteriliyor, çeşitli aidiyetlerle, din, mezheple vs soslanıyor, manipüle ediliyor..

AKP daha yokken, hatta kuruluşundan öncelerde bile Erdoğan Küresel sermaye tarafından seçilmiş kişiydi ve evet küresel siyasette belirleyici olanlar elbette bu başlığa konu olan kişi ve kuruluşlardır. Önceki yazımda da belirttim, 20 yılda milyonlarca otomobil alacağı hesaplanmış. Zira bilişim sektörü de bir çok diğer sektörde böyle... Büyük bir potansiyel var... Dünya da kriz yaşanırken Türkiye az etkileniyorsa, ekonomik gelişmeler oluyorsa tümüyle hükümetin becerisine yormamak gerekir, bu progandadır sadece.. Türkiye de dolaşan yabancı sermaye, işbirlikçi sermayeye açılan kanallar kendisini çektiği an ya da dışa bağımlılık tırpanlandığı (http://www.gercekgundem.com/?p=427964) an, işte o zaman birilerinin ipi çekilir.. Fakat Türkiye bir dönem istikrarlı olmak zorunda zira satılacak milyonlarca ürün var. Bağlılık, bağımlılık, kapitalizm, sistem, yönetim, iktidar görüldüğü kadar basit değil diye düşünüyorum ve at sahibine göre kişniyor...

Milyarlarca dolar sermaye ve servetiyle, kapitalistler ahmak değil ki. Tüm medya, bilişim, sisteme entegre. Dünya da kapitalizmden en çok çekenler, yani toplumlar, kapitalizmi en çok savunanlar konumunda. Peki nasıl? Din, vatan, millet, sakarya efsaneleriyle, neyi savunduklarının farkında bile değiller, böyle kutsuyorlar çünkü....

Hadi Türkiyedesiniz, cidden 5.000.000.000 $ paranız var ve kapitalistsiniz ne yaparsınız? (bu foruma uğramazsınız. Zira toplumlar ne kadar yapay argümanlarla biribirini yer, hali hazır dünyayı olduğu gibi kutsar, dünyalarını küçücük ufuklara hapseder, Tv lerde sanat değeri bile olmayan o dizileri vs izler sizin için en sağlıklı, garanti yol bu olur.)

Efendiliğin temelinde bin yıllardır bu gerçek yatıyor ve bu gerçek ister farkında olalım ister olmayalım, bilincimizden dünya görüşümüze, dinsel inançlar ve kabullere kadar belirleyici... (Yahudileri düşünelim, başlığa bakalım ve birde Allah'ın güya onları insanlara efendi yaptığı söylemini. hangisi önce? Efendi olmaları mı? Yoksa, efendi kılınmaları mı? Görüldüğü gibi dine kadar belirleyici olan servet, sermayedir, efendilerin ideolojisidir...)

spartacus
23-09-2012, 00:58
Sevgili Neva Emperyalizm Abd ile sınırlı değil elbette bunu bilmediğimimi düşündünüz.Orta doğu projesi Abd patentlidie.Ben gelecekteki yıkım için bir şeylere nasıl dur denebilir noktasındayım.Sizlerle farklı düşünme hakkımda olmalı hatta hata yapma hakkımda.Ülkemizde yapılan yanlışların muhasebesinide yapabilirimÇünki birey olarak sorgulayan biriyim.Müsade edinde Abd bana kendini savunsun.
Bu tartışmayı sürdürmiyeceğim.
Haklısınız.
Herhangi bir yanlışım olduğunu sanmıyorum.
Abd bizede demokrasi getirsin!

Sevgili Estagfurullah

ABD yi savunan yok ki. Bu konuyla ilgili politika başlıklarını karıştırsanız haksızlık yaptığınızı görebilirsiniz. ABD bizede demokrasi getirsin sözünü nasıl sarfedebildin..... (biraz geçmiş konulara bakabilrisiniz. Önyargılı yaklaşıyor olabilirsiniz ve bu yanlış anlaşılmalara yol açıyor olabilir)

Bu başlık ABD bize demokrasi getirsin, ABD den nasıl kurtulur başlığı olmadığı için yazarken bu temelde, bu açıda yazmadık.. Eni sonu buraya geldi.. Olay şu;

Başlığa konu olan sıralamayı yaratan temel kaynak servet ve sermayedir demiştim. O sıralamaya sermayesi güçlü olan girecek.. Yahudiler bin yılları aşkın istikrarlı bir biçimde servet ve sermaye biriktiren, bu çerçeve de de belirli bir bilinç, ustalık geliştirmiş bir toplum(tüccar)... Osmanlıya ve osmanlıda manifaktüre(torpak dışı üretim-atölye) bakın, kimler icra etmişler...

Ben demiştim ki kaynak kirli...

Sen diyorsun ki, bu su kirli akıyor... Suyun kirinden hiç bahsetmiyorsun diyorsun... Oysa kaynağın kirli olması, suyun kirli olması anlamına gelmiyor mu? Kısaca ısrarla suyun kirli olduğunu söylemek, özellikle kaynağı perdelemek, gizlemek, görmezden gelmek manipülasyondur dememin sebebi bu... O kaynak kirli olduğu sürece suyu ne tarafa çevirirsen çevir, suyun kirliliği değişmeyecektir... Demek istediğim bu... Yoksa hadi suyun kirlerini tartışalım dersek, tartışırız, ama yeterki önce kaynağın kirini ve neden kirli olduğunu çözmeye çalışalım, oralara da geliriz. ya da başka başlıkalrda zaten onalrda ele alındı... Yanlış anlaşılma, buna bağlı yanlış çıkarımlar, ne bileyim yerine göre çarpıtmalar olmasında, istersen tam zıttıma düşün, kesinlikle rahatsız olmam.

Neva
23-09-2012, 02:04
Gerçek sayı çok daha fazla olsa da en az 40 ismin,yani % 40’ın Yahudi olduğunu biliyoruz,Wikipedia sayfasında etnisite belirtilenlerin tamamında bu bilgi verilmiş zaten.Tartışmalı isimlerle beraber sayı 54’ü buluyor.Biz o 14 ismin hiçbirinin Yahudi olmadığını varsayacağız;çünkü kiminde elde kesin veri yok,kiminde dıdısının dıdısı İbrani,kimindeyse bu kimlikle bilinmek istemeyenleri Yahudi saymak doğru olmayacak.

Bu oran en zengin 400 isimde de değişmiyor;yine en az %40-42 gibi bir rakam ortaya çıkıyor.

Konuyla ilgili en güvenilir ve genel-geçer kaynağı;Forbes listesini esas aldım.





Sevgili Rastaman, listeyi eksik dokmussun, Turkiye'de de varolan lobiyi de dokmeliydin.(hatta diger ulkelerde varolan lobiyi de.)

Yillarin icinde, gorunur/gorunmez yahudi finansi ile saglanan istihdam, holding, sirket vs.

Hatta Osmanli'dan da alabilirsin. Boylelikle daha saglikli bir tartisma olur.

rastaman
26-09-2012, 18:36
Yukarıda bahsettiğim Cumhuriyetçiler cephesinden gelen açıklamada bir ayrıntı daha var,Barack ''Hussein'' Obama vurgusu.Bu yeni birşey de değil,tüm Amerikan sağı bunu defalarca yaptı.

Kullanılmayan etnik-dinsel bir ismin bu vurgusu bana Two and a half men dizisinin-eski-baş rol oyuncusu Charlie Sheen'in başına gelenleri hatırlattı.

Ne olduğunu anlayamadık,Sheen dizinin Yahudi yapımcısı Chuck Lorre'a antisemit ifadeler söylediği için diziden atıldı,tüm basın tarafından kınandı,kötü adam ilan edildi.Kimse bu ifadelerin ne olduğunu kurcalamadı.

Sonradan öğrendik ki Sheen Chuck Lorre'a kullanmadığı Yahudi ismiyle hitap etmiş,tıpkı Obama'nın Hussein'i gibi.Bu ise apaçık bir ırkçılık,antisemitizm imiş.

Oysa Charlie Sheen Lorre'ın milyonlarca dizi izleyicisiyle Yahudi adını 327 no'lu vanity card'da(jenerik yazısı yapımcı notu) paylaşıldığını gösterdi.Yarı mizahi bir mesajda Lorre şunları yazıyordu;

I'm writing this vanity card in Israel. I like it here. Not for the geography, or architecture, or even the history. No, I like it because for the first time in my life I'm surrounded with DNA much like my own. Until I got here, until I wandered around Tel Aviv and Jerusalem, I didn't realize how much my double helix yearned to be around similar strands. Now that's not to say that I don't occasionally have that very same genetic experience in Beverly Hills (particularly in Chinese restaurants on Sunday night). But the sheer homogeneity of Israel overwhelms any over-priced kung pao gathering at Mr. Chow's. The cop, the cab driver, the hotel concierge, the pilot, the waiter, the shoe salesman, the beautiful girl looking right through me as if I didn't exist -- all Jewish! If I had to sum it up, I'd say the sensation is like being at a B'nai B'rith summer camp that is surrounded by millions of crazy bastards who hate the sound of kids playing tetherball, and all the poor little camp has going for it is pluckiness and nukes. Anyway, I have to believe my visceral and very pleasant reaction is some sort of evolutionary, tribal thing. Some sort of survival gene that makes human beings want to stay with their birth group. Which raises the question, why have I spent a lifetime moving away from that group? How did Chaim become Chuck? How did Levine become Lorre? The only answer I come up with is this: When I was a little boy in Hebrew school the rabbis regularly told us that we were the chosen people. That we were God's favorites. Which is all well and good except that I went home, observed my family and, despite my tender age, thought to myself, "bull$#*!."



Obama da Lorre'da benzer olaylar yaşamış,üstelik Lorre Yahudi adlarını izleyiciye kendi duyurmuş.Lorre ve Yahudi cemaati böyle bir ''hata''yı yapanı anında antisemit ilan edip bitirebiliyor,ama aynısı ABD başkanına bile yapıldığında kimsenin sesi çıkmıyor.

''Hollywood'u Yahudiler yönetiyor'' diyen Marlon Brando'yu da böyle harcadılar.

Ortada bir dokunulmazlık var,eleştiremiyorsunuz.Hayatını kızılderili haklarına adamış ateist bir aktörün bir anda nasıl antisemitik bir ırkçıya çevrilebildiğinin güzel bir örneğidir Brando.

rastaman
26-09-2012, 19:14
Sevgili Rastaman, listeyi eksik dokmussun, Turkiye'de de varolan lobiyi de dokmeliydin.(hatta diger ulkelerde varolan lobiyi de.)

Yillarin icinde, gorunur/gorunmez yahudi finansi ile saglanan istihdam, holding, sirket vs.

Hatta Osmanli'dan da alabilirsin. Boylelikle daha saglikli bir tartisma olur.

Türkiyede durum Amerika ile karşılaştırılamayacak kadar ümitsiz,benzer bir listenin % 70 gibi bir oranla sonuçlanacağına dair en ufak bir şüphem yok.Konversoların İspanyada yaptığını torunları Türkiyede yapıyor.

Ama bu konulardan bahsedip dışarıda kalan pek kimse de kalmadı,herkes bir şekilde içeride.O yüzden varolan eliti/sömürüyü teşhir etmek suç.

Sabetaycı kökleriyle bilinen isimlerin tv kanallarında boy gösterme oranlarına bakıyoruz;İslamcı kanallarda bu oran %5 diyelim;seküler kanallardaysa %30.
Bir adam var,birçok tv kanalı olan,onun kanallarında da bu oran %30.Ama aynı adamın öyle bir kanalı var ki izleyince şaşırıyorsunuz;kanala konuk olanlardan etkin isimlere kadar herkes ''soydaş''.Oran % 5 ya da 30 değil neredeyse %95.

Bunu farkettiğimde uzun süre inanamamıştım,bir ulusal kanal hepimizin gözlerinin içine baka baka ''soydaşlarımızı tanıyalım'' cılık oynuyor burada.Eminim çok da işe yarıyordur,herkes kimlerle iş yapması gerektiğini,kime destek vereceğini;kısacası kimin ''bizim köylü'' olduğunu buradan öğreniyor.

Ama aynı kanal Türkiyede modernleşme ve demokrasi adına iyi işler de yapıyor,ne yapalım şimdi?

Türk modernleşmesinin iki önemli ayağı var,ilki Hristiyanlardır;

Eski başkent İstanbulda yürürken gördüğünüz birçok eski binanın Ermeni ya da Rum mimarların elinden çıktığını görürsünüz.Avrupalıların Osmanlıdaki hammaddeyi almak için seçtiği tüccarların Rum,Ermeni gibi Hristiyan cemaatlere üye olması bu grupların modernizmin geldiği batıyla daha iyi ilişkiler kurmasına ve bir köprü görevi görmesine sebep olmuştur.

İkinci ayak da Yahudilerdir.Avrupalı Yahudi tüccarların iş yapmak için Anadoluda ''tercihen'' Yahudileri seçmesi de bu grubun gittikçe güçlenmesini sağlamıştır.İttihat ve Terakki ve cumhuriyetle beraber bizim gizli Yahudilerimiz de ekonomik güçlerini politik destekle sağlamlaştırmış,köşeleri tutmuştur.

Bunun olumlu yönleri de var,son yüzyıldır Türk modernleşmesi Sabetayist kökenlilere çok şey borçludur.Ortaylı'nın ''Osmanlı modernleşmesi ve Sabetaycılık'' gibi kitaplar konuya farklı açılardan bakabilmemiz için şart.

Öyle ya,bu adamın malum kanalı iyi şeyler de yapıyor,birilerinin görmek istemediklerini gözler önüne seriyor,demokrasi kültüründen,çevre politikalarından bahsediyor;Yahudilerin bu gücü elinde bulundurmaları neden kötü olsun?

Burjuvazi sanatta üretir,fikir de,demokrasi de bilim de.Çünkü paran varsa oturur yazarsın,araştırırsın;akşam ne yiyecem diye düşünmezsin.Yani bu grubun modernleşmeye katkıları Yahudi elitimizin değil,burjuvazinin kazanımlarıdır.Yani bir üstteki paragrafın ana fikri çürüktür.

Neva
26-09-2012, 19:41
Yukarıda bahsettiğim Cumhuriyetçiler cephesinden gelen açıklamada bir ayrıntı daha var,Barack ''Hussein'' Obama vurgusu.Bu yeni birşey de değil,tüm Amerikan sağı bunu defalarca yaptı.

Kullanılmayan etnik-dinsel bir ismin bu vurgusu bana Two and a half men dizisinin-eski-baş rol oyuncusu Charlie Sheen'in başına gelenleri hatırlattı.

Ne olduğunu anlayamadık,Sheen dizinin Yahudi yapımcısı Chuck Lorre'a antisemit ifadeler söylediği için diziden atıldı,tüm basın tarafından kınandı,kötü adam ilan edildi.Kimse bu ifadelerin ne olduğunu kurcalamadı.

Sonradan öğrendik ki Sheen Chuck Lorre'a kullanmadığı Yahudi ismiyle hitap etmiş,tıpkı Obama'nın Hussein'i gibi.Bu ise apaçık bir ırkçılık,antisemitizm imiş.

Oysa Charlie Sheen Lorre'ın milyonlarca dizi izleyicisiyle Yahudi adını 327 no'lu vanity card'da(jenerik yazısı yapımcı notu) paylaşıldığını gösterdi.Yarı mizahi bir mesajda Lorre şunları yazıyordu;





Obama da Lorre'da benzer olaylar yaşamış,üstelik Lorre Yahudi adlarını izleyiciye kendi duyurmuş.Lorre ve Yahudi cemaati böyle bir ''hata''yı yapanı anında antisemit ilan edip bitirebiliyor,ama aynısı ABD başkanına bile yapıldığında kimsenin sesi çıkmıyor.

''Hollywood'u Yahudiler yönetiyor'' diyen Marlon Brando'yu da böyle harcadılar.

Ortada bir dokunulmazlık var,eleştiremiyorsunuz.Hayatını kızılderili haklarına adamış ateist bir aktörün bir anda nasıl antisemitik bir ırkçıya çevrilebildiğinin güzel bir örneğidir Brando.

Rastaman, ateistler icinde irkcilar yok mu saniyorsun ? Ateizm veya ateist'in sablon bir politik gorusu yoktur ki!?

En basitinden, sitede olan ateistlere baksan bunu gorebilirsin.

Yahudiler kadar, tarih icinde- etnik koken/kimlik sebebiyle cok sayida kimlik degistirmek ve damgalanmak zorunda kalsaydin, sen de bugun aynini uyguluyor olacaktin.

Tarihin icinde nasil ki Almanya'da (bir kisim irkci), Turk yerlesimciler vs. sebepli "kopekler disari" diye slogan attiginda oradaki insanlar rahatsizlik hissettilerse bu da onun gibidir.

Zaten insanin kullanmadigi-deklare etmedigi adini, ondan izinsiz sekilde kullanmak insan haklarina aykiridir. Cunku bu isimler resmi yoldan edinilir. Bunlar bir nickname veya lakap degildir.

Yahudiler karakteristik olarak antisemitik zihniyetleri cok kolay anlarlar. Bu ayrica kendi ulkesinden uzak, yurtdisinda yasayan her bir ulke mensubu tarafindan dahi kolayca bilinir.

Irkcilik yazili degildir, ancak guncel yasamda, pratikte uygulanir.

Evet o bahsettigin durum, antisemitizm'e girer. Ve butun kimlikler icin gecerlidir. Sadece yahudiler icin degil.


Bunu Obama ile eslestirmen tutarsiz olur, zira bu gibi liderler, herseyleriyle, hergun toplum onunde malzemedir.

Malum ABD fikir ozgurlugu iceren bir ulke oldugundan, muhalefetin siyasi olarak bu tur cikisi ve vurgusu olagandir. Gelmis gecmis tum liderler'e ayni seyler yapilmistir muhalefet tarafindan. En basitinden yasadigin ulkedeki gelmis gecmis liderleri gozden gecir mesela.

Kaldi ki Obama basa geldiginde, zaten bunu(diger ismini) kendisi deklare etmistir. Bir ulke baskani bahsettigin.

http://en.wikipedia.org/wiki/Barack_Obama

Sen buradan, muhalefetin cikisini nasil irkcilik olarak degerlendirdin isim sebebiyle anlayamadim dogrusu.



Evet, Hollywood'da da soz sahibidir yahudiler, zira film sektorunde yatirimlari var. Bu da bir nevi ticaret.

J.R.R Tolkien serisine de boyle benzer atiflar yapilmisti irkcilik isliyor diye..



Marlon Brando, dogruyu soylemis bunda sasilacak ne var anlamadim?
Ayrica Native'ler icinde, hic irkcilik duzeyinde insan yok mu saniyorsun sen?

Onca kesilmis, bicilmis, etnik temizlik gecirmis bir halkda , irkci cikmaz mi yahu? Bu akildisidir bir kere.

Dokunulmazlik diye birsey yoktur, hersey elestirilir.

Hayir tamam elestirelim de nesini elestirmek istiyorsun, onu ortaya koyarsan daha saglikli elestiririz, yoksa ustte verdigin ornekler basit ornekler.

Yani elestiri konun nedir?

-Zengin oluslari mi?

-Global politikaya etki edisleri mi?

-?
-?

Tam olarak ne oldugunu soylersen konunun, daha iyi anlariz seni.

rastaman
26-09-2012, 19:43
Eski Yunanlılar,Mısırlılar,Asurlular,Romalılar,İngilizl er,günümüz Yahudileri insan medeniyetinin oluşmasına büyük katkı sağlamıştır,nasıl?
Uygarlık-malesef- genelde üç olgu üstünde yükselmiştir;
Kölelik,
işgal,
sömürü.

Yunanlı,onlarca kölesi onun yapması gerektiği işleri yaptığı için sanat ve bilimle uğraşabilmiştir.

Mısır herşeyini kendi medeniyetinin yükselmesini sağlayan yüzbinlerce köleye borçludur.

Roma ekonomisi de işgal ve kölecilik üzerine kuruludur.

İngilizler,İspanyollar ve Fransızlar katlettikleri milyonlarca insanın topraklarına el koyup köleleştirdikleri -başka-milyonlarca insanı o topraklarda çalıştırarak buralara gelmiştir.

Osmanlının bir dönemki başarısının ardında da hepimizin bildiği gibi işgal vardır.

Türümüz adına hiç de duymak istemeyeceğimiz şeyler bunlar,ama malesef gerçek bu.

Yahudiler de buralara farklı bir yolla gelmediler,ilkel bir etnik-dinsel dayanışmanın getirdiği başarı,bu sömürü düzeninin oluşmasını sağlamıştır.

Charles Darwin rekabet halindeki iki kabileden aynı inançları paylaşan,daha çok dayanışmaya giren tarafın diğerine üstünlük sağlayacağını yazar.Buradan ne grup seçilimine gireceğiz ne de dinin günümüzde baskın olmasının sebeplerini burada arayacağız,ama bu örnek çok önemli;grup içi dayanışmanın diğer gruplardan daha sağlam olduğu bir cemaat karşısında diğerlerinin pek şansı yoktur.

Örgütlü hareket edebilme ve dayanışma bu işin sırrıdır.Yahudiliğin hem etnik hem dinsel bir kavram olması bu durumu pekiştirmiş;Yahudiliğin kendilerini çevreleyen kitlelerin dinlerine kaynaklık etmesiyse bu harcı ve haklılık duygusunu güçlendirmiştir.

Neva
26-09-2012, 20:01
Türkiyede durum Amerika ile karşılaştırılamayacak kadar ümitsiz,benzer bir listenin % 70 gibi bir oranla sonuçlanacağına dair en ufak bir şüphem yok.Konversoların İspanyada yaptığını torunları Türkiyede yapıyor.

Ama bu konulardan bahsedip dışarıda kalan pek kimse de kalmadı,herkes bir şekilde içeride.O yüzden varolan eliti/sömürüyü teşhir etmek suç.

Sabetaycı kökleriyle bilinen isimlerin tv kanallarında boy gösterme oranlarına bakıyoruz;İslamcı kanallarda bu oran %5 diyelim;seküler kanallardaysa %30.
Bir adam var,birçok tv kanalı olan,onun kanallarında da bu oran %30.Ama aynı adamın öyle bir kanalı var ki izleyince şaşırıyorsunuz;kanala konuk olanlardan etkin isimlere kadar herkes ''soydaş''.Oran % 5 ya da 30 değil neredeyse %95.

Bunu farkettiğimde uzun süre inanamamıştım,bir ulusal kanal hepimizin gözlerinin içine baka baka ''soydaşlarımızı tanıyalım'' cılık oynuyor burada.Eminim çok da işe yarıyordur,herkes kimlerle iş yapması gerektiğini,kime destek vereceğini;kısacası kimin ''bizim köylü'' olduğunu buradan öğreniyor.

Ama aynı kanal Türkiyede modernleşme ve demokrasi adına iyi işler de yapıyor,ne yapalım şimdi?

Türk modernleşmesinin iki önemli ayağı var,ilki Hristiyanlardır;

Eski başkent İstanbulda yürürken gördüğünüz birçok eski binanın Ermeni ya da Rum mimarların elinden çıktığını görürsünüz.Avrupalıların Osmanlıdaki hammaddeyi almak için seçtiği tüccarların Rum,Ermeni gibi Hristiyan cemaatlere üye olması bu grupların modernizmin geldiği batıyla daha iyi ilişkiler kurmasına ve bir köprü görevi görmesine sebep olmuştur.

İkinci ayak da Yahudilerdir.Avrupalı Yahudi tüccarların iş yapmak için Anadoluda ''tercihen'' Yahudileri seçmesi de bu grubun gittikçe güçlenmesini sağlamıştır.İttihat ve Terakki ve cumhuriyetle beraber bizim gizli Yahudilerimiz de ekonomik güçlerini politik destekle sağlamlaştırmış,köşeleri tutmuştur.

Bunun olumlu yönleri de var,son yüzyıldır Türk modernleşmesi Sabetayist kökenlilere çok şey borçludur.Ortaylı'nın ''Osmanlı modernleşmesi ve Sabetaycılık'' gibi kitaplar konuya farklı açılardan bakabilmemiz için şart.

Öyle ya,bu adamın malum kanalı iyi şeyler de yapıyor,birilerinin görmek istemediklerini gözler önüne seriyor,demokrasi kültüründen,çevre politikalarından bahsediyor;Yahudilerin bu gücü elinde bulundurmaları neden kötü olsun?

Burjuvazi sanatta üretir,fikir de,demokrasi de bilim de.Çünkü paran varsa oturur yazarsın,araştırırsın;akşam ne yiyecem diye düşünmezsin.Yani bu grubun modernleşmeye katkıları Yahudi elitimizin değil,burjuvazinin kazanımlarıdır.Yani bir üstteki paragrafın ana fikri çürüktür.

Zaten hem her baslikta bunun, insanlik icin olumsuz oldugunu isliyoruz birkac kisi, ancak bu durumda da "bolucu" yaftasi yiyoruz ne yazik ki.

Biz ne kadar iyimser dusunursek dusunelim, global dunyadaki gercekci dengeler maalesef bunun tersi.


Tamam elit'i elestirelim ama, zaten elestirdigin kaynaktan beslenirken bu biraz abes oluyor ve gerceklerin farkedilememesi gibi bir durum olusuyor.

Haydi elestir, ve bugun Turkiye'de Cumhuriyet doneminden itibaren olusturulmus holding, sirket, hisse vs. hepsini yerle bir edin. Haydi TUSIAD'i kapatin lav edin. Gorunmezleri katmiyorum bile.



Ne yapacaksiniz bu durumda? Yesil sermayeyi mi kaldiracaksiniz? O da zaten bu oyunun icinde zaten, baskalari uzerinden dolayli olarak.

Sabetayci kesimi, sen kalkip butun bir yahudi alemine mal edemezsin ama, bu haksizca bir yargi olur.

O zaman yahudilerde sana derler ki; Cikar bakayim aradan *Kemalist'leri, gercek Turk'ler(Anadolu halki) sahneye, Selcuklu'dan sonrasini sil at bakalim.

Osmanli Turk muydu?

Yalnis analizin var bence, sanirim sen de Turkiye'nin geri kokenini Bizans'a(bugunku hristiyan alemine) dayiyorsun.

Sen yahudilerin etnik(kimlikler) olarak, geriye dogru kokenini cozmedikce, bu cikarimin havada kalir maalesef resmi masabasi tarihini sunmus olursun bize.

Bu son donemde, yeni jenerasyona hayli pompalanan bir olgu, hristiyan alemi tarafindan. Emperyalizm'in oyun olarak bir parcasi.

Turkiye tarihi ve geriye dogru koken olarak Bizans'la baslamaz, cok daha eskidir. :)

rastaman
26-09-2012, 20:09
Neva;

Zaten insanin kullanmadigi-deklare etmedigi adini, ondan izinsiz sekilde kullanmak insan haklarina aykiridir. Cunku bu isimler resmi yoldan edinilir. Bunlar bir nickname veya lakap degildir.
Kaldi ki Obama basa geldiginde, zaten bunu(diger ismini) kendisi deklare etmistir. Bir ulke baskani bahsettigin.

Lorre'da bunu deklare etmiş,hem de bu dizinin yüz milyonlarca izleyicisine.Yazılı halde.Yani her iki durum da birbirine çok benziyor.

Sen buradan, muhalefetin cikisini nasil irkcilik olarak degerlendirdin isim sebebiyle anlayamadim dogrusu.

Bu çıkışı ırkçılık olarak nerede değerlendirmişim gösterir misin,öyle bir şey yok.
Bu Yahudilere yapıldığında ırkçılık sayılıyor, Yahudi olmayan birindeyse yaprak oynamıyor.
Tüm şartların benzer olduğu iki tabloyu karşılaştırıyorum,ama sonuç farklı.

Bunu Obama ile eslestirmen tutarsiz olur, zira bu gibi liderler, herseyleriyle, hergun toplum onunde malzemedir.

Obama'nın başkan olması da kurtarmaz,Lorre da Holywood'un içinde ve en az Obama kadar halk için malzeme...

Marlon Brando, dogruyu soylemis bunda sasilacak ne var anlamadim?
Ayrica Native'ler icinde, hic irkcilik duzeyinde insan yok mu saniyorsun sen?
Onca kesilmis, bicilmis, etnik temizlik gecirmis bir halkda , irkci cikmaz mi yahu? Bu akildisidir bir kere.


Brando Native değil Neva,doğrusu kızılderililerle herhangi bir kan bağı da bulunmuyor.
Ayrıca sen bile şu an Brando'nun ırkçı olduğunu varsayıyorsun,neden?
İngiliz,Alman,İrlandalı ve Flaman köklere sahip bir beyazın,atalarının katlettiği bir halkı savunması,kızılderili katliamını protesto amacıyla-hem de 70'lerin başında-Oscar gibi bir ödülü reddetmesi onurlu bir davranıştır,ırkçılık değil.



Hayir tamam elestirelim de nesini elestirmek istiyorsun, onu ortaya koyarsan daha saglikli elestiririz, yoksa ustte verdigin ornekler basit ornekler.

Yani elestiri konun nedir?

-Zengin oluslari mi?

-Global politikaya etki edisleri mi?

-?
-?

Tam olarak ne oldugunu soylersen konunun, daha iyi anlariz seni.

Bence konu oldukça açık ve net;ortada etnik-dinsel bir oligarşi var.Bunu görmezden mi gelelim?
Bu konuyu ortaya atan birine ''neyini tartışalım'' diye sormak abestir.

Asıl soru ''bunu neden tartışmıyoruz'' dur.

Neva
26-09-2012, 20:48
Neva;




Lorre'da bunu deklare etmiş,hem de bu dizinin yüz milyonlarca izleyicisine.Yazılı halde.Yani her iki durum da birbirine çok benziyor.



Bu çıkışı ırkçılık olarak nerede değerlendirmişim gösterir misin,öyle bir şey yok.
Bu Yahudilere yapıldığında ırkçılık sayılıyor, Yahudi olmayan birindeyse yaprak oynamıyor.
Tüm şartların benzer olduğu iki tabloyu karşılaştırıyorum,ama sonuç farklı.



Obama'nın başkan olması da kurtarmaz,Lorre da Holywood'un içinde ve en az Obama kadar halk için malzeme...



Brando Native değil Neva,doğrusu kızılderililerle herhangi bir kan bağı da bulunmuyor.
Ayrıca sen bile şu an Brando'nun ırkçı olduğunu varsayıyorsun,neden?
İngiliz,Alman,İrlandalı ve Flaman köklere sahip bir beyazın,atalarının katlettiği bir halkı savunması,kızılderili katliamını protesto amacıyla-hem de 70'lerin başında-Oscar gibi bir ödülü reddetmesi onurlu bir davranıştır,ırkçılık değil.



Bence konu oldukça açık ve net;ortada etnik-dinsel bir oligarşi var.Bunu görmezden mi gelelim?
Bu konuyu ortaya atan birine ''neyini tartışalım'' diye sormak abestir.

Asıl soru ''bunu neden tartışmıyoruz'' dur.

Bak sevgili rastaman, yazdigin mesaji dikkatli oku;

Yukarıda bahsettiğim Cumhuriyetçiler cephesinden gelen açıklamada bir ayrıntı daha var,Barack ''Hussein'' Obama vurgusu.Bu yeni birşey de değil,tüm Amerikan sağı bunu defalarca yaptı.

Kullanılmayan etnik-dinsel bir ismin bu vurgusu



Kaldi ki adam bu ismini yasal olarak kullaniyor, kamuoyu onunde. Bahsettigin kisi bir ulkenin baskani.


Tipki bugun yurtdisinda yasayan bir Turk ailenin, orada dogan cocuguna iki isim(biri Turkce, digeri Ingilizce) koymasi gibi.

Ve sen bunu etnik bir vurgu olarak aliyorsun, dogal olarak ben bunu etnik kimlik bahsi iceriyor diye algilarim. Oranin ucu da irkciliga gider.

Alakasi yok, Amerika'da veya gelismis ulkelerde kural herkes icin gecerlidir.

Mesela bir Red Neck'in sana kalkip, "(Turkey)hindi geliyor" diye dalga gecmesi, senin kisilik haklarina dair ihlaldir.

Bunu sana, samimi bir arkadasin yapabilir ve aldirmazsin guler gecersin, ama bu irkci kesimden geliyorsa pekala aldirirsin.

Eger irkciligin ne menem birsey oldugunun farkindaysan.

Brando native olsun veya olmasin onemi yok, ben sadece Native'lerden de ornek verdim.

Yani kesilen, bicilen, etnik temizlige maruz kalan halklarda da irkcilar bulunur.

Brando'yu nicin irkci kabul edeyim, bu nerden cikti? Yukaridaki mesajimi dikkatli oku lutfen, ne demisim?



Marlon Brando, dogruyu soylemis bunda sasilacak ne var anlamadim?



Elbetteki var boyle etnik-dinsel oligarsi, tam tersini iddia etmedim ki yoktur diyerek. Yok boyle birsey demis olsam haklisin, ancak oyle birsey demedim farkindaysan.

Dedigim yer varsa, alintila ve goster.

Asil sorun buysa tartisiyoruz iste, ancak konunun acilis mesaji farkli, icerik farkli, neyi tartismak istiyorsun net olarak onu soylersen sayet saglikli tartisabiliriz.

Ama yahudiler zengin, niye zengin ya bunlar, cok tehlikeli bu guc dersen, ben de sana sunu sorarim, Turkiye'de ayni olabilecekken kim engelledi? Madem global gercekci dengeler uzerinden konusuyoruz.

Al sana basit ornek:

http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?p=458953#post458953

Neva
26-09-2012, 21:24
Eski Yunanlılar,Mısırlılar,Asurlular,Romalılar,İngilizl er,günümüz Yahudileri insan medeniyetinin oluşmasına büyük katkı sağlamıştır,nasıl?
Uygarlık-malesef- genelde üç olgu üstünde yükselmiştir;
Kölelik,
işgal,
sömürü.

Yunanlı,onlarca kölesi onun yapması gerektiği işleri yaptığı için sanat ve bilimle uğraşabilmiştir.

Mısır herşeyini kendi medeniyetinin yükselmesini sağlayan yüzbinlerce köleye borçludur.

Roma ekonomisi de işgal ve kölecilik üzerine kuruludur.

İngilizler,İspanyollar ve Fransızlar katlettikleri milyonlarca insanın topraklarına el koyup köleleştirdikleri -başka-milyonlarca insanı o topraklarda çalıştırarak buralara gelmiştir.

Osmanlının bir dönemki başarısının ardında da hepimizin bildiği gibi işgal vardır.

Türümüz adına hiç de duymak istemeyeceğimiz şeyler bunlar,ama malesef gerçek bu.

Yahudiler de buralara farklı bir yolla gelmediler,ilkel bir etnik-dinsel dayanışmanın getirdiği başarı,bu sömürü düzeninin oluşmasını sağlamıştır.

Charles Darwin rekabet halindeki iki kabileden aynı inançları paylaşan,daha çok dayanışmaya giren tarafın diğerine üstünlük sağlayacağını yazar.Buradan ne grup seçilimine gireceğiz ne de dinin günümüzde baskın olmasının sebeplerini burada arayacağız,ama bu örnek çok önemli;grup içi dayanışmanın diğer gruplardan daha sağlam olduğu bir cemaat karşısında diğerlerinin pek şansı yoktur.

Örgütlü hareket edebilme ve dayanışma bu işin sırrıdır.Yahudiliğin hem etnik hem dinsel bir kavram olması bu durumu pekiştirmiş;Yahudiliğin kendilerini çevreleyen kitlelerin dinlerine kaynaklık etmesiyse bu harcı ve haklılık duygusunu güçlendirmiştir.

Evet o uc madde hala gecerli. Ve global dunyada uygulaniyor. Bunu hicbir zaman inkar etmiyoruz zaten.

Evet gercek bu soyledigin dogru.

Evet yahudiler de oyle geldiler bu da dogru.

Evet Darwin bunu savunur o da dogru. Tarihin icinde de hep boyle olmustur zaten baktigimizda.


Evet grup ici dayanismanin saglam oldugu toplumlarda, digerlerinin sansi yoktur bu da dogru.

Orgutlu hareket edebilmeden ziyade, oncelikle kendinden olani kalkindirmayi kural koyuyorlar.

Hayali, sirra kadem basmis bir tanriya inanmamak diger bir kosul onlar icin. Yani tanri var ama bildik klasik bir tanri degildir.

Yahudiler agirlikli olarak, kendi kitaplarini atalarinin yazdigi kitap olarak algilarlar gercekte, dinsel ilahilik filan yuklemezler(gorunurde oyle olsa da). Ama atalarin ogudu sebebiyle degerlidir tabi ki. (Elbetteki her toplumda oldugu gibi asiri dinci, tarihi din haline getirmis gruplar da mevcut onlarda da)

Onlara gore, tek ve degismez kural, ne oldugunu, geldigin yeri (aslini) inkar etmemektir, buyumedeki en onemli kural budur, bu sekilde ozenti olmaktan kurtulur toplumlar. Feodalsen, feodalsindir bunda utanilacak bir durum yoktur mesela.
Cunku gelisen dunyada guncel populer degerlerin bir kismi degisir, ama seni sen yapan(o toplumu o toplum yapan) degerlerden uzaklasip, baska degerleri giyinmeye calisirsan, bu o toplum uzerinde siritir. Yozlasma boyle baslar. Hep toplum kendinden vermeye baslar. Yahudilerde boyle birsey yoktur mesela.

Cok sayida fakir insan gorebilirsin, ama cok sayida yahudi neredeyse gormen zordur. Zira toplum onu o halde birakmaz asla. Yahudiler ulus uzerinden giderler.

Mesela(alakasiz bir ornek ustunden vereyim) onca paraya varliga ragmen, bir yahudiye Kosher olmayan bir urunu hemen hemen yediremessin. Bunun gunahla, haramla falan filanla alakasi yoktur, gorunur resim oyledir. Bu onlarda bir kulturdur nesilden nesile aktarilan.

Yedigin ictigini kendin uretmeli ve kendin kontrol etmelisin mantigi vardir. Yillarin icindeki surecte gordukleri, yasadiklari(etnik temizlikler vs.) boyle ongorur.

Mesela bir Smith Wesson'u tum dunyada gorebilirsin, ama bir Uzi'yi goremessin, kendi secmedigi bir ulkeye asla vermez. Dostu, dusmani cok iyi bilen bir toplum zira.

Yani suna benzer hayata bakislari,Anadolu'da bir soz vardir;
"Dibi gorunmedik(bilinmedik de olabilir tam hatirlamiyorum simdi) tastan su icme" der buyukler.

AlbatrosS
26-09-2012, 23:49
Birincisi Yahudilik adı altında tem ve türdeş bir kimlikten bahsedilemez. İkincisi bir adamın yedi göbek sülalesi ticaret erbabıysa o adam da büyük oranda ticaret erbabı olarak yetişir. Ekonomi de ''kültürel bir gelenek''e haiz bir konudur en nihayetinde. Yahudiler tarih boyunca hem kültürel teşvikler/yatkınlık hem de zorunlu göç ve sürgünler nedeniyle zenaat/ticaret meselelerinde ilerlemişlerdir. Açıkçası diasporası güçlü birçok toplum ticari konularda gelişmiştir. (Fransa'daki Ermeniler ve Almanya'daki Türkiyelilerin ticari faaliyetleri gibi)

Elbette ''cemaat'' saikiyle hareket eden önemli bir kesim de mevcuttur. Bu da ''azınlık oluşları, dışlanma vb'' sebeplerle bir yönüyle zaten anlaşılır bir durum.

rastaman
16-10-2012, 19:16
Her şey normal diyorsunuz yani,herkes dağılsın...
''Bu Yahudiler de böyle işte,parayı,ticareti seviyor'' gibi basite indirgenecek bir durum değil bu.
İsterseniz o sözde Ermeni,hatta WASP burjuvazisini, rakamlarla Yahudi sermayesiyle bir karşılaştırın,bakın nasıl bir komedi çıkacak karşınıza.

Daha geçtiğimiz ay Richard Dawkins yine antisemitizmle suçlandı,siz ne anlatıyorsunuz.

Neva
16-10-2012, 20:10
Her şey normal diyorsunuz yani,herkes dağılsın...
''Bu Yahudiler de böyle işte,parayı,ticareti seviyor'' gibi basite indirgenecek bir durum değil bu.
İsterseniz o sözde Ermeni,hatta WASP burjuvazisini, rakamlarla Yahudi sermayesiyle bir karşılaştırın,bakın nasıl bir komedi çıkacak karşınıza.

Daha geçtiğimiz ay Richard Dawkins yine antisemitizmle suçlandı,siz ne anlatıyorsunuz.

Rastaman hersey normal demiyoruz. Gorunen gercek bu.

Ne yapmamizi veya nasil bakmamizi istiyorsan soyle, o sekilde inceleyelim.

rastaman
16-10-2012, 20:58
Rastaman hersey normal demiyoruz. Gorunen gercek bu.

Ne yapmamizi veya nasil bakmamizi istiyorsan soyle, o sekilde inceleyelim.
Öyle bir yerli televizyon kanalından bahsettim ki,ekrana çıkarıp sivrilttikleri isimlerin % 95'i Yahudilerden oluşuyor.Bir kişi bile çıkıp sormadı hangi kanal bu,ne saçmalıyorsun,olur mu öyle şey diye.

Sermaye bu dünyada neredeyse her şeydir,böyle bir dağılımın sağlıklı ya da normal olduğunu düşünmeye imkan yok.Bunun iyi organize olmuş ve dinsel-etnik-politik bir gündemi olan bir yapılanmanın eseri olduğu ortada.

Tartışılacak konular da belli,piramidin tepesindekilerin zenginlikleri elinde tutmasına karşı çıkıyoruz,bu duyarlılığı az çok sosyal yönü olan tüm gruplar/bireyler gösteriyor;ama iş bu piramidin tepesindekilerin çoğunun''aynı köyden'' olduğunu ifşa etmeye gelince herkes susuyor.Antisemit ya da abartan taraf oluyorsunuz.

Zaten Türkiye'nin en zenginlerine,yani kendi kripto Yahudilerimize baktığımda Türkiye halkları için üzülmüyorum artık,bu kadar tepkisiz kalabildikleri,araştırmayıp sorgulamadıkları için bazen hak ettiklerini düşünüyorum.

Neva
16-10-2012, 21:56
Öyle bir yerli televizyon kanalından bahsettim ki,ekrana çıkarıp sivrilttikleri isimlerin % 95'i Yahudilerden oluşuyor.Bir kişi bile çıkıp sormadı hangi kanal bu,ne saçmalıyorsun,olur mu öyle şey diye.

Sermaye bu dünyada neredeyse her şeydir,böyle bir dağılımın sağlıklı ya da normal olduğunu düşünmeye imkan yok.Bunun iyi organize olmuş ve dinsel-etnik-politik bir gündemi olan bir yapılanmanın eseri olduğu ortada.

Tartışılacak konular da belli,piramidin tepesindekilerin zenginlikleri elinde tutmasına karşı çıkıyoruz,bu duyarlılığı az çok sosyal yönü olan tüm gruplar/bireyler gösteriyor;ama iş bu piramidin tepesindekilerin çoğunun''aynı köyden'' olduğunu ifşa etmeye gelince herkes susuyor.Antisemit ya da abartan taraf oluyorsunuz.

Zaten Türkiye'nin en zenginlerine,yani kendi kripto Yahudilerimize baktığımda Türkiye halkları için üzülmüyorum artık,bu kadar tepkisiz kalabildikleri,araştırmayıp sorgulamadıkları için bazen hak ettiklerini düşünüyorum.

Soylediklerin dogru, global dengeler bu sekilde.

Evet piramit ve sermaye bu sekilde gidiyor, ama o piramitten ve dengeden, kac ulke besleniyor, nemalaniyor bunu da ortaya koymak gerek.

Sence kac ulke besleniyor direk veya dolayli?

Yani salt yahudileri veya sermayelerini ortaya atip, global dengeyi bozuyorlar veya bu denge tehlikelidir demek tutarli degil, kuresel anlamda.

Dikkat edersen bu, yastik alti bir para/sermaye degil.

rastaman
16-10-2012, 23:03
Soylediklerin dogru, global dengeler bu sekilde.

Evet piramit ve sermaye bu sekilde gidiyor, ama o piramitten ve dengeden, kac ulke besleniyor, nemalaniyor bunu da ortaya koymak gerek.

Sence kac ulke besleniyor direk veya dolayli?

Yani salt yahudileri veya sermayelerini ortaya atip, global dengeyi bozuyorlar veya bu denge tehlikelidir demek tutarli degil, kuresel anlamda.

Dikkat edersen bu, yastik alti bir para/sermaye degil.

Bundan beslenen ülkeler değil Neva,piramidin tepesindekiler.Kimse bana İstanbul burjuvazisi denen grubun varlığının,Anadolu halklarına mensup girişimcilerin aleyhine olmadığını savunamaz.

Bana Türk üniversitelerinden öyle bir Yahudi/ve-veya Kripto öğretim görevlisi gösterin ki yetiştirdiği asistanı İbrani olmasın.Sağlıklı bir ideolojik duruşu olmadığı sürece o da ''adam tutma'' geleneğini devam ettiriyor olacaktır.

Sen Yahudi tarihini biliyorsun,İspanya Kraliyet arşivleri açıklandı,Konversolar'ın ticaret ve örgütlenme faaliyetlerinin İspanyol ve Moorların lehine olduğunu söyleyebilir misin?Adamlar Andorra sarayını bile ele geçirmişler,Kastilyada ve İber yarımadasının tamamında ekonomi ellerinde.

Şimdi İspanyolları neyle suçlayacağız;ülkelerini istila eden Araplarla savaşmakla mı,yoksa ekonomilerini,hatta saraylarını ele geçiren Yahudileri kovmakla mı?

Nazilerin antisemitizminin kökeni de burdadır,Avrupa basınının ve sermayesinin dörtte üçünün Yahudi burjuvazisinin elinde olduğunu anlatan Bakunin'in ifadeleri herşeyi açıklıyor zaten.Tekrar söylüyoruz,hayat bundan ibaret,etki tepki.

Sen yüzlerce yıl Müslüman ülkeleri sömürgeleştirip yağmalarsan,tepki olarak batı düşmanı İslami hareketler görürsün.
Tutar Hristiyan ülkeleri işgal edersen karşında Haçlı ordularını bulursun,etki tepki.

Sosyalizm bile benzer bir tepki sonucu ortaya çıkmıştır,nasıl küçük bir etnik azınlığın parayı elinde tutmasına şu an karşı çıkıyorsak,sosyalizm de kapitalizmin güçlendiği,piramitin inceldiği,zengin ve fakirin iyice ayrıştığı,işçilerin köle gibi çalıştırıldığı bir süreçte çıkmıştır.

Yahudi tarihi de farklı değildir,İran'ın Meşhedi Yahudilerinin geçmişte yaşadıkları da bunun aynısıdır,küçük ve bir ajandaya sahip bir grubun gücü ele geçirmesinin tehlikeli olduğunu herkes bilir.

Frankistler,Xuetalar,Neofitiler,Sabetayistler,heps i bir zamanlar ataları İspanyol Sefaratlarının ve Konversolar yaptığını yapmış,bulunduğu ülkelerin ekonomilerinde tekelleşmiştir.

Bu arada başlıktaki isimlere dikkat edin,hemen hepsi Aşkenaz,Sefarat değil.Neden acaba:)

Bu durumda ya Kanuni adlı üyenin yaptığı gibi Yahudilerin daha zeki olduğuna inanacağız,ya da onların chosen people olduğuna...Öyle ya bu toplumun başarıları başka türlü nasıl açıklanabilr?

Ben bir ateist ve materyalist olarak böyle saçmalıklara prim vermem,bu işin temelinde tıpkı Darwin'in bu başlıkta alıntıladığım örneği gibi,dinin temelinin,daha doğrusu baskın hale gelmesinin nedenini gösteren o iki kabile örneği yatar.

Belki de Dawkins grup seçilimini neredeyse tamamen reddederek bir hata yapıyor,bilemem.

AlbatrosS
17-10-2012, 01:12
Öyle bir yerli televizyon kanalından bahsettim ki,ekrana çıkarıp sivrilttikleri isimlerin % 95'i Yahudilerden oluşuyor.Bir kişi bile çıkıp sormadı hangi kanal bu,ne saçmalıyorsun,olur mu öyle şey diye.

Sermaye bu dünyada neredeyse her şeydir,böyle bir dağılımın sağlıklı ya da normal olduğunu düşünmeye imkan yok.Bunun iyi organize olmuş ve dinsel-etnik-politik bir gündemi olan bir yapılanmanın eseri olduğu ortada.

Tartışılacak konular da belli,piramidin tepesindekilerin zenginlikleri elinde tutmasına karşı çıkıyoruz,bu duyarlılığı az çok sosyal yönü olan tüm gruplar/bireyler gösteriyor;ama iş bu piramidin tepesindekilerin çoğunun''aynı köyden'' olduğunu ifşa etmeye gelince herkes susuyor.Antisemit ya da abartan taraf oluyorsunuz.

Zaten Türkiye'nin en zenginlerine,yani kendi kripto Yahudilerimize baktığımda Türkiye halkları için üzülmüyorum artık,bu kadar tepkisiz kalabildikleri,araştırmayıp sorgulamadıkları için bazen hak ettiklerini düşünüyorum.

Rastaman,

Senin Marksizmi anlamadığın nokta da bu zaten. Zenginliğin ''birikme yolu'' -İKTİSADİ ÜRETİM YAPISI- değişmediği sürece, ister cemaat, ister eşeğinin ziki saikiyle hareket etsin o en ''tepedekiler'' üremeye devam edecektir.

Marksizm olumludur yahut olumsuzdur. Hiç önemli değil. O über zenginliği yaratan ''üretim mekanizması''nın adına biz kapitalizm diyor muyuz kardeşim? Bunu liberali de Marksisti de kabul ediyor mu?

Hah... Neymiş?

Paranın ''dini ve imanı'' olmazmış. Niye, çünkü birikimi yaratan şey üretim mekanizması imiş.

Efendim, bu adamlar cemaatçi, adamlarını kayırıyor. Olabilir, bu da bir tip ''sınıf dayanışması'' olur. Neticede bu herif anti-kapitalist sistem düşmanını kayırmıyor.

Seninki bir zamanların ''yerli sermaye iyidir, hoştur, emperyalistir değildir; ama yabancı sermaye emperyalisttir'' diyen Ulusalcılarını andırıyor. Muhafazakar ''alternatif tarih yazımı'' seni fazla mı etkiledi anlamadım ki.

ahura mazda
17-10-2012, 21:44
Öyle bir yerli televizyon kanalından bahsettim ki,ekrana çıkarıp sivrilttikleri isimlerin % 95'i Yahudilerden oluşuyor.Bir kişi bile çıkıp sormadı hangi kanal bu,ne saçmalıyorsun,olur mu öyle şey diye.

Sermaye bu dünyada neredeyse her şeydir,böyle bir dağılımın sağlıklı ya da normal olduğunu düşünmeye imkan yok.Bunun iyi organize olmuş ve dinsel-etnik-politik bir gündemi olan bir yapılanmanın eseri olduğu ortada.

Tartışılacak konular da belli,piramidin tepesindekilerin zenginlikleri elinde tutmasına karşı çıkıyoruz,bu duyarlılığı az çok sosyal yönü olan tüm gruplar/bireyler gösteriyor;ama iş bu piramidin tepesindekilerin çoğunun''aynı köyden'' olduğunu ifşa etmeye gelince herkes susuyor.Antisemit ya da abartan taraf oluyorsunuz.

Zaten Türkiye'nin en zenginlerine,yani kendi kripto Yahudilerimize baktığımda Türkiye halkları için üzülmüyorum artık,bu kadar tepkisiz kalabildikleri,araştırmayıp sorgulamadıkları için bazen hak ettiklerini düşünüyorum.


Sorun sistemin kendisinde olduğunu biliyorsun bunu tartışmaya açmak bile saçma olur. Neden yahudiler sorusunun cevabı belli. Yahudi tarihini az çok bilmek gerekiyor mesela Yahudilerin en güçsüz zamanı Roma İmparatorluğu zamanıdır, Kudüs işgal edilir Titus tarafından, yahudiler diasporaya maruz kalır, etnik olarak dağılım gösteren yahudilerin de ticari hakları tamamen ellerinden alınır ve çiftçiliğe mecbur bırakılırlar. Çünkü Bankerler, Tefeciler, Sarraflar ve Ticaret ile iştigal edenler genel itibari ile Romalıdır hal böyle olunca Yahudiler Hristiyanlığın yayılışına kadar kültürel olarak ayakta kalabilecek kadar tutunabilirler.

Hristiyanlığın yayılması ile beraber Yahudiler için "Exodus" yani çıkış kapısı açılır ve tefecilik, bankerlik, ticaret işlerine geri dönerler. Dinsel - etnik bağlılık kültürel olarak onları kurtarmıştır, sıra yükselme zamanıdır. Ortaçağ'da çok baskı görselerde yöneticilere iyi miktarlarda para yedirdikleri için Roma dönemine göre çok daha etkin bir biçimde ayakta kalırlar çünkü "zenginlik" yolları açıktır. Hristiyana faiz haram, Müslümana faiz haram, kim olacak tefeci ? İspanya'dan sürgüne gönderilirler ama zenginlikleri sayesinde Osmanlı sahip çıkar. Bir devlet bir topluluğa kara kaşı kara gözü için sahip çıkmaz, Osmanlı'da da ekonomiye büyük katkılar sağlarlar, Sefarad Yahudileri dediğimiz yahudilerden bahsediyorum.

Rönesans ve sonrasında Luther ile gelişen reform hareketleri Ortaçağ Feodal sistemini derinden sarsar, sonrasında gelişen olaylarda da ta Fransız İhtilaline kadar bir iç bunalım süreci devam eder. Fransız İhtilali ve sonrasında ortaya çıkan durumlarda Yahudiler yavaş yavaş yer edinmeye başlarlar, ilk fransız burjuvazisinde yokturlar ama burjuvazinin güçlenmesi ve sonrasında aristokrat sınıfın zayıflamasından sonra Aristokratlar ünvanlarını ve topraklarını para ile satar konuma düşerler, haliyle zengin yahudilerde bu fırsattan istifade ederler.

Rothschild ailesi de bu süreç içinde palazlanır ve ünvanlar alırlar. House of Rothschild diye geçiyor mesela şuan bu aristokratik ünvandır, Rothschild hanesi diye çevirebileceğimiz durum, Yani Habsburg hanesi, Osmanoğlu hanesi gibi bir ifade diyebiliriz aslında. Bir çok yahudi zenginin böyle ünvanlarla aristokratik ünvanları satın aldığını biliyoruz. Aslında sadece ünvan değil, yahudiler ve özellikle bu haneler gelecek satın alıyorlardı, bununda gayet bilinceydiler. Dinsel - Etniksel bağın yanına Aristokratik bir bağda ekleyerek, zenginliklerini de taçlandırarak bağlarını kuvvetlendirdiler ve nesiller boyu bu zenginliklerini sürdürebildiler. Rothschildların İsrail'e yardım ettiğini kendi resmi sitelerinden de takip edebilirsiniz, hanenin kadın üyesi İsrail Devletine ciddi yardımlarda bulunuyor mesela. Yatırımlarda da büyük ihtimal parlayan yahudilere diğer zengin yahudiler ciddi yardımlarda da bulunuyordur. Yani zengin - elit bir yahudi sınıfı var diyebiliriz ve bu sınıf kendi statülerini korurken diğer mevcut ticaret ile iştigal eden ve işlerinde ciddi anlamda başarılı olan yahudileri destekliyorlar ama tüm yahudilerin durumu iyi değil hatta çoğu orta ve alt sınıfa mensup bile diyebilirim ancak dinsel ve etniksel bağlılık en azından yaşam koşullarının bozulmaması sağlıyor.

Yani kısa ve öz sorun sistemin kendisinde tüm zengin yahudileri öldürsen veya tüm yahudileri katletsen bu sefer yine mevcut sistemde dinsel - etniksel cemaat yine aynı statüleri belli bir zaman dilimi içinde ele geçirecektir. Bu sefer de diyeceksin ki vay efendim 100 zenginin içinde 60'ı bilmem ne ırkından.

rastaman
19-10-2012, 01:08
Rastaman,

Senin Marksizmi anlamadığın nokta da bu zaten.


Marx şu başlıkta olsa seni odunla kovalardı emin ol:)

Senin buradaki ana fikrinin aksine,Marx,Yahudi sermayesinin organize hareket eden ve oldukça tehlikeli bir grup olduğunu her fırsatta anlatır.Bazen Yahudilere karşı tepkilerini hakarete varan boyutlara taşımasıysa dönemin Alman ve Avrupa ekonomisinin Yahudilerin elinde bulunduğu göz ardı edilmeden değerlendirilmelidir.

Marx'a göre Yahudi sermayesi(onun alaylı ifadesiyle Yahudi bezirganlar/tefeciler) diğerlerinden çok daha tehlikelidir,çünkü;

''Her papa nasıl bir Cizvit tarafından destekleniyorsa,her tiranın arkasında da bir Yahudiyi buluruz.
Gerçekte düşünceyi baskı altına alan bir Cizvit ordusu ve cepleri yağmalayan bir avuç Yahudi olmasa, ezenlerin hırsları ümitsiz,savaşın uygulanabilirliğiyse imkansız olurdu.''
Karl Max,The Eastern Question,sayfa 600

Bu kadar nettir.

''İşin aslı 1855 yıl önce İsa Yahudi tefecileri tapınaktan kovmuştu,tiranların arkasında yer alan çağımızın tefecilerinin de Yahudi çıkması belki de tarihsel bir tesadüften öte değildir.
Böylece insanlara lanet,borçlulara yıkım ve hükumetlere tehlike getiren bu faizli krediler,Yehuda’nın çocuklarının evlerine beret getirmiştir.''
The Eastern Question sayfa 604 New York Tribune, 4 Ocak 1856


''Avrupanın tefeci Yahudileri,başkalarının küçük ve daha önemsiz boyutlarda yaptıklarını,çok daha iğrenç ve büyük ölçekte yapıyorlar.
Ama sırf Yahudiler bu kadar güçlü olduğundandır ki,organizasyonlarını açığa çıkarıp fişlemek yerinde ve zamanıdır.''
The Eastern Question,Karl Marx, Leader, New York Tribune


Para,yanında başka hiçbir tanrının duramayacağı,İsrail’in bir hırçın tanrısıdır.Para,insanlığın bütün tanrılarını ticaret malına çeviriverir.Para,her şeyin üzerine saldıran,evrensel ve kendiliğinden oluşan bir değerdir.Böylece tüm insan ve doğa dünyasını ve orijinal değerleri soymuştur.Para,ona yabancılaşan işi, hayatının özüdür;bu yabancı canavar onu yönetir,o da canavara tapar.
On the Jewish Question 1843


''Para,İsrail'in bir tanrısı:)Kapitalizm ve Yahudilik,Marx tarafından sık sık özdeşleştirilir.


''Gerçek,dünyevi Yahudiyi ele alalım,her gün görebileceğin türden bir Yahudiyi.Bauer’in yaptığı gibi Şabbat Yahudisini değil.
Dindeki Yahudinin sırrını değil,gerçek Yahudinin dininin sırrını bulmaya çalışalım.
Yahudiliğin seküler temeli nedir?
Pratik ihtiyaçlar,kişisel çıkarlar.
Yahudinin dünyevi dini nedir?
Bezirganlık.
Dünyevi tanrısı nedir?
Para.
E iyi o zaman!Bezirganlık ve paradan,sonuç olarak pratik, gerçek Yahudilikten kurtuluş,çağımızın kendi kendine kurtuluşu olacaktır.''
''Son tahlilde Yahudilerin kurtuluşu,insanlığın Yahudilik’ten kurtuluşudur.''
Karl Marx,On the Jewish Question


Yahudiler’in tanrısı laikleşti,artık o dünyevi bir tanrı.
Çek/senet,Yahudi’nin gerçek tanrısıdır.Onun tanrısı,hayali bir çek/senettir.
Karl Marx,A World Without Jews,41



Örnekleri çoğaltabiliriz.
Açıkçası ben senin bu başlığa hangi mantıkla Marxla gelebildiğine,ve beni Marx'ı anlamamakla suçlama cesaretini gösterebildiğine şaşıyorum.


Rothschild ailesi de bu süreç içinde palazlanır ve ünvanlar alırlar. House of Rothschild diye geçiyor mesela şuan bu aristokratik ünvandır, Rothschild hanesi diye çevirebileceğimiz durum, Yani Habsburg hanesi, Osmanoğlu hanesi gibi bir ifade diyebiliriz aslında. Bir çok yahudi zenginin böyle ünvanlarla aristokratik ünvanları satın aldığını biliyoruz.


Marx Avrupadaki Siyonist kişi ve yapılardan uzunca bahsettikten sonra şöyle der;

''Bu tefeci Yahudi organizasyonu,insanlar için en az aristokrat toprak sahipleri kadar tehlikelidir.
Avrupaya yayılması da çoğunlukla Avusturya’nın Rothschild’i Baron yapmasıyla başlamıştır.''
The Eastern Question

---------------------------------------------

Zenginliğin ''birikme yolu'' -İKTİSADİ ÜRETİM YAPISI- değişmediği sürece, ister cemaat, ister eşeğinin ziki saikiyle hareket etsin o en ''tepedekiler'' üremeye devam edecektir.


Sorun sistemin kendisinde olduğunu biliyorsun bunu tartışmaya açmak bile saçma olur.
....
Yani kısa ve öz sorun sistemin kendisinde tüm zengin yahudileri öldürsen veya tüm yahudileri katletsen bu sefer yine mevcut sistemde dinsel - etniksel cemaat yine aynı statüleri belli bir zaman dilimi içinde ele geçirecektir.

Demeye getiriyorsunuz ki ‘’senin elinde bu sistemi kökten değiştirip yerine ikame edeceğin bir alternatif,yok!’’

İyi de sizin elinizde de yok.Hatta ne marksistlerde ne de başkasında var.Gördük,denedik tüm alternatifleri,kimse benim malım iyi diye gezmesin.Mülkün DNA’sıyla oynayan tüm denemeler şimdilik başarısız oldu.Daha adil-ama rakiplerine karşı ayakta kalabilecek kadar başarılı-bir sistem aramaktan vazgeçecek değiliz,ama hiçbirinizin,başarıya ulaşma şansı olan bir formule sahipmişsiniz gibi davranmaya hakkı yok.Tarih,yaşananlar önümüzde.



Hah... Neymiş?

Paranın ''dini ve imanı'' olmazmış.

Şöyle bir başlığı okuyacaksın,sermayenin bir tek grubun/cemaatin tekeline geçmeye başladığını kanıtlarıyla göreceksin,ve sonunda vara vara şu sonuca varacaksın;
’’paranın dini imanı olmaz!!’’

Harika,sana ben daha ne diyeyim:)


Aslında bu başlık tam da bu önermeyi çürütüyor,daha doğrusu ‘’dini ve imanı olan para’’ ya dikkat çekiyor.’’En nihayetinde hepsi kapitalist sistemin bir parçası,ha Yahudi olmuş ha Alman’’ deyip kestirip atamazsın,ne etnisite ne de dinsel aidiyet siyaset biliminde şakaya gelir şeyler değil.Bana başka bir başlıkta‘’Suriye rejiminin Nusayri olup olmadığını’’soruyorsun,demek ki sermaye ve iktidarın etnik/dinsel renginin hayati önemde olduğunu aslında sen de biliyorsun.

Dünya sermayesinin bir ‘’cemaatin’’ eline geçmeye başlaması öyle hafife alabileceğin bir konu değil.

Kısacası sen ‘’farketmez’’ diyorsun.Ha Yahudi ha değil.Hepsi sermaye sonuçta.

O zaman politika başlıklarında kimse oturup AKP’yi ya da İslamcıları eleştirmesin,nasılsa ‘’farketmez’’,hepsi kapitalizmin emrinde.Ha İslamcı ha laik.Ha CHP ha MHP.Diyebiliyor musun bunu?

Diyemezsin.

O kadar basit değil bu işler.

İsrail devletinin kurulma sürecinde 2000 yıldır yaşadıkları topraklarından kovulan milyonlarca insanı,Yahudi sermayesinin diğerlerinden daha tehlikeli olmadığına ikna edemezsin.

Golandan sürülenlere,İsrail ordusunun katlettiği Lübnanlılara,Arap İsrail savaşlarında ölen milyonlara ‘’Yahudi ya da değil,farketmez,hepsi sermaye’’yi anlatamazsın.

Bir yandan ‘’cemaatler Türkiye’yi ele geçiriyor’’diyeceksin,diğer yandan sadece ülkeyi değil,dünya ekonomisini ele geçiren bir başka ‘’cemaate’’ sesini çıkarmayacaksın.

Cemaatse o da cemaat.Tehlikeyse o da tehlikeli.Neden diğerine çığlığı basarken buna sesinizi çıkarmıyorsun?
Ya da neden sesini çıkaranlara abes bir şey söylemiş gibi davranıyorsunuz?

ahura mazda
19-10-2012, 02:46
Söylemlerinin mantıksızlığının farkında mısın Rasta ? Yunanlılar demokrasiyi denedi ama tutmadı, feodal sistemde kötü ama york dükü çok suçlu aslında demek gibi bir şey veya monarşi kötü ama avusturya kralı daha suçlu sanki demek senin dediğin. Maya değil bu tutsun. Denediler ama olmadı değil Sovyetler 70 yıl ayakta kaldı ve tamamen sosyalist mantıkla hareket eden bir devlet olmadı, mevcut iktidar savaşı devrimden ödün vermeyi gerektirdi ancak elimizde öyle yada böyle 70 yıllık bir örnek var ve zamanında iki süper güçten bahsedebiliyorduk. Şuan devletlerin çoğu Kapitalist, devletlerin çoğunun sosyalist olduğu bir dönem ve süreç yaşanmadı henüz.

Sami Dede
19-10-2012, 09:26
YAHUDİ'lerin seçilmiş bir kavim, MUSEVİ'lerin Kutsanmış bir cemaat olmasından kaynaklanabilir başka bir izah gelmiyor aklıma...

AlbatrosS
21-10-2012, 15:59
Marx şu başlıkta olsa seni odunla kovalardı emin ol:)

Senin buradaki ana fikrinin aksine,Marx,Yahudi sermayesinin organize hareket eden ve oldukça tehlikeli bir grup olduğunu her fırsatta anlatır.Bazen Yahudilere karşı tepkilerini hakarete varan boyutlara taşımasıysa dönemin Alman ve Avrupa ekonomisinin Yahudilerin elinde bulunduğu göz ardı edilmeden değerlendirilmelidir.

Marx'a göre Yahudi sermayesi(onun alaylı ifadesiyle Yahudi bezirganlar/tefeciler) diğerlerinden çok daha tehlikelidir,çünkü;

''Her papa nasıl bir Cizvit tarafından destekleniyorsa,her tiranın arkasında da bir Yahudiyi buluruz.
Gerçekte düşünceyi baskı altına alan bir Cizvit ordusu ve cepleri yağmalayan bir avuç Yahudi olmasa, ezenlerin hırsları ümitsiz,savaşın uygulanabilirliğiyse imkansız olurdu.''
Karl Max,The Eastern Question,sayfa 600

Bu kadar nettir.

''İşin aslı 1855 yıl önce İsa Yahudi tefecileri tapınaktan kovmuştu,tiranların arkasında yer alan çağımızın tefecilerinin de Yahudi çıkması belki de tarihsel bir tesadüften öte değildir.
Böylece insanlara lanet,borçlulara yıkım ve hükumetlere tehlike getiren bu faizli krediler,Yehuda’nın çocuklarının evlerine beret getirmiştir.''
The Eastern Question sayfa 604 New York Tribune, 4 Ocak 1856


''Avrupanın tefeci Yahudileri,başkalarının küçük ve daha önemsiz boyutlarda yaptıklarını,çok daha iğrenç ve büyük ölçekte yapıyorlar.
Ama sırf Yahudiler bu kadar güçlü olduğundandır ki,organizasyonlarını açığa çıkarıp fişlemek yerinde ve zamanıdır.''
The Eastern Question,Karl Marx, Leader, New York Tribune


Para,yanında başka hiçbir tanrının duramayacağı,İsrail’in bir hırçın tanrısıdır.Para,insanlığın bütün tanrılarını ticaret malına çeviriverir.Para,her şeyin üzerine saldıran,evrensel ve kendiliğinden oluşan bir değerdir.Böylece tüm insan ve doğa dünyasını ve orijinal değerleri soymuştur.Para,ona yabancılaşan işi, hayatının özüdür;bu yabancı canavar onu yönetir,o da canavara tapar.
On the Jewish Question 1843


''Para,İsrail'in bir tanrısı:)Kapitalizm ve Yahudilik,Marx tarafından sık sık özdeşleştirilir.


''Gerçek,dünyevi Yahudiyi ele alalım,her gün görebileceğin türden bir Yahudiyi.Bauer’in yaptığı gibi Şabbat Yahudisini değil.
Dindeki Yahudinin sırrını değil,gerçek Yahudinin dininin sırrını bulmaya çalışalım.
Yahudiliğin seküler temeli nedir?
Pratik ihtiyaçlar,kişisel çıkarlar.
Yahudinin dünyevi dini nedir?
Bezirganlık.
Dünyevi tanrısı nedir?
Para.
E iyi o zaman!Bezirganlık ve paradan,sonuç olarak pratik, gerçek Yahudilikten kurtuluş,çağımızın kendi kendine kurtuluşu olacaktır.''
''Son tahlilde Yahudilerin kurtuluşu,insanlığın Yahudilik’ten kurtuluşudur.''
Karl Marx,On the Jewish Question


Yahudiler’in tanrısı laikleşti,artık o dünyevi bir tanrı.
Çek/senet,Yahudi’nin gerçek tanrısıdır.Onun tanrısı,hayali bir çek/senettir.
Karl Marx,A World Without Jews,41



Örnekleri çoğaltabiliriz.
Açıkçası ben senin bu başlığa hangi mantıkla Marxla gelebildiğine,ve beni Marx'ı anlamamakla suçlama cesaretini gösterebildiğine şaşıyorum.



Marx Avrupadaki Siyonist kişi ve yapılardan uzunca bahsettikten sonra şöyle der;

''Bu tefeci Yahudi organizasyonu,insanlar için en az aristokrat toprak sahipleri kadar tehlikelidir.
Avrupaya yayılması da çoğunlukla Avusturya’nın Rothschild’i Baron yapmasıyla başlamıştır.''
The Eastern Question

---------------------------------------------


Gerek alıntı yapılan kısmın ''metnin bütünü'' gerekse ''kültürel bağlamı'' dikkate alınmadan varılan sonuçlarda haliyle epey ''sorunlu'' neticeler ortaya çıkabiliyor. Örneklerin ilki ''doğu sorunu'', ikincisiyse ''yahudi sorunu'' adlı yapıtlardan. Doğu Sorunu'ndan bazı makaleler okudum ama tamamını okumadığım için o alıntılara net cevaplar vermemiz mümkün görünmüyor; ancak Yahudi Sorunu'ndan alıntılara cevap vermem mümkün.

Aslında güzel bir tartışma. Daha evvel okuduklarımızı da gözden geçirmeme sebep oldu. Kronolojik açıdan bakarsak Marks'ın ''din olgusu'' üzerine yazdığı ilk yazı YAHUDİ SORUNU olarak görülüyor. (Henüz 25 yaşındayken) Aslında bu bir polemik yazısı. Bruno Bauer'in yine ''Yahudi Sorunu'' adlı makalelerine cevap. Bauer, 1843'te yazıyor bu makaleyi. Dönemin mevzuyla alakalı özelliği şu:

Klisenin yaşanan toplumsal alt üst oluşlarla politik-ekonomik etkisi önemli ölçüde kırılmış, ''dinsel-insan'' yani ''dini ve sınıfsal kimliğiyle tanımlı'' insan yerine ''yurttaş-insan'' kavramları gelişmiştir. Yurttaşlık kavramı gelişse dahi, yeni oluşan ''devlet biçimi''nde çoğunluğun dininin baskın etkileri hala hissedilmekte. Dolayısıyla bu da örneğin Almanya'daki Yahudi azınlık üzerinde birtakım baskılara sebep olmakta. Ayrıca dönem Almanya'sı sonraları Hitler gibi bir figüre zemin hazırlayacak gelişmelere sahne olmuştur: Herder ve Antropoloji! Konuyu dağıtmamak adına kısaca değinelim: Ulusçuluk fikrinin arka plandaki ''siyasal gelişmeler''in dışında en önemli sac ayağı antropoloji ve folklordeki gelişmelerdir. Uluslaşma süreçleri tarih boyunca kültürel çalışmalarla el ele yürümüştür.

Böylesi bir bağlamda ''özgürlük'' isteyen Yahudilere Bauer şunları söyler: ''Almanya'da kimse politik açıdan özgürleşmiş değil. Biz kendimiz özgür değiliz. Sizi nasıl özgürleştirebiliriz? Siz yalnızca ''kendinize özgürlük'' istiyorsanız bu egoizmdir. Oysa Almanya'nın özgürleşmesi için insanlar olarak, tüm insanların özgürleşmesi için çalışmak zorundasınız. ''

http://tr.scribd.com/doc/93941140/Yahudi-Sorunu-Karl-Marx (s. 5)

''Yahudi Hristiyan devletten özgürleşmek istemekle Hristiyan devletin dinsel ön yargılardan vaz geçmesini istiyor; peki Yahudi kendi dinsel ön yargılarından vazgeçiyor mu?'' (a.g.e, s.6)

Bauer'den alıntılar yaparak devam eden Marx, özetle ÖZGÜRLEŞME (emansipasyon) kavramı üzerine bir polemiğe girer. Marx'a göre Bauer ''insanlığın özgürlüğü için dinlerden özgürlük gerektiğini'' düşünür ve bunun için ''devletin dinlerden arındırılmasıyla dinler toplumsal yaşamdan yavaşça silinecektir''.

Marx'sa özgürleşmek için devletin dinlerden arındırılmasının yeterli olmadığı, hatta kamusal alandan koparılan dinin sivilleşmeyle kendini çok daha ''yetkin'' biçimde ürettiğini, öyle ki ''özüne döndüğünü'' belirtir. Bunun için de ''azınlık durumunda'' olan dinlerin kamusal ''temsil''e sahip olmadığı ancak hala var olabildiklerini söyler ve ABD'yi örnek gösterir. Tartışmaların elbette temel noktası ''devlet-ekonomi-insan hakları-sivil toplum'' ilişkileridir. Marx, daha bu dönemde bile her şeyin temeline ''eko-politik'' insanı koyar. Ona göre ''dinsel değerler ekonomiyi'' değil, eko-politik dinsel değeri biçimlendirir. Yahut din insanı değil, insan (yani verili iktisadi döngüler çerçevesinde var olan) dini biçimlendirir ve aynen şöyle söyler:

''Biz edimsel dünyadaki Yahudiye bakalım. Bauer gibi SEBT Yahudisine değil, gerçek/pratik yaşamdaki Yahudiye bakalım.'' (a.g.e, s. 44)

Burası önemli.

Şabat: Şabat, Tanrı'nın dünyayı 6 günde yaratıp 7. günde dinlenmesini hatırlamak ve o günü kutsamak içindir. Şabat günü Yahudiler için dinlenme günü olduğundan ateş yakmak, paraya dokunmak, arabaya binmek gibi işler o gün yasaktır. On Emir'in dördüncü emri Şabat günü iş yapılmayacağı ile ilgilidir.


http://tr.wikipedia.org/wiki/%C5%9Eabat

Yani mistik inancın retorik safsatalarında davranan insanı değil; üretim ilişkilerinin biçimlendirdiği insan... Ve devam eder Marx: ''Yahudinin gizini onun dininde değil dinin gizini gerçek Yahudide arayalım. Nedir Yahudiliğin dünyasal temeli? Pratik gereksinim, özel çıkar. Nedir Yahudinin bu dünyalık dini? Bezirganlık. Bu dünyalık Tanrısı? Para.

Pekala. Bezirganlık ve paradan, bunun sonucu olarak pratik, gerçek yahudilikten özgürleşme zamanımızın öz-özgürleşmesi olabilirdi. '' (a.g.e, s.44-45)

Şimdi zurnanın pırt dediği yere geliyoruz. Bakalım Marx yahudiye böylesi bir gıcıklığı olduğu için mi yazmış: ''Bezirganlığın önkoşullarını, ve öyleyse bezirganlık olanağını ortadan kaldıran bir toplum örgütlenmesi, yahudiyi olanaksızlaştırmış demektir. Yahudinin dinsel bilinci, ince bir sis gibi, toplumun gerçek yaşamsal atmosferinde dağılıp çözülüp gidebilecektir. Diğer taraftan, yahudi bu pratik özünü boş görür ve ortadan kaldırılışı için çalışırsa,kendini şimdiye kadarki gelişiminden kurtarmış,genel olarak insani özgürleşme için çalışmış, ve öfkesini insani öz-yabancılaşmanın en yüksek pratik ifadesine yöneltmiş olur.Biz demek ki yahudilikte, şimdiki zamanın genel anti-toplumsal bir öğesini görüyoruz, ki bu öğe,çözüşmek zorunda kaldığı, şimdiki yüksek düzeyine,—yahudilerin böyle berbat bir bağlantıyla katıldıkları— tarihsel gelişme yoluyla ulaştırılmıştır. Yahudinin özgürleşmesi, son tahlilde insanlığın yahudilikten* özgürleşmesidir. ''


http://tr.scribd.com/doc/93941140/Yahudi-Sorunu-Karl-Marx (s. 45)

Senin yönteminle gidecek olsam ve senin kadar düz bir okuma yapsam Marx'a doğrudan IRKÇI VE ANTİ-SEMİT damgası basıp geçerdim. Burada çok açıktır ki Marx, ''gerçek ve hakiki'' bir özgürlük sorununu tartışıyor. Hakiki özgürlüğünse ''dinsel dogmalar''dan kurtulmakla sınırlı olmadığı; özel mülkiyet ve üretim biçimlerinin de değiştirilmesi gerektiğini ifade ediyor. Alıntıdaki son cümlede de bu apaçık görülmekte. İnsanlığın Yahudilikten özgürleşmesi=İnsanlığın kapitalizmden özgürleşmesidir. Yahudilik Marx için kapitalizmin yapısını anlatmakta kullandığı metaforik bir ögedir.

Yerleşik hegemonik ilişkiler içerisinde ekseri belli başlı dinsel/etnik grupların ağırlıkları göze çarpar. Marx bugün dahi yapılmakta olan bir tartışmayı gündeme getirmekten başka bir şey yapmıyor: Belli bir bölgede azınlıkta olup iktisadi güç kazanan, sermaye yoğunlaşmasını gerçekleştirmiş grupların ''kapitalizme'' itiraz etmeyip yalnızca ''etnik/dini'' haklar talep etmesi gerçek bir kurtuluş/özgürleşme midir? Besbelli ki Marx, dönem Almanya'sında ticari ve iktisadi bağlamda ciddi nüfus sahibi Yahudi burjuvazisini ve o burjuvazinin -esasında sınıfsal temelde- örgütlediği ''HAK TALEPLERİ''ni eleştiriyor. Bu temelde yapılmış eleştirileri ''dünyayı çepeçevre saran YAHUDİ SERMAYE AĞI'' şeklinde okumak ve bu sermayenin ''etnik/dinsel bir komplo-vari'' temelde örgütlendiğini iddia etmek, kimse kusura bakmasın SAFSATADIR.

Marx'a ''modernist ön yargılar'' temelinde yapılan eleştiriler yok mudur? Elbette vardır. Ancak bunlar ''marx'ın anti-semitliği ve oryantalist tavrı iddiaları''ndan ziyade ''ilerlemeci'' tavrınadır.



Demeye getiriyorsunuz ki ‘’senin elinde bu sistemi kökten değiştirip yerine ikame edeceğin bir alternatif,yok!’’

İyi de sizin elinizde de yok.Hatta ne marksistlerde ne de başkasında var.Gördük,denedik tüm alternatifleri,kimse benim malım iyi diye gezmesin.Mülkün DNA’sıyla oynayan tüm denemeler şimdilik başarısız oldu.Daha adil-ama rakiplerine karşı ayakta kalabilecek kadar başarılı-bir sistem aramaktan vazgeçecek değiliz,ama hiçbirinizin,başarıya ulaşma şansı olan bir formule sahipmişsiniz gibi davranmaya hakkı yok.Tarih,yaşananlar önümüzde.

Bu ''niyet okumalar''dan vazgeçmelisin. Benim öyle bir iddiam olmadı. Ben senin ''yöntemi''ne ve ''tarih okuma'' tarzına itiraz ediyorum. Bunun fazlasıyla ''komplocu'' ve ''yalıtık'' bir okuma olduğunu hem KÜLTÜR BİLİM hem de ''iktisadi gerçekler'' nispetinde ortaya koymaya çalışıyorum. Devam edelim.




Şöyle bir başlığı okuyacaksın,sermayenin bir tek grubun/cemaatin tekeline geçmeye başladığını kanıtlarıyla göreceksin,ve sonunda vara vara şu sonuca varacaksın;
’’paranın dini imanı olmaz!!’’

Harika,sana ben daha ne diyeyim:)


Aslında bu başlık tam da bu önermeyi çürütüyor,daha doğrusu ‘’dini ve imanı olan para’’ ya dikkat çekiyor.’’En nihayetinde hepsi kapitalist sistemin bir parçası,ha Yahudi olmuş ha Alman’’ deyip kestirip atamazsın,ne etnisite ne de dinsel aidiyet siyaset biliminde şakaya gelir şeyler değil.Bana başka bir başlıkta‘’Suriye rejiminin Nusayri olup olmadığını’’soruyorsun,demek ki sermaye ve iktidarın etnik/dinsel renginin hayati önemde olduğunu aslında sen de biliyorsun.

Dünya sermayesinin bir ‘’cemaatin’’ eline geçmeye başlaması öyle hafife alabileceğin bir konu değil.

Kısacası sen ‘’farketmez’’ diyorsun.Ha Yahudi ha değil.Hepsi sermaye sonuçta.

O zaman politika başlıklarında kimse oturup AKP’yi ya da İslamcıları eleştirmesin,nasılsa ‘’farketmez’’,hepsi kapitalizmin emrinde.Ha İslamcı ha laik.Ha CHP ha MHP.Diyebiliyor musun bunu?

Diyemezsin.

O kadar basit değil bu işler.

Sermaye yoğunlaşmalarında ''dinsel/etnik'' aidiyetler önemli değildir, gibi bir iddiamız da yok. Bilakis, Spartacus'un de vurguladığı gibi ''hegemonya mücadeleleri'' dini/etnik mobilizasyonlar çerçevesinde örgütlenen ve ideolojik harcı karılan devletlerin, bu aidiyetleri ARAÇSALLAŞTIRMASI neticesinde var ola gelmiştir.

Fakat!!!

Kapitalizmin iktisadi ve hegemonik gücünü buna İNDİRGEYEMEZSİN. Örneğin Zuckerberg'i düşünelim: Ne yani, bu adamın ''zenginleşmesi'' bir Yahudi CEMAAT GÜCÜ MÜ yalnızca? Bir üniversitenin kendi üyeleri arasında chatleştiği bir ''sosyal paylaşım programı''nı alıp daha da geliştirerek Facebook'a dönüştüren bu adam üyeleri MİLYARLARCA YAHUDİ'den ibaret bir DESTEK AĞI'nın taşeronu mudur? Yoksa, bu programın bugün MİLYONLARCA KULLANICIYA ulaşması sonucu zenginleşmiş sivri bir zeka mıdır? Facebook'un ''ilk olması'', ''ulaştığı kitle'' ve ''yazılım başarısı'' olmasa bu herif zengin olabilir miydi?

İsrail devletinin kurulma sürecinde 2000 yıldır yaşadıkları topraklarından kovulan milyonlarca insanı,Yahudi sermayesinin diğerlerinden daha tehlikeli olmadığına ikna edemezsin. Golandan sürülenlere,İsrail ordusunun katlettiği Lübnanlılara,Arap İsrail savaşlarında ölen milyonlara ‘’Yahudi ya da değil,farketmez,hepsi sermaye’’yi anlatamazsın.

Derim! Dedik de zaten! FKÖ dedi! İsrail'in ''emperyalist bir yayılma projesi'' olduğunu söyledik. Soğuk savaş döneminde gittikçe Doğu Bloku yörüngesine giren yahut bağımsızlaşan devletlere bir tampon devlet işlevi gördüğünü hep ifade ettik. İsrail ''sorunu'' emperyalizmin hegemonya sorunundan ayrı düşünülemez. Hegemonyanın adı İsrail'de ''siyonist'' ırkçı rejim olur, Türkiye'de Kemalist ırkçı rejim olur;ama özü değişmez: Emperyalizm.

Bir yandan ‘’cemaatler Türkiye’yi ele geçiriyor’’diyeceksin,diğer yandan sadece ülkeyi değil,dünya ekonomisini ele geçiren bir başka ‘’cemaate’’ sesini çıkarmayacaksın.

Cemaatse o da cemaat.Tehlikeyse o da tehlikeli.Neden diğerine çığlığı basarken buna sesinizi çıkarmıyorsun?
Ya da neden sesini çıkaranlara abes bir şey söylemiş gibi davranıyorsunuz?

Aynı şey değil çünkü.

Burada;

1. Büyük iddialar büyük kanıtlar gerektirir.

2. Dünyayı çepeçevre sarıp dinsel-ideolojik etkin bir mobilizasyona sahip bir ülküyle hareket edildiğine dair KOCAMAN KANITLARIN olacak.

3. Kamusal alanda kendini ifşa etmeyip yalnızca yer altında, kimsenin bilmediği/duymadığı organizasyonlarla var olan böylesi bir hareket dünyanın hiçbir yerinde kitleselleşemez. Taban bulamaz.

4. Gülen cemaati, Türkiye'nin her yerinde okulları olan, kendi dinsel-ideolojik öğretilerini hiçbir zaman saklamamış ve hatta olabildiğince yayılmasına uğraşmış bir cemaattir. Gülen hareketini ''NURCU ÖĞRETİ''den ve onun ''dini-ideolojik'' kitle mobilizasyonundan ayrı düşünemezsiniz. Bu şu anlama gelir: Gülen hareketi, hedef kitlesini kendi dinsel-ideolojik ideası doğrultusunda ''dönüştürme'' amacı olan bir harekettir. Tıpkı Kemalizmin TÜRKÇÜLÜĞÜ gibi. Gülen, bu ideolojik ''taşıma'' işini ASYA'DA da, Afrika'da da yapar. Dünyanın her yerinde, yerel-özgün kısmi farkları içermekle birlikte ''dinsel/ideolojik'' tavrı benzerdir: Nurcu İslamcı öğreti!

5. Sen hiç yalnızca yer altında kalan, kapitalizmi hedeflemeyen, işçilerle alanlarda/grevlerde/okullarda açık bağlantılar kurmayan bir SOSYALİST DEVRİM ÖRGÜTÜ gördün mü?

İşte senin ideolojik yanılgın da burada başlıyor. Nasıl ki Ulusalcılar dünyayı bir ''kumandayla kontrol eden ABD''yi görüp bizzatihi kendi HEGEMONYA SAVAŞINI veren Türkiye'yi görmemekte; sen de aynısını yapıyorsun. Ulusalcılara sorsan Suriye ve Arap Baharı ''ABD EMPERYALİZMİ VE TAŞERONLUĞU''ndan ibaret. Kürt sorunu desen, o da aynı. Cemaat desen o da aynı. Hepsi ABD taşeronluğu ve emperyalizmi meselesi.

Oysa bizzatihi kendisi ''emperyal hevesleri'' olan bir gücün içinde yaşadığının farkında değil: Neo-Osmanlıcılığı daha yeni yeni keşfediyorlar :)

Dayak yiyen bir adam nasıl ki öncelikle kafasına yediği ''odunu'' görüp o odunu tutan eli görmemek, seninki de dayağın sebebinin ''ODUN'' olduğunu iddia etmeye benziyor. Odun (din, ırk, etnisite, mezhep n'olursa olsun) birer ideolojik HARÇTAN ibarettir. Hiçbir güç ''hegemonya arzusu''nun dışında kendi etnik/dinsel var oluşunu yüceltiyor değil.

rastaman
23-10-2012, 22:40
Albatros,
Marx'ın antisiyonist-hatta açıkça söyleyelim antisemitist-eğilimlerini örtmek senin harcın değil.Kimsenin harcı değil.Bu öyle birkaç kitaptan cımbızla seçilen birkaç cümleden oluşmuyor,Marx kapitalizmi Yahudilikle bağdaştırmakla kalmamış,onlara hiçbir şekilde tevil edilemeyecek hakaretler savurmuştur.

Bu forumlarda-Müslüman ya da Hristiyan-,teistlerin dinsel metinleri nasıl ''tevil'' ettiğini çok gördük.Ama bir ateistte bu hoş durmuyor.

Üstelik ''henüz 25 yaşında'' vurgunda anlatmak istediğin de doğru değil,Marx 50 yaşında da antisemittir,60 yaşında da.Ölmeden sadece 4 yıl önce Engelse yazdığı mektupta ''burası Yahudi ve pire kaynıyor'' der.

Yukarıdaki mesajında ''Yahudi sorunu'' makalesini de yanlış anlamışsın.Marx ne yazıyorsa onu söylemek istiyor,üstelik bu herkesin sandığı gibi sadece Bauer'e bir cevap değil;aynı zamanda Siyonizmin kurucularından,sosyalist siyonizmin babası Moses Hess'e de bir gönderme.Yani ''On the Jewish Question''ı doğru anlamak için,önce Moses Hess'in ''On the Money Question'' kitabını anlamak gerek.


Yahudilere ''dünyanın en iğrenç ırkı''diyen Karl Marx'ın mektuplarını ve köşe yazılarını okumanı tavsiye ederim.Çok şaşıracaksın.Muhtemelen Marx'la ilgili düşünce ve duyguların değişmeyecek,ama Engels'e aynı gözle bakabilecek misin bilmem.

Yahudilik Marx için kapitalizmin yapısını anlatmakta kullandığı metaforik bir ögedir.

Güzeeeeel.Her şey yavaş yavaş:)


Bu saatten sonra Marx ve antisiyonizm/antisemitizmle ilgili bir başlık açmak şart oldu.Bu öyle değip geçilebilecek bir konu değil.Türkçede bu konuda bildiğim kadarıyla herhangi bir çalışma ya da makale yok.Türkçe'ye çevrilmesi gereken Marx'ın bazı yazıları var,bayram aradan çıkar çıkmaz onları çevirip bir başlık açayım,boylu boyunca tartışırız.

AlbatrosS
24-10-2012, 00:42
Albatros,
Marx'ın antisiyonist-hatta açıkça söyleyelim antisemitist-eğilimlerini örtmek senin harcın değil.Kimsenin harcı değil.Bu öyle birkaç kitaptan cımbızla seçilen birkaç cümleden oluşmuyor,Marx kapitalizmi Yahudilikle bağdaştırmakla kalmamış,onlara hiçbir şekilde tevil edilemeyecek hakaretler savurmuştur.

Bu forumlarda-Müslüman ya da Hristiyan-,teistlerin dinsel metinleri nasıl ''tevil'' ettiğini çok gördük.Ama bir ateistte bu hoş durmuyor.

Üstelik ''henüz 25 yaşında'' vurgunda anlatmak istediğin de doğru değil,Marx 50 yaşında da antisemittir,60 yaşında da.Ölmeden sadece 4 yıl önce Engelse yazdığı mektupta ''burası Yahudi ve pire kaynıyor'' der.

Yukarıdaki mesajında ''Yahudi sorunu'' makalesini de yanlış anlamışsın.Marx ne yazıyorsa onu söylemek istiyor,üstelik bu herkesin sandığı gibi sadece Bauer'e bir cevap değil;aynı zamanda Siyonizmin kurucularından,sosyalist siyonizmin babası Moses Hess'e de bir gönderme.Yani ''On the Jewish Question''ı doğru anlamak için,önce Moses Hess'in ''On the Money Question'' kitabını anlamak gerek.


Yahudilere ''dünyanın en iğrenç ırkı''diyen Karl Marx'ın mektuplarını ve köşe yazılarını okumanı tavsiye ederim.Çok şaşıracaksın.Muhtemelen Marx'la ilgili düşünce ve duyguların değişmeyecek,ama Engels'e aynı gözle bakabilecek misin bilmem.


Güzeeeeel.Her şey yavaş yavaş:)


Bu saatten sonra Marx ve antisiyonizm/antisemitizmle ilgili bir başlık açmak şart oldu.Bu öyle değip geçilebilecek bir konu değil.Türkçede bu konuda bildiğim kadarıyla herhangi bir çalışma ya da makale yok.Türkçe'ye çevrilmesi gereken Marx'ın bazı yazıları var,bayram aradan çıkar çıkmaz onları çevirip bir başlık açayım,boylu boyunca tartışırız.

Rastaman;

Turan Dursun ne kadar ''islamofobik'' ise ahanda da Marks da ''yahudi sorunu'' makalelerinde o kadar anti-semit'tir. Kültür biliminin akademik eğitimini alan biri olarak 19.yy'ın hiçbir filozofunu KAFADAN/ŞÜPHESİZ SAVUNMA gibi bir işin içine girmem. İlla ki birçok önemli filozofta dönemin hakim ''sosyal bilim'' yanlışlarının etkisi mevcuttur. Fakat, örnek verdiğin kaynaklardan birinde(yahudi sorunu) ''kayda değer'' bir FOBİK EĞİLİMİ neredeyse hiç görmedim. Bilakis her şeyin temeline ''MADDİ ÜRETİM İLİŞKİLERİNİ'' koyan bir düşünürün ''Yahudilerin özgürleşmesi aynı zamanda insanlığın Yahudilikten özgürleşmesidir'' sözüyle amiyane tabirle METAFORUN DİBİNİ GÖRMESİNİ okudum. Metnin tamamını ÖN YARGISIZ BİÇİMDE okuyan herkes görecektir ki, Marks'ın tüm dikkati ÜRETİM BİÇİMLERİ VE YABANCILAŞMA üzerinedir; yani kapitalizm.

Kusura bakma kardeşim de sen her KAYNAĞI bu şekilde okuyorsan vay halimize.

Tevil nedir biliyor musun?

Evet, Kur'anın da illa ki bazı yerlerinde metaforik anlatımlar olması olasıdır. Vardır da. Fakat, biz ''metnin bütününe'' de bakarız aynı zamanda. KADIN ERKEĞİN TARLASIDIR... diyen Bakara Suresi'ndeki ''seksizmi ve ataerkilliği'' anlatırken yine aynı metindeki ''cariye edinme yolları, helallikler ve dinin benzeri kaynakları''ndaki TAHKİYE GELENEĞİ'ne bakarız. Bu da yetmez, ortodoks/hakim islam geleneğinin pratikte tezahür eden biçimlerine bakarız. Ve hepsinin neticesinde deriz ki: İslam ''cinsiyetçi ve aterkil'' bir dindir.

Sen ne yapıyorsun?

''Yahudi siyonist sermayesi cemaatçi refleksleriyle tüm sistemi kontrol ediyor'' öncülüyle göz attığın her kaynağı bu SÜZGEÇTEKİ SEÇİCİ ALGINLA okuyorsun. Ehh, ben de senin yönteminle ''tüm dünyanın türklere düşman olduğunu'' PEKALA KANITLARIM. Hazır yapılmışları bile var, vaktim olduğunda gösteririm :)

rastaman
16-01-2013, 19:44
Aylar geçmiş ben bu mesajı atalı,hala bir şey araştırmamışsın.
Onca kaynaktan bahsettik, bir Yahudi Sorununa güya cevap vermişsin.
O da,saçma sapan bir çeviriden,herşeyi yanlış anlayarak.
Baştan sona okumuş da bir şey bulamamış.
Ne aradın ki bir şey bulamadın?
‘’Elli kere söyledik’’(senin bana ettiğin laf) Marx kapitalizm ve Yahudilik arasındaki ilişkiye işaret eder diye.
Sense sadece ‘’antisemitizm’’ aramışsın savunma içgüdüsüyle.
Benim derdim Marx’ın antisemitizmini vurgulamak ,seninle sidik yarışına girmek değildi,öyle olsa buraya Marx’ın tek tek kaç mektubunda kaç kere ‘’aşağılık Yahudi’’ kelimesini kullandığını,kaç kere ‘’shitty Jew’’kaç kere ‘’greasy jew’’ kaç kere‘’kaypak Yahudi’’ kelimelerini kullandığını tek tek sıralardım,keşke baştan sıralasaymışım .
İlla konuşturacaksınız adamı.
Sense bir tek Yahudi sorununu okuyup beni ‘’cımbızla kelimeleri seçip Marx’ı olmadığı biri gibi göstermeye çalışmakla’’ suçluyorsun,baya sahtekar muamelesi yapıyorsun.
‘’Yahudi güven düzenbazları’’, ‘’Jewish confidence trickster’’, "Jewish aesthetics-mongers,"Yahudi estetik tüccarları’’,’’dirty Jew’’,’’little Jew’’ ‘..daha neler neler.
Ara hepsini bulursun kaynaklarıyla.
Neymiş,Marx’ın asıl anlattığı sınıfsal çelişkiymiş..Hadi canım!
Adı üstünde,Marx bu,elbette sınıfsal çelişkiyi anlatacak.

Sizler bu adam niye sayfalarca Rotschild’den bahseder,tek tek bu Yahudi soyguncuları neden sayfalarca anlatır hiç sorgulamazsanız,boşverin artık.
Das Kapitalden;
‘’Bir komite üyesi diyor ki; Son 12 yılda sebep ne olursa olsun,sonuç genelde üreten sınıfların değil;Yahudiler ve para tüccarlarının lehine olmuştur’’.Das Kapital Cilt 3 Kısım 5-26
Yeryüzünün gelmiş geçmiş en antisemitik eseri Venedik Taciri’nin dizelerinin Das Kapitalde ne işi olduğuna bakmazsanız siktiredin bu işleri.

Antisemitizm insanlık suçuymuş,ağızlarından düşürmüyor bu sözü ‘’liberalimsi Marxistler’’,sonra iş Marx’ın Yahudi’ye giydirmesine gelince bir de dipnot düşüyorlar,’’Marx metafor yapmıştır’’
Sen de kopyala yapıştır olduğu gibi getiriyorsun bu sözde çevirmenden,Marx metafor yapmışmış.
Bu nasıl metaforsa,hep Yahudiler üzerinden yapmış Marx,korka korka,çekine çekine.
Çekiniyorlar,çünkü yaşadıkları yüzyılın ekonomisi tıpkı şu an olduğu gibi Yahudilerin.
Siz inanmayın bu siyonist entellerin ‘’efendim o yüzyılda antisemitizm modaydı da,o yüzden anarşizmin,komünizmin önderleri böyle laflar etti’’ palavralarına,çekiniyor bu adamlar,haklılar.
Her şeyin farkındalar,ama çekiniyorlar.
Engels kapı gibi Anti-semitizm makalesini yazar,her yerde var. Antisemitizmin ne kadar ilkel ve kaka olduğunu anlatır.Ama işin aslı öyle değil işte,bak birkaç yıl sonra mektuplarında ne yazıyor adam;

‘’I begin to understand French anti-Semitism when I see how many Jews of Polish origin and with German names intrude themselves everywhere, arrogate everything to themselves and push themselves forward to the point of creating public opinion in the Ville Lumiere of which the Paris philistine is so proud and which he believes to be the supreme power in the universe’’

Resmen hak veriyor adam antisemitizme,bu sefer çevirmicem,çünkü yukarıda tertemiz çevirdiklerimi esas almak yerine sanki ben çeviri sahtekarlığı yapıyormuşum gibi o çakma çevirmenin saçma -anlaşılmaz zırvalarını getirmişsin.Boşuna uğraşmışım.

Çakma çevirmen,’’ hereditary stupidity’’ yi nasıl çevirmiş bir bak.
Sanki Marx okuyacak adam onun da Engels’in de Lamarkist olduğunu bilemeyecek kapasitede,onu yanlış anlayacak!
Bizler bu yüzden Marx’ı antisyonizmden antisemitizme kaydığı için suçlayamayız,Lamarkist bunlar,kazanılan özelliklerin sonraki nesillere geçeceğine inanıyorlar.İş bu kadar basit.
’the filthiest of all races’’,’’ırkların en iğrenci’’..
Adamlar bıkmış,tiksinmiş artık,neden tiksindiklerini,neden bu kadar tepkili olduklarını da iyi biliyorum.

O yüzden yapılacak iş,Marx’ın antisemit olmadığını ispatlamaya kalkmak gibi gereksiz ve ‘’Marx’ı olmadığı biri gibi gösterme’’ çabası olmamalı,siktiredin o ırkçılığa varan kısımları,adam para-Yahudi ilişkisine dair ne anlatıyor ona bakın,bu bilgiyi onun hep anlatageldiklerine bir not olarak ekleyin.Önceki mesajlarımda bulabilirsiniz,burda tekrar yazmicam.

Yahudi Sorunu makalesini baştan aşağı çarpıtmanaysa girme gereği bile duymuyorum,her şey çok açık.
Engels’in Yahudilerle ilgili yazdıklarınıysa girin öğrenin kardeşim,İngilizce aratın mektuplarını bulursunuz.O daha da beter antisemittir.
Marx’ın birçok Yahudi’ye yaptığı ırkçı ifadeler içeren fenotip tariflerine falan da hiç girmiyorum.
İnsanları da inatla yanlış bilgilendirmeyin artık.

ismail truth
26-01-2013, 12:38
Bu ekonomik gücün ülkelerin politikalarına nasıl yön verdiğinin,ortadoğuda milyonlarca Filistinli tüm dünyanın gözleri önünde katledilip topraklarından çıkarılırken İsrail'in nasıl her seferinde batının ve ABD'nin sınırsız desteğini nasıl alabildiğinin,her şeyden önce neden bu asimetrik dağılımın hemen hiçbir yerde tartışılmadığının doğru değerlendirilmesi lazım.


Amerikalıların İsrail projesine destek vermesinin sebebi dinseldir. Protestanlara göre İsa'nın geri gelmesinden önce İsrail tekrar kurulacakmış. Olayın parayla marayla alakası yok.

ismail truth
26-01-2013, 12:46
Albatros,
Marx'ın antisiyonist-hatta açıkça söyleyelim antisemitist-eğilimlerini

19. yüzyılda siyonizmden sanki önemli birşeymiş gibi bahsetmen saçma. Siyonizmim iki manası vardır. Birincisinde Herzl ve onun gibi bir avuç 19. yüzyıl Yahudi milliytetçisi tarafından Filistin'de bağımsız İsrail kurmak ve Yahudileri toplayıp oraya getirmek projesinin ve buna dair yazılan yazılarla ortaya konan ve 19. yüzyıl Avrupasında hiç de daha önce görülmemiş olmayan bir milliyetçi/bağımsızlıkçı hareketin adıdır. İkincisinde ise baktığı heryerde komplo gören hezeyanlı antisemitistlerin kullandığı ve "Yahudilerin gizlice dünyayı yönetme, herkesi birbirine düşürme, ekonomiyi bozma faliyetleri" olarak anladığı, ve özünün Siyon Protokolleri adlı sahte belgede ortaya konduğu bir kavramdır. Bu ayrımı yaptıktan sonra 19. yüzyıldaki bir insan bahsedereken bundan anti-siyonist diye bahsedilince karşımızdaki kişinin ne kadar ciddi bir fikri savunduğunu anlayabiliriz.

rastaman
26-01-2013, 14:52
19. yüzyılda siyonizmden sanki önemli birşeymiş gibi bahsetmen saçma. Siyonizmim iki manası vardır. Birincisinde Herzl ve onun gibi bir avuç 19. yüzyıl Yahudi milliytetçisi tarafından Filistin'de bağımsız İsrail kurmak ve Yahudileri toplayıp oraya getirmek projesinin ve buna dair yazılan yazılarla ortaya konan ve 19. yüzyıl Avrupasında hiç de daha önce görülmemiş olmayan bir milliyetçi/bağımsızlıkçı hareketin adıdır. İkincisinde ise baktığı heryerde komplo gören hezeyanlı antisemitistlerin kullandığı ve "Yahudilerin gizlice dünyayı yönetme, herkesi birbirine düşürme, ekonomiyi bozma faliyetleri" olarak anladığı, ve özünün Siyon Protokolleri adlı sahte belgede ortaya konduğu bir kavramdır. Bu ayrımı yaptıktan sonra 19. yüzyıldaki bir insan bahsedereken bundan anti-siyonist diye bahsedilince karşımızdaki kişinin ne kadar ciddi bir fikri savunduğunu anlayabiliriz.

19.yy Avrupa ekonomisinin kimlerin elinde olduğuna isim isim bir bak ondan sonra konuşalım istersen.Buna dair kişiye has ayrı bir liste hazırlayacak değilim.

Ayrıca siyonizm kavramını ''Yahudi halkınına bir yurt sağlamayı amaç edinmiş masum bir bağımsızlık hareketi'' gibi tanımlayan pro-İsrail söylemlerle senin yazdıkların arasında zerre kadar bir fark göremiyorum.Kelimesi kelimesine ezbere cümleler.

Her ülkenin,halkın aşırı milliyetçi grup,yapı ve kişilerini tanımlayan kabul görmüş belli kavramlar vardır;pan-turkism,pan-arabism,siyonism gibi.''İbrani milliyetçiliği''ni tanımlamak için siyonizm dışında yeni bir kavram uydurmaya gerek yok.

İkincisinde ise baktığı heryerde komplo gören hezeyanlı antisemitistlerin kullandığı ve "Yahudilerin gizlice dünyayı yönetme, herkesi birbirine düşürme, ekonomiyi bozma faliyetleri"

ABD ekonomisinin yarısının % 2'lik Yahudi kesimin elinde olduğunu kanıtlarıyla ispatlıyorum,çürütebiliyorsan buyur çürüt,yoksa bu bildik masalları anlatıp boş boş konuşma.

, ve özünün Siyon Protokolleri adlı sahte belgede ortaya konduğu bir kavramdır.

Sakın benim ağzıma almadığım,hatta doğruluğunu kabul etmediğim olguları bana yüklemeye kalkma.Biz burda somut ispatlanabilen şeylerden bahsediyoruz,elalemin komplo teorilerinden değil.

ismail truth
26-01-2013, 16:22
Sakın benim ağzıma almadığım,hatta doğruluğunu kabul etmediğim olguları bana yüklemeye kalkma.Biz burda somut ispatlanabilen şeylerden bahsediyoruz,elalemin komplo teorilerinden değil.


Siyon Protokollerine inanmıyorsan o zaman zenginlerin kaçta kaçının Yahudi olduğu niye ilginç bir veri olsun ki?

Mesela farzedelim ki Türkiyenin en zengin 100 adamının 60 tanesi Adanalı. Bundan ne sonuç çıkar? Hiç.

Amerikada zenginlerin içinde bir sürü Yahudi varmış. Ee yani? Bundan ne sonuç çıkar?

Ama sen zaten baştan Siyon Protokollerine ve tarzı Yahudi komplo teorilerine inanıyorsan senin için bunun farklı bir anlamı vardır. Yani bunu gelmiş "kanıt" diye sunuyorsun. Neyin kanıtı ki bu?

rastaman
26-01-2013, 21:32
Siyon Protokollerine inanmıyorsan o zaman ...
Mesela farzedelim ki Türkiyenin en zengin 100 adamının 60 tanesi Adanalı. Bundan ne sonuç çıkar? Hiç.
...

Ama sen zaten baştan Siyon Protokollerine ve tarzı Yahudi komplo teorilerine ...

Kimden duyduysan o ''siyon protokolleri''ni,gözünde fazla büyütmüşsün.İnadına konuyu neden ısrarla oraya getirmeye çalıştığın da ortada,aklınsıra akabinde ''komplo teorisi'' masallarını anlatacaksın.

Ayrıca Adanalılar ne etnik,ne dinsel ne de politik bir gruptur,Yahudi sermayesiyse tam tersi hem etnik hem dinseldir,sıkı bir dayanışma gösterir ve bulundukları sektör ve alanlarda tekelleşmeleriyle ünlüdür.

Çok düşündün mü böyle tutarsız bir önerme kurmak için?

ismail truth
27-01-2013, 02:15
Kimden duyduysan o ''siyon protokolleri''ni,gözünde fazla büyütmüşsün.İnadına konuyu neden ısrarla oraya getirmeye çalıştığın da ortada,aklınsıra akabinde ''komplo teorisi'' masallarını anlatacaksın.

Ayrıca Adanalılar ne etnik,ne dinsel ne de politik bir gruptur,Yahudi sermayesiyse tam tersi hem etnik hem dinseldir,sıkı bir dayanışma gösterir ve bulundukları sektör ve alanlarda tekelleşmeleriyle ünlüdür.

Çok düşündün mü böyle tutarsız bir önerme kurmak için?

Amerikadaki veya Almanyadaki Türkler de acaba "sıkı dayanışma" içinde mi?

Yoksa bu "sıkı dayanışma" denilen şey Yahudi ırkına has birşey mi? Belki de bunlar bir süperorganizma gibidir. Normal insanlardan farklı olarak kollektif bir biçimde tek bir organizma gibi davranan bir biyolojiye sahiptirler.

Yahudilerin arasındaki bu "sıkı dayanışmaya" biraz örnek getirsene? Biz de öğrenelim nasıl hain işler yapıyorlarmış.

Şirketler aralarında kartel veya tröst mü kuruyorlarmış mesela? Ya da personel ve işçi alırken Yahudilere öncelik mi veriyorlarmış? Ne ki bu "sıkı dayanışma" dediğin şey?

Yahudilerin politik olarak da tek bir grup olduğunu niye söyledin? Mesela Amerikadaki Yahudilerin hepsi aynı partiye mi oy veriyormuş?

Peki Yahudilerin hepsi din olarak da anlaşıyorlar mı sence? Yoksa aralarında pekçok laik ve hatta ateist olan da var mı? Hatta Hristiyanlığa veya Budizme veya Scientology'ye falan geçenleri de var mı? Yoksa kollektif tek bir akla ve kişiliğe sahip, insandan farklı ve gizemli ve hatta entrikaya yatkın bir süperorganizma ile mi karşı karşıyayız?

rastaman
27-01-2013, 14:19
Amerikadaki veya Almanyadaki Türkler de acaba "sıkı dayanışma" içinde mi?

Yoksa bu "sıkı dayanışma" denilen şey Yahudi ırkına has birşey mi? Belki de bunlar bir süperorganizma gibidir.

Ben bu etnik dayanışma-başarı ilişikisinin Darwin'in ''dayanışma örneği gösteren ve göstermeyen iki farklı kabileden ilkinin galip geleceği'' örneğinde yattığını önceden anlattım,eminim senin de tutarlı bir açıklaman vardır!Ha,öyle ''katliamlarla zekileşme'' ya da ''Adanalılar'' gibi palavralarla değil,bilimsel/mantıklı/tutarlı önermelerle gel.

Diğer İbrahimi dinlerin Tevrat'tan etkilenmiş olması,chosen people gibi inançların da ciddi bir motivasyon sağladığı belli.

Yahudilerin arasındaki bu "sıkı dayanışmaya" biraz örnek getirsene? Biz de öğrenelim nasıl hain işler yapıyorlarmış.

Şirketler aralarında kartel veya tröst mü kuruyorlarmış mesela? Ya da personel ve işçi alırken Yahudilere öncelik mi veriyorlarmış? Ne ki bu "sıkı dayanışma" dediğin şey?
Yahudilerin politik olarak da tek bir grup olduğunu niye söyledin? Mesela Amerikadaki Yahudilerin hepsi aynı partiye mi oy veriyormuş?


İstersen senin üstün zeka ürünü ''Adanalı örneğin''le farkı anlatayım;

-Adanalıların birleştirici etnik bir yönü yoktur,Yahudi sermayesinin vardır.

-Adanalılar dinsel bir grup değildir,Yahudiler köken ve kültür olarak öyledir.

-Adanalılar herhangi bir politik motivasyon etrafında birleşmez,Yahudi sermayesi ister sağ ister sol olsun siyonizmle içiçedir.Siyonist sosyalistlerden siyonist yeşillere kadar,ortak payda bellidir,siyonizm İsrail'in resmi ideolojisidir.


-Adanalılar'ın 1.dünya savaşında ne Almanya'nın ne de İngiltere'nin kirli savaşında bir rolü yoktur,oysa hem İngiltere hem Almanya Yahudi sermayesiyle savaşmıştır.

-Adanalılar'ın kitle iletişim araçlarında tekelleşme gibi bir eğilimleri yoktur,oysa ABD'den Avrupa'ya birçok TV kanalı ve gazete Yahudi sermayesinindir.

-Adanalılar Yeşilçamda tekelleşme eğiliminde değildir,oysa Holywood büyük ölçüde Yahudi sermayesinindir.

-Adanalılar Türk dış politikasını manipüle etmez,oysa ABD dış politikası Richard Dawkins'in de defalarca yazdığı ve söylediği gibi Yahudi sermayesinin ''tekelindedir''.


-Adanalılar Nilden Fırat'a,pardon ''Seyhandan Ceyhan'a kadar olan toprakların kendilerine tanrı tarafından verildiğini'' düşünüp oradaki halklara hayatı cehenneme çevirmez,bugün BM rakamlarına göre tam 6.100.000 Filistinli faşist İsrail'in politikaları yüzünden dünyanın dört bir yanına dağılmış,onbinlercesi katledilmiştir.


Bu böyle devam eder,sana oturup son 300 yılın tarihini,Rotschild'den Soros'a Yahudi sermayesinin manipülasyon geleneğini baştan anlatacak değilim.Şu tarzından emeğime deymeyecek bir adam olduğun ortada.

Gereksiz örneklerle saptırma da yapma,Yahudileri değil,Yahudi sermayesini konuşuyoruz.Öyle,''yok Yahudilerin tek politik grup olduğunu niye söyledin'' gibi ucuz numaralara da tokum,ne söylediğim ortada.


Foruma kaydolur olmaz bu başlığa niye ve neden yapıştığın,tarzın,niyetin ortada.

Adam gibi bir açıklaman ya da başlıkta verilen bilgilere itirazın varsa çık ortaya söyle,yoksa bana hikaye anlatma.

ismail truth
27-01-2013, 17:18
Nil'den Fırat'a lafı seni niye rahatsız ediyor ki? Bugün git Youtube'de yaz "islam conquer rome" diye, bak Arapça kaç tane vide çıkıyor, İngilizce altyazılı, hocalar imamlar diyor Roma'yı fethedecez falan diye. Öyle hadis varmış.

Herkesin böyle fantezileri olabilir.

Ona bakarsan en büyük komplocu millet o zaman Türklerdir. Elalemin toprağına kendi malı gibi göz dikmeyi en iyi Türkler becerir.

Yahudiler içinde dindar olanlar kendilerinin seçilmiş olduğuna inanıyorlarsa Türkler de kendilerinin seçilmiş olduğuna çok daha fazla inanmıyor mu?

Yahudiler "atamız İbrahim ve Yakup ve 12 oğlu" diye hikaye anlatırken, Türkler de "atamız Oğuz ve 24 oğlu" diye hikaye anlatıyor.

Yahudiler yabancı her ülkede birbirini tutuyorsa Türkler de tutuyor.

Ama Türkler Yahudilerden çok daha zararlı. Niye mi? Yahudiler en azından Nil Fırat arasına göz dikmiş. Türkler ise tüm dünyaya göz dikmiş. İnanıyorlar ki Allah tüm dünyayı bunlara vermiş. Her milletin evladı doğar doğmaz "Türkler gelse de toprağımıza bayraklarını dikerek bizi şereflendirseler" diye içgüdü ile doğuyor diye inanıyorlar. Ciddiyim. Git kahve veya berber muhabbetlerini dinle. Sanıyorlar ki Araplar falan bekliyor ki Türkler gelse de bayraklarını dikseler. Balkanlar bile aslında bizi istiyormuş.

Türkler tüm dünyanın kendilerine vaat dilmiş oılduğu fikrini o kadar benimsemiştir ki hesapta "laik" olması beklenen Osman Pamukoğlu gibi biri bile parti programında Kıbrıs ile alakalı yere "Türk'e toprak kaybetmek evlat acısı gibi koyar" diyebiliyor.

ATV dizisinde "kızıl elma" diye Türk emyeralizmine ait tarihsel terimler sanki mukaddes laflarmış gibi kullanılıyor. İçten içe herkes aslında bu emperyalizme inanıyor. İlkokulda tarih dersi öyle anlatılıyor ki "şu an biraz geri kaldık, işalah gene şahlanacaz" diye adam yetiştiriliyor. Bir dolu gerzek ortalıkta "bizim potansiyelimiz dünya biliyor, o yüzden gene şahlanmıyalım diye başımıza çorap örüyorlar" diye inanıyor.

Elalemin toprağını böyle benimseyebilen bir insan güruhu bu dünya topraklarının tamamının kendilerine Allah tarafından vaat edildiğine inanmadan böyle hastalıklı bir düşünceye sahip olabilir mi?

Baksana. Kürtler bağımsızlık için ayaklanmış, Türkler PKK ile mücadele ederken "vatan savunması yapıyoruz" diye olaya bakıyor. Sen hayatında böyle birşey duydun mu?

Hesapta eğitimli akıllı olmasını beklediğin, bazı milliyetçi dangalaklıkları hezeyanları aşmış olmasını beklediğin Sedat Laçiner gibi bir akademisyen bile, kalkıp iki dillilik tartışmalarında "yahu takmayın iki dilli olmayı, yakında 200 dil bayrağımızın altında yaşayacak" diyebiliyor.

Belki de Türklerin Yahudilerle kafayı bozmuş olmalarının temel sebebi de bu seçilmiş millet olma olayında böyle rekabet sevmemeleridir.

Belki de kendilerine çok benzediği için Yahudilere karşı kin duyuyorlar.

Zaten genetik olarak da Yahudiler ve Anadolu halkları çok uzak değildir ya.

Karakter olarak da benzemiyorlar mı?

Yahudiler nasıl bilek gücü yerine dalavereyle, kelime oyunlarıyla insanları kontrol edip manipüle etmeyi onlara hakim olmayı amaçlıyorlarsa (işte Nazilerin bakış açısına göre) Türkler de imparatorluk sevdalarını gerçekleştirebilmek için bilek gücünden ziyade yalana dolana dalavereye başvurmuyorlar mı?

İşte Kürt mevzuunda bilek gücü yerine yeri gelince sahte ikiyüzlü "kardeşiik" hikayeleri anlatıp, yeri gelince "yaw Türk demek TC vatandaşı demektir" hikayeleri anlatıp pasifize ederek, aklını alarak, attaya göndererek, şark kurnazlığı - Yahudi oyunları yaparak, yeri gelince de "ya şimdi sana anadil hakkı versek Lazlara Çerkeslere de vermek lazım, o kadar öğretmen nerden bulacaz, hem Batı ülkelerinde yerli azınlıklara anadil hakkı yok ki, walla" diyerek Kürt çocuklarını gene ilkokulda "Türküm Doğruyum" diye yetiştirip devşirmeye çalışarak, yapılan ayaklanmayı bile inkar edip "aslında burada Kürt ayaklanması falan yok ki, yabancı devletlerin komplosu var, Apo da zaten Ermenidir" diye gene dürüstçe bilek gücünden ziyade kafa karıştırma aklını alma faaliyetleri ile mevzuyu kotarmaya çalışmıyor mu? Yahudilik başka nedir ki?

Kurtlar Vadisini izle mesela. Adamları en heyecanlandıran şeyler böyle Yahudi oyunları değil mi? Seni de mesela bu "sermaye" falan mevzuları heyecanlandırmıyor mu?

Aslında senin kendi milletin için hayal ettiğin şeyler değil mi bu anlattığın fanteziler?

Belki Türkler Yahudilerden daha Yahudi olduğu için onlara böyle bir tahammülsüzlük gösteriyorlar. Aynı kutuplar birbirini itermiş derler ya.

rastaman
27-01-2013, 17:47
Kısacası sana göre ben bir ''Türk'' olduğum için Yahudilere ''tahammülsüzüm''-ki önermen baştan aşağı yanlış,ne Türk ne de aslen Türkiyeli sayılırım.

Aynı şekilde ne Yahudi asıllı Marx,Finkelstein,ne de Alman asıllı Engels ''Türk'',ama hepsi Yahudi akçesinin başkalarına yaşama şansı vermeyen yayılmacılığından rahatsız.


Nil'den Fırat'a lafı seni niye rahatsız ediyor ki? Bugün git Youtube'de yaz "islam conquer rome" diye, bak Arapça kaç tane vide çıkıyor, İngilizce altyazılı, hocalar imamlar diyor Roma'yı fethedecez falan diye. Öyle hadis varmış.

Herkesin böyle fantezileri olabilir.

Evet,herkesin vardır öyle fantazileri,ama biz bu başlıkta fantezilerini gerçekleştirebilme,koca bir halkı topraklarından kovabilme ''başarısını'' neden İsrail'in gösterebildiğinin GERÇEK sebeplerini kurcalıyoruz.

Ben Madrit'e yürüyen bir Arap ordusu göremiyorum.

ismail truth
27-01-2013, 18:21
Evet,herkesin vardır öyle fantazileri,ama biz bu başlıkta fantezilerini gerçekleştirebilme,koca bir halkı topraklarından kovabilme ''başarısını'' neden İsrail'in gösterebildiğinin GERÇEK sebeplerini kurcalıyoruz.

Ben Madrit'e yürüyen bir Arap ordusu göremiyorum.

Açıkladık bunu. Okumadın mı? Arkanda 500 milyon protestant salak olursa tabi kurarsın devletini.

Hristiyan dininde ahir zaman kehanetleri konusunda kendini biraz eğit. Mevzuyu anlarsın.

rastaman
28-01-2013, 12:51
Açıkladık bunu. Okumadın mı? Arkanda 500 milyon protestant salak olursa tabi kurarsın devletini.

Hristiyan dininde ahir zaman kehanetleri konusunda kendini biraz eğit. Mevzuyu anlarsın.

Bu ve diğer başlıkta yazdıklarımı doğru dürüst okusaydın sadece Amerikan sermayesinin değil,Protestan dünyanın da büyük ölçüde Yahudilik etkisine girdiğini,sadece Amerikada 5.5 milyon Hristiyan Siyonist yaşadığını yazdığımı görürdün.

Dünya yuvarlak olduğunu farkeden bir sen mi varsın?

ismail truth
28-01-2013, 13:09
Siyonizm sadece Yahudilerin Filistinde bir bağımsız devleti olması bunun hayatta kalması fikridir. Bundan öte şeylerden bahseden adam ciddiye almaya değmez bir komplo teorisyenidir.

Kapitalizmde ise kimse rakibinin nereli olduğuna dinine falan bakmaz. Herkes kendi kârını arttırmaya bakar. "Yahudi sermayesi" diye birşey yoktur yani. Sadece tek tek bireylerin sermayeleri vardır.

Sen şimdi bize beslendiğin bilgi kaynaklarından bahsetsene. Mesela Zeitgeist mı izleyip böyle heyecanlandın? Adnan Oktar'ın 1990larda Yahudilik ve Masonluk diye bir kitabı vardı. Acaba öyle şeyler mi karıştırıyorsun? Pek bilimsel kaynaklar. Ama zaten burası Türkiye. Akıllı adamı mumla ararsın buralarda.

rastaman
28-01-2013, 14:15
Senin gibi şaklabanlara cevap yazmaya kendimi yoracak değilim.Tarzın,niyetin,ne yapmaya çalıştığın,foruma niye geldiğin,ne mal olduğun ortada.

Hadi başka kapıya.

Zırla bakalım benden sonra.

Britist Agent MKemal
27-04-2013, 00:07
Ticaret zaten onların elinde olduğu için birbirlerini kalkındırarak zenginleşiyorlar. Şaşılacak bir şey yok gelelim ikinci kısma.

Yahudiler kendilerinden çıkan en vasat adamı bile bilim dünyasının içine iterken yetenekleri muazzam olmasına karşın sırf Yahudi olmadığı içni de birilerini hasıraltı eder ve bu sayede sanki başarılı insanların hepsi kendilerinden çıkıyormuş gibi bir izlenim yaratırlar. Etraflıca düşünemeyen insanların bu ilüzyona kanmaları doğaldır.