PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Neden Bir Ateist Dernek?


ALKA
26-12-2012, 15:29
Bunun için çeşitli nedenler vardır. Örneğin ön yargılar ve ayrımcılıkla mücadele etmek için. Ateist, Deist veya agnostik olunduğu için işten çıkarılmak veya bir işe alınmamak ya da iş yerinde daha yüksek bir pozisyona alınmayarak Ateist veya Agnostik insanların kariyer yapmasının engellenmesi gibi durumların yanı sıra ateist ve agnostiklerin hemen hemen her gün yüz yüze kaldıkları dinsizlik ya da dini inanç eksikliği ile suçluluk arasında bir ilişki kurulmaya çalışılması ("sadece Tanrı inancı olmayan bir adam küçük bir kıza tecavüz eder veya öldürür") gibi ön yargılar ile insanların ateizm karşısında nasıl davrandığını gösteren elimizde somut veriler vardır.

Örneğin, ret oranları ölçmek için yıllardır Gallup araştırma kuruluşu tarafından Amerikalılara sorulan "seçtiğiniz parti tarafından başkan olarak atanan ve genel olarak bu görev için iyi ve yeterli niteliklere sahip olan adaylar arasında aşağıdakilerden hangisine oy vermezdiniz?" seçeneklerinde Ateistler, Yahudi, zenci ve kadın başkan adaylarından bile daha yüksek bir reddedilme oranına sahiptir. Araştırmaya katılan tüm gruplar arasında % 53'ü bir ateist adaya oy vermeyeceğini, % 43'ü ise bir eş cinsele oy vermeyeceğini ve %42'si de çok yaşlı bir başkan adayı için oy vermeyeceğini belirtmiştir (diğer ret etme oranları ise kadın adaylar için %11, Yahudi bir aday için %7, zenci bir aday için %5). (Kaynak (http://www.gallup.com/poll/26611/Some-Americans-Reluctant-Vote-Mormon-72YearOld-Presidential-Candidates.aspx))

Yine Brezilya'da Veja isimli bir dergi tarafından yapılan başka bir ankette Brezilyalıların % 84'ü cumhurbaşkanlığı için siyah bir adaya (% 14 "duruma göre değişir") oy vereceğini, % 57'si kadın bir adaya (% 29 "duruma göre değişir"), % 32'si eşcinsel adaya (% 32 "duruma göre değişir ") oy vereceğini belirtirken, bu oran ateist bir aday için sadece % 13 oranında kalmıştır (% 25, "duruma göre değişir"). (Kaynak (http://veja.abril.com.br/261207/p_070.shtml))

Muhakkak ki Brezilya ve Amerika için ön görülen bu oranlar bizde de bundan farklı olmayıp hatta Boğaziçi Üniversitesi ve Açık Toplum Vakfı’nın Türkiye'de yaptığı “Türkiye’de Ötekileştirme ve Ayrımcılık” araştırmasında ortaya çıkan Ateistlerin eşcinsellerden sonra toplumda kimliğini rahatça ifade edemeyen en büyük grup (%59 ile) olduğu da göz önüne alınırsa daha da olumsuz olduğu düşünülebilir. (Kaynak (https://ateistcanavar.wordpress.com/2012/06/19/escinsel-ve-ateistler-tehlikede/))

http://ateistcanavar.files.wordpress.com/2012/06/aciktoplum_arastirma2010_3.jpeg

Bu anlamda eğer Türkiye'de Ateistlerin ret edilme oranını % 59 olarak algılarsak bu durumda Ateistlerin Türkiye ve Brezilya'daki ret edilme durumu 50 yıl öncesi Amerika'daki zencilerin durumundan daha da kötü olduğu ortaya çıkmaktadır. ABD'de 1959 yılında, Amerikalıların % 49'u siyah bir başkan adayı için oy vereceğini, % 46'sı ise oy vermeyeceğini açıklamıştı. Bu araştırmanın Yargıtay'ın Amerika'da otobüslerde zencilere uygulanan ayrımcılığın yasa dışı olduğuna karar vermesinden yalnızca üç yıl sonra yapıldığını da göz önünde tutmak gerekir.


Tabi ki bu ret etme tutumu sadece ateist başkan adayları veya politikacılar için geçerli değildir. Örneğin Perseu Abramo Vakfi tarafından 2008 yılında yine Brezilya'da her türlü sosyal tabakadan 15 yaş üstü 2014 kişiyle yapılan bir araştırma anketinde farklı insan gruplarından hangisine daha çok yabancılık hissedildiği ve yadırgandığı sorulduğunda sonuçlar şu şekilde çıkmıştır: ilk kategoride (iğrenme ve nefret etme) katılımcıların % 17'si en çok uyuşturucu bağımlıları ile ateistlerden "iğreniyor" ve "nefret ediyor". İkinci sırada ise bunu %10 ile erkek eşcinseller takip ediyor. 2. kategori olan "antipati"de ise yine ateistler katılımcıların %25'inin oyunu alarak en çok antipati duyulan gruplar arasında ilk sırada yer alıyor. Böylece ateistler bundan hemen sonra yer alan uyuşturucu bağımlılarıyla teknik olarak hemen hemen aynı antipati oranına (%24) sahipler. (Kaynak (http://www2.fpa.org.br/portal/modules/news/article.php?storyid=4017))


Başka bir anket 2011 yılında Türkiye'de Bahçeşehir Üniversitesi tarafından yapılmış ve ankette ateistlerin komşu olarak istenmeme oranı % 64 çıkmıştı. Böylece hoşgörüsüzlük göstergesinde Ateistler, eşcinseller (%84) ve AİDS hastalarından (%74) sonra 3. sırada yer almıştır. (Kaynak (http://gundem.milliyet.com.tr/halkin-yuzde-77-si-mutlu-ama-otekine-tepkili/gundem/gundemdetay/21.07.2011/1417159/default.htm))

Aşağıda Frekans Araştırma Şirketi tarafından 18 Mayıs-18 Haziran 2009 tarihleri arasında Türkiye genelinde 1108 kişiyle telefon görüşmelerinde yapılan bir araştırmanın verdiği sonuçlar da buna benzer veriler ortaya çıkarmıştı. Ateistlerin istenmeme oranı örneğin Yahudi, Hristiyan veya Alevi bir komşudan daha yüksek çıkmıştı. Bu anlamda Ateistlere karşı olan ön yargılar diğer dini gruplara karşı olan ön yargılardan daha yüksek bir seviyede seyrediyor.

http://ateistcanavar.files.wordpress.com/2012/07/ankt1.jpeg

Hoşgörü konusunda alınması gereken uzun bir mesafe olduğu gözlemlenen ülkemizde bir de basında ve hala bir çok internet sayfalarında yer bulmuş olan şu sözlere bir göz atalım:


"Dünyada savaşların, katliamların, ahlaksızlıkların, fuhuşun ve her türlü sapkınlığın yaygınlaşması çeşitli ateist, Darwinist ve materyalist odakların menfaatlerine uygun düştüğünden, bu çevreler Darwinizm'in akıl ve mantık dışı iddialarının deşifre edilmesini hiçbir zaman istemezler." Adnan Oktar


"Ateist gençten kimseye fayda gelmez." AKP Milletvekili Özcan Ulupınar


"Rabbimiz’in Kutb-u Azam olarak görevlendirdiği Hz. Mehdi (a.s.), ateist ve Darwinist ideolojilerin yaygınlaşıp korunduğu ve desteklendiği bir zamanda gelecektir." Adnan Oktar


"Biz muhafazakar ve demokrat, milletinin, vatanının değerlerine, ilkelerine, tarihten gelen ilkelerine sahip çıkan bir nesil yetiştireceğiz. Ateist bir nesil yetiştirmemizi mi bekliyorsun?" R. T. Erdoğan


Muhtemelen "ama bu sözler Müslüman müminlerin imanlarını pekiştirmek için dini sohbetlerde söylenen sadece dini ön yargılar" diyecek ve önemsemeyeceksiniz. Ama bu gibi sözler her gün bu ülkenin en büyük gazetelerinde yayınlanarak bu ülkede tarafsızlığını kullanması gereken bir çok medya kurumları aracılığıyla toplumda propaganda ediliyor. Bu tür ayrımcı uygulamalar bizim toplumumuzda ateizm için genel geçer bir durumdur ve açıkça sözde ciddi medya kurumları tarafından Ateistlerin adı kötüye çıkarılmakta, hakaret edilmekte ve onurlarına leke sürülmektedir. Aynı söylemlerin Yahudiler, Ermeniler, başka bir dini grup, Türkiye'de yaşayan Afrikalı göçmenler veya çingeneler için kullanıldığını ve bunun neye götüreceğini düşünün. Ama bu söylemler Ateistlere ve Ateizme karşı söylendiğinde sonuç sadece sessizlik! Üstelik son yıllarda bu tür ayrımcı söylem ve metinlerin kaldırılması için yapılan başvuru talepleri de basit ve kolayca ret edildiler.


Bu gibi nedenlerden dolayı insanların dolaptan çıkmaları teşvik edilmelidir. Ayrımcılığa ve haksızlığa karşı bu mücadele için halkın bilgilendirilmesi, resmi medya, toplum ve hükümet ile diyalog oluşturulması gerekiyor. Mahkemelerde bu tür hedef gösterme ve ayrımcılığa karşı adalet sağlayan ve bu ayrımcılığın nedenlerini soran yetkili kişiler olmalıdır. Kurulacak olan böyle bir dernek ise tüm bu görevleri yerine getirebilir.


Buna ek olarak, doğum, ölüm, cenaze, düğün ve mezuniyet ile ilgili anma, tören, kutlamalar gibi ortaya çıkan bir çok sosyal sorunlarda bu organizasyon yardımcı olabilir. Daha az yalanlardan oluşan, daha aydın ve kullanılabilir daha iyi kaynaklara sahip olan daha iyi bir dünyanın olabileceğini görmek isteyen insanlar için ateist bir dernek de doğru yoldur.

Türkiye'de Bir İlk: Ateist Dernek Kuruluyor


Türkiye Ateistleri Birlik ve Yardımlaşma Derneği adı altında kurulacak olan yeni dernek, öncelikle toplumda herhangi bir dine ait olmayan kişilerin inanç özgürlükleri ile herhangi bir dini inanışı olmayan Türkiyeli ateistlerin ilgi alanlarını göz önünde bulundurarak evrensel insan hakları beyannamesine uygun bir şekilde onların politik, sosyal ve kişilik haklarını arayan, toplumda başka hiç bir birlik tarafından temsil edilmeyen bu kişileri temsil ederek onlar arasında bir dayanışma oluşturmaya çalışan bir dernek olma özelliği taşıyor.

Bunun yanında yeni oluşum, herhangi bir şekilde ayrımcılığa, ırkçılığa din veya mezhep düşmanlığına karşı olup inanmama özgürlüğü dahil bireylerin kendi kaderlerini tayin edebilme hakkının korunması, ayrıca rasyonel düşünceyi teşvik ederek dinin toplumsal rolü hakkında bilgi vermek ve eşit muamele ilkesi gözetlenerek din ile devlet işlerinin ayrılması ya da devletin ideolojik ya da dini tarafsızlığına dair laik ve seküler uygulamalara da destek vermektedir.


Neler yapıyoruz?

Bugüne kadar yapılması gereken ancak bir şekilde gerçekleştirilememiş ve geç kalınmış ne varsa hepsini hayata geçirmeye çabalıyoruz.

Ülkemizde devletin ve diğer dini grupların baskısı altında, insan haklarına açıkça aykırı bir şekilde yaşamaya mahkum edilen insanların haklarını savunacak yasal bir oluşum hedefliyoruz. Bu çerçevede, hali hazırda yasalarla ve uluslararası antlaşmalarla kazanılmış haklarımızı, önce kendimize daha sonrada bizi görmezden gelenlere ve yok sayanlara hatırlatıyoruz.

Herhangi bir dini görüşe sahip olmamanın, inanlar arası ilişkileri, herhangi bir dini görüşe sahip olmaktan daha farklı bir yönde etkilemeyeceğini topluma anlatmayı hedefliyoruz. Bunu yapmak için de öncelikli olarak gerek devlet gerekse dini oluşumlar tarafından yürütülen ve dinsel inancı olmayan kişileri aşağılayan, karalayan söylemlerin önüne geçmeyi (her türlü yasal yolu kullanarak) kendimize öncelikli amaç olarak belirlemiş bulunuyoruz.


Saygılarımla..

Not. Böyle bir derneğe üye olmak veya herhangi bir şekilde katkı sağlamak isteyen kişiler Turan Dursun.com (http://www.turandursun.com/forumlar/index.php)sitesi bünyesine ait tartışma forumunda bir üyelik alarak buna dair yapılan dernek çalışmalarına katılabilirler.

http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=30848

Movemento
26-01-2013, 22:37
Hepinize iyi aksamlar. Ateistler her kesinlikle emin olduklari ve önyargili gibi görünmekteler, ve taraf tuttuklarini düsünüyorum, yani "biz doğruyuz ve geri kalan sahte olduğunu ve soruşturmaya gerek yok" gibisinden. Ve ateistler, agnostikler, kuskucular, deistler vs aralarinda “hakikat arayisi” fikri var midir? Yani maksat, örnegin Tanri’nin var olup olmadigi, teoloji veya bilim referansiyla (taraf teyit etmeksizin) arastirmak sorusturmak. Ve günümüzde bilim adamlari veya gerçegi arastiranlar öyle fikirleri mevcut mudur? Yani delil veya kanit elde edene kadar gerçegi arastirmaktadilar mi? Yoksa kendi ideoloji ve düsünceleri dogrultusunda taraf tutarak ve savunarak gerçegi arastirmaktan vazgeçmislermidir?
Simdiden tesekkurler

Olimpiyat
27-01-2013, 01:24
Harika bir paylaşım olmuş ALKA.

ALKA
27-01-2013, 03:06
Hepinize iyi aksamlar. Ateistler her kesinlikle emin olduklari ve önyargili gibi görünmekteler, ve taraf tuttuklarini düsünüyorum, yani "biz doğruyuz ve geri kalan sahte olduğunu ve soruşturmaya gerek yok" gibisinden. Ve ateistler, agnostikler, kuskucular, deistler vs aralarinda “hakikat arayisi” fikri var midir? Yani maksat, örnegin Tanri’nin var olup olmadigi, teoloji veya bilim referansiyla (taraf teyit etmeksizin) arastirmak sorusturmak. Ve günümüzde bilim adamlari veya gerçegi arastiranlar öyle fikirleri mevcut mudur? Yani delil veya kanit elde edene kadar gerçegi arastirmaktadilar mi? Yoksa kendi ideoloji ve düsünceleri dogrultusunda taraf tutarak ve savunarak gerçegi arastirmaktan vazgeçmislermidir?
Simdiden tesekkurler

Merhaba Movemento,

Muhakkak ki toplumdaki herhangi bir kesimi, etniği, dini veya siyasi grubu top yekun ön yargılı veya taraf tutucu olarak niteleyemeyiz. Ateistler arasında da muhakkak ki ön yargılı veya taraf tutan kişiler olacaktır.

Nasıl bazı Müslümanlar veya Hristiyanlar dinleri hakkında pek bilgi sahibi olmadan ve kendi dinlerini pek araştırmadan ve incelemeden kabul edebilme durumunda oluyorsa bazı Ateistler de ret ettikleri dinleri veya ateizmi pek araştırmadan ve sorgulamadan da ateist olabiliyorlar.

Doğru olan ise bir kişinin Ateist, Deist, Agnostik veya Müslüman olup olmaması değil, her neyi kabul etmişse bunu araştırıp araştırmamış olmasıdır.

İyi niyetli talep ve isteklerimiz tüm dünya insanları içindir. Bir ateist de bir Müslüman da eğer bir şeyi inceleyerek ve araştırarak kabul etmişlerse ve doğruluğuna kanaat getirme şansına sahip olmuşlarda bu doğrudur. Din ve vicdan özgürlüğü insanın istediği dine inanması veya inanmasıdır. Bir insan özgürce bir şeye karar vermişse bunda yanlış hi.ç bir şey olamaz.

Umarım sorularınıza tatmin edici cevaplar bulabilmişsinizdir.

Saygılarımla..

mücerred
27-01-2013, 12:54
Hepinize iyi aksamlar. Ateistler her kesinlikle emin olduklari ve önyargili gibi görünmekteler, ve taraf tuttuklarini düsünüyorum, yani "biz doğruyuz ve geri kalan sahte olduğunu ve soruşturmaya gerek yok" gibisinden. Ve ateistler, agnostikler, kuskucular, deistler vs aralarinda “hakikat arayisi” fikri var midir? Yani maksat, örnegin Tanri’nin var olup olmadigi, teoloji veya bilim referansiyla (taraf teyit etmeksizin) arastirmak sorusturmak. Ve günümüzde bilim adamlari veya gerçegi arastiranlar öyle fikirleri mevcut mudur? Yani delil veya kanit elde edene kadar gerçegi arastirmaktadilar mi? Yoksa kendi ideoloji ve düsünceleri dogrultusunda taraf tutarak ve savunarak gerçegi arastirmaktan vazgeçmislermidir?
Simdiden tesekkurler
ön yargı insanın dogasında var ,ister ateist olalım ister müslüman veya başka ,süreç içerisinde bazı şeyler ön yargıya dönüşebiliyor.

Tecrübeyle sabit denilen türkçe de bir kavram vardır.
20 yılı aşkındır ateistim bu kadar yıl boyunca yüzlerce allahın varlıgı ,müslümanlıgın dogru din olduguna dair mucizeler gösterdiler.
Bu yüzlerce,hatta binlerce mucizeden bir tane gerçek mucize çıkmaz mı?

Evet bu kadar mucize den bir tane ispat edilmiş mucize var oda bunların hepsinin yalan uydurma oldugudur.

Şimdi bu kadar şeyden sonra bunlara karşı biraz da ön yargılı olmamızı umarım hoş görürsünüz.

istatistik
27-01-2013, 23:54
Önyargılar ve ön kabuller konusuna gireceksek ve olaya bilimsel bir bakış açısından yaklaşacaksak bunu kuralına uygun olarak yapmamız gerekir. Bunun yolunu bir örnekle açıklamak isterim:

Bilimsel bir keşfin (diyelim ki bir ilacın) gerçekten etkili olup olmadığını kanıtlama sürecinde 2 hipotezin karşılaştırılması yapılır. Bunlar yokluk hipotezi (Ho) ve Alternatif hipotezdir (Hı).

Yeni bulunan ilaç hali hazırda kullanılan ilaç ile karşılaştırılacak. Bu durumda yokluk hipotezinin sahip olması gereken önerme:

Ho: İki ilaç arasında fark yoktur.

Şeklinde olacaktır. Çünkü iddia ilacın etkili olduğu yönündedir ve kanıtlanmalıdır. Kanıtlanan kadar ise geçersizdir. Alternatif hipotez ise:

Hı: İki ilaç arasında anlamlı bir fark vardır.

Şeklinde kurulur ki bu araştırmacıların istediği sonuçtur. Eğer konuya gerçekten bilimsel bir açıdan yaklaşılmak isteniyorsa tanrı arayışı için gereken önermeler:

Ho: Tanrı yoktur.
Hı: Tanrı vardır.

Bilimsel yaklaşım bunu gerektirir. Yani, asıl kanıtlanması gereken tanrının var olduğudur. Yokluğu değil. İnanırların elinde bunu doğrulayacak bir kanıt da bulunmadığına göre (Hayali hikayeler ve yaşanmamış olaylar dışında.) Ho hipotezi ret edilememiştir.

Şüpheci Dinsiz
29-01-2013, 11:47
Sevgili Movemento,
Hepinize iyi aksamlar. Ateistler her kesinlikle emin olduklari ve önyargili gibi görünmekteler, ve taraf tuttuklarini düsünüyorum, yani "biz doğruyuz ve geri kalan sahte olduğunu ve soruşturmaya gerek yok" gibisinden.
Görüşü ne olursa olsun bilinçli olan insan okur, tarafsız olmaya çalışarak eldeki verileri inceler, tarafsız olmaya çalışarak bir yargıya varır.

Örneğin Ateist'lerin bu başlıktaki yargısı eldeki verilere göre oluşmuş bir yargıdır. Eldeki verilere göre :
- Madde yasalarının evrenin şu anki biçimiyle, düzeniyle oluşmasını sağlayabileceği, yaşamın oluşabileceği görülmektedir.
- Tanrı olarak adlandırılan süper varlığın dünyaya, evrene hiç bir müdahalede bulunmadığı görülmektedir.
- Dinlerin yakın coğrafyadaki mitolojilerden etkilenerek uyduruldukları, kendi çağına ait yanlış bilgilerle, ahlaki değerlerle, insan hakları ihlalleriyle ve feodal geleneklerle dolu oldukları görülmektedir.
- Dinlerin içerdiği mitolojik masalların hiç bir kanıtının olmadığı, peygamber, nebi olarak adlandırılan kişilerin Tanrı denen süper varlıkla iletişime geçtiğine ilişkin hiç bir kanıt olmadığı görülmektedir.
- Dinlerin mucize söylemlerinin yakın coğrafyalardan alınıp defalarca değiştirilmiş, yerelleştirilmiş gerçek olmayan efsaneler olduğu görülmektedir.
- ...

Yani sevgili Movemento, eldeki verilere göre dinler önceki mitolojiler değiştirilerek yerelleştirilmiş uydurmalardır, dinlerin Tanrıları da uydurmadır. Bir Tanrı varsa bile bu dinlerle ilgisi yoktur. "İnanmak değil bilmek istiyorum" diyen bir bireyin eldeki verilerle bu dinlerden, bu Tanrılardan birine inanması mümkün değildir.

Haliyle inanmak değil bilmek isteyen bir birey için "önyargılı" denmesi doğru değildir.

Ve ateistler, agnostikler, kuskucular, deistler vs aralarinda “hakikat arayisi” fikri var midir?
Artık hayatımızda dogma, üfürük, ilkellik olmasını istemiyoruz. Bilmek istiyoruz sevgili Movemento. Bu yüzden bilimi seviyor ve destekliyoruz. Bilim bizi hakikate ulaştıracak tek somut, gerçek yoldur. Gerisi üfürüktür.

Yani maksat, örnegin Tanri’nin var olup olmadigi, teoloji veya bilim referansiyla (taraf teyit etmeksizin) arastirmak sorusturmak. Ve günümüzde bilim adamlari veya gerçegi arastiranlar öyle fikirleri mevcut mudur? Yani delil veya kanit elde edene kadar gerçegi arastirmaktadilar mi? Yoksa kendi ideoloji ve düsünceleri dogrultusunda taraf tutarak ve savunarak gerçegi arastirmaktan vazgeçmislermidir?
Elbette araştırıyoruz, örneğin Turan Dursun forumundaki başlıkları incelerseniz İslam dinine Müslümanlardan daha hakim olduğumuzu görebilirsiniz. Dinsizlerin büyük çoğunluğu önceden inançlı kişilerdi, dinlerdeki tutarsızlıklar, akıl ve bilim dışılıklar, çağ dışılıklar, insan hakları ihlalleri bizleri rahatsız etti, daha derinlemesine araştırınca doğru olamayacağını anlayıp dinden çıktık. Dinden çıkınca fikirlerimiz daha da özgürleşti, daha çok okuduk, daha tarafsız okuduk, daha tarafsız değerlendirebildik, daha medeni ve daha çağdaş olduk.

Örneğin, "Yahudi ve Hıristiyanlarla dost olmayın" veya "dinden çıkanın katli vaciptir" diyen bir dine inananlara göre çok daha medeniyiz, otellerde insan yakmıyoruz, başka mezhepten insanları yakmıyoruz.

Darısı potansiyel dinsiz arkadaşların başına. :)

Sevgiler

Lyciummusic
24-03-2013, 16:46
Sırf bunun için siteye üye oldum ve heyecan içerisinde gelişmeleri beklemekteyim. Gerçi başlık atılalı üç ay geçmiş- hayata geçecek mi bu proje acaba?

errata
24-03-2013, 16:51
Zaman içerisinde şekillenen uzun vadeli bir süreç gibi gözüküyor.

Üç ay böyle bir oluşumun varlığının kurgulanabilmesi için oldukça kısa bir süre, arkadaşlarımız sürekli olarak somut adımların nasıl atılabileceği üzerine konuşuyorlar. Bu başlık tanıtım amacını güttü için içeriği güncel olmaya bilir. Yani durgun değil tüm hızıyla devam eden bir süreç içerisindeyiz. Sitede aktif olursanız bunun siz de farkına varabilirsiniz.

gungoren
24-03-2013, 18:20
ne kadar kaçarsak, saklanırsak üzerimizdeki baskı o derecede artacaktır. o yüzden örgütlenmeye biraraya gelmeye ve birbirimizi tanımaya ihtiyacımız var, hem yalnızlığımızı hemde zaman zaman yaşadığımız psikolojik bunalım ve baskıları üzerimizden atmak için etkili olacaktır diye düşünüyorum, izole olmuş kitleyi açığa çıkarmalıyız dostlar.

Saygılarımla.

angel333
24-03-2013, 18:31
Ne dernekten bahsediyorsunuz

Adamlar birbirlerinin camilerini bombalıyor mezhebi farklı diye.

Derneğe cihad ilan ederler... :)

Jolly Jocker
24-03-2013, 19:03
Derneğe katkı olarak neler yapılabilir?

Firestorm
24-03-2013, 20:25
Derneğe katkı olarak neler yapılabilir?

Pek çok şey yeter ki sen katkı sağlamak için yeter ki bu organizasyonda bulun :)

Şu anlık kurulum için gerekli şartları ve kurulduktan sonraki yapıcağımız işleri kesinleştiriyoruz ve bu konuda neler yapabiliceğimizi düşünüyoruz mesela bu konularda kendi fikirlerin ile destek sunabilirsin. Örnek olarak yani :)

dilaver
24-03-2013, 20:31
Dernege üye olabilir ya da bagışta bulunabilirsin jolly. Dernek şu anda bagımsız bir forumda varlık gösteriyor. Yakında TD de ayrılarak tüm Türkiye'deki ateistleri kucaklamayı ve onlarla birleşmeyi hedefliyor. Bunun için ayrı bir site kurulacak. Ama daha henüz işin çok başındayız. Dernek üyesi olmak için DÖ grubundaki başlıga yazman yeterli.

saygılarımla

ALKA
25-03-2013, 03:29
Derneğe katkı olarak neler yapılabilir?

Şu aşağıdaki başlıkta kendi aramızda daha rahat konuşabiliriz. Sen de DÖG üyesi olduğun için bu bölümde bu başlığa ulaşabilirsin. Orada biraz daha fazla bilgi bulacaksın.

http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=30359

generalduncan
25-03-2013, 10:22
Merhaba,

Dernek çalışmalarınızla ilgili bilgi almak ve katkıda bulunmak için birebir olarak kiminle irtibat kurabilirim?

Teşekkürler.

Corpse Bride
25-03-2013, 13:19
yapılacak bağışların gelir vergisinden muaf tutulmasını sağlayacak daha kapsamlı amacı olursa yardım miktarı artabilir. devlete verilecek vergiyi derneğe verir işletmeci. hatta devletten de yardım alabilir.

Subat
25-03-2013, 13:30
Derneklerden bağış için vergi alınmıyor. Eğer lokal ve benzeri işletmeler varsa vergiye tabi olunur. Devletten yardım almak için de kamu yararına giren dernekler kapsamına geçmek lazım. Bu da çok teferruatlı bir iş. Zamanla bu prosedür ile ilgilenebiliriz. Zaten belirli bir geçmiş faaliyet olması lazım. Etkinlik bildirimleri de rol oynuyor bunun için..

Corpse Bride
25-03-2013, 13:37
bağış yapan şirket, işletme vergiden muaf oluyor. ödediği miktar kadar.

Subat
25-03-2013, 15:05
Merhaba,

Dernek çalışmalarınızla ilgili bilgi almak ve katkıda bulunmak için birebir olarak kiminle irtibat kurabilirim?

Teşekkürler.

Merhaba sayın generalduncan. İlgili arkadaşımız geldiği vakit, sizi siteden bağımsız olarak işleyen ateist dernek forumuna alacaktır. Bu forumu sadece TD site YK'sı ve ateist dernek üyeleri görebilmektedir. Forum alanına alındığınız vakit, fikirlerinizi paylaşabilir ve başladığımız çalışmalar ile ilgili bilgi edinebilirsiniz.

bağış yapan şirket, işletme vergiden muaf oluyor. ödediği miktar kadar.

Ben yanlış anlamışım. Derneğin vergi ödemeleri dediğinizi düşündüm..

Kamu yararına faaliyet gösteren dernekler vasfına erişirsek şayet, şirketler vergi ödemek yerine bağışta bulunabilirler.

Kozmik Perspektif
25-03-2013, 15:42
Ben de dernek hakkında bilgilenmek ve katkıda bulunmak istiyorum.

Esenlik dileklerimle.

mücerred
25-03-2013, 16:48
Ben de dernek hakkında bilgilenmek ve katkıda bulunmak istiyorum.

Esenlik dileklerimle.
Bu başlıga ilgi arttıkça ateist bir dernegin biz ateistler için ne kadar elzem oldugu daha fazla ortaya çıkacaktır.

Bu anlamda dernek çalışmalarına katkı saglayacak olanların daha kararlı olarak bunu ifade etmeleri gerektigini düşünüyorum.

bakkalmahmud
25-03-2013, 18:44
Ben Derneyin türkiyede büyük bir destek bulacagindan eminim.
Almanyada bu tür dernekler devletden yardim aliyor,,Türkiyede durum nasil ?,ayrica dernek, sadece ateistler deyilde baski gören herkes adina acilamazmi?.saygilar

ALKA
25-03-2013, 18:54
Ben de dernek hakkında bilgilenmek ve katkıda bulunmak istiyorum.

Esenlik dileklerimle.

Özel mesajla bilgiler gönderildi sevgili Cosmic Perspective..

Aethrae
26-03-2013, 10:57
Merhabalar,

Ben de dernek çalışmalarında bulunmak istiyorum, destek olmak ve yapılanma sürecinde bulunmak için ne yapmam gerektiğini bilgilendirirseniz sevinirim.

Teşekkürler.

bursali68
26-03-2013, 11:42
Merhaba,

Herşey bir yana, bir dernek dahi olsa sonuçta " örgüttür "....Ki - böl parçala yönet - mantığına karşı dik duruşlar, örgütlenmelerdir...

Bence doğru bir yol....

Sağlıcakla kalınız....

ALKA
26-03-2013, 18:47
Merhabalar,

Ben de dernek çalışmalarında bulunmak istiyorum, destek olmak ve yapılanma sürecinde bulunmak için ne yapmam gerektiğini bilgilendirirseniz sevinirim.

Teşekkürler.

Şu an sana da bir bilgilendirme mesajı gönderiyorum sevgili Aethrae. Bir kaç dakika içinde alacaksın.

Azad Neandertal
01-04-2013, 19:43
Kesinlikle Her türlü reel faaliyete varım. Arkadaşların da dediği gibi nereye kadar saklanacağız.

ALKA
01-04-2013, 23:08
Kesinlikle Her türlü reel faaliyete varım. Arkadaşların da dediği gibi nereye kadar saklanacağız.

Şu an size de bir özel mesaj gönderildi..

newesk
12-04-2013, 20:49
arkadaşlar gerçekten bir ateist derneği kuruluyor mu? internetten araştırdım biraz da bulamadım bir şey varsa bir dernek üye olmak isterim. nasıl ulaşacağım nasıl üye olacağım derneğe? hiç bir kaynak bulamıyorum bu konuda.

newesk
12-04-2013, 20:57
dernek hakkındaki yazıları şimdi gördüm. bana da bilgilendirme mesajı atar mısınız? ben de üye olmak istiyorum.

Excessive
12-04-2013, 21:06
Merhaba,

Dernekte aktif olarak rol almak istiyorum. Beni de çalışmalarınıza dahil ederseniz çok sevinirim.

Teşekkürler,

dilaver
12-04-2013, 21:24
Her iki üyemize de öm gönderildi.

saygılarımla

dilaver
12-04-2013, 22:13
Excessive ve newesk

Her ikiniz de TD sitesi dernek forumuna hoş geldiniz.

saygılarımla

nighteagle
12-04-2013, 22:43
Ben de aktif olarak yer almak isterim.

ALKA
12-04-2013, 23:42
Ben de aktif olarak yer almak isterim.

Şu an özel mesaj gönderildi.

balyapan
13-04-2013, 00:08
Bir de, bir yardım derneği kursanız pek memnun oluruz.

ALKA
13-04-2013, 00:14
Bir de, bir yardım derneği kursanız pek memnun oluruz.

Evet, dernek projeleri arasında organ bağışı kampanyası ve Van'daki depremzede aileler ve çocukları için elbise, giysi, oyuncak, kitap, okul araç gereçleri toplama ve ulaştırma projesi var. Daha önce Turan Dursun sitesi olarak Nazım Hikmet Kütüphanesine de Evrim kitapları bağışlamıştık. Bunun gibi projelerimiz dernekte de olacak. Katılımlarınızı bekliyoruz.

agop76
14-04-2013, 00:55
Merhaba,
bu girisime katkilarimi sunmak icin kimlerle irtibatta gecmeliyim? Almanyadan destekci ve kafadar arkadaslar varsa onlarlarda tanismak isterdim!

Dostcakalin!

ALKA
14-04-2013, 01:24
Merhaba,
bu girisime katkilarimi sunmak icin kimlerle irtibatta gecmeliyim? Almanyadan destekci ve kafadar arkadaslar varsa onlarlarda tanismak isterdim!

Dostcakalin!

Mesajını aldım sevgili agop76 ve şu an sana bir mesaj da attım. İlgin ve mesajın için çok çok teşekkürler. Schön, dass Du bei uns bist :)

OkanTag
22-04-2013, 16:35
Katılmak istiyorum efendiler, bende varım :)

Firestorm
24-04-2013, 22:17
Şu an itibari ili dernek çalışmaları sürmektedir. Katılmakta olan arkadaşları http://ateistler-meclisi.com/ internet sitesine bekleriz. İlerleyen tarihlerde resmi dernek sitesi de açılıcaktır.

Ayrıca Facebookta
https://www.facebook.com/AteistDernek
Ve Twitter'da da
https://twitter.com/AteistDernek adlarında sayfalarımız da mevcuttur.

dilaver
06-10-2013, 22:58
Ateist Dernek platformu bu gün itibarıyla 1 Ocak'ta yayımlanacak deklerasyon metnini oy birligi ile onaylamıştır. Toplantı gayet verimli geçmiş ve 21 üye katılmıştır. Degişik platformların ve grupların temsilcilerinin de aramızda bulunması ayrı bir kazanımımızdır.

saygılarımla

amanderim
14-01-2014, 06:46
Basarilar diliyorum arkadaslar derneklesme calismalarinizda!

Ateizmi tanitmak icin hazirladigim videoda derneginizden ve derginizden de bahsettim, paylasirsaniz sevinirim.

https://www.youtube.com/watch?v=FLR0QM6Vd9I

inferno
14-01-2014, 19:04
bombalanmaya çok müsait bir dernek olur.
Müslümanlar sever öyle yerleri bombalamayı çok fazla sevap point kazanıyorlar.

antikabus44
24-01-2014, 13:54
ankarada ateist derneği varmı ben üyesi olmak istiyorum

ALKA
25-01-2014, 03:15
Ateistler Meclis'indeki arkadaşlar gelecek hafta İzmir'deki ateist arkadaşlarla buluşuyor ve oraya Meclisin bir kaç temsilcisini gönderiyor. Oradaki toplantıda nasıl yol alınacağı kararlaştırılacak.

Ankara'da ise bir kaç arkadaş var ama henüz buluşma veya toplantı yapma aşamasına gelinemedi. Eğer oradaki arkadaşlar daha önce Ankara'da kendi aralarında buluşabilir ve ilk önce iletişim veya bağlantı sürekliliği sağlarsa daha sonra belki Ankara'ya da el atabiliriz. Ama daha önce dediğim gibi oradaki arkadaşların birbirleriyle iletişimde bulunması ve birbirlerini biraz da olsa tanımaları gerekiyor.

wish
25-01-2014, 04:40
demek sonunda allahsızlığı yayma kürsüsü kuruldu...

http://www.youtube.com/watch?v=4ucjyL0fc6Q

güzel bir başlangıç, ateistler meclisi'ni çok merak ediyorum katılmayı da düşündüm ama çekimser kalıyorum şimdilik... eğer cesaret edebilirsem gideceğim bu hafta.

Firestorm
12-07-2014, 13:33
Şu anda Ateistler derneği resmi olarak kuruldu(Tüzük onaylandı).


Üye alımları başlamıştır.


http://ateistlerdernegi.org/

Bilginize :heh:

RainFall
12-07-2014, 13:57
Allahsızlığı yayma kürsüsü :D

İlahimasal
01-12-2015, 18:18
http://www.radikal.com.tr/turkiye/ateistler-gorundu-1214290/

ilahimasal
11-02-2021, 12:53
http://www.radikal.com.tr/turkiye/ateistler-gorundu-1214290/

Üstteki haberde kod adı onur Romano olan kisini , abd de bir kıza tecavuz edip, intihar etmesine sebep oldugu , ardından kaçıp türkiye ye geldikten sonra , benzer işlere bulaştıgı ve solugu ateizm derneginde aldına dair , gercek adınında emir onur cilekci mi ne olduguna dair söylentiler dolasıyor.
Bu tipin kemalist cizgide olmasıda manidar.

Aynı tkp gibi , ateist derneklerede sızan bu tiplere bakışım ahlaki ve etik degil.
Bu tipler zarar veren sermaye ideolojisine hizmet eden kemalist tipler olması.
Tamamen zararlı olmaları.

Khaos
11-02-2021, 13:04
Kumar var mı
Yıldıztozu gelirse ben de gelirim
Texas Holdem çeviririz
Akıllıymış ya
Parasını alayım şu sonradan görme köylünün

Khaos
01-07-2021, 06:06
Kumar var mı
Yıldıztozu gelirse ben de gelirim
Texas Holdem çeviririz
Akıllıymış ya
Parasını alayım şu sonradan görme köylünün

Poker yokmuş
Başka işler dönüyomuş

Singularity
01-07-2021, 09:01
Ben ateist değilim aslında. Sadece bu dünyada Allah yok. O daha global, daha küresel, daha evren ötesi. Neyse, Yine de, aynı inançta olmasak da briç varsa uğrarım belki, turnuvaya filan. Fakirlerin parasını alırım, yasaksa çayını içer beleş tostunu yerim. Ben geldim diye kaçmayın hemen. hehehe

ilahimasal
04-07-2021, 23:59
Sadece bu dünyada Allah yok. O daha global, daha küresel, daha evren ötesi.

Küresel derken ?

Şu " evren ötesi" denmeside garip geliyor bana , dunya nın düz yüzeyinden kalkış yap , bilmem ne kusağını geçeme , yok marsmıymış bilmem neye kadar daha gidilmemişken yok efendim neymiş " evrenin ötesi varmış.
Mars gezegeni falan yok , yalannn kandırıyorlar sizi. Mars dedikleri plazma , lamba , kandil

Düz Dunyanın dısında minnak bir kubbe var işte o kubbe evren, daha ötesi mötesi yok
Yok küre dunya , yok küresellik falan

Singularity
06-07-2021, 12:13
Küresel derken ?

Şu " evren ötesi" denmeside garip geliyor bana , dunya nın düz yüzeyinden kalkış yap , bilmem ne kusağını geçeme , yok marsmıymış bilmem neye kadar daha gidilmemişken yok efendim neymiş " evrenin ötesi varmış.
Mars gezegeni falan yok , yalannn kandırıyorlar sizi. Mars dedikleri plazma , lamba , kandil

Düz Dunyanın dısında minnak bir kubbe var işte o kubbe evren, daha ötesi mötesi yok
Yok küre dunya , yok küresellik falan
Küresel burada mecaz anlamda.

ilahimasal
06-07-2021, 19:23
Küresel burada mecaz anlamda.

Neden mecaz olsunki ?
Küresel , küre mecazlaştırılacak bir kelime degil zaten öyle , şekil gördügün , bildigin gibi mecaz yapamazsın.
Yada dürüst olup düzlemsel , düz diyeceksin.

Singularity
07-07-2021, 10:04
Neden mecaz olsunki ?
Küresel , küre mecazlaştırılacak bir kelime degil zaten öyle , şekil gördügün , bildigin gibi mecaz yapamazsın.
Yada dürüst olup düzlemsel , düz diyeceksin.
Bayaa mecaz işte. Küresel, küreyle ilgili manasına gelmez. Küresel ölçekte dediğin zaman bu dünyanın geneli manasını taşır. Düzlemsel firmalar diye bir şey var mı? Yok. Düzlemsel güçler? Ama küresel güçler dediğin zaman ne demek istediğin anlaşılıyor. Küreyle alakası yok. Dünyanın tamamında demek, şekli ne olursa olsun. Şekil şükül yapma bence.

ilahimasal
07-07-2021, 11:58
Bayaa mecaz işte. Küresel, küreyle ilgili manasına gelmez. .

Küresel , küre manasına gelmez !!! Karesel , üçgensel , düzlemsel anlamlarınamı gelir?

Dunyadaki tüm insanlara küre nedir diye sor neredeyse tamamı ( duz dunyacılar dahil ) aynı şekli tarif eder.
Neyin mecazını yaptın şimdi sen

Kendi aranızda düzlemsel muhabbeti yaparken , kendi aranızda sözde düzcü gercekliginizde mecaz yaparken küresel diyebilirsiniz. Bak o olur ama sadece kendi aranızda.

Singularity
07-07-2021, 13:47
ilahimasal Diyor ki
Küresel , küre manasına gelmez !!! Karesel , üçgensel , düzlemsel anlamlarınamı gelir?

Dunyadaki tüm insanlara küre nedir diye sor neredeyse tamamı ( duz dunyacılar dahil ) aynı şekli tarif eder.
Neyin mecazını yaptın şimdi sen

Kendi aranızda düzlemsel muhabbeti yaparken , kendi aranızda sözde düzcü gercekliginizde mecaz yaparken küresel diyebilirsiniz. Bak o olur ama sadece kendi aranızda.
Kelime oyunu ve demagoji yapma. Kullandığım tabir bir kişinin küresel olması, küresel güç olması gibi bir anlam ifade edip bahsettiğim gibi küresel güç ve küresel medya ifadelerindeki küresel kelimesinin manasındadır. Bunun şekil olarak küreyle ilgisi yoktur.
Mesela sen şimdi çok rijit bir adamsın. Sen şimdi bir binanın temeli mi oldun yani. Ya bu kadar da uzatılmaz yani. Sen şimdi sevinçten dört köşe olduğun zaman ben sana şimdi dikdörtgen mi demiş oluyorum. Sen hiç mi hayatında mecaz diye, türetilmiş kelime diye bir şey duymadın. Uzaydan mı geldin nerden düştün arkadaş. Bu kadar yoğun bilgi bombardumanı yapıyorum ve hala yıkılmadan ayakta dimdik duran cehaletinin önünde saygıyla eğiliyorum.

ilahimasal
07-07-2021, 15:02
Boş laf yapma

Düz dunyacı birisinin küresel kelimesini kullanırken neden ,neye sebep kullanıldığını bilmesi gerekir.

Küresel ısınma derken ---> Dunya nın ismini degil biçimini öne alarak problemi(ısınma) ortaya koyarsın.
.

Sen
DÜZLEMSEL ISİNMA
DÜZLEMSEL GÜÇ
diyenilirsin

Dürüst ol dedik sana

Fazla komplo filmi , belgeseli izleme diye tavsiyede bulunuyorum sana.
Akıl sağlığına zarar.

Bilgi diye paylaştıgın hemen hemen her konu komploculuktan ileri gitmeyen zırvalar.

Dunya düzmüş:)
Simulasyoncu
Madde yokmuş

Güldürme insanı.

Singularity
07-07-2021, 15:18
ilahimasal Diyor ki
Boş laf yapma

Düz dunyacı birisinin küresel kelimesini kullanırken neden ,neye sebep kullanıldığını bilmesi gerekir.

Küresel ısınma derken ---> Dunya nın ismini degil biçimini öne alarak problemi(ısınma) ortaya koyarsın.
.

Sen
DÜZLEMSEL ISİNMA
DÜZLEMSEL GÜÇ
diyenilirsin

Dürüst ol dedik sana

Fazla komplo filmi , belgeseli izleme diye tavsiyede bulunuyorum sana.
Akıl sağlığına zarar.

Bilgi diye paylaştıgın hemen hemen her konu komploculuktan ileri gitmeyen zırvalar.

Dunya düzmüşhttps://turandursun.com/forumlar/images/smilies/smile.gif
Simulasyoncu
Madde yokmuş

Güldürme insanı.
Saçmalamayı bırak artık. Düz dünyacıyız diye kendimizle alay mı ettirelim ite köpeğe maskara mı olalım.

Yani küresel çete demek varken (düz dünyacıyız diye) düzlemsel çete mi diyeceğiz, komik duruma düşmek için. Aklı sıra bu fikirler işte, madem gülünç niye düz dünya gibi bir kelime oyunuyla kendince eğleneceksin ya da algı yapacaksın.
Ya kardeşim bırakın bu işleri. Düz dünyacılar ortalama bir küreciden kat be kat zekidir. Senden zekiyim demiyorum bak, ama senden zeki birini kandıramazsın. Gerçek bir düz dünyacıyı asla kandıramazsın. Onu geç. Düz dünyacı kavramları yerli yerinde kullanır. küresel ne manaya geliyorsa o manada kullanılmıştır. Allahsız da Allah kelimesinden gelir ama mana olarak taban tabana zıttır. Tamam olumsuz ek almış ama demek ki ek alınca mana değişiyor. İnşallah anlıyorsundur ne demek istediğimi, inşallah diyorum bak. Dinci miyim neyim. Hey Allahım yarabbim ya. Adama bak. Hasbenallah ya, tövbe tövbee estağfurullah kardeşim ya, bu ne ya. Hasbenallaaah.

Khaos
07-07-2021, 16:32
DMN diye bi alaman trolümüz var.
Bu zübük herşey oldu.
Anarşist bile oldu be
En sonunda da trollüğünü örtbas etmek için kendini deliliğe vurmuş.
O başlık bu başlık zırvalıyo çakma şizo.
Trollükden şizoluğa.

Bi de tersi olanlar var.
Kafayı kertip buraya geliyolar, milletin kafasını düdüklüyolar.

Arkadaşlar
Şizo mikrobik ve bulaşıcıdır

Son zamanlarda yeni bi holivud tiplememiz var.
Çoklu kişilik
Milyonda bir görülen fantastik ve yakışıklı bi bozukluk.
Bizim şizolar da kendilerine bu karakteri yakıştırmaya başlamış.

Bu şizolar hep küresel çeteden bahseder
Bi çeşit homo deus
10 aile

Bi alltda 100,1000,10000
Aile var.
Bu bir hiyerarşik piramit (mecazi anlamda)
Bi hegemonya düzeni ve adı kapitalizm
Ne olduğu nasıl işlediği belli

Bu şizoların ortak özelliklerine bakın

Kapitalizmle bi sorunları yoktur
Zaten ne olduğunu nasıl işlediğini kendilerinin de en altta bile olsalar o çarkın dişlisi olduğunu görmezler.

Reisçidirler
Reis küresel çetede pramidin kaçıncı basamağında bilmezler
Ah şu 10 aile olmasaydı hiç problem çıkmıycaktı salaklığında oldukları için
Aslında problemi yani kapitalizmi temize çekip onayladıklarını da anlayamazlar.

Olayların arkasında komplo ararlar
Komplonun gizli değil açık olduğunu anlayacak kapasiteleri de yoktur

Bu adamlardan bırakın esaslı kapitalizm eleştirisi duymayı, kapitalizm tanımı yapabildiklerine bile şahit olunmaz.

Sebep sonuç algıları da hastadır
Liner Sebep-sonuç değil sebepler-sonuçların diyalektik ilişkisi vardır deseniz kafaları almaz.
Zaten sebepler sonuçlara dönüşürler bu dinamik bi süreçtir deseniz kalan az sayıdaki nöronlarına zarar verebilirsiniz.

Velhasılı kelam
Yaptıkları iş sadece trollemedir
Karşı olduklarını iddia ettiklerinin hizmetindedirler

dine mine ne
07-07-2021, 22:34
Beklendiği gibi aptalca şeyler yazmadan önce, zeminsiz anarşi hakkındaki sorumu yanıtla.
Cevap veremeyeceğin aşikar çünkü sen bir Marksistsin. Varya Muhamed bile senden daha anarşist. Arkasından yönetici bırakmadıği için adamın ceseti kokuşmuş. O bile bu konuda senden daha üstünmüş.
Devamında o sebep-sonuç diyalektik ilişki dediğinde form yapıların içsel ilikeridir, bunları alıp kazık kadar adam olmuşsun bunları artık öğren, kendi tipsizliğinede uygulamaya kalkma, yoksa iradeni ve anarşinin direnişinide beraberinde açıklayamazsın. Ama sende anarşi ne gezer, sen zaten robot olmuş gitmişsin koçum.

ilahimasal
08-07-2021, 00:33
küresel ne manaya geliyorsa o manada kullanılmıştır

Hani mecazdı?
Şimdide hakikat olgu (manâ) diyorsun !

Küre diye kendinden bir şey yok zaten , küre o şekle verdigimiz bir kelime

Dürüst ol diyorum.
Küre yada küresellik sadece dunyanın şekli için kullanılan bir kelime , küreselin yanına ne eklersen ekle ,
dunyanın biçimi + sorunun kendisi
Küresel + güç
Küresel + ısınma
Küresel + çete
Küresel + sermaye

Sen küreseli kullandığın anda küreselin işaret ettigi biçimi kabul etmiş olursun.
Düz dunyacıların zekasını test etmedimki bir yerlerle kıyaslıyım.

Küreselin tarafı yok zaten. Küresel olduğu bir olgu hakikat olması hasebi ile tarafı olmaya gerekte yok
Ancak
Düz dünyacılık bir tarafgirlik icerir.
Düz dunya tarafgir toplulukları dernegi v.s vardır ama küre dunya tarafgiri toplulugu dernegi falan göremezsin . Yoktur.

Dürüst ol. Tarafı oldugun ŞEKLİ ile mecaz yap , mana yükle.

Khaos
08-07-2021, 03:48
Şizo dediğimiz tipler de geniş bi spektrum tabi.

Bi kısmı sadece garip sesler çıkarır.
Harf/ses olarak karşılığı varsa da o sesleri biraya getirip sözlükde karşılığı olan kelimeler kuramaz.

Bir kısmı ise bizim de bilip kullandığımız kelimeleri taklit ederler.
Ancak bu kelimeleri biraraya getirdiklerinde ortaya anlamlı cümleler çıkmaz.

DMN trolü cümle kurduğunu zannediyor.
Mülkiyet kavramının otoriteyi içerdiğini anlayacak nöron sayısına sahip olmadığı için
Anarşinin tabanının mülkiyetin reddini içerdiğini kavrayamıyor.
Onun gibi trollerin eline kavrayabileceği şeyler vermek lazım

Bu konu senlik değil şizo
Sen msj başı ücretini al takıl kafana göre.
Kapatalist sanayi toplumunda anarşi her türlü otoritenin dolayısıyla üretim araçları üzerindeki mülkiyetin reddiyle mümkündür.
Bu mülkiyetin nasıl olup da otorite ürettiğini ortaya koyan marks olduğuna göre, bu gerçeği kabul etmek anarşisti marksist yapmaz.

Ama sizi hasetden çatlatır.

Seni ve efendilerini silkecek bi anarşist toplumsal refleks her bireyde gelişiyor.
Marks'ın tespitlerinin bu refleksle buluşmasından köpek gibi korkuyorsunuz.

Şizo
Homo deus kaç aile bilmiyorum
Ama senin reis gibi sadece finansın değil, sahip olduğu finans yanında ulus-devlet palavrasıyla kullanıma sunulan politik otoriteye de sahip homo deyyusun da kaç aile olduğunu biliyoruz.

Sen pramidin en üstü ile onun bi altının
Yani kapitalistlerin kendi iç hegemonya mücadelesinin oğlanısın.

Msj başı kaç papel alıyosan sana iki katını vereyim
Gel biraz da bunu yala

Singularity
08-07-2021, 08:07
Hani mecazdı?
Şimdide hakikat olgu (manâ) diyorsun !
Küreselin kendi zaten mecaz. Anlamıyorsan ben ne yapayım.

tdk'ya göre küresel;
1. sıfat Küre ile ilgili olan.
2. sıfat Küre biçiminde olan, kürevi.
3. sıfat Dünya ölçüsünde geniş bir bakış açısıyla benimsenen, global.
Ben 3 numaralı manasında kullandım. zaten cümlenin gelişinden de bu manada kullandığım açık. Sen anlayamıyorsan, ya da anlamak istemiyorsan, dalga geçmek istiyorsan, dürüst olamıyorsan ben ne yapayım.
düzsel
böyle bir kelime bulunamadı.

Eee? Sen istiyorsun diye olmayan bir kelime mi geliştireyim.

ilahimasal
08-07-2021, 11:10
Küreselin kendi zaten mecaz.

Neyin mecazı?

Singularity
08-07-2021, 11:13
kürenin mecazı. aslında kelimenin orjinali küre, ama manası, benim kullandığım, üçüncü manası, küreyle alakası yok.

Singularity
08-07-2021, 11:23
Özet geçersek, küresel, kelimenin kökenine bakarsak "küreden gelen" demektir. Fakat üçüncü manası olan ve tdk'da da yazan, yani resmi olarak üçüncü manası, " Dünya ölçüsünde geniş bir bakış açısıyla benimsenen, global" anlamındadır. Dünyanın şekli ne olursa olsun küresel dediğinizde bu manada kullanmış olabilirsiniz.Bizim durumumuz da budur. Uzatmaya gerek yok bence.

Khaos
08-07-2021, 17:11
Özet geç lan şizo

Yaşadığı gerçeklikle başedemediği için
Fantastik bile olamayan ucuz komplo teorileriniz eğlendirmiyor.
Karar ver
Düz dünya mı, simülasyon mu, aşı komplosu mu, uzaylı istilası mı, matrik mi, homo deus mu
Hangisi

Bak bu sarmaldan şimdilerde çıkman lazım
Yoksa çok geç olur
Anladık kendini önemsemiyorsun
Eşin dostun çoluk çocuğun da mı yok

Tamam güldük eğlendik

Ama iyice şizoya bağlarsan
Altına sıçıp sıçtığını yemeye başlarsın
Bu duruma düşme

Dediğim aynı ile vaki

dine mine ne
08-07-2021, 18:43
Senin haklı olarak anladığın Mülkiyet kavramındaki otorite, faizle para parayı
getirdiğinde öyledir. Marx bu nedenle Paranın faiz getirdiği saçmalığını artı değer [...] çekiyor. Dediğin (ne yazık ki de öyle) haklısın. Demek istediğim finans dünyası, faizi devlet aracılığıyla meşrulaştıra bildiği için haklı olmuş oluyorsun.

Marx sayesinde bu hırsızlığın yasal kovuşturalamazlığını, sözde bilimseliğini de das kapital ile yedirmeye çalışdılar. Faizli sistemin sorunlarını bildikleri için, sürdüre bilirlik adına buna mecbur kaldılar. Senin Mülkiyet kavramındaki otoritede haklı olman buraya kadar.

Otorite derkende, otorite bir kişiye, gruba organizasyona veya kuruma atfedilen sosyal bir konumu tanımlar. Seçilmek bile otorite ortaya çıkarır. Rasyonel yasal otorite, modern demokrasilerin temelidir. Bu olmadan da medeniyetin düzenlenmesini gerçekleştiremezsin.

Nerede yaşayacaksın, ay'da mı, yoksa güçlünün seni düze bileceği bir ormanda mı ?. İlkel, sonuç vermez mantıkla bir yere varamazsın. Anarşinin bir ütopya olarak görülmesinin nedeni tam da bu gülünç kelime oyunlarıdır. Ulaştırma olsun, büyük sanayi olsun, bunları nasıl düzenleyeceksin. Kaosla mı?.

Ayırt etmelisin, çünkü Faizli sistemin "otoritesi" satın alınabilinen bir otoritedir. Üst düzey finans, tüm kurumları kendi çıkarına satın alabilmesi yüksektir. Anarşi kimin eli kimin cebinde olduğunu da bilmediğinden bu sistemdeki otoriteyi tanımaz. Bu yüzden satılmış kuklalardan bahs ederiz. Sözde demokrasiden kastımız budur.

Fakat faisiz sistemin otoriteleri öyle değildir. Olsa bile bunların satın alınması emek karşılığında ola bileceği için, pek işe yaramaz, veja olsa bile çok kısa sürdürebilir olurdu. Faizsiz bir sistemde emek karşılığı zengin olmanın getirisi pek olmadığı için rekabet yarışınıda beraberinde normalleştirecekti.

Neyse, dediğim gibi haklısın ama haklı olduğun için değil, peygamberinin hırsızlığı meşrulaştırdığı ve kimseninde tatlı geldiği için bu sahtekarlığa karşı duramadığı için.

Moderasyon notu: Üslubunuza dikkat ediniz.

ilahimasal
08-07-2021, 23:26
GLOBal

bak bir laf var
" tüm yollar bagdata çıkar"

tüm laf cambazlıkların(ız) küreye çıkar

Glob dediginde küreye çıkar.

Glob ampul derler bilirmisin ? Çık bir nalbura , elektirikciye git ve bana GLOB ampul ver de , tezgahtar şekli şu alttakine benzer bir şeyi eline verir ve gönderir

GLOB AMPUL
https://encrypted-tbn0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcSeUj3L9LrlAtP1HNVXyXIBtOnvtCuxw cJbIw&usqp=CAU
Bu resime glob yazmana gerek yok glob oldugunu bilen bilir

Yerli milli bir ampul dahi istesen eline GLOBALİZMİN simgesi bu ampulu verirler.

İyi bak şu resimdeki ampule neyi , niye işaret ettigini anla.

Bak piyasada DÜZ AMPULLERDE var kimse onlara glob ampul diyormu ? Yoooo

Sen küre / global derken halen düz düşünüyorsan ne diyim artık.

Khaos
09-07-2021, 06:34
Bak trol

1 birim paranın anlamı işlevi nedir/nelerdir
Değişim işlevi vardır di mi.
O işlev köleci dönemde de vardı.
Kapitalizmde başka işlevleri vardır.

Bu para ile üretim aracı aldığın anda,
O artık mübadele aracı değil sermayedir.

Otorite işlevi bu aşamada ortaya çıkar.
Üretim yapılabilmesi için sanayi toplumunda üretim aracı ve işgücünün biraraya gelmesi gerekir.

İşgücü faktör piyasasından temin edilen ve fiyatı emek arz ve talebince belirlenen bir metaya dönüşmüş olduğundan yaratılan değerin bölüşümü baştan bellidir.
Üretim aracı üretim sürecindeki amortismanının çok üstünde bir payı ücret önceden belirlendiği için alır.

Sermaye bu otorite mekanizması üzerinden artıdeğer hırsızlığı yeteneği kazanabildiği için bir fiyatı vardır. O fiyat faizdir.
O fiyat sermayeye niye ödenir.

Millet keriz mi.

Çünkü o sermayenin sağladığı otorite ile artıdeğere el koyacağını bilen yatırımcı o otoriteye öfeme yapar.
Tüketici kredisi ile karıştırma.

Marks bunu deşifre etmiştir
Meşrulaştırmamıştır
Üretim araçları üzerindeki mülkiyet toplumsallaşırsa faiz diye bir olgu kalmaz.
Çünkü sermaye otorite olmaktan çıkar.
Artı değeri gasp edemez.

Politik otoriteye gelince
Herkes konseyler üzerinden yönetime katıldığında
Yöneten-yönetilen ilişkisi ortadan kalkar.

Zaten nesnesi insan-eşya ilişkisi olan iktisat ve insan-insan ilişkisi olan politika diye biri diğerinden bağımsız iki alan yoktur.
O nedenle ben ısrarla ekonomik-politik kavramını kullanırım.
Bu kavramın ingiliz ekonomipolitiğiyle hiç alakası yok.

İnsanın insan ve insanın eşya üzerindeki otoritesi birbiriyle ilişkilidir karşılıklı çalışır.

Mülk kavramı hem ekonomik hem politiktir.

Anarşi her türlü mülkün reddidir.
Özgürlüğün tek yolu budur.

Üretim araçları üzerindeki mülkü toplumsallaştırmazsan faizi kaldıramazsın.

Artı değer gaspedilemezse kimse kimseye faiz falan vermez. Zemini budur.
Zemininin bu olduğunu ortaya koyana faizi meşrulaştırdı diyebilmek için çok utanmaz bi adam olmak lazım.

Anarşist medeniyet kendisini hegelci kutsal tinin yeryüzü temsilcisi devlet eliyle değil
Bilinçli toplumun yönetici elitleri tasfiye edip konseyler üzerinden katılımıyla kendini ortaya koyar.

Bir tasarım olarak daha üst bir toplumsal ekonomik-politik örgütlenme modelidir.

O medeniyetde trollük mesleğine ihtiyaç yoktur.
Ürettiğiniz yalanlara bir süre sonra kendiniz de inanıp iyice şizoya bağlamazsınız.

Özgürlük sorumluluktur.

Küresel ölçekte; tüm sektörlerde sermayenin ortalama getirisi ile ortalama faiz kapitalist sistemde neden nerdeyse eşittir.

Ya da başka soru, banka faiziyle faizsiz bankaların kar payı neden nerdeyse eşittir.

Faiz kapitalizmde dışsal bir olgu değildir
Sistemin özüdür
Artı değerin gaspından ortaya çıkar

Pasteur
09-07-2021, 10:11
banka faiziyle faizsiz bankaların kar payı neden nerdeyse eşittir.


Çünkü adı faizsiz bankadır. Faizsiz bankayım demekle faizsizlik olmuyor. Kar zarar ortaklığından pay dağıttığını iddia ediyor. Gel gör ki, faizli bankacılık gibi senin parandan para yaratıp. Sana kar mar vermiyor. Kar zarar ortaklığında devamlı cüzi gelir diye bir şey ol(a)maz. Yeri gelir çok kar olur. Yeri gelir zararda olur.

dine mine ne
09-07-2021, 15:48
ilk önce harabe durumda olan bir binanın penceresinden dışarı bakarak cevab yazdığını anlaman gerekiyor. Binanın eski hatalı olması senin haklı olduğu anlamına gelmiyor. Bildik literratürü okumana gerek yok. kafanı çalıştır. Bu sadece faizle ilgili değil, aynı zamanda özgürlükçü tutumla da ilgili. Düşünce dizin hiçbir sorunu çözmüyor, anarşide örgütlenmeyi, Marksizm'deki de diktatörlüğü nasıl çözeceksin?. Özgürlüğün temeli "her bireyin doğal mülkiyet hakkını" tanımadan çözüme varamazsın. Egemen güç, özel mülkiyeti ve sözleşme özgürlüğünü güvence altına almak ve korumakla sınırlı olmalıdır.

Devlet görevlerinin çoğu bu nedenle sistemiktir ve üzerlerinden alınan vergiler de dahil olmak üzere özgürlüğe aykırıdır. Bu nedenle vergileri kaldırmaya yönelik bu siyasi dürtü küresel olmalıdır. Dünyanın her yerinde, sosyal enerjisini öncelikle mali açıdan güçlü vatandaşlar sınıfından ve bundan en çok kâr eden şirketlerden alıyor. Sadece, dediğim gibi, bu sadece kârla ilgili değil, özgürlükçü düşünceyle de ilgili. Ve devlet sadece ara sıra vergiden kaçınmayı ama sistematik olarak vergi reddini meşru görmüyor. Marxin dedigibi üretim araçları zırvalığı gerçek olsaydı bu bile yapılamazdı. Bu bile bize vergi ve faizin sistem bazlı olmadığını gösteriyor.

Oysa temel olarak devlet, gelirimizin veya servetimizin bir kısmına vergi olarak el koyar ve aynı zamanda bizi özgürlüğümüzden de mahrum eder. Vergi ödemeyi reddetmek, ihlal edilen özgürlüğe karşı baş kaldırma hakkıdır.
Kölelik ve zorla çalıştırma kaldırılmıştır ve bugünün bakış açısından bunlar suçtur. Ama "gelir vergisi, zorla çalıştırmadan başka bir şey değildir." Bir insanı x saat kazancından mahrum bırakırsam, bu onu üçüncü bir şahıs için x saat çalışmaya zorlamakla aynı şeydir. Ama bu tam da devletin bizi yapmaya zorladığı şeydir. Kölelik budur, marxin ki, Felsefeleri ile merkezden yönetmek isteyen elitlerin hayali sonuçudur, göz boyamadır, zırvaliktir.

Yıkmadan, harabeden dışarı çıkamam, sistem böyle çalışıyor! Söylemi bir anarşiste yakışmaz. Ulan faiz soyuttur, düşüncedir korkma, aklınla maddeye takılmazsın, uç dışarıda özgürlüğün tadıyla gerçeği kuralım! diyorum. Halaaa, yok yıkmak lazım! diyorsun.

Faiz işverenin isteği değil, onun isteyinde ki karşılık, işçisinin iş gücüne bağli. Faiz işgücü karşılığı olmayan bir istektir, ama yine de ödenmesi gereken bir taleptir. Marxın kime çalışdıgını anlaman için bu noktayı mutlaka çözmen gerekir. Diyalektiği gerektirsede normal bir ölümlü insanın da bunu anlayabilmesi gerekir.

Diyalektik demişken eşitlik zırvalığı da saçma. Materyal eşitliğe çarpılamaz.
Aynaya bak, malzeme = artı ve eksi'nin girdisi çıkdışı olmasaydı, aynada tipsizliğimiz bile olmazdı. İşte bu Marksizmin farkındalığı ortadan kaldırmasidir. Kendini bilmemek, koyun misali devlete el açmanı istemesidir.

Ancak,yapılar arası hareketlerin direnci ve hızı değişken olduğundan malzeme, işin fiziksel ve zihinsel değişken performansı ile eşitlenemez. Diğeri diğerinden daha güçlü, diğeri diğerinden daha yorgun olabileceğinden, hak maddi olarak ödenemez.
Sonsuz maddi şeylerle eşitlenmeyi bekleyenler, bu adaletsizliği yaşayacaklardır. Ha olur mu, olur, hemde o biçim olur. Şu an ki hırsızlığın yorulmuşluğundan kaçıp koyun olmuş gitmiş arası yaşamak daha iyidir. Sürüden biraz çıktın mı mehlersin, adamlar yemini verir güler oynarsın, o ayrı.

Ha birde para demiştin, ama o para benim değil ki. O para benden çalınan paramın üstü sadece, hani beni köle yapan.
Benden çalınmayan bir param olabilseydi, evimide malimida, dünya turumuda kendimce gerçekleştire bilirdim. O otoride dediğin ****ye de parayı ben verecektim. Hizmetçim olacaktı. ama nerdeee, derdimizi anlayan yok ki. Anlamadığnız için otoriteyi satın almış hırsızlar şimdi götümü aşılamaya çalışıyo. Sen hala kalk bana marxi oku. Okuda, sabırdır, buda taşarsa, denetimde olsa, küfrü yersin. Denetim demiskende bu muayene daha kaçyil sürecek?. Elin adamı insan öldürür altı yılda çıkar, ben se halaaa kontrolden çıkamadım.

Khaos
09-07-2021, 20:18
Marksizm hakkında en küçük fikrin olmaması nedeniyle esasdan eleştiri yerine kabak tadı vermiş retorikleri sıralamışsın.

Kapitalizm hakkındaki bilgisizliğinden başlayıp sırayla gelelim.

15.yy g.amerika afrika sömürgeciliği ve yeniçağ köleci dönemi burda anlatamam. Fatih istanbulu fethederken ispanyollar güney amerikayı fetih-yağmalıyordu. Önce sömürgeciliği öğren sonra modern emperyalist aşamabi anlatırım.
Önce işin o kısmına dair kısa bi okuma yap.
Ticari burjuvazinin gelişimi ve sermaye birkiminin 500 yıllık tarihini bi öğren. Merkantilizm varken daha sanayi toplumu bile yoktu.

Gelelim özel mülkiyet palavrasına.
Özel mülkiyet derken evinden arabandan bahsediyorsan toplumun ciddi kısmı kapitalist dünyada mülksüzdür.
Üstelik ev ve araba ekonomik/ihtiyaç işlevlidir.
Ekonomik-politik mülk değildir.

Üretim araçları ise zaten küçük azınlığın elindedir.
Ekonomik-politik işlevi olan bu tip mülkiyetdir.
Bu bağlamda dünyanın %95'i mülksüzdür.

Ekonomik eşya mülkiyeti ile üretim araçları mülkiyeti farkını bile bilmeden tatava yapıyorsun.
Kapitalist dünyada mülkiyet her iki anlamında da azınlığın elindedir.
Mülkiyet yalandır
Tıpkı; homo economicus gibi tıpkı özgürlük gibi demokrasi gibi tam rekabet gibi görünmeyen el gibi piyasa gibi
Bunlar içi boş kavramlar yalanlar.

Anarşi her iki anlamıyla da mülkiyeti toplumsallaştırmanın adıdır.
Azınlıkdan alıp topluma vermenin.

Örgütlenme hakkındaki zırvalarınız ise hepten zırva.
Anarşist örgütlenme dikey hiyerarşik değil yataydır
Görünmeyen el palavrasıyla kıyaslandığında çok daha tutarlı bir tasarımdır

Marksizmin özgürlük sorunundan bana ne
Anarşizmin devrim kuramı zaten temelden farklı
Ki bahsettiğin özgürlük sorunu sanki kapiyalizmde aşılmış gibi sermaye yalakalığı yapman komik.

Faiz konusunu ise anlamıyorsun.
Bi adam yatırımcı olmaya karar verirse
Yani işgücünü satan emekçi olmak yerine üretim aracı sahip olmak isterse ekonomik-politik mülk istiyor demektir.
Bunun karşılığını finans kapitale faiz olarak öder.
Bu gücü ona finans kapital bedava mı verecek.
Gücü alması artı değeri çalabilmesini sağlar.
Çaldığı artıdeğeri finans kapitalle paylaşır.
Kendi payına kar, kapitalin payına faiz der.
Kapitalizm budur.

Sen de bu piramidin iç çelişkisinde görevli oğlansın.
Şimdi siktit git
Bilmediğin konuda ağzını açma
Tabiat boşluk kabul etmez
Sokarım o ağzına, sermaye köpeği

dine mine ne
10-07-2021, 18:33
Bu tartışmayı daha önce de tartışmıştık. Büyük resme bakarak sorunu değerlendirmiyorsun.

Marx'ın M - P - M paranın sermayeye dönüştürülmesi formülünde sunduğu "basit mal kavramı"nda para yalnızca bir değişim aracı olarak hizmet ederken, dolaşımda amaç ve araç arasındaki ilişki tersine çevrilir. Artık Üretilen ve satılan malların kullanım değeri ile ilgili değil para artışıyla ilgili olur.



G' deki kesme işareti, "finans kapital" dediğin sahibi tarafından arzu edilen "artı değeri" sembolize etsede dolaşımın kendisi herhangi bir artı değer üretmez, yaptığı hata bu çünkü artı değer mal ve hizmetlerin içerdiği emeğe dayanır. Ücretli işçinin ücreti ne kadar düşükse, krediyi alan kapitalistin elinde kalan artı değerde o kadar yüksek olur.

"finans kapitalin gücü diğer kapitaliste bedavaya mı vereceğini soruyorsun?.



Bunu marks zaten kendisi yazıyor. Sen ve marx gibi düşünürlerin ama gözden kaçırdığı nokta şurası. Finans kapitalin diğer kapitalistin artı değerinden alacağı payda, "iş gücü" = "karşılığının" olmasıdır. Yani burada finanz kapital diğer kapitalistin karından pay istemiş oluyor.


İyide bana ne bundan. Bu nedenle eski tartışmalarımızda hep reel sektörden bahs etmiştim. Reel sektörün hizmeti ve ürününde ki parasında, iş gücü karşılığı var demiştim.
Reel sektörün sermayesi G W G formülü yani para ürün parası ile çoğalır. Sermayesinin işgücü ve ürünü ile kar etmesiyle büyür demiştim. Ulan burada hırsızlık yok. Sermaye ilişkisinin kar anlaşmasından banane?. Finans kapital diğer kapitalistin işgücü karşılığı ""olacak""" karından payını istiyor.



Bak üretim aracımı istiyorsun?, var, kar var, ürün var, işgücü var, sermayenin çoğalması var, var oğlu var, ama işgücü karşılığı olmayan faiz yok. E hani devletin beni üçüncüye köleleştirmesi?, hani nerede?. Bilen yok.

Oysa onun zamanında da, paranın çoğalmasında, gerçek kullanım değerlerinin yorucu, emek yoğun ve üretimi zaman alıcı olduğundan dolaşım aşaması - M - gereksiz hale getirilmişti. Bunun yerine, doğrudan paradan giderek daha fazla para kazanıldı.


P - P '. Bu formül, finansal piyasa kapitalizmidir ve daha etkin bir sermaye birikimi yöntemini ifade eder. Sermayenin hızlı ve yüksek kâr arayışında geleneksel reel ekonomi yerine, saf bir finansal ekonomiye yatırım yapma eğilimidir, alman jargonunda ekonominin finanşallaşması denir.



Ulusal ve küresel finans piyasalarında dolaşan para ve sermaye miktarı, reel ekonomiyi kapsayan gayri safi milli hasıladan bu nedenle x kat daha hızlı büyümüştür. Yatırım gücü yüksek olan ülkeler bu nedenle, çok ağır borçludur.

25 yıllık araştırmadan sonra, gelmiş hiçbir ürünü olmadan talebiyle beni köleleştiren üçüncü şahısların P - P formülünü reel sektöre bulaştırarak gelcekte pazarın planlaması gerektiği sonucuna varmış. Gülermisin ağlarmısın. Senin gibi dingil de gelmiş bu adamı savunuyor. Olacak iş değil.

Khaos
10-07-2021, 22:26
Her mesajda konuyu değiştirme trol

Özel mülkiyet güzellemesi yapıyodun
Kapitalizmde sanılanın aksine özel mülkiyetin sadece ilizyon olduğunu ortaya koyduk.

Ne oldu
İşine gelmedi yalanın deşifre oldu
Dal maymunu gibi zıplamaya başladın

Eline tekst tutuşturanların ekonomi bilgisi/bilgisizliği benle başa çıkmanıza yetmez.
Reel sektör karı dediğinizin çalınan artı değer olduğunu da
Finans kapitale giden faizin bu artı değerden ayrılan pay olduğunu da
Hem makro ekonomik büyüklükler üzerinden gerekirse bilanço aktif-pasifinde nasıl muhasebeleştirikdiğinden yola çıkarak bile açıklarım/açıkladım zaten 150 yıl önce açıklanmıştı.

Burda bahsedilen planlı ekonomi değil
Emek gücünün metalaşması ve ücret adı altında faktör piyasasında satılan bir şeye dönüşmüş olması ve bu sayede artı değerin gaspedilmesi
Ve bu gaspa kar denilmesi
Faiz dediğin şeyin ise zaten bu gasptan karşılanması

Finans kapital reel sektöre diyor ki
Bilader ben bu gasp işine vakit ayıramam
Sana gasp imkanını sağlarım
Yani kapitali veririm
Sonra sömürüyü pay ederiz

Reel sektörle finans kapitalin kavgası bu

Dünya nufusunun %95'i mülksüz.
Sen ise hayali mülkiyet hakkı üzerinden kapitalislerarası çelişkide taraf olmanın ideolojisini üretmeye kalkıyorsun.

Hegelci devletin sınıfsal
Bunu ortaya koyunca başka konuya geçiyosun

Kapitalizm mülksüzleşştirir
Bunu ortaya koyunca başka kkonuya geçiyosun

Üretim aracı sahibi olmanın ekonomik-politik işlevi var.
Emek gücünü meta gibi satın alır. Emek gücünün ürettiği değerle bağını keser ve değere el koyar diyoruz bu defa başka konuya geçiyosun.

Üretilen değer sürecin sonunda ortaya çıkar.
Değeri üreten işgücü ise sürecin başında üreteceği değerden bağımsız ve o değerin çok altında bir fiyata satın alınır
Bunun sebebi özel mülkiyetin belirli bi kesimde olması ve aslında özel mülkiyet hakkı dediğin şeyin somutda bir azınlığın çoğunluğun mülkiyet hakkını elinden almış olması demek olduğunu
Devletin de bu işi tezgahlayan yapı olduğunu anlatıyoruz yine başka pozisyona dönüyosun.

Reel sektör sermayesi dediğin sermayenin 15.yy sömürgeciliğinden başlayan tarihine atıf yapıyoruz yine konuyu dediğiştiriyosun

Farklı pozisyonları mı seviyosun
Kendini üzdüğün şeye bak
Ben sana her pozisyonda koyarım işim bu

Mevlevi gibi istwdiğin kadar dön.
Götün hep arkada ve açıkta

Trol olduğun için
O götü kırbaçlamaya devam edicem

Daha 19.yy kapitalizmindeyiz.
Emperyalist aşamaya gelmedik bile.
Bu işin marksla ilgisi başka sizn karton adam taktiğinizle uydurduğunuz marksizmle ilişkisi ise başka.

Sermaye köpeği seni.

Meraklısına notlar (yukardaki yavşak trol için değil)

https://tr.wikipedia.org/wiki/S%C3%B6m%C3%BCrgecilik

Konkistatörler
Devlet destekli ingiliz hollanda koloni kumpanyaları
Ticaret ve koloni tekel HAKLARI verilen şirketler
Plessey savaşı (ingilizlerle fransızlar arasında hindistanda gerçekleşti) kazanan ingilizler babür hazinelerine el koydu

Afyon savaşı (afyonkarahisarda değil) çinde

15. Yy'dan başlayıp 19 yy sonuna kadar sömürgeciliğin tarihini
Monroe doktrini

20.yy 2 kez emperyalist dünya paylaşım savaşı
Kapitalizmin emperyalist aşaması
Emperyalist aşamada eski tip sömürgeciliğin terkedilmesi ve emperyalizmin kuklası ulus-devletler ve komprador burjuvazi

Yeni tip emperyalizmin müttefik oğlanı siyasal islamın tarihi

Bu konulara bi göz atın

Kapitalizmin tarihini evrimini sermaye kavramının ekonomik-politik içeriğini bilmeden
Mülkiyet denen şeyin ne olduğunu anlayamazsınız.

Son söz:
Latin amerikanın kesik damarları kitabında
Yazar
Doğum yapan bir kadının kendi çocuğunu öldürmesini anlatır.
Çocuğun kaderi bellidir.
15 yaşına kadar köle olarak bakır madeninde çalışıp açlıkdan yorgunlukdan ölecektir.
Kadın buna razı olamaz ve doğan çocuğunu öldürür.

İşte kapitalizm

dine mine ne
11-07-2021, 15:55
Birincisi, reel sektörün ürünü, işgücü ve eşzamanlı artan parası, kar-zarar ilişkisi ile diyalektiktir. İkincisi, faiz kârları garantilidir, sürekli kiralama süreci, zarar tanımazlığı da diyalektiğe tersdir. üçüncüsü, faizin kar beklentisi, parasının hemen çoğalmasını sağlar (balon şişmesi) = Para var mal yok. Para neye göre basıldı? Bilen yok.

Dördüncü, diyalektiği terk eden faize basılan anlık coağalan paranın borcu, ürün ve iş gücü ile ödenemez olmuştur. Seni anlıyorum, otorduğu yerden balonu şişiren efendilerinin faizine kar diye bilme adına dolaşımda ki paraya işgücü bulaştırmaya çalışıyorsun ama yemezler. Ha tabi yapay zenginlikleri ile bunlar reel ekonomide de oldukları kesin. 1 adamın 40 medyası 400 firması olamaz.

İşte faizin getirdiği garanti buna yol açarken, pazarın diyalektik rekabet ilişkisi bunların anasının a... sina koyacaktı. Kar ile faiz isteği birbirinden ayırt edilmeli ki yapay zenginlikleri silinebilsin. Silindiği an kurdukları pyramıt çökerdi.
Ben mal emekle çoğala bilen bir zenginliğin trolü iken, sen, emek ile ödenemez zenginliğe gerçeklik üfleyenlerin trolüsün.
Faiz kar artideğerdir deyip diyalektiğe masal okumaya calisan o tümcü zihniyetin batsın. Daha beter ol, ne diğim.

Khaos
12-07-2021, 02:01
Ulan sen tam gerizekalısın.

Hala kar zarar geyiği yapıyosun.
Tüm reel sektör olarak düşün.
Toplamda kar vardır.
Çünkü artı değer vardır.gaspedilen

Ben finansın faizine meşriyet niye arayayım lan salak.

Reel sektör karı dediğin dümenin nası kurulduğunu anlatıyoruz.

Mülkiyet geyiğiyle.
Bu mülkiyet 15 yüzyılda yağma ve talandı.sonra sanayileşme ile artı değere el koydu.
Şu anlık bi durum değil.
Birikerek gelen bu yağma sayesine neredeyse reek sektör karı birim başı sermaye için faizine yakındır.

Üretim aracı sahibi olan ortaya koyduğu sermayesine faiz alır buna kar der.

Kapitalizmde faiz tali değil.
Sistemin temeli.

Farkında olmadan faizi payetmeye çalışanların biri adına tarafsın.
Yarafı olduğunun faiz hakkı ile karşitının faiz hakkı aynı ilkede taban buluyor
Mülkiyet
O mülkiyet ise tarihi olan bişey dinamik bişşey
Etik bi temel uydurma bize.
Talanla başladı.

dine mine ne
13-07-2021, 12:51
Tüm reel sektör olarak düşün.
Toplamda kar vardır.
Çünkü artı değer vardır.
Form yapıların hareketinde oluşumların ortaya Çıktısı zaten artı değerdir. Doğaldır, korkmana gerek yok.
gaspedilen
Hiçbir şey tesadüfen oluşmaz . Form yapıların hareketi, İş gücü = enerji. Ama ürünü gerçekleştiren birleştirici akıldır. Şimdi ürün hakkı kimin ? Hareket, ürünün yaratılmasının bir parçasıdır, ancak temeli akıldır. Bu nedenle ürünün yapılmasının asıl sebebi akıl, vücud misali paydaş olan parçalarına hakim olması normaldir. Sonuç bilerek üretilmiş, neyin gaspı?.

Ben finansın faizine mesriyet niye arayayım lan salak.
diyorsun ama Marx gibi faiz hakkından da geri kalmıyorsun.
Yarafı olduğunun faiz hakkı ile karşıtının faiz hakkı aynı ilkede taban buluyor.
Diyorum ki para iş yapmaz, o sadece bir değişim aracıdır. Takas aracına ek bir hak talep bulunulmasını kabul etmiyorum, bunu yasaklamak istiyorken, sen, faiz almayı marx gibi hakka karıştırıyorsun.

Bu mülkiyet 15 yüzyılda yağma ve talandı.sonra sanayileşme ile artı değere el koydu. Şu anlık bi durum değil.
Mülk, birinin elden çıkarabileceği veya hakkıyla kullanabileceği bir şeydir, yağma ise mal ve mülklerin çalınmasıdır. İlişki tecavüz demek değildir. Bu zıt bir yorumdur. Alma verme ilişkisinde hak diye birşey varsa ilişkinin nasıl gerçekleştiğine bakılmalı. Bilerek ilişkiye girmeden zikilme çıkmaz. Tecavüz demeye kaba güç gerektirir.


Kapitalizmde faiz tali değil.
Sistemin temeli.
Ağacın dalı varsa yaprağıda olur misali yaklaşma. Maddenin form yapısına yönelik bir isteği yoktur.
Faiz ise farklı, birilerinin yapmış istemiş olmasıdır, ben olmaması gerekeni yazıyorum. Ağaç yaprağına suç duymaz, ama insan suçu olan faiz, yargılanmalı.
Farkında olmadan faizi payetmeye çalışanların biri adına tarafsın
Vergiyi ödememenin aksine bunu ödememiz suçumuz olduğunu söyleyen benim. Temel yanlışlaması adına, faiz hakkından,verginin ödenmesi gerektiği meselesine getiren sensin. Temelin faizli, faiz istenmesi doğal diyor, sonrada pastayı bana yedirmeye çalışıyorsun.

Khaos
14-07-2021, 13:35
Yazılanı anladığın ancak trollük mesleği gereği çarpıttığını "marks gibi faiz HAKKINDAN geri kalmıyorsun" cümlen deşifre ediyor.

Faiz hakkını olumlayan sensin.
Üretim aracı sahibi olmak avantajlar sağlar.
Bu avantajın kar diye isimlendirilmesinden ibarettir kapitalist ilizyon.
Bu kara meşru diyen ve faiz hakkını olumlayanın sen olduğunu anlaşılır şekilde anlattım.

Tekrar edeyim.
Dinamik ve kendi tarihi olan bi sistemi konuşuyoruz.

1. Sömürge dönemi
15. 16. 17. 18. yy altbaşlıkları olarak incele.
Ticari burjuvanın ortaya çıkışından sanayi burjuvanın gelişimine kadar.
Onlarca halkın köleleştirilmesi varlıklarının gasp edilmesi talan dönemi.

2. Sömürge dönemi
19. Yy dünya paylaşımının artık tamamlanması

3. Dönem
20. Yy geleneksel sömürgeciliğin bitip sisteme entegre "bağımsız" ulus-devletler üzerinden emperyalist aşamaya geçmek.
Mali sömürü dönemi

Reel sektörde nasıl üretim aracı sahibi artı değeri gasp ediyorsa ve aldığı faizi kar adı altında mülkiyet üzerinden meşrulaştırıyorsa

Uluslarası iktisadi ilişkilerde de tamamen aynısının başladığı dönem.

Mülkiyet tarihsel olarak gasp edilerek birikti.
Şu anda da geniş kitlelerin mülkiyetsizleştirilmesine dönüştü.

Sen finans kapitali 3-5 banker zannediyorsun galiba. Çok uluslu tekeller silah enerji firmaları reel sektör değil finans kapitaldir.

Aramco reel sektör mü
Senin reyizin de artık finans kapital oldu
Bi damadı silah tüccarı diğeri enerji tekelleriyle iş tutan bakan değilmiydi.

Bak sana bilale anlatır gibi anlatayım

20 birim sermayen varsa banka kredisi kullanmazsan
Yıl sonunda tüm artı değeri tek başına cebe indirirsin
10 birim sermayen varsa 10 birim de kredi alırsan
Yıl sonunda artı değeri bankayla paylaşırsın.
Seninki kar onunki faiz

Hikaye artı değeri hangi sermayenin hangi oranda gasp ettiğidir.
Faiz kar ilişkisi budur.
Sermayenin birikim tarihi ise zaten talan ve gasptır
Artı değer gaspı sana göre gönüllüdür
Çünkü emek arz edenin o emeği faktör piyasasında satmak dışında seçeneği yoktur
Çünkü sermayesi yoktur

Şu an her sermayedarın sermayesinde 500 yıllık birikmiş gasp var. Şu an her üretim faaliyetinde artı değer hasp ediliyor.
Kar dediğin faizdir. Sermaye sahibi olmanın ekonomik-politik avantajıdır.
Mülkiyet hakkı dediğin mülksüzleştirme hakkıdır somutda

Faize karşıysan kapitalizme karşı olmalısın
Artı değerin de kiranın da faiz olduğunu fark etmelisin
Çözümün üretim araçları mülkiyeti/mülksüzleştirmesi üzerinden olduğunu anlamalısın.

Asgari iktisat bilmeden bunu anlamak dürüst adam için mümkündür.
Ama troller bin kere de anlatsak bizim faizi savunduğumuzu iddia edecek kadar yüzsüz olduğu için anlamamazlık ayağına yatsa da dikkatli okuyan anlıyor.

dine mine ne
18-07-2021, 21:51
Bir insan nasıl bu kadar inatçı olabilir. Sana sistemin nasıl çalışması gerektiğini, hatasının da nasıl giderileceğini gösterdiyim halde, bana yine düzenin kimi nasıl düzeltiği ile geliyorsun. 1500 yüzlü yıllarını yediğimin. bize ne?



Suna benziyor. 610 yılında arap coğrafyasında ama şu olmuş gibisinden diretiyorsun. Ne alaka, oldu ise oldu, bana ne.
Mülk sömürümüş de, bilmem daha neler . Sanarsın birinin evi garibanın başına geçmiş. Ne alaka?. İnsan bu kadar da gerçeklikten kopamaz ki. Ulan ikna olmuşsun, gerçeklikten uzak ayetler okuyorsun. Aç gözsünü bilo dedikçede, yoogooooo ama oldu deyip kendini kandırıyorsun.



Dindar değilim ayet okumayı bırak. Faiz, yasa ve düzen ile hiçbir ortak yanı olmayan şarlatanların hayatımıza soktuğu bir oyundur, peygamberin de onlardandır. İnsanları yönete bilme adına sap ile samanı artı değerle karıştırmış ve emperyalist vampırlıklerini bilimselleştirmeye çalışmışlardır. Defalarca faiz insan emeğini ve üretimini sömüren ve karşılığında hiçbir haklı gerekçesi olmaksızın kazanılan bir zulmi kazançdır dememe rağmen, faize kar diyorsun.


Reel sektörün artideğeri olsaydı eksi faizle kredi veren finans kuruluşlarının politikaları uygulanamazdı. Adil bir Düzen'de faiz olmaz. Malı üretiyorsun toplumun faydasına arz ediyorsun. Buna karşılık üretimine eşdeğer tüketme hakkını gösteren paranı alıyorsun. Kapitalist Düzen'de ise parayı bir bankaya koyuyor belli bir süre sonrada faizinin ilavesi ile bu para sana iade ediliyor. Sen o süre için ama yeni bir üretim yapmadın. Ama yinede üretim yapmadan ilave bir tüketim hakkı elde etmiş oluyorsun. Kapitalist Düzen bu tüketim hakkını nereden veriyor?



Kafasına göre para basarak veriyor. Bu da herkesin hakkından sana verilmişe geliyor. Yani vergiyle emekçinin fakir fukaranın hakkından almış oluyor. Sen kar demekle faizi perdeleyip fakir fukaranın kanını içenlerin yanında olmuş oluyorsun. Kan içenlerin yanında duranlardan anarşist olmaz koçum.


Marx, kredinin devletin elinde merkezileştirilmesini sosyal yaşamın kontrolü olduğunu bildiği için istedi. Para yaratma hakkıda zaten Masonik yapılı kardeşlerinin merkezileşmiş birleşmiş devletlerin elindedir.


Manifestosunda , "komünizme yol açması beklenen toplumsal köklü değişiklik için mülkiyet haklarına despotik müdahalelerin gerekli olduğu!"nu söylerken elindeki çakından değil,faiz hırsızlığından bahs ediyor ipne. Senin gibi bilolara adam zaten ben marxist değilim diyor.


Kredi yoluyla para yaratılmasınla, Ekonomik politik güç elde edip insanları borç köleleri haline getirdiler: Kredi ve paradaki sürekli artış olmadan artık insanlar ödeyemez duruma geldiler. Japonya gibi bir ülke borcu için 2 yıl yemeden içmeden tüm sektürüyle üretmek zorunda niye olsun, bunu senin kafan nasıl alabiliyor?. Yoktan Para yaratma politikalarıyla ülkeleri yönetir hale geldiler.



Uluslararası finans piyasalarındaki kredi ve likidite koşullarını fiili olarak belirleyen fed, para üzerindeki tekeli aracılığıyla dünya ekonomisinin merkezi yönetimine yol açan küresel merkez bankaları kartelini yönetir. Asıl yöneticelrimiz bunlardır, marx da bu yeni dünyacıların kardeşidir. Senin gibi faizi kâr olarak gören anarşizmin hiçbir zemini olamaz. Hayal kurarak ve kendini kandırarak elde edilecek şeyler değil bunlar.
Çözülmemiş ekonomik sorunlar zarar veriyor, faiz saçmalıklarının getirdiği sorunları vurgulamaya çalışıyorum.


Para bir değişim aracı olarak yaratıldı, miktarı piyasanın mal ve hizmetlerinin kapasitesini temsil etmeli. Bu kapasitenin dışından gelen talepler yasaklanmalı. Çözüm budur. Faiz eski bir icattır ve şeytani etkisi muhtemelen şeytanın ta kendisidir. Başka hiçbir icat insana böylesine bir felaket yaşatmadı. İnsanları ya suç yada borçla yönetirsin. Dinci suçla aydınlatırken marx zige zige borçlandırarak aydınlatıyor.


Diyorum ki ikiside değil. Özgürlük bu değil. Her iki yol da sadece yönetim araçlarıdır ve özgürlükle en ufak bir ilgisi yoktur. Anarşist dediğin bu iki idari aracın olduğu yerde durmaz.

Gerçek aydınlanma gerçekliğe odaklanmalı. Neyse o na bakmalı. Mantık zihin dediğimiz şey geriye doğru okunamaz, sen ve Marx bunu yapıyorsunuz, çalışarak kendimi borç sarmalında bulabileceğimi yediriyorsunuz. neden borçluyum?artıdıdeğer hırsızlığı!. Ehh bu fazlalığın paydasıyımya ben. Girişimci fazlasını alıp bir tarafınami soktu. Soktuysa neresine soktuğunu şöyle, söylede orasına bakalım.


Bu girişimcilerin götü barsağı bizim ki gibi çalışmıyormu?. Ulan soframda ki yetersizliği bu adamların götüne nasıl bağlarsınız. Bu nasıl gerçeklik mırıltısıdır böyle?.
Bu dini saçmalıktan kurtulmadan gerçeğe odaklanamazsın. Bu nedenle iş karşılığı olan sermaye ve bunun yanında birde havadan oluşturulan finans, faize yatırılıyor diyeceksin. Devlette bu kar vadini zaten mevcut iş karşılığı yani çalışılmış olan tüm ürün ve maaşlarımızdan ek vergisiyle gelip hoop diye çalıp verdiğini söyleceksin.



Bu hırsızlığı birde Para dolaşıma girsin ancıklığı ile açıklıyorlar. Faiz olmasaymış herkes parasını geri tutarmış. Öyle ise o zaman git gesellin dediği gibi yap. Sorun buysa parayı değersizleştir, yap bi şey ama niye faiz ile milletin malından çalıp rekabeti körüklüyorsun?. Insanlarin nefesi yetmez oldu. Bililer mis de gatsler mis, bu götlerin yediği sıçdıgı ne be.

Khaos
19-07-2021, 08:20
Aldığı maaşı hak edemeyecek kadar ahmak bir trol benim için muhatap değil, meselenin üçüncü kişilere anlatılabilmesi için kullanışlı bir nesnedir.

Dönüp dolaşıp aynı iftira ile geliyorsun.
Faizi savunan sensin. Çünkü kapitalizmi savunan sensin.

Kapital-izm; kapitalin, ekonomik-politik otorite olduğu sistemdir. Verili durum bu.
Kökeni 15. yy sömürgeciliği üzerinden kapitalin birikerek otorite olma niteliği kazandığı döneme dayanır.

Kökenini evrimini kapitalin otorite niteliğini,
bu niteliği kullanarak artı değeri nasıl gasp ettiğini bilmezsen
Sistemin neden faktör piyasasında sermayeye faiz diye bir karşılık belirlediğini anlayamazsın.

Sistemin evrildiği son nokta her sektörde ve sermaye piyasasında tekelleşme
Bu zaten öngörülmüştü
Kapitalizmin doğası bu

Reel sektörde yatırım yapanlar senin gibi ahmak olmadığına göre kapital sağlamak için kullandığı krediye nefen faiz ödüyor.

Çünkü sistemin o kapital eliyle kendisine sağladığı otorite üzerinden artı değeri giasp edebilme yeteneği kazanacağını biliyor.

Sana, daha doğrusu ahmak trolu nesneleştiretek
3. kişilere kapital-izm denen dümeni anlatıyoruz.

Eğer artı değer gasp edilemese zaten faizden sözedilemez. Dolayısıyla bunun çözümü üretim araçları mülkiyetinin toplumsallaşmasıdır.

Küçük beyninin algılamadığı basit ilişkiler bunlar.
Üretim araçları üzerindeki özel mülkiyet mülksüzleştirir.
Otoriteyi azınlık elinde toplar.
Liberalizm bireylerin özgürlüğü değildir.
Sermayenin özgürlğüdür.

Burda hiyerarşik hegemonya var
Fed o hegemonyanın araçlarından birisidir. Tüketici kredileri de öyle.
Bunlardan yakınman sistemi anladığını değil ıskaladığını gösteriyor.

Bi daha aynı iftirayla gelme
Ağır küfür ederim

Pasteur
19-07-2021, 12:38
Eğer artı değer gasp edilemese zaten faizden sözedilemez.


Rica etsem burayı açarmısınız?


Eksi faizle çalışan kapitalist ülkeler gerçeğine binaen!.

Khaos
19-07-2021, 15:56
Rica etsem burayı açarmısınız?


Eksi faizle çalışan kapitalist ülkeler gerçeğine binaen!.

Açarmısınız dediğiniz yeri açarız

O sorun değil
Ama eksi faizle çalışan ülkelere binaen dediğinizde bi bağlam önermiş olursunuz.

Sizin anladığınızı zannettiğiniz anlamda eksi faiz yoktur.
Para politikası olarak merkez bankalarının karşılık için ayrılan para kabul etmeyeceğini beyan ederek bankaların mevduat toplamasına müdahale etmesidir. Efektif talepte daralma olmaması uygulanan tüketici kredikerine dönük arızi bir uygulamadır

Faktör piyasasında sermayenin hissesine düşen faiz başka bişeydir ve artı değerle ilişkisi yapısaldır.
Maliye ya da para politikaları bağlamı üzerinden değildir.

ilahimasal
19-07-2021, 17:57
Yanlışmı biliyorum !

Bankaları Eksi faiz uygulaması yapan kapitalist devletlerden japonya , mevduattaki paraya faiz vermektense paraya bekçilik yapma bedeli istiyor.

Türkiye de japon ev kadınları diye bir laf dolaşıyordu . Bu kadınlat japon bankalarının eksi faiz vermesinden sebep , kendi mevduatları yada kullandıkları kredileri , Türkiye gibi 5. Sınıf ekonomilere taşıyıp yüksek faiz gelirleri elde ediyorlar .

Bu olaya türkiye , japonya v.s diye bakmamak gerekir , global / küresel diye bakmak gerekir

Birikmis bu parayı Dunya içinde top cevirerek yine o pis emelleriine alet ediyorlar.

Kısacası o faiz bir sekilde yine elde ediliyor.
Rusların , almanların , türkiyede ev alıp kiraya vermeleride bu yöntemlerden birisi galiba

Ekonominin akademik dili nedir bilmem ama yaşamdaki sekli bu galiba .

Her türlü soyarlar .

Khaos
19-07-2021, 18:20
Aynen dediğin gibi bro

Akademik dili gerçeği ortaya çıkarmakdan çok örtbas etmeye yarar.

Kapitalizm artık emperyalist aşamadadır.
Adı artık emperyalist-kapitalizmdir
Yani artık küreseldir

Hane halkı tasarruflarının istenenden yüksek ve enfladyonun düşük olduğu ülkelerde
Kişisel mevduatların sistemden faiz talep etmesi finans kapitalin hoşuna gitmez.
Bireysel tasarruf yerine arzu nesnelerinin tüketimini isterler.
Para artık el yakmaya ve ucuz işgücü bulabileceği ülkelere doğru gitmek ister.

Günün sonunda leşçi akbabaların işi artı değeri iç etmekten ibaretdir
Hepsi sadece bu

İster ulusal ister uluslararası farketmez

Eksi faiz ilk bakışta anlaşıldığı şey değil.
Aslında bir sürece müdahale eden bir mekanizma

ilahimasal
20-07-2021, 02:32
Türkiye de ucuz iş gücü yok ama şöyle yok.
Türkiye de işcilik kapitalizmin istedigi derecede ucuz degil. anadolu halkı bildiginiz tembel ama bir o kadarda ucuza kolay kolay çalışmaz DI.
taaaki , kapitalizm yeni bir yol bulup uygulamaya sokana kadar.

Bu gün türkiye de , binlerce degil milyonlarca ucuz işci var. Afganından suriyelisine v.s
Türkiye deki bu ucuz işci gücüne sadece sınırlarının dibinde alevlendirilen savaşlarla degil daha uzaklardan getirilen insanlarlada şahit oluyoruz..

Dibimizdeki alevlendirilen savaşları hep enerji sömürüsü sanardım. Bir yere kadar böyle.
Şimdi ise abd ve avrupa için ucuz işci cennetine çevrilmesinin 20 hatta dahada öncesinde tasarlandıgını görebiliyorum.
Komplo gibi görünebilir ama türkiye ucuz işci cennetine çevrildi.

Dedigin gibi para ve yatırım daha evvelinde kontrollü bir şekilde getiriliyorDU

muhalefet dışardan yatırım gelmiyor falan diyor ya , ben öyle düşünmüyorum. Sıcak para girişi durdu sadece , yatırımlar devam ediyor yada kapitalizmin isdeği seviyey geldi

Artık ucuz işci gerekli ve o işciler ufak ufak türkiye ye dolduruldu. Her ilde ilcede , kasabada köyde. Hatta , ovada yaylada her yerde varlar. Olmadıkları bir yer yok.
İşin ilginci devlet politikası olmuş.

Türkiye yi çine benzetmeye ramak kalmış gibi.

Birileri türkiye yi küçük abd yapmaya ugraşıyorlar derlerdi bende acaba derdim.
Yok bildigin çine benzetiyorlar.

Türkiye de yerli işzilik zirve yapabilir.
Ama bir durum var. Bu dısardan gelen ucuz işcilerin çalışması falan yerlinin bir kaç misli .
Bu işcileri şimdilik yerli bakkal, sanayici , mezarcı , tekstilco v.s sermaye kullansada , kısa süre sonra bunlar uluslararası sermayenin işcileri olular.
Yerlilerin dışındaki yerlerdede görmeye başladım.

Bunları o insanlara karşı oldugumdan , yada başka bir sebepten yazmıyorum.
Kapitalizm yada senin dedigin emperyalizme dönüsen kapitalizm , anadoluda , devlet ve hükümet eliyle dizayn ediliyor.

Biraz teknoloji ve ucundan azcık refah gören siyasal islamcı bir guruh bu durumu , sıcak para , turist , yatırım , istihdam , diye cilalıyıp duruyor.

alamanyada yaşayan bir çok ayı da , durumu refah zannedip önüne tutulan her mikrofona yada foruma ahkam kesiyor.

2023 , ikibin yirmüç diyip duruyorlar ya ! 2023 deki olacakları merakla bekliyorum.

Bu kapitalistlerin , abd , ab , japonya v.s in destegi olmasa bu hükümet 10 gün o koltuklarda oturamaz.
Siyasal islamcılar ve kapitalizmin baş aktörlerinin birbirlerine verdikleri destek o kadar aleni ve açıkki , görmemek için körlük bile bahane olamaz.

Bu gün için konusulan ekonomik kriz denilen durum bile bana göre yanıltıcı , muhakkak altında bir pislik var.
Şu covid 19 aşıları için verilen para yada verilecek herneyse , halkın sağlıgı için degil. Başka bir pok için oldugu ortada.

Uzatmıyım.
Türkiye yi ucuz işci cennetine cevirip başka türlü soyacaklar gibi görüyorum.
Komplo gibi görünsede , görünen bu.

Khaos
20-07-2021, 20:23
Çok doğru tespitler
Damat 128 milyarı iç edip yol almadan önce
Şu tarz bi cümle kurmuştu.
"Çinle rekabet edebilecek şartlara sahibiz"

İtiraf ettiği şey bu ülkenin ucuz işgücü cenneti olmasıydı.
Haftada 40 saat çalışma 100 yıl önce İLO standartıydı.
Fiili olarak bu ülkede islamo-faşist iktidar döneminde 60 saate çıktı.
Asgari ücretlilerin çalışanlar içindeki oranının en yüksek olduğu ülkelerden biriyiz.
Kayıt dışı kaçak işgücü diğer çalışanlar üzerinde baskı aracına dönüştü. Birim sermaye başına en ucuz emek bu ülkede.
Yani artı-değer gaspı üzerinden rekabet edildiğini damat zaten itiraf etmiş

Dürüstlük ve doğru perspektif gerçekleri görmeye yeter.

Yıldıztozu
21-07-2021, 10:52
arkadaşlar o kadar ekonomi konuşuyorsunuz da kısa yoldan zengin olma teknikleri de paylaşsanız biraz faydalı olurdu.

kısa yoldan, kısa zamanda, emeksiz, çalışmadan 1 milyon dolar kazanabilmek.
işte mesele bu.

bu aralar dolandırıcılık ve hırsızlık belgeselleri izliyorum.
güzel teknikler öğretiyor ama ben daha legal yollara öncelik veriyorum.

mükemmel bir sistemde bulunması gereken bazı özellikler:
1- eşit olmayan gelir dağılımı, mutlaka bulunmalı.
2- eşit olmayan emek dağılımı, bütün emekler robotlara yüklenene kadar mutlaka bulunmalı.
3- emeksiz kazanç imkanı, mutlaka bulunmalı.
bunları içermeyen sistem fikirleri çöpe gitmeye mahkumdur.

Khaos
21-07-2021, 11:09
Kurduğu cümlenin sonucunu bilmeyen benimle aynı soyadını taşıyan oğullarım kardeşlerim var
Artık aramadığım
Seni ne yollara sokarım bir bilsen
Ama yürüyemezsin
Yürüyemediler

Yıldıztozu
21-07-2021, 11:37
Parayı daha iyi anlayabilmek için paraya sahip olmak gerektiğini hissediyorum. Para kazanma amacım aslında bu, parayı anlamak.

1 milyon dolar kazanınca ne hissedilir?

senaryo 1: hayal kırıklığına uğrayıp ''para o kadar da önemli bir şey değilmiş'' demek.
senaryo 2: bu miktar yeterli değilmiş, 1 milyar dolar kazanıp Jeff Bezos gibi uzay seyahatine çıkmam lazım.
senaryo 3: miktarı yeterli bulup para özgürlükmüş demek.

Khaos
21-07-2021, 11:49
Senaryo 4: özgürlüğün bedeli çok ağırdır bro.

Yıldıztozu
21-07-2021, 12:04
https://www.youtube.com/watch?v=l7eFAzXE41k&ab_channel=DWT%C3%BCrk%C3%A7e

biraz önce şöyle bir videoya denk geldim.

gezegende bina yapacak kum kalmıyor.
içecek temiz su da kalmaz yakında.
soluyacak temiz hava kalmaz.
düzgün bir iklim kalmaz.

medeniyetin sonu gelecek belli ki.
tüm binalar tüm teknolojik yapılar hızlıca çökecek.

iktidarın faiz politikası gibi, gelecek odaklı değil günü kurtarma odaklı herkes.
büyük çöküş gerçekleşecek.
sonra ne olacak? mağara devrine mi döneriz, mars devri mi başlar.

dine mine ne
22-07-2021, 00:18
E=M
Senin ki marxsizm çünkü sende marx gibi kütle enerji eşitliği üzerinden diyalektiği yanlış okuyorsun.
Oysa formül "diyalektik miktarı" ile azı çoğu gösterir, sana ne kadarsa, o kadar olması gerektiğini söyler.

Enerji iş gücümüz, eşitlik işaretimiz para, maddede ürünümüz olsun. Reel sektör, ne kadar işiyle, o kadar ürününü, parasıyla dengeler.
Eşitlik işaretimiz ="miktarı" ile piyasayı dengeliyorken, değişim aracı olan paranın kendisi kâr için kullanılmaya başlanıyor. İşte işin yanlış olan tarafı dediğim faiz budur.



Faiz, Enerji madde dengesini bozup hayali bir zenginlik üretiyor. Diyalektik ilişkinin para dolaşımını takip etmemi istiyorsun ama ben dindar değilim. Paranın madde meselesi olduğunu ve tek başına çoğalmayacağını biliyorum. Peygamberin İsa'nın sepetini taklit ediyor ama haberin yok. Bu nedenle seni gerçekliğe davet ediyorum.


Bak inanmıyorsan 10 tane fasulyeyi kaynat. Dolaşım adınada arada sırada güzelce karıştır ve sonra bak bakalım kaç tane olmuş. Olmaz diyorum, kazana da atsan elden ele de dolaştırsan, toplayan işgücü olmadan fasulyelerin çoğalmaz.
Artı değer sınıf ilişkisinden gelir, ama ana kaynağı enerjidir. Bu nedenle, faiz dediğimiz diyalektik ilişki üzerinden maddeleştirilemez.



E = M denklemin yanlış okunuşu doğal gücün kaybına neden olur, ve eğer bu olursa, hareketi dikte etmek zorunda kalırsın. Sana marxistsin dememin sebebi bu. E = M formülünün diyalektik miktarını okuyamayan biri, zamansız holizmin hareketi konusunda yanılır.


Diyorum ki kandırmayalım, neyse onu konuşalım. Marxsizmin enerjine al madde olmaz, anarşide ne kadar çoksa o kadarı olması kaçınılmazdır diyorum. Formülü "miktar" olmadan bütüncül okuma, kaçınılmaz olarak hareketin kontrolüne yol açar. Buna ikna olmuş biri her kimse, ne olursa olsun anarşist olamaz. Olamaz derkende amacım seni incitmek değil, sadece sana neyse o gerçeği söylemeye çalışıyorum

Khaos
23-07-2021, 02:53
Bak bilader

Evrim teorisini basitçe anlatabilmek için istediğin kadar çabalasan da, bir noktadan sonra özgün teknik detaylara girmek zorundasın.

Kapitalizmin analizi/eleştirisi de buna benzer.
Detaya indikçe görünen o ki daha bir zırvalamaya devam edeceksin.

Ben mi anlatamıyorum sen mi anlamıyorsun demiycem.
Ben anlatıyorum sen de anlıyorsun.
Ama işine gelmiyor.

Sözümona faizsiz bir kapitalizm palavrası üzerinden kapitalist hegemonyanın borazanısın.

Finans kapital reel sektörü de hane halkını da düdükler.
Bretton-Woods ile bunun aparatlarını geliştirmeye başlamıştır.
Merkez bankaları, Rezerv para, altın endeksinin kaldırılması bunlar zeitgeistde anlatıldığı gibi hatta daha da karmaşıktır.

Ancak sistem bir bütündür.
Unsurlarından birine indirgenmez ve unsurlar karşılıklı ilişkilerinden bağımsız ele alınmaz.

Karmaşıklaştırmak yerine sadeleştiriyorum.
Sadece basit bir örnek vereyeyim ve düşün biraz.

Reel sektörde iş yapmak istiyorsun.
Sermayeye ihtiyacın var.
Faktör piyasasında sermayenin maliyeti/faizi belli.

Fizibiliteni nasıl yaparsın.

Çok basit: Emeğin katma değeri ile emeğin maliyeti arasındaki farka (toplamda hep pozitiftir) yani artı değere bakarsın.
Artı değer sermayenin maliyetinden büyükse (toplamda her zaman büyüktür) yatırım kararını verirsin.

Yani gasp ettiğin artı değeri sermaye ile paylaşırsın.
O artı olmasa sen faizi hangi kaynaktan ödeyeceksin.

Basitçe kaynak bazlı düşün.
Finans kapitale giden faiz kimin cebinden çıkıyor.
Kaynağı ne.
Kaynağı artı değer.
Artı değerin kaynağı ise
Değeri üreten emeğin, işgücü adı altında faktör piyasasında alınan-satılan bir meta olması.
Mesele bundan ibaret.

Bu konu bundan daha basit dile getirilemez.

Cübbeli ahmet gibi; "evrim ney hani şu insanın maymundan gelmesi şeysi mi " düzeyindesin.

İşin bu kadar kısmını es geçip finans kapitalin alt kapitalisti düdüklemesinin aparatlarını dile getirmen sistemi deşifre etmiyor.
Tam tersine kurgusal bi faizsiz kapitalizm yanılgısı üretiyor.
Müteşebbis ve sermayedar aynı kişi olursa
Faiz karın içinde saklanırdı.
Ki o da kapitalizmin doğasına aykırıdır.
Kapitalist hegemonyada kaynağın yönü tabandan tepeye doğrudur.
Her anlamda tekelleşme kaçınılmazdır.
Onca anti-tröst yasaya rağmen tekelleşme artmaya devam ediyor.
Reel sektör alt kapitalistinin artı değer gaspından hissesine düşen pay azalıyor
O yüzden bağırıyorlar
Gasptan daha çok pay istiyorlar.
Bu durum senin konumunu da açıklıyor.

Bence sen haddini bil
Laga luga yapma
Anarşizmin ne olduğuna anarşistler karar verir
Troller değil.

dine mine ne
24-07-2021, 00:05
Fizibilite kavramını neo Marksistler gibi kullanma, kafan karışır. Bak, anlattığın saçma fizibilite ile adamlar saçma medyatik viral hikayeleriyle sistemi sıfırlamaya çalışıyorlar. Bunların ahlaksızlığı marxin faiz sepetinden geliyor. Olabilirlik, yahu neyin olabilirliği?. Bu yaptığın anarşizme küfürdür.

Faizin, Mesih'inin sepeti gibi gerçeklik, yani kendiliğinden coağalan bir para kaynağı yoktur.
Para coağalımı reel sektörün iş gücü karşılığı ile oluşur.

Hareketinle kiraz ağacı diktin, kirazların artı değer olması gibi düşün. Hareket, enerji olarak katma değer yaratır. Şimdi faiz kaynağımız neymiş? Hareketmiş. Bu nedenle "O artı olmasa sen faizi hangi kaynaktan ödeyeceksin!" cümlen aptalca.

Sana bu yüzden faizin gayri meşru bir borç olduğunu açıklamaya çalışıyorum.

Artı Değerin form yapıların hareketinden kaynaklanması doğaldır, ancak bunun isa nın sepeti ile ilgisi yoktur. Para paradır balıkta balıktır, döndür dolaş çoğalmaz. Marxin para dolaşımı isanın sepet hikayesidir. Ana kaynak hareket zenginliktir dememe ramen, marxsizmin enerjine al madde.... sini diretiyorsun.



Dengesizliğin kaynağını hareket ile göstermek zırvalıktır. Hareketin nötr hali zaten dengesiz.. Bu nedenle E = M formülünün diyalektik miktarını okuyamayan biri, zamansız holizmin hareketi konusunda yanılır demiştim. Diyorum ama felsefesini yapmıyorsun ki.

Geçmişte tartışırken de kaç kez söylediğimi hatırlamıyorum. Yahu şu bildik zigtiğimin öğrenilmiş literatürünü bana okuma. Rotanın yanlış olduğunu zaten tüm dünya görüyor. Ama sistemi sıfırlayanların siyasi gücü senin edebiyatından geldiğini unutma. Çünkü sen kaynak göstermekle marx gibi onların hırsızlığına çanak tuttun.



Corona yalanıyla birlikte hırsızlar ekonomik yetersizliğe son vererek insanları diktatörlükleriyle hareket etmeye zorlamaya başladılar. Sen kaynağı kurutmak istiyorken hırsızların da aynı yolun yolcusu olması komik değilmidir.



Bir de kapitalizme karşıymış gibi davranıp pandemi saçmalığına karşı samimi bir duruş sergileyen içtenlik arkadaşımıza saldıranlarıda kast ediyorum.Kimin trol olabileceği belli olmasa da bazi sacmaliklardan bir sonuç çıkarabiliyorum.

Khaos
24-07-2021, 22:35
Alamancı neo-nazi
Hangi kavramı nerde nasıl kullandığımı ben gayet iyi bilirim.
13 senedir şu forumda kapitalizmi etik üzerinden eleştirmedim.
Bu tarz eleştirinin senin gibi alt-right neo-nazilerin kapitalizmi sözde eleştirirken aslında temize çekmelerinin geleneksel metodu olduğunu iyi bildiğim için.

29 bunalımı sonrası kapitalizme esasdan karşı olmayıp tam tersine konjonktür gereği onun bir biçimi olarak ortaya çıkan naziler de sözümona finans-kapital düşmanlığı üzerinden söylemler geliştirmişti.

Zırvalarının tamamı neo-nazi söylemler.

Faizi gayr-ı meşru ilan ediyormuş neo-nazi
Ben ise meşru görüyormuşum.

[...]

Ulan mal

Faiz dediğin wall-street faizinden mi ibaret.
O pyramidin tepesi
Onun bi alt aşamasında artı değer gaspının faiz olduğunu gizleyebilmek için faize kar deyip
kapitalizm güzellemesi yaptığını tekrar ve tekrar anlattık.

Faize karşı olmak
Kira rant üretim araçları üzerinden artı değer gaspına kar denilerek meşrulaştırılmasının tamamına karşı olmayı gerektirir.
Sistem bir bütündür
En tabanda ücretli emek sömürüsünden kaynak alarak beslenir ayakta durur
Sistemi esasdan eleştirmek budur

Hadi şimdi kaybol
Neo-nazi alt-right zırvaları büyük resimci komplo sevicileri sistemin adının neden
kapital-izm olduğunu da emperyalist aşamayı da hegomonyayı da faizin bir yönüyle değil her yönüyle sistemde içkin olduğunu da çözümün sermaye denen ekonomik-politik otoritenin yıkımı ile bunun yolunun da üretim araçlarının toplumsallaşması ile ancak mümkğn olabileceğini ucu hizmet ettikleri efendilerine dokunduğu için anlamamazlıkdan gelirler.

Sen merak etme
Okuyan kimin ne söylediğini ne söylemediğini
Kimin faize hem de esasdan karşı olduğunu
Kimin çözüm önerdiğini
Kimin karton adam safsatalarından medet uman neo-nazi zırvalarının papağanı olduğunu görüyor.

Neyse hadi
Moderasyona zahmet vermeyeyim
Senin gibilere hakettiğini söylemek de benim etik anlayışımın gereğidir

ilahimasal
25-07-2021, 00:56
Bir kazanın icine 10 fasulye atıp karıştırınca 11 fasulye olur diyen oldumu ?
Yok olmadı , birisi element uydurdu

Diyelimki
A kişisinin kazanında 50 fasulye var ve B kisisindede 1000 fasulye var.
A kişisi 50 fasulyesi artsın diye B Kisisine diyorki gel sendeki fasulyelerin bir kısmını benim kazana at bende sana 10 fasulye veriyim zamanı gelince diyor.
B kisiside diyorki senin 50 fasulyesi olan kazananına 10 fasulye koyar zamanı gelince 30 fasulye alırım diyor.
A kişisi kendi kazanına 10 fasulye girince 60 fasulyesi olacagı kafasıyla tamam diyor ve kazana 10 fasulyeyide alıp KARIŞTİRMAYA başlıyor.

Zamanı gelincede hoooop daldırıyor kepceyi ve 30 fasulyeyi almaya yeltenince bizim A kişisi aman kurban olam az daha bekle ben sana 10 daha vericem diyor
B kişisi tamam diyor
Zamanı geliyor ve B kişisi yine daldırıyor kepceyi ve 40 ı almaya yelteniyor
Bu iş tâki 60 a kadar hatta olmayan fasulyeyi vermeye( borç) kadar gidiyor.

İste buna kapitalizm SOYGUN , SÖMÜRME diyoruz.
Bir yerin zenginlikleri bir yerlere gidiyor diyoruz
Başka ne diyoruz ?
Yer degistirdi diyoruz.

Yoksa yokdan var edildi falan demiyoruz

Bu durumu kavrayacak beyni olmayan hanzo , elementler uydurup E = bilmem ne gibi formulleri dötünden uydurup maval okuyor.
Öyle cok var.
Enflasyonun sebebi faiz ? faizi indir enflasyonda iner gibi. Neyse

Faizinde sömürmeninde , legal soygununda , enflasyon denen düzeninde nedeni bellidir.
Üretim araclarının mülkiyet sorunudur.

Sen bu sorunu çözmezsen , degil 50 fasulyeni , dötündeko donu bile sözde legal yollarla elinden alırlar.

Ne denmişti ?
Söke söke alırlar.
Hatırladınmı?

halk dilinde dahada acalımmı?
Akademik dil ile dötündeki donun alındıgını anlayamazsın.

Kişisel zenginlikle bu sorun ne anlatılır nede anlaşılır.

Adam sana sorunun temel kaynagını anlatıyor sen hala dötünden formul uyduruyorsun.
Çelişki o formulde degil , senin ideolojik saplantında.

Emin ol kişisel zenginlik hırsının sonu , kapına dayanıp canına kast edecek aç bırakılan insanlar olucak..

Pasteur
25-07-2021, 16:24
https://epnext.com/wp-content/uploads/2018/11/Ches.jpeghttps://i0.wp.com/khosann.com/wp-content/uploads/2016/05/Bose_einstein-robot-yapay_zeka-robotlar-bilim_insan%C4%B1.jpg?resize=600%2C397

Khaos
25-07-2021, 18:31
https://youtu.be/Udox8gm651o

Pasteur
26-07-2021, 18:55
Küba'da iktidar karşıtı eylemlere katılan 60 kişi hakkında dava açıldı euronews • Son güncelleme: 25/07/2021 - 09:02
https://static.euronews.com/articles/stories/05/91/24/58/320x180_cmsv2_ed72fb0c-15b3-5c02-9b21-03b598a50190-5912458.jpg



Küba'da iktidar karşıtı eylemler - © AP (https://tr.euronews.com/2021/07/25/kuba-da-iktidar-kars-t-eylemlere-kat-lan-60-kisi-hakk-nda-dava-ac-ld#)




https://static.euronews.com/website/images/vector/social-icons/social_icon_telegram.svg (https://t.me/share/url?url=https%3A%2F%2Ftr.euronews.com%2F2021%2F07% 2F25%2Fkuba-da-iktidar-kars-t-eylemlere-kat-lan-60-kisi-hakk-nda-dava-ac-ld)





METİN BOYUTUAa (https://tr.euronews.com/2021/07/25/kuba-da-iktidar-kars-t-eylemlere-kat-lan-60-kisi-hakk-nda-dava-ac-ld#)Aa (https://tr.euronews.com/2021/07/25/kuba-da-iktidar-kars-t-eylemlere-kat-lan-60-kisi-hakk-nda-dava-ac-ld#)
Küba'da geçtiğimiz günlerde düzenlenen iktidar karşıtı eylemlere katıldığı gerekçesiyle hakkında işlem başlatılanların sayısının 60 olduğu bildirildi. Protesto gösterilerinde kaç kişinin gözaltına alındığı ise açıklanmadı.
Yüksek Mahkeme Başkanı Ruben Remigio Ferro, "Düne kadar yerel mahkemelere, 59 kişinin adının geçtiği ve küçük çaplı suçlamaların yer aldığı 19 dava dosyası ulaştı." dedi.




Küba'da iktidar karşıtı eylemlere katılan 60 kişi hakkında dava açıldı | Euronews (https://tr.euronews.com/2021/07/25/kuba-da-iktidar-kars-t-eylemlere-kat-lan-60-kisi-hakk-nda-dava-ac-ld)






Elektrik, internet yok. Ülke dışına çıkmak yassak!.


Gerçek islam bu değel! Gerçek kominizma bu değel! Meğel falan filan...


Ulan ne kaskafalı adamlarsınız... İnsanın kutsadığı hangi ideolojiden bugüne kadar zarar görmemiş diğerleri?



Banane, düşünüp kutuplaşmamayı seçene ne sizin yalandan kapitalizm-kominizm tarafgirliğinizden?

Khaos
26-07-2021, 19:12
Siz bali falan mı çekiyosunuz.
Küba diye bi başlık var zaten
Burda alamancı trolle eğleniyodum.
Hayırdır
Var bi sıkıntın ama
"Kaskafalısınız" türünden kelimeler kurmak yerine daha yaratıcı çözümler bul.

İstersen ideoloji kelimesinin anlamı üzerine düşünmekle başlayabilirsin.

Pasteur
27-07-2021, 14:04
Siz bali falan mı çekiyosunuz.


Sen, tiner/çakmak v.s. çektiğin içinmi böyle bir soru sordun? Bir şey çekmiyorum. Bu maddeyi çekenlerinde yazabileceğini hiç sanmıyorum. Desteksiz atmış, sallamışsın.



"Kaskafalısınız" türünden kelimeler kurmak
Buna bozulduysan, haklısın. Yanlış bir kelime. Özür bekliyorsan. Dilenebilir!.


İstersen ideoloji kelimesinin anlamı üzerine düşünmekle başlayabilirsin.


Benim kutsanmış hiç bir şeyi düşünecek vaktimde sabrımda yok maalesef.


İtirazın, antitezin varsa buraya iletebilirsin: https://tarihibilgi.org/ideoloji-nedir/


Bir şey etrafında insanlar toplanmış ve savaş veriyor ve maddi sonuçları olmuş ise, o şey ideolojileşmiştir.

Beni kızdıran nokta kutsanmalarıdır.Kutsallar, kutsanmışlar kendisi gibi düşünmeyenler için bir tehlikedir. Bu bağlamda ateistlerin her türlü ideolojiden, taraftarlıktan arınmaları(nötrleşmesi) taraftarıyım. Kominiz, kapitalizm v.s. v.s. güzellemesinin ateist düşünce içerisinde yer almamasından yanayım. Alet olunmaması salt ateizm açısından gereklidir. Berrak suyu bulandırmaya hiç bir atesitin hakkı olmadığı düşüncesindeyim!. Bilmem anlatabildim mi...