irsArtvin
21-01-2013, 14:06
Murtaza Demir: “Vesayet vesayet” diye yırtınanlar Diyanet vesayetini duydu mu
http://www.odatv.com/images/2013_01/2013_01_20/vesayet-vesayet-diye-yirtinanlar-diyanet-vesayetini-duydu-mu-2001131200_m.jpg
Gitti beyler mürveti/ binmişler birer atı/
Yediğü yoksul eti/ içtiğü kan olısar[I]
Tabudur Diyanet… Toplumun kanını emer; kötülük ve nefret saçar ama tartışılması yasaktır! “Vesayet, vesayet” diyerek kıçını yırtan iktidar medyası, sıra bu konunun tartışılmasına gelince suspus olur. Çünkü onların varlık nedenidir Diyanet. Bize göre hayatımızdan çıkarılması gereken en temel vesayet kurumlarından biri, Diyanettir…
Bu yüzden Diyanete karşı olmak bir insanlık ödevidir!
Çünkü DİB; demokrasi, laiklik, akıl ve evrensel ahlak ilkelerinden azat edilmiş bir garabeti, “din ve ahlak” diyerek önermektedir. Ben bu anormalliği (yoksa normallik mi) “Diyanet Dini” olarak tanımlıyorum. “Helal kesim” denilen bir icadın mucidi olan, ancak yaşamını, helal edilmemiş bütçeyle ikame eden Diyanet baronları ve siyasi koruyucuları ancak böyle tanımlanabilirler.
Bu çevreler, haramı “meşrulaştırarak”, bir tür “ibadete” dönüştürmüş, özellikle bu yüzden toplumsal ahlak dibe vurmuştur! Dolaysıyla halkımız, hac, umre, davul, çadır, hoparlör, gösteriş, VİP’li cami gibi devinimleri ibadet bellemekte; kimi dindarlar, çelişkiyi fark ettikleri halde; “yahu böyle din olmaz” demekten kaçınmaktadırlar.
Bu garabetten kurutulmak için Türkiye’nin önünde iki yol vardır; ya Diyanetsiz, yani demokratik, laik; ahlakı ve aklı da olan bir Türkiye toplumu; ya da örneklerde olduğu gibi mezhep savaşları içinde tükenen, emperyalizmin postalları altında inleyen, onlara el açıp dilenen tipik bir İslam ülkesi…
Bu çarpıcı-kışkırtıcı girişten sonra gelelim, “Diyanet’in yerine nasıl bir inanç kurumu olmalı” sorusunun yanıtına…
Seçim sizin; buyurun…
***
Murtaza Demir
Odatv.com
Dipnotlar:
[I] Yunus Emre
[II] 2010/492 esas no
[III] Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Necati Tayyar Taş
[IV] Her üç katliam da Cuma günleri camiden başlatılmıştır
[V] Die Zeit, 25 Kasım 2004
[VI] Elize Sarayı, 17 Aralık, 2003
http://www.odatv.com/n.php?msg=commentsaved&n=vesayet-vesayet-diye-yirtinanlar-diyanet-vesayetini-duydu-mu-2001131200
Her satırıyla, her kelimesiyle insani değerlere sahip çıkan, çağdaş, aydın her insanın hiç tereddüt etmeden katılacağı mükemmel bir yazı.
http://www.odatv.com/images/2013_01/2013_01_20/vesayet-vesayet-diye-yirtinanlar-diyanet-vesayetini-duydu-mu-2001131200_m.jpg
Gitti beyler mürveti/ binmişler birer atı/
Yediğü yoksul eti/ içtiğü kan olısar[I]
Tabudur Diyanet… Toplumun kanını emer; kötülük ve nefret saçar ama tartışılması yasaktır! “Vesayet, vesayet” diyerek kıçını yırtan iktidar medyası, sıra bu konunun tartışılmasına gelince suspus olur. Çünkü onların varlık nedenidir Diyanet. Bize göre hayatımızdan çıkarılması gereken en temel vesayet kurumlarından biri, Diyanettir…
Bu yüzden Diyanete karşı olmak bir insanlık ödevidir!
Çünkü DİB; demokrasi, laiklik, akıl ve evrensel ahlak ilkelerinden azat edilmiş bir garabeti, “din ve ahlak” diyerek önermektedir. Ben bu anormalliği (yoksa normallik mi) “Diyanet Dini” olarak tanımlıyorum. “Helal kesim” denilen bir icadın mucidi olan, ancak yaşamını, helal edilmemiş bütçeyle ikame eden Diyanet baronları ve siyasi koruyucuları ancak böyle tanımlanabilirler.
Bu çevreler, haramı “meşrulaştırarak”, bir tür “ibadete” dönüştürmüş, özellikle bu yüzden toplumsal ahlak dibe vurmuştur! Dolaysıyla halkımız, hac, umre, davul, çadır, hoparlör, gösteriş, VİP’li cami gibi devinimleri ibadet bellemekte; kimi dindarlar, çelişkiyi fark ettikleri halde; “yahu böyle din olmaz” demekten kaçınmaktadırlar.
Bu garabetten kurutulmak için Türkiye’nin önünde iki yol vardır; ya Diyanetsiz, yani demokratik, laik; ahlakı ve aklı da olan bir Türkiye toplumu; ya da örneklerde olduğu gibi mezhep savaşları içinde tükenen, emperyalizmin postalları altında inleyen, onlara el açıp dilenen tipik bir İslam ülkesi…
Bu çarpıcı-kışkırtıcı girişten sonra gelelim, “Diyanet’in yerine nasıl bir inanç kurumu olmalı” sorusunun yanıtına…
Seçim sizin; buyurun…
***
Murtaza Demir
Odatv.com
Dipnotlar:
[I] Yunus Emre
[II] 2010/492 esas no
[III] Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Necati Tayyar Taş
[IV] Her üç katliam da Cuma günleri camiden başlatılmıştır
[V] Die Zeit, 25 Kasım 2004
[VI] Elize Sarayı, 17 Aralık, 2003
http://www.odatv.com/n.php?msg=commentsaved&n=vesayet-vesayet-diye-yirtinanlar-diyanet-vesayetini-duydu-mu-2001131200
Her satırıyla, her kelimesiyle insani değerlere sahip çıkan, çağdaş, aydın her insanın hiç tereddüt etmeden katılacağı mükemmel bir yazı.