istatistik
04-11-2012, 21:05
Yaratılışçı inanışa göre, “İnsan”, her bakımdan, yaratılmış olan en mükemmel canlıdır. Öylesine mükemmeldir ki, melekler bile onun önünde secde etmek zorunda bırakılmışlardır(Bkz: Bakara 34). İlk bakışta egolarımı tatmin eden ve beni, kendimi “önemli” bir şey gibi hissettiren bu ifade, etrafıma biraz bakındığımda kendiliğinden çökmüştü. Çünkü, dünyanın birbirinden farklı ortamlarında, benden daha iyi yaşam sürebilen canlılar vardı. Kuşlar benden daha iyi uçabiliyor, balıklar suda gayet rahat hareket edebiliyor, penguen kutuplarda donmadan dolanabiliyordu. Bu işte bir terslik var gibiydi. Hemen bizim köyün imamına koştum ve durumdan haberdar etme isteği duydum. İlk başta ne demek istediğimi anlamadı. Ayetin Türkçesini bilmiyormuş. Açıkladım. Babacan bir gülümseme ile dedi ki: “İnsanın mükemmelliği kendi tasarımındadır. Baksana her şeyin yerli yerinde. İnsan en ince ayrıntısına kadar en uygun şekilde tasarlanmıştır” dedi. Mantıklı geldi ve tekrar mükemmel olduğum için sevindim. Ama sonra şeytan mı dürttü ne olduysa tekrar düşünmeye başladım. İmam da anladı bir terslik olduğunu ve sor bakalım dedi. Körelmiş organlardan, mantıksız vücut parçalarına, bel fıtığından göz bozukluğuna kadar aklımda ne varsa sıraladım. Anlamadı. Açıkladım yine anlamadı. “Allah bize zeka vermiş, hani hangi hayvanda bunun gibi bir zeka var” dedi. Baktım etrafıma, ilerde bir inek otluyor. Seslendim, bakmadı bile. Bu kez oldu galiba deyip eve doğru yola koyuldum ama şeytan boş durmuyordu, verdi gazı alttan altta eşşoğlueşşek. Düşündüm, “Hayvanlarda Zekâ Var mıdır?”
İNSANLARDA ZEKÂ
İnsanların öğrenme, irdeleme ve problem çözme yeteneği bulunmakta. Bunun yanında, etrafımızda olup biten olayların ya da etrafımızda bulunan kişilerin duygularının ayırtına varabiliyor, buna uygun şekilde hareket edebiliyoruz. Düşünüp, ileriye dönük planlar yapabiliyor, bu planlarda kullanmak üzere çevremizden faydalanabiliyor, gerekirse alet yapabiliyoruz. Tüm bunların birleşiminden ulaştığımız sonuç ise, biz insanların düşünebilen zeki varlıklar olduğumuzdur. Peki ama bu saydıklarımızı yapabilen sadece bizler miyiz? Doğada daha başka canlılar da zekaya sahip midir?
EN İYİ ÖRNEK ŞEMPANZELER
Yeryüzündeki en yakın akrabalarımız olan şempanzeler (öyle ki genomlarımızın %98’i aynıdır) bu konuda bize en çok benzeyen canlılardır. Alet yapıp bu aletleri kullanabilirler, organize bir şekilde avlanıp yiyecek bulabilirler. Bulundukları bölgeyi gözlemleyip buna uygun şekilde davranışlar sergileyebilirler. Bunun yanında, oluşturdukları sosyal grup içinde birbirleriyle empati kurabilirler, yarımlaşabilirler. Hatta yapılan bir test göstermiştir ki, şempanzeler, sayısal hafıza konusunda insanlardan daha başarılıdırlar.
http://img696.imageshack.us/img696/3773/saylar.jpg
Ancak, asıl şaşırtıcı verilere İsveç’in Furuvik Hayvanat Bahçesinde yaşayan Santino isimli 33 yaşındaki şempanzenin gözlemlenmesi sonucunda ulaşılmıştır. Lund Üniversitesinden Mathias Osvath’ın çalışmasına göre, Furivik hayvanat bahçesinin baskın erkek şempanzesi Santino, önceden toplamış olduğu taşları, hayvanat bahçesine gelen ziyaretçilere atmak için plan yapıyordu.
Bir sabah şempanze kafesi temizlenirken, kafesin ortasında bulunan adada, gizlenmiş ve her birinde 3 ile 8 arasında değişen sayıda taş bulunan yığınlar bulundu. Taşlar adanın, ziyaretçilere bakan kısmında bulunuyordu. İlerleyen günlerde şempanzelerin bakıcısı, kendisini şempanzeler tarafından görülmeyecek bir yere gizleyerek kafesi gözlemlemeye başladı. Takip eden 5 gün boyunca, her sabah hayvanat bahçesi ziyarete açılmadan önce Santino, adanın etrafındaki sudan taşlar toplayıp, bunları adanın ziyaretçilerden tarafındaki kıyısındaki önceden belirlediği yerlere gizliyordu. Bu taşlar, daha sonradan bu 5 gün boyunca, ziyaretçilere atılan cephaneler olarak kullanılmıştı.
http://img9.imageshack.us/img9/3196/empanzee.jpg
İlerleyen zamanlarda, Santino, sudan taşlar toplamak yerine beton parçaları kullanmaya başlamıştı. Adanın ortasında bulunan ve barındırdığı mikro çatlaklara su gitmesi ve burada donması sonucunda bütünlüğünü kaybeden beton zemini gözlemleyen şempanze, çatlamalar sonucunda betonda oluşan boşlukların, vurunca çıkardığı ses sayesinde uygun bölgeleri tespit edebiliyordu. Daha sonra, bu bölümleri daha sağlam taşlarla kırıp, yerlerinden çıkarıyordu. Hatta kimi zaman, zeminden kopardığı büyük parçaları, daha küçük parçalar haline de getiriyordu.
http://img141.imageshack.us/img141/8193/talar.jpg
Şempanze, hazırlıklarını hayvanat bahçesi açılmadan önce yapıyordu. Bu davranışı ise sadece hayvanat bahçesinin açık olduğu dönemlerde sergilemekteydi ki yıl içinde dışarıda kaldıkları sürenin yarısında hayvanat bahçesi ziyarete kapalıydı. Bunun yanında, adanın, taşların gizlendiği bölüm olan adanın ziyaretçilere bakan bölümü, adanın sadece %25’ini oluşturuyordu[1].
http://img221.imageshack.us/img221/5086/elma.jpg
YUNUSLAR OLDUKÇA YARATICILAR
Avustralya’daki bir yunusun, deniz tabanında yiyecek ararken, bir sünger ile burnunu koruduğu gözlendi. Araştırmacılar, bu davranışın, anne yunustan kızına geçtiğini de gözlemlediler. Araştırmacılara göre bu, yunusların zekaya sahip olduklarının işaretlerinden sadece bir tanesi.
FİLLER ATRAFINDA OLUP BİTENLERİN FARKINDA
Beyin büyüklüklerine bakıldığında, fillerin dünya hakkında bir takım fikirleri olduğunu düşünmeye neden oluyor. Gözlemlere göre aile bireylerini teselli etme, ihtiyaç duyulduğunda birbirlerine yardım etme ve ayaklarında hissettikleri titreşimler sayesinde birbirleri ile iletişim kurabilme gibi davranışlar sergilemektedirler. Bir araştırmaya göre de “Happy(Mutlu)” adındaki dişi Asya Fili, aynadaki kendi görüntüsünü hatırlayabilmekte. Bu davranış daha önce sadece insanlarda, büyük maymunlarda ve yunuslarda gözlemlenmişti.
KURNAZ KARGALAR
Kargalar, yemeğe ulaşmak için oldukça kurnaz olabiliyorlar. Hatta bu kurnazlıklarının, alet kullanımına kadar vardığı gözlemlenmiştir. Bir araştırmada, Betty adındaki bir karga, cam bir tüpte bulunan besine ulaşmak için, ucu kanca şeklinde olan bir teli kullanış ve bu şekilde tüpteki besin maddesini çıkarmayı başarmıştır. Aslında kuşlar, alet yapabilme yeteneği ile doğarlar, ancak bunu kullanmak için gereken kurnazlığı kendilerinden büyük olan yakınlarını izleyerek geliştirirler.
Örnekleri diğer pek çok hayvan türü için de çoğaltabilmek mümkün. Ancak, sadece burada paylaştığım birkaç örnek bile, insan merkezli yaratılışçı düşüncenin topluma dayattığı “Hayvanların Zekası Yoktur” iddiasını çürütmeye yeterlidir.
Kaynaklar:
1. Mathias Osvath, Spontaneous planning for future stone throwing by a male chimpanzee, Current Biology Vol 19 No 5.
2. Decaptive Chimp Hides Ammo, Blast Unsuspecting Zoo Visitors. (http://www.livescience.com/20388-stone-throwing-chimpanzee-deception.html)
3. Ten Smartest Animals (http://www.msnbc.msn.com/id/24628983/ns/technology_and_science-science/t/smartest-animals/)
İNSANLARDA ZEKÂ
İnsanların öğrenme, irdeleme ve problem çözme yeteneği bulunmakta. Bunun yanında, etrafımızda olup biten olayların ya da etrafımızda bulunan kişilerin duygularının ayırtına varabiliyor, buna uygun şekilde hareket edebiliyoruz. Düşünüp, ileriye dönük planlar yapabiliyor, bu planlarda kullanmak üzere çevremizden faydalanabiliyor, gerekirse alet yapabiliyoruz. Tüm bunların birleşiminden ulaştığımız sonuç ise, biz insanların düşünebilen zeki varlıklar olduğumuzdur. Peki ama bu saydıklarımızı yapabilen sadece bizler miyiz? Doğada daha başka canlılar da zekaya sahip midir?
EN İYİ ÖRNEK ŞEMPANZELER
Yeryüzündeki en yakın akrabalarımız olan şempanzeler (öyle ki genomlarımızın %98’i aynıdır) bu konuda bize en çok benzeyen canlılardır. Alet yapıp bu aletleri kullanabilirler, organize bir şekilde avlanıp yiyecek bulabilirler. Bulundukları bölgeyi gözlemleyip buna uygun şekilde davranışlar sergileyebilirler. Bunun yanında, oluşturdukları sosyal grup içinde birbirleriyle empati kurabilirler, yarımlaşabilirler. Hatta yapılan bir test göstermiştir ki, şempanzeler, sayısal hafıza konusunda insanlardan daha başarılıdırlar.
http://img696.imageshack.us/img696/3773/saylar.jpg
Ancak, asıl şaşırtıcı verilere İsveç’in Furuvik Hayvanat Bahçesinde yaşayan Santino isimli 33 yaşındaki şempanzenin gözlemlenmesi sonucunda ulaşılmıştır. Lund Üniversitesinden Mathias Osvath’ın çalışmasına göre, Furivik hayvanat bahçesinin baskın erkek şempanzesi Santino, önceden toplamış olduğu taşları, hayvanat bahçesine gelen ziyaretçilere atmak için plan yapıyordu.
Bir sabah şempanze kafesi temizlenirken, kafesin ortasında bulunan adada, gizlenmiş ve her birinde 3 ile 8 arasında değişen sayıda taş bulunan yığınlar bulundu. Taşlar adanın, ziyaretçilere bakan kısmında bulunuyordu. İlerleyen günlerde şempanzelerin bakıcısı, kendisini şempanzeler tarafından görülmeyecek bir yere gizleyerek kafesi gözlemlemeye başladı. Takip eden 5 gün boyunca, her sabah hayvanat bahçesi ziyarete açılmadan önce Santino, adanın etrafındaki sudan taşlar toplayıp, bunları adanın ziyaretçilerden tarafındaki kıyısındaki önceden belirlediği yerlere gizliyordu. Bu taşlar, daha sonradan bu 5 gün boyunca, ziyaretçilere atılan cephaneler olarak kullanılmıştı.
http://img9.imageshack.us/img9/3196/empanzee.jpg
İlerleyen zamanlarda, Santino, sudan taşlar toplamak yerine beton parçaları kullanmaya başlamıştı. Adanın ortasında bulunan ve barındırdığı mikro çatlaklara su gitmesi ve burada donması sonucunda bütünlüğünü kaybeden beton zemini gözlemleyen şempanze, çatlamalar sonucunda betonda oluşan boşlukların, vurunca çıkardığı ses sayesinde uygun bölgeleri tespit edebiliyordu. Daha sonra, bu bölümleri daha sağlam taşlarla kırıp, yerlerinden çıkarıyordu. Hatta kimi zaman, zeminden kopardığı büyük parçaları, daha küçük parçalar haline de getiriyordu.
http://img141.imageshack.us/img141/8193/talar.jpg
Şempanze, hazırlıklarını hayvanat bahçesi açılmadan önce yapıyordu. Bu davranışı ise sadece hayvanat bahçesinin açık olduğu dönemlerde sergilemekteydi ki yıl içinde dışarıda kaldıkları sürenin yarısında hayvanat bahçesi ziyarete kapalıydı. Bunun yanında, adanın, taşların gizlendiği bölüm olan adanın ziyaretçilere bakan bölümü, adanın sadece %25’ini oluşturuyordu[1].
http://img221.imageshack.us/img221/5086/elma.jpg
YUNUSLAR OLDUKÇA YARATICILAR
Avustralya’daki bir yunusun, deniz tabanında yiyecek ararken, bir sünger ile burnunu koruduğu gözlendi. Araştırmacılar, bu davranışın, anne yunustan kızına geçtiğini de gözlemlediler. Araştırmacılara göre bu, yunusların zekaya sahip olduklarının işaretlerinden sadece bir tanesi.
FİLLER ATRAFINDA OLUP BİTENLERİN FARKINDA
Beyin büyüklüklerine bakıldığında, fillerin dünya hakkında bir takım fikirleri olduğunu düşünmeye neden oluyor. Gözlemlere göre aile bireylerini teselli etme, ihtiyaç duyulduğunda birbirlerine yardım etme ve ayaklarında hissettikleri titreşimler sayesinde birbirleri ile iletişim kurabilme gibi davranışlar sergilemektedirler. Bir araştırmaya göre de “Happy(Mutlu)” adındaki dişi Asya Fili, aynadaki kendi görüntüsünü hatırlayabilmekte. Bu davranış daha önce sadece insanlarda, büyük maymunlarda ve yunuslarda gözlemlenmişti.
KURNAZ KARGALAR
Kargalar, yemeğe ulaşmak için oldukça kurnaz olabiliyorlar. Hatta bu kurnazlıklarının, alet kullanımına kadar vardığı gözlemlenmiştir. Bir araştırmada, Betty adındaki bir karga, cam bir tüpte bulunan besine ulaşmak için, ucu kanca şeklinde olan bir teli kullanış ve bu şekilde tüpteki besin maddesini çıkarmayı başarmıştır. Aslında kuşlar, alet yapabilme yeteneği ile doğarlar, ancak bunu kullanmak için gereken kurnazlığı kendilerinden büyük olan yakınlarını izleyerek geliştirirler.
Örnekleri diğer pek çok hayvan türü için de çoğaltabilmek mümkün. Ancak, sadece burada paylaştığım birkaç örnek bile, insan merkezli yaratılışçı düşüncenin topluma dayattığı “Hayvanların Zekası Yoktur” iddiasını çürütmeye yeterlidir.
Kaynaklar:
1. Mathias Osvath, Spontaneous planning for future stone throwing by a male chimpanzee, Current Biology Vol 19 No 5.
2. Decaptive Chimp Hides Ammo, Blast Unsuspecting Zoo Visitors. (http://www.livescience.com/20388-stone-throwing-chimpanzee-deception.html)
3. Ten Smartest Animals (http://www.msnbc.msn.com/id/24628983/ns/technology_and_science-science/t/smartest-animals/)