upuaut
27-10-2012, 21:54
Arkadaşlar, bildiğiniz gibi Cumhurbaşkanı Muhafız Alayı ilk olarak Yüce Önderimiz Atatürk'ü korumak için kurulmuştu. Atatürk nereye gitse, bunlardan birkaçı her daim yanında hazır bulunduğu için Atatürk'ü korurlardı. Örneğin Zülfü Livaneli'nin "VEDA" filminde buna ilişkin birkaç örnek görebilirsiniz. Fakat Emin Çölaşan'ın bugünkü "Böylesi vallahi görülmedi! (http://www.kemalistler.org/emin-colasan-boylesi-vallahi-gorulmedi.html)" makalesinde bu Muhafız Alayı'nın Cumhurbaşkanı'nın kişisel tasarrufuyla amaç dışında kullanılmış olduğunu görüyoruz. Zaten Emin Çölaşan da bundan dolayı makalesine böyle bir başlık atmış.
Siz şimdi yukarıdaki linkten konuyla ilgili makaleyi okurken, ben sadece buraya makaleden resmi alıyorum. Aslında Emin Çölaşan'ın bugünkü Sözcü köşesinde bu yani aşağıdaki resim makalenin başına, ortalanacak şekilde ve sol tarafına da 2 tane daha resim konulmuş.
http://www.kemalistler.org/wp-content/uploads/2012/10/abdullah-gul-cami-asker.png
Fakat Emin Çölaşan'ın makalade,
"Bay Abdullah Gül namaz öncesinde emir veriyor: “Çekilen resimleri medyaya gönderin de yayınlansın, herkes görsün…”
Son aşamada fotoğraflar Cumhurbaşkanlığı tarafından medyaya servis ediliyor."
söylediğine göre bu fotoğraflardan çokça varmış. Emin Çölaşan bunlardan yalnızca 3 tanesini almış makalesine.
İşte Emin Çölaşan şov haline dönüşmüş Bayram namazına ait fotoğraflar için şu soruları soruyor:
"Bu olay medyaya niçin servis ediliyor?..
Amaç ne?..
Verilmek istenen mesaj belli:
'Bakın, biz artık ordumuzun arkasında ve yanındayız!..'
Ordumuza şirinlik gösterisi yapıyor."
Ben de bu sorulara ek olarak başlıktaki sorularımı soruyorum. Çünkü bildiğiniz gibi ve Emin Çölaşan'ın da makalesinde,
"Her cuma ve her bayram namazı öncesinde bu ikilinin, yani Tayyip ’le Bay Abdullah Gül ’ün hangi camiye gidecekleri medyaya bildirilir. Muhabirler, kameramanlar ve foto muhabirleri o camilere koşturulur.
Özellikle Tayyip ’in her namaz sonrasında söyleyeceği sözler, vereceği siyasi mesajlar mutlaka vardır. Nitekim bu bayram namazı sonrasında yine konuştu, siyaset yaptı. Onun İstanbul’daki o camiye gideceği, medya kuruluşlarına önceden haber verilmişti."
söylediği gibi İslam'daki "İbadetin gizlisi makbuldür (https://www.google.com.tr/#q=ibadetin+gizlisi+makbuld%C3%BCr&hl=tr&prmd=imvns&psj=1&ei=lSKMUITHK-ne4QSb6YH4BA&start=10&sa=N&bav=on.2,or.r_gc.r_pw.r_qf.&fp=2f42ae4fc0886829&bpcl=35466521&biw=1280&bih=937)" temel ilkesi çiğnenmiş oluyor ve bu yüzden biz de bu soruları soruyoruz.
Emin Çölaşan bu şov Bayram namazının neden medyaya servis edildiğini makalesinin sonunda şöyle bildiriyor bize:
"Bulundukları yer ise bir tören ve gösteriş alanı değil, Allah’ın ibadet evi olan bir cami!
Din sömürüsünü bu boyuta vardırdılar, şimdi içine Mehmetçiği de kattılar.
Vay anam vay, daha neler göreceğiz.
Yazıklar olsun!"
Doğrudur ama başlıktaki sorularımız hala yanıtlanamamıştır.
Ayrıca İslam'da "İbadetin gizlisi makbuldür", "sağ elin yaptığını sol el görmemeli (https://www.google.com.tr/#hl=tr&sclient=psy-ab&q=sa%C4%9F+elin+yapt%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1+sol+ el+g%C3%B6rmemeli&oq=sa%C4%9F+elin+yapt%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1+sol +el+g%C3%B6rmemeli&gs_l=hp.3...20241.20241.3.21069.1.1.0.0.0.0.94.94. 1.1.0...0.0...1c.1.8gfshyccMsw&psj=1&bav=on.2,or.r_gc.r_pw.r_qf.&fp=2f42ae4fc0886829&bpcl=35466521&biw=1280&bih=937)" gibi daha birçok ilkeye temel olan Tomas İncili'nin 58-76. Bölüm 62'de şöyle denilmektedir:
62. İsa, dedi:
"Sırlarıma lâyık olanlara
sırlarımı söylüyorum.
Ancak
Sağ elinin (ne) yaptığını, sol elin bilmesin."
Sözkonusu bu temel ilke Gnostisizm'den İslamiyet'e geçmiş ve başta Ramazan ayında çokça kullanılan "sağ elin yaptığını sol el görmemeli" ilkesi olmak üzere "İbadetin gizlisi makbuldür" gibi birçok ilkenin ortaya çıkmasına neden olmuştur.
Siz şimdi yukarıdaki linkten konuyla ilgili makaleyi okurken, ben sadece buraya makaleden resmi alıyorum. Aslında Emin Çölaşan'ın bugünkü Sözcü köşesinde bu yani aşağıdaki resim makalenin başına, ortalanacak şekilde ve sol tarafına da 2 tane daha resim konulmuş.
http://www.kemalistler.org/wp-content/uploads/2012/10/abdullah-gul-cami-asker.png
Fakat Emin Çölaşan'ın makalade,
"Bay Abdullah Gül namaz öncesinde emir veriyor: “Çekilen resimleri medyaya gönderin de yayınlansın, herkes görsün…”
Son aşamada fotoğraflar Cumhurbaşkanlığı tarafından medyaya servis ediliyor."
söylediğine göre bu fotoğraflardan çokça varmış. Emin Çölaşan bunlardan yalnızca 3 tanesini almış makalesine.
İşte Emin Çölaşan şov haline dönüşmüş Bayram namazına ait fotoğraflar için şu soruları soruyor:
"Bu olay medyaya niçin servis ediliyor?..
Amaç ne?..
Verilmek istenen mesaj belli:
'Bakın, biz artık ordumuzun arkasında ve yanındayız!..'
Ordumuza şirinlik gösterisi yapıyor."
Ben de bu sorulara ek olarak başlıktaki sorularımı soruyorum. Çünkü bildiğiniz gibi ve Emin Çölaşan'ın da makalesinde,
"Her cuma ve her bayram namazı öncesinde bu ikilinin, yani Tayyip ’le Bay Abdullah Gül ’ün hangi camiye gidecekleri medyaya bildirilir. Muhabirler, kameramanlar ve foto muhabirleri o camilere koşturulur.
Özellikle Tayyip ’in her namaz sonrasında söyleyeceği sözler, vereceği siyasi mesajlar mutlaka vardır. Nitekim bu bayram namazı sonrasında yine konuştu, siyaset yaptı. Onun İstanbul’daki o camiye gideceği, medya kuruluşlarına önceden haber verilmişti."
söylediği gibi İslam'daki "İbadetin gizlisi makbuldür (https://www.google.com.tr/#q=ibadetin+gizlisi+makbuld%C3%BCr&hl=tr&prmd=imvns&psj=1&ei=lSKMUITHK-ne4QSb6YH4BA&start=10&sa=N&bav=on.2,or.r_gc.r_pw.r_qf.&fp=2f42ae4fc0886829&bpcl=35466521&biw=1280&bih=937)" temel ilkesi çiğnenmiş oluyor ve bu yüzden biz de bu soruları soruyoruz.
Emin Çölaşan bu şov Bayram namazının neden medyaya servis edildiğini makalesinin sonunda şöyle bildiriyor bize:
"Bulundukları yer ise bir tören ve gösteriş alanı değil, Allah’ın ibadet evi olan bir cami!
Din sömürüsünü bu boyuta vardırdılar, şimdi içine Mehmetçiği de kattılar.
Vay anam vay, daha neler göreceğiz.
Yazıklar olsun!"
Doğrudur ama başlıktaki sorularımız hala yanıtlanamamıştır.
Ayrıca İslam'da "İbadetin gizlisi makbuldür", "sağ elin yaptığını sol el görmemeli (https://www.google.com.tr/#hl=tr&sclient=psy-ab&q=sa%C4%9F+elin+yapt%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1+sol+ el+g%C3%B6rmemeli&oq=sa%C4%9F+elin+yapt%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1+sol +el+g%C3%B6rmemeli&gs_l=hp.3...20241.20241.3.21069.1.1.0.0.0.0.94.94. 1.1.0...0.0...1c.1.8gfshyccMsw&psj=1&bav=on.2,or.r_gc.r_pw.r_qf.&fp=2f42ae4fc0886829&bpcl=35466521&biw=1280&bih=937)" gibi daha birçok ilkeye temel olan Tomas İncili'nin 58-76. Bölüm 62'de şöyle denilmektedir:
62. İsa, dedi:
"Sırlarıma lâyık olanlara
sırlarımı söylüyorum.
Ancak
Sağ elinin (ne) yaptığını, sol elin bilmesin."
Sözkonusu bu temel ilke Gnostisizm'den İslamiyet'e geçmiş ve başta Ramazan ayında çokça kullanılan "sağ elin yaptığını sol el görmemeli" ilkesi olmak üzere "İbadetin gizlisi makbuldür" gibi birçok ilkenin ortaya çıkmasına neden olmuştur.