PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Kutsal Aile/ Ehl-i Beyt


Neva
04-11-2012, 04:41
Arif Tekin

Ömer’in, Hz. Ali’nin damadı olduğunu biliyor muydunuz ?

Ömer’in, Hz. Ali’nin kızı Ümmü Gülsüm’le evlenmesine geçmeden, bazı ek bilgiler vermek istiyorum. Çünkü bunlar doğrudan konuyla ilgilidir. İslam tarihindeki bilgilere göre, Halife Ömer miladi 581 veya 584’te doğmuştur. Adı geçen Ümmü Gülsüm’ün annesi Hz. Fatma ise 605 veya 609 doğumludur. Ömer’le Hz. Fatma arasında yaklaşık olarak 25 yıllık bir yaş farkı var.
Zaten Fatma henüz Ali’yle evlenmemişken, hem Ebu Bekir, hem de Ömer ona talip olmuşlardır. Muhammed, onlarla Fatma arasındaki yaş farkını göz önüne alarak veya hangisine verip hangisine vermeyeceği noktasında emin olmadığı veya birine versem öbürü nasıl memnun edeceğim hesabıyla (başka nedenler de söylenebilir) Fatma'yı ikisine de vermeyip amcasının oğlu olan Hz Ali’ye vermiştir.

Muhammed’in Fatma’yı Ömer ile Ebu Bekir’e vermeyişinin (görünürde ki) en önemli gerekçesi, “ Fatma’nın onlardan yaşça küçük olması” olarak İslami kaynaklarda yazılıyor(1). Ama ne hazindir ki aynı Ömer, günün birinde bu sefer ayni Fatma’nın 5. sırada doğurduğu en küçük kızına talip oluyor ve üstelik de çok uygunsuz ve gayri insani bir biçimde onunla evlenip ilişkiye giriyor; daha sonra bu evliliğinden Zeyd ve Rukiye adında iki çocuğu dünyaya geliyor.
Ümmü Gülsüm Ömer ile evlendiğinde kaç yaşındaydı?
Hz. Ali-Fatma evliliği, 624’te hicri 2. yılında gerçekleşiyor, (Ömer o zaman yaklaşık olarak 40–43 yaşarında.)

Fatma, Ali evliğinden sırayla Hasan, Hüseyin, Muhsin, Zeynep ve Ümmü Gülsüm dünyaya geliyor. Yani Ömer’le evlenen kız, onların çocukları içinde doğum sırası itibariyle 5. sırada dünyaya geliyor. Ömer bununla h.17. Yılında evleniyor. Burada şunu sormak lazım: Ali- Fatma evliliği h.2.yılında olduğuna göre -ki İslam tarihçilerinin bunda itirazları yoktur- ve sırayla Hasan, Hüseyin, Muhsin, Zeynep ve Ümmü Gülsüm doğduklarına göre, Ümmü Gülsüm Ömer ile evlendiğinde kaç yaşındaydı?
Kabul edelim ki; Bütün İslam tarihçileri yanılıyor ve Fatma’nın ilk doğurduğu çocuk Ümmü Gülsüm’dür. *Bu durumda Fatma ile Hz. Ali’nin evliliğinden bir yıl sonra dünyaya geldiğini kabul edersek Ömer en az 55, kızcağızsa 13–14 yaşlarında olur ki, bu da çok anormal bir farktır.
Kaldı ki, kızın Hasan, Hüseyin, Muhsin ve Zeynep’ten küçük olduğunda, İslam tarihinde ihtilaf yoktur. Onun için eldeki bilgilerden şüphe etmek için hiçbir nedenimiz de yoktur.
Burada Ömer’le ilgili şöyle bir vahşeti daha aktararak devam edelim. Ömer, Ebu Bekir’in kızı ve Muhammed’in dul kalan eşi Ayşe’ye, “Git kız kardeşin olan Ümmü Gülsüm’ü bana iste” diyor. (ki bu ayrı bir Ümmü Gülsüm’dür; bu isim, halk arasında sevildiği için çok yaygın olarak kullanılırdı)
Bu isteği hem Ebu Bekir’in küçük kızı kabul etmiyor -ki Ömer’in sertliğini çocuklar bile biliyordu-, hem de araya giren başka sahabeler buna engel oluyor ve (Ömer sapıktır diyerek) bu evlilik gerçekleşmesi engelleniyordu.(2)

ÖMER KIZCAĞIZIN ETEK ALTINA BAKIYOR
Şimdi yeniden Ali’nin kızı Ümmü Gülsüm’e dönelim: Az önce izahına çalıştığım gibi, Ömer bu kızla evlendiği zaman kızcağız ancak 9–10 yaş civarındaydı. Ömer ise, yaklaşık olarak altmış (60) yaşlarında.

Peki, *Hz. Ali nasıl oldu da bu yaştaki çocuğunu Ömer’e verdi?
Olay şöyle gelişiyor: Ömer bir gün Ali’ye, "Kızın Ümmü Gülsüm’ü bana ver ki, Muhammed’le olan akrabalığım daha da pekişsin diyor”

Önce Ali “Kızım hem küçüktür, hem de büyüyünce onu ağabeyim Cafer’in çocuklarından birine vermeyi düşünüyorum” diyerek kabul etmiyor.

Ancak Ali sonunda bir yolu bulunarak bu evliliğe ikana ediliyor. Bunun nasıl olduğu konusunda değişik görüşler olmakla birlikte en akla yakın olanı Ömer’in Halife olarak elindeki gücü kullandığıdır. Güvenilir bazı İslami kaynaklar, Ömer halife olduğu için Ali’yi tehdit ettiğini, bunun sonucu olarak Ali'nin buna rıza göstermek zorunda kaldığını yazıyorlar(3)
Bana göre en mantıklı olanı da budur.

Benzer yorumlar üzerinde durmadan sadece İslam’a göre sağlam diye bilinen kaynaklara bakarak bu olayı aydınlatmak mümkündür. Elimizin altında var olan bu bilgiler, konunun aydınlatılması için yeterli.

Olaya ilişkin İslami kaynaklarda var olan bilgileri kısaca özetleyelim: Ömer Ali’yi ikna edince sıra Ömer’in kızı görmesine gelir. Ali kendisine, “O zaman ben sana kızı bir aba ile birlikte göndereyim; güya sana o abayı hediye ediyorum. Şayet kızı beğenirsen ona, ‘Aba güzeldir, beğendim’ de, ben de onu sana nikâhladım” diyor. Yani, burada kıza bir oyun oynanıyor.

Kız Ömer‘in yanına varınca, Ömer hiç abaya bakmadan direkt olarak kızın fistanını kaldırıp etek altına bakıyor. Onun bu davranışına karşı kız kendisine, “Eğer sen halife olmasaydın burnunu kırardım” diyor ve dönüp eve gelince babası Ali’ye, “Baba sen beni ne kötü bir adama gönderdin! O hiç abaya bakmıyordu; sadece bana bakıyordu ve fistanımı kaldırdı” diye anlatıyor. Ali ise buna karşı kendi kızına, “ Kızım, ben seni onunla nikâhladım, o artık senin eşindir” diyor ve böylece bu zavallı çocuk o andan itibaren Ömer’in hanımı oluyor.

Çoğu kaynaklarda “Kız henüz ergenlik çağına gelmemişti” ifadesi de var. Zaten aşağıdaki kaynakların çoğunda bu ifade vardır. Bu fistan kaldırma, bu senaryo çok vahşi bir olay olduğu için, okuyucunun kafasında şüphe kalmasın diye İslam tarihinde kabul görmüş bir sürü kaynak aşağıya alıyorum(4)

Ayrıca bu evlilik sonucu Ömer’le Ümmü Gülsüm’den Zeyd ve Rukiye adlarında iki çocuk dünyaya geldiğini, aşağıdaki kaynakların tümü yazıyor (5). İşte cahil halkın bilmediği ve adaleti ve kendisine ’Adaletin kılıcı’ dedikleri Ömer böyle bir Ömer’dir işte. Bu, onun halk nezdinde bilinmeyen yönlerinden küçük bir vahşet örneğidir. Çünkü inananların bilmediği buna benzer daha nice vahşet örnekleriyle, dosyaları doludur.

Kaynaklar:
(1). Örneðin, Ali Nasıf, “Tac”, Nikah, 2/287; Nesai, Nikah, 7-6/62 no:3219; İbni Kesir, “Üsd” no:7175.
2. İbni Esir, Üsd, no:3824, 7175;TDV. İslam Ansiklopedisi,12/219;İbni’l Cevzi, Sıfat-i Safve, 1/152;
Askalani, İsabe, no:5740,11583, Tehzib-i Tehzib, no:2860-12/468;İbni Abdi’l Berr, İstiab no: 1878, 4057;Halebi, İnsanü’l Uyun, 3/367;Zehebi, Sireti Alam..,2/119;Ali Nasıf, “Tac” Fedail kısmı, dipnotta, 3/378
(3) Örneğin, Mamekani, “Tenkihü’l Mekal fi İlmi’r- Rical” s.3/73.(4) İbni Sad, Tabakat, no: 6420.
Kandehlevi, Hayat-i Sahabe, Ahmet Meylani terc. 3/319 ve devamı Kenz.., 8/291’den alıntı.
Zehebi, “Tarihi İslam” 2/254 Müaviye bölümünde, Sireti Alami Nübela, 2/500-502, el-İber, 1/16.
Prof. İ. Canan, Kütüb-i sitte, 15/527 Askalani, İsabe, no:12233 İbni Beşkeval, Gavamıd.., 2/787..
İbni Abdi’l Berr, no:4204;İbni Esir, Üsd, no:7578 8-ibni İshak, terc. Sezai Özel, 311-12 9-
Ömer Rıda Kehhale, Alami Nisa, 4/255 Halit A. Rahman, Mevsuatu Uzemain Havle’r-Resul, 3/2170
Muhibbüddin Taberi, Riyadü’n-Nadre, 2/80... ve Semti Semin, 133 Diyarbekiri, Tarih’ül Hamis, 2/251- 2/284..İbni Küteybe, el-Maarif, 58..
(5) Tecrid-i Sarih Diyanet tercemesi, 8/319-no, 1215;Buhari, megazi, 22;Yakubi, 2/40;
Salihi, Ezvaci Nebi, 214;İbni Esir, el-Kamil, 2/537, 3/54, 3/206;Ali-Naci Tantavi, 363.
İbni’l Cevzi, Sıfat-i Safve, 1/142,162,2/5, el- Mücteba.., 97;Semhudi, el-Musannaf..no.10354; Şevkani, Derrü’s-sahabe, 549;Taberani, Mucemi Kebir, 9/173 Ehli Beyt bölümü;Taberi Tarihi, 5/19,6/69;İbni Sad, Tabakat, no; 4620;Zehebi, Tecrid-i Esma, no:4049;Endülüsi, Ikdü’l Ferid, 4/365, 6/89..;İbni Asakir, Tarihi Medineti Dımaşk, 3/179;İbni Habib, Muhabber, 53,56,101, 399,437...;Hindi, Kenz. no: 37586 ..;Hakim Müstedrek, 4/142;Mahmut Halebi, 125;Halil Cuma, Nisaü Ehli’l Beyt,659;M.Sait Mübeyyed, Mevsuat, 188-91;Beyhaki, Delail-i Nübüve, 7/283;
Hafız Temimi, Kitabü’s-Sükat,2/216 vs


*Konu , sayin Frodo'nun ilgili linkteki mesajindan alinarak olusturulmustur.

http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=4106&highlight=Arif+Tekin