PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : İnce ayara gerek yok


vishnu
17-11-2012, 22:36
Evrenin çok ince bir ayara sahip olduğu ve en küçük bir sabit değişiminin evreni olanaksız kılacağı hep söylenir. Fred Adams yaptığı araştırmada bazı sabitleri çok buyuk oranda değiştirdi ve bu değişimde dahi yıldızların oluşabileceğini gördü. Yani çok ince bir ayar olmadan da evren oluşabiliyormuş.

http://www.nature.com/news/2008/080728/full/news.2008.985.html

Jesus-Christ
05-12-2012, 15:26
Dünya ve güneş arasındaki mesafe değişsin. Atmosferin işlevslliğini kaybettiğini düşünün. Ay, olabildiğince yakınlaşsın. Vs. Vs.

Bakın bakalım ne oluyor.

eksi
05-12-2012, 16:51
Dünya ve güneş arasındaki mesafe değişsin. Atmosferin işlevslliğini kaybettiğini düşünün. Ay, olabildiğince yakınlaşsın. Vs. Vs.

Bakın bakalım ne oluyor.

"Dünya ve güneş arasındaki mesafe değişsin."

değişiyor zaten. Bu değişimin ilk sebebi yörüngesinin tam daire şeklinde olmaması. ikinci sebep güneşteki kütle kaybı ki 4 küsur milyar yılda değişiklik ciddi boyuttadır. Dünya ilk oluştuğunda güneşe çok daha yakındık. Üçüncü sebep dünyadaki kütle değişimi. Ayrıca güneş te süreli büyüdüğü için yörüngesi değişmesede güneş büyüdüğü için sürekli güneşe yaklaşıyoruz.

"Atmosferin işlevslliğini kaybettiğini düşünün."

Herhalde kastedilen atmosfer içeriği. O da değişti zaten. Karbondioksit ağırlıklıydı. Sonra oksijen ağırlıklı oldu, sonra oksijen miktarı ciddi şekilde azaldı.

" Ay, olabildiğince yakınlaşsın."

Ay da olabildiğince yakındı eskiden. Dünyadan kopan parçalardan yörüngede tutunamayanlar tekrar dünyaya düştü. Tutunabilenler ayı oluşturdu olabilecek en yakın yörüngede ayı oluşturdu. En yakın halinden şimdiki haline kadar uzalaştı.

Sonuç, hala dünyada hayat var.

Jingo
05-12-2012, 17:37
Dünya ve güneş arasındaki mesafe değişsin.

Sayın "lehi".

Biz de sizi bilgili bir zannederdik.

Üzüldüm bu yazıyı görünce.

istatistik
05-12-2012, 22:35
Sayın eski ve Sayın jingo da değinmiş ama bir de rakamsal olarak yazalım da tam olsun:

Dünya kış mevsiminde güneş'e 147 milyon kilometre uzaklıktayken, yaz mevsiminde 152 milyon kilometre uzaklıktadır. Aradaki fark ise yaklaşık olarak 5 milyon kilometredir.

Evrende var olduğu söylenen ince ayarı inceleyen güzel bir yazı için Bkz: Başarısız Hipotez Tanrı - Victor J. Stenger

Jesus-Christ
07-12-2012, 22:53
Sayın "lehi".

Biz de sizi bilgili bir zannederdik.

Üzüldüm bu yazıyı görünce.

Merhaba,

Şahsıma ilgili eski düşünceniz için teşekkür ederim. Ancak ben de kendimi bilgili yada bilge biri olarak görmüyorum. Yani tam isabet bi görüş dile getirmişseniz. Teşekkür ederim.

Konuyla ilgi mesajlarınızda daha sonra değineceğim.

Jesus-Christ
07-12-2012, 23:42
Sayın eksi, istatistik ve jingo;

Dünya ortadadır, evren/ made ve enerjiye olan ilişki ortadadır. Evrende ve maddenin yapısında bir ayar vardır. Bunu gösteren bir makale de şudur:

http://www.godandscience.org/apologetics/designun.html

Bakınız, efendiler yazmışlar çizmişler. Bunlar yalan mıdır? Yaslansa kanıtı nedir?

İngilizce yetersizliği yaşayanlar için Türkçe kaynak sıkıntısı var internette. Ancak bir makalede şunlar yazılıyor:

1- Evrende canlılığın oluşabilmesi için proton ve elektronun kütleleri mevcut şekilde olmalıdır. Eğer protonun kütlesinin elektronun kütlesine oranı 1836/1 oranında olmasaydı, canlılığı mümkün kılan uzun moleküller oluşamazdı.

2- Zayıf nükleer kuvvet biraz daha güçlü olsaydı, Big Bang’de çok fazla hidrojen helyuma dönüşürdü. Eğer bu kuvvet biraz daha zayıf olsaydı, yıldızlardaki ağır elementlerin oluşumu olumsuz etkilenecekti ve canlılık oluşamayacaktı.

3- Çekim kuvveti daha şiddetli olsaydı, tüm yıldızlar bu kuvvetin gücüne direnemeden karadeliklere dönüşürdü. Eğer daha zayıf olsaydı, ağır elementleri oluşturacak yıldızlar oluşamayacaktı. Her iki durumda da canlılık mümkün olamazdı.

4- Hayat için gerekli atomlardan en önemli ikisi karbon ve oksijendir. Bu atomlardan karbonun oksijen atomunun enerji seviyesine olan oranı daha yüksek olsaydı canlılık için gerekli oksijen yetersiz olurdu. Eğer mevcut oran daha düşük olsaydı canlılık için gerekli karbon yetersiz olurdu.

5- Zayıf nükleer kuvvet, güçlü nükleer kuvvet, elektromanyetik kuvvet ve yerçekimi kuvvetinin belli hassas ayarlamalar gözetilerek yaratılmaları gerektiği gibi, birbirlerine göre uygun şekilde de yaratılmaları gerekmektedir. Bu hem galaksilerin ve yıldızların hem de tüm canlıların var olabilmesi için gerekli çok hassas bir dengedir. Bu hassas dengeye şöyle bir örnek verilebilir: Çekim kuvvetinin elektromanyetik kuvvete oranı sırf 1040‘da 1 oranında bile değişseydi, yıldızların oluşumundaki olumsuzluklar canlılığın oluşumuna izin vermeyecek seviyede olurdu.9


Evrende mevcut olan bu hassas ayarların hepsinin birden gerçekleşmesiyle ancak canlılığın mümkün olduğuna dikkat edilmelidir. Olasılık hesapları açısından, bu tip durumlarda, bütün olasılıkların çarpımının, amacın gerçekleşmesinin olasılığını verdiğini unutmamalıyız. Örneğin S sonucunun gerçekleşmesi ilk olarak milyarda bir, ikinci olarak katrilyonda bir, üçüncü olarak trilyonda bir olasılıklarının hepsinin gerçekleşmesine bağlıysa; S’nin gerçekleşme olasılığı milyar x katrilyon x trilyon’da 1′dir.

Yazının devamı şuradadır:http://www.canertaslaman.com/2011/12/tasarim-delili-bir-kur’an-delilinin-modern-bilimlerin-isiginda-degerlendirilmesi/

Subat
08-12-2012, 00:22
Sayın lehi, yanlış yorumlamayacağınızı var sayarak, başka bir başlıktaki (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?p=469596#post469596) yazınızın bir bölümünü buraya almak istiyorum.




....

Çünkü bilim belki şuna cevap vermekte zorlanıyor. ( bilimsel bilginin gelişimi zaman alır sonuçta değil mi ) peki ya ileride? İlerleyen süreçte bilim bu zorluklara cevap verdiğinde, bilimsel açıklama getirdiğinde durum ne olacak? İnandığımız tanrı kavramı bilimin cevaplarıyla küçülür.

Tasarım kavramı, bilgisizliği kapsıyorsa eğer, bilim cevap buldukça bu sözcük anlamsızlaşacaktır. Bilim şunun cevabını veremiyor o halde "tasarım" var demek yanlıştır. Bilgi arttıkça tasarım kavramı da tanrı kavramı gibi küçülecektir.

....

Bilim cevap versin, vermiyorsa ileride verebilir. Tasarım dan kasıt da Tanrısal yönlendirme, bu sürecin kaynağı ve sürekliliğidir.

Bu bakış açısı ile bakıldığında ve verdiğiniz ikinci linkdeki bulguların tarihleri incelendiğinde görülüyor ki bilimin ilerleyişi yeni sorular oluşturuyor ve eski yanıtların geçerliliğini ortadan kaldırıyor. Bunu biliyor oluşunuzu hesaba katarsak eğer, ortaya hiç de iyi bir manzara çıkmıyor. Bir yanda kendinizi ( özünde hristiyanlığı ) kurtarmaya çalışırken bilimi kullanıp (!), diğer yanda dogmalara sarılmanız pek mantıklı değil. Kaldı ki verdiğiniz ikinci linkdeki konu başlığı da ayrı bir manidar..

Jingo
08-12-2012, 00:48
Dünya ortadadır, evren/ made ve enerjiye olan ilişki ortadadır. Evrende ve maddenin yapısında bir ayar vardır.

Efendim yoktur ince ayar falan :)

Evren'in % kaçı YAŞAM İÇİN müsaittir söyler misiniz?

Bu dünyada evrilmeseydik, başka bir gezegende evrilecektik...

Veya hiç VAR OLMAYACAKTIK...

Var olduk diye, bunu İLAHİ bir amaca niye bağlıyoruz ki?

Bu tamamen İNSAN EGOSU'nun bir sonucudur.

Yok olma korkusu, SONSUZLAŞMA isteği, Tanrı ve din'ler...

* * *

Yani dünya, Güneş'in etrafında dönüyor diye buna "ince ayar" deyip geçemeyiz ki...

Verdiğiniz yazıyı şu link çürütmüştür diye düşünüyorum.

http://www.bilimfelsefedin.org/?p=292

Evrenin merkezi DÜNYA değildir efendim. Bilim dünyası böyle düşünmeyi bırakalı çok oldu.

Bu, dinlerin bir öğretisi. Ve çökmüş bir öğreti.

Öyle olmasa, şu anda hepimiz DEİST olurduk öyle deiğl mi?

* * *

Sizinle ilgili düşüncem (bilgili olduğunuz) "eski" değildir, sadece bu konuda yanıldığınızı söylemekteyim(z) : )

Ben çok mu bilgiliyim ki bilgi düzeyinizi eleştireyim : )

Ama şunu bilmek gerekiyor ki, "ince ayar" muhabbeti Tanrı/din öğretisinin sonucudur. Ve BİLİMSEL olduğu söylenemez.

eksi
08-12-2012, 01:43
Beynim patlayacak. taslamanın yazısını da tamamlayamıyorum, bu kadar çarpıtma yapılabilir :)

Kısaca cevap vereyim Sn. Lehi,

İngiltereden çıkıp gemiyle yolcluk ettiniz rüzgarın yönüne göre amerikaya vardınız. O rüzgar farklı yönlerden esecek, belli zamanlarda esecek. Ve amerikada bir noktada çıkacaksınız. O rüzgarlar sizi amerikaya götüren belli zaman belli yönlerde esmese amerika kıtasında o noktaya hiç çıkamazsınız.

diyorsunuz ki o rüzgarlarda küçücük bir farklılık olsa bu noktaya çıkmam. Haklısınız.

Bende diyorum ki, o rüzgarda küçücük bir farklılık olsa farklı bir noktaya çıkarsınız. Çıktığınız yeni nokta o çıktığınız ilk nokta değildir. Ama orası da bir noktadır. Ve o notada ne olacağını bilmiyorsunuz. Tam da işte bu bilmeme noktası mesele...

O noktada mesela bildiğimiz elektron pozitron yanında farklı bir "-" yüklü daha hafif parçacık ortaya çıkmayacağı ile ilgili garantiniz ne.
Yok böyle bir garanti.
Ne zaman olacak. 3 temel kuvveti bir araya geirdiğinizde yapabileceksiniz net açıklama. bugün yapamıyoruz.
Çok farklı ihtimaller olabilir. Mesela o elektron kütlesinin farklı bir değer olamayacağı bugün bildiğimiz şekli ile sabit olduğunu öğrenebiliriz. Ki iddanız geçersizdir bu durumda. Protonla birlike birbirine bağlı olarak artıp azaldığını öğrenebiliriz. Yani elektrondaki bir kütle değişimi protonu etkiliyor olabilir yada yerçekimi sabitini değiştirebilir. Hiç bir değişiklik olmayabilir bu durumda da. Sabitler artıp azalabilir aynen söylediğiniz gibi hassas ayar olabilir. Bu seferde paralel evrenlerle gayet rahat açıklama yapılabilir.

Onu da yapamadık diyelim. Paralel evrende yokmuş. Hassas ayar varmış, gerçekten ayarlanmış.
Bende tanrıya "Madem kanıt koyacaktın, fizik bilmeyenin suçu neydi de kanıtı buraya koydun" diye sorarım. :)

Olimpiyat
08-12-2012, 14:55
Bu ince ayarla değil, doğa koşulları ve evrimsel süreç ile ilgili.

Jesus-Christ
08-12-2012, 22:21
"İnce ayara gerek yok"

Ne için evrenin oluşumunda; atomlar, atom altı parçacıklar, dünyanın oluşumu, varoluşuyla beraber getirdiği canlılık, bu canlılığın içeriği, yapısı, işlevselliği gibi olgularda "ince ayar" yoktur. Diyorsunuz.

Dünya'nın güneş sistemindeki konumu canlılığın oluşabileceği ve varlığını sürdürüp, geliştireceği yönündedir. Öyle olmasaydı dünyada canlılık var olmayacaktı değil mi? Mars'ta insan, hayvan, çiçek, böcek var mıdır? Yoktur elbette. Zifiri karanlık evrende bizim bildiğimiz kadarıyla bir dünya vardır, maviliyiğle, canlılık yapısıyla, biyoçeşitliliği ile varlık gösterebilen.

Demek ki neymiş efendim?

Dünyanın konumu öyle güzeldir ki canlılık Mars'ta değil, dünyamızda başlamıştır. Evrimle yada benzer mekanizmalarla gelişmiştir.

Bu söylediklerim arasında neye karşı çıkıyorsunuz tam olarak?

Tanrı kavramının dışında olarak. Çünkü evrenden, dünyadan, biyo çeşitlilikten bahsediyoruz, inançtan değil. Şahsıma ilgili "bunların arkasında bir Tanrısal güç olduğuna inanıyor musun?" Diye sorarsanız cevabım evet olur. Ama konu inanış değil.

vishnu
08-12-2012, 23:21
benim koyduğum makalede ayardak büyük değişmeler olsada evrenin yine var olacağını yıldızların oluşabileceğini söyler. okumanızı tavsiye ederim.

eksi
09-12-2012, 03:17
"İnce ayara gerek yok"

Ne için evrenin oluşumunda; atomlar, atom altı parçacıklar, dünyanın oluşumu, varoluşuyla beraber getirdiği canlılık, bu canlılığın içeriği, yapısı, işlevselliği gibi olgularda "ince ayar" yoktur. Diyorsunuz.

Dünya'nın güneş sistemindeki konumu canlılığın oluşabileceği ve varlığını sürdürüp, geliştireceği yönündedir. Öyle olmasaydı dünyada canlılık var olmayacaktı değil mi? Mars'ta insan, hayvan, çiçek, böcek var mıdır? Yoktur elbette. Zifiri karanlık evrende bizim bildiğimiz kadarıyla bir dünya vardır, maviliyiğle, canlılık yapısıyla, biyoçeşitliliği ile varlık gösterebilen.

Demek ki neymiş efendim?

Dünyanın konumu öyle güzeldir ki canlılık Mars'ta değil, dünyamızda başlamıştır. Evrimle yada benzer mekanizmalarla gelişmiştir.

Bu söylediklerim arasında neye karşı çıkıyorsunuz tam olarak?

Tanrı kavramının dışında olarak. Çünkü evrenden, dünyadan, biyo çeşitlilikten bahsediyoruz, inançtan değil. Şahsıma ilgili "bunların arkasında bir Tanrısal güç olduğuna inanıyor musun?" Diye sorarsanız cevabım evet olur. Ama konu inanış değil.

Marsın tek eksisi kütlesidir. Biraz daha kütlesi olsa tektonik hareketleri durmazdı. Durmasa manyetik alanı daha güçlü olurdu, Olsa atmosferini büyük oranda kaybetmezdi. Marsta hayat olması değil olmaması garip. bundan diyelim ki bir milyar yıl öncesine gidebilsek gayette yaşanabilir bir gezegen adayıdır. Keza venüs te öyle. Yada titan ileride olabilir. bizim güneş sisteminde bile yaşamın ortaya çıkmasına müsait 1 değil pek çok yer var. Ki en az 100 milyar yıldızlı samanyolunu hesaba katınca... :)
Her yıldızda birden fazla yaşamın gelişeceği yer bulmayı umuyor bilim adamları.
Bulunan sistemlerde bizim güneş sistemine benziyor. Keşfedilen gezegenler de beklendiği gibi. Yanlış hatırlamıyorsam en son keşfedilen gezegen sayısı 400dü, 50 si dünyaya benzerdi yaşam olma olasılığı olan gezegendi. Bulunanlar silikon titanyum ağırlıklı kaya gezegenler. Okyanus bulundurduğu tahmin edilen gezegenler var. Hepsini de bilemiyoruz küçük gezegenleri bulacak teknoloji yeterli değil. Bulunanların da atmosfer içerikleri beklenen gibi.

Henüz kahverengi cüceleri de gözlemleyemiyoruz. ki onlarda kat kat falza gezegen olmalı.
Yahu nötron yıldızının etrafında bile gezegenler bulundu.

Bomboş sadece yıldız dolu bir yer değil evren. Koca evrende sadece dünya zannederseniz tabiki mucizedir. Halbuki bizim bildiğimiz kocama bir evren, pekçok ta gezegen var.

vishnu
09-12-2012, 14:51
eğer evren sadece güneş sisteminden oluşsaydı bu tesadüfleri açıklayamaz ince ayar diyebilirdik ama evrende katrilyon çarpı katrilyon yıldız olduğunu düşününce tesadüf akıl almaz olmuyor.

eğer evren 10 000 yaşında olsaydı canlıların tesadüfen oluşmasını açıklayamazdık. ama evren 14 milyar yaşında...ve zaman var fazlasıyla...

oyuncu
14-12-2012, 05:54
Bilim adamlarının ellerindeki veriler ışığında hazırladığı bir denkleme göre; evrende 1 milyondan fazla gezegende hayat olma ihtimali var. Yani bu yaratıcının yaptığı bir ayar değil. Diğer gezegenler hayat oluşturmaya uygun mesafede değiller ya da uygun atomları içermiyorlar. Dünya bu şartlara uyuyordu ve bu sayede yaşam burada oluştu. Bu ince bir ayar değil, tamamen bir tesadüftür.

vishnu
14-12-2012, 14:02
Bilim adamlarının ellerindeki veriler ışığında hazırladığı bir denkleme göre; evrende 1 milyondan fazla gezegende hayat olma ihtimali var. Yani bu yaratıcının yaptığı bir ayar değil. Diğer gezegenler hayat oluşturmaya uygun mesafede değiller ya da uygun atomları içermiyorlar. Dünya bu şartlara uyuyordu ve bu sayede yaşam burada oluştu. Bu ince bir ayar değil, tamamen bir tesadüftür.

evrenin yaklaşık yüzde 99.99999999999999999999999999999999999999999999999 99 kadarı hayata müsait değil.

Giordano Bruno
14-12-2012, 14:38
evrenin yaklaşık yüzde 99.99999999999999999999999999999999999999999999999 99 kadarı hayata müsait değil.

Bugunku bilimsel verilere gore, marsta, gunes sistemimizde bulunan bircok gezegenin uydularinda (titan, europa gibi...) ve hatta evrende dolasan milyonlarca kuyruklu yildiz ve astroitte dahi, yasamin yapitasi olan kimyasal maddelerin bulundugu dusunuluyor. yani yasamin, bugune kadar sanilanin tersine, evrende cok yaygin oldugu gorusunde bilimadamlari... bir arsenik golunde bile yasamayi basarabilmis bir bakteri turu tespit edildi... hal boyle iken, yukarida verdiginiz oran hicte gercekci gozukmuyor... evrenin sadece cok kucuk bir kismini bilebiliyoruz henuz...bu oran belkide su ana kadar kesfedebildiklerimizi daha guzel yansitiyordur... evet yasam bir rastlantidan ibaret aslinda...

Jingo
14-12-2012, 15:54
Dünya'nın güneş sistemindeki konumu canlılığın oluşabileceği ve varlığını sürdürüp, geliştireceği yönündedir. Öyle olmasaydı dünyada canlılık var olmayacaktı değil mi?

Evet olmayacaktı.

Ama oldu.

Bu Tanrı'yı kanıtlar mı?

Olimpiyat
14-12-2012, 16:06
evrenin yaklaşık yüzde 99.99999999999999999999999999999999999999999999999 99 kadarı hayata müsait değil.
Merhaba , bu ifade matematikte %100 e eşittir.

Yani evrenin tamamında hayat yok demekle eşdeğerdir.

Bu da kendimizi inkar etmek demek olur.

vishnu
14-12-2012, 17:37
evrenin çok çok buyuk olan tarafında hayat yok. sadece gerçekten ufacık bir kısmında yaşayan bizler varız. evrenin bu ufak kum tanesi kadar kısmı dışında hayat uygun değil.


http://www.youtube.com/watch?v=tCKqj-2JXZg

oyuncu
18-12-2012, 08:58
evrenin çok çok buyuk olan tarafında hayat yok. sadece gerçekten ufacık bir kısmında yaşayan bizler varız. evrenin bu ufak kum tanesi kadar kısmı dışında hayat uygun değil.


http://www.youtube.com/watch?v=tCKqj-2JXZg

Arkadaşım orada bahsettiğim denklemi ben kafamdan uydurmadım. Burada hayata uygun ortamı bulunan 1 milyondan fazla gezegenden bahsediyoruz ve sen bana bir tek biz varız diyorsun.

Jupiter'in uydularından Europa'nın yüzeyi tamamen buzlarla kaplıdır ve bu buzun altında bulunan suda hayat olduğu düşünülüyor. Yani anlayacağın güneş sistemimizde bile yalnız olmayabiliriz. :alien:

Europa ile ilgili şu yazıyı inceleyebilirsin;
http://www.ntvmsnbc.com/id/25010394/

Natürelist
18-12-2012, 12:35
evrenin çok çok buyuk olan tarafında hayat yok. sadece gerçekten ufacık bir kısmında yaşayan bizler varız. evrenin bu ufak kum tanesi kadar kısmı dışında hayat uygun değil.

Diyorsunuz....??

Pekii sayin vishnu neye dayanarak bunu kesin'mis gibi aktariyorsunuz?

Evren'i kim dolasip gezmis de bundan biz habersiz olalim. Burada evrenin ne kadar büyük oldugunu unutmayiniz, zira arastirmalarin buna ne insanligin soyu yeter, ne de dünyanin sonu yeter. kaldiki daha burnumuzun dibi okyanuslar tam anlamiyla arastirilamamistir.

Bakiniz insanlar ve diger canlilar icin bu ortam öldürücü olup yasanmaz bir yerdir. Ama nasil olmussa asagidaki örnek de bir sekilde yasam olusmus. Illa da tanidigimiz ortamda bildigimiz form'da "yasam" olacak diye bir kaide yoktur, bu konuda büyük bir yanilgi icindesiniz.

400 derecelik bir sicaklikta ve yüksek basinc altinda fotosentez'in bulunmadigi bir ortamda bakiniz yasam nasil varmis: http://www.geomar.de/entdecken/filme/schwarze-raucher-erzfabriken-der-tiefsee/

Dolayisiyla evrende dünyamiza benzer veya benzemeyen yasam ve canli formlari olmamasi icin hic bir neden yoktur.

Ayrica burada da deginmistim: http://www.turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=469919&postcount=16

Iyi forumlar...

vishnu
18-12-2012, 17:59
her neyse sonuç aynı 400 derece sıcakta hayat oluyorsa bu da ince ayara pek gereksınım olmadığını gösterir.

Sesli
20-12-2012, 00:06
Evrende yaşam denilince, dünyadaki yaşamdan başka bir yaşam olamayacağı düşünde olanlara göre dünya koşulları dışında yaşam olamayacağı kesindir. Ancak bu onların düşünde olan bir durum. Gerçekle ilgisi olabilir mi?

Koşullar mı belirli bir yaşama göre oluşuyor? Yoksa belirli bir yaşam mı, mevcut koşullara göre oluşur?

Sevecenlikle,

sandox
22-12-2012, 04:13
Evrende yaşam denilince, dünyadaki yaşamdan başka bir yaşam olamayacağı düşünde olanlara göre dünya koşulları dışında yaşam olamayacağı kesindir. Ancak bu onların düşünde olan bir durum. Gerçekle ilgisi olabilir mi?

Koşullar mı belirli bir yaşama göre oluşuyor? Yoksa belirli bir yaşam mı, mevcut koşullara göre oluşur?

Sevecenlikle,

Evreni bir törpü olarak düşünmek gerekli benim teorime göre, canlı türleri çıkıyor ve ayak uydurabiliyorsa yaşamaya hak kazanıyorlar, eğer evren ve doğaya karşı başarılıı değillerse yok oluyor, evrim çıkmazı gibi, 15 yıl içerisinde arıların azalmaları gibi düşünelim şartlar değişiyor ve uyum sağlanamıyorsa yok oluyorlar.