PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Harf İnkılabının arkasında başka bir neden mi var?


kurtulusislamda
29-10-2012, 13:33
.....ayrıca ismet inönünün şu itirafı her şeyi belirtiyor.............

http://www.hayalkalpler.com/imgs/_large_20110213__1467401386.jpg
İSMET İNÖNÜ PAŞAMIZ HARF İNKILABI HAKKINDA İTİRAF EDİYOR
"Harf devriminin tek amacı ve hatta en önemli amacı okuma yazmanın yaygınlaşmasını sağlama değildir. Okur-yazar oranının düşük oluşunun yegâne sebebi alfabenin öğrenilmesinin zor olduğu değildi. Uzun yıllar devlet eğitim sorununa eğilmemiş, kütlesel eğitime önem vermemişti.(uzun süren harblerden dolayı 'A.B'. ) ; vermiş olsaydı şüphesiz ki daha yüksek olurdu.
13.02.2011
1943

İnönü,Hatıralar Cilt II Sayfa 223
İSMET İNÖNÜ PAŞAMIZ HARF İNKILABI HAKKINDA İTİRAF EDİYOR:
İşte İsmet İnönü'nün ağzından, harf devriminin asıl amacı:
"Harf devriminin tek amacı ve hatta en önemli amacı okuma yazmanın yaygınlaşmasını sağlama değildir. Okur-yazar oranının düşük oluşunun yegâne sebebi alfabenin öğrenilmesinin zor olduğu değildi. Uzun yıllar devlet eğitim sorununa eğilmemiş, kütlesel eğitime önem vermemişti.(uzun süren harblerden dolayı 'A.B'. ) ; vermiş olsaydı şüphesiz ki daha yüksek olurdu. Devrimin temel gayelerinden biri yeni nesillere geçmişin kapılarını kapamak, Arap-İslam dünyası ile bağları koparmak ve dinin toplum üzerindeki etkisini zayıflatmaktı.(...) Yeni nesiller, eski yazıyı öğrenemeyecekler, yeni yazı ile çıkan eserleri de biz denetleyecektik.(...)
Din eserleri eski yazıyla yazılmış olduğundan okunmayacak, dinin toplum üzerindeki etkisi azalacaktı."
İnönü, Hatıralar C.II s 223
.................................................. .................................................. ............................
bizlerin neden ve niçin kuran-ı kerimin dilinden uzaklaştığımızı vede türkcemi arapcamı diyerekten tartışma içersinde olduğumuzun açıkça kanıtı,biliyoruz ki osmanlı döneminde kuran-ı kerimin dili gayet iyi anlaşılıyor vede iyi yorumlanıyordu şimdi neden tartışma içersindeyizin açıkça itirafıdır...

kurtulusislamda
29-10-2012, 15:28
ismet innönünün sözünü yazdım yukarıya,senin için ne anlam ifade ediyor,şayet sözde ilericilik ayağına batılı medeniyet ayağına harf inkilabı olmamış olsa idi şimdi tartışıyor olmayacaktık,neden ve niçin harf inkilabının yapulma sebebi apacık ortada ve görüyoruz ki amacına ulaşılmış...
işin özü ALLAHU TEALAYA yönelmek,kişi kalben iman etmişse gerisi teferruattır,

Jingo
29-10-2012, 16:56
ismet innönünün sözünü yazdım yukarıya,senin için ne anlam ifade ediyor,şayet sözde ilericilik ayağına batılı medeniyet ayağına harf inkilabı olmamış olsa idi şimdi tartışıyor olmayacaktık,neden ve niçin harf inkilabının yapulma sebebi apacık ortada ve görüyoruz ki amacına ulaşılmış...
işin özü ALLAHU TEALAYA yönelmek,kişi kalben iman etmişse gerisi teferruattır,

Atatürk'e de, etrafındakilere de iftira atmaktan bıkmadınız değil mi?

Arapça, Türkçe'den daha mı kolay öğreniliyormuş?

Buna kargalar bile güler : )

upuaut
29-10-2012, 16:57
http://www.hayalkalpler.com/imgs/_large_20110213__1467401386.jpg
İSMET İNÖNÜ PAŞAMIZ HARF İNKILABI HAKKINDA İTİRAF EDİYOR
"Harf devriminin tek amacı ve hatta en önemli amacı okuma yazmanın yaygınlaşmasını sağlama değildir. Okur-yazar oranının düşük oluşunun yegâne sebebi alfabenin öğrenilmesinin zor olduğu değildi. Uzun yıllar devlet eğitim sorununa eğilmemiş, kütlesel eğitime önem vermemişti.(uzun süren harblerden dolayı 'A.B'. ) ; vermiş olsaydı şüphesiz ki daha yüksek olurdu.
13.02.2011
1943

İnönü,Hatıralar Cilt II Sayfa 223
İSMET İNÖNÜ PAŞAMIZ HARF İNKILABI HAKKINDA İTİRAF EDİYOR:
İşte İsmet İnönü'nün ağzından, harf devriminin asıl amacı:
"Harf devriminin tek amacı ve hatta en önemli amacı okuma yazmanın yaygınlaşmasını sağlama değildir. Okur-yazar oranının düşük oluşunun yegâne sebebi alfabenin öğrenilmesinin zor olduğu değildi. Uzun yıllar devlet eğitim sorununa eğilmemiş, kütlesel eğitime önem vermemişti.(uzun süren harblerden dolayı 'A.B'. ) ; vermiş olsaydı şüphesiz ki daha yüksek olurdu. Devrimin temel gayelerinden biri yeni nesillere geçmişin kapılarını kapamak, Arap-İslam dünyası ile bağları koparmak ve dinin toplum üzerindeki etkisini zayıflatmaktı.(...) Yeni nesiller, eski yazıyı öğrenemeyecekler, yeni yazı ile çıkan eserleri de biz denetleyecektik.(...)
Din eserleri eski yazıyla yazılmış olduğundan okunmayacak, dinin toplum üzerindeki etkisi azalacaktı."
İnönü, Hatıralar C.II s 223
.................................................. .................................................. ............................
bizlerin neden ve niçin kuran-ı kerimin dilinden uzaklaştığımızı vede türkcemi arapcamı diyerekten tartışma içersinde olduğumuzun açıkça kanıtı,biliyoruz ki osmanlı döneminde kuran-ı kerimin dili gayet iyi anlaşılıyor vede iyi yorumlanıyordu şimdi neden tartışma içersindeyizin açıkça itirafıdır...


Yuh yani, yalanın kuyruklusu da ancak bu kadar olur. Bir kere Harf Devrimi'nin amacı bu değildi. Sen de biliyorsun ki, biz Türkler, ki sen galiba Türk değilsin ama olsun ben yine de anlatacağım, tarihimiz boyunca birçok alfabe değiştirdik ama, alfabemizdeki Türkçe harfleri hiç değiştiremedik. Örneğin, Arapça+Farsça+Türkçe dillerinin birleşiminden meydana gelen Osmanlıca'da "p, ş, j, ç" gibi Türkçe karakterler vardı ve biz, bunları Arapça harflerle yazıyorduk. Fakat Atatürk iç içe geçmiş bu 3 dilden hangisinin anadilimiz olduğuna ilişkin önce 1931'de Türk Tarih Kurumu (http://www.google.com.tr/url?sa=t&rct=j&q=&esrc=s&source=web&cd=2&cad=rja&ved=0CCQQFjAB&url=http%3A%2F%2Ftr.wikipedia.org%2Fwiki%2FT%25C3% 25BCrk_Tarih_Kurumu&ei=74SOUPvyKqr34QTcr4HIBA&usg=AFQjCNFcb32enQWoA6ZldubmAgQo9n2ULA)'nu kurdu ve bizim Orta Asya'dan gelen Türk olduğumuzu tespit etti ve ardından da 1932'de Türk Dil Kurumu'nu kurup gerekli çalışmaları başlattı. Ancak Alfabe Devrimi 1 Aralık 1928'de oldu. Bu da Atatürk ve çalışma arkadaşlarının anadilimizin Türkçe olduğunu daha önceden keşfettiğini gösterir.

Bak, kardeşim, yol yakınken sahip olduğun, daha doğrusu sana empoze edilen ve böylece yıkanan beynini özgürleştir. Çünki bu düşüncelere ben de saha önceden sahiptim ama sonra araştırınca düşüncelerimin yanlış olduğunu ve Arap Milliyetçiliği güden içimizdeki yobazlar tarafından kandırıldığımı anladım. Çünkü Kuran'ı anlayabilmek için yalnızca Arapça bilmek yetmiyor. Kaldı ki sen Arapça ile okuyarak Kuran'ı tekerlemeden ibaret bir şey zannediyorsun. Aslında Kuran'ı anlamadan dinlediğinizde, Kuran tastamam böyledir. Yani melodisi hoş bir şarkıya benziyor. Ama bu şarkının sözlerinde ne var diye baktığınızda, Kuran tam bir fecaat.

Şimdi sana içinde bulunduğun yer hakkında tarihi bir anekdot veriyorum. Olur ya, belki akıl sahibisindir.

Bundan 101 yıl önce Atatürk'ün de olduğu Trablusgarb'e bir hava harekatı yapılırken siyasi ve psikolojik sonuçlar elde etmek için Osmanlı hatlarının gerisine ve Araplar'ın üzerine bildiriler atılmıştı. Tarihte uçaklarla atılan ilk bildiri şöyleydi:

"Trablusgarb'li Araplar'a: Bizimle gelmek için ne bekliyorsunuz? Camilerinizde ibadet etmek arzusunu duymuyor musunuz? Ailelerinizle sakin yaşamak istemiyor musunuz? Bizim de kitabımız var, biz de namuslu ve dindarız. İtalya, babanızdır (kocanızdır). Çünkü Memleketimiz, anneniz Trablus'la evlenmiştir."

Bu sonucu içine sindirebiliyorsan, senin için söylenecek bir söz yok demektir. Bence, İtalyanlar'ın bu bildirisi defalarca oku, ve sen ve senin gibi yobaz artıklarının sonunu görsün.

Bu bildiride adamlar özetle ve açık açık diyor ki, "Camilerinizde ibadet etmek arzusunu duymuyor musunuz? İtalya, kocanızdır"

Evet, kurtuluş, bu açık işgaller karşısında hakikaten de kurtuluşa ermek istemez misin?

Jingo
29-10-2012, 18:31
Yuh yani, yalanın kuyruklusu da ancak bu kadar olur. Bir kere Harf Devrimi'nin amacı bu değildi. Sen de biliyorsun ki, biz Türkler, ki sen galiba Türk değilsin ama olsun ben yine de anlatacağım, tarihimiz boyunca birçok alfabe değiştirdik ama, alfabemizdeki Türkçe harfleri hiç değiştiremedik. Örneğin, Arapça+Farsça+Türkçe dillerinin birleşiminden meydana gelen Osmanlıca'da "p, ş, j, ç" gibi Türkçe karakterler vardı ve biz, bunları Arapça harflerle yazıyorduk. Fakat Atatürk iç içe geçmiş bu 3 dilden hangisinin anadilimiz olduğuna ilişkin önce 1931'de Türk Tarih Kurumu (http://www.google.com.tr/url?sa=t&rct=j&q=&esrc=s&source=web&cd=2&cad=rja&ved=0CCQQFjAB&url=http%3A%2F%2Ftr.wikipedia.org%2Fwiki%2FT%25C3% 25BCrk_Tarih_Kurumu&ei=74SOUPvyKqr34QTcr4HIBA&usg=AFQjCNFcb32enQWoA6ZldubmAgQo9n2ULA)'nu kurdu ve bizim Orta Asya'dan gelen Türk olduğumuzu tespit etti ve ardından da 1932'de Türk Dil Kurumu'nu kurup gerekli çalışmaları başlattı. Ancak Alfabe Devrimi 1 Aralık 1928'de oldu. Bu da Atatürk ve çalışma arkadaşlarının anadilimizin Türkçe olduğunu daha önceden keşfettiğini gösterir.

Bak, kardeşim, yol yakınken sahip olduğun, daha doğrusu sana empoze edilen ve böylece yıkanan beynini özgürleştir. Çünki bu düşüncelere ben de saha önceden sahiptim ama sonra araştırınca düşüncelerimin yanlış olduğunu ve Arap Milliyetçiliği güden içimizdeki yobazlar tarafından kandırıldığımı anladım. Çünkü Kuran'ı anlayabilmek için yalnızca Arapça bilmek yetmiyor. Kaldı ki sen Arapça ile okuyarak Kuran'ı tekerlemeden ibaret bir şey zannediyorsun. Aslında Kuran'ı anlamadan dinlediğinizde, Kuran tastamam böyledir. Yani melodisi hoş bir şarkıya benziyor. Ama bu şarkının sözlerinde ne var diye baktığınızda, Kuran tam bir fecaat.

Şimdi sana içinde bulunduğun yer hakkında tarihi bir anekdot veriyorum. Olur ya, belki akıl sahibisindir.

Bundan 101 yıl önce Atatürk'ün de olduğu Trablusgarb'e bir hava harekatı yapılırken siyasi ve psikolojik sonuçlar elde etmek için Osmanlı hatlarının gerisine ve Araplar'ın üzerine bildiriler atılmıştı. Tarihte uçaklarla atılan ilk bildiri şöyleydi:

"Trablusgarb'li Araplar'a: Bizimle gelmek için ne bekliyorsunuz? Camilerinizde ibadet etmek arzusunu duymuyor musunuz? Ailelerinizle sakin yaşamak istemiyor musunuz? Bizim de kitabımız var, biz de namuslu ve dindarız. İtalya, babanızdır (kocanızdır). Çünkü Memleketimiz, anneniz Trablus'la evlenmiştir."

Bu sonucu içine sindirebiliyorsan, senin için söylenecek bir söz yok demektir. Bence, İtalyanlar'ın bu bildirisi defalarca oku, ve sen ve senin gibi yobaz artıklarının sonunu görsün.

Bu bildiride adamlar özetle ve açık açık diyor ki, "Camilerinizde ibadet etmek arzusunu duymuyor musunuz? İtalya, kocanızdır"

Evet, kurtuluş, bu açık işgaller karşısında hakikaten de kurtuluşa ermek istemez misin?

Keşke anlayabilse.

Ama zor.

Türkler'in kılıç zoruyla Müslüman olduğu bilinen birşey. Tarihi kanıtları var.

Kılıç zoruyla Hristiyan olsaydık, bu arkadaş Hristiyanlığı savunuyor olacaktı şu anda.

"KurtuluşHristiyanlıkta" diye nick girecekti.

Ne kadar acınası bir durum!

barristor
29-10-2012, 21:27
Atatürk'e de, etrafındakilere de iftira atmaktan bıkmadınız değil mi?

Arapça, Türkçe'den daha mı kolay öğreniliyormuş?

Buna kargalar bile güler : )

Sirf Ataturke iftira atmak icin gelen bir doktor bozuntusu ile aramda olan tartismayi yayinlamak istiyorum.Lutfen konudaki uslup bozuklugundan dolayi kimse alinmasin,evveliyati olan bir kavga oldugu icin ipin ucu biraz kacmisti,ozur dilerim.Fakat isin icinde Ataturk ve silah arkadaslari oldugu zaman eliminde diliminde ayari yoktur.


Ulan balciktan olma,camurdan dogma yobaz!!

Sirf o ilkel seriat kuralarini Ataturk bu ulkeden kaldirdi diye,yobaz dedeni istiklal mahkemesine gonderdi diye kin kusmaya mi geldin?Yobazlarin yasadiklari yanilgi normaldir.

Kendi azinliklari dusmanla bir olup, yuzyillarca kopek gibi barindiklari topraklara ihanet ettikleri icin, Atanin o zaferini algilayamamis olmalari, algilayamamalari cok dogal. Nasil oldu bu iş diye hala dusunuyorlar. Bir de utanmadan, o mucadelenin sonunda kazanilan bu topraklarda oturuyorlar ve boyle bir cumhuriyetin nimetlerinden yararlanip pişkin pişkin konuşabiliyorlar.

Doktor olmus ama adam olamamis yobaz,Sutcu Imami ,sadece adinin Imam oldugunu bilmeyen ,imam sanan yobaz.Icindeki nefretin tek sebebi Ata'mız Allah'ın denilen kanunlarını DEĞİŞTİRMİŞ olmasidir.Bu degisen kanunlar yobazlarin isine gelmedigi icin Atadan nefret ederler ve bu sekilde salyalarini akitmaya devam ederler.

Evet nelerdir bu ATAnin degistirdigi ama bu yobazlarin zoruna giden kanunlar?

Medeni kanunun bosanma konusundaki kurallari.
Medeni kanunumuza göre; boşanan çiftler kaç kere boşanırlara boşansınlar, tekrar evlenmek için bir başkasıyla evlenmek zorunda değildirler.
Ama bu serihatci yobazlar,bosandigi karisini baskasi ile yatirmadan ,tekrardan almak istemez.Isterlerki ,cocuklarinin anasi baska erkekleride tatsin,mahrum kalmasin.Onun icin Ataya karsidir.

Bunlarin ahlaksizligina ispat mi istiyorsunuz? Alin size ispat!!

BAKARA SURESI
230. Eğer erkek kadını (üçüncü defa) boşarsa, ondan sonra kadın bir başka erkekle evlenmedikçe onu alması kendisine helâl olmaz

Ahlaksizliklarina devam edelim...

Medeni kanunlarımıza göre; eşini aldatmış yada zina yapmış birisi istediği kişiyle evlenebilir.

Ama bu yobazlar fuhusu tesvik icin ve otlayabilecekleri merayi buyutmEk icin Ataya karsidir.Ispat mi istiyorsunuz? Alin size ispat.

NUR SURESI
3. Zina eden erkek, zina eden veya müşrik olan bir kadından başkası ile evlenmez; zina eden kadınla da ancak zina eden veya müşrik olan erkek evlenir.

Anayasa kanunumuza gore kan davasi gutmek yasaktir.Ama bu kana susamis,icleri kin ve nefretle dolu yobazlar ATAYA karsidir.Ispat mi? alin size ispat.

BAKARA SURESI
178. Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı. Hüre hür, köleye köle, kadına kadın (öldürülür).

Atamizin kanunlarina gore,bu kan davacilara yardim ve yataklik etmek,tesvik etmek yasaktir.Bunlar kahpece intikam pesinde kostuklari icin Ataya karsidir.Ispat mi? Buyrun ispati..

ISRA SURESI
33. Haklı bir sebep olmadıkça Allah'ın muhterem kıldığı cana kıymayın. Bir kimse zulmen öldürülürse, onun velîsine (hakkını alması için) yetki verdik. Ancak bu velî de kısasta ileri gitmesin. Zaten (kendisine bu yetki verilmekle) o, alacağını almıştır.

Kanunlarda iskence yasaktir..Ama Kuranda bolca iskence vardir.
Atamiz kimsenin tutsak alinamayacagini emreder,bu araplarin putu herturlu kole satis ve alisina ruhsat verir.
P,venklik Atamizin kanunlarina gore yasaktir.
Bunlarin putu cariyesini fuhusa zorlayana ceza bile vermeyi aklindan gecirmez.

Ispat vermeyi mi unuttuk durun durun,cunku bu arsizlarin ahlaksizligini yuzune vursan bile YARABBI SUKUR demek geleneklerinde vardir.Iste ispat!!

NUR SURESI
33.... namuslu kalmak isteyen câriyelerinizi fuhşa zorlamayın. Kim onları zor altında bırakırsa, bilinmelidir ki zorlanmalarından sonra Allah (onlar için) çok bağışlayıcı ve merhametlidir.

Fuhusa zorlanana af var ama zorlayana ceza yok ha!!Ne o arabin putu ?ileride yetistirecegin pezolara imkan mi sagliyorsun?

Kanunlarimizda Atamiz,hirsizlik yapani,isledigi suca gore hapse atar..Ya bu arabin putu ne yapar?Ellerini ,kolarini keser degil mi?Bu kesim sirasinda sanada corba cikar mi sayin DOKTOR?

Evet bunlarin icindeki kin bundandir.Atamiz bu putun kanunlari degistirmistir/yerle bir etmistir."Tek kelimesi degistirilemez" dedikleri Kurani bozuk para gibi harcamistir.Sebebide bu doktor gibi yobazlarin,insana insan gibi muamele yapmasi icindir.

Senin sahsi hirsizligina gelince ,anlatacam ama yuzun kizarmayacagi icin degermisin degmezmisin bilmiyorum!!Dur once su yukaridaki terbiyesizliklerinize,once bir arszi arszi cevap ver,sonra hirsizliginda belgeleri ile suratina vurulacak.

Jingo
29-10-2012, 21:34
Ağzına sağlık.

Her kelimesi harika.

Sesli
29-10-2012, 23:32
Sevgili Kurtuluş,

Harf devrimi çok güzel bir devrim. O sayede şarkın mistik ve dogmatik düşüncesinden kurtularak batının akılcı ve çağdaş uygarlık nimetlerinden faydalanmayı imkan dahiline getirdik. Bu devrim tektir. Yani şapka, harf vesaire değil. Sizin bilmeniz gereken de bu.

ATATÜRK'ün devrimlerinin tek olduğunu siz anlayamayınca size anlatmak gerekiyor.

Atatürk devrimi tek bir devrimdir; ŞARKIN MİSTİK VE DOGMATİK DÜŞÜNCESİNDEN KURTULARAK BATININ ÇAĞDAŞ VE AKILCI DÜŞÜNCESİNE GEÇEBİLMEK.

Siz daha GÜNEŞ kadar olamayan bir ALLAH'tan söz eden Muhammed'in sözlerini ALLAH sözü sanarak bugün dahi şarkın mistik ve dogmatik düşüncesinden kurtulamamış oluyorsunuz. Size gerekli olan sadece ve sadece FARKINDALIK.

KURAN'daki Allah GÜNEŞ kadar olamıyor, Güneş insanlar arasında hiç bir ayrım yapmaksızın ışınlarını herkese aracı ve tefeci olmadan doğrudan gönderirken, KURAN'daki Allah acizlik örneği olarak, aracılardan medet umunca bu ALLAH olabilir mi? Bu açıkça ALLAH maskesi arkasına saklanan Muhammed'in sözleridir. ALLAH doğrudan iletişime geçemeyense eğer, o ALLAH olamaz ki...

Sevecenlikle,

Neva
30-10-2012, 02:00
.....ayrıca ismet inönünün şu itirafı her şeyi belirtiyor.............
bizlerin neden ve niçin kuran-ı kerimin dilinden uzaklaştığımızı vede türkcemi arapcamı diyerekten tartışma içersinde olduğumuzun açıkça kanıtı,biliyoruz ki osmanlı döneminde kuran-ı kerimin dili gayet iyi anlaşılıyor vede iyi yorumlanıyordu şimdi neden tartışma içersindeyizin açıkça itirafıdır...

Yahu sayin Kurtulus ne alakasi var?

Osmanli'da sanki sakir sakir kitabinizi okuyup anliyordunuz! Kitabi ulema, haci hoca okuyordu, o ne derse o oluyordu.

Hezarfen'i ucmayi denedigi icin, tasa kellesini yatiran Osmanli degil mi? Zaptettigi topraklarda insanlari cizye'ye mecbur kilan Osmanli degil mi?

Kuran isiginda imparatorluk yonetiyorum deyip, halka ickiyi yasaklayip,kendi lokur lokur icen padisahlar degil mi?

Yani hangi birini sayalim ki!??


Iman ettiginiz kitapta zaten kac tane dil var. Siz bunu bilmiyorsaniz kim ne yapsin? Insan yalan soylerken azicik utanmali yahu!

Sanki Osmanli'da yekten herkes muslumandi/Arap'ti da ,sakir sakir Arapca okuyordunuz. Butun halkin yekten dili Arapca idi.

Ataturk'le kisisel olarak ne alip veremediginiz var?

Evet harf inkilabinin arkasinda baska neden var, o da Arap milliyetciligini reddetmek.

sefaqwzx
30-10-2012, 02:54
Sayın kurtulusislamda,
Öncelikle internetteki "yalanseverler"den kopyalayarak buraya yapıştırdığınız parağrafın, İnönü'nun Hatıralar Cilt 2 s.223 üyle uzaktan yakından ilgisi olmadığını, ya bilmeyerek yanıltıldığınızı ya da bilerek "yalanseverler"den olduğunuzu yazmak zorundayım.

Şu anda içinde özgür ve bağımsız olarak yaşadığınız ve cebinizde kimliğini taşıdığınız vatanın kurtuluşu için, tüm yaşamlarını feda etmiş tarihi kişiliklere teistliğinizin hiç değilse daha "hakkaniyetli" davranması beklenirdi.

Unutmayınız ki, o insanlar bencil bir çıkar peşinde koşmamış, cennet-i alada hurilerle fingirdeşme hayaliyle imam bilmem kim gibi sözde din alimleri gibi cami merdivenlerinde zikir peşinde koşmamış, ömürlerini savaş alanlarında, kelle koltukta, vatan toprağından işgalcileri kovmak için yarı aç, yarı tok insan üstü bir mücadele vermişlerdir.

Üçer beşer hatun alıp, günlerini gün etmedikleri gibi, mukaddes addettiğiniz ancak gereğini yerine getirmediğiniz tevhidinizi korumuşlardır. Bu gün o insanlar sayesinde özgürce ibadet edebilmektesiniz. Müteşekkir olmanız gereken kişiliklere arsız ve insafsızca saldırmanız ne yazık ki dindarlığınızın da gerekleriyle çelişmektedir.

Aşağıya İnönü'nün Harf Devrimi konusunda Hatıralarında yazılanların kastettiğiniz bölümünü koyuyorum.

Hayatta olmayan birine iftira atmakla ilgili dininiz ne diyor, onu da öğrenerek okumanızı öneririm.
Saygımla.

" Harf İnkılabı (1928)
Harf İnkılabı, 1928'de ilan olundu. Atatürk, bir iki seneden beri bunu düşünüyordu.Vakit vakit bana açmıştı. Ben önce buna mukavemet ettim. Başından beri benimsöylediğim, ''Enver Paşa harp ilan edilmeden böyle bir şeye teşebbüs etmişti;sonra muharebenin ilanı üzerine kaldırıldı. Tekrar eski hale döndük. Yine öyle olacak.'' Çünkü, bu tecrübeyi yakından biliyordum. Enver Paşa, yeni yazı şeklini emir olarak genelkurmaya verdiği zaman ben oradaydım. Yine o zaman da itiraz ettim. Bunu çıkaramazsınız, dedim. Nasıl yazıp, nasıl okuyacaklarını soruyordum.Onlar da yapacağız, edeceğiz, diyorlardı. Ben, 1. Şube Müdürü idim. Hafız Hakkı, Erkânı Harbiye İkinci Reisi. Vazife için yanına giderim. İmzaya götürdüğüm evrak, hep yeni imla ile yazılmış. Kâğıtları önüne koyar, anlatırım. Hafız Hakkı, kâğıtları okumaz, bana bakar: ''Canım sen anlat, bunun içinde ne var'' der. Çünkü kendisi okuyamıyor. Bunun üzerine ben anlatırım. Bir gün bana,''Getireceğin yazıları, benim bildiğim yazı ile ayrıca yazdır da getir'' dedi. İstediği, bir evrakı iki ayrı yazı ile yazdıracağım, birini kolayca okuyup anlayacak; ötekini de anlamış gibi imza edecek. İtiraz ettim: ''Yapamam, dedim. Ben sizin istediğinizi yapacağım ve bana da maiyetimde bulunanlar iki ayrı yazıyla evrak getirecekler. Böyle şey olmaz.''Şimdi, ben bu macerayı biliyorum. Harf İnkılabı ilan edilmeden iki sene evvel Atatürk'e söyledim:''Bu, kolay bir iş değildir. Sen, harp zamanı karargâhta çalıştın mı?'' dedim.''Hayır'', dedi.''Ben bilirim, dedim. Bunu tecrübe ettim. Bütün devlet muamelatı (işlemleri) herşey bozulacak. Herkes iki yazı kullanacak. Kabul edildi diye kendisini mecburhissederek yeni harfleri kullanacak, bir de asıl işidir, kıymetli işidir diye eskiharfleri kullanacak. Başa çıkamayız. İyi düşün.''
Atatürk'e bunları söyledim ve benim ikazım cesaretini kırdı. Harf İnkılabı'nı ikisene sürükledi. Resmi beyanlarında, grupta, partide yaptığı konuşmalarda, yeni harfleri düşünüyoruz, diyordu. Fakat başlayamıyordu. Nihayet, Harf İnkılabı'nı emrivaki halinde ilan etmeden önce kendisine şöyle dedim:''Bunu istiyorsunuz, yapacaksınız? Fakat, tatbik etmeyeceksiniz.''''Kim?'' dedi.''Siz'' dedim. ''Başta siz olmak üzere hiçbiriniz tatbik etmeyeceksiniz. Büyük bir inkılap hareketi yapacağız. Bir inkılap yapıldığı zaman, bunu tatbik etme mevkiinde bulunanların kararlarında inanç, ciddiyet ve sebat hakkında hiçbirşüphe olmamalı. Evvela biz, bunun birinci derecede tatbikçisi olmalıyız. Riayet etmeliyiz.''Atatürk, söz verdi:''Tatbik edeceğiz, ben başta olmak üzere hepimiz tatbik edeceğiz'' dedi.Harf İnkılabı oldu. Herkes bilir ki, ondan sonra, ben eski yazıyı kullanmış değilim.Harf İnkılabı çıktıktan sonra, şimdiye kadar eski yazıyla yazmış olduğum 20 satırıbulmaz. Yapmadım. Yapamadım. Akıllılık ettim. Çünkü, ilk sıkıntıya katlanmayanlar, ömürlerinin sonuna kadar yeni yazıyı kullanamadılar. Yeni yazıya alışmak için birkaç ay, her ne kadar ise kabiliyetine göre sıkıntı çekip onun içine kapanmak lazımdı. Onu kullanmakta ısrar etmek lazımdı. Cemiyete bunu yaptırmak için almadığım tedbir, katlanmadığım eziyet ve vermediğim eziyet, güçlük kalmamıştır. Ben, vekillerin, mebusların, memurların, herkesin cepdefterini muayene eder ve eski yazı ile notlarını gördüğüm zaman mesul tutardım. Ben başvekilim. Bir gün Genelkurmay'a gittim. Bana resmi iki kâğıt getirdiler. İmza etmem lazımmış. Fakat biri eski yazı ile yazılmış. Bunu okuyup anlayacağım ve sonra yeni yazıyla yazılmış olanını imzalayacağım. Nedir bu, diye sordum? Mareşal öyle söylemiş. Ona evrakı hep bu tarzda götürüyorlarmış. Tıpkı Hafız Hakkı'nın benden istediği gibi. Karşımdaki subaya,''Yeni yazıyı kullanmıyorsunuz. Bu devletin kanunu değil mi? Siz devletin kanununu tanımaz mısınız?'' dedim. Çocuk ölecekti. Pancar gibi oldu.
Yeni harfleri öğrenmek için mektepler açıldı. Atatürk, her yeri dolaştı. Tahmin olunmaz bir şahsi gayret göstererek yeni harfleri memlekete mal etmeye çalıştı. Ama yaşlı bir adamın alıştığı harfleri bırakıp yeni harfleri öğrenmesi kolay olmuyor. Bu gibi kimselere bunu öğrenin demek de güç bir şey. Bunca zaman önce, çocuklukta öğrendiğim ilk harflerin şurası burası benzemez, yine de söker,okurum. Sonradan öğrenilen bir harfle bunu sökmeye imkân yoktur. Hiç eski yazı bilmeyen insanların yazılarını ben okuyamıyorum. Halbuki eski yazılardan okuyamayacağım yazı yoktur. En aciz adamın en karışık yazdığını mutlaka söker,çıkarırdım. Bütün bu anlattığım güçlükleri düşünerek, bilhassa yetişmiş insanların yazı ile münasebetlerinin bozulacağından ve cemiyette kültür hayatının kötürüm olacağından endişeliydim. İki harf kullanacağız ve yeni yazıyla tek harfli bircemiyet hayatına geçiş için son derece uzun bir intikal devri olacak. Bu endişeyi duyuyordum. ''Yapamazsınız siz yapmayacaksınız, başkası hiç yapmaz'' derken, bana işin aslından gelen bir endişe havası hâkimdi.
Esas olarak Harf İnkılabı'nın taraftarıyım. Başlangıçta gösterdiğim mukavemet,anlattığım sebeplere dayanıyordu ve Atatürk benim bu mukavemetimi samimi olarak karşılıyordu. Kendisi; bir emrivaki yaparak bu inkılabı kabul ettiririm, İsmet Paşa'nın söylediği doğru, ben de uyarım, hep beraber çalışmalıyız, çalışırız, olur biter diye düşünüyordu. Onda böyle samimi bir kanaat vardı.
Bugünlere ait bir olayı hatırlarım. Atatürk, yanında bazı kimseler olduğu halde, bir yerde çalışıyor. Önünde eski yazıyla yazılmış birçok kâğıt var. Akşam üzeri ben kendisini görmeye gittim. İsmet Paşa geliyor, diye haber verirler. Hepsi telaşa düşer. Masanın üzerindeki kâğıtları kaldırırlar.
Sözünde duruyor. Fakat acele bir iş yapılacağı zaman ve onun istediği vesika veya notu herkes kolayına geldiği gibi eski yazıyla verince ne olacak? Tabii çaresiz bir vaziyet.Bu son zamanlarda bile, koalisyon hükümeti olarak çalışırken, bakarım yanımda oturan Alican defterini çıkarır, eski yazı ile yazar. İçimden, şartlar müsait olsa bensana gösteririm, derim. Bırakalım bunu, kendi partimizin adamına bir şey yapamaz hale geldim. Şimdi serbest... Herkesin cep defterine ne karışırsın, oldu...
Harf İnkılabı bir okuma yazma kolaylığına bağlanamaz. Okuma yazma kolaylığı Enver Paşa'yı tahrik eden sebeptir. Ama, Harf İnkılabı'nın bizde tesiri ve büyük faydası, kültür değişmesini kolaylaştırmasıdır. İster istemez Arap kültüründen koptuk. Arap kültürünün ve Arap dilinin tesiri hakkında, yeni nesiller bizim kadar fikir edinemezler. Bir misal olarak söylemek isterim: Benim çocukluğumda kültür sahibi adamlar, Türk dilinin kifayetsizliğinden, eksikliğinden meyus olarak bahsederlerdi ve bunun için cemiyet içinde hem Türkiye diye bir millet olarak Araptan ayrılığı kaldırmalıydık, hem de sağlam bir dile kavuşmak maksadıyla Arapçayı kabul etmeliydik, derlerdi.
Yani vaktiyle devleti kurarken ve Türk dilini yaparken Arap dilini kabul etmek doğru olacaktı, görüşünü hararetle savunurlardı. Anadolu'da ilk Türk devletini kuranların hepsi Türk beyi olarak devlet başına geçmişler ve milli hususiyetlerini muhafaza etmişlerdir. Sonra Osmanlılar devrinde, edebiyat vesilesiyle dil ihtiyacı genişledikçe sanatı Arap dili üzerinde işlemek hevesi milli kültürü zayıflatmıştır. Bizim devrimizde Latin harflerine geçmek Türk dilini ve milli kültürü kurtarmak için esaslı bir etken olmuştur. Şimdi, bütün sapmalara rağmen, yazıyı yeni harflerle öğrenmiş olanlar eski harflere dönemezler. Kuran kursuna gidenler için de böyledir. Harf İnkılabı'nı burada bağlayacağım. İnkılap ilan edildiği zaman herkes iki yazı ile başladı. Hükümet başında bulunduğum için gayet sıkı ve ciddi takip ederek devlet dairelerinden eski yazının kalkmasına çalıştım. Ne kadar sürdü, şimdi söyleyemeyeceğim, fakat asgari bir müddet zarfında resmi dairelerden eski yazı kalktı. Devlet memurları içinde eski yazıyı müsvedde olarak kullanmakta devam edenler, bu yazıyı bilmeyen insanlar memur olup işbaşına geldikçe, tabiatıyla seyrekleşti. Harf İnkılabı', kadınların cemiyete girmesi ve erkeklerle eşit hale gelmesi, ancak zamanla yerleşecek inkılaplardır. Bunu bilerek inkılapları değerlendirmek lazımdır."

İsmet İnönü'nün HatıralarıCUMHURİYETİNİLK YILLARI I(1923-1938)İSMET İNÖNÜ CUMHURİYETİN İLK YILLARI(1923-1938)

Engse Hohol
31-08-2017, 19:13
https://www.youtube.com/watch?v=2X6m52FtfAM

Feytullah gülen'e kızan afşinli Ayşe teyze, Fethullah Gülen'e küfür eden mübarek dede, Düğünde Fetullah Gülen'e küfür eden enişte, Fetö'ye küfür eden hacı amca... Bunlar bizim insanlarımız; amcalarımız, dedelerimiz, eniştelerimiz. Besmele ile söze başlayıp siyaset yorumu yapabilen teyzelerimiz. Bunlardan Osmanlı'da epey vardı ama harf inkılabı yapılınca 1928 yılında, teyzelerimiz bir gecede cahil kaldılar. Büyük dedem anlatırdı o kara günleri. 1928 yılında harf devriminde osmanlı halkı, aniden bir gecede cahil kalınca, ilçedeki embriyonik interferon cihazını, ilçe derneğinin kahvehanesine taşıyarak, bari tabyasını batak masası olarak kullanalım demişlerdi ve embriyonik interferon cihazını ters çevirip tabyasını batak masası yapmışlardı. Harf inkilabı ümmetle bağımızı da koparttı, selamlaşamadık. Harf inkılabında asıl maksat islamsızlaştırmaktı zaten. O günlerden sonra bizim memlekette akademik bilim pert oldu ve geride kalan insanlarımızın, amcalarımızın, dedelerimizin, teyzelerimizin, eniştelerimizin trajik öyküsü işte böyle ortaya çıktı. Korkarımki #fetö olmasaydı başka bir şekilde tezahür edecekti bu sosyal yara.

https://lh3.googleusercontent.com/-In7Zs0hyryg/WagzvigFfdI/AAAAAAAALwg/gT7Dw2AmdAcsxFVLClsvoxn0gTlh9XecQCL0BGAs/w530-d-h437-p/avf29.jpg

Neva
13-04-2019, 01:40
https://youtu.be/VJcYV7p1Qes