PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Türkiye'de Ateist Olmak


VraeL
31-01-2013, 00:10
3 gün önceki olay. Ekşi sözlükte bir yazar başına gelenleri yazmış:

tarih: 27 ocak 2013
saat: sabah 5:30
yer: atatürk havalimani

istanbul'a sadece 4 günlüğüne geldim ve işlerimi hallettikten sonra geri dönüyorum. 4 gün boyunca sabahtan akşama kadar ordan oraya koşturdum, millete laf anlattım. bütün işlerim bitince de son gece arkadaşlarla buluştuk, ev partisi, taksim falan derken sabaha kadar takıldık. 4:00'daki havataş otobüsü ile de havalimanına gittim.

havalimani saatine ve gününe bağlı olarak normalde olduğundan çok daha yoğundu ve kitlesi farklıydı çünkü umre zamanıymış.öncelikle umre'ye gidenlerle bi sorunum yok. hatta benim ya da başkalarının hayatına karışılmadığı sürece hiçbir sorunum yok kimseyle. isteyen istediğine inanır, istediği şekilde yaşar ve giyinir (popi meselesi). her yerde yarı çıplak, ayaklarında terlikler olan amcalar ve komple kapalı teyzeler var. beyaz ve siyahın müthiş ahengi tüm havalimanını sarmıştı (soru: umreye giden kadınlar da beyaz giyinir diye biliyordum ben ama burdaki teyzeler komple siyahtı. bilgisi olan arkadaşlar bu konuda bana bilgilendirici mesaj atarlarsa mutlu olurum)... bu gruba karşı yapabileceğim tek eleştiri ayaklarını lavabolarda yıkayan amcalar oldu. az ileride mescid olmasına rağmen girdiğim her tuvalette bir amca lavaboda ayağını yıkıyor ve ayaklarını her yere değdirmekte bir sakınca görmüyordu... bu durumdan tiksindiğim için (ayakları temiz olsa da ben hijyenik bulanıyorum) havalimanından varacağım noktaya gelene kadar tuvaleti kullanmadım.

güzel güzel check-in yaptım, bavulumu teslim ettim, pasaport sırasında bekliyorum. sıralar tabii ki de içerideki kitle ile orantılı olarak umre'ye giden vatandaşlardan oluşuyor. önüm arkam her yer ya beyazlı amca ya da siyah teyze. hatta arada beyazlar içerisinde çocuklar da var.

bu süreçte ilk tepkiler gelmeye başlıyor kulağıma. "nebçim giyinmiş", "alkol mü almış o", "yabancı da değil, elinde türkçe kitap var (kitap da marquis de sade'dan tanrıya karşı söylev[evet o gruptan dayak istediğim doğrudur] ), türk ve müslüman küpe takar mı" gibi tepkiler. cevap vermiyorum çünkü arada çıkabilir böyle insanlar diye düşünüyorum. total olarak umre'ye gidenlere mal etsem yaptığım ayıp olacak. pasaport kontrolü ciddi bir iş olduğu için (gruptakilerin büyük kısmının ilk defa yurtdışına çıktığını varsayıyorum çünkü genel prosüedürlerden %99'unun haberi yoktu) sadece bana söylenmekle yetiniyorlar. ben de eleştirileri çok takmıyorum zaten.

kontrol sonrası hem uçağıma biraz daha zaman olması, hem kitleden biraz uzaklaşmak hem de kitap okurken takılmak için bira içmeye gidiyorum (sabahın o saatinde sadece ben değil, orada bulunan herkes alkol alıyordu bu arada). biramı bitirdikten sonra kafede kendi kendime takılırken umre'ye giden gruptan bir amca yavaşça sokuluyor yanıma ve "delikanlı bizim tarafa gelebilir misin, sana birşey sormak istiyoruz" diyor. ben de saflığıma yanayım ki "heralde bilet, kapı, uçak vs. ile ilgili soru soracaklar" diye gidiyorum yanlarına.

görüntü şu: oturma yerlerinin orda beni bekleyen yaklaşık 20 kişilik siyah ve beyaza bürünmüş bir grup ve nefretle bakan gözler. giderken resmen 3,5 atmaya başlıyorum. "amca noldu istersen burda sor" diyerek kaçmaya çalışıyorum ama amca sanki beni idama götürür gibi yapışmış koluma "yok yok gel sen" diye mırıldanıyor. gittikten sonra "he amca buyur sor" dememi beklemeden arkadan yaşlı bir teyze "evladım sen türk ve müslüman değil misin?" diye acı bir ses çıkartıyor. "ha ney?" falan diye dumur olmuşken yaşça biraz daha genç bir abi "sen utanmıyor musun" diye ikinci soruyu soruyor. "ne diyorsunuz siz? ne utanması?" dememe kalmadan "bizi günaha sokmaya utanmıyor musun?" diye bir köşede ölmek üzere lan amca soruyor. "en sonunda biraz da sesimi yükselterek "ne diyorsunuz siz, ne günahı, ne utanması" diye konuşuyorum. beni oraya getiren amca "evladım sırada alkol kokuyormuşsun, kulağında küpe var, içeri girdikten sonra seni alkol alırken görmüşler. umre'ye gidenlerin yanında bir müslüman olarak bunu yapmaya utanmıyor musun?" diye açıklamayı yapıyor.

işte o anda elim ayağım titremeye başlıyor, beynim zonkluyor. "amcacım öncelikle size ne benim giydiğim kıyafetten?" diye sinirli bir şekilde konuşuyorum (hayır daha sesimi yükseltmedim). "hem ayrıca alkol almamdan size ne? siz alkol almıyorsunuz ki. alkol kokusu yüzünden de abdest bozulmaz, bişi olmaz" diye devam ediyorum. benim cevabım üzerine gruptaki yaşlılar arkaya doğru gerilerken gençler öne doğru çıkmaya başlıyor, "olmaz" diye sert bir dille beni uyarıyorlar(!). "ne demek olmaz ya? size ne benim yaptıklarımdan?" diyorum. "biz umre'ye gidiyoruz, senin imanın da bizi etkiler" gibi saçma bir söylemde bulunuyorlar. "benim imanımdan size ne? ben zaten müslüman bile değilim, allah'a ya da başka bir varlığın gücüne inanmıyorum. din ile alakam yok" dememle ipler kopuyor. genç olanları iyice yanıma geliyor ve "ne diyon sen" moduna geçiyorlar. çevredeki insanlar da bu sırada yavaş yavaş huzursuzlanmaya da başlıyorlar. "kardeşim sizle mi uğraşacağım, işim gücüm var benim" diye arkamı dönmemle bir tanesinin koluma yapışıp "kafir misin sen?" diye bağırması bir oluyor. şansıma o sırada yakından havalimanı polisi geçiyor da "memur bey bakar mısınız" diye sesleniyorum. polisin geldiğini gören grup geri çekilip kolumu bırakıyor. ben de hala saf bir şekilde "yardım isterim polisten, beni en azından kapıya kadar götürür. bu grup da bir daha bulaşmaz bana" diye düşünüyorum ki meşhur türk polisini nasıl unuttuğum için sonradan kendime kızdım.

polis klasik olarak "noluyor burda" laflarından sonra ben birşey demeden gruptan bir "memur bey bu adam bize hakeret ediyor" şikayeti geliyor(!?!?!). lan yüzsüzlüğe bak; polisi çağıran ben, şikayet karşı taraftan. tabii ki de yüze türk polisi benim gibi bir genç yerine umre'ye giden ulvi kişileri dinleyecekti; "ne diyorsun sen" diye bana çıkışıyor.

ben:"memur bey, ben kendi halimde kitap okuyordum. aha bu amca geldi beni çağırdı sonra da bana hakaret etmeye başladılar"
gruptan biri: "ne hakareti lan? sen demedin mi ben allah'a inanmıyorum diye?"
polis: "allah'a mı inanmıyor? çıkar bakim cüzdanını (da neden lan neden?)
ben: "neden memur bey, allah'a inanmıyorum demek kötü birşey mi?"
polis: "sen çıkar bakim cüzdanı"

neyse cüzdan çıkartılır verilir. bu arada cüzdan ile ilgili bir bilgi: (bkz: #28121212)

polis: "neden boş senin din hanen?"
ben: "memur bey ben ateistim"...

işte bu laf. aha bu lafı bu grubun içinde dedim. türk polisi bu grubun yanındayken dedim... polisin "nasıl lan" demesi ile grubun "puuuu rezil"vb. lafları, polisin "git gözümün önünden kendini çok sevdirmeden" tarzı lafları sayesinde arkamda bana küfreden bir grup ve grubun yanında yer alan bir polis ile uzaklaştım oradan. çok eminim ki havalimanında olmasak hem o polis hem de grup tarafından fiziksel temasa (koldan tutmadan daha fazlası) maruz kalarak ayrılacaktım oradan...

oysa ki ne kadar da güzel bir 4 gün geçirmiştim lan türkiye'de. işlerimi halletmiş, arkadaşlarımla güzel vakit geçirmiş şekilde yüzümde gülümseme ile geri dönüyordum. hatta bir sonraki işim türkiye'de olsun da daha çok böyle güzel zamanım olsa diye düşünürken son kararımı verdim; nah dönüyorum. çünkü bu olay sonuç değil başlangıç. "ecdadımız", "dinimiz", "peygamberimiz" düşünceleri "ama biz hep ezildik ve eziliyoruz" cümleleri ile iyice arttı ve artacak. toplum müslüman-diğerleri şeklinde ayrılmış durumda ve müslümanlar öyle bir güç kazanmış durumdalar ki kendi halinde takılan insanları bile güzellikle(!) dine döndürmeye çalışıyorlar.

biliyorum bütün müslümanlar böyle değil. biliyorum bu arkadaşları eleştiren müslümanlar da var ama böyle gruplar git gide artmakta ve yüzsüzce insanlara saldırmakta.

edit: öncelikle geçmiş olsun diyen, iyi dileklerini ileten, fikirlerini paylaşan tüm yazarlara teşekkür ederim zamanım elverdiğince yanıtlamaya çalıştım, yanıtlayamadıklarımı da fırsat buldukça yanıtlayacağım.

bütün mesajlar çok güzeldi ama polly jean'e ayrıca teşekkür etmek istiyorum. hem yazdığı entry hem de yurtdışında yaşayan birisi olarak hukuksal olarak neler yapabileceğim konusunda verdiği tavsiyeler sayesinde yarın avukat ile görüşmeye gidiyorum. gelişmeleri avukatımın izin verdiği sürece buradan paylaşmaya çalışacağım.

yazarların bana özel mesaj ve sosyal medya yoluyla kendi başlarından geçen olayları da anlatmaları aslında uzun süredir görmezden geldiğim ama türkiye içerisinde olayların nerelere vardığı konusunda da çok bilgilendirici oldu. bu konuda kendime de kızmama yol açtı. arkadaş ve ailevi çevrem sayesinde bir nevi fanusta yaşadığımı farkettim. tabii ki de haberleri okuyordum, sosyal medyadan olayları takip ediyordum ama okuduklarımın büyük bir kısmı daha önce hiç duymadığım ve gerçekten insanların onurunu kıran şeylerdi... normalde yaşadığım olaya "he" diyip geçecekken olayı biraz daha irdeleme ve duyurma isteğimin artmasına neden oldu.

haber.sol.org şimdilik ilk haberi yapan yer olmuş. yarın avukatım ile konuştuktan sonra işim dolayısıyla da tanışık olduğum gazetecilerle konuşacağım. bir şekilde birinden umut çıkar diye düşünüyorum.

bu arada bir yanlış anlaşılmayı düzeltmek için; kendimi sözcü vs. olarak görmüyorum. bir şekilde paylaşılan, konuşulan bir olayın yazarı olarak sadece şansım olduğunu düşünüyorum. şansımız olursa diğer sıkıntı yaşayan ve bana mesaj atan insanlara da ulaşıp onların da anılarını paylaşmasını rica edeceğim.

bütün bu süreçte beni en çok üzen şey ise şu oldu; hala ülkemi, doğduğum büyüdüğüm yerleri seviyorum ama şu anda çok fazla dönmek istemiyorum. sanırım belirli bir politik yapı da değişmeden dönmemek için elimden gelen herşeyi yapacağım. ama üzüldüğüm nokta ailemin, arkadaşlarımın böyle şeylerle her an karşı karşıya gelecek olmaları korkusu ve onlara bir zarar gelecek korkusu.

son birşey: yazımda da siyah kıyafet konusunda sorumu sormuştum. bu konuda bilgili arkadaşlar geri dönüş yaptılar: normalde herkesin beyaz giyinmesi lazımmış ancak cemaat veya tarikat tarzı gruplar kendilerini belli etmek için farklı renkler giyiyorlarmış. hatta bana bunu açıklayan yazarların yakın çevresi ya da kendileri umre'ye gitmiş kişiler ve onlar da kıyafet farklılıkları ya da başka nedenler yüzünden bu kişilerle sıkıntı yaşamışlar. hadi ben ateistim de kendi dininden olan insanların farklılıkları yüzünden bile sataşan bir grup olduğu sürece çok fazla hoşgörü beklemeyin benden lütfen.

Olimpiyat
31-01-2013, 10:57
Ben de çok olumsuzluklar yaşamaya başladım. Hayatımın geri kalanını yurtdışında yaşayıp yaşamamak konusunda çok kararsızım

Neva
11-07-2013, 12:09
Zor oldugu asikar.

coolkedisi
11-07-2013, 16:04
Maleesef ben de bunu aileme söylemekten çekiniyorum. Bu açlıktan tüm sinirlerin gerildiği, sürekli kavgalar ve anlaşmazlıklar çıktığı bir ayda zorla oruç tutuyorum. Yani gizli gizli yemek yemek de diyebiliriz buna. İşin içinden sadece ben adetim, hastayım gibi yalanlar uydurarak çıkıyorum. Fazlasıyla zor bir durum bu.

bursali68
12-07-2013, 16:23
Merhaba,

Bu ülke nüfusunun önemli bir kısmı hem muhafazakar hem cahil...Yukarıdaki olayı okudum...Gerçekten çok üzüldüm...Bizim insanımızın ne kadar LİNÇ sevdalısı olduğunun açık ispatlarından biridir...Ki linç CAHİL TOPLUMLARIN en büyük özelliğidir...

Ancak burada çok küçük bir ayrıntıyı da vurgulamak istiyorum...Bu tarz tepkiler sadece ateist olan insanlara gösterilmiyor, ayrı ideolojik düşüncede olan, farklı dinlere inanan..v.s. neredeyse herkese gösteriliyor...Ve hatta giyim kuşamından dolayı bile kişiye adam muamelesi yapılan veya tam tersi adam yerine konmayan bir toplumda yaşıyoruz maalesef...

Yakın çevremdeki insanlar ile inanç konularını konuşurken, buradakilerden bile bazen sert konuşuyorum...Bir nevi yeri geliyor yerin dibine sokup-çıkarıyorum...Ancak beni bildikleri için çok tepki gösteremiyorlar, en hacı hocası dahi...Ki bir ara bir arkadaşımın çocuğu trafik kazasında ölmüştü...O gece orada yanımızda atıp tutan bir de imam vardı...O her gün vaazlarında anlattıkları şirklerini, putlarını böcek gibi ezdim de ezdim...Söylemediğimi bırakmadım...Kıpkırmızı oldular ancak gıkları çıkmadı...!

Bu ülkenin çok fazla düzeleceği konusunda umudum yok zaten o ayrı...Ancak bunun kanunlarla sert tedbirler alınması gerektiğini düşünüyorum...Daaa, o da fiyasko...Bu iktidarla mı, bu toplumla mı sorusu geliyor bir anda aklıma...Yani sözün özü yine umudum yok...

Sağlıcakla kalınız...

Ahlaksız
12-07-2013, 18:30
Bu tarz tepkiler sadece ateist olan insanlara gösterilmiyor, ayrı ideolojik düşüncede olan, farklı dinlere inanan..v.s. neredeyse herkese gösteriliyor...
Son günlerde sürekli palalı/sopalı saldırıları haberlerde görmeye başladık..Polisin şiddetini bir kenara bırakırsak,bu palalı saldırganların derdi;kendileri gibi düşünmeyen insanları korkutmak/yıldırmak ve hatta yok etmektir..

Durum bu kadar vahimken,biz ateistlere bu toplumda yer olabilir mi?

Dediğiniz gibi bırakın farklı düşünmeyi,farklı bir görüntüye dahi tahammül gösteremeyen bir toplumuz..Bıyığınızı veya sakalınızı kesseniz,kulağınıza küpe taksanız veya değişik tarzda bir elbise giyseniz bile anında şiddetli bir tepki ile karşılaşırsınız..
İnsanların herşeyine karışmayı marifet sayan bir toplumuz..Böyle bir toplumda demokrasi/özgürlük/refah sağlanabilir mi?
Böyle bir toplumda en fazla havaalanı,avm veya cami açılışı yapabilirsiniz..Dev bir üretim tesisi,dev bir tiyatro açamazsınız..Bu yüzden de gelecekte yok olmaya mahkumsunuzdur..

Baskoylu
12-07-2013, 19:41
Gunumuzde Turkiye sinirlari icinde bilincli Ateist`e rastlamak oldukca zor oldugunu idda edersek yanlis bir tespit olmaz.

Kominizmi ve Marksizmi kavramiyan bu felsefeye ocu gibi bakan birisinin Ateist olmasi`da bir o kadar ocu gibi bir seydir.

Basta Yasamanin "DIRENMEK" oldugunu kavramiyan bilincsiz bir topluma sahip oldugumuzu kabullenmek zorundayiz, Bir baskasinin bilgi ve birikimlerini hazmetmiyen, surekli kendisini baskasindan ustun gorme gibi aliskanligi olan bir topluma sahibiz.
Sayginin ve sevginin ne oldugunu bilmiyen bilmis gibi gorunup, Saygi ve sevgi adina kendisinde hic bir sey barindirmiyan bir topluma sahibiz.

Turkiye`de Ateist olmak neden zor Olsun? Asil zor olan yasamin kendisi degilmidir? yasamin zorluklarina ragmen, YASAMAK DIRENMEKTIR demiyormuyuz? Dolayisiyla yasamin kendisi zor oldugunu kabullenirsek, zorluklari asmak elbette mucadeleden gecer.

Baskasina karsi mucadele vermeden once, kendimize karsi mucadele vermek zorundayiz, Savunduklarimiz ve savunmak istediklerimizin nitelik ve niceligini kavramadan, ayaklarimizin yerden kopuk oldugunu fark etmeden, ulu orta gelisi guzel moda olsun, laf olsun torba dolsun vs vs gibi yaklasimlarla, savunmak istediklerimizi veya savunmaya calistiklarimizla taban tabana zit oldugumuzu aklimizin ucundan bile gecirmeyiz.

Kendisini Ateist goren veya gormeye calisan bir cok insanin, Allah korkusu, Cennet hevesi, Cehennem korkusu, Azrail korkusu vs vs gibi insan beynine yerlestirilen AFYON`un etkisinde kaldigini inkar edebilirmiyiz?

Ateist olan birinin Aklin Yolu Ile Hareket edebilen bir insan oldugunu dusunursek, Yani butun batil ve hayali inanclari kabul etmiyen, Bilimin isigindan yola cikarak Karanliklari aydinliga cikarma cabasi icinde olan bir veya birilerin, Irkci, Milliyetci, Yobaz ve Gerici bir mantiga hizmet etmesi celiski degilmidir?


Son günlerde sürekli palalı/sopalı saldırıları haberlerde görmeye başladık..Polisin şiddetini bir kenara bırakırsak,bu palalı saldırganların derdi;kendileri gibi düşünmeyen insanları korkutmak/yıldırmak ve hatta yok etmektir..
Durum bu kadar vahimken,biz ateistlere bu toplumda yer olabilir mi?
Maleesef ben de bunu aileme söylemekten çekiniyorum. Bu açlıktan tüm sinirlerin gerildiği, sürekli kavgalar ve anlaşmazlıklar çıktığı bir ayda zorla oruç tutuyorum. Yani gizli gizli yemek yemek de diyebiliriz buna. İşin içinden sadece ben adetim, hastayım gibi yalanlar uydurarak çıkıyorum. Fazlasıyla zor bir durum bu. Ben de çok olumsuzluklar yaşamaya başladım. Hayatımın geri kalanını yurtdışında yaşayıp yaşamamak konusunda çok kararsızım Yukaridaki alintilara bir goz gezdirirsek... Kendimizi nasil ve ne kadar astigimizi gormus olacagiz...
Bildigin ve inandigin bir dusunceden korkuyorsan, tepki gelecek veya sorunlar yasiyacaksin diye kendinden odun veriyorsan!!! savundugun veya savunmaya calistiklarindan emin degilsin veya bu konuda yeterli kadar bilincli degilsin, yani kendini asamamissin, dolayisiyla inanmiyor gibi gorundugun hayali inanclarin afyon olarak beyin hucrelerinden cikmadigi kesindir.

Tarihte destanlar yaratmis lider ve onderleri savunurken, onlarin dogrularini savunmakla sorumluluklarimizi yerine getirmis oluruz, Onlarin yanlislarini savunup, farkli kiliflar bulmaya calisirsak, Irkci ve Milliyetci yapilanmalarimizla yaptiklari yanlislari savunup, dogru oldugunu kabul etmeye calisirsak. birak Ateist olmayi, Insan olmaya bile aday degiliz,

Sonuc olarak Turkiye`de Modayi takip etmek BIR COCUK HASTALIGI gibidir, Bir iki sey ogrenir, ogrendigi bu bir kac sey mantikli geldiginde, moda olsun diye farklilik olsun diye kendisini O kulvarda gormeye calisir, Yeri geldiginde ise, Dinciden daha dinci, Irkcidan daha Irkci ve Milliyetciden daha milliyetci olur.

Bu ülke nüfusunun önemli bir kısmı hem muhafazakar hem cahil...Yukarıdaki olayı okudum...Gerçekten çok üzüldüm...Bizim insanımızın ne kadar LİNÇ sevdalısı olduğunun açık ispatlarından biridir...Ki linç CAHİL TOPLUMLARIN en büyük özelliğidir...Yanan bir evin yandigini goruyoruz, Yanginin neden ve kimler tarafindan cikarildigini gormeye asla yanasmiyoruz... Cunku gercekleri gormekten korkan bir yapiya sahibiz.. Iste asil sorun burada yatmaktadir...

Kendisini Asamiyanlar Ateist Olamaz.... Oldugunu dusunen ve inanan varsa kendisini kandirmaktan oteye gitmez.

Saygi ve Insani Sevgilerimle

Corpse Bride
13-07-2013, 00:26
Gunumuzde Turkiye sinirlari icinde bilincli Ateist`e rastlamak oldukca zor oldugunu idda edersek yanlis bir tespit olmaz.

Kominizmi ve Marksizmi kavramiyan bu felsefeye ocu gibi bakan birisinin Ateist olmasi`da bir o kadar ocu gibi bir seydir.

Basta Yasamanin "DIRENMEK" oldugunu kavramiyan bilincsiz bir topluma sahip oldugumuzu kabullenmek zorundayiz, Bir baskasinin bilgi ve birikimlerini hazmetmiyen, surekli kendisini baskasindan ustun gorme gibi aliskanligi olan bir topluma sahibiz.
Sayginin ve sevginin ne oldugunu bilmiyen bilmis gibi gorunup, Saygi ve sevgi adina kendisinde hic bir sey barindirmiyan bir topluma sahibiz.

Turkiye`de Ateist olmak neden zor Olsun? Asil zor olan yasamin kendisi degilmidir? yasamin zorluklarina ragmen, YASAMAK DIRENMEKTIR demiyormuyuz? Dolayisiyla yasamin kendisi zor oldugunu kabullenirsek, zorluklari asmak elbette mucadeleden gecer.

Baskasina karsi mucadele vermeden once, kendimize karsi mucadele vermek zorundayiz, Savunduklarimiz ve savunmak istediklerimizin nitelik ve niceligini kavramadan, ayaklarimizin yerden kopuk oldugunu fark etmeden, ulu orta gelisi guzel moda olsun, laf olsun torba dolsun vs vs gibi yaklasimlarla, savunmak istediklerimizi veya savunmaya calistiklarimizla taban tabana zit oldugumuzu aklimizin ucundan bile gecirmeyiz.

Kendisini Ateist goren veya gormeye calisan bir cok insanin, Allah korkusu, Cennet hevesi, Cehennem korkusu, Azrail korkusu vs vs gibi insan beynine yerlestirilen AFYON`un etkisinde kaldigini inkar edebilirmiyiz?

Ateist olan birinin Aklin Yolu Ile Hareket edebilen bir insan oldugunu dusunursek, Yani butun batil ve hayali inanclari kabul etmiyen, Bilimin isigindan yola cikarak Karanliklari aydinliga cikarma cabasi icinde olan bir veya birilerin, Irkci, Milliyetci, Yobaz ve Gerici bir mantiga hizmet etmesi celiski degilmidir?


Yukaridaki alintilara bir goz gezdirirsek... Kendimizi nasil ve ne kadar astigimizi gormus olacagiz...
Bildigin ve inandigin bir dusunceden korkuyorsan, tepki gelecek veya sorunlar yasiyacaksin diye kendinden odun veriyorsan!!! savundugun veya savunmaya calistiklarindan emin degilsin veya bu konuda yeterli kadar bilincli degilsin, yani kendini asamamissin, dolayisiyla inanmiyor gibi gorundugun hayali inanclarin afyon olarak beyin hucrelerinden cikmadigi kesindir.

Tarihte destanlar yaratmis lider ve onderleri savunurken, onlarin dogrularini savunmakla sorumluluklarimizi yerine getirmis oluruz, Onlarin yanlislarini savunup, farkli kiliflar bulmaya calisirsak, Irkci ve Milliyetci yapilanmalarimizla yaptiklari yanlislari savunup, dogru oldugunu kabul etmeye calisirsak. birak Ateist olmayi, Insan olmaya bile aday degiliz,

Sonuc olarak Turkiye`de Modayi takip etmek BIR COCUK HASTALIGI gibidir, Bir iki sey ogrenir, ogrendigi bu bir kac sey mantikli geldiginde, moda olsun diye farklilik olsun diye kendisini O kulvarda gormeye calisir, Yeri geldiginde ise, Dinciden daha dinci, Irkcidan daha Irkci ve Milliyetciden daha milliyetci olur.

Yanan bir evin yandigini goruyoruz, Yanginin neden ve kimler tarafindan cikarildigini gormeye asla yanasmiyoruz... Cunku gercekleri gormekten korkan bir yapiya sahibiz.. Iste asil sorun burada yatmaktadir...

Kendisini Asamiyanlar Ateist Olamaz.... Oldugunu dusunen ve inanan varsa kendisini kandirmaktan oteye gitmez.

Saygi ve Insani Sevgilerimle

ateist oluşuma bu açıdan değilde maddi özgürlüğünü sağlayamamış yaş olarak ailesine ya da birine bağımlı insanların düşüncelerini kendilerini sapık boyutunda linç şiddetinde karşılayacak yakınlarına karşı düşüncelerini gizleme ihtiyaçlarını normal karşılamanız gerekir. çoğunluğun müslman olduğu ülkede kendi ayakları ustunde durmaya henuz hazır olmayan yaş olarak küçük ama okuyan gençlik için bu büyük adım bence ve seçenekleride yok bu durumda koşulları nedeniyle. en azından kendimi kastederk 30 lu yaşlarında ateist olmuş birinden daha cesurlar, sureç gerekiyor sizin dediğiniz gibi olmaları için. ben kendilerini kutluyorum düşnsel anlamada bizlerden daha ilerdeler imkanları olmasa da genç yaşta mantıklı ve düşünen gençlik var her ne kadar istisnadan fazla düşünmeyen guruh olsa da. kendini ifşa ettiğinde sahip çıkacak merci yoksa hazır olana kadar yöntem bu ha şu olabilir çevrelerindekileri de ikili okumaya teşvik edebilirler kafalarında soru işaretleri olmasını sağlayabilirler süreç lazım ha elbette yine benim gibi ailesi tarafından dışlanabilir kovulabilir ama ayakları ustunde duruyorsa bu umurunda bile olmaz. siz cesaret diyorsunuz çaba diyorsunuz hayat zor dıyorsunuz, insanlar zor ve kişi dışlandığında kendini 3. sınıf mahalle köpeği gibi yalnız hissetmesi bu boşlukta acabaları ve değer yargıları içinde bocalaması kolay değil. süreç lazım.kendimize verdiğimiz krediyi onlara fazlasıyla vermeliyiz çunki onlar bizden daha önce yol alıyorlar bu ateizm yolculuğunda.

h4yfans
13-07-2013, 01:13
Çok zor bir şey. Öyle böyle değil. Burası Türkiye.

bursali68
13-07-2013, 09:57
Kendisini Asamiyanlar Ateist Olamaz.... Oldugunu dusunen ve inanan varsa kendisini kandirmaktan oteye gitmez.
Merhaba,

Sevgili Başköylü, bence buradaki sorun, kişinin ateist olup olamayacağı konusu değil, toplumun kategorize olması, farklı görüşlere şiddet ile karşılık vermeye başlamasıdır...Örneğin ben, yukarıdaki arkadaşın olayına şahit olsaydım orada, müslüman kimliğinde biri olarak o arkadaşın yanında, dayak yeme-darp edilme pahasına yanında olurdum...Niçin çünkü yapılan son derece yanlış ve SUÇ...! Yanlış yanlıştır, bunun din ile, dinsizlik ile, görüşler ile ilgisi yok...

Yine de dediğim gibi bu ülkede şu an ateist olmak da zor, farklı inançlardan olmak da zor, aynı inanca farklı inanmak da zor, farklı ideolojilerde olmak da zor...

Bu sorunun temel nedenlerinden biri de sanırım eğitim alanında yatmaktadır...Belli yaşı aşmış olanlar için bir şey söyleyemem, çünkü onların geri dönüşü artık zor, ancak yaşı genç olanlar için tablo karanlık diye düşünüyorum...

Asıl mesele sanırım, inançlar, inançsızlıklar, düşünceler ile savaşmak, mücadele etmek değil, cehaleti körükleyen temel sorunlara karşı mücadele etmek, birlik olmaktır...Bu başarılabildiği sürece, inançsızlar da, inançlılar da, farklı inanananlar da, farklı düşüncedekiler de rahat bir nefes almaya başlayacaktır diye düşünüyorum...

Sağlıcakla kalınız...