PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Korkunun dindeki rolü nedir ?


sandox
22-12-2012, 06:43
Bazi insanlar inandiklari seyler mantikla celisse dahi inanmaya devam ediyorlar. Insanlar kaostan korkuyorlar, bilinmezlikten korkuyorlar. Mesela bicak orneginde; tanidigin birisi, ornegin annen elinde bicakla uzerine gelse korkmazsin. Cunku ne yapmayacagini biliyorsun. Baska bir insandan korkman, hareketlerini kestirememenden kaynaklaniyor ki bu aslinda butun korkularin temel sebebi; kaos, duzensizlik.


Insanlar Dunya'da bir duzen ariyorlar, siginacak, her seyi yonetebilecek bir sistem ariyorlar. Ama boyle bir sey yok, hic bir zaman da var olmadi. Dunya'nin duzeni aslinda "duzensizliginde" gizli. Dunya duzensizken guzel, tehlikeliyken guzel, dogal halinde guzel. Biz zaten ne yaparsak yapalim doga uzerinde bir sistem kuramayiz. Ama insanlar icin kuruyorlar; din kuruyorlar, tanri kuruyorlar.


Asil amac insanlarin bu duzensizligini sistematiklestirmek, kontrol edilebilir kilmak. Buradan da dinlerin baslangicta olum korkusuyla ortaya ciktiklarini, daha sonra ise belirli bir zumrenin diger insanlara karsi duyduklari korkularla gelistirildikleri sonucunu cikariyoruz. Korku insanoglunun yasadigi en mukemmel duygu bence..

Archaeopteryx
22-12-2012, 06:44
Ölümden sonra yok olmak, korkulacak bir şey. Dinler bunun ilacı. Morfin gibi.

sandox
22-12-2012, 06:54
Ölümden sonra yok olmak, korkulacak bir şey. Dinler bunun ilacı. Morfin gibi.

Aslında ölüm sonrasından korkmayı şöyle düşünebilseler, var olmadan önce nasılsan yine öylesin aslında, böyle düşünebilseydi insanlar, şuanda yaşadıkları hayatın görüp tecrübe edip yaşayıp ve senden sonraki nesile katkın olacak şekilde yaşayıp insanlığa faydalı bir şekilde veda etmek en güzeli.


Sonsuzluğu nasıl yorumlamak gerekir ?
Sonsuz yaşam bana çok mantıksız geliyor, ben 29 yıl önce yoktum bu dünyada ve bu tepki verilebilecek bir his değil güzel geliyor bana, öldükten sonra sonsuz yaşam insan türünün laneti gibi olarak algılardım.

http://sphotos-g.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-prn1/154406_376733785741807_716399202_n.jpg

ALKA
22-12-2012, 15:45
Dinin olduğu yerde korkular da uzak değildir.

Dinler hem korkular yaratarak hem de kendilerinin oluşturduğu bu korkuları dindirmeyi ve hafifletmeyi vaat ederek insanları kendi ağlarına takarlar.

Din korkulardan inşa edilmiştir: Kişinin kendi ölüm korkusundan..

Günün bitmesini ve eğlenceli oyunların sona ermesini istemeyen ama yatağa gitmesi gerektiği söylenen bir çocuğun; "ama hadi biraz daha oynayalım" diyerek uykuyu geciktirmeye çalışması hem insani ve anlaşılır bir durum hem de gerçekten çok acınasıdır.

Uykuya gitmek istemeyen çocuklar gibi insanlar da kaçınılmaz son noktayı önlemek için cehennem, araf ya da hades ne olursa olsun, bütün adaletsizliklere üzerilerine almaya maalesef hazırdır. Ne olursa olsun, son bir son olmamalı ve bir şekilde uzayıp gitmeli.

İşte tam bu noktada din oltayı atmaktadır. Kendilerini kaçınılmaz ölümün çaresizliği içinde bulunanlar için bize cennette 72 bakire veya bir ömür boyu kaynağı tükenmeyen bira kutuları vaat edilmektedir.

Hiçlikten ve yok olmaktan duyduğumuz korku insanları uysal yapmak için dinleri mükemmel bir enstrüman haline getirmektedir. Güzel ve dini bir pelerinle süslenmiş olarak, hatta en saçma önerileri bile bu insanlardan talep edebilirsiniz.

Eğer bir banka bize fantastik bir şekilde milyonlarca kar getirisi olan bir teklif yapsa ve bu iş için ilk önce onlardan kredi alarak yatırım yapmamız gerektiğini söylese ama aynı zamanda ödemenin ölürsek geride kalan ailemize de ödenmeyeceğini sadece sadece bize ödeneceğini, üstelik bu dünyada da değil sadece ve sadece ölümden sonra öbür dünyada bize ödeneceğini söyleseydi muhtemelen bu bankaya "Allah belanızı versin" veya "yüzünüzü şeytan görsün" derdik.

Aynı kazancı cennette kurtuluş ile bize vaat eden bir Tanrı adamına ise (hangi Tanrının adamı olursa olsun) nedense "yüzünü şeytan görsün, Allah belanı versin" demeyi akıl edemiyoruz.

Kendi çıkarını Allah'ın isteği diye insanlara satmaya çalışmak tüm dinlerin özüdür.

Oz Büyücüsü gibi kendini büyük bir perdenin arkasına saklamak her zaman daha iyidir. "Bu cadıyı Allah emrettiği için yakıyorum" demek "bu cadının mal ve mülkünü ele geçirmek ve iyileşmek için o cadıya giden ve büyü için para ödeyen hastaların bana gelip bana para ödemesini istediğim için bu cadıyı öldürüyorum" demekten çok daha kutsal ve yüce duyulduğu için bunun böyle söylenmesi de kimsenin garibine kaçmıyor.

Bu dünyada insanlar ne kadar fakir ve sefil bir hayata sahipse ahirette vaat edilen kar ve kazançlar için de o kadar çok açgözlü olurlar. Ve ahiret beklentisiyle bu dünyada daha aptalca şeylere inanmaya ve yapmaya meyilli olurlar.

Dini bu kadar tehlikeli bir şey yapan da budur.

Yoksulluk ne kadar büyükse insanlar da o kadar uysallaştırılabilir. Sadece karnı aç bir mümin iyi bir mümindir. Tok olanlar zor manipüle edilebilir ve inanç onlara tesir etmez.

Din parasız olmaz. Dinler insanlara kazancı öbür dünyada olacak krediler vermeyi çok sever.

Çünkü tüm dinlerin ilkesi: "benim sana yaptığım yatırımdan daha fazlasını sen bana ödeyeceksin" ilkesidir.

Corpse Bride
22-12-2012, 20:45
5. mesajdaki afiş anlatımı çok ilgi çekici olmuş ve fakat insandaki daha doğrusu beylerdeki sonsuz zevk algısını kim keşfeder yine bir erkek yani malının huyunu biliyor ona göre vaad ediyor yüce rappim yani onun adına bay muhammed.ne çakallık kim hayır derki bu teklife. korkudan yüzdesi daha az imanda bence ve genelide kadınlardır bu korkanların yine gene gine bence.

ayrıca sayın alka, çok bonkörsünüz o huri sayısı 72 değil 70 olcek abartmayalım lutfen arasında uçurum var.

ALKA
23-12-2012, 02:40
ayrıca sayın alka, çok bonkörsünüz o huri sayısı 72 değil 70 olcek abartmayalım lutfen arasında uçurum var.
Bana 72 dediydiler, ayrıca da 80.000 hizmetçim olacakmış :)

Ebû Saîd el Hudrî (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Cennetliklerin en aşağı derecede olanı seksen bin hizmetçisi ve yetmiş iki karısı vardır. Ayrıca bizzat kendisi için Cabiye ile Sana arsı kadar mesafede inci, zeberced ve yakut dan bir kubbe dikilecektir.” (Sünen-i Tirmizi, Cennetin Özellikleri, Bölüm 23, Hadis no: 2562)

http://www.enfal.de/tirmizi/45.htm

Neva
23-12-2012, 03:31
Bazi insanlar inandiklari seyler mantikla celisse dahi inanmaya devam ediyorlar. Insanlar kaostan korkuyorlar, bilinmezlikten korkuyorlar. .

Korku, dediginiz gibi mukemmel bir duygudur. Kendi basina hem dogal adrenalin, hem de dogal dmt iceriyor zira. Tavan yapabiliyor.

Bir kisim insanlar mantikla celisse dahi inanmaya devam ediyorlar ancak bu da bir cesit sinire bagli uyari-tatmin duzenegidir. Veya bir boslugu doldurmaktadir.

Burada asil sorgulanmasi gereken, konuya iliskin mantik nedir belirleyici olarak?

Hazir korkudan konu acilmisken, korku'nun mantigin isleyisine bir etkisi var midir?
Bir dinsiz veya bir ateist korku kavramindan muaf midir?
Dogru veya yanlis akil yurutme disiplinini sergilerken, bunu neye gore yapmaktayiz?
Kendi korkularimiz ne derece isin icindedir?

Mesela ne kadar mantikli bakarsak bakalim, profosyonel bir seri katili veya boyle bir katil cetesini ayirt etmek konusunda, mantik isimize cok zaman yaramaz. Cunku sandigimizdan cok daha fazla guncele, topluma uyumlu biri olarak algilayabiliriz onu/onlari. Oyle ki hic sakil durmaz guncele iliskin.

Hani siradan duyacagimiz seyler:
Kirk yil dusunsem o olacagi aklima gelmezdi.
Hayatta inanmam asla oyle biri degildir.
Kendim bile kalima gelirdi, ama o asla gelmezdi, cinsinden cikislar.

Din'ler, birer insan urunu organize sistemler butunudur. Isin ilgici din'in disinda kalan, toplumsal sistemler de ayni sekildedir. Ve ikisi de korku barindirir.

Mesela guncel hayatta bir kanser hastasindan ornek verelim.

Kendi bedeninde bolunerek, genisleyen kanser hucresinden ya korkacaktir veya onunla bilerek(arastirarak, ogrenerek vs.) korkmadan, kendi gercegi oldugunu algilayip bagdasik halde yasacaktir.

Bazi kanser vakalarinda, bu sekilde bagdasik yasamayi ogrenmis hastalar kanseri yenerler. Bunlari yuzdeye vurup incelesek, agirlikli kismi bir sekilde bir inanca sahip kisiler cikar cogunluk.

Din'ler de veya diger organize sistemler de bunun gibidir.

Bagdasik yasamayi ogrendiginizde(bagdasiktan kastim mensubu olmak degil, birlikte yasayabilmek), artik kendi korkularinizi ortaya koymaktan vazgecersiniz.

Zira insan dedigimiz yapi korktugu kadar(ki korkmak gayet normal bir tepkidir) ayni zamanda korkusunu yenmeyi de becerebilen bir yapidir.

sandox
23-12-2012, 12:07
Korku, dediginiz gibi mukemmel bir duygudur. Kendi basina hem dogal adrenalin, ....

Öncelikle okuduğun için teşekkür ederim, anlatığım tamamen bir teoriden başka birşey değildir, kendi teorimi paylaşıyorum bunu unutmayın.

Bir dinsiz veya bir ateist korku kavramindan muaf midir?

Ateistlik ve Dinsizlik cesaret işidir, çünkü tabuları yıkarak, güven verici bir yalan yerine, gerçeklerle yüzleşiyor. Ateist din konusunda neden korkmaz ilk korku tecrübemi yenme anımı anlatayım.

İnsanlar bilmediği şeylerden korkar;

Her çocuk geceleri yalnız kaldığında korkar, ve korktuğu süreç her gece aynı şeyleri yaşar korkar, uyku girmiyor gözüne ve tabi bu korkuyu yenmek için yaptığım eylem gerçeklerle yüzleşmek oldu odada benden başka hiç bir şey olmadığını ve ilk korkumu yendim, odada benden başka kimsenin olmadığını artık biliyordum, ve artık korkuları yenmenin sırrını öğrenmiştim dua ile değil gerçekle yüzleşerek olduğunun tecrübesini edindim.

Kendi korkularimiz ne derece isin icindedir?[/SIZE]

Yaşadığımız Coğrafya sebebiyle İslam ülkesinde yaşıyoruz, ve islam ülkesinde dini her yerde görebilirsiniz, izlediğiniz tv'lerdeki programlarda, okullarda, camilerde ve bir çok yerde, dini filmlerde çocukken işte izlediğimde sorgulama yeteneğini yok edecek özelliklerde

örneğin; dinlerin var oluş dönemi ve insanları çelişkili inansakmı inanmasakmı gibi süreci yaşadıkları dönemi anlatıyor ve çirkin kıyafetleri pis bir ateist geliyor ve peygambere diyor yalan senin allahın kanıtla demesiyle, peygamberliğini ilan eden kişi dua ediyor ve iskelet topraktan kalkıp allahu ekbeer diyordu :D ve bunu izleyen 5-6 yaşındaki çocuğun zihnini düşünebiliyormusunuz ?

ve buna benzer nice olaylar, izlemesi için 80-90-2000'li yıllar çok elverişliydi, ve bu zihin normal konular ilgisini çekmez o yaştaki bir çocuğun ve mucizevi olaylar sıra dizisini izledikçe artık oda kendini sistemin bir parçası oluyor, ve dini kitaplardan bilgi sahibi oldukça filmde izlediği gibi canlanıyor olay Asla sorgulayamıyor.

bu olayda ki çocuğun kendi korku derecesini ve psikojik ruh haline siz karar verin

Hazir korkudan konu acilmisken, korku'nun mantigin isleyişine bir etkisi var midir?

Kendi korkularımızın derecesinde anlattığım çocuğun psikolojisinden devam edelim.

Mantık ve düşünce işleyişi, 2 farklı senaryoda anlatacağım bu olayı,

1.) Artık bu çocuk belli bir olgunluğa geldiğinde konular mantığını yitirdiğini görüyor ve dinle ilgi birisine soruyor ve oda bu yetişkini daha çok korkutarak sistemden çıkmasını engelliyor, inanmazsan cehennemde diri diri yanacaksın, sana huriler asla olmayacak, acı ızdırap çekiceksin sonsuza kadar diyince mantık şu şekilde çalışıyor, sorgularsam ne kazanıcamki, ama sorgulamazsam dualarımı eder namazımı kılarım ibadetlerimi yaparsam cennete gidicem diye ümitlenerek bir ömür yaşar kendinden sonraki nesillere aynı mantık işleyişi ile telkinlerle sürü psikolojisinden ayrılamaz.

2.) Artık bu çocuk belli bir olgunluğa geldiğinde, dini konular ve gerçek hayat arasında çelişkileri gün geçtikçe artmaya başlar, sorgulamanın ilk adımı şüphelerdir, öncelikle mantık yürütmeye başlar ama ifade edemez ama bilir bir şeyler yanlış gidiyor, sorgulamaya başlayıp gerçeklerle yüzleşen çocuk, kendisini geliştirmeye adar, kitaplar okur yoğun şekilde, araştırıcı olur, internet'ten makalelere bakar ve her çelişki gerçeğe bir adım daha yaklaştırır.


1.) Çocuğa soru soruyoruz;

Soru: En doğru din hangisi sence ? ( İslam ülkesinde yaşayan müslüman ailenin çocuğu konudaki karakter )

Cevap: tabikide müslümanlık

Soru: nasıl karar verdin doğru olduğuna ?

Cevap: Mucizeleri göremiyormusun ?

Somut kanıtı olmayan kulaktan duyma, anlatılanları kanıt olarak gösterebiliyor mantığı. ( biz burada peygamberinin mucizesi doğru olup olmadığına değil çocuğun mantığının işleyişine bakıyoruz. )

2.) Çocuğa soru soruyoruz;

Soru: Ateş hava olmadan yanar mı ?

Cevap: Bu konuyu araştırır, somut kanıt bulur ve soruna aradığın doğru cevabı verir.

http://sphotos-d.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-ash3/62111_356928351070986_1417873820_n.jpg

Sonuç olarak, Mantık sistemi sorgulama sistemi ile çalıştığı için, somut kanıt, ve
araştırma ve geliştirmede mantığı daha iyi oluyor. ama diğer çocuk mantığı inanmaya dayalı olduğu için araştırmaz, inandığı doğru neyse onu asla değiştiremezsin.

Bugün bir bilim adamının elinde gerçeği kanıtlayan somut delil varsa, hata yapan bilim adamı gerçeği saptırmadan kabul eder.

Ama dinde hiç bir şeyi kabul ettiremiyorsunuz.


Bu yazıdaki insanların dinlerine aşırı sarılmasının sebebi, Ateist olmanın amaçsız olduğuna inanmalarından kaynaklıdır,
çünkü din vaatleri yaşam, üretmeden tüketeceğine inanmak, ne kadar çirkin olursa olsun her biri birbirinden güzel 70 bayan aşık olacakmış, ne kadar gerçek dünyada başarısız olsada istenilen şeyler kolaydı, namaz, oruç, fitre zekat, bunları yerine getir başka emek sarf etmeden sonsuz hayatta vaat edilenleri sınırsızca yaşa Yetişkinlere göre masal Şimdi kim böyle bir şeyi elinin tersi ile itip Ateist olmak ister, ben bile anlatırken özendim :D :D masallar aleminden çıkalım gerçek dünyaya gelelim.

Ateist olmak, masalların gerçek olmadığını bilmektir ve öldükten sonra dünyaya gelmeden önce yok olduğunu bildiği gibi ölüncede yok olacağını bilir.


http://sphotos-b.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-ash3/68926_381278268620692_397058896_n.jpg

Ateist'in yaşam tarzı bu dünya üzerine kuruludur, örnek bir Ateist ülkesini baz alıyorum

"The Economist Intelligence Unit" tarafından hazırlanan ve 2005 yılını kapsayan yaşam kalitesi endeksinde ülkelerdeki bireylerin yaşamlarını etkileyebilecek çeşitli faktörler göz önüne alınmıştır.

1. Sağlık: Ortalama yaşam süresi
2. Aile Hayatı: Boşanma oranları
3. Toplumsal Yaşam
4. Ekonomik durum: Kişi başına düşen gayri safi milli hasıla göz önüne alınmıştır.
5. Siyasi düzen ve güvenlik
6. İklim ve coğrafya
7. İş güvenliği: İşsizlik oranları
8. Siyasi Özgürlükler
9. Cinsel eşitlik

Japonların hayali; tanrıları, dinleri ve peygamberleri olmadığını halde Ülkelere göre yaşam kalitesi sıralamasında yukarıdaki özelliklere göre ilk 17. Japonya üzülerek söylüyorum Türkiye 50. oldu ve iran 88. suriye 97. oldu


Atalarımızı dinleri icat ettikleri için suçlamıyoruz.
Kör iken düşmekte,
Ya da karanlıkta bir yapbozu düzgünce bitirememek de utanılacak bir şey yoktur.
Ama artık karanlıkta yaşamıyoruz.
Bilim günümüzde ışıl ışıl parlıyor ve yolumuzu aydınlatıyor,
gölgeleri yok ediyor, ve en derin yarıkları bile açığa çıkarıyor.
Artık mağaralarda yaşamıyoruz. Vadileri geçtik, dağları aştık,
ve diğer taraftaki harika manzaraları görebilmeye başladık.
Artık güvende ve değerli oldumuzu anlatacak rahatlatıcı hikayelere ihtiyacımız yoktur.

Artık inançlarımızı buluşlarımızla kıyaslamanın zamanı gelmedi mi?
Artık düşüncelerimizin yeni perspektiflerimizi yansıtmanın zamanı gelmedi mi?
Kurgulardan çok Realite de, daha fazla olmaksızın, eşit bir derecede huşu vardır.
Artık bizlerin kendimize evrenin bizim için olduğunu,
bizim kültürümüzün diğer kültürlerden daha iyi olduğunu,
bizim kabilemizin diğer kabilelerden daha iyi olduğunu söylemeyi bırakmalıyız.

Artık evrenin gerçekte nasıl olduğunu öğrenmemiz gerekir.
bizim hoş bulduğumuz şeyleri, gururmuzu yok etse bile,
bakış açımızı değiştirse bile, ve tüm cevapların bizim elimizde olmadığını itiraf ettirse bile...
sayın inanan, eğer gerçekleri önemsiyorsan iddia ettiğin her şeye rağmen,
O zaman bu temel sorulara karşı karşıya gelmen gerekir.


"Güven verici bir yalan yerine, zor bir gerçeği kucaklamak" ( Carl Sagan )

“Bir başka insanın sahip olduğu inancının delilik olduğunu bilmem ile duyduğum rahatlık, benimde kendi inancım hakkında şüphe etmemi öğretiyor” (Mark Twain)

Sandox

vishnu
23-12-2012, 13:04
korku dinde çok önemli...

kabir azabı ve cehennem korkusu

sonsuza kadar cayır cayır yanma korkusu...

bu korkular beyni felç ediyor...

dinsizliğe ilk adımları atarken öyle korku içindeydim ki...

cehennem korkusu , tanrının gazabına maruz kalma...

ama zamanla hepsi geçti , hepsinin masal olduguna emin oldum...

ve cehennemden korkmuyormusun muslumana derim ki

sen nasıl korkmadan isa tanrının oğlu değildir diyorsan

bende korkmadan tanrı yoktur diyorum.

vishnu
23-12-2012, 13:27
Aslında ölüm sonrasından korkmayı şöyle düşünebilseler, var olmadan önce nasılsan yine öylesin aslında, böyle düşünebilseydi insanlar, şuanda yaşadıkları hayatın görüp tecrübe edip yaşayıp ve senden sonraki nesile katkın olacak şekilde yaşayıp insanlığa faydalı bir şekilde veda etmek en güzeli.


Sonsuzluğu nasıl yorumlamak gerekir ?
Sonsuz yaşam bana çok mantıksız geliyor, ben 29 yıl önce yoktum bu dünyada ve bu tepki verilebilecek bir his değil güzel geliyor bana, öldükten sonra sonsuz yaşam insan türünün laneti gibi olarak algılardım.

http://sphotos-g.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-prn1/154406_376733785741807_716399202_n.jpg


kesinlikle katılıyorum. zaten yoktuk yok olacağız . yok olunca buna üzülecek bir beynimizde olmayacak...

sonsuz cennet olsa iyi olur ama...sonsuz cehennem ihtimali sonsu zkötü birşey. düşünsene yanlış dine inandın sonsuz cehenneme girme ihtimalin var. sonsuza kadar en acı işkencelerden daha kötü ne olabilir.

yani ateizm dinden çok daha güzel bir son öneriyor. aslında dinle beynımız doldurulduğu için ölmeyi kabul edemiyoruz.

denize doğru düşen kar tanesi gibi. denizde yok olmaktan korkuyoruz. oysa aslımıza dönüyoruz.

sandox
23-12-2012, 13:43
kesinlikle katılıyorum. zaten yoktuk yok olacağız . yok olunca buna üzülecek bir beynimizde olmayacak...

sonsuz cennet olsa iyi olur ama...sonsuz cehennem ihtimali sonsu zkötü birşey. düşünsene yanlış dine inandın sonsuz cehenneme girme ihtimalin var. sonsuza kadar en acı işkencelerden daha kötü ne olabilir.

yani ateizm dinden çok daha güzel bir son öneriyor. aslında dinle beynımız doldurulduğu için ölmeyi kabul edemiyoruz.

denize doğru düşen kar tanesi gibi. denizde yok olmaktan korkuyoruz. oysa aslımıza dönüyoruz.


Sonsuz cennet olmasida bana gore lanetlenmek gibi birsey, neden dersen amac yok, emek yok, sebep yok, ve uretmeden tuketiyorsun sanki usagin var, hindularin tekrar dunyaya zengin gelme hayali mekan farkli, sevdigin insanlar cehennemde sende gonul rahatligi ile cennetin tadini cikariyorsun sonsuz azap annen baban cehennemde anlatildigi gibi yanarken sen cennette ;) nasil rahat olucaksinki, zaten cennet cehennem masaldan fazlasi degil, O yuzden butun guzellikleri bu dunyada yasayalim, eger tanri varsa diye yanacaksin tehtitlerine cevap olarak; tanri kendi varligini ve dinini bana inandiramiyorsa bu benim hatam mi ? Demek yeterli olur

vishnu
23-12-2012, 14:44
elbetteki masal hepsi , gerçek olması imkansız.

yakınlarının yanması evet korkunç

mesela babam ateist annem deist...yabacaklar dine göre sonsuza dek susuz kalacaklar

ama bunlar saymazsak ben hurilerle sonsuza dek idare ederdim sıkıntıyas karşıda uyuşturu falan vardır heralde...

Ateist Eren
23-12-2012, 18:02
Cehennem konusu kendi basina inanmamak icin bir neden....

Allah insanlari yaratiyor daha sonra "kötü" olduklari icin, sonsuza dek iskence ediyor....

Buna ancak sadist denilir!

Neva
23-12-2012, 18:14
Öncelikle okuduğun için teşekkür ederim, anlatığım tamamen bir teoriden başka birşey değildir, kendi teorimi paylaşıyorum bunu unutmayın.

Bir dinsiz veya bir ateist korku kavramindan muaf midir?

Ateistlik ve Dinsizlik cesaret işidir, çünkü tabuları yıkarak, güven verici bir yalan yerine, gerçeklerle yüzleşiyor. Ateist din konusunda neden korkmaz ilk korku tecrübemi yenme anımı anlatayım.

İnsanlar bilmediği şeylerden korkar;

Her çocuk geceleri yalnız kaldığında korkar, ve korktuğu süreç her gece aynı şeyleri yaşar korkar, uyku girmiyor gözüne ve tabi bu korkuyu yenmek için yaptığım eylem gerçeklerle yüzleşmek oldu odada benden başka hiç bir şey olmadığını ve ilk korkumu yendim, odada benden başka kimsenin olmadığını artık biliyordum, ve artık korkuları yenmenin sırrını öğrenmiştim dua ile değil gerçekle yüzleşerek olduğunun tecrübesini edindim.

Kendi korkularimiz ne derece isin icindedir?[/SIZE]

Yaşadığımız Coğrafya sebebiyle İslam ülkesinde yaşıyoruz, ve islam ülkesinde dini her yerde görebilirsiniz, izlediğiniz tv'lerdeki programlarda, okullarda, camilerde ve bir çok yerde, dini filmlerde çocukken işte izlediğimde sorgulama yeteneğini yok edecek özelliklerde

örneğin; dinlerin var oluş dönemi ve insanları çelişkili inansakmı inanmasakmı gibi süreci yaşadıkları dönemi anlatıyor ve çirkin kıyafetleri pis bir ateist geliyor ve peygambere diyor yalan senin allahın kanıtla demesiyle, peygamberliğini ilan eden kişi dua ediyor ve iskelet topraktan kalkıp allahu ekbeer diyordu :D ve bunu izleyen 5-6 yaşındaki çocuğun zihnini düşünebiliyormusunuz ?

ve buna benzer nice olaylar, izlemesi için 80-90-2000'li yıllar çok elverişliydi, ve bu zihin normal konular ilgisini çekmez o yaştaki bir çocuğun ve mucizevi olaylar sıra dizisini izledikçe artık oda kendini sistemin bir parçası oluyor, ve dini kitaplardan bilgi sahibi oldukça filmde izlediği gibi canlanıyor olay Asla sorgulayamıyor.

bu olayda ki çocuğun kendi korku derecesini ve psikojik ruh haline siz karar verin

Hazir korkudan konu acilmisken, korku'nun mantigin isleyişine bir etkisi var midir?

Kendi korkularımızın derecesinde anlattığım çocuğun psikolojisinden devam edelim.

Mantık ve düşünce işleyişi, 2 farklı senaryoda anlatacağım bu olayı,

1.) Artık bu çocuk belli bir olgunluğa geldiğinde konular mantığını yitirdiğini görüyor ve dinle ilgi birisine soruyor ve oda bu yetişkini daha çok korkutarak sistemden çıkmasını engelliyor, inanmazsan cehennemde diri diri yanacaksın, sana huriler asla olmayacak, acı ızdırap çekiceksin sonsuza kadar diyince mantık şu şekilde çalışıyor, sorgularsam ne kazanıcamki, ama sorgulamazsam dualarımı eder namazımı kılarım ibadetlerimi yaparsam cennete gidicem diye ümitlenerek bir ömür yaşar kendinden sonraki nesillere aynı mantık işleyişi ile telkinlerle sürü psikolojisinden ayrılamaz.

2.) Artık bu çocuk belli bir olgunluğa geldiğinde, dini konular ve gerçek hayat arasında çelişkileri gün geçtikçe artmaya başlar, sorgulamanın ilk adımı şüphelerdir, öncelikle mantık yürütmeye başlar ama ifade edemez ama bilir bir şeyler yanlış gidiyor, sorgulamaya başlayıp gerçeklerle yüzleşen çocuk, kendisini geliştirmeye adar, kitaplar okur yoğun şekilde, araştırıcı olur, internet'ten makalelere bakar ve her çelişki gerçeğe bir adım daha yaklaştırır.


1.) Çocuğa soru soruyoruz;

Soru: En doğru din hangisi sence ? ( İslam ülkesinde yaşayan müslüman ailenin çocuğu konudaki karakter )

Cevap: tabikide müslümanlık

Soru: nasıl karar verdin doğru olduğuna ?

Cevap: Mucizeleri göremiyormusun ?

Somut kanıtı olmayan kulaktan duyma, anlatılanları kanıt olarak gösterebiliyor mantığı. ( biz burada peygamberinin mucizesi doğru olup olmadığına değil çocuğun mantığının işleyişine bakıyoruz. )

2.) Çocuğa soru soruyoruz;

Soru: Ateş hava olmadan yanar mı ?

Cevap: Bu konuyu araştırır, somut kanıt bulur ve soruna aradığın doğru cevabı verir.




Sonuç olarak, Mantık sistemi sorgulama sistemi ile çalıştığı için, somut kanıt, ve
araştırma ve geliştirmede mantığı daha iyi oluyor. ama diğer çocuk mantığı inanmaya dayalı olduğu için araştırmaz, inandığı doğru neyse onu asla değiştiremezsin.

Bugün bir bilim adamının elinde gerçeği kanıtlayan somut delil varsa, hata yapan bilim adamı gerçeği saptırmadan kabul eder.

Ama dinde hiç bir şeyi kabul ettiremiyorsunuz.


Bu yazıdaki insanların dinlerine aşırı sarılmasının sebebi, Ateist olmanın amaçsız olduğuna inanmalarından kaynaklıdır,
çünkü din vaatleri yaşam, üretmeden tüketeceğine inanmak, ne kadar çirkin olursa olsun her biri birbirinden güzel 70 bayan aşık olacakmış, ne kadar gerçek dünyada başarısız olsada istenilen şeyler kolaydı, namaz, oruç, fitre zekat, bunları yerine getir başka emek sarf etmeden sonsuz hayatta vaat edilenleri sınırsızca yaşa Yetişkinlere göre masal Şimdi kim böyle bir şeyi elinin tersi ile itip Ateist olmak ister, ben bile anlatırken özendim :D :D masallar aleminden çıkalım gerçek dünyaya gelelim.

Ateist olmak, masalların gerçek olmadığını bilmektir ve öldükten sonra dünyaya gelmeden önce yok olduğunu bildiği gibi ölüncede yok olacağını bilir.





Ateist'in yaşam tarzı bu dünya üzerine kuruludur, örnek bir Ateist ülkesini baz alıyorum

"The Economist Intelligence Unit" tarafından hazırlanan ve 2005 yılını kapsayan yaşam kalitesi endeksinde ülkelerdeki bireylerin yaşamlarını etkileyebilecek çeşitli faktörler göz önüne alınmıştır.

1. Sağlık: Ortalama yaşam süresi
2. Aile Hayatı: Boşanma oranları
3. Toplumsal Yaşam
4. Ekonomik durum: Kişi başına düşen gayri safi milli hasıla göz önüne alınmıştır.
5. Siyasi düzen ve güvenlik
6. İklim ve coğrafya
7. İş güvenliği: İşsizlik oranları
8. Siyasi Özgürlükler
9. Cinsel eşitlik

Japonların hayali; tanrıları, dinleri ve peygamberleri olmadığını halde Ülkelere göre yaşam kalitesi sıralamasında yukarıdaki özelliklere göre ilk 17. Japonya üzülerek söylüyorum Türkiye 50. oldu ve iran 88. suriye 97. oldu


Atalarımızı dinleri icat ettikleri için suçlamıyoruz.
Kör iken düşmekte,
Ya da karanlıkta bir yapbozu düzgünce bitirememek de utanılacak bir şey yoktur.
Ama artık karanlıkta yaşamıyoruz.
Bilim günümüzde ışıl ışıl parlıyor ve yolumuzu aydınlatıyor,
gölgeleri yok ediyor, ve en derin yarıkları bile açığa çıkarıyor.
Artık mağaralarda yaşamıyoruz. Vadileri geçtik, dağları aştık,
ve diğer taraftaki harika manzaraları görebilmeye başladık.
Artık güvende ve değerli oldumuzu anlatacak rahatlatıcı hikayelere ihtiyacımız yoktur.

Artık inançlarımızı buluşlarımızla kıyaslamanın zamanı gelmedi mi?
Artık düşüncelerimizin yeni perspektiflerimizi yansıtmanın zamanı gelmedi mi?
Kurgulardan çok Realite de, daha fazla olmaksızın, eşit bir derecede huşu vardır.
Artık bizlerin kendimize evrenin bizim için olduğunu,
bizim kültürümüzün diğer kültürlerden daha iyi olduğunu,
bizim kabilemizin diğer kabilelerden daha iyi olduğunu söylemeyi bırakmalıyız.

Artık evrenin gerçekte nasıl olduğunu öğrenmemiz gerekir.
bizim hoş bulduğumuz şeyleri, gururmuzu yok etse bile,
bakış açımızı değiştirse bile, ve tüm cevapların bizim elimizde olmadığını itiraf ettirse bile...
sayın inanan, eğer gerçekleri önemsiyorsan iddia ettiğin her şeye rağmen,
O zaman bu temel sorulara karşı karşıya gelmen gerekir.


"Güven verici bir yalan yerine, zor bir gerçeği kucaklamak" ( Carl Sagan )

“Bir başka insanın sahip olduğu inancının delilik olduğunu bilmem ile duyduğum rahatlık, benimde kendi inancım hakkında şüphe etmemi öğretiyor” (Mark Twain)

Sandox


Cevabiniz icin tesekkurler.

-Sorumda din'e iliskin korku kavramindan muaf midir? diye sormadim ki.

Genel olarak korku kavramini ele aldim. Gerekcesini de aciklamistim yukarda zaten, bildik dinler disinda kalan sistemler de organize insan urunudur diye..

Tabulari yikabilir, cesaretli davranabilirsiniz, ancak bu korkularinizin yok oldugu ve sonlandigi anlamina gelmez.

Carl Sagan pek manidar olmus yaziniza iliskin, ama kendisi Turkiye'de yasamiyor ne yazik ki, bu durumda da cografi vs. sartlar acisindan gercegi kucaklamak, ortaya korkulari koymakla esdeger hale geliyor bir anlamda toplumsal olarak.. Kendisinin bundan haberi olmasa gerektir.

Mesela iskeletin tekbir getirip kalkmasi ornegi, bir korku sonucu verilmis orneklemedir o doneme iliskin. Cocuklar uzerinden aciklamissiniz mesajinizda.


Oysa ateist ebeveynlerin yetistirdigi bir cocugun dahi, gelecekte-olene degin, bir sekilde din'e yonelmeyecegine dair %100 garantisi yoktur.
Tipki dindar bir ailede yetisen cocugun, sonradan dinden siyrilmasi gibi..

Bunun aksini ongormek, son derece hayalci bir yaklasimdir.:)

Gunumuz filmlerinde, daha afaki sahneler mevcuttur. (iskelet ornegiyle kiyasladigimizda) Cocuklar, ozellikle de simdiki cocuklar sandiginizdan cok daha zekidir. Zira teknoloji caginda ve subliminal mesaj kirliliginde(kitle iletisim araclari, yazili-gorsel vs.) yasiyorlar.

Kaldi ki yetiskinler icin de durum halen ayni ve gecerliligini koruyor olabilir. Yani tekbir getirildiginde iskelet kalkar yerinden.

Saydiginiz ateist yogunlugu olan ulkelere iliskin; o ulkelerde de sistem korku uzerine sekilleniyor maalesef. Korku veya korkutma'nin, sartlandirmanin olmadigi yerde, sistem- yasa/kanun da olmaz zaten. Orman kanunu uygularsiniz olur biter. Zaten ilk ozgun dinlerde bu sekilde cikmistir.

Cok ilkel caglarda insanin, birseylere kendi turunu kurban etmesi, olusunu gommesi, mezara objeler koymasi, mezarinin ustune kok boyayla kirmiziya boyamasi, boynuna kafatasi, hayvan disi vs. objeler takmasi ne anlam tasiyorsa, sonraki dinler de bunu versiyon farkiyla devam ettirmistir.

Hala kan'dan korkarsiniz mesela, ister teist, ister ateist olun.
Teiste gore kan yasami-tanrisina sukretmeyi temsil eder, dinsiz-ateiste gore de kan'la yasaminizi sonlandirabilirsiniz istemeden de olsa. Kan iyi bir tasiyicidir neticede. Oysa Avrupa veba'dan kirilirken, bir tek cingeler tabir edilen grup ayakta kalabilmistir, saf gumusu kendi yontemleriyle likit hale getirip icerek.

Demek ki Turkiye'nin 50. sirada olusu, yekten din'le alakali bir durum degildir. Daha cok ekonomik parametlerle(uretim/uretimi oldurme vs.) iliskilidir. Zira saydiginiz tarihten onceleri de ust siralarda degildi. Veya yekten tamamiyla dinsiz bir ulke olmadi hicbir zaman.

Ateistin yasami bu dunya uzerine kuruludur elbette, ama ateist gerceklerden kacmaz, onlarla cok rahat yuzlesir. Mevcut saydiginiz ateistlerin yogun olarak bulundugu ulkelerin yasalarini inceleyin, hepsinin bir sekilde korku/korkutma -dahasi sartlandirma ve kurallara itaat uzerine, insa edilmis sistemleri oldugunu goreceksiniz.


Bir ateiste gore rahatlatici(cennet-huriler vs.) hikayelere ihtiyac olmayabilir, ancak buna ihtiyacli bir insan icin zaruri bir durum/ hatta bilincli bir secim de olabilir.

Inanmaya ihtiyaclisinizdir ve inanirsiniz bu kadar basittir.

Bilime inanmak da bir secimdir mesela.Oysa bilime inanilmaz, bilirsiniz sadece. Kendini yanlisma luksu vardir cunku.

Bu yuzden ateistin bagnaziyla, musluman bagnaz arasinda inanc/iman bakimindan hicbir fark yoktur. Ikisi de suphe etmez cunku.

Ve parametler bu yuzden hep yanlis olculur, %99 muslumandir seklinde. :) Veya Ahmedinejad gibi "Bizde escinsel yoktur" seklinde demec verip kisiler kendini kandirir.

Bu gercegi insana iliskin psikanaliz bakimindan goz ardi edemezsiniz. Yani bir ateist goz ardi etmez.

Insanlarin benim kabilem iyidir, benim kulturum iyidir vs. demeyi birakmasi demek, kaos'un sonunu getirir. Veya bir kisim dinlerin bilissel olarak pasifize yontemiyle esdegerdir.

Oysa yukarda demistiniz ki;


Insanlar Dunya'da bir duzen ariyorlar, siginacak, her seyi yonetebilecek bir sistem ariyorlar. Ama boyle bir sey yok, hic bir zaman da var olmadi. Dunya'nin duzeni aslinda "duzensizliginde" gizli. Dunya duzensizken guzel, tehlikeliyken guzel, dogal halinde guzel. Biz zaten ne yaparsak yapalim doga uzerinde bir sistem kuramayiz. Ama insanlar icin kuruyorlar; din kuruyorlar, tanri kuruyorlar.


Insanlar bu arayis sonucu insanlik tarihinin akisi icinde, hem dinler, hem de envayi cesit tanrilar, hem de din disi/ ama din benzeri organize sistemler kurdular ve hala kurmaktalar, ozgun doga veya uzay vs. uzerinde etkin sistem kurmak icin kafa patlatmaktalar, hala eski koklu dinlerden guncelleme yapilarak uretilmis, yeni new age din'ler ortaya cikmakta.

Bilim dediginiz kavram da bu sekilde dogmustur zaten. Antik dunyayi incelemeniz yeterlidir.

Dunya'nin duzeni duzensizliginde gizli, peki sizce ya evren?

Neva
23-12-2012, 18:28
Cehennem konusu kendi basina inanmamak icin bir neden....

Allah insanlari yaratiyor daha sonra "kötü" olduklari icin, sonsuza dek iskence ediyor....

Buna ancaksadist denilir!

Ama sadizm'de bir zevk alma unsurudur, uyarandir. Tu kaka bir kavram sinifina girmez.

Cok aci yemeyi seven ve bundan tat alan birine kalkip "sadist" diyebilir miyiz biz aci yemeyi sevmiyoruz diye?

Veya cok aci biberi yarattigini iddia ettigi icin, tanri kavramini "sadist" diye ele alabilir miyiz?

Veya ornegin, atese iman eden bir topluluk icin, cehennem atesinde yanma fikri inanmamak icin bir gerekce olabilir mi?

Kendini protesto amacli yakan insan "sadist" midir?

sandox
23-12-2012, 22:44
Cevabiniz icin tesekkurler. .... [/U]



Korku, hayatta kalma içgüdüsünün bir parçası olarak en ilkel dürtülerden birisidir.

Korku, var olan duzenin devamini saglamak icin uygulanan refleksif hareketlerdir. Korkuyu duzen degisimleri dogurur. Ayni sekilde yeni duzene adapte olma hizimizla paralel olarak azalir korkularimiz.

Cesaret korkunun yokluğu değil, korkuya direnmek, korkuya hükmetmektir.



Carl SAGAN'ın anlatmak istediği yazının video'su, anlatmak istediğini buradan daha açıklayıcı olarak görebilirsiniz.

YAA1_BZU6e4


Mesela iskeletin tekbir getirip kalkmasi ornegi, bir korku sonucu verilmis orneklemedir o doneme iliskin. Cocuklar uzerinden aciklamissiniz mesajinizda.

Soruna cevap vereceğim, eski yapım filmler daha bir etkileyici olur ne kadar saçmada olsa izlemekten alıkoyamazsınız. 1-2 dk izlemek yeterli sizi film'e bağlaması :D


bu video'da 1,5 dk izleyince insan sorgulamak istese bile, ulan ben ne adi bir insanmışımki zamanında kellesini seve seve veriyormuş, bugün bizden sadece namaz oruç fitre zekat başka bir şey istemiyorlar, bunu bile yapmaz hale geldik diye gibi çok ağır mesajlar içeriyor, ibretlik deyip imana getirme şekli.

a2toxkmqEn0

Filmin ilk 36 saniyesini izledim, devamında noluyor diye merakla izleyesim geldi, işin özü insanı çeken nedir bilmiyorum ama, bir adam 7 tane göğüsüne ok yemiş sırtına 3 tane ok yemiş malatya'ya atla gidiyor :D at sırtında kalp bölgesine 10 tane ok yediği halde :D bugün bu kadar saçma filmler olmadığı için insanlar beyinleri böyle etkilenmiyor

AlTui3FHbdM

bu filmler son teknoloji ile çekilmedi ama bir bağlayıcı unsuru var, ne kadar aşırı saçmalasalar bile :D


Oysa ateist ebeveynlerin yetistirdigi bir cocugun dahi, gelecekte-olene degin, bir sekilde din'e yonelmeyecegine dair %100 garantisi yoktur.
Tipki dindar bir ailede yetisen cocugun, sonradan dinden siyrilmasi gibi..

Akside iddaa edilemez, çok bencilce düşünce olurdu, ben oruçta tuttum, namazda kıldım camide hoca arapça küfür etse cemaatin anası bacısına cemahat amin diyor :D.



Demek ki Turkiye'nin 50. sirada olusu, yekten din'le alakali bir durum degildir. Daha cok ekonomik parametlerle(uretim/uretimi oldurme vs.) iliskilidir. Zira saydiginiz tarihten onceleri de ust siralarda degildi. Veya yekten tamamiyla dinsiz bir ulke olmadi hicbir zaman.


Türkiyenin 50. olması inançlarında çok etkisi var, ayırılan bütçe 4,600,000 Yeni TL

bu butçeyi her yıl bir şehiri modernleştirseler, daha iyi yollar, daha iyi eğitim şartları, daha planlı yerleşim yapılaşma olsaydı insanlar doğudaki insanların terörist olmalarını neye bağlıyorsun ? lüks eğitim merkezleri, gelecek vaat eden fabrikalar işciler için ?


Terörün Kaynağı

Sizce hangi şehirlerden terörist çıkıyor ve sebebi ve çözümü

Siz hiç Marmara, Ege, Güney bölgelerinden terörist yetiştiğini gördünüz mü, elbet 1-2 tane kaynamıştır araya, tabi ki hayır, sebebi eğitim öğrenim, çalışma imkanı üretkenliği iyi olan şehirler olması,

Doğudaki ülkelerde imkan sunmuyor devlet, ve ayağına gelen fırsatlarıda eliyle itiyor

Ülke yöneticilerine bir çok büyük araba markası teklif ettiler, senin bu şehrinde fabrika kurmak istiyoruz,ve 25.000 kişiye iş imkanı sunacağız, karşılığında ürettiğimiz arabalar 2 yıl vergi almayın.

cevap: olmaz o vergilere ihtiyacımız var.
( yoksa terörle mücadele edemeyiz paramız yok gibi zihniyete sahip yöneticilere sahibiz )

zihniyet böyle olunca ilk 20'ye girmemizin imkanı yok, tepedeki zihniyet değişmesi lazım ki, düşünceler fikirler daha iyi olsun, hükümet dizilere filimlerdeki
konularla ilgilenmekle meşkul.

Ülkemizin kan kaybetme sebebi bunlardır, Aklı olgun bir Cumhurbaşkanı ve başbakanı olsaydı, doğal kaynakları en zengin ülkelerden biriyiz,

Insanlar bu arayis sonucu insanlik tarihinin akisi icinde, hem dinler, hem de envayi cesit tanrilar, hem de din disi/ ama din benzeri organize sistemler kurdular ve hala kurmaktalar, ozgun doga veya uzay vs. uzerinde etkin sistem kurmak icin kafa patlatmaktalar, hala eski koklu dinlerden guncelleme yapilarak uretilmis, yeni new age din'ler ortaya cikmakta.

Bilim dediginiz kavram da bu sekilde dogmustur zaten. Antik dunyayi incelemeniz yeterlidir.

"Atalarımızı dinleri icat ettikleri için suçlamıyoruz.
Kör iken düşmekte,
Ya da karanlıkta bir yapbozu düzgünce bitirememek de utanılacak bir şey yoktur.
Ama artık karanlıkta yaşamıyoruz.
Bilim günümüzde ışıl ışıl parlıyor ve yolumuzu aydınlatıyor,
gölgeleri yok ediyor, ve en derin yarıkları bile açığa çıkarıyor.
Artık mağaralarda yaşamıyoruz. Vadileri geçtik, dağları aştık,
ve diğer taraftaki harika manzaraları görebilmeye başladık.
Artık güvende ve değerli olduğumuzu anlatacak rahatlatıcı hikayelere ihtiyacımız yoktur."

yukarıdaki anlatım, eskiden bu kadar gelişmiş bir medeniyet olmadığı için dinleri kurmuşlar ve dinsiz yetişen ülkelerde oldu o zamanlar sorularımıza cevap verecek kadar gelişmiş teknolojimiz yoktu atalarımızda çözümü o zamanlar öyle bulmuşlar çokta iyi yapmışlar, ama insanlar bugün kendimizi güvende hissettirecek dini masallara dua'lara ihtiyacımızın kalmadığını anlatıyor,

konulara tamamen sınırlı noktalardan değindim, değidiğim konuların çok farklı bakış açılarıda olmaması kaçınılmaz olurdu.

Neva
24-12-2012, 03:16
Korku, hayatta kalma içgüdüsünün bir parçası olarak en ilkel dürtülerden birisidir.



Elbette korku kavrami hayatta kalma durtusudur buna hicbir itirazim olamaz zaten, en basta da soyledim, adrenalin, dmt dengesi. Bircok davranis sergileyisle ve mantik yurutme bicimiyle iliskilidir zira :)

Yukarida mantik kavramini bu yuzden dile getirmistim, korku kavramiyla baglantili olarak isleyis'e etkisi babinda.

Cesaret/cesaretli davranmak cok zaman, korkunun yoklugu/yenilmesi ile de sonuclanabilen bir eylemdir.

Mesela intihar hem cesaret/ hem iflas etme noktasidir kimileri icin. Veya guncel gazetelerde siradan haber olarak okuyageldigimiz;

-Kocasini baltayla kesip dogradi,
-kiz arkadasini hunharca oldurdu,
-yuvadaki cani bakici cocugu dovdu,
-huzurevindeki hizmetli yasliyi kaynar suyla hasladi
-kimligi belirsiz kisiler arabayi vs. havaya ucurdu
-filanca yere bombali saldiri yapildi, polis genis capli operasyon baslatti. (hicbir zaman dar capli orerasyon olmaz mesela)
-cocugunu, kocasini, karisini iskence'de gozaltinda kaybedenler oturma eylemi yapti.
(gozalti esnasinda, kaybedilebilmek ilginctir mesela, tanrinin kun (ol) emri misali hokus pokusla kaybedilebilirsiniz bir anda. Zanli Nerede? Yedik onu biz! )
-vicdani red yapan filanca filanca kisi ifade verdi.
-"O kadin" in yatacak yeri yoktur.
-Membriyogergenekon'da O.M(?) isimli sahsin ifadesine basvuruldu, delil olarak sunulan CD tutanaklara gecirildi.

vs. vs. ornekleri cogaltmak mumkun , " flas! flas! son dakika! mansetleriyle okudugumuz guncel hayattan gorunumler de, bir yonuyle cesaret/ cesaretli davranis ornekleri icerir.

Korkuya mutlak direnemezsiniz zaten insanoglu olarak yapiniza aykiridir(bir iflas limitiniz vardir zira, sinir'e-sinir uyarimina-tatminine bagli bir limittir bu), fakat kontrol edebilirsiniz bir miktar, birden fazla yolla (yuzlesme-sorgulama- vs.). Fobi'lerimiz bu yuzden vardir.


Bahsettiginiz filmleri inancli vs. kitleyle paylasirsaniz, faydali olabilir kanisindayim , zira siz zaten ateist biri ile yazismaktasiniz. Ironik olmus bu sebeple :) Eski guncel filmler baglayici olabilir, guzel olabilir sacma-sapan bile olsa, mazosizm icerir bir miktar zira..

Ozlem/birseylerin simgesi/cagrisimi barindiriyor olabilir ornegin.
Veya bir erkegin hayati boyunca, yaptigi askerlige veya sunnetine veya sunnet fotograflarina iliskin anilarini 2280 kere anlatmaktan bikmamasi gibi bir mazosizm de icerebilir. Sunnet resimleri bile baslibasina bir konudur literaturde.

Veya yazarlar, sairler, ressamlar vs. en cok ayrilik, ozlem vs. gibi durumlarda muzdarip sekilde urettikleri eserlerin klasik sinifinda bas koseye oturmasi gibi veya onca yil sonra dahi okudugumuzda-baktigimizda-dinledigimizde bizi vurabilmesi gibi .. Beyinsel lezzet'tir bunlar insana yonelik.

Mesela bir Nazim gibi, ozlem'i her baglamda isleyebilmis yazar sayisi cok fazla sayida degildir. Mazosizm ve uzantilari insana en fazla dokunan kavramlardan biridir. Kendi kendinize dile getiremediginizi veya getirmekten bir sekilde korktugunuzu kucaginiza "sak" birakir baska bir yolla zira.

Son derece de insanidir tepkisel olarak. Sasirtici bir durum degildir.

Inanclarin da etkisi olmasi normaldir Turkiye'nin 50. sirada olmasinda ama yekten direk ilgili bir durum degildir, ustte de yazmistim zaten, hicbir zaman tamamiyla dinsiz bir ulke olmamistir tarihin icinde.. Inanc bakimindan mozayigi zengindir, fakat parametreler burokrasi sebebiyle hep yanlis okunur demistim yukarda. Fakat insanlar kapsul bilgileri, gunde uc kere tok karnina seklinde almayi pek severler.

Din de getirisi saglam/oldukca genis bir pazar payina sahiptir, keza teror de oyledir. Bunlar olur ve birilerinin cebine para girer. Bu pasta'dan porsiyonlar ayrilir.

Ben dogudaki insanlarin teroristliginden ziyade, o nasilsa mimlidir, batidaki vs. insanlarin teroristligini sorgularim tarih akisi icinde.. Evet o kadar cok gordum ki maalesef..

Fakat bu sizin teror'den ne anladiginizla iliskilidir.

Diyanet'e ayrilan butce'yi de bir tarafa birakin, sirf rusvet ve yolsuzluktan(hamili kart yakinimdir bahsi de dahil ) elde edilmis paralar, mevkiler/ yonetim vs. elbette farkli planlara harcanabilirdi bunu tartistigimiz basliklar mevcuttur zaten oradan devam edebilirsiniz;

Turkiye uretim ulkesi iken, neden buyuk olcude tuketim ulkesine donusmustur mesela? Neyin korkusudur bu degisime onay veris? Tarim, hayvancilik, endustri, sanayi vs. uertime dayali konularda uretimini oldurmesinin gerekcesi nedir? Koy enstitulerini kapatmanin doguya da -batiya da yarari olmus mudur?

Bunlarin kokeninde hangi korku/korkular yatmaktadir?

Halbuki dunyada gorulmus en buyuk krizlerden biridir 1929'larin krizi ve bu krizde Turkiye, kurdugu Turkofis'le "benim malimi alanin, malini alirim" ilkesi uygulayarak ayakta kalabilmistir.

Sahi Turkofis'e ne oldu mesela bilginiz var mi? Hangi batili teroristler(pardon o zaman ki adi anarsist'ti) cekti ipini alakasiz bir birime aktardi veya ucak fabrikasini kapatan anarsistler kimlerdi?

Test pilotu deneme esnasinda oldu diye ucak fabrikasi kapatmak(!), tam bir komedidir mesela.


Teror, tipki din gibi, bircok makyajla gelebilir, ille de kursun ve silahla gelmesi fiziken oldurmesi gerekmez. Mesela donuna kadar "Made in China" olmaya hic de ihtiyacli olmayan bir tekstil ulkesidir Turkiye ama donuna kadar "Made in China" haline gelmistir yillarin icinde basit ornek.(Cin'e dusman filan degilim, aksine takdir ederim adamlari ancak ekonomik anlamda "Neden Turkiye degil ?" diye sorabilmek icin ornekledim.)

Eh bu durumda, kisisel olarak mesela kendi adima cizgili pijama kulturunu ve cizgili pijama icindeki Munir Ozkul ustayi, bazi kokulara iliskin ozlem veya kutuphaneden vs. alinmis okunmus kitap kokusunu ozlemem kadar dogal ne olabilir? :)

Bir jenerasyon sancili ama sansli cocuklardi , onlar okuyup tartisabiliyorlardi zira, kafa yoruyorlardi, apolitik ve sindirilmis tipler degillerdi, cocukluklarini-gencliklerini pc ekrani, net kafeler vs. harcamadilar. Onlar, o ermeni, bu kurt, bu laz, bu cerkez, bu suryani, bu rum, bu hristiyan, bu musevi, bu alevi vs.vs. diye tanimlamiyorlardi ve otekilestirmiyorlardi.Donemin davudi sesli onemli(!) sanatcisi Hasan Mutlucan'di. Sabah hazirlanan kahvaltiya gerinerek ve sirnasarak uyanirken, Hasan Mutlucan daima ayni turkuyu cigirirdi.
"Canakkale!!! icindeeeee, aynali carsi"

Ulkenin belki de en kaliteli domatesi Canakkale'de yetisirdi(belki de bana oyle gelirdi) boyle iki avucunuzu kapsayacak sekilde egri, buyru, yamuk -yumuk ustune tuz ve kekik ekip et gibi yeseniz doyardiniz yani o derece!.. Kokulari da enfes olurdu. Simdinin tornadan cikmis, biri digerinden ebatca farki olmayan kimliksiz/kisiliksiz domatesleri gibi degildi mesela.

Domates agir bir kavramdir hattizatinda. Bir, hayata omurgali durus, davranis, koku, kisilik sergiler. Sayfalarca yazi yazabilirsiniz mesela ona iliskin. Koku/ kokular , korkunun, en iyi tetikleyicisidir. Mazosizm tadinda.
Burnunuzu sizlatir zira zaman zaman.


Ne demistik?

Teror iyi ve pasta dilimi oldukca buyuk bir pazardir, din de sistem olarak bunun kenar susudur her zaman. Donem donem makyajlanip ortaya surulur. O da politik amac barindirir zira. Gercekten safiyane, temiz bir kalple inanan ve suya sabuna dokunmamis insanlari eleseniz o kadar azdirlar ki sayica.. Yoksa ilahiyatcisi, ulemasi vs.'si de neyin ne oldugunu bilir.

Ha kuskusuz hicbir kavram mutlak anlamda mukayyeseye vurdugunuzda kotu degildir. Son yillarda baskin cikan din motifinin de getirileri vardir, mesela insanlar kendilerini ve degerleri oldugunu hatirlayabilmistir bu yolla. Politik baglamda gunah cikarmaya yonelmistir. Bu da birseydir neticede kar/zarar hanesinde..Bazi toplumlara veya toplumun kesimlerine kimliklerini-duruslarini hatirlatmak da bir yol-yontemdir. Ola ki birilerinin poposunu Kore'de surda burda toplamak icin cansiparane veya intihar edercesine ortaya atmistir ulke yoneticileri kendilerini ve toplum haliyle kimligini unutup yozlasmistir.



Tepedeki zihniyetler dediginizde, zaten soz konusu degisim baslamadan bitmistir. Tepedekiler ve siz gibi bir ayrim mevcuttur. Tarih icinde gelmis gecmis hukumetler de, o zaman ki filmlerle, kitaplarla, kasetlerle vs. ile mesguldu zira.Sakincali yayinlar diye bir kavram duydunuz mu hic Turkiye tarihinde ? Yilmaz Guney, Melike Demirag, Cem Karaca vs. sanatcilar filan???

Degisen nedir bu akis surecinde?
Bazen bildik anlamda ideoloji, bazen de din/inanc yer degistirir, degismez bir klasiktir bu. Ne degisti? Hicbir sey!

Bu ulke cok sayida akli olgun cumhurbaskani, basbakan, ihtilaller, darbeler vs. gordu, bu yeni birsey degil.. :) Akli olgun tabir ettiginiz adamlar, catir catir asti insanlari daragacinda.

Bugun bir kisim tv dizilerinde filan, o donemleri yumusatilmis sekilde izlemektesiniz mesela..Ulkede fikren daima bolunuk durumda oldugundan mutevellit, bir taraf NeoOsmanli'yi hortlatmaya/guzellemeye ugrasirken, diger taraf bunu irdeleyici veya tarihsel akisla yuzlestirici sekilde isliyor durumda. Sonrada sikayetler geliyor, efenim gozumuzu bu sekilde(filmler vs.) boyuyorlar, bu arada ulkeyi bolecek birileri. Yahu akli olgun liderler, zaten tarihin akisi icinde tarikat liderleriyle poz poz resimler cektirmedi mi bu ulkede?

Gobeginizden bagli oldugunuz bir tepedekiler(otekiler) ve onlarin da gobeginden bagli oldugu obur tepedekiler(diger otekiler) ve kendi toplum fertlerinize ve cografyalariniza indirgediginiz belirlediginiz(diger otekilestirilenler) varken, nasil degismeyi-degistirmeyi dusunebilirsiniz ki?

Sadece klasik kaos yaratirsiniz veya planli eyvah seriat geliyor feryatlari duyulur hepsi bu. Cumle bircoklari icin vurucu ama, hakkini vermek gerekir. Ulke kan kaybediyor.(acil kan anonslarini cagristirdi) Halbuki dogal zenginliklerimiz var.

Iyi de yillarin icinde niye ulkenin kendisi islemez bu dogal kaynaklarini???
Niye islemeyi ongoreni/tesebbus de bulunani da engeller?

Korkuyla bir iliskisi var mi bunun sizce?

Okumus nufus mu az, kalifiye eleman mi yok, nufus mu yasli, bunlari islemeyi saglayacak teknik aksami uretmekten aciz durumda mi?

sandox
24-12-2012, 07:32
şimdi bitti yazı, gerçekten harika bir şekilde açıklamışsınız bunun üzerine diyecek bir söz yok, dahada geniş bir yelpazeden bu konuya bakmamı sağladınız, diğer konulara ilgili kategoriden devam ederiz.

Korkmak korktuğunuz şeylerden daha çok zarar verir.

Corpse Bride
24-12-2012, 22:08
;

kalifiye eleman mi yok, nufus mu yasli, bunlari islemeyi saglayacak teknik aksami uretmekten aciz durumda mi?

nufus yaşlı evet, öyleki eskiden on yılda bir denk gelirdi " evladım karşıya geçecem yardım edermisin" diyen şimdi akşamları dolmuş beklerken haftada en az bi kişi hatta sayıları arttıkça pek saygısız oldular öyle rica filan yok direk geliyor kolumdan tutup karşıya geçir diyor. bazen onlar yuzunden dolmuşu kaçırıp bi saat beklediğim oluyor öle anlarda otobüsün altına atasım geliyor ama kuzu kuzu geçiriyorum gık etmeden. fakat böyle 90 derece beli bukulmüş elınde asasıyla yuruyen bi ihtiyarın kıçına tekme atma hayalim hep var niye bolebi domuzluk düşünüyorum bilemiyorum.

korkan nufus yaşlandı yeni nesilinde dunyadan haberi yok onlar için dunya magazin ve sosyal aglardan ibaret, sistem üretmeye değil tuketmeye sevk ediyor dediğinz gibi.kılık kıyafet yasaklansın dıyen eğitimcilerimiz var neymiş otekıleştirirmiş eğitimci bunu dıyorsa gerisini siz düşünün görevi ötekileştirmeyi en aza ındırmek görünüşün aldatıcı olduğu o bakış açısını vermek olan eğitimci bu mantıktaysa yapacak bişi kalmamış artık bu ulke için.

bilimselinsan
26-12-2012, 09:13
Korkmasa kim dine inanirki ben eskiden korkuyodum ondan inaniyodum ama simdi korkmuyom beynimin pirangalarini kirdim. Sapure oude!

Natan
01-12-2013, 06:04
Güzel şeyler paylaşılmış. Okurken eğlendim ve düşündüm.

Teşekkürler :)

Vefik Sami
01-12-2013, 14:35
İnsanların zaaf, beklenti ve korkularının; adına din denen kurumsallaşmış yapıların oluşumunda en mühim etken olduğu açıktır. Bir müslüman; ebedi hayat ve Cennet beklentisi, Cehennem korkusu duyar. Allah'ı da kendisini korkularından emin kılacak, beklenti ve menfaatlerine ulaştıracak aracı/şefaatçi put yapar. Gariptir ama tüm bunlara rağmen "vahdâniyet" kavramını dilinden düşürmez. Allah, kulları üzerinden "birlenme" ihtiyacını giderirken, kullar da Allah üzerinden ebedi hayat ve Cennet hayalleri kurarlar.

Pavlustiyanlar, MESİH'in ölüp üçüncü gün dirilmesiyle ilgildirler.
Çünki "Hz. Pavlus" şöyle demiştir.

"İsa'nın Rab olduğunu ağzınla açıkça söyler ve Tanrı'nın O'nu ölümden dirilttiğine yürekten iman edersen, kurtulacaksın." Romalılar: 10/9

Bütün mesele dürüst olmak, ilkeli olmak, Tanrı'ya benzemek değildir.
Bir şeylere inanıp "post"u sağlam bir yere serebilmektir.

İnsanların zaaf, korku ve beklentilerini ön plân'a çıkarıp işleyerek bir takım vaadlerde bulunanlar; Tanrı'nın değil, olsa olsa iblis'in elçisidirler. Çünki; söz konusu zaaf ve korkular zekânın akıl üretmesini engeller. İnsan, Pavlov'un it'i gibi şartlı refleks gösterirken, bunu da "iman" zanneder.

ylmz3490
01-12-2013, 15:32
Mesela dinler cennet-cehennem vaadinde bulunmasaydı, sadece dünyayı ilgilendiren kurallar getirseydi, bugün dinlere inanan sayısı epey az olurdu. Hatta bazı dinler kitaplarda kalırdı.

Natan
01-12-2013, 17:09
Mesela dinler cennet-cehennem vaadinde bulunmasaydı, sadece dünyayı ilgilendiren kurallar getirseydi, bugün dinlere inanan sayısı epey az olurdu. Hatta bazı dinler kitaplarda kalırdı.

Şöyle bir söz vardır: 'Bir çağın dini, bir sonrakinin edebi eğlencesidir. '


Eskiler masal olup gitti. Çağımızın dinleri de nasibini alacaktır.