ateistplus
02-01-2013, 03:25
Daha önceden yazdığım bir makaleyi sizlerle paylaşmak istiyorum. makaleyi okumadan önce inançları zorunlu kılan faktörler sadece bilmediğimiz olaylara anlam yüklemekten ibaret olmadığını söylemek istiyorum. Dinlerin olmasının nedenleri korku, toplumları yönetme gibi bir çok etkenlerdir.
http://murathacioglu.com/index/images/stories/inanc.jpg
Bu gün anlam veremediğimiz olaylar da inanç sisteminin nasıl devreye girdiğini anlatmak istiyorum. İnsanların neden bir şeye inanmak istediklerini anlamak için olayın köküne yoğunlaşmanın mantıklı olduğunu düşünmekteyim. Bizler neden bir şeye inanmaya ihtiyaç duyarız?
Hepiniz bilirsiniz ki insan doğası gereği merak duyar, düşünür, gözlemlediği olaylara, karşılaştıklarına anlam vermeye çalışır. Bunu aklının yettiği kadar bir şekilde yapmak ister. İşte bilim henüz yokken, insanlar bu olaylara anlam verebilmek inançları, tanrıları, cinleri uydurdular.
Ben inanma ihtiyacının en temel koşullarından birisinin anlam veremediğimiz olaylara kendimizce anlam vermeye çalışmaktan doğduğunu düşünüyorum. Biliyorum çok kapalı bir cümle oldu, pek anlaşılır değil, dilerseniz sizlere bunu örneklerle açıklayayım;
http://www.bilgihocam.com/wp-content/uploads/2012/03/gunes-sun.jpg
Eski medeniyetlere bakıldığında güneşin insanlarca çok merak edilen bir şey olduğunu görebilmekteyiz. Bir çok dini figür güneş ile ilgilidir. Aydınlık olması, baharın gelmesi, hayat vermesi, karanlıktaki kötülüklerden kurtarması güneşi eski medeniyetlerde ilahlaştırmaya yöneltmiştir. Ve düşünürler; bu alev topunu hareket ettiren bir güç olamlı, bu nasıl olabilir kendi başına diye düşünürken, bunu yapan tanrı diyerek düşünmekten kurtulmuşlardır. Kendi düşünceleri doğrultusunda bu anlam veremedikleri olaylara anlam vermişlerdir.
Sonra insanlık güneş tanrısı Horus’u yarattı.
http://www.ambrosiasociety.org/images/horus1.jpg
Bizler bugün biliyoruz ki, güneş kütle çekim ile gezegenleri yörüngelerinde döndürmekte bu yüzden güneş batar ve doğar. Onun batıp, doğmasını sağlayan bir tanrı değildir asla öyle olmamıştır. Sadece insanlık bir dönem öyle zannetmiştir.
http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/b/b6/Lightnings_sequence_2_animation.gif/240px-Lightnings_sequence_2_animation.gif
Devam edecek olursak, İnsanlık yine bir olay karşısında büyülenmiştir. O olay şimşek çakmasıdır. Ne kadar ürkütücü, ne kadar etkileyici değil mi? tabi sizler için normal görünebilir, eski medeniyetler için hiçte öyle değildi. Sonra düşünürler bu nasıl olabilir? bunu birisi yapmış olmalı? yukarıda bize birileri sanki bir şey fırlatıyor.
Ve sonra insanlık bu düşüncelerine kendi akıllarıyla anlam kazandırmak için Zeus’u yarattı.
http://www.ummetimuhammed.net/uploads/posts/2012-04/1335455494_zeus.jpg
Ama yine bizler biliyoruz ki, bu gün şimşeklerin oluşmasının sebebi bir bulut veya iki bulut arasında elektirik boşalırken oluşan geçici ışıktır. Ve bunun oluşmasını sağlayan Zeus değildir, asla o olmamıştı. Zeus asla yoktu, o insanların hayallerinde yaşadı sadece.
http://t2.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcTwnOfE6-6AhsX2h7AQSEA_tipweSeO5vah0GcPN_Q-rF2cCSQ_&t=1
Ve sonra insanlık yine merak etti ve bu merak asla dinmeyecek. Bu kadar fazla canlı nasıl var olabilir? bunlar neden bu kadar çok fazlalar ve birbirlerinden farklılar?
İnsanlık her zamanki gibi kendi aklınca bu olaya anlam kazandırmaya çalıştı ve verilecek cevap çok basitti. Birden oluverdi, bunların yapan çok güçlü bir şey var dedi ve tanrıları yine kafalarında yarattılar. bunları söyleyen insanlar evrimsel sürecimiz hakkında hiç birşey bilmiyorlardı, milyon yıllar hakkında hiçbir fikirleri yoktu, doğal seçilimi bilmiyorlardı, dinazorlardan haberleri yoktu, yok olan türleri bilmiyorlardı.
Ve Adem ile Havva hikayesini uydurdular ve yine düşünmekten kurtuldular.
http://ateistturk.files.wordpress.com/2012/08/adem_ve_hava_cennette_adam_and_eva.jpg?w=309&h=419
Ama bizler bugün biliyoruz ki; bu türler çok daha önceleri ortak ataları mevcuttu, asla bu türler birden oluvermemiştir, asla yoktan var olmamışlardı ve asla onları yoktan var eden bir tanrı yoktu. Gelişim süreçleri belli bir doğal seçilimden geçmekteydi. Hayatta kalma çabası canlıları bu kadar farklı kılmıştı.
http://ateistturk.files.wordpress.com/2012/08/human_evolution.jpg?w=480&h=320
Gördüğünüz gibi insanlık kafasını kurcalayan sorularda hep kendi çabasıyla anlam katmaya çalışmıştır ve bu sayede dinleri oluşturmuştur. Ama sadece o insanlar kendilerini kandırmaktan başka bir şey yapmamışlardır. Bu gün bilim gelişmekte, gerçeklikler kanıtlarla sunulmaktadır.
Eğer bizler insanoğlu geleceğe umut dolu günlerle bakmak istiyorsak, dinlerin karanlık ve derin sularından çıkıp realiteyi kucaklamak zorundayız.
orjinal makale : link (http://ateistturk.wordpress.com/2012/08/26/nan-lar-neden-varlar-nsan-neden-inanmak-ster/)
http://murathacioglu.com/index/images/stories/inanc.jpg
Bu gün anlam veremediğimiz olaylar da inanç sisteminin nasıl devreye girdiğini anlatmak istiyorum. İnsanların neden bir şeye inanmak istediklerini anlamak için olayın köküne yoğunlaşmanın mantıklı olduğunu düşünmekteyim. Bizler neden bir şeye inanmaya ihtiyaç duyarız?
Hepiniz bilirsiniz ki insan doğası gereği merak duyar, düşünür, gözlemlediği olaylara, karşılaştıklarına anlam vermeye çalışır. Bunu aklının yettiği kadar bir şekilde yapmak ister. İşte bilim henüz yokken, insanlar bu olaylara anlam verebilmek inançları, tanrıları, cinleri uydurdular.
Ben inanma ihtiyacının en temel koşullarından birisinin anlam veremediğimiz olaylara kendimizce anlam vermeye çalışmaktan doğduğunu düşünüyorum. Biliyorum çok kapalı bir cümle oldu, pek anlaşılır değil, dilerseniz sizlere bunu örneklerle açıklayayım;
http://www.bilgihocam.com/wp-content/uploads/2012/03/gunes-sun.jpg
Eski medeniyetlere bakıldığında güneşin insanlarca çok merak edilen bir şey olduğunu görebilmekteyiz. Bir çok dini figür güneş ile ilgilidir. Aydınlık olması, baharın gelmesi, hayat vermesi, karanlıktaki kötülüklerden kurtarması güneşi eski medeniyetlerde ilahlaştırmaya yöneltmiştir. Ve düşünürler; bu alev topunu hareket ettiren bir güç olamlı, bu nasıl olabilir kendi başına diye düşünürken, bunu yapan tanrı diyerek düşünmekten kurtulmuşlardır. Kendi düşünceleri doğrultusunda bu anlam veremedikleri olaylara anlam vermişlerdir.
Sonra insanlık güneş tanrısı Horus’u yarattı.
http://www.ambrosiasociety.org/images/horus1.jpg
Bizler bugün biliyoruz ki, güneş kütle çekim ile gezegenleri yörüngelerinde döndürmekte bu yüzden güneş batar ve doğar. Onun batıp, doğmasını sağlayan bir tanrı değildir asla öyle olmamıştır. Sadece insanlık bir dönem öyle zannetmiştir.
http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/b/b6/Lightnings_sequence_2_animation.gif/240px-Lightnings_sequence_2_animation.gif
Devam edecek olursak, İnsanlık yine bir olay karşısında büyülenmiştir. O olay şimşek çakmasıdır. Ne kadar ürkütücü, ne kadar etkileyici değil mi? tabi sizler için normal görünebilir, eski medeniyetler için hiçte öyle değildi. Sonra düşünürler bu nasıl olabilir? bunu birisi yapmış olmalı? yukarıda bize birileri sanki bir şey fırlatıyor.
Ve sonra insanlık bu düşüncelerine kendi akıllarıyla anlam kazandırmak için Zeus’u yarattı.
http://www.ummetimuhammed.net/uploads/posts/2012-04/1335455494_zeus.jpg
Ama yine bizler biliyoruz ki, bu gün şimşeklerin oluşmasının sebebi bir bulut veya iki bulut arasında elektirik boşalırken oluşan geçici ışıktır. Ve bunun oluşmasını sağlayan Zeus değildir, asla o olmamıştı. Zeus asla yoktu, o insanların hayallerinde yaşadı sadece.
http://t2.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcTwnOfE6-6AhsX2h7AQSEA_tipweSeO5vah0GcPN_Q-rF2cCSQ_&t=1
Ve sonra insanlık yine merak etti ve bu merak asla dinmeyecek. Bu kadar fazla canlı nasıl var olabilir? bunlar neden bu kadar çok fazlalar ve birbirlerinden farklılar?
İnsanlık her zamanki gibi kendi aklınca bu olaya anlam kazandırmaya çalıştı ve verilecek cevap çok basitti. Birden oluverdi, bunların yapan çok güçlü bir şey var dedi ve tanrıları yine kafalarında yarattılar. bunları söyleyen insanlar evrimsel sürecimiz hakkında hiç birşey bilmiyorlardı, milyon yıllar hakkında hiçbir fikirleri yoktu, doğal seçilimi bilmiyorlardı, dinazorlardan haberleri yoktu, yok olan türleri bilmiyorlardı.
Ve Adem ile Havva hikayesini uydurdular ve yine düşünmekten kurtuldular.
http://ateistturk.files.wordpress.com/2012/08/adem_ve_hava_cennette_adam_and_eva.jpg?w=309&h=419
Ama bizler bugün biliyoruz ki; bu türler çok daha önceleri ortak ataları mevcuttu, asla bu türler birden oluvermemiştir, asla yoktan var olmamışlardı ve asla onları yoktan var eden bir tanrı yoktu. Gelişim süreçleri belli bir doğal seçilimden geçmekteydi. Hayatta kalma çabası canlıları bu kadar farklı kılmıştı.
http://ateistturk.files.wordpress.com/2012/08/human_evolution.jpg?w=480&h=320
Gördüğünüz gibi insanlık kafasını kurcalayan sorularda hep kendi çabasıyla anlam katmaya çalışmıştır ve bu sayede dinleri oluşturmuştur. Ama sadece o insanlar kendilerini kandırmaktan başka bir şey yapmamışlardır. Bu gün bilim gelişmekte, gerçeklikler kanıtlarla sunulmaktadır.
Eğer bizler insanoğlu geleceğe umut dolu günlerle bakmak istiyorsak, dinlerin karanlık ve derin sularından çıkıp realiteyi kucaklamak zorundayız.
orjinal makale : link (http://ateistturk.wordpress.com/2012/08/26/nan-lar-neden-varlar-nsan-neden-inanmak-ster/)