Orijinalini görmek için tıklayınız : Evren Nasıl Oluştu?
CERN’de çalışan Türk Profesör Gökhan Ünel'in anlatımına göre evren kronolojik sıralamaya göre şu şekilde oluştu:
- 0 saniye: Büyük Patlama, enerji yoğunluğu sonsuz, çünkü evren nokta kadar.
- 0,-25 tane sıfır-1 saniye, yani saniyenin trilyonda birinin trilyonda biri: BHÇ’nin ulaşabileceği en yüksek yoğunluk, nokta halindeki evren yaklaşık 300 milyon km’ye genişlemiş.
- 0,00001 saniye: Proton ve nötronlar oluşuyor.
- 3 dakika = 180 saniye: Hidrojen ve helyum gibi hafif çekirdekler oluşuyor.
- 380 000 yıl: Elektronlarla birleşen hafif çekirdekler hidrojen ve helyum atomlarını oluşturuyor.
- 200 milyon yıl: Yıldızlar ve gökadalar oluşuyor.
- 9.2 milyar yıl: Güneş sistemi oluşuyor.
- 10 milyar yıl: Dünya’da hayat başlıyor.
- 13.7 milyar yıl: Bugün...
Bu anlamda sadece canlılar değil, tüm madde ve evren de devamlı bir değişim ve evrimleşme içinde..
Saygılarımla..
Kaynak:
http://www.beynet.com/haber/25156/tanri-parcacigi-goren-turk-prof.-anlatti.html
Natürelist
03-12-2012, 08:36
CERN’de çalışan Türk Profesör Gökhan Ünel'in anlatımına göre evren kronolojik sıralamaya göre şu şekilde oluştu:
- 0 saniye: Büyük Patlama, enerji yoğunluğu sonsuz, çünkü evren nokta kadar.
- 0,-25 tane sıfır-1 saniye, yani saniyenin trilyonda birinin trilyonda biri: BHÇ’nin ulaşabileceği en yüksek yoğunluk, nokta halindeki evren yaklaşık 300 milyon km’ye genişlemiş.
- 0,00001 saniye: Proton ve nötronlar oluşuyor.
- 3 dakika = 180 saniye: Hidrojen ve helyum gibi hafif çekirdekler oluşuyor.
- 380 000 yıl: Elektronlarla birleşen hafif çekirdekler hidrojen ve helyum atomlarını oluşturuyor.
- 200 milyon yıl: Yıldızlar ve gökadalar oluşuyor.
- 9.2 milyar yıl: Güneş sistemi oluşuyor.
- 10 milyar yıl: Dünya’da hayat başlıyor.
- 13.7 milyar yıl: Bugün...
Bu anlamda sadece canlılar değil, tüm madde ve evren de devamlı bir değişim ve evrimleşme içinde..
Saygılarımla..
Kaynak:
http://www.beynet.com/haber/25156/tanri-parcacigi-goren-turk-prof.-anlatti.html
Sevgili Alka bilirsin Bing-Bang teorisine en cok inanirlar tutunurlar, Tutunduklari nokta ise; büyük patlamayla hersey kücücük tek bir noktadan baslayarak bugünkü evren yani kozmos olusmustur. Bu teori dini inanclar üzerine kurulmus bir tez'dir, su an'a kadar herhangi bir kesinlik kazanmamistir! tamamen utopi'dir.
Bing-Bang teorisi, evrenin baslangici sayilan "nokta'nin" nereden geldigini ve hangi nedenden dolayi patlak vermistir diye aciklayamaz. Iste inanirlar buraya tanri'yi sokarlar ve burayi atesleyenin de yüce bir varliga bagliyorlar, kafa yoracaklari yerine isin icinden böylelikle basit bir sekilde de siyriliyorlar.
"Ilkel Atom"! diye nitelendirilen madde ve sonra enerji'ye dönüserek ve sonra tekrar'dan madde'ye dönüserek güya evren olusmus? bugünkü fizik denklemleri ile de aciklanamiyor! ve burada gecerliligini kaybediyor.
Alber Einstein'in bir sözü vardir;
Calismalarimiz da bizim icin iki sey gereklidir: yorulmaz azimli bir dayaniklik, ve bunun ugruna harcadiginiz tüm zamani ve cabayi istekli bir sekilde sonunda da atmaya hazir olmaliyiz.
Klasik bir teori olan ne yazikki buna su anda sarilanlar "ne yani biz buna yillarca tutunuyoruz bütün harcadigimiz zaman ve caba'yi sonunda atamayiz derler gibi! geliyor bana göre. Ama bunun arkasinda tabiiki daha farkli önemli nedenler var ve burasi ayri bir konu olur o baska.
Konu hakkinda kozmik doganin yasalari "yaratilis" tesellisi oldugu gibi bir yanilgidir. Evet bu "yaratiliscilik fikri" zaman ve mekanin bir baslangic eylemine maruz birakilarak bunun bu tip teorilerle savunulmaya calisiliyor. Önce zaman ve mekan olmadigi? ve her seyin büyük patlama! ile basladigini varsayimlardaki celiskiler önemli derecede aciktir. Iliskilerin bu tür mantik ve destek bakimindan cok uzaklarda kalarak, icinde her zaman mistik tecellisi bulunmasiyla ve bununda herhangi bir bilimsel yöntem ile uyusmadigini görebiliyoruz.
Nükleosentez ile, kozmik madde bilesimini aciklamak icin büyük patlama'ya dair su götürmez delil olarak sunulmaya calisilir.
Bu kosullarla parcaciklar ve daha sonra atomlarin olusumunu aciklanacagi bu öncül hesaplamalara dayanmaktadir. Big Bang meselesinde bu gelisme Spekülatif oldugu gibi bükülerek bu sekilde kabul edilmektedir.
Bir mozaik tasinin parcalari gibi ele alip mantikli sekilde düsünürsek eger, bunlarin uyusmadigi ve basit bir denklemlerle zaten teorinin cöktügünü görüyoruz. Nükleosentez sacma sapan bir matematiksel eksantriklik'dir, kendisi ile savunulamaz varsayimlar bir dizi ile kanitlanmis olmasi, yani, Big Bang'in olmasi ön kosulu ile saglanir! ve bu durum, bu sekilde "kanitlanmis" olacaktir. Bir lise ögrencisi bile bunun gibi prosedürler'le yaklasilmasina süpheler icinde bakmasi kacinilmazdir.
Iyi forumlar...
Shawstein
03-12-2012, 16:10
Sevgili Natürelist,
Yanıldığın bir nokta var, big-bang evrenin oluşma sürecine açıklık getirir nasıl oluştuğuna değil.
Öncesine ait şuan en geçerli teori Stephen Hawking'in hiç bir şeyin teorisi (ismi buydu sanırım); bu teori evrenin yoktan var olduğunu savunur, madde + karşıt madde = 0 denklemi ile bu kağıt üzerinde sağlanmış ve doğrulanmış bir denklem ancak henüz karşıt maddenin varlığı ispatlanamadı.
Ancak bu tanrıya ihtiyaç duymayan bir teori, çünkü patlamadan önce zaman kavramı yok, bir tanrıdan söz edebilmek için patlamadan öncede zaman kavramının olması gerekir.
Tüm evren aslında bir hiçi temsil ediyor, bu nedenle teorinin ismi "hiçbirşeyin teorisi".
bursali68
03-12-2012, 17:12
Merhaba,
bir tanrıdan söz edebilmek için patlamadan öncede zaman kavramının olması gerekir.
Patlamadan öncesinde ne veya nelerin olduğu veya olmadığını söyleyen bir teori var mı...? Big-Bang teorisi , " HİÇLİK " denen SIFIR noktasından günümüze kadarki evrenin oluşumuna ışık tutar...Sıfırın öncesi hakkında herhangi bir fikir-teori-hesap sunmaz...
Bu bağlamda sıfırın (hiçliğin ) öncesinde bildiğimiz/anladığımız veya " bilemediğimiz " anlamda zaman kavramının olup-olmadığını ortaya koyan bir teori yok ne yazık ki...
Sağlıcakla kalınız...
Shawstein
03-12-2012, 17:29
Sevgili Bursalı,
Bunlar benim söylemlerim değil, sadece okuduklarımdan edindiğim bilgileri paylaşıyorum, Stephen Hawking'in teorisine göre patlamadan önce bir zaman kavramı yok.
Kitabı okudunuz mu bilmiyorum ancak okursanız nedenini göreceksiniz, burada birkaç cümle ile bu konuya açıklık getiremem, Stephen Hawking çok güzel ele almış ve anlaşılır bir dille açıklamış.
Şimdi Stephen Hawking savunuculuğu yaparsam birileri çıkıp onu tanrı yerine koyduğumu vs. düşünebilir, onu "kurtarmaya çalışmak" gibi bir derdim yok, çünkü bana göre kurtarılmaya ihtiyacı yok.
Hiçbirşeyin teorisi şuan için tüm fizik dünyası tarafından kabul görmüş en sağlam teori.
spartacus
03-12-2012, 17:44
Sevgili Natürelist,
Yanıldığın bir nokta var, big-bang evrenin oluşma sürecine açıklık getirir nasıl oluştuğuna değil.
Öncesine ait şuan en geçerli teori Stephen Hawking'in hiç bir şeyin teorisi (ismi buydu sanırım); bu teori evrenin yoktan var olduğunu savunur, madde + karşıt madde = 0 denklemi ile bu kağıt üzerinde sağlanmış ve doğrulanmış bir denklem ancak henüz karşıt maddenin varlığı ispatlanamadı.
Ancak bu tanrıya ihtiyaç duymayan bir teori, çünkü patlamadan önce zaman kavramı yok, bir tanrıdan söz edebilmek için patlamadan öncede zaman kavramının olması gerekir.
Tüm evren aslında bir hiçi temsil ediyor, bu nedenle teorinin ismi "hiçbirşeyin teorisi".
Hiçlikten geldi gibi ibareler safsatadır. Hawking değil kim derse desin. Hawking her 2 yılda bir görüş değiştirdi. Paralel evrendeki eşizlerimizden(ikiz gibi düşünün) bile bahseder. Gerçi zaten alanı teorik, bu da gayet normal...
Big-Bang ne evrenin oluşumunu açıklayan bir teoridir özünde ne de böyle bir boşluğu doldurabildi. Big-bang'in kurgu yapısında yatan temel; modern yaratılıştır, önceliği oluşum değil, başlangıcı, başlatanı bulmaktır?!(peki bir başlangıcın, ya da bir başlatanın olduğuna nasıl bu kadar kolay inandık?). Big-bang öncesi zamandan bahsedilemediği an Big-bang'dende bahsedilemez, zira big-bang kurgusu madde-zaman ilişkisi ile örtüşmüyor. Zaman dışsal değil içsel ve bağımlı bir olgudur. yani kurgusuna sadık kalırsak, Big-bang varsa zaman var, zaman varsa ancak Big-bang olabilir(belkide bu yüzden olsa gerek Big-bang'den daha yaşlı oluşumlar var. ya da bu kurgunun açıklayamayacağı 14-15 milyar ışık yılı uzaklıklar:) ). Bu da şu demektir, zamandan bağımsız(ki zaten zamanı ortaya çıkartan) nesnel bir gerçeklik var, hali, durumu, yapısı, biçimi ne olursa olsun(kozmik çorba denebilir) Big-bangler bu çorbanın içinde hayat bulabilir-ki gerçekten böyle tekil-MUTLAK bir patlama var ise.
Asıl sorun hala, ama hala hiç bir şey yoktu, tanrının ruhu suların üstünde dalgalanıyordu anlayışından(start verme) kaynaklı. Big-bangde buna uygun bir model. İlla bir başlangıç belirleme zaafı(sanki birileri bizleri illa bir başlangıç olduğuna inandırmış, hatta o birileri birde başlatan olduğuna inandırmıştı! Böyle şartlıyız.)... Peki yokluğun başlangıcı nedir? Bunu da buldular mı? :)
bursali68
03-12-2012, 18:16
Mrhaba,
Bunlar benim söylemlerim değil, sadece okuduklarımdan edindiğim bilgileri paylaşıyorum, Stephen Hawking'in teorisine göre patlamadan önce bir zaman kavramı yok.
Sn.RIEB , bunların sizin söylemleriniz olmadığını biliyorum...Ve Stephen Hawking'in bu söylemini de biliyorum...Stephen Hawking'in torisine göre HİÇLİK denen anda bir nokta/karanokta var...Ve bu noktadan " Big-Bang " denen patlama ile şu an içinde bulunduğumuz bu evren ve hayatımızı sürdürdüğümüz " evren yasaları " oluşuyor...Bu evren yasalarının içerisinde zaman dediğimiz kavram da oluşuyor...İşte tam da bu noktada,o noktadan öncesindeki yasaları biliyor muyuz veya bunu ortaya koyan sağlam bir teori var mı...?
Veya bir başka türlü sorgulayayım...Bu Hiçlikteki nokta 1 tane mi...? Birden fazla ise oluşmuş olan diğer evrenlerin de yasaları aynı mı...?
Kitabı okudunuz mu bilmiyorum ancak okursanız nedenini göreceksiniz, burada birkaç cümle ile bu konuya açıklık getiremem, Stephen Hawking çok güzel ele almış ve anlaşılır bir dille açıklamış.
Kitabını okumadım,okudum dersem yalan olur....Ancak bu forumda bununla ilgili seri vidosu paylaşıldı...Ve bu video kendi söylemlerinin derlendiği bir video...
Stephen Hawking , karanokta ile son bulan/başlayan ana,hiçliğe gelmiş,orada kalmış,daha ileri gidememiştir...Neden gidememiştir , çünkü elinde o noktanın ötesine/öncesine ait bir veri/yasa yoktur...Bu yüzden de son noktaya dayalı " kendi özel düşüncesini " sunmuştur...Sunduğu o düşünce " bilimsel değildir,özeldir "...
Şimdi Stephen Hawking savunuculuğu yaparsam birileri çıkıp onu tanrı yerine koyduğumu vs. düşünebilir, onu "kurtarmaya çalışmak" gibi bir derdim yok, çünkü bana göre kurtarılmaya ihtiyacı yok.
En azından ben böyle bir ithamda bulunmam....Çünkü Stephen Hawking gerçekten üst düzey bir teorik fizikçi/bilim adamıdır...Ne övülmeye , ne de dediğiniz anlamda kurtarılmaya ihtiyacı yoktur...
Hiçbirşeyin teorisi şuan için tüm fizik dünyası tarafından kabul görmüş en sağlam teori.
Doğrudur,bunda hemfikiriz...Ancak bu teori " hiçbirşeyin öncesine " ait konuları açıklayan bir teori değildir...Sıkıntı burada...Belki ilride öncesini de açıklayacaktır...Ancak şu an için böyle bir teori yok...
Sağlıcakla kalınız....
Natürelist
03-12-2012, 19:25
Sevgili Natürelist,
Yanıldığın bir nokta var, big-bang evrenin oluşma sürecine açıklık getirir nasıl oluştuğuna değil.
Öncesine ait şuan en geçerli teori Stephen Hawking'in hiç bir şeyin teorisi (ismi buydu sanırım); bu teori evrenin yoktan var olduğunu savunur, madde + karşıt madde = 0 denklemi ile bu kağıt üzerinde sağlanmış ve doğrulanmış bir denklem ancak henüz karşıt maddenin varlığı ispatlanamadı.
Ancak bu tanrıya ihtiyaç duymayan bir teori, çünkü patlamadan önce zaman kavramı yok, bir tanrıdan söz edebilmek için patlamadan öncede zaman kavramının olması gerekir.
Tüm evren aslında bir hiçi temsil ediyor, bu nedenle teorinin ismi "hiçbirşeyin teorisi".
Merhaba sevgili RIEB,
Dediginiz gibi olsun ....."big-bang evrenin oluşma sürecine açıklık getirir nasıl oluştuğuna değil".....
Simdi filmi geri sariyoruz yani Büyük patlama'ya vardigimiz noktaya yani tekillige geri geliyoruz. Ancak Bing-Bang teorisi bunu simdiye kadar kanitlayamamistir, cünkü bu sürecler icinde bir sürü kendisiyle celisen celiskiler vardir, kaldiki büyük patlama'dan öncesini aciklayabilsin. Kanit dedikleri evrenimizin icinde olan yapisidir yukarda buna dair yalnizca bir örnek verdim. Isterseniz eger digerlerini de siralarim. Zaten teori'nin ileri sürdügü denklemler bir noktadan sonra gecerliligini kaybediyor ve kilitleniyor. Patlamadan hemen sonra arada gecen bir zaman dilimini yani 380 bin yil öncesini bu denklemler ile aciklanamiyor, kaldiki patlamadan önce ne vardi? yani burada büyük patlama teorisi ile evrenin nasil olusumuna aciklik getirir diyemeyiz.
Iyi forumlar...
Natürelist
03-12-2012, 20:15
Bu da şu demektir, zamandan bağımsız(ki zaten zamanı ortaya çıkartan) nesnel bir gerçeklik var, hali, durumu, yapısı, biçimi ne olursa olsun(kozmik çorba denebilir) Big-bangler bu çorbanın içinde hayat bulabilir-ki gerçekten böyle tekil-MUTLAK bir patlama var ise.
Sevgili spartacus, evvelden insanlar bulundugumuz galaksimizin tüm evreni temsil ettigine inaniliyordu ve hersey bir yere kadar sinirliydi. Bu yanilgidan anlasildigi gibi, simdi'de bulundugumz evreni bir yere kadar sinirliyorlar, bu da büyük bir yanilgidir! nasilki galaksi'mizin koskoca evrende bir toz zerresi kadar olabiliyorsa, ve bu koskoca evren'de, bir toz misali gibi, ne bir baslangici nede bir sonu olan diger evren'lerin icinde olmasi bana göre mantikli geliyor. Bu konuda Bilim su an 60 yildir duraklamis, ama su an buna dair pek cok ünlü bilim insanlari da karsi cikiyorlar, umariz bu yanilgi bir gün anlasilir ve asirlar kaybederek bosu bosuna zaman harcanmaz.
Iyi forumlar...
Shawstein
04-12-2012, 02:09
Hawking her 2 yılda bir görüş değiştirdi.
Peki yokluğun başlangıcı nedir? Bunu da buldular mı? :)
Sayın Spartacus,
Belki tam olarak ne kastettiğinizi anlamamışımdır ancak doğru anladıysam;
Atomik seviyede (kuantum mekaniği) protonlar hiçlikten var olur ve yok olurlar, zaman sadece varoluş ile yok olma arasında değil mi? tek bir süreçten bahsetmiyoruz, bu konuyu Einstein açıklamış, Hawking neden tekrar açıklasın ki? bu teori tamamen Einstein'ın kuramına dayanıyor.
Eğer protonun öncesinden bahsediyorsak bunu Hawking güney kutbunda güney yönünden bahsedemeyiz diyerek açıklıyor.
Her iki senede bir fikir değiştirmek tüm bilim adamlarının en beğendiğim yönüdür, bu gelişmenin bir sonucu değil mi? Einstein, Newton'a karşı çıkamam demedi, kimsede engel olmadı, ne güzel işte.
Mrhaba,
Bu evren yasalarının içerisinde zaman dediğimiz kavram da oluşuyor...İşte tam da bu noktada,o noktadan öncesindeki yasaları biliyor muyuz veya bunu ortaya koyan sağlam bir teori var mı...?
Veya bir başka türlü sorgulayayım...Bu Hiçlikteki nokta 1 tane mi...? Birden fazla ise oluşmuş olan diğer evrenlerin de yasaları aynı mı...?
Sayın Bursalı,
Evet öncesini açıklıyor ancak buna "öncesi" demiyor, çünkü zaman yok.
Teoriye göre evren patlama anında protondan daha küçük, yukarıda yazdığım gibi protonlar kuantum mekaniğine göre hiçlikten ortaya çıkabiliyor.
Patlama anındaki bu küçük evreni sonsuz yoğunlukta bir karadelik olarak tanımlıyor, karadeliklerin merkezinde zaman yoktur, zaman olmadığı için öncesinden bahsedemeyiz ve patlama için nedene gerek duymayız diyor.
Sorduğunuz kısmı; eğer zaman yoksa bir süreçten bahsedilemez, yani tanrı yaratsaydı bu bir süreç olurdu, tanrı bir noktada evreni yaratmış olurdu ve öncesinden bahsedebilirdik şeklinde açıklıyor.
Şuan uzayda yapılan ölçümler evrene yayılan enerjinin mükemmel bir küre olduğunu ispatlamış durumda, bu gerçekten evrenin başlangıçta protondan daha küçük olduğunu gösteriyor.
Şuan tek sorun bu protondan küçük evrenin başlangıç anı için ihtiyaç duyulan yasaları denklemlere dökmekte, şuan ki evreni bir proton kadar küçük şekilde bir araya getirebilecek ve bir arada tutabilecek bir denklem bulunursa sorun kalmıyor, çünkü teorinin dayandığı Einstein'in kuramı zaten ispatlanmış.
bursali68
04-12-2012, 03:00
Merhaba,
Evet öncesini açıklıyor ancak buna "öncesi" demiyor, çünkü zaman yok.
Sizce açıklıyor sanırım...Bizim evren yasalarına göre zaman yok...Bu ilk başlangıcın öncsinde zamanın olup olmadığını ispatlamaz...Sadece bir olasılıktan hareket ile bu yorumu sunar...
Teoriye göre evren patlama anında protondan daha küçük, yukarıda yazdığım gibi protonlar kuantum mekaniğine göre hiçlikten ortaya çıkabiliyor.
Kendi kendini oluşturur ,kendiliğinden ortaya çıkar demk öncesini açıklamak değil , elde var olan yasalara göre " olasılık " sunmaktır...Kuantum mekaniğinin temeli de zaten indeterminizmin de bağlı olduğu olasılıktır...Yani öncesi dediğiniz sadece ve sadece olasılık,kesinlik değil...
Patlama anındaki bu küçük evreni sonsuz yoğunlukta bir karadelik olarak tanımlıyor, karadeliklerin merkezinde zaman yoktur, zaman olmadığı için öncesinden bahsedemeyiz ve patlama için nedene gerek duymayız diyor.
Ancak yukarıda teori öncesinden bahsediyor diyorsunuz...? " Bir nedene gerek duymaz " demek ,olasılıktan biridir sadece...
Sorduğunuz kısmı; eğer zaman yoksa bir süreçten bahsedilemez, yani tanrı yaratsaydı bu bir süreç olurdu, tanrı bir noktada evreni yaratmış olurdu ve öncesinden bahsedebilirdik şeklinde açıklıyor.
Öncesini belirlemiyor...Olabilirliği öngörülen Tanrı'nın , ilk başlangıç noktalarından önce , bilimin ulaşamadığı bir sürecin olması mümkün mü değil mi...? Evren yasalarımıza göre dahi mümkün...Çünkü bu da bir olasılık...
Ben otomsyonlu bir makina yapıyorum ve bu makinanın zamanı START verdiğimde başlıyor...Bu durum , yani makinanın ilk starttan önce çalışmıyor olması benim olmadığımı mı gösterir...Bir olasılığa göre makina kendiliğinden çalışmaya başlamıştır,diğer olasılığa göre ise çalışabilmesi için bir proses söz konusudur....
Şuan uzayda yapılan ölçümler evrene yayılan enerjinin mükemmel bir küre olduğunu ispatlamış durumda, bu gerçekten evrenin başlangıçta protondan daha küçük olduğunu gösteriyor.
Bu duruma dair olumlu veya olumsuz bir eleştiride bulunduğumu anımsamıyorum...
Şuan tek sorun bu protondan küçük evrenin başlangıç anı için ihtiyaç duyulan yasaları denklemlere dökmekte, şuan ki evreni bir proton kadar küçük şekilde bir araya getirebilecek ve bir arada tutabilecek bir denklem bulunursa sorun kalmıyor,
Bu dediğiniz dahi benim yukarıda söylediğim olasılık durumunu söylüyor...Ayrıca bu denklem ya bulunamaz,kurulamaz ise....?
Sağlıcakla kalınız...
Shawstein
04-12-2012, 05:52
Sizce açıklıyor sanırım...Bizim evren yasalarına göre zaman yok...Bu ilk başlangıcın öncsinde zamanın olup olmadığını ispatlamaz...Sadece bir olasılıktan hareket ile bu yorumu sunar...
Bence mi? ben fizikçi ya da bilim adamı değilim, Hawking şuan Newton'un koltuğunda oturuyor, onu oraya ben koymadım.
"Bizim evren yasaları" nedir bilmiyorum, ancak Einstein madde ve zaman bağımsız olamaz der, kuantum mekaniğine görede böyledir; karadeliklerin sadece dışında radyasyon ışımaları kutantum mekaniğinin çalışmasına bir örnektir, içleri salt karanlıktır çünkü sahip olduğu çekim gücü zaman ve mekan kavramını yok eder. Protonların sürekli oluşup yok olması bir olasılık ise neden bize göre sürekli oluyor? çünkü onların zaman kavramı yok, onlar bize göre her yerdeler ve aynı zamanda hiç bir yerdeler.
Kendi kendini oluşturur ,kendiliğinden ortaya çıkar demk öncesini açıklamak değil , elde var olan yasalara göre " olasılık " sunmaktır...Kuantum mekaniğinin temeli de zaten indeterminizmin de bağlı olduğu olasılıktır...Yani öncesi dediğiniz sadece ve sadece olasılık,kesinlik değil...
Bilim denklemler ve matematiksel ifadelerdir, e=mc2 burada olasılık olan nedir?
Ancak yukarıda teori öncesinden bahsediyor diyorsunuz...? " Bir nedene gerek duymaz " demek ,olasılıktan biridir sadece...
Haklı olmanız için "bir nedene gerek duymayabilir" demem gerekirdi, cümle kesinlik ifade ediyor, olasılık yok. Açıklaması bir önceki mesajımda var, madde+karşıt madde=0, uzayda bu işlem sürekli oluyor, karadeliklerde olan ışımayı pozitif madde yapıyor, negatif madde karadeliğin hacminin küçülmesine, zamanla yok olmasına neden oluyor, bu şuan varolan ve gözlemlenebilir bir süreç, CERN varlığı bilinen bu maddeyi oluşturmaya çalışıyor.
Öncesini belirlemiyor...Olabilirliği öngörülen Tanrı'nın , ilk başlangıç noktalarından önce , bilimin ulaşamadığı bir sürecin olması mümkün mü değil mi...? Evren yasalarımıza göre dahi mümkün...Çünkü bu da bir olasılık...
Öncesini belirtiyor ve güney kutbunda güney neresi diye sormayın diyor.
Bu teoriye göre tanrının müdahalesi mümkün değil, tanrının varlığı sürecinde (zamanın olduğu bir uzayda) evreni yaratması gerekiyor, sizinki de bir teori ancak bilimsel değil.
Ben otomsyonlu bir makina yapıyorum ve bu makinanın zamanı START verdiğimde başlıyor...Bu durum , yani makinanın ilk starttan önce çalışmıyor olması benim olmadığımı mı gösterir...Bir olasılığa göre makina kendiliğinden çalışmaya başlamıştır,diğer olasılığa göre ise çalışabilmesi için bir proses söz konusudur....
Kuantum mekaniğinden bahsediyoruz, bu şekilde mi örnekleyeceğiz?
Örnek klasik yasalara da aykırı olmuş; makinenin zamanı start düğmesine basmanızla başlamaz, sizin var olmanız zamanın olması için yeterlidir, yani sizin varlığınızın başlangıcı zamanın başlangıcı olur, makinenin yapılması ve çalıştırılması bu zaman içerisinde olur.
Bu dediğiniz dahi benim yukarıda söylediğim olasılık durumunu söylüyor...Ayrıca bu denklem ya bulunamaz,kurulamaz ise....?
Bu bir teori, bulunamazsa başka teori bulunur ve o ispatlanmaya ya da çürütülmeye çalışılır.
Size göre bilim adamları ne yapsın; "hımmm, ol dedi ve oldu ne kadar aptalız" mı?
Natürelist
04-12-2012, 12:18
Sayın Spartacus,
Belki tam olarak ne kastettiğinizi anlamamışımdır ancak doğru anladıysam;
Atomik seviyede (kuantum mekaniği) protonlar hiçlikten var olur ve yok olurlar, zaman sadece varoluş ile yok olma arasında değil mi? tek bir süreçten bahsetmiyoruz, bu konuyu Einstein açıklamış, Hawking neden tekrar açıklasın ki? bu teori tamamen Einstein'ın kuramına dayanıyor.
Eğer protonun öncesinden bahsediyorsak bunu Hawking güney kutbunda güney yönünden bahsedemeyiz diyerek açıklıyor.
Her iki senede bir fikir değiştirmek tüm bilim adamlarının en beğendiğim yönüdür, bu gelişmenin bir sonucu değil mi? Einstein, Newton'a karşı çıkamam demedi, kimsede engel olmadı, ne güzel işte.
Sayın Bursalı,
Evet öncesini açıklıyor ancak buna "öncesi" demiyor, çünkü zaman yok.
Teoriye göre evren patlama anında protondan daha küçük, yukarıda yazdığım gibi protonlar kuantum mekaniğine göre hiçlikten ortaya çıkabiliyor.
Patlama anındaki bu küçük evreni sonsuz yoğunlukta bir karadelik olarak tanımlıyor, karadeliklerin merkezinde zaman yoktur, zaman olmadığı için öncesinden bahsedemeyiz ve patlama için nedene gerek duymayız diyor.
Sorduğunuz kısmı; eğer zaman yoksa bir süreçten bahsedilemez, yani tanrı yaratsaydı bu bir süreç olurdu, tanrı bir noktada evreni yaratmış olurdu ve öncesinden bahsedebilirdik şeklinde açıklıyor.
Şuan uzayda yapılan ölçümler evrene yayılan enerjinin mükemmel bir küre olduğunu ispatlamış durumda, bu gerçekten evrenin başlangıçta protondan daha küçük olduğunu gösteriyor.
Şuan tek sorun bu protondan küçük evrenin başlangıç anı için ihtiyaç duyulan yasaları denklemlere dökmekte, şuan ki evreni bir proton kadar küçük şekilde bir araya getirebilecek ve bir arada tutabilecek bir denklem bulunursa sorun kalmıyor, çünkü teorinin dayandığı Einstein'in kuramı zaten ispatlanmış.
Degerli RIEB,
Yeryüzünde simdiye kadar hic bir bilim insani kuantum mekanigini anlamamistir, her kim bunu anladim derse yalan söylüyordur ve bunu gercekten de anlamamistir. Yani henüz hersey bu konuda cok erken.
Şuan uzayda yapılan ölçümler evrene yayılan enerjinin mükemmel bir küre olduğunu ispatlamış durumda, bu gerçekten evrenin başlangıçta protondan daha küçük olduğunu gösteriyor.
Burada ispatlanan nedir? herhalde bing bang teorisini destekleyen "Kozmik mikrodalga arkaplan isimasi"ndan bahsediyorsunuz anladigim kadariyla.
Evet bildigimiz gibi kanitlardan birisidir diye gösteriliyor.
Nükleosentez kaynaktan (bir önceki mesajima bak) radyasyon sürecleri hakkinda yapısal baglantili ile ortaya ciktigi olarak türetilen bu radyasyona kozmoloji'de"Kozmik mikrodalga arkaplan isimasi" denilir. Ve sadece kozmik evrimin sözde bir "erken dönem" kökeni olabileceginin iddiasidir. Kaldiki
Nükleosentez basta da belirttigim gibi, "ilk ön kosul" büyük patlama'yi sart kosuyor! daha teori olan bu tezin kesinmis gibi gösterilmesi Nükleosentez'i kanitmis gibi delil sunulmasinida, ortada kisir bir döngü oldugunu göstermektedir.
George Gamow tarafından ortaya atilarak 1965' yilinda da Arno Penzias ve Robert Wilson tarafindan sözde "Kozmik mikrodalga arkaplan isimasi" teleskop ile kesfederek evrenin erken kalintisi olarak görülebilir,ve bildiklerimiz bundan ibaret, ancak bunun dogruluk payi yoktur nedeni de sudur; daha ziyade bunun sürecte maddenin hareketine eslik eden proses'lerdir. Kütle ve enerjinin hareketi ebedidir, hem daimi degisime tabidir. Hareket maddenin dogal kuvveti tarafindan yapilmaktadir. "Kütle ve enerji arasindaki sürekli devam eden etkilesim maddenin yapisindaki olusmasi ve degismesinin izlerini tasir" yani atomlarin ve moleküllerin atom cekirdeklerinin ve nihayet bunun yaninda karmasik temel yapilarin maddenin yapisindaki imhasi olsun, nitekim buna eslik eden enerji radyasyonu her yöne tüm evrende isler.
Arka plan radyasyonu diye bilinen bu isinim'lar maddenin hareketi uzay-zaman icinde nesnelerin yerini degistirmek ve kütle ve enerji arasindaki etkilesim yoluyla maddenin yapisinda degisikligi icermesi gerektigini hem Kütle, enerji ve radyasyon olsun, hem kendi hareketi ile de sonsuz bir evrimdir, yani evrenin ne bir baslangici ne de bir sonu vardir. Hic'lik'den hersey varolmustur derseniz eger, bu ayni anda yaratiscilarin mistik aciklamalarina benzer, zira tanri da kendi kendini bir hic'lik'den yaratmistir misali olur, bu ise tamamen ütopik bir yöntem olur ve bilim hic'likle ugrasmaz kanit'da bulmaya calismaz, zaten hic'lige dair kanit sunuldugunda hiclik, hiclik olmaktan cikar.....
Iyi forumlar...
bursali68
04-12-2012, 15:46
Merhaba,
Sn.RIEB,sondan başlayayım...;
Size göre bilim adamları ne yapsın; "hımmm, ol dedi ve oldu ne kadar aptalız" mı?
Kime APTAL dedim...Veya hangi cümlem " kesin ilk başlangıç Tanrı işi gerisi fasafiso " dedim,gösterebilir misiniz...? Bakınız bu cümledeki söyleminiz alınganlıktır...Kimseye " aptal " denmediği ve böyle muamele edilmediği halde böyle imiş gibi yansıtma çabasıdır...Bu konuda daha dikkatli olmanızı öneririm...
Bence mi? ben fizikçi ya da bilim adamı değilim, Hawking şuan Newton'un koltuğunda oturuyor, onu oraya ben koymadım.
Evet sizce...Bilim adamının kesinlik olmadan ortaya koyduğu görüşe sıkı sıkıya sarılıp,şöyle bir kesinlik öneriyorsanız...;
Evet öncesini açıklıyor ancak buna "öncesi" demiyor, çünkü zaman yok.
Bu bilim adamına söylenecek bir söz değildir.Öncesini açıklıyor diyen sizsiniz.Çünkü bilim adamları SON NOKTADA duruyor...Öncesine geçmiyor,geçemiyor...Geçemeyeceğini , sadece " varsayımda " bulunabileceğini biliyor...Kesinliği ( DETERMİNİZMİ ) patlatan bizler gibi kraldan çok kralcılardır...Buradaki cümlem size özel değildir,ben de yapıyorum bu yanlışı...
"Bizim evren yasaları" nedir bilmiyorum, ancak Einstein madde ve zaman bağımsız olamaz der, kuantum mekaniğine görede böyledir; karadeliklerin sadece dışında radyasyon ışımaları kutantum mekaniğinin çalışmasına bir örnektir, içleri salt karanlıktır çünkü sahip olduğu çekim gücü zaman ve mekan kavramını yok eder. Protonların sürekli oluşup yok olması bir olasılık ise neden bize göre sürekli oluyor? çünkü onların zaman kavramı yok, onlar bize göre her yerdeler ve aynı zamanda hiç bir yerdeler.
Örnğin " Yerçekimi Kanunu " dur, örneğin " Zaman Kavramı " dır , örneğin " Termodinamik " tir....Bakınız son cümleniz dahi INDETERMINIST tir...Belirlenemezciliktir/Belirsizliktir...Son cümlenizi söyleyen zaten bilimin ta kendisi....Kuantum Mekaniğinin de kabulüdür...
Ayrıca Madde ve zamanın bağımsız olmasına itiraz eden mi var...?
Bilim denklemler ve matematiksel ifadelerdir, e=mc2 burada olasılık olan nedir?
Sn.RIEB,aynı zamanda Einstein " Işık hızı AŞILAMAZ " diyor...Ancak maalesef ışık hızının aşılabildiğine dair deney sonuçları ard arda duyuruluyor...Bu ne kadar doğru çıkacak , ne kadar yanlış çıkacak , bilim adamlarının beklediği gibi meraklı gözler olarak bizler gibi sade vatandaşlar da bekliyor sanırım...Bu AŞILMANIN anlamı nedir,ne olabilir...? Kozmik Şişme teorisini sunan Alan Guth'a göre ilk başlangıçta " Işık Hızı Aşılmıştır "...
Sn.RIEB,Kuantum Mekaniği kendi başına,başlı başına bir teori değildir...
-Newton'un kanunları ve Maxvell'in denklemlerinden oluşan Klasik Fiziği
-Einstein'in Özel ve Genel Görelilik teorilerini
alır ve bunu...;
-Planck'ın " Kuantum Hipotezini ",
-Schrödinger dalgası ya da olasılık dalgası da denen " De Broglie Hipotezini ",
-Elektromanyetik ışınımın tümleme ilkesi olan " Bohr Tümleme İlkesini ",
-Heisenberg'in " Belirsizlik İlkesini "...
Teori-Hipotez-İlkeler ile harmanlayıp , " OLASILIK " hesaplamalarını da katarak sunan bir teoridir...Belirsizlik nereden gelir, ikili yapıdan yani DUALITE den...Yani parçacık mı yoksa dalga hali mi oluşmakta..." Bilinemezlik/Belirsizlik " ten kaynaklı sorunun ortadan kaldırılmasına yönelik teori-hesaplamalar ve ilkeler de " olasılık " hesaplamalarıdır...
Haklı olmanız için "bir nedene gerek duymayabilir" demem gerekirdi, cümle kesinlik ifade ediyor, olasılık yok. Açıklaması bir önceki mesajımda var, madde+karşıt madde=0, uzayda bu işlem sürekli oluyor, karadeliklerde olan ışımayı pozitif madde yapıyor, negatif madde karadeliğin hacminin küçülmesine, zamanla yok olmasına neden oluyor, bu şuan varolan ve gözlemlenebilir bir süreç, CERN varlığı bilinen bu maddeyi oluşturmaya çalışıyor.
Sn.RIEB,kelime oyununa girmenin gereği yoktur...Kuantum teorisinin kendisi belirsizliğe bağlı OLASILIK temellidir...Bir bilim adamının kendi görüşünü sunarken kullandığı kelime " gerek duymaz " dese de " gerek duyamayabilir " dese de,bu sonucu değiştirmez...Sonuçta ilk başlangıçtan öncesi hakkında bilimin şu an için elinde herhangi bir VERİ yoktur...Elindekiler " bizim evren yasalarımız " yani ilk noktanın patlaması ile oluşan yasalardır ki bunun içinde dahi belirsizlik dolayısıyla olasılık hesabı yapılmak zorunda olunan,kesinlik sunulamayan Kuantum Teoremi de bunlardan biridir...
Öncesini belirtiyor ve güney kutbunda güney neresi diye sormayın diyor.
Bu teoriye göre tanrının müdahalesi mümkün değil, tanrının varlığı sürecinde (zamanın olduğu bir uzayda) evreni yaratması gerekiyor, sizinki de bir teori ancak bilimsel değil.
Bakınız kimse güney kutbunda güney neresi diye sormuyor...İlk başlangıç noktasının öncesidir konu...Ve buna ait tek bir veri yok...Sadece kuramsal " olasılık " var...
" (zamanın olduğu bir uzayda)" Zamanın olduğu uzay kabulü ,olasılıklardan birine göre olan kabuldür...Daha önceki mesajlarımda da sordum,öncesinde zaman var mı-yok mu ,yok ise bunu söyleyen bilimsel teori hangisidir , var ise ne tür parametrelere sahip olduğunu söyleyen teori hangisidir...? Varsa bilgilendiriniz lütfen...
Kuantum mekaniğinden bahsediyoruz, bu şekilde mi örnekleyeceğiz?
Örnek klasik yasalara da aykırı olmuş; makinenin zamanı start düğmesine basmanızla başlamaz, sizin var olmanız zamanın olması için yeterlidir, yani sizin varlığınızın başlangıcı zamanın başlangıcı olur, makinenin yapılması ve çalıştırılması bu zaman içerisinde olur.
Hayır Sn.RIEB , bir makinanın çalışma saati , zamanı İLK START ile başlar...Makinalar üzerindeki " sayaçlar " da , bu ilk start ile başlar...Ki ben bu öerneği ne için vermişim...;
Sorduğunuz kısmı; eğer zaman yoksa bir süreçten bahsedilemez, yani tanrı yaratsaydı bu bir süreç olurdu, tanrı bir noktada evreni yaratmış olurdu ve öncesinden bahsedebilirdik şeklinde açıklıyor.
Siz bunu demişsiniz....Ben de...;
Ben otomsyonlu bir makina yapıyorum ve bu makinanın zamanı START verdiğimde başlıyor...Bu durum , yani makinanın ilk starttan önce çalışmıyor olması benim olmadığımı mı gösterir...Bir olasılığa göre makina kendiliğinden çalışmaya başlamıştır,diğer olasılığa göre ise çalışabilmesi için bir proses söz konusudur....
Zamanın başlangıcına ilişkin böyle BASİT bir örnek vermişim...Kuantum mekaniğinden değil " zaman kavramından " örneklme yapmışım...Ve bir soru sormuşum...O soruya göre makina beni YOK varsayabilir mi...? Bunun da yanıtını hemen peşinden vermişim,hem evet hem hayır...! İşte bu hem evet hem hayır , ikisi de ayrı ayrı birer OLASILIKTIR...Kuantum mekaniği de bu temel üzerinedir...
-Bir makinanın zaman kavramı İLK START ile başlar...
-Bir insanın zaman kavramı DOĞUMU ile başlar...
-Bir evrenin zaman kavramı BÜYÜK BATLAMA ile başlar...
Ancak bunların hiç birinin ÖNCELERİNDE kabullerimize göre veya farklı zaman kavramlarına yok diyemiyoruz...Niçin...?
-Bir makinanın zaman kavramı İLK START ile başlar...
Bir makinanın " hayal/dizayn/tasarım - projelendirme-imalat-montaj " aşamaları,ilk startın öncesidir...!
-Bir insanın zaman kavramı DOĞUMU ile başlar...
Bir insanın " Meyvelerde Vitamin " hali dahi , onun öncesidir...
-Bir evrenin zaman kavramı BÜYÜK BATLAMA ile başlar...
Bir evrenin büyük patlamaya kadar ki gelen koşulları , onun öncesidir...
Bu bir teori, bulunamazsa başka teori bulunur ve o ispatlanmaya ya da çürütülmeye çalışılır.
Biraz amiyane tabir olacak ama bağışlayın " olursa olur suyu,olmazsa hamur suyu " bağlamında mı...? Bu konuda da sizden farklı düşünüyorum...Formülasyon bulunamaz ise de teori yoluna devam eder...Herhangi bir eksiklik olarak görmemek gerek...Bundan seneler önce CERN niçin yapılamadı...?
Size göre bilim adamları ne yapsın; "hımmm, ol dedi ve oldu ne kadar aptalız" mı?
Şimdi ilk başta söylediğimi farklı açayım...Bilim adamlarına " aptal oldukları hissini " uyandıracak bir şeyler mi söylemiş oldum...?
Sağlıcakla kalınız...
Shawstein
04-12-2012, 16:34
Arkadaşlar bu ne öfke : ) biraz sakin olalım.
Degerli RIEB,
Yeryüzünde simdiye kadar hic bir bilim insani kuantum mekanigini anlamamistir, her kim bunu anladim derse yalan söylüyordur ve bunu gercekten de anlamamistir. Yani henüz hersey bu konuda cok erken.
Cümleniz hatalı çünkü eksik Sayın Natürelist; kuantum mekaniğinin bugün kullanıldığı pek çok alan var, kuantum mekaniğinin çalıştığı alanlar olduğuna göre anlayan insanlar var. E=mc2 kuantum mekaniğidir, bunun ispatını Japonya acı bir şekilde tattı.
Kuantum mekaniğini anlıyoruz ancak tamamını kullanamıyoruz, örneğin Hawking kuantum mekaniğini karadeliğin yüzeyinde çalıştırmayı başarmıştır.
Kime APTAL dedim...Veya hangi cümlem " kesin ilk başlangıç Tanrı işi gerisi fasafiso " dedim,gösterebilir misiniz...? Bakınız bu cümledeki söyleminiz alınganlıktır...Kimseye " aptal " denmediği ve böyle muamele edilmediği halde böyle imiş gibi yansıtma çabasıdır...Bu konuda daha dikkatli olmanızı öneririm...
Evet sizce...Bilim adamının kesinlik olmadan ortaya koyduğu görüşe sıkı sıkıya sarılıp,şöyle bir kesinlik öneriyorsanız...;
Bu bilim adamına söylenecek bir söz değildir.Öncesini açıklıyor diyen sizsiniz.Çünkü bilim adamları SON NOKTADA duruyor...Öncesine geçmiyor,geçemiyor...Geçemeyeceğini , sadece " varsayımda " bulunabileceğini biliyor...Kesinliği ( DETERMİNİZMİ ) patlatan bizler gibi kraldan çok kralcılardır...Buradaki cümlem size özel değildir,ben de yapıyorum bu yanlışı...
Örnğin " Yerçekimi Kanunu " dur, örneğin " Zaman Kavramı " dır , örneğin " Termodinamik " tir....Bakınız son cümleniz dahi INDETERMINIST tir...Belirlenemezciliktir/Belirsizliktir...Son cümlenizi söyleyen zaten bilimin ta kendisi....Kuantum Mekaniğinin de kabulüdür...
Ayrıca Madde ve zamanın bağımsız olmasına itiraz eden mi var...?
Sn.RIEB,aynı zamanda Einstein " Işık hızı AŞILAMAZ " diyor...Ancak maalesef ışık hızının aşılabildiğine dair deney sonuçları ard arda duyuruluyor...Bu ne kadar doğru çıkacak , ne kadar yanlış çıkacak , bilim adamlarının beklediği gibi meraklı gözler olarak bizler gibi sade vatandaşlar da bekliyor sanırım...Bu AŞILMANIN anlamı nedir,ne olabilir...? Kozmik Şişme teorisini sunan Alan Guth'a göre ilk başlangıçta " Işık Hızı Aşılmıştır "...
Sn.RIEB,Kuantum Mekaniği kendi başına,başlı başına bir teori değildir...
Sevgili Bursalı,
Ben alınganlık yapmadım, kötü niyet taşıyan bir sözde değil zaten. Elbette araştıracaklar yeni teoriler olacak diyorum, ancak siz kuantum mekaniğine olasılık diyorsunuz buda Einstein hiç bir şey bulmadı anlamını taşıyor.
Bence bilgi anlamında büyük yetersizlik var; Einstein "Işık hızı aşılamaz" gibi bir cümle kurmamıştır, "madde ışık hızına ulaştığında formunu koruyamaz" demiştir, bunlar çok farklı anlamlar taşıyor.
Ben ilk mesajımda kitabını okumalısınız ve savunmak istemiyorum dedim, sonra "çıkıp birisi bu adamlar tanrı yapıyorsunuz" der dedim. Siz kesinlikle demem dediniz ancak "kraldan çok kralcı" demişsiniz.
Benim bu teoriyi savunmak gibi bir amacım yok; bilimsel olarak Hawking'in teorisindeki denklemlerde tanrıya ihtiyaç yok, eğer bu teori ispat edilirse tanrının yokluğu bilimsel olarak kanıtlanmış olur.
Derseniz ki belki tanrı bunların tamamıdır, protonlar tanrının parçalarıdır, o zaman bu tanrı Einstein'in tanrısı olur, ona itirazım olmaz.
Sonuç olarak bu teori benim değil, savunmuyorum, sadece teori hakkında bilgi vermek için yazıyorum.
Sevgilerimle.
bursali68
04-12-2012, 18:34
Merhaba,
Ben alınganlık yapmadım, kötü niyet taşıyan bir sözde değil zaten. Elbette araştıracaklar yeni teoriler olacak diyorum, ancak siz kuantum mekaniğine olasılık diyorsunuz buda Einstein hiç bir şey bulmadı anlamını taşıyor.
Sn.RIEB , sanırım anlaşamadığımız veya yanlış anlaşılan birşeyler var...Ben " Kuantum mekaniği olasılıktır " demiyorum...Bu teorinin kullandığı temeli De Broglie Hipotezine bağlı Heisenberg'in " Belirsizlik İlkesi " gereği teori OLASILIK-OLASILIK SAPMA hesapları yapar...Eğerki siz Belirsizliği / İndeterminizm ilkesini bu teorinin içerisinden söküp alır,yani beynini çıkarırsanız ,otomatikman teoriyi Determinizme / Belirlilik İlkesine yaslamış olursunuz ki bu durumda olasılık hesaplarını kullanmanıza gerek kalmaz,çünkü " Belirsizlik " durumu/kabulü ortadan kalkmıştır...İşte o zaman da bu teori Kuantum Mekaniği olmaktan çıkar,adı başka bir şey olur...Bir şeyde/olguda blirlilik (Determinizm) varsa Olasılık YOKTUR , belirsizlik (Indterminizm ) varsa olasılık VARDIR...İşin özü budur...
İşte Sn.Natüralist'in de söylemeye çalıştığı " anlaşılma karmaşıklığı " da bu yüzdendir...
Kuantum Mekaniği 25 yıldır takip ettiğim bir konu,yeni değil Sn.RIEB...
ancak siz kuantum mekaniğine olasılık diyorsunuz buda Einstein hiç bir şey bulmadı anlamını taşıyor.
Ayrıca birşeyleri düzeltelim Sn.RIEB...Kuantum Teoremi Einstein'in teoremi değildir...
İlle de birilerinden başlatacaksak bunu Peter Zeeman'dan başlatabiliriz,her ne kadar işin içine olasılık katmasa da.
Bu teoriyi ilk ortaya atan Max Planck'tır,Einstein değil.Ve bu teori OLASILIKLAR üzerine kurulu olan bir teoridir.Sonrasında,Einsten,Dirac,Heisenberg,Schrö dinger,Pauli...,gibi bilim adamları tarafından geliştirilmiştir...Hatta Kuantum Mekaniğinin temel denklemi Schrödinger denklemi olarak kabul edilmektedir.
Burada Einstein,bu teorinin neresindedir,Kuantum Mekaniği , Görelilik Teorisini de kullandığı için Einstein bu teorinin içerisinde gözükür...Zaten Genel Görelilik teoremini,Galileo 'nun Görelilik Teorisi ile birleştirerek ilk ortaya koyduğunda " Öngörüye / Olasılığa / Varsayıma " bağlı olarak ortaya koymuştur...Einstein'in kuramını doğrulayan kendisi değil Schwarzschild'dir... Klasik fiziğin duayenleri Newton ile Maxvell de içerisine otomatikman dahil olur...Bu teoriyi ortaya koyanlar olmasalar da...
İsim babası ve ilk ortaya koyan Planck olduğu halde , bu teoriyi Einstein'e mal edersniz , bu büyük bir hatadır....
Bence bilgi anlamında büyük yetersizlik var; Einstein "Işık hızı aşılamaz" gibi bir cümle kurmamıştır, "madde ışık hızına ulaştığında formunu koruyamaz" demiştir, bunlar çok farklı anlamlar taşıyor.
Anlamsal detaylar çok bir şey ifade etmiyor,konu bağlamında...Einstein " Işık hızı aşılamaz " dememiş,böyle bir cümlesi yokmuş...Peki ne demiş...;
Einstein'in " Özel Görelilik " teorisi gereği...;
" Hiçbir madde ışığın hızına ulaşacak şekilde hızlandırılamaz "
Sizce bu ne demek...? Bunu söyleyen nedir,kimdir..? Bunu söyleyen ÖZEL GÖRELİLİK teoreminin ta kendisidir...Bence bu " Işık hızı aşılamaz " demek ile aynı söylemdir...
Ben ilk mesajımda kitabını okumalısınız ve savunmak istemiyorum dedim, sonra "çıkıp birisi bu adamlar tanrı yapıyorsunuz" der dedim. Siz kesinlikle demem dediniz ancak "kraldan çok kralcı" demişsiniz.
Aynı tanımı kendime de yakıştırdım merak etmeyiniz...Bunun bir yanlışlık olduğu vurgusudur bu ve özür dileyerek bu cümleyi söylüyorum...Eğer bir bilim adamı üzerinde çalıştığı teorinin OLASILIK TEMELLİ bir teori olduğunu biliyor ve sonuç kısmında " BİLİMSEL OLARAK " bir detay söylemiyor,kişisel düşüncesini sunuyor ve insanlar da bunu alıp KESİNMİŞ gibi deklare ediyor ise o zaman bu cümle tam yerindedir...Peki o bilim adamının o düşüncsi benim için ne anlam ifade eder...? Tamamen kendi düşüncesidir ve ÜNLÜ olduğundan SANSASYONEL bir söylemdir,o kadar...
Benim bu teoriyi savunmak gibi bir amacım yok; bilimsel olarak Hawking'in teorisindeki denklemlerde tanrıya ihtiyaç yok, eğer bu teori ispat edilirse tanrının yokluğu bilimsel olarak kanıtlanmış olur.
Sn.RIEB , sizin teoriyi savunmak gibi bir amacınızın olup olmaması da şu an benim tartışma zeminim değil ,kaldı ki Kuantum Mekaniğini ben de savunurum...Ancak tartışma konumuzun ana teması teorinin yanlışlığı veya doğruluğu değil...Doğru diye düşündüğümüz bana göre ve bilime göre OLASILIK temelli , size göre olasılık temeli olayan bir Teorinin duayenlerinden biri olan bilim adamının son cümlesidir...Buna ben OLASILIK ı düşüncesi olarak sundu diyorum , siz KESİNLİK atfediyorsunuz...Anlaşamadığımız yer burası...
Derseniz ki belki tanrı bunların tamamıdır, protonlar tanrının parçalarıdır, o zaman bu tanrı Einstein'in tanrısı olur, ona itirazım olmaz.
Külli Şey'in Tanrı'dır demek " Vahdet-i Vücud " inancına götürür...Benim böyle bir inancım yok...Üstüne üstlük direkt ilk başlangıç için KESİNLİKLE TANRI işidir de demiyorum...Bu yaklaşım sizin yaklaşımınız,KESİNLİKLE TANRI İŞİ DEĞİL demekle...
Sonuç olarak bu teori benim değil, savunmuyorum, sadece teori hakkında bilgi vermek için yazıyorum.
Hepimiz aynıyız bu anlamda...
Sağlıcakla kalınız...
Shawstein
04-12-2012, 19:45
Sevgili Bursalı,
Bu şekilde bir tartışma ile sonuç elde edilmez, çok çelişkili söylemler var, alıntı yaptığınız kaynaklarda belli değil, bir kaynaktan alıntı yaparken lütfen doğrudan kaynağa link verin bu daha etik ve daha doğru olacaktır.
Olasılık konusuna dayanağınız Türkçe vikipedi kaynağı ise ben orayı asla referans olarak kabul etmem, ne yazık ki Türkçe vikipedi yazarları ne bir kaynak gösterir, nede doğru bir cümle yazarlar, tamamen bilgi kirliliği.
Anlaşamadığımız konu kavramların ve cümlelerin anlaşılmaması;
- Hiçlik=Dengedir yani pozitif+negatif=0
- Sizin olasılık dediğiniz şey bilimsel anlamda kararsızlıktır, atomik seviyede parçacıklar kararsızdır.
- "Hiçbir madde ışığın hızına ulaşacak şekilde hızlandırılamaz" ile "Işık hızı geçilemez" aynı anlama gelmez.
- Kuantum mekaniği ile 25 yıl ilgilenmiş birisinin; "Makinenin zamanı ben start düğmesine bastığımda başlar" önermesi kabul edilebilir değil.
Tüm bilim insanlarının bugün karşıt maddeyi arıyor, televizyonlarda "tanrı parçacığı" şeklinde isimlendirilince televizyona çıkıp tepki koyuyor, Hawking teorisinde tanrıya yer olmadığını söylüyor, Hawking kilise tarafından tehdit ediliyor.
Çünkü tanrı bilimin hiç bir denkleminde yer almıyor.
Benim bu teoriyi savunmak gibi bir amacım yok; bilimsel olarak Hawking'in teorisindeki denklemlerde tanrıya ihtiyaç yok, eğer bu teori ispat edilirse tanrının yokluğu bilimsel olarak kanıtlanmış olur.
Çünkü tanrı bilimin hiç bir denkleminde yer almıyor.
Sayin RIEB;
Ben bu kismi anlayamadim.
Bilimsel olarak tanri var mi ki, teori ispat edilince tanrinin yoklugu bilimsel olarak kanitlanmis olsun?
spartacus
04-12-2012, 20:14
Sayın Spartacus,
Belki tam olarak ne kastettiğinizi anlamamışımdır ancak doğru anladıysam;
Atomik seviyede (kuantum mekaniği) protonlar hiçlikten var olur ve yok olurlar, zaman sadece varoluş ile yok olma arasında değil mi? tek bir süreçten bahsetmiyoruz, bu konuyu Einstein açıklamış, Hawking neden tekrar açıklasın ki? bu teori tamamen Einstein'ın kuramına dayanıyor.
Eğer protonun öncesinden bahsediyorsak bunu Hawking güney kutbunda güney yönünden bahsedemeyiz diyerek açıklıyor.
Her iki senede bir fikir değiştirmek tüm bilim adamlarının en beğendiğim yönüdür, bu gelişmenin bir sonucu değil mi? Einstein, Newton'a karşı çıkamam demedi, kimsede engel olmadı, ne güzel işte.
Einstein hiç olmak, hiçlikten gelmek, hiçe dönmek gibi(ki hiç, hiçlik -> bilimin dışıdır) konularda bir şey açıkladığını görmedim, duymadım. Eisntein hiç bir zaman idealist kurguların peşinde olmadı, ama yine de o dönemler idealistler bir bardak suyu ateşe atarak yok ediyorlardı. Şimdi ise kötüye kullandıkları kuantuma yaslanarak bunu yapmaya çalışıyorlar...
Magazinsel sunumlara fazla aldanmamak ve kavramlara dikkat etmek gerekir diye düşünüyorum. Örneğin bir idealist maddenin yok olduğunu şöyle ifade edebiliyor "bir gün güneş patlayacak, yok olacak". Oysa bakın proton, güneş, nötron, atom, dünya ya da herhangi bir yıldız, bunlar öznel ifadelerdir, varlık ise nesnel(ismi, cismi, şekli, biçimi, hali önemli değil). Yani bu öznel şeyler, kendi şahıslarında yokta olabilirler, var da olabilirler. Yani bizim referansımız zaten onlardır, onları referans alabileceğimiz bir yapıya sahipseler var deriz, bu yapı dağılır, yok olur, bozulur vb ise onlar adına yok deriz(dağılan, bozulan, devinen, dönüşen maddeler adına değil).
İlerleyen bölümlerde (karadelikler hala somut anlamda tam anlamıyla tanımlanamamış iken bile)
Kuantum mekaniğini anlıyoruz ancak tamamını kullanamıyoruz, örneğin Hawking kuantum mekaniğini karadeliğin yüzeyinde çalıştırmayı başarmıştır.
demişsin, bu hangi Karadelik?
Teoriler de bilimsel inançlardır. İnançların oluşumunda imgelerimiz büyük rol oynarlar.
Dinsel inançlardan farkları içlerinde biraz matematik, biraz fizik ve biraz da arzularımızın verdiği renklerin bulunmasıdır.
Önceleri teoriler taraftarlar bulur. Aynı bir ilahi dine inananlar gibi. Daha sonra ayrılmalar başlar, dinlerdeki meshepler misali.
Bir zaman sonra da teori bakıma alınır, değişikliklerle süslenerek yeni bir şekilde düzenlemeler yapılır.
Daha sonra deneye tabi tutulduğunda, bunun gerçeklerle bağdaşmayan yanları ortaya çıkmaya başlar. Ancak bu teoriyi bırakmak istemeyenler de vardır. Çünkü alışkanlıklar inançlarla beslenmiştir...
Öyle bir zaman gelir ki bilim insanlarının bazıları inançlarının yanlış olmasına karşın, yine de teoriye inanmakta ısrarlıdırlar. Bırakınca kendilerini boşlukta duyumsarlar.
ÖRNEK vermek gerekirse; Bir zamanlar elektromanyetik dalgaların uzayda ETHER veya ESİR denilen bir ortamda yayındığına bilim insanları inanırlardı. Daha sonra Michelson ve Morley isimli bilim adamları meşhur deneylerini yaptılar ve ETHER var mı,yok mu diye kendi isimleriyle anılan deney sonunda görüldü ki, uzayda ether veya ESİR denilen böyle bir ortam yok...
Ancak bugün dahi bilim insanları arasında ETHER veya ESİR teorisine inananlar mevcuttur.
Büyük Patlama teorisi de bugün bazılarına cazip bazılarına ise yanlış görünebilir. Gerçek zamanla ortaya çıkacaktır. Şimdi ne desek boş...
Sevecenlikle,
Natürelist
04-12-2012, 22:24
Arkadaşlar bu ne öfke : ) biraz sakin olalım.
Cümleniz hatalı çünkü eksik Sayın Natürelist; kuantum mekaniğinin bugün kullanıldığı pek çok alan var, kuantum mekaniğinin çalıştığı alanlar olduğuna göre anlayan insanlar var. E=mc2 kuantum mekaniğidir, bunun ispatını Japonya acı bir şekilde tattı.
Kuantum mekaniğini anlıyoruz ancak tamamını kullanamıyoruz, örneğin Hawking kuantum mekaniğini karadeliğin yüzeyinde çalıştırmayı başarmıştır.
Sevgili RIEB, kimse öfkeli falan degil, en azindan ben degilim, belki böyle algiliyorsundur, benzer yansimalar olabilir, sikma canini...
Ben demiyorum ki bu alanlarda kuantum mekanigi kullanilamaz, hatta en meshur bir örnek size vereyim "manyetik rayli tren" diye bir sey duydunuzmu? sanirim duymussunuzdur... iste bu da "kuantum mekanigi"nin bir ürünüdür. Ancak hic bir bilim insani "kuantum mekanigini" dört dörtlük cözmüstür diyemeyiz, diyen varsa? gercekten de bunu anlamamistir, iste aradaki fark budur, simdi benim yaptigim hata neresinde bunun?
Iyi forumlar...
bursali68
04-12-2012, 22:30
Merhaba,
Bu şekilde bir tartışma ile sonuç elde edilmez, çok çelişkili söylemler var, alıntı yaptığınız kaynaklarda belli değil, bir kaynaktan alıntı yaparken lütfen doğrudan kaynağa link verin bu daha etik ve daha doğru olacaktır.
Çelişki nerede...? Kuantum Mekaniğinin kullandığı BELİRSİZLİK İLKESİ nde mi...? Kuantum mekaniğini araştırdıysanız bunu görmüş olmanız gerek...Ayrıca herhangi bir kaynaktan DİREKT alıntı mı yapmışım...? Siz ne kaynak sundunuz ki kaynak diretmesine başladınız...
Buyrun siz özel bir kaynak...;
Doç. Dr. Mustafa ŞENYEL
Yrd. Doç. Dr. A. Şenol AYBEK
www.anadolu.edu.tr/aos/kitap/IOLTP/2279/unite03.pdf (http://www.anadolu.edu.tr/aos/kitap/IOLTP/2279/unite03.pdf)
Buradan " olasılık " ile ilgili dayanağı çözersiniz sanırım...
Anlaşamadığımız konu kavramların ve cümlelerin anlaşılmaması;
Aynı şeyi tekrar ediyorum , anlaşamadığımız nokta olasılık temelli bir kuramdan yola çıkıp sonucu hiç bir veriye dayanmaksızın KESİN olarak sunmanız...
Hiçlik=Dengedir yani pozitif+negatif=0
Tartışmamız " Hiçliğin Öncesi "...Hiçlik değil...!
Sizin olasılık dediğiniz şey bilimsel anlamda kararsızlıktır, atomik seviyede parçacıklar kararsızdır.
Yanılıyorsunuz...Olasılığa değil , belirsizliğe KARARSIZLIK diyebilirsiniz ancak...Olasılık ise Heisenberg'in BELİRSİZLİK dediği , sizin ise KARARSIZLIK dediğinizin sonuçlarıdır...
Hiçbir madde ışığın hızına ulaşacak şekilde hızlandırılamaz" ile "Işık hızı geçilemez" aynı anlama gelmez.
Sizin için farklı olabilir...Ancak sizin için...Hızlandırılamaz hükmü zaten aşılamayacağını da belirtir...Bakınız aslında bu söylem " Işık Hızı Atlanamaz " ı içermediğinden şu an için bir teoriden ibaret olan TAKYON Teoreminin de önünü açmıştır...O zaman Özel Görelilik aslında şunu da demiş olur mu...;
Işık hızına ulaşacak şekilde hızlanamazsın , ancak ışık hızı sınırına takılmadan atlayıp geçebilirsin...!
Kuantum mekaniği ile 25 yıl ilgilenmiş birisinin; "Makinenin zamanı ben start düğmesine bastığımda başlar" önermesi kabul edilebilir değil.
Sn.RIEB,sanırım ikinci kez aynı şeyi tekrar etmek zorunda kalıyorum..." Bu örneği Kuantum Teoremi için değil ZAMAN KAVRAMI " nın anlaşılması için veriyorum...
Ayrıca makina İLK START verilmeksizin mi çalışıyor...? Sistemi nasıl istiyorsanız öyle kurun,ister PLC kontrollü , ister MEKANİK kontrollü...Ancak ZAMAN SAYACININ nasıl çalışacağını söyleyiniz...
Tüm bilim insanlarının bugün karşıt maddeyi arıyor, televizyonlarda "tanrı parçacığı" şeklinde isimlendirilince televizyona çıkıp tepki koyuyor, Hawking teorisinde tanrıya yer olmadığını söylüyor, Hawking kilise tarafından tehdit ediliyor.
Sn.RIEB , ben mi anlatamıyorum , yoksa bir ısrar mı var bu konuda...Öncesinde NE OLDUĞU BİLİNMİYOR diyorum...Öncesi ,
-Belki yok ( bu bir olasılık ),
-Belki bir MEKANİZMANIN İŞİ karanoktayı oluşturmak aynen üretim yapan bir enstruman gibi ( bu da bir olasılık ) ,
-Belki bir BİZDEN DAHA AKILLI canlılardan birinin halt yemesi ( bu da bir olasılık ) ,
-Belki bir TANRI İŞİ ( bu da bir olasılık )...
Bunlardan hangisi KESİN , NET...? Bakınız ben inançlı biri olabilirim,ancak bu konu altında,bu Teori TU KAKA dır , sonuç yanlıştır,sonuç Yaratıcı işidiri mi savunuyorum , yoksa Olasılık Temellerine dayanan bir Kurama ait sonucun da bir olasılık olduğunu mu söylüyorum...Hangisi...?
Hawking çok değerli bir bilim adamı,bunda hem fikiriz...Ama bir öyle bir böyle iki de bir işin içine , bilimin içine ,Tanrıyı sokuşturursa tabii ki tepki ile karşılanır...
Çünkü tanrı bilimin hiç bir denkleminde yer almıyor.
Peki yer almıyor da ne diye bir bilim adamı sistemin Yaratıcıya ihtiyaç duymadığını söylüyor...? Yani niçin işine gücüne bakmıyor...? Bilimin ilgilenmediği bir yön ile bir açıklama yapılıp bu açıklama da bilime yaslandırıldığında bunun tanımı bilimin SPEKULATİF hale getirilmesidir...
Sağlıcakla kalınız...
Shawstein
05-12-2012, 01:14
Sayin RIEB;
Ben bu kismi anlayamadim.
Bilimsel olarak tanri var mi ki, teori ispat edilince tanrinin yoklugu bilimsel olarak kanitlanmis olsun?
Sayın Neva, tanrı kavramını aslında bilim adamları dile getirmiyorlar, bu insanların arzularından kaynaklanıyor, Einstein ABD'ye gittiğinde bir demeçte tanrı ve İsa hakkındaki fikirleri soruldu, Einstein "insan suretinde bir tanrı fikri oldukça saçma ve çocukça" gibi bir söylemle cevap verdi, tanrı içinde kendi tanrı tanımını yaptı. Birkaç gün sonra ABD halkı ellerinde "Defol git pis Yahudi" gibi pankartlarla sokaklara çıkıp bunu protesto etti, birileri gelip bu insanlara fikrini sorar, bu insanlarda fikrini söyler, fikirlere saygı duymak gerekir diye düşünüyorum. Elbette bilim ve tanrı ortak paydası, kesişimi olmayan çok ilgisiz kavramlar, ancak ben bu işi daha ilgi çekici ve eğlenceli hale getirdiğini düşünüyorum. Hawking'in bir çok röportajını okudum, gazeteci tanrı konusunu açıyor Hawking kendi görüşünü söylüyor ve sonra ekliyor "neden tanrı konusunda bu kadar takıntılısınız?"
Tanrı bilimsel olarak ispatlanmamıştır, bildiğim kadarıyla kimse böyle bir girişimde de bulunmamıştır, bu belki inananların zaten sorgulamıyor oluşundan kaynaklanmıştır.
Ancak, buna engel bir durum yok, eğer bir tanrı varsa bilimsel olarak ispat edilebiliyor olmalı.
Evreni yaratan bir tanrı varsa, evrenin yaratılışı bilimsel bir denklem ile sağlanamıyor olmalı, çünkü biz sadece evrenin işleyiş yasaları ile denklemler kuruyoruz, yaratılış söz konusu ise bu işleyiş yasaları ile açıklanamaz.
Einstein hiç olmak, hiçlikten gelmek, hiçe dönmek gibi(ki hiç, hiçlik -> bilimin dışıdır) konularda bir şey açıkladığını görmedim, duymadım. Eisntein hiç bir zaman idealist kurguların peşinde olmadı, ama yine de o dönemler idealistler bir bardak suyu ateşe atarak yok ediyorlardı. Şimdi ise kötüye kullandıkları kuantuma yaslanarak bunu yapmaya çalışıyorlar...
Magazinsel sunumlara fazla aldanmamak ve kavramlara dikkat etmek gerekir diye düşünüyorum. Örneğin bir idealist maddenin yok olduğunu şöyle ifade edebiliyor "bir gün güneş patlayacak, yok olacak". Oysa bakın proton, güneş, nötron, atom, dünya ya da herhangi bir yıldız, bunlar öznel ifadelerdir, varlık ise nesnel(ismi, cismi, şekli, biçimi, hali önemli değil). Yani bu öznel şeyler, kendi şahıslarında yokta olabilirler, var da olabilirler. Yani bizim referansımız zaten onlardır, onları referans alabileceğimiz bir yapıya sahipseler var deriz, bu yapı dağılır, yok olur, bozulur vb ise onlar adına yok deriz(dağılan, bozulan, devinen, dönüşen maddeler adına değil).
İlerleyen bölümlerde (karadelikler hala somut anlamda tam anlamıyla tanımlanamamış iken bile)
Kuantum mekaniğini anlıyoruz ancak tamamını kullanamıyoruz, örneğin Hawking kuantum mekaniğini karadeliğin yüzeyinde çalıştırmayı başarmıştır.
demişsin, bu hangi Karadelik?
Sayın Spartacus,
Hangi karadelik mizahi bir yaklaşım mı?
Tüm karadelikler için çalıştırılabilir, bir teori ancak tüm evrene uygulanabilirse kabul görür şeklinde bir kural yok mu?
Burada (http://www.gravityfromthegroundup.org/pdf/hawkingradiation.pdf) kuantum çekimi ile ilgili kısa bir doküman var.
Sevgili RIEB, kimse öfkeli falan degil, en azindan ben degilim, belki böyle algiliyorsundur, benzer yansimalar olabilir, sikma canini...
Ben demiyorum ki bu alanlarda kuantum mekanigi kullanilamaz, hatta en meshur bir örnek size vereyim "manyetik rayli tren" diye bir sey duydunuzmu? sanirim duymussunuzdur... iste bu da "kuantum mekanigi"nin bir ürünüdür. Ancak hic bir bilim insani "kuantum mekanigini" dört dörtlük cözmüstür diyemeyiz, diyen varsa? gercekten de bunu anlamamistir, iste aradaki fark budur, simdi benim yaptigim hata neresinde bunun?
Iyi forumlar...
Burada hiç bir hata yok sevgili Natürelist, ben önceki yazınızda kuantum mekaniği hiç bir fizikçi tarafından anlaşılamamıştır demiştiniz, sadece bu bölüme bir itirazım oldu. Anlaşılıyor ancak uygulanamıyor çünkü yeterli imkanlara halen sahip değiliz. Einstein genel görelilik kuramını ispat etmek için tam güneş tutulmasına ait fotoğraflara ihtiyaç olduğunu söyledi, bu fotoğrafları elde etmek 16 yıl sürdü (savaş çıktı, bulut çıktı vs.). Fotoğrafları inceleyen kurum Einstein yanılıyor dedi, sonra başkası çekti yanılmıyor dedi, ne yazık ki bilim adamlarının işi pek kolay değil.
Merhaba,
Çelişki nerede...? Kuantum Mekaniğinin kullandığı BELİRSİZLİK İLKESİ nde mi...? Kuantum mekaniğini araştırdıysanız bunu görmüş olmanız gerek...Ayrıca herhangi bir kaynaktan DİREKT alıntı mı yapmışım...? Siz ne kaynak sundunuz ki kaynak diretmesine başladınız...
Sayın Bursalı,
Kaynak diretmesi yapmıyorum, yazılarınızdaki karakterlerin farklılık göstermesinden dolayı bir yerlerden alıntı yaptığınızı düşündüm, olasılık konusunda bir kaynak varsa tamamını incelemek istedim.
Dokümanı inceledim, orada kullanılan "olasılık" ile sizin kullandığınız "olasılık" kelimeleri aynı anlamı taşımıyor. Örneğin bir parçanın t anında x noktasında olma olasılığını hesaplayan denklem demiş, bu söylem ile Hawking'in teorisi arasında bir bağlantı yok.
Ne yazık ki çelişkili söylemleriniz devam ediyor, özellikle zaman konusunda:
Bir makinenin sayacını durdurduğunuzda zaman durur mu? yada sıfırlandığında zamanda geriye yolculuk mu yapmış oluruz?
Adı üzerinde sayaç zaman ölçer, zamanın kendisi ile ilgisi yok.
bursali68
05-12-2012, 02:55
Merhaba,
Dokümanı inceledim, orada kullanılan "olasılık" ile sizin kullandığınız "olasılık" kelimeleri aynı anlamı taşımıyor. Örneğin bir parçanın t anında x noktasında olma olasılığını hesaplayan denklem demiş, bu söylem ile Hawking'in teorisi arasında bir bağlantı yok.
Bunu niçin diyor...Çünkü t anında x noktasında olup olmadığı BELİRSİZ...! İşte bu yüzden,yani " Belirsizlik İlkesi " uyarınca Olasılık hesaplaması yapmak zorunda...
Birisi küçük parçacıkların mekaniğini açıklamaya (Kuantum Mekaniği),diğeri ise evrenin oluşumunu açıklamaya çalışan (Big-Bang) bir teoridir.
Kabaca söylemek gerkirse Big-Bang ile Kuantum Mekaniği arasında bir ilişki hem vardır hem yoktur...Nasıl mı , şöyle...;
Kuantum mekaniğinin sonuçları, parçacıklarının kütlesi küçüldüğünde ortaya çıkmaktadır.Nasıl ki rölativitenin etkisi ışık hızı civarında ortaya çıkıyorsa,kuantumun etkileri de kütle çok küçüldüğünde ortaya çıkmaktadır.Bu bağlamda,Big-Bang teorisi küçük parçacıklarla ilgilendiğinde Kuantum Mekaniğini dikkate almak zorundadır.Bunu dikkat aldığında da otomatikman Belirsizlik ve buna bağlı Olasılık hesaplamalarının içerisinde bulur kendini...
Veya Hawking teorisini Kuantum Mekaniğinden uzak tutacak ise bunu DEKLARE etmeli ve o teori ile çatışmayı , o teoriyi yanlışlamayı göze almalı...Ancak şu ana kadarki durum böyle değil...
Basit bir tesbit söyleyeyim...Kuantum mekaniği aslında tanrının var olduğu düşüncesine bir darbedir.Big Bang teorisi ise şunu söyler: Evren bir patlamayla oluştu.Kabaca bu.Ancak Hawking sonuç olan düşüncesini açıklarken bilimin ilgi ve araştırma alanında olmamasına rağmen " Bir Yaratıcıya ihtiyaç duymaz " diyebiliyor ise,Kuantum Mekaniğini kendi Kuramına yaslamış demektir...İşte tam bu noktada da Hawking-Kuantum Mekaniği ilişkisi ortaya çıkar...
Ne yazık ki çelişkili söylemleriniz devam ediyor, özellikle zaman konusunda:
Bakınız bir tartışma içerisindeki " çelişki " tanımlaması görecelidir...Yani çelişki size göre var...
-Bir insanın zaman sayacı İLK START ile,yani doğunca başlar,ÖLÜNCE durur...
-Bir makinanın zaman sayacı İLK START ile başlar ,ÖLÜNCE durur...
-Bir evrenin zaman sayacı İLK START ile başlar,ÖLÜNCE durur...
Zamanı durduramadığınız gibi geriye de gidebilmeniz söz konusu değildir...Çelişki bunun neresinde gösterebilir misiniz...?
Adı üzerinde sayaç zaman ölçer, zamanın kendisi ile ilgisi yok.
Hem zaman ölçecek,hem zaman ile ilgisi olmayacak...Siz zaman kavramından ne anlıyorsunuz...? Zamanın kendisi nedir...? Ölçülemeyecek,tesbit edilemeyecek bir şey midir...?
Sağlıcakla kalınız...
Shawstein
05-12-2012, 04:07
Sevgili Bursalı,
Temel kavramlarda çok büyük yanılgı içerisindesiniz,
Atomik seviyedeki belirsizlik, kararsızlık ya da size göre olasılık şudur: Sokaktaki bir insanı gözlemliyoruz ve bu insan bir sokakta yürüyor, bu sokağı kesen bir çok sokak var ve hangi sokağa gireceğini şuan için önceden kestiremiyoruz. Fizikçilerin "kararsızlık" olarak adlandırdıkları şey tam anlamıyla budur. Hangi sokağa girileceğine dair olasılık hesabı yapmak size kalmış bu kuantum mekaniği olasılıklara dayalıdır anlamı taşımaz. Hawking bu parçacığın nerede ortaya çıktığı ile ilgilenmiyor zaten, onun için ortaya çıkmış olması yeterli, evren başlangıçta protondan daha küçüktü diyor ve protonlar aniden ortaya çıkabilir, nerede olursa olsun.
"Bir insanın zaman sayacı ilk start ile başlar ölünce durur" demişsiniz? Siz doğmadan önce zaman yok muydu? Verdiğiniz üç örnek için zaman kavramı tektir, zaman evrenin başlangıç anı ile başlar, evren öldüğünde zaman kavramı yok olur. İnsan ve makine bu sürecin içerisinde bir noktada doğar ve ölür, ancak zaman evren yok olana kadar devam eder.
Zaman ile sayaç arasında bir bağlantı varsa evinizdeki saatin kadranını tutun ve saati durdurun, zaman duracak mı? Ne gibi bir bağlantı var?
Shawstein
05-12-2012, 05:30
Einstein hiç olmak, hiçlikten gelmek, hiçe dönmek gibi(ki hiç, hiçlik -> bilimin dışıdır) konularda bir şey açıkladığını görmedim, duymadım. Eisntein hiç bir zaman idealist kurguların peşinde olmadı, ama yine de o dönemler idealistler bir bardak suyu ateşe atarak yok ediyorlardı. Şimdi ise kötüye kullandıkları kuantuma yaslanarak bunu yapmaya çalışıyorlar...
Magazinsel sunumlara fazla aldanmamak ve kavramlara dikkat etmek gerekir diye düşünüyorum. Örneğin bir idealist maddenin yok olduğunu şöyle ifade edebiliyor "bir gün güneş patlayacak, yok olacak". Oysa bakın proton, güneş, nötron, atom, dünya ya da herhangi bir yıldız, bunlar öznel ifadelerdir, varlık ise nesnel(ismi, cismi, şekli, biçimi, hali önemli değil). Yani bu öznel şeyler, kendi şahıslarında yokta olabilirler, var da olabilirler. Yani bizim referansımız zaten onlardır, onları referans alabileceğimiz bir yapıya sahipseler var deriz, bu yapı dağılır, yok olur, bozulur vb ise onlar adına yok deriz(dağılan, bozulan, devinen, dönüşen maddeler adına değil).
İlerleyen bölümlerde (karadelikler hala somut anlamda tam anlamıyla tanımlanamamış iken bile)
Kuantum mekaniğini anlıyoruz ancak tamamını kullanamıyoruz, örneğin Hawking kuantum mekaniğini karadeliğin yüzeyinde çalıştırmayı başarmıştır.
demişsin, bu hangi Karadelik?
Sayın Spartacus elbette Einstein hiçlikten gelmekten bahsetmemiştir, zaman kavramı için Einstein açıklamıştır dedim, patlamadan önce bu uzaya ait bir zaman olamaz konusunu açıklıyor, teorideki bir çok konuyuda yine onun denklemleri açıklıyor.
Buradaki hiçlik kavramı tamamen evren ve zaman konusunda, belki nötr olarak ifade etmek daha doğru olur. Hiçlik medyanın koyduğu bir isim, çünkü başlangıçta herşeyin teorisiydi.
İşin magazin boyutu ile açıkçası çok ilgilenmiyorum çünkü Einstein'da magazinsel yönü çok kuvvetli bir isimdi, hatta onu bu kadar ünlü yapanda bu yönü oldu, savaş yıllarından sonra kavgalı toplumlara adeta bir barış güvercini olarak sunuldu, mesaj vermekte kullanıldı.
Hatta Einstein şöyle bir laf etmişti ve ben halen bu söze anlam veremiyorum: "Dünyanın jandarması ABD olsun, tüm silahlı güç ABD'nin elinde olsun"
Natürelist
05-12-2012, 09:02
Burada hiç bir hata yok sevgili Natürelist, ben önceki yazınızda kuantum mekaniği hiç bir fizikçi tarafından anlaşılamamıştır demiştiniz, sadece bu bölüme bir itirazım oldu. Anlaşılıyor ancak uygulanamıyor çünkü yeterli imkanlara halen sahip değiliz. Einstein genel görelilik kuramını ispat etmek için tam güneş tutulmasına ait fotoğraflara ihtiyaç olduğunu söyledi, bu fotoğrafları elde etmek 16 yıl sürdü (savaş çıktı, bulut çıktı vs.). Fotoğrafları inceleyen kurum Einstein yanılıyor dedi, sonra başkası çekti yanılmıyor dedi, ne yazık ki bilim adamlarının işi pek kolay değil.
Anladim sevgili RIEB, neyse artik bu anlasilma anlasilmama konusunu bir tarafa birakirsak, tabii ki fiziksel kuantum etkileri modern teknolojinin bircok uygulamalarinda önemli bir rol oynamaktadir. Saglik alaninda olsun kullandigimiz günlük cihazlar alaninda olsun, hayatimizda bir cok alanda parcasi olmustur. Mesela atomik saat, elektron mikroskobu, manyetik rezonans görüntüleme, lazer, hatta nükleer silah gelistirme kuantum mekaniginin kavramlari ile önemli bir rol oynamaktadir. Su anda girisimler kuantum bilgisayari gelistirmek icin büyük bir caba sarfediliyor. Arastirmalarin diger bir alani ise, "kuantum teleportu" keyfi mesafelere kuantum durumlari aktarma yollari ile ilgili. Ve bunlardan basarili bazi deneyler yapilmistir. Suraya bakabilirisin bu konuda; http://www.turandursun.com/forumlar/newreply.php?do=newreply&p=469319
http://www.bilim.org/kuantum-isinlanma-rekoru-kirildi.html
Bir gün bakmissin bizi 6.yüzyila da isinlayabilirler :bounce:
Iyi forumlar...
bursali68
05-12-2012, 13:37
Merhaba,
Temel kavramlarda çok büyük yanılgı içerisindesiniz,
Atomik seviyedeki belirsizlik, kararsızlık ya da size göre olasılık şudur: Sokaktaki bir insanı gözlemliyoruz ve bu insan bir sokakta yürüyor, bu sokağı kesen bir çok sokak var ve hangi sokağa gireceğini şuan için önceden kestiremiyoruz. Fizikçilerin "kararsızlık" olarak adlandırdıkları şey tam anlamıyla budur. Hangi sokağa girileceğine dair olasılık hesabı yapmak size kalmış bu kuantum mekaniği olasılıklara dayalıdır anlamı taşımaz.
Sn.RIEB,uzun uğraşlar sonucu sanırım belli bir noktada anlaşabildiğimiz yer...;
Atomik seviyedeki belirsizlik, kararsızlık ya da size göre olasılık şudur: Sokaktaki bir insanı gözlemliyoruz ve bu insan bir sokakta yürüyor, bu sokağı kesen bir çok sokak var ve hangi sokağa gireceğini şuan için önceden kestiremiyoruz. Fizikçilerin "kararsızlık" olarak adlandırdıkları şey tam anlamıyla budur.
Burası...
Kuantum Mekaniği buna BELİRSİZLİK İLKESİ diyor...Yok zararı sizin dediğiniz gibi KARARSIZLIK olsun...Yapmış olduğunuz benzetme kabaca aynı şey...
Sn.RIEB , sanırım anlaşamadığımız noktalardan biri...;
Hangi sokağa girileceğine dair olasılık hesabı yapmak size kalmış
Burası...
1-Kuantum Mekaniği,parçacığın " dalga fonksiyonu " gereği belirsizlik olduğunu söyler...
2-Bu belirsizlikler nedeniyle " araştıranın-inceleyenin-sorgulayanın " karşısına MECBUREN OLSASILIKLAR çıkar...
3-Bu olasılık çeşitliliği-fazlalığı belirsizliği artırır...
4-Bu belirsizliği BELİRLİ hale yaklaştırmak veya tam tesbit edebilmek için OLASILIK hesapları yapılmak ZORUNDADIR...
Yani olasılık hesapları yaparak en doğruya,en belirgine ulaşabilmek için " olasılıkları azaltmak " benim,Ali'nin,Veli'nin... " kararına kalan bir şey değildir...Bu yapılmak zorundadır,yoksa Kuantum Mekaniğinden söz edemezsiniz...
Hawking bu parçacığın nerede ortaya çıktığı ile ilgilenmiyor zaten, onun için ortaya çıkmış olması yeterli, evren başlangıçta protondan daha küçüktü diyor ve protonlar aniden ortaya çıkabilir, nerede olursa olsun.
Sn.RIEB " protonlar aniden ortaya çıkabilir " demek dahi OLASILIK tır...Bir olasılıktan yola çıkarak yaptığı SPEKULATIF değerlendirme,kendisinin Kuantum Mekaniğinin de içinde olabileceğinin en büyük göstergesidir...
Aniden ortaya çıkışın " ORTAM ŞARTLARI " var mıdır,yok mudur...? Var ise ispatı ,teorisi nedir , yok ise ispatı,teorisi nedir...?
Bir insanın zaman sayacı ilk start ile başlar ölünce durur" demişsiniz? Siz doğmadan önce zaman yok muydu? Verdiğiniz üç örnek için zaman kavramı tektir, zaman evrenin başlangıç anı ile başlar, evren öldüğünde zaman kavramı yok olur. İnsan ve makine bu sürecin içerisinde bir noktada doğar ve ölür, ancak zaman evren yok olana kadar devam eder.
Sn.RIEB,kavram kargaşasına sürüklüyorsunuz...Cümleme niçin dikkat etmiyorsunuz...;
-Bir insanın zaman sayacı İLK START ile,yani doğunca başlar,ÖLÜNCE durur...
Ne diyorum ; " Bir insan için zaman doğduğu anda ilerlemeye başlar "...Bu çarpıtılacak bir şey mi...? Siz 5 yaşında falan mı doğdunuz...? Veya EVREN yaşında mısınız...?
Çarpıttınız,çarpıttınız,sonunda benim verdiğim basit örneklerin sonucuna geldiniz,nasıl geldiniz...;
ancak zaman evren yok olana kadar devam eder.
Gidin yukarıya bir bakın ben ne demişim...Ben vereyim tekrar...;
Bir evrenin zaman sayacı İLK START ile başlar,ÖLÜNCE durur...
İyi de benim dediğimi niçin tekrarlıyorsunuz...Daha iyi anlaşılması için mi...?
Verdiğiniz üç örnek için zaman kavramı tektir,
Tabii ki tektir...Her biri genel anlamda zaman kavramının başlangıç ve bitiş şekline birer örnektir...Her biri ayrı bir zaman kavramına işaret etmiyorum ki...! Her birini bir EVREN örneği olarak veriyorum...
Zaman ile sayaç arasında bir bağlantı varsa evinizdeki saatin kadranını tutun ve saati durdurun, zaman duracak mı? Ne gibi bir bağlantı var?
Işık hızı ile ZAMAN arasında nasıl bir bağıntı/bağlantı var...?
Ölçümleme size ne ifade ediyor...? Sayaç ile zaman ölçümlemesi gerçekleştirirsiniz...Kadranı tuttuğunuzda zaman tabii ki durmayacak,sizin ölçümünüz durur sadece...
Sn.RIEB,burada sayaç durduğunda zamanın duracağını söyleyen kim...? Benim örneklerimin üçü de birbirine benzerdir ve diğer ilk söyldiklerim de çelişmez...;
Ben otomsyonlu bir makina yapıyorum ve bu makinanın zamanı START verdiğimde başlıyor...Bu durum , yani makinanın ilk starttan önce çalışmıyor olması benim olmadığımı mı gösterir...Bir olasılığa göre makina kendiliğinden çalışmaya başlamıştır,diğer olasılığa göre ise çalışabilmesi için bir proses söz konusudur....
Ayrıca makina İLK START verilmeksizin mi çalışıyor...? Sistemi nasıl istiyorsanız öyle kurun,ister PLC kontrollü , ister MEKANİK kontrollü...Ancak ZAMAN SAYACININ nasıl çalışacağını söyleyiniz...
-Bir makinanın zaman kavramı İLK START ile başlar...
-Bir insanın zaman kavramı DOĞUMU ile başlar...
-Bir evrenin zaman kavramı BÜYÜK BATLAMA ile başlar...
-Bir insanın zaman sayacı İLK START ile,yani doğunca başlar,ÖLÜNCE durur...
-Bir makinanın zaman sayacı İLK START ile başlar ,ÖLÜNCE durur...
-Bir evrenin zaman sayacı İLK START ile başlar,ÖLÜNCE durur...
Bakınız bunlar benim ZAMAN KAVRAMI için verdiğim ve pekiştirdiğim örnekler...
Peki sizin bu örnekler kaşısındaki algınıza bakalım...;
Kuantum mekaniğinden bahsediyoruz, bu şekilde mi örnekleyeceğiz?
Örnek klasik yasalara da aykırı olmuş; makinenin zamanı start düğmesine basmanızla başlamaz, sizin var olmanız zamanın olması için yeterlidir, yani sizin varlığınızın başlangıcı zamanın başlangıcı olur, makinenin yapılması ve çalıştırılması bu zaman içerisinde olur.
- Kuantum mekaniği ile 25 yıl ilgilenmiş birisinin; "Makinenin zamanı ben start düğmesine bastığımda başlar" önermesi kabul edilebilir değil.
Ne yazık ki çelişkili söylemleriniz devam ediyor, özellikle zaman konusunda:
Bir makinenin sayacını durdurduğunuzda zaman durur mu? yada sıfırlandığında zamanda geriye yolculuk mu yapmış oluruz?
Zaman ile sayaç arasında bir bağlantı varsa evinizdeki saatin kadranını tutun ve saati durdurun, zaman duracak mı? Ne gibi bir bağlantı var?
Sn.RIEB sayacı durdurmak nereden çıktı...? Benim örneklerimde sayacı durdurmak var mı...? Yok...
Peki genel zaman kavramı içerisinde bir kesit olarak mı sunmuşum bu örnekleri...? Hayır...
Zamanda geriye gitmekten falan bahsetmiş miyim...? Yine hayır...
Zamanı durdurmak var mı...? Evet...Ve tek seçenek olarak ÖLÜMÜ-BİTİŞİ ile...İster insan,ister makina,ister evren örneğine bakın...Hepsi aynı başlangıç aynı bitiş...
Yani bu durumda...;
-Bir insanın zaman sayacı İLK START ile,yani doğunca başlar,ÖLÜNCE durur...
-İnsan BİR EVREN dir...
-Bir makinanın zaman sayacı İLK START ile başlar ,ÖLÜNCE durur.
-Makina BİR EVREN dir...
-Bir evrenin zaman sayacı İLK START ile başlar,ÖLÜNCE durur
-Evren zaten EVREN dir...
İlk iki örneği EVREN olarak göremezseniz,evren benzetmesi/teşbihi olarak algılayamazsanız,kadran tutma eylemlerine kalkışır,sonra da buna " kavram kargaşası " tanımı yapılır...Yani buradaki sorun algı sorunudur...Ya ben yanlış algılanmasına sebep olmuşum,ya da siz yanlış algılamışsınız...İkisinden biri...
Evrenin zaman sayacı nasıl ki İLK PATLAMA ile çalışmaya başlamış ise yine tersi bir şekilde ÖLÜMÜ-BİTİŞİ (İsterseniz buna dönüşüm için bitişi-yokoluşu da diyebilirsiniz) ile çalışması duracaktır...Evrenin zamanını durdurabilmeniz veya evrendeki zaman olgusunu durdurabilmeniz mümkün mü....? Mümkün değil...!!! Bir KADRAN bulup tutsanız da mümkün değil...Bu mümkün ise diğer iki seçenekte de mümkün...!
Sağlıcakla kalınız...
Shawstein
06-12-2012, 01:48
Sayın Bursalı, Olasılık ya da zaman konusunda sizi destekleyen çıkarsa tekrar görüş bildirebilirim, şuan için bu konuda yanıldığınız açık diye düşünüyorum.
Sayın Natürelist, paylaşımlarınız için teşekkürler, kuantum bilgisayarını bekleyen pek çok alan var, bilgisayar teknolojisinin hızlı geliştiği düşüncesi hakim olsada artık mevcut işlemciler ısınma sorunundan dolayı tıkanmış durumda, meteoroloji ve genetik başta olmak üzere pek çok alanın daha üstün teknolojiye ihtiyacı var.
Natürelist
06-12-2012, 08:30
Sayın Bursalı, Olasılık ya da zaman konusunda sizi destekleyen çıkarsa tekrar görüş bildirebilirim, şuan için bu konuda yanıldığınız açık diye düşünüyorum.
Sayın Natürelist, paylaşımlarınız için teşekkürler, kuantum bilgisayarını bekleyen pek çok alan var, bilgisayar teknolojisinin hızlı geliştiği düşüncesi hakim olsada artık mevcut işlemciler ısınma sorunundan dolayı tıkanmış durumda, meteoroloji ve genetik başta olmak üzere pek çok alanın daha üstün teknolojiye ihtiyacı var.
Rica ederim sayin RIEB, ben tesekkür ederim. Evet bu böyle görünüyor, ilerki caglarda bunlari bizler yasamayip göremeyecegimiz gibi, su an "kuantum mekanigin insanlarin yararina hayal edemeyecegimiz ürünler verecegini de kestirebiliriz, yeterki "kötü'ye kullanmasinlar"...
Iyi forumlar...
Bilim insanları, “Evren büyük bir patlamadan meydana geldi” diyorlar. Bu, uygun olmayan bir varsayımdır. Şayet patlama olsaydı; dağılan parçalar, kıvrılmadan; yani galaksileri ve güneş sistemlerini meydana getirmeden, aldıkları hız üzere yolculuk yaparlardı. Çünkü, evrende Dünya içerisindeki gibi bir sürtünme yok. Bu yüzden, bir patlamayla uzaya saçılan parçaların kıvrılmaları, evren yasalarına aykırıdır.
Son Adem Varoluşun Sırrı (www.sonadem.com): sayfa 32
Cafer Gezgez Abdullah
Galâksimiz Samanyolu, bilim insanlarının iddia ettiği gibi merkezden dışa genişleyerek değil, aksine içe doğru büzülerek dönüyor. Bizim Güneş de dahil, içindeki bütün yıldızlar galâksi merkezine doğru yolculuk yapıyor. Yâni; Güneş, galâksi merkezine yaklaşıyor. Bilginlerin
savunduğu, “evrenin büyümesinden dolayı galâksilerin birbirlerinden uzaklaştıkları” görüşü doğru değildir. Komşu galâksilerin bizden sürekli uzaklaşıyor gibi görünmelerinin sebebi; hem bizim galâksimizin, hem de o galâksilerin devamlı içe doğru büzülmeleridir.
Son Adem Varoluşun Sırrı (www.sonadem.com): sayfa 34
Cafer Gezgez Abdullah
Nevandaar
06-03-2013, 04:14
http://videoixir.com/izle/72878/family-guy-evrim-ve-yaratilis-altyazili-hq.html
Ahlaksız
20-04-2013, 19:37
http://videoixir.com/izle/72878/family-guy-evrim-ve-yaratilis-altyazili-hq.html
Budur işte :first:
Ahlaksız
18-09-2013, 01:09
Bilimsel bulgular tarih boyunca her zaman dogmalarla çelişmiştir, ama farklı bilimsel disiplinler arasında sürekli bir uyum söz konusudur. Bu yazıda evrenin tarihi ile maddenin evriminden bahsedilecek ve biyolojik evrimin neden kaçınılmaz olduğu gösterilerek, fizik bilimleri ile biyoloji bilimleri arasındaki uzlaşma vurgulanacaktır.
DEVAMI... (http://kozmopolitaydinlar.wordpress.com/2010/12/05/evrenin-evrimi-kerem-cankocak-cern-cenevre/)