PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Düşünsel Bir Serüven


DinsizKisi
12-12-2012, 15:01
Dinden nasıl çıktım? Beni koparan şey neydi? Bunu kısaca açıklayabilmeyi çok isterdim, fakat kısa değildi. Psikolojik olarak olmasa da dinden çıkışım düşünsel anlamda çok yoğun bir süreçti. Bilime her zaman meraklıydım, çok küçük yaştan itibaren anlayabileceğim seviyelerdeki popüler bilim kitaplarından başladım ve yavaş yavaş kapsamlarını genişlettim. Biyoloji özellikle ilgimi çekiyordu, evrimi halihazırda kanıksamıştım. Dine inanıyordum, hatta bir cemaat öğrencisiydim (6 sene boyunca) ama evrim ve dinin birbiriyle “çelişebilir” şeyler olduğunu düşünmüyordum. Zira ne fen derslerimizde, ne de sohbetlerimizde açıkça yaratılışçılık propogandası yapılmamıştı.



Her neyse, okulum aracılığıyla olmasa da arkadaşımın babası aracılığıyla Harun Yahya ve onun sonu gelmeyen belgesel – kitap serileriyle tanıştım. Bilgim yeterli değildi, dolayısıyla yaratılışçı iddialar, “alıntı madenciliği” vb. bana ikna edici gelmişti. Bir süre evrim karşıtı oldum, fakat daha fazla dayanamayıp bilimsel kaynaklarda derinlemesine bir tarama yapmaya karar verdim. Sonuçta tuhaf gelmişti, devletin bilim kurumu Tübitak’ın bilim kitapları evrim hakkında yalan söyleyebilir miydi?


Taramam esnasında bilgim arttıkça yaratılışçıların bazı yerlerde eksik bilgi verdiğini, bazı yerlerde düpedüz “yalan” söylediğini, bazı yerlerde ise alıntıları kapsam dışında verdiklerini gördüm. Peki ne oldu? Doğal olarak “yaratılışçı” dindar insanların “samimiyetleri”ne dair güvensizliğim filizlenmeye başladı. Bu yaratılışçı hareketin yurtdışındaki ayaklarını, ödenek kaynaklarını araştırdıkça dibim düştü.


Fakat bu noktada hala dine inanıyordum, evet. Kur’an’ı asla tam anlamıyla okumamıştım. Fakat okumam gerektiğini, sohbetlerde verilen bilginin “ötesine” geçmem gerektiğini düşünmeye başladım. 1 gün içinde –oldukça sıkılarak, Kur’an hiç akıcı değildir bildiğiniz üzere- yuttum Diyanet Meali’ni. Anlam veremediğim belki de yüzlerce şey oldu… Bir kadın neden şahitlikte erkeğin yarısıydı? Neden düşüncenin yeri “kalp” olarak geçiyordu? Neden yıldızların “şeytan taşlamak için ateş taneleri oldukları” söylenmişti? Neden Tarık Suresi’nde –ki söz konusu ayet bir mucize iddiası için kullanılır- Tarık’ın anlamı Venüs olmasına rağmen Tarık’a “yıldız” deniyordu? Kafam karıştı, çeşitli İslami kaynakların açıklamalarını okumaya başladım, sonucu tahmin edebilirsiniz. İkna olmamıştım.


Bu noktadan sonra kendimi bir Deist olarak tanımlamaya başladım. Fakat sorgulamaya bir kere başlamıştım ve ilham kaynaklarımdan Richard Feynman’ın dediği gibi “Bu noktadan sonra uçurumun kenarındasınızdır, geriye dönüş çok zordur.” Sadece birkaç hafta geçmişti Deist olmamın üzerinden fakat sorgulamamın kapsamını hızla artırdım. Odağa “Tanrı”nın ta kendisini yerleştirdim. Bir insan nasıl ateist olabilirdi ki? Tanrı’nın varlığı içime çektiğim hava kadar aşikar görünüyordu benim için. Amerikalı din felsefecisi Alvin Plantinga Tanrı’ya bu özelliğinden dolayı “temel inanç” der. Kanıtlanması ya da sağlam argüman sunulması gerekmediğini söyler –elbette elde sağlam argümanların bulunduğunu da ekleyerek-.


Tanrı’ya dair geleneksel iddiaları inceledim, düşündüm, düşündüm… Tanrı’nın en azından “şüphe götürebilir” olduğunda karar kıldım. Ve 3 sene boyunca Agnostisizm’in ve bilimsel yöntemin “bayrak sallayan” bir savunucusu oldum, özellikle tartışma platformlarında kendimi biledim, saygılı bir üslupla, kişilere değil argümanlara saldırarak.


Bu şekilde gayet iyi ilerlerken Evrim’den sonraki ilgi alanım, yani Kozmoloji beni çağırdı. Evrenin kökeni sorununu özellikle incelemeye başladım. Çeşitli kozmolojik modelleri gördükçe –ve ateizmin tanımını da tanrının yokluğundan kesin olarak emin olmak biçiminde yapmamaya başladıktan sonra- Tanrı’nın var olmamasının olmasından daha büyük bir ihtimal olduğunda karar kıldım. Şu anda bir ateistim. Ailem ateist olduğumu biliyor fakat bilgileri yeterli olmadığından beni tartışma yapmadan rahat bırakıyorlar. Arada maymun gördüklerinde “bak akrabaların çıktı hehe” diyip sataşıyorlar o kadar :)

Subat
12-12-2012, 15:08
Güzel bir hikaye.
Hoş geldiniz aramıza. Paylaşımlarınızla renk katacağınız aşikar.
Olaki bir gün maymun esprisini yapmayan bir aile görürsem, kendilerine sıkı sıkı sarılacağım :)

vartor
12-12-2012, 17:20
Cok guzel anlatmissiniz dinsiz olusunuzu; asil etkenin, dinin kendisi oldugunu soyleyebilir miyiz? Genellikle dinini arastirmayan imanlilar kendi beyinlerinde yarattiklari bir dine inanirlar, ve gerek gormezler sorgulamaya. Ateistlerin buyuk bir cogunlugu, dinlerini, kitaplarini, bazen bir din adamindan da fazla bilirler. Dinden cikmanin asil nedeni, dinlerin sacmaligini fark etmeleridir.

DinsizKisi
13-12-2012, 13:59
Cok guzel anlatmissiniz dinsiz olusunuzu; asil etkenin, dinin kendisi oldugunu soyleyebilir miyiz? Genellikle dinini arastirmayan imanlilar kendi beyinlerinde yarattiklari bir dine inanirlar, ve gerek gormezler sorgulamaya. Ateistlerin buyuk bir cogunlugu, dinlerini, kitaplarini, bazen bir din adamindan da fazla bilirler. Dinden cikmanin asil nedeni, dinlerin sacmaligini fark etmeleridir.

Çoğunlukla bu şekilde ama bazıları iyi bilmelerine rağmen aksi ihtimali "görmek istemiyor". Doğruyu önceden kabul ettikleri için birer "apolojist" oluyorlar. Yani "uyuşmazlığı" yeniden daha derin bir şekilde yorumluyorlar, tam tersini yapmaları gerekirdi.