Orijinalini görmek için tıklayınız : merhaba ;)
Merhaba,
Kabul ederseniz, sizlerden çok şey öğrenmek istediğim için buradayım. 4 Eylül itibariyle siteyi yoğun olarak takip etmeye başladım diyebilirim. Turan Dursun’un önceleri müftü olması ve sonrasında İslam’ı yanlış bulup eleştiriler getirmesiyle, kendi tabularımı daha çok sorgulamaya başladım. Öncelikle şunu belirtmeliyim ki, sorgulamaktan hiç korkmadım. Davranışlarımı günah ya da sevap olarak değil ; doğru ya da yanlış olarak değerlendirmek istedim, bunu ne derece yapabildim tartışılır. Sizlere, kendimi pat diye ‘ben inananım’ ya da ‘ben inanmayanım’ diye tanıtamıyorum. Aslına bakarsanız terimleri de bilmiyorum, şimdilik çok da önemsemiyorum. Bilmediğim, sorgulamaya başladığım, cevap aradığım her şeye sizler sayesinde ulaşacağıma inanıyorum. Benim merak ettiklerim bitmeyecektir ; öğrendikçe daha fazla öğrenmek isteyeceğim. Keza ‘inanıyorum’ ya da ‘inanmıyorum’ diye bildiri yapmak da gerekmiyordur . Din bu, vicdanla benim aramdadır diye düşünüyorum. Şayet yüce birisi varsa, ve benim ona inanmama ihtiyacı varsa, arayışım sonsuz devam edecektir. Sorgulamaktan korkmadığım gibi, korkularım da azaldı.
Ordan buradan, kendimden bir şeyler anlatmaya çalışacağım: İlkokul 4.sınıftaydım, din kültürü hocamız aynı zamanda sınıf öğretmenimizdi. Ön sırada, hemen öğretmen masasının karşısındaydık biz 3 kız. Diğer 2 arkadaşımın aileleri, benim aileme kıyasla din konusunda daha tecrübeliydiler. Namazı, orucu eksik etmiyorlardı en azından. Arkadaşlarımın etek boyları da bu tecrübeyle sabitti. Din kültürü öğretmenimizin ders saati boyunca, bacaklarıma bakışı halen daha çocukluğuma dair tiksindiğim ‘tek an’dır. İnanç beni ta o yaşta rahatsız etti, ama inanmayı bırakmadım. Annem, babam, abim herkes inanıyor. İnanıyorlar ama, inandıkları şeylerin neredeyse hiçbirini yapmıyorlar. Ben de onlar nasıl inanıyorsa, öyle inanmaya devam ettim.. Bir yaratıcının var olduğuna inanıyorum ( ya da inanmak istiyorum). Ama, bu kitaplara sığmayacak kadar büyük olmalı. Hadi sığdı diyelim; cevabını almaktan korktuğumuz sorular oluşturmamalı kafamızda. Yüce birine karşı teslimiyet hissetmiyorum, yükümlülüğüm var(mış) gibi yaşamıyorum. Yine küçükken, 6 yaşındayken hiç unutmadığım bir anım var. Anneannemin bahçesindeki küçük havuzda, yaramaz kuzenimin aklıyla küçük kara kedimi yüzdürdüm. Sonrasında üşümesin diye, kendi battaniyemle onu sardım. O günün akşamında, kediyi kucağıma aldım ve sımsıkı sarıldım,hala titriyordu soguk su havuzu yüzünden. Şu an sizlere anlatırken bile, tüylerim ürperiyor. Onu çok seviyordum, ama kucağımda fazla sıkmışım :( fazla sevgiden bir can ölür mü, öldü.. Çok üzüldüm, günlerce ağladım. Ama daha çocuğum.. bir süre sonra annemin verdiği şekerlerle dondurmalarla kedimin öldüğünü unutmuştum. Ama yaşlı komşu teyzenin bana söylediklerini hala hatırlıyorum : ‘’ kızım, yaptığın büyük bir günah! 7 tane cami yaptırırsan bu günahtan kurtulursun, yoksa cehennemde yanarsın’’ 6 yaşında bir çocuğa bunu söylediğinin farkında mıydı acaba. Bu cümleler, günlerce rüyalarımda yankılandı, ağlayarak anneme sorardım, 7 cami yaptırmak ne kadardır? ben o kadar parayı nereden bulacağım? Annem bana , kediyi isteyerek öldürmediğimi söylerdi ve ‘’Allah, çocuklara günah yazmaz’’ derdi, çok sevinirdim, içim rahatlardı. O zamanlar, Allah bir yerlerde gerçekten varsa, işaret versin diye beklediğim çok olmuştur. Sanırım şu an tüm bunları sorguladığım için, teknik olarak Müslüman sayılmıyorum..
09’ Turist rehberliği bölümü mezunuyum, eğitim döneminde aldığım dinler tarihi, arkeoloji ve farklı kültürlerin dersleri dışında hiçbir kutsal kitabı okumadım. Bu derslerle dinlerin sentezlenebildiğini, kültürel olguların tarihi seyr-i ile bütünlüklerini kavrama imkanım oldu. Bunlar kutsal kitap değil biliyorum:) içlerinde kısım kısım farklı inanışlara ait bilgiler okurduk, o anlık merakımı gidermeye yeterlerdi. Şimdi ikinci üniversitede, farklı bir bölüm okuyorum,hala öğrenciyim param oldukça kitap alıyorum; daha çok kitap okuyor daha çok öğrenmek istiyorum. Bu siteyi sevgilim sayesinde tanıdım; o bana kafama takılanların tümünün cevabını sabırla vermeye çalışırken, doğruluğuna sonsuz inandığım şeyler kumdan kaleler gibi yıkılmaya başladı. Şöyle bir silkelendim, ‘‘yoksa, inanmıyor muyum?’’ diye düşündüm kendi kendime yine. Din vicdanda kalmalı; bir cevap vermek zorunda hissetmedim kendimi. İnançla ilgili 2 şeyin varlığını biliyorum. Birincisi; her şeyin akla,mantığa,bilime dayalı mantıklı bir açıklaması olduğunu düşünmeye inanma. İkincisi ise; bilim, akıl, mantık ne derse desin; her şeyin hokus pokus bir yaradanı olduğuna inanma ve sorgusuz sualsiz bunu kabul etme. Sanırım, gerçeği görebilmem için bilgimin artması gerekiyor, sadece kutsal kitapları bilenlerle gerçeği bulabileceğime inanıyordum; halbuki beynimi biraz zorlamam yeterliymiş :doh:
sevgiler,
Hoş geldin guide. Ne güzel anlatmışsın hayat hikayeni. Gerçekten çok ilginç bir dönem geçirmişsin. Özellikle din vicdana sığmadı sözün çok manidar. Ben de kendimi öyle hissediyorum. Vicdanıma uyup dinden çıktım, vicdanım dinlerin açıkça yanlışlarına ve kötülüklerine daha fazla dayanamadı (ben Hristiyandım bu ara) ..
spartacus
22-09-2012, 18:44
Sevgili guide
Hoşgeldin..
Okuldan bahsetmişsin, yine de insanın esnemesinin sebebi şeytandır diyen bir cehaletin(bu kelime doğru bir seçim değil, karşılamıyor, ama yerine koyacak bir şey bulamıyorum, belki köhne, karanlık, ilkel de desem olmuyor) kurbanı olmadığını görmek sevindirici...
Din ile inanç farklı alanlar. İlahi, metafizik inançlar insan hissiyatı, aczi, beklentileri, kendisinde olanı farketmek yerine görünmeyen bir güçten beklemekten, hazırcılıktan, zayıflıktan(ki yalakalığı da zayıflık doğurur), bilinçsizliğinden, farkında olmamaktan, bilmemekten kaynaklı iken, din insanların inançlarını kullanan siyasi örgütlenmelerdir. yani bunlar daha farklı alanlar diye düşünüyorum. 2-3.000 yıl önce sırf ürünleri bereketli olsun diye tanrıya çocuklarını kurban eden insanları düşünelim, hangi inanç bunu söyleyebilir? Hiç birisi, dinler ise inançları istismar ederek insanları yönetir, inandıkları ve zana dayalı tanrılar, korkunç, güçlü, hakim, asan, kesen, biçen, ödüllendiren, her şeyin sahibi(geridekiler sadece bir mal) efendi, konuşan, emreden buyuran olarak gösterilir ve belirli hakim bir grup çıkar sahibi insan tarafından onun adına emirler, buyruklar verilir ve topluma, tanrı sopasıyla çobanlık yapılır..
İnsanları inançları temelinde yönetmek, yönlendirmek ender bayağılıklardan birisidir diye düşünüyorum. Şuna inandın hadi bunu yapacaksın, madem inandın böyle olacaksın, madem inandın ne emredersem yapacaksın, ne kadar mantıklı bir yol? Zeus'a inanmışsam, sırf inandım diye her emredileni neden yapayım?
Bununla birlikte, bir tanrıya inanılabilir, inanmak istenebilir.
En doğrusu fikri ve düşünce alanında ifade özgürlüğü, karşılıklı fikir alışverişleridir. örneğin bir tanrının varlığı yanında evrenin varlığı devede kulak bile değil. Hal böyle olunca deve mi yaratılmaya daha fazla muhtaç, kulak mı? Kısaca tanrı kendiliğinden var ise-olabiliyorsa, basit evren ve doğa hayli, hayli doğaldır. Kaldı ki tanrı-lar.......- metafizik, yani salt insan zihnine ait alanda, subjektif alanda iken, evren, dünya, doğa nesneldir. Algılanabilir, gözlemlenebilir, çözümlenebilir.
Örneğin insan neden esner, bu gün artık biliyoruz(her ne kadar okullarda çocuklara dini enjeksiyonla şeytan esnetir denilse de). Korku ile örülü dinsel masalların kahramanı şeytanın, insanı esnetmesi ne kadar mümkünse, aynı kulvarda bir tanrının yaratması da o kadar mümkün. Bunlar ne kadar mümkünse Alice'nin, Örümcek Adamın, Superman'in, Himan'in, Pamuk prensesin, konuşan aynanın nesnel gerçekliğide o kadar mümkün. Tümünün gerçeklik(soyut) kazandığı tek bir alan var, orasıda insan zihni, düşünce ve hayal gücü-alemidir.
tanrı konusunda aslında çok fazla uzatmaya gerek yok diye düşünüyorum. Çünkü asıl tabu tanrı değil, dinler ve kahramanları ve onlar adına insanların yönetilmesidir. Peygamber demek, eski toplumlarda yüce çoban anlamına geliyor. Kimin çobanı? Bu dinleri, bir yönüyle rahatlıkla tanımlamaya yeterli.
ozgur_beyin
22-09-2012, 22:05
sevgili quide .hoş geldin umarım aramızda uzun kalırsın
Olimpiyat
22-09-2012, 22:27
hoş geldin
idontneedagod
23-09-2012, 09:01
Hikayenizi bir solukta seve seve okudum. Aramıza hoş geldiniz. LÜTFEN kalıcı olunuz :)
Genc yasta farkindaligin baslamis olmasi, sorgulamayj da tetikledigi icin oldugun yerdesin. Bu site olmasaydi bile, sonunda mantik her zaman kazanacakti... aramiza, evimize hos geldin.
teşekkür ederim herkese..
Firestorm
24-09-2012, 15:25
Hoş geldin, umarım uzun süre aramızda olursun
Sevgili guide
Hoşgeldin..
Okuldan bahsetmişsin, yine de insanın esnemesinin sebebi şeytandır diyen bir cehaletin(bu kelime doğru bir seçim değil, karşılamıyor, ama yerine koyacak bir şey bulamıyorum, belki köhne, karanlık, ilkel de desem olmuyor) kurbanı olmadığını görmek sevindirici...
Din ile inanç farklı alanlar. İlahi, metafizik inançlar insan hissiyatı, aczi, beklentileri, kendisinde olanı farketmek yerine görünmeyen bir güçten beklemekten, hazırcılıktan, zayıflıktan(ki yalakalığı da zayıflık doğurur), bilinçsizliğinden, farkında olmamaktan, bilmemekten kaynaklı iken, din insanların inançlarını kullanan siyasi örgütlenmelerdir. yani bunlar daha farklı alanlar diye düşünüyorum. 2-3.000 yıl önce sırf ürünleri bereketli olsun diye tanrıya çocuklarını kurban eden insanları düşünelim, hangi inanç bunu söyleyebilir? Hiç birisi, dinler ise inançları istismar ederek insanları yönetir, inandıkları ve zana dayalı tanrılar, korkunç, güçlü, hakim, asan, kesen, biçen, ödüllendiren, her şeyin sahibi(geridekiler sadece bir mal) efendi, konuşan, emreden buyuran olarak gösterilir ve belirli hakim bir grup çıkar sahibi insan tarafından onun adına emirler, buyruklar verilir ve topluma, tanrı sopasıyla çobanlık yapılır..
İnsanları inançları temelinde yönetmek, yönlendirmek ender bayağılıklardan birisidir diye düşünüyorum. Şuna inandın hadi bunu yapacaksın, madem inandın böyle olacaksın, madem inandın ne emredersem yapacaksın, ne kadar mantıklı bir yol? Zeus'a inanmışsam, sırf inandım diye her emredileni neden yapayım?
Bununla birlikte, bir tanrıya inanılabilir, inanmak istenebilir.
En doğrusu fikri ve düşünce alanında ifade özgürlüğü, karşılıklı fikir alışverişleridir. örneğin bir tanrının varlığı yanında evrenin varlığı devede kulak bile değil. Hal böyle olunca deve mi yaratılmaya daha fazla muhtaç, kulak mı? Kısaca tanrı kendiliğinden var ise-olabiliyorsa, basit evren ve doğa hayli, hayli doğaldır. Kaldı ki tanrı-lar.......- metafizik, yani salt insan zihnine ait alanda, subjektif alanda iken, evren, dünya, doğa nesneldir. Algılanabilir, gözlemlenebilir, çözümlenebilir.
Örneğin insan neden esner, bu gün artık biliyoruz(her ne kadar okullarda çocuklara dini enjeksiyonla şeytan esnetir denilse de). Korku ile örülü dinsel masalların kahramanı şeytanın, insanı esnetmesi ne kadar mümkünse, aynı kulvarda bir tanrının yaratması da o kadar mümkün. Bunlar ne kadar mümkünse Alice'nin, Örümcek Adamın, Superman'in, Himan'in, Pamuk prensesin, konuşan aynanın nesnel gerçekliğide o kadar mümkün. Tümünün gerçeklik(soyut) kazandığı tek bir alan var, orasıda insan zihni, düşünce ve hayal gücü-alemidir.
tanrı konusunda aslında çok fazla uzatmaya gerek yok diye düşünüyorum. Çünkü asıl tabu tanrı değil, dinler ve kahramanları ve onlar adına insanların yönetilmesidir. Peygamber demek, eski toplumlarda yüce çoban anlamına geliyor. Kimin çobanı? Bu dinleri, bir yönüyle rahatlıkla tanımlamaya yeterli.
Hoş gördüm sevgili spartacus,
Tam da bu sanırım.. asıl Tanrı dediğim tabuyu son günlerde yıktığımı düşünüyorum, din ile inancı birbirinden ayrı ele al(a)madığımdan bunca zaman düşünmeye geçememişim. Dinler, en ilkel/uygar halleriyle aynı içerikte olmalı; özünde hepsinin bir 'güzellik yatmalı'. Güzel'e bakmaya doyulmaz; güzel'e konuşmaya usanılmaz diye bilirim ben. Ne zaman mitoloji okusam, Tanrı'nın var olduğuna ve gökte olduğuna inanırım . Hani Zeus göktedir;yağmurlar yağdırır; şimşekler çaktırır; güzel olanı okuduğumdan -sadece o anlık- Tanrı, Zeus'tur. Benden güçlü olduğu için değil; bana kural koymadığı emretmediği korkutmadığı için.
Gelelim (sözde) islam bilginlerine.. Ne zaman bir islam bilginiyle sohbet imkanı bulsam; duyduğum, öğrendiğim o an aklıma yatan bir çok şey , bir diğeriyle sohbet edene kadar. İslam tek değil midir, Neden kişiden kişiye değişiyor o zaman? Ya da islamı (kendi doğrularıyla) bu kadar bilenler; neden o zaman namaz kılmıyorlar? 3ü, 5i de değil hiç kılmıyorlar. Kitapta namaz kıl diye emrediliyormuş; ama bir islam bilgini namaz kılarken, diğeri kılmıyor. Doğru 1 taneyse, neden 2 farklı eylemi var diye sorguluyorum. İslamda mezhepler bile, birbiriyle çelişiyor. O halde; herkes dini, kendi kılıfına uyduruyor. İşin tuhafı
Bu tezatlıkları okuduğum, dinlediğim sürece, benim dinim vicdanım. Yaptığım iyiliğin de kötülüğünde gittiği yer yine ben ve vicdan(ım). Zeus'a inanıyorsam, sırf inandım diye her emredileni neden yapayım? :) Niyet önemlidir, iyi ya da kötüye niyet. Söylediğin gibi; gerçeklik zihnimde, düşüncemde ve hayal gücümde(ymiş).
Burada olmaktan keyif aldım.
furkanrocktr
25-09-2012, 01:01
hoş geldin
Hoş geldin guide. Ne güzel anlatmışsın hayat hikayeni. Gerçekten çok ilginç bir dönem geçirmişsin. Özellikle din vicdana sığmadı sözün çok manidar. Ben de kendimi öyle hissediyorum. Vicdanıma uyup dinden çıktım, vicdanım dinlerin açıkça yanlışlarına ve kötülüklerine daha fazla dayanamadı (ben Hristiyandım bu ara) ..
En çok da Hristiyanlıktan geçiş yapanların sohbeti ilgimi çekmekte zaten Alka, hoşgörülü bir dinmiş gibi çıktı karşıma hep. Mahsuru yoksa, hristiyanlıktan vazgeçme nedenini sorabilir miyim? (forumda bulamadım,acemiliğimi atamadım)
Ahlaksız
25-09-2012, 16:38
Hoşgeldiniz siteye..
teşekkür ederim herkese ..
Merhaba,
Bana agnostik & deist kavramlarını anlatır mısınız? Birkaç gündür ciddi anlamda araştırmaya başladım. Kafam allak bullak oldu. Ben bu süreci hiç sevmedim. En azından, kendime sen şusun ya da busun demek istiyorum sanırım artık. Ateist değilim, islamiyete bağlı da yaşamıyorum. Zaten ateist bir adamı sevmemle başlayan sürecle birlikte islamiyetten epey bir uzaklaştım. Küçüklüğümden beri kendimi müslüman diye adlandırırdım, hiçbir emri yerine getirmediğim halde, yalnızca kulaktan dolma ifadelerle..
Size oradan bakınca nasıl görünüyor bilmiyorum ama, ciddi anlamda rahatsızlık duymaya başladım bu sürece girmiş olmaktan, bana samimi davranacağınızdan şüphem yok, sadece bildiklerinizi öğrenmek istiyorum.
Viki.de ;
Deizm için '' Peygamberleri veya dinleri reddetmekle birlikte, insanoğlunun yapabildiklerinden daha yüce evrensel yaratıcı bir gücün varlığını, insanın doğuştan gelen aklıyla doğa ve evrendeki kanun ve tasarımı kişisel gözlemleriyle onaylayarak ebedileştirmektir '' diyor.
Agnostisizm için ''Ateizm ile aynı şey değildir. Ateizm, Tanrı'nın var olmadığını veya var olamayacağını savunur. Buna rağmen, agnostisizm Tanrı'nın var olup olmadığının bilinmediğini veya asla bilinemeyeceğini savunur '' diyor.
Ben her ikisinde de kendimde bir şeyler buluyorum. Alakası olmayan kavramlarda ben mi alaka kuruyorum?
Sevgiler,
Dark_Prince
17-10-2012, 05:03
Merhaba,
Bana agnostik & deist kavramlarını anlatır mısınız? Birkaç gündür ciddi anlamda araştırmaya başladım. Kafam allak bullak oldu. Ben bu süreci hiç sevmedim. En azından, kendime sen şusun ya da busun demek istiyorum sanırım artık. Ateist değilim, islamiyete bağlı da yaşamıyorum. Zaten ateist bir adamı sevmemle başlayan sürecle birlikte islamiyetten epey bir uzaklaştım. Küçüklüğümden beri kendimi müslüman diye adlandırırdım, hiçbir emri yerine getirmediğim halde, yalnızca kulaktan dolma ifadelerle..
Size oradan bakınca nasıl görünüyor bilmiyorum ama, ciddi anlamda rahatsızlık duymaya başladım bu sürece girmiş olmaktan, bana samimi davranacağınızdan şüphem yok, sadece bildiklerinizi öğrenmek istiyorum.
Viki.de ;
Deizm için '' Peygamberleri veya dinleri reddetmekle birlikte, insanoğlunun yapabildiklerinden daha yüce evrensel yaratıcı bir gücün varlığını, insanın doğuştan gelen aklıyla doğa ve evrendeki kanun ve tasarımı kişisel gözlemleriyle onaylayarak ebedileştirmektir '' diyor.
Agnostisizm için ''Ateizm ile aynı şey değildir. Ateizm, Tanrı'nın var olmadığını veya var olamayacağını savunur. Buna rağmen, agnostisizm Tanrı'nın var olup olmadığının bilinmediğini veya asla bilinemeyeceğini savunur '' diyor.
Ben her ikisinde de kendimde bir şeyler buluyorum. Alakası olmayan kavramlarda ben mi alaka kuruyorum?
Sevgiler,
Bir Tanrı'nın varlığından ya da yokluğundan ne derece eminsin? Bir de şöyle bir şey var;
http://www.agnostik.org/dini-test.php
Firestorm
17-10-2012, 05:08
Merhaba,
Bana agnostik & deist kavramlarını anlatır mısınız? Birkaç gündür ciddi anlamda araştırmaya başladım. Kafam allak bullak oldu. Ben bu süreci hiç sevmedim. En azından, kendime sen şusun ya da busun demek istiyorum sanırım artık. Ateist değilim, islamiyete bağlı da yaşamıyorum. Zaten ateist bir adamı sevmemle başlayan sürecle birlikte islamiyetten epey bir uzaklaştım. Küçüklüğümden beri kendimi müslüman diye adlandırırdım, hiçbir emri yerine getirmediğim halde, yalnızca kulaktan dolma ifadelerle..
Size oradan bakınca nasıl görünüyor bilmiyorum ama, ciddi anlamda rahatsızlık duymaya başladım bu sürece girmiş olmaktan, bana samimi davranacağınızdan şüphem yok, sadece bildiklerinizi öğrenmek istiyorum.
Viki.de ;
Deizm için '' Peygamberleri veya dinleri reddetmekle birlikte, insanoğlunun yapabildiklerinden daha yüce evrensel yaratıcı bir gücün varlığını, insanın doğuştan gelen aklıyla doğa ve evrendeki kanun ve tasarımı kişisel gözlemleriyle onaylayarak ebedileştirmektir '' diyor.
Agnostisizm için ''Ateizm ile aynı şey değildir. Ateizm, Tanrı'nın var olmadığını veya var olamayacağını savunur. Buna rağmen, agnostisizm Tanrı'nın var olup olmadığının bilinmediğini veya asla bilinemeyeceğini savunur '' diyor.
Ben her ikisinde de kendimde bir şeyler buluyorum. Alakası olmayan kavramlarda ben mi alaka kuruyorum?
Sevgiler,
http://www.turandursun.com/index.php?option=com_content&view=article&id=712:din-karsiti-felsefeler&catid=56:din-karsiti-felsefeler&Itemid=137#5
Üstteki linkte tanımlarını vardır. Kısa ve yalın anlatım olduğu için orada daha rahat bir şekilde anlıyıcaksındır :)
Zamanla sende kendine bir yer ediniceksindir mesela ben Alevi'yim dinleri kabul etmiyorum illa bu tanımlardan birini seçmem gerekirsede Panenteist diyorum ve ayrıca nonteist tabiki :)
Merhaba,
Bana agnostik & deist kavramlarını anlatır mısınız? Birkaç gündür ciddi anlamda araştırmaya başladım. Kafam allak bullak oldu. Ben bu süreci hiç sevmedim. En azından, kendime sen şusun ya da busun demek istiyorum sanırım artık. Ateist değilim, islamiyete bağlı da yaşamıyorum. Zaten ateist bir adamı sevmemle başlayan sürecle birlikte islamiyetten epey bir uzaklaştım. Küçüklüğümden beri kendimi müslüman diye adlandırırdım, hiçbir emri yerine getirmediğim halde, yalnızca kulaktan dolma ifadelerle..
Size oradan bakınca nasıl görünüyor bilmiyorum ama, ciddi anlamda rahatsızlık duymaya başladım bu sürece girmiş olmaktan, bana samimi davranacağınızdan şüphem yok, sadece bildiklerinizi öğrenmek istiyorum.
Viki.de ;
Deizm için '' Peygamberleri veya dinleri reddetmekle birlikte, insanoğlunun yapabildiklerinden daha yüce evrensel yaratıcı bir gücün varlığını, insanın doğuştan gelen aklıyla doğa ve evrendeki kanun ve tasarımı kişisel gözlemleriyle onaylayarak ebedileştirmektir '' diyor.
Agnostisizm için ''Ateizm ile aynı şey değildir. Ateizm, Tanrı'nın var olmadığını veya var olamayacağını savunur. Buna rağmen, agnostisizm Tanrı'nın var olup olmadığının bilinmediğini veya asla bilinemeyeceğini savunur '' diyor.
Ben her ikisinde de kendimde bir şeyler buluyorum. Alakası olmayan kavramlarda ben mi alaka kuruyorum?
Sevgiler,
Gerçekten de Dark_Prince'nin verdiği o linkteki din testini yapmalısın, bakalım ne çıkıyorsun. Oradaki test sadece kendin için yani anonim ve gerçekten çok aydınlatıcı..
http://www.agnostik.org/dini-test.php
agnostik basitçe ılımlı ateist gibi bir şey. Tanrı olabilir de olamaz da diyorsun.. ne var olduğu ne de var olmadığı bilinebilir diyorsun, yani bilinmezcilik oluyor..
deist ise Tanrının var olduğuna inanıyorsun ama hiç bir dinin doğruluğuna inanmıyorsun. Buna göre Tanrı var ama insanlara ne peygamber ne de kitap gönderdi.. İnsanlar kendi akıllarından bunları yazdı..
Firestorm
17-10-2012, 05:13
Gerçekten de Dark_Prince'nin verdiği o linkteki din testini yapmalısın, bakalım ne çıkıyorsun. Oradaki test sadece kendin için yani anonim ve gerçekten çok aydınlatıcı..
http://www.agnostik.org/dini-test.php
agnostik basitçe ılımlı ateist gibi bir şey. Tanrı olabilir de olamaz da diyorsun.. ne var olduğu ne de var olmadığı bilinebilir diyorsun, yani bilinmezcilik oluyor..
deist ise Tanrının var olduğuna inanıyorsun ama hiç bir dinin doğruluğuna inanmıyorsun. Buna göre Tanrı var ama insanlara ne peygamber ne de kitap gönderdi.. İnsanlar kendi akıllarından bunları yazdı..
Bana Panteist çıkmıştı zamanında yaptığımda gerçi ben Panteist değilim ama neyse :heh:
Dark_Prince
17-10-2012, 05:21
Bana Panteist çıkmıştı zamanında yaptığımda gerçi ben Panteist değilim ama neyse :heh:
Ben hiç o testi yapmadım panpa, beni o testler tanımlayamazdı, ben doğru yolu bulana kadar neler çektim :D Gerçi soran olmadı ama birden ateist öncesi zamanlarım geldi aklıma :D
Bir Tanrı'nın varlığından ya da yokluğundan ne derece eminsin? Bir de şöyle bir şey var;
http://www.agnostik.org/dini-test.php
Sevgili Dark_Prince,
Emin değilim, ama var olduğuna emin olsam mesela bana bi işaret verse çok mutlu olurum. Hep beklemişimdir bu işareti.. Bence, Tanrı var ama bu tanrının emir ve yasaklar koyduğundan şüpheliyim.
Bu testi daha önce yapmıştım ateist çıkmıştı, sonrasında bu siteye üye oldum.. Şimdi siz link gönderince tekrar yaptım yine aynı sonuç çıktı. Ama ben ateist değilim.
Teşekkür ederim hızlı yanıtınız için.
http://www.turandursun.com/index.php?option=com_content&view=article&id=712:din-karsiti-felsefeler&catid=56:din-karsiti-felsefeler&Itemid=137#5
Üstteki linkte tanımlarını vardır. Kısa ve yalın anlatım olduğu için orada daha rahat bir şekilde anlıyıcaksındır :)
Zamanla sende kendine bir yer ediniceksindir mesela ben Alevi'yim dinleri kabul etmiyorum illa bu tanımlardan birini seçmem gerekirsede Panenteist diyorum ve ayrıca nonteist tabiki :)
Teşekkür ederim Sayın Firestorm,
Linki takip edeceğim. Bu tanımları tamamiyle kendim için netleştirmek istiyorum. Bu forumda ya da günlük yaşantımda ne olduğum kimseyi ilgilendirmiyor biliyorum,ama işte ben son günlerde ciddi anlamda buna yoğunlaştığımı farkettim :)
Firestorm
17-10-2012, 05:26
Sevgili Dark_Prince,
Emin değilim, ama var olduğuna emin olsam mesela bana bi işaret verse çok mutlu olurum. Hep beklemişimdir bu işareti.. Bence, Tanrı var ama bu tanrının emir ve yasaklar koyduğundan şüpheliyim.
Bu testi daha önce yapmıştım ateist çıkmıştı, sonrasında bu siteye üye oldum.. Şimdi siz link gönderince tekrar yaptım yine aynı sonuç çıktı. Ama ben ateist değilim.
Teşekkür ederim hızlı yanıtınız için.
baa da ateist dedi ama alkam yok :heh:
Gerçekten de Dark_Prince'nin verdiği o linkteki din testini yapmalısın, bakalım ne çıkıyorsun. Oradaki test sadece kendin için yani anonim ve gerçekten çok aydınlatıcı..
http://www.agnostik.org/dini-test.php
agnostik basitçe ılımlı ateist gibi bir şey. Tanrı olabilir de olamaz da diyorsun.. ne var olduğu ne de var olmadığı bilinebilir diyorsun, yani bilinmezcilik oluyor..
deist ise Tanrının var olduğuna inanıyorsun ama hiç bir dinin doğruluğuna inanmıyorsun. Buna göre Tanrı var ama insanlara ne peygamber ne de kitap gönderdi.. İnsanlar kendi akıllarından bunları yazdı..
Öncelikle tüm yardımlarınız için teşekkür ederim sevgili Alka,
Mesela, kendime ''agnostik'' im dediğim zamanlarda, deistler Tanrı'nın varlığından eminler mi sorusu, beni çıkmaza sokuyor. Tamam, deistler Tanrı var diyor ama emin mi? ispatlayabiliyorlar mı? Eğer sadece Tanrı'nın var olduğunu düşünüp de bunun sebebini açıklayamıyorlarsa ben ''deist'' im de.
Dark_Prince
17-10-2012, 05:32
Sevgili Dark_Prince,
Emin değilim, ama var olduğuna emin olsam mesela bana bi işaret verse çok mutlu olurum. Hep beklemişimdir bu işareti.. Bence, Tanrı var ama bu tanrının emir ve yasaklar koyduğundan şüpheliyim.
Bu testi daha önce yapmıştım ateist çıkmıştı, sonrasında bu siteye üye oldum.. Şimdi siz link gönderince tekrar yaptım yine aynı sonuç çıktı. Ama ben ateist değilim.
Teşekkür ederim hızlı yanıtınız için.
Ben de Paganken İnanna'ya dua ederdim, varsan göster kendini diye ama göstermedi, hep içimde bir şüphe olurdu en sonunda ateist oldum :) Bence senin için en doğrusu Agnostizm, ne varlığından eminsin ne yokluğundan, olabileceğine dair içinde bir şüphe var sanırım. Bence agnostik takıl önce. Benim ateist olmam için maddenin sonsuz olduğunu öğrenmem yetmişti, maddenin sonsuz olduğu bir yerde tanrı olamaz bence, bir de evrim var, tanrıya gerek de yok, o halde bir tanrı olduğunu neden düşüneyim? Bunlar yetmişti bana :) Tanrı'nın olmadığı açık, sadece madde ve doğal kanunlar var :)
Rica ederim :) Sanki alakasız mesajlar yazdım gibi bu mesajımda biraz ama yorgunluğumdandır(aslında bunu hep yaparım), belki de yazmamışımdır, emin değilim, mazur görün :D
Bana Panteist çıkmıştı zamanında yaptığımda gerçi ben Panteist değilim ama neyse :heh:
Ben hiç o testi yapmadım panpa, beni o testler tanımlayamazdı, ben doğru yolu bulana kadar neler çektim :D Gerçi soran olmadı ama birden ateist öncesi zamanlarım geldi aklıma :D
baa da ateist dedi ama alkam yok :heh:
niye bana test gönderiyorsunuz o zaman :DD
Şüpheci Dinsiz
17-10-2012, 05:37
Sevgili guide hoşgeldiniz. :)
Sevgiler
Ben de Paganken İnanna'ya dua ederdim, varsan göster kendini diye ama göstermedi, hep içimde bir şüphe olurdu en sonunda ateist oldum :) Bence senin için en doğrusu Agnostizm, ne varlığından eminsin ne yokluğundan, olabileceğine dair içinde bir şüphe var sanırım. Bence agnostik takıl önce. Benim ateist olmam için maddenin sonsuz olduğunu öğrenmem yetmişti, maddenin sonsuz olduğu bir yerde tanrı olamaz bence, bir de evrim var, tanrıya gerek de yok, o halde bir tanrı olduğunu neden düşüneyim? Bunlar yetmişti bana :) Tanrı'nın olmadığı açık, sadece madde ve doğal kanunlar var :)
Rica ederim :) Sanki alakasız mesajlar yazdım gibi bu mesajımda biraz ama yorgunluğumdandır(aslında bunu hep yaparım), belki de yazmamışımdır, emin değilim, mazur görün :D
Gayet alakalı mesajlar aldım :) kendime yer edinene kadar olduğum yer en iyisi sanırım. Ben biraz daha çıkmaza giriyim, daha hızlı çıkarım bu işten,kesin.
Sevgili guide hoşgeldiniz. :)
Sevgiler
teşekkür ederim,
ama hala bi yere gelmiş değilim :confused:
sizden de yardım alabilir miyim sevgili deist_tr?
Dark_Prince
17-10-2012, 05:45
niye bana test gönderiyorsunuz o zaman :DD
Birkaç kere yapayım dedim de gıcık oldum bıraktım hem cidden benim durumum çok karışıktı pagan bile oldum yani, İnanna'ya kanımı akıtmıştım bir kere :D O derece bana hangi test teşhis koyabilir :D Sana yardımcı olabilir belki :)
Gayet alakalı mesajlar aldım :) kendime yer edinene kadar olduğum yer en iyisi sanırım. Ben biraz daha çıkmaza giriyim, daha hızlı çıkarım bu işten,kesin.
Soluğu ateizmde alman dileğimle :)
Birkaç kere yapayım dedim de gıcık oldum bıraktım hem cidden benim durumum çok karışıktı pagan bile oldum yani, İnanna'ya kanımı akıtmıştım bir kere :D O derece bana hangi test teşhis koyabilir :D Sana yardımcı olabilir belki :)
Cık, olmadı. Yani ateist çıkıyorum 2 kez yaptım ikisinde de bu şekilde. Ama ateist değilim. Sayın Deist_tr öyküsünü foruma yazdığı gün kendimi deist olarak adlandırdım, sabah oldu agnostik miyim neyim ben dedim.. Sonra fazla kurcalamadan http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?p=462128#post462128 bu linkteki gelişmeleri takip etmeye koyuldum, sessizlik olunca da kendi sesimi çıkarmak istedim.
Dark_Prince
17-10-2012, 05:57
Cık, olmadı. Yani ateist çıkıyorum 2 kez yaptım ikisinde de bu şekilde. Ama ateist değilim. Sayın Deist_tr öyküsünü foruma yazdığı gün kendimi deist olarak adlandırdım, sabah oldu agnostik miyim neyim ben dedim.. Sonra fazla kurcalamadan http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?p=462128#post462128 bu linkteki gelişmeleri takip etmeye koyuldum, sessizlik olunca da kendi sesimi çıkarmak istedim.
Demek ki ateist olacaksın, o test yanılmaz, gelecekten haber veriyor olmalı :P :D Ama o o kadar önemli değil, halledersin, önemli olan saf ilkellik, sapıklık, kötülük olan dinlerden kurtulmandır, dinlerden özgürlüğe hoşgeldin :)
Firestorm
17-10-2012, 05:58
Cık, olmadı. Yani ateist çıkıyorum 2 kez yaptım ikisinde de bu şekilde. Ama ateist değilim. Sayın Deist_tr öyküsünü foruma yazdığı gün kendimi deist olarak adlandırdım, sabah oldu agnostik miyim neyim ben dedim.. Sonra fazla kurcalamadan http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?p=462128#post462128 bu linkteki gelişmeleri takip etmeye koyuldum, sessizlik olunca da kendi sesimi çıkarmak istedim.
Boşverin hiç kasmayın bence zamanla herşey yerine oturucaktır. Kısaca biz sizi nonteist olarak adlandıralım gerisi teferuat dinlerden özgür her birey aynıdır gözümüzde :)(tabi kişisel davranışlarına göre gözümüzden düşebilirler de)
o parantez içinden itinayla çıkalım lütfen :) haklısınız, kasmamak lazım dinlerden özgür yaşamak uzun zamandır ayrı bir huzur tadında. Ama ben neyim ya :confused: :)
:) iyi geceler herkese, pardon sabah olmuş.
barristor
17-10-2012, 07:25
Birsey olmana gerek yok ,cagdas,aydin ,korkusuzca sorgulayan bir insan ol yeter.Hatta sorgularken,kendine yakin buldugun insanlardan cok,tam karsit fikirli gordugun insanlarin yazilarini takip et.
Bana 35 sene once gonul verdigimiz ogutteki ders veren buyuklerim oyle anlatmisti.Eger solculari iyi anlamak istiyorsan,mutlaka sag yayinlarida oku.Ataturkun nasil bir deha oldugunu anlamak istiyorsan,Ataturk dusmanlarinin kitaplarinida oku derlerdi.Oralarda atilan yalanlari,yasadigin ortamda goremeyecegin icin,orgutune daha gonulden baglanirsin diye ogretilmisti.
Birsey olmana gerek yok ,cagdas,aydin ,korkusuzca sorgulayan bir insan ol yeter.Hatta sorgularken,kendine yakin buldugun insanlardan cok,tam karsit fikirli gordugun insanlarin yazilarini takip et.
Bana 35 sene once gonul verdigimiz ogutteki ders veren buyuklerim oyle anlatmisti.Eger solculari iyi anlamak istiyorsan,mutlaka sag yayinlarida oku.Ataturkun nasil bir deha oldugunu anlamak istiyorsan,Ataturk dusmanlarinin kitaplarinida oku derlerdi.Oralarda atilan yalanlari,yasadigin ortamda goremeyecegin icin,orgutune daha gonulden baglanirsin diye ogretilmisti.
Kafamdaki bu sorudan kurtulmak istiyorum sadece. Gereklilik değil de, bana yük-müş gibi gelen bu çoğul kavramları kendimde en aza indirmek istiyorum.
Bu sitede kendime yakın bulduğum kimse yok aslında. Ateist arkadaşların ve dinine kötü körüne bağlanan,acımasız ayetleri savunan müslüman arkadaşların tartışmalarında tam anlamıyla her iki taraftan da olamadığım çok açık. Mesajları okurken bir kısım üyenin kendisiyle çeliştiğini farkediyorum, bir ondan yana bir bundan yana olmak okuyucu olarak beni rahatsız ederken, o duruma düşmek istemiyorum. Kaldı ki hakikat, taraf turmaz..
Tanrı'nın var olma ihtimalini; var olmamasından daha yüksek görüyorum.
Deist_tr'nin yazılarını ilgiyle takip ediyorum, deizm inanışının her maddesini olduğu gibi kabullenmemekle birlikte kendisini deist olarak adlandırdığını öğrendim. Agnostiklerin bir yaratıcı varsa yaradana, kitabına daha esnek yaklaşmaları beni de rahatlattı diyebilirim.
Teşekkür ederim barristor,
sayın guide
varolmak ihtimali de nedir, bunu anlamakta doğrusu zorlanıyorum.
bir şeyin varoluşu sizin ihtimal hesaplarınızdan değil, o şeyin kendi varoluşunu ortya koymasından gelir.
biz ise gözlemlerimizden yolaçıkarak varolanın bilgisi üzerine konuşuruz.
teist ya da ateist ya da nonteist deist panteist panenteist türünden kavramlar süreç içinde tamamen yavşaklaşmış kavramlardır.
eğri cetvelle doğru çizmek nasıl mümkün değilse, yavşaklaşmış kavramlarla felsefi sorun/sorunsallar da çözüme kavuşturulamaz.
tanrı; ister muhammedin allahı, ister musanın yahvesi, yada onbinlercesinden herhangi biri üzerine kim ne hakla nasıl konuşabilir ki.
bunlardan hangisi varlık ortaya koyabilmiştir ki şu ana kadar.
cevap; elbetteki hiçbiri.
tanrıları insanlar yaratır.önce kavram olarak.sonra içerik verir.sonra da sığınırsın.
deistin kendisine yarattıp sığındığı tanrıyla, muhammedin allahı arasında insan-tanrı ilişkisi bağlamında fark mı vardır ki.
tamamen aynı süreç değilmidir.
zihninizde bir tanrı OLMASI gerektiğine karar veren sizsiniz.
oysa olmak ile olması gerekmek arasında çok büyük fark var.
olan, oluşunu ortaya koyar.
olması gerektiğine karar verilen ise , o kararı verenin beynindeki bir düşünceden ibarettir.
dolayısıyla mesele idealizm/materyalizm bağlamındadır.
deist, teist, panteist, panenteist hepsi de idealizmin arsız/yüzsüz kelime şarlatanlıklarıdır.
hatta agnostiklik denen zırva da tam olarak bundan ibarettir.
çünkü varlık kavramı varolandan soyutlanmış bir kavramdır.
varolanın varolma niteliğine atıf yapar.
varlığını ortaya koyamamış, varolma niteliği gösterememiş yani varolmayana, sözde istatistiksel zırvalar üzerinden varolma olasılıkları tanımaya kalkmak, felsefeye ihanettir.
felsefe bilgi üretme işidir.
siz bakmayın ülkemizde felsefe bölümlerinin edebiyat fakültelerinde açılıyor olmasına.
felsefe bir edebiyat biçimi değildir.
şiir,roman, masal söylence falan hiç değildir.
son olarak kendinize şunu sorun, tanrıya neden inanılır.
bu soruyu doğru anlayın.
tanrıya inanmanızın nedenlerini sormuyor bu soru.
bu soru, tanrı neden inancın konusudur da bilginin konusu değildir.bunu soruyor.
tanrı hakkındaki bilgimiz neden sadece duygularımız ve temennilerimizden ibaret.
cevap basit.
tanrıya ihtiyacımız var.
bu evrenin yaratılmış olduğuna, üstelik bizim için yaratılmış olduğuna,
dolayısıyla sonsuza kadar yaşayacağımıza inanmaya ihtiyacımız var.
aslında inanmak istediğimiz şey ölüp yokolmayacak kadar kıymetli olduğumuzdur.
o nedenle kendi varoluşumuzun arkasına mükemmel bir tanrıyı montajlayıp hayatımızı anlamlı kılmayı garantiye alma yavşaklığından vazgeçemiyoruz.
adına; deizm agnostisizm yada panteizm denen zırvaların tamamı, insanın ölümlü olduğu, hayatta iyi kötü doğru yanlış gibi şeylerin ise olmadığı buz gibi gerçeğini örtbas etmenin yöntemlerinden öte bir içeriği olmadığını anlamak zeka değil, bilgi de değil, sadece cesaret ister.
hayatın hiç bir anlamı yoktur.
çünkü öldüğünüzde her şey biter.
sevdiklerinize falan da kavuşamazsınız.
kevser şarabı falan da yoktur.
göğüsleri yeni tomurcuklanmış bakireler de yoktur.
çünkü bu işleri ayarlayacak bir tanrı falan yoktur.
ha siz hayatın anlamı olsun, hatta hayat sonsuz olsun, ölmüş sevdiklerim ışıklar içinde beni bekliyor olsun diye ummak istiyorsanız o zaman bir tanrıya ihtiyacınız olur.
muhammedin allahını musanın yahvesini sevemediyseniz kendi keyfinizden bir tanrı yaratırsınız.ama bu tanrı bir takım kurallar koymamış ve bu kuralları da vaaz etmemişse
buna da deizm denir.ancak son tahlilde bütün tanrılar insan tarafından yaratılmıştır, ilk fırsatta ihtiyaçtan ve kelepir satışa sunulmalarının sebebi de zaten burdadır.
sayın guide
varolmak ihtimali de nedir, bunu anlamakta doğrusu zorlanıyorum.
bir şeyin varoluşu sizin ihtimal hesaplarınızdan değil, o şeyin kendi varoluşunu ortya koymasından gelir.
biz ise gözlemlerimizden yolaçıkarak varolanın bilgisi üzerine konuşuruz.
tanrıları insanlar yaratır.önce kavram olarak.sonra içerik verir.sonra da sığınırsın.
zihninizde bir tanrı OLMASI gerektiğine karar veren sizsiniz.
oysa olmak ile olması gerekmek arasında çok büyük fark var.
olan, oluşunu ortaya koyar.
olması gerektiğine karar verilen ise , o kararı verenin beynindeki bir düşünceden ibarettir.
son olarak kendinize şunu sorun, tanrıya neden inanılır.
bu soruyu doğru anlayın.
tanrıya inanmanızın nedenlerini sormuyor bu soru.
bu soru, tanrı neden inancın konusudur da bilginin konusu değildir.bunu soruyor.
tanrı hakkındaki bilgimiz neden sadece duygularımız ve temennilerimizden ibaret.
cevap basit.
tanrıya ihtiyacımız var.
bu evrenin yaratılmış olduğuna, üstelik bizim için yaratılmış olduğuna,
dolayısıyla sonsuza kadar yaşayacağımıza inanmaya ihtiyacımız var.
aslında inanmak istediğimiz şey ölüp yokolmayacak kadar kıymetli olduğumuzdur.
o nedenle kendi varoluşumuzun arkasına mükemmel bir tanrıyı montajlayıp hayatımızı anlamlı kılmayı garantiye alma yavşaklığından vazgeçemiyoruz.
hayatın hiç bir anlamı yoktur.
çünkü öldüğünüzde her şey biter.
sevdiklerinize falan da kavuşamazsınız.
kevser şarabı falan da yoktur.
göğüsleri yeni tomurcuklanmış bakireler de yoktur.
çünkü bu işleri ayarlayacak bir tanrı falan yoktur.
ha siz hayatın anlamı olsun, hatta hayat sonsuz olsun, ölmüş sevdiklerim ışıklar içinde beni bekliyor olsun diye ummak istiyorsanız o zaman bir tanrıya ihtiyacınız olur.
Sevgili Khaos, öncelikle özlü mesajlarınız için samimiyetle teşekkür ederim.
Bu başlığı sanıyorum 1 ay öncesinde açmıştım, başlıktaki hikayemi sabırla okumuş olduğunuzu var sayarak kısa bir alıntı yapmak isterim :
Sizlere, kendimi pat diye ‘ben inananım’ ya da ‘ben inanmayanım’ diye tanıtamıyorum. Aslına bakarsanız terimleri de bilmiyorum, şimdilik çok da önemsemiyorum. Bilmediğim, sorgulamaya başladığım, cevap aradığım her şeye sizler sayesinde ulaşacağıma inanıyorum. Şayet yüce birisi varsa, ve benim ona inanmama ihtiyacı varsa, arayışım sonsuz devam edecektir. Bir yaratıcının var olduğuna inanıyorum ( ya da inanmak istiyorum). Ama, bu kitaplara sığmayacak kadar büyük olmalı. Hadi sığdı diyelim; cevabını almaktan korktuğumuz sorular oluşturmamalı kafamızda. Yüce birine karşı teslimiyet hissetmiyorum, yükümlülüğüm var(mış) gibi yaşamıyorum.
Burada da belirttiğim gibi, Tanrı'nın var olması, sadece inanmak istediğim içindir.
Yok olduğuna ispatınız olmadığı gibi, benim de var olduğuna ispatım yoktur. Varolanın bilgisine ulaşabilmeyi de çok isterdim. Dediğiniz gibi ben kendi zihnimde Tanrı'yı bu şekilde yarattım, içeriğine güzellik yükledim ve güzel olana sığındım. Antik Dünya'da günlük yaşama dair kitaplarım vardı.. aynı dönemde elimden düşürmediğim Mitoloji kitaplarımda da en güçlü en güzel en masum olan Tanrılara inanmak, o kitaba sığınmamdan öteye geçmezdi. Yani inandığım şeyin (gerçekte yoksa bile,bakınız bu ihtimali de varsayıyorum) bana hiçbir zararı olmadı.
Sanıyorum, yukarıda sorduğunuz soruyu doğru anlayıp cevabı da verdim bu şekilde. Sizinkinden farklı bir cevap değil. İhtiyaç duyduğumu kabul ediyorum. ( açlıktan değil, imgelenen güzelliğe yakın olmak mutluluk verir) Bu yüzden dinleri ayrı bi yere salladım.. Çünkü tüm dinler insana acı veriyor, kötülük veriyor, savaş getiriyor, ölümü emrediyor vs.. Hepsi içerikte birbirinin aynısı. Tanrı'ya inanıyorum ( inanmak istediğimden!), ama yukarıdan bize emirler yağdırdığına görevler verdiğine inanmıyorum, iyilik&kötülük kredilerimi toplayıp bana 2.bir dünyada yer hazırlayacağına da inanmıyorum. Ölüp gideceğiz işte, farklı düşünmüyorum. Öldükten sonra, bedenime ne yapılacağı bile umrumda değil. İster yaksınlar, ister gömsünler.. sadece canım yanmasın, bu kötü olur eminim..
saygılarımla,
sevgili khaos, inanmak bilmekten önce yapılan tahminler içinde en yüksek olasılıklı olandan yana taraf tutmak, ihtimal vermek tir.. bilmek emin olmak kanıtlamak inanmaktan sonra gelir önce inanırsın yada inanmak istersin, bu bir süreçtir.. hayatınız boyunca duyduğunuz kandırıldığınız yada öyle zannettiğiniz şeyler yanılgı olabilir ama bunun farkına varmanında süreci vardır.. öğrenmek için yada şüphelerini netliğe kavuşturmak için burada bulunan insanlara karşı üslubunuz fazla sert!
söylediklerinize fikrinize katılıyorum ama kelimelerinize değil elbette siz nasıl özgürce düşündüklerinizi ifade ediyorsanız başkalarınında buna hakkı var olduğunu unutmayınız..
var mı yok mu sorgusu bitmeden olması gerekli mi sorgusuna geçilemez, bu topraklarda şanslı bazı kişiler dışında kimse bu gerçekleri bilerek doğmuyor böyle büyümüyor..
insanlar bir sığınıcıya yada dünyayı evreni kendilerini yaratan bir gücün varlığına inanabilirler ancak bunun bir tantı yanılgısı olduğunu anlatmakta bizim görevimiz..
din ile iç içe olmayan kişiler bazı gerçekleri saçmalıkları ve çelişkileride göremezler kuraldır ki inararak doğar ve büyürler bir kaç bilindik iman dışında kitap ayet hadis sorgulanmaz "iman" edilir. öyle ki kitap sorgulanmasını yasaklamıştır...
bilmenin en büyük kapısıda sormak ve merak etmektir, o şeyin var olma ihtimali kendisini ne kadar ortaya koyduğundan geçsede, ortaya konulduğunu sanmış olabilirsiniz ortada dolaşan mitler hurafeler kitaplar anlatıcılar v.s oldukça çoktur sizde dünya düzenine uyarsınız, uymayanlardan olabilirsiniz ama tanrı bazıları için herşeyin güzel olmasını sağlayan bir güçtür! yada kötü günlerin sığınılacak dedesidir.. allah baba diye anlatılır çocuklara ve sürekli dua eder sığınırsın.. psikolojiktir elbette ama insan bunu vahiyle bilemez.. bilim in işleyişini anlatmıyacağım elbet, ancak öğrenmek için yapılan her sorgulama sevaptır..
ortaya çıkan kavramlar çoğu zamanda geçiş süreçlerini temsil eder, ve boşlukta olma hissini yok eder bir yerde görürsün kendini tabi bu duraklarda durulmamalı sonu kadar gidilmeli..
bilmek beynimizin veri tabanında bir olgu veya nesneyle ilgili zaman ve mekana bağlı somut bilgi tutmak demektir,
inanmak ise kendi iç dünyamızda tanımladığımız bir bilginin dış dünyanın doğrudan bir yansıması ve dolayısıyla da gerçek olduğunu düşünmektir.. sevgili guide bundan bahsetmektedir..
sayın guide ve sayın kızıl
son derece kafası karışık bir dönemimde olmanın avantajını kullanıp, öyle giriş gelişme sonuç bölümlerine takılmadan düşüncelerimi ortaya koymak istiyorum.
bir kere uslubum nedense her defasında tartışıldı bu sitede.
ama ilaca cevap vermeyen kronikleşmiş saplantılarınız varsa ne yapıyorlar biliyormusunuz.
bildiğiniz şehir ceryanının amperini düşürüp kafanıza haftada üç gün dayayıveriyorlar.
elektro şok deniyor buna.
bir şeyin farkına varın.
buraya gelenler ilaca cevap vermeyen türden arkadaşlar.
bu arkadaşların yüzüne bazı şeyleri elektro şok tadında haykırmak gerekiyor.
hala daha varlık ispat edilen bir şey değildir.önermeler ispat edilir.
varlık varolanın bir niteliğidir ve varolan bu niteliğini varolmakla ortaya koyar cümlesini kuruyorum.
bu cümleyi bu sitede beiki onlarca kez kurdum.
şimdi birileri kalkıp siz yokluğunu ispat edemezsiniz ben de varlığını ispat edemem dediği zaman, işte o zaman ben zıvanadan çıkıyorum.
varlık/yokluk düalitesi ispatın konusu değildir.
matematiksel önermeler ispat edilir ya da yanlışlanır.
sizler hiç bir varolanın varlığını ispat edemezsiniz.
ya ne yaparsınız.
varolan varlığını ortya koyar, siz de ona dair gözlemlerinizi/bilginizi paylaşırsınız.
şimdi bu bağlamda ister teistin tanrısı (allak,yahve,thor manitu) ister deistin ne idiğü belirsiz evrensel ruhu, ya da panteistin inandığı şey (bunca senedir deistlerin ve panteistlerin hakla daha neye inandığını anlayabilmeyi başarabilmiş değilim), bütün bu tanrılara dair tek bir bilgi kırıntısı var mı.
cevap; hayır yok.
o halde artık şu ispat denen kavramın canına okumayı bir yana bırakın.
ve lütfen soyutlama nedir burdan başlayın.
soyutlama , somutun bir niteliğinin zihinsel olarak indirgenmiş biçimidir.
varlık kavramı da soyutlamadır.
varolanlardan soyutlanır.
soyutlama denen süreçle ispatlama denen sürecin hiç alakası olmadı şu ana kadar.
bunlar ayrı bağlamlardır.
yahu tanrının varlığı ya da yokluğu neden ispat edilmesi ge
sefaqwzx
18-10-2012, 01:10
sayın guide
varolmak ihtimali de nedir, bunu anlamakta doğrusu zorlanıyorum.
bir şeyin varoluşu sizin ihtimal hesaplarınızdan değil, o şeyin kendi varoluşunu ortya koymasından gelir.
biz ise gözlemlerimizden yolaçıkarak varolanın bilgisi üzerine konuşuruz.
teist ya da ateist ya da nonteist deist panteist panenteist türünden kavramlar süreç içinde tamamen yavşaklaşmış kavramlardır.
eğri cetvelle doğru çizmek nasıl mümkün değilse, yavşaklaşmış kavramlarla felsefi sorun/sorunsallar da çözüme kavuşturulamaz.
tanrı; ister muhammedin allahı, ister musanın yahvesi, yada onbinlercesinden herhangi biri üzerine kim ne hakla nasıl konuşabilir ki.
bunlardan hangisi varlık ortaya koyabilmiştir ki şu ana kadar.
cevap; elbetteki hiçbiri.
tanrıları insanlar yaratır.önce kavram olarak.sonra içerik verir.sonra da sığınırsın.
deistin kendisine yarattıp sığındığı tanrıyla, muhammedin allahı arasında insan-tanrı ilişkisi bağlamında fark mı vardır ki.
tamamen aynı süreç değilmidir.
zihninizde bir tanrı OLMASI gerektiğine karar veren sizsiniz.
oysa olmak ile olması gerekmek arasında çok büyük fark var.
olan, oluşunu ortaya koyar.
olması gerektiğine karar verilen ise , o kararı verenin beynindeki bir düşünceden ibarettir.
dolayısıyla mesele idealizm/materyalizm bağlamındadır.
deist, teist, panteist, panenteist hepsi de idealizmin arsız/yüzsüz kelime şarlatanlıklarıdır.
hatta agnostiklik denen zırva da tam olarak bundan ibarettir.
çünkü varlık kavramı varolandan soyutlanmış bir kavramdır.
varolanın varolma niteliğine atıf yapar.
varlığını ortaya koyamamış, varolma niteliği gösterememiş yani varolmayana, sözde istatistiksel zırvalar üzerinden varolma olasılıkları tanımaya kalkmak, felsefeye ihanettir.
felsefe bilgi üretme işidir.
siz bakmayın ülkemizde felsefe bölümlerinin edebiyat fakültelerinde açılıyor olmasına.
felsefe bir edebiyat biçimi değildir.
şiir,roman, masal söylence falan hiç değildir.
son olarak kendinize şunu sorun, tanrıya neden inanılır.
bu soruyu doğru anlayın.
tanrıya inanmanızın nedenlerini sormuyor bu soru.
bu soru, tanrı neden inancın konusudur da bilginin konusu değildir.bunu soruyor.
tanrı hakkındaki bilgimiz neden sadece duygularımız ve temennilerimizden ibaret.
cevap basit.
tanrıya ihtiyacımız var.
bu evrenin yaratılmış olduğuna, üstelik bizim için yaratılmış olduğuna,
dolayısıyla sonsuza kadar yaşayacağımıza inanmaya ihtiyacımız var.
aslında inanmak istediğimiz şey ölüp yokolmayacak kadar kıymetli olduğumuzdur.
o nedenle kendi varoluşumuzun arkasına mükemmel bir tanrıyı montajlayıp hayatımızı anlamlı kılmayı garantiye alma yavşaklığından vazgeçemiyoruz.
adına; deizm agnostisizm yada panteizm denen zırvaların tamamı, insanın ölümlü olduğu, hayatta iyi kötü doğru yanlış gibi şeylerin ise olmadığı buz gibi gerçeğini örtbas etmenin yöntemlerinden öte bir içeriği olmadığını anlamak zeka değil, bilgi de değil, sadece cesaret ister.
hayatın hiç bir anlamı yoktur.
çünkü öldüğünüzde her şey biter.
sevdiklerinize falan da kavuşamazsınız.
kevser şarabı falan da yoktur.
göğüsleri yeni tomurcuklanmış bakireler de yoktur.
çünkü bu işleri ayarlayacak bir tanrı falan yoktur.
ha siz hayatın anlamı olsun, hatta hayat sonsuz olsun, ölmüş sevdiklerim ışıklar içinde beni bekliyor olsun diye ummak istiyorsanız o zaman bir tanrıya ihtiyacınız olur.
muhammedin allahını musanın yahvesini sevemediyseniz kendi keyfinizden bir tanrı yaratırsınız.ama bu tanrı bir takım kurallar koymamış ve bu kuralları da vaaz etmemişse
buna da deizm denir.ancak son tahlilde bütün tanrılar insan tarafından yaratılmıştır, ilk fırsatta ihtiyaçtan ve kelepir satışa sunulmalarının sebebi de zaten burdadır.
Merhaba.
üslup da dahil olmakla birlikte kendi adıma son zamanlarda okuduğum en içten değerlendirmeydi yukarıdaki yazı. Bunun için Khaos adlı üyeye teşekkür ediyorum.
Yüzyıllar boyu kuşakları safsatalarıyla uyuşturmuş zehirlemiş argümanlara çok yumuşak davranamıyor insan.
Korku...
Korku denen o güçlü zehirli silahla harcamışlar koca koca ömürleri.
Cehennem korkusuyla.
Hep çelişirdim ben bu işkence ayetleriyle, teist olduğum dönemde bile. Çünkü benim gönlümdeki "kutsal ve merhametli El-İlah, işkence edemezdi.
Ama "hikmetinden sual olunmazdı...! Neyleyim soramazdım, vardır bir bildiği kutusuna gömerdim bilincimi...
Baştan sona okuyunca Kur'an'ı, eyvahlar olsun demeye başladım. Doğru düzgün, dişe dokunur bir şey bulamamıştım. Yıllar sonra başka şeyler de öğrendim, örneğin niye müslümanım ya da hırıstiyanım diyip gönüllüsüymüş gibi durmalarına karşın kurallarını uygularken yan çizdiklerini kavradım.
El-İlah'ı kandırıryorduk. Yalan söylemeye, kusurlu tüm işlemleri uygulamaya devam ediyorduk, ikiyüzlülük dindarlığımızın diğer yarısı gibiydi. Affeder nasılsalar'ımıza arada bir cuma kılmayı, sadaka falan vermeyi ekledik miydi, tövbe kapısı hep açıktı. Önce Yaratıcıyı ardından kendimizi kandırıyorduk. Ya da tam tersi.
Bende filim Din kitabımın tutarsızlıklarıyla hasar almıştı. Ama bir gün çok şeyini bildiğimi sandığım dinimin ayetlerinin yaratıcımdan indirildiği sırada kitaplaştırılmadığını, hatta kitaplaştırma işini çook sonraları Halife Osman'ın yaptığını ve Ali'deki iniş sırası nushası dahil farklı sıralı diğer nushaları yaktıklarını öğrenince bende filim koptu. Tutarsızlıklar, eşitsizlikler yetmiyormuş gibi, en kutsalım sandığım kitabı kafalarına göre yazmışlardı. Kitabımın peygamberi "oku" emrini takmamış, okur yazar olmamıştı. Kendine indirilen ayetleri kitap etmeye gerek görmemişti. Bolca evlenmiş, liderlik etmişti. Hatta nikahlarından birini bizzat El-İlah kıymıştı. İlahi nikaha bakınız oğulluğunun eski karısı. Açıklamalarda Araplar oğulluklarının karılarıyla evlenmezlerdi oysa onlar gerçek oğulları sayılmayacağı için bu yanlışlığı da gidermiş olmaktan sözediyorlardı. Vah vah vah, Arapların tek ahlaki olan oğulluğun eski karısıyla evlenmeyi de kaldıran ve bundan övgüyle sözeden bir kitaptı benimki...
Üstelik sözde ayeti de vardı El-İlah'ca korunacağının. Korunamamıştı. Birilerinin kafalarına göre yazdırdığı bir şekilde oluşturulmuş, bir metindi. Üstelik o çağlarda o dilin sözcüklerinin yazılışı herekesiz... Yani sözcüğün neyi ifade ettiği sözün gelişinden çıkmak zorunda. Ve 7 yüzyılda gelen vahiylerin kitaplaşmış en eski hali 9.yüzyıla ait. Daha öncesi yok. Yahu ben ömrümce neye inanmışım meğer...
Bunu söylediğinde küplere biniyor teistler. İyi hoş da çağlar boyu kandırılan nesiller ne olacak? Senin kutsalın incinecek diye benim doğruyu söyleme hakkımı elimden mi alacaksın, diğer kuşaklara yapılan gibi...
Ömrümüz yalanların peşinde gitmiş be!
İşte bu nedenle Khaos'un üslubu'daki "yavşaklaşma" kavramı bazı durumlar için öylesine yetersiz ki....
Konu bütünlüğü de olmadığına göre çoğu surede, okumuş yazmışlar bir şekilde, ta ki bu çağa kadar sözümona hiç değişmeden gelmiş. Bunu akıl almıyor ki...
Her neyse...
Khaos'u tebrik etmek için başladım, nerelere gittim...
Herkese iyi geceler.
sefaqwzx
18-10-2012, 02:32
Üstelik o çağlarda o dilin sözcüklerinin yazılışı herekesiz... Yani sözcüğün neyi ifade ettiği sözün gelişinden çıkmak zorunda. Ve 7 yüzyılda gelen vahiylerin kitaplaşmış en eski hali 9.yüzyıla ait. Daha öncesi yok. Yahu ben ömrümce neye inanmışım meğer...
Bunu söylediğinde küplere biniyor teistler. İyi hoş da çağlar boyu kandırılan nesiller ne olacak? Senin kutsalın incinecek diye benim doğruyu söyleme hakkımı elimden mi alacaksın, diğer kuşaklara yapılan gibi...
Ömrümüz yalanların peşinde gitmiş be!
İşte bu nedenle Khaos'un üslubu'daki "yavşaklaşma" kavramı bazı durumlar için öylesine yetersiz ki....
Konu bütünlüğü de olmadığına göre çoğu surede, okumuş yazmışlar bir şekilde, ta ki bu çağa kadar sözümona hiç değişmeden gelmiş. Bunu akıl almıyor ki...
Buyrun kitabın bulunan eski "ahval-i şeraitleri" ne örnek:
http://www.youtube.com/watch?v=mHBfjurwGuo&feature=related