PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Tanrı'nın Yokluğu Kanıtlanabilir mi?


DinsizKisi
13-12-2012, 15:11
İçimdeki Agnostik'ten Not: Bu yazı sadece "bir şeyin yokluğu kanıtlanamaz" biçimindeki iddiaya karşıdır. Her halükarda çürütülemeyecek tanrı tasvirleri elbette kurulabilir. Mesela "Evreni tamamen fiziğin açıklayabileceği bir şekilde var etmiş, etliye sütlüye karışmayan bir tanrı" bu tarz bir varlıktır. -gerçi Occam'ın Usturası'ndan derin yaralar alır-

Öncelikle belirtmek istiyorum, bu yazı benim şahsi görüşlerimden oluşmaktadır. Dinsiz sayfasının genel tavrıyla karıştırılmamalıdır. Başlayalım!

Eğer ki internette az çok teist siteleri gezip, görüşlerini okuduysanız şu savla karşılaşmış olmanız muhtemeldir: “Hiçbir şeyin yokluğu kanıtlanamaz, kanıtlanabilen şey varlıktır. Dolayısıyla ateizm mümkün olmayan bir duruştur.”

Bir şeyin yokluğu kanıtlanabilir mi? Diyelim ki pembe ve kanatlı bir fil. Evrenin her köşesini aramadığınız sürece, bu filin var olmadığını herhangi bir şekilde kanıtlayabilir misiniz? Sanmam. Peki aynı prensibi tanrıya uygulayabilir miyiz?

Benim yanıtım kısa ve net: Hayır. Herhangi bir maddi varlığın yokluğunu kanıtlamak ile tanrının yokluğunu kanıtlamak arasında ilke bazında çok önemli farklılıklar vardır. 1.si Tanrı’sı olan bir evren ile Tanrısız evren arasında, kıyaslanabilir bazı farklılıklar olacağıdır. Ama herhangi bir gezegende 1 adet pembe ve kanatlı fil bulunan bir evrenle bulunmayan bir evren arasında sınanabilir herhangi bir farklılık düşünebilir miyiz?
Hayır. Dolayısıyla tanrı, sıradan bir varlığın aksine varlığı ve yokluğu “sınanabilecek” bir varlıktır. Çünkü, varlığının bütün evrene etki edeceği öngörülür. Bu etkiler de dolaylı olarak bilimsel yöntemle sınanabilir.

2.si, vasıfları birbiriyle çelişen varlıkların var olamayacağıdır. Sıradan varlıklar herhangi bir konuda “mutlak” olma iddiasında değiller. Dolayısıyla vasıfları birbirleriyle çelişemez. Hiçbir vasıfta maksimum değillerdir, belli bir aralıkta dolaşırlar.

Vasıfları çelişen bir varlık var olamaz derken neyi kastediyorum? Basit bir örnek: Bir cisim metreden aynı anda hem daha uzun hem daha kısa olamaz. Ya da aynı anda hem “mutlak iyi” hem de “egoist” olamaz. Dolayısıyla böyle bir varlık yoktur vb.

Carl Sagan meşhur bir sözünde: “Kanıtın yokluğu yokluğun kanıtı değildir.” der. Kendisi bunu uzaylılar için kullanmıştır ama genellikle tanrı için ödünç alınır. Fakat şunu unutmamalı: Eğer tanrıyı bir çok alanda kolayca sınama şansınız bulunmasına rağmen hala tek bir kanıt dahi bulamadıysanız, bu ibreyi “yokluk” yönünde ilerletecektir. Hiçbir kanıt olmamasına rağmen alternatiflere “eşit mesafede kalalım” demek makul değildir. Zira kanıtın yokluğu yokluğun kanıtı olmasa da varlığın kanıtı hiç değildir.

Bu yazı ve daha fazlası için Facebook sayfama bekliyorum: http://www.facebook.com/nontheistpeople

Jesus-Christ
04-01-2013, 21:08
Ateizmi son zamanlarda farklı tanımlamaya gittiler. Ateizm bir inanç değil, inancın reddiymiş onlara göre. Bense ateizmin Teizm gibi bir inanç olduğunu düşünüyorum.

Tanrı'ya inanıyorum. Tanrı vardır- Teizm

Tanrı'ya inanmıyorum, Tanrı yoktur- Ateizm

Tanrı'nın varlığına olan güven inançtır. İman, görünmeyen şeylerin varlığından emin olmaktır der İncil. Bu tanımlamadan hareketle, ateizm de Tanrı'nın var olmadığından emin olmaları yani buna iman etmeleridir. Bir ateist için, ateizm ile imanı yan yana görmek biraz tuhaf kaçsa da bu gerçek ateizmin inancın ötesine geçemeyeceği ortadadır.

Bilgi, bil- mekten gelir. Yani bilgi, bilinendir.

Ateistler için tek gerçek bilgi, bilimsel bilgi olduğuna göre kendilerini dinsel, gündelik, teknik bilgiden sınırlıyorlar anlaşılan. Biz de bir an için tek gerçek bilginin bilimsel bilgi olduğunu farz edelim.

Tanrı, Teolojik, metafizik bir kavramdır ve bilimsel bir terim değil dinsel bir Terim'dir.

Bizim Tanrımız hakkında bilgi sahibi olmak isterseniz İncili açıp okuyabilirsiniz. Tanrımız hakkında bir bilim kitabına bakıp, hakkında bilgi edinmeye çalışmak akıllıca olmayacaktır. Bu da demektir ki, laboratuarda tanrı kavramını araştıramaz ve orada bu konuda bilgi edinemezsiniz.

Elinizde tanrının olmadığına dair bilimsel bir bilgi [big bang örneğininde mesela] yoksa yapılan açıklamalar inanç olacaktır. [benim elimde dinsel bilgi vardır ve bu bilgi diridir, yaşamları değiştirir, mucizeler yaratır. ]

Bilginin dışında kalanlar inanç, fikir, varsayım, söylence, ideolojidir. Çünkü bilgi, bil-inendir demiştik. Herkes tarafından genel kabul görmesi gerekir. (Tek gerçek, bilimsel bilgi ise) Big Bang I'n arkasında bir DEVİNDİRİCİ güç var mı yok mu? Varsa nedir? Bunu dahi henüz bilmiyorken, yani bu konuda bilimsel anlamda bir tanımlama yokken, böyle bir gücü baştan reddetmek ise İNANÇtır.

Bu doğrultuda;

Ateizm bir ÖN KABULdür. Tanrıyı baştan reddeder.

Ben bir ötesine daha geçip, ateizmi dogma olarak niteliyorum.

Ateizm NEDEN DOGMAdır.

Tanrı'nın kesin olarak var olmadığı yönünde bir itiraf beraberinde elbette zihinlerde dogmalar duvarı inşaa eder. Bu kaçınılmazdır. Tanrı'ya bir kapı aralıyor musunuz? Tanrı'nın varlığına ilişkin olasılık veriyor musunuz? Bu iki ve benzer soruların samimi cevabı, bir ateistin dogmalara ne derece sarılı olduğunun derecesini gösterecektir.

Tanrı'nın var olduğunu biliyorum- bu bir inançtır. Örneğin benim inancım.

Tanrı'nın var olmadığını biliyorum.- bu da inançtır.

O halde Ateizm, herhangi bir bilgiden yola çıkmak değil,

Reddediş, kabullenmemektir.

Yani ateistler ortaya bir bilgi koymuyor.

Benim var dediğime karşı argüman sunuyor.

Çoğu zaman var dediğim tanrıyı eleştiriyor, yargılıyor.

Hergün, var olmadığını iddia ettiği Tanrı hakkında konuşuyor, hatta bazen kavga ediyor/ tartışıyor.

Yaşam[ canlılık] ancak bir yaşamdan gelir. Biz bunu görüyoruz. Ancak yaşamın yani canlılığın cansız maddelerden çıktığını görmüyoruz. Tanrı'nın var olduğuna inanıyor ve bunu söylemekten sevinç duyuyoruz.

Ateist, bir Tanrı'nın var olma olasılığını düşünebilir mi? Bunu dahi düşünemiyor yada sahip olduğu ideoloji izin vermiyorsa evet Baştan da dediğim gibi bir dogmadır, ön kabuldür, inançtır.

strong
04-01-2013, 22:45
Ateizmin A sından haberin yok,ateizm tanımı yapıyorsun.
Ateizm ya da tanrıtanımazlık, tüm tanrılara (http://tr.wikipedia.org/wiki/Tanr%C4%B1) ve ruhsal (http://tr.wikipedia.org/wiki/Ruh) varlıklara olan metafizik (http://tr.wikipedia.org/wiki/Metafizik) inançları reddeden ve var olan gerçekliği (http://tr.wikipedia.org/wiki/Ger%C3%A7eklik) inanç (http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0nan%C3%A7) yoluyla açıklamayı kabul etmeyen bir felsefi düşünce akımı (http://tr.wikipedia.org/wiki/Felsefi_d%C3%BC%C5%9F%C3%BCnce_ak%C4%B1m%C4%B1).
Kısacası,senin inandığın tanrın da dahil,bütün hayal ürünü şeyleri reddederiz.
Akıl bunu gerektirir.

Sesli
04-01-2013, 23:18
Burada sorun TANRI kavramından ne anlaşıldığıdır. TANRI'yı ilahi dinlerden anlayan bir anlayış doğal olarak imgesel bir tanrıdan söz ediyordur.Tanrının karısı, kocası, kitabı, kalemi, dini, imanı, oğlu, kızı veya ELÇİSİ olmaz. Bunlara ihtiyaç duyanlar sadece insanlardır.

Tanrı için vardır yoktur derken kasdedilen de ilahi dinlerin imgesel tanrılarıdır.

Ancak eğer siz varoluşun bir kaynağı olması gerektiğini, yani nasıl varolduğunuzu açıklayabiliyorsanız işte bu açıklama TANRIDIR...

Tanrı yaratıcı olamaz. Çünkü o zaman onu da yaratana ihtiyacı olur. İlahi dinlerdeki imgesel tanrılar böylesi insan zihninin yarattıkları tanrılardır.

Ateist denilince, bunun da manası TANRICI OLMAYANDIR. Ancak, ATEİST olan pek çok din var. Yani her sakallı dedemiz olamayacağı gibi her tanrısız da inançsız ve dinsiz değildir.

Tüm anlaşmazlık kişisel tariflerin uyuşmazlığından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle konuyu SEN/BEN şekline sokan ve sen bilmiyorsun ben biliyorum demek de EGO dan kurtulamamış kişinin daha kendisinin kim olduğundan habersiz olmasıdır.

Kim olduğumuzu bilirsek, tanrı yı da bilmiş oluruz.


BİLEN İNANMAZ, İNANAN BİLMEZ...

strong
04-01-2013, 23:34
Kim olduğumuzu bilirsek, tanrı yı da bilmiş oluruz.

Katılıyorum sana,akıl sağlığın yerinde değilse,her şeyi bilirsin,uçanboynuzlu atları da,örümcek adamı da,usc yi de,tanrıları da vb.
Paranoya, bireyin herhangi bir olay karşısında olayın oluşumundan farklı olarak gelişebileceğini kendi içerisinde canlandırma yolu ile öne sürdüğü ve sınırsız sayıda çeşitlendirebileceği hayal ürünlerinin tümüdür.

Sesli
04-01-2013, 23:45
Katılıyorum sana,akıl sağlığın yerinde değilse,her şeyi bilirsin,uçanboynuzlu atları da,örümcek adamı da,usc yi de,tanrıları da vb.

Sayın Filozof,


Herşeyi bilmekten söz etmiyorum. Kendinizi biliyor musunuz diye basit bir soru soruyorum. 5 yaşındaki filozof ile 25 yaşındaki filozof aynı kişi mi? Siz hangisisiniz?

Siz kim olduğunuzu biliyorsanız ne mutlu size...Önce kendimizin kim olduğunu bilmeliyiz ki sıra tanrıya gelsin. Daha kendimizden habersizsek,
sadece laf üretmeyi biliyor olabiliriz....O da gerçeği bulmamıza yardımcı olamaz.

Tabii biz buradaki her üyenin akıl sağlığının yerinde olduğu inancındayız. herşeyi bilmemize imkan olmayınca, inanmak zorunda kalıyoruz.

İsminizi biliyorsanız, ona inanmanıza gerek var mıdır? Bence yoktur.
İnançlar bilmediğimiz alanlardaki bilgi gereksinmemizin sonucudur diye bilmekteyim.

Esenlik dileklerimle,

strong
04-01-2013, 23:59
İnanca ihtiyacı olanlara lafım yok.
Herkesin psikolojisi bir olmaz.
İsteyen ota,puta,usc ye,tanrıya inansın,ama,sırf kendi inanıyor diye,bu hayal ürünlerini reddedenlere,akıl vermeye(bulamamışsın,arayan bulur,ota böceğe bak gibi) kalkışırsa,bir iki laf etmek de bize düşer.

Sesli
05-01-2013, 00:05
İçimdeki Agnostik'ten Not: Bu yazı sadece "bir şeyin yokluğu kanıtlanamaz" biçimindeki iddiaya karşıdır. Her halükarda çürütülemeyecek tanrı tasvirleri elbette kurulabilir. Mesela "Evreni tamamen fiziğin açıklayabileceği bir şekilde var etmiş, etliye sütlüye karışmayan bir tanrı" bu tarz bir varlıktır. -gerçi Occam'ın Usturası'ndan derin yaralar alır-

Öncelikle belirtmek istiyorum, bu yazı benim şahsi görüşlerimden oluşmaktadır. Dinsiz sayfasının genel tavrıyla karıştırılmamalıdır. Başlayalım!

Eğer ki internette az çok teist siteleri gezip, görüşlerini okuduysanız şu savla karşılaşmış olmanız muhtemeldir: “Hiçbir şeyin yokluğu kanıtlanamaz, kanıtlanabilen şey varlıktır. Dolayısıyla ateizm mümkün olmayan bir duruştur.”

Bir şeyin yokluğu kanıtlanabilir mi? Diyelim ki pembe ve kanatlı bir fil. Evrenin her köşesini aramadığınız sürece, bu filin var olmadığını herhangi bir şekilde kanıtlayabilir misiniz? Sanmam. Peki aynı prensibi tanrıya uygulayabilir miyiz?

Benim yanıtım kısa ve net: Hayır. Herhangi bir maddi varlığın yokluğunu kanıtlamak ile tanrının yokluğunu kanıtlamak arasında ilke bazında çok önemli farklılıklar vardır. 1.si Tanrı’sı olan bir evren ile Tanrısız evren arasında, kıyaslanabilir bazı farklılıklar olacağıdır. Ama herhangi bir gezegende 1 adet pembe ve kanatlı fil bulunan bir evrenle bulunmayan bir evren arasında sınanabilir herhangi bir farklılık düşünebilir miyiz?
Hayır. Dolayısıyla tanrı, sıradan bir varlığın aksine varlığı ve yokluğu “sınanabilecek” bir varlıktır. Çünkü, varlığının bütün evrene etki edeceği öngörülür. Bu etkiler de dolaylı olarak bilimsel yöntemle sınanabilir.

2.si, vasıfları birbiriyle çelişen varlıkların var olamayacağıdır. Sıradan varlıklar herhangi bir konuda “mutlak” olma iddiasında değiller. Dolayısıyla vasıfları birbirleriyle çelişemez. Hiçbir vasıfta maksimum değillerdir, belli bir aralıkta dolaşırlar.

Vasıfları çelişen bir varlık var olamaz derken neyi kastediyorum? Basit bir örnek: Bir cisim metreden aynı anda hem daha uzun hem daha kısa olamaz. Ya da aynı anda hem “mutlak iyi” hem de “egoist” olamaz. Dolayısıyla böyle bir varlık yoktur vb.

Carl Sagan meşhur bir sözünde: “Kanıtın yokluğu yokluğun kanıtı değildir.” der. Kendisi bunu uzaylılar için kullanmıştır ama genellikle tanrı için ödünç alınır. Fakat şunu unutmamalı: Eğer tanrıyı bir çok alanda kolayca sınama şansınız bulunmasına rağmen hala tek bir kanıt dahi bulamadıysanız, bu ibreyi “yokluk” yönünde ilerletecektir. Hiçbir kanıt olmamasına rağmen alternatiflere “eşit mesafede kalalım” demek makul değildir. Zira kanıtın yokluğu yokluğun kanıtı olmasa da varlığın kanıtı hiç değildir.

Bu yazı ve daha fazlası için Facebook sayfama bekliyorum: http://www.facebook.com/nontheistpeople

Sayın DinsizKişi,

Bilime pek güvenmeyin. Çünkü bilim insanlara bağlı olan bir yöntemin adı. Öyle ki insanın yetenekleri ve bilgisi ve teknikleri geliştikçe, ölçüm ve gözlem etkinliği de genişler ve bilimin eski bulguları yanlış çıkmaya başlar. Bu kadar değişken ve bağımlı bir yöntemden bu konuda pek bir şey elde etmeniz mümkün olmaz.

Siz tanrı denilince bu kavramı ne denli dar veya geniş algıladığınızı düşünürseniz daha sağlıklı olur kanısındayım. Siz eğer tanrı kavramını ilahi dinlerdeki gibi algılamaktaysanız. o zaman sizin bu kavramınız doğuştan imgeseldir. Ancak siz eğer varoluşun kaynağını arıyorsanız, o zaman siz tanrıyı aramaktasınızdır. Bütün mesele sizin tanrı kavramınızın çok dar oluşunda yatıyor olabilir...

Note: sizin çok beğendiğiniz CARL SAGAN bir panteist olarak bilinmektedir.
internette ünlü panteistleri ararsanız onu da bulabilirsiniz.

saygılarımla,

Subat
05-01-2013, 00:11
Sağ duyu'nun adını Tanrı yapan birinin, Ateizm'i Tanrıcı Olmayan olarak yorumlaması kadar doğal bir şey yok. Onu da geçtim, kendi önermesini doğru kabul edip, bir de Ego'dan dem vurmak ayrı bir güzellik. Bu önermeye katılmayınca da reçete geliyor. Farkındalık! Bir de örtü vardı, yemek masasında kullanılmayan. Bizim ülkenin vatandaşları nasıl ki arapları müslümanlık konusunda eleştiriyorsa, sayın Sesli de budistleri eleştiriyordu budha'yı anlamadıkları konusunda. Sevecenlikten dem vurup "karı" demesini de geçtim, edit ve modere sözcükleri için yaptığı papara kullandığı arapça sözcüklere taş çıkartır! Hatırlatınca da konu değişiyor..


Ey güzel insanlar. Ateizm inanış değildir! Tanrıyı red etmek de değildir. Daha nasıl anlatalım ? Son günlerde de değişmiş değildir Ateizm'in açılaması. Burda teist argümanlara cevap verirken, kendi fikirlerimizi eleştirdiğimiz inancın kutsallarıyla veriyorken, aynı düzeni sizden de bekliyoruz. Bizim adımıza karar vermeyi bırakın.

Jesus-Christ
05-01-2013, 00:23
Ateizmin A sından haberin yok,ateizm tanımı yapıyorsun.

Kısacası,senin inandığın tanrın da dahil,bütün hayal ürünü şeyleri reddederiz.
Akıl bunu gerektirir.

İlk cümleyi okuyarak mı yetindin:)

Yazıda hangi noktaya neden itiraz ettiğini yazarsan bende cevap verebilirim.

Gerçi bunun için de bir bilgi kapasiteniz olması gerekir değil mi:)

Not: üslubumu bilen bilir, genelde böyle yazmam ama birşeyler itham ederseniz, üslubunuza göre yazacağım.

Teşekkür ederim

strong
05-01-2013, 00:32
Diyorsun ki hangi kısmına itiraz ettin.
Neresine etmiyeyim ki?
Ateizmin inanç olduğunu kısmına mı,ateizmin dogma olduğu kısmına mı?
Anlıyacağın baştan aşşağıya safsata dolu bir yazı.

Bilgi kapasitesi konusuna gelince,haklısın herkesin bilgi kapasitesi sınırlıdır.
Çok kullanılan bir laf ama,ben yine de kullanayım.
En kötüsü bilmediğini bilmemektir.

Yani ,kendi inancınının dogma olmadığını bilmeyip,ateizme dogma demek gibi.
Ateizm bir ÖN KABULdür. Tanrıyı baştan reddeder.

Ben bir ötesine daha geçip, ateizmi dogma olarak niteliyorum.

Neva
05-01-2013, 00:32
Yazıda hangi noktaya neden itiraz ettiğini yazarsan bende cevap verebilirim.

Gerçi bunun için de bir bilgi kapasiteniz olması gerekir değil mi:)



Elbette bunun icin bir bilgi kapasitesi gerekir, ama mesaji yazan kisi mahcup idealizm'i, ateizm'e yamamaya ve ateist'e sozum ona yedirmeye calistiginin farkinda degilse, ateist icin yapacak cok fazla sey yok maalesef. :)

Ateizm anlatmiyor ki mesajiniz, siz mahcup idealizm'i anlatmis ama bunu ateizm zannetmissiniz. Sizin mesajinizi okuyan da zanneder ki, ateist gokten zembille inmistir.

Cidden, gucenmeyin ancak, ateizm'in A'sindan haberiniz yok.

Jesus-Christ
05-01-2013, 00:47
Diyorsun ki hangi kısmına itiraz ettin.
Neresine etmiyeyim ki?
Ateizmin inanç olduğunu kısmına mı,ateizmin dogma olduğu kısmına mı?
Anlıyacağın baştan aşşağıya safsata dolu bir yazı.

Bilgi kapasitesi konusuna gelince,haklısın herkesin bilgi kapasitesi sınırlıdır.
Çok kullanılan bir laf ama,ben yine de kullanayım.
En kötüsü bilmediğini bilmemektir.

Yani ,kendi inancınının dogma olmadığını bilmeyip,ateizme dogma demek gibi.

Evet, bir zahmet yanlışımı gösterin. Ancak benim değindiğim noktalara itirazınızı dile getirin. Ben şu sebeple şu şu diyorum. Siz ne diyorsunuz. Dile getirdiğim itiraza nasıl cevap veriyorsunuz?

Benim bir inancım var. İnancımda doğmalarım var.

Bunları bilmediğimi dile getiriyorsun ve bana salak muamelesi yapıyorsun aklınca:)

Yazık

Jesus-Christ
05-01-2013, 00:50
Elbette bunun icin bir bilgi kapasitesi gerekir, ama mesaji yazan kisi mahcup idealizm'i, ateizm'e yamamaya ve ateist'e sozum ona yedirmeye calistiginin farkinda degilse, ateist icin yapacak cok fazla sey yok maalesef. :)

Ateizm anlatmiyor ki mesajiniz, siz mahcup idealizm'i anlatmis ama bunu ateizm zannetmissiniz. Sizin mesajinizi okuyan da zanneder ki, ateist gokten zembille inmistir.

Cidden, gucenmeyin ancak, ateizm'in A'sindan haberiniz yok.

Mahcup idealizm nedir?

Biraz acar mısınız?

Neva
05-01-2013, 00:53
Mahcup idealizm nedir?

Biraz acar mısınız?

Acmama gerek yok ki sayin Jesus-Christ.

Yukardaki kendi mesajinizi okuyunuz, tanimi orada mevcuttur. (bir ust mesajimda da yazmistim zira)

Jesus-Christ
05-01-2013, 00:58
Sayın Neva

Ben hiç bir yerde mahçup idealizmden bahsetmedim. Ne bu tanımlamaya gittim ne de ima ettim. Yazımda 'fark etmeden de olsa' nerede dile getirdim gösterir misiniz?

Bu konuyu sizinle ve diğer ateistlerle tartışabilirim.

Şunu da belirtmek isterim ki" ateizmin a sını bilmeyen' gibi

İthamlarınız hoş değildir. Bu sözüm sayın filozofadır.

Bu ithamınız üzere "kapasiteden" bahsettim. Yoksa kimsenin bilgi düzeyine ilişkin konuşmam.

balyapan
05-01-2013, 12:42
2.si, vasıfları birbiriyle çelişen varlıkların var olamayacağıdır. Sıradan varlıklar herhangi bir konuda “mutlak” olma iddiasında değiller. Dolayısıyla vasıfları birbirleriyle çelişemez.

nasıl yani,bir insan birine karşı iyi,bir başkasına karşı kötü davranıyorsa o insan yok mu diyeceğiz:)

Pirate
05-01-2013, 22:08
Ateizmi son zamanlarda farklı tanımlamaya gittiler. Ateizm bir inanç değil, inancın reddiymiş onlara göre. Bense ateizmin Teizm gibi bir inanç olduğunu düşünüyorum.

Tanrı'ya inanıyorum. Tanrı vardır- Teizm

Tanrı'ya inanmıyorum, Tanrı yoktur- Ateizm

Tanrı'nın varlığına olan güven inançtır. İman, görünmeyen şeylerin varlığından emin olmaktır der İncil. Bu tanımlamadan hareketle, ateizm de Tanrı'nın var olmadığından emin olmaları yani buna iman etmeleridir. Bir ateist için, ateizm ile imanı yan yana görmek biraz tuhaf kaçsa da bu gerçek ateizmin inancın ötesine geçemeyeceği ortadadır.

Bilgi, bil- mekten gelir. Yani bilgi, bilinendir.

Ateistler için tek gerçek bilgi, bilimsel bilgi olduğuna göre kendilerini dinsel, gündelik, teknik bilgiden sınırlıyorlar anlaşılan. Biz de bir an için tek gerçek bilginin bilimsel bilgi olduğunu farz edelim.

Tanrı, Teolojik, metafizik bir kavramdır ve bilimsel bir terim değil dinsel bir Terim'dir.

Bizim Tanrımız hakkında bilgi sahibi olmak isterseniz İncili açıp okuyabilirsiniz. Tanrımız hakkında bir bilim kitabına bakıp, hakkında bilgi edinmeye çalışmak akıllıca olmayacaktır. Bu da demektir ki, laboratuarda tanrı kavramını araştıramaz ve orada bu konuda bilgi edinemezsiniz.

Elinizde tanrının olmadığına dair bilimsel bir bilgi [big bang örneğininde mesela] yoksa yapılan açıklamalar inanç olacaktır. [benim elimde dinsel bilgi vardır ve bu bilgi diridir, yaşamları değiştirir, mucizeler yaratır. ]

Bilginin dışında kalanlar inanç, fikir, varsayım, söylence, ideolojidir. Çünkü bilgi, bil-inendir demiştik. Herkes tarafından genel kabul görmesi gerekir. (Tek gerçek, bilimsel bilgi ise) Big Bang I'n arkasında bir DEVİNDİRİCİ güç var mı yok mu? Varsa nedir? Bunu dahi henüz bilmiyorken, yani bu konuda bilimsel anlamda bir tanımlama yokken, böyle bir gücü baştan reddetmek ise İNANÇtır.

Bu doğrultuda;

Ateizm bir ÖN KABULdür. Tanrıyı baştan reddeder.

Ben bir ötesine daha geçip, ateizmi dogma olarak niteliyorum.

Ateizm NEDEN DOGMAdır.

Tanrı'nın kesin olarak var olmadığı yönünde bir itiraf beraberinde elbette zihinlerde dogmalar duvarı inşaa eder. Bu kaçınılmazdır. Tanrı'ya bir kapı aralıyor musunuz? Tanrı'nın varlığına ilişkin olasılık veriyor musunuz? Bu iki ve benzer soruların samimi cevabı, bir ateistin dogmalara ne derece sarılı olduğunun derecesini gösterecektir.

Tanrı'nın var olduğunu biliyorum- bu bir inançtır. Örneğin benim inancım.

Tanrı'nın var olmadığını biliyorum.- bu da inançtır.

O halde Ateizm, herhangi bir bilgiden yola çıkmak değil,

Reddediş, kabullenmemektir.

Yani ateistler ortaya bir bilgi koymuyor.

Benim var dediğime karşı argüman sunuyor.

Çoğu zaman var dediğim tanrıyı eleştiriyor, yargılıyor.

Hergün, var olmadığını iddia ettiği Tanrı hakkında konuşuyor, hatta bazen kavga ediyor/ tartışıyor.

Yaşam[ canlılık] ancak bir yaşamdan gelir. Biz bunu görüyoruz. Ancak yaşamın yani canlılığın cansız maddelerden çıktığını görmüyoruz. Tanrı'nın var olduğuna inanıyor ve bunu söylemekten sevinç duyuyoruz.

Ateist, bir Tanrı'nın var olma olasılığını düşünebilir mi? Bunu dahi düşünemiyor yada sahip olduğu ideoloji izin vermiyorsa evet Baştan da dediğim gibi bir dogmadır, ön kabuldür, inançtır.

Sayın Jesus-Christ.

İsa'nın su üstünde yürüdüğüne inanınca, dogmalarımızdan(!) kurtulmuş mu olacağız? Bir teistin fikir dünyasını aşamıyorsunuz ne yazık ki. Benden değilsen, yanlış yoldasın. Ateizm görüleni kabul eder, görülmeyeni reddeder. Konuyu duygulara, hislere falan getirmeyin lütfen, milyon kere açıkladık çünkü. Dünyada bu kadar açlık, savaşlar, tecavüzler... varken, ve Tanrı'nız bir köşeye oturmuş bunları seyrediyorken, benim karnım doyuyor diye hayalinizde yarattığınız Tanrı'nıza teşekkür ediyorsunuz ve sırf sizin gibi düşünmüyoruz diye ateistleri dogmacı ilan ediyorsunuz. Pek güzelmiş. :)

İsa su üstünde yürümüştür sayın Jesus-Christ. Kurtuldum mu dogmalarımdan? :) Kanıtı olmayan bir masala inandığım için?

Sesli
06-01-2013, 00:40
Sayın Pirate,

#18 de diyorsunuz ki:Ateizm görüleni kabul eder, görülmeyeni reddeder. Ateizm eğer bu kadar bilgiden yoksun olmanın adıysa size bu konularda kendinizi daha geliştirmenizi ve bu yanlış söylemden kurtulmanızı önermek isterim.

Bana siz, ZİHİN denileni gösterebilir misiniz? Ya da AKIL denileni lütfen gösterirseniz size minnettar kalacağım. Sizin bu ateist nitelemenize göre doğuştan gözleri görmeyen bir kişi için dokunamadığı ve tat alamadığı her şey de yok olmak zorunda kalacak demek olur. Bu bilgiyle burada nasıl tartışmalara girdiğiniz de oldukça vahim!

Komik olan: demek ki sizin değerlendirmenize göre, bir ateist sinema perdesinde gördüğü filmleri kabul etmekte onları gerçek sanmaktadır...Bu çıkmıyor mu?

FARKINDALIK / FARKINDALIK / FARKINDALIK...

moment
06-01-2013, 01:48
Konu gözüme çarptı, bir düzeltme yapmak istiyorum. Ateizm felsefe açısından görme-görmeme bağlamında bir yaklaşım içersinde olmaz. Yani amprizmin ya da fenomenolojinin hatalarına düşmez. Ama düşmediği önemli bir durum daha vardır ki o da düalizmdir. Teistlerin en büyük sorunu düalizm içersine düşmeleridir. Ateizm madde-mutlak tin ikilemini kabul etmez. Ama teistler tanrı diye bir tözü kabul ettikleri için madde-mutlak tin diye düalist bir çelişki içersinde kalırlar. Ateistler evreni maddesel diyalektik içersinde kavrar. Bu görmeyle ilgili değildir. Yani atomları da görmüyoruz ama kabul ediyoruz, bunun gibi.

Sesli
06-01-2013, 15:05
Diyorsun ki hangi kısmına itiraz ettin.
Neresine etmiyeyim ki?
Ateizmin inanç olduğunu kısmına mı,ateizmin dogma olduğu kısmına mı?
Anlıyacağın baştan aşşağıya safsata dolu bir yazı.

Bilgi kapasitesi konusuna gelince,haklısın herkesin bilgi kapasitesi sınırlıdır.
Çok kullanılan bir laf ama,ben yine de kullanayım.
En kötüsü bilmediğini bilmemektir.

Yani ,kendi inancınının dogma olmadığını bilmeyip,ateizme dogma demek gibi.

Sayın Filozof,

Belli ki siz tartışmanın heyecanına kapılarak yanlış bir tümce kurmuşsunuz. Onu düzeltmek için, lütfen idarecilerden yardım isteyin.

Yanlış olan tümceniz sayın J. Christ'e olan şu söyleminizdir:
''Yani ,kendi inancınının dogma olmadığını bilmeyip,ateizme dogma demek gibi.''

Sn. J.Christ eğer kendi inancının dogma olmadığını bilmiyorsa zaten tartışacak bir konu da kalmamış olmuyor mu?

Ukalalığımı mazur görürsünüz diye düşünmekteyim.

strong
06-01-2013, 20:21
Sayın Filozof,

Belli ki siz tartışmanın heyecanına kapılarak yanlış bir tümce kurmuşsunuz. Onu düzeltmek için, lütfen idarecilerden yardım isteyin.

Yanlış olan tümceniz sayın J. Christ'e olan şu söyleminizdir:
''Yani ,kendi inancınının dogma olmadığını bilmeyip,ateizme dogma demek gibi.''

Sn. J.Christ eğer kendi inancının dogma olmadığını bilmiyorsa zaten tartışacak bir konu da kalmamış olmuyor mu?

Ukalalığımı mazur görürsünüz diye düşünmekteyim.

Hayır,ukalalığını mazur görmüyorum.
Yani,okuduğunu anlıyamadığın halde,yazarı eleştirmen ukalalığın da ötesinde,kendini bilmezliktir.
Tartışma heyacanı demişsin,sanırım mesaj sayıma bakarak yanlış bir yorum yapmışsın,burda yeni olmam acemiyim anlamına gelmez,başka forumlarda toplam 5000 e yakın iletim var.
Kısacası,anlıyamadığın konulara yorum yapmamanı rica ediyorum.
Bu duruma ,argoda her şeye maydonoz olmak derler.

Sesli
07-01-2013, 02:02
Hayır,ukalalığını mazur görmüyorum.
Yani,okuduğunu anlıyamadığın halde,yazarı eleştirmen ukalalığın da ötesinde,kendini bilmezliktir.
Tartışma heyacanı demişsin,sanırım mesaj sayıma bakarak yanlış bir yorum yapmışsın,burda yeni olmam acemiyim anlamına gelmez,başka forumlarda toplam 5000 e yakın iletim var.
Kısacası,anlıyamadığın konulara yorum yapmamanı rica ediyorum.
Bu duruma ,argoda her şeye maydonoz olmak derler.

Sayın Filozof,

Ukalalığımı nazur görmeyebilirsiniz. Ancak okuduğumu değil de sizin ne dediğinizi bilmediğiniz burada açıkça belirgin.

Sn J. Christ'e diyorsunuz ki;''Yani ,kendi inancınının dogma olmadığını bilmeyip,ateizme dogma demek gibi.''

Eğer sayın J. Christ kendi inancının doğma olmadığını bilmiyorsa, (''onun inancı dogma değil ve o da bunu bilmiyor'' olmuyor mu? ) Burada söylemek istediğiniz aslında (KENDİ İNANCININ DOGMA OLDUĞUNU BİLMEYİP) değil midir?

Bundan başka ne mana ifade etmek istemişsiniz acaba?
Anlayamamışsam nazik bir tarzda anlatmanız daha uygun olmaz mı?
Sebzelere benzetmek size yakışmış mı?

Kızacak bir durum yok. Sizin kaç yazınız var ona da bakmış değilim. Bir ifade yanlışının böyle yanlış kalmasına gönlüm razı olmadı, hepsi bu.

vishnu
07-01-2013, 03:06
ateizm , negatif ateizm ve agnostik ateizm şeklinde iken dogma olamaz. pozitif ateizm belki ama onlarda tanrıya atfedilen sıfatların birbiri ile çelişmesinden olamayacağını söylüyorlar yani yine mantık var , dogma değil.

Pirate
07-01-2013, 17:46
Bana siz, ZİHİN denileni gösterebilir misiniz? Ya da AKIL denileni lütfen gösterirseniz size minnettar kalacağım. Sizin bu ateist nitelemenize göre doğuştan gözleri görmeyen bir kişi için dokunamadığı ve tat alamadığı her şey de yok olmak zorunda kalacak demek olur. Bu bilgiyle burada nasıl tartışmalara girdiğiniz de oldukça vahim!

Sayın Sesli. Yazdığım yazıdan bir cümleyi cımbızlayıp ne elde etmeyi amaçlıyorsunuz? :) Tanrı'yı görememek ile neyi anlatmak istediğimi vurgulamıştım. Okuduğunuzu anlayamadığınızı görüyor ve tekrar buraya alıyorum.

Ateizm görüleni kabul eder, görülmeyeni reddeder. Konuyu duygulara, hislere falan getirmeyin lütfen, milyon kere açıkladık çünkü. Dünyada bu kadar açlık, savaşlar, tecavüzler... varken, ve Tanrı'nız bir köşeye oturmuş bunları seyrediyorken, benim karnım doyuyor diye hayalinizde yarattığınız Tanrı'nıza teşekkür ediyorsunuz ve sırf sizin gibi düşünmüyoruz diye ateistleri dogmacı ilan ediyorsunuz.

Şimdi anladınız mı görememek ile neyin kastedildiğini? Sizin Tanrınız nerededir, ne yapmaktadır? Dünyadaki aç insanlar için, savaşlar ve tecavüzler için bir planı var mıdır? Yoksa seyirci kalmaya devam mı edecektir? Bunlara doyurucu cevaplar vermeden, konuyu soyut kavramlara getirmeyin. Onu amatörler yapar.

Komik olan: demek ki sizin değerlendirmenize göre, bir ateist sinema perdesinde gördüğü filmleri kabul etmekte onları gerçek sanmaktadır...Bu çıkmıyor mu?

Bu mantıktaki birine ben ne anlatabilirim ki? :)

Sesli
07-01-2013, 18:27
Sayın Sesli. Yazdığım yazıdan bir cümleyi cımbızlayıp ne elde etmeyi amaçlıyorsunuz? :) Tanrı'yı görememek ile neyi anlatmak istediğimi vurgulamıştım. Okuduğunuzu anlayamadığınızı görüyor ve tekrar buraya alıyorum.



Şimdi anladınız mı görememek ile neyin kastedildiğini? Sizin Tanrınız nerededir, ne yapmaktadır? Dünyadaki aç insanlar için, savaşlar ve tecavüzler için bir planı var mıdır? Yoksa seyirci kalmaya devam mı edecektir? Bunlara doyurucu cevaplar vermeden, konuyu soyut kavramlara getirmeyin. Onu amatörler yapar.



Bu mantıktaki birine ben ne anlatabilirim ki? :)

Sayın Pirate,

Cımbızlamak ne sözcük, sizin sözlerinizi buyrun aynı şekilde alıyorum.

''Ateizm görüleni kabul eder, görülmeyeni reddeder. Konuyu duygulara, hislere falan getirmeyin lütfen, milyon kere açıkladık çünkü.''


BİLİNÇ denilen tüm algı organlarını içermez mi? Ancak algı denilince, bunun içine algılamada kullanılan ne varsa girmez mi? Öyleyken, siz bunu sadece görmeye indirgeyerek ateistleri çok naif kişilermiş gibi göstermiş olmuyor musunuz? Her varlığın görülmesi gerekmediğini size anlatmak gerekince, bunu nasıl belirtebilirdim ki?

Mantık sizin mantığınız, benimkiyle ne ilgisi var? Sizin sözlerinizin ne denli yanlış ve eksik olduklarını ortaya koyunca, beni anlayışsızlıkla niteleyerek bu yanlışınızdan kurtulabileceğinizi sanıyorsanız bu imkansız. Çünkü sözleriniz ortada.

Ben nerede benim tanrımdan söz etmişim? Siz tanrı ile bozmuş olacaksınızki yerli, yersiz vardı yoktu gibisinden söylemlerle ateizmi anlatmaya yelteniyorsunuz. Madem böyle bir varlık yok. Neden kendinizi bu göremediğiniz varlık için tartışmalara yönlendirmektesiniz ki? Olmayan bir varlık için tartışmaya girmek akılla bağdaşıyor mu?

Jesus-Christ
07-01-2013, 18:30
Tanrı, felsefi dinsel bir konu olduğundan doğrudan kanıtlanması mümkün değildir.

Siz Tanrı'nın yokluğunu kanıtlayamazsınız.

Biz de.

Ancak iman edebilirsiniz.

Bu iman, yüreğinizde kutsal Ruh ile belgelenecektir.

Yaşantınızda görülecektir.

Pirate
07-01-2013, 18:45
Sayın Pirate,

Cımbızlamak ne sözcük, sizin sözlerinizi buyrun aynı şekilde alıyorum.

''Ateizm görüleni kabul eder, görülmeyeni reddeder. Konuyu duygulara, hislere falan getirmeyin lütfen, milyon kere açıkladık çünkü.''

BİLİNÇ denilen tüm algı organlarını içermez mi? Ancak algı denilince, bunun içine algılamada kullanılan ne varsa girmez mi? Öyleyken, siz bunu sadece görmeye indirgeyerek ateistleri çok naif kişilermiş gibi göstermiş olmuyor musunuz? Her varlığın görülmesi gerekmediğini size anlatmak gerekince, bunu nasıl belirtebilirdim ki?

Mantık sizin mantığınız, benimkiyle ne ilgisi var? Sizin sözlerinizin ne denli yanlış ve eksik olduklarını ortaya koyunca, beni anlayışsızlıkla niteleyerek bu yanlışınızdan kurtulabileceğinizi sanıyorsanız bu imkansız. Çünkü sözleriniz ortada.

Ben nerede benim tanrımdan söz etmişim? Siz tanrı ile bozmuş olacaksınızki yerli, yersiz vardı yoktu gibisinden söylemlerle ateizmi anlatmaya yelteniyorsunuz. Madem böyle bir varlık yok. Neden kendinizi bu göremediğiniz varlık için tartışmalara yönlendirmektesiniz ki? Olmayan bir varlık için tartışmaya girmek akılla bağdaşıyor mu?

Anladım sayın Sesli. Yaptığım eleştirinin ucu, inandığınız Tanrı'ya dokunmuş olacak ki, böyle bir savunma çabası içindesiniz. Ama konuyu bulandırmayın, gerek yok. Duygular görülemezse bile, bilimsel izahları vardır. Hormonları duydunuz galiba? Benim Tanrı'yı görememek ile anlatmak istediğim şey, çıplak gözle görmek falan değil.

Dünyanın hali ortada. Tanrı falan yok. Bu kadar basit. Kabul ettiğiniz Tanrı, dünyada ne kadar kepazelik varsa, hepsini keyif içinde seyrediyor. Buyrun size çok basit bir soru, Tanrı'yı kim yarattı söyleyin? Başka yerlere çekmeyin konuyu. Madem yoktan var olduk, biz yaratılmadan önce Tanrı ne yapıyordu? Cennet-cehennem yoksa, Tanrı niye var? Hiçbir şeye müdahale etmiyorsa, bu Tanrı niye var? Böyle bir Tanrı varsa bile, inanmaya ne gerek var? Ama olmadığı da ortada.

Siz Tanrı var derseniz, birileri kalkıp elçisi var der, öbürleri de kalkıp oğlu var der, işin içinden çıkamazsınız. :)

Sesli
07-01-2013, 18:54
Tanrı, felsefi dinsel bir konu olduğundan doğrudan kanıtlanması mümkün değildir.

Siz Tanrı'nın yokluğunu kanıtlayamazsınız.

Biz de.

Ancak iman edebilirsiniz.

Bu iman, yüreğinizde kutsal Ruh ile belgelenecektir.

Yaşantınızda görülecektir.

Sayın Jesus-Christ,

İman dediğiniz salt aklın kafese sokulmasından başka bir gerçeklik taşımaz.

Eğer akıl iman kafesine hapsedilmişse, o kafesteki kurallara göre çalışmaya o sınırları aşmamaya uğraşır, durur. Yani hapisanenin kuralları burada geçerli olur. Böylece akıl çalışamaz duruma gelir. Var olana dahi yok diyebilir, ya da olmayana var diyecek kadar farkındalıktan yoksunlaşır. Sanrılar görmeye dahi başlayabilir. Bunlar pozitif veya negatif sanrılar olabilirler.

Öyle olunca da, eğer o iman o kişiye, tanrının dine, kitaba, kaleme, eşe, sevgiliye, kıza veya oğula, elçiye, meleklere, cinlere, perilere, şeytanlara, ihtiyacı olduğunu şartlayarak aklını kilitlemişse, o imanın sahibi de bu gibi tanrıyı aciz kılan gerçekdışı olgulara inanmak zorunda kalır. Buradaki gerçek, insanın tek güvenci olan AKIL AÇIKÇA BİR KAFESE KİLİTLENMİŞTİR.

Akıl artık işlevlerini yerine getiremeyince, ne bir buluşta bulunabilir, ne de baktığını görecek kadar cesareti, ne de ispat yeteneği...

Onun için imanın ne olduğunu bilmekte her zaman için fayda görmekteyim.

Sevecenlikle kalın,

Sesli
07-01-2013, 19:01
Anladım sayın Sesli. Yaptığım eleştirinin ucu, inandığınız Tanrı'ya dokunmuş olacak ki, böyle bir savunma çabası içindesiniz. Ama konuyu bulandırmayın, gerek yok. Duygular görülemezse bile, bilimsel izahları vardır. Hormonları duydunuz galiba? Benim Tanrı'yı görememek ile anlatmak istediğim şey, çıplak gözle görmek falan değil.

Dünyanın hali ortada. Tanrı falan yok. Bu kadar basit. Kabul ettiğiniz Tanrı, dünyada ne kadar kepazelik varsa, hepsini keyif içinde seyrediyor. Buyrun size çok basit bir soru, Tanrı'yı kim yarattı söyleyin? Başka yerlere çekmeyin konuyu. Madem yoktan var olduk, biz yaratılmadan önce Tanrı ne yapıyordu? Cennet-cehennem yoksa, Tanrı niye var? Hiçbir şeye müdahale etmiyorsa, bu Tanrı niye var? Böyle bir Tanrı varsa bile, inanmaya ne gerek var? Ama olmadığı da ortada.

Siz Tanrı var derseniz, birileri kalkıp elçisi var der, öbürleri de kalkıp oğlu var der, işin içinden çıkamazsınız. :)

Sayın Pirate,

Ne yazık ki anlamamışsınız. Benim inandığım bir tanrı yok. İnanmadığım bir tanrı da yok. Olmayan bir varlık için ne inanmak ne de inanmamak durumundayım.

Bakın size şöyle anlatayım belki daha iyi anlaşılmış olurum.

BİLEN İNANMAZ, İNANAN BİLMEZ...

İsminizi biliyorsanız artık ona inanmaya ihtiyacınız da yoktur. Bilmediklerinize inanarak bilgi ihtiyacınızı tatmine gidersiniz.

Anlaşılmış olmak dileklerimle,

Jesus-Christ
07-01-2013, 19:53
İman, umut, sevgi



Peygamberlikte bulunabilsem, bütün sırları bilsem, her bilgiye sahip olsam, dağları yerinden oynatacak kadar büyük imanım olsa,

ama sevgim olmasa, bir hiçim.


Şimdi her şeyi aynadaki silik görüntü gibi görüyoruz, ama o zaman yüz yüze görüşeceğiz. Şimdi bilgim sınırlıdır, ama o zaman bilindiğim gibi tam bileceğim. İşte kalıcı olan üç şey vardır:

İMAN, UMUT, SEVGİ. Bunların en üstünü de SEVGİDİR

[İncil]

Sizce benim beynim bir yerlere mi kilitlendi?

Benim beynim çalışmıyor, düşünme yetisini kullanamıyor mu?

Eşim, çocuğum, dostlarım?

"Tanrı tanımaz" olunca mı bu saksı çalışmaya başlıyor:)

Bilgi ve deneyim, Tanrı'ya olan inanç yada inançsızlıkla azalıp, çoğalmaz.

İman etmek, Tanrı'yla kişisel ilişki kurmaktır.

Aptallığa yada entelektüel birikime atılan adım değildir.

Sesli
07-01-2013, 20:06
İman, umut, sevgi



Peygamberlikte bulunabilsem, bütün sırları bilsem, her bilgiye sahip olsam, dağları yerinden oynatacak kadar büyük imanım olsa,

ama sevgim olmasa, bir hiçim.


Şimdi her şeyi aynadaki silik görüntü gibi görüyoruz, ama o zaman yüz yüze görüşeceğiz. Şimdi bilgim sınırlıdır, ama o zaman bilindiğim gibi tam bileceğim. İşte kalıcı olan üç şey vardır:

İMAN, UMUT, SEVGİ. Bunların en üstünü de SEVGİDİR

[İncil]

Sizce benim beynim bir yerlere mi kilitlendi?

Benim beynim çalışmıyor, düşünme yetisini kullanamıyor mu?

Eşim, çocuğum, dostlarım?

"Tanrı tanımaz" olunca mı bu saksı çalışmaya başlıyor:)

Bilgi ve deneyim, Tanrı'ya olan inanç yada inançsızlıkla azalıp, çoğalmaz.

İman etmek, Tanrı'yla kişisel ilişki kurmaktır.

Aptallığa yada entelektüel birikime atılan adım değildir.

Sayın Jesus-Christ,


Siz tanrıyı eğer bir dinden öğrenmişseniz o tanrı olamaz. Tanrıyı bilmek başka, size anlatılan imgesel tanrılara inanmaksa çok daha başka.

BİLEN İNANMAZ, İNANAN BİLMEZ...

Jesus-Christ
07-01-2013, 20:30
Ben Tanrıyı dinden öğrenmedim.

Daha önce de ifade etmiştim galiba; hristiyanlık yani İsa inancı din değildir.

Bugün kiliseye bir Müslüman geldi,

Kiliseyi gezdirdim, gitmeden önce bir soru sormak istediğini söyledi.

Neden İslamiyet değil de Hristiyan dini? Diye sordu.

Ben de,

Dinde insan Tanrı'ya ulaşmaya çalışırken,

Hristiyanlıkta, tanrı insana ulaşmaya çalışıyor. Dedim.

Bilen inanmaz, inanan bilmez.

Bu doğru değildir. Ben bir inanırım. Aynı zamanda evreni, dünyayı, beni, bilimin açıklayabildiği ve algılayabildiğim ölçüde bilirim.

Bilgi; dinsel, gündelik bilgi, bilimsel, teknik bilgi

İnanç farklı bir durum.

Bir kişi, madde-enerji ve etkileşimini (bilim) inceleyip, BİL-ebilir.

Bir şey yada birine inanabilir, umut edebilir, sevebilir.

Sevgi olmadan imanın da hiiiiiiiiiç bir önemi yoktur.

Hani incilde diyor ya;

Dağları yerinden oynatacak kadar imanım olsa

Ama sevgim olmasa

Bir hiçim.


Sınırlamayın kimseyi, kendinizi.

Esenlikle

Ni Dieu Ni Maitre
07-01-2013, 21:59
Elbette kanıtlanamaz. Öncelikle "yokluk"un kanıtlanabilir bir şey olduğunu düşünmüyorum. Bazı dostlarım Tanrı'nın "yokluğunu kanıtlamamı" istediklerinde baya gülmüştüm, tabi sonra bir süre küstüler, siz öyle yapmayın. Neyse, öncelikle din, tanrı inancı zaten mantık çerçevesinde "ıspat edilebilir" değildir. Zaten birkaç maceraperest dışında dindarlar da kabul eder. Hatta din bilginleri insan aklının sınırlı ve aciz olduğunu söyler. Onların "inandıkları" tanrı zaten ispattan müntezihtir, yani mantık içinde bir yere dayandırılamaz.
Varlığı ıspat edilemeyen bir şeyin yokluğu hiç ıspat edilemez.

Sesli
08-01-2013, 01:48
Ben Tanrıyı dinden öğrenmedim.

Daha önce de ifade etmiştim galiba; hristiyanlık yani İsa inancı din değildir.

Bugün kiliseye bir Müslüman geldi,

Kiliseyi gezdirdim, gitmeden önce bir soru sormak istediğini söyledi.

Neden İslamiyet değil de Hristiyan dini? Diye sordu.

Ben de,

Dinde insan Tanrı'ya ulaşmaya çalışırken,

Hristiyanlıkta, tanrı insana ulaşmaya çalışıyor. Dedim.



Bu doğru değildir. Ben bir inanırım. Aynı zamanda evreni, dünyayı, beni, bilimin açıklayabildiği ve algılayabildiğim ölçüde bilirim.

Bilgi; dinsel, gündelik bilgi, bilimsel, teknik bilgi

İnanç farklı bir durum.

Bir kişi, madde-enerji ve etkileşimini (bilim) inceleyip, BİL-ebilir.

Bir şey yada birine inanabilir, umut edebilir, sevebilir.

Sevgi olmadan imanın da hiiiiiiiiiç bir önemi yoktur.

Hani incilde diyor ya;

Dağları yerinden oynatacak kadar imanım olsa

Ama sevgim olmasa

Bir hiçim.


Sınırlamayın kimseyi, kendinizi.

Esenlikle

Sayın Jesus-Christ,

Eğer tanrıyı bir dinden öğrenmedinizse Neden Hristiyanların inandığı bir tanrıdan söz ediyorsunuz? O zaman kiliselerde ne işiniz var? İsa inancı bir din değilse, Hrıstiyanlar dinsiz mi olmuş oluyor? Bu şekilde akıl dahi yürütemiyorsunuz. Çünkü iman kafesine belli ki akıl bir defa girmiş...

Bu din meselesi aslında varoluşumuzun kaynağını bilmekle ilgili olan bir durumdur. Her insanda bir takım gereksinmeler vardır.
Bunlar arasında bilmek de bir büyük yer tutar.

Bilgiler ise iki bölüme ayrılır.a) Deneysel olarak bildiklerimiz b) Bilemediğimiz için onun yerine inançla koyduklarımız.


Şimdi bilim de din de bilgi istemini karşılamaya yönelik iki eylemin adı.

İkisinde de inançlar vardır. Yalnız Bilimdeki inançlar bazı delillere dayandırılırken, dinlerde ise inançlar hiç bir delile dayandırılmaz. işte dogma denilen de budur.

Neyse bunlar benim kişisel düşüncelerim katılmak zorunda değilsiniz. Ancak şu söylediğim kesinlikle doğrudur ve her duruma uygundur.

BİLEN İNANMAZ, İNANAN BİLMEZ...

Çünkü bildiğiniz her neyse ona artık inanmak zorunda kalmazsınız çünkü bilmektesinizdir. Örnek isminize inanmazsınız. çünkü onu biliyorsunuzdur.

Ancak bilmediğiniz neyse o konuda sadece inançlarınız vardır ki bu inançlarınızın hiç bir delili de olmaz.

Ne insan tanrıya ne de tanrı insana doğru devinir. İkisini ayrı sananlar büyük bir yanılgı içindedirler. Bu yanılgı bilmediğinizden kaynaklanmaktadır. İnanç sizi hiç bir zaman tanrıya götüremez. Çünkü önce kim olduğunuzu bilmeniz gerek. Esas kimliğinizi bilmedikçe bir yere varamazsınız.


Size bu konuda sevgili YUNUS EMREYİ okumanızı önermek isterim;

BENİ BENDE DEMEN, BEN BENDE DEĞİLİM, BİR BEN VARDIR BENDE BENDEN İÇERÜ

Gerçek beninizin farkında olmanız dileklerimle,

Sesli
08-01-2013, 02:00
Elbette kanıtlanamaz. Öncelikle "yokluk"un kanıtlanabilir bir şey olduğunu düşünmüyorum. Bazı dostlarım Tanrı'nın "yokluğunu kanıtlamamı" istediklerinde baya gülmüştüm, tabi sonra bir süre küstüler, siz öyle yapmayın. Neyse, öncelikle din, tanrı inancı zaten mantık çerçevesinde "ıspat edilebilir" değildir. Zaten birkaç maceraperest dışında dindarlar da kabul eder. Hatta din bilginleri insan aklının sınırlı ve aciz olduğunu söyler. Onların "inandıkları" tanrı zaten ispattan müntezihtir, yani mantık içinde bir yere dayandırılamaz.
Varlığı ıspat edilemeyen bir şeyin yokluğu hiç ıspat edilemez.

Aslında varlık dediğiniz nedir ki? Var olan ve bir öze sahip olan kendi diyebileceğimiz ne var? Var dediğimiz herşey başka başka elementlerin, nesnelerin birleşmesinden oluşmaktadır. Yani var sandıklarımız aslında yoktur.

Onun için var veya yok söylemi yanlış. Algıladıklarımız ve algılayamadıklarımız desek belki daha doğru olurdu.

En önemli olan varlık zihindir. Zihin olmasaydı hiç bir şey de varmış gibi görünemeyecekti. Yoktan var eden de zihin, kendisi görülmeyen de zihin.
Bence tapılması gereken de zihin. Ancak zihnin esaretine kapılırsanız, işiniz de bitiktir. Zihin iki kenarı keskin bir kılıç gibidir. Hem yaratır hem öldürebilir.

Sevecenlikle kalın,

Jesus-Christ
08-01-2013, 03:06
Sevgili sesli kardeşim

35. İletimde israr ediyorum.

Hala arkasındayım.

Sizin de beni anladığınızdan eminim.

İnanç, umut ve sevgi. Bunlar birdir ve sevgi diğerlerinden de ötedir.

İnanç bana göre yanlış değildir ve rabbe yaklaşınca daha farklı hissediyorsunuz.

Bana inanın.

Bilime güvenirim ve bilim bana evren ve canlılık hakkında rehberlik sunarsa inanır, kabul ederim.

Ancak bilimi dinselleştirmem.


Hristiyanlığa da inanırım.

Ve bu kesinlikle beni olumsuz etkilemiyor,

Düşüncelerime pranga vurulmuş değildir.



Böyle anlatarak inandırması güç olabilir.

Beni tanısaydınız size sevgi, sevecenlik, bilimsel tutum ve inancı bir arada

Gösterebilirdim.

Esenlikle

Sesli
08-01-2013, 19:43
Sayın Jesus-Christ

Sizi anlamak istiyorum. Anladım dersem yalan olur. Ben herşeyin üstünde DÜRÜST OLMAYI görmekte ve tanımaktayım.

SEVGİ dediğiniz ancak tanıdığınız ve bildiğiniz biri için olabilir. Tanıdıktan sonra o familyadan olanları da sevebilirsiniz. KEDİLERİ SEVMEK, ÇİÇEKLERİ SEVMEK gibi.

Tanımadığınız ancak size anlatılan bir varlığı nasıl sevebilirsiniz ki? İnandığınız bir varlığı da imgesel bir tarza sevdiğinizi sanırsınız.

Şimdi ben diyelim ki uzaydaki bir gezegenin DÖRT KOLLU ve 32 ayaklı olan ve çok da pis koku salan yaşayanlarını nasıl sevebilirim? Onlar hakkında sadece bu bilgilerim varsa eğer? İnsanlara nasıl davranacaklarından da haberim yok.

Ama İSA MESİH hakkındaki sevginizi anlayabilirim. Çünkü anlatım da olsa, imgesel de olsa, bu adamın kimseye bir kötülüğü olmamış. İNCİL'de hiç bir kötü söyleme rastlamadım.

Bence en üstün meziyet DÜRÜSTLÜKTÜR Bu nedenle ŞAKYAMUNİ BUDDHA da benim çok takdir ettiğim bir kişi. Ama onun hiç bir şekilde kendisini kutsal gördüğünü belirten bir sözüne rastlamadım. Ondan çok şey öğrendim. En önemlisi de
İNSANIN ZİHNİN HAPİSANESİNDEN KURTULMASI GEREKTİĞİNİ

Aydınlanma denilen de aslında budur diye düşünmekteyim.

Sizi tanıdığım kadar sevmekteyim. Sevecen biri olduğunuza, inancınızla bilimi karıştırmadığınıza inanmaktayım. Çünkü siz öyle söylemektesiniz. Size inanıyorum.

Sevecenlikle kalın,

Olimpiyat
08-01-2013, 23:05
Elbette kanıtlanamaz. Öncelikle "yokluk"un kanıtlanabilir bir şey olduğunu düşünmüyorum.
Neden ki...

Mesela ben odamda elma bulunmadığını kanıtlayabilirim. Biraz zahmetli olur , her köşeyi taramamız gerekir ama 5-10 dakikalık iş.

Ama Tanrı konusunda sorumluluk (ispat yükümlülüğü), var diyenlere düşer . Aksi takdirde, benden hayali bir varlık ortaya atarım, hadi olmadığını ispat edin derim.

Yokun isbatı daha müşküllü...

Khaos
09-01-2013, 13:45
2000 yıldır bu boş gevezelikten yakanızı kurtaramadınız ve görünen o ki niyetinz de yok...

sayın olimpiyat, siz o danızdaki elmanın varlığını da yokluğunu da kanıtlayamazsınız.
varlığını da yokluğunu da kanıtlamak elmanın kendi işidir.sizin işiniz değildir.

odanızda bir elma varsa; varlığını ortya koymuş ve varolma niteliği göstermiştir.

siz ise elmayı VARlarsınız.

varlık ne inancın ne ispatın konusu olmamıştır ve olamaz.
varlık varolanın vaolma niteliğine verdiğimiz isimdir.

bizler varlığı sadece varlarız, ispatlamayız.

yokluğa gelince, yokluk varlık gibi somuttan soyutlama ile elde edilmiş bir kavram dahi değildir.
somuttan soyutlama ile elde edilmiş varlık kavramının ikinci kez tersinden soyutlamasıdır.yani soyutlamanın soyutlamasıdır.

idealistler sıkça, soyutlamadan soyutçuluğa geçiş yaparlar.bu sadece İQ larının ancak iki haneli oluşundan kaynaklanmaz.bu idealizmin doğasından kaynaklanır.
bakın sesliye, hem dinlerden öğrenilmemiş bir allaha İNANIYOR, ya da kendi ifadesiyle BİLİYOR.ama diğer yandan var SANDIKLARIMIZ aslında yoktur diyerek öznel idealizmnin en uç biçimlerine çanak tutuyor, gönderme yapıyor.

anladık.tartışma adabını burda herkes iyi biliyor.ama felsefe bilgi ile ilgilidir.bilgi, soyutlama ile başlar.soyutlama için iki şey gerekir.
soyutlama yapacak akıl, ve ssoyutlanacak olan ve somuta dair olan nitelik.

ancak bir somuta ait olan birt nitelik, yine ancak bir akıl tarafından somuttan ayrık bir şekilde indirgenmiş olarak zihinde yeniden üretilir.

bu kadar basit bir süreçtir adına analitik düşünme denilen şey.soyutlama ile başlar.
görünen o ki soyutlamanın ne olduğu dahi bilinmiyor.

anlatmaktan ben artık bıktım.
sesli, yazıyaz forumda da anlamaya niyeti olmadığını göstermişti.
bu sitenin sözde en iyi felsefecisi evrensel-insan bile bu basit gerçeği anlamamak için direnmiş ve battıkça batmıştı.

tanrı varlığını ortya koymaktan neden acizdir.
bu güne kadar neden varlığını ortaya koymayı becerememiştir.
bize düşen ancak varlığını ortaya koyanı varlamak olduğuna göre, varlık ortaya koyamamış olan hangi hakla varlanabilir.

varlık, evrenin bir niteliği değilmidir.
maddenin bir niteliği değilmidir.
somutun bir niteliği değilmidir.

karikatürize edersek allah vardır demek, allah maddedir/maddidir demek değilmidir.

TD gibi bir sitede yazan, öyle ya da böyle her başlığın bir şekilde tfelsefe ile dönüp dolaşıp ilişkileneceğini bilmez mi.

bunu bilen hiç olmazsa soyutlama nedir nasıl ve neden yapılır bunu öğrenmez mi.
bu kadar basit bir bilgiyi edinen, varlık/yokluk soyutlamalarının maddenin niteliklerine dair işaretçiler/isimler olduğunu, varlığın ve yokluğun ispatın konusu olmadığını, varlığı ya da yokluğu insanın değil, varolanın kendisinin ortya koyduğunu, insanın ise varoluşunu ortaya koyanın varlığına dair bilgi üretme işi yaptığını, buna soyutlama ile başladığını, sürecin bu kısmının analitik düşünce olduğunu, ancak filin ayakları,kulakları,hortumunu tariflemenin ötesine, yani analitiğin ötesine geçmek ve bütünü/yani evrenin kendini gücümüz yettiğince kavramamız sözkonusu lduğunda analitiğin tırtladığını , sentetik düşünebilmeye ve diyalektiğe ihtiyacımız olduğunu göremiyormusunuz.

ne için felsefe yapıyorsunuz.

bir edebiyat türü olarak mı, yoksa gerçeğe ulaşmak ve onu daha doğru kavramak için mi.

Olimpiyat
09-01-2013, 14:56
sayın olimpiyat, siz o danızdaki elmanın varlığını da yokluğunu da kanıtlayamazsınız.
varlığını da yokluğunu da kanıtlamak elmanın kendi işidir.sizin işiniz değildir.

odanızda bir elma varsa; varlığını ortya koymuş ve varolma niteliği göstermiştir.

siz ise elmayı VARlarsınız.

varlık ne inancın ne ispatın konusu olmamıştır ve olamaz.
varlık varolanın vaolma niteliğine verdiğimiz isimdir.

bizler varlığı sadece varlarız, ispatlamayız.


Sana birisi ısrarla, odanda elma var dese ve hadi olmadığını ispat et dese, yapabileceğin tek şey, karış karış odada her yeri gösterip elmanın olmadığını ispat etmektir. Bu da olmadığının kanıtıdır.
İlkokuldaki çocuk dahi bu basit mantığı anlar. Sırf felsefe yapayım derken karanlığa kurşun sıkmamak lazım.

Khaos
09-01-2013, 15:47
sayın olimpiyat,


ilkokuldaki çocukların anlayacağı basit mantıklarla yürümeye devam edenler felsefede mesafe katetme şansına sahip değildir.

bir şeyin olmamasının kanıtı diye bir kategori felsefede yoktur.bu tamamen belki edebiyatla ilgili olabilecek boş bir kelimeler yığını olabilir.üstelik sanılanın aksine bu safsatayı üreten agnostiklerdir, idealistler değil.

çevrenize bir bakın.aslında varolan bir bütün halinde evrendir.varoluşunu karşıkonulmaz biçimde dayatmaktadır.sizin bu konuda ispatınıza da muhtaç değildir ve olmamıştır.

varolan bir şeyin varlığını ispata kalkmak, hele hele olmayanın yokluğunu ispata kalkmak tam da sizin dediğiniz gibi ilkokul çocuklarına özgü basit mantıksal soyutlama hatalarıdır.

varlığın varoluşunu ortaya koyuşu esas,
o varoluşa ilişkin bizim her türlü polemiğimiz ise ikincil kalmaya mahkumdur.

yani elma varoluşunu ortaya koyar.siz de varlarsınız.ortada varoluşunu ortaya koyan bir elma yoksa siz de onu yoklarsınız.
ilkokul düzeyine kadar indiremedim ancak bu mesele daha ne kadar basit ele alınabilir ki.


sorum tanrının varlığından bahsedenlere.

insan, varlık kavramını evrenden türetmiştir.
elbetteki bir niteliğin soyutlaması yolu ile.
bu süreç içinde tanrı ne zaman nerde ne şekilde varlık ortaya koyabilmiştir.bu niteliğe kendisininde sahip olduğunu ortaya koyup varolanlar listesine adını ne zaman nasıl yazdırmıştır.

ister seslinin mahiyeti meçhul tuhaf tanrısı, ister deistin,panteistin,panenteistin içerikleri kendinden menkul tanrıları, muhammedin allahı yada jesusun yahvesi hangisi ne zaman nerde ne şekilde varlık ortaya koyabildiler ki onlardan herhangibirini VARLAYABİLELİM.

varlık ortaya koyamamak=olmamak

o halde bir şeyin olmadığının ispatını istemek, varlığı ispata yeltenmekten bile kat be kat komik bir safsata değilmidir.

yokluğun ispata ihtiyacı TANıMI GEREĞİ yoktur.
çünkü olmayan şey;
bir varlık ortaya koymamakla olmadığını ortaya koymuş olur.


tüm bunlarda insan/zihin sadece betimleyicidir.
ispatlayıcı değildir.

çünkü varlık önerme değildir ki ispatlansın.ya da matematiksel bir aksiyom.
ve varlık insanın ispatına muhtaç olmadığı gibi, varlamasına da muhtaç değildir..

ama nedense tanrı ispata muhtaçtır ve her fırsatta ispatı için didinilip durulur.
ortaya bir varlık koyamadığı gibi, ispatı için didinenlerin de bişey ispat edebildiklerini ben görmedim.

ortada bir evren var.
ama bir tanrı yok.
bu iki cümleyi de ispatlamıyorum.çünkü ispatın konusu değiller.kategorik olarak değiller.
çünkü tanımları gereği öyleler.

moment
17-01-2013, 18:49
Formun konusu tanrının yokluğu kanıtlanabilir miydi? Yani tinsel, metafizik bir tözün kanıtlanması bekleniyor. Varlığını kanıtlanmış olsalar zaten yokluğunu kanıtlama sorusu olmazdı. Metafizik bir şeyin yokluğunu kanıtlamak nasıl olur? Zaten metafizik üzerinde olan bir şey yokluktur, varlık değildir. Varlık olsa yokluğu kanıtlanmaz olurdu. Ama varlık olmadığı için, metafizik, madde dışı, tanımsız olduğu için yoktur deriz ki bu da yokluğunu kanıtlar.
Maddesel olanın var-yok meselesinde tabii ki kanıta gerek olmayan var önermesidir. Madde yoktur diye kendinizi arabanın önüne atabilir misiniz? İsterseniz atın. Elma meselesi maddenin varlığı-yokluğuyla ilgili olamaz. Bu evrensel tanımdır. Bu bakımdan kanıt olmaz, maddesel kanıtı kendidir. Ancak mesele onun orada Bulunma, Bulunmamasıyla ilgilidir, bu kastedilir. Tükenmiş olabilir, ortadan kalkmış olabilir. Diyelim bir cinayet işlendi, cinayet silahı x in odasında var mıdır yok mudur? Ama bu hiçbir zaman o silahın olmadığı anlamına gelmez. Silah daima vardır ama nerede? x in odasında yoktur, o zaman silah yok mudur? Hayır o vardır, hep var olmaya devam edecektir ama orada değil, başka yerdedir. Bunlar nesnel tanımlardır. Tanrı gibi metafizik tanımlar ise zaten baştan yoktur. Yok olan bir şeyin kanıtı da yine kendisidir.
saygılar, sevgiler

Sesli
18-01-2013, 20:22
Formun konusu tanrının yokluğu kanıtlanabilir miydi? Yani tinsel, metafizik bir tözün kanıtlanması bekleniyor. Varlığını kanıtlanmış olsalar zaten yokluğunu kanıtlama sorusu olmazdı. Metafizik bir şeyin yokluğunu kanıtlamak nasıl olur? Zaten metafizik üzerinde olan bir şey yokluktur, varlık değildir. Varlık olsa yokluğu kanıtlanmaz olurdu. Ama varlık olmadığı için, metafizik, madde dışı, tanımsız olduğu için yoktur deriz ki bu da yokluğunu kanıtlar.
Maddesel olanın var-yok meselesinde tabii ki kanıta gerek olmayan var önermesidir. Madde yoktur diye kendinizi arabanın önüne atabilir misiniz? İsterseniz atın. Elma meselesi maddenin varlığı-yokluğuyla ilgili olamaz. Bu evrensel tanımdır. Bu bakımdan kanıt olmaz, maddesel kanıtı kendidir. Ancak mesele onun orada Bulunma, Bulunmamasıyla ilgilidir, bu kastedilir. Tükenmiş olabilir, ortadan kalkmış olabilir. Diyelim bir cinayet işlendi, cinayet silahı x in odasında var mıdır yok mudur? Ama bu hiçbir zaman o silahın olmadığı anlamına gelmez. Silah daima vardır ama nerede? x in odasında yoktur, o zaman silah yok mudur? Hayır o vardır, hep var olmaya devam edecektir ama orada değil, başka yerdedir. Bunlar nesnel tanımlardır. Tanrı gibi metafizik tanımlar ise zaten baştan yoktur. Yok olan bir şeyin kanıtı da yine kendisidir.
saygılar, sevgiler

Siz önce tanrı nedir? Bunu bilmelisiniz ki dediklerinizin de bir manası olsun. Siz tanrı diye dinsel ktapların tasarladığı imgesel tanrıları hesabınıza alınca, dedikleriniz de onlardan farksız oluyor.

Siz önce TANRI nedir? Bunu öğrenmelisiniz ondan sonra varoluş var mıymış yokmuymuş bize anlatırsınız...

TANRI VAROLUŞUN KAYNAĞIDIR.

Metafizik vesaire ise, salt sizin imgesel tanrı tasarımınızdan başka bir gerçeklik taşımaz...

FARKINDALIK / FARKINDALIK / FAKINDALIK

Sesli
18-01-2013, 20:32
Sayın Khaos,

Her tartışmada taraflar aynı düzeyde olmadıkça, bir sonuca varılması beklenebilir mi?

Tanrı denilince bunun ne olduğundan habersiz kişilerle tartışmaya kalkarsanız, odalarında elma arayarak, size olmayanı ispat etmeye çalışabilirler!

O zaman bu gibilere sormak gerekmez mi, aradığınız sizin oadanızda yoksa, başka odalarda da yok olduğunu ispat etmiş mi olursunuz!

Tanrıyı elma ile bir görenler, görmeyen gözlerini, EVRENİN BÜTÜNLÜĞÜNDE gezdirsinler. Tabii gezdirebilecek kadar uzun ömürleri olursa...

Olimpiyat
18-01-2013, 20:44
Ya arkadaşlar
Kusura bakmayın ama bunu söylemek zorundayım (Bu kadar zeka seviyesi düşük yorumlar beklemiyordum)

Ben sözünü ettiğim odada elma bulunmadığı kanıtlanınca, başka yerde elma olmadığı da kanıtlanmış olur dedim mi? Böyle bir şey dedim mi?
Yuh artık...
Gerçekten de yuh..

Siz isbat denen şeyin ne olduğunu farkında değilsiniz.

matematikte bile kullanılan isbat yöntemleri çeşit çeşittir. Tümevarımle ispat, doğrudan ispat, ters durum ispatı, olmayana ergi yöntemi vs... Hepsinin ispat yöntemi ve tarzı farklıdır.

Siz sanırım isbat denilen şeyi, hiç anlamamışsınız...

Neva
18-01-2013, 22:18
Siz isbat denen şeyin ne olduğunu farkında değilsiniz.

matematikte bile kullanılan isbat yöntemleri çeşit çeşittir. Tümevarımle ispat, doğrudan ispat, ters durum ispatı, olmayana ergi yöntemi vs... Hepsinin ispat yöntemi ve tarzı farklıdır.

Siz sanırım isbat denilen şeyi, hiç anlamamışsınız...

Sevgili Olimpiyat;

Matematik'le bunun ilgisi nedir? Matematik soyut'tur.

Khaos
19-01-2013, 02:09
sayın olimpiyat

zeka seviyesi üzerinden denediğiniz trollemeyi görmezden geliyorum.
bana sorarsanız siz basit ve açık anlatılmış bir şeyi anlayamamakla zeka üzerine konuşma hakkınızı yitirdiniz.


önermeler ispat edilir.varlık bir önerme değildir.
o nedenle ispatın konusu değildir.
ama varlığa dair önermeler oluşturulabilir ve sonra o önermeler ispata konu edilebilir.
bu ikisi arasındaki farkı size anlatmama umarım gerek yoktur.
çok zeki olduğunuza göre.


burda varlığa dair önermeler oluşturmuyoruz.felsefede ontoloji altbaşlığında tartışılan varlık kavramı üzerine tartışıyoruz.


konuyu kavramanız için önce kavram nedir ve nasıl oluşturulur bunu düşünmelisiniz.
insan tüm kavramları çevresinden soyutlama yoluyla türetmiştir.


yani kavramı üreten insan, ürettiği kaynak çevresi/evren, üretme metodu ise soyutlama ve soyutladığına içerik vermedir.


o halde burda şunu sorarız.


varlık kavramını; kim nerden ve hangi metodla üretmiş ve bu kavrama hangi içeriği vermiştir.


haydi bakalım zeki çocuk.
başla.
bir kavramın analitik olarak evrimini ve soyutlamayı anlat.


nedir varlık.
nasıl ispat edilir.
nedir yokluk ve nasıl ispat edilir.


sana gelince sesli,


ben yazıyaz forumda diamat nikiyle yazardım.
hatırlarmısın.


sen tanrının ne olduğundan haberlisin demek öyle mi.
anlatsana o tanrıyı da biz de haberli olalım.


varlık ortaya koyamayanın nasıl olurda bilgisi olabilir.


bilgi; varlık ortaya koyabilmiş olana dairdir.
yani epistomoloji ve ontoloji kopmaz bir bütündür.


yine geldik diyalektik düşünmekten aciz, ilkel analitik düşünceyle ulaşılmış bir kaç bilgi kırıntısı ile kendini allame zannedenlerle aynı safsataları yeniden ve yeniden tartışmaya.


valla olimpiyat ve sesli
her ikinizi de iyi biliyorum.
ve herkes de iyi biliyor ki,
sizin sığlığınızdaki insanlara felsefe öğretebilmek için aslında çok çırpındım.
ama artık felsefenin bir sanat-doğuştan gelen bir kabiliyet olduğuna karar verdim.


sizden öğrenebileceğim bir şey olmadığı gibi, ne yazık ki sizin de benden öğrenmeyi becerebileceğiniz bir şey yok.


siz aranızda tartışmaya devam edin.


küçük bir öneri ile bitireyim.


hiç olmazsa soyutlama nedir bunu olsun öğrenin yahu.
sonra nitelik nedir bunu öğrenmeyi deneyin.


aksi takdirde bu konularda kalem oynatmaya kalkmanız felsefeye karşı ciddi bir terbiyesizlik.
felsefenin edebiyat fakültesinde öğretildiği yurdumun insanı; felsefeyi bir edebiyat biçimi zannediyor ne yazık ki.

Sesli
19-01-2013, 03:17
sayın olimpiyat

zeka seviyesi üzerinden denediğiniz trollemeyi görmezden geliyorum.
bana sorarsanız siz basit ve açık anlatılmış bir şeyi anlayamamakla zeka üzerine konuşma hakkınızı yitirdiniz.


önermeler ispat edilir.varlık bir önerme değildir.
o nedenle ispatın konusu değildir.
ama varlığa dair önermeler oluşturulabilir ve sonra o önermeler ispata konu edilebilir.
bu ikisi arasındaki farkı size anlatmama umarım gerek yoktur.
çok zeki olduğunuza göre.


burda varlığa dair önermeler oluşturmuyoruz.felsefede ontoloji altbaşlığında tartışılan varlık kavramı üzerine tartışıyoruz.


konuyu kavramanız için önce kavram nedir ve nasıl oluşturulur bunu düşünmelisiniz.
insan tüm kavramları çevresinden soyutlama yoluyla türetmiştir.


yani kavramı üreten insan, ürettiği kaynak çevresi/evren, üretme metodu ise soyutlama ve soyutladığına içerik vermedir.


o halde burda şunu sorarız.


varlık kavramını; kim nerden ve hangi metodla üretmiş ve bu kavrama hangi içeriği vermiştir.


haydi bakalım zeki çocuk.
başla.
bir kavramın analitik olarak evrimini ve soyutlamayı anlat.


nedir varlık.
nasıl ispat edilir.
nedir yokluk ve nasıl ispat edilir.


sana gelince sesli,


ben yazıyaz forumda diamat nikiyle yazardım.
hatırlarmısın.


sen tanrının ne olduğundan haberlisin demek öyle mi.
anlatsana o tanrıyı da biz de haberli olalım.


varlık ortaya koyamayanın nasıl olurda bilgisi olabilir.


bilgi; varlık ortaya koyabilmiş olana dairdir.
yani epistomoloji ve ontoloji kopmaz bir bütündür.


yine geldik diyalektik düşünmekten aciz, ilkel analitik düşünceyle ulaşılmış bir kaç bilgi kırıntısı ile kendini allame zannedenlerle aynı safsataları yeniden ve yeniden tartışmaya.


valla olimpiyat ve sesli
her ikinizi de iyi biliyorum.
ve herkes de iyi biliyor ki,
sizin sığlığınızdaki insanlara felsefe öğretebilmek için aslında çok çırpındım.
ama artık felsefenin bir sanat-doğuştan gelen bir kabiliyet olduğuna karar verdim.


sizden öğrenebileceğim bir şey olmadığı gibi, ne yazık ki sizin de benden öğrenmeyi becerebileceğiniz bir şey yok.


siz aranızda tartışmaya devam edin.


küçük bir öneri ile bitireyim.


hiç olmazsa soyutlama nedir bunu olsun öğrenin yahu.
sonra nitelik nedir bunu öğrenmeyi deneyin.


aksi takdirde bu konularda kalem oynatmaya kalkmanız felsefeye karşı ciddi bir terbiyesizlik.
felsefenin edebiyat fakültesinde öğretildiği yurdumun insanı; felsefeyi bir edebiyat biçimi zannediyor ne yazık ki.

Sayın Khaos,

Neden hemen telaşa kapıldınız ki? Hem varlık kendini belirtir diyorsunuz hem de şimdi tanrı konusunda karşı kefeye oturarak felsefenin kanatları altına saklanmaya çalışıyorsunuz.

Burada kimseye saldırarak bir ispatta da bulunmanın imkanı yok. Siz önce TANRI nedir? Bunu bilmelisiniz ki, daha sonra da onun hakkında fikir yürütebilesiniz.

Sizin tanrı dediğiniz bellidir ki dinsel kitapların söylemini geçememiş. Vardı yoktu diyecek kadar daha onu göremiyorsunuz. Sizin gözlerinizin görmediğini kulaklarınızın duymadığını, bedeninizle duyumsayamadığınızı ben size nasıl anlatabilirim ki! Siz açıkçası dondurma yememiş kişilere benzeyince, size dondurmayı anlatmanın imkanı olur mu? Siz var mı, yok mu, diye felsefenizin kanatları altında oturarak TANRI'yı algılayamazsınız ki! Biraz dışarıya bakın, bir gece gökyüzüne doğru bakın, bir okyanusun derinlerine doğru dalmaya çalışın, Gökadalar arasında gezintiye çıkın, bunları yaparsanız belki benim ne dediğimi de algılamaya başlarsınız, TANRI ise bunları algılayamayanların algılayacağı bir nane değil ki...Felsefe şimdiye kadar hangi bilinmeyeni bulmuş, hangi derdin çaresi olmuş, felsefeyle bir yere varılsaydı, hastalara ilaç yerine onu sunarlardı.

TANRI diye VAROLUŞUN kaynağını anlamaktayım. Siz bana bu varoluşun kaynağını anlatın da dinleyelim efendim. Felsefe bunu ne yazık ki anlatamıyor. Belki sizin engin zekanız bunu çözmüş olabilir...Terbiyesizlik insanlara karşı yapılan çirkince söylem ve davranışlara denir. Felsefeye karşı terbiyeli olunması sizin hüsnü kuruntunuzdur. Biz insanlara karşı terbiyeli olursak bu yeter...Felsefeyle VAROLUŞUN KAYNAĞINI anlatamazsınız ki aslında felsefenin terbiyesizliği boyunu aşan işlere kalkışmasıdır.

moment
19-01-2013, 21:24
Siz önce tanrı nedir? Bunu bilmelisiniz ki dediklerinizin de bir manası olsun. Siz tanrı diye dinsel ktapların tasarladığı imgesel tanrıları hesabınıza alınca, dedikleriniz de onlardan farksız oluyor.

Siz önce TANRI nedir? Bunu öğrenmelisiniz ondan sonra varoluş var mıymış yokmuymuş bize anlatırsınız...

TANRI VAROLUŞUN KAYNAĞIDIR.

Metafizik vesaire ise, salt sizin imgesel tanrı tasarımınızdan başka bir gerçeklik taşımaz...

FARKINDALIK / FARKINDALIK / FAKINDALIK

Arkadaşım ben tanrı denilen bir hayalin peşinde koşmuyorum ki onun ne olduğunu sana anlatayım. İddia eden sensin sen anlat şu tanrıyı da nasıl bir şeymiş öğrenelim. Bugüne kadar en akıllı teocunuz bile bunu beceremedi. Onun yokluğundan niye gocunuyorsunuz. Metafizik siz tanrıcıların kavramıdır. Yoksa senin için tanrı madde midir? Nerden öğreniyorsun bunları? Tanrıdan mı? Kulağına mı fısıldıyor? Evet kendini peygamber zannedenler de var. Ama tanrınız da dininizde de gösterdiğiniz kanıtlar maddi şey. Tapınmanız maddi, kurban kesmeniz maddi, bütün dini törenleriniz maddi. Sizin düştüğünüz sefalete acıyorum.

Khaos
20-01-2013, 19:26
sayın sesli

ben telaşa falan kapılmam.ne diye telaşa kapılacağım.
burda karşıma çıkıp da benle sidik yarıştırabilecek adam mı var da telaşa kapılayım.
sizi ise zaten yazıyaz forumdan beri tanırım ve zihninizin kilitlenmiş, akıl yürütme biçiminizin çelişkilerle dolu olduğunu bilirim.


derdim bu değil ki.
bir iki kelime olsun size öğretebilmek için çırpınıyorum.


bu sitede ''farkındalık'' kavramını kullanan sizden önce de üyeler geldi geçti.
üstelik sizden de daha birikimliydiler.
onlara dahi ''soyutlama'' nedir öğrenmeyi beceremediler.


yahu daha birinci derste tırtlıyorsunuz.
sadece siz değil, ateisti teisti aynı.


o nedenle artık umutsuzum.
vazgeçtim.


eğer benim algılayamadığım bir tanrı algılıyorsanız,
sizin felsefe ile değil, psikiyatrist ile ilişkiniz olmalı.


benle işiniz çoktan bitmiştir.

Natan
22-03-2013, 18:07
Tanrı, kanıtlanmaya yönelik bir şey değildir.

Bireyin, inanıp, benimsediği ve var olduğuna inandığı bir durumdur. Bu düşünce sadece inanç temelindedir. Bunun dışında bir şey değildir.

Tanrı varlık sahasında yer almadığından "var mı yok mu" sorusunu sormak anlamsızdır.

Kelime olarak vardır ve bu yönüyle bir olgudur.

Peki bu gerçeği bilen ve Tanrıya yönelik inanç beslemeyen birine illaki Ateist mi denir?

Ateizm, Teolojik-dinsel-metafiziksel alanın içinde midir, dışında mıdır?

Saygılarımla
Rumpelstiltskin